banner8

banner6

Tarım sektörü geleceğe umutla bakıyor

Tarım sektörü geleceğe umutla bakıyor

Sektörel Haberler 09.06.2020, 00:00 09.06.2020, 00:00
Tarım sektörü geleceğe umutla bakıyor

Covid-19 salgını, tarım ve tarıma dayalı gıda sektörlerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye bu süreçte tarımda kendi kendine yeterlilik konusunda da önemli bir sınava imza attı. Ülke tarımının en önemli merkezlerinden biri olan Bursa’da ise tarım ve gıda alanında faaliyet gösteren firmalar bu süreçten alnının akıyla çıktı.



Sektörün Bursa’daki temsilcileri salgının sektör üzerindeki etkilerini ve pandemi sonrası için planlarını EKOHABER’e anlattı.



Tarım A.Ş Genel Müdürü Fetullah BİNGÖL

Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş Genel Müdürü Fetullah Bingöl, Covid-19 salgını ile birlikte gıda güvenliğinin ve tarımda sürdürülebilirliğin hayati bir öneme sahip olduğunun bir kez daha anlaşıldığına dikkat çekerek, tarım sektörünün gelecekte daha da önemli bir hale gelerek ülkelerin gücünün tarımdaki gelişmişlikleri ile ölçülebileceğini söyledi.

Tedarik sorunu yaşamıyoruz

“Kriz dönemlerinde gıda arzı azalmakta, gıdaya erişimde aksamalar meydana gelmekte ve tarımsal ürün fiyatlarında artış gözlemlenmektedir. Aynı zamanda bazı ülkeler ürünlerin ihracatında kısıtlamaya gidebilmekte ve bu sebeple tarımsal ürün tedarikinde zorluklar meydana gelmektedir.” diyen Bingöl sözlerini “Dünyada gıda arzının azaldığı bugünlerde ülkemizde gıda tedarik sürecinde bir sorun yaşanmamaktadır. Ancak tarımsal üretimde kendi kendimize yeterliliğimizi sağlamak ve ihracat oranlarımızı artırarak küresel tarım ticaretinde ülke olarak ağırlığımızı koymak için mevcut potansiyelimizde sürdürülebilirliği sağlamamız gerekmektedir.” şeklinde sürdürdü.

Üretimde katma değer

Türkiye’nin pek çok tarım ürününde en önemli üretici ülkeler arasında yer aldığının altını çizen Bingöl, şöyle devam etti; “Tarıma dayalı gıda sanayiinde katma değeri artırmak için geliri yüksek ürünlere yönelmeleri ve birim alandan daha fazla verim elde etmeleri gerekmektedir. Üretimde katma değeri artırabilmek ve en az alandan en çok verimi sağlayabilmek için üreticilerin modern tarım tekniklerinden daha fazla faydalanması ve tarımda teknoloji kullanımına önem vermeleri gerekmektedir. Akıllı tarım tekniklerinin kullanılması ile birlikte ilaçlama, sulama ve gübreleme faaliyetleri doğru zamanda doğru oranlarla yapılacaktır. Kullanılacak olan hassas tarım uygulamaları ile tarladaki hastalık riski takip edilip erken müdahale ile ürün kayıplarının önüne geçilecektir.”

Dijital pazarların önemi

Dijital tarım pazarlarının da önemini belirten Bingöl, üreticinin bu pazarlar sayesinde kısa zamanda dünya pazarlarında kendilerine yer bulabileceklerini kaydetti. Bingöl, “Bu pazarlar sayesinde dünyanın her yerinden alınan ürünün izlenebilirliği sağlanmakta, güvenilir üreticiler ile ürünlerin sürdürülebilirliği sağlanırken tüketici ise uygun fiyatlı ve kaliteli ürün satın alabilme imkanına sahip olmaktadır. Bu da tarımsal ihracatı artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Favori sektör tarım



BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Murat BAYİZİT

Covit-19 salgının yapıcı bir yakım dönemi olduğunu söyleyen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası(BTSO) Başkan Vekili Murat Bayizit de gelecek adına umutlu konuşuyor. “Tarım ve tarıma dayalı gıda sanayi bu anlamda bu dönemin en favori sektörleri haline geldi.” diyen Bayizit, “Bu seneki tarımsal faaliyetlerin de beklendiği gibi devam etmesi ve hasat miktarlarının normal ve normalin üzerinde gerçekleşiyor olması, gıda ihracatı konusunda bizi daha aktif çalışmaya sevk etti. Dünyanın birçok bölgesinde de tarımsal faaliyetlerin aksaması, Türkiye’nin bu anlamda ön plana çıkmasını sağladı.”

Pay yetersiz

Türkiye’nin dünya tarım ticaretinden aldığı payın düşük olduğunu söyleyen Bayizit sözlerini şöyle sürdürdü; “1,5 trilyon dolarlık dünya gıda ticaretinden Türkiye sadece 18 milyar dolar ile yüzde 1,2’lik bir pay almaktayız. Bu payın içine baktığımızda da kilogram başına ihracatımız sadece 1,048 dolar gibi çok düşük bir rakam. Baktığımızda aslında fasoncu bir kimliğimizin olduğunu görüyoruz ve markalaşma konusu ile yurtdışındaki pazarlarda lokalizasyon konusunda sıkıntı yaşıyoruz.”

Asya pazarı vurgusu

“Türkiye fındık, üzüm, incir, kiraz gibi yaklaşık 50 üründe dünyada en ön sıralarda geliyor. Bu ürünlerin katma değerinin arttırılması ancak markalaşma ile olabiliyor. Eğer kendi markamızı kabul ettiremiyorsak, kabul edilmiş bir markayı Türk markası yapabiliriz. İhracatımızın yüzde 50’den fazlasını şu anda Euro Bölgesine yapılıyor. Bu noktada Asya pazarındaki etkinliğimizi artırmamız gerekiyor. Artık teknoloji olarak da dünyadan geride değiliz. 1 liralık olan bilginin sermaye ile birleştiğinde 1 milyon dolar olduğunu biliyoruz. Ancak bunun da güzel bir ambalajla son tüketiciye yani pazara sunulmasında değerinin yüz milyon dolar olacağını da biliyoruz ve artık bunları konuşuyor olmamız lazım.”



BTB Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Özer MATLI

BTB Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Özer Matlı da tarım sektörünün nüfusu beslemenin yanı sıra mili gelir, istihdam ve ihracat alanlarında ülke ekonomisine büyük katkıda bulunan stratejik bir sektör olduğunu söyledi.

Verimlilik önem kazandı

“Bundan dolayı; içinde bulunduğumuz bu zorlu süreçte tüm dünyada "yerli üretim" ve "kendi kendine yeten ülke olma" tartışmaları yeniden gündemimize oturmuş ve tarımda yeterlilik, yerli ve milli üretim, gıda güvenliği gibi kavramlar daha da önem kazanmıştır.” Diyen Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü; “Pandemiden önce yapılan araştırmalar dünyadaki gıda ihtiyacının 2050 yılında zaten bugünkü seviyeden yaklaşık yüzde 60 oranında daha fazla olacağına işaret ediyordu. İşte bu zorlu süreçte de üreticiden tüketiciye tüm gıda tedarik zincirinde gıda israfı ve verimliliği çok daha fazla önem kazanmıştır.

Doğru strateji gerekiyor

Ayrıca son dönemde pandemi dolayısıyla tüm sektörlerde olduğu gibi tarım ve gıda sektörlerinde de tüketici davranışlarında önemli değişimler gözlemlenmektedir. Önümüzdeki dönemde sağlıklı yaşam ve doğru beslenme kavramları toplumun daha da odağına yerleşecektir. İşte buradaki en önemli husus; tüketici ne bekliyor ve bizim elimizde ne var bu mantıktan hareketle doğru bir üretim planlaması ve doğru bir pazarlama stratejisiyle ilerleyebilmektir. Zayıf yönlerimizi bilip, güçlü yönlerimizi öne çıkararak hareket ettiğimiz sürece, gerek ulusal pazarda gerekse uluslararası pazarlarda potansiyel ürünlerimizi katma değerli hale getirerek, işletmelerimizin ve üreticilerimizin yüksek kârlılık elde etmesini sağlayabiliriz.”

Bursa’yı şanslı görüyorum

Matlı ayrıca “Aynı zamanda bundan sonraki süreçte, toplumların değişen tüketim anlayışıyla birlikte açıkta satılan gıdalara talebin azalarak ambalajlı gıdaların tercih sebebi olacağını ve yine dondurulmuş gıdalara, kurutulmuş ürünlere ve sağlıklı atıştırmalıklara olan tüketici taleplerinin artacağı kanısındayım. Bursa’yı da bu açıdan son derece şanslı görüyor ve şehrimizin bu süreçten daha da güçlenerek çıkacağına inanıyorum.” Dedi.



UYMSİB Başkanı Cafer AŞKAR

“Covid 19 pandemi süreci bizlere sağlıklı ve güvenilir gıdanın önemini bir kez daha gösterdi” diyen Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cafer Aşkar, İnsanlar gıda ürünlerini stoklamayı düşündü. Burada insanoğlunun çıkarması gereken anlam, beslenmenin gerekleri doğrultusunda çevreyi koruyan başta temel gıda ürünlerinin ve bunlara bağlı dayanıklı ikincil gıda ürünlerin planlı olarak üretilmesinin önemidir. Özellikle marketlerde satılacak ürünlerin kısa dönemde tüketilebilir, paketlenmiş ve tüketiciye kadar ki aşamada en az insan temasıyla hazırlanması gelecekte önem kazanacaktır. Bu nedenle üretimin tüketimlerin dönemsel büyüklüklerine göre planlanması, elde edilen ürünlerin tüketicide hijyen yönünden kaygı uyandırmayacak biçimde hazırlanması, bu hizmeti sağlayan tedarikçilerin işletme yapılarını bu düzene göre uyarlaması yakın gelecekte yapılması gereken değişimler olarak öngörülebilir.” şeklinde konuştu.

Sınır kapılarında yaşanabilecek risklere karşın frigo ve konteyner taşımacılığı gibi alternatif yöntemlerin de gündeme gelebileceğini belirten Aşkar, “Ulusal iç dolaşımda ürünlerin taşımacılığında özelikle açık araçla taşınmasından bir an önce vazgeçilerek soğuk zincirde kapalı kasalarda taşımacılığa geçilmelidir.” dedi.




Sayı: 1254 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu