banner34

banner6

Yemek sanayii zamla sarsıldı

Yemek sanayii zamla sarsıldı

Sektörel Haberler 26.04.2010, 21:00 26.04.2010, 21:00
Yemek sanayii zamla sarsıldı
Endüstriyel hazır yemek sektörünün, ülke ekonomisinin toparlanması ile artan iş hacmi, sektörün ana girdilerinin gördüğü yüzde 35'lik zam ile sarsıldı.

ENDÜSTRİYEL hazır yemek sektörü, kriz ortamında kapanan firmalar, istihdamdaki azalmalar ve sıkışan nakit döngüsü içinde ekonomik daralmayı direkt hisseden sektörlerin başında yer aldı.
2010 yılının ilk çeyreğinde seyreden olumlu havayı hisseden ve alt tedarikçilerine aktaran ana sanayideki çıkışı tam hissetmeye başlayan sektör, bu sefer de ana girdi olan kırmızı-beyaz et, bakliyatlar ve patates-soğan'a gelen yüzde 35 civarındaki zamla, artıya dönen bütçesel verilerden de zarar etmeye başladı. Sektör temsilcileri bu mamuller üzerindeki fiyat politikalarında değişiklik yapılmasını bekliyor. Temsilciler aksi takdirde hem sektördeki kalite düşecek, hem de merdiven altı firmalara prim verilmiş olacağının önemle altını çiziyor.
Bu ortamda 2010 yılına tam anlamıyla umut dolu bakamayan endüstriyel hazır yemek sektörü, gözünü 2011'e çevirdi.

Faruk Aslanoba BUYSAD Başkanı Obasan YKB: TÜRKİYE'DE sanayi çarkları yavaş da olsa tekrar dönmeye başladı. Ancak üretim artış hızını, imalat sanayi sektörü ve beraberinde ana sanayi grupları ile imalat sanayi alt grupları başta olmak üzere tüm sektörler nezdinde değerlendirdiğimizde, bu hızın aynı oranda bir istihdam artışı yaratmadığını söylemek çokta yanlış olmaz. Çünkü krizden yeni yeni çıkmaya başlayan tüm kuruluşlar hala zararlarını telafi etmekle uğraşıyorlar. İlan edilen üretim artış ivmelerinin karlılığı işaret etmesi için yılsonu rakamlarını beklememiz gerekir. Buna paralel olarak da, Türkiye ekonomisini oluşturan bütün kuruluşlar, kriz döneminde küçülttükleri kadroları hala aynı seviyelerde tutmaya ve personel maliyetlerini arttırmamaya gayret gösteriyor. İstihdam artışını muhtemelen 2010 yılının dördüncü çeyreğinden itibaren öngörmek mümkün olacaktır. Bu nedenle sanayi üretim artışının endüstriyel hazır yemek sektöründe aynı hızı yakaladığını söyleyemeyeceğiz. Elbette ki gelişmeler umut verici ve her geçen gün gösterdiğimiz azim ve gayretimizle daha da iyi olacaktır.
Sektörü işleyiş açısından değerlendirdiğimizde sektörün kendi sorunlarının maalesef hala devam ettiğini görüyoruz. Kriz sonrasında ürünü ucuza temin etmenin birinci koşul olarak görülmeye başlanması ile merdiven altı üretimin artış gösterdiğini söylemek gerekir. Burada halk sağlığını hiçe sayan üretimlerden bahsediyoruz. Biz derneklerimiz ve federasyonumuz nezdinde bu oluşumlara karşı tüketiciyi bilinçlendirmeye devam ediyoruz.
Bunun yanında sektörün ciddi sıkıntılar yaşadığı konular arasında da, Beyaz ve Kırmızı Et ve Et Ürünleri ile Süt ve Süt Ürünleri sektörlerinde fiyat politikalarından kaynaklı yaşanan olumsuzluklardan direkt olarak etkileniyor olması var. Sektör kriz sonrasında ciddi anlamda ayakta kalma savaşı veriyor. Ekonomik anlamda olumlu çıkış ivmesinin 2011 yılından önce olacağını söylemek çok realist olmayacaktır.

Serkan Durmuş
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı: TÜRKİYE'DE ve dünyada hızla büyüyen ve geniş bir kitleye istihdam olanağı sağlayan yemek sektörü zor günler yaşıyor. Yapılan araştırmalara göre Türkiye'de 2 bin 500'e yakın catering firmasının bulunduğu ve bu firmaların 350 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığı tespit edilmiştir. Ekonomik anlamda 5 milyar dolarlık bir işlem hacmine sahip sektör hammadde fiyatlarındaki astronomik artışlar nedeniyle dar boğaza girmiş ve birçok firma kapanmıştır.
Otomotivden tekstile, kamu kurumlarından hastane ve okullara kadar geniş bir hizmet alanına ulaşan yemek sektörü, bu sektörlerin beklentilerine karşılık vermek için büyük çaba sarf etmektedir.
Özellikle sanayileşmeye paralel olarak son 15 yılda sanayi kuruluşları, okul, hastane ve askeri kışla gibi insanların toplu olarak bir arada bulundukları ortamlardaki yemek hizmet alımı önem kazanmaya başlamış olup bu önem de yemek sektörünün (tabldot) değer kazanmasına neden olmuştur. Ancak bugünlerde işler kolay yürümüyor, özel sektörden kamu sektörüne dek son dönemde yemek sanayilerine ana girdi olan kırmızı ve beyaz et ve bakliyat grubu hammaddelerinin yüzde 35'i aşkın zam görmesi sektörün zararına çalıştığının bir göstergesidir. Bu durum bu şekilde devam etiği sürece, önümüzdeki dönemde kapanacak firma sayısının artması endişe ile takip ediyoruz. Yemek sektöründe bu günlerde hummalı bir çalışma yürütülüyor. Müşteriler ile birebir görüşmeler yapılarak fiyatlar gözden geçiriliyor, ortak bir yol bulunmaya çalışılıyor. Ancak uygulamada istenilen verime henüz ulaşılamamıştır.

Refik Özen Örnek Yemek Genel Müdürü “Nisan ayı itibariyle geride bıraktığımız 3 aylık dönemde ciddi anlamda bir iyileşme görüyoruz. Kapasitelerimizde yüzde 10 oranında bir artış var. Bu oran incelendiğinde yeni müşteriler bizi sevindirse de mevcut müşterilerimizin kapasite artışına olan etkileri geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Çünkü mevcut müşterilerimizdeki artış, işlerin iyiye gittiğinin en açık sinyalidir. Piyasalardaki canlılık ilk bizim sektörümüze yansır, bu çerçevede diyebilirim ki 2010, geride bıraktığımız 2009'un kara tablosunun izlerini silmeye başlanacağı bir yıl olacak. Her şey umutlandırıcı. Hele hele geçen yılın aynı dönemine kıyasla çok mükemmel olarak bile nitelendirebiliriz. Çünkü geçen yıl bu dönem krizin en çok hissedildiği, her şeyin negatif olduğu ve önümüzü görmekte zorlandığımız bir dönemdi. Şimdi en azından rakamlar olumlu ve geleceğe umutla bakabiliyoruz. Et fiyatlarında 6-7 aydır süren ve yüzde 60 oranına ulaşan artış, kapasitelerimizdeki artıştan kaynaklanan karlılığımızı yok etse dahi geleceğe umutla bakabiliyor olmanın motivasyonuyla keyifle çalışıyoruz. İç piyasada yaşanan olumlu gelişmelerin dışarıda da yaşanması çok daha güzel günlerin habercisi olacaktır. Karamsar tabloyu geçmişte bıraktık, şimdi geleceğe umutla bakmanın motivasyonuyla müşterilerimize hizmet sunuyoruz.”
Şahin Özen
Yunus Yemek A.Ş. Genel Müdürü
Sanayi üretimindeki artış kapasitemize yüzde 5 civarında yansıdı. Şöyle ki hizmet sunduğumuz firmalar bu dönem içerisinde piyasalarla ilgili çekincelerinden dolayı az miktarda istihdam artışları yapabildiler. Fakat elde ettikleri talepleri fazla mesai çalışmaları ile karşılamaktadırlar.İnşallah güven ortamı hızlı bir şekilde devam eder ve istihdam artışları başlar. Geçen 2 yıllık sert, şu anda durağan şekilde devam eden global kriz nedeniyle en çok sıkıntı yaşayan sektörlerden birisi olan endüstriyel yemek üretim firmalarının kayda değer bir bölümü maalesef battı veya el değiştirdi. Geriye kalanlarımız ise işlerine finans takviyesi ve sıkı tasarruf tedbirleri alarak bugünlere geldi.Sonuç olarak haksız rekabetin ve ucuza uzun vadeli yemek satmanın faturası sektörümüze çok pahalıya mal oldu.
Son 1 yıl içerisinde sektörümüzün gelişimine ben ihtiyatla yaklaşıyorum.Tabiki insan sağlığını direkt ilgilendiren,müşteri memnuniyetine odaklı olmazsa olmaz prensibi ile hizmet sunan yemek üretim firmalarımızın büyük bölümünün belli oranlarda gelişim ve değişim gösterdiklerine inanıyorum.Fakat her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de “Kriz bize fırsat yarattı,bu dönemde kapasitemizi yüzde 100 arttırdık, çok büyüdük, çok geliştik'' gibi sadece mevcut portföy ve piyasada kendine güven yaratma adına reklamımsı ve abartılı beyanları yanlış buluyorum. Bu oran, işletmelerin, sanayicinin büyümesine ve halkın alım gücüne dayalıdır, Bu oranlar da ortadadır.
Toplu yemek alımı yapan işletmelerin, yaşamın en önemli parçası olan insan sağlığını ilgilendiren yemek alımlarında sadece fiyatları göz önünde bulundurarak alım yapmaktan kaçınmasını, yemek alım yaptığı firmaların mevcut tesislerini mutlaka görmelerini, sağlıklı yemek üretim standartlarına uygunluğunu kendilerinin tescillemesini tavsiye ediyorum.”
Esra Öztürk Kuyu
Mekaş Yemek İşletme Müdürü
“Sanayi Üretim Endeksi'nde görülen artış bizi çok etkilemedi çünkü mevcuttaki firmalarımızda bir eleman alımı veya sayı artışı görmedik. Zaten sanayiye şöyle baktığımız da işsizlik hala devam ediyor şirketler çalışmadıkları dönemdeki verilen boş zamanları değerlendiriyor personel almıyor personele mesaiye bırakarak işlerini çözüyorlar. Esasında sektörün sorunları dünyanın ve Türkiye'nin genel sorunlarından çok farklı değil. Ekonomik buhran ve spekülasyonlar, artan rekabetle birlikte karlılıkların ve dolayısıyla hizmet kalitesinin düşmesi tüm kurumları etkiliyor. Bizim sektörümüz çok ilginç ki aldığımız hammadde gıda endeksine bağlı, müşteri tarafı enflasyona ve döviz kurlarına bağlı. Bu aralar inanılmaz et ve piliç, hatta sofralarımızdan eksik olmayan patates ve soğana da zam geliyor… Günlük fiyat farklarıyla karşılaşıyoruz, sonu da şuan gelmeyecek gibi. Keza yaz geliyor piknik sezonuyla bu rakamlar daha da artacak. Biz mecbur zam fiyatlarını kabul ediyoruz çünkü listede yazanı uygulamakla yükümlüyüz, fakat öbür kanattan baktığımızda müşteriye bunu yansıtamıyoruz. Öte yandan krizde firmaların tasarrufa yönelmesi merdiven altına yaradı. Ama önemli olan ucuza iş yapıp günü kurtarmak değil; kaliteden ödün vermeden, sağlam ve kalıcı bağlar oluşturmaktır. Biz müşteriyi bilinçlendirmekle görevliyiz. Bilinçli tüketici hem bize hem topluma faydalıdır. Görüyorsunuz ki kanserli insan sayımız ne kadar arttı artık hiç şaşırmıyoruz “ben kanser oldum” diyen kişiye…”
Erkan Erk
Martaş Yemek A.Ş. Genel Müdürü
“Et ve süt fiyatlarındaki artış devam ettiği sürece yemek sektörü belini doğrultamayacaktır diye düşünüyorum. 2009 yılının ilk aylarında global krizin etkileriyle kapasite kullanımı düşmüş, fabrikaların vardiyalarında çalışan eleman sayıları ve fabrikaların vardiya sayıları da kriz sebebiyle tek vardiyada çalışmakta ya da üretimleri tamamen durmuştur.
Bugün için ise olumlu sinyaller almaya başladık. Her iş kolunda yine de bir parça endişe olmakla beraber geçen seneye göre artan kapasite kullanımı bizim sektörümüze de yansıdı ve sanayi ile beraber yemek sanayi sektörünün de kapasite kullanımı arttı. Yemek sanayi sektörü geçen yılın aynı aylarında ve daha önceki aylarda yaşanan, yine de çok geniş bir düzlemde hissedilen gıda kriziyle zaten çok kötü bir darbe almıştı. Bunun arkasından daha tam toparlanma gerçekleşmeden global kriz geldi çattı. Tabi bütün bu olumsuzluklar sektörümüz üzerinde çok büyük bir maliyet ve nakit baskısı yarattı. Bu sebeple birçok sektörümüzün mensubu bu durumdan olumsuz etkilendi, fabrikalarını kapatmak zorunda kaldı ya da iflas etti. Şimdi ise bu sene artan sanayi endeksleri bizim sektörümüze de olumlu yansımalarını göstermeye başladı. Fakat sektörün yaraları sarması için önemli bir süreye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Çünkü et fiyatları ve süt fiyatlarının çok artıyor olması sebebiyle sektör üzerinde maliyet baskısı devam etmektedir.
Tayfun Kurdal
Kayra Yemek Genel Müdürü
“2007 yılının son çeyreğinde gıda fiyatlarında yüksek fiyat artışları ile başlayan yemek sektörünün çilesi 2008 yılında dünyayı da içerisine alan ekonomik kriz ile devam etmiştir. Yemek sanayinin patronu olmanın aslında iyi yemek yapmanın yanı sıra iyi bir hesap uzmanı da olması gerekliliğini fark eden ve bu yolda gerekli hassasiyeti gösteren, ayağını yere sağlam basan ve müşterisi ile sürekli iletişim halinde olan biz ve bizim gibi firmalar yara alsa da bu dönemi geçirdik. Ancak sektörümüz hem hammadden kaynaklanan sıkıntılar hem de diğer sektörlerin yaşadığı sıkıntılardan dolayı ağaçtaki yaprak gibi sallanıp durmaktadır. En son olarak kırmızı ve beyaz etteki fahiş fiyat artışları bizleri zaten iki büyük sarsıntı yaşamış yemek sanayicilerini büyük sıkıntılara soktu. Geçen yıla oranla sanayinin kapasite kullanım oranı artmış olması bizim kapasite artışımıza da olumlu yansımasına rağmen kar marjlarımız düştü.
İyi olanın ve yatırım yapanın yoluna devam edeceği bu dönemde müşterilerimize de birkaç tavsiyemiz olacaktır.
• Müşterilerimiz yemek maliyeti ile alış fiyatlarını titiz bir şekilde karşılaştırmalılar.
• Yemek aldıkları firmalardan ilgili makamlarca yapılmış denetim belgelerini ve üretim izinlerini talep etmeliler
• Yemek aldıkları firmayı ziyaret edip yemek yapılan ortamı görmeliler
• Firmanın kullanmış olduğu hammaddelerin kullanım izin belgelerini talep etmeliler.”

Sayı: 729 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
12
kapalı
banner35
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
banner18