İncelemeler

Türkiye üreterek büyüyor

TÜİK, ağustos ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, ağustosta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 yükseldi. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ağustosta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,4, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 14,2, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 9,4 arttı. Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 19,9 artış oldu.

Bakan Varank yüksek teknolojili üretime dikkat çekti
Ağustos ayı sanayi üretimi verilerini değerlendiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerdeki artışa dikkat çekti. Bakan Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörler başta olmak üzere tüm alt başlıklarda önemli artışlar söz konusu. Üreterek büyümeye devam ediyoruz” ifadesini kullandı.

Büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyonlar
Normalleşmeyle birlikte Türkiye ekonomisindeki hızlı toparlanma ve sanayi üretimindeki güçlü seyir uluslararası kuruluşların Türkiye ekonomisinin 2021 yılı büyüme rakamlarını revize etmesini de beraberinde getirdi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, (OECD), Eylül Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Türkiye’nin 2021 yılı büyüme beklentisini 2,7 puanlık artışla yüzde 8,4 seviyesine yükseltti. Fitch Ratings, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nun eylül sayısında, Türkiye için 2021 büyüme beklentisini yüzde 7,9’dan yüzde 9,2’ye çıkardı. Standard & Poor’s da (S&P) Türkiye’nin 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 6,1’den yüzde 8,6’ya yükseltildiğini duyurdu. Moody’s ise Türkiye ekonomisi için 2021 büyüme tahminini yüzde 5’ten yüzde 6’ya yükseltti. Uluslararası Para Fonu da (IMF) yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ekim 2021 sayısında, Türkiye ekonomisinin 2021 büyüme tahminini yüzde 5,8’den yüzde 9’a yükseltti. Türkiye ekonomisinin 2022 yılına ilişkin büyüme beklentisini yüzde 3,3’te sabit tutan IMF, ülkede işsizlik oranının da 2022’de yüzde 11’e ineceği tahmininde bulundu.

Girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çektiler
Sanayi üretimi ve ihracattaki performansın yanında uluslararası kuruluşlardan gelen olumlu gelişmeler Bursa iş dünyasının yılın son çeyreği ve 2022’ye dair umutlarını artırsa da iş dünyası temsilcileri ham madde başta olmak üzere girdi maliyetlerinde yaşanan artışların oluşturduğu olumsuzluklara dikkat çekti.


Ömer YILDIZ
BEKSİAD YK Başkanı

Sanayi üretim endeksindeki artış, ihracatta yaşanan olumlu tablo gibi veriler, Türkiye’nin üretim ve ekonomik anlamda toparlanma sürecine girdiğini göstermekte. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, dünyadaki birçok ülke bu alanlarda gerileme yaşarken, Türkiye pandemiye rağmen büyüme hedeflerini yükseltiyor. Son olarak IMF’nin de Türkiye’nin büyüme hedefini yüzde 9 olarak yukarı yönlü revize etmesi bunun önemli bir göstergesi. Yaşanan bu olumlu gelişmeler üreticiler olarak bizleri de mutlu ediyor. Ancak tüm bunlara rağmen ham madde fiyatları başta olmak üzere üretim maliyetlerinde yaşanan ciddi artışlar devam ediyor.  Bu durum kontrol altına alınıp, fiyat artışlarının önüne geçilebilirse; bizler de daha fazla üretip, ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayabileceğiz. Bununla birlikte, hükümetimizin ekonomideki olumlu gelişmeleri tabana yayma yönünde atacağı adımlar, önümüzdeki süreçte bu olumlu tabloyu daha da güçlendirecektir. 


Osman AYBİL 
İMOS YK Başkanı

Sanayi kesimi üretimden istihdama ve ihracata kadar ülkemiz ekonomisinde çok önemli bir yer tutuyor. Dinamik bir yapıya sahip olan Türkiye ekonomisinde sanayi üretim endeksi de önemli göstergelerden birisi. Bu anlamda, sanayi üretim endeksindeki artışlar elbette memnuniyet verici bir durum. Önemli olan bu artışların sürdürülebilir olması. Gerek konjonktürel etkiler, gerekse pandeminin getirmiş olduğu bazı problemlere ilaveten, son dönemde görülen girdi maliyetlerindeki aşırı artışların yanı sıra ham madde tedarikindeki sıkıntılar da aşılırsa, sanayi üretimindeki artışın önümüzdeki aylarda da devam edeceğini söyleyebiliriz.

Mustafa ANDIÇ
İMSİAD YK Başkanı

Sanayi üretimindeki artışa rağmen sektörümüzdeki olumsuzluklar ne yazık ki hala devam ediyor. Sanayi üretiminin artması ülkemiz için mutluluk verici. Pandemi şartlarına rağmen özveriyle üreten sanayicilerimizin başarılı performansı ülkemizi başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok dünya ülkesinden pozitif anlamda ayrıştırıyor. Sanayi üretimindeki ve ihracatta yaşanan tüm bu olumlu gelişmelere rağmen müteahhitler olarak bizler, hala bazı ham maddelere ve inşaat malzemelerine ulaşmakta zorluk yaşıyoruz. İnşaat malzemelerindeki anormal fiyat artışları sektörümüzü olumsuz anlamda etkilemeyi sürdürüyor. Buna yönelik tedbirlerin ivedilikle alınması gerektiği çağrımızı yeniliyorum. Elbette ihracat hem ülkemiz hem de firmalar için katma değer sağlayan bir durum. Ancak, ürün tedarikinde yaşadığımız sıkıntılar sektörümüz ile birlikte 250 alt iş kolunu daha olumsuz etkilemekte. Bu yüzden inşaat gibi ülke ekonomisini ve istihdamını doğrudan etkileyen sektörlerin ihtiyaç duyduğu ürünlerde öncelik iç piyasaya verilmeli.

Fatih ŞAKİR
BALKANTÜRKSİAD 
YK Başkanı

Türkiye enerjisi yüksek ve her türlü krizi atlatabilecek güçte bir ülke. Gittikçe yaşlanan Avrupa nüfusuna kıyasla oldukça genç ve dinamik bir nüfusa sahibiz. Sanayi potansiyelimiz sürekli gelişmekte. İş insanımız çalışkan ve şartlara hızla adapte olmayı başarıyor. Bahsetmiş olduğum bu konular sanayi üretim endeksimizdeki artışta büyük rol oynuyor. Ülkemizde ekonomik anlamda yaşanan olumlu gelişmeleri, uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde gözlemleyebiliyoruz. IMF’nin Türkiye’nin büyüme beklentisini yüzde 9’a çıkarmasından ve uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu pozitif yönde revize etmesinden de görebiliyoruz. 


Gürsel DURMUŞ
ARSİYAD YK Başkanı

Küresel çapta lojistikte yaşanan aksamalarla birlikte ürün tedarikinde yaşanan sıkıntılar ülkemize olan talebi artırmış ve döviz kurlarındaki yükseklik de ihracatta yaşanan olumlu tabloya imkan vermiştir. Dünya çapında yaşanan süreç bir anlamda Türkiye’nin faydasına oldu ve bu faydalanmanın devam ettiğini görüyoruz. Bu durumun kalıcı olmasını temenni etsem de ne yazık ki kalıcı olacağı kanaatinde değilim. Özellikle döviz kurlarında yaşanan artış piyasalarda dengeleri bozacak etkiler meydana getirebilir. Bunun yanında enflasyondaki yükseklik ve faiz politikalarındaki uygulamalar piyasaların güvenini olumsuz etkiliyor. Ancak tüm bunlara rağmen sanayide, üretimde ve ihracatta gösterdiğimiz başarılı performans bizleri mutlu etmekte ve önümüzdeki dönem için umutlarımızı artırmakta. Bu yüzden ihracat ve üretimde yaşanan olumlu süreçten en iyi şekilde faydalanıp, bunu kalıcı hale getirmek için özveriyle çalışmamız gerekiyor.