Özel Haberler

İhracatçı büyük dönüşüme hazır

Yeşil dönüşüm, dijitalleşme, inovasyon, markalaşma ve verimlilik, günümüz ekonomi dünyasında her geçen gün daha fazla dillendirilir oldu. Özellikle ihracatçı firmalar, küresel ölçekte giderek ağırlaşan rekabet şartlarında ayakta kalabilmek için, bu konulara önem vermek zorunda kalıyor.

AYDIN DAĞTEKİN – GÖKSEL BAŞARAN

Uludağ İhracatçı Birlikleri’ne (UİB) bağlı beş birliğin başkanları ile bu başlıkları değerlendirdik. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçılar Birliği (OİB), Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) başkanlarının konuyla ilgili görüşleri şöyle:

Adım atmazsak, karbon vergisi ile karşı karşıya kalabiliriz

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçılar Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik:

Türkiye otomotiv endüstrisinin dünyadaki dönüşümün güçlü bir parçası olması gerekiyor. Dünya otomotiv endüstrisinde ‘yıkıcı teknolojiler’ olarak tanımlanan, araçları birer akıllı cihaza dönüştüren mobilite döneminde değişim son hızla devam ederken, elektrikli araçlar da bu dönüşümün en güçlü parçaları arasında yer alıyor. Türkiye’de elektrikli araçların pazar payı hızla yükselerek 2023 yılında yüzde 6-7 seviyelerine ulaştı. Bu payı birkaç yıl içerisinde AB ortalaması olan yüzde 15’lere taşıyabiliriz. Dünyada yaşanan dönüşüme hızla adapte olmalı ve yerlilik oranımızı da artırmalıyız. Gerek Ford Otosan ve TOGG’un, gerekse otobüs üretiminde yoğunlaşan elektrikli araç yatırımları, tedarik sanayicilerimizi de bu dönüşümün güçlü bir parçası yapacaktır.

Türkiye otomotiv sektörünün rekabet gücünü sürdürmesi için dünya otomotiv endüstrisinde yaşanmakta olan dönüşümün güçlü bir parçası olması gerektiği ortada. Firmalarımız da, AB tarafından giderek katılaşan emisyon standartlarını yakalamak zorundalar. Gerekli adımları atmadığımız takdirde, AB ülkelerine ihracatta karbon vergisi ile karşı karşıya kalabiliriz. Kaldı ki yaklaşık yüzde 80 payı ile Türkiye otomotiv endüstrisinin en büyük pazarı olan Avrupa Ülkeleri, iklim değişikliğini gözeterek sürdürülebilir gelecek sağlayan bir mobilite çerçevesi geliştirmeye öncülük ediyor. Tüm bu gelişmelerle Türk otomotiv sektörümüzde üretim, tüketim ve lojistikte karbon salınımının azaltılması zorunlu hale geliyor.

Türk otomotiv endüstrisinin ülke ekonomisine daha fazla katma değer sağlaması için rekabet gücünün geliştirilmesi, ihracat pazarlarındaki payımızın korunması ve artırılması büyük önem taşıyor. Sektörde yaratıcılık, yenilikçilik ve özgünlük içeren yeni projelerin teşvik edilmesi, ihracatımızın yüksek katma değerli ve istikrarlı bir şekilde büyütülmesi hedefli çalışmalar da önem arz ediyor.

OİB olarak, devletimiz, Ticaret Bakanlığımız, çatı kuruluşumuz TİM, sektör paydaşlarımız ve ihracatçı firmalarımızın oluşturacağı sinerji ile Yeşil Dönüşümün başarıyla gerçekleştirileceğine, Türkiye’nin orta vadede karbon nötr araçlar için önemli bir üretim merkezi ve cazip bir pazar konumuna geleceğine inanıyoruz. Dolayısıyla OİB olarak 2024 yılında Türkiye Otomotiv Sektöründe Sürdürülebilirlik Eylem Planımız ekseninde sektöre bu konuda rehberlik edecek çalışmalarımıza tüm hızıyla devam edeceğiz. Sektörümüzün gerek ana gerekse tedarik endüstrisi ile yüksek üretim kapasitesi, geniş ürün yelpazesi ve AB standartlarıyla uluslararası alanda zirvede yerini alacağına inanıyoruz.

Yeşil enerji konusunda hızlı hareket etmek zorundayız

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin:

Sektördeki sorunlara ek olarak 2024 yılında AB Yeşil Mutabakatı kapsamında uygulanacak yaptırımlar ve getirilecek vergi oranları ile özellikle tekstil sektöründe küresel rekabetin daha da zor olacağını gösteriyor. Sıfır karbon konusu firmalarımızın mutlaka uyum sağlaması gereken konuların başında geliyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik, yeşil enerji konusunda hızlı hareket etmek zorundayız. İhracat acısından çok önemli olan bu konuyla ilgili üyelerimizi ve sektörümüzü bilgilendirmek için 2023 yılında yaptığımız çalışmaları 2024 yılında da sürdüreceğiz. Hem dijital ortamda hem de fiziksel olarak birçok faaliyetimizi kesintisiz sürdürüyoruz. Bunlara örnek olarak, PV New York, LA Textile Show, Munich Fabric Start, PV Paris, Denim by PV Milano, Intertextile Shanghai gibi fuarları sayabiliriz.

UTİB olarak, 2023 yılında da sektörümüze daha fazla sayıda etkinlikle katkıda bulunduk. Temel hedeflerimizden biri “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” ve bu yolda da tasarımı, inovasyonu, Ar-Ge ve markalaşmayı en kritik önceliğimiz haline getirdik. Bu amaçla TechXtile Platform, Ekolojik Tekstiller URGE Projesi, Athleisure Challenge Aktif Giyim Tasarım Yarışması gibi projelerimiz kapsamında; teknoloji ve metotların üretime dâhil edilmesi, yenilikçi ürünler tasarlanması, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve sonuçta tekstil ihracatında katma değerin artırılmasını destekledik.

Bu dönemde kayıplarımızı telafi etmek için daha yoğun gayretle sahada mücadele ediyoruz. Mevcut pazarlarımızı korumak önceliğimiz olsa da talep daralmasının yarattığı kayıpları azaltmak için alternatif pazarlara da yöneliyoruz.

Bu yıl AB Yeşil Mutabakatı kapsamında uygulanacak yaptırımlar ve getirilecek vergi oranları özellikle tekstil sektöründe küresel rekabeti daha da zorlaştıracak. Sıfır karbon konusu, firmaların mutlaka uyum sağlaması gereken konuların başında geliyor. UTİB olarak, bu konunun üzerinde duruyor, firmalarımıza gerekli bilgilendirmeleri yapıyoruz. Biz bugüne kadar rakiplerimizle her koşulda rekabet eden dünyanın en büyük beşinci tekstil ihracatçısıyız. Son dönemde yaşadığımız sorunlar bugün rekabetçilikte bizi zorlasa da bu sürecin iyileşeceğini, ardından yeniden rekabetteki gücümüzü ortaya koyacağımız bir dönemi başlatacağımıza inanıyorum. Bu hedef doğrultusunda enflasyona paralel kur, enerji ve işçilik maliyetlerinde sübvansiyon gibi desteklerin sağlanmasını bekliyoruz.

Katma değeri yüksek ürünler ile yerimizi güçlendirebiliriz

Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Nüvit Gündemir:

Ülkemizin markalaşmaya, yüksek birim fiyatlı ihracata odaklanmaya devam etmesi ve teknik tekstillere yönelmesi de gerekiyor. Rekabet gücümüzü artırmak için, Ar-Ge’ye yatırım yapmaya devam etmemiz lazım. Katma değeri yüksek, orijinal tasarımlı ürünlerin ihracatı ile uluslararası pazarlarda başarı sağlayabilir ve küresel piyasalarda firmalarımızın yerlerini güçlendirebiliriz.

Bu kapsamda UHKİB olarak hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Mühendisi Programı aracılığıyla, siber güvenlik, yapay zekâ, nesnelerin interneti, bulut bilişimi, büyük veri, artırılabilir ve sanal gerçeklik, sistem analizi gibi önemli alanlarda mühendislerimize yetkinlikler kazandırıyoruz. Ayrıca, sektörümüzün ve bölgemizin bu eğitimli işgücü eksiğini tamamlamak için Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Moda Tasarım Bölümü iş birliği ile İstanbul Moda Akademisi ile beraber zengin bir eğitim programı gerçekleştiriyoruz.

Türkiye ekonomisine en büyük dış ticaret fazlasını sunan ve birçok alanda liderlik yapan hazır giyim sektörü olarak başarılarımızın artarak büyümesinde yeni nesil mühendislerimizin öneminin farkındayız. Dolayısıyla mühendislerimizi start-up destekleri, eğitimler, seminerler, projeler gibi farklı alanlarda desteklemeye ve yol göstermeye devam edeceğiz. Bu konuda UTİB ile birlikte Techxtile Start-up Challenge / Athleisure gibi etkinliklerin yanı sıra, UHKİB olarak Türk hazır giyim sektörünün küresel ticaretteki payını artırması ve yüksek katma değerli ihracatta öncü olması hedefiyle başlattığımız T.C. Ticaret Bakanlığı destekli ‘Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Endüstri 4.0 Entegrasyonu’ projemiz de başarıyla sonuçlandı.

Dünyadaki yenilikleri yakından takip eden Türkiye’nin moda, tasarım ve marka konusunda dünyada bir çekim merkezi olması amacıyla başta Endüstri 4.0 olmak üzere pek çok konuda yaptığımız çalışmalarla sektöre ivme kazandırıyoruz. Bu dijital dönüşüm, firmalarımızın uluslararası alandaki rekabetçiliğine katkı sağlayacak, pazardan aldığı payı artıracak ve dünyayla uyumunu daha kolay sağlayacak.

Aynı şekilde UHKİB olarak diğer tüm birliklerimizle Sürdürülebilirlik Komitesiyle Avrupa Yeşil Mutabakatına ve karbon ayak izi ve sıfır atığı destekleyen üretime hazırlanıyoruz. Firmalarımızın Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na en kısa ve uygun şekilde adapte olmasını sağlamak için kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Devlet politikaları ile desteklenmek önem taşıyor

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Kamiloğlu:

UMSMİB olarak 2024 yılında devlet politikaları ile desteklenmek önem taşıyor. Ayrıca verimi yüksek, kaliteli ürünlerimizle mevcut pazarlardaki payımızı artırarak, yeni pazarlarda da kendimize sağlam yerler edinerek ihracatımızı kalıcı kılmak, çiftçimizi kalkındırmak ve ülke refahını artırmak hedeflerimiz arasında yer alıyor. Sektörün stratejisini de dünya ile rekabet edebilecek seviyede ürünler üretmek, mevcut pazarlardaki payımızı artırmak ve yeni pazarlarda yer edinmek oluşturuyor.

Firmalarımızın dünya pazarlarında söz sahibi olabilmeleri açısından pazar analizleri ile bilgilendirme çalışmalarına önem vermeye devam edeceğiz. Bunun yanı sıra, ham madde olarak kullandığımız tarımsal ürünlerde verimliliği artırmak, ürün kalitesini geliştirmek için üreticiler nezdinde eğitim ve destek çalışmalarımız bulunuyor. Gıda işleme alanında sektörün nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için ise mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik eğitim programında birliğimiz ortak olarak yer alıyor.

Küresel yaşanan talep daralmasına karşın tarım ürünlerinde ilginin devam etmesini dikkatle okumamız gerekiyor. Buna bağlı olarak 2024 yılında siparişlerin 2023 yılına kıyasla artacağını düşünüyoruz. Tarımda dijital tekniklerin ve otomasyonun etkin olarak uygulanması, verimliliğin artırılması, fire oranlarının düşürülmesi, katma değeri artıracak üretimlerin sağlanmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız çalışmaları üyelerimizle paylaşıyoruz.

2024 yılında da faaliyetlerimizin başında bu konular yer alacak. Tabi, yeşil dönüşüm kavramı da bizim için oldukça kıymetli. Hem dünya trendlerini hem sektörümüzün gelişimini ilgilendiren tüm konuları yakından takip ederek, firmalarımızı da bu yönde bilgilendirmeye, süreçlere en iyi şekilde hazırlanmaları için desteklemeye devam edeceğiz.

Önceliğimiz, tarımda sürdürülebilirlik ve verimlilik

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan:

İhracatımızı artırmak üzere 2024 yılında odaklandığımız en önemli konu başlıkları; gıda güvenliği, Ar-Ge faaliyetleri, fuar ve heyet organizasyonları olarak öne çıkıyor. Üyelerimize ve bölgemizdeki üreticilere yönelik doğru tarım uygulamaları hakkında bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyoruz.

Sektörümüzde planlamanın olmaması, tarımsal ürün ithalatının başlıca sebebi olarak hala en önemli sorunumuz olarak duruyor. Dolayısıyla 2024 yılında ihracatımızı artırmak için Tarım Bakanlığı’nın sektör paydaşlarının da görüşünü olarak kısa orta ve uzun vadeli olmak üzere çok ciddi planlama yapması, hükümetin buna göre destek mekanizmalarını şekillendirmesi ve uygulaması gerekiyor.

Bir günde alınan ihracat yasakları gibi kararlar nedeniyle yabancı alıcılarla yıllardır kurulan iş birlikleri bitme tehlikesi yaşıyor. Bu kararlar neticesinde güven problemi oluşuyor. Tarım Bakanlığı’nın sektör paydaşlarının da görüşünü olarak kısa orta ve uzun vadeli olmak üzere çok ciddi planlama yapması, hükümetin buna göre destek mekanizmalarını şekillendirmesi ve uygulaması lazım. Ülkemizin tarım haritasını çıkarmak, üretim ve desteklemeyi buna göre yapmak artık kaçınılmaz hale geldi. Üreticinin bilinçlendirilmesi, verilecek desteklerle girdi maliyetlerinin düşürülmesi, desteklerin arazi başına değil üretimi teşvik edecek şekilde yapılandırılması ve mutlaka tarım sektöründe Ar-Ge’ye ağırlık verilmesi ilk akla gelenlerden.

Ülkemizin tarım haritasını çıkarmak, üretim ve desteklemeyi buna göre yapmak artık kaçınılmaz hale geldi. Üreticinin bilinçlendirilmesi, verilecek desteklerle girdi maliyetlerinin düşürülmesi, desteklerin arazi başına değil üretimi teşvik edecek şekilde yapılandırılması ve mutlaka tarım sektöründe AR-GE’ye ağırlık verilmesi gerekiyor.

Önceliğimiz, tarımda sürdürülebilirliği ve verimli üretimi sağlamak. Bu hedef kısa zamanda gerçekleşmez. Tüm aktörlerin birlikte karar alarak, uygulama esaslarını ve destekleri iyi analiz etmesi ve uygulaması gerekir.