Ümidini kaybetme

Değerli Okurlar,

Bu hafta size bir kitaptan mesajlar iletiyorum.

Unutmayın ki dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.”

İnsan hayatında zor dönemler kaçınılmazdır. Bazen insan her şeyin üst üste geldiğini hisseder, yolların kapandığını ve çabaların karşılık bulmadığını düşünür. İşte tam böyle anlarda insanın elinde kalan en önemli şey umuttur. Çünkü umut, insanın yeniden ayağa kalkmasını sağlayan görünmez bir güç gibidir. İnsan umudunu koruduğu sürece yeniden denemek için bir neden bulur, karanlığın içinde bile küçük bir ışık görebilir. Umut kaybolduğunda ise insanın içindeki hareket etme gücü de zayıflar. Bu yüzden insanın hayatta en çok koruması gereken şey, şartlar ne kadar zor olursa olsun içindeki umut duygusudur. Çünkü umut var olduğu sürece, hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.

Bir çiçeği sevdiğinizi söyleyip günlerce onu sulamayı unutursanız, o sevgiye kimse inanmaz. “Peki, bir çiçeğin sorumluluğunu üstlenmeden ona ‘benim’ diyemiyorsak; bir insanın kalbinin sorumluluğunu almadan ona nasıl ‘seni seviyorum’ diyebiliyoruz?”

Sevme Sanatı kitabında yazar, sevginin en temel bileşeninin ilgi olduğunu savunur. Yazara göre sevgi, içimizde kendiliğinden oluşan pasif bir duygu seli değildir; aksine, sevgi tam anlamıyla aktif bir eylemdir.

Sevgi; sevdiğimiz kişinin büyümesi, gelişmesi ve serpilmesi için gösterdiğimiz somut çabadır. Tıpkı bir bitkinin suyunu ve güneşini eksik etmemek gibi, sevdiğimiz insanın da ruhsal gelişimine katkı sunmamız gerekir. Unutmayın; insan, emek harcadığı şeyi sever ve ancak sevdiği şeye gerçekten emek harcar.

Modern çağda aşkı, hızlıca tüketilip bitirilecek bir heves gibi görme eğilimindeyiz. Genellikle bizi mutlu eden şeyleri “seviyoruz” sanıyoruz. Sevdiğiniz kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine destek olmak, onun ihtiyaçlarını gözetmek ve hayatı tüm renkleriyle paylaşmak sevginin özünde vardır. Bir çiçeğin açması için ona uygun toprağı hazırlamanız gerektiği gibi, sevginin yeşermesi için de o aktif ilgiyi her gün sabırla göstermelisiniz.

Sevgi, kalbinizde sakladığınız durağan bir histen ziyade; ellerinizle ve emeğinizle her gün yeniden inşa ettiğiniz bir “ilgi sanatı” dır.

Saygılarımla