2. kuşak girişimci: İlker Birgül
Uzay Pastanesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı İlker Birgül, azmi, öngörüsü ve ortağı ile ilişkisinde ikinci kuşak girişimcilerin başarılı temsilcisi
Dursun EROĞLU
Bursa'nın markalarından birisi olan Uzay Pastanesi'nde ikinci kuşak, daha 30 yaşına gelmeden direksiyona geçti ve babalarını "emekli" ettiler. Firmanın iki ortağı İlker Birgül ve Hanife Yeşil, aile dostluğu ve iş ortaklığını birlikte sürdürme konusunda, kolay elde edilemeyecek bir başarının kahramanı. Devraldıkları işe büyük bir ivme kazandıran Birgül'ün başarısı ikinci kuşak girişimciler için derslerle dolu.
Sevgili okurlar, girişimcilere sunduğumuz "başarı öykülleri" ile sıradan insanlardan birisi iken, dişiyle tırnağı ile, sıfırdan kendi işini kuran insanların, başarı merdivenindeki basamaklarını, karar anlarını, kırılma noktalarını anlamaya ve paylaşmaya çalıştık. Onlar "birinci kuşak" işadamıydı. "İkinci kuşak" ise bir anlamda "hazıra konmuş", doğuştan şanslı, kişiler olarak algılanageliyor. Ama bugün birçok firmanın başarısında en önemli pay onların. Bir anlamda "boynuz kulağı geçiyor." Birinci kuşağa göre, daha eğitimli, dünyayı tanıyan, dil bilen, iyi yetişmiş bu yeni nesil girişimcilerin öykülerini de sizlerle paylaşmak istiyoruz. İş dünyası, yeni nesil üyelerinin deneyimlerinden çok şey öğrenecek.
Uzay Pastanesi'ni kuran Ali Birgül ile Nizamettin Erol, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinden iki "gurbetçi." Çamlıhemşinliler anlaşılan "gurbetçiliğe" çok erken başlamışlar. Bir zamanlar Rize'de gurbetçilerin yolu Rusya'dan geçermiş. İlker Birgül, "Dedemin dedesinden itibaren bu tarafa gelmek çok zormuş. Onlar da çalışmaya Rusya'ya giderlermiş. Rus mutfağı zengindir. Onlar pasta işini Rusya'da öğrenmişler. Dede Mehmet Ruri Erol bu işe Rusya'dayken niyetlemiş. Polonya'da çalışırken, 'Memlekete gideyim, orda pastacılık yapayım' demiş. Ama Rize'de yapamamış. Bursa'ya gelmiş, Polonez Pastanesi'ni de 1970'lerin başında açmış. Ama yürütememiş" diyor.
Polonya'dan esinlenerek Bursa'da açtığı "Polonez Pastanesi"nde başarılı olamayan Mehmet Nuri ve oğlu Nizamettin Erol, Rize Çamlıhemşin'deki Ali Birgül'ü Bursa'ya çağırırlar. Ali Birgünün işi pastacılıktır. İşi iyi bilmektedir ve Nizamettin Birgül ile bacanaktırlar. "Bacanak" genelde, uzaktan kardeş, akraba gibi birşeydir. Ama Nizamettin Erol ve Ali Birgül yakın arkadaş hatta kardeş gibi olmuşlar. Nizamettin Erol 1971'de atlar Çamlıhemşin'den Bursa'ya gelir. Ortak olurlar, üretimde ağırlık pastacı Ali Birgül'dedir. İşletmecilik tarafı da başarısız bir girişimden ders çıkararak bu işi başarmayı kafasına koyan Nizamettin Erol'dadır.
İlk yer Altıparmak'ta
İki ortak Bursa Altıparmak Caddesi'nde bir pastane açarlar. Adı, "Uzay Pastanesi." 1960'lı, 70'li yıllarda insanlığın tanıştığı yeni terimler vardır. "Ay'a gitme", "uzay", "astronot"... Uzay, çok havalı, cakalı bir laftır. Yeniliği, geleceği, bilimi, büyüklüğü vs. çağrıştıran bu isim hayli ilgi çeker.
Bugün Uzay Pastanesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan İlker Birgül, Uzay Pastanesi 1972'de Altıparmak Caddesi'nde açıldığında, Rize'nin Çamlıhemşin kasabasında, yaşını yeni dolduran bir bebektir. Baba Ali Birgül, Bursa'da çalışmakta, eşi ve oğlu "memlekette" yaşamaktadır. Anadolu'da belki milyonlarca insanın yaşadığı bir "gurbetçilik"tir bu. Baba Ali Birgül, bir pastacı olarak buraya çalışmaya gelmiştir. Para kazanıp, Çamlıhemşin'e ailesine göndermektedir.
Ali Birgül ve Nizamettin Erol'un sırt sırta vermesi meyvelerini vermeye başlar, "Uzay Pastanesi" Bursa'da ses getirir.
Turizm okudu
1978'de Ali Birgül, eşini ve çocuğunu Bursa'ya taşır. İlker, ilkokul, ortaokul ve liseyi Bursa'da okur. Ardından İstanbul Üniversitesi Turizm Bölümü'nü bitirir.
Girişimcilikte ikinci kuşak gençlerin eğitimi, onların ve işletmenin geleceğinde önemli rol oynar. İlker Birgül'e "Turizmle pastacılığın ne alâkası var" diye sorduğumda, yanıtı şöyle birşey oldu:
"Türkiye'de pastacılık okulu var dı da gitmedik mi?." Evet, turizm de bir hizmet sektörü. Mutfak, aşçılık, tedarik, servis, sunum, işletmecilik ve yabancı dil öğrenir.
1995'te mezun olduktan sonra ilk iş olarak, kendi pastanelerinde çalışmaya başlar:
"Ben turizmi düşünerek turizm okumadım. İlkokuldan beri pastanede çalışıyordum. İmalat hariç her işe koşuyordum. Altıparmak ve Çekirge şubelerinde tatillerim müşterilere bakma, servis yapma, hesap alma, müşteriyle diyalog, çok hoşuma gidiyordu. Kendi kendime zaten bu işi sürdürmeye karar vermiştim. Biz iki kardeşiz, diğer kardeşim baştan beri ilgisizdi, halen de İstanbul'da, orada okudu, başka bir iş yapıyor."
İlk iş kurumsallaşma
İlker Birgül'den şu sorunun yanıtını almaya çalıştım:
"Babanızın kurduğu ve hazır bulduğunuz bir işletmeye siz ne kattınız? İlker'in kattığı, yarattığı ne var?"
İşte, yanıtın özeti:
"İkinci kuşak olarak birinci kuşaktan işi devralmamız zor olmadı. Kendimizi çok ispat etmiştik. İlkokuldan beri orada çalışıyordum. Çok rahat uyum sağladık. Evet firma kaliteli pasta yapıyordu, ama kurumsallaşma yoktu. Kurumsal ilişkileri taşıdık. ABİGEM'den (Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi) direkt destek aldık. Bize destek oldular. Stratejik Yönetim Projesi ile detaylı çalışmalar başlattık. Bursa'daki pastane pazarına ilişkin verileri bir araya getirmeye çalıştık, pazar araştırmalarını başlattık. Şubelerde müşteri memnuniyet anketi yaptık. Ne eksik ne fazla, ona baktık. Şirketimizin nasıl algılandığını öğrenmeye çalıştık. SWOT analizinin yapılması çalışmaları ile bir kurum kimliği yaratmaya yöneldik. Uzay Patisserie'deki çalışmaları ABİGEM'in yol göstericiliği ile tamamladık. Şubelerimizi genişlettik. Ürün çeşidini artırdık."
İşletmenin kurucuları Ali Birgül ve Nizamettin Erol, 1998'de pastanenin emin ellerde oduğunu düşünerek artık işi devreder ve emekli olurlar. O tarihten itibaren iki ortak, iki arkadaş ve bacanak yılın yarısını Rize'de, yarısını Bursa'da geçiriyor.
Kuzen ortak dayanışması
Bu arada, Nizamettin Erol'un kızı Hanife, pastayı çok sevmektedir, ama anlaşılan kendine başka bir meslek arar. U.Ü. Eğitim Fakütesi'ni bitirir, 6 yıl okullarda resim öğretmenliği yapar. Ancak 2001'de öğretmenliği bırakıp pastaneye döner. Evli, eşi kırtasiyecilik yapan Hanife Yeşil, küçüklükten beri içli dışlı olduğu pastacılık işinde pastanın üretimi ile ilgileniyor ve firmanın ikinci kuşak ortağı.
Hanife Yeşil, İlker Birgül ile ideal bir ortaklık görüntüsü veriyor. Yeşil, ortaklıkları konusunda, "Bizim babalarımız aynı yaşlardaymış. Birisi 60, diğeri 61 yaşında. Onlar kardeş gibiydiler. Bize iyi bir ortaklık bırakıldı. Biz de İlker ile üniversiteye kadar aynı okullarda okuduk, bir kardeş gibi büyüdük. İkimiz de 35 yaşındayız. İşimizde profesyoneliz, iş ne gerektiriyorsa onu yaparız. İşte profesyonel kurallar işler.
Kendi aramızda tartışada biliriz, ama iş dışında aile gibiyiz. Aramızda sevgi bağı var, birbirimizi sonuna kadar dinleriz, anlarız. Öyle yıpratıcı hırslarımız yok. 8 yaşında bir kızım var. Onun da burada çalışmasını isterim" diyor.
Özel yaşamdan fedakarlık
İlker Birgül, İstanbul'daki kız kardeşi için, "O İstanbul'da okumuştu. Orada bankacılık yapıyor" derken, genç yaşta omuzladığı Uzay Pastanesi'ni hızla büyütmüş.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Üyesi olarak kendi sektörünün temsilciliğini yapan İlker Birgül, "ikinci kuşak" olarak firmayı, batıdaki gibi, ülke çapında yaygın şube ağı olan bir marka haline getirmek istediklerini belirterek, şunları söyledi:
"Çok özverili çalışıyoruz. İşimiz, farklı bir iş. İnsanların bayramda, tatilde, hafta sonlarında dinlendiği, eğlenmek istediği zaman biz çalışmak zorundayız. Özel hayatımızdan ödün veriyoruz. Elbette biz de tatillerimizi ters zamanlara kaydırmak durumunda kalıyoruz. İşimiz insanlarla ve pasta olmazsa olmaz, zorunlu gıda değildir. Zevklere sesleneceksiniz. Kaliteli imalat ve servis yapmak durumundasınız. Herşey tertemiz olacak ve çalışanlarınızın da mutlu olması gerekir. Yönetimi devraldığımızdan beri şube sayısını 2'den 4'e çıkardık. İş hacmimiz çok arttı. Çalışan sayımız 10 kişiden 105 kişiye çıktı. Bütün ilgili fuarlara katılıyoruz. Şubelerimizde İtalyan mutfağı öğle ve akşam yemeği veriyoruz. Artık yemek artı pasta, tatlı vs. sunuyoruz. Standartlarımız yükseldi. Bütün kazandığımızı işimize harcıyoruz. Ben ve ortağım da maaşla çalışıyoruz. Hedefimiz öncelikle büyük bir imalathane yapmak, şube sayısını artırmak. Hatta Bursa dışında büyük şehirlerde şubeler açmayı planlıyoruz. İstanbul'a gitme hedefimiz var."
Öngörü
1998 yılında "Uzay Pastanesi"ni marka olarak tescilleyen, İlker Birgül, 1998 yılında büyük bir öngörü ile "asfalt bile yokken" Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'nda şube açmış. Bugün orası çekim merkezi oldu, çok memnun.
Aynı şekilde Geçit Şubesi'nin de isabetli olduğunu düşünüyor. Zira Bursa-Mudanya arası artık nerdeyse birleşiyor, hızlı bir yerleşim var. Güzelyalı'dan İstanbul'a Feribot seferleri başladığında daha bir canlılık kazanacak. İşle ilgili sağlam öngörülerde bulunan İlker Birgül, özel yaşamıyla ilgili kararsız görünüyor, hâlâ bekar...
İş bölümü
İlker Birgül, Hanife Yeşil ile aralarında bir tür görev bölümü yapmışlar. Birgül görev bölümünü için şunları söyledi: "Hanife tamamen üretimde. Un, şeker çikolata, ne malzeme lazımsa teker teker özel hazırlatır. 40 kişilik bir imalat kadrosunun başındadır. Ben işin stratejik boyutundayım. Nereye yatırım yapmalıyız, alt ve üst sektörlerde imalat, stok, tedarik, şubeleşme... Biz tam anlamıyla bir ekibiz. Pastacılıkta çok kaliteli malzeme kullanacaksınız. Ürünleriniz taze olacak. Ama görsellik de önemli. Güzel olmak zorunda. Ürün bazında sürekli yenilikler yapıyoruz. Bu alanda rekabet çok. Ve iyi ki de rekabet var..."
Uzay Pastanesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı İlker Birgül, azmi, öngörüsü ve ortağı ile ilişkisinde ikinci kuşak girişimcilerin başarılı temsilcisi
Dursun EROĞLU
Bursa'nın markalarından birisi olan Uzay Pastanesi'nde ikinci kuşak, daha 30 yaşına gelmeden direksiyona geçti ve babalarını "emekli" ettiler. Firmanın iki ortağı İlker Birgül ve Hanife Yeşil, aile dostluğu ve iş ortaklığını birlikte sürdürme konusunda, kolay elde edilemeyecek bir başarının kahramanı. Devraldıkları işe büyük bir ivme kazandıran Birgül'ün başarısı ikinci kuşak girişimciler için derslerle dolu.
Sevgili okurlar, girişimcilere sunduğumuz "başarı öykülleri" ile sıradan insanlardan birisi iken, dişiyle tırnağı ile, sıfırdan kendi işini kuran insanların, başarı merdivenindeki basamaklarını, karar anlarını, kırılma noktalarını anlamaya ve paylaşmaya çalıştık. Onlar "birinci kuşak" işadamıydı. "İkinci kuşak" ise bir anlamda "hazıra konmuş", doğuştan şanslı, kişiler olarak algılanageliyor. Ama bugün birçok firmanın başarısında en önemli pay onların. Bir anlamda "boynuz kulağı geçiyor." Birinci kuşağa göre, daha eğitimli, dünyayı tanıyan, dil bilen, iyi yetişmiş bu yeni nesil girişimcilerin öykülerini de sizlerle paylaşmak istiyoruz. İş dünyası, yeni nesil üyelerinin deneyimlerinden çok şey öğrenecek.
Uzay Pastanesi'ni kuran Ali Birgül ile Nizamettin Erol, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinden iki "gurbetçi." Çamlıhemşinliler anlaşılan "gurbetçiliğe" çok erken başlamışlar. Bir zamanlar Rize'de gurbetçilerin yolu Rusya'dan geçermiş. İlker Birgül, "Dedemin dedesinden itibaren bu tarafa gelmek çok zormuş. Onlar da çalışmaya Rusya'ya giderlermiş. Rus mutfağı zengindir. Onlar pasta işini Rusya'da öğrenmişler. Dede Mehmet Ruri Erol bu işe Rusya'dayken niyetlemiş. Polonya'da çalışırken, 'Memlekete gideyim, orda pastacılık yapayım' demiş. Ama Rize'de yapamamış. Bursa'ya gelmiş, Polonez Pastanesi'ni de 1970'lerin başında açmış. Ama yürütememiş" diyor.
Polonya'dan esinlenerek Bursa'da açtığı "Polonez Pastanesi"nde başarılı olamayan Mehmet Nuri ve oğlu Nizamettin Erol, Rize Çamlıhemşin'deki Ali Birgül'ü Bursa'ya çağırırlar. Ali Birgünün işi pastacılıktır. İşi iyi bilmektedir ve Nizamettin Birgül ile bacanaktırlar. "Bacanak" genelde, uzaktan kardeş, akraba gibi birşeydir. Ama Nizamettin Erol ve Ali Birgül yakın arkadaş hatta kardeş gibi olmuşlar. Nizamettin Erol 1971'de atlar Çamlıhemşin'den Bursa'ya gelir. Ortak olurlar, üretimde ağırlık pastacı Ali Birgül'dedir. İşletmecilik tarafı da başarısız bir girişimden ders çıkararak bu işi başarmayı kafasına koyan Nizamettin Erol'dadır.
İlk yer Altıparmak'ta
İki ortak Bursa Altıparmak Caddesi'nde bir pastane açarlar. Adı, "Uzay Pastanesi." 1960'lı, 70'li yıllarda insanlığın tanıştığı yeni terimler vardır. "Ay'a gitme", "uzay", "astronot"... Uzay, çok havalı, cakalı bir laftır. Yeniliği, geleceği, bilimi, büyüklüğü vs. çağrıştıran bu isim hayli ilgi çeker.
Bugün Uzay Pastanesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan İlker Birgül, Uzay Pastanesi 1972'de Altıparmak Caddesi'nde açıldığında, Rize'nin Çamlıhemşin kasabasında, yaşını yeni dolduran bir bebektir. Baba Ali Birgül, Bursa'da çalışmakta, eşi ve oğlu "memlekette" yaşamaktadır. Anadolu'da belki milyonlarca insanın yaşadığı bir "gurbetçilik"tir bu. Baba Ali Birgül, bir pastacı olarak buraya çalışmaya gelmiştir. Para kazanıp, Çamlıhemşin'e ailesine göndermektedir.
Ali Birgül ve Nizamettin Erol'un sırt sırta vermesi meyvelerini vermeye başlar, "Uzay Pastanesi" Bursa'da ses getirir.
Turizm okudu
1978'de Ali Birgül, eşini ve çocuğunu Bursa'ya taşır. İlker, ilkokul, ortaokul ve liseyi Bursa'da okur. Ardından İstanbul Üniversitesi Turizm Bölümü'nü bitirir.
Girişimcilikte ikinci kuşak gençlerin eğitimi, onların ve işletmenin geleceğinde önemli rol oynar. İlker Birgül'e "Turizmle pastacılığın ne alâkası var" diye sorduğumda, yanıtı şöyle birşey oldu:
"Türkiye'de pastacılık okulu var dı da gitmedik mi?." Evet, turizm de bir hizmet sektörü. Mutfak, aşçılık, tedarik, servis, sunum, işletmecilik ve yabancı dil öğrenir.
1995'te mezun olduktan sonra ilk iş olarak, kendi pastanelerinde çalışmaya başlar:
"Ben turizmi düşünerek turizm okumadım. İlkokuldan beri pastanede çalışıyordum. İmalat hariç her işe koşuyordum. Altıparmak ve Çekirge şubelerinde tatillerim müşterilere bakma, servis yapma, hesap alma, müşteriyle diyalog, çok hoşuma gidiyordu. Kendi kendime zaten bu işi sürdürmeye karar vermiştim. Biz iki kardeşiz, diğer kardeşim baştan beri ilgisizdi, halen de İstanbul'da, orada okudu, başka bir iş yapıyor."
İlk iş kurumsallaşma
İlker Birgül'den şu sorunun yanıtını almaya çalıştım:
"Babanızın kurduğu ve hazır bulduğunuz bir işletmeye siz ne kattınız? İlker'in kattığı, yarattığı ne var?"
İşte, yanıtın özeti:
"İkinci kuşak olarak birinci kuşaktan işi devralmamız zor olmadı. Kendimizi çok ispat etmiştik. İlkokuldan beri orada çalışıyordum. Çok rahat uyum sağladık. Evet firma kaliteli pasta yapıyordu, ama kurumsallaşma yoktu. Kurumsal ilişkileri taşıdık. ABİGEM'den (Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi) direkt destek aldık. Bize destek oldular. Stratejik Yönetim Projesi ile detaylı çalışmalar başlattık. Bursa'daki pastane pazarına ilişkin verileri bir araya getirmeye çalıştık, pazar araştırmalarını başlattık. Şubelerde müşteri memnuniyet anketi yaptık. Ne eksik ne fazla, ona baktık. Şirketimizin nasıl algılandığını öğrenmeye çalıştık. SWOT analizinin yapılması çalışmaları ile bir kurum kimliği yaratmaya yöneldik. Uzay Patisserie'deki çalışmaları ABİGEM'in yol göstericiliği ile tamamladık. Şubelerimizi genişlettik. Ürün çeşidini artırdık."
İşletmenin kurucuları Ali Birgül ve Nizamettin Erol, 1998'de pastanenin emin ellerde oduğunu düşünerek artık işi devreder ve emekli olurlar. O tarihten itibaren iki ortak, iki arkadaş ve bacanak yılın yarısını Rize'de, yarısını Bursa'da geçiriyor.
Kuzen ortak dayanışması
Bu arada, Nizamettin Erol'un kızı Hanife, pastayı çok sevmektedir, ama anlaşılan kendine başka bir meslek arar. U.Ü. Eğitim Fakütesi'ni bitirir, 6 yıl okullarda resim öğretmenliği yapar. Ancak 2001'de öğretmenliği bırakıp pastaneye döner. Evli, eşi kırtasiyecilik yapan Hanife Yeşil, küçüklükten beri içli dışlı olduğu pastacılık işinde pastanın üretimi ile ilgileniyor ve firmanın ikinci kuşak ortağı.
Hanife Yeşil, İlker Birgül ile ideal bir ortaklık görüntüsü veriyor. Yeşil, ortaklıkları konusunda, "Bizim babalarımız aynı yaşlardaymış. Birisi 60, diğeri 61 yaşında. Onlar kardeş gibiydiler. Bize iyi bir ortaklık bırakıldı. Biz de İlker ile üniversiteye kadar aynı okullarda okuduk, bir kardeş gibi büyüdük. İkimiz de 35 yaşındayız. İşimizde profesyoneliz, iş ne gerektiriyorsa onu yaparız. İşte profesyonel kurallar işler.
Kendi aramızda tartışada biliriz, ama iş dışında aile gibiyiz. Aramızda sevgi bağı var, birbirimizi sonuna kadar dinleriz, anlarız. Öyle yıpratıcı hırslarımız yok. 8 yaşında bir kızım var. Onun da burada çalışmasını isterim" diyor.
Özel yaşamdan fedakarlık
İlker Birgül, İstanbul'daki kız kardeşi için, "O İstanbul'da okumuştu. Orada bankacılık yapıyor" derken, genç yaşta omuzladığı Uzay Pastanesi'ni hızla büyütmüş.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Üyesi olarak kendi sektörünün temsilciliğini yapan İlker Birgül, "ikinci kuşak" olarak firmayı, batıdaki gibi, ülke çapında yaygın şube ağı olan bir marka haline getirmek istediklerini belirterek, şunları söyledi:
"Çok özverili çalışıyoruz. İşimiz, farklı bir iş. İnsanların bayramda, tatilde, hafta sonlarında dinlendiği, eğlenmek istediği zaman biz çalışmak zorundayız. Özel hayatımızdan ödün veriyoruz. Elbette biz de tatillerimizi ters zamanlara kaydırmak durumunda kalıyoruz. İşimiz insanlarla ve pasta olmazsa olmaz, zorunlu gıda değildir. Zevklere sesleneceksiniz. Kaliteli imalat ve servis yapmak durumundasınız. Herşey tertemiz olacak ve çalışanlarınızın da mutlu olması gerekir. Yönetimi devraldığımızdan beri şube sayısını 2'den 4'e çıkardık. İş hacmimiz çok arttı. Çalışan sayımız 10 kişiden 105 kişiye çıktı. Bütün ilgili fuarlara katılıyoruz. Şubelerimizde İtalyan mutfağı öğle ve akşam yemeği veriyoruz. Artık yemek artı pasta, tatlı vs. sunuyoruz. Standartlarımız yükseldi. Bütün kazandığımızı işimize harcıyoruz. Ben ve ortağım da maaşla çalışıyoruz. Hedefimiz öncelikle büyük bir imalathane yapmak, şube sayısını artırmak. Hatta Bursa dışında büyük şehirlerde şubeler açmayı planlıyoruz. İstanbul'a gitme hedefimiz var."
Öngörü
1998 yılında "Uzay Pastanesi"ni marka olarak tescilleyen, İlker Birgül, 1998 yılında büyük bir öngörü ile "asfalt bile yokken" Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'nda şube açmış. Bugün orası çekim merkezi oldu, çok memnun.
Aynı şekilde Geçit Şubesi'nin de isabetli olduğunu düşünüyor. Zira Bursa-Mudanya arası artık nerdeyse birleşiyor, hızlı bir yerleşim var. Güzelyalı'dan İstanbul'a Feribot seferleri başladığında daha bir canlılık kazanacak. İşle ilgili sağlam öngörülerde bulunan İlker Birgül, özel yaşamıyla ilgili kararsız görünüyor, hâlâ bekar...
İş bölümü
İlker Birgül, Hanife Yeşil ile aralarında bir tür görev bölümü yapmışlar. Birgül görev bölümünü için şunları söyledi: "Hanife tamamen üretimde. Un, şeker çikolata, ne malzeme lazımsa teker teker özel hazırlatır. 40 kişilik bir imalat kadrosunun başındadır. Ben işin stratejik boyutundayım. Nereye yatırım yapmalıyız, alt ve üst sektörlerde imalat, stok, tedarik, şubeleşme... Biz tam anlamıyla bir ekibiz. Pastacılıkta çok kaliteli malzeme kullanacaksınız. Ürünleriniz taze olacak. Ama görsellik de önemli. Güzel olmak zorunda. Ürün bazında sürekli yenilikler yapıyoruz. Bu alanda rekabet çok. Ve iyi ki de rekabet var..."
Sayı: 572 - Sayı'nın Kapağı