<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 23:57:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa’nın genç diplomatları Şahinkaya MUN’26’da buluştu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursanin-genc-diplomatlari-sahinkaya-mun26da-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursanin-genc-diplomatlari-sahinkaya-mun26da-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinkaya Eğitim Kurumları tarafından Haziran ayının son günlerinde düzenlenen ŞAHİNKAYA Model United Nations (MUN) 2026 Konferansı, Bursa'nın farklı okullarından yaklaşık 300 öğrenciyi aynı çatı altında buluşturarak, şehrin en geniş katılımlı Model Birleşmiş Milletler organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dört gün boyunca devam eden konferansta öğrenciler, dünyanın farklı ülkelerini ve Birleşmiş Milletler komitelerini temsil ederek günümüzün küresel meselelerini diplomatik bakış açısıyla değerlendirdi. Delegeler; araştırma, münazara, müzakere, karar tasarısı hazırlama ve uzlaşma süreçlerinde aktif rol alırken, uluslararası ilişkiler, liderlik, eleştirel düşünme, etkili iletişim ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirme fırsatı yakaladı. Bu yıl konferans kapsamında yedi farklı komitede uluslararası gündemin öne çıkan başlıkları ele alındı. UNOOSA komitesinde uluslararası uzay görevlerinde astronotların güvenliği ve hukuki hakları, UNCSTD komitesinde yapay zekâ destekli deepfake teknolojileri ve dezenformasyonun düzenlenmesi, CCPCJ komitesinde ceza adalet sistemlerinin reformu, UNHRC komitesinde sürdürülebilir kalkınma kapsamında döngüsel ekonomi uygulamaları, ECOFIN komitesinde siyasi düzeyde kara para aklamanın küresel ekonomiye etkileri, UNSC komitesinde Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanan gelişmelerin diplomatik boyutu, JCC (Joint Crisis Committee) komitesinde ise "The Crown &amp; The Black Flag" başlıklı tarihi kriz senaryosu üzerinden kriz yönetimi simülasyonu gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursanin-genc-diplomatlari-sahinkaya-mun26da-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-s6.jpg" type="image/jpeg" length="10987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eyrice ADSM implant uygulamalarında dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/eyrice-adsm-implant-uygulamalarinda-dikkat-edilmesi-gerekenleri-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/eyrice-adsm-implant-uygulamalarinda-dikkat-edilmesi-gerekenleri-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş eksikliklerinin giderilmesinde en güvenilir ve konforlu tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul edilen dental implantlar, her geçen gün daha fazla tercih ediliyor. Ancak implant tedavisinin başarısının yalnızca uygulama aşamasına değil, hasta-hekim iletişimine, düzenli bakıma ve hastanın tedavi sürecine uyumuna bağlı olduğunu belirten Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Çene Cerrahı Selin Kumral Özata, implant yaptırmayı düşünen hastalara önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İmplantın, kaybedilen dişlerin geri kazanılması için çene kemiğin yerleştirilen titanyum vidalar olduğunu ifade eden Çene Cerrahı Selin Kumral Özata doğru uygulandığında implantların doğal dişe en yakın çözümü sunduğunu söyledi. “İmplant tedavisi estetik ve fonksiyon açısından son derece başarılı sonuçlar veren bir yöntemdir. Ancak her hastanın ağız yapısı ve kemik durumu farklıdır. Bu nedenle implant tedavisi kişiye özel planlanmalı, detaylı muayene ve radyolojik değerlendirme sonrasında uygulanmalıdır” diyen Özata, tedavinin başarısında ilk adımın doğru teşhis olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Her hasta implant için uygun olmayabilir”</strong></p>

<p>İmplant uygulaması öncesinde hastanın genel sağlık durumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özata, özellikle kontrolsüz diyabet, ileri derecede kemik kaybı ve bazı sistemik rahatsızlıkların tedavi sürecini etkileyebileceğine dikkat çekti. Sigara kullanımının da implant başarısını olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu ifade eden Özata, “Sigara, ağız içindeki iyileşme sürecini sekteye uğratıyor ve implantın çene kemiği içerisindeki hedeflenen iyileşme oranını düşürebiliyor. Bu nedenle implant yaptıracak hastalarımızın tedavi öncesi ve sonrasında sigara kullanımını mümkün olduğunca azaltmalarını hatta bırakmalarını öneriyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/eyrice-adsm-implant-uygulamalarinda-dikkat-edilmesi-gerekenleri-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-s5.jpg" type="image/jpeg" length="76242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OYAK Renault yeni modelinin duyurusunu yaptı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/oyak-renault-yeni-modelinin-duyurusunu-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/oyak-renault-yeni-modelinin-duyurusunu-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye’ye 400 milyon Euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye’de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilen ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia’nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları yüzde 40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak, bu sayede ÖTV açısından da önemli bir avantaj sağlayacak. Dacia Striker, markanın genel hedefleri açısından da oldukça önemli bir model. Dacia DNA’sını taşıyan bir crossover olarak tasarlanan Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını yüzde 33'e çıkarma hedefini destekleyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dacia Striker; bir SUV'un yüksek sürüş pozisyonunu ve arazi özelliklerini, bir station wagon’un çok yönlülüğü ile rahatlığını ve bir sedanın verimliliği ile performansını birleştirerek otomotivin üç farklı dünyasının en iyi yönlerini C Segmenti bir Crossover otomobilde bir araya getiriyor. "Striker" ismi, "hedefi vurmak" anlamında kullanılan evrensel bir ifade. Dacia'nın hedeflerini ve yeni zorluklarla başa çıkma yeteneğini yansıtan bu isim, görsel olarak çarpıcı ve birçok yönden etkileyici özellikleriyle Dacia’nın bu yeni modelinin karakterini şekillendiriyor. Dacia, Striker modeliyle C segmenti müşterilerini crossover dünyasında yeni bir yorumu keşfetmeye davet ediyor. Farklı sınıfların kombinasyonundan daha fazlasını sunarak, farklı ihtiyaçlar için günümüz kullanıcılarının beklentilerine yanıt veriyor. Bir sedanın performansını, bir station wagon’un iç hacmini ve bir SUV modelin güçlü tasarımını bir araya getirerek, günümüzün gereksinimlerine daha kapsamlı bir yanıt veriyor. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/oyak-renault-yeni-modelinin-duyurusunu-yapti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-s4.jpg" type="image/jpeg" length="81493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Onur Market'ten perakendeye bilimsel yatırım]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/onur-marketten-perakendeye-bilimsel-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/onur-marketten-perakendeye-bilimsel-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin organize gıda perakendesi sektöründe önemli bir iş birliği hayata geçirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Onur Market, akademik bilgi ile sektör deneyimini buluşturacak “İş Birliği Protokolü’nü” imzaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İmzalanan protokol kapsamında, organize gıda perakendeciliğine odaklanan ve her yıl yayımlanması planlanan hakemli akademik editörlü bir kitap hazırlanacak. Çalışmanın temel amacı; sektörün karşı karşıya olduğu güncel sorunlara bilimsel çözümler üretmenin yanı sıra, geleceğin perakende anlayışına yön verecek yeni fikirlerin, fırsat alanlarının ve yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlamak, akademik çalışmaları teşvik etmek ve üniversite-perakende iş birliğini güçlendirmektir.</p>

<p><strong>Bilimsel bilgi ile saha deneyimi aynı çatıda</strong></p>

<p>Proje kapsamında hazırlanacak eser, "Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar" adıyla yayımlanacak. Kitapta; müşteri deneyimi, yapay zekâ ve veri analitiği, sürdürülebilirlik, tedarik zinciri yönetimi, gıda enflasyonu, e-ticaret, CRM, inovasyon ve perakende teknolojileri gibi sektörün geleceğini şekillendirecek pek çok başlık akademik bakış açısıyla ele alınacak.</p>

<p><strong>Akademisyenlere çağrı</strong></p>

<p>Çalışmaya Türkiye genelindeki akademisyenler katkı sunabilecek. Bilimsel hakem değerlendirme sürecinden geçen çalışmalar kitapta yayımlanacak; kabul edilen makalelere telif ödemesi yapılacak. Ayrıca sektör açısından en yüksek katkıyı sağlayan üç araştırma, "Ekrem Özen Perakendeye Değer Katan Araştırmalar Ödülü" ile ödüllendirilecek.</p>

<p><strong>Cemal Özen: “Bilginin üretildiği değil, uygulamaya dönüştüğü bir model kuruyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen, iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Organize gıda perakendesi, milyonlarca insanın günlük yaşamına dokunan ve ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip bir sektördür. Sektörümüzün geleceğinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesini çok değerli görüyoruz. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde akademik bilgi ile saha tecrübesini aynı platformda buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca bir kitap yayımlamak değil; sektörün gelişimine yön verecek, uygulanabilir fikirlerin üretildiği kalıcı bir bilgi ekosistemi oluşturmaktır. Bu projeyi, merhum Onursal Başkanımız Ekrem Özen'in eğitime, üretime ve ülkemize değer katma vizyonunun bir devamı olarak görüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/onur-marketten-perakendeye-bilimsel-yatirim</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-s3.jpg" type="image/jpeg" length="74705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geleceğin profesyonelleri 4. Yeşilova Zirvesi'nde buluştu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gelecegin-profesyonelleri-4-yesilova-zirvesinde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gelecegin-profesyonelleri-4-yesilova-zirvesinde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilova Holding, gençlerin kariyer yolculuklarına ilham vermek ve iş dünyasına hazırlanmalarına destek olmak amacıyla düzenlediği 4. Yeşilova Zirvesi'ni bu yıl 50 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk kez Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (OİB) iş birliğiyle programa katılan öğrenciler ile Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Noktalama Projesi öğrencilerini de bir araya getiren zirve, gençlere iş dünyasını yakından tanıma ve sektör profesyonelleriyle buluşma fırsatı sundu. Yeşilova Holding'in "İş'te Denge" yaklaşımı doğrultusunda geleneksel hale getirdiği Yeşilova Zirvesi, bu yıl da gençlerin kariyer gelişimine katkı sağlayacak önemli paylaşımlara ev sahipliği yaptı. Farklı okullardan gelen 50 lise ve üniversite öğrencisi, iş dünyasının deneyimli isimleriyle bir araya gelerek kariyer planlamasına dair bilgi edinirken, ilham veren deneyim hikâyelerini dinleme fırsatı buldu.</p>

<p><strong>Kariyer yolculuğuna rehberlik eden oturumlar</strong></p>

<p>Program kapsamında katılımcılar; kariyer hikâyeleri, iş hayatına hazırlık, insan kaynakları uygulamaları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve flört şiddeti farkındalığı başlıklarında gerçekleştirilen oturumlara katıldı. İş dünyasının farklı alanlarında görev yapan profesyoneller tarafından aktarılan bilgi ve deneyimler, gençlerin kariyer yolculuklarına ışık tutarken; interaktif soru-cevap bölümleri sayesinde katılımcılar merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu.</p>

<p><strong>"Gençlerin potansiyeline güveniyoruz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova, gençlerin kariyer yolculuğuna katkı sunmanın kurum kültürlerinin önemli bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yeşilova Holding olarak sürdürülebilir başarının temelinde insan olduğunu biliyoruz. Bu nedenle gençlerin kariyer yolculuklarına dokunmayı, onlara ilham verecek deneyimler sunmayı ve potansiyellerini keşfetmelerine katkı sağlamayı çok önemsiyoruz. Bu yıl çalışma arkadaşlarımızın çocuklarının haricinde ilk kez OİB iş birliğiyle katılan öğrenciler ve BUİKAD Noktalama Projesi öğrencilerini de Yeşilova Zirvesi'nde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Farklı bakış açılarına sahip gençleri aynı ortamda buluşturmanın hem onlar hem de bizler için önemli bir öğrenme fırsatı oluşturduğuna inanıyoruz. Geleceğin liderlerini yetiştirmek, yalnızca eğitim kurumlarının değil, iş dünyasının da ortak sorumluluğudur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gelecegin-profesyonelleri-4-yesilova-zirvesinde-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-s2.jpg" type="image/jpeg" length="45259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kültür Okulları son 5 yılda 7 kez Türkiye birincisi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/kultur-okullari-son-5-yilda-7-kez-turkiye-birincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/kultur-okullari-son-5-yilda-7-kez-turkiye-birincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Bursa Kültür Okulları bu yıl da LGS'de farkını ortaya koydu. 14 Haziran’da yapılan LGS sınavında Özel Bursa Kültür Okulları'nın 2 öğrencisi, toplam 90 sorunun tamamını doğru cevaplayarak 500 tam puanla Türkiye 1.'si oldu. Böylece son 5 yılda Özel Bursa Kültür Okulları’nın 7 öğrencisi Türkiye birinciliğini elde etmiş oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurulduğu 2002 yılından bu yana akademik yönden sürekli ülkemizin en başarılı okulları arasında yer alarak "Eğitimde Bursa'nın Türkiye markası" olan Özel Kültür Okulları, bu yıl yapılan Liselere Geçiş Sınavı'nda (LGS) da geleneği bozmadı ve başarısını yineledi. Özel Bursa Kültür Okulları'ndan<strong> </strong>Yusuf Horoz ile Esin Mantar, 14 Haziran 2026 Pazar günü yapılan LGS Sınavı'nda, 500 tam puan aldı ve Türkiye 1.'si oldu.</p>

<p>Elde ettikleri sonuçlardan çok memnun olduklarını belirten Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Bulut, "Özel Bursa Kültür Okulları olarak, 25 yıldır tüm sınavlardan başarıyla ayrılıyor, kitlesel başarıda sürekliliği sağlıyoruz" şeklinde konuştu. 25 yıldır sürdürülebilir bir akademik başarı elde ettiklerini, son 5 yılda 7 öğrencileri ile Türkiye birinciliği gururunu yaşadıklarını ve başarı çıtasını daha yukarıya çıkardıklarını belirten Zafer Bulut, başarılarından dolayı öğrencilere, öğretmenlere, okul yöneticilerine ve velilere teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"En yüksek ortalamayı yakaladık"</strong></p>

<p>Sınava hazırlanma sürecinin büyük önem taşıdığını ifade eden Zafer Bulut, "Öğrencilerimiz çok iyi bir sistemle çalışarak, bu başarıyı elde ettiler. Özel Bursa Kültür Okulları olarak 25 yıldır uyguladığımız sistem ve yöntemlerle her sınavda Türkiye'nin en yüksek ortalamalarını yakalayan birkaç okulun arasına girdik. İlk yıldan bu yana akademik yönden öğrencilerimizin bütününün genel ortalamasıyla, Türkiye'nin en iyilerinden birisi olmayı başardık. Yani kitlesel başarıyı öne çıkardık. Binlerce okul arasında okul ortalaması ile öne çıkma geleneğimiz hiç bozulmadı " diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/kultur-okullari-son-5-yilda-7-kez-turkiye-birincisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-s1.jpg" type="image/jpeg" length="74051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMSİFED'den Bursa için kentsel dönüşüm çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/imsifedden-bursa-icin-kentsel-donusum-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/imsifedden-bursa-icin-kentsel-donusum-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) Yönetim Kurulu, önceki gün İnegöl’de İnegöl Müteahhitler Derneği (İMDER) ev sahipliğinde gerçekleştirdiği son toplantıda inşaat sektörü ve konut piyasasındaki güncel gelişmeleri kapsamlı şekilde değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Federasyon bünyesindeki derneklerin başkan ve başkan yardımcılarının katıldığı toplantıda, makroekonomik gelişmeler, finansmana erişim, inşaat maliyetleri, kentsel dönüşüm, yapı denetim sistemi, nitelikli iş gücü ve sektörün kurumsal temsiliyeti başta olmak üzere birçok stratejik konu ele alındı. Toplantı sonrasında yapılan değerlendirmede, sektörün mevcut sorunlarının çözümünün ancak kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla mümkün olabileceği vurgulanırken, İMSİFED'in çözüm odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.</p>

<p>İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, toplantının ardından yaptığı açıklamada, "İnşaat sektörü yalnızca konut üreten bir sektör değildir. Yaklaşık 250 alt sektörü besleyen, yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan ve şehirlerimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir üretim alanıdır. İMSİFED olarak sorunları dile getirmekle yetinmiyor, çözüm önerilerimizi ilgili kurumlarımızla paylaşarak sektörümüzün ve şehirlerimizin geleceğine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz. Özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan Bursa'mız için kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve finansman imkânlarının güçlendirilmesi artık ertelenemeyecek bir ihtiyaçtır" dedi.</p>

<p><strong>Konuta erişim kolaylaştırılmalı</strong></p>

<p>Yönetim Kurulu toplantısında ilk olarak makroekonomik gelişmeler, inşaat maliyetleri ve bu gelişmelerin konut üretimine etkileri ele alındı. Konut satışları ile yapı izin istatistikleri incelenirken, sektörün sürdürülebilir üretim yapısını koruyabilmesi için kamu ve özel sektörün ortak adımlar atmasının önemine dikkat çekildi.Finansmana erişimin kolaylaştırılmasının hem üreticiler hem de vatandaşlar açısından kritik önem taşıdığı belirtilerek “"Bankaların konut ve ticari kredilerde uyguladığı yüksek faiz oranları, ağır teminat şartları ve krediye erişimde yaşanan zorlukların hafifletilmesi, hem üretimin devamlılığı hem de vatandaşlarımızın güvenli konutlara ulaşabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Finansmana erişim bugün yalnızca sektörümüzün değil, toplumun ortak meselesidir" değerlendirilmesinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/imsifedden-bursa-icin-kentsel-donusum-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-d4.jpg" type="image/jpeg" length="87205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUÜ’de “Araştırma Ekosistemi” kararlılığı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/buude-arastirma-ekosistemi-kararliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/buude-arastirma-ekosistemi-kararliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ), araştırma üniversitesi vizyonu doğrultusunda bilimsel altyapısını güçlendirmek ve akademik başarı çıtasını daha yukarı taşımak amacıyla kapsamlı bir araştırma ekosistemi toplantısı gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rektörlük yeni binada yapılan toplantıya BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci, Prof. Dr.İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, farklı fakültelerin yöneticileri ile akademisyenler katıldı. Üniversitenin mevcut araştırma potansiyeli ve geleceğe yönelik stratejik adımların masaya yatırıldığı toplantıda, katılımcılar ile bilimsel altyapının geliştirilmesi konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çalışmalarımızı kararlılıkla devam edeceğiz</strong></p>

<p>Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz,"Bursa Uludağ Üniversitesi olarak, Türkiye'nin sayılı araştırma üniversitelerinden biri olmanın gururunu yaşarken aynı zamanda omuzlarımızdaki büyük sorumluluğun da farkındayız. Bugün burada bir araya gelmemizin temel gayesi, üniversitemizin bilimsel altyapısını çağın ötesine taşıyacak adımları hep birlikte planlamak ve akademik potansiyelimizi en üst seviyede harekete geçirmektir. Fakültelerimizin ve değerli akademisyenlerimizin ürettiği her bilgi, geliştirdiği her proje, yalnızca üniversitemizi dünya standartlarında bir cazibe merkezi yapmakla kalmayacak, aynı zamanda ülkemizin kalkınma hedeflerine de doğrudan katkı sunacaktır. Bu hedefe ulaşmak adına ar-ge ekosistemimizi sürekli güncel tutacak, araştırmacılarımızın önündeki tüm engelleri kaldıracak ve çalışmalarımıza kararlılıkla, hız kesmeden devam edeceğiz".Gelecek hedeflerinin ve somut projelerin de değerlendirildiği toplantı, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca tarafından mevcut veriler ve üniversitenin potansiyeli de kapsamlı bir sunum ile katılımcılara aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/buude-arastirma-ekosistemi-kararliligi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/images/haberler/no_headline.png" type="image/jpeg" length="67063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTÜ’den kırık kemik tedavisine yeni nesil çözüm]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-kirik-kemik-tedavisine-yeni-nesil-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/btuden-kirik-kemik-tedavisine-yeni-nesil-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), kemik kırıklarının tedavisinde kullanılabilecek yeni nesil kemik sabitleme plakası geliştirecek. Daha hafif, dayanıklı ve insan vücuduyla uyumlu olması hedeflenen malzeme, ortopedik tedavilere alternatif sunacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), sağlık teknolojileri alanındaki bilimsel çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yürütülen A3 Doktora Öğrencilerine Yönelik Destek Programı kapsamında, BTÜ doktora öğrencisi Elif Pesen’in yürütücülüğünü üstlendiği "Hidroksiapatit Katkılı Hibrit Kompozit Tabanlı Yeni Nesil Kemik Sabitleme Plakası Tasarımı" başlıklı proje desteklenmeye hak kazandı. Projenin danışmanlığını ise BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Kaboğlu üstleniyor. Proje kapsamında, kemik kırıklarının tedavisinde kullanılan metal plakalara alternatif olabilecek yeni nesil bir kemik sabitleme plakası geliştirilecek.</p>

<p><strong>Metalik plakalara alternatif</strong></p>

<p>Bugün kullanılan metal plakalar kemiği sabitlemede başarılı olsa da zaman zaman kemikle tam uyum sağlayamadığı için iyileşme sürecini olumsuz etkileyebiliyor ve bazı hastalarda ikinci bir ameliyat ihtiyacına neden olabiliyor. Daha hafif, kemikle uyumlu ve dayanıklı olması hedeflenen bu yeni plaka, kemik yapısını destekleyen özel katkı maddeleri ile karbon, bazalt ve doğal keten liflerinin bir araya getirildiği yenilikçi bir malzemeden üretilecek. Bu sayede geliştirilecek plakanın hem sağlam hem de çevre dostu ve insan vücuduyla daha uyumlu olması amaçlanıyor.Araştırmada farklı malzemeler bir arada kullanılarak, kemiğin doğal yapısına daha yakın özellikler taşıyan yeni bir kemik plağı tasarlanacak. Böylece hem hastaların tedavi sürecine katkı sağlayacak hem de ortopedik implant teknolojilerine yenilikçi bir çözüm sunabilecek bir ürün ortaya çıkarılması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sağlık alanındaki araştırmalar güçleniyor</strong></p>

<p>BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede sağlık teknolojileri alanında yürütülen araştırmaların her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, "Üniversitemizde geliştirilen her bilimsel çalışma, toplumun, ülkenin, şehrin ya da sektörlerin ihtiyaçlarına çözüm üretme hedefi taşıyor. TÜSEB tarafından desteklenen bu proje de kemik kırıklarının tedavisinde kullanılabilecek yenilikçi malzemelerin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacımızı ve danışman akademisyenimizi tebrik ediyor, projelerinin başarılı sonuçlara ulaşmasını diliyorum. BTÜ olarak sağlık, mühendislik ve malzeme teknolojileri alanlarında katma değer üreten araştırmaları desteklemeye devam edeceğiz" dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-kirik-kemik-tedavisine-yeni-nesil-cozum</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-d2.jpg" type="image/jpeg" length="60146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOBB’da finansman sorunları ele alındı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/tobbda-finansman-sorunlari-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/tobbda-finansman-sorunlari-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB ev sahipliğinde gerçekleştirilen Reel Sektör-Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı'nda oda ve borsa başkanları ile bankacılık sektörünün üst düzey temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iş dünyasının finansmana erişimde yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen Reel Sektör-Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı, iş dünyası ile bankacılık sektörünün üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. Toplantıya katılan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, saha ziyaretlerinde üyelerden alınan geri bildirimlerin ve reel sektörün finansmana erişimde yaşadığı sorunların doğrudan muhataplarıyla değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Toplantının ana gündemini, özellikle üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın temelini oluşturan KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması oluşturdu. Görüşmelerde, kredi süreçlerinde daha etkin çözümler geliştirilmesi, uygun finansman koşullarının oluşturulması ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Burkay, iş dünyasının talep ve beklentilerinin karar alma süreçlerine daha güçlü yansımasının, reel sektörün rekabet gücünü artıracağına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını ifade etti.</p>

<p>Toplantının, reel sektör ile finans sektörü arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olduğuna dikkat çeken Burkay, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Özdemir ile toplantıya katılan banka yöneticilerine teşekkür etti.</p>

<p><strong>Somut adımlar hayata geçirilmeli</strong></p>

<p>Burkay, kamu ve finans sektörünün iş birliğiyle KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştıracak, üretim ve yatırım kapasitesini destekleyecek somut adımların hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu doğrultuda reel sektörün beklentilerinin bankacılık sektörüyle doğrudan paylaşılmasının, ekonomik büyüme ve yatırım ortamının güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/tobbda-finansman-sorunlari-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-d1.jpg" type="image/jpeg" length="38211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektroteks ihracat fırsatlarına odaklandı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/elektroteks-ihracat-firsatlarina-odaklandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/elektroteks-ihracat-firsatlarina-odaklandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa merkezli Elektroteks, Güney Amerika'nın en önemli mobilya ve ağaç işleme fuarlarından ForMóbile 2026'da yerini aldı. Brezilya'nın São Paulo kentinde düzenlenen fuarda yenilikçi ürünlerini uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturan firma, yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatlarına odaklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>30 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında Brezilya’da gerçekleştirilen ForMóbile Fuarı'nda ziyaretçilerini ağırlayan Elektroteks, Türk sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini Güney Amerika pazarına taşıdı. Mobilya üretim teknolojileri alanındaki çözümlerini sergileyen firma, bölgedeki mevcut iş ortaklarıyla bir araya gelirken yeni ticari bağlantılar kurmayı da hedefliyor. Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, firmanın ihracat vizyonu doğrultusunda uluslararası fuarların büyük önem taşıdığını belirterek, Güney Amerika pazarında uzun vadeli büyümeyi hedeflediklerini söyledi. Güler, "ForMóbile Fuarı, Güney Amerika pazarını yakından tanımak, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirmek ve yeni ticari bağlantılar kurmak açısından bizim için son derece önemli bir organizasyon. Elektroteks olarak geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojileri ve yüksek kaliteli ürünlerimizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Aynı zamanda Türk sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini dünyanın farklı coğrafyalarında başarıyla temsil etmeye devam ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong>İhracat odaklı büyüme hedefi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel pazarlarda rekabet edebilmenin yolunun teknoloji, kalite ve müşteri odaklı üretimden geçtiğini ifade eden Osman Güler, "Bugün yalnızca ürün ihraç eden değil, aynı zamanda teknoloji ve çözüm sunan bir firmayız ve her geçen gün kendimizi daha ileri taşımaya çalışıyoruz. Güney Amerika, büyüme potansiyeli yüksek ve stratejik öneme sahip bir pazar. Elektroteks olarak halihazırda orda iyi bir konumdayız ancak bu fuarda gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin yeni iş birliklerine dönüşeceğine inanarak mevcut pazar payımızı daha da arttırmayı hedefliyoruz. Tüm dünyada ihracat ağımızı genişletmeye, farklı pazarlarda Türk markasının gücünü göstermeye ve ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/elektroteks-ihracat-firsatlarina-odaklandi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-m7.jpg" type="image/jpeg" length="13535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[May Fren, arıza tespit cihazlarıyla küresel büyümesini hızlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/may-fren-ariza-tespit-cihazlariyla-kuresel-buyumesini-hizlandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/may-fren-ariza-tespit-cihazlariyla-kuresel-buyumesini-hizlandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın ağır vasıta fren sistemleri alanındaki önemli üreticilerinden May Fren Sistemleri, değişen küresel pazar koşullarına erken yaptığı yatırımlar sayesinde büyümesini sürdürüyor. 70'in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, özellikle kendi geliştirdiği arıza tespit cihazlarıyla satış sonrası hizmet ağını güçlendirirken, Brezilya yatırımıyla Latin Amerika pazarında yeni bir büyüme dönemine hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1980 yılında Bursa'da faaliyete geçen May Fren Sistemleri, ağır vasıta fren sistemleri ve yedek parça üretiminde Türkiye'nin önde gelen firmaları arasında yer alıyor. Güçlü Ar-Ge altyapısı, yüksek üretim kapasitesi ve 70'in üzerinde ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla küresel pazarda büyümesini sürdüren şirket, son yıllarda geliştirdiği elektronik çözümler ve arıza tespit cihazlarıyla da satış sonrası hizmetlerde fark yaratıyor. Değişen küresel pazar koşullarını erken okuyarak stratejik yatırımlara yönelen May Fren, özellikle 2018 yılında geliştirmeye başladığı arıza tespit cihazları sayesinde bugün dünya genelinde genişleyen servis ağıyla dikkat çekiyor. May Fren Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yılmaz, şirketlerin bugün en büyük sorununun düşük kârlılık olduğuna dikkat çekerek, artan üretim maliyetlerine rağmen döviz bazlı gelirlerin aynı oranda yükselmemesinin tüm ihracatçılar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, “Şirketlerin şu anki en büyük problemi kârlılıklarının düşük olması. Maliyetlerimiz çok arttı ama döviz bazındaki gelirlerimiz azaldı. Şu an dengeye oturttuk. 2026'nın ilk yarısında Euro bazında ciromuzu koruduk. İkinci yarıda da yılı Euro bazında yüzde 10 büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz. Genel olarak May Fren adına gidişattan memnunuz” dedi.</p>

<p><strong>“Tamir ekonomisine geçişi yıllar önce öngördük”</strong></p>

<p>May Fren'in son yıllardaki en önemli yatırımlarından birinin arıza tespit cihazları olduğunu belirten Yılmaz, bu alandaki yatırımın şirketin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynadığını vurguladı. Arıza tespit cihazlarının üretimine 2018 yılında başladıklarını hatırlatan Yılmaz, bugün gelinen noktanın bu yatırımın ne kadar doğru olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Yılmaz, “Dünya genelinde hane halklarının gelir seviyeleri düştükçe insanlar yeni ürün almak yerine mevcut araçlarını tamir ettirmeyi tercih ediyor. Bu nedenle tamir ekonomisi giderek büyüyor. Biz de bu dönüşümü yıllar önce öngörerek yatırım yaptık. Bugün dünya genelindeki servis noktalarımız her geçen gün daha fazla ilgi görüyor. İçinde bulunduğumuz süreçte güçlü olmamızın temelinde 2018 yılında attığımız bu adım yatıyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Servis ağı 140 noktayı aştı</strong></p>

<p>Şirketin geliştirdiği arıza tespit cihazlarıyla oluşturduğu servis ağı da büyümeye devam ediyor. Bugün dünya genelinde 140'ın üzerinde servis noktasına ulaştıklarını belirten Yılmaz, bu ağ sayesinde hem müşterilere daha hızlı hizmet verdiklerini hem de satış sonrası destek konusunda önemli bir rekabet avantajı elde ettiklerini söyledi.</p>

<p><strong>Latin Amerika için Brezilya hamlesi</strong></p>

<p>May Fren'in yeni büyüme stratejisinin merkezinde ise Brezilya yer alıyor. Yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından Brezilya'daki şirketlerini faaliyete geçirdiklerini açıklayan Taner Yılmaz, bu yatırımın temel amacının Latin Amerika pazarındaki vergi engellerini aşmak olduğunu dile getirdi. Yılmaz, “Latin Amerika ülkeleri kendi aralarında ticaret anlaşmalarına sahip. Bölge dışından gelen ürünlere yüksek vergiler uygulanıyor. Arıza tespit cihazlarımıza bu pazarda ciddi talep olmasına rağmen vergi nedeniyle istediğimiz satış rakamlarına ulaşamıyorduk. Bu nedenle Brezilya'da stratejik bir şirket kurduk. Yerel bir partnerle birlikte cihazlarımızın kasaları burada üretilecek. Yazılımları ise internet üzerinden biz göndereceğiz. Ağustos ayında ilk üretimler başlayacak” açıklamasında bulundu. Yılmaz, bu model sayesinde hem maliyet avantajı sağlayacaklarını hem de Latin Amerika pazarında çok daha hızlı büyüme hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Yeni fabrika devreye giriyor</strong></p>

<p>May Fren, artan üretim kapasitesini desteklemek amacıyla yeni fabrika yatırımında da sona geldi. Temmuz ayı sonunda yapı kullanma iznini almayı planladıklarını belirten Taner Yılmaz, yeni üretim binasının mevcut fabrikanın hemen yanında yer aldığını söyledi. Yeni tesisin devreye alınmasıyla birlikte şirketin toplam kapalı kullanım alanı 17 bin metrekareye ulaşacak. Yeni yatırımın üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra şirketin Ar-Ge, ihracat ve satış sonrası hizmetlerdeki büyüme hedeflerine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. 1980 yılında kurulan May Fren Sistemleri, bugün ağır vasıta fren sistemleri ve elektronik fren çözümleri alanında geliştirdiği yüksek katma değerli ürünlerle dünyanın birçok ülkesine ihracat gerçekleştirirken, özellikle arıza tespit cihazları ve küresel servis ağıyla satış sonrası hizmetlerde de sektörde fark yaratan şirketler arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/may-fren-ariza-tespit-cihazlariyla-kuresel-buyumesini-hizlandiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-m6.jpg" type="image/jpeg" length="16871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi’nden Bursa’ya dönüşüm projeleri]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehir-belediyesinden-bursaya-donusum-projeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehir-belediyesinden-bursaya-donusum-projeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, Temmuz ayı ikinci oturumunda ‘Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’ ile ‘Bursa Batı Bölgesi Entegre Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi’ hakkında kapsamlı sunum gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdür Vekili Duygu Yılmaz, JICA iş birliğiyle 2022 yılında başlayan ve Haziran 2026 yılı itibarıyla nihayete eren ‘Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’ hakkında bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi.</p>

<p>Oturumun devamında Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, ‘Bursa Batı Bölgesi Entegre Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi’ hakkında bilgilendirme sunumu yaptı. Sunumda Bursa’nın atık yönetimi hakkında istatistiki veriler paylaşıldı. Bursa’da kişi başı günlük evsel atık miktarının 1,1 kilo olduğunun açıklandığı sunumda kent genelinde günlük yaklaşık 3.500 ton atık oluştuğu vurgulandı. Bu atığın yıllık toplamının 7 stadyumu dolduracak büyüklükte olduğu açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sunumda ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin her gün 13 ton tıbbi atığı tesislerinde bertaraf ettiği belirtildi. Bursa genelinde her gün ilçe belediyelerince toplanan ve 3.500 tonu aşan atığın yüzde 65’inin Yenikent (Hamitler) Katı Atık Düzenli Depolama Alanı’nda, yüzde 35’inin ise Doğu Bölgesi (İnegöl) Entegre Katı Atık Tesisi’nde bertaraf edildiği ifade edildi. Yenikent Katı Atık Düzenli Depolama Alanı’nın yüzde 86 doluluğa eriştiğinin altı çizilen sunumda kalan yüzde 14’lük kısmın 3 yıl içerisinde dolacağının öngörüldüğü dile getirildi. Bu bağlamda yeni bir tesisin Bursa’nın geleceği açısından ertelenmemesi gereken bir zorunluluk olduğunun vurgulandığı sunumda, ‘Bursa Batı Bölgesi Entegre Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi’ yer seçim çalışmaları hakkında da bilgi verildi.</p>

<p><strong>Yer tespitleri yapıldı</strong></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSTAÇ ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) iş birliğinde 2014 yılında yer seçim çalışması yapıldığının hatırlatıldığı sunumda çalışmalarda 31 bilimsel kriter katmanı belirlendiğini ve yer tespitinin buna göre yapıldığı açıklandı. Bu bilimsel çalışmalarda 6 farklı alan üzerinde durulduğunu ve en yüksek skoru Kuruçeşme Köyü sahasının aldığını vurgulayan sunumda alternatif yer arayışı kapsamında 2019 ve 2020 yıllarında da benzer araştırmalar yapıldığı duyuruldu.</p>

<p>2019 yılındaki çalışmada Atlas Köyü, Kabulbaba Köyü, Güngören Köyü, Muratlı-Hürriyet Köyü sahalarının; 2020 yılında ise Muratlı Köyü, Çamlıca, Hürriyet, Seçköy, Yeniyörük, Seymen ve Fethiye sahalarının tarandığı belirtildi. Yapılan 3 bilimsel araştırma neticesinde 31 kriter katmanına göre en yüksek skora Kuruçeşme, Muratlı ve Hürriyet sahalarının ulaştığının açıklandığı sunumda bu üç nokta arasında yapılan bilimsel araştırma matrisi neticesinde de Kuruçeşme’nin en uygun saha olarak öne çıktığı ortaya konuldu.</p>

<p><strong>Çevresel kirlilik azalacak</strong></p>

<p>Kuruçeşme’de yapımı planlanan projenin bir çöplük değil modern entegre katı atık ve enerji üretim tesisi olduğunun vurgulandığı sunumda söz konusu tesise en yakın yerleşim yerinin 1.067 metre mesafede olduğu ve söz konusu bölgede halihazırda maden sahaları bulunduğu belirtildi. Tesisin havada, yeraltı ve yüzey sularında herhangi bir çevresel kirliliğe ve kötü koku oluşumuna neden olmayacağının teknik detaylarıyla ortaya konulduğu sunumda tesisin aynı zamanda bölgede ulaşıma ekstra bir yük getirmeyeceği de yapılan modellemelerle anlatıldı. Katı atıkların ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılacağı, ortaya çıkan metan ve deponi gazından enerji üretileceği, bu süreçte ortaya çıkan ısının ise bölgeye kurulacak seralarda kullanılacağı paylaşıldı. Tesisin yasaklı bir bölge gibi değil, öğrencilerin ve vatandaşların ziyaretine açık atık yönetimi konusunda bir eğitim merkezi gibi çalışacağının ifade edildiği sunumda tüm süreçlerin şeffaf bir şekilde ilgili kurumlar tarafından denetleneceğini vurgulandı.</p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’da atık yönetiminde vatandaşları da sürecin içine katan çalışmalar planladıklarını belirterek ‘Sıfır Atık’ vurgusu yaptı. Biba, “Bir pilot mahallede kaynağında ayrıştırmaya yönelik çalışma yapacağız. En kısa zamanda da bütün Bursa’da bu çalışmayı yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehir-belediyesinden-bursaya-donusum-projeleri</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-m3.jpg" type="image/jpeg" length="15446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa OSB'lerinde üretim rölantide]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-osblerinde-uretim-rolantide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-osblerinde-uretim-rolantide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın önemli organize sanayi bölgeleri DOSAB, NOSAB ve HOSAB'ın 2026 yılı ilk 6 aylık tüketim verileri, enerji kullanımında tasarruf eğiliminin devam ettiğini ortaya koydu. Elektrik ve doğalgaz tüketiminde genel olarak gerileme yaşanırken, su tüketiminde ise bölgelere göre farklı sonuçlar dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'nın organize sanayi bölgelerinde 2026 yılının ilk 6 ayında elektrik ve doğalgaz tüketiminde genel olarak düşüş yaşandı. Buna karşın su tüketiminde OSB'ler arasında farklı eğilimler dikkat çekti. Veriler, bölgelerin enerji ve su kullanımındaki değişimi ortaya koydu. Bursa sanayisinin önemli üretim merkezleri olan DOSAB, NOSAB ve HOSAB'ın 2026 yılı ilk 6 aylık tüketim verileri açıklandı. Elektrik tüketimi NOSAB'da yüzde 1,17, HOSAB'da yüzde 0,90 azalırken, DOSAB'da geçen yılın aynı dönemine göre hemen hemen aynı seviyede kaldı ve yüzde 0,04 arttı. Doğalgaz tüketiminde ise üç bölgede de gerileme görüldü. NOSAB'da tüketim yüzde 4,41, DOSAB'da yüzde 0,28, HOSAB'da ise yüzde 15,89 azaldı.</p>

<p><strong>Su tüketiminde farklı görünüm</strong></p>

<p>Su tüketiminde ise OSB'ler farklı bir görünüm sergiledi. 2. kalite su kullanımındaki artış, geri kazanılmış su kullanımının daha fazla tercih edildiğini ortaya koydu. İlk 6 aylık veriler, organize sanayi bölgelerinde enerji tüketiminin kontrollü seyrini koruduğunu gösterirken, su kullanımında ise üretim yapısına bağlı olarak farklı eğilimlerin devam ettiğini ortaya koydu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="613" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/n-o-s-a-b-4.jpg" width="350" /></p>

<p><strong>NOSAB</strong></p>

<p><strong>NOSAB’da su tüketiminde düşüş</strong></p>

<p><strong>Elektrik Tüketimi (kWh)</strong></p>

<p>Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'nde (NOSAB) 2026 yılının ilk altı ayında elektrik tüketimi, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 1,17 azalarak 158 milyon 335 bin kWh'den 156 milyon 477 bin kWh'ye geriledi. Toplam tüketimdeki sınırlı düşüş, bölgede enerji kullanımının büyük ölçüde geçen yıl seviyelerinde korunduğunu gösterirken, aylık veriler üretim temposuna bağlı değişimleri de ortaya koydu.</p>

<p>Mayıs ayında yüzde 18,41'lik düşüş yılın en belirgin gerilemesi olarak kaydedildi. Bu durum, dönemsel üretim planlaması ve enerji kullanımındaki kontrollü seyrin tüketim verilerine yansıması olarak değerlendirilebilir. Ocak, şubat ve mart aylarında sırasıyla yüzde 2,75, yüzde 3,99 ve yüzde 1,18 oranında düşüş yaşandı. Nisan ayında yüzde 2,82, haziran ayında ise yüzde 19,87 artış gerçekleşti. Özellikle haziran ayındaki yükseliş, üretim faaliyetlerindeki dönemsel hareketliliğin enerji tüketimine yansıdığına işaret etti.</p>

<p>Genel tablo değerlendirildiğinde, NOSAB'da elektrik tüketiminin yılın ilk yarısında kontrollü bir seyir izlediği görülüyor. Aylık bazda yaşanan dalgalanmalara rağmen toplam tüketimdeki sınırlı gerileme, enerji kullanımındaki dengeli yapının korunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Doğalgaz Tüketimi (Standart Metreküp)</strong></p>

<p>Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'nde (NOSAB) 2026 yılının ilk altı ayında doğalgaz tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,41 azalarak 9 milyon 120 bin standart metreküpten 8 milyon 717 bin standart metreküpe geriledi. Bu düşüş, ilk yarıda doğalgaz kullanımının geçen yılın altında gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>Yılın ilk altı ayındaki eğilimler şu şekilde öne çıktı: Şubat ayında yüzde 16,86 ile en yüksek düşüş kaydedildi. Şubat ayında yüzde 16,86 ile en yüksek düşüş kaydedildi. Mayıs ayında yüzde 5,77, nisan ayında yüzde 3,91 ve ocak ayında yüzde 2,63 oranında gerileme yaşandı. Mart ayında yüzde 1,03, haziran ayında ise yüzde 8,88 artış görüldü. Haziran ayındaki yükseliş, üretim faaliyetlerindeki dönemsel artışla ilişkilendirilebilir.</p>

<p>Genel olarak değerlendirildiğinde, NOSAB'da doğalgaz tüketimi ilk altı ayda geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük seviyede gerçekleşti. Aylık bazda görülen artış ve azalışlara rağmen toplam tüketimdeki düşüş, doğalgaz kullanımındaki kontrollü yapının sürdüğünü ortaya koydu.</p>

<p><strong>İçme Suyu Tüketimi (Metreküp)</strong></p>

<p>Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'nde (NOSAB) 2026 yılının ilk altı ayında içme suyu tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,62 artarak 416 bin 167 metreküpten 431 bin 223 metreküpe yükseldi. Böylece enerji tüketimindeki düşüşe karşın su kullanımında sınırlı bir artış kaydedildi.</p>

<p>Yılın ilk altı ayındaki eğilimler şu şekilde öne çıktı: Mart ayında yüzde 25,58 ile yılın en yüksek artışı gerçekleşti. Şubat ayında yüzde 11,74, haziran ayında yüzde 2,61 artış kaydedildi.</p>

<p>Mayıs ayında yüzde 13,49 düşüş yaşanırken, nisan ayında tüketim geçen yıl seviyesine yakın gerçekleşti. İlk altı aylık veriler, içme suyu tüketiminin dönemsel dalgalanmalara rağmen geçen yılın üzerinde gerçekleştiğini gösteriyor. Özellikle yılın ilk çeyreğindeki artışlar toplam tüketimi yukarı taşıdı.</p>

<p>Genel olarak mevcut veriler, atık su miktarında geçen yılın aynı dönemine göre düşüş yaşandığını ortaya koyuyor. İlk dört aylık tüketim değerleri, su yönetiminde kontrollü bir seyrin sürdüğüne işaret ediyor.</p>

<p><img height="423" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/d-o-s-a-b-3.jpg" width="350" /></p>

<p><strong>DOSAB</strong></p>

<p><strong>DOSAB’tan tüketimde dengeli seyir</strong></p>

<p><strong>Elektrik Tüketimi (kWh)</strong></p>

<p>Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB), 2026 yılının ilk altı ayında elektrik tüketiminde dengeli bir seyir izledi. Bölgedeki toplam elektrik tüketimi, 2025 yılının aynı dönemine göre 494,7 milyon kWh'den 494,9 milyon kWh'ye yükselirken, artış oranı yüzde 0,04 ile sınırlı kaldı. Veriler, enerji tüketiminin geçen yıl seviyesinde korunduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Buna göre; Mayıs ayında yüzde 19,95'lik düşüş yılın en belirgin gerilemesi olarak öne çıktı. Bu düşüş, üretim planlamasındaki dönemsel değişim ve enerji kullanımındaki kontrollü seyirle ilişkilendirilebilir.</p>

<p>Mart ayında tüketim yüzde 1,25, şubat ayında ise yüzde 0,78 gerileyerek yılın ilk çeyreğinde sınırlı bir düşüş eğilimi görüldü. Nisan ayında yüzde 6,54, haziran ayında ise yüzde 25,08 oranında artış yaşandı. Özellikle haziran ayındaki yükseliş, üretim faaliyetlerindeki canlanma ve enerji ihtiyacındaki artışın tüketim verilerine yansıdığını gösterdi.</p>

<p>Yılın ilk altı aylık verileri değerlendirildiğinde, DOSAB'da elektrik tüketiminin büyük ölçüde geçen yıl seviyesinde kaldığı görülüyor. Aylık bazda yaşanan dalgalanmalara rağmen toplam tüketimde önemli bir değişim yaşanmaması, bölgedeki sanayi tesislerinin enerji kullanımını dengeli şekilde yönetmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Üretim süreçlerinde yaşanan dönemsel hareketliliğe rağmen enerji tüketiminin kontrol altında tutulması, kaynak kullanımındaki planlı yaklaşımın sürdüğünü gösteriyor.</p>

<p><strong>Doğalgaz Tüketimi (Sm³)</strong></p>

<p>Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB), 2026 yılının ilk altı ayında doğalgaz tüketiminde dengeli bir görünüm sergiledi. Bölgedeki toplam doğalgaz tüketimi, 2025 yılının aynı dönemine göre 62 milyon standart metreküpten 61,8 milyon standart metreküpe gerileyerek yüzde 0,28 azaldı. Toplam tüketimdeki sınırlı düşüş, bölgedeki sanayi tesislerinin doğalgaz kullanımını kontrollü şekilde sürdürdüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Buna göre; Mayıs ayında yüzde 22,54'lük düşüş, yılın en dikkat çekici gerilemesi olarak öne çıktı. Bu azalış, dönemsel üretim planlaması ve enerji kullanımındaki kontrollü seyrin tüketim verilerine yansıması olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Ocak ayında yüzde 6,84, şubat ayında yüzde 4,31 ve mart ayında yüzde 3,47 oranında düşüş kaydedildi. İlk çeyrekte görülen bu gerileme, doğalgaz tüketiminin geçen yılın altında seyrettiğini gösterdi. Nisan ayında yüzde 4,62, haziran ayında ise yüzde 24,08 oranında artış yaşandı. Özellikle haziran ayındaki yükseliş, üretim faaliyetlerindeki hareketlilik ve enerji ihtiyacındaki dönemsel artışla ilişkilendirilebilir.</p>

<p>İlk altı aylık veriler değerlendirildiğinde, DOSAB'da doğalgaz tüketiminin geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı ölçüde azaldığı görülüyor. Aylık bazda yaşanan dalgalanmalara rağmen toplam tüketimde önemli bir değişim yaşanmaması, bölgedeki işletmelerin enerji kullanımını dengeli biçimde yönetmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Üretim faaliyetlerinin seyrine bağlı olarak dönemsel artışlar görülse de ilk yarı genelinde doğalgaz tüketimi kontrollü bir görünüm sergiledi. Bu tablo, sanayi tesislerinin üretim süreçlerini sürdürürken enerji kullanımını planlı şekilde yönettiğini gösteriyor.</p>

<p><img height="315" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/h-o-s-a-b-4.jpg" width="520" /></p>

<p><strong>HOSAB</strong></p>

<p><strong>HOSAB'da enerji tüketimi düşüş gösterdi</strong></p>

<p><strong>Elektrik Tüketimi (kWh)</strong></p>

<p>Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi'nde (HOSAB) 2026 yılının ilk altı ayında elektrik tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,90 azalarak 92 milyon 156 bin kWh'den 91 milyon 327 bin kWh'ye geriledi. Toplam tüketimdeki sınırlı düşüş, bölgede enerji kullanımının büyük ölçüde geçen yıl seviyesinde korunduğunu gösterirken, aylık veriler üretim temposuna bağlı değişimleri de ortaya koydu.Aylık veriler incelendiğinde; En belirgin düşüş Mayıs ayında yüzde 22,39 ile gerçekleşti. Bu gerileme, dönemsel üretim planlaması ve enerji kullanımındaki kontrollü seyrin tüketim verilerine yansıması olarak değerlendirilebilir.Ocak ve Şubat aylarında da sırasıyla yüzde 1,96 ve yüzde 1,07 oranında sınırlı düşüşler yaşandı.</p>

<p>Mart ve Nisan aylarında elektrik tüketimi yeniden artış gösterdi. Mart ayında yüzde 3,41, Nisan ayında ise yüzde 3,83 artış kaydedildi. Haziran ayında yüzde 14,42'lik artış dikkat çekti. Bu yükseliş, üretim faaliyetlerindeki dönemsel hareketliliğin enerji tüketimine yansıdığına işaret etti.Genel tablo değerlendirildiğinde, HOSAB'da elektrik tüketiminin yılın ilk yarısında dengeli bir görünüm sergilediği görülüyor. Aylık bazda yaşanan dalgalanmalara rağmen toplam tüketimde önemli bir değişim yaşanmaması, enerji kullanımının kontrollü şekilde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Doğalgaz Tüketimi (m³)</strong></p>

<p>Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi'nde (HOSAB) 2026 yılının ilk altı aylık verilerine göre doğalgaz tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,89 azalarak 5 milyon 736 bin metreküpten 4 milyon 825 bin metreküpe geriledi. Böylece yılın ilk yarısında enerji tüketiminde en belirgin düşüş doğalgaz kullanımında gerçekleşti.</p>

<p>Aylık veriler incelendiğinde; Şubat ayında yüzde 21,21, Mayıs ayında ise yüzde 23,39 ile yılın en yüksek düşüşleri kaydedildi. Ocak ayında yüzde 3,06, Nisan ayında yüzde 3,16 oranında gerileme yaşandı. Buna karşılık Mart ayında yüzde 9,05 artış gerçekleşti. Bu artışın üretim faaliyetlerindeki dönemsel hareketlilikten kaynaklandığı değerlendirilebilir. Genel olarak ilk altı aylık veriler, HOSAB'da doğalgaz tüketiminin geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük seviyede gerçekleştiğini gösteriyor. Aylık bazda yaşanan değişimlere rağmen toplam tüketimdeki gerileme, enerji kullanımının kontrollü biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>1. Kalite Su Tüketimi (m³)</strong></p>

<p>Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi'nde (HOSAB) 2026 yılının ilk altı ayında 1. kalite su tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,03 azalarak 246 bin 907 metreküpten 190 bin 32 metreküpe geriledi. Bu düşüş, dört tüketim kalemi arasında en belirgin gerilemenin yaşandığı alan oldu.</p>

<p>Yılın ilk yarısındaki aylık değişimler incelendiğinde; En yüksek düşüş Mayıs ayında yüzde 39,33 olarak gerçekleşti. Ocak ve Şubat aylarında tüketim yaklaşık yüzde 25, Mart ayında yüzde 21,10, Nisan ayında yüzde 17,65 azaldı. Haziran ayında ise düşüş yüzde 8,59 ile daha sınırlı kaldı. İlk altı aylık veriler, 1. kalite su kullanımının yıl boyunca geçen yılın altında seyrettiğini ortaya koyuyor. Özellikle ilk beş ayda kaydedilen gerilemeler, toplam tüketimdeki düşüşün belirleyici unsuru oldu.</p>

<p><strong>2. Kalite Su Tüketimi (m³)</strong></p>

<p>Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi'nde (HOSAB) 2026 yılı verilerine göre 2. kalite su tüketimi, toplamda yüzde 3,18 azalarak 59 bin 601 metreküpten 57 bin 707 metreküpe geriledi. Toplam tüketimde sınırlı bir düşüş görülmesine rağmen, yılın ilk aylarında dikkat çekici artışlar yaşandı.Aylık bazda incelendiğinde; Şubat ayında yüzde 65,27, Mart ayında yüzde 55,37 ve Ocak ayında yüzde 23,14 artış gerçekleşti. Nisan ayında tüketim yüzde 14,99 yükseldi. Mayıs ayında ise yüzde 13,11 oranında gerileme kaydedildi. Veriler, yılın ilk aylarında geri kazanılmış su kullanımının arttığını, mayıs ayında ise bu eğilimin tersine döndüğünü gösteriyor. Mevcut toplam değerlere göre ilk altı aylık dönemde 2. kalite su tüketimi geçen yılın aynı döneminin bir miktar altında kaldı.HOSAB'ın 2026 yılı ilk altı aylık tüketim verileri, enerji ve su kullanımında farklı eğilimlerin öne çıktığı bir tablo ortaya koydu. Elektrik tüketimi yüzde 0,90, doğalgaz tüketimi ise yüzde 15,89 gerilerken, özellikle doğalgaz kullanımındaki düşüş dikkat çekti.</p>

<p>Su tüketiminde ise 1. kalite suda yüzde 23,03'lük belirgin bir azalma yaşanırken, 2. kalite su tüketimi toplamda yüzde 3,18 geriledi. Aylık bazda yaşanan artış ve düşüşlere rağmen ilk altı aylık toplam veriler, HOSAB'da enerji ve su tüketiminin planlı ve kontrollü bir seyir izlediğini ortaya koydu. Üretim faaliyetlerindeki dönemsel değişimler tüketim verilerine yansırken, kaynak kullanımındaki dengeli yapı yılın ilk yarısında da sürdü.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-osblerinde-uretim-rolantide</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-m2.jpg" type="image/jpeg" length="36665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa iş dünyası sanayinin yönünü belirliyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-is-dunyasi-sanayinin-yonunu-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-is-dunyasi-sanayinin-yonunu-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa iş dünyasını temsilcileri küresel ekonomik dalgalanmaların sektörlere olan etkisini değerlendirdi. Değerlendirmede finansman maliyetlerinin üretimi zorladığı ortak görüşüne yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA-BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Bursa’nın tüm zorluklara rağmen üretim yapısıyla gücünü koruduğunu ifade eden iş dünyası temsilcileri maliyetlerin enflasyon etkisiyle yükselmesine karşılık döviz kurundaki artışın geride kalmasının, ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Konuyla ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde son yıllarda işçilik, enerji, hammadde ve lojistik giderlerinde yaşanan büyük artışlara rağmen kurların aynı ölçüde desteklememesi, yerli üretimi rakip ülkelere kıyasla daha pahalı bir konuma getirdiği ifade edildi. Bursa iş dünyasının temsilcileri ortak görüşüne göre bu durum sanayicilerin kar marjlarını ciddi ölçüde baskılarken, şehirdeki yeni yatırımların ertelenmesine ve önceliğin verimlilik artırıcı, otomasyon odaklı projelere verilmesine yol açıyor.</p>

<p>Bursa sanayisinde öne çıkan en kritik sorunların başında finansmana erişim güçlüğü geliyor. Yüksek faiz oranları ve krediye ulaşmadaki zorluklar, özellikle KOBİ ölçeğindeki firmaların işletme sermayesini yönetmesini zorlaştırıyor. Bunun yanı sıra Bursa gibi güçlü sanayi merkezlerinde nitelikli iş gücü eksikliği temel sorunlardan biri olmaya devam ederken, mesleki eğitimin üretim ihtiyaçlarıyla daha güçlü entegre edilmesi yönündeki beklenti ağırlık kazanıyor.</p>

<p><strong>Düşük enflasyon beklentisi</strong></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, 2026 yılının ilk 6 aylık enflasyon oranı yüzde 17,76 olarak gerçekleşti. Haziran ayında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) artışın yüzde 0,99 seviyesinde kalmasıyla birlikte, yıllık enflasyon yüzde 32,11 seviyesine geriledi. Açıklanan bu veriler, temmuz ayı itibarıyla iş yerleri için uygulanacak tavan kira artış oranını da yüzde 32,03 olarak belirledi.</p>

<p>Türkiye'nin üretim ve ihracat lokomotifi Bursa'da, ekonomi verileri iş dünyasının yakın takibinde yer alıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından paylaşılan güncel istatistikler ve raporlar da yerel ekonomideki hareketliliği gözler önüne seriyor. Verilere göre, Bursa'da 2026'nın ilk yarısında açılan yeni firma sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artarak 2 bin 534’e ulaştı. Dezenflasyon sürecinde maliyet baskısı ve finansmana erişim zorluklarıyla mücadele eden Bursalı sanayiciler ile ihracatçılar, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesini bekliyor. İş dünyası temsilcileri, sürdürülebilir büyüme ve üretim hatlarının korunması için piyasalarda öngörülebilirliğin artması ve finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerilemesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p><strong>Baskılara rağmen ihracat yükseldi</strong></p>

<p>Maliyet baskılarına rağmen dış pazarda etkili olan Bursa, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Ocak-Haziran döneminde 9 milyar 144 milyon 719 bin dolarlık ihracata imza attı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,1’lik bir artış yakalayan Bursa, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 6,72’sini tek başına sırtlayarak ihracat ligindeki güçlü yerini korudu. Sektörel bazda incelendiğinde, Bursa'nın dış satım yükünü yine otomotiv sektörü göğüsledi.</p>

<p>Otomotiv sanayisi yüzde 16,3 artışla yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracat yaparak toplam dış ticaretin yarısından fazlasını oluşturdu. Diğer önemli sektörlerden makine ve aksamları 646,7 milyon dolar, tekstil ve hammaddeleri 626,7 milyon dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ise 558,3 milyon dolarlık ihracat rakamlarına ulaştı. Kentin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke yüzde 22'lik artış ve 1,5 milyar doları aşan payıyla yine Almanya olurken; Fransa, İtalya ve İspanya öne çıkan diğer ülkeler oldu. Öne çıkan bu rakamların yanı sıra ihracat odaklı üretim süreçlerinde kritik rol oynayan Bursa Serbest Bölgesi de ilk yarıda 1 milyar 24 milyon dolarlık sınırı aşarak tarihi bir rekor kırdı.</p>

<p></p>

<p><img height="166" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/tuncer-hatunoglu-4.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Tuncer Hatunoğlu</strong></p>

<p><strong>BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Doğru adımlarla güçleneceğiz</strong></p>

<p>İçinde bulunduğumuz dönem riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi ise tarih boyunca zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarmış, dirençli ve esnek bir yapıya sahip olmuştur. Bugün de aynı dayanıklılığa sahibiz. Ancak bu süreçte iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Bölgemizde belirsizlikler yaşanırken, Türkiye’nin doğru politikalar ve doğru dönüşüm adımlarıyla çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeğini kabul ederek hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor. Bu nedenle çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz. İş dünyası olarak bizler; verimliliğimizi artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya, dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken; karar vericilerden de özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek bekliyoruz. BUSİAD olarak ekonomiyi yalnızca takip eden değil; iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img height="308" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/rasim-cagan-5.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Rasim Çağan</strong></p>

<p><strong>BOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Stratejik konumumuz sektörü korudu</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısı, şirketler açısından bir önceki yıl yaşanan sorunların daha da derinleştiği zorlu bir dönem oldu. Şirketlerin maliyetleri enflasyon etkisiyle yüzde 17,76 artarken, sepet kurdaki artışın yalnızca yaklaşık yüzde 7 seviyesinde kalması, ihracat pazarlarındaki rekabet gücümüzü zayıflatmaya devam etti.</p>

<p>Finansmana erişimde yaşanan güçlükler, maliyet enflasyonunun yarattığı baskı, kur artışlarının yetersiz kalması ve küresel tüketici talebinin hâlâ pandemi öncesi seviyelere ulaşamaması, şirketlerin faaliyetlerini her zamankinden daha zor koşullar altında sürdürmesine neden oldu.</p>

<p>Bu olumsuz tabloyu en yoğun hisseden sektörlerin başında ise tekstil sektörü geldi. Son üç yıldır devam eden yapısal sorunlarla 2026 yılına giren sektör, yılın ilk yarısında İran-ABD geriliminin küresel ticaret ve enerji maliyetlerine yansıması ile Avrupa pazarındaki talep daralmasının etkilerini de ilave olarak yaşadı.</p>

<p>Buna rağmen Türkiye, sahip olduğu stratejik konum sayesinde rakip ülkelere kıyasla daha sınırlı bir daralma yaşadı. Avrupa’da talep yaklaşık yüzde 12, Amerika’da ise yüzde 9 seviyelerinde gerilerken, Türkiye’deki daralma yılın ilk altı ayında yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Bunun en önemli nedeni, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı ve hızlı tedarik kabiliyetidir. Üretim maliyetleri açısından Türkiye rakiplerine göre daha pahalı bir konuma gelmiş olsa da, Avrupa’nın uzak coğrafyalardaki tedarikçilerinde yaşanan enerji, lojistik ve teslimat sorunları, Türkiye’nin stratejik avantajını yeniden öne çıkardı. Bu süreçte Avrupalı alıcılar, tedarik zincirlerini daha güvenli ve esnek hale getirmek amacıyla <strong>nearshoring</strong> yaklaşımını yeniden gündemlerine almaya başladı.</p>

<p>Ekonomik krizler aynı zamanda şirketleri daha verimli çalışmaya zorlayan önemli bir dönüşüm süreci de yaratır. İşletmeler sürdürülebilirliklerini koruyabilmek için tüm iş süreçlerini yeniden değerlendirmek, yalınlaşmak, dijitalleşmek ve kaynaklarını daha etkin kullanmak zorundadır. Nitekim son üç yılda birçok şirket operasyonlarını sadeleştirmiş, verimlilik odaklı önemli adımlar atmıştır. Bununla birlikte, 2026 yılının ikinci yarısında da finansmana erişim zorluklarının ve fiyat odaklı küresel rekabetin devam edeceğini öngörüyorum.</p>

<p>2027 yılında ise özellikle Avrupa pazarında talebin kademeli olarak toparlanmasının sektöre olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ancak son üç yılda asgari ücretin yüzde 351, enflasyonun yüzde 216 ve faizin yüzde 241 artmasına karşın döviz kurlarının yalnızca yüzde 144 yükselmesi, Türkiye’nin üretim maliyetlerini rakip ülkelere kıyasla yaklaşık yüzde 60 daha pahalı hale getirmiştir. Bu durumun kısa vadeli değil, yapısal bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.</p>

<p>Her ne kadar ekonomik zorluklar şirketleri daha verimli çalışmaya, dijitalleşmeye ve iş süreçlerini gözden geçirmeye yönelterek bir yenilenme fırsatı yaratsa da kabul etmeliyiz ki yüksek katma değeri olmayan ürünleri üretmek artık Türk iş dünyasının iş modelinde olmamalı.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/seref-demir-1-i-m-s-i-a-d.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Şeref Demir </strong></p>

<p><strong>İMSİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Arsa maliyetleri konut fiyatlarını etkiliyor</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısı, Bursa iş dünyası açısından temkinli ancak dirençli bir dönem olarak değerlendirilebilir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve yüksek finansman maliyetleri, üretim ve yatırım kararlarını önemli ölçüde etkiledi. Buna rağmen Bursa, güçlü sanayi altyapısı, ihracat kabiliyeti ve girişimcilik kültürü sayesinde üretimden kopmadan faaliyetlerini sürdürmeyi başardı.</p>

<p>İnşaat sektörü özelinde ise üyelerimiz, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle yeni proje geliştirme konusunda daha seçici davranırken, devam eden projelerini tamamlamaya ve güvenli yapı üretimini sürdürmeye odaklandı. Özellikle ilk el konut satışlarının ikinci el satışların gerisinde kalması, yeni konut üretiminin istenilen seviyeye ulaşamadığını göstermektedir.</p>

<p>Buna karşın Bursa'nın deprem gerçeği, kentsel dönüşüm ihtiyacı ve konut talebinin devam etmesi, sektörümüz açısından orta ve uzun vadede güçlü bir potansiyelin varlığını koruduğunu ortaya koymaktadır.</p>

<p>Üyelerimizden aldığımız geri bildirimlerde en önemli sorunların başında finansmana erişim gelmektedir. Yüksek kredi maliyetleri ve finansman imkanlarının sınırlı olması, özellikle yatırım ve yeni proje kararlarını önemli ölçüde yavaşlatmıştır.</p>

<p>Bunun yanında inşaat sektöründe arsa maliyetlerinin ulaştığı seviyeler, yapı maliyetleri üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bugün birçok projede arsa maliyeti toplam yatırımın yarısına yaklaşmakta, hatta bazı bölgelerde bunun da üzerine çıkmaktadır. Bu durum, uygun fiyatlı konut üretimini zorlaştırmaktadır.</p>

<p>İç talepteki yavaşlama, yüksek faiz ortamı nedeniyle konuta erişimin güçleşmesi ve nitelikli iş gücü teminindeki sıkıntılar da sektörümüzün gündemindeki önemli başlıklardır. Döviz kurunun belirli bir seviyede seyretmesine rağmen maliyetlerdeki artışın devam etmesi ise üretim planlamasını zorlaştırmaktadır.</p>

<p>Ancak sektörümüz bütün bu zorluklara rağmen üretim kapasitesini korumaya, istihdamını sürdürmeye ve ülke ekonomisine katkı vermeye devam etmektedir.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında enflasyondaki düşüş eğiliminin güçlenmesiyle birlikte finansman koşullarında kademeli bir iyileşme bekliyoruz. Bunun kredi maliyetlerine yansıması halinde hem sanayi hem de inşaat sektöründe yatırım iştahının yeniden artacağına inanıyoruz.</p>

<p>İnşaat sektörü açısından öncelikli beklentimiz, üretimi destekleyecek finansman modellerinin geliştirilmesi, arsa arzını artıracak planlama politikalarının hayata geçirilmesi ve kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılmasıdır. Özellikle deprem riski taşıyan şehirlerde dönüşümün yalnızca bir inşaat faaliyeti değil, aynı zamanda bir kamu güvenliği meselesi olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.</p>

<p>Bursa'nın güçlü üretim altyapısı, ihracat potansiyeli ve girişimcilik kültürü sayesinde yeniden yüksek büyüme ivmesi yakalayabilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz. Bunun için kamu ile özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, öngörülebilir ekonomik politikaların sürdürülmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Biz İMSİAD olarak, güvenli yapılaşma, sürdürülebilir şehirleşme ve ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda üretmeye, istihdam oluşturmaya ve Bursa'nın geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/erol-gulmez-nosab.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Erol Gülmez </strong></p>

<p><strong>NOSAB Başkanı</strong></p>

<p><strong>Maliyetler dijitalleşmeyle dengeleniyor</strong></p>

<p>Organize sanayi bölgeleri açısından ilk altı ay, küresel belirsizliklere rağmen üretim disiplininin korunduğu bir dönem oldu. NOSAB'da faaliyet gösteren firmalarımız, ihracat pazarlarında yaşanan dalgalanmalara rağmen üretimlerini sürdürerek istihdamlarını büyük ölçüde muhafaza etti. Yeni yatırım kararlarında ise daha seçici davranıldı. Sanayicimiz, maliyet baskısını verimlilik artırıcı uygulamalar ve dijital üretim teknolojileriyle dengelemeye çalıştı.</p>

<p>Sanayicilerimiz açısından finansman maliyetleri en önemli gündem maddesi oldu. Enerji fiyatları, işçilik giderleri ve üretim girdilerindeki artış da işletmelerin kârlılığını önemli ölçüde etkiledi. Özellikle ihracat yapan firmalar, kur-enflasyon dengesinin rekabet gücünü destekleyecek şekilde oluşmasının önemine dikkat çekiyor. Bunun yanında yeşil dönüşüm sürecinin gerektirdiği yatırımlar için daha güçlü finansman modellerine ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>İkinci yarıda üretim ve ihracat tarafında daha olumlu bir görünüm bekliyoruz. Organize sanayi bölgelerinde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve dijital üretim altyapısını destekleyen teşviklerin artırılması büyük önem taşıyor. Bursa'nın sanayi gücü, doğru destek mekanizmalarıyla yeniden yüksek büyüme performansı yakalayabilecek kapasiteye sahiptir.</p>

<p><img height="373" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/yalcin-toy-2-kayapa-osb.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Yalçın Toy</strong></p>

<p><strong>KAYAPA OSB Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yatırımların desteklenmesi gerekiyor</strong></p>

<p>Kayapa Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren sanayicilerimiz açısından ilk altı ay üretim disiplininin korunduğu ancak yatırım kararlarında temkinli davranılan bir dönem oldu. Küresel pazarlardaki talep yavaşlaması ihracatçı firmaları etkilerken, üyelerimiz verimlilik artırıcı yatırımlarla rekabet güçlerini korumaya çalıştı. Özellikle otomotiv yan sanayi, makine ve metal sektörlerinde üretim devam etti ancak yeni kapasite yatırımları daha kontrollü ilerledi.</p>

<p>En önemli sorun yüksek finansman maliyetleri oldu. Bunun yanında enerji fiyatları, işçilik giderleri ve sanayi üretiminde kullanılan girdilerin maliyetlerindeki artış işletmelerimizin kârlılığını önemli ölçüde etkiledi. Döviz kurundaki gelişmeler de ihracatçı firmalar açısından rekabet baskısını artırdı. Ayrıca sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman ihtiyacı her geçen gün daha fazla hissediliyor.</p>

<p>Sanayinin yeniden güçlü büyüme ivmesi yakalayabilmesi için yatırım ortamının desteklenmesi gerekiyor. Organize sanayi bölgelerinde enerji verimliliği, dijital dönüşüm ve yeşil üretim yatırımlarına yönelik teşviklerin artırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda lojistik altyapının güçlendirilmesi ve yatırım süreçlerini hızlandıracak düzenlemeler Bursa sanayisinin rekabet gücünü daha da artıracaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="301" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/alparslan-senocak-10.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Alparslan Şenocak</strong></p>

<p><strong>MÜSİAD Bursa Şube Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yatırım kararlarında seçici davranılıyor</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısını, ekonomik dengelenmenin devam ettiği ve firmalarımızın mevcut yapılarını güçlendirmeye odaklandığı bir dönem olarak değerlendiriyoruz. Küresel ticaretteki belirsizlikler, finansman şartları ve iç pazardaki yavaşlamaya rağmen Bursa, güçlü üretim kabiliyeti ve ihracatçı kimliğiyle dirençli bir performans ortaya koydu. Üyelerimizden aldığımız geri bildirimlere göre ihracat ağırlıklı çalışan, pazarlarını çeşitlendiren ve yüksek katma değerli üretime yönelen firmalarımız daha olumlu bir seyir izledi. İç pazara çalışan işletmelerimiz ise talepteki yavaşlama, uzayan tahsilat süreleri ve artan işletme sermayesi ihtiyacı nedeniyle daha temkinli hareket etti. Yatırımlar tamamen durmuş değil ancak firmalarımız yeni kapasite yatırımlarından ziyade verimlilik, enerji tasarrufu, otomasyon, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm alanlarına yöneliyor. Bursa iş dünyasının büyüme isteğini koruduğunu ancak yatırım kararlarında daha seçici davrandığını söyleyebiliriz.</p>

<p>İlk altı ayda iş dünyamızın en fazla zorlandığı konuların başında yüksek maliyetler ve finansmana erişim geldi. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikaların önemini görüyoruz ancak özellikle KOBİ’lerimizin uygun vadeli ve maliyetli krediye erişimi oldukça zorlaştı. Firmalarımız üretimi sürdürmek, istihdamı korumak ve mevcut siparişlerini finanse edebilmek için geçmişe göre daha yüksek işletme sermayesine ihtiyaç duyuyor. Kredi maliyetleri, kısa vadeler ve uzayan tahsilat süreleri, yatırımların yanında günlük üretim faaliyetlerini de etkiliyor. Enerji, işçilik, ham madde, lojistik ve finansman giderlerindeki artışlar rekabet gücümüzü sınırlandırıyor. Maliyetlerdeki yükselişin döviz kuruyla aynı ölçüde dengelenmemesi, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda fiyat oluşturmasını zorlaştırıyor. Bu durum özellikle emek yoğun sektörlerde daha belirgin hissediliyor. Sanayicimiz finansman, maliyet, kur, iç talep ve nitelikli iş gücü sorunlarının iç içe geçtiği zorlu bir süreçten geçiyor. Üretimin sürdürülebilirliği için ihracat, yatırım ve istihdam sağlayan işletmelere yönelik uzun vadeli ve devlet destekli finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Yılın ikinci yarısına ihtiyatlı bir iyimserlikle bakıyoruz. Enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesi, finansman şartlarının iyileşmesi ve küresel belirsizliklerin azalması hâlinde üretim, yatırım ve iç talepte kademeli bir toparlanma görebiliriz. Kalıcı ve sağlıklı bir büyüme için üretim odaklı politikaların güçlendirilmesi gerekiyor. Yatırım, ihracat ve istihdam oluşturan firmalarımıza uygun maliyetli, uzun vadeli ve öngörülebilir finansman sağlanması büyük önem taşıyor. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile işletme sermayesine yönelik destekleri kapsayan toplam 1 trilyon liralık finansman imkânını iş dünyamız adına son derece kıymetli buluyoruz. Sanayicilerimizin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına cevap verecek bu önemli müjde dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Programın hızlı ve etkin şekilde uygulanmasının üretimin, yatırımın ve istihdamın sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bununla birlikte iş dünyasının önünü görebilmesi için vergi sisteminin sade ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması, yatırım teşviklerinin sektörlerin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi ve lojistik maliyetlerin azaltılması önem taşıyor. Kur ile enflasyon arasındaki dengenin sağlanması da sanayicimizin maliyet hesabı yapabilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat sunabilmesi açısından kritik önemdedir. Ayrıca Bursa sanayisinin güçlü bir büyüme ivmesi yakalayabilmesi için dijital ve yeşil dönüşüm yatırımları da desteklenmeli, ihracat pazarlarımız çeşitlendirilmelidir. Avrupa’daki mevcut gücümüzü korurken Afrika, Körfez ülkeleri, Orta Asya ve Amerika kıtasındaki fırsatlara daha fazla odaklanmalıyız. UR-GE projeleri, ticaret heyetleri, fuarlar ve ikili iş görüşmeleriyle firmalarımızın yeni pazarlara ulaşmasını sağlamalıyız. Bursa; sanayi birikimi, girişimci insan kaynağı, üniversiteleri ve güçlü kurumlarıyla bu süreci yönetecek kapasiteye sahiptir. Kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum arasındaki güçlü iş birliğiyle şehrimizin yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir büyüme dönemine gireceğine inanıyoruz.</p>

<p>Bugün temel hedefimiz, Bursa’nın üretim kabiliyetini gelecek yıllara taşıyacak güçlü bir dönüşümü gerçekleştirmektir. Bunun yolu yüksek katma değerli üretimden, nitelikli insan kaynağından, güçlü finansman yapısından ve yeni pazarlardan geçiyor. Bursa iş dünyası geçmişte olduğu gibi bugün de üretimden, yatırımdan ve istihdamdan vazgeçmeden yoluna devam edecektir. Girişimci ruhumuz, azmimiz ve dayanışma anlayışımızla şehrimizin ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Onur Kutlualp</strong></p>

<p><strong>DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yeni yatırımlara karşı seçicilik</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısı, Bursa iş dünyası açısından fırsatların ve zorlukların bir arada yaşandığı bir dönem oldu. Türkiye genelinde sanayi üretiminin nisan ayında yıllık yüzde 6 artması ve Bursa’nın yılın ilk altı ayında 9,1 milyar doları aşan ihracata ulaşması, üretim ve ihracat cephesinde olumlu göstergeler olarak öne çıktı. Bununla birlikte sektörler ve firmalar arasında farklılaşan bir tabloyla karşı karşıyayız. Üyelerimizin önemli bölümü üretimini ve istihdamını korumayı başarırken, artan maliyetler nedeniyle kârlılık ve işletme sermayesi yönetimi daha fazla önem kazandı. Yeni yatırımlarda ise daha seçici ve temkinli bir yaklaşım öne çıktı.</p>

<p>Üyelerimizden aldığımız geri bildirimlerde finansmana erişim ve yüksek finansman maliyetleri ilk sırada yer alıyor. TCMB’nin de işaret ettiği sıkı finansal koşullar, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek olan sanayi kuruluşlarının hareket alanını sınırlıyor. Enerji, ham madde, işçilik ve lojistik giderlerindeki yükseliş; firmaların fiyatlama, nakit akışı ve rekabetçilik dengelerini zorlaştırıyor. Döviz kurunun maliyet artışlarını yeterince karşılamaması ihracatçı firmalarımızın rekabet gücünü etkilerken, nitelikli iş gücüne erişim de sanayimizin yapısal sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. İç talepteki temkinli seyir ise satış performansının sektörler arasında farklılaşmasına neden oluyor.</p>

<p>Yılın ikinci yarısına ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyoruz. Bursa sanayisinin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalayabilmesi için üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen politikaların güçlendirilmesi gerekiyor. Özellikle üretici firmalara uygun koşullu ve uzun vadeli finansman imkânları sunulması, ihracat desteklerinin artırılması ve ekonomik öngörülebilirliğin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bunun yanında dijital dönüşüm, enerji verimliliği, yeşil üretim ve katma değerli ihracata yönelik yatırımların teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Mesleki eğitimin sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi de nitelikli iş gücü sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa; güçlü sanayi altyapısı, ihracat tecrübesi ve girişimci iş dünyasıyla Türkiye ekonomisinin en önemli üretim merkezlerinden biridir. DOSABSİAD olarak üyelerimizin rekabet gücünü geliştiren eğitim, iş birliği ve bilgilendirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki güçlü iş birliğinin, karşı karşıya olduğumuz zorlukları aşmamızda ve Bursa sanayisinin geleceğe hazırlanmasında belirleyici olacağına inanıyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="278" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/murat-evke-8.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Murat Evke</strong></p>

<p><strong>RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı </strong></p>

<p><strong>Yüksek faiz sermaye yönetimini etkiledi</strong></p>

<p>2026 yılının ilk altı ayı, Bursa iş dünyası açısından temkinli yönetilmesi gereken, belirsizliklerin yoğun hissedildiği bir dönem oldu. Bursa, Türkiye'nin üretim ve ihracat üssü olma özelliğini korumaya devam etse de özellikle sanayi kuruluşlarımız artan maliyet baskıları ve finansman koşullarının etkisiyle daha kontrollü hareket etmek zorunda kaldı. RUMELİSİAD üyelerimizin önemli bir bölümü üretimlerini korumayı başardı ancak kapasite kullanım oranlarında sektörlere göre farklılaşmalar yaşandı. Özellikle otomotiv yan sanayi, makine, tekstil ve metal sektörlerinde ihracat pazarlarını koruma çabası öne çıkarken, iç pazardaki talep daralması satış performansını olumsuz etkiledi. İhracat yapan firmalarımız uluslararası pazarlardaki rekabet güçlerini muhafaza etmeye çalışırken, kur politikaları ve yükselen üretim maliyetleri fiyat tutturmayı zorlaştırdı. Yatırım tarafında ise tamamen durma söz konusu değil; ancak yeni yatırımların büyük bölümünün ertelendiğini, firmaların daha çok verimlilik artırıcı, dijital dönüşüm ve otomasyon odaklı yatırımlara yöneldiğini gözlemliyoruz. Bugün iş dünyasının temel refleksi büyümekten önce mevcut kapasitesini ve istihdamını korumak üzerine şekilleniyor.</p>

<p>Üyelerimizden aldığımız geri bildirimlerde beş temel konu öne çıkıyor. Bunların ilki finansmana erişimdir. Yüksek faiz oranları ve krediye ulaşmadaki güçlükler özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın işletme sermayesini yönetmesini zorlaştırıyor. Üretim yapmak isteyen işletmelerin uygun maliyetli finansmana erişebilmesi artık stratejik bir ihtiyaç haline gelmiştir. İkinci önemli konu üretim maliyetleridir. Enerji, işçilik, hammadde ve lojistik giderlerinde yaşanan artışlar firmaların kârlılıklarını ciddi ölçüde baskılıyor. Birçok işletme artan maliyetleri satış fiyatlarına aynı oranda yansıtamadığı için marjlar daralmaktadır. Üçüncü başlık nitelikli iş gücü eksikliğidir. Bursa gibi güçlü sanayi şehirlerinde artık mesele iş bulmak değil, nitelikli çalışan bulabilmektir. Mesleki eğitimin sanayinin ihtiyaçlarıyla daha güçlü entegre edilmesi gerektiğini uzun süredir dile getiriyoruz. Dördüncü konu döviz kurudur. İhracatçı firmalar açısından kurun öngörülebilir ve enflasyonla uyumlu bir denge içerisinde seyretmesi rekabet gücü açısından büyük önem taşıyor. Maliyetlerin yüksek enflasyonla arttığı ancak kurun aynı ölçüde desteklemediği dönemlerde ihracatçıların rekabet avantajı zayıflıyor. Son olarak iç talepte yaşanan yavaşlama özellikle iç piyasaya çalışan sektörlerde belirgin şekilde hissediliyor. Tüketicinin alım gücündeki gerileme birçok sektörde siparişlerin yavaşlamasına neden oluyor.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında küresel gelişmelerin yanı sıra ekonomi yönetiminin atacağı adımlar belirleyici olacaktır. Biz iş dünyası olarak kontrollü bir iyimserlik içerisindeyiz. Bursa üretim kültürü güçlü, girişimcilik refleksi yüksek ve ihracat deneyimi çok gelişmiş bir şehir. Doğru ekonomik iklim oluşturulduğunda çok kısa sürede yeniden güçlü büyüme performansı sergileyebilecek kapasiteye sahibiz. Bunun için öncelikle üretimi destekleyen finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. İhracatçıların rekabet gücünü artıracak kur politikaları, yatırım iştahını destekleyecek öngörülebilir ekonomik ortam ve sanayicinin üzerindeki maliyet baskısını azaltacak yapısal düzenlemeler büyük önem taşıyor. Bunun yanında dijital dönüşüm, yapay zekâ uygulamaları, yeşil dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim artık tercih değil zorunluluktur. Bursa'nın geleneksel üretim gücünü yeni nesil teknolojilerle buluşturması önümüzdeki dönemin en kritik konusu olacaktır. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, mesleki eğitim reformlarının hızlandırılması ve ihracatta yeni pazarlara yönelik devlet desteklerinin artırılması da sürdürülebilir büyüme açısından önemli katkılar sağlayacaktır.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin en büyük gücü üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren reel sektördür. İş dünyamız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin kalkınması için üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edecektir. Ancak unutulmamalıdır ki güçlü ekonomi ancak güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür. Kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak akıl anlayışıyla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. RUMELİSİAD olarak bizler sadece üyelerimizin değil, Bursa'nın ve ülkemizin ekonomik gelişimine katkı sunmayı temel görev kabul ediyoruz. Girişimciliği destekleyen, gençleri üretime kazandıran, kadınların ekonomide daha fazla yer aldığı, teknolojiyi merkeze alan ve uluslararası rekabet gücünü artıran her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz. Biz inanıyoruz ki Bursa, sahip olduğu sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kültürüyle Türkiye'nin büyüme hikâyesinin lokomotif şehirlerinden biri olmayı sürdürecektir.</p>

<p><img height="265" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/iskender-iskenderoglu-7.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>İskender İskenderoğlu</strong></p>

<p><strong>BALKANTÜRKSİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Esnek üretim yapısı, başarılı yönetim </strong></p>

<p>İlk altı ay, küresel ekonomideki yavaşlamanın etkilerinin hissedildiği ancak Bursa iş dünyasının esnek üretim yapısıyla bu süreci başarıyla yönettiği bir dönem oldu. Üyelerimiz özellikle Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerini güçlendirerek yeni ihracat fırsatları oluşturmaya çalıştı. Avrupa pazarındaki durağanlığa rağmen yakın coğrafyalara yönelen firmalarımız pazar çeşitliliğini artırarak risklerini azaltmayı başardı. Üretimde süreklilik korunurken yatırımlarda daha temkinli bir yaklaşım benimsendi.</p>

<p>Yüksek finansman maliyetleri üyelerimizin ortak gündeminin ilk sırasında yer aldı. Bunun yanında üretim maliyetlerindeki artış ve kur seviyesinin ihracatçının rekabet gücünü destekleyecek düzeyde olmaması da önemli başlıklardı. Avrupa ekonomisindeki yavaşlama siparişlerde dönemsel daralmalara neden olurken, firmalarımız alternatif pazarlara yönelerek bu etkiyi azaltmaya çalıştı. Nitelikli iş gücü ihtiyacı ise çözüm bekleyen yapısal sorunlardan biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>İkinci yarıda özellikle Balkan coğrafyasıyla ekonomik ilişkilerin daha da gelişeceğine inanıyoruz. Türkiye'nin üretim kabiliyeti ve Bursa'nın sanayi gücü yeni ihracat fırsatları oluşturacaktır. Bunun için ihracat finansmanının güçlendirilmesi, lojistik altyapısının geliştirilmesi, dış ticaret süreçlerinin kolaylaştırılması ve uluslararası iş birliklerini artıracak destek programlarının yaygınlaştırılması gerekiyor.</p>

<p></p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/erdinc-acar-1-arsiyad.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Erdinç Acar</strong></p>

<p><strong>ARSİYAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Sanayiciler maliyet yönetimine odaklı</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısı, iş dünyasının ekonomik dengelenme sürecine uyum sağlamaya çalıştığı bir dönem olarak geçti. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası, iç talepte belirgin bir yavaşlamaya neden olurken, sanayicilerimiz üretimlerini koruyabilmek için verimlilik ve maliyet yönetimine odaklandı. ARSİYAD üyeleri, özellikle Ar-Ge, dijital dönüşüm ve katma değerli üretim yatırımlarından vazgeçmeyerek kısa vadeli dalgalanmalara rağmen uzun vadeli rekabet gücünü korumayı hedefledi. Bursa'nın güçlü sanayi altyapısı sayesinde üretim ve ihracatta önemli bir direnç sergilendi ancak yatırım kararlarında daha seçici bir yaklaşım benimsendi.</p>

<p>En çok dile getirilen konu hiç kuşkusuz finansmana erişim oldu. Yüksek faiz ortamı özellikle yatırım kredilerinin kullanımını zorlaştırırken, işletme sermayesinin yönetimi de KOBİ'ler açısından önemli bir sorun haline geldi. Bunun yanında enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerindeki artış firmaların kârlılığını baskıladı. Döviz kurunun maliyet artışlarının gerisinde kalması ihracatçıların rekabet gücünü sınırlandırdı. Üyelerimiz ayrıca nitelikli insan kaynağına ulaşma konusunda da ciddi zorluklar yaşandığını ifade ediyor.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında ekonomik istikrarın daha da güçlenmesini ve finansal koşulların kademeli olarak iyileşmesini bekliyoruz. Bunun yatırım kararlarını olumlu etkileyeceğine inanıyoruz. Bursa sanayisinin yeniden güçlü bir ivme yakalayabilmesi için yüksek katma değerli üretimi destekleyen teşviklerin artırılması, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarının daha güçlü desteklenmesi, ihracatçının finansmana daha kolay ulaşabilmesi ve yeşil dönüşüm sürecine yönelik yeni mekanizmaların devreye alınması büyük önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/mehmet-bayezit-beksiad.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Mehmet Bayezit </strong></p>

<p><strong>BEKSİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yeni pazarlara ulaşmaya odaklandık</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısı, Bursa iş dünyası ve özellikle bebe-çocuk konfeksiyonu sektörü açısından kolay geçmedi. Vişne Ticaret Bölgesi'nde faaliyet gösteren üyelerimiz, bir yandan küresel ekonomik dalgalanmaların, diğer yandan artan üretim maliyetlerinin etkisini yoğun şekilde hissetti. Avrupa pazarındaki talep daralması ihracat siparişlerini olumsuz etkilerken, firmalarımız üretim kabiliyetlerini koruyarak yeni pazarlara yönelmeye çalıştı.</p>

<p>BEKSİAD olarak bu süreçte üyelerimizin yalnızca mevcut pazarlarını korumasına değil, yeni pazarlara ulaşmasına da odaklandık. Düzenlediğimiz yurt dışı ticaret heyetleri, ikili iş görüşmeleri ve uluslararası fuar organizasyonlarıyla firmalarımızın ihracat ağını genişletmeye yönelik önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Kısa vadeli zorluklara rağmen üyelerimizin üretimden kopmaması ve ihracat odaklı çalışmalarını sürdürmesi, sektörümüz adına en önemli kazanımlardan biri olmuştur.</p>

<p>Üyelerimizden aldığımız geri bildirimlere göre en önemli sorunların başında üretim maliyetlerindeki hızlı artış geliyor. İşçilik, enerji, hammadde ve finansman maliyetleri her geçen gün yükselirken, döviz kurunun aynı oranda artmaması ihracatçı firmaların rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflatıyor.</p>

<p>Bunun yanında finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar işletmelerimizin yatırım iştahını azaltıyor. İç piyasadaki talep daralması ve küresel pazarlarda fiyat odaklı rekabetin artması da sektörümüz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Özellikle Uzak Doğu üreticilerinin düşük maliyet avantajı karşısında, Türk üreticisinin kalite ve hızlı teslimat gücü tek başına yeterli olmuyor. Ayrıca nitelikli ara eleman bulmakta yaşanan zorluk da üretim süreçlerini olumsuz etkileyen önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında küresel piyasalardaki belirsizliklerin azalmasıyla birlikte özellikle Avrupa ve yakın coğrafyadaki pazarlarda talebin yeniden canlanmasını bekliyoruz. Ancak sektör olarak yalnızca mevcut pazarlara bağlı kalmadan Afrika, Körfez ülkeleri ve Orta Asya gibi gelişmekte olan pazarlarda daha etkin olmamız gerektiğine inanıyoruz. BEKSİAD olarak bu doğrultuda yeni ticaret heyetleri ve uluslararası iş birlikleri oluşturmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bursa'nın üretim gücünü yeniden yukarı taşıyabilmesi için ihracatçının rekabetçiliğini artıracak finansman modellerinin geliştirilmesi, üretim maliyetlerini azaltacak desteklerin artırılması ve özellikle emek yoğun sektörler için ilave teşvik mekanizmalarının devreye alınması büyük önem taşıyor. Bunun yanında markalaşma, tasarım, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretim yatırımlarına sağlanacak destekler, Türk bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünü uluslararası pazarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacaktır.</p>

<p>Biz BEKSİAD olarak, Bursa'nın ve Vişne Ticaret Bölgesi'nin üretim gücüne güveniyoruz. Doğru politikalar ve güçlü iş birlikleriyle sektörümüzün yeniden büyüme ivmesi yakalayacağına inanıyoruz.</p>

<p><img height="309" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/zuhal-asli-saka-buikad.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Zuhal Aslı Saka </strong></p>

<p><strong>BUİKAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yatırımların yeniden artacağına inanıyoruz</strong></p>

<p>2026'nın ilk yarısı kadın girişimciler açısından zorluklarla birlikte yeni fırsatların da ortaya çıktığı bir dönem oldu. İç talepteki yavaşlama birçok işletmeyi daha temkinli hareket etmeye yöneltirken, üyelerimiz dijitalleşme, e-ticaret ve uluslararası pazarlara açılma konusunda önemli adımlar attı. Kadın yöneticilerimizin kriz dönemlerinde sergilediği esnek yönetim anlayışı işletmelerimizin dayanıklılığını artırdı.</p>

<p>Kadın girişimciler için en önemli konu finansmana erişimin kolaylaştırılması. Özellikle yeni yatırım yapmak isteyen işletmeler yüksek kredi maliyetleri nedeniyle daha temkinli davranıyor. Bunun yanında nitelikli çalışan bulma, artan işletme maliyetleri ve iç pazardaki talep daralması üyelerimizin en sık dile getirdiği konular arasında yer alıyor. Kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak mekanizmalara da ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Ekonomide öngörülebilirliğin güçlenmesiyle birlikte yatırım iştahının yeniden artacağına inanıyoruz. Kadın girişimciliğini destekleyen finansman modellerinin geliştirilmesi, ihracat yapan kadın işletmelerine yönelik teşviklerin artırılması ve teknoloji odaklı girişimlerin desteklenmesi hem Bursa ekonomisine hem de ülkemizin sürdürülebilir büyümesine önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-20-at-142054.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Mustafa Gümüş</strong></p>

<p><strong>BUMİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yüksek teknolojiyle geleceğe hazırlanıyoruz</strong></p>

<p>İmalat sanayisi ve mühendislik hizmetleri açısından ilk altı ay, üretim kapasitesini korumaya odaklanılan bir dönem oldu. İç pazardaki yavaşlamaya rağmen ihracat yapan firmalarımız yeni pazarlara yönelerek faaliyetlerini sürdürdü. Bursa, yüksek mühendislik kabiliyeti sayesinde küresel rekabette güçlü konumunu koruyor. Üyelerimiz özellikle otomasyon, dijital üretim ve yüksek teknolojili makine yatırımlarına devam ederek geleceğe hazırlanıyor.</p>

<p>Üreticiler açısından yüksek finansman maliyetleri yatırım kararlarını doğrudan etkileyen en önemli unsur oldu. Bunun yanında ithal girdilerdeki maliyet artışı, enerji fiyatları ve nitelikli teknik personel ihtiyacı sektörümüzün temel gündemini oluşturdu. İhracat yapan firmalarımız kur politikalarının rekabet gücünü destekleyecek şekilde şekillenmesini bekliyor.</p>

<p>İmalat sanayi ve mühendislik hizmetleri Türkiye'nin sanayileşme hedeflerinde stratejik bir konuma sahip. Bu nedenle yatırım kredilerinin daha erişilebilir hale gelmesi, yüksek teknolojili üretime yönelik teşviklerin artırılması ve Ar-Ge merkezlerinin desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca yapay zekâ destekli üretim sistemleri ve Endüstri 4.0 uygulamalarına yapılacak yatırımlar Bursa'nın küresel rekabet gücünü daha da artıracaktır.</p>

<p><img height="212" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/osman-guler-14.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Güler </strong></p>

<p><strong>KIRCAALİSİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Nitelikli iş gücü önemli sorunlardan biri</strong></p>

<p>2026'nın ilk yarısında iş dünyası, küresel ekonomideki yavaşlama ve iç piyasadaki dengelenme sürecini aynı anda yönetmek zorunda kaldı. KIRCAALİSİAD üyeleri ağırlıklı olarak üretim, ticaret ve ihracat alanlarında faaliyet gösteriyor. Bu süreçte firmalarımız, mevcut pazarlarını korumanın yanı sıra özellikle Bulgaristan ile ticari ilişkilerini geliştirmeye odaklandı. Üretim tarafında büyük bir kırılma yaşanmadı ancak yatırım kararlarında doğal olarak daha temkinli davranıldı. İş dünyamızın en önemli başarısı, belirsizliklere rağmen üretim ve istihdamını koruma iradesini sürdürmesi oldu.</p>

<p>Üyelerimizden aldığımız geri bildirimlerde ilk sırayı finansmana erişim alıyor. Yüksek kredi maliyetleri özellikle KOBİ'lerin işletme sermayesi yönetimini zorlaştırdı. Bunun yanında enerji, işçilik ve lojistik maliyetlerindeki artış üretim maliyetlerini yükseltti. Döviz kurunun enflasyon karşısındaki seyri ihracat yapan firmalarımızın fiyat rekabetini olumsuz etkilerken, iç talepteki yavaşlama da ticaret hacmini sınırladı. Ayrıca nitelikli iş gücüne erişim konusu çözüm bekleyen yapısal sorunlardan biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Ekonomide öngörülebilirliğin artmasıyla birlikte yatırım ortamının güçleneceğine inanıyoruz. Özellikle KOBİ'lere yönelik uygun maliyetli finansman modellerinin geliştirilmesi, ihracat desteklerinin artırılması ve Bulgaristan ile ticari iş birliklerini kolaylaştıracak yeni adımların atılması Bursa iş dünyasına önemli katkılar sağlayacaktır. Üretim, ihracat ve girişimcilik odaklı politikaların kararlılıkla sürdürülmesi halinde ikinci yarıda daha olumlu bir tablo görebileceğimizi düşünüyoruz.</p>

<p><img height="247" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/tolga-papatya-11.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Tolga Papatya </strong></p>

<p><strong>GESİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Teknoloji tabanlı gelişimler desteklenmeli</strong></p>

<p>Genç iş insanları açısından yılın ilk yarısı, ekonomik şartlara uyum sağlama ve değişimi fırsata dönüştürme dönemi oldu. Üyelerimiz özellikle teknoloji, yazılım, dijital hizmetler ve yenilikçi üretim modellerine yatırım yapmaya devam etti. Geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımız ise maliyet yönetimine ve verimlilik artışına odaklandı. Bursa'nın girişimcilik kültürü sayesinde genç iş insanlarımız ekonomik belirsizliklere rağmen yeni projeler üretmeyi sürdürdü.</p>

<p>Genç girişimciler açısından en önemli sorun finansmana erişim ve yatırım sermayesine ulaşabilmek oldu. Özellikle büyüme aşamasındaki işletmeler yüksek kredi maliyetlerinden olumsuz etkilendi. Bunun yanında nitelikli yazılım geliştiricisi ve teknik personel bulmakta yaşanan güçlükler de üyelerimizin sıkça dile getirdiği konular arasında yer aldı. İç pazardaki talep yavaşlaması ise özellikle yeni kurulan işletmeler üzerinde baskı oluşturdu.</p>

<p>Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi için teknoloji tabanlı girişimlerin daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Girişim sermayesi fonlarının yaygınlaştırılması, genç girişimcilere yönelik yatırım desteklerinin artırılması ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bursa'nın teknoloji üretiminde öncü şehirlerden biri olabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-20-at-142300.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ali Haydar Zeydanlı </strong></p>

<p><strong>NİLTİMDER Başkanı</strong></p>

<p><strong>Döviz kuru tedarik sektörünü zorluyor</strong></p>

<p>Tedarik sektörü açısından yılın ilk altı ayı oldukça zorlu geçti. Avrupa pazarındaki talep daralması ve küresel fiyat rekabeti sipariş hacimlerini etkilerken, üyelerimiz kaliteli üretim ve hızlı teslimat avantajlarını koruyarak mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirmeye çalıştı. Bursa'nın tedarik alanındaki güçlü üretim altyapısı sektörümüzün en önemli avantajı olmaya devam ediyor. Firmalarımız aynı zamanda sürdürülebilir üretim ve dijitalleşme yatırımlarını da sürdürdü.</p>

<p>Tedarik sektöründe döviz kurunun maliyet artışlarını karşılayacak seviyede olmaması, ihracatçı işletmelerimizin fiyatlama stratejilerini olumsuz etkiledi. İç pazardaki talep daralması da sektörün karşı karşıya olduğu önemli sorunlardan biri oldu. Bunun yanında, üretim zincirinin bel kemiğini oluşturan mikro ve orta ölçekli iç tedarik firmalarının uygun maliyetli finansmana erişimde yaşadığı sıkıntılar, üretim kapasitesi ve rekabet gücü üzerinde önemli bir baskı oluşturdu.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında özellikle Avrupa pazarında beklenen toparlanmanın sektörümüze olumlu yansıyacağını düşünüyoruz. Katma değerli teknik tekstiller, tasarım odaklı üretim ve markalaşmaya yönelik yatırımların desteklenmesi sektörümüzün rekabet gücünü artıracaktır. Ayrıca yalnızca ihracatçı firmaların değil, üretim ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olan mikro ve orta ölçekli iç tedarik firmalarının da düşük maliyetli kredi desteklerine kolay erişiminin sağlanması büyük önem taşıyor. Finansmana erişimin kolaylaştırılması ve yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesi, Bursa tedarik sektörünün sürdürülebilir büyümesi ve uluslararası rekabet gücünün korunması açısından kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/osman-akin-marsifed-ykb-7.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Akın </strong></p>

<p><strong>MARSİFED Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yatırım kararlarında ihtiyatlılık hâkim</strong></p>

<p>2026'nın ilk yarısı, Marmara Bölgesi'nin üretim ve ihracat odaklı ekonomisinin küresel gelişmelerden doğrudan etkilendiği bir dönem oldu. Federasyonumuza bağlı derneklerden aldığımız değerlendirmeler, firmaların üretim kabiliyetlerini korumayı başardığını ancak yatırım kararlarında daha ihtiyatlı davrandığını gösteriyor. İç talepteki yavaşlamaya rağmen ihracatın üretimi desteklemeye devam etmesi önemli bir kazanım oldu. Özellikle katma değerli üretime yönelen işletmelerin bu süreci daha başarılı yönettiğini gözlemliyoruz.</p>

<p>Üyelerimizin ortak gündeminde finansmana erişim ilk sırada yer aldı. Bunun yanı sıra yüksek üretim maliyetleri, enerji giderleri ve nitelikli iş gücü ihtiyacı da işletmelerin rekabet gücünü etkileyen başlıca unsurlar oldu. Avrupa ekonomisindeki yavaşlama bazı sektörlerde siparişleri sınırlandırırken, döviz kurunun maliyet artışlarını tam olarak telafi edememesi ihracatçı firmalar üzerinde ilave baskı oluşturdu. Buna rağmen firmalarımız yeni pazarlara yönelerek risklerini çeşitlendirmeye çalıştı.</p>

<p>İkinci yarıda ekonomik öngörülebilirliğin artmasıyla birlikte yatırım iştahının yeniden güçleneceğini düşünüyoruz. Bursa ve Marmara Bölgesi'nin üretim gücünü artırabilmesi için yüksek teknoloji yatırımlarının teşvik edilmesi, ihracat finansmanının güçlendirilmesi ve yeşil dönüşüm süreçlerine yönelik desteklerin artırılması gerekiyor. Ayrıca mesleki eğitim ile sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının daha güçlü buluşturulması rekabet gücümüze önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p><img height="140" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/ahmet-er-batisiad.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Ahmet Er </strong></p>

<p><strong>BATISİAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>KOBİ’lerin önündeki baskılar hafifletilmeli</strong></p>

<p>Küçük ve orta ölçekli işletmeler, Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat açısından en önemli dinamiklerinden biri olmayı sürdürüyor. Yılın ilk yarısında yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sorunlar ve iç piyasadaki talep daralmasına rağmen üyelerimiz üretimlerini, yatırımlarını ve istihdamlarını korumak adına büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürdü. Özellikle teknolojik değişim, verimlilik artırıcı uygulamalar ve yeni pazarlara açılma çabaları, işletmelerimizin rekabet gücünü artıran önemli başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Ancak artan girdi maliyetleri, yüksek faiz ortamı, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve nitelikli iş gücü ihtiyacı, KOBİ'lerimizin en fazla dile getirdiği sorunlar olmaya devam ediyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin uygun koşullarda finansmana erişiminin kolaylaştırılması, üretim ve yatırım iştahının yeniden güçlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Bunun yanında dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracata yönelik destek mekanizmalarının artırılması da işletmelerimizin sürdürülebilir büyümesine önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında enflasyonda ve finansal piyasalarda öngörülebilirliğin artmasıyla birlikte ekonomide daha dengeli bir görünüm oluşmasını bekliyoruz. Üretimi, yatırımı ve ihracatı önceleyen politikaların güçlendirilmesi, KOBİ'lerin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek adımların atılması ve finansman kanallarının yeniden etkin hale getirilmesi, iş dünyasına önemli bir ivme kazandıracaktır. Çünkü KOBİ'lerimizin güçlenmesi, yalnızca işletmelerimizin değil, aynı zamanda Bursa'nın ve Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin de temel şartıdır.</p>

<p><img height="348" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/ulfet-ozturk-tumkad.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Ülfet Öztürk </strong></p>

<p><strong>TÜMKAD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Birikimimiz sanayiyi koruyor</strong></p>

<p>Teknoloji ve mühendislik odaklı sektörlerde faaliyet gösteren üyelerimiz açısından ilk altı ay, ekonomik koşulların yanında teknolojik dönüşümün de hız kazandığı bir dönem oldu. Kadın mühendisler ve teknik uzmanlar üretimin her alanında daha fazla sorumluluk üstlenirken, firmalar dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarına devam etti. Bursa'nın mühendislik birikimi, sanayimizin rekabet gücünü artıran en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Nitelikli mühendis ve teknik personel ihtiyacı giderek büyüyor. Bunun yanında Ar-Ge yatırımlarının finansmanı, teknoloji odaklı projelerin yüksek maliyetleri ve finansmana erişim üyelerimizin en sık dile getirdiği konular arasında yer alıyor. Özellikle kadın mühendislerin yönetim kademelerinde daha fazla yer almasını destekleyecek uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz.</p>

<p>Türkiye'nin küresel rekabette öne çıkabilmesi için yüksek katma değerli üretimi destekleyen insan kaynağına yatırım yapması gerekiyor. STEM eğitiminin güçlendirilmesi, kadınların mühendislik ve teknoloji alanlarında daha fazla desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliklerinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge yatırımlarının teşvik edilmesi Bursa'nın teknoloji üreten kent kimliğini daha da güçlendirecektir.</p>

<p><img height="265" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/sevcan-ilici-8.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Sevcan İlici </strong></p>

<p><strong>YAPİDER Başkanı</strong></p>

<p><strong>Gayrimenkul yatırımı güvenli</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısı, gayrimenkul sektörü açısından temkinli ancak dengelenmenin hissedilmeye başladığı bir dönem oldu. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faiz oranları, özellikle konut satışlarında beklenen hareketliliğin oluşmasını geciktirdi. Buna rağmen Bursa, güçlü sanayi yapısı, sürekli göç alan yapısı ve gelişen yaşam alanlarıyla yatırımcıların ilgisini koruyan şehirlerden biri olmayı sürdürdü.</p>

<p>Üyelerimizden aldığımız geri bildirimler, yatırım amaçlı alımlarda bekleme eğiliminin öne çıktığını, buna karşın oturum amaçlı konut talebinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Özellikle nitelikli konut projeleri, ticari gayrimenkuller ve gelişim potansiyeli bulunan bölgelerde satışlar belirli bir seviyede devam etti. Gayrimenkul, uzun vadede güvenli yatırım aracı olma özelliğini koruyor.</p>

<p>Sektörümüzün en önemli gündemi finansmana erişim oldu. Konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesi hem alıcıların hem de yatırımcıların kararlarını ertelemesine neden oldu. Bunun yanında inşaat maliyetlerindeki artış, yeni konut fiyatlarını yukarı taşırken, alım gücündeki zayıflama satış hızını olumsuz etkiledi.</p>

<p>Emlak sektöründe faaliyet gösteren üyelerimiz ayrıca piyasanın daha öngörülebilir bir yapıya kavuşmasını bekliyor. Gayrimenkul alım satımında güven ortamının güçlenmesi, krediye erişimin kolaylaşması ve yatırımcı beklentilerinin netleşmesi sektörün yeniden ivme kazanması açısından büyük önem taşıyor. Bununla birlikte dijital pazarlama, kurumsal danışmanlık ve profesyonel hizmet anlayışına yatırım yapan firmaların bu süreçten daha güçlü çıktığını da görüyoruz.</p>

<p>Yılın ikinci yarısında en büyük beklentimiz, finansal koşulların kademeli olarak normalleşmesiyle birlikte gayrimenkul piyasasında ertelenen talebin yeniden devreye girmesidir. Faiz oranlarında yaşanabilecek iyileşmenin hem konut satışlarına hem de ticari gayrimenkul yatırımlarına olumlu yansıyacağını düşünüyoruz.</p>

<p>Bursa'nın planlı kentleşme anlayışıyla büyümesi, ulaşım yatırımlarıyla yeni gelişim bölgelerinin oluşturulması ve kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanması gayrimenkul sektörünü de doğrudan destekleyecektir. Bunun yanında tapu ve satış süreçlerinde dijitalleşmenin yaygınlaştırılması, konut finansmanına yönelik yeni modeller geliştirilmesi ve yatırımcı güvenini artıracak istikrarlı ekonomik politikaların sürdürülmesi, sektörümüzün yeniden güçlü bir büyüme sürecine girmesine önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-is-dunyasi-sanayinin-yonunu-belirliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1573-m1.jpg" type="image/jpeg" length="52625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Referans Holding'e uluslararası ödül]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/referans-holdinge-uluslararasi-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/referans-holdinge-uluslararasi-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Referans Holding, Londra'da düzenlenen RoSPA Health & Safety Awards 2026'da Bronze Award kazanarak iş sağlığı ve güvenliği alanındaki sürdürülebilir yaklaşımını uluslararası platformda tescilledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Referans Holding</strong>, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki başarılı uygulamalarıyla, dünyanın en saygın ödül programlarından biri olarak kabul edilen <strong>RoSPA (Royal Society for the Prevention of Accidents) Health &amp; Safety Awards 2026</strong> kapsamında <strong>Bronze Award</strong> almaya hak kazandı. Yaklaşık 2.000 başvurunun değerlendirildiği ve 60'a yakın ülkeden kurumun yer aldığı organizasyonda elde edilen bu başarı, Referans Holding'in güvenli çalışma kültürüne verdiği önemin uluslararası düzeyde takdir edildiğini ortaya koydu. Londra'da düzenlenen ödül töreninde ödül, <strong>Referans Holding Genel Müdürü Feray Uzunçayır</strong> ile <strong>Yönetim Kurulu Üyesi Begüm Bakioğlu</strong> tarafından teslim alındı. Törenin ardından gerçekleştirilen gala organizasyonunda şirket yöneticileri, dünyanın farklı ülkelerinden iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri, sektör temsilcileri ve iş dünyasının önde gelen isimleriyle bir araya gelerek iyi uygulamalar ve sektördeki güncel gelişmeler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Dünyanın dört bir yanındaki prestijli şirketlere verilen ödüller kapsamında, 2026 yılında Türkiye'den ödül almaya hak kazanan kuruluşlar arasında <strong>Türkiye Garanti Bankası, Pegasus, <strong>Watsons Türkiye, Sanko Enerji</strong></strong>, <strong>Çayeli Bakır</strong>, <strong>Anadolu Efes</strong> gibi kuruluşlar da yer aldı. Bu seçkin kurumlarla birlikte RoSPA ödülleri arasında yer almak, Referans Holding'in iş sağlığı ve güvenliği alanındaki sürdürülebilir yaklaşımının uluslararası platformda tescillendiğini bir kez daha gösterdi.</p>

<p><strong>“Çalışanlarımızın sağlığını ve güvenliğini önceliklendiriyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Referans Holding Genel Müdürü <strong>Feray Uzunçayır</strong>, ödüle ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: <i>"RoSPA Bronze Award ile uluslararası düzeyde ödüllendirilmek, Referans Holding olarak benimsediğimiz güvenli çalışma kültürünün ve sürdürülebilir yönetim anlayışımızın önemli bir göstergesidir. Bizim için iş sağlığı ve güvenliği; yalnızca yasal yükümlülüklerin yerine getirildiği bir süreç değil, çalışanlarımızın yaşamına değer veren ve tüm faaliyetlerimizin merkezinde yer alan temel bir kurum kültürüdür.</i> <i>Bu ödül; sahada görev yapan ekiplerimizden yöneticilerimize kadar güvenliği ortak sorumluluk olarak benimseyen tüm çalışma arkadaşlarımızın özverili çalışmalarının bir sonucudur. Süreçlerimizi uluslararası standartlar doğrultusunda sürekli geliştiriyor, çalışanlarımızın sağlığını, güvenliğini ve refahını her koşulda önceliklendiriyoruz.</i> <i>Uluslararası ölçekte böylesine saygın bir organizasyonda ödüle layık görülmek, doğru yolda ilerlediğimizin önemli bir göstergesi olmasının yanı sıra geleceğe yönelik sorumluluğumuzu da artırıyor. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyor; daha güvenli, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir gelecek için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum." </i>İş sağlığı ve güvenliğini kurumsal sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri olarak gören Referans Holding, çalışan odaklı yönetim anlayışıyla uluslararası standartlarda uygulamalar geliştirmeye, güvenli çalışma kültürünü güçlendirmeye ve sektöre değer katan örnek uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/referans-holdinge-uluslararasi-odul</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1572-m6.jpg" type="image/jpeg" length="34691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İntersam Etiket'te dijital dönüşüm üretimin merkezinde]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/intersam-etikette-dijital-donusum-uretimin-merkezinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/intersam-etikette-dijital-donusum-uretimin-merkezinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 yıllık sanayi tecrübesini yapay zekâ ve yerli yazılımla buluşturan İntersam Etiket, Sanayi 4.0 uygulamalarıyla etiket sektöründe verimlilik, kalite ve izlenebilirliği aynı çatı altında topluyor. Bursa merkezli firma, geliştirdiği dijital üretim altyapısıyla hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet gücünü artırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1998 yılında Bursa'da kurulan İntersam Etiket, etiket üretiminde yalnızca kapasitesini büyüten bir firma olmanın ötesine geçerek üretim süreçlerini dijital teknolojilerle yeniden şekillendiriyor. Yaklaşık 30 yıla yaklaşan sektör deneyimini güçlü makine parkuru, yerli yazılım altyapısı ve yapay zekâ destekli üretim modeliyle birleştiren şirket, Sanayi 4.0 uygulamalarını üretimin her aşamasına entegre ediyor. Günümüzde üretim sektöründe rekabetin yalnızca makine yatırımlarıyla değil, veriyi doğru yönetebilme kabiliyetiyle şekillendiğine dikkat çeken firma, tüm süreçlerini dijital olarak yöneterek kalite, hız ve müşteri memnuniyetini aynı anda artırmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güçlü makine parkuruyla esnek üretim</strong></p>

<p>İntersam Etiket, bünyesindeki 9 renk ve 5 renk flexo baskı makineleri, çok renkli ofset baskı sistemleri, serigrafi, embos, sıcak ve soğuk yaldız uygulamaları ile farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik üretim gerçekleştiriyor. Geniş sonlandırma ve kesim parkuru sayesinde hem yüksek hacimli endüstriyel siparişlere hem de özel tasarım gerektiren premium etiket çözümlerine hızlı şekilde cevap verebiliyor. Şirket, farklı baskı teknolojilerini aynı üretim çatısı altında buluşturarak müşterilerine esnek, kaliteli ve yüksek katma değerli çözümler sunuyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ üretim süreçlerine yön veriyor</strong></p>

<p>İntersam Etiket'in dijital dönüşüm stratejisinin önemli parçalarından birini de yapay zekâ uygulamaları oluşturuyor. ERP sistemine entegre edilen yapay zekâ modülleri; baskı öncesi teknik kontrolleri gerçekleştiriyor, tasarımlardaki olası hataları analiz ediyor, üretim planlamasını destekliyor ve makine performanslarını değerlendirerek yönetime karar desteği sağlıyor. Şirket, yapay zekâyı yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, üretim süreçlerinde görev alan dijital bir ekip arkadaşı olarak konumlandırıyor.</p>

<p><strong>Volkan Tezelli: "Asıl gücümüz makineleri sistemle yönetebilmek"</strong></p>

<p>İntersam Etiket Ortağı Volkan Tezelli, dijital dönüşümün yalnızca yeni makine yatırımı anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: "Makine parkurumuz güçlü ancak bizi farklılaştıran asıl unsur bu parkuru tamamen dijital sistemlerle yönetebilmemizdir. ERP altyapımızı yaklaşık 10 yıldır kendi yazılım ekibimizle geliştiriyoruz. Yapay zekâyı şirketimizin dijital çalışanı olarak görüyoruz. Siparişten sevkiyata kadar tüm süreçleri ölçülebilir ve izlenebilir hale getirdik. Müşteri memnuniyeti bizim için ulaşılması gereken bir hedef değil, üretim anlayışımızın temelini oluşturan vazgeçilmez bir prensiptir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/intersam-etikette-dijital-donusum-uretimin-merkezinde</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1572-m7.jpg" type="image/jpeg" length="18031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni faylar kentsel dönüşüm için son uyarı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yeni-faylar-kentsel-donusum-icin-son-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yeni-faylar-kentsel-donusum-icin-son-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün (MTA) 13 yıl aradan sonra güncelleyerek kamuoyuyla paylaştığı Türkiye Diri Fay Haritası, deprem gerçeğini bir kez daha gündemin üst sırasına taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) ile İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Başkanı Şeref Demir, güncellenen haritanın korku oluşturmak yerine, kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandıracak güçlü bir rehber olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Yeni bilimsel çalışmalarla Türkiye'deki diri fay sayısının 485'ten 700'e yükseldiğine dikkat çeken Demir, bunun yeni fay hatlarının ortaya çıktığı anlamına gelmediğini, gelişen teknoloji ve detaylı arazi incelemeleri sayesinde mevcut risklerin daha net şekilde tespit edildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Dönüşüm hızlanmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deprem riskinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, özellikle Bursa gibi aktif fay hatlarının etkisi altındaki şehirlerde zaman kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.Demir, "MTA'nın güncellediği diri fay haritası, bizlere korku değil, sorumluluk yüklemektedir. Yer altındaki bilimsel gerçek değişmediğine göre, yer üstündeki yapı stokumuzu dönüştürme hızımızı acilen artırmak zorundayız. Bu veriler, güvenli şehirler inşa etmek için kaybedecek tek bir saniyemizin bile olmadığını açıkça ortaya koyuyor" dedi.</p>

<p><strong>Sıfır tolerans dönemi</strong></p>

<p>Haritanın, şehircilik politikalarının yeniden gözden geçirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Demir, mühendislik hizmetlerinden zemin etütlerine, imar planlarından yapı malzemelerine kadar her aşamada tavizsiz hareket edilmesi gerektiğini söyledi.Şeref Demir, "Kayıt altına alınan aktif fay sayısının 700'e yükselmesi, güvenli yapılaşmada sıfır tolerans anlayışının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gösteriyor. Bursa gibi deprem riski yüksek kentlerde yerel imar planlarının ve kentsel dönüşüm önceliklerinin, güncellenen bilimsel veriler doğrultusunda yeniden ele alınması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yeni-faylar-kentsel-donusum-icin-son-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1572-d7.jpg" type="image/jpeg" length="25330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BALKANTÜRKSİAD’dan veri odaklı yönetim reçetesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/balkanturksiaddan-veri-odakli-yonetim-recetesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/balkanturksiaddan-veri-odakli-yonetim-recetesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balkan Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BALKANTÜRKSİAD), üyelerinin değişen iş dünyasına uyum sağlamaları ve güncel gelişmeleri yakından takip etmeleri amacıyla sürdürdüğü BALKANTÜRKSİAD Akademi seminerlerine bir yenisini daha ekledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Prof. Dr. Sait Y. Kaygusuz, ‘Veriyle Liderlik Eden Kazanır’ başlıklı sunumunda iş dünyasında veri odaklı yönetimin yükselen önemini anlatarak, bulut tabanlı iş zekâsı ve veri görselleştirme platformlarının işletmelere sağladığı avantajları örneklerle paylaştı.Seminerin açılışında konuşan BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İskender İskenderoğlu, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik yatırımlardan ibaret olmadığını belirterek, bilgiye dayalı yönetim anlayışının işletmeler için vazgeçilmez hale geldiğini söyledi.</p>

<p>"Geleceğin rekabet ortamında güçlü olabilmek için veriyi doğru analiz eden, bilgiyi stratejiye dönüştüren işletmelere ihtiyacımız var" diyen İskenderoğlu, "BALKANTÜRKSİAD olarak üyelerimizin değişen dünyanın gerekliliklerine hızla uyum sağlamalarını önemsiyoruz. Akademimiz çatısı altında düzenlediğimiz eğitim ve seminerlerle iş insanlarımızı alanında uzman isimlerle buluşturmaya devam ediyoruz " ifadelerini kullandı.</p>

<p>BALKANTÜRKSİAD Akademi Başkanı Dr. Fatma Akalp ise iş dünyasında sürekli öğrenmenin ve gelişimin önemine dikkat çekerek, "Teknolojinin ve dijitalleşmenin iş yapış biçimlerini hızla değiştirdiği bir dönemde, iş insanlarımızın güncel bilgiye erişimini sağlamak büyük önem taşıyor" dedi.</p>

<p><strong>Başarının anahtarı veriyi doğru okumak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sunumunda işletmelerin rekabet avantajı elde edebilmesi için veriyi etkin kullanmalarının önemine değinen Prof. Dr. Sait Y. Kaygusuz, "Başarılı iş insanlarını diğerlerinden ayıran şey artık daha fazla çalışmak değil, daha akıllı karar almaktır" derken, işletmelerde veri okuryazarlığının artık temel bir yönetim becerisi haline geldiğini ifade etti.Prof. Dr. Sait Y. Kaygusuz sunumunun ‘Etkin Kurumsal Raporlama’ başlıklı bölümünde de, etkin raporlamanın 6 temel ilkesi, etkin rapor nasıl tasarlanır, raporlamada sık yapılan hatalar konularında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Karar alma süreçlerinde veri analitiğinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kaygusuz, "Bugün kurumlar için en değerli sermayelerden biri sahip oldukları veridir. Ancak verinin tek başına bir anlamı yoktur. Önemli olan bu veriyi doğru analiz ederek anlamlı bilgiye dönüştürmek ve stratejik karar süreçlerinde etkin biçimde kullanabilmektir. Bulut tabanlı iş zekâsı ve veri görselleştirme platformları sayesinde yöneticiler çok daha hızlı, isabetli ve öngörüye dayalı kararlar alabiliyor. Veriyi etkin kullanan şirketler yalnızca bugünü değil, geleceği de daha güçlü planlama fırsatı yakalıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/balkanturksiaddan-veri-odakli-yonetim-recetesi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1572-d6.jpg" type="image/jpeg" length="86341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Çelik, TİM Başkan Vekili seçildi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/baran-celik-tim-baskan-vekili-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/baran-celik-tim-baskan-vekili-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkan Yardımcısı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Otomotiv Sektörü Temsilcisi Baran Çelik, Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu'nun gerçekleştirdiği toplantıda TİM Başkan Vekili olarak seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OİB tarafından yapılan açıklamada, Baran Çelik'in yeni görevinin TİM Yönetim Kurulu toplantısında gerçekleştirilen seçimle belirlendiği bildirildi. Açıklamada, "OİB Başkan Yardımcımız ve TİM Sektörler Konseyi Otomotiv Sektörü Temsilcimiz Baran Çelik, bugün gerçekleştirilen TİM Yönetim Kurulu toplantısında TİM Başkan Vekili seçilmiştir." ifadelerine yer verildi. Uzun yıllardır ihracat camiasında çeşitli görevler üstlenen Baran Çelik, OİB Başkan Yardımcılığı ve TİM Sektörler Konseyi Otomotiv Sektörü Temsilciliği görevlerini de sürdürüyor. Çelik'in TİM Başkan Vekilliğine seçilmesiyle birlikte, Türkiye'nin ihracat politikalarının oluşturulmasına yönelik çalışmalarda yeni görevini de üstleneceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/baran-celik-tim-baskan-vekili-secildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/07/1572-d5.jpg" type="image/jpeg" length="96606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>31. YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/giydirme-kapak-2026.jpg" type="image/jpeg" length="42752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEEXX 2025'i okumak için tıklayın]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEEXX FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/12/web-860x504-2.jpg" type="image/jpeg" length="47561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Giydirme Kapak 1" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 3" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 2" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Giydirme Kapak 4" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>30'UNCU YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="96067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2024 ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/11/web-860x504-1.jpg" type="image/jpeg" length="33379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Maktek Avrasya 2024 1" class="detail-photo img-fluid" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" / width="2520" height="3543"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" type="image/jpeg" length="14736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/06/bursa-siadlari.jpg" type="image/jpeg" length="69702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CUMHURİYET EKİ 2023]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL CUMHURİYET EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</guid>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/05/sayfa-1.jpg" type="image/jpeg" length="50236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 14:18:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1_1.jpg" type="image/jpeg" length="40578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1.jpg" type="image/jpeg" length="42681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:05:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/BUMATECH2022_gazete_reklam.jpg" type="image/jpeg" length="94592"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
