<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 17:22:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Kültür Okulları ve Momtalks’tan ortak etkinlik]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kultur-okullari-ve-momtalkstan-ortak-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kultur-okullari-ve-momtalkstan-ortak-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı, başarılı ve mutlu çocuklar yetiştirmenin ebeveyn eğitiminden geçtiğine inanan ve “Gelecek Aileden Başlar” diyen Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn – uzman buluşma platformu Momtalks, bu yıl da özel Bursa Kültür Okulları’nın ev sahipliğinde Bursa’da düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özel Bursa Kültür Okulları’nın geleneksel hale getirdiği MomTalks etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleştirildi. Farklı alanlardan uzman isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı MomTalks 2026’da, ebeveynlikten dijital güvenliğe kadar geniş bir yelpazede önemli konular ele alındı. Programın açılışında konuşan Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yıldırım Sırakaya, anne baba olma bilinci taşıyan, bu sorumluluğu önemseyen ve hem evladına hem de öğrencisine karşı görevlerinin farkında olan bireyleri bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sırakaya konuşmasında ebeveynlik sorumluluğunun giderek arttığına vurgu yaparak, “Bugün burada gerçekten anne baba olmanın bilincinde, bunu dert edinmiş bireylerle birlikteyiz. Çocuklarımız artık mahallenin, sokağın, büyük ailenin çocuğu olarak yetişemiyor. Modern hayat bizleri biraz daha yalnızlaştırdı. Kaygılarımız artıyor ve farkında olmadan bunları çocuklarımıza da aktarıyoruz. Oysa çocukların en büyük ihtiyacı sevgi, şefkat ve kendilerini önemli hissetmeleri. Bunları koşulsuz şekilde hissettirmemiz gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çocukları hayata hazırlamalıyız” </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sırakaya, etkinlik kapsamında çocuklara yönelik koşulsuz sevgi, şefkat ve muhabbetin nasıl ifade edileceği üzerinde durulacağını vurgulayarak şunları kaydetti: “Özellikle sosyal medyada çok farklı içeriklerin servis edildiğini, iyi öğrencinin, iyi çocuğun, mükemmel çocuğun nasıl ve ne şekilde hayata hazırlanacağıyla ilgili belli bilgi kirliliklerini de hep beraber gözlemliyoruz. Editoryal anlamda neyin doğru neyin yanlış olduğunu maalesef şu an ölçemiyoruz. Hep birlikte bu yolculukta sorumluluk alarak siz anne baba olarak, biz eğitimciler olarak çocuklarımızın hayatında olan, onlara değinen, dokunan, ilgili kurumlarla birlikte çocuklarımızın temel yoksunluklarını gidererek onları hayata hazırlamak gibi bir görevimiz var.”</p>

<p><strong>“Ebeveynlerin gelişime ve değişime ihtiyacı var”</strong></p>

<p>Programın açılışında konuşan MomTalks’ın fikir annesi Bahar Eriş de, etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, “Bizim etkinliklere gelen insanlar genelde öğrenmeye açık insanlar. Bizim temel derdimiz, o gelmeyen insanları buraya nasıl getirebileceğimiz. Ebeveynlerin gelişime ve değişime çok ihtiyacı var. Siz bugün burada olmak yerine başka bir yerde olmayı tercih edebilirdiniz. Ama buraya çocuğunuzu daha iyi anlamak ve onu daha iyi yetiştirebilmek için geldiniz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kultur-okullari-ve-momtalkstan-ortak-etkinlik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s7.jpg" type="image/jpeg" length="33699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BEKAMAK’tan güvenlik odaklı çözüm]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bekamaktan-guvenlik-odakli-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bekamaktan-guvenlik-odakli-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ekipmanları alanında faaliyet gösteren BEKAMAK, operatör güvenliğini en üst seviyeye taşıyan %100 güvenli şerit testere makinesi çözümüyle dikkat çekiyor. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği standartlarının her geçen gün daha fazla önem kazandığı üretim süreçlerinde, geliştirilen bu yeni çözüm sektörde fark yaratmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ford Trucks Türkiye’nin talebi doğrultusunda geliştirilen sistem, yalnızca kesim performansını değil, aynı zamanda operatör güvenliğini de ön planda tutan yapısıyla öne çıkıyor. Bu iş birliği, sanayide güvenlik odaklı yaklaşımın giderek daha fazla benimsendiğini de ortaya koyuyor. BEKAMAK Satış Direktörü Şafak Çetiner, geliştirdikleri çözümle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Sanayide verimlilik kadar çalışan güvenliği de kritik bir başlık haline geldi. Biz de bu bilinçle hareket ederek, yalnızca yüksek performanslı makineler üretmekle kalmıyor, aynı zamanda operatör güvenliğini maksimum seviyeye çıkaran çözümler geliştiriyoruz. Ford Trucks Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, güvenli üretim anlayışının somut bir örneği oldu” dedi. Çetiner, müşterilerinin ihtiyaçlarına özel çözümler üretmeye devam edeceklerini belirterek, “BEKAMAK olarak hedefimiz, sektörde hem performans hem de güvenlik standartlarını birlikte yükseltmek. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki yatırımlarımızı sürdürerek, iş ortaklarımıza katma değer sağlamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bekamaktan-guvenlik-odakli-cozum</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s6.jpg" type="image/jpeg" length="60247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Koçaslanlar’dan Engelsiz Showroom Projesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/kocaslanlardan-engelsiz-showroom-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/kocaslanlardan-engelsiz-showroom-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koçaslanlar Motorlu Araçlar, ‘Engelsiz Showroom Projesi’ni hayata geçirdi. ÖTV muafiyetinden faydalananlar için geliştirilen sistemle, sürecin sorunsuz ilerlemesinin yanında pek çok yan avantaj sağlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Otomotiv sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Koçaslanlar Motorlu Araçlar, engelli bireylerin araç satın alma ve kullanım süreçlerinde karşılaştığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirdiği “Engelsiz Showroom” projesini hayata geçirdi. Renault Dacia yetkili satıcı ve servisi olarak Bursa İnegöl ve Kestel’de faaliyet gösteren şirket, bu proje ile erişilebilir, bütüncül ve sürdürülebilir bir mobilite deneyimi sunmayı hedefliyor. Proje kapsamında engellilere özel dizayn edilen showroom ve sağlanan özel hizmetlerin yanında, müşterilere Medicana Bursa Hastanesi’nde özel indirimler sunuluyor.</p>

<p>Yetkili serviste yüzde 20 indirim</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koçaslanlar Motorlu Araçlar tarafından Bursa-Kestel’de açılan Renault Dacia Showroom’u, Engelsiz Showroom Projesi kapsamında ÖTV muaf müşterilere özel müşteri danışmanı, öncelikli servis randevusu alma imkanı, engelli dostu ulaşım desteği, vale ve araç teslim hizmeti sağlıyor. Ayrıca ücretsiz araç check-up hizmeti, servis ve işçilikte yüzde 20 indirim, yedek parçada özel fiyatlar, Koçaslanlar Sigorta Marka Kasko İndirimi, estetik ve oto kuaförde yüzde 15 indirim gibi pek çok avantaj sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/kocaslanlardan-engelsiz-showroom-projesi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s5.jpg" type="image/jpeg" length="55514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜBİTAK’ta Uludağ Koleji’nden gurur tablosu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/tubitakta-uludag-kolejinden-gurur-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/tubitakta-uludag-kolejinden-gurur-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ Koleji öğrencileri, TÜBİTAK proje yarışmalarında elde ettikleri başarıyla önemli bir gurur yaşattı. 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na katılan öğrenciler, toplam 19 bin 437 proje arasından sıyrılarak ilk 100’e girmeyi başardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başarılarını bir üst seviyeye taşıyan öğrenciler, kendi alanlarında ilk 10’a girerek Teşvik Ödülü almaya hak kazandı. Bu önemli derece, öğrencilerin bilimsel düşünme becerileri, disiplinli çalışmaları ve proje üretme konusundaki yetkinliklerini bir kez daha ortaya koydu. Uludağ Koleji’nin elde ettiği bu başarıda, öğrencilerin çevre bilinci ve toplumsal fayda odaklı projeler geliştirmesi de dikkat çekti. Eğitim kadrosunun rehberliğiyle yürütülen çalışmalar, gençlerin bilimsel araştırma kültürünü erken yaşta benimsemesine katkı sağladı. Okul yönetimi, başarıda emeği geçen öğrencileri tebrik ederken, sürece rehberlik eden öğretmen Nigar Atar’a da teşekkür etti. Uludağ Koleji, bilimsel alanda elde ettiği bu başarıyla eğitimdeki iddiasını bir kez daha gözler önüne serdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/tubitakta-uludag-kolejinden-gurur-tablosu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s4.jpg" type="image/jpeg" length="74524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayiden eğitime sürdürülebilirlik köprüsü]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/sanayiden-egitime-surdurulebilirlik-koprusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/sanayiden-egitime-surdurulebilirlik-koprusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ısınma ve çevre kirliği nedeniyle hızla azalan doğal kaynakların korunması amacıyla dünya genelinde sürdürülebilirlik alanında çalışmalar hız kazanırken, bu konuda çalışmalar yapan Gökkuşağı Koleji ve Seger Otomotiv ortak bir etkinliğe imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kısa bir süre kamuoyuyla paylaşan ve Global Sustainability Awards’tan ödülle dönen Gökkuşağı Koleji, Bursa Sürdürülebilirlik Başarı Ödülü sahibi, otomotiv sektörünün öncü ismi SEGER’in üst düzey yöneticilerini öğrencileriyle buluşturdu. Bilim, teknoloji ve çevresel farkındalığın ön planda olduğu buluşmada, öğrenciler ve sektör temsilcileri daha yaşanabilir bir dünya vizyonunu paylaştı. Etkinlik kapsamında Gökkuşağı Koleji öğrencileri, gerçekleştirdikleri Osiloskop Deneyi ve teknik sunumlarıyla dikkat çekerken, gençlerin analitik yaklaşımı ve bilimsel dili, SEGER yöneticileri tarafından ilgiyle takip edildi. Söyleşide Seger’in sürdürülebilirlik çalışmalarını paylaşan Genel Müdür Mine Tuna, dünyanın gelecek nesillerden ödünç alınan bir emanet olduğuna vurgu yaparak,</p>

<p>firmanın 1981’den bu yana süregelen yolculuğunun son yıllarda teknolojik bir dönüşüme uğradığını belirtti. Tuna, “Kendimizi artık sadece bir korna üreticisi değil, mobilite alanında teknoloji tasarlayan bir firma olarak tanımlıyoruz. Bu dönüşümün merkezinde ise sürdürülebilirlik var. TÜBİTAK destekli ‘Yeşil Korna’ projemiz gibi somut adımlarla çevreye ve topluma değer katmaya devam ediyoruz” açıklamasında bulundu. Seger Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Yöneticisi Eren Jale Yörükoğlu ise öğrencilere çevreye duyarlı üretim politikaları, toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri ve sürdürülebilir yönetişim konularında detaylı bir sunum yaparak, bu kavramların bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>Eğitim ve sanayi iş birliğinde güçlü vizyon</strong><strong> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim, teknoloji ve çevresel farkındalık ekseninde gerçekleşen organizasyon, okul-özel sektör iş birliğinin eğitime kattığı değeri gözler önüne serdi. Soru-cevap bölümünde sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurma fırsatı yakalayan öğrenciler, sürdürülebilir bir gelecek için merak ettikleri sorulara yanıt aradı. Gökkuşağı Koleji, sürdürülebilirliği sadece bir ders konusu olarak değil, bir yaşam biçimi ve kurum kültürü olarak öğrencilerine aşılamaya; geleceği bugünden inşa etmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/sanayiden-egitime-surdurulebilirlik-koprusu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s3.jpg" type="image/jpeg" length="38408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEKAŞ’tan eğitime güçlü destek]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/mekastan-egitime-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/mekastan-egitime-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEKAŞ Yemek Sanayi, nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlamak amacıyla üniversite–sanayi iş birliklerine bir yenisini daha ekledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bursa Uludağ Üniversitesi Keles Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Bölümü ile gerçekleştirilen görüşmede, öğrencilerin sahada aktif rol alacağı uygulamalı eğitim süreçleri masaya yatırıldı. Keles Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mehmet Özgür, Müdür Yardımcısı Hasan Karahan ve Gıda Teknolojisi Bölüm Başkanı Dr. Ayşe Kevser Bilgin, MEKAŞ Yemek Sanayi Genel Müdürü Mehmet Emin Kuyu ile İşletme Müdürü Esra Öztürk Kuyu’yu ziyaret etti. Gerçekleşen buluşmada, 3+1 Uygulamalı Eğitim Modeli kapsamında öğrencilerin doğrudan sektörle buluşturulması hedefi doğrultusunda önemli bir iş birliği adımı atıldı. Toplantıda, öğrencilerin üretim sahasında deneyim kazanacağı uygulamalı eğitim süreçleri, mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak staj ve işbaşı programları ile öğrenci odaklı etkinlikler ele alındı. Bu kapsamda, gençlerin mezuniyet öncesinde iş hayatına daha hazır ve donanımlı bireyler olarak katılmaları için ortak projeler geliştirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Ziyarette konuşan MEKAŞ Yemek Sanayi Genel Müdürü Mehmet Emin Kuyu, sektör ile akademi arasındaki bağın güçlenmesinin önemine dikkat çekerek, “Gıda sektöründe kaliteyi sürdürülebilir kılmanın yolu, iyi yetişmiş insan kaynağından geçiyor. Bu noktada eğitim kurumlarıyla kurulan güçlü iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Öğrencilerin teorik bilgilerini sahada pekiştirmeleri, hem sektörümüz hem de gençlerimizin kariyer yolculuğu açısından büyük bir kazanım sağlayacaktır” dedi. Öte yandan toplantıya katılan DEKAV Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yaşar ile de Vakıf ile okul arasında geliştirilebilecek projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Bu kapsamda, bölgesel kalkınmaya katkı sunacak eğitim ve araştırma çalışmalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Gerçekleştirilen iş birliğiyle, hem öğrencilerin mesleki donanımlarının artırılması hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/mekastan-egitime-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s2.jpg" type="image/jpeg" length="61399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Keskinoğlu sürdürülebilir üretimi odağına alıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/keskinoglu-surdurulebilir-uretimi-odagina-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/keskinoglu-surdurulebilir-uretimi-odagina-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk entegre üretim firması olan ve 2023 yılında Matlı Şirketler Grubu çatısı altına girerek, hayata geçirdiği yatırımlarla sürdürülebilir büyüme yolculuğunda büyük ve önemli adımlar atan Keskinoğlu, bu yatırımları planlarken öncelikle, ülkeye ve dünyaya katacağı değeri ön planda tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımıyla desteklenen enerji kullanımı ve su yönetimi, Keskinoğlu’nun sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda öncelikli çalışmalar olarak yerini alıyor. Keskinoğlu, doğal kaynakları korumaya yönelik yatırımlarıyla sektörde ön plana çıkarken, doğadan aldığını doğaya geri verme bilinci ve sorumluluğuyla kaynakların verimli kullanıldığı, çevresel etkilerin minimize edildiği sürdürülebilir üretimi odağına alan çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Keskinoğlu’nun gerçekleştirdiği GES yatırımları üretimde sürdürülebilir enerji kullanımını güçlendiren çok önemli bir çalışma olarak ön plana çıkarken, kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde üretim süreçlerinde kullanılan elektriğin yaklaşık %20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. GES yatırımı yalnızca enerji maliyetlerini optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>GES yatırımlarıyla çevreci üretime önem veriyor</strong></p>

<p>Gıda sektöründe teknolojik dönüşümün yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı olmadığının bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Keskinoğlu, GES yatırımlarının yanında atık su arıtma ve üretimde kullanılan su miktarının azaltılmasına yönelik projeleri de hayata geçiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Doğayı koruyan yatırımlarımızın başında GES, atık su arıtma ve su verimliliği geliyor” </strong></p>

<p>“Bugünün tüketicisi çevreye duyarlı üretim süreçleri talep ediyor” diyen Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı konuyla ilgili şunları söyledi: “Keskinoğlu olarak üretim artışına yönelik yatırımlarımızla beraber, doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlara da çok önem veriyoruz. Doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlarımızın başında ise GES geliyor. Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz yatırımlarla mevcuttaki 2,5 MegaWatt’lık kurulu gücümüzü, 2026 yılının ilk yarısında yapacağımız yeni yatırımlarla 15 MegaWatt’a yükselteceğiz. Bu sistem tüm kesimhane kampüsümüzü kapsayacak şekilde, toplam elektrik tüketimimizin %20’sini karşılayacak. “Gıda endüstrisi olmamız sebebiyle, hijyen şartlarına büyük önem veriyoruz. Bu nedenle yıkama ve dezenfeksiyon işlemleri en çok su tüketimi olan üretim aşamalarımız. Su stresi yaşayan ülkeler sınıfında olmamız sebebiyle, gelecek nesillerin ve doğada var olan tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyarak öncelikli hedefimiz, arıttığımız suların tekrar kullanımını sağlamak ve su tüketimimizi 30 kat azaltmaktır. Bu doğrultuda her gün 4.200 metreküp atık suyu yüksek verimlilikle arıtma tesislerimizde arıtarak, alıcı ortam ekolojisine, yeraltı sularına ve toprağa zarar vermeden üretim yapmaktayız. Üretim süreçlerimizde ortaya çıkan atık suyu kullanmak için de bünyemizde su yönetimi departmanı kurduk ve atık su yönetimine yönelik projeleri planlayarak hayata geçiriyoruz. Öncelikle, atık suyu filtrasyonla değerlendirip kendi proseslerimizde kullanmak üzere kullanılabilir su haline dönüştürüp tekrar sisteme sokacağız. Şu anda tüketimi %20 düşürmeye yönelik yatırımları devreye aldık. En yakın zamanda da %50 hedefine ulaşacağız. Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz bir diğer çevre odaklı yatırımımız ise dünyadaki su kaynaklarını korumaya yönelik geliştirilen son teknoloji ürünü, özel filtreler ile ters osmoz uygulaması. Bu yöntem ile su kullanımımızı 2024 yılına göre %15 oranında azaltmayı başardık. Hedefimiz 2027 yılına kadar üretim miktarlarımızı artırırken su kullanım oranımızı bir önceki yıla göre %30 azaltmak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/keskinoglu-surdurulebilir-uretimi-odagina-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-s1.jpg" type="image/jpeg" length="72649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökçelik, LogiMAT 2026’da küresel sahnede]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-logimat-2026da-kuresel-sahnede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-logimat-2026da-kuresel-sahnede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Raf ve depolama sistemleri sektörünün öncü kuruluşlarından Gökçelik, depo sistemleri alanındaki markası GDS Gökçelik Depo Sistemleri ile dünyanın en önemli intralojistik fuarlarından biri olan LogiMAT 2026’ya katılarak yenilikçi depolama çözümlerini uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya’nın Stuttgart kentinde düzenlenen fuar, intralojistik ve depo teknolojileri alanında dünyanın en önemli buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu yıl “Passion for Details – Discover the Difference” temasıyla gerçekleştirilen organizasyon, sektörün en yeni teknolojilerine ve inovasyonlarına ev sahipliği yaptı. LogiMAT 2026 bu yıl 46 ülkeden 1.671 katılımcı firmayı ve yaklaşık 70 bin ziyaretçiyi ağırlayarak tüm zamanların en yüksek katılım rakamlarından birine ulaştı. Fuarda intralojistik çözümleri, otomasyon teknolojileri, robotik sistemler, depo yazılımları ve malzeme taşıma ekipmanlarına yönelik yüzlerce yeni ürün ve çözüm tanıtıldı.</p>

<p><strong>GDS Depo Sistemleri uluslararası ilgi gördü</strong></p>

<p>Gökçelik, fuarda GDS markasıyla geliştirdiği yüksek performanslı depo ve raf sistemlerini sergileyerek özellikle lojistik merkezleri, e-ticaret depoları ve üretim tesisleri için sunduğu modern depolama çözümlerini tanıttı. Yüksek yoğunluklu depolama çözümleri, modüler raf sistemleri ve depo operasyonlarını daha verimli hale getiren mühendislik uygulamaları fuar ziyaretçilerinin yoğun ilgisiyle karşılandı.</p>

<p></p>

<p><strong>Yalçın Aras: “50. yılımızda küresel pazarlarda daha güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyoruz”</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gökçelik Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, fuara ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “LogiMAT, intralojistik sektörünün dünyadaki en önemli buluşma noktalarından biri. Biz de GDS markamızla bu platformda yer alarak hem mühendislik gücümüzü hem de üretim kabiliyetimizi uluslararası paydaşlarla paylaşma fırsatı bulduk. Bu yıl şirketimizin 50. yılını kutluyoruz. Yarım asırlık üretim ve mühendislik tecrübemizi küresel pazarlara daha güçlü şekilde taşıma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Aras, fuarın yalnızca ürün tanıtımı açısından değil aynı zamanda yeni iş birlikleri ve küresel iş ağları açısından da önemli bir platform sunduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “LogiMAT gibi uluslararası organizasyonlar, sektörün geleceğini görmek ve yeni iş birlikleri geliştirmek açısından son derece değerli. Fuarda gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, özellikle Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni projeler için önemli fırsatlar oluşturdu. Önümüzdeki dönemde GDS markamızla uluslararası pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” 50.yılını kutlayan Gökçelik, GDS Gökçelik Depo Sistemleri markasıyla katıldığı LogiMAT 2026’da gerçekleştirdiği uluslararası temaslarla küresel pazarlardaki konumunu güçlendirirken, depo ve raf sistemleri alanındaki mühendislik birikimini dünya lojistik sektörüne bir kez daha tanıtma fırsatı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-logimat-2026da-kuresel-sahnede</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m6.jpg" type="image/jpeg" length="52498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hilton Bursa’ya “2025 Award of Excellence” ödülü geldi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/hilton-bursaya-2025-award-of-excellence-odulu-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/hilton-bursaya-2025-award-of-excellence-odulu-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hilton Bursa Convention Centre & Spa, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza atarak Hilton’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesinde verilen prestijli “2025 Award of Excellence” ödülüne layık görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Misafir memnuniyeti, hizmet kalitesi ve operasyonel mükemmeliyet kriterleri doğrultusunda verilen bu ödül, otelin uluslararası standartlardaki başarısını tescilledi. Hilton Bursa’nın elde ettiği bu başarı, hem güçlü ekip çalışmasının hem de misafir odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Hilton Bursa Convention Centre &amp; Spa Genel Müdürü Özgür Mete Altay, elde edilen ödüle ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu prestijli ödül, ekibimizin özverili çalışmasının ve misafirlerimize en iyi deneyimi sunma konusundaki kararlılığımızın bir yansımasıdır. Hizmet kalitemizin uluslararası ölçekte takdir görmesi bizler için büyük bir gurur kaynağı. Aynı azim ve motivasyonla çalışarak yeni başarılara imza atmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Başarı ekipçe kutlandı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Nisan ayı personel toplantısında elde edilen bu önemli başarı ekip üyeleriyle birlikte kutlandı. Toplantıda hem geride bırakılan dönemin performansı hem de gelecek hedefleri değerlendirilirken, ekip ruhu ve birlikteliğin önemi bir kez daha vurgulandı. Mart ayında misafir memnuniyeti kapsamında öne çıkan çalışanlar tebrik edilirken, Nisan ayında doğum günü olan ekip üyeleri de kutlandı. Toplantıda ayrıca Hilton Bursa Convention Centre &amp; Spa ile birlikte Hampton by Hilton Bursa’nın da aynı ödüle layık görülmesi, ekip içinde büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Genel Müdür Özgür Mete Altay, “Bu başarıyı ekip arkadaşlarımızla birlikte kutlamak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Her bir çalışma arkadaşımızın katkısı, bu ödülün kazanılmasında büyük rol oynadı. Birlikte daha nice başarılara ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/hilton-bursaya-2025-award-of-excellence-odulu-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m7.jpg" type="image/jpeg" length="32865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Kalite Ödülü sahibini buluyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-sahibini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-sahibini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da kalite bilincinin yaygınlaştırılması ve iş mükemmelliğinin teşvik edilmesi amacıyla 1998 yılından bu yana düzenlenen Bursa Kalite Ödülü’nde heyecan doruğa ulaştı. KalDer ve BUSİAD iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyonda bu yıl üç kurum ödül için yarışacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA</strong></p>

<p>EFQM Mükemmellik Modeli esas alınarak yürütülen ve Ulusal Kalite Hareketi kapsamında düzenlenen ödül sürecine, bu yıl BURFAŞ, Arena Eğitim Kurumları ve Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi aday oldu. Süreçte, kuruluşların yönetim kalitesi, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve performansları detaylı şekilde değerlendiriliyor. Bursa Kalite Ödülü, kent genelinde toplam kalite yönetimi anlayışını yaygınlaştırmayı, iyi uygulamaların paylaşımını teşvik etmeyi ve kurumların ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda Bursa’nın tanıtımına katkı sağlayan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Ödülün kazananı, 28 Nisan Salı akşamı Almira Otel’de düzenlenecek törenle açıklanacak. İş dünyası, kamu ve eğitim camiasının yakından takip ettiği organizasyonda, finale kalan kurumların performansları ve sonuçlar büyük merak konusu oldu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-151456.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Muhammet Erhan PINAR</strong></p>

<p><strong>BURFAŞ Genel Müdürü</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Kalite, BURFAŞ için bir sonuç değil, bir yönetim biçimidir</strong></p>

<p>BURFAŞ, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olarak, kent yaşamına değer katmak ve vatandaşlara kaliteli, erişilebilir hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur. Kuruluşundan itibaren yalnızca bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda sosyal fayda üreten bir yapı olarak konumlanmıştır. Zaman içerisinde BURFAŞ; sosyal tesisler, restoranlar, B Kafeler ve çeşitli hizmet noktalarıyla Bursa’nın günlük yaşamının önemli bir parçası haline gelmiştir. Ancak bu büyüme beraberinde daha sistematik bir yönetim ihtiyacını da getirmiştir. Bu noktada EFQM çalışmalarıyla birlikte kurum kimliği daha net tanımlanmış; “kamu yararı ve toplumsal fayda” ile “sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk” kurumun temel değerleri arasında yer almıştır. Bugün BURFAŞ; hizmet üreten değil, hizmetini yöneten ve geliştiren bir kurum olma yolunda ilerlemektedir.</p>

<p>Kalite, BURFAŞ için bir sonuç değil, bir yönetim biçimidir. Geçmişte kalite daha çok hizmetin iyi olması ile ilişkilendirilirken, bugün kaliteyi süreçlerin tanımlı olması, standartların belirlenmesi, ölçüm ve geri bildirim mekanizmalarının kurulması, sürekli iyileştirme yapılması olarak ele alıyoruz. EFQM süreciyle birlikte kalite kültürü daha sistematik hale gelmiştir. Örneğin çalışanların teknik ve davranışsal yetkinlikleri tanımlanmış, bu yetkinlikler eğitim, işe alım ve gelişim süreçlerine entegre edilmiştir. Ayrıca ilk kez paydaş algı anketleri, kurumsal geri bildirim sistemleri kurulmuştur. Bugün kalite bizim için “aynı işi herkesin aynı standartta yapabilmesi” anlamına gelmektedir.</p>

<p>EFQM Modeli’ne başlama sürecimiz, kurumun büyümesiyle birlikte ortaya çıkan “yönetimsel olgunluk” ihtiyacından doğdu. Amaçlarımız; kurumsal yapıyı sistematik hale getirmek, süreçleri görünür kılmak, paydaşları daha etkin yönetmek, veriye dayalı karar alma kültürünü geliştirmek olarak sıralanabilir. EFQM ile birlikte önemli değişimler yaşandı, paydaş yönetimi gelişti, BURFAŞ için toplum tanımı açık şekilde tanımlandı. Ölçüm sistemleri kuruldu ve ilk kez kurumsal algı ve memnuniyet ölçümleri yapılmaya başlandı. Denetim mekanizmaları güçlendi, aylık saha denetimleri ve 3 aylık mali kontroller sistematik hale getirildi. Yönetim kültürü değişti, kararlar artık sezgiyle değil, veri ile alınmaya başlandı. En önemli kazanım olarak; BURFAŞ, operasyon odaklı yapıdan yönetim odaklı yapıya geçiş yaptı.</p>

<p>BURFAŞ Bursa Kalite Ödülü sürecine 2016 yılında katılım sağladı. BURFAŞ için bu süreç bir ilk olmamakla birlikte, aslında uzun süredir yürütülen kurumsal gelişim çalışmalarının doğal bir sonucudur. Bu başvuru; bir hedefin başlangıcı değil, bir dönüşümün çıktısıdır.</p>

<p>Bu süreçteki en büyük motivasyonumuz Bursa halkına daha iyi hizmet sunmaktı. İlham kaynağımız ise sahadaki gerçek deneyimler, misafir geri bildirimleri ve çalışanlarımızın çok değerli katkıları oldu. EFQM ile birlikte bu unsurlar ölçülebilir hale getirildi. Örneğin, paydaş algı anketleri ve iş birliği değerlendirmeleri kurumda ilk kez uygulanmaya başlandı. Bu da motivasyonumuzu daha somut ve yönetilebilir hale getirdi.</p>

<p>Hazırlık süreci BURFAŞ için bir raporlama değil, kurumsal gelişim süreci olarak ilerlemektedir. Ortak liderlik kültürü oluşturulmuş olup yöneticilere yönelik gelişim çalışmaları yapılmaktadır. Çalışan yetkinlikleri tanımlanmış, eğitim ve gelişim süreçleri yapılandırılmıştır. Paydaş modeli oluşturulmuş, algı ve memnuniyet ölçümleri başlatılmıştır. BURFAŞ için toplum tanımı ilk kez açık şekilde tanımlanmış ve yönetilen bir paydaş haline gelmiştir. Aylık saha denetimleri, 3 aylık mali kontroller, sürekli iyileştirme mekanizmaları aktif hale getirilmiştir.</p>

<p></p>

<p>Kalitenin gelişmesi adına bizim için en önemli konu kaliteyi proje değil, sistem olarak görmek. Vereceğimiz tavsiyeler olarak, süreçler tanımlanmalı, ölçüm yapılmalı, liderlik sahiplenmeli ve alışan katılımı sağlanmalı diyebiliriz. Bursa ise sanayi ve kurumsal altyapısı sayesinde kalite kültürüne oldukça açık ve güçlü bir potansiyele sahip bir kenttir.</p>

<p>Bu süreç kurum içinde ciddi bir farkındalık oluşturdu. Çalışanların süreçlere olan katılımları arttı. Çalışan aidiyet güçlendi. Gelişim odaklı bir bakış açısı oluştu. Paydaşlar kapsamında ise kuruma güven arttı. Geri bildirim mekanizmaları güçlendi ve iş birlikleri daha sistematik hale geldi. Bu süreçte en önemli kazanımımız “ölçmeden yönetemeyiz” gerçeği oldu. Ayrıca, paydaş yönetimi yaklaşımı, veri odaklı karar alma ve süreç bazlı düşünme kurum içinde yeni bir bakış açısı oluşturdu.</p>

<p>Bizim için ödül bir amaç değil, bir sonuçtur. Bu süreçteki asıl hedefimiz daha iyi bir kurum olmak, daha kaliteli hizmet sunmak ve sürdürülebilir bir yapı kurmaktır. KalDer bu süreçte BURFAŞ için önemli bir rehber oldu. EFQM modelini doğru anlamamızı sağladı, kuruma öz değerlendirme bakış açısı kazandırdı ve süreci daha sistematik hale getirmemize katkı sağladı. Başlamak için mükemmel olmak gerekmez, ama başlamak, gelişmenin ilk adımıdır. EFQM bir proje değil, bir yolculuktur.</p>

<p></p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-151640.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Yeşim ÖMEROĞLU ÜNLÜ</strong></p>

<p><strong>Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi</strong></p>

<p><strong>Okul Müdürü</strong></p>

<p></p>

<p><strong>En büyük motivasyonumuz, öğrencilerimiz oldu</strong></p>

<p>Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi, hayırsever iş insanı merhum Şükrü Şankaya tarafından eğitim dünyasına kazandırılmıştır. Okulumuz, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak eğitim-öğretim hizmeti veren bir kamu kurumu olup, Bursa’da sınavla öğrenci alan 3. Anadolu Lisesi olarak eğitim hayatına başlamıştır. Bugün ise Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi; sahip olduğu köklü geçmişi, güçlü kurumsal yapısı ve nitelikli eğitim anlayışıyla, Bursa’nın seçkin proje okulları arasında en çok tercih edilen okullarından biri olarak eğitim-öğretim yolculuğunu başarıyla sürdürmektedir. Okulumuz, “Sürekli gelişen, yenilikçi ve öncü…” bir dünya okulu vizyonuyla; öğrencilerini yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda değişen ve dönüşen dünyanın gerektirdiği becerilerle donatılmış bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu vizyon doğrultusunda okulumuz, Uluslararası Bakalorya Diploma Programı (IB DP) uygulayan bir IB Dünya Okulu olarak, öğrencilerine hem ulusal hem de uluslararası ölçekte güçlü bir akademik perspektif sunmaktadır. Böylece ŞŞAL, öğrencilerini yalnızca Türkiye’deki yükseköğretim hedeflerine değil; aynı zamanda küresel ölçekte düşünen, sorgulayan, araştıran, sorumluluk sahibi ve çok yönlü bireyler olarak geleceğe hazırlamaktadır. ŞŞAL’da öğrencilerimiz; asırlık çam ve köknar ağaçlarının bulunduğu ve bu ağaçlarda sincapların yaşadığı kampüs alanında, şehrin gürültüsünden uzakta, huzurlu ve ayrıcalıklı bir dört yıl geçirmektedir. Okulumuz; 12.000 m²’lik bahçe alanı içerisinde yer alan tam donanımlı 27 dersliği, bilgisayar, fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarları; müzik, görsel sanatlar, inovasyon, teknoloji ve drama atölyeleri; müzik stüdyosu, zengin içerikli kütüphanesi, spor salonu ve çok amaçlı salonuyla paydaşlarına çağdaş ve konforlu bir eğitim ortamı sunmaktadır. Ayrıca günlük yemeklerin kendi mutfağında hazırlandığı yemekhanesiyle sağlıklı beslenme imkânı sağlamakta; geniş ve nitelikli kantin alanıyla öğrencilerinin günlük yaşam kalitesini artırmaktadır.</p>

<p>Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak öğrencilerimizi akademik açıdan güçlü bireyler olarak yetiştirmenin yanında, bunun tek başına yeterli olmadığının bilinciyle hareket etmekteyiz. Bu nedenle öğrencilerimizin sosyal, sportif, kültürel, bilimsel ve toplumsal alanlarda da donanımlı bireyler olarak gelişmelerini önemsiyor; onları 21. yüzyıl becerileriyle donatmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Stratejilerimizi bu anlayışla oluşturuyor; öğrencilerimizi yarının dünyasında söz sahibi olacak bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. ŞŞAL, LGS’ de %1– %3’lük dilim aralığından aldığı öğrencilerinin önemli bir bölümünü YKS’de %1’lik dilime yerleştirme başarısı gösteren, güçlü ve istekli öğretim kadrosuyla dikkat çeken bir eğitim kurumudur. Bu yönüyle okulumuz; öğrencilerinin potansiyelini en üst düzeyde geliştiren, akademik başarıyı yaşam becerileriyle bütünleştiren ve her geçen gün yükselen başarı grafiğiyle fark yaratan bir eğitim yuvası olmaya devam etmektedir</p>

<p>Kalite, kurumumuz için yalnızca bir sonuç değil; sürdürülebilir gelişimi, kurumsal öğrenmeyi ve tüm paydaşlar için değer üretmeyi esas alan bir yönetim anlayışıdır. Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak kaliteyi; sürekli iyileştirmeyi, veriye dayalı karar almayı ve stratejik hedeflerle bütünleşik çalışmayı temel alan bir kurum kültürü olarak görüyoruz. Okulumuzda kalite kültürü, 2018 yılında EFQM Mükemmellik Modeli’nin benimsenmesiyle sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Bu tarihten itibaren EFQM yaklaşımı; liderlik anlayışımızdan stratejik planlamaya, süreç yönetiminden performans izleme ve değerlendirme çalışmalarına kadar tüm kurumsal işleyişimize entegre edilmiştir. Bugün kalite anlayışı, okulumuzun yalnızca yönetim süreçlerinde değil; okul ekosistemimizin tamamında içselleştirilmiş, tüm paydaşlarımız tarafından benimsenmiş ve sürekli gelişimi destekleyen güçlü bir kurum kültürüne dönüşmüştür</p>

<p>Okulumuzda EFQM yolculuğu, 2018 yılında okul müdürü olarak göreve başlamamla birlikte, kurumsal gelişimi daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma anlayışıyla başlamıştır. 2005 yılından bu yana görev yaptığım tüm kurumlarda EFQM’i yalnızca bir uygulama aracı olarak değil, kurumsal gelişimi yönlendiren bir yönetim anlayışı olarak benimsedim ve uyguladım. Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak, değişen dünyaya uyum sağlamanın, mevcut başarıyı korumanın ve geleceği güçlü şekilde inşa etmenin ancak sürekli gelişimle mümkün olduğuna inandık. EFQM Modeli’ni; öğrenci ve veli beklentilerini daha iyi anlamak, süreçlerimizi daha sistematik ve ölçülebilir hale getirmek, çalışanlarımız arasında iş birliği ve aidiyet kültürünü güçlendirmek, yenilikçi düşünceleri desteklemek, güçlü iş birlikleri kurmak ve tüm paydaşlarımız için daha fazla değer üretmek amacıyla benimsedik. 2018 yılından bu yana EFQM yaklaşımı; liderlik anlayışımızdan stratejik planlamamıza, süreç yönetimimizden performans izleme ve değerlendirme çalışmalarımıza kadar tüm kurumsal işleyişimize entegre edilmiştir. Bu süreç; iyileştirmeye açık alanlarımızı daha net görmemizi, güçlü yönlerimizi daha bilinçli yönetmemizi, veriye dayalı karar alma kültürümüzü geliştirmemizi ve okul ekosistemimizde kalite anlayışını daha güçlü biçimde içselleştirmemizi sağlamıştır. Bugün geldiğimiz noktada EFQM, okulumuzda yalnızca bir model değil; sürekli gelişimi, ekip ruhunu, kuruma bağlılığı ve sürdürülebilir başarıyı destekleyen güçlü bir kurum kültürüne dönüşmüştür. Çünkü biz biliyoruz ki başarı; şansın değil, sistematik ve kararlı çalışmanın sonucudur</p>

<p>Okulumuz daha önce de Bursa Kalite Ödülü sürecinde yer almıştır. 2020 yılında KalDer Bursa Kalite Ödülü sürecine katılarak, Başarı Ödülü almaya hak kazanmış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşamıştır.</p>

<p>Bu sürece başvururken en büyük motivasyonumuz ve ilham kaynağımız, her zaman öğrencilerimiz; yani yarınlarımız olmuştur. Çünkü biz eğitimciler olarak yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa ettiğimize inanıyoruz. Bizim hata yapma lüksümüz yok. Her bir öğrencimizin potansiyelini en üst düzeyde geliştirebilmesi, kendini gerçekleştirebilmesi ve hayata güçlü, donanımlı, değer üreten bireyler olarak hazırlanabilmesi bizim en temel ilham kaynağımızdır. Bununla birlikte, yalnızca okulumuza değil; ülkemize değer katan, sorumluluk sahibi, düşünen, üreten ve çözüm geliştiren gençler yetiştirmek en güçlü motivasyonlarımızdan biridir. Çünkü inanıyoruz ki eğitimde ortaya koyduğumuz her nitelikli adım, yalnızca bir kuruma değil, toplumun ve ülkenin geleceğine de katkı sunmaktadır. Daha büyük ölçekte ise hedefimiz; öğrencilerimizi dünyayı anlayan, değişime uyum sağlayan, evrensel değerlere açık ve dünyaya da değer katabilecek bireyler olarak yetiştirmektir. Bu nedenle kalite yolculuğumuzu yalnızca kurumsal gelişim için değil; öğrencilerimizden başlayarak ülkemize ve dünyaya uzanan daha büyük bir etki alanı oluşturmak için sürdürüyoruz.</p>

<p>Hazırlık sürecimiz, yalnızca bir başvuru dönemi olarak değil; kurumumuzda zaten var olan kalite kültürünü daha görünür, daha sistematik ve daha bütüncül hale getirdiğimiz bir gelişim süreci olarak ilerlemektedir. Bu süreçte temel yaklaşımımız; tüm paydaşlarımızın görüşlerini dikkate alan, veriye dayalı değerlendirmelerle gelişim alanlarını belirleyen ve sürekli iyileştirmeyi esas alan bir anlayış olmuştur. Öğrenci ve veli memnuniyeti kapsamında; geri bildirim mekanizmalarımızı daha etkin kullanarak beklenti ve ihtiyaçları daha yakından izlemeye, iletişim süreçlerimizi güçlendirmeye ve memnuniyet düzeyini artırmaya yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. Liderlik boyutunda ise; katılımcı, yön gösteren, güven veren ve gelişimi destekleyen bir yönetim anlayışını güçlendirmeye odaklanıyoruz. Kurumsal hedeflerimizin tüm paydaşlar tarafından daha net anlaşılması, ortak amaç etrafında birlik oluşması ve stratejik bakış açısının yaygınlaşması bu süreçte önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Çalışan memnuniyeti açısından; öğretmenlerimiz ve tüm çalışanlarımızın görüşlerine değer veren, iş birliğini ve aidiyet duygusunu güçlendiren, güvenli ve destekleyici bir çalışma ortamını koruyan uygulamalarımıza devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü kurum kültürü, mutlu ve bağlı çalışanlarla mümkündür. Kurumsal sosyal sorumluluk alanında ise öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın toplumsal duyarlılıklarını geliştiren, sosyal fayda üretmeyi önceleyen projelerimizi sürdürmekte; okulumuzun yalnızca akademik başarı üreten değil, aynı zamanda topluma değer katan bir kurum olmasına önem vermekteyiz. Ayrıca kalite kültürünü yalnızca okul içinde değil; iş birliği içinde olduğumuz paydaşlara, tedarikçilerimize ve topluma da yansıtan bir anlayışla hareket ediyor, açık iletişim, iş birliği ve ortak gelişim yaklaşımını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Kısacası bu hazırlık süreci, bizim için bir değerlendirmeye hazırlanmanın ötesinde; güçlü yönlerimizi daha görünür kılma, gelişime açık alanlarımızı daha net görme ve kurumsal olgunluğumuzu bir üst seviyeye taşıma fırsatı sunmaktadır</p>

<p>Kalite anlayışının hem eğitim sektöründe hem de ülkemizde daha güçlü biçimde gelişebilmesi için, öncelikle kalitenin bir belge, bir ödül ya da dönemsel bir çalışma değil; bir kurum kültürü ve yönetim anlayışı olarak görülmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü kalite, ancak günlük işleyişin, karar alma süreçlerinin ve insan ilişkilerinin doğal bir parçası haline geldiğinde gerçek anlamda değer üretir. Kurumların önce “Neyi neden yaptığını?” netleştirmesi, ardından tüm süreçlerini bu amaç doğrultusunda ölçülebilir, izlenebilir ve geliştirilebilir hale getirmesi gerekmektedir.. Eğitim kurumlarında kalite; yalnızca sınav başarısıyla değil, öğrencinin akademik, sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimiyle birlikte ele alınmalıdır. Çünkü eğitimde gerçek kalite, yalnızca başarılı öğrenciler değil; iyi insan, iyi vatandaş ve geleceğe yön verebilecek bireyler yetiştirebilmektir. Kalitenin gelişebilmesi için kurumlarda güven, iş birliği, katılım ve aidiyet kültürünün mutlaka güçlendirilmesi gerekir. Öğretmenlerin, çalışanların, öğrencilerin ve velilerin sürece katılmadığı bir yerde kalite kalıcı hale gelemez. İnsan kaynağına değer veren, çalışanını dinleyen, gelişime açık alanlarını cesaretle görebilen ve geri bildirimi tehdit değil fırsat olarak değerlendiren kurumlar, kalite yolculuğunda çok daha güçlü ilerler. Bir diğer önemli husus ise, kurumların kıyaslamaktan, öğrenmekten ve paylaşmaktan çekinmemesidir. İyi uygulamaların görünür olması, kurumlar arasında deneyim paylaşımının artması ve ortak gelişim kültürünün yaygınlaşması, ülkemizde kalite anlayışının gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Çünkü kalite, rekabet kadar birlikte gelişme bilinciyle de güçlenir. Ben özellikle eğitim alanında şuna yürekten inanıyorum: Bir ülkede kalite kültürü, okullarda başlar. Çünkü okullar yalnızca bilgi aktaran kurumlar değil; aynı zamanda toplumun gelecekteki insan kaynağını, çalışma kültürünü, değer anlayışını ve üretim gücünü şekillendiren yapılardır. Eğer biz okullarımızda kaliteyi, sürekli gelişimi, sorumluluğu, iş birliğini ve en iyiyi arama çabasını çocuklarımıza yaşatabilirsek; bu anlayış zamanla topluma, kurumlara ve ülkenin tamamına yayılır. Bu nedenle tavsiyem şudur: Kaliteyi sonuçlarda değil, önce zihniyette başlatmalıyız. Çünkü doğru bir kalite kültürü oluştuğunda; başarı, güven, sürdürülebilirlik ve toplumsal değer zaten onun doğal sonucu olacaktır.</p>

<p>Bursa’yı kalite çalışmaları açısından oldukça başarılı bir noktada görüyorum. Sanayi, eğitim ve kurumsallaşma kültürü güçlü olan şehrimizin, kalite anlayışını her geçen gün daha da yaygınlaştırdığını düşünüyorum. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen kalite çalışmalarının diğer illerle kıyaslandığında kapsamı, yöntemi, etkileme düzeyi bakımından Türkiye’de öncü konumda yer aldığını düşünüyorum. Ayrıca, bu gelişimde Bursa KalDer’in çok önemli bir etkisi ve katkısı olduğunu biliyorum, kurumlarda kalite kültürünün oluşmasına, gelişmesine ve yaygınlaşmasına etkin rehberlik etmektedir.</p>

<p>Ödül sürecinde yer almamız, tüm paydaşlarımız tarafından büyük bir heyecan ve sahiplenme duygusuyla karşılandı. Çalışanlarımız, öğrencilerimiz, velilerimiz ve mezunlarımız aynı hedef etrafında birleşti ve kurumumuzda güçlü bir motivasyon ve ortak amaç duygusu oluştu. Saha ziyareti hazırlıklarını da bu ortak ruh ve yüksek motivasyonla yürüttük ve oldukça verimli, keyifli bir saha ziyareti gerçekleştirdik. Bu süreç, kurumumuzda güçlü bir sinerji oluşturarak ekip ruhunu, iş birliğini ve kuruma bağlılığı daha da pekiştirmiştir. Aynı zamanda farklı bakış açılarıyla tanışmamıza, iyi uygulamaları daha yakından görmemize ve kurumsal gelişimimize yeni katkılar sağlamamıza önemli fırsatlar sunmuştur</p>

<p>Bizim için ödül hiçbir zaman tek başına bir amaç değildir; asıl amaç, sürekli gelişen, öğrenen ve değer üreten bir kurum olabilmektir. Ödül ise bu yolculukta kurumları motive eden, emeklerini görünür kılan ve doğru yolda ilerlediklerini hissettiren kıymetli bir araçtır. Önemli olan, ödüle giden süreçte kurumun kendini ne kadar tanıdığı ne kadar geliştiği ve ne kadar dönüşebildiğidir. Bu nedenle biz, ödülü bir sonuçtan çok; kurumsal gelişimi hızlandıran, kalite kültürünü güçlendiren ve daha iyisini yapma isteğini besleyen bir araç olarak görüyoruz. Bizim için asıl değerli olan; bu süreç sonunda kurumumuza yön verecek öğrenmeleri, farkındalıkları ve gelişim alanlarını kazanmış olmaktır. Çünkü kalıcı başarı, ödülden değil; o ödüle giderken oluşan kültürden, emekten ve sistematik gelişim anlayışından doğar.</p>

<p>KalDer’in çalışmaları, kurumumuzun kalite kültürünü güçlendirmesi, sürekli gelişim anlayışını derinleştirmesi ve kurumsal bakış açımızı zenginleştirmesi açısından çok kıymetli katkılar sağlamaktadır. Özellikle hem Bursa KalDer’in yerelde sunduğu rehberlik ve yakın desteği, hem de Türkiye KalDer’in kalite alanındaki birikimi ve vizyoner yaklaşımı; kurumların gelişim yolculuğuna önemli ölçüde yön vermektedir. Bu vesileyle, kalite kültürünün ülkemizde yaygınlaşmasına sundukları değerli katkılar için Tüm KalDer Ailesine teşekkür ediyor, çalışmalarını çok kıymetli buluyoruz. Ve bu ailenin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz</p>

<p>EFQM sürecine henüz başlamamış kurumlara en içten tavsiyem, bu yolculuğu ertelememeleridir. Çünkü EFQM, kurumların kendilerini daha iyi tanımalarını, güçlü yönlerini fark etmelerini ve gelişime açık alanlarını sistematik biçimde görmelerini sağlayan çok değerli bir rehberdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başlangıçta yoğun görünse de süreç ilerledikçe kuruma büyük bir farkındalık, düzen, motivasyon ve gelişim kültürü kazandırmaktadır. Kısacası EFQM, kurumlara yalnızca daha iyi sonuçlar değil; daha güçlü bir gelecek de kazandırır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-151749.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Celal ARSLAN</strong></p>

<p><strong>Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Görev ve sorumlulukları şeffaf hale getirdik</strong></p>

<p>Eğitimde belirli bir seviyeye ulaşmanın tek başına yeterli olmadığına inanıyoruz; asıl önemli olan, o seviyeyi sürdürülebilir kılabilmek ve her yıl üzerine koyarak ilerleyebilmek. Biz de bu noktada kendimize çok net bir soru sorduk: “Yaptığımız işleri ne kadar sistemli, ne kadar ölçülebilir ve ne kadar geliştirilebilir bir yapıya oturtabiliyoruz?” Bu sorgulama bizi EFQM modeliyle tanıştırdı. EFQM sürecine girme kararımız bir zorunluluktan değil, daha iyisini yapma irademizden doğdu. Kendi kendimizi objektif bir çerçevede değerlendirmek, güçlü yönlerimizi netleştirmek ve gelişime açık alanlarımızı cesaretle görmek istedik.</p>

<p>Bu süreç bize şunu çok net gösterdi: Kurum olarak iyi işler yapmak önemli ama bu işleri sürdürülebilir sistemlere dönüştürmek çok daha değerli. EFQM ile birlikte süreçlerimizi daha açık tanımladık, görev ve sorumlulukları daha şeffaf hale getirdik ve ölçme-değerlendirme kültürümüzü güçlendirdik. Artık sadece sonuçlara değil, o sonuçlara nasıl ulaştığımıza da odaklanan bir yapıya sahibiz. En önemli kazanımlarımızdan biri de ekip içindeki ortak dilin güçlenmesi oldu. Öğretmenlerimizden idari kadromuza kadar herkesin aynı hedefler doğrultusunda, aynı anlayışla hareket etmesi kurum içi verimliliği ve güveni ciddi anlamda artırdı.</p>

<p>EFQM sürecini hiçbir zaman bir denetim olarak görmedik. Bizim için bu süreç bir gelişim yolculuğu oldu. Eksiklerimizi gizlemek yerine üzerine gittik, güçlü yönlerimizi ise daha sistemli hale getirdik. Bu noktada en çok önem verdiğimiz şey samimiyetti. Çünkü biliyoruz ki gerçek gelişim ancak gerçek verilerle ve dürüst değerlendirmelerle mümkündür. Süreç içerisinde bizi en çok zorlayan konu alışkanlıkları değiştirmek oldu; ancak aynı zamanda en büyük kazanımımız da bu dönüşüm oldu. Artık anlık çözümler yerine sürdürülebilir sistemler kurmaya odaklanan bir anlayışla hareket ediyoruz.</p>

<p>Bugün geldiğimiz noktada EFQM’i bir belge ya da unvan olarak değil, kurum kültürümüzün bir parçası olarak görüyoruz. Kaliteyi kontrol eden değil, kaliteyi sistemin içine yerleştiren bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. Bu sürecin bize kazandırdığı en önemli şeylerden biri de sürekli gelişim bilinci oldu. Artık her adımımızı daha planlı, daha veriye dayalı ve daha bilinçli atıyoruz. Çünkü bize sadece ne yaptığımızı değil, nasıl yaptığımızı da sorgulatan bir bakış açısı kazandırdı. Bu da bir eğitim kurumu için en kıymetli şeylerden biri.</p>

<p>Açıkça ifade etmek gerekirse, EFQM sürecine girme kararımız kurumumuz adına aldığımız en doğru ve en stratejik kararlardan biridir. Çünkü bu süreç sadece bugünü değil, geleceği de inşa etmemizi sağladı. Eğitimde fark oluşturmak istiyorsanız, bunu sadece söylemle değil, sistemle desteklemek zorundasınız. EFQM de tam olarak bunu sağlıyor: Güçlü bir sistem, sürdürülebilir bir kalite ve sürekli gelişen bir kurum yapısı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-sahibini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m4.jpg" type="image/jpeg" length="13115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UİB’DE SEÇİM ZAMANI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) bünyesinde faaliyet gösteren birliklerde gerçekleştirilen genel kurullarla birlikte OİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Kemal Yazıcı, UTİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na İhsan İpeker ve UHKİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na ise Haluk Özkarakaşlı seçilerek göreve başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) bünyesinde faaliyet gösteren birliklerde gerçekleştirilen genel kurullarla birlikte başkanlık görevlerinde değişim yaşandı. Tekstil, hazır giyim ve otomotiv sektörlerini temsil eden üç önemli birlikte yapılan seçimlerin ardından yeni başkanlar belirlenirken, sektörlerde yeni bir dönem başladı. Gerçekleşen değişim, Bursa’nın ihracat odaklı üretim gücünde dönüşüm, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet başlıklarının daha da ön plana çıkacağı bir sürece işaret ediyor.</p>

<p><strong>UTİB’de bayrak İpeker’e geçti</strong></p>

<p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Seçimli Olağan Genel Kurulu, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla UİB Genel Sekreterlik binasında gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimlerde, 8 yıldır başkanlık görevini yürüten Pınar Taşdelen Engin, görevini İhsan İpeker’e devretti. Genel kurulda konuşan Engin, görev süresi boyunca pandemi, küresel krizler ve ekonomik dalgalanmalara rağmen sektör adına önemli projelere imza attıklarını belirterek, tekstil sektörünün ihracattaki güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Sektörün 2025 yılını güçlü bir performansla kapattığını ifade eden Engin, UTİB’in ihracatının 1,22 milyar dolara ulaştığını ve kilogram başına ihracat değerinde artış sağlandığını dile getirdi. Engin, yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, tasarım yarışmaları, UR-GE projeleri, eğitim programları ve uluslararası organizasyonlarla sektörün gelişimine katkı sunduklarını belirtti. Yeni Başkan İhsan İpeker ise konuşmasında birlik, devamlılık ve dönüşüm vurgusu yaparak, geçmiş dönemde hayata geçirilen projelerin üzerine yenilerini ekleyeceklerini söyledi. Küresel rekabetin değişen dinamiklerine dikkat çeken İpeker, tekstil sektörünün artık sadece üretimle değil; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli üretimle öne çıkması gerektiğini ifade etti. Teknik tekstillerden döngüsel ekonomiye kadar geniş bir dönüşüm sürecine işaret eden İpeker, bu süreçte aktif rol üstleneceklerini belirtti.</p>

<p><strong>UHKİB’de Özkarakaşlı dönemi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde (UHKİB) gerçekleştirilen genel kurulda ise Haluk Özkarakaşlı, üyelerin tamamının oylarını alarak başkanlığa seçildi. Toplantının açılışında konuşan önceki dönem başkanı Nüvit Gündemir, hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel daralma ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. 2022 yılında 1 milyar doların üzerinde olan ihracatın 847 milyon dolar seviyelerine gerilediğini hatırlatan Gündemir, özellikle kur politikaları ve maliyet artışlarının sektör üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi. Sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni Başkan Haluk Özkarakaşlı ise görevi bir bayrak yarışı olarak gördüklerini belirterek, sektörü daha ileriye taşıma hedefiyle yola çıktıklarını söyledi. Hazır giyim sektörünün yalnızca üretim değil, aynı zamanda tasarım, marka ve sürdürülebilirlik alanlarında da güçlenmesi gerektiğine dikkat çeken Özkarakaşlı, Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere çevreci üretim standartlarına uyumun öncelikli gündemleri arasında yer alacağını ifade etti. Dijitalleşmenin üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlere entegre edilmesi gerektiğini belirten Özkarakaşlı, katma değerli üretimi artıracak tasarım odaklı projelere ağırlık vereceklerini dile getirdi.</p>

<p><strong>OİB’de yeni başkan Kemal Yazıcı</strong></p>

<p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu da UİB Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, üyelerin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. Görev süresi sona eren Baran Çelik, açılış konuşmasında otomotiv sektörünün son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan ihracatın 2025 yılında 41,5 milyar dolara ulaştığını söyledi. Çelik, sektörün yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, yürütülen projeler ve uluslararası faaliyetlerle de güç kazandığını ifade etti. Yeni Başkan Kemal Yazıcı ise otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden biri olduğuna dikkat çekerek, ihracatı artırmaya yönelik üç temel başlıkta çalışmalar yürüteceklerini açıkladı. Yazıcı, “Geleceğe hazırlanmak ve ihracat artışı”, “rekabetçi otomotiv sanayi” ve “güçlü birlik ve üye ilişkileri” başlıklarına odaklanacaklarını belirtti. Avrupa Birliği’nin sıfır emisyonlu araçlara geçiş hedefinin sektör için kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Yazıcı, bu dönüşüme hızlı uyum sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Yeni dönemde ortak hedef: Dönüşüm ve rekabet gücü</strong></p>

<p>UİB bünyesindeki üç önemli birlikte yaşanan yönetim değişimleri, Bursa ihracat ekosisteminde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Tekstil, hazır giyim ve otomotiv gibi Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinde görev alan yeni yönetimlerin; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, inovasyon ve katma değerli üretim başlıklarında daha güçlü adımlar atması bekleniyor. Gerçekleştirilen genel kurullar, yalnızca bir görev değişimini değil, aynı zamanda küresel rekabetin hız kazandığı yeni döneme uyum sağlayacak stratejik bir dönüşüm sürecinin de başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>UMSMİB ve UYMSMİB’de seçim 16 Nisan’da yapılacak</strong></p>

<p>Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) Genel Kurulu, <strong>16 Nisan Perşembe</strong> günü gerçekleştirilecek. Aynı gün içerisinde Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) üyeleri de sandık başına gidecek. UYMSİB Genel Kurulu’nun ise <strong>16 Nisan 2026 Perşembe günü saat 14.00-17.00 arasında</strong> yapılacağı bildirildi. Gerçekleştirilecek genel kurullarla birlikte, Bursa’nın ihracatında önemli paya sahip olan yaş meyve-sebze ve mamulleri sektörlerinde de yeni yönetimlerin belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-zamani</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m2.jpg" type="image/jpeg" length="62280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayinin kalbi Hannover’de atacak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/sanayinin-kalbi-hannoverde-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/sanayinin-kalbi-hannoverde-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük ve en prestijli sanayi fuarlarından biri olan Hannover Messe, küresel endüstriyel dönüşümün en önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Her yıl binlerce firma ve yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuar, üretim teknolojilerinden dijitalleşmeye kadar sanayinin geleceğine yön veren gelişmelerin sergilendiği stratejik bir platform niteliği taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenecek fuarın bu yılki teması “Think Tech Forward” olarak belirlenirken, yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm odağında “geleceğin fabrikası” vizyonu ele alınacak. Hannover Messe 2026’da Türkiye de güçlü bir katılım sergilemeye hazırlanırken, Bursa iş dünyası da fuarda yerini alacak. Bursa’dan 6 firma fuara katılım sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel sanayinin vitrini</strong></p>

<p>Her yıl 4 binden fazla firmanın katıldığı Hannover Messe, üretim teknolojileri, enerji sistemleri, endüstriyel otomasyon ve dijital ekosistemler gibi birçok alanda yeniliklerin sergilendiği dev bir organizasyon olarak dikkat çekiyor. Fuar; şirketlere yeni pazarlara açılma, uluslararası iş birlikleri kurma ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etme fırsatı sunarken, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konum elde etmek isteyen firmalar için önemli bir vitrin işlevi görüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/sanayinin-kalbi-hannoverde-atacak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m5.jpg" type="image/jpeg" length="36934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümrük Birliği’nde güncelleme çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gumruk-birliginde-guncelleme-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gumruk-birliginde-guncelleme-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği, aradan geçen yaklaşık 30 yıllık süreçte ticaret hacmini önemli ölçüde artırırken, değişen küresel ekonomik koşullar karşısında yapısal sorunları da beraberinde getirdi. İş dünyası temsilcileri ve sektör paydaşları, mevcut yapının artık günümüz ticaret dinamiklerine yanıt veremediğini belirterek kapsamlı bir güncellemenin kaçınılmaz hale geldiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA</strong></p>

<p>Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi, Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girdiği dönemde yaklaşık 30 milyar dolar seviyesindeyken bugün 200 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Ancak bu artışa rağmen anlaşmanın kapsamının sınırlı kalması, özellikle hizmetler, tarım ve kamu alımları gibi alanların dışında bırakılması, ekonomik ilişkilerin potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilememesine yol açıyor.</p>

<p><strong>Asimetrik yapı rekabeti zorluyor</strong></p>

<p>Mevcut sistemin en çok eleştirilen yönlerinden biri, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye üzerinde doğrudan etkili olması, ancak Türkiye’nin bu süreçlere dahil edilmemesi. Bu durum, Türkiye açısından “asimetrik bir ticaret yapısı” oluştururken, yerli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatıyor. Özellikle son dönemde AB’nin Hindistan gibi yüksek üretim kapasitesine sahip ülkelerle yaptığı anlaşmalar, Türkiye açısından riskleri daha görünür hale getirdi. Bu tür anlaşmalar sayesinde söz konusu ülkelerin ürünleri AB üzerinden dolaylı olarak Türkiye pazarına daha avantajlı koşullarla girebilirken, Türk ihracatçılar aynı pazarlarda benzer avantajlara sahip olamıyor. Bu dengesizlik, hem iç pazarda rekabet baskısını artırıyor hem de ihracat tarafında Türkiye’nin elini zayıflatıyor.</p>

<p><strong>Sanayi ve ihracat üzerinde baskı artıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracatında en büyük payın AB ülkelerine ait olması, Gümrük Birliği’ndeki her yapısal değişikliğin doğrudan ekonomik sonuçlar doğurmasına neden oluyor. Özellikle sanayi üretiminin yoğun olduğu bölgelerde bu etki daha belirgin hissediliyor. Otomotiv, tekstil, makine ve kimya gibi sektörler, AB ile derin bir tedarik zinciri entegrasyonu içinde faaliyet gösterirken, mevcut sistemde yaşanan aksaklıklar bu sektörlerin rekabetçiliğini doğrudan etkiliyor. Ayrıca taşımacılık kotaları ve vize engelleri gibi kronikleşmiş sorunlar da malların serbest dolaşımına rağmen ticaretin önünde fiili engeller oluşturuyor.</p>

<p><strong>Yeni nesil ticaret kuralları kapıda</strong></p>

<p>Küresel ticarette son yıllarda öne çıkan dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik politikaları da Gümrük Birliği’nin güncellenmesini zorunlu kılan başlıklar arasında yer alıyor. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi uygulamalar, Türkiye’nin mevcut yapıyla rekabet etmesini daha da zorlaştırabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için bu düzenlemeler, ilave maliyetler anlamına gelirken, uyum sürecinin doğru yönetilememesi halinde ihracatta ciddi kayıplar yaşanabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte, dijital ticaret, e-ticaret ve veri akışı gibi alanların mevcut anlaşma kapsamında yer almaması da yeni nesil ekonomik ilişkilerin dışında kalınmasına neden oluyor.</p>

<p><strong>Stratejik bir dönüm noktası</strong></p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusu artık yalnızca teknik bir ticaret politikası meselesi olarak değil, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki konumu açısından stratejik bir başlık olarak ele alınıyor. Küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri ve AB’nin tedarik güvenliği arayışları, Türkiye için yeni fırsat pencereleri de oluşturuyor. Bu çerçevede, güncelleme sürecinin hızlandırılması ve kapsamlı bir reformun hayata geçirilmesi, Türkiye’nin hem mevcut pazarlarını koruması hem de yeni ticari fırsatları değerlendirmesi açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>Güncelleme ile neler değişebilir?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Gümrük Birliği’nin güncellenmesi halinde hem Türkiye hem de AB açısından daha dengeli ve verimli bir ticaret yapısı kurulabilir. Güncellemenin;</p>

<p>· Hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi,</p>

<p>· Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ticaret anlaşmalarına dahil edilmesi,</p>

<p>· Lojistik, vize ve kota gibi uygulamaların kolaylaştırılması,</p>

<p>· Dijital ticaret ve yeşil dönüşüm başlıklarının entegre edilmesi</p>

<p>gibi alanları içermesi bekleniyor.</p>

<p>Bu adımların hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin ihracat gücünün artması, yatırım ortamının daha öngörülebilir hale gelmesi ve yabancı sermaye girişlerinin hızlanması öngörülüyor. Aynı zamanda üretim, istihdam ve teknoloji yatırımlarında da önemli bir ivme yakalanabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="280" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/bursa-tb-yon-krl-bsk-ozer-matli-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Özer Matlı</strong></p>

<p><strong>Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>İhracat odaklı büyüme hedefleri açısından stratejik riskler barındırmaktadır</strong></p>

<p>Gümrük Birliği’nin mevcut yapısı, küresel ticaretin hızla değişen dinamikleri karşısında artık Türkiye’nin ihtiyaçlarına yeterince cevap verememektedir. 1996 yılında yürürlüğe giren bu sistem, o dönemin koşullarına göre önemli kazanımlar sağlamış olsa da günümüzde çok taraflı ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması ve rekabetin farklı bir boyuta taşınmasıyla birlikte güncelliğini büyük ölçüde yitirmiştir.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’yi doğrudan etkilemesine rağmen, ülkemizin bu süreçlerin dışında kalması önemli bir yapısal soruna işaret etmektedir. Karar alma mekanizmalarında yer alamayan Türkiye, ortaya çıkan sonuçlara katlanmak durumunda kalırken, bu durum ticarette asimetrik bir yapı oluşturmaktadır.</p>

<p>Özellikle Hindistan gibi yüksek üretim kapasitesine ve düşük maliyet avantajına sahip ülkelerin AB üzerinden dolaylı olarak Türkiye pazarına daha kolay erişim sağlaması, yerli üreticimiz açısından ciddi bir rekabet baskısı oluşturmaktadır. Buna karşılık Türk ihracatçısının aynı pazarlara girişte benzer avantajlara sahip olmaması, rekabet gücümüzü zayıflatmakta ve dış ticaret dengesi üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.</p>

<p>Bu tablo, yalnızca kısa vadeli ticari kayıplar açısından değil, aynı zamanda sanayimizin üretim yapısı, istihdam kapasitesi ve ihracat odaklı büyüme hedefleri açısından da stratejik riskler barındırmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği pazarına yüksek düzeyde bağımlı olan sektörlerimiz ve bölgelerimiz için bu gelişmeler çok daha kritik sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.</p>

<p>Bu nedenle Gümrük Birliği’nin kapsamlı ve hızlı bir şekilde güncellenmesi artık bir tercih değil, ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorunluluktur. Tarım, hizmetler ve kamu alımları gibi alanların yanı sıra dijital ticaret, lojistik süreçler ve Yeşil Mutabakat gibi yeni nesil başlıkları kapsayan bir modernizasyon süreci hayata geçirilmelidir. Aynı zamanda Türkiye’nin, AB’nin üçüncü ülkelerle yürüttüğü ticaret müzakerelerine daha etkin şekilde dahil edilmesini sağlayacak mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki güçlü konumunu koruyabilmesi, ancak daha dengeli, kapsayıcı ve çağın gerekliliklerine uygun bir Gümrük Birliği yapısıyla mümkün olacaktır. Bu doğrultuda atılacak adımlar, hem üreticimizin rekabet gücünü artıracak hem de ülkemizin dış ticarette sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasına önemli katkılar sağlayacaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="263" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/tuncer-hatunoglu-1.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Tuncer Hatunoğlu</strong></p>

<p><strong>BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Bursa, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en kritik sanayi kapılarından birisidir</strong></p>

<p>Kesinlikle güncellenmeli. 1996'da yürürlüğe giren mevcut anlaşma yalnızca sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor; hizmetler, kamu alımları ve ham tarım ürünleri bugün hâlâ bu çerçevenin dışında. Gümrük Birliği öncesinde yaklaşık 30 milyar dolar olan ikili ticaret hacmi bugün 210 milyar doları geçmiş durumda. Bu verinin tek başına ortaya koyduğu şey, anlaşmanın ekonomik gerçekliğin çok gerisinde kaldığıdır. 1996'dan bu yana kronikleşen sorunlar- taşıma kotaları, vize engelleri, anlaşmazlık çözüm mekanizmalarının yetersizliği-ve değişen küresel ticaret kuralları güncellemeyi kaçınılmaz kılıyor. Buna ek olarak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve "Made in EU" gibi yeni AB düzenlemeleri de mevcut çerçeveyi işlevsiz hale getiriyor.</p>

<p>Güncellemenin birkaç temel başlığı bir arada ele alması gerekiyor.</p>

<p><em>Kapsam genişletmesi:</em> Hizmetler, kamu alımları ve tarım sektörlerinin Gümrük Birliği'ne dahil edilmesi hem Türkiye'nin hem AB'nin bu ilişkiden aldığı verimi önemli ölçüde artıracak.</p>

<p><em>AB'nin STA müzakerelerine katılım:</em> Türkiye şu anda AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının müzakere masasında yok, ancak bu anlaşmaların sonuçlarını Gümrük Birliği nedeniyle kendiliğinden uygulamak zorunda kalıyor. Bu asimetri giderilmeli.</p>

<p><em>SKDM ve ETS uyumu:</em> Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın 2026 sonrasında daha geniş ürün gruplarına yayılması bekleniyor. Güncelleme, Türkiye'nin Emisyon Ticaret Sistemi'ni (ETS) hayata geçirme takvimiyle uyumlu olmalı; aksi takdirde çelik, alüminyum ve kimya gibi sektörlerde ihracat maliyetleri ciddi biçimde yükselecek.</p>

<p><em>Ulaşım ve serbest dolaşım:</em> Malların serbest dolaşımı sağlanmış olsa da bu malları taşıyan araçlar ve sürücüler kota ve vize engelleriyle karşılaşmaya devam ediyor. Bu çelişkinin de güncelleme kapsamında ele alınması şart.</p>

<p>Bursa, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en kritik sanayi kapılarından biri. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 sonu itibarıyla 36,8 milyar dolarlık ihracatıyla ülkenin en büyük ihracatçı birliği konumunda. Otomotiv ve yan sanayi, tekstil, makine başta olmak üzere Bursa'nın öncü sektörlerinin tamamı AB pazarıyla derin bir entegrasyon içinde. Türkiye'nin "Made in EU" kapsamına alınması, Bursa'daki firmaların AB ihalelerinde ve kamu alımlarında "Birlik menşeli" muamelesi görmesini sağladı; bu da özellikle Çin'in otomotivdeki agresif fiyat politikasına karşı önemli bir rekabet kalkanı işlevi görüyor. Gümrük Birliği'nin hizmetler ve kamu alımlarına genişletilmesi durumunda bu etki daha da derinleşecek; firmalarımızın Avrupa tedarik zincirindeki görünürlüğü ve pazarlık gücü artacak. Öte yandan SKDM bir fırsat değil, yakın vadede maliyet baskısı anlamına geliyor. Kapsamdaki ürün gruplarını AB'ye ihraç eden şirketler için bu maliyet artık yansıtılıyor; hem üretim maliyetleri hem de üretimin dönüşümü için daha odaklı ve sistematik ilerlenmesi gerekiyor. Bursa'daki çelik ve enerji yoğun üreticiler bu dönüşüm için destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor.</p>

<p>Yatırım planlarımız olumlu yönde değişir. Hizmetler ve kamu alımlarının kapsama alınması, bugüne kadar mevzuat belirsizliği nedeniyle rafa kaldırılmış yatırım kararlarını harekete geçirecektir. Özellikle Avrupa firmaları ile ortak üretim, ar-ge ortaklığı ve yüksek katma değerli proje iş birlikleri için somut bir zemin oluşacak. Üyelerimizin büyük çoğunluğu hâlihazırda Avrupa tedarik zincirleriyle entegre çalışıyor; güncelleme bu entegrasyonu derinleştirmenin önündeki kurumsal engeli kaldıracak ve yeni yabancı doğrudan yatırımları için de Bursa'yı daha cazip kılacaktır.</p>

<p></p>

<p>Öncelikle AB Konseyi nezdinde müzakere yetkisinin bir an önce alınmasını bekliyoruz. Resmi müzakerelere başlanmadan önce etki analizi, iç istişare ve onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor; bu süreçte Ticaret Bakanlığı ile sivil toplum ve özel sektör temsilcileri arasındaki koordinasyon kritik önem taşıyor. BUSİAD olarak bu istişare mekanizmalarına etkin biçimde katılmak istiyoruz. Bunun yanı sıra SKDM ve ETS'e uyum için bir ulusal dönüşüm fonu oluşturulmasını, düşük maliyetli yeşil finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyoruz. ETS ile SKDM gibi uygulamaların bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor; bu dönüşümün daha ucuz finansmanla desteklenmesi için odaklı ve sistematik ilerlenmeli.</p>

<p>Gümrük Birliği'nin güncellenmesi meselesi artık teknik bir ticaret politikası tartışması olmaktan çıkmış, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konumlanmasının temel bir bileşeni haline gelmiştir. Trump döneminin yeniden tetiklediği korumacılık dalgası, AB'nin tedarik güvenliği refleksiyle birleşince Türkiye için tarihsel bir fırsat penceresi açılmış durumda. Bursa sanayisi bu fırsatı değerlendirmeye hazır. Güncelleme sürecinin AB üyeliğine alternatif değil, o hedefe giden yolda somut bir adım olarak ele alındığı sürece Bursa ekonomisi bu süreçten güçlenerek çıkacaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="287" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/yalcin-aras-6.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Yalçın Aras</strong></p>

<p><strong>NİLSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Daha dengeli bir rekabet ortamı oluşur, ihracat gücü artar</strong></p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi artık bir tercih değil, ihtiyaçtır. Mevcut yapı günümüz ticaret koşullarına cevap vermekte zorlanıyor ve AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA’lar Türkiye açısından ciddi rekabet kaybı yaratıyor.</p>

<p>Güncelleme; sanayi ürünlerinin yanında tarım, hizmetler, e-ticaret, dijital ürünler, kamu alımları, Yeşil Mutabakat, karbon düzenlemeleri ve AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA’ların Türkiye’ye etkilerini de kapsamalıdır.</p>

<p>Daha dengeli bir rekabet ortamı oluşur, ihracat gücü artar. Bu da sektörümüzde büyümeyi, Bursa ekonomisinde ise üretim, istihdam ve yan sanayide hareketliliği destekler.</p>

<p>Daha öngörülebilir ve adil bir ticaret ortamı, yatırım kararlarını olumlu etkiler. Kapasite artışı, teknoloji, otomasyon ve sürdürülebilirlik yatırımları daha güçlü şekilde gündeme gelir.</p>

<p>Bu konunun stratejik bir başlık olarak ele alınması, Türkiye’nin yaşadığı kayıpların daha güçlü şekilde savunulması ve ihracatçının yeşil dönüşüm ile dijitalleşme süreçlerinde daha fazla desteklenmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye, üretim gücü ve stratejik konumuyla Avrupa için önemli bir ortaktır. Daha adil ve güncel bir ticaret yapısı, hem Türkiye hem de AB açısından ortak fayda yaratacaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="265" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/iskender-iskenderoglu-6.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>İskender İskenderoğlu</strong></p>

<p><strong>BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Güncelleme, üretim ve ihracatı artırabilir</strong></p>

<p>Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, 1996’dan beri yürürlükte olup günümüz ekonomisinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Mevcut anlaşma hizmetler, tarım ve dijital ticaret gibi alanları kapsamadığı için Türkiye açısından rekabet dezavantajı yaratmaktadır.<br />
Güncelleme, Türkiye’nin AB ile ticari entegrasyonunu güçlendirebilir ve yeni küresel ekonomik kurallara uyumunu kolaylaştırabilir.</p>

<p>Gümrük Birliği güncellemesi öncelikle mevcut kapsamın genişletilerek hizmetler, tarım ve e-ticaret gibi alanların dahil edilmesini içermelidir. Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında daha aktif rol almasını sağlayacak mekanizmalar kurulmalıdır. Dijital ekonomi, veri akışı ve rekabet politikaları gibi yeni nesil ticaret konuları anlaşmaya eklenmelidir.<br />
Yeşil dönüşüm kapsamında karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir üretim standartlarına uyum da önemli bir başlık olmalıdır. Ayrıca anlaşmazlıkların çözümü, karar alma süreçlerine katılım ve kurumsal işleyişin daha dengeli hale getirilmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Bursa’nın ihracata dayalı özellikle otomotiv ve tekstil sanayisinin Avrupa Birliği pazarına erişimini kolaylaştırarak üretim ve ihracatı artırabilir. Hizmetler, dijital ticaret ve yeşil dönüşüm gibi alanların dahil edilmesi, Bursa’daki firmaların rekabet gücünü yükseltirken yeni yatırım fırsatları yaratabilir. Ancak daha sıkı çevre ve kalite standartları, kısa vadede firmalar için uyum maliyetlerini artırabilir.</p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, firmaların Avrupa Birliği pazarına daha öngörülebilir ve geniş kapsamlı erişim elde etmesiyle yatırım planlarını artırma ve uzun vadeye yayma eğilimini güçlendirebilir. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yüksek katma değerli üretim alanlarında yeni yatırımların hızlanması beklenir. Ancak yeni standartlara uyum gereklilikleri nedeniyle bazı firmalar yatırımlarını yeniden yapılandırmak veya ertelemek zorunda kalabilir.</p>

<p>Devletten, Gümrük Birliği güncelleme sürecinde iş dünyasının ihtiyaçlarını gözeten etkin bir müzakere politikası yürütmesi beklenir. Firmaların yeşil dönüşüm ve dijitalleşme süreçlerine uyumu için teşvik ve finansman destekleri sağlanmalıdır. İhracatı kolaylaştırmak adına lojistik ve gümrük işlemlerinin daha hızlı ve sade hale getirilmesi önemlidir. Ayrıca hukuki öngörülebilirlik ve ekonomik istikrar, firmaların yatırım kararlarını destekleyen temel unsurlar bekliyoruz.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="278" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/murat-evke-7.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Murat Evke</strong></p>

<p><strong>RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Yeni yatırımlar teşvik edilebilir</strong></p>

<p>Kesinlikle Gümrük Birliği anlaşması güncellenmelidir. Mevcut Gümrük Birliği yapısı, bugünün küresel ticaret gerçeklerini ve üretim-ekonomi dinamiklerini karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Türkiye, Avrupa ile güçlü üretim, tedarik ve ihracat bağlarına sahip bir ülkedir. Ancak mevcut sistem, sanayi ve ticaretin dönüşen ihtiyaçlarına aynı ölçüde cevap verememektedir. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin daha kapsayıcı, daha adil ve daha güncel bir çerçeveyle yeniden ele alınması gerektiğine inanıyoruz.<br />
Güncelleme yalnızca klasik sanayi ürünleri ticaretiyle sınırlı kalmamalıdır. Başta <strong>tarım, kamu alımları, dijital ticaret, e-ticaret, lojistik, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim, teknik mevzuat uyumu ve vize kolaylığı</strong> gibi alanlar mutlaka kapsam içine alınmalıdır.<br />
Özellikle iş dünyası açısından en önemli başlıklardan biri, ticaretin serbestleşmesine rağmen iş insanlarının dolaşımında yaşanan sorunların giderilmesidir. Malın serbest dolaştığı ama iş insanının zorlandığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Ayrıca Türkiye’nin karar süreçlerinde daha fazla dikkate alındığı, daha dengeli bir mekanizmanın kurulması da büyük önem taşımaktadır.<br />
Bursa; sanayi, ihracat, otomotiv yan sanayi, tekstil, makine, mobilya ve üretim altyapısıyla Türkiye’nin en stratejik şehirlerinden biridir. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Bursa açısından hem dış ticaret kapasitesini hem de rekabet gücünü artıracak çok önemli bir adım olur.<br />
Daha güçlü entegrasyon; ihracatın artmasına, yatırım iştahının yükselmesine, yeni pazarlara erişimin kolaylaşmasına ve şehirdeki üretim zincirlerinin daha sağlam hale gelmesine katkı sağlar. Özellikle KOBİ’ler açısından yeni fırsatlar doğar. Bursa, böyle bir güncellemeden Türkiye’de en hızlı ve en güçlü pozitif etki alacak şehirlerin başında gelir.<br />
Öngörülebilirlik arttığında, yatırım kararları daha cesur ve daha uzun vadeli şekilde alınabilir. Avrupa ile ticari ilişkilerin kurumsal olarak güçlenmesi; üretim kapasitesi artışı, teknoloji yatırımları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve ihracat odaklı büyüme planlarını daha güçlü hale getirir.<br />
Yani böylesi bir güncelleme, sadece mevcut yatırımları koruyan değil, aynı zamanda yeni yatırımları da teşvik eden bir iklim oluşturur.</p>

<p>En büyük beklentimiz, bu sürecin <strong>kararlı, stratejik ve sonuç odaklı</strong> şekilde yürütülmesidir. Türkiye’nin müzakere masasında güçlü bir duruş sergilemesi, üreticinin, ihracatçının ve sanayicinin beklentilerini merkeze alması gerekir.<br />
Ayrıca içerde de firmalarımızı bu yeni döneme hazırlayacak adımlar atılmalıdır. Yeşil dönüşüm, dijital altyapı, finansman erişimi, ihracat destekleri, teknik uyum süreçleri ve nitelikli insan kaynağı konusunda iş dünyasının önünü açacak destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Devletin burada sadece müzakere eden değil, özel sektörü dönüşüme hazırlayan bir yol açıcı rol üstlenmesini bekliyoruz.<br />
Türkiye, Avrupa için yalnızca bir pazar değil; aynı zamanda güçlü bir üretim ortağı, stratejik bir tedarik merkezi ve kritik bir ekonomik aktördür. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da lehine olacak bir adımdır.<br />
Bursa iş dünyası olarak biz, rekabetten kaçan değil; kuralları net, zemini adil ve geleceği öngörülebilir bir ekonomik çerçeve isteyen bir anlayışa sahibiz. Doğru kurgulanmış bir güncelleme, hem Türkiye’nin üretim gücünü büyütür hem de Bursa gibi sanayi şehirlerinin küresel konumunu daha da güçlendirir.</p>

<p></p>

<p><img height="247" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/tolga-papatya-9.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Tolga Papatya</strong></p>

<p><strong>GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Kent ekonomisine olumlu katkı sağlar</strong></p>

<p>Bugünkü siyasi ve ekonomik koşullar dikkate alındığında, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi, ticari ilişkilerin derinleşmesi ve rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerde de karşılıklı güven ve iş birliğinin güçlendirilmesine bağlıdır.</p>

<p>Güncelleme, hizmetler sektörü, tarım ürünleri ve dijital ticaret gibi mevcut anlaşmada kapsanmayan alanları içermelidir. Ayrıca modern ticaret kuralları, e-ticaret, fikri mülkiyet ve sürdürülebilirlik konularını da kapsayarak Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunu güçlendirmelidir.</p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Bursa’nın otomotiv, tekstil ve sanayi ihracatını artırarak kent ekonomisine olumlu katkı sağlar. Aynı zamanda hizmetler ve dijital ticaret alanındaki açılımlar, yerel işletmelerin rekabet gücünü yükselterek istihdam ve yatırımı destekler.</p>

<p>Güncelleme, firmaların AB pazarına erişimini kolaylaştıracağı için yatırım planlarını genişletmelerine ve yeni projelere yönelmelerine yol açabilir. Ayrıca, dijital ticaret ve hizmetler alanındaki fırsatlar, şirketleri teknoloji ve altyapı yatırımlarına teşvik edebilir.</p>

<p>Devletten, Gümrük Birliği güncelleme sürecinde firmalara rehberlik ederek mevzuat uyumunu ve rekabet avantajını sağlaması beklenir. Ayrıca, yatırım ve ihracatı destekleyecek teşvik ve altyapı politikalarını hayata geçirerek ekonomik büyümeyi güçlendirmesi önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gumruk-birliginde-guncelleme-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m1.jpg" type="image/jpeg" length="59327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomotiv yan sanayi ihracatla büyüyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/otomotiv-yan-sanayi-ihracatla-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/otomotiv-yan-sanayi-ihracatla-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den ocak-mart döneminde 3 milyar 964 milyon 670 bin dolarlık otomotiv yan sanayi ürünü ihraç edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerinden yaptığı derlemeye göre, 2025'i 15 milyar 770 milyon 383 bin dolara ulaşarak rekorla kapatan otomotiv tedarik (yan) sanayi ihracatı, bu yılın ilk çeyreğinde de yükselişini sürdürdü. Geçen yılın ocak-mart aylarında 3 milyar 798 milyon 429 bin dolar olan yan sanayi ihracatı, 2026'nın aynı döneminde yüzde 4,4'lük artışla 3 milyar 964 milyon 670 bin dolara yükseldi. Yılın ilk 3 ayında 9 milyar 895 milyon 175 bin dolar olan otomotiv endüstrisinin toplam ihracatının yüzde 40'ını tedarik sanayi ürünleri oluşturdu. İlk çeyrekte 180'den fazla ülke, serbest bölge ve özerk bölgeye dış satım gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İlk 3'teki Almanya, Fransa ve İtalya'ya parça ihracatı arttı</strong></p>

<p>Tedarik sanayisinde en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırada otomotiv sektörünün ana pazarı Almanya yer aldı. Almanya'ya 3 aylık tedarik sanayi ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,6 arttı. 2025'in ocak-mart döneminde bu ülkeye 827 milyon 218 bin dolar olan yan sanayi dış satımı bu sene aynı dönemde 923 milyon 486 bin dolara çıktı. Listenin ikinci sırasındaki Fransa'ya artış yüzde 10,15 olarak kayıtlara geçti. 2025'in ilk çeyreğinde 271 milyon 844 bin dolarlık yan sanayi ürünü ihraç edilen Fransa'ya bu sene aynı dönemde 299 milyon 446 bin dolarlık ürün gönderildi. Üçüncü sıradaki İtalya'ya tedarik sanayi ihracatı yüzde 24 artarak 224 milyon 697 bin dolardan 278 milyon 833 bin dolara çıktı.</p>

<p><strong>ABD'ye 258 milyon dolarlık yan sanayi ihracatı</strong></p>

<p>Ocak-mart döneminde, 4'üncü sırada bulunan ABD'ye yan sanayi dış satımında yüzde 4,6 düşüş yaşandı. ABD'ye bu dönemdeki yan sanayi ihracatı 270 milyon 703 bin dolardan 258 milyon 272 bin dolara geriledi. Bu dönemde 5'inci sırada yer alan Romanya'ya yan sanayi dış satımı yüzde 7,2 azalışla 249 milyon 310 bin dolardan, 231 milyon 274 bin dolara geldi. Ocak-Mart 2026'da, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yan sanayi ihracatında İspanya 194 milyon 829 bin dolarla 6'ncı, Birleşik Krallık 194 milyon 90 bin dolarla 7'nci, Polonya 175 milyon 62 bin dolarla 8'inci, Çekya 111 milyon 281 bin dolarla 9'uncu, Belçika ise 96 milyon 211 bin dolarla en çok yan sanayi ihracatı yapılan 10'uncu ülke oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/otomotiv-yan-sanayi-ihracatla-buyuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m3.jpg" type="image/jpeg" length="59060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Makine sektöründen Çin çıkarması]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/makine-sektorunden-cin-cikarmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/makine-sektorunden-cin-cikarmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa makine sektörü temsilcileri, "Makine Teknolojileri UR-GE Projesi" kapsamında, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Shenzhen kentinde düzenlenen ITES China Fuarı'na katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odasından (BTSO) yapılan açıklamaya göre, BTSO öncülüğünde Ticaret Bakanlığının destekleriyle yürütülen "3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi" firmaları, Çin'e gitti. Çin'in Shenzhen kentinde düzenlenen ITES China Fuarı'na katılan Bursalı firmalar, küresel pazardaki son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener'in başkanlığında meclis ve komite üyeleri ile 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. Açıklamada görüşlerine yer verilen BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, fuarın, otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu ifade etti. Fuarda üretimlerinin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitesini geliştirmek için incelemelerde bulunduklarını aktaran Şener, şunları kaydetti: "Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE'si olarak ilk kez Çin'e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/makine-sektorunden-cin-cikarmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-d6.jpg" type="image/jpeg" length="43249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMİAD, genç mühendisleri iş hayatına hazırlıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bumiad-genc-muhendisleri-is-hayatina-hazirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bumiad-genc-muhendisleri-is-hayatina-hazirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD), mesleki deneyimin yeni kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir eğitim programını hayata geçiriyor. Mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve yeni mezun mühendisler ile iş yaşamına yeni başlayan mühendislere yönelik planlanan ‘İmalat Yönetimi’ seminerleri, deneyimli BUMİAD üyelerinin konuşmacı olarak katkılarıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p>Program kapsamında genç mühendisler ve mühendis adaylarının, teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmeleri ve sanayi ile daha güçlü bağ kurmaları amaçlanıyor. Eğitimler, yönetim sistemleri, imalat yönetimi ve sürdürülebilirlik olmak üzere üç ana başlıkta planlanırken, ilk etapta ‘İmalat Yönetimi’ modülü ile başlanacak. İmalat Yönetimi eğitimlerinde, teknik resim okuma, ölçü aletleri kullanımı, geometrik tolerans, imalat teknikleri ve makineleri gibi temel konuların yanı sıra 8D ve PÇT, 5S+S, ekip çalışması, MSA, SPC, FMEA ve TPM gibi kalite ve üretim süreçlerine yönelik başlıklar da ele alınacak. Ayrıca kimyasallarla güvenli çalışma konularına da değinilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Mesleki bilgi birikimleri gençlere aktarılacak”</strong></p>

<p>Eğitim programının detaylarına ilişkin açıklama yapan BUMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gümüş, genç mühendislerin sektöre daha donanımlı katılımını önemsediklerini vurguladı. Gümüş, “Mesleki bilgi birikimimizi genç meslektaşlarımıza aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu program ile katılımcıların sadece teorik değil, uygulamaya dönük yetkinlikler kazanmasını hedefliyoruz. Aynı zamanda, BUMİAD ve paydaş sanayi kuruluşları olarak gençlerimizin istihdamına katkı sağlayacak bir köprü oluşturmayı amaçlıyoruz” dedi. İştirakçilerin ‘Katılım Belgesi’ almaya hak kazanabilmeleri için eğitimlere en az yüzde 70 oranında devam sağlamaları ve her konu başlığı sonunda yapılacak kısa sınavlarda 100 üzerinden minimum 70 puan almaları gerekecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bumiad-genc-muhendisleri-is-hayatina-hazirliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-d5.jpg" type="image/jpeg" length="88982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜMKAD QueENG Tech Buluşmaları’nın ilkini gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/tumkad-queeng-tech-bulusmalarinin-ilkini-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/tumkad-queeng-tech-bulusmalarinin-ilkini-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Mühendis Kadınlar Derneği’nin (TÜMKAD) ilkini gerçekleştirdiği “QueENG Tech Buluşmaları”na, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol konuk oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mövenpick Otel Balo Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen, BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, YAPİDER Başkanı Sevcan İlcili, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Bursa Şube Başkanı Esra İnhanlı, Bursa Soroptimist İş ve Meslek Kadınları Derneği Başkanı ve BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sedef Sinoplu,<strong> </strong>Türk Hava Kurumu Bursa Şubesi Başkanı Pilot Hatice Nur Gündoğdu ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve TÜMKAD üyeleri katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, teknoloji, mühendislik ve geleceği şekillendiren kadınları bir araya getiren yeni bir platformun startını verdiklerini belirterek, QueENG Tech Buluşmaları’nın ilkinde, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol’u konuk etmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Geleceğin yazılan bir şey olmayıp, tasarlanan bir şey olduğuna inandıklarını ifade eden TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, “Geleceği tasarlayan kadınlar birbirlerinden ilham almalı, öğrenmeli, birbirilerini kutlamalı, başarıları paylaşmalılar. QueENG Tech; mühendislerin, teknoloji liderlerinin, girişimcilerin ve genç kadınların bir araya geldiği, birbirinden güç aldığı ve birlikte büyüdüğü bir platform olarak kurulmuş bulunuyor. Burası sadece bir buluşma noktası değil, bir vizyon alanıdır. Biz bu platformu, daha fazla kadının teknolojiye yön verdiği, daha fazla kadının sahneye çıktığı ve daha fazla kadının ‘ben de varım’ dediği bir alan yaratmak için başlatıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Açılış konuşmasının ardından, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol’un konuşmacı olarak katıldığı, TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk’ün moderatörlüğündeki sohbet bölümüne geçildi.</p>

<p></p>

<p><strong>Havacılık merakıyla gelen savaş pilotluğu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Şenol, dinamik bir kişiliğe sahip olduğunu ve çocukluk yaşlarından bu yana havacılığa merakı bulunduğunu belirterek, bu alanda ilk kadın savaş pilotu olmanın zorluklarını yaşadığını ancak pes etmediğini vurguladı. F-16 pilotluğu sürecinin 1993 yılında Hava Harp Okulu’na girmesiyle başladığını ifade eden Şenol, “Lise eğitiminde de başarılı bir öğrenciydim. O dönemde üniversite sınavlarında belli puanın üzerinde alan öğrencilere Hava Harp Okulu davetiye gönderiyordu. Ben de sınavlarda yüksek puan aldığımdan, bana da davetiye mektubu geldi. Uçmayı çok istedim. Denediğim anda baktım ki bu iş tam bana göre. İşte o anda pilot olmaya karar verdim. Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu olduğumdan, önümde örnek alabileceğim kadın savaş pilotu modeli yoktu. Kendi kendimi motive ettim. Mutlaka savaş uçağı pilotu olmalıydım. İç sesimi dinledim ve başardım. Dört yıllık Hava Harp Okulu eğitiminden sonra Endüstri Mühendisliği eğitimi aldım. Kadınlar bu işi yapabilir mi yapamaz mı? Bu soruya ‘elbette yapabilir’ yanıtını verdiğime inanıyorum. Kararlı tutumum, empati becerim ve zorluklarla baş edebilme azmim sayesinde başarılı oldum. Uçuş hocam, sakin ve kararlı tutumumu her gördüğünde, ‘sen bu işi başaracaksın’ derdi. Sonuçta hocamı haklı çıkardım” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/tumkad-queeng-tech-bulusmalarinin-ilkini-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-d4.jpg" type="image/jpeg" length="17871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOSAB'da Cem Hısımcıl yeniden başkan seçildi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/kosabda-cem-hisimcil-yeniden-baskan-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/kosabda-cem-hisimcil-yeniden-baskan-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kestel Organize Sanayi Bölgesi Olağan Genel Kurulu’nda tek liste ile gidilen seçimde sanayiciler, mevcut yönetimle devam kararı aldı. Yeni dönemde yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve altyapı yatırımları öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kestel Organize Sanayi Bölgesi <strong>(KOSAB)</strong> Olağan Genel Kurulu, Bursa İl Sanayi ve Teknoloji Müdürü Aydın Bakoğlu ile bölge sanayicilerinin katılımıyla 31 Mart 2026 tarihinde Bölge Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen genel kurulda, KOSAB sanayicileri mevcut başkan Cem Hısımcıl ile devam kararı aldı.</p>

<p><strong>Yeni dönemde odak: yeşil dönüşüm ve dijitalleşme</strong></p>

<p>Genel kurulda konuşan Cem Hısımcıl, son dört yılda gerçekleştirilen çalışmalara değinirken, yeni döneme ilişkin hedefleri de başlıklar halinde paylaştı. Hısımcıl, özellikle yeşil dönüşüm ve dijitalleşme alanlarında önemli adımlar atılacağını ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda, Yeşil OSB sertifikasyon sürecinin tamamlanması, enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirlik odaklı projelerin geliştirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dijital altyapı ve akıllı sistemler güçlenecek</strong></p>

<p>Yeni dönemde dijitalleşme çalışmalarına hız vereceklerini ifade eden Cem Hısımcıl, Bölge Müdürlüğü ile sanayiciler arasındaki başvuru ve takip süreçlerinin dijital ortama taşınacağını belirtti. Hısımcıl, akıllı izleme sistemleri ile veri yönetimi altyapısının güçlendirileceğini de vurguladı.</p>

<p>Altyapı tarafında ise bakım ve onarım çalışmalarının uzun vadeli ve bütçelenmiş planlarla sürdürüleceğini aktaran Hısımcıl, bu sürecin bölgenin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><strong>Yeni yönetim belli oldu</strong></p>

<p>Genel kurulun kapanışında sanayicilere teşekkür eden Hısımcıl, yeni dönemde de KOSAB katılımcılarına sunulan hizmetlerin geliştirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Genel kurul sonrası KOSAB’ın yeni dönem yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:</strong></p>

<p>Cem Hısımcıl, Selim Karaca, Osman Nuri Aksakal, Hamit Hoşver ve Uğur Yaşar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/kosabda-cem-hisimcil-yeniden-baskan-secildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-d3.jpg" type="image/jpeg" length="55808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa gıda sektörü Asya pazarına açıldı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-gida-sektoru-asya-pazarina-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-gida-sektoru-asya-pazarina-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret Borsası, Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürüttüğü Gıda UR-GE Projesi kapsamında, Uzak Doğu’nun en büyük gıda organizasyonu olan FOODEX JAPAN 2026- 51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılarak Bursa’nın yerel lezzetlerini dünya vitrinine taşıdı. 10 firma ile fuarda boy gösteren Bursa TB heyeti, Asya pazarında yeni ihracat kapılarını araladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), üyelerinin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak amacıyla yürüttüğü Gıda Sektöründe Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Projesi ile rotasını bu kez Japonya’ya çevirdi. Başkent Tokyo’da düzenlenen ve 3238 katılımcının 4026 stant ile yer aldığı dev organizasyonda, 10 üye firma temsilcisinin yer aldığı Gıda UR-GE heyeti, kentin gastronomik zenginliklerini küresel alıcılarla buluşturdu.</p>

<p><strong>Asya pazarında Bursa lezzetlerine yoğun ilgi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa’dan fuara katılan heyet, zeytin, zeytinyağı, turşu ve dondurulmuş gıda ürünlerini Japonya başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyonel alıcılara tanıttı. Asya’nın en büyük gıda ve içecek fuarlarından biri olan FOODEX Japan, sektördeki yeniliklerin sergilendiği ve küresel iş birliklerinin geliştirildiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Toplamda 73.842 kişinin ziyaret ettiği fuarda Bursa standı, yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-gida-sektoru-asya-pazarina-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-d2.jpg" type="image/jpeg" length="48897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başarının temelinde ortak akıl var]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/basarinin-temelinde-ortak-akil-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/basarinin-temelinde-ortak-akil-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BTSO’nun 60 bini aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük odalarından biri olduğunu belirten İsmail Kuş, kurumun büyüklüğünün yalnızca üye sayısından kaynaklanmadığını belirterek, “TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi dev projelerimizin her birinde, komitelerimizin fikri, emeği ve imzası var. Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup birlikte başarma azminin birer eseridir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altındaki 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ile Mart Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Toplantıda sektörel gelişmeler, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin çalışmaları ele alınarak değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında ayrıca Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik etkilerine ilişkin bir sunum gerçekleştirirken, Ekonomist Hakan Kara da küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki yansımalarını değerlendirdi.</em></p>

<p><strong><em>“Meslek komiteleri, karar mekanizmalarının merkezinde yer alıyor”</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>BTSO meslek komitelerinin Odanın çalışmalarının omurgasını oluşturduğunu ifade eden İsmail Kuş, “</em>2013 yılında başlattığımız değişimle, komitelerimizi kağıt üzerinde kalan yapılar olmaktan çıkarıp, BTSO’nun en güçlü karar mekanizması haline getirdik. Bugün komite üyelerimiz Ankara’da hangi kapıyı çalarlarsa çalsınlar, karşılarında kendilerini dikkatle dinleyen, çözüm odaklı bir muhatap buluyorlar. Bunun temel sebebi, Bursa’nın Türkiye ekonomisine yön veren, her alanda öncü bir şehir olmasıdır.<strong><em> </em></strong>En önemlisi de Bursa iş dünyasının; ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmış olmasıdır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/basarinin-temelinde-ortak-akil-var</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-d1.jpg" type="image/jpeg" length="30061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEEXX 2025'i okumak için tıklayın]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEEXX FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/12/web-860x504-2.jpg" type="image/jpeg" length="24923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Giydirme Kapak 1" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 3" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Giydirme Kapak 2" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 4" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>30'UNCU YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="48845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2024 ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/11/web-860x504-1.jpg" type="image/jpeg" length="47862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Maktek Avrasya 2024 1" class="detail-photo img-fluid" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" / width="2520" height="3543"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" type="image/jpeg" length="78357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/06/bursa-siadlari.jpg" type="image/jpeg" length="43783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CUMHURİYET EKİ 2023]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL CUMHURİYET EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</guid>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/05/sayfa-1.jpg" type="image/jpeg" length="48784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 14:18:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1_1.jpg" type="image/jpeg" length="35231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1.jpg" type="image/jpeg" length="43641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:05:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/BUMATECH2022_gazete_reklam.jpg" type="image/jpeg" length="50215"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
