Türkiye Cumhuriyeti Anayasa (Kısaca "Anayasa") hükümlerine göre, milletvekili dokunulmazlığı iki türlüdür: a) Mutlak dokunulmazlık
Milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (Kısaca "TBMM") çatısı altında yaptıkları konuşmalar, oy verdikleri kanunlar ve açıkladıkları görüşler nedeniyle hiçbir surette süresiz olarak yargılanamaması anlamına gelir. Dolayısıyla, milletvekili görevden ayrılsa bile, görevi sürecinde TBMM ’teki söz ve oylarından ötürü sorumluluğu yoktur. Anglo Sakson terminolojisinde söz konusu ayrıcalığa "söz hürriyeti" denilmektedir. b) Dönemsel dokunulmazlık
Milletvekili, seçilmeden önce veya milletvekilliği sırasında işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle, TBMM'nin izni olmadan tutuklanamaz, sorguya çekilemez ve yargılanamaz (Anayasa m.83/II). Anglo Sakson terminolojisinde söz konusu ayrıcalığa "tutuklanmama hürriyeti" denilmektedir.
Ancak, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesinde belirtilen “demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler” yukarıda belirtilen yasama dokunulmazlığı kapsamı dışındadır. Bu durumda, yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ne bildirmek zorundadır.
Dokunulmazlığın diğer bir sonucu ise, milletvekili hakkında, seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesinin, TBMM üyeliği sıfatının sona ermesine kadar bırakılmasıdır (Anayasa m.83/III). Konunun önemi nedeniyle, milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması aşamalarını başlıklar halinde şöyle belirtebiliriz: - Fezleke hazırlanması. - Karma komisyon süreci.
- Genel kurul oylaması.
Milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması, sadece kendisinin yargılanmasının önünü açar ve fakat milletvekilliği sıfatı korunur. Dokunulmazlığının kaldırılması, milletvekillerine tanınmış kişisel bir hak değil, kamu yararı amacıyla kabul edilmiş müessesedir. TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon’da dokunulmazlık dosyalarına konu yaklaşık sekiz yüz (800) fezleke beklemektedir.
Dokunulmazlık dosyalarının yıllarca TBMM'nde bekletilmesi sürecin siyasileştiğinin bir göstergesidir. Milletvekillerinin en öncelikli görevi, milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması konusunda siyasal saiklerle hareket edilmemesi ve adaletin zamanınd6a yerine getirilmesini sağlamak olmalıdır, geciktirmek değil. Bu durum, aynı zamanda milletin, TBMM'ne olan güvenini de sarsıcı niteliktedir.
Çalışmalarınızda başarı, ailenizle birlikte esenlik ve mutluluklar diler, en içte saygılarımızı sunarız.