Çok şanslısın Recep Başkan, Çok şanslıyız biz Bursalılar
Hoppala, nereden çıktı bu şanslılık diyorsanız, aşağıda yazılanları dikkatli okuyun ve şansımızı daha da büyütmek için katkıda bulunun
Geçen hafta Bursa Hakimiyet Gazetesinde Erdal Abinin köşesinde, Cumhuriyet Caddesi Esnaflar ve Sanayici İşadamları Derneğinin, Cumhuriyet Caddesinin yayalaştırılması ve yerleştirilecek nostaljik tramvay ile ilgili, daha önce yayınlanan bir karşı çıkmaya verdikleri cevap ve bu konudaki görüşleri yeraldı, mutlaka sizler de okumuşsunuzdur, ama isterseniz beraberce tekrar değerlendirelim ve şanslılığın nereden fışkıracağına göz atalım.
Bakın esnafımız ne diyor, Günümüzde alışveriş alışkanlıkları değişti, insanlar daha çağdaş, her türlü konforun sunulduğu AVMlerini tercih ediyorlar, bunu engellemek mümkün olmadığına göre, AVMlerle mücadeleyi öğrenmeli, haksız rekabeti ortadan kaldırmak için yerel yönetimlerle işbirliğine girip koşulları eşitlemeliyiz. İşte en büyük şans, esnafın kendisinin doğruyu görmesi ile başlıyor. Bu köşede sizlere, Almanyanın güzel kentlerinden birinin, Bremenin kent merkezinin yayalaştırılmasında, belediye başkanının çektiği çileyi aktarmıştım, başkan şöyle anlatıyordu, kent merkezimizin yayalaştırılmasını kentin gündemine oturtmaya çalıştığım günlerde bir dayak yemediğim kaldı, ama bugün tekrar trafiğe açma kararı alsam bu defa beni öldürürler, İşte Recep Altepenin şansı da burada başlıyor, çarşı esnafının, ticaret erbabının kendisi yayalaşmayı istiyor, ona sadece esnafla kol kola girmek kalıyor.
Esnaf işin çerçevesini de doğru çiziyor ve diyor ki, bölgeden trafiğin kalkması ile insanların, Kayhan-Açık Çarşı-Pazar Yeri-Kapalı Çarşı-Reyhan-Bakırcılar-Ulucami çevresi- Kozahan-Emirhan-İpekhan vb. alanlarda rahat dolaşmalarını, rahat alışveriş yapmalarını sağlamak,
Aslında Recep Altepe ve teknik arkadaşları bu anlamda etkin ve doğru adımlar atıyorlar, benim gözlemlediğim kadarı ile şöyle;
Tarihi Çarşı ve Hanlar bölgesi üzerinde, konunun erbabı bir ekip, Massimiliano Puksas ekibi çalışma yapıyor, bu çalışma sonunda, bölgenin rehabilitasyon ve gelişim yolarının çizileceğini anlıyorum,
Bölgenin yayalaşmasının, kentin ulaşım sisteminin sil baştan ele alınmasına, uygulamanın yeni kent içi ulaşım kavramları üzerine oturtulmasına bağlı olduğuna inananlardanım, bu anlamda da belediye yönetimi doğru adımlar atıyor, Kent İçi Ulaşım Planlaması ihalesi yaptı, çalışmayı yapacak firma, Dr. Brenner firması, çok doğru bir yöntemle işe başladı, ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek odalarıyla, işadamlarıyla bilgi iletişim toplantıları yaparak işe başladı, belediyemiz kendilerine, dönemimde gene uluslararası bir mühendislik gurubuna yaptırılan, Ulaşım Master Planı dökümanlarını verdi. İnanıyorum ki bu çalışma, Bursa Kent İçi Ulaşım elbisesinin modelini çizecek ve gene inanıyorum ki, Recep Altepe ve ekibi bu şık elbiseyi başarı ile dikecekler ve Bursaya giydirecekler.
Bu arada, bu çalışmanın sonuçlarına ters düşmeyecek, çarşı esnafının da gönülden desteklediği adımlar da atılmaya başladı, Cumhuriyet Caddesi yayalaştırılması ve nostaljik tramvayın yerleştirilmesi, Tekel binasının yıkılıp, altında otopark, üstünde meydan oluşumu,
Başkan Recep Altepenin konuşmalarında artık hiç çekinmeden, siyasi kayıp kaygısı duymadan, kent merkezi yayalaşacak, dolmuşlar kalkacak, Atatürk Caddesinden geçen otobüs adedi azaltılacak, vb. söylemlerine yer vermesini, Bursanın parlak geleceği açısından önemsiyorum,
Umuyorum ve de inanıyorum ki, Dr. Brenner firmasının, kent içi ulaşımın adeta kalbi olacak, BursaRay-Tekerlekli Araç ve Bilet Entegrasyonunu için önereceği sistemi de belediye yönetimimiz cesaretle uygulamaya sokar ve biz Bursalılar da, belki başlangıçta biraz yadırgarız ama, biraz zahmete katlanıp bu sisteme ayak uydururuz,
Bu arada Recep Altepe ve ekibine kızmıyorum da diyemem, evet çok doğru hedef koydunuz önünüze, BursaRay-Otobüs Entegrasyonu, peki bu entegrasyonun düğüm noktaları nerede? transfer istasyonlarınız nerede? Bu anlamda örnek bir uygulama projesi, Beşevler Transfer İstasyonu projesi tarafımdan yaptırıldı ve 10 yılı aşkın bir zamandır belediye arşivinde uygulama bekledi, tozlandı, bugün dahi, Uludağ Üniversitesi hattı devreye girse dahi, bu transfer istasyonun genel ulaşım sistemi içinde çok etkin bir işlevi olacaktır, Çalı-Kayapa-Hasanağa hatta Ataevler-Beşevler istikametinden gelen tüm trafik akımı, otobüs-minibüs-özel araç, burada son bulacak, toplu taşımdan ve park edilen özel araçlardan BursaRaya transfer olacaktır, gelin bu projeyi tozlu raflardan indirip, aynı Cumhuriyet Caddesi gibi hemen uygulamaya sokun,
Bir başka kızdığım uygulama da, gerçi artık kızmanın faydası yok, bugün Emek Hattının sonunda yapımı devam eden son durağın yeri, proje başladığında sayın başkan ve ekibine konuyu anlattığımda, eksik olmasınlar dinlediler, hatta yerine beraber gidip inceleme yapmak için zaman ayırdılar, ama sonuçta hangi derin bilgi sahibi uzmanlar bugünkü yere karar verdirdiler bilmiyorum, ancak kesin bildiğim bir şey var ki, bu hat çalışmaya başladığında ve de Dr.Brennerin önereceği kent içi ulaşım modeli devreye sokulduğunda, anlatmaya çalıştığım yanlışlık görünür olacak, çözüm olmayacak mı, olacak ama yeni alan kamulaştırmasına ek para harcamak gerekecek. Lafın kısası benim önerim şöyle idi; son hat, Renault fabrikası önündeki geniş otopark önünde bitmeli, o otopark, yeraltında katlı otoparka dönüştürülmeli, hatta otoparktan direkt istasyona geçilmeli, böylece Mudanya-Güzelyalı-Bademli ve çevresinden gelen tüm otobüs-minibüs-özel araçlar bu otoparkta kalmalı, yolcuların tamamı BursaRayla kent merkezine doğru yollarına devam etmeliler,
Evet tüm bu anlatılanlar devreye girdiğinde, tarih ve doğa kenti Bursamızda keyifli yaşamanın tadına varacağız ve Bursada yaşamış olmaktan dolayı ne kadar şanslı olduğumuzun biz de farkına varacağız
Ancak farkına varmak o kadar kolay olmayacak, isterseniz aşağıdaki soruları kendimize sorarak, kolay mı? zor mu? bir bakalım
Kent merkezine, iş yerlerimize, fabrikamıza, okulumuza, özel arabamızı ve servis araçlarını kullanmadan, toplu taşım araçlarıyla ve biraz da yürüyerek gitmeye var mıyız?
Yağmur altında da olsa, yayalaşmış bölgelerde yürüyerek gezinmenin, alış veriş yapmanın tadını tatmaya var mıyız?
Çocuklarımızı, okullarına toplu taşım araçlarıyla ve biraz da yürüyerek göndermeye var mıyız?
Gözlerimizi kapayıp, kentimizde böyle bir düzenin oluşturacağı güzellikleri hayal edebiliyor muyuz?...
Hoppala, nereden çıktı bu şanslılık diyorsanız, aşağıda yazılanları dikkatli okuyun ve şansımızı daha da büyütmek için katkıda bulunun
Geçen hafta Bursa Hakimiyet Gazetesinde Erdal Abinin köşesinde, Cumhuriyet Caddesi Esnaflar ve Sanayici İşadamları Derneğinin, Cumhuriyet Caddesinin yayalaştırılması ve yerleştirilecek nostaljik tramvay ile ilgili, daha önce yayınlanan bir karşı çıkmaya verdikleri cevap ve bu konudaki görüşleri yeraldı, mutlaka sizler de okumuşsunuzdur, ama isterseniz beraberce tekrar değerlendirelim ve şanslılığın nereden fışkıracağına göz atalım.
Bakın esnafımız ne diyor, Günümüzde alışveriş alışkanlıkları değişti, insanlar daha çağdaş, her türlü konforun sunulduğu AVMlerini tercih ediyorlar, bunu engellemek mümkün olmadığına göre, AVMlerle mücadeleyi öğrenmeli, haksız rekabeti ortadan kaldırmak için yerel yönetimlerle işbirliğine girip koşulları eşitlemeliyiz. İşte en büyük şans, esnafın kendisinin doğruyu görmesi ile başlıyor. Bu köşede sizlere, Almanyanın güzel kentlerinden birinin, Bremenin kent merkezinin yayalaştırılmasında, belediye başkanının çektiği çileyi aktarmıştım, başkan şöyle anlatıyordu, kent merkezimizin yayalaştırılmasını kentin gündemine oturtmaya çalıştığım günlerde bir dayak yemediğim kaldı, ama bugün tekrar trafiğe açma kararı alsam bu defa beni öldürürler, İşte Recep Altepenin şansı da burada başlıyor, çarşı esnafının, ticaret erbabının kendisi yayalaşmayı istiyor, ona sadece esnafla kol kola girmek kalıyor.
Esnaf işin çerçevesini de doğru çiziyor ve diyor ki, bölgeden trafiğin kalkması ile insanların, Kayhan-Açık Çarşı-Pazar Yeri-Kapalı Çarşı-Reyhan-Bakırcılar-Ulucami çevresi- Kozahan-Emirhan-İpekhan vb. alanlarda rahat dolaşmalarını, rahat alışveriş yapmalarını sağlamak,
Aslında Recep Altepe ve teknik arkadaşları bu anlamda etkin ve doğru adımlar atıyorlar, benim gözlemlediğim kadarı ile şöyle;
Tarihi Çarşı ve Hanlar bölgesi üzerinde, konunun erbabı bir ekip, Massimiliano Puksas ekibi çalışma yapıyor, bu çalışma sonunda, bölgenin rehabilitasyon ve gelişim yolarının çizileceğini anlıyorum,
Bölgenin yayalaşmasının, kentin ulaşım sisteminin sil baştan ele alınmasına, uygulamanın yeni kent içi ulaşım kavramları üzerine oturtulmasına bağlı olduğuna inananlardanım, bu anlamda da belediye yönetimi doğru adımlar atıyor, Kent İçi Ulaşım Planlaması ihalesi yaptı, çalışmayı yapacak firma, Dr. Brenner firması, çok doğru bir yöntemle işe başladı, ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek odalarıyla, işadamlarıyla bilgi iletişim toplantıları yaparak işe başladı, belediyemiz kendilerine, dönemimde gene uluslararası bir mühendislik gurubuna yaptırılan, Ulaşım Master Planı dökümanlarını verdi. İnanıyorum ki bu çalışma, Bursa Kent İçi Ulaşım elbisesinin modelini çizecek ve gene inanıyorum ki, Recep Altepe ve ekibi bu şık elbiseyi başarı ile dikecekler ve Bursaya giydirecekler.
Bu arada, bu çalışmanın sonuçlarına ters düşmeyecek, çarşı esnafının da gönülden desteklediği adımlar da atılmaya başladı, Cumhuriyet Caddesi yayalaştırılması ve nostaljik tramvayın yerleştirilmesi, Tekel binasının yıkılıp, altında otopark, üstünde meydan oluşumu,
Başkan Recep Altepenin konuşmalarında artık hiç çekinmeden, siyasi kayıp kaygısı duymadan, kent merkezi yayalaşacak, dolmuşlar kalkacak, Atatürk Caddesinden geçen otobüs adedi azaltılacak, vb. söylemlerine yer vermesini, Bursanın parlak geleceği açısından önemsiyorum,
Umuyorum ve de inanıyorum ki, Dr. Brenner firmasının, kent içi ulaşımın adeta kalbi olacak, BursaRay-Tekerlekli Araç ve Bilet Entegrasyonunu için önereceği sistemi de belediye yönetimimiz cesaretle uygulamaya sokar ve biz Bursalılar da, belki başlangıçta biraz yadırgarız ama, biraz zahmete katlanıp bu sisteme ayak uydururuz,
Bu arada Recep Altepe ve ekibine kızmıyorum da diyemem, evet çok doğru hedef koydunuz önünüze, BursaRay-Otobüs Entegrasyonu, peki bu entegrasyonun düğüm noktaları nerede? transfer istasyonlarınız nerede? Bu anlamda örnek bir uygulama projesi, Beşevler Transfer İstasyonu projesi tarafımdan yaptırıldı ve 10 yılı aşkın bir zamandır belediye arşivinde uygulama bekledi, tozlandı, bugün dahi, Uludağ Üniversitesi hattı devreye girse dahi, bu transfer istasyonun genel ulaşım sistemi içinde çok etkin bir işlevi olacaktır, Çalı-Kayapa-Hasanağa hatta Ataevler-Beşevler istikametinden gelen tüm trafik akımı, otobüs-minibüs-özel araç, burada son bulacak, toplu taşımdan ve park edilen özel araçlardan BursaRaya transfer olacaktır, gelin bu projeyi tozlu raflardan indirip, aynı Cumhuriyet Caddesi gibi hemen uygulamaya sokun,
Bir başka kızdığım uygulama da, gerçi artık kızmanın faydası yok, bugün Emek Hattının sonunda yapımı devam eden son durağın yeri, proje başladığında sayın başkan ve ekibine konuyu anlattığımda, eksik olmasınlar dinlediler, hatta yerine beraber gidip inceleme yapmak için zaman ayırdılar, ama sonuçta hangi derin bilgi sahibi uzmanlar bugünkü yere karar verdirdiler bilmiyorum, ancak kesin bildiğim bir şey var ki, bu hat çalışmaya başladığında ve de Dr.Brennerin önereceği kent içi ulaşım modeli devreye sokulduğunda, anlatmaya çalıştığım yanlışlık görünür olacak, çözüm olmayacak mı, olacak ama yeni alan kamulaştırmasına ek para harcamak gerekecek. Lafın kısası benim önerim şöyle idi; son hat, Renault fabrikası önündeki geniş otopark önünde bitmeli, o otopark, yeraltında katlı otoparka dönüştürülmeli, hatta otoparktan direkt istasyona geçilmeli, böylece Mudanya-Güzelyalı-Bademli ve çevresinden gelen tüm otobüs-minibüs-özel araçlar bu otoparkta kalmalı, yolcuların tamamı BursaRayla kent merkezine doğru yollarına devam etmeliler,
Evet tüm bu anlatılanlar devreye girdiğinde, tarih ve doğa kenti Bursamızda keyifli yaşamanın tadına varacağız ve Bursada yaşamış olmaktan dolayı ne kadar şanslı olduğumuzun biz de farkına varacağız
Ancak farkına varmak o kadar kolay olmayacak, isterseniz aşağıdaki soruları kendimize sorarak, kolay mı? zor mu? bir bakalım
Kent merkezine, iş yerlerimize, fabrikamıza, okulumuza, özel arabamızı ve servis araçlarını kullanmadan, toplu taşım araçlarıyla ve biraz da yürüyerek gitmeye var mıyız?
Yağmur altında da olsa, yayalaşmış bölgelerde yürüyerek gezinmenin, alış veriş yapmanın tadını tatmaya var mıyız?
Çocuklarımızı, okullarına toplu taşım araçlarıyla ve biraz da yürüyerek göndermeye var mıyız?
Gözlerimizi kapayıp, kentimizde böyle bir düzenin oluşturacağı güzellikleri hayal edebiliyor muyuz?...
Sayı: 763 - Sayı'nın Kapağı





