banner34

banner50

banner6

Tekstil yeniden gözde sektör

Tekstil yeniden gözde sektör

Sektörel Haberler 19.04.2010, 21:00 19.04.2010, 21:00
Tekstil yeniden gözde sektör
Bir zamanlar Türkiye'nin en gözde sektörü olan tekstil sektörü, yaşanan krizler ve haksız rekabetlerden aldığı yaraları sararak yeniden parlamaya başladı.

GLOBAL ekonomik kriz ile düşen tüketim oranları ve küçülen piyasalara karşın, tekstil ve hazır giyim sektöründeki olumsuzluk, beklenen ölçüde gerçekleşmedi. İç pazarda satışı arttırmaya yönelik izlenen çeşitli politikalarla piyasa canlandırılırken, ihracatta alternatif pazar yelpazesini genişletmek adına girişilen çabalar yol aldı. Bu arada son dönemde stoklar erimeye başlarken, sektörün Türkiye'nin genel ihracat düşüşünün altında bir düşüş yaşaması 2010 yılı için toparlanma adına umut veriyor. Tekstil sektörü temsilcilerinin en büyük endişesi son zamanlarda döviz kurundaki aşağı eğilim seyri. Kurdaki bu hareket tekstilciyi, geçen yılın kaybını giderelim derken, ihracattan zarar etme noktasında düşündürüyor. İşte sanayicilerimiz görüşleri:


Zorlu Grubu Eş Başkanı Ahmet Nazif Zorlu: Tekstil sektörü ölmez
‘Tekstil sektörü öldü' diyenlere hiçbir zaman, hiçbir şekilde katılmıyorum. Bizim Zorlu Grubu olarak tekstilde 1 milyar dolar'a yakın ciromuz var. Geçen yıl 250-300 milyon dolar arası tekstil ihracatı yaptık, bu yıl da yine tekstil sektöründen 300 milyon dolar ihracat hedefliyoruz. Tekstil sektörü hiçbir zaman için ölmez.


Arif Özer BUSİAD YKB.: Tekstil yine lokomotif sektör
2010'un ilk çeyreğindeki rakamlara bakıldığında tekstil ve hazır giyim ihracatı 5 milyar doları buldu. Bu rakam 4 milyar 600 milyon dolar olan otomotiv sanayinin ihracatının da üzerinde seyrediyor. Bu somut verilerden şunu anlıyoruz ki tekstil ve hazır giyim sektörleri birlikte yine lokomotif sektör olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Aynı zamanda bu sektörler dünya ihracatında da ilk 3'te yer alıyor. Bu sebeple ülkedeki stratejik yerini de koruyor. Tekstil ve hazır giyim sektörleri dinamik bir yapı içerisinde;hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecinde. Ar-Ge, Ür-Ge ve tasarım yatırımları yapıyor. Müşterilerinin beklentilerine göre stratejilerini düzenliyor. Pazar çeşitlemelerine gidiyor. Bu haliyle uzun müddette tekstil ve hazır giyim sektörleri Türkiye için gerek istihdamda, gerek ihracat payı açısından lider sektörlerden olmaya devam edecek. Önümüzdeki aylarda da bu sektörleri en fazla negatif etkileyen Türkiye'nin yakın geçmişte de olduğu gibi şu anda da devam eden düşük kur politikasıdır. Kayıt dışılığın önemli sebeplerinden biri olan işçilikler üzerindeki vergi ve sigorta yüklerinin azaltılması ve gerçekçi döviz politikalarının uygulanması tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ihracatında bir patlama yaşatacaktır. Tekstilde de kriz bitti ama iyileşme zaman alacak. Avrupa'da bir hareketlenme yaşandı ama, taleplerde beklenenin üzerinde bir artış yok. Firmaların yoğun siparişleri oluyor ama bunlar münferit, süreklilik arz etmiyor.

Fuat Bursalı
Bursalı Havlu YKB: İlk çeyrekteki talepler çok yüksekti
2010 yılı ilk çeyreğinde talepler çok iyi. Gelecek 3 çeyrekte de beklentilerimiz iyi olacağı yönünde. Ancak tek korkumuz döviz kurlarında aşağı sarkmalar. Olası bir durum hesaplarımızı şaşırtır. Son çeyreğe sağlam çıkamayız. Son günlerde sıkıntı veren bir konu da hammadde fiyatlarında, özellikle de pamuk ve iplikteki artışlar. Zaten az olan kar marjlarının daha da azalmasına sebep olan bu artışlar belimizi büktü, tabiri caiz ise bıçak kemiğe dayandı. 2008'deki daralmanın verdiği korku ile az karlı bile olsa işe saldırıyoruz. Çünkü boş kalmanın maliyetinden daha çok korkuyoruz.

Sami Bilge
Elyaf Tekstil YKB: 2010 tekstilciyi güldürecek
TEKSTİL sektörü 2008'de iyi günler geçirdi ama 2009'da tam anlamıyla dibe vurdu. Yaşanan kötü günler nedeniyle hedef ve beklentiler küçüldü. Bu pencereden bakıldığında 2010 yılının ilk çeyreği iyi geçti diyebiliriz. 2010 yılının gelecek döneminin başladığı gibi gideceğine inanıyorum. Bu yıl tekstilciyi ihya etmese de güldürür. Firma olarak baktığımızda, sektörümüzün zirvede olduğu 2006-2007 yılları bizler için artık hayal. En azından 2008'deki rakamları yakalama hedefindeyiz. Türkiye'deki hemen hemen yüzde 90 işletmenin bu hedefte olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla 2008 ve öncesine olan özlemin, en azından 2009 rakamlarının yakalanmasıyla giderileceği kanaatindeyim.

Bülent Parlamış
Parlamış Tekstil
YKB Yardımcısı: Kriz bizi disipline etti
Global kriz, tekstil sektöründe de etkisini yavaş yavaş yitirmekte. Ülkemizin tekstil alanındaki haklı ünü git gide artarken tekstil sektörümüzü derinden etkileyen sorunların başında, global krizden de önce, hiç şüphe yoktur ki, azgın Uzakdoğu rekabeti gelmektedir. Bu rekabetin sonucu olarak öncelikle tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalar kendi içlerinde süreç analizleri yaparak işe başlamış ve süreci iyileştirmek suretiyle maliyetlerini düşürmeyi hedeflemişlerdir. Bu tedbirlerin çok önceleri alınması ve sektörün çok önceleri disipline edilmesi gerekliydi, ama tekstil sektörümüz geç de olsa kendisine bir çeki düzen vermek durumunda kalmıştır. Bence krizin en önemli getirisi bu olmuştur. Fakat tüm üretim sektörlerimizin temel sorunu olan, yüksek girdi maliyetleri ve özellikle istihdam üzerindeki aşırı yüksek vergi oranları, halen tekstil sektörümüzün belini büken önemli sorunlarımızdandır.
Firmamız dünyanın belli başlı firmalarının tedarikçisi olması ve geniş bir ürün yelpazesine sahip olması kendi kaynaklarıyla büyümeyi ve daima ihtiyatlı olmayı ilke edinmiştir, bu sebepledir ki, krizin etkilerini asgari hissederek yoluna devam etmektedir.


Selim Yedikardeş
SYK Tekstil YKB Yrd.: 2010 yılı, 2008'e yüzde 15 fark atacak
TEKSTİL sektöründe yılın birinci ve dördüncü çeyreği daha hareketli geçer her zaman için. İkinci çeyrek yatağan, üçüncü çeyrek ise durağan seyreder. Çünkü bizler yaz tatiline Avrupa ile birlikte gireriz. Yılın bu günleri bakım ve onarımla geçer. Senelik beklentilerimiz doğrultusunda Türkiye'de yatırım ve kalkınmadan dolayı saygınlık kazandıran sektör tekstil oldu. Ürünündeki ve ihracatındaki kalitesiyle farklılık yarattı. Türkiye tekstil sektörü açısından iyi konumda. Bursa açısından bakacak olursak, şöyle bir şansımız var ki, Denizli'deki firmalar ekonomik sıkıntı içinde. Oradan Bursa'ya kayan müşterilerimiz var. Biz Bursa'da daha önce organik pamuklu mamullerle ilgili bir yatırım yapmıyorduk. Genelde sentetik çalışıyorduk. Ama bu müşteri kesiminden bize organik pamuklu mamullerle ilgili talepler geliyor. Bu talepler de bize pamuklu üzerine yatırım yaptırıyor şimdi. Ben iddia ediyorum ki Türkiye 2010'da 140 milyar ihracat yapacak. İhracat gelirinin fazla olması çok ihracat yapıldığı anlamına gelmez. Sene sonunda 130 milyar Dolar'ın üzerinde yapılan her ihracat gerçek başarının göstergesi olacaktır. Ama antidamping uygulamasının ve bitik mamul teşviklerinin sürmesi gerekiyor. İhracat artışı anlamında çok önemli olduğunu düşünüyorum. 2010'dan umutluyuz. 2010'da önümüzü görmek için 2009'u değil, 2008'i kıstas alıyoruz. 2010'un 2008'e yüzde 10-15 fark atacağını düşünüyorum.


İbrahim Öztürk
Sateks YKÜ: 2010, karlılığı getirecek
Yapılan değerlendirmelerde 2010'un krizden çıkış yılı olacağı beklentileri dile getirildi ve beklendiği gibi 2010 ekonomik sorunların geride kaldığı bir yıl olarak başladı. Tekstil açısından bakarsak, çok güzel başladı. Bu performans böyle devam ederse, ki öyle görünüyor, yılın geride kalan bölümünde tekstil eski karlı günlerine geri döner diye düşünüyorum. Hatta, üretim artışı ile birlikte istihdam ve ihracat açısından değerlerin tavan noktasına çıkması ihtimal dahilinde. Ama geçen yıldan bu yıla yapılan ihracat artıyor olmakla birlikte hala değerler 2008'in gerisinde. İşte bu noktada ihracat, istihdam ve vergiler gibi hususlarda devletin tekstil sektörü için alacağı bir takım kararlar çok önemli ve sektörün toparlanması açısından belirleyici olacaktır. 2010'da çok iyi başlayan Türk tekstil sektörü, dış kaynaklı çok etkileyici olumsuzluk yaşanmazsa, yılı çok yüksek bir performans ile tamamlayabilir.

Ali Rıza Bostancı
Yılsay Tekstil İşl. Müd.: 2010'da yatırım ve kalkınma
2010 yılının ilk çeyreğinde olumlu hava, beklentiler doğrultusunda kendini gösterdi. 2009 yılının aynı dönemine göre yüzde 5 oranında artış olduğu, bu oranın yıl sonuna kadar yüzde 10-15 seviyesine çıkacağı kanısındayım. Tünelin sonunda görülen ışığın bizi hedefe her geçen gün yaklaştırdığı, geçen yıl yaşanan sıkıntılı dönemde ayakta kalabilen firmaların 2010 yılında yapacakları yatırımlar ile ülkemizin en büyük sorunu olan işsizlik oranları aşağıya düşecektir. 2009 yılı kriz dönemi olmasına karşın yapmış olduğumuz yatırımlar ile üretim kapasitemizi yüzde 40 oranında artırdık, yatırımlarımızı 2010 yılında da planladığımız şekilde sürdürüyoruz.
Genç nüfusumuz, yetişmiş insan gücü, makine parkı ve teknolojisi ile dünyanın bize daha fazla ihtiyacı olduğunu unutmamalı. Bu bilinçte yatırımlarımızı yapmalı, planlamalarımızı bu çerçeveden bakarak değerlendirmeliyiz diye düşünüyorum.

Sayı: 728 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
12
kapalı
banner35
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
banner18