banner8

banner6

Bursa'ya Avrupa'nın en büyük yemek fabrikası

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde 50 milyon liralık yatırımla Avrupa’nın en büyük yemek fabrikasını açmaya hazırlanan Referans Grup, yeni tesisinde kullanacağı robotik sistemlerle sektöründe çığır açmaya hazırlanıyor. SEMİH AYDIN Catering sektöründe Bursa’nın öncü firmalarından olan, farklı şehirlerdeki tesisleriyle birlikte her gün onbinlerce kişiye yemek hizmeti sunan Referans Grup, Bursa Nilüfer Organze Sanayi Bölgesi’nde 50 milyon liralık bütçeyle yatırımını gerçekleştirdiği, Avrupa’nın en büyük yemek fabrikasını açmaya hazırlanıyor.

Şirketler 31.08.2020, 12:53 31.08.2020, 12:53
Bursa'ya Avrupa'nın en büyük yemek fabrikası
Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde 50 milyon liralık yatırımla Avrupa’nın en büyük yemek fabrikasını açmaya hazırlanan Referans Grup, yeni tesisinde kullanacağı robotik sistemlerle sektöründe çığır açmaya hazırlanıyor.

SEMİH AYDIN

Catering sektöründe Bursa’nın öncü firmalarından olan, farklı şehirlerdeki tesisleriyle birlikte her gün onbinlerce kişiye yemek hizmeti sunan Referans Grup, Bursa Nilüfer Organze Sanayi Bölgesi’nde 50 milyon liralık bütçeyle yatırımını gerçekleştirdiği, Avrupa’nın en büyük yemek fabrikasını açmaya hazırlanıyor. Günlük 200 bin öğün kapasiteli fabrikada 250 kişi istihdam edilecek. 7.500 m2 kapalı alana sahip olan ve üretimin önemli aşamalarında robotik sistemlerin kullanılacağı fabrika Eylül ayında üretime başlayacak.

Referans Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yarar, grup olarak yaptıkları çalışmaları ve hedeflerini EKOHABER Gazetesi’ne açıkladı.

2008 yılından bu yana catering sektöründe faaliyet gösterdiklerini, ilave olarak kırmızı et ve unlu mamuller konusunda da kendi üretimlerinin olduğunu ifade eden Yusuf Yarar,  NOSAB’da yatırımını gerçekleştirdikleri yeni fabrikalarına ilişkin bildi verdi.

İnsan sağlığını doğrudan ilgilendiren bir iş yaptıklarını, bu yüzden yeni fabrikada teknoloji ve hijyen konusuna büyük önem verdiklerini söyleyen Yarar, “Pandemi nedeniyle özellikle hijyen konusu çok daha önemli hale geldi. Artık tüm yemek üretim tesislerinin en üst kalite standartlarında hizmet vermeleri gerekiyor. 50 milyon TL’ye yakın bir yatırımla, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın en büyük yemek fabrikasını kuruyoruz. Biz bu fabrikada, olmayanları yaptık. Şu anda hiçbir firmada olmayan sistemler kullanıyoruz. Kendi kendine yemek yapabilme kapasitesi olan makinalarımız var. Bu anlamda mutfak sanayisinde robot teknolojisini kullandığımızı söyleyebilirim. Bu tesisi Bursa’ya kazandırmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

 

“Chiller teknolojsi bakteri oluşumu önlüyor”

Catering sektöründe en büyük risklerden birinin zehirlenmeler olduğuna işaret eden Yusuf Yarar, “Zehirlenmelerin önüne geçmek için dünyadaki en son teknoloji olan ‘chiller soğutma’ sistemini kullanıyoruz. Bu sistemle, yemeği şoklayarak anında soğutuyor ve böylelikle herhangi bir bakteri oluşmasına imkân tanımıyoruz” dedi. Ayrıca; hijyen standartlarını en üst seviyede tutmak amacıyla yemek üretim aşamalarındaki bütün bölümleri birbirinden ayırdıklarını söyleyen Yarar, “Pişirme alanımız, et – tavuk, sebze, ön hazırlık, tatlı gibi reyonların hepsi ayrı. Bu durum hijyen açısından bize oldukça avantaj sağlıyor. Yeni fabrikamızı gezen sanayicilerimiz ve iş dünyası profesyonelleri, tesisimizi çok beğendiklerini dile getirerek, bizimle çalışmak istediklerini söylüyorlar” şeklinde konuştu. Yusuf Yarar, 50 milyon liralık yatırımla 7.500 m2 kapalı alan olarak kurulan fabrikada 250 kişiye istihdam olanağı sağlanacağını bildirdi. Robotik sistemlerle günde 200 bin öğün yemek üretiminin planlandığı fabrikanın Eylül ayında faaliyete geçeceğini dile getiren Yarar, Bursa’daki iki üretim tesisine ilave olarak, Gebze, Bandırma ve Eskişehir’de de yemek üretimi yaptıklarını, toplam 1.150 kişilik dev bir kadroyla hizmet verdiklerini anlattı.

 

“Kırmızı et ve unlu mamulleri kendimiz üretiyoruz”

Grup olarak G.Antep’te de bir yemek tesislerinin bulunduğunu bildiren Yarar, kendilerini farklı kılan iki ayrı konunun daha bulunduğunu belirtti. Bunlardan ilkinin; yemeklerde en önemli malzeme olan kırmızı eti, diğerinin ise un ve unlu mamulleri de kendi bünyelerinde üretmek olduğunu ifade eden Yarar, Şöyle konuştu : “Kırmızı et ile un ve unlu mamuller üretiminin kendi bünyemizde yapılması bizi bir adım daha öne çıkarıyor. Hayvanlarımızı kendi besi çiftliğimizde yetiştiriyoruz. Diğer taraftan; un ve unlu mamuller üretiminde işinde Güney Marmara’nın en büyük tesisine sahibiz. Burada ekmek, börek, baklava, yufka, kısacası unla yapılabilecek her türlü ürünü imal ediyoruz. Begüm Roll markamızla, her gün 14 TIR ile 350 bin adet ekmeği Güney Marmara’nın dört bir yanına ulaştırıyoruz. Sektörümüzdeki iki önemli kalem olan bu ürünleri kendi tesislerimizde üretmemiz, bizi farklı kılıyor.” Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yarar, konuşmasında Referans Grup’un gelecek dönem yatırım hedeflerinden de bahsetti. Bu yıl Güney Marmara’da, Gebze’de bir yemek üretim tesisi kurmayı hedeflediklerini açıklayan Yarar, pandemiden dolayı bu projeyi planlanan biraz daha geç de olsa hizmete açacaklarını dile getirdi.

 

“Sektörün en büyük sıkıntısı merdiven altı üretim”

Referans Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yarar, sektörün en büyük sıkıntısının merdiven altı üretim olduğunu vurguladı. Yarar, “Bursa’da 400’e yakın yemek üretimi gerçekleştiren tesis var ama bunlardan ancak bir bölümü dürüst, güvenilir ve sağlıklı üretim gerçekleştiriyor.

Bazıları kendi bodrumlarında da, ufak dükkânlarda sağlıksız koşullarda yemek yapıp satıyor. Bizce, özellikle pandemiden sonra acilen bir takım kriterlerin getirilmesi gerekiyor. Sektörümüzle ilgili ciddi yatırımlara ihtiyacımız var. İnsan sağlığıyla doğrudan ilgili bir sektörün bu kadar başıboş bırakılmasını doğru bulmuyorum. Sektörde 20 yıla yakın tecrübesi olan Referans Grup olarak biz, hijyen kriterlerini karşılamak adına, Türkiye’de hiçbir yemek fabrikasının almadığı Güvenli Üretim Belgesi’ni aldık” diye konuştu.

 

“Sektörümüzde yüzde 20 daralma yaşandı”

Son olarak pandeminin sektöre olan etkilerini de değerlendiren Referans Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yarar, “Bakanlığımızın bizim için uyguladığı kriterler var. Bunları hem mutfağımızda hem de hizmet vermiş olduğumuz yemek üretim tesislerinde ve salonlarında uyguluyoruz.

Sosyal mesafeyi koruyacak şekilde yemek alımı, masa düzeni ve kullanılan aletlerin hijyenine çok özen gösteriyoruz. Ancak bu işin bir de ekonomik boyutu var. Bu süreçte okullar kapandı, bazı fabrikalar üretimlerini durdurdu. Sektörümüzde yüzde 20 oranında bir daralma yaşandı. Kısacası, salgından her sektör olduğu gibi biz de olumsuz manada etkilendik” diyerek sözlerini noktaladı.

Yorumlar (0)
17
hafif yağmur