Apple'ın Amerika'dan büyük, Nutella'nın İtalya'dan büyük, Audi'nin Almanya'dan büyük olduğu bir markalar ve perakende dünyasında, yerel markaların da global hale gelmesi alışagelmiş bir durum hale gelmeye başladı.
Haliç Kongre Merkezi'nde Nisan ayında Yerel Zincirler Buluşuyor Kongre ve Fuarı düzenlendi. Bursa'dan Özhan Market, Üçge gibi firmaların katılımcı olarak yeraldığı fuara, çok sayıda perakendeci de Türkiye'nin dört bir yanından koşarak geldi. Bursalı Özhan'ın bir mağazanın altını üstüne getiren yaratıcı çalışması Fuarın ilgi odağıydı. Ters dönen Özhan Markette fotoğraf çektirmeyen kalmadı. Bu yaratıcı fikri hayata geçiren Bursalı ajans Bigwork'ten Can Emir ve ekibini tebrik ediyorum.
10-15 yıl öncesini hatırlıyorum da globelleşme, liberalizm, dünya şirketi olma türküleri söylenirken şimdilerde, "Global ol ama yerel hareket et, yerel ürünleri raflarınıza alın, yerel hassasiyetleri göz ardı etmeyin, yerel basını kullanın, yerel ve bölgesel alanı tanıyan yöneticiler alın gibi öneriler CEO'ların ajandalarının "yapılacaklar'' kısmında duruyor. Bu Yerel'in Gücüdür. İstanbul'daki şirket merkezlerinden Anadolu'yu yöneteceğini sanan şirketler eninde sonunda çıkmaz sokakta olduklarının farkına varıyorlar.
Toplam market gruplarındaki payı yüzde 40'lara ulaşan yerel market zincirlerinin piyasada daha büyük pazar payı alması, büyümesi, istihdama sağladığı katkıyı daha da artırmaları, teknolojiye daha fazla yatırım yapmaları ile orantılı olacaktır. Yerel zincirlerdeki 66 bini aşan personel sayısının %45'i kadın çalışanlardır. Yüzde 50'nin üzerine çıkmayı hedefleyen Yerel zincirlerin bu yaklaşımı ayrıca değerlendirilebilecek sosyal bir projenin konusudur. Kadınlardan söz etmiş iken, Bursalı cesur ve fedakar çalışan kadınların kurduğu Bursa Üreten Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Sermin Çakalıoğlu ve kelebekler gibi yanlarından ayırmadığı değerli ekibi Saitabat Köyü'nden çıkmış kardelenler gibiydiler. Standlarında fuar temsilcilerini ağırladılar, yola çıkış hikayelerini ve amaçlarını herkese anlattılar. Bu yolculukla kendilerine başarılar diliyorum. Kadın hareketinin yüzakı, yüzlerce okul, binlerce kız öğrenciye ışık olan rahmetli Türkan Saylan'ı rehber almaları gerektiğini düşünüyorum. Dijitalleşmenin günlük hayatın ötesinde sanayide de etkin olarak kullanılmaya başlandığı bu dönemde yerel zincirlerin de bu gelişmeleri takip etmelerini ve geç kalmamalıdırlar. Web sitesi yapmak, SMS göndermenin çok ötesinde, müşteri ile etkileşim içinde olmaları, müşterinin nabzını tutan, müşteriyi aksiyonlarının içine alacak uygulamaları keşfetmelerini umuyoruz.
Onlarca gıda üreticilerinin ve markalarının 10 yıl 20 yıl sonraki planlarını yapmalılar ve bu planlarında gelecek nesiller Y grubu, Z grubu tüketicileri hedeflemeliler. 10 yıl, 20 yıl önce tükettiğimiz pek çok gıda ürününü artık kullanmıyoruz. Bundan sonraki yıllarda da şimdi kullandığımız gıdalar sofralarımızda olmayacaktır. Bunu fark eden markalar ya yeni stratejiler ile ya da yeni neslin tüketim alışkanlıklarına kendilerini adapte ederek planlarını yapıyorlar.
Helva bunlardan biridir. 1960-70 doğumlu X kuşağın halen bildiği ve tükettiği Helva'yı acaba çocuklarımız tüketecek midir? Reçel tüketimi yeni neslin alışkanlıklarından uzaklaşmakta, raflardaki yeri hızla daralmaktadır. Yeni neslin alışkanlıkları arasına hangisinin gireceğini merak ediyoruz. Şalgam suyu mu Cola mı, Revani mi Sufle mi? Tantuni mi Waffle mı? Uluslararası fast food zincirleri yeni nesli reklamlarındaki farklılıkları ile yakalamaya çalışıyor.
İskoç bir şehir planlamacısına ait olduğu bilinen bir deyiş vardır İngilizcede: "Think global, act local''. ''Küresel düşün yerel hareket et. Ufkun küresel olsun fakat yerelin ahengini ritmini kaybetmeden hareket et. Düşüncelerin sınırları aşsın ama kendi sınırlarını görmezden gelme, hareket ettireceğin yerel taşların değerini unutma. Yaptıkların küresel olsun ama yerelin ehemmiyetini de asla göz ardı etme.
SON SÖZ: "Sen de az zamanın Haççe
abbası değelmişsin ha! Kayseri Atasözü

Sayı: 1097 - Sayı'nın Kapağı