DOLAR & EURO FATURASI KESİLEBİLİR Mİ ?

Gezi olayları ve 17 Aralık 2013 operasyonlarının sonuçlarının ülkemizi BU KEZ TEĞET GEÇMEDİĞİ ni birkaç örnekle işleyip, ardından bu günlerde iş aleminde hayli revaçta olan "dövizle fatura düzenleme ve borçlanma konusuna geçeceğiz.
Malum operasyon öncesi ( 13.12.2013 günlü TCMB sayfası) 1 USD 2.04 TL yi göstermekte iken, 35 gün ardından bu kez 2.27 yi göstermekte ( 23.01.2014 günlü TCMB sayfası), 35 günün bilançosu takriben % 13 lük olağanüstü artışı gözler önüne seriyor.
Biraz daha geriye gittiğimizde ise dövizde ( 3.6.2013, 1 USD 1.89 TL ) son altı aylık periyotta aşağı yukarı % 30luk bir sıçrama söz konusu.
180 gün vade ile mal sattığımızı, mal aldığımızı var saydığımızda ( ki Bursanın amiral sektörleri Tekstil, otomotiv yan sanayii ile Gıda piyasalarında bu vadeler kısa kabul edilmekte) altı ay içinde oluşan % 30, bir ayda içerisinde oluşan % 12lik bu sıçramalar, gerçekten de gerek alıcıların, atıcıların, sanayicinin kısacası İŞ DÜNYASININ CANINI YAKAN TÜRDEN gelişmeler.
Ekonomi kurallarına aşina herkes tarafından kabul edilir ki evvela sanayicinin, iş dünyasının başını yakan bu gelişmeler domino etkisi ile tüketiciye, memura, işçiye, esnafa hatta öğrenciye kadar jet hızı ile ulaşır.
Bu gelişmeleri siyaset ve hukuk dünyasında yaşanan ve halen bir çok zümre ve kişinin anlam veremediği gelişmelere bağlayan iş dünyası şu günlerde oldukça kızgın ve kırgın.
Nasıl kızgın olmasın ki, Fabrikasındaki çarkları döndürme adına, satın aldığı emtianın Haziran 2013te kesilen faturası Euro üzerinden kesilmiş, bugün ise ödeme vadesi geldiğinde TL üzerinden % 30 daha fazla bir para ödemek durumunda, kredili çalışmalarda ise banka yükümlülükleri bir o kadar yüzde ile artmış. Kâr marjlarının düştüğü, rekabetin acımasızca arttığı öncü sektörlerde bu durum orta vadede hiç iyi sonuçlar üretmeyeceği malum.
Sanayicimiz, iş adamımız, uzun sayılabilecek geçmişin Ekonomik göstergelerine, süregelen istikrara, genel beyanatlara, beklentilere, resmi ağızlara, ekonomist abilerin güçlü tahmin ve beklentilerine biraz güvenerek Euro üzerinden borçlanmıştır. USD borçlanmıştır.
Elbette hata yapmıştır. Satımları, arzları dövizle gerçekleşmiyorsa malum kur makasına girmiştir. Temel kanuna aykırı davranmıştır, BÜYÜK SÖZÜ DİNLEMEMİŞTİR, Tabii ki temel kanunu çiğnemiş gözüktüğü için kaderine razı olmak zorundadır, ancak kazın ayağı her defasında böyle değildir. BİRÇOK SEKTÖRDE TEDARİKÇİ GLOBAL YABANCI ORTAKLI FİRMALAR ARTIK TEMEL MALLARIN TEDARİKİNİ ELE GEÇİREREK SATIŞLARINI İSTESEN DE İSTEMESEN DE DÖVİZLE GERÇEKLEŞTİRMEKTEDİR. Dövizle mal satışı ise iç piyasada her zaman fiili alan bulamamaktadır. Özetle kur riski birçok halde iş hayatının KABUS gerçekliğidir.
Çok yakında çıkan bir Yargıtay Hukuk dairesi kararında Japon Yeni borçlanan vatandaşın, kısa sürede aşırı kur artışından kaynaklanan UYARLAMA İSTEMİ REDDEDİLMİŞTİR. Artık kimse mahkemelerden Kur artışından dolayı herhangi bir karar/medet ummasın a getirilmiştir söz.

Özellikle KOBİ ölçeğinde firmaların Bugünlerin revaçta sorusu Dövizle mal satımında ne yapalım, kur riskini nasıl azaltalım sorularıdır. Zira büyük ölçekli firmalar nakit dengesi, finans yönetimi, kur riski yönetimi konusunda küçükler kadar hazırlıksız değillerdir.
Konuyla doğrudan ilintili olan "Dövizle mal satımı ve fatura düzenlenmesi hakkında da birkaç bilgilendirme yaparak haftayı kapatalım.
Dövizle fatura düzenlenmesine ilişkin yasal düzenleme 5228 sayılı kanun ile Vergi Usul Kanununun 215. maddesinde yapılan ve 31 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle yapılmıştır. V.U.K.nun 215/2-a maddesi aynen şöyledir. "Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.
Bu düzenlemeyle firmalarımızın yurt içi müşterilerine döviz cinsinden fatura düzenlemeleri mümkün hale gelmiştir. Düzenlenecek dövizli fatura yurtdışındaki bir müşteriye düzenlenmiş ise faturada TL karşılığının gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak fatura yurtiçindeki bir müşteriye düzenlenmiş ise faturada tutarın TL karşılığının gösterilmesi gerekmektedir. Aksi ise usulsüzlük cezasını getirmektedir. Hesap sisteminde karşılık yerinde T.C.M.B. döviz alış kuru olacaktır. Ödemesi, ödeme günündeki bu kura göre Euro yada alış kuru üzerinden TL olarak yapılabilecektir. (Vade konusunda anlaşma/açıklama yoksa ödemesinin faturanın tebliğini müteakip 30. Gün olduğu kanunen kabul edildiğinden artık faturalara vade işlenmesinin zorunlu olmadığını bir diğer yazımızda işlemiştik. )
Faturayı Döviz olarak düzenledik veya kabul ettik. Ödeme tarihi ile faturanın düzenlenme tarihi arasında ortaya çıkacak TL üzerinden kur farkı da ( KDV içinden olacak şekilde) ayrı bir fatura gerektirmektedir. Aksi halde vergi ve ceza kapıdadır. Döviz kurları düştüğünde ise bu kural ters çalışır ve alıcılar lehine oluşabilecek kur farkı aynı şekilde satıcıya faturalandırılır, vergisi ödenir.
Bu döviz dalgalanmaları da göstermiştir ki artık mutlaka büyük sözü dinlemek zorundayız. Siz siz olun mümkün mertebe dövizli fatura kabul etmemeye çalışın, dövizle borçlanıyorsanız da gelirleriniz de o nebze dövizle dönmeli.
Saygılarımla.
Av.Öztürk YAZICI

Sayı: 925 - Sayı'nın Kapağı