<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 16:11:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş dünyası ‘yaza merhaba’ dedi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/is-dunyasi-yaza-merhaba-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/is-dunyasi-yaza-merhaba-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KalDer Bursa Şubesi üye ve gönüllüleri, Referans Holding ev sahipliğinde Bakioğlu Çiftliği’nde düzenlenen “Yaza Merhaba” buluşmasında bir araya geldi. Bursa’nın doğayla iç içe en özel mekânlarından biri olan Bakioğlu Çiftliği’nde gerçekleşen etkinlik, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini yaz mevsimini karşılayan keyifli bir atmosferde buluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KalDer Bursa Şubesi ile Referans Holding arasında uzun yıllardır devam eden iş birliğinin bir yansıması olarak hayata geçirilen buluşma; dostluk, dayanışma ve birlikte üretme kültürünü güçlendiren sosyal bir platform niteliği taşıdı. Katılımcılar, yoğun iş temposuna kısa bir ara vererek doğa ile iç içe bir ortamda bir araya gelme fırsatı buldu. Referans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bakioğlu ve Referans Holding Genel Müdürü Feray Uzunçayır, KalDer ailesini Bakioğlu Çiftliği’nde ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek katılımcılara teşekkür etti ve bu tür buluşmaların sürdürülebilir ilişkiler ve ortak değer üretimi açısından önemine dikkat çekti. Etkinlik boyunca Bakioğlu Çiftliği’nin doğal atmosferi katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Çiftliğin simgelerinden olan atlar etkinlik alanında yer aldı ve misafirlere doğayla iç içe keyifli bir deneyim sundu. Gecenin sunumunu KalDer Bursa Genel Sekreteri Aykan Kurkur üstlendi. Program kapsamında KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez tarafından Referans Holding’e teşekkür plaketi takdim edildi. Günün en çok beklenen anı olan konser bölümünde sahne alan güçlü sesiyle Işın Karaca, sevilen şarkılarıyla katılımcılara unutulmaz bir yaz akşamı yaşattı. Davetliler şarkılara hep birlikte eşlik ederek yazın gelişini coşkuyla kutladı. Müzik, doğa ve dostluğun birleştiği bu özel atmosfer etkinliğe enerjik bir final yaptı. KalDer üye ve gönüllülerinin bir araya gelerek bağlarını güçlendirdiği bu özel buluşma, yaz mevsimini karşılayan keyifli ve samimi anlarla sona erdi.</p>

<p><strong>İş dünyası buluşmaya devam ediyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>25 yılı aşkın süredir kaliteli, güvenilir ve sürdürülebilir hizmet anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Referans Holding, güçlü üretim altyapısı ve entegre iş modeliyle sektöründe fark yaratıyor. Yerinde ve taşıma yemek hizmetleri başta olmak üzere; unlu mamul üretimi, lojistik dağıtım merkezi, besi çiftliği ve tarımsal faaliyetleri kapsayan yapısıyla topraktan sofraya uzanan tüm süreci kendi bünyesinde yönetiyor. Bu güçlü ekosistem sayesinde müşterilerine yalnızca hizmet değil, kalite, güven, izlenebilirlik ve sürdürülebilir değer sunan Referans Holding, iş dünyasının tercih ettiği çözüm ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. Profesyonel catering ve organizasyon hizmetlerindeki deneyimiyle iş dünyasının önemli buluşmalarına ev sahipliği yapmayı sürdüren Referans Holding, iş ortakları ve paydaşları için değer yaratan organizasyonlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Entegre üretim altyapısı, güçlü operasyonel kabiliyeti ve misafir deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla şirket, yalnızca hizmet sunan bir marka değil, kurumların güvenilir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/is-dunyasi-yaza-merhaba-dedi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-m5.jpg" type="image/jpeg" length="10687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çilek’ten uyku konforunu destekleyen yatak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/cilekten-uyku-konforunu-destekleyen-yatak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/cilekten-uyku-konforunu-destekleyen-yatak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bebek, çocuk ve genç odası mobilyasında 30 yıllık uzmanlığıyla güvenlik, kalite ve fonksiyonelliği bir araya getiren Çilek, ailelere avantaj sağlayan yeni kampanyasını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kampanya kapsamında yüzde 30’a varan indirim fırsatının üstelik Bamboo Yatak hediyesi de sunuluyor. Yeni oda kurmak ya da çocuklarının yaşam alanlarını yenilemek isteyen ailelere avantajlı bir alışveriş deneyimi sunan kampanya, Çilek’in estetik, güvenli ve fonksiyonel ürün anlayışını özel fırsatlarla bir araya getiriyor. Çocukların yaşına, ihtiyaçlarına ve kullanım alışkanlıklarına göre geliştirilen Çilek odaları; güvenli tasarımları, fonksiyonel çözümleri, uzun ömürlü yapıları ve 5 yıl garanti güvencesiyle ailelerin yaşamını kolaylaştırırken çocukların keyifle vakit geçirebilecekleri yaşam alanları oluşturuyor. Yüksek nem emici özelliği ve sıcaklık dengesini korumaya yardımcı yapısıyla Bamboo Yatak, çocuklar için konforlu bir uyku ortamı sunuyor. Doğal bambu lifleriyle zenginleştirilen dokusu uyku alanında ferah ve rahat bir deneyime katkı sağlarken ergonomik yapısıyla da dikkat çekiyor. Normal satış fiyatı 11.999 TL olan ürün, kampanya kapsamında ailelerle buluşuyor. Yüksek nem emici özelliği ve sıcaklık dengesini korumaya yardımcı yapısıyla Bamboo Yatak, çocuklar için konforlu bir uyku ortamı sunuyor. Anti-alerjik özellikleriyle hijyenik bir uyku alanı oluşturmaya katkı sağlayan Bamboo Yatak, ergonomik yapısıyla da dikkat çekiyor. Çilek, 1996 yılında aile şirketi olarak Türkiye'de kurulduğu günden beri, çocukların düşlerini odalarına kurmak için çalışıyor. Bugün bu topraklardan çıkan güçlü bir Türkiye markası olarak, 5 kıtada, 50’den fazla ülkede 500’den fazla satış noktasıyla 5 milyondan fazla çocuğun hayallerine dokunmanın haklı gururunu yaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/cilekten-uyku-konforunu-destekleyen-yatak</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-s5.jpg" type="image/jpeg" length="63608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevart İnşaat projeleriyle geleceğe değer katıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/sevart-insaat-projeleriyle-gelecege-deger-katiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/sevart-insaat-projeleriyle-gelecege-deger-katiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seva Holding bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Sevart İnşaat, güvenli yapılar ve eşsiz tasarımlar anlayışıyla hayata geçirdiği projelerle Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde büyümesini sürdürüyor. Düzenlenen basın toplantısında şirketin vizyonu, devam eden projeleri ve gelecek dönem yatırım planları kamuoyuyla paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1997 yılında eğitim alanında başlayan girişimcilik yolculuğunu bugün çok sektörlü bir holding yapısına dönüştüren Seva Holding; eğitim, inşaat, sanayi, enerji, tarım ve hayvancılık, uluslararası yayıncılık, bilişim, mobilya, turizm ve gıda gibi farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Holding bünyesinde 2500 çalışanı ile hem Türkiye hem de dünyaya genelinde çalışmalar yapan kurum Şahinkaya Vakfı aracılığıyla da sosyal sorumluluk çalışmalarını sürdürmektedir.</p>

<p><strong>“Güvenli yapılar ve eşsiz tasarımlar” vizyonu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2007 yılında Şahinkaya İnşaat olarak faaliyetlerine başlayan Sevart İnşaat, 2023 yılında markalaşma sürecini tamamlayarak 20 yıllık sektörel deneyimi ile Seva Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdürmeye başladı. Kurulduğu günden bu yana “Güvenli Yapılar” ve “Eşsiz Tasarımlar” temel yaklaşımıyla teknolojik sistemleri yenilikçi konseptler ve özgün mimari tasarımlarla bir araya getiren şirket; villa ve konut projelerinden otellere, iş ve yaşam merkezlerinden eğitim komplekslerine kadar geniş bir yelpazede projeler geliştiriyor. Seva Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahinkaya, günümüzde kullanıcı ihtiyaçlarını karşılayan, estetik değeri yüksek ve kent kimliğine katkı sağlayan yapıların ön plana çıktığını belirterek, Sevart İnşaat’ın da tüm projelerinde bu anlayışı benimsediğini ifade etti. Şirket bulunduğu bölgeye değer katan projeler geliştirerek Bursa’nın geleceğine katkı sunmayı amaçlıyor. Şahinkaya; Türkiye’nin geleceğine güvendiklerini ve Bursa’nın gelişen yüzüne katkı sunmayı önemsediklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/sevart-insaat-projeleriyle-gelecege-deger-katiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-s3.jpg" type="image/jpeg" length="87106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın mühendisler değişimde öncü]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/kadin-muhendisler-degisimde-oncu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/kadin-muhendisler-degisimde-oncu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni çağda kadın mühendisler; yapay zekayı yöneten, büyük veriyi çözen ve topluma yön veren liderler haline geliyor. Bursa iş dünyasının başarılı kadın liderleri bu yeni dönemde kadın mühendislerin önemini anlattı. Biz de Ekohaber olarak bu değerli görüşleri sayfamıza taşıdık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geleceği inşa ederken toplumun yarısını oluşturan kadınları unutmamak gerekiyor. Kadınların bilgi ve potansiyeli kullanılmazsa, büyük bir güç kaybediliyor. Bu yüzden kadın mühendislerin her kademede eşit haklarla liderlik etmesi büyük önem taşıyor. Kadınların elinin değdiği bir teknoloji dünyası, hepimiz için çok daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir gelecek anlamına geliyor.</p>

<p>Küresel pazarda yaşanan teknolojik devrim, sanayide iş yapış modellerini kökten değiştirirken, mühendislik disiplinlerinde de yeni kriterleri beraberinde getiriyor. Üretim sistemlerinde, fabrikalardan AR-GE merkezlerine kadar her alanda kadın mühendislerin analitik düşünme becerileri, kriz yönetimi yetenekleri ve iş birliği odaklı yaklaşımları kritik bir katma değer sağlıyor. Yapay zekâ ve otomasyon sistemlerinin geleneksel iş süreçlerini devraldığı yeni zamanda insan odaklı stratejiler ve yenilikçi vizyonlar iş dünyasındaki rekabetin belirleyici unsuru olarak öne çıkıyor. Bursa'nın sanayi vizyonuna ve teknolojik dönüşümüne yön veren kadın mühendislerin karar alma mekanizmalarında daha fazla rol üstlenmesi bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p><img height="272" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ulfet-ozturk-10.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ülfet Öztürk</strong></p>

<p><strong>TÜMKAD Kurucu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Endüstri Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendisler daha görünür olmalı</strong></p>

<p>Mühendislik zamanın en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Artık yalnızca bir ürünü tasarlayan değil; veriyi analiz eden, yapay zekâyı kullanan, sürdürülebilirliği gözeten ve insan odaklı çözümler geliştiren bir mühendislik anlayışına geçiyoruz. Yapay zekâ birçok işi hızlandırıyor olsa bile doğru soruları sormak, karmaşık problemleri çözmek ve geleceği tasarlamak hâlâ insanın ve mühendislik zekâsının işi. Bu noktada kadın mühendislerin rolü son derece önemli. Çünkü çeşitliliğin fazla olduğu üretici ekiplerde daha yenilikçi, daha yaratıcı ve daha başarılı sonuçlar elde edildiğini biliyoruz.</p>

<p>Disiplinler arası düşünme, iletişim kurabilme, ekipleri ortak hedefte buluşturabilme ve farklı bakış açılarını değerlendirebilme becerileri her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Bu bağlamda Kadın mühendisler özellikle empati kurabilme, bütünsel bakış açısı geliştirebilme, iş birliği kültürünü güçlendirme ve karmaşık problemlere çok boyutlu yaklaşabilme konularında önemli katkılar sunuyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin yapay zekâ uygulamaları, dijital dönüşüm liderliği, sürdürülebilirlik projeleri ve teknoloji girişimciliği alanlarında daha görünür olmaları gerekiyor. Bugün kadın mühendisler yalnızca mevcut sistemleri yönetmeye değil, yeni sistemler tasarlamaya hazırlanıyor. Bu nedenle geleceğin teknolojilerini üreten şirketlerin yönetim kademelerinde çok daha fazla kadın mühendis görmeliyiz.</p>

<p>Mühendislik geleceği inşa etme mesleğidir. Geleceği inşa ederken nüfusun yarısını oluşturan kadınların bilgi, deneyim ve potansiyelinden yeterince yararlanamıyorsak aslında önemli bir gücü de kullanamıyoruz demektir. Teknolojiyi sadece kullanan değil, teknolojiyi üreten, tasarlayan ve dönüştüren tarafta yer almalıyız. Çünkü geleceğin dünyasında yalnızca teknolojiyi kullananlara değil, onu geliştirenlere ihtiyaç olacak. Mühendis kadınların bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biri olacağına yürekten inanıyorum. Tüm mühendis kadınların 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Gününü kutluyorum.</p>

<p><img height="355" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/lale-yildiz-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Lale YILDIZ</strong></p>

<p><strong>Gıda Mühendisi</strong></p>

<p><strong>TTI PHARMA İlaç Kurucu Ortak</strong></p>

<p><strong>Geleceği kadın mühendisler belirleyecek</strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm, mühendislik mesleğini köklü bir şekilde dönüştürüyor. Geçmişte mühendislerden öncelikle teknik bilgiye hâkim olmaları beklenirdi. Oysa bugün bunun yanında veri analizi yapabilen, süreçleri optimize eden, dijital teknolojileri kullanabilen, farklı disiplinlerle iş birliği kurabilen ve değişime hızla uyum sağlayabilen profesyoneller olmaları da gerekiyor.</p>

<p>Yapay zekâ ve otomasyon, rutin ve tekrarlayan işleri üstlenirken, mühendislerin katma değeri yaratıcılık, yorumlama, inovasyon ve karmaşık problemlere çözüm üretme becerilerinde daha fazla öne çıkacak.</p>

<p>Bu dönüşüm sürecinde kadın mühendislerin önemli bir rol üstlendiğini düşünüyorum. Kadınlar analitik düşünceyi iletişim, iş birliği ve çok boyutlu değerlendirme becerileriyle birleştirerek teknolojinin insan ve toplum yararına kullanılmasına değerli katkılar sağlıyor. Günümüzde kadın mühendisler yalnızca teknik ekiplerde değil, Ar-Ge, inovasyon, üretim yönetimi ve teknoloji liderliği gibi alanlarda da giderek daha görünür hale geliyor.</p>

<p>Ben geleceğin mühendisliğini, teknolojiyi insan odaklı bir vizyonla şekillendiren mühendislerin yöneteceğine inanıyorum. Bu nedenle kadın mühendisler yalnızca geleceğin bir parçası değil, geleceğin yönünü belirleyen aktörleri olacaktır.</p>

<p>Günümüz mühendisliği disiplinler arası düşünmeyi, farklı bakış açılarını bir araya getirmeyi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi gerektiriyor. Kadın mühendislerin empati kurabilme, ekip çalışmasına yatkınlık, detaylara hakimiyet ve çok yönlü düşünme becerileri bu süreçlerde önemli avantajlar sağlıyor.</p>

<p>Kadınların mühendislik ekosisteminde daha fazla yer alması, problemlerin daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesine ve daha kapsayıcı çözümler geliştirilmesine olanak sağlıyor.</p>

<p>Geleceğin mühendisliği; teknoloji ile insanı, verimlilik ile sürdürülebilirliği, bilim ile yaratıcılığı buluşturabilen mühendislerin omuzlarında yükselecek. Mühendisler, belirsizliklerin bulunduğu durumlarda geçmiş deneyimlerini, sezgilerini ve muhakeme yeteneklerini kullanarak karar verir; geliştirdikleri ürünlerin ve sistemlerin insan sağlığına, çevreye ve topluma etkilerini dikkate alırlar. Bunları, yapay zekâ ile ayrıştığımız en kritik başlıklardan biri olarak gösterebiliriz.</p>

<p>Gelecekte mühendis ile yapay zekâ arasında bir rekabetten çok güçlü bir iş birliği modeli öne çıkacaktır. Yapay zekâ hesaplama, analiz ve hız konusunda büyük avantaj sağlarken; mühendisler yaratıcılık, etik sorumluluk, liderlik, stratejik düşünme ve nihai karar verme yetkinlikleriyle değer yaratmaya devam edecektir. Aslında geleceğin en başarılı mühendisleri, yapay zekânın yapabildiklerini bilen ve onu kendi uzmanlıklarıyla birleştirerek daha güçlü sonuçlar üretebilen mühendisler olacaktır.</p>

<p>Kadın mühendislerin, sahip oldukları yetkinlikler ve farklı bakış açılarıyla, ne kadar büyük problem ve stres altında olurlarsa olsunlar, hepsini eşzamanlı omuzlayabilecek ve bu yüklerle beraber çözüm için ilerleyebilecek kararlılık ve dirayeti gösterebilmeleri sebebiyle, bu dönüşümün önemli aktörleri arasında yer alacağı kesin.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ uygulamaları, veri analitiği, biyoteknoloji, sürdürülebilir üretim sistemleri, yenilenebilir enerji teknolojileri ve sağlık teknolojilerinin ön plana çıkacağını düşünüyorum. Kadın mühendislerin özellikle insan yaşamına doğrudan dokunan bu alanlarda daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum.</p>

<p>Benim faaliyet gösterdiğim takviye edici gıda sektöründe de sürdürülebilirlik, kalite yönetimi, izlenebilirlik ve kişiselleşen ürün geliştirme süreçlerinde teknoloji kullanımı hızla artıyor. Bu alanlarda kadın mühendislerin hem teknik uzmanlıkları hem de süreç yönetimi becerileriyle önemli katkılar sunduklarını görüyoruz.</p>

<p>Önemli olan, kadınların bu alanlarda yalnızca çalışan olarak değil, karar verici, girişimci ve lider olarak da daha fazla yer almalarını sağlayacak ortamların oluşturulmasıdır.</p>

<p>1995 yılında ODTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldum. Sanayinin içinde yer alan bir mühendis, girişimci ve yönetici olarak mühendisliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda topluma değer üretme sorumluluğu taşıyan bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum.</p>

<p>Gelecekte mühendis ile yapay zekâ arasında bir rekabetten çok güçlü bir iş birliği modeli öne çıkacaktır. Yapay zekâ hesaplama, analiz ve hız konusunda büyük avantaj sağlarken; mühendisler yaratıcılık, etik sorumluluk, liderlik, stratejik düşünme ve nihai karar verme yetkinlikleriyle değer yaratmaya devam edecektir. Aslında geleceğin en başarılı mühendisleri, yapay zekânın yapabildiklerini bilen ve onu kendi uzmanlıklarıyla birleştirerek daha güçlü sonuçlar üretebilen mühendisler olacaktır.</p>

<p>Bugün kadın mühendislerin başarı hikâyeleri genç kızlarımız için de önemli rol modeller oluşturuyor. Bununla beraber kadınların mühendislikte daha güçlü temsil edilmesi için eğitimden iş yaşamına kadar fırsat eşitliğini destekleyen uygulamaların sürdürülmesi gerekiyor.</p>

<p>23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü dolayısıyla, ülkemizin kalkınmasına, sanayisine, teknolojisine ve bilimsel gelişimine katkı sunan tüm kadın mühendisleri kutluyor; geleceği şekillendiren projelerde daha fazla kadın lider görmeyi diliyorum.</p>

<p><img height="335" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/dilara-korgavus-2.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Dilara Korgavuş Sönmez</strong></p>

<p><strong>Ünver Group Fabrika Md.<br />
Endüstri Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Teknik bilginin yanında yaratıcılık da önemli</strong></p>

<p>Bence mühendislik artık sadece teknik bilgiyle yapılan bir meslek olmaktan çıktı. Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme sayesinde mühendislerden veriyi yorumlamaları, süreçleri geliştirmeleri ve stratejik kararlar almaları da bekleniyor. Kadın mühendislerin bu dönüşümde önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Farklı bakış açıları, güçlü iletişim becerileri ve ekip yönetimindeki yaklaşımları sayesinde hem teknik hem de yönetsel alanlarda değer yaratıyorlar. Özellikle son yıllarda kadınların liderlik pozisyonlarında daha görünür olması, sektörümüz adına oldukça sevindirici bir gelişme.</p>

<p>Bugünün mühendislik dünyasında teknik bilgi kadar yaratıcılık, uyum sağlama ve problem çözme becerileri de önem taşıyor. Ben kadın mühendislerin özellikle farklı bakış açılarını bir araya getirme, detayları görebilme ve çözüm odaklı yaklaşım geliştirme konularında güçlü katkılar sunduğunu düşünüyorum. Üretim ortamında birçok sorunun çözümü sadece teknik değil, aynı zamanda doğru iletişim ve ekip çalışması gerektiriyor. Bu noktada kadın mühendislerin önemli bir fark yarattığına inanıyorum.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, veri analitiği, sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliği gibi alanların daha da ön plana çıkacağını düşünüyorum. Kadın mühendislerin özellikle bu alanlarda ve teknoloji yönetiminde daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum. Geleceğin mühendisliği sadece teknoloji üretmeyi değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve insan odaklı çözümler geliştirmeyi gerektiriyor. Bu nedenle kadınların hem teknik uzmanlıklarıyla hem de liderlik becerileriyle dönüşümün önemli aktörlerinden biri olacağını düşünüyorum.</p>

<p><img height="355" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/neslihan-ozkayan-er-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Neslihan Özkayan Er</strong><br />
<strong>Ermaksan Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı</strong></p>

<p><strong>Detaycılık önemli gücümüz</strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm, mühendisliği daha analitik ve daha stratejik bir noktaya taşıyor. Artık mühendislik yalnızca teknik çözüm üretmek değil; veriyi doğru okumak, süreçleri öngörmek ve sürdürülebilir sistemler tasarlamak anlamına geliyor. Kadın mühendisler de farklı bakış açıları, güçlü iletişim becerileri, detaylara verdikleri önem ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla bu dönüşümün önemli aktörleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Şimdi ki mühendislik anlayışında teknik bilgi kadar yaratıcılık, problem çözme ve inovasyon becerileri de belirleyici hale geldi. Kadın mühendislerin analitik düşünceyi empati, detaycılık ve ekip çalışmasıyla birleştirebilmesi önemli bir güç. Özellikle Ar-Ge, ürün geliştirme, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim süreçlerinde bu çok yönlü yaklaşım, daha yenilikçi ve kalıcı çözümlerin ortaya çıkmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Gelecekte mühendislik alanında yapay zekâ, veri analitiği, robotik otomasyon, akıllı üretim sistemleri, enerji verimliliği ve sürdürülebilir teknolojiler daha fazla öne çıkacak. Kadın mühendislerin bu alanlarda daha görünür olacağına ve karar alma süreçlerinde daha güçlü roller üstleneceğine inanıyorum. Yeni dönemde mühendislik yalnızca teknolojiyi geliştirmeyi değil, bu teknolojinin insana, çevreye ve topluma nasıl değer katacağını da düşünmeyi gerektiriyor.</p>

<p>Mühendislik, geleceği şekillendiren en önemli meslek alanlarından biri. Bu geleceğin daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha yenilikçi olabilmesi için kadınların bu meslek alanında daha fazla yer alması büyük önem taşıyor. Kadınların bu alanlarda cesaretlendirilmesi, rol modellerin görünür hale gelmesi ve fırsat eşitliğinin güçlenmesi, sanayimizin geleceği açısından çok kıymetli. Dünya Kadın Mühendisler Günü’nün bu anlamda farkındalık yaratmasını ve yeni nesillere ilham olmasını diliyorum.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/zuhal-asli-saka-google-ers-1781258877.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Zuhal Aslı Saka</strong></p>

<p><strong>BUİKAD YKB</strong></p>

<p><strong>Dönüşümde kadınların rolü önemli</strong></p>

<p>Mühendislik artık yalnızca hesap yapan, proje üreten veya teknik çözümler geliştiren bir meslek olmaktan çıktı. Günümüzde mühendisler; veriyi yorumlayan, yapay zekâ araçlarını kullanan, disiplinler arası ekipleri yöneten ve toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten stratejik liderler haline geliyor. Dijital dönüşüm, mühendislikte rutin işleri azaltırken analiz, karar verme ve yenilik üretme becerilerini daha değerli hale getiriyor. Bu dönüşüm sürecinde kadın mühendislerin rolü son derece önemli. Farklı bakış açıları, kapsayıcı yaklaşımları ve güçlü iletişim becerileri sayesinde teknoloji ve inovasyon süreçlerine önemli katkılar sunuyorlar. Daha fazla kadının mühendislik alanında yer alması, geliştirilen çözümlerin toplumun tüm kesimlerini kapsamasını ve daha sürdürülebilir sonuçlar üretmesini sağlıyor.</p>

<p>Mühendislikte teknik yeterlilik tek başına yeterli değil. Karmaşık problemlere farklı açılardan bakabilmek, ekip çalışmasını yönetebilmek ve yenilikçi çözümler geliştirebilmek büyük önem taşıyor. Kadın mühendisler özellikle analitik düşünce ile empatiyi bir araya getirebilme, detaylara hâkimiyet, güçlü iletişim ve iş birliği kültürü oluşturma konularında önemli katkılar sağlıyor. Ayrıca değişen ihtiyaçları doğru okuyabilmeleri ve kullanıcı odaklı çözümler geliştirebilmeleri, inovasyon süreçlerinde önemli bir avantaj yaratıyor. Çeşitliliğin arttığı ekiplerde daha yaratıcı ve başarılı sonuçlar elde edildiğini gösteren birçok araştırma da bunu destekliyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, veri analitiği, akıllı şehirler, sürdürülebilir enerji sistemleri, çevre teknolojileri, biyoteknoloji, dijital üretim ve yeşil dönüşüm alanlarının hızla büyüyeceğini düşünüyorum. Kadın mühendislerin özellikle sürdürülebilirlik odaklı projelerde, çevresel ve sosyal etkileri birlikte değerlendiren yaklaşımlarıyla daha fazla liderlik üstleneceklerine inanıyorum. Bunun yanında yapay zekâ etiği, insan merkezli teknoloji tasarımı, akıllı kent uygulamaları ve dijital dönüşüm süreçlerinde de kadınların etkisinin giderek artacağını öngörüyorum. Geleceğin mühendisliği yalnızca teknoloji üretmek değil, teknolojiyi insan ve çevre yararına yönlendirmek olacak. Bu noktada kadınların katkısı çok değerli.</p>

<p>Dünya Kadın Mühendisler Günü, yalnızca kadın mühendislerin başarılarını kutlamak için değil, aynı zamanda genç kızların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarına yönelmesini teşvik etmek için de önemli bir fırsattır. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, kadınların mühendislikte var olmasını konuşmaktan çok, mühendisliğin her kademesinde eşit fırsatlarla liderlik edebilmelerini sağlamaktır. Kadınların bilgi, yetkinlik ve vizyonlarıyla şekillenen bir mühendislik ekosistemi; daha yenilikçi, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir gelecek anlamına gelecektir. Tüm kadın mühendislerin 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutluyor, üreten, geliştiren ve geleceği tasarlayan tüm kadınlara teşekkür ediyorum.</p>

<p></p>

<p><img height="266" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/sabriye-sen-2.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Sabriye ŞEN</strong></p>

<p><strong>BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendisler küresel rekabeti arttıracak</strong></p>

<p>Mühendislik bana göre rekabet gücünü artıran, dijital dönüşümü yöneten ve sürdürülebilir büyümeye yön veren stratejik bir meslek haline gelmiştir. Kadın mühendisler olarak biz farklı bakış açıları ve liderlik yetkinlikleriyle bu dönüşümün önemli paydaşları arasında yer almaktayız.</p>

<p>Bizler analitik düşünme, iletişim, ekip yönetimi ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla inovasyon süreçlerine önemli değer katıyoruz Günümüzde iş dünyasının ihtiyaç duyduğu çok yönlü bakış açısı ve iş birliği kültürünün güçlenmesinde kadın mühendislerimizin rolü her geçen gün daha görünür hale geliyor.</p>

<p>Yapay zekâ, veri analitiği, sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, savunma sanayii ve ileri teknoloji uygulamalarında kadın mühendislerin daha etkin rol üstleneceğine inanıyorum. Özellikle teknoloji odaklı girişimcilik ve AR-GE ekosisteminde kadınların artan temsili, ülkemizin küresel rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacaktır.</p>

<p>BALKANTÜRKSİAD olarak iş dünyasında girişimciliği, inovasyonu ve uluslararası iş birliklerini destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. Kadın mühendislerin yalnızca teknik alanlarda değil, teknoloji tabanlı girişimlerde, şirket yönetimlerinde ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasını; sürdürülebilir kalkınma ve güçlü bir ekonomi için stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz. Üretimde, teknolojide ve girişimcilikte kadınların güçlenmesi, ülkemizin geleceğine yapılacak en değerli yatırımlardan biridir.</p>

<p></p>

<p><img height="258" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/busra-demiroglu-okur-5.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Büşra Demiroğlu Okur</strong></p>

<p><strong>Çevre Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Burçak Metal Genel Müdürü </strong></p>

<p><strong>Başarı cinsiyetle değil emekle şekillenir</strong></p>

<p>Üretim sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin yöneticisi olarak, mühendislik mesleğinin son yıllarda çok hızlı bir dönüşüm geçirdiğine tanıklık ediyorum. Artık mühendislik geleceği tasarlayan bir yapıya dönüştü. Yapay zekâ ve otomasyon birçok süreci hızlandırırken, insanın yaratıcılığına ve stratejik bakış açısına olan ihtiyaç da aynı ölçüde arttı.</p>

<p>Bu dönüşümde kadın mühendislerin rolünü son derece önemli buluyorum. Kadınların mühendislikte daha fazla yer alması, farklı bakış açılarını ve yeni çözüm yöntemlerini beraberinde getiriyor. Bugün teknoloji ve sanayinin geleceğini şekillendiren projelerde kadın mühendislerin etkisini her geçen gün daha fazla görüyoruz.</p>

<p>Günümüzde rekabet avantajı sağlayan unsur yalnızca bilgi değil, bilgiyi yenilikçi çözümlere dönüştürebilme becerisidir. Kadın mühendisler; analitik düşünme yetenekleri, detaylara gösterdikleri özen, güçlü iletişim becerileri ve ekip çalışmasına yatkınlıklarıyla bu dönüşüme önemli katkılar sunuyor.</p>

<p>Özellikle karmaşık problemlerin çözümünde farklı perspektiflerin bir araya gelmesi büyük değer yaratıyor. Kadınların mühendislik ekiplerinde daha fazla yer almasının inovasyonu desteklediğine ve daha sürdürülebilir sonuçlar ortaya çıkardığına inanıyorum. Başarılı mühendislik projelerinin temelinde çeşitlilik ve ortak akıl vardır.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, akıllı üretim sistemleri, veri teknolojileri, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim uygulamaları mühendisliğin en önemli çalışma alanları olacak. Özellikle sanayide verimlilik, enerji yönetimi ve çevresel sürdürülebilirlik konuları her zamankinden daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin bu alanlarda yalnızca teknik uzman olarak değil, karar verici ve lider pozisyonlarda da daha görünür olacağını düşünüyorum. Ar-Ge merkezlerinden teknoloji yönetimine, dijital dönüşüm projelerinden sürdürülebilirlik stratejilerine kadar birçok alanda kadınların daha güçlü şekilde yer alacağı bir döneme giriyoruz. Bunun hem sektörümüzün gelişimi hem de ülkemizin rekabet gücü açısından çok değerli olduğuna inanıyorum.</p>

<p>Mühendislikte başarı cinsiyetle değil; bilgi, emek, vizyon ve kararlılıkla şekillenir. Geleceğin mühendislik dünyasında kadınların daha fazla söz sahibi olması, daha güçlü bir gelecek inşa etmemize katkı sağlayacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>Rumeysa Okumuş Karagök<br />
Kayra Yemek Gıda Mühendisi - Kalite Güvence Sorumlusu</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendislerimiz daha da güçlenecek</strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme, mühendislik mesleğini yeniden şekillendiriyor. Günümüzde mühendislerden verileri doğru yorumlamaları, süreçleri geliştirmeleri ve değişen teknolojilere hızla uyum sağlamaları da bekleniyor. Gıda sektöründe üretimden kalite kontrol süreçlerine, izlenebilirlikten gıda güvenliğine kadar pek çok alanda dijital teknolojilerin etkisini görüyoruz. Bu nedenle mühendislik artık sadece teknik uzmanlık değil; analiz, yenilikçilik ve sürekli öğrenmeyi de gerektiren bir meslek haline geldi.</p>

<p>Kadın mühendisler ise bu gelişimin önemli bir parçasıdır. Detaylara gösterdikleri özen, güçlü iletişim becerileri ve çözüm odaklı yaklaşımları sayesinde hem teknik ekiplerde hem de yönetsel pozisyonlarda değerli katkılar sunmaktadırlar. Son yıllarda kadınların mühendislik alanındaki görünürlüğünün artması sektör adına önemli bir kazanımdır. Gelecekte kadın mühendislerin bilgi, emek ve liderlikleriyle üretim ve teknoloji dünyasında çok daha güçlü şekilde yer alacağına inanıyorum.</p>

<p>Mühendislikte başarılı sonuçlar elde etmek için teknik bilgi kadar sahayı doğru okuyabilmek, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilmek ve farklı paydaşları ortak bir hedef etrafında buluşturabilmek de gerekiyor. Kadın mühendislerin bu noktada önemli katkılar sunduğunu düşünüyorum. Özellikle ekip koordinasyonu, süreç takibi ve detay gerektiren konulardaki disiplinli yaklaşımları, projelerin daha etkin yönetilmesine destek oluyor.</p>

<p>Gıda sektöründe üretim, kalite, tedarik ve müşteri beklentileri gibi birçok unsurun aynı anda yönetilmesi gerekiyor. Bu nedenle teknik bilgiyle birlikte organizasyon becerisi ve güçlü bir sorumluluk bilinci de büyük önem taşıyor. Kadın mühendislerin teknik yetkinlikleriyle birlikte süreç yönetimi ve koordinasyon becerileri, sektörün gelişimine ve iş süreçlerinin daha etkin yürütülmesine önemli katkılar sağlıyor.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-23-at-135632.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş</strong></p>

<p><strong>Akademisyen ve Teknoloji Girişimcisi</strong></p>

<p><strong>Mubitek Genel Müdürü ve Ortağı</strong></p>

<p><strong>Teknoloji geliştiren kadın mühendisler artacak</strong></p>

<p>Mühendislik veriyi yöneten, dijital sistemleri kurgulayan ve teknolojik dönüşüme liderlik eden bir meslek haline geldi. Yapay zekâ rutin işleri üstlenirken; yaratıcılık, stratejik düşünme ve inovasyon daha değerli hale geliyor. Kadın mühendisler bu dönüşümde önemli bir aktör.</p>

<p>Günümüz mühendisliği disiplinler arası düşünmeyi ve iş birliğini gerektiriyor. Kadın mühendisler analitik düşünme, iletişim, ekip çalışması ve çok yönlü problem çözme becerileriyle inovasyon süreçlerine önemli katkılar sağlıyor. Farklı bakış açıları daha güçlü çözümler ortaya çıkarıyor.</p>

<p>Yapay zeka, yazılım, veri analitiği, sürdürülebilir üretim, enerji teknolojileri ve sağlık teknolojileri kadın mühendislerin daha fazla söz sahibi olacağı alanlar olacak. Ayrıca teknoloji geliştiren, girişimcilik yapan ve karar verici pozisyonlarda yer alan kadın mühendislerin sayısının artacağını düşünüyorum.</p>

<p>Türkiye'nin teknoloji üreten ve rekabet gücü yüksek bir ülke olması için daha fazla kadın mühendise ihtiyacımız var. Genç kızlarımızın bilim ve mühendislik alanlarına yönelmesini desteklemek, geleceğe yapılacak en değerli yatırımlardan biridir. Kadın mühendislerin geleceğin teknolojilerini şekillendirmede çok daha görünür ve etkili olacağına inanıyorum.</p>

<p><img height="228" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/semanur-yaylalioglu.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Semanur YAYLALIOĞLU</strong></p>

<p><strong>TÜMKAD Akademi Komisyon Başkanı<br />
Biyosistem Mühendisi / Satış Yöneticisi</strong></p>

<p><strong>Yapay zekâ mühendislik adına bir devrimdir</strong></p>

<p>Yapay zekâ ve dijital dönüşüm, mühendislik mesleğini daha da anlamlı hâle getiren güçlü bir teknolojik devrimdir. Mühendislerden yalnızca teknik bilgiye sahip olmaları değil, aynı zamanda teknolojiyi etkin şekilde kullanarak stratejik ve yenilikçi çözümler geliştirmeleri beklenmektedir. Bu nedenle değişime uyum sağlayabilen ve sürekli öğrenmeyi benimseyen mühendisler, iş dünyasında önemli bir rol üstlenecektir. Özellikle teknolojik gelişmeleri yakından takip etmek, mühendislerin araştırmacı ve yenilikçi kimlikleriyle doğrudan örtüşmektedir.</p>

<p>Mühendislik için artık düşünme, yaratıcılık, etkili iletişim ve problem çözme becerileri de büyük önem taşımaktadır. Kadın mühendislerin olaylara bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşarak problemleri farklı boyutlarıyla değerlendirebilmesi ve çözüm odaklı hareket edebilmesi, bu dönüşüm sürecinde öne çıkan güçlü yönler arasında yer almaktadır. Dijital dönüşümle birlikte mühendislik, yalnızca çözüm üretmeyi değil, aynı zamanda problemleri doğru tanımlamayı ve teknolojilerle etkili bir şekilde iletişim kurmayı da gerektirmektedir. Özellikle yapay zekâ çağında doğru soruları sormak ve ihtiyaçları net bir şekilde ifade etmek kritik bir yetkinlik hâline gelmiştir. Bu noktada kadın mühendislerin güçlü iletişim becerileri ve problem tanımlama konusundaki yetkinlikleri, yenilikçi ve etkili çözümlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunmaktadır.</p>

<p>Yeni dönemde kadın mühendislerin özellikle karar alma mekanizmasında daha fazla sorumluluk üstlenebileceğini düşünüyorum. Robotik sistemlerin yazılım yönetiminden insan ve proje yönetimine kadar birçok alanda, bütünsel bakış açısı ve farklı senaryoları değerlendirebilme yetkinliği bu rollerle güçlü bir uyum göstermektedir. Bununla birlikte üretim, kalite ve operasyon gibi teknik süreçlerde de dijital dönüşüme hızlı uyum sağlayarak verimliliği artıran kadın mühendisler, teknolojinin sunduğu imkânlarla birlikte kendi potansiyellerini daha etkin şekilde ortaya koyabileceklerdir.</p>

<p>Kadın mühendislerin güçlenmesini ve mesleki gelişimlerini TÜMKAD olarak her zaman desteklediğimizi özellikle vurgulamak isterim. Benzer hikâyeleri paylaşan kadınlar olarak, birlikte hareket ettiğimizde çok daha güçlü olduğumuzu ve bu büyük teknoloji devriminde ancak dayanışma ile ilerleyebileceğimizi düşünüyorum. Kendimizi doğru şekilde ifade ederek ve yetkinliklerimizi görünür kılarak, hak ettiğimiz rollerde yer alacağımıza ve bu süreci hep birlikte daha ileriye taşıyacağımıza gönülden inanıyorum.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 23 At 13.46.46" class="detail-photo img-fluid" height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-23-at-134646.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Berna Öztürk Rodoplu </strong></p>

<p><strong>Endüstri Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Gökçelik Kalite Müdürü</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendislere tüm sektörlerde ihtiyaç var</strong></p>

<p>Mühendislikte analitik düşünce, veri analizi, sıfır hata, verimlilik artışı konuları önemlidir. Otomasyon sistemlerinin sağladığı doğru ve sağlıklı veriler ile mühendislik yetkinlikleri bir araya geldiğinde; kurumlar için misyon edilmiş standartlara erişmek mevcut kaynaklar verimli kullanıldığı müddetçe daha kolay hale gelmektedir. Dolayısıyla, mühendislik mesleği ile teknolojik alt yapıların bileşenleri iç içe geçmiş kümelerden oluşmaktadır. Bu çalışmalarla birlikte; kadın mühendislerin günlük hayatlarında her alanda aktif rol alarak birçok sorumluluğu üstleniyor olmaları, onlara objektif bir öngörü yeteneği kazandırmaktadır. Bu özelliğin getirdiği tecrübe, yetkinlik, çok yönlü beceriler ve süreçlere kattıkları değerler ele alındığında da kadın mühendislerin tüm sektörlerde giderek daha fazla ihtiyaç duyulan profesyoneller olduğu bir gerçektir.</p>

<p>Kadınlar doğası gereği süreçleri yürütürken sahip oldukları bazı yetenekleri sayesinde duygularını da olaylara dahil ettiği için bu onlara hem çok yönlü bir analiz ve mukayese yeteneği kazandırıyor hem de proaktif yaklaşımla doğru kararlar almalarını sağlıyor.</p>

<p>Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte değişen şartlara ayak uydurabilmek için daha fazla inovasyonun hayatımıza girmesi kaçınılmaz. Organizasyonları bir bütün yapan ekiplerdir, ekipler de sosyal bir varlık olan insan topluluklarından oluştuğu için özellikle kadın mühendislerin sahip olduğu analitik beceri, empati, pratik zekâ sayesinde yapay zekâ etiği, yönetsel faaliyet alanları, yalın ve verimli süreç yönetimleri, sürdürülebilirlik ve akıllı teknolojilerin bulunacağı alanlarda önemli roller üstleneceklerini düşünüyorum.</p>

<p>İnsanın olduğu her yerde duygular, duyguların olduğu her yerde iletişim, iletişimin olduğu her yerde hareket, hareketin olduğu her yerde faaliyet, faaliyetlerin olduğu her yerde süreçler, süreçlerin olduğu her yerde de onları geliştiren, iyileştiren, optimize eden ve geleceğe taşıyan mühendisler vardır.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/arziye-bulduk.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Arziye Bulduk </strong></p>

<p><strong>Gökçelik Üretim ve Planlama Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Mühendislikte farklı bakış açıları önemli</strong></p>

<p>Mühendislik artık yalnızca teknik hesaplamalar yapan veya üretim süreçlerini takip eden bir meslek olmaktan çıkıyor. Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle mühendislerden veriyi doğru analiz etmeleri, süreçleri iyileştirmeleri ve işletmeye katma değer sağlayacak çözümler geliştirmeleri bekleniyor. Günümüzde mühendislik, teknik bilgi ile birlikte stratejik düşünme ve sürekli gelişimi de gerektiriyor. Bu dönüşümde kadın bir mühendis olarak önemli bir rol üstlendiğimizi düşünüyorum. Farklı bakış açılarımız, ekip çalışmasına yatkınlığımız ve detay odaklı yaklaşımlarımız sayesinde dijital dönüşüm süreçlerine değerli katkılar sağladığımızı düşünüyorum. Mühendislikte çeşitliliğin artması, daha yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerin ortaya çıkmasına da destek oluyor.</p>

<p>Yeni zamanda mühendislik problemleri çoğu zaman tek bir doğru cevaba sahip değil. Bu nedenle farklı bakış açıları geliştirebilmek, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilmek ve yenilikçi çözümler üretebilmek büyük önem taşıyor. Kadın mühendislerin güçlü iletişim becerileri, detaylara verdikleri önem, ekip koordinasyonuna katkıları ve çok yönlü düşünme yetenekleri bu süreçlerde önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle süreç iyileştirme, kalite yönetimi ve inovasyon çalışmalarında bu özelliklerin işletmelere değer kattığını düşünüyorum. Teknik bilgiyle birlikte insan ve süreç odaklı bakış açısının birleşmesi, daha verimli ve sürdürülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin yapay zekâ, veri analitiği, sürdürülebilir üretim teknolojileri, enerji verimliliği, malzeme geliştirme ve akıllı üretim sistemleri gibi alanlarda daha fazla söz sahibi olacağını düşünüyorum. Özellikle sürdürülebilirlik odaklı projelerde teknik bilgi ile çevresel ve ekonomik etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle kadın mühendislerin yalnızca teknik görevlerde değil, proje yönetimi, süreç geliştirme ve liderlik pozisyonlarında da daha fazla yer alacağını düşünüyorum. Geleceğin mühendislik dünyasında farklı bakış açılarının bir araya gelmesi, teknolojik gelişmelerin daha etkili ve topluma fayda sağlayacak şekilde uygulanmasına katkı sunacaktır.</p>

<p>Mühendislikte başarıyı belirleyen en önemli unsurlardan biri sürekli öğrenmeye açık olmak ve değişime uyum sağlayabilmektir. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde mühendislerin yalnızca mevcut işleri yürütmesi değil, süreçleri sorgulaması, iyileştirmesi ve işletmeye katma değer sağlayacak fikirler geliştirmesi de büyük önem taşımaktadır. Kadınların mühendislik alanında daha görünür olması, genç nesillere ilham vermesi ve karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması sektörün gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır. Mühendislikte cinsiyetten bağımsız olarak bilgi, emek, üretkenlik ve değer yaratma ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle farklı bakış açılarının desteklendiği çalışma ortamlarının hem kurumlara hem de sektöre önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyorum. Mühendislik, yalnızca üretmek değil; geliştirmek, dönüştürmek ve değer katmaktır.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ezgi-yagmur-ozturk.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Ezgi Yağmur Öztürk </strong></p>

<p><strong>Çevre Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Gökçelik İş Güvenliği ve Çevre Sorumlusu</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilir çözümler üretildiğini görüyoruz</strong></p>

<p>Mühendislik yeni zamanda sadece teknik problemlerle ilgilenen bir meslek alanı değildir. Artık veriyi yorumlayan, süreçleri optimize eden bir role dönüşmüş durumdadır. Yapay zekâ ve dijital dönüşüm sayesinde mühendisler daha fazla analiz ve tasarıma odaklanabilir hale geldiler. Bu dönüşümde kadın mühendisler; farklı bakış açıları, olaylara daha ayrıntılı şekilde bakmaları ve analiz etmeleri ve güçlü iletişim yetkinlikleriyle önemli katkılar sağlıyor. Çeşitlilikle beraber daha yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretildiğini görüyoruz.</p>

<p>Günümüzde başarılı mühendislik, teknik uzmanlığın yanı sıra analitik düşünme, yaratıcılık, ekip çalışması ve etkili iletişim becerilerini de gerektiriyor. Kadın mühendisler özellikle farklı perspektiflerden değerlendirme yapabilme, detaylara hakimiyet, empati ve iş birliği kültürünü güçlendirme konularında önemli katkılar sunuyor. Bu özellikler, karmaşık problemlerin çözümünde ve yenilikçi fikirlerin geliştirilmesinde önemli avantajlar sağlıyor.</p>

<p>Sürdürülebilir üretim teknolojileri, enerji verimliliği, çevre yönetimi ve Endüstri 4.0 uygulamaları geleceğin en önemli çalışma alanları arasında yer alıyor. Kadın mühendislerin bu alanlarda daha etkili roller üstleneceğine inanıyorum.</p>

<p>Kadın mühendislerin başarıları yalnızca kadınlar için değil, sektörün gelişimi ve ülkemizin rekabet gücü açısından da büyük önem taşıyor. Daha kapsayıcı ve fırsat eşitliğini destekleyen çalışma ortamları oluşturdukça, mühendislik alanındaki yenilikçi çözümlerin ve başarı hikâyelerinin artacağına inanıyorum. Dünya Kadın Mühendisler Günü vesilesiyle, ülkemizin geleceğine değer katan tüm kadın mühendislerin bu özel gününü kutluyorum.</p>

<p><img height="265" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/sevcan-ilici-7.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Sevcan İlici</strong></p>

<p><strong>Yapider YK Başkanı</strong></p>

<p><strong>Gıda Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendisler dönüşümde rol alacak</strong></p>

<p>​Mühendislik, yapay zekâ ve akıllı sistemleri yönetme sürecine dönüştü. Bu değişim, fiziksel güçten ziyade stratejik ve esnek düşünmeyi ön plana çıkardığı için kadın mühendislerin sektördeki varlığını daha da kritik hale getiriyor. Kadın mühendisler, dijital dönüşümün sadece birer kullanıcısı değil; çok yönlü bakış açılarıyla bu süreçleri tasarlayan ve yöneten liderler olarak rol alıyor.</p>

<p>Kadın mühendisler; yüksek empati yetenekleri, kriz anlarındaki esneklikleri ve takım çalışmasına yatkınlıklarıyla inovasyon süreçlerine büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Teknik bilgiyi detaycılık ve duygusal zekâ ile birleştirmek, karmaşık problemlere daha kapsayıcı ve insan odaklı çözümler üretilmesini bizim için kolaylaştırıyor. Analitik düşünceyi yaratıcılıkla harmanlayan kadın mühendislerimiz mesleğe daha işlevsel ve hayatı kolaylaştıran bir boyut kazandırıyor.</p>

<p>Ben özellikle yapay zekâ etiği, sürdürülebilirlik ve yeşil teknoloji projelerinde kadın mühendislerin çok daha fazla söz sahibi olacağını düşünüyorum. Özellikle Bursa gibi sanayinin kalbi olan bir şehirde, üretimin dönüşmesinde kadın mühendislerimiz öncü rol üstlenecektir.</p>

<p>Mühendisliğin cinsiyeti değil, geleceği inşa eden ortak bir aklı vardır; bu yüzden genç kadın meslektaşlarımın kendi potansiyellerine ve yaratıcılıklarına güvenmelerini çok önemsiyorum. Kadın eli değen her endüstriyel süreç, sadece daha üretken değil, aynı zamanda daha adil ve yaşanabilir bir dünyanın kapısını aralıyor. Başta Bursa’da üreten, değer katan meslektaşlarım olmak üzere, tüm kadın mühendislerin 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutluyorum.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/dr-kader-nikbay-oylum.jpeg" width="250" /><br />
<br />
<strong>Dr. Kader Nikbay Oylum </strong></p>

<p><strong>Bilgisayar Mühendisi</strong></p>

<p><strong>trex Ar- Ge Yöneticisi</strong></p>

<p><strong>Yapay zekayla söz sahibi olacağız</strong><br />
Günümüzde yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte birçok meslek gibi mühendislik de önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu değişimden en fazla etkilenen alanların başında bilgisayar ve yazılım mühendisliği gelmektedir. Yapay zekâ teknolojileri, özellikle standart ve tekrarlayan yazılım süreçlerinin daha hızlı gerçekleştirilmesine imkân sağlayarak ürün geliştirme sürelerini kısaltmakta ve mühendislerin daha katma değerli çalışmalara odaklanmasına olanak tanımaktadır.</p>

<p>Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta, yapay zekânın bir araç olduğudur. Üretilen sonuçların doğrulanması, değerlendirilmesi ve nihai kararın verilmesi hâlâ mühendislik bilgi birikimi ve insan uzmanlığı gerektirmektedir.</p>

<p>Bu dönüşüm sürecinde kadın mühendisler de sahip oldukları analitik düşünme, detaylara gösterdikleri özen, problem çözme yetenekleri ve farklı bakış açılarıyla önemli katkılar sunmaktadır. Mühendislikte çeşitliliğin artması, daha yenilikçi, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir çözümlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Kadın mühendislerin sahip oldukları detaycı yaklaşım ve farklı bakış açıları, problemlerin çözümünde önemli bir çeşitlilik sağlamaktadır. Aynı konuya farklı açılardan yaklaşabilmek, gözden kaçabilecek ayrıntıları fark edebilmek ve alternatif çözüm yolları geliştirebilmek inovasyonun temel unsurları arasında yer almaktadır.</p>

<p>Kadın mühendisler, analitik düşünme becerileri ve detaylara gösterdikleri özen sayesinde yalnızca mevcut problemlere çözüm üretmekle kalmamakta, aynı zamanda yeni fikirlerin ve yenilikçi yaklaşımların ortaya çıkmasına da katkı sağlamaktadır. Bu özellikler, mühendisliğin artık sadece teknik bilgiyle değil, yaratıcılık, problem çözme ve inovasyon yetkinlikleriyle şekillendiği günümüzde önemli bir değer oluşturmaktadır.</p>

<p>Yapay zekâ ile birlikte kadınların mühendislik alanlarında daha fazla söz sahibi olmaya başladığını görmekteyiz. Özellikle yapay zekâ ve veri analitiği alanlarında üretilen sonuçların anlamlı içgörülere dönüştürülmesi noktasında kadın mühendislerin önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bunun yanı sıra, teknoloji şirketlerinde ve Ar-Ge organizasyonlarında kadın liderlerin sayısının artmasıyla birlikte, stratejik karar alma süreçlerinde kadınların etkisinin daha da belirginleşeceğini düşünüyorum.</p>

<p>Geleceğin teknolojileri yalnızca teknik bilgiye sahip olmakla sınırlı kalmayacaktır. Yapay zekâ ile birlikte etik, sürdürülebilirlik ve insan odaklı yaklaşımlar, teknolojik gelişmelerin en önemli belirleyicileri arasında yer alacaktır. Bu nedenle, kadın mühendislerin özellikle yapay zekâ, veri bilimi, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve ileri teknoloji uygulamalarında daha fazla sorumluluk üstleneceğine ve bu alanlarda önemli başarılara imza atacağına inanıyorum.</p>

<p>Teknolojinin geleceği sadece neyin geliştirildiğiyle değil, nasıl ve hangi değerler doğrultusunda geliştirildiğiyle de şekillenecektir. Bu noktada kadınların sağlayacağı katkıların, daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve insan odaklı teknolojilerin geliştirilmesinde çok değerli olacağı kanaatindeyim.</p>

<p>Doktoralı bir kadın mühendis ve Ar-Ge yöneticisi olarak, genç kızların bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarına yönelmelerini teşvik etmenin geleceğimize yapılacak en önemli yatırımlardan biri olduğuna inanıyorum. Mühendislikte başarıyı belirleyen en önemli unsurun cinsiyet değil; merak, azim, sürekli öğrenme isteği, detayları fark edebilme yeteneği ve üretme tutkusu olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Kadınların yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi geliştiren, yön veren ve stratejik karar süreçlerinde etkin rol alan tarafta olması; ülkemizin inovasyon kapasitesinin artmasına, rekabet gücünün yükselmesine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.</p>

<p>Bu nedenle, geleceğin mühendislik dünyasının daha kapsayıcı, daha yenilikçi ve daha güçlü bir yapıya sahip olacağına inanıyor; daha fazla genç kızın bilimi ve mühendisliği bir kariyer yolu olarak seçmesini temenni ediyorum.</p>

<p><img height="271" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/busra-etkeser.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Büşra Etkeser<br />
Harput Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi<br />
Tekstil Mühendisi </strong></p>

<p>Mühendislik artık yalnızca üretim süreçlerini yöneten veya teknik problemleri çözen bir meslek olmaktan çıktı. Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşümün etkisiyle veri odaklı düşünebilen, farklı disiplinleri bir araya getirebilen, sürdürülebilirliği iş süreçlerine entegre eden ve değişimi yönetebilen bir yapıya evrildi. Özellikle tekstil sektörü gibi geleneksel üretim alanlarında bu dönüşümü çok net görüyoruz. Akıllı üretim sistemleri, veri analitiği, dijital kalite kontrol uygulamaları ve sürdürülebilir üretim modelleri, mühendislerin bakış açısını yeniden şekillendiriyor. Kadın mühendisler ise bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biri. Harput Holding’de kadın çalışanlarımız, toplam iş gücümüzün %37’sini oluşturmaktadır. Özellikle beyaz yaka kadromuz içerisinde yer alan kadın mühendislerimiz, uzmanlıkları ve katkılarıyla önemli bir rol üstlenmektedir. Ben de bir tekstil mühendisi olarak, kadın çalışanların yoğun olduğu bir sektörde yönetici olmanın avantajını yaşıyorum. Eğitim hayatım boyunca da kadın öğrencilerin ağırlıkta olduğu bir akademik ortamda bulundum. Bu deneyimler bana, kadınların iş hayatına disiplin, titizlik, çok yönlü bakış açısı ve yüksek sorumluluk bilinci kazandırdığını gösterdi. Harput Tekstil olarak tüm departmanlarda fırsat eşitliğini destekliyor, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasını şirket olarak önem veriyoruz.</p>

<p>Günümüz mühendisliği, teknik uzmanlığın yanı sıra analitik düşünceyi, yaratıcılığı, empatiyi ve ekip yönetimini de zorunlu kılıyor. Bu noktada kadın mühendislerin sahip olduğu çok boyutlu bakış açısının önemli bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Kadın mühendisler, süreçleri sadece teknik açıdan değil; insan, çevre ve sürdürülebilirlik ekseninde de değerlendirebiliyor. Detay odaklı çalışma anlayışı, güçlü iletişim becerileri, çözüm üretme konusundaki kararlılıkları ve ekip çalışmasına yatkınlıkları, inovasyon süreçlerine önemli katkılar sunuyor. Tekstil sektörü, tüketici beklentilerinin hızla değiştiği ve yaratıcılığın ön planda olduğu bir alan. Bu nedenle kadın mühendislerin kullanıcı deneyimini anlayan, estetik ve teknik gereklilikleri bir arada değerlendirebilen yaklaşımları, sektöre önemli bir değer katıyor. Harput Tekstil'in güçlü marka kimliğinin arkasında da kadın çalışanlarımızın ve kadın mühendislerimizin emeği bulunuyor. Ürün geliştirmeden kalite süreçlerine, Ar-Ge çalışmalarından sürdürülebilirlik projelerine kadar birçok alanda kadın ekip arkadaşlarımızın imzasını görmek mümkün. Ben de mühendislik eğitimimin ardından işletme yönetimi alanında yüksek lisans yaptım. Bu süreç, mühendisliğin kazandırdığı sistematik düşünce yapısını stratejik yönetim becerileriyle birleştirmeme olanak sağladı. Mühendislik eğitiminin, süreçler arasındaki entegrasyonu görebilme ve bütünsel bakış açısı geliştirme konusunda önemli bir avantaj sunduğuna inanıyorum.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, veri analitiği, akıllı üretim sistemleri, sürdürülebilir malzeme teknolojileri, döngüsel ekonomi, finans ve dijital dönüşüm uygulamalarının ön plana çıkacağını öngörüyorum. Özellikle tekstil sektöründe sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, geri dönüştürülebilir ürün geliştirme ve çevresel etkilerin yönetilmesi gibi konular, mühendislik disiplinlerinin merkezinde yer alıyor. Harput Tekstil olarak Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nı iş süreçlerimize entegre etmeye önem veriyor, üretimden Ar-Ge çalışmalarına kadar her alanda Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nı odağımıza alıyoruz. Bu dönüşüm sürecinde kadın mühendislerin özellikle sürdürülebilirlik yönetimi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, veri analitiği, Ar-Ge, ürün geliştirme ve inovasyon alanlarında daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum. Farklı bakış açılarını bir araya getiren, çeşitliliği destekleyen ekiplerin daha güçlü çözümler ürettiği artık çok net bir gerçek. Geleceğin mühendislik dünyasında kadınların sadece katılımcı değil, karar verici ve dönüşüme yön veren liderler olarak daha görünür olacağını ve olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Dünya Kadın Mühendisler Günü'nü yalnızca bir kutlama günü olarak değil, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve kadınlara ilham vermek için önemli bir fırsat olarak görüyorum. Bugün en önemli sorumluluğumuz, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında kendilerini özgürce ifade edebilecekleri ortamları oluşturmak ve rol modellerin görünürlüğünü artırmaktır. Kadınların mühendislikte daha fazla yer alması yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, daha yenilikçi ve rekabetçi bir gelecek inşa etmek açısından da büyük önem taşıyor. Harput Tekstil olarak, kadınların üretimin, teknolojinin ve inovasyonun her alanında daha güçlü şekilde temsil edilmesini desteklemeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki güçlü kadınlar, güçlü ekipleri; güçlü ekipler ise güçlü markaları ortaya çıkarır.</p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/isil-hasdemir-toptan.png" width="250" /></p>

<p><strong>Işıl Hasdemir Toptan </strong></p>

<p><strong>Çevre Mühendisi</strong></p>

<p><strong>TÜMKAD Sürdürülebilirlik Komisyonu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Dijital geleceği biz belirleyeceğiz</strong></p>

<p>Mühendislik, geleneksel anlamda teknik hesaplamalar ve sahaya dayalı çözümler üreten bir meslekken; bugün yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle tamamen stratejik bir yönetim ve veri analitiği disiplinine dönüştü. Artık sadece sistemleri inşa etmiyoruz, o sistemlerin ürettiği veriyi dijital araçlarla anlamlandırıp geleceği öngörüyoruz. Dijital sürdürülebilirlik ve yapay zekâ yönetimi gibi kavramlar, mesleğimizin yeni normali haline geldi.</p>

<p>Kadın mühendislerin bu değişimdeki rolünü ise son derece kritik ve dönüştürücü buluyorum. Dijitalleşme, fiziksel sınırları ortadan kaldırarak esnek ve akıllı çalışma modellerini beraberinde getirdi. Kadın mühendisler, bu yeni dönemin getirdiği çevikliği, çoklu görev yönetimi (multitasking) yeteneklerini ve analitik düşünme becerilerini sektöre hızla entegre ediyorlar. Yapay zekanın tasarlanmasından otomasyon süreçlerinin yönetilmesine kadar her aşamada kadınların vizyonu, teknolojinin daha kapsayıcı, etik ve insan odaklı gelişmesini sağlıyor.</p>

<p>Bugünün dünyasında teknik bilgiye ulaşmak artık çok kolay; asıl farkı yaratan o bilgiyi nasıl bir inovasyona dönüştürdüğünüzdür. Kadın mühendislerin bu noktada en büyük güçleri yüksek empati yetenekleri, bütünsel bakış açıları ve kriz anlarındaki esneklikleri.</p>

<p>İnovasyon, farklı disiplinleri bir araya getirip ortak bir akıl yaratmayı gerektirir. Kadın mühendisler, iş birliğine dayalı liderlik tarzlarıyla ekipleri ortak bir hedefe kilitlemekte çok başarılılar. Sorunlara sadece mühendislik gözlüğüyle değil; sosyal, çevresel ve insani boyutlarıyla yaklaşma eğilimimiz, bizi daha yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmeye yöneltiyor. Hem lojistik gibi operasyonel hem de enerji gibi stratejik sektörlerde gördüm ki; kadınların detaylara olan hakimiyeti ve sezgisel problem çözme yeteneği, karmaşık krizleri yenilikçi fırsatlara dönüştürmenin en büyük anahtarıdır."</p>

<p>Geleceğin dünyasını şekillendirecek iki büyük akım var: Dijital dönüşüm ve Yeşil dönüşüm (İkiz Dönüşüm). Ben kadın mühendislerin bu iki büyük dalganın kesişim noktasında, yani 'Stratejik Dönüşüm Liderliği' gibi üst düzey karar mekanizmalarında küresel düzeyde daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum.</p>

<p>Kadınlar, doğası gereği geleceği koruma, kaynakları optimize etme ve adil bir dünya yaratma motivasyonuna son derece sahipler. Bu stratejik liderlik kaslarımız sayesinde, şirketlerin sadece operasyonlarını değil, vizyonlarını da yeşil ve dijital geleceğe taşıyan ana aktörler bizler olacağız.</p>

<p>"23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü vesilesiyle tüm meslektaşlarıma ve mühendislik sıralarındaki genç kızlarımıza şunu hatırlatmak isterim: Geleceğin mühendisi yalnızca teknoloji üreten değil; teknolojiyi insan, çevre ve toplum için değer yaratan çözümlere dönüştürebilen kişidir. Kadın mühendisler de bu dönüşümün en önemli mimarları arasında yer alacaktır.</p>

<p>Mühendislik dünyası artık kalıpların yönettiği bir yer değil; vizyonun, çevikliğin ve inovasyon bilincinin yönettiği bir alan. Türkiye'deki kadın mühendislerin potansiyeline ve enerjisine derinden inanıyorum. Bu inançla, kadın mühendislerimizin hak ettiği liderlik pozisyonlarına ulaşması ve bu teknolojik dönüşüme öncülük etmesi için gönüllü olarak çalışmaya, komisyonlarımızla onlara alan açmaya devam ediyoruz. Tüm kadın mühendislerimizin bu özel gününü kutluyorum</p>

<p></p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/kudret-sena-cakir.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Kudret Sena Çakır<br />
Yüksek İnşaat Mühendisi </strong></p>

<p><strong>İMO Bursa Şubesi YKÜ</strong></p>

<p><strong>Geleceği şekillendiren insan bilgisi </strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm mühendislik mesleğini önemli ölçüde dönüştürüyor. Geçmişte daha çok teknik hesaplar ve uygulama süreçleriyle özdeşleşen mühendislik, bugün veriyi analiz eden, teknolojiyi etkin kullanan ve farklı disiplinlerle birlikte çalışabilen bir yapıya evriliyor. Yapay zekâ birçok süreci hızlandırsa da mühendisliğin merkezinde hâlâ insanın yorumlama gücü, deneyimi ve sorumluluk alma becerisi yer alıyor.</p>

<p>Bu dönüşüm sürecinde kadın mühendislerin rolünün her geçen gün güçlendiğini görüyorum. Artık kadın mühendisler yalnızca ofislerde değil; şantiyelerde, proje yönetiminde ve karar alma mekanizmalarında da daha görünür. Farklı bakış açılarının projelere değer kattığına ve daha yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasını sağladığına inanıyorum.</p>

<p>Günümüzde mühendislikte başarı yalnızca teknik bilgiyle ölçülmüyor. Yaratıcılık, problem çözme becerisi, iletişim, ekip yönetimi ve inovasyon da en az teknik yetkinlik kadar önem taşıyor. Farklı deneyimlerin ve bakış açılarının bir araya gelmesi, projelerin kalitesini artıran önemli unsurlardan biri haline geliyor. Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ destekli tasarım sistemleri, akıllı şehirler, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve yenilenebilir enerji uygulamalarının daha da ön plana çıkacağını düşünüyorum. Kadın mühendislerin bu alanlarda hem teknik uzman hem de yönetici olarak daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum.</p>

<p>Bir kadın inşaat mühendisi olarak, genç kadınların mühendislik alanında kendilerine güvenmelerini ve potansiyellerine inanmalarını çok önemsiyorum. Mühendislik; üretmenin, çözüm geliştirmenin ve geleceği şekillendirmenin mesleğidir. Bu alanda kadınların daha fazla yer alması yalnızca kadınlar için değil, toplumun tamamı için bir kazanımdır.</p>

<p>23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü vesilesiyle tüm kadın mühendislerin gününü kutluyorum. Mühendislikte başarıyı belirleyen şeyin cinsiyet değil; bilgi, emek ve yetkinlik olduğuna inanıyorum.</p>

<p></p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/merve-kara-oral.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Merve Kara Oral</strong></p>

<p><strong>Bosch Türkiye Kıdemli Malzeme Planlama Mühendisi </strong></p>

<p><strong>Mühendislik yeni yollar açabilmektir</strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijital teknolojiler rutin işleri üstlenirken mühendislerden beklenen değer; veriyi anlamak, sistemleri bütünsel değerlendirmek, riskleri öngörmek ve değişime yön vermek oluyor.</p>

<p>Bu dönüşümde kadın mühendislerin önemli bir rol üstlendiğini düşünüyorum. Farklı bakış açıları, iş birliğine yatkınlıkları ve disiplinler arası çalışma becerileri sayesinde daha sürdürülebilir, daha yenilikçi ve daha dengeli çözümler ortaya çıkmasına katkı sağlıyorlar. Günümüz mühendisliği artık yalnızca teknik uzmanlık değil; aynı zamanda iletişim, liderlik ve değişim yönetimi gerektiriyor.</p>

<p>Ben mühendisliği; keşfetmek, anlamak, sorunun kök nedenine inmek ve gerektiğinde yeni yollar açabilmek olarak tanımlıyorum. Günümüzde karşılaştığımız problemler tek bir uzmanlık alanıyla çözülemeyecek kadar karmaşık. Bu nedenle analitik düşünceyi farklı bakış açılarıyla birleştirebilmek büyük önem taşıyor.</p>

<p>Kadın mühendisler; sistem düşüncesi, iletişim becerileri, ekip çalışmasına yatkınlıkları ve çok boyutlu değerlendirme yaklaşımlarıyla bu dönüşüme önemli katkılar sağlıyor. Teknik bakış açısını insan ve süreç odaklı yaklaşımla birleştirebilmeleri inovasyonun gelişmesini destekliyor. Çeşitliliğin arttığı ekiplerde daha güçlü ve daha yaratıcı çözümler ortaya çıktığına inanıyorum.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ uygulamaları, veri analitiği, sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği, akıllı sistemler ve dijital dönüşüm projeleri daha da önem kazanacak.</p>

<p>Kadın mühendislerin özellikle teknoloji ile iş süreçlerini, teknik bilgi ile stratejik bakış açısını bir araya getiren alanlarda daha fazla liderlik üstleneceğini düşünüyorum. Yapay zekâ uygulamaları, sürdürülebilirlik çalışmaları, inovasyon yönetimi, teknoloji stratejileri ve dönüşüm projelerinde etkilerinin giderek artacağına inanıyorum. Gelecekte başarı yalnızca teknolojiyi geliştirmekle değil, onu doğru amaçlar için kullanarak değer üretmekle ölçülecek.</p>

<p>Mühendislik sürekli öğrenmeyi gerektiren bir meslek. Teknolojinin değişim hızı hiç olmadığı kadar yüksek ve bu nedenle öğrenmeye açık olmak artık bir tercih değil, bir zorunluluk.</p>

<p>Önümüzdeki yıllarda mühendisliği dönüştürecek en önemli unsurlardan biri yapay zekâ olacak. Ancak yapay zekâyı mühendislerin yerini alan bir teknoloji olarak değil, doğru kullanıldığında daha hızlı öğrenmeyi, daha doğru karar vermeyi ve daha yüksek katma değer üretmeyi sağlayan güçlü bir araç olarak görüyorum.</p>

<p>Geleceğin mühendisleri yalnızca teknik bilgiye sahip olanlar değil; veriyi anlamlandırabilen, farklı disiplinleri bir araya getirebilen, değişime uyum sağlayan ve değişime yön verebilen kişiler olacak. Mühendislikte başarının anahtarı da teknolojiyi takip etmekten çok, onu anlamak ve değer yaratacak şekilde kullanabilmek olacak.</p>

<p><br />
<img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ebru-kocak-3.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ebru Koçak</strong></p>

<p><strong>Jeoloji Mühendisi</strong></p>

<p><strong>JMO Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi</strong></p>

<p><strong>Mühendislikteki değerimiz gittikçe artıyor</strong></p>

<p>Mühendislerimiz artık yapay zekâ, veri analizi, otomasyon sistemleri ile dijital teknolojiler sayesinde daha hızlı ve daha doğru kararlar alabiliyor. Ancak sahadaki gözlem, deneyim ve mühendislik bakış açısı hala en önemli unsur olmaya devam ediyor.</p>

<p>Kadın mühendisler de bu dönüşümün önemli bir parçası. Özellikle farklı bakış açıları geliştirebilmeleri, detaylara verdikleri önem ve disiplinli çalışma anlayışları sayesinde teknolojik dönüşüme önemli katkılar sağlıyorlar. Kadın mühendisleri yalnızca ofislerde değil; maden sahalarında üretim tesislerinde, laboratuvarlarda ve yönetim kademelerinde daha fazla görüyoruz. Bu durum sektörün gelişimi açısından oldukça değerli.</p>

<p>Günümüzde karşılaştığımız problemlerin çoğu standart çözümlerle aşılamıyor. Bu nedenle mühendislerin analitik düşünmenin yanında yaratıcılık ve çözüm odaklı yaklaşım geliştirmesi gerekiyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin özellikle iletişim becerileri, detaylara hakimiyetleri, ekip çalışmasına yatkınlıkları ve farklı açılardan değerlendirme yapabilmeleri önemli avantajlar sağlıyor. Sahada da birçok kez gördüğümüz gibi, teknik bilgi ile insan ilişkilerini birlikte yönetebilmek projelerin başarısını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kadın mühendislerin mühendislik dünyasına kattığı değerin her geçen gün daha görünür hale geldiğini düşünüyorum.</p>

<p>Önümüzdeki dönemlerde yapay zekâ uygulamaları, veri yönetimi, çevre teknolojileri, yenilebilir enerji, sürdürülebilir madencilik, iş sağlığı ve güvenliği, akıllı üretim sistemleri ve dijital dönüşüm projeleri daha da önem kazanacak. Kadın mühendislerin özellikle sürdürebilirlik odaklı çalışmalarda, çevresel yönetim süreçlerinde, teknoloji geliştirme ekiplerinde ve proje yönetiminde daha fazla rol üstleneceğini düşünüyorum. Ayrıca karar verici ve yönetici pozisyonlarda kadın mühendis sayısının artmasının sektörlere farklı bir bakış açısı kazandıracağına inanıyorum.</p>

<p>Mühendislik mesleği cinsiyetle değil bilgi, emek ve yetkinlikle değerlendirilmelidir. Kadın mühendisler bugün birçok alanda önemli başarılara imza atıyor ve genç meslektaşlarımıza da örnek oluyorlar.</p>

<p>Bir jeoloji mühendisi olarak özellikle sahada çalışan kadın mühendislerinin görünürlüğünün artmasını önemsiyorum. Mühendislik mesleğinde zaman zaman kadın-erkek ayrımının hissedildiği durumlarda karşılaşabiliyoruz. Ancak ben mesleğimi icra ederken kendimi kadın ya da erkek mühendis olarak değil, işini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir mühendis olarak görüyorum. Çünkü başarının cinsiyeti olmadığına inanıyorum. Sahada, üretimde, projede veya yönetimde fark yaratan unsur cinsiyet değil, bilgi, sorumluluk bilinci, deneyim ve çalışkanlıktır.</p>

<p>Kadınların mühendislikte daha fazla temsil edilmesi önemli olmakla birlikte, asıl hedefimizin tüm mühendislerin eşit fırsatlar içerisinde mesleklerini icra edebilmeleri olduğunu düşünüyorum. Dünya Kadın Mühendisler Günü’nün, mesleğine emek veren geleceğe değer katan tüm kadın meslektaşlarımız için ilham verici olmasını diliyorum.</p>

<p></p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/s-esin-aydin.PNG" width="250" /></p>

<p><strong>S. Esin Aydın</strong></p>

<p><strong>Tasarım Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Ortak hedeflerde birleşmeliyiz</strong></p>

<p>Mühendisliğin aslında her zaman hem teknik bilgi hem de problem çözme becerisini birlikte gerektiren bir meslek olduğunu düşünüyorum. Günümüzde değişen ise bu süreci destekleyen araçların ve çalışma yöntemlerinin önemli ölçüde gelişmesidir. Yapay zekâ ve dijital tasarım teknolojileri sayesinde fikir üretme, alternatifleri değerlendirme ve tasarımları doğrulama süreçleri daha hızlı ve verimli ilerleyebiliyor.</p>

<p>Özellikle otobüs ve tren gibi araçların iç donanım bileşenlerinin tasarımında; sepetlik sistemleri, hava kanalları ve aydınlatma grupları gibi parçalar geliştirilirken yalnızca fonksiyonel gereklilikler değil, aynı zamanda ağırlık, dayanım, üretilebilirlik, montaj kolaylığı ve maliyet gibi birçok kriter birlikte değerlendirilmektedir. Üretken tasarım (Generative Design) gibi yeni nesil yaklaşımlar sayesinde çok sayıda alternatif kısa sürede analiz edilerek daha optimize çözümler geliştirilebilmektedir.</p>

<p>Bu yaklaşım, insan odaklı, sürdürülebilir ve dijital teknolojilerle desteklenen yeni nesil üretim anlayışının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Mühendislik artık yalnızca bir ürün geliştirmek değil, ürünün tüm yaşam döngüsünü, kullanıcı deneyimini ve çevresel etkilerini birlikte değerlendirmeyi gerektirmektedir.</p>

<p>Bu dönüşüm içinde kadın mühendislerin katkısını ise çeşitlilik ve farklı bakış açıları üzerinden değerlendiriyorum. Ekip içindeki farklı perspektifler, özellikle kullanıcıya doğrudan dokunan ürünlerin tasarımında daha dengeli, uygulanabilir ve yenilikçi çözümler geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Günümüz mühendisliğinde en önemli unsurlardan biri, farklı bakış açılarını ortak bir hedef doğrultusunda bir araya getirebilmektir. Özellikle ürün geliştirme süreçlerinde en başarılı sonuçlar, farklı deneyimlere ve düşünce biçimlerine sahip ekiplerin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>Kadın mühendisler de bu çeşitliliğin önemli bir parçasıdır. Farklı yaklaşımlar sayesinde bir ürünün yalnızca teknik performansı değil; kullanıcı deneyimi, ergonomisi, estetik yapısı ve üretim sürecindeki ihtiyaçları da daha bütüncül şekilde değerlendirilebilmektedir. Bu da daha yenilikçi, sürdürülebilir ve kullanıcı odaklı çözümler geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Ayrıca günümüzde tasarım süreçleri, “üretilebilirlik için tasarım”, “montaj için tasarım” ve “maliyet için tasarım” gibi yaklaşımları da kapsayan bütüncül bir anlayışla ele alınmaktadır. Farklı disiplinlerin ve farklı bakış açılarının bir araya gelmesi, bu kriterlerin dengeli şekilde yönetilmesini kolaylaştırmaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak mühendislikte başarıyı belirleyen unsur cinsiyet değil; bilgi, yetkinlik, ekip çalışmasına uyum ve sürekli gelişime açık olmaktır. Kadın mühendislerin sayısının ve görünürlüğünün artmasıyla birlikte sektörün daha zengin bir bakış açısı kazanacağına inanıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte mühendislik alanında da yeni uzmanlık alanları ortaya çıkıyor. Yapay zekâ destekli tasarım süreçleri, akıllı üretim sistemleri, dijital ikiz teknolojileri, sürdürülebilir ürün geliştirme ve veri odaklı mühendislik uygulamalarının gelecekte çok daha fazla önem kazanacağını düşünüyorum.</p>

<p>Kadın mühendislerin de bu dönüşümde özellikle Ar-Ge, ürün geliştirme, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı projelerde daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum. Bu alanlar teknik bilgiyle birlikte yenilikçi düşünmeyi, disiplinler arası çalışmayı ve sürekli öğrenmeyi gerektiriyor.</p>

<p>Özellikle otobüs ve tren gibi araçların iç donanım bileşenlerinin tasarımında, yapay zekâ destekli tasarım araçları ve dijital ikiz uygulamaları sayesinde ürünlerin henüz prototip aşamasına geçmeden performanslarının değerlendirilmesi ve farklı alternatiflerin karşılaştırılması mümkün hale geliyor. Bu sayede daha hafif, daha verimli ve daha sürdürülebilir ürünler geliştirilebiliyor.</p>

<p>İnsan odaklı üretim anlayışının ön plana çıktığı yeni dönemde, teknolojiyi yaratıcılıkla birleştirebilen mühendislerin daha fazla değer üreteceğine inanıyorum. Kadın mühendislerin de bilgi ve yetkinlikleriyle geleceğin teknolojilerine yön veren projelerde önemli roller üstlenmeye devam edeceğini düşünüyorum.</p>

<p>Mühendislik, insanların günlük hayatını kolaylaştıran ve topluma değer katan çözümler üretme sorumluluğunu taşıyan dinamik bir meslektir. Bu nedenle mesleğimizin sürekli öğrenmeyi, değişime uyum sağlamayı ve gelişime açık olmayı gerektirdiğine inanıyorum.</p>

<p>Kadın Mühendisler Günü’nün, gençlere ilham veren ve mühendislik mesleğinde fırsat eşitliğinin önemini vurgulayan anlamlı bir gün olduğunu düşünüyorum. Özellikle mühendislik alanını tercih edecek genç kadınların kendilerine güvenmelerini, merak duygularını canlı tutmalarını ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etmelerini tavsiye ederim.</p>

<p>Bugün mühendislikte başarıyı belirleyen en önemli unsur; cinsiyet değil, bilgi, emek, merak ve sürekli gelişme isteğidir. Farklı bakış açılarının bir araya geldiği ekiplerin daha güçlü ve yenilikçi çözümler üretebildiğine inanıyor, gelecekte mühendislik alanında daha fazla kadının yer almasının hem sektörümüz hem de ülkemizin teknolojik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.</p>

<p></p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/elif-yigit.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Elif Yiğit</strong></p>

<p><strong>Yüksek Endüstri Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Dijitalleşme ve Süreç Geliştirme Şefi</strong></p>

<p><strong>TÜMKAD Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Komisyon Başkanı</strong></p>

<p><strong>Geleceğin anahtarı kadın mühendisler</strong></p>

<p>Mühendislik eğitimi alan kişi bir disiplin içerisinde eğitilir. Değişen ve dönüşen dünyada değişmeyen bazı yetiler var. Mühendislik eğitimi analitik düşünme, problem çözme ve sistem geliştirme gibi konularda bireylerin gelişmesini sağlar. Lisans eğitim sürecimde mühendisliğe giriş dersimizde bölüm başkanımızın söylediği bir söz vardı. İlk duyduğumuzda şaşırtsak da zamanla ne kadar yerinde bir tespit olduğunu gördük. Bize daha ilk derse şunu söylemişti “Mezun olduğunuzda sizler mühendis olmayacaksınız, mühendislik mezunu olacaksınız. Ne zaman ki öğrendiğiniz bilgileri kullanırsınız ve ortaya bir değer katarsınız o zaman mühendis olursunuz.” Mühendislik sadece kitaplardan öğrenilecek bir meslek değildir. Teorik bilgiler pratikle buluştukça bu yetilerin kullanıldığı ve bu kasların geliştiği bir alandır. İnternetin hayatımıza girmesiyle insanlık bilgiye ulaşmada büyük bir ivme kazandı. Yapay zeka, otomasyon ve dijital dönüşüm ise belki de yeni bir çağın başlamasına vesile oldu. Artık makinalar da düşünebiliyor. Bu değişim sürecinde elbetteki birçok meslek gibi mühendislik mesleği de evrildi ve evrilmeye devam ediyor. Analitik düşünme, yeni çıkan teknolojileri algılama ve kullanma noktasında mühendisleri bir adım öne çıkarıyor. Mühendislerin problem çözme kabiliyeti değişim ve farklı durumlara ayak uydurmalarını da geliştirdiğini ve hızlı dönüşüm sürecine adaptasyonlarına katkı sunduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Bu değişimde kadın mühendislerin rolünün yeni teknolojileri iyi bir şekilde kullanabilen, algılayan ve aslında bu teknolojileri oluşturan rollerde olması gerektiğini düşünüyorum. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki günümüzde eğitilen bir çok yapay zeka dil modeli cinsiyetçi ve hatta bazıları kadın düşmanı. Maalesef ki elimizdeki verilerle yeni modeller yaratmak mevcut durumdan farklı bi noktaya bizleri getirmeyecektir.</p>

<p>Tamda bu noktada kadın mühendislerin rolü kritik öneme sahiptir. Yapay zekayı kullanan değil üreten tarafta bulundukça dönüşüm daha parlak olacaktır.</p>

<p>Kadınların çoklu düşünme becerisi problemlere karşı alternatif çözümler üretilmesine katkı sağlıyor. İletişim gücü ve duygusal zekasını söyleyebilirim birde. Yeni dünya düzeninde bir çok günlük rutin işlerimizi otomasyonlara yaptırdığımız bir dönemdeyiz. İş süreçleri de değişim ve dönüşüme uğradı. Operatif işlerin yerini daha çok yönetsel işler ve ağırlıklı olarak iletişim gerektiren işler almaktadır. Kadınların duygusal zekasının bu alanlarda katkı sağladığını söyleyebilirim.</p>

<p>Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) güncel verilerine göre kadınların teknoloji alanında çalışma oranı yüzde 26 ile yüzde 28 arasında seyrediyor. Bu tablonun değişmesi için temelden başlamak gerekiyor: Kız çocuklarının ilkokul çağından itibaren STEM alanlarıyla tanışması ve bu yönde bilinçli biçimde desteklenmesi büyük önem taşıyor. Araştırmalar, geleceğin mesleklerinin büyük çoğunluğunun STEM temelli olacağına işaret ediyor. Yapay zekanın doğru ve kapsayıcı bir şekilde kullanılması ise bu oranın artmasına önemli bir katkı sunabilir.</p>

<p>Kadınların ileri teknolojilerde gerçek anlamda söz sahibi olabilmesi için yalnızca fırsat sunmak yetmez; bu sürecin bilinçli, planlı ve sürdürülebilir bir destekle beslenmesi gerekir. İşte tam bu noktada birlikte hareket etmenin gücü devreye giriyor. Kadınların birbirini desteklediği, deneyimlerini paylaştığı ve kız kardeşlik ruhuyla omuz omuza ilerlediği derneğimiz, bu dönüşümün bir parçası olmak isteyen tüm mühendis kadınlara açık.</p>

<p>Kuruluşumuzdan bu yana rehberimiz olan sözle bitirmek istiyorum: <strong>"</strong>Gelecek için kadın, kadın için mühendislik."</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/burce-cesur-besik-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Burçe Cesur Beşik</strong></p>

<p><strong>Endüstri Mühendisi TÜMKAD Ankara Temsilcisi</strong></p>

<p><strong>Tamamlayıcı değil yön verici olacağız</strong></p>

<p>Mühendislik, tarih boyunca kas gücü ve ağır sanayi algısıyla kodlanmış olsa da bugün bu tanım tamamen yerle bir oldu. Dijital dönüşüm, otomasyon ve yapay zekâ sayesinde mühendislik artık bir algoritma ve strateji mimarisi haline geldi. Mühendislik aynı zamanda, uzun yıllar "bir şeyi nasıl yaparız?" sorusunun mesleğiydi. Bugün ise asıl soru "bunu yapmaya gerçekten değer mi, yapınca neyi değiştiririz?" sorusuna dönüştü. Yapay zekâ ve otomasyon, tekrar eden işi bizim üzerimizden alıyor; geriye kalan ise tam da insana ait olan kısım: yargı, sezgi, anlam kurma. Yani mühendislik kas gücünden akıl gücüne, oradan da empati gücüne evriliyor.</p>

<p>Bu noktada kadın mühendislerin rolünü bir tamamlayıcı olarak değil, bir yön verici olarak görüyorum. Çünkü otomasyonun en kritik kararı teknik değil etik bir karardır: Hangi işi otomatikleştireceğiz, bu kararın arkasındaki insana ne olacak? Kadın mühendisler bu soruları sormakta hep bir adım önde oldu. Süreçleri sadece verimli değil, yaşanabilir kılmak konusundaki hassasiyetimiz, dijital dönüşümün soğuk tarafını dengeleyen asıl unsur.</p>

<p>Bugünün dünyasında salt teknik bilgi, yapay zekâ tarafından saniyeler içinde önümüze serilebiliyor. Asıl farkı yaratan, o bilgiyi nasıl bir yaratıcılıkla harmanladığınızdır. Mühendislik artık bir sanattır ve kadın mühendisler bu sanata çok güçlü fırça darbeleri vuruyor. Örneğin bir dijitalleşme projesinde işin en zor kısmı kod yazmak değildir; o sürecin neden öyle işlediğini anlamaktır. İşte burada kadın mühendislerin en güçlü kası devreye giriyor: bağlamı okuma yeteneği. Biz bir problemi çözmeden önce onu dinlemeyi biliyoruz.</p>

<p>Üç yönümüzün özellikle fark yarattığını düşünüyorum. Birincisi, bütünsel bakış: tek bir adımı değil, o adımın insandan insana, birimden birime nasıl aktığını görmek. İkincisi, detayı kaçırmama disiplini; otomasyonda küçük bir istisna koca bir süreci durdurur, biz o istisnayı baştan tahmin ederiz. Üçüncüsü ise sabır ve ikna; çünkü dijital dönüşüm aslında bir teknoloji projesi değil, bir alışkanlık değiştirme projesidir. İnsanları yeni bir çalışma biçimine taşımak, en az yazılım kadar yaratıcılık ister.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde değer üretilen yer, teknolojinin kendisi değil, teknolojiyle insanın kesiştiği yer olacak. Tam da bu kesişimde kadın mühendislerin sesinin daha gür çıkacağına inanıyorum.</p>

<p>Özellikle üç alan parlayacak. İlki, sorumlu yapay zekâ ve etik tasarım: algoritmaların adil, açıklanabilir ve önyargısız olması artık bir lüks değil, bir zorunluluk ve bu masada çeşitlilik olmadan adalet kurulamıyor. İkincisi, sürdürülebilirlik mühendisliği: enerjiyi, kaynağı, süreci israf etmeden tasarlamak, geleceğin en kıymetli mühendislik becerisi olacak. Üçüncüsü ise süreç zekâsı ve insan-makine iş birliği: yani otomasyonu insanı dışarıda bırakmak için değil, insanı daha anlamlı işe taşımak için kullanmak. Ben kendi alanımda bunu her gün görüyorum; bir robot veya bir dijital sistem bir işi devraldığında asıl başarı, o işi yapan kişinin daha değerli bir role geçebilmesidir. Bu "insanı merkezde tutma" refleksinin geleceğin mühendisliğini şekillendireceğini düşünüyorum.</p>

<p>Bir cümleyle özetlemem gerekirse: Teknoloji ne kadar akıllı olursa olsun, ona yön veren değerler insandan gelir. Geleceğin mühendisliği, kod bilen değil, neden kod yazdığını bilen insanlara emanet olacak.</p>

<p>Genç kadın mühendis adaylarına da şunu söylemek isterim: "Yeterince teknik miyim?" diye kendinizi sınamayı bırakın; o sorunun cevabı zaten evet. Asıl sorulması gereken, "Bu teknolojiyle dünyayı hangi yönde değiştirmek istiyorum?" sorusudur. Masada bir sandalye beklemeyin, çoğu zaman o masayı yeniden tasarlayacak olan sizsiniz.</p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ozgur-simsek-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Özgür Şimşek</strong></p>

<p><strong>Makine Mühendisi </strong></p>

<p><strong>Zone İnşaat YKB</strong></p>

<p><strong>Önyargılar güçlü duruşa neden oluyor</strong></p>

<p>Mühendislik mesleği artık sadece sahada veya ofiste teknik hesaplar yapmakla sınırlı değil. Yapay zekâ, dijital modelleme sistemleri, otomasyon ve veri analitiği sayesinde mühendisler daha stratejik ve yenilikçi roller üstleniyor. Özellikle inşaat sektöründe BIM teknolojileri, akıllı şantiyeler ve dijital proje yönetimi uygulamaları mesleğin geleceğini şekillendiriyor.</p>

<p>Kadın mühendisler bu dönüşümün önemli aktörlerinden biridir. Ancak inşaat sektörü gibi geleneksel olarak erkeklerin ağırlıklı olduğu alanlarda kadınlar yalnızca teknik yeterliliklerini değil, aynı zamanda kararlılıklarını ve liderlik becerilerini de ortaya koymak zorunda kalabiliyor. Kadın mühendisler, yıllardır var olan önyargıları başarılarıyla aşarak, mesleğin cinsiyetle değil bilgi, yetkinlik ve çalışma disipliniyle yapıldığını göstermektedir. Bugün birçok kadın mühendis hem sahada hem de yönetim kademelerinde önemli projelere liderlik ederek genç kadınlara ilham vermektedir.</p>

<p>İnşaat projeleri çok sayıda paydaşın, disiplinin ve değişkenin bir arada yönetilmesini gerektirir. Bu nedenle teknik bilgi kadar iletişim, ekip yönetimi, kriz çözme ve yaratıcılık da büyük önem taşımaktadır. Kadın mühendisler bu alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır.</p>

<p>Sahada zaman zaman karşılaşılan önyargılar veya erkek egemen çalışma kültürü, kadın mühendislerin daha güçlü bir duruş geliştirmesine neden olabiliyor. Birçok kadın mühendis, karşılaştığı zorluklara rağmen bilgi birikimi, disiplinli çalışması ve çözüm odaklı yaklaşımıyla kendini kanıtlıyor. Bu durum sadece bireysel başarı değil, aynı zamanda sektördeki kalıplaşmış düşüncelerin değişmesine de katkı sağlıyor. Kadınların varlığı, farklı bakış açılarıyla daha yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesini destekliyor.</p>

<p>Gelecekte kadın mühendislerin özellikle akıllı şehirler, sürdürülebilir yapı teknolojileri, yeşil bina tasarımı, dijital inşaat yönetimi, yapay zekâ destekli proje planlama ve altyapı projelerinde daha fazla söz sahibi olacağını düşünüyorum.</p>

<p>Bununla birlikte kadın mühendislerin yalnızca teknik alanlarda değil, proje liderliği ve üst düzey yöneticilik pozisyonlarında da daha görünür hale geleceğine inanıyorum. Çünkü günümüz dünyasında liderlik; sadece otorite kurmak değil, ekipleri ortak hedefler etrafında birleştirebilmek, değişime uyum sağlayabilmek ve farklı bakış açılarını değerlendirebilmektir. Kadın mühendisler, tüm zorluklara ve zaman zaman karşılaştıkları ayrımcı yaklaşımlara rağmen gösterdikleri başarılarla bu alanlarda güçlü bir yer edinmektedir. Geleceğin inşaat sektörü, kadınların bilgi, emek ve liderlik katkılarıyla çok daha yenilikçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacaktır.</p>

<p><img height="268" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ayben-gunak-7.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ayben Günak</strong></p>

<p><strong>Base 3 Tech CEO</strong></p>

<p><strong>Mühendislik geleceği tasarlama sürecidir</strong></p>

<p>Günümüzde mühendislik, geleneksel ve izole bir teknik disiplin olmaktan çıkıp, teknolojiyi stratejik bir iş modeline dönüştürme sanatı haline geldi. Yapay zekâ ve otomasyon rutin operasyonları üstlenirken, mühendisleri daha çok sistem mimarisi tasarlamaya ve veri odaklı stratejiler geliştirmeye yönlendiriyor. İşte tam bu noktada, dijital dönüşümün gizli kahramanı olan veri bağımsızlığı kavramı devreye giriyor. Modern mühendislik artık verinin saklanma biçimi ile o veriyi işleyen uygulamaları birbirinden özgürleştirmek, yani sistemleri esnek ve sürdürülebilir kılmak üzerine kurulu. Bu köklü değişimde kadın mühendisler; çok boyutlu düşünebilme ve karmaşık sistemleri organize edebilme yetenekleriyle tam merkezde yer alıyor. Kadın mühendisler, verinin sadece toplanmasında değil; mantıksal ve fiziksel katmanlarda bağımsız, güvenli ve esnek veri mimarilerinin kurulmasında kritik roller üstleniyorlar. Dijital dönüşümün getirdiği bu yeni çevik mühendislik dünyasına, adaptasyon güçleriyle liderlik ediyorlar.</p>

<p>Teknik bilgi artık bir taban çizgisi; asıl farkı yaratan ise bu bilgiyi nasıl esnetebildiğiniz ve inovasyona nasıl dönüştürebildiğinizdir. Veri bağımsızlığı felsefesinde olduğu gibi; katı, birbiriyle bağımlı ve hantal yapılar artık günümüz dünyasında çalışmıyor. İnovasyon da tıpkı veri bağımsızlığı gibi, sistemlerin altyapı değişikliklerinden etkilenmeden esnekçe büyüyebilmesini gerektirir. Kadın mühendislerin bu dönüşüme en büyük katkısı bütünsel (holistik) bakış açısı ve kriz anlarındaki esneklikleridir (resilience). Kadınlar, bir problemi çözerken sadece o anki teknik sonuca odaklanmazlar; sistemin gelecekteki modifikasyonlara nasıl tepki vereceğini de öngörürler. Bu geleceği tasarlama yeteneği, yazılım ve veri mimarilerinde esnekliği, yani bağımsızlığı getirir. Detaycılıkları ve yüksek empati yetenekleri sayesinde, kullanıcı ihtiyaçları değiştikçe arka plandaki teknik yapıyı bozmadan sistemleri adapte edebilirler. Bu da yaratıcı ve sürdürülebilir inovasyonun kapısını açar.</p>

<p>Geleceğin dünyasını şekillendirecek üç ana sütun var: Yapay Zekâ, Yeşil Enerji ve İleri Veri Teknolojileri. Ancak bu teknolojilerin tümü devasa bir veri yükü üzerinde yükseliyor. Eğer veri bağımsızlığı doğru kurgulanmazsa; yapay zekâ algoritmaları hantal kalır, sürdürülebilirlik projelerinde veri takibi yapılamaz ve sistemler çöker. Kadın mühendislerin önümüzdeki dönemde özellikle büyük veri mimarisi, bulut bilişim, veri etiği ve siber güvenlik gibi alanlarda çok daha güçlü bir şekilde söz sahibi olacağına inanıyorum. Verinin donanımdan ve yazılım ön yüzlerinden bağımsız, güvenli katmanlar halinde yönetilmesi sürecinde kadın mühendislerin analitik güçleri fark yaratacaktır. Yapay zekanın adil kararlar verebilmesi için verinin şeffaf ve bağımsız şekilde işlenmesi gerekir; kadın mühendisler bu yeni dönemin veri mimarları ve stratejistleri olacaktır.</p>

<p>Mühendislik, kökeni itibarıyla bir inşa etme ve geleceği tasarlama sürecidir. Bugünün dünyasında geleceği inşa etmek, veriyi doğru yönetmekten ve onu operasyonel kodların esaretinden kurtararak bağımsız kılmaktan geçiyor. Teknolojide bağımsızlığı ve esnekliği savunurken, bu teknolojiyi üreten ekiplerde de çeşitliliği savunmak zorundayız. Sektörde bir kadın lider olarak şuna inanıyorum: Teknolojinin cinsiyeti yoktur, ancak geleceği inşa ederken çeşitliliğe ihtiyacı vardır. Kadın liderler olarak bizler sahada, masada ve yönetim kurullarında ne kadar fazla yer alırsak, teknoloji dünyası da o kadar esnek, adil ve geleceğe hazır olacaktır. Bu vesileyle, üreten, dönüştüren ve dünyayı daha yaşanabilir kılan tüm kadın mühendislerimizin 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü'nü şimdiden kutlar,*Ekohaber Gazetesi*’ne bu vizyoner çalışması için teşekkür ederim.</p>

<p><img height="266" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/sule-sagiroglu-4.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Şule Sağıroğlu </strong></p>

<p><strong>Tekstil Mühendisi</strong></p>

<p><strong>DuPont Tyvek Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Satış Müdürü</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendislerimiz liderliği üstlenecek</strong></p>

<p>Mühendislik artık yalnızca teknik çözümler üreten bir meslek olmaktan çıkıp, veriyi yorumlayan, süreçleri optimize eden ve stratejik karar mekanizmalarına yön veren bir yapıya dönüşüyor. Yapay zekâ ve dijitalleşme sayesinde rutin işler otomatikleşirken, mühendislerden daha fazla analiz, yaratıcılık ve sistem düşüncesi bekleniyor.</p>

<p>Bu dönüşümde kadın mühendislerin rolünün giderek güçlendiğini görüyoruz. Farklı bakış açıları, empati yeteneği ve çok yönlü değerlendirme becerileri sayesinde kadın mühendisler ekiplerin daha kapsayıcı ve yenilikçi çözümler üretmesine katkı sağlıyor. Teknolojinin şekillendirdiği gelecekte çeşitliliğin artması, daha sürdürülebilir ve insan odaklı mühendislik uygulamalarını da beraberinde getirecektir.</p>

<p>Günümüz mühendislik dünyasında teknik bilgi temel bir gereklilik olsa da tek başına yeterli değil. Başarılı mühendisler aynı zamanda etkili iletişim kurabilen, ekip çalışmasına yatkın, değişime hızlı adapte olabilen ve yenilikçi düşünebilen kişilerden oluşuyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin özellikle iş birliği kültürünü güçlendirme, farklı disiplinleri bir araya getirme ve karmaşık problemleri çok boyutlu değerlendirme konularında önemli katkılar sunduğunu düşünüyorum. Bunun yanında detaylara gösterdikleri özen, çözüm odaklı yaklaşımları ve sürdürülebilir sonuçlar üretme konusundaki hassasiyetleri inovasyon süreçlerine değer katıyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, veri analitiği, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir üretim sistemleri ve akıllı malzemeler gibi alanların ön plana çıkacağını öngörüyorum. Kadın mühendislerin özellikle sürdürülebilirlik, sağlık teknolojileri, dijital dönüşüm projeleri ve inovasyon yönetimi gibi disiplinler arası çalışmalarda daha fazla liderlik üstleneceğine inanıyorum.</p>

<p>Ayrıca teknoloji şirketlerinde, Ar-Ge merkezlerinde ve üretim sektörlerinde kadınların üst düzey teknik ve yönetsel pozisyonlarda daha görünür hale gelmesiyle birlikte karar alma süreçlerinde de etkileri artacaktır. Bu durum hem sektörlerin gelişimine hem de genç kadınların mühendislik mesleğine yönelmesine önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Mühendislik, toplumların gelişimine yön veren en önemli mesleklerden biridir. Kadın mühendislerin sayısının artması yalnızca cinsiyet eşitliği açısından değil, aynı zamanda daha yaratıcı, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Dünya Kadın Mühendisler Günü vesilesiyle, mühendislik hayali kuran genç kızlara kendilerine güvenmelerini ve bilim ile teknolojinin sunduğu fırsatları cesaretle değerlendirmelerini tavsiye ediyorum. Geleceğin teknolojilerini şekillendirecek fikirlerin ve liderlerin arasında daha fazla kadın görmek hepimiz için değerli bir kazanım olacaktır.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/esra-kocak.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Esra KOÇAK </strong></p>

<p><strong>Gıda Mühendisi </strong></p>

<p><strong>MEKAŞ Yemek Sanayi Kalite Yönetim Sistem Sorumlusu </strong></p>

<p><strong>Mühendisliğin cinsiyeti değil vizyonu var</strong></p>

<p>Mühendislik mesleği son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme sayesinde birçok operasyonel süreç daha hızlı ve daha kontrollü şekilde yönetilebiliyor. Ancak bu teknolojileri anlamlandıran, doğru kararlarla yönlendiren yine insan ve mühendislik bakış açısıdır.</p>

<p>Kadın mühendisler de bu dönüşümün önemli aktörleri arasında yer alıyor. Süreçleri çok boyutlu düşünebilme, yüksek adaptasyon yeteneği ve detaylara gösterilen özen, dijital sistemlerin optimizasyonunda kadın meslektaşlarımı öne çıkarıyor. Günümüzde kadın mühendislerin üretimden kaliteye, Ar-Ge’den sürdürülebilirlik çalışmalarına kadar birçok alanda daha görünür hale geldiğini görmek son derece sevindirici.</p>

<p>Günümüz mühendisliği, teknik yeterliliğin yanında farklı bakış açılarını bir araya getirebilmeyi ve yenilikçi çözümler üretebilmeyi gerektiriyor. Kadın mühendislerin bu noktada önemli avantajlara sahip olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Analitik düşünce ile iletişim becerilerini bir arada kullanabilmeleri, ekip çalışmalarında etkin rol almalarını sağlıyor. Özellikle problem çözme süreçlerinde detayları görebilme, riskleri önceden değerlendirebilme ve farklı senaryoları analiz edebilme yetkinlikleri önemli katkılar sunuyor. Bunun yanında değişime uyum sağlama, süreç geliştirme ve sürdürülebilir çözümler üretme konularında da kadın mühendislerin güçlü bir bakış açısı ortaya koyduğunu görüyoruz.</p>

<p>Mühendislikte inovasyonun temelinde farklı düşünce biçimlerinin bir araya gelmesi yer alıyor. Kadın mühendislerin artan temsiliyeti de sektörlere bu anlamda önemli bir zenginlik katıyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli sistemler, veri analitiği, sürdürülebilir üretim teknolojileri, çevre ve enerji yönetimi, gıda güvenliği, kalite sistemleri ve dijital dönüşüm projelerinin daha da önem kazanacağını düşünüyorum.</p>

<p>Kadın mühendislerin özellikle sürdürülebilirlik, kalite yönetimi, veri analitiği, Ar-Ge ve inovasyon alanlarında daha fazla söz sahibi olacağına inanıyorum. Çünkü bu alanlar yalnızca teknik uzmanlık değil; stratejik bakış açısı, sistem yönetimi ve çok disiplinli çalışma becerisi de gerektiriyor.</p>

<p>Ayrıca mühendislikte liderlik pozisyonlarında daha fazla kadın görmeye başladık. Bu gelişimin önümüzdeki yıllarda hızlanarak devam edeceğini ve kadın mühendislerin teknoloji odaklı dönüşüm süreçlerinde daha etkin roller üstleneceğini düşünüyorum.</p>

<p>Mekaş Yemek Sanayi bünyesinde, binlerce insanın sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşması için her gün kalite standartlarımızı en üst seviyede tutmaya gayret ediyoruz. Bu sorumluluk gerektiren yolculukta, bir kadın gıda mühendisi olarak yer almaktan gurur duyuyorum.</p>

<p>Mühendisliğin cinsiyeti değil, vizyonu ve geleceğe bıraktığı etki vardır. Önyargıların kırıldığı, kadınların sahadaki, laboratuvardaki ve yönetim kurullarındaki ağırlığının her geçen gün arttığı bir dönemdeyiz. Genç kadın meslektaşlarıma ve mühendislik adaylarına tavsiyem; kendi potansiyellerine güvenmeleri ve dijitalleşen dünyada sürekli öğrenmeye açık olmalarıdır.</p>

<p>Bu vesileyle, üreten, dönüştüren ve dünyayı daha yaşanabilir kılan tüm kadın mühendislerin 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutlar; Ekohaber Gazetesi’ne bu anlamlı çalışmada yer verdiği için teşekkür ederim.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/gulsah-arslan-gungor-2.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Gülşah Aslan Güngör</strong></p>

<p><strong>Kimya Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Erdem Kaya Patent Operasyon Bölümü Müdürü</strong></p>

<p><strong>Farklı sesler geleceği belirleyecek</strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm, mühendislik mesleğinin farklı bir yöne evrilmesine katkı sunuyor. İnsanın teknolojiyle birlikte daha büyük değerler ürettiği yeni bir döneme girilmesini ifade ediyor. Günümüzde mühendislerin salt teknik bilgiye sahip olmaları yeterli değil; bu değişime uyum sağlamaları, inovatif düşünce yapısına sahip olmaları ve farklı disiplinlerle iş birliği halinde olmaları bekleniyor. Bu haliyle, mühendislik, her zamankinden daha dinamik ve kapsamlı bir meslek haline geliyor.</p>

<p>Kadınların detaycı, yeniliklere açık yapılarının günümüz mühendislik yaklaşımına çok iyi uyum sağladığını düşünüyorum. Farklı bakış açılarının bir araya geldiği ekipler, daha güçlü ve sürdürülebilir çözümler üretebiliyor. Günümüzde mühendis kadınlar; teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, yeni teknolojiler geliştiren ve projelere yön veren bireyler konumundalar. Bu durum sadece iş dünyası için değil, genç nesiller için de oldukça güçlü bir anlam taşıyor ve örnek teşkil ediyor.</p>

<p>Bir kadın mühendis olarak, başarıya giden yolu cinsiyetin belirlediğini düşünmüyorum. Başarının, bilgiye ulaşma azim ve isteğinin, teknoloji enstrümanlarının mühendislik yaklaşımına entegre edilmesinden geçtiğine inanıyorum. Genç kızlarımızın hayallerinin peşinden cesaretle gitmelerini ve kendilerini bu alanlarda aktif görmelerini çok değerli buluyorum. Çünkü geleceğin teknolojisini şekillendirecek fikirler, farklı seslerin ve farklı bakış açılarının bir araya gelmesiyle ortaya çıkacaktır.</p>

<p>Geleceğin mühendislik dünyasında yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve ileri teknoloji uygulamaları doğrudan yaşama yön veren temel alanlar haline geliyor. Bu dönüşüm, mühendisliğin daha multidisipliner bir yapıya evrilmesi sonucunu çıkarıyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin karakteristik özelliklerinin ve empatik yaklaşımlarının özellikle sağlık teknolojileri, akıllı şehir uygulamaları ve eğitim teknolojileri gibi doğrudan insan yaşamına dokunan alanlarda kapsayıcı çözümler üretilmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/nur-yagci-alan.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Nur Yağcı Alan</strong></p>

<p><strong>Makine Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Erdem Kaya Patent Ticarileştirme Bölümü Müdürü</strong></p>

<p><strong>Kadın mühendisler teknolojiyi şekillendirecek</strong></p>

<p>Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm, mühendislik mesleğini daha stratejik, disiplinler arası ve insan odaklı bir yapıya dönüştürüyor. Bugün mühendislerden yalnızca üretmeleri değil; veriyi doğru yorumlamaları, teknolojinin toplumsal etkilerini gözetmeleri ve özellikle sürdürülebilir çözümler geliştirmeleri bekleniyor.</p>

<p>Bir kadın patent vekili olarak bu dönüşümü özellikle fikri mülkiyet perspektifinden değerlendiriyorum. Çünkü teknoloji ne kadar hızlı gelişirse, onu doğru şekilde korumak, ticarileştirmek ve sürdürülebilir bir değere dönüştürmek de o kadar önemli hale geliyor. Yapay zekâ ve dijitalleşme çağında mühendislik ile patent dünyası artık çok daha yakın ilerliyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin ve teknoloji alanındaki kadın profesyonellerin bu süreçteki rolünü çok kıymetli buluyorum. Farklı bakış açıları, yenilikçi fikirlerin daha kapsayıcı ve güçlü biçimde şekillenmesine katkı sağlıyor. Kadınların hem mühendislikte hem de fikri haklar alanında daha görünür olması, genç kızların bu alana yönelmesi ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer alması; teknoloji dünyasının daha adil, yaratıcı ve güçlü bir geleceğe ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Mühendislikte gerçek değer artık yalnızca teknik olarak çalışan bir çözüm üretmekten değil, o çözümün yenilikçi, uygulanabilir ve korunabilir olmasından geçiyor. Bir patent vekili olarak birçok buluş dosyasında şunu görüyorum: İyi bir fikir, teknik bilgi kadar farklı düşünme, ihtiyacı doğru okuma ve problemi özgün bir açıdan ele alma becerisiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin bu noktada çok güçlü bir katkı sunduğuna inanıyorum. Analitik düşünceyi detaycılıkla, yaratıcılığı ise kullanıcı ihtiyacını anlama becerisiyle birleştirmeleri inovasyon süreçlerini güçlendiriyor. WIPO verilerine göre, en az bir kadın buluşçunun yer aldığı PCT başvurularının oranının 2010’da yüzde 23,1 iken 2024’te yüzde 37’ye yükselmesi de kadınların uluslararası patent sistemindeki görünürlüğünün giderek arttığını gösteriyor.</p>

<p>Bugün mühendislikte fark yaratan şey, yalnızca bir problemi çözmek değil; o çözümü geleceğe değer katacak bir yeniliğe dönüştürebilmektir. Kadın mühendislerin yaratıcı, dikkatli ve çok yönlü yaklaşımları bu dönüşümün en önemli güçlerinden biridir.</p>

<p>Geleceğin mühendislik dünyasında kadın mühendislerin özellikle yapay zekâ, sürdürülebilir teknolojiler, yeşil enerji, sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, akıllı şehirler ve dijital üretim gibi alanlarda daha fazla söz sahibi olacağını düşünüyorum. Çünkü bu alanlar yalnızca teknik uzmanlık değil; insan ihtiyacını doğru anlama, uzun vadeli düşünme ve toplumsal faydayı merkeze alma becerisi de gerektiriyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde kadın mühendislerin sadece uygulayıcı değil; araştıran, geliştiren, patentlenebilir çözümler üreten ve teknoloji stratejilerine yön veren liderler olarak daha güçlü bir şekilde yer alacağına inanıyorum.</p>

<p>Eklemek isterim ki, geleceğin teknolojilerini yalnızca geliştirmek değil, onları doğru şekilde korumak, yönetmek ve toplumsal faydaya dönüştürmek de büyük önem taşıyor. Bu noktada mühendislik, fikri mülkiyet ve inovasyon kültürünün birlikte düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.</p>

<p>Kadınların mühendislikte, Ar-Ge süreçlerinde, patent ekosisteminde ve teknoloji yönetiminde daha görünür olması; hem daha güçlü fikirlerin ortaya çıkmasına hem de bu fikirlerin sürdürülebilir değere dönüşmesine katkı sağlayacaktır. Genç kızların mühendislik ve teknoloji alanlarına yönelmesini desteklemek ise bu dönüşümün en önemli adımlarından biridir.</p>

<p>Bugün atılacak her adımın, geleceğin daha eşit, üretken ve yenilikçi teknoloji dünyasını şekillendireceğine inanıyorum.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/burcu-korgavus.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Burcu Korgavuş </strong></p>

<p><strong>Kimya Mühendisi </strong></p>

<p><strong>Resital Kale</strong> <strong>Gayrimenkul ve Yatırım Danışmanı</strong></p>

<p><strong>Dijital dönüşümde söz sahibi olacağız</strong></p>

<p>Bir mühendis olarak mühendisliğin artık yalnızca teknik hesaplamalar ve proje üretmekten ibaret olmadığını düşünüyorum. Yapay zekâ ve dijital dönüşüm sayesinde bilgiye ulaşmak kolaylaştı ancak doğru analiz yapmak, stratejik düşünmek ve insan odaklı çözümler üretmek daha da önemli hale geldi. Kadın mühendisler ise bu dönüşümde yalnızca teknoloji üreten değil, aynı zamanda teknolojiye insan odaklı bir bakış kazandıran önemli aktörler. Farklı bakış açıları ve güçlü iletişim becerileri sayesinde dönüşüm süreçlerine değer katıyorlar.</p>

<p>Ben kadın mühendislerin en önemli gücünün analitik düşünce ile empatiyi bir araya getirebilmeleri olduğunu düşünüyorum. Teknik konuları değerlendirirken aynı zamanda insan ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurabiliyoruz. Özellikle gayrimenkul sektöründe her müşterinin ihtiyacı farklı oluyor ve doğru çözümü bulmak için hem teknik hem de insani yönü güçlü bir yaklaşım gerekiyor.</p>

<p>Kadın mühendislerin özellikle sürdürülebilirlik, akıllı şehirler, enerji verimliliği, yapay zekâ uygulamaları ve dijital dönüşüm projelerinde daha fazla söz sahibi olacağını düşünüyorum. Ayrıca kadınların yönetim ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasıyla birlikte teknolojinin toplumsal fayda odaklı gelişimine de önemli katkılar sağlanacağını düşünüyorum.</p>

<p>Genç kadınlara söylemek istediğim en önemli şey şu: Kendinize inanın ve hayallerinizden vazgeçmeyin. Mühendislik yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda dünyaya çözüm odaklı bakmayı sağlayan güçlü bir düşünce biçimidir. Kadınların bu alandaki varlığının artması, geleceğin daha yenilikçi, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı olmasına katkı sağlayacaktır.</p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/selen-aksoz.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Selen Aksöz</strong></p>

<p><strong>Tekstil Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Genç kızlarımız mühendisliğe yönelmeli</strong></p>

<p>Mühendislik mesleğinin artık yalnızca teknik sistemlerin tasarlanması ve işletilmesiyle sınırlı olmadığını düşünüyorum. Yapay zekâ, veri analitiği, otomasyon ve dijital dönüşüm teknolojileri sayesinde mühendisler; stratejik karar süreçlerinde yer alan, veriyi yöneten ve inovasyona liderlik eden profesyoneller haline geldi. Bu dönüşüm, disiplinler arası çalışma kültürünü de beraberinde getirdi.</p>

<p>Kadın mühendisler ise bu değişimin önemli aktörleri arasında yer alıyor. Farklı bakış açıları, analitik düşünme becerileri ve ekip yönetimindeki güçlü yaklaşımları sayesinde teknolojik dönüşüm süreçlerine önemli katkılar sağlıyorlar. Günümüzde kadınların mühendislik alanındaki görünürlüğünün ve liderlik rollerinin artması, sektörün daha kapsayıcı ve daha yenilikçi bir yapıya kavuşmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Günümüz mühendislik anlayışında teknik yeterlilik kadar iletişim, yaratıcılık, iş birliği ve kullanıcı odaklı düşünme de önem taşıyor. Kadın mühendisler özellikle farklı perspektifleri bir araya getirme, detayları analiz etme ve çözüm odaklı yaklaşım geliştirme konularında önemli avantajlar sunuyor.</p>

<p>Ayrıca ekip çalışmasına verdikleri önem, değişime uyum sağlama becerileri ve sürdürülebilir çözümler geliştirme konusundaki hassasiyetleri, inovasyon süreçlerini güçlendiriyor. Çeşitliliğin bulunduğu ekiplerin daha başarılı sonuçlar ortaya koyduğu düşünüldüğünde, kadın mühendislerin sektöre sağladığı katma değer daha net görülüyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, veri bilimi, yazılım geliştirme, robotik sistemler, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir üretim teknolojileri, akıllı şehirler ve çevre teknolojileri gibi alanların ön plana çıkacağını düşünüyorum. Kadın mühendislerin bu alanlarda daha fazla sorumluluk üstleneceğine ve karar verici pozisyonlarda daha görünür olacağına inanıyorum.</p>

<p>Özellikle sürdürülebilirlik ve insan odaklı teknoloji geliştirme konularında kadın mühendislerin etkisinin artacağını öngörüyorum. Teknolojinin yalnızca verimlilik değil, toplumsal fayda ve çevresel sorumluluk perspektifiyle geliştirilmesi gerektiği günümüzde kadınların katkısı daha da değerli hale geliyor.</p>

<p>Dünya Kadın Mühendisler Günü, kadınların mühendislik alanındaki başarılarını görünür kılmak ve genç nesillere ilham vermek açısından önemli bir fırsattır. Kadınların bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer alması hem sektörün gelişimi hem de ülkemizin rekabet gücü açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Geleceğin teknolojilerini şekillendirecek genç kızlarımızın mühendislik mesleğine yönelmesini teşvik etmek, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve kadın liderlerin sayısını artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Daha kapsayıcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir gelecek için kadın mühendislerin katkısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.</p>

<p><img alt="Hümeyra Harman" class="detail-photo img-fluid" height="212" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/humeyra-harman.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Hümeyra Harman</strong></p>

<p><strong>Yüksek Endüstri Mühendisi</strong></p>

<p><strong>Çağın gelişim hızını belirleyeceğiz</strong></p>

<p>Endüstri 4.0 ile yaygınlaşan yapay zeka ve otomasyon süreçlerini mühendislik disiplininden ayrı düşünememeliyiz; aksine teknolojide bu araçlar mühendisliğin temel çıktısı olan verimliliği arttırmak için geliştirilmiştir. Teknoloji ne kadar ilerlerse de yeni nesil sorunlar var olmaya devam edecek; bu sorunlara çözümler de yine mühendisler tarafından üretilecek. Mühendislerin rolleri geleneksel kalıplardan çıkarak sürekli öğrenen ve teknolojiyi entegre eden sistem mühendislerine dönüşebilir. Günüz iş dünyasında artık çeviklik, proaktiflik ve sürekli gelişim daha çok plana çıkmaya başladı. Kadın mühendisler, doğaları gereği yüksek adaptasyon yetenekleri ve gelişim odaklı zihniyetleriyle bu dönüşüm dalgasına en hızlı uyum sağlayan dinamik gücü temsil ediyorlar. Bizler teknolojiyi sadece kullanan değil, yeni sorunlara esneklikle entegre eden liderler olarak bu yeni çağın gelişim hızını belirleyeceğiz.</p>

<p>Aslında mühendisliğin özünde her zaman problemlere çözümler üretmek yer alıyordu ancak değişen pazar istekleri ve gelişen teknoloji ile birlikte yaratıcılık ve inovasyon teknik bilgiden biraz daha öne çıktığını evet söyleyebiliriz. Kadın mühendislerin yaratıcılık yönü daha kuvvetli olduğunu düşünüyorum aynı zamanda süreçlere getirdikleri bütünsel yaklaşım ve çok boyutlu düşünme becerileriyle çok net bir fark yaratıyor. Teknik bir problemi çözerken sadece anlık sonuca odaklanmak yerine; çevresel etkileri, insan faktörünü, sürdürülebilirliği ve operasyonel riskleri aynı anda analitik bir süzgeçten geçirebiliyoruz. Detaycı olmamız verileri anlamlı, yaratıcı ve katma değerli projelere dönüştürmemizi kolaylaştırıyor. Özetle; kadın mühendislerin kapsayıcılığı, inovasyonu sadece teknik bir başarı olmaktan çıkarıp sürdürülebilir bir geleceğe dönüştüren stratejik güç olabilir.</p>

<p>Burada kendi deneyimlerimden ve gözlemlerimden yola çıkarak kadın mühendislerin yapay zeka ve sürdürülebilirlik alanlarında daha öne çıktığını söyleyebilirim. Ancak bu durum kadınların savunma sanayi gibi ileri teknik alanlardaki başarısını gölgelememeli ve erkek meslektaşlarımızı da sürdürülebilirlik odağından dışlamamalı. Mühendislik eğitimi ve vizyonu tektir, gelecek; alanlar arasında keskin sınırlar çizmek yerine disiplinlerarası işbirliği yaratmayı gerektiriyor. Bu durumun da cinsiyet ayrımı yapmadan entelektüel birikimin eşit şartlarda sahaya aktarıldığı ortak bir mühendislik aklıyla mümkün olabileceğini düşünüyorum.</p>

<p>Son olarak eklemek isterim ki; bugün konuştuğumuz yapay zeka, otomasyon ve sürdürülebilirlik dönüşümlerinin nihai amacı sadece üretim hatlarını hızlandırmak değil, dünyamızın geleceğini güvence altına almak olmalıdır. Mühendislik zekasını ve teknolojiyi, küresel Net Sıfır Karbon hedefleriyle ve döngüsel ekonomi modelleriyle entegre edemediğimiz sürece gerçek inovasyondan bahsedemeyiz. Geleceğin iş dünyasında, dijitalleşmeyi sürdürülebilir çevre politikalarıyla birleştiren bütünsel bir mühendislik yaklaşımı kazançlı çıkacaktır. Bu noktada genç bir kadın mühendis olarak misyonum; endüstriyel mükemmelliği yeşil dönüşümle harmanlayan projelere öncülük etmektir. 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü vesilesiyle, tüm meslektaşlarımın bu özel gününü kutlarım.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/kadin-muhendisler-degisimde-oncu</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-m3.jpg" type="image/jpeg" length="62609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fabrikaların geleceğine yapay zekâ imzası]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/fabrikalarin-gelecegine-yapay-zeka-imzasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/fabrikalarin-gelecegine-yapay-zeka-imzasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayide dijital dönüşüm hız kazanırken üretim süreçlerinde yapay zekâ destekli sistemler, veri odaklı yönetim modelleri ve akıllı fabrika uygulamaları işletmelerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar haline geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanayide dijital dönüşüm çalışmalarında en sık karşılaşılan sorunlardan birinin, mevcut süreçler iyileştirilmeden doğrudan dijital ortama aktarılması olduğu belirtildi. Verimsiz veya hatalı iş süreçlerinin dijital sistemlere taşınmasının sorunları ortadan kaldırmadığı, aksine daha görünür hale getirdiği ifade edildi. Bu nedenle dijitalleşme öncesinde süreç analizlerinin yapılmasının kritik önem taşıdığı kaydedildi.</p>

<p><strong>Veriyi yöneten işletmeler öne çıkacak</strong></p>

<p>Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri de veri yönetimi oldu. Günümüzde işletmelerin büyük miktarda veri topladığı ancak asıl önemli olanın bu veriyi anlamlı bilgiye dönüştürerek karar süreçlerinde kullanabilmek olduğu belirtildi. Üretimden kalite yönetimine, bakım faaliyetlerinden tedarik zincirine kadar birçok alanda veri analitiğinin işletmelere önemli avantajlar sağladığı vurgulandı. Yapay zekâ uygulamalarının başarılı olabilmesi için ise öncelikle güvenilir ve kaliteli veri altyapısının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Veri standardizasyonu ve süreç olgunluğu sağlanmadan gerçekleştirilen yapay zekâ yatırımlarının beklenen sonuçları vermekte zorlanabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Üretken yapay zekâ fabrikalara giriyor</strong></p>

<p>Sanayide son dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri olan Üretken Yapay Zekâ (Generative AI) ve Ajan Yapay Zekâ (Agentic AI) uygulamaları da etkinliğin önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Yeni nesil yapay zekâ sistemlerinin yalnızca metin veya ses verileriyle değil; görüntü, sensör verileri ve robotik hareketleri de aynı anda analiz edebildiği belirtildi. Bu sistemlerin üretim sahalarında oluşabilecek arızaları önceden tahmin etmekle kalmayıp, sorunların kök nedenlerini analiz ederek çözüm önerileri geliştirebildiği ifade edildi. Yapay zekâ destekli simülasyon teknolojilerinin ise olası riskleri henüz ortaya çıkmadan tespit ederek işletmelere önemli maliyet avantajları sağladığı vurgulandı. Uzmanlar, tüm teknolojik gelişmelere rağmen insan deneyimi ve denetiminin üretim süreçlerinde kritik önemini korumaya devam edeceğinin altını çizdi.</p>

<p><strong>İletişim Yazılım'dan dijital dönüşüme rehberlik</strong></p>

<p>Bursa Podyum Davet'te gerçekleştirilen "Akıllı Fabrika Dönüşümü: MES, BPM ve Yapay Zekâ ile Entegre Çözümler" etkinliği sanayiciler ve sektör temsilcilerinden yoğun ilgi gördü. Programın açılış konuşmasını İletişim Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Bilgin, "Fabrikaların Dijital Beyni: AI ve NLP" başlıklı sunumunda yapay zekâ ve doğal dil işleme teknolojilerinin üretim tesislerindeki kullanım alanlarını anlattı. İletişim Yazılım Satış ve Pazarlama Direktörü Çağla Karayel Şen ise "ManageMind BPM ve Process Compass ile EFQM Uygulamaları" başlıklı sunumunda iş süreçleri yönetimi ve süreç mükemmelliği uygulamalarına ilişkin bilgiler paylaştı. Sürdürülebilirlik başlığında gerçekleştirilen oturumda ise Uludağ Üniversitesi'nden Doç. Dr. Efsun Dindar ve EBTM Proje Yöneticisi Nazlı Z. Şahnaoğlu, "Veriye Dayalı Karbon Yönetimi ile Sürdürülebilir Rekabet" konusunda değerlendirmelerde bulunarak karbon ayak izi yönetimi ve çevresel performansın işletmeler açısından giderek artan önemine dikkat çekti. Programda ayrıca dijital dönüşüm uygulamalarını başarıyla hayata geçiren firmaların deneyimleri de paylaşıldı. Marmarabirlik Bilgi Teknolojileri Müdürü Ahmet Kurt, kurumun dijitalleşme yolculuğunu ve elde ettiği kazanımları aktarırken, Bekamak Ar-Ge Uzmanı Yunus Emre Kınacı da firmanın teknoloji yatırımları ve dijital dönüşüm süreçlerine ilişkin bir başarı hikâyesi sundu. İletişim Yazılım, üretim sektörüne yönelik geliştirdiği MES (Üretim Yürütme Sistemi), BPM (İş Süreçleri Yönetimi) ve yapay zekâ destekli çözümleriyle işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Üretim verilerinin anlık olarak izlenmesi, süreç performansının artırılması, kaynak kullanımının optimize edilmesi ve karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çözümler sunan firma, sanayide verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün yaygınlaşmasına destek oluyor.</p>

<p></p>

<p><img height="263" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/tuncer-hatunoglu-3.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Tuncer Hatunoğlu</strong></p>

<p><strong>İletişim Yazılım YKB</strong></p>

<p><strong>Dijital dönüşüm sadece proje değil</strong></p>

<p>Bugün Bursa'da bu etkinliği düzenliyor olmanın bizim için ayrı bir anlamı var. Çünkü Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri değil sadece Bursa. Bursa aynı zamanda gerçekten, benim de gözlemlerimle, dijital dönüşümün, sanayideki dönüşümün, inovasyonun öncü merkezlerinden biri.</p>

<p>​Biz İletişim Yazılım olarak, 32 yıl önce Bursa'dan çıktığımız bu yolculukta, artık Türkiye'nin birçok ilinde MES dediğimiz Manufacturing Execution System'ın kısaltılması üretim yürütme sistemleri, BPM dediğimiz Business Process Management'ın kısaltılması süreç yönetimi yazılımlarını geliştirdik. Bugün de yapay zekâ teknolojisi ile bu çözümlerimizi güçlendirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>​Bugün MES ve BPM çözümleri aslında işletmelerin dijital altyapısını güçlendiren sistemler. Üretim sahasından, üretimi üst yönetime kadar tüm süreçlerinin görünür, izlenebilir olmasını sağlayan sistemler. Ve biz artık sadece yazılım üreten bir şirket olarak görmüyoruz kendimizi. Veriye dayalı yönetim kültürünün sahaya inerek; dijital dönüşümün ölçülebilir verimliliğe, maliyet avantajına ve sürdürülebilir rekabet gücüne kavuşmasını sağlamak istiyoruz işletmelerin veriye dayalı yönetim anlayışıyla ve birlikte çalıştığımız işletmelerin daha iyi, daha kaliteli üretmelerine, daha düşük maliyetle üretmelerine ve doğru karar almakla ilgili süreçlerine destek olmaya çalışıyoruz. Yani sürdürülebilir büyüme için işletmedeki tüm veriyi bir blok halinde, bir güç halinde getirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>​Ben 44 yıldır bu sektörün içerisindeyim. 44 yıllık deneyimimle şunu söyleyebilir bin bir teknoloji firması olarak kesinlikle altını çizerek söylemek istiyorum ki; işletmeleri başarıya götüren sadece teknolojik yatırımları olmadığını söylemek isterim. Bir kere işletmelerin doğru strateji uygulamaları, ölçülebilir hedefler koyabilmeleri, iyi yönetilmiş süreçlerinin olması, etkin kullanılan verisi ve her şeyden önemlisi, ortak amaca kilitlenmiş insan kaynakları bence işletmeleri başarıya götüren en önemli unsurlar.</p>

<p>​Bu nedenle dijital dönüşüme yalnızca bir teknoloji projesi olarak görmek bence büyük bir yanılgı oluyor. Yönetimin, kültürün, liderliğin ve rekabetçiliğin dönüşümü olarak görmemiz gerekiyor.</p>

<p>​Bir kere, bildiğiniz gibi istatistikler şunu söylüyor, özellikle uluslararası yapılıyor, Türkiye'de pek bu istatistikler yok: Dijital dönüşümü yapan işletmeler, yatırımlarını yaparlarken, yola çıkarlarken bir para harcıyorlar; bunun dönüşümünü istedikleri seviyede alamıyorlar. Operasyonel verimliliği, çalışan memnuniyetini ve müşteri deneyimlerini istediği seviyeye getiremiyorlar. Bunun nedenini ben, biraz sonra sıralamaya çalışacağım düşüncelerimle, dijital dönüşüm tuzaklarında görüyorum. Yani özetlersek; bugün size bu anlatacaklarımızın ötesinde, sadece bunları almak yetmiyor, işletmelerimizi bu şekilde yönetmemiz, bu şekilde bu dönüşüm, dijital dönüşüm projelerini yönetmemiz gerekiyor. Yani dijital dönüşüm süreçlerin, yönetim anlayışının, kurum kültürünün, karar mekanizmalarının yeniden tasarlanmasını gerektiren kapsamlı bir dönüşüm aslında.</p>

<p>​Şimdi bu tuzaklar neler derseniz; birincisi, teknolojiyi hedef haline getirmek diyorum. Yani işletmenin gerçek hedefi o teknolojiyi yakalamak değil; işletmenin gerçek hedefi stratejik yönetiminde kayıtlıdır. Stratejik olarak belirlediği hedefler ve süreçlerle belirlediği hedeflerde gizli. Bu hedeflere ulaşmak için teknoloji bir araç; teknolojiyi amaç olarak görmememiz gerekiyor.</p>

<p>​İkinci tuzak, süreçlerimizi iyileştirmeden dijitalleşmek. Şimdi bütün bunu siz aldığınız bir yazılımdan beklediğiniz zaman yanılıyoruz. Ne yapıyoruz? Mevcut geçmişteki birtakım formlarla, onay mekanizmalarıyla çalıştıklarımızı eğer biz dijitalleştirdik deyip e-mail sistemine aktararak, dönüştürerek, kişilerin haberdar olmasını sağlayarak bir "dijitalleştik" diyorsak; bilin ki problemlerinizi daha hızlı karşılaşacak hale getirmiş oluyorsunuz. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: Demek ki bir dijital dönüşüm projesine başlamadan önce mutlaka önce süreçlerimizi gözden geçirmeli ve bunları sadeleştirmeliyiz. Sonra, olgunluğuna inandığımız süreçleri dijitalleştirmeniz gerekiyor. Evet, ikinci tuzağı böyle görüyorum.</p>

<p>​Üçüncü tuzak, veriyi bilgiye ve karara dönüştürememek. Evet, işletmelerde artık birçok veri var; bu verileri topluyoruz, raporluyoruz, andon ekranlarına koyuyoruz, her an her yerde bütün veriyi görüyoruz. Ama gerçekte acaba bu veriyi karar alma süreçlerinde, ani bir değişiklikte, iyileştirme projesinde ne kadar kullanabiliyoruz, bu veri bizi ne kadar destekleyebiliyor, sadece veriyi süreçlerimizi yönetirken mi kullanıyoruz, karar almada kullanabiliyor muyuz? Zaten karar almada kullanmaya karar verdiğinizde doğru veriye, temiz veriye ihtiyaç duyacaksınız. O zaman sisteme zaten daha fazla sahip çıkacaksınız. Dolayısıyla üçüncü tuzağı da böyle görüyorum.</p>

<p>​Dördüncü tuzak, insan faktörünü göz ardı etmek. Burada bizim yazılımcılara da çok iş düşüyor. Bir kere, kullanımı zor sistemleri biz kullanıcıların önüne getirdiğimiz zaman ekranların karmaşası nedeniyle ve de o kişinin üzerindeki operasyonel yükler nedeniyle kişi hemen yan yollara sapmaya çalışıyor. Ya bir Excel'e geçiyor ya bir kağıt kaleme gene geçiyor. Dolayısıyla o süreci dijitalleşmesini engelliyor ve deliyor. Demek ki o zaman üzerimize düşen şey sadece "İlle de bunu yapacaksın," demek değil; kullanıcının deneyimini ve feedback'ini çok iyi göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bunu yapmadığınız sürece o operasyon yükü nedeniyle kolay yollara kendisi sapmaya çalışacaktır. Bunu ortadan kaldırmamız lazım.</p>

<p>​Beşinci öngördüğüm tuzak, dijital dönüşümü sadece bir IT projesi olarak görmek. Bu da önemli yanlışlarımızdan biri. Sadece bir program alarak işletmeye almaktan bahsetmiyoruz. Eğer dijital dönüşüme biraz evvel saydığım şekilde ele alıyorsak, o zaman üst yönetimin liderliğinde bir dijital dönüşüm komitesine ihtiyaç var. Bu komitenin içerisinde insan kaynakları da olacak, satış da olacak, üretim de olacak, kalitelerce de olacak, bütün operasyonel süreçleri yönetenler bu işin içinde olacak ve bu dijital dönüşüme inanıyor olacaklar. Ancak bu şartlar altında bu dönüşüm gerçekleştirilebilir.</p>

<p>​Son olarak söyleyeceğim tuzak da son yılların en popüler konusu yapay zeka ile ilgili. Yapay zeka uygulamalarında ben bir strateji eksikliği görüyorum. Şöyle ki; bunu bir teknolojik bir araç olarak görmemiz gerekiyor ve bu teknolojik araç inanın ki öncelikle sağlam, temiz bir veriye ihtiyaç duyuyor. Eğer siz basit, sadece elinizdeki bir öngördüğünüz bir veriyle bunu yaptığınız zaman sizi çok yanlış yerlere de sürükleyebilir. Bunun önüne geçebilmek için dijital yani yapay zeka projesine başlamadan evvel ben data analytics diye bir konsepti, daha fazla uzatmayayım ama, bölümünü oluşturmanızı ve dijital dönüşümün bir parçası olan bu yapay zekada, yapay zeka ile ilgili de kendinize doğru bir strateji uygulamanızı öneriyorum. Veri kalitesi, süreç standardizasyonu ve yönetim mekanizmalarını yeterince olgunlaştırmadan bir yapay zekâ projesine geçmek bence işletme için az bilen bir insandan çok şey beklemek gibi bir şey oluyor.</p>

<p>Bu altı tane tuzağın haricinde ben bir de karbon yönetiminden söz etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi artık önümüzdeki günlerin önemli konularından birisi de karbon yönetimi. Karbonunu yönetmeyen işletmeler rekabetçilikte mutlaka geri kalacaklar. E karbon yönetimi dediğimiz şey de veriyle olmak zorunda. Dolayısıyla dijitalleşmenin çok farklı bir şeyi değil; neticede dijitalleşmeyen bir işletme karbonunu da yönetemez.</p>

<p>​Önümüzdeki günlerde fiyat listelerinizde ürünlerinizin sadece fiyatları değil, karbon değerlerini de ifade edeceksiniz. Bazı ürünleriniz pahalı ama daha düşük karbonluysa müşterileriniz bunu tercih etmeye başlayacak. Dolayısıyla siz bu fiyat mekanizmanızı oluştururken sahadaki karbonunuzu ölçemiyorsanız, yönetemiyorsanız, iyileştiremiyorsanız rekabette mutlaka geri kalacaksınız. Bu nedenle dijital dönüşüm, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik artık birbirinden ayrı konular değil; bu işler bir bütün. Hepsi aynı dönüşüm yolculuğunun birer parçası.</p>

<p>​Gerçekte dönüşüm teknolojiyi merkezine koymamalı; insanı, süreçleri ve değeri merkeze koymak zorunda. Bunlarla bu işleri, bunlar için yapıyoruz biz bu işleri. Yani sonuçta şunu söyleyebilirim, şunun aklınızda kalmasını isterim: At arabasının üzerine bir motor takarsak otomobil elde etmiş olmayız. Bütün bu teknolojileri satın alırken bunu dikkate almanızı rica ediyorum. Gerçekten bir otomobile sahip olmak istiyorsanız onun bütün parçalarını, oraya nasıl ulaşacağınızı anlamaya çalışın. At arabasına motor takarak bu işi elde edemeyeceğimizden emin olmanızı istiyorum.</p>

<p>​Önümüzdeki üç büyük dönüşüm gündemi şunlar olacak: Birincisi dijital dönüşüm, diğeri yeşil dönüşüm bunları biliyorsunuz ve bence en önemlisi de insanın dönüşümü. İşletmelerimizde bu üç dönüşüme de çok önem vermemiz gerekiyor. Kendi işletmemizdeki stratejik yönetimimize göre varmak istediğimiz hedef için nasıl bir organizasyon yapacağız ve bu organizasyondaki pozisyonların hangi yetkinliklere ihtiyacı olacak ve ben bu dönem içerisinde bu yetkinlik açıklarını nasıl tamamlayacağım; bu mutlaka üst yönetimin önemli gündem maddesi olmak zorunda. Ve işletmedeki ekibin dijital yetkinliğini artırmak asli görevlerimizden biri olmalı.</p>

<p>​<img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/metin-bilgin.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Doç. Dr. Metin Bilgin</strong></p>

<p><strong>Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi</strong></p>

<p><strong>Yapay zekayla karar verme sürecindeyiz</strong></p>

<p>Endüstri 5.0 çağındayız ve bunun yapay zekâ ile birleşiminden kısaca bahsetmemiz gerekiyor. Endüstri 4.0 daha çok otomasyonun ve nesnelerin interneti dediğimiz, insanı biraz daha dışlayan bir mekanizmayla işliyordu. Artık Endüstri 5.0 ile beraber insanın da içerisinde olduğu ve mevcut yapay zekâ araçlarının karar verici bir mekanizma olmasıyla kolektif bir öğrenmenin, daha doğrusu kolektif bir karar verme sürecinin içerisine girmiş bulunuyoruz. Burada yapay zekâ bizim için çok önemli bir araç. Yapay zekâ dediğimiz takdirde onun birçok alt bileşeni var. Bunlardan bahsedecek olursak; mevcut durumda MES sistemleri ve bunun yanı sıra BPM sistemleri var. Bunlar zaten sizin alanınız. MES sistemi dediğimiz, üretim süreçlerinin tamamını içerisine alan sistemler; BPM dediğimiz ise üretim süreçlerinin dışındaki diğer süreçleri de içerisine alan sistemler olarak düşünülebilir.</p>

<p>​Yapay zekâ araçlarının kendi içerisindeki belirli aşamalarından bahsedilebilir ancak geleneksel yapay zekâ sistemleri, mevcut durumda sadece karar veren bir sistem olmaktan çıkmış durumdadır. Artık hayatımızda Generative AI dediğimiz, yani Üretken Yapay zekâ sistemleri var. Dolayısıyla bu sistemler sadece karar vermiyorlar ya da sadece yorumda bulunmuyorlar; verdikleri kararların gerekçelerini veya aldıkları kararların nedenlerini detaylı bir şekilde bizlere açıklamaya başladılar.</p>

<p>​Mevcut duruma bakıldığında akıllı üretim dendiğinde; MES'lerin, BPM'lerin ve yapay zekanın bir araya gelerek oluşturduğu bir sistemden bahsediliyor. Üretimde yapay zekâ dediğimizde ise aslında bunun birçok farklı uygulamasını görmek mümkün. Üretimde yapay zekâ süreçlerini; tahmine dayalı bakım faaliyetlerinin yürütülmesinden görüntü işlemeye, gerçek zamanlı üretim planlamasından diğer birçok farklı alana kadar geniş bir yelpazede değerlendirebiliriz. Ancak burada en önemli unsurlardan biri, veri noktasıdır. Hangi işi yapıyorsanız yapın, çok iyi yapay zekâ modelleri de geliştirseniz; bu sistemi kurarken, modeli kurgularken ve modele öğretirken muhakkak elinizde o alanla ilgili muazzam verilerin olması gerekiyor. Tabii ki şu ayrı bir tartışma konusu: Son zamanlarda çıkan veri odaklı sistemlerde, verinin muazzam seviyelerde olması her zaman gerekmeyebilir. İşin yapılacağı domaine göre farklı kıstaslar olabilir ama verisiz hareket edebilme şansına maalesef sahip değiliz.</p>

<p>​Biz yapay zekayı kullanarak proseslerin optimizasyonunu sağlayabiliyoruz. Optimizasyon dediğimiz kavram, bildiğiniz üzere bir sistemi daha iyi ya da en iyi hale getirebilmektir. Burada yapay zekâ araçlarının yardımlarıyla, mevcuttaki proseslerin tüm adımlarını sizin yerinize sistem tasarlayabilir, kurgulayabilir ve çok daha iyi hale getirebilir.</p>

<p>​Yapay zekâ dendiğinde genellikle sadece görüntü işleme, robotik veya bilgisayarlı görü gibi alanlar gözünüzde canlanabilir. Genellikle de algı böyledir. Ama NLP (Natural Language Processing) dediğimiz, Türkçesi Doğal Dil İşleme olan kavram; aslında bugün kullandığınız üretken yapay zekaların ya da bir başka tabirle LLM'lerin arkasındaki yapıdır. ChatGPT veya Gemini gibi birçok uygulamanın arkasında bu teknoloji yer alır. Yani yapay zekanın doğal dil işleme alanı, günümüzdeki gelişmiş uygulamaların aslında mutfak kısmıdır.</p>

<p>​Peki neden NLP çalışmalıyız? Kendimden örnek vermem gerekirse; 2010'lu yıllarda doktora yapmaya karar verdiğimde Yıldız Teknik Üniversitesi'ni seçtim. Sebebi şuydu: O dönem Türkiye'de doğal dil işleme çalışan sadece iki üniversite vardı; İTÜ ve Yıldız Teknik. ODTÜ'de de bir grup vardı. "ODTÜ ve İTÜ bizi aşar, haddimizi bilelim" diyerek Yıldız Teknik'i tercih ettik. Son 4-5 yıla kadar gerek akademik anlamda gerekse piyasadaki firmaların tercihleri anlamında bizler çok fazla tercih edilmiyordu. Çünkü doğal dil işlemeyle ilgili yaptığınız işler Türkçe özelindeydi. Dolayısıyla bu çalışmaları akademik olarak bir dergi makalesine çevirmek ya da piyasada karşılık bulmasını sağlamak oldukça zordu. Genellikle görüntü işleme veya robotik gibi alanlar çok daha popülerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​Ancak artık yapay zekâ, dilden bağımsız sistemler geliştirebiliyor. Yani siz ChatGPT ve benzeri sistemler üzerinde herhangi bir dilde soru sorup cevaplar üretebiliyorsunuz. Dolayısıyla artık dilin o bağlayıcı unsuru ortadan kalkmış durumda. Bu anlamda son 4-5 yılda muazzam gelişmeler oldu, birçok LLM modeli ortaya çıktı. Örneğin Google Translate'i düşünün; bundan 10 yıl önce çok kötü çeviriler yapabiliyorken, şu an mükemmele yakın –hala insan seviyesinde değil ama– çeviriler yapabiliyor. Bunun en büyük gerekçesi, arka tarafta kullanılan dilden bağımsız mimarilerin kurgulanabilmesidir.</p>

<p>​Aslında insanoğlu olarak farkında olmasak da yazarken, hayal kurarken, konuşurken, okurken ya da düşünürken sürekli NLP süreçlerini işletiyoruz. Hepsini bir senaryosu var. Hayal kurarken veya bir şeyi okurken de orada bir akış vardır. NLP dediğimiz şey dokümantasyondur, yani metindir; text'ten yola çıkar ama işin içerisinde ses de vardır. Dolayısıyla NLP, hem sesin hem de yazının işlenmesi sürecidir. İnsanoğlu bir dille iletişim kuruyor ve bu, kültürel çevrede gelişen bir durum. Programlama dillerini insanoğlu sıfırdan oluştururken; "doğal dil" dediğimiz kavram, insanların kültürel çevresinde zamanla oluşan Türkçe, İngilizce gibi dillerdir. Bizim amacımız ise sesleri ve yazıları analiz edebilmektir.</p>

<p>​NLP teknolojisinin fabrikalarda ve üretimde kullanılabileceği birçok alan bulunuyor. Operatör notlarının analiz edilmesi, arıza kayıtlarının sınıflandırılması ya da sesli komut sistemlerinin entegrasyonu gibi alanlarda bu teknolojiden faydalanabiliyoruz. Benden sonraki sunumda bu konulara detaylıca girileceği için buraları kısa geçiyorum. Sesi ve yazıyı doğru kullanarak elimizdeki verileri çok daha hızlı bir şekilde işleyebilir, karar mekanizmalarımızı verimli hale getirebilir ve insan kaynağımızı çok daha efektif yönetebiliriz.</p>

<p>​Türkiye'de ve dünyada önde gelen birçok firma NLP araçlarını süreçlerine dahil etmiş durumda. Örneğin Arçelik, metin analizi yöntemlerini kullanarak kalite kontrolü yapan bir sistem kurguladı ve mevcut süreçlerinde kullanıyor. Vestel, sesli geri bildirimleri NLP ile analiz ederek süreçlerini yönetiyor. Aselsan, arıza metinlerinin sınıflandırılması için NLP metotlarından faydalanıyor. Ziraat Bankası ve TUSAŞ gibi Türkiye'nin önde gelen birçok firması da NLP araçlarını geliştirerek mevcut süreçlerine entegre ediyor. Dünyaya baktığımızda ise Bosch'un operatör geri bildirimlerini NLP ile işlemesi, General Electric'in arıza tespit sistemleri, Airbus ve Toyota gibi devlerin uygulamaları bu alanın en büyük örnekleridir.</p>

<p>​Son olarak, etik kurallara sadık kalmak kaydıyla, bizzat içerisinde bulunduğum birkaç projeden bahsetmek isterim. İstanbul Sabiha Gökçen merkezli, dünyanın en büyük ikinci uçak bakım firması olan MyTechnic'te operatörler, bir parçayı incelerken yaptıkları her şeyi hala el yazısı ile not alıyorlar. Bu durum binlerce doküman demek. Klasik kâğıda alınmış bir notun dijital ortama aktarılması büyük bir zaman kaybıydı. Geliştirdiğimiz proje kapsamında bu notları otomatik olarak dijital ortama aktarabilen ve anlamlandırabilen, o alana özgü (domain-specific) bir model kurguladık. Son test aşamalarında, süreçlerde yüzde 40 oranında bir iyileşme sağlandığı bildirildi ki bu muazzam bir rakamdır.</p>

<p>​Bir diğer çalışmamız ise Arabam.com özelindeydi. Bir aracınızı satmaya götürdüğünüzde, ekspertiz uzmanı aracınızın kontrolünü yaparken el yazısıyla notlar tutar. Bu notlar daha sonra sisteme girilir ve merkezdeki uzmanlar tarafından araca bir fiyat biçilir. Firmanın 130'a yakın şubesinden anlık olarak muazzam bir veri akışı gerçekleşiyor. Karşı tarafta fiyat verecek uzman sayısı ise sınırlı. Müşteri ise haklı olarak sabırsız ve hemen fiyat almak istiyor. Geliştirdiğimiz NLP teknikleri sayesinde, girilen ekspertiz raporlarını anında anlamlandırarak süreci çok daha hızlı ve otomatik bir hale getirmeyi başardık.</p>

<p></p>

<p><img height="336" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/cagla-karayel-sen-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Çağla Karayel Şen</strong></p>

<p><strong>İletişim Yazılım Satış ve Pazarlama Direktörü</strong></p>

<p><strong>Yapay zekada uzun soluklu veriler önemli</strong></p>

<p>1994 yılında Bursa'da kurulmuş bir yazılım firmasıyız. Kurulduğumuz günden beri hep üretim sektöründe faaliyet gösteriyor, farklı alt sektörlere yönelik projeler geliştiriyoruz. Bizim ana uzmanlık alanımız üretim yönetimi ve üretimin dinamikleridir. Bu doğrultuda, MES (Üretim Yürütme Sistemi) alanında "CoralReef" adını verdiğimiz bir uygulamamız bulunuyor. Global ölçekteki gelişmeleri ve literatürü yakından takip edebilmek, MES'in nerede durması gerektiğini ve kendimizi nasıl geliştireceğimizi doğru değerlendirmek adına MESA kuruluşuna da üyeyiz.</p>

<p>​Biz, dışarıdan hazır ürün getirip bunun entegrasyonunu ya da implantasyonunu yapan bir firma değiliz; tamamen kendi ürününü geliştiren ve mevcut ürünlerini sürekli olarak yenilemeye devam eden bir yapıyız. Son yıllarda savunma ve havacılık sektörlerinde de faaliyetlerimizi ciddi oranda artırdık. Bu kapsamda HAVELSAN ve ASELSAN gibi büyük kuruluşların onaylı tedarikçisi olarak çalışmalarımızı sürdürüyor, aynı zamanda TUSAŞ ile de projeler yürütüyoruz.</p>

<p>​Bursa'da iki ayrı ofiste, yaklaşık 40 kişilik bir ekiple hizmet veriyoruz. Ekibimizin yüzde 60 gibi yüksek bir oranı mühendis kadrosundan oluşuyor. Merkez ofisimiz, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı bir Ar-Ge Merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Burada yürüttüğümüz çalışmalar, ağırlıklı olarak TÜBİTAK kapsamında gerçekleştirdiğimiz projelerden oluşuyor. İkinci ofisimiz ise Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde, yani ULUTEK bünyesinde yer alıyor.</p>

<p>​Kalite standartlarına ve kurumsal altyapıya büyük önem veriyoruz; bu doğrultuda ISO 9001, ISO 27001, ISO 10002, ISO 22301 ve Yerli Malı Belgesi gibi önemli belgelere sahibiz. İlginç ve güçlü olan tarafımız şu ki, tüm bu sertifikasyon süreçlerini ve standartları yine kendi geliştirdiğimiz bir çözüm olan "ManageMind BPM" (İş Süreçleri Yönetimi) başlığı altındaki uygulamamızla sürdürüyoruz.</p>

<p>​Bugüne kadar dijitalleşme yolculuğumuzda kazandığımız çeşitli ödüllerimiz oldu. Bu ödülleri almamızın arkasındaki temel itici güç, aslında kendi iç iş süreçlerimizi de tamamen dijitalleştirmeyi başarmış olmamızdır. Bizim vizyonumuza göre yapay zeka artık sadece geleceğin teknolojisi değil; bugünün üretim hatlarında arızaları öngören, verileri anlamlı içgörülere dönüştüren ve karar alma süreçlerini hızlandıran aktif bir araçtır. Geleceğin akıllı fabrikaları aslında bizim için çoktan çalışmaya başladı ve biz de geliştirdiğimiz yerli çözümlerle bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz.</p>

<p>Uluslararası Arenada Dijitalleşme ve E-Aydınlatma süreçleri kapsamında, haziran sonuna kadar Ulusal EFQM sürecine başvuru aşamasını gerçekleştiriyoruz. Umarım bir aksilik olmazsa onu da tamamlayıp sürecimize devam ettireceğiz. Ayrıca, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin düzenlediği İnovalig yarışmasına katılıyoruz. 2023 yılından beri bu yarışmada çeşitli seviyelerde yer alıyoruz; 2023 yılında Türkiye üçüncüsü olduk, daha sonra ise yarı finalist ve finalist olarak belirli aşamalara gelmeye devam ettik.</p>

<p>​Savunma Sanayii Başkanlığı'nın yürüttüğü EYDEP (Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme Programı) programında 2020 yılından beri sertifikasyon sürecindeyiz ve şu anda da sertifikamız günceldir. Son girdiğimiz denetimden aldığımız puanla birlikte, Savunma Sanayii Başkanlığı'nda bu programda en yüksek puanı alan yazılım firması ödülünü almaya hak kazandık. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu; çünkü kurum içerisinde aynı zamanda iç denetçi olarak denetimlere çok sık giren biri olarak söyleyebilirim ki, EYDEP girdiğim en zor denetimlerden biriydi.</p>

<p>​2025 yılında Bilişim Yıldızları yarışmasına katıldık ve bu yarışmada, ilerleyen süreçte detaylandıracağımız yapay zeka ürünlerimizden biri olan "ManageSQL AI" ile üçüncülük ödülü almaya hak kazandık. Yine 2025 yılının mayıs ayından itibaren bir yıl boyunca geçerli olan Great Place to Work sertifikasını aldık. Burada elde ettiğimiz puanla en iyi işverenler listesinde bulunmaya hak kazanarak ödül süreçlerimize bir yenisini ekledik.</p>

<p>​Biz bu çalışmaları yürütürken firmalar içerisinde şunu gözlemledik: Müşterilerimiz veya müşteri adaylarımız bize, MES ile üretim takibi yaptıklarını, bunun dışında ERP'leri olduğunu ve finansal süreçleri işletmek için bunlarla entegre çalıştıklarını belirttiler. Fakat bunların dışında kalan süreçler de vardı. İşte o noktada, akıllı işletme çözümleri dediğimiz ManageMind kategorisi bu alanda kendine yer edindi. Bir sonraki oturumda detaylarından ve hatta karbon tarafıyla ilgili ayrı bir oturumda sunumlarından bahsedeceğimiz bir BPM çözümü geliştirdik. Biz aslında CoralReef, ManageMind ve ERP ürünleriyle üç ana kategoride işletmelerin birçok iş sürecini dijitalleştirmeyi amaçladık.</p>

<p>​Son yıllarda yapay zekâ tarafı çok fazla gündemde olan bir konu haline geldi ve biz de bir Ar-Ge merkezi olduğumuz için bu alanda çalışmalar yapma ihtiyacı duyduk. Diğer yandan; MES, üretim ve BPM gibi ürünlerimiz sayesinde aslında çok fazla veri toplama imkânı da bulduk. Çünkü yapay zekaya geçebilmemiz için alt kırılımda en temel düzeyde doğru ve uzun soluklu verilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla yaptığımız bu iş bizi yapay zekâ tarafındaki projelere de götürdü. Bunların arasında çeşitli ürünleşmiş çalışmalarımız ve proje aşamasında olanlar var; sunum içerisinde bunları da sizlerle paylaşıyor olacağım.</p>

<p>​Ben 10 yıl önce İletişim Yazılım'da satış sorumlusu olarak göreve başladığımda, o dönemde "Endüstri 4.0'a geçiyoruz, dijitalleşiyoruz, bizi dijital dönüştürür müsünüz?" talebi vardı. Ancak alt kırılımda aslında ne yapılacağı çok net değildi; firmalar üretimiyle, sahasıyla bu sistemleri nasıl eşleştireceklerini çok yorumlayamıyorlardı. Şu anda da yapay zekâ tarafının bana benzer bir hissiyat verdiğini söyleyebilirim. Üretimde bazı uygulamalar eskiye nazaran nispeten biraz daha var olsa da, uçtan uca ve tam konsolide ürünlerin olmadığını çok fazla gözlemliyorum. Birçok sektörde müşterilerle birebir temas ettiğim ve sahalarını gezme imkânı bulduğum için biliyorum; çok büyük holding bünyesinde olan firmaların dahi parça parça sistemlerle verileri bütünleştirmeye çalıştıklarını ama çoğunlukla ayrı sistemlerde kaldıklarını görebiliyorum.</p>

<p>​Biz CoralReef üzerinde çalışırken şuna odaklanmıştık: Tabii ki bu bir MES çözümü ve bunun içerisinde üretimden veri toplama bizim için önemli bir kırılım. Fakat tek başına bunun firmalarda yeterli olmadığını gördük. Çünkü üretim sahasında üretimin destek birimleri, farklı alanları ve sektörel bazı uygulamaları var. Dolayısıyla biz burada modüler bir uygulama olsun ve aslında firmalara tam bir uçtan uca MES çözümü sunalım istedik. CoralReef'in hayat hikayesi biraz böyle gelişti. Biz sektör bağımsız çalışıyoruz. Otomotiv ve savunma-havacılık gibi sektörlerin yanında gıda sektörü ve tekstilde yaptığımız projeler, çalışmalar var. Çok bambaşka üretimler yapan birçok müşterimiz mevcut. Bizim için önemli olan firmanın üretim yapmasıdır. Ne ürettiğinden ziyade bizim amacımız, tamamen tasarıma açık ve esnek bir uygulama olan CoralReef'i koda müdahale etmeden uyarlayabilmektir. Bu da bize, birçok farklı sektörde onların jargonuna, akışlarına ve işleyişlerine uygun bir MES modeli oluşturabilme avantajı sağlıyor. CoralReef'in içerisinde neler yaptığımıza gelecek olursak, belirttiğim gibi birçok farklı sektörde bu yapıyı uyguluyoruz.</p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/doc-dr-efsun-dindar.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Doç. Dr. Efsun Dindar</strong></p>

<p><strong>Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi</strong></p>

<p>​<strong>Karbonu yönetmek zorundayız</strong></p>

<p>İklim değişikliğini konuştuğumuz son dönemlerde aslında küresel ısınmanın kaynağına ve dünyayı ısıtmada sorumlu olan aktörlere bakmak gerekiyor. Yaklaşık 10-15 yıl önce sanayiye, tarıma ya da insan nüfusunun artışına bağlı çevresel faktörleri ve çevre kirliliğini konuşuyorduk. Ancak iklim değişikliği ve küresel ısınma, bilimsel verilerle birlikte yönetmemiz gereken bir süreç olarak karşımıza çıktı. Sürdürülebilirlik ve karbon yönetiminin işin içine girmesiyle, birbirine entegre yürütülmesi gereken yeni bir döneme girdik. Sürdürülebilirlik kavramı son dönemde çok popüler olduğu için bazen içi boşaltılabiliyor. Ancak sürdürülebilirlik, 1987 yılındaki tanımıyla, bugünün ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama hakkını tehlikeye sokmadan karşılayabilmektir. Bizde genellikle süreklilik ile sürdürülebilirlik birbirine karıştırılıyor. Bir işi mevcut şartlarda aynen devam ettirmek sürekliliktir. Sürdürülebilirlik ise, doğal kaynak kullanımından bağımsız olarak, bizden sonraki nesillerin de aynı ihtiyaçlarını karşılayabileceği doğal kaynakları koruyan bir sistem kurmaktır. İklim değişikliği ve küresel ısınma denince akla gelen en önemli konulardan biri sera gazı etkisidir. Dünyanın ekolojik döngüsünde pek çok sera gazı söz sahibidir ancak majör sera gazı karbondioksit (CO2) olduğu için biz karbonu yönetmek zorundayız.</p>

<p>​Güneşten gelen radyasyon dünyaya doğru hareket eder. Dünyaya ulaşan bu radyasyonun bir kısmı kutuplardan yansıyarak geri döner. Karalara ve denizlere gelen kısım ise absorbe edilir, yani tutulur. Bunu yazın beyaz giyindiğimizde serin, koyu renk giyindiğimizde sıcak hissetmemize benzetebiliriz. Dünya için de durum böyledir; kutuplara gelen radyasyon yansır, okyanuslara ve karalara gelen ise tutularak dünyayı ısıtır. Dünyaya ulaşan radyasyonun bir kısmı atmosferden geçerek uzaya geri dönerken, diğer kısmı ise sera gazları tarafından tutulur. Sera gazlarını dünyayı katman katman saran bir battaniye gibi düşünebiliriz. Eğer sera gazları hiç olmasaydı, dünya şu an -18°C olurdu ve yaşanabilir bir formda kalmazdı. Sera gazlarının varlığı sayesinde dünya atmosferi yaklaşık +15°C sıcaklığa sahiptir ve bu sayede flora, fauna ve bizler yaşamımıza devam edebiliyoruz. Yani doğal sera gazı etkisi kötü bir şey değildir; sorun, atmosferin tamponlama gücünü aşan fazla miktardaki gazın küresel ısınmaya sebep olmasıdır.</p>

<p>​Dünyanın gelen radyasyonu yansıtabilme özelliğine Albedo Etkisi adı verilir. Buzulların çok ciddi bir yansıtma gücü vardır. Bizden çok uzakta olan kutuplardaki erimeyi neden dert edinmeliyiz? Çünkü kutuplar eriyip buz kütleleri azaldığında, dünyaya gelen radyasyonu atmosfere geri gönderecek bir yansıtıcı yüzey kalmamış oluyor. Bu durum, dünyaya ulaşan tüm radyasyonun tutulması ve dünyanın daha fazla ısınması anlamına geliyor. Bu yüzden küresel ısınmayı belli bir çatıda tutmak ve kutuplardaki erimenin önüne geçmek zorundayız.</p>

<p>​Mauna Loa Gözlem İstasyonu, 1960 yılından beri karbondioksit seviyelerini ölçüyor. Geldiğimiz son noktada atmosferdeki karbondioksit düzeyi 433 ppm seviyesini geçmiş durumdadır. Dünya tarihi boyunca bu seviyelere daha önce hiç ulaşılmamıştı. Sanayinin gelişmesi, nüfusun artması ve talepleri karşılamaya yönelik üretim ihtiyaçları nedeniyle karbon emisyonlarımız gün geçtikçe artıyor. Yapılan çalışmalara göre yapay yollarla üretilen bu sera gazı emisyonlarından en fazla sorumlu olan ülkelerin başında sırasıyla Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan geliyor. Türkiye'nin bu emisyonlardaki payına baktığımızda ise yaklaşık yüzde 1 gibi bir oran görmekteyiz. Türkiye'nin 1990 yılından 2024 yılına kadar olan sera gazı emisyon verilerini incelediğimizde, gazların atmosfere salındığı alanların başında enerji sektörü gelmektedir. En çok enerjimizi elde ederken karbon emisyonu ortaya çıkartıyoruz çünkü lokomotif güç olarak enerjimizi hâlâ büyük oranda fosil yakıtlardan sağlıyoruz. Yenilenebilir enerjinin payı her geçen yıl artsa da fosil yakıtlara olan bağımlılık nedeniyle enerji sektörü emisyonların başında geliyor. Bunu sırasıyla endüstriyel süreçler ve tarım takip ediyor.</p>

<p>​Son 5 yılda hepimiz iklim değişikliğinin etkilerini bölgesel alanlarda ve gündelik hayatımızda tecrübe etmeye başladık. Bu etkilerin en başında kuraklık geliyor. Geçen sene barajlarımızda su kalmamasına, musluklarımızdan su akmayacak düzeye gelmesine neden olan olağanüstü bir kuraklık dönemi yaşadık. Diğer bir etki ise sel ve taşkınlardır. Bizde kuraklık yaşanırken, Karadeniz bölgesinde ciddi anlamda can ve mal kayıplarına sebep olan seller meydana geldi. Şiddetli kasırgalar ve hava olaylarının sıklığındaki değişimler da bu durumun birer parçasıdır. Bozduğumuz ekolojik döngü, hava olaylarında ani değişimleri de beraberinde getiriyor. Bir anda fırtına çıkabiliyor; ani rüzgâr, dolu ve seller vurabiliyor. Örneğin geçtiğimiz yıllarda nisan ayında yaşanan çok şiddetli bir dolu yağışı nedeniyle o sezon dalında kalan kirazlar büyük zarar görmüş ve doğrudan kiraz yiyemediğimiz bir dönem oluşmuştu. İklim değişikliği ve karbon yönetimi artık sadece çevresel bir duyarlılık değil, üretimden tarıma, ekonomiden sosyal hayata kadar uçtan uca yönetmek zorunda olduğumuz olduğumuz en kritik süreçlerden biridir.</p>

<p></p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/nazli-zeynep-sahnaoglu.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Nazlı Zeynep Şahnaoğlu</strong></p>

<p><strong>EBTM Proje Yöneticisi</strong></p>

<p><strong>Doğru veri doğru analiz</strong></p>

<p>Bugüne kadar şirketlerimizde gördüğümüz en önemli unsurlardan biri maksimum kaliteydi. Müşteriler bizden kaliteli ürün istiyor, bunların zamanında teslim edilmesini bekliyor ve tüm bunların tabii ki minimum maliyetle gerçekleşmesini talep ediyordu. Ancak son dönemde işler değişmeye başladı. Artık müşteriler bizden karbon ayak izimizi istiyor. Pazarlık masalarımızda karbon ayak izleri konuşuluyor; izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik konuları gündeme geliyor. Dolayısıyla bizler de "Bunları nasıl yönetiriz?" sorusundan yola çıkarak bir çözüm ürettik.</p>

<p>​Eminim her birinizin fabrika sahalarında pek çok verisi vardır. Sahadan veri topluyorsunuz, muhasebeden veri topluyorsunuz; bunları Excel'lerde, ERP sistemlerinde ya da lojistik gibi pek çok alanda kurguluyorsunuzdur. İçinizde "Benim hiç verim yok, ben hiç veri tutmuyorum" diyen var mı? Biz de aynen böyle tahmin etmiştik. Ancak bu verilerinizin çok büyük bir kısmının Excel dosyalarında olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Excel'ler uzun zamandır bizim hayat arkadaşımız, can yoldaşımız oldu. İçlerinde çok güzel kodlar yazıyor, formüller oluşturuyor ve süreci çok güzel yönetiyoruz.</p>

<p>​Çünkü bu verileri topluyoruz ama günün sonunda sonucun ne olduğuna bakmamız gerekiyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması yasası gelmek üzere. Özellikle ihracat yapıyorsanız ya da yurt dışında iş birliği yürüttüğünüz firmalarınız varsa, sizden bu süreçlerle ilgili birtakım zorunlulukları yerine getirmeniz istenecek. Dijital ürün pasaportu ve ESG raporlamaları da bu zorunlulukların başında geliyor. Artık yeni dönemin temel beklentisi tam olarak şudur: Güvenilir, izlenebilir ve kanıtlanabilir bir veri.</p>

<p>​Peki bunu eskiden nasıl yapıyorduk? Son 4-5 yıldır gündemimizde olan yöntem açıkçası şuydu: Yıl sonunda birilerinden raporlar çekiliyor, Excel dosyaları toplanıyor; Aralık bitip Ocak ayı geldiğinde "Biz bu yıl ne yaptık, karbon ayak izimiz neydi?" diyerek işkence dolu süreçlerden geçiliyordu. Günün sonunda, Ocak ayının sonlarına doğru ancak tek bir rapor ortaya çıkartılabiliyordu.</p>

<p>​Oysa artık yeni dönemde bunu sürekli ve canlı olarak izlemek durumundayız. Çünkü rekabet bunu gerektiriyor. Geliştirdiğimiz merkezi veri entegrasyonu sayesinde, sistemlerinizden herhangi bir manipülasyona veya insan müdahalesine ihtiyaç duymadan otomatik olarak veri çekebiliyoruz. Eğer IoT sisteminiz varsa; sahada, fabrikada ya da ofislerinizde bulunan verileri otomatik olarak sisteme aktarıyoruz. IoT sisteminiz yoksa da hiç problem değil; kullanıcı dostu ekranlarımız aracılığıyla manuel veri girişine de imkân tanıyoruz.</p>

<p>​Bu entegrasyon bize temel olarak düşürücü faaliyet analizleri sağlıyor. Yani aylar boyunca takip ettiğiniz bir veriyi, işin sonunda çok daha kolay yönetebiliyorsunuz. Yıl sonu gelmeden ve "Yıl sonu raporumuz buydu" demek zorunda kalmadan önce süreç hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Ayrıca, tıpkı S4SEM sistemimizde olduğu gibi bu yazılımımızda da bir erken uyarı mekanizması bulunuyor. Bu mekanizma, belirlediğiniz emisyon limitlerine henüz ulaşmadan önce size önden bilgilendirmeler yapıyor. Böylece sınıra geldiğinizde ve müdahale etmeniz gerektiğinde, bunu sınırı aştıktan sonra değil, henüz aşmadan önce öğrenip aksiyon alabiliyorsunuz.</p>

<p>​Yazılımımız uluslararası iki önemli referans standardıyla da tam uyumlu çalışmaktadır: ISO 14064 ve ISO 14067. Bu sayede hem ürün bazlı hem de kurum bazlı karbon ayak izi hesaplamalarınızı rahatlıkla ve güvenle yapabiliyorsunuz. Tüm bu süreçlerin en güzel yanı ise tamamen şeffaf bir ortamda yürütülüyor olmasıdır.</p>

<p>Bizler karbon yönetiminin artık bir veri yönetimi olduğunu söylüyoruz. Yani mevcut verilerinizi yönettiğiniz gibi karbon ayak izinizi yönetmeye de kolaylıkla geçiş yapabilirsiniz. "Doğru veri, doğru analiz, doğru karar ve sürdürülebilir gelecek" diyerek, Endüstriyel Bilgi Teknolojileri Merkezi'nin de misyonu olan bilgiyi veri aracılığıyla kullanma amacına hizmet eden bir yazılım sunuyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ahmet-kurt.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ahmet Kurt</strong></p>

<p><strong>Marmarabirlik Bilgi Teknolojileri Müdürü</strong></p>

<p><strong>İhracat şampiyonu firmayız</strong></p>

<p>​Marmarabirlik 1954 yılında kurulmuş. 72 yıllık bir zeytin kuruluşu. 8 tane kooperatifi ve 30.000 kadar da üretici ortağı var. Kendi dalında, daha doğrusu sofralık siyah zeytinde dünyanın en büyük zeytin kuruluşu. Aynı zamanda çok modern tesislerimiz var. 570 dönüm arazi üzerinde kurulu, 155 dönüm üretim sahası var. Bir yanlış hatırlamıyorsam 75 ya da 100 dönüm arası bir de mamul depo ve yardımcı malzeme depomuz var.</p>

<p>​Her yıl aşağı yukarı 50 milyon kilo civarında falan ham zeytin alıyoruz üretici ortaklarımızdan. Depolarımızda ise, havuzlu depo depolarımızda ise 70 milyon kilo zeytin depolama kapasitemiz var. Bu ham zeytinden bahsediyorum.</p>

<p>​Her yıl 10.000 ton zeytinyağı dolum kapasitemiz var. Günde 220 ton zeytinyağı sıkma ve depolama kapasitemiz var. Her yıl da 52.000 ton zeytin ambalajlama kapasitemiz var.</p>

<p>​70 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye'de ise 58 tane bayimizle tüm Türkiye'ye ürünlerimizi gönderiyoruz. Yılın zeytin ihracat şampiyonu olmuş bir firmayız.</p>

<p>​Çok detaylara girmeyelim, sizi sıkmadan artık CoralReef'e geçmek istiyorum. Ana ürünümüz bizim zeytin, sonrasında zeytinyağı ve zeytin ezmesi var.</p>

<p>​Biz CoralReef ile 2013 yılında çalışmaya başladık. 2012 yılında İletişim Yazılımla tanıştık. Birçok MES projesi aslına bakarsanız, demosunu yaptık, POC'sini yaptık. Ama neden CoralReef diye sorarsanız, cevap çok basit: Fayda ve maliyet. Biz o kadar çok projeyle karşılaştık ki MES'te, korkunç paralardı. CoralReef'te karar verdik demolarından sonra.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/yunus-emre-kinaci.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Yunus Emre Kınacı</strong></p>

<p><strong>Bekamak Makine Ar-Ge Uzmanı</strong></p>

<p><strong>96 Ülkeye ihracatımız var</strong></p>

<p>Bekamak Ar-Ge Merkezi’nde Makine Mühendisi olarak görev yapıyorum ve yaklaşık 3 yıldır Ar-Ge uzmanı olarak burada çeşitli projeler yürütüyorum. Aynı zamanda Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde doktora öğrencisiyim.</p>

<p>​Bizim buradaki başarı hikayemiz, aslında 2022 yılının sonlarında makinelerimizi internete bağladığımız "Corelink IoT" projesine geçiş sürecimizle başladı. Bununla birlikte, sunumumda daha önce Eren Bey’in de bahsettiği Avrupa Birliği projesinin başlatılması, yürütülmesi, sürdürülmesi ve sonlandırılması aşamalarında aktif görev aldım. Ticari anlamda çok büyük bir başarıya ulaşan bu projemiz kapsamındaki çalışmalarımıza hâlâ yoğun bir şekilde devam ediyoruz.</p>

<p>​Şirketimiz Bekamak, 1984 yılında şerit ve daire testere makineleri üretimi amacıyla kurulmuş, şu an ise Türkiye’de pazar lideri olan bir firma. Yıllık ortalama 220 çalışanımızla, 20.000 m²lik bir alanda üretimimizi gerçekleştiriyoruz. Son iki yıldır kurum içinde soğutma sıvısı optimizasyonu ve kaynak verimliliği gibi sürdürülebilirlik çalışmalarına ciddi şekilde ağırlık verdik. Bu konudaki en büyük adımlarımızdan biri de yaptığımız güneş enerjisi yatırımı oldu. Nisan 2025'ten beri fabrikamızın enerji ihtiyacının yüzde 100’ünden fazlasını güneş enerjisinden karşılıyor, hatta ihtiyacımızdan fazlasını üretiyoruz.</p>

<p>​Ar-Ge süreçlerimize bakacak olursak; çalışmalara 2010'lu yılların başında başladık ancak 2018 yılında resmi olarak Ar-Ge Merkezi unvanını aldık. Şu an merkezimizde toplam 20 personel barındırıyoruz. Burada sadece standart testere makineleri üretmeye değil; bu makinelere yeni teknolojik çözümler entegre etmeye, literatür ve patent araştırmaları yapmaya, pazarda veya literatürde olmayan yenilikçi çalışmaları bünyemize katmaya odaklanıyoruz. Üniversitelerle iş birliği yapmadığımız hiçbir dönem neredeyse olmadı; ulusal ve uluslararası projeleri, tez çalışmalarını ve doktora sonrası araştırma projelerini üniversitelerle ortaklaşa yürütüyoruz.</p>

<p>​Üretim tarafında aylık ortalama 160 adet makine kapasitemiz var. Ürün portföyümüzün yüzde 80'inden fazlası detaylı bir çeşitliliğe sahip olsa da bizim esas odak noktamız şerit ve daire testereler ile müşterilerimizin özel malzeme kesim taleplerine yönelik geliştirdiğimiz "özel projeler" kısmı. Biz Ar-Ge ekibi olarak çoğunlukla bu özel projeler aşamasında devreye giriyoruz.</p>

<p>​Ürettiğimiz makinelerin yüzde 80’ini ihraç ediyoruz. Ağırlıklı olarak Avrupa pazarı olsa da Amerika’dan Avustralya kıtasına kadar toplam 96 ülkeye ihracatımız var. Türkiye genelinde ihraç edilen testere makineleri pazarında Bekamak olarak yaklaşık yüzde 60'lık bir paya sahibiz. Ayrıca son 5 yıldır takım tezgâhları ihracatı odaklı araştırmalarda Türkiye'de ilk 5 firma arasında yer alıyoruz ve bu alanda kazandığımız toplam 5 adet ödülümüz bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/fabrikalarin-gelecegine-yapay-zeka-imzasi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-m2.jpg" type="image/jpeg" length="49734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökçelik’ten yarım asırlık kutlama]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelikten-yarim-asirlik-kutlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gokcelikten-yarim-asirlik-kutlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa sanayisinin köklü kuruluşlarından Gökçelik, kuruluşunun 50’nci yılını düzenlenen görkemli geceyle kutladı. İş dünyasının önemli isimlerini buluşturan programda şirketin yarım asırlık yolculuğu anlatılırken, uzun yıllardır görev yapan çalışanlara da kıdem ödülleri verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gökçelik Yönetim Kurulu Başkanı ve NOSAB Kurucu Başkanı Yalçın Aras ise konuşmasında şirketin kuruluş hikâyesini anlattı. 1976 yılında merhum ortağı Göçkin Aras ile çıktıkları yolculuğun bugün 50’nci yılına ulaştığını belirten Aras, yarım asırlık süreçte krizler, büyüme dönemleri ve zorlukların yaşandığını ifade etti. Türkiye’de şirket ömürlerinin ortalama 25-30 yıl arasında değiştiğine dikkat çeken Aras, 50 yılı aşan şirket sayısının oldukça sınırlı olduğunu söyledi. Aras, “Bir şirketi ayakta tutmak sadece ekonomik başarı değildir. Güven vermek, dostlukları korumak ve kurumsal hafıza oluşturabilmektir. Bugün dileğim Gökçelik’in yalnızca 100’üncü yılına değil, 200’üncü yılına da ulaşmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Gazcılar’dan dünyaya uzanan başarı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NOSAB Başkanı Erol Gülmez de Gökçelik’in Bursa’nın yerel bir markasından küresel bir oyuncuya dönüşmesinin önemli bir başarı hikâyesi olduğunu söyledi. Bu başarının yalnızca yöneticilerin değil, tüm çalışanların ortak emeğiyle ortaya çıktığını vurgulayan Gülmez, Gökçelik’in Bursa sanayisinin gelişimindeki önemli aktörlerden biri olduğunu kaydetti.</p>

<p>Gökçelik CEO’su Zafer Barış Yazan, konuşmasında şirketin zorlu dönemlerde gösterdiği dirence dikkat çekti. Küresel krizler ve ambargoların ihracatçı firmaları zorladığını belirten Yazan, buna rağmen yeni pazarlara açılarak büyümeyi sürdürdüklerini söyledi. Bugün Gökçelik ürünlerinin dünyanın 70’ten fazla ülkesinde bulunduğunu ifade eden Yazan, döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın ihracatçılar açısından önemli bir sorun oluşturduğunu ancak şirket olarak yatırımlarını sürdürdüklerini vurguladı. Gökçelik’in temel prensibinin sürekli yatırım olduğunu belirten Yazan, “27 yıllık çalışma hayatım boyunca iki yıl üst üste aynı şirkette çalışıyormuş hissine hiç kapılmadım. Her yıl yenilenen, her yıl büyüyen bir yapının parçası olduk” dedi.</p>

<p><strong>Çalışanlara vefa</strong></p>

<p>Gecenin sonunda Gökçelik bünyesinde 5, 10, 15, 20, 30, 40 ve 50 yıldır görev yapan çalışanlara teşekkür plaketi ve kıdem ödülleri verildi. Şirket yöneticileri, Gökçelik’in bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm çalışanlara teşekkür ederek, yarım asırlık başarı hikâyesinin gelecek nesillerle daha da büyüyerek devam edeceğini ifade etti. Gece 50.yıl pastasının kesilmesi ve konser ile sona</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelikten-yarim-asirlik-kutlama</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-s4.jpg" type="image/jpeg" length="29419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmarabirlik'ten kahvaltı sofralarına sağlıklı imza]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/marmarabirlikten-kahvalti-sofralarina-saglikli-imza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/marmarabirlikten-kahvalti-sofralarina-saglikli-imza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin köklü üretici kuruluşlarından Marmarabirlik, 72 yıllık kurumsal hafızası, üretim kültürü ve tüketici güveninden aldığı güçle kahvaltı sofralarına yeni bir ürün kazandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmarabirlik Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması; trans yağ, palm yağı ve koruyucu içermeyen temiz içeriği, yüzde 18 fındık oranı, zeytinyağıyla zenginleştirilen özel reçetesi ve tamamen Marmarabirlik'e ait formülasyonuyla kendi kategorisini oluşturmaya hazırlanıyor. Türkiye genelindeki yerel zincir marketlerde raflara çıkan, ilk ihracatı da gerçekleştirilen ürün; Marmarabirlik'in zeytincilikten gelen köklü birikimini yeni nesil tüketici beklentileriyle buluşturan vizyonunun en yeni temsilcisi olarak öne çıkıyor. 72 yıldır üretici ortaklarından aldığı güçle faaliyetlerini sürdüren Marmarabirlik, zeytincilikten gelen köklü birikimini katma değerli ürünlerle geleceğe taşımaya devam ediyor. Türkiye'nin en güçlü kooperatif markalarından biri olan Marmarabirlik, kurumsal hafızası, üretim disiplini ve kalite anlayışıyla geliştirdiği Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması'nı tüketicilerin beğenisine sundu. Uzun soluklu ve titiz Ar-Ge çalışmaları, sayısız deneme üretimi ve kapsamlı tüketici beklentisi analizlerinin ardından tamamen Marmarabirlik'e ait reçeteyle geliştirilen ürün; yüzde 9 zeytinyağı, yüzde 18 fındık oranı ve temiz içerik yaklaşımıyla yalnızca yeni bir ürün değil, kahvaltı kategorisinde yeni bir bakış açısının da temsilcisi olarak dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>72 yıllık tecrübenin yeni imzası</strong></p>

<p>Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, kurumun bugüne kadar oluşturduğu marka değerinin tesadüf olmadığını belirterek, yeni ürünün de aynı üretim disiplini ve kalite anlayışının sonucu olduğunu söyledi. Yıldız, "Marmarabirlik'in gücü yalnızca markasından ya da üretim kapasitesinden gelmiyor. Asıl gücünü üretici ortaklarından, 72 yıllık kurumsal hafızasından ve zeytincilik kültüründen alıyor. Bugün geliştirdiğimiz her yeni ürün, bu köklü geçmişin ve geleceğe dönük vizyonumuzun ortak eseridir. Amiral gemimiz olan siyah zeytini ayakta tutmak, değerini korumak ve marka gücümüzü yeni kategorilere taşımak amacıyla geliştirdiğimiz Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması da bu güvenin, köklü tecrübenin ve kalite anlayışının yeni temsilcisidir. Biz yalnızca üretim gerçekleştirmiyor; üreticiden tüketiciye uzanan, güvene dayalı güçlü bir değer zinciri inşa ediyoruz” dedi.</p>

<p><strong>İlk ihracat gerçekleştirildi, hedef Avrupa</strong></p>

<p>Yeni ürünün yurt dışı yolculuğunun da başladığını açıklayan Yıldız, ilk ihracatın dört farklı ülkeye gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi: "İlk ihracatımızı Almanya, Avusturya, İsviçre ve İngiltere’ye gerçekleştirdik. Öncelikli hedefimiz yurt dışındaki etnik pazarlarda güçlü bir yer edinmek. Ardından Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefliyoruz. Nasıl ki zeytinde ve zeytinyağında Marmarabirlik adı güvenle anılıyorsa, yeni ürün kategorilerinde de aynı güveni oluşturmak istiyoruz. Marmarabirlik, güçlü üretici yapısını, kurumsal hafızasını ve marka değerini yenilikçi projelerle büyütmeye devam edecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/marmarabirlikten-kahvalti-sofralarina-saglikli-imza</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-s2.jpg" type="image/jpeg" length="48144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşilova’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı başarılarla güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yesilovanin-surdurulebilirlik-yaklasimi-basarilarla-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yesilovanin-surdurulebilirlik-yaklasimi-basarilarla-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alüminyumdan geliştirdiği yenilikçi çözümlerle geleceğin mobilite ve endüstri ihtiyaçlarına katkı sağlayan Yeşilova, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla uluslararası standartlarda başarı elde etmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>50 yılı aşkın deneyimiyle alüminyum sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan Yeşilova; hafifliği, dayanıklılığı ve yüksek geri dönüştürülebilirlik özelliğiyle sürdürülebilir geleceğin en önemli malzemelerinden biri olan alüminyumu, otomotivden raylı sistemlere kadar birçok kritik endüstri için katma değerli çözümlere dönüştürüyor. Sürdürülebilirliği tüm süreçlerine entegre eden Yeşilova şirketleri, küresel ölçekte kabul gören EcoVadis sürdürülebilirlik değerlendirmelerinde önemli başarılar elde etti. Yeşilova Otomotiv, 2025 EcoVadis değerlendirmesi kapsamında Gümüş Madalya almaya hak kazanırken; Yeşilova Döküm ilk katılım gösterdiği 2026 değerlendirmesinde 78/100 puan ile Gümüş Madalya başarısına ulaştı. Raylı sistemler sektöründe global üreticilerin çözüm ortağı olan Canray Ulaşım ise EcoVadis skorunu 63’ten 69’a yükselterek sürdürülebilirlik performansındaki gelişimini ortaya koydu. Çevre, iş etiği, çalışma ve insan hakları ile sürdürülebilir tedarik zinciri başlıklarında şirketlerin performansını değerlendiren EcoVadis’te elde edilen sonuçlar; Yeşilova’nın kaynak verimliliğini artırma, çevresel etkilerini azaltma ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirme odağındaki çalışmalarının önemli bir göstergesi oldu. Yeşilova, alüminyumun sunduğu çevresel avantajları güçlü mühendislik yetkinlikleriyle birleştirerek sürdürülebilirliği yalnızca ürünlerinde değil, tüm operasyonlarında temel bir iş yapış biçimi olarak ele alıyor. Sürdürülebilir üretim, sorumlu tedarik zinciri ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını geliştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın bir diğer önemli çıktısı olarak Yeşilova Otomotiv, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından verilen Tedarik Sanayii Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü’nün sahibi oldu. İş’te Denge, Net Sıfır ve PETEK projeleriyle sürdürülebilirliği çevresel boyutun ötesinde ele alan şirket; insan, çevre ve gelecek odağında değer yaratmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yesilovanin-surdurulebilirlik-yaklasimi-basarilarla-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-s1.jpg" type="image/jpeg" length="18028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otobüs yan sanayii firmaları boy gösterdi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/otobus-yan-sanayii-firmalari-boy-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/otobus-yan-sanayii-firmalari-boy-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) 17-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Busworld Türkiye 2026 Fuarı, uluslararası otobüs endüstrisi ve yan sanayisinin önemli temsilcilerini bir araya getirdi. HKF Fuarcılık A.Ş. ve Busworld International iş birliğiyle gerçekleştirilen organizasyonda Bursa, güçlü üretim altyapısı ve otobüs yan sanayisindeki yetkinliğiyle dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin otomotiv üretim üssü konumundaki Bursa’dan yaklaşık 50 firma fuarda yer alarak mühendislik gücünü, Ar-Ge odaklı çalışmalarını ve yüksek yerlilik oranına sahip ürünlerini sergiledi. İç dizayndan dış aksama, elektronik sistemlerden iklimlendirme çözümlerine kadar geniş bir ürün yelpazesiyle katılan firmalar, uluslararası alıcılarla yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı.</p>

<p><strong>Bursa firmaları ürünlerini dünyaya tanıttı</strong></p>

<p>Fuar süresince gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri (B2B), Bursalı firmaların yeni pazarlara açılmasına ve mevcut ihracat ağlarını genişletmesine katkı sağladı. Özellikle Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Latin Amerika’dan gelen sektör profesyonelleri, Bursa merkezli üreticilerin sunduğu yenilikçi çözümlere yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir ulaşım çözümleri öne çıktı</strong></p>

<p>Busworld Türkiye 2026’da sürdürülebilir mobilite teknolojileri ön plana çıktı. Elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli otobüslere yönelik geliştirilen hafif yapı elemanları, enerji verimliliği sağlayan iklimlendirme sistemleri, geri dönüştürülebilir malzemeler ve akıllı dijital donanımlar ziyaretçilerden ilgi gördü. Bursalı firmaların geliştirdiği yüksek katma değerli ürünler, sektörün yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sağlayan çözümler arasında yer aldı. Fuarda sergilenen yeni nesil teknolojiler, kentin otomotiv ve yan sanayi alanındaki rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><strong>Yeni ihracat bağlantıları kuruldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Busworld Türkiye 2026, Bursa firmaları açısından yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesinde, yeni ihracat fırsatlarının değerlendirildiği önemli bir ticaret platformu oldu. Fuar boyunca gerçekleştirilen görüşmelerin, önümüzdeki dönemde ihracat hacmine ve uluslararası iş birliklerine olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Sektör temsilcileri, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Bursa’nın sahip olduğu üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve kalite anlayışıyla uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi sürdürdüğünü belirtti. Önceki organizasyonlarda 12 binden fazla profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan Busworld Türkiye, bu yıl da sektörün önemli karar vericilerini İstanbul’da buluşturdu. Genişleyen sergi alanı ve artan katılımcı sayısıyla dikkat çeken fuar, otobüs üreticileri, yan sanayi firmaları ve teknoloji sağlayıcıları için önemli bir iş geliştirme platformu olarak öne çıktı. Busworld Türkiye 2026’da yer alan Bursa firmaları ise yüksek teknolojiye dayalı üretim güçlerini uluslararası arenaya taşıyarak kentin otomotiv ve yan sanayideki lider konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/otobus-yan-sanayii-firmalari-boy-gosterdi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-m4.jpg" type="image/jpeg" length="23395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devler liginde Bursa'dan 31 firma]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/devler-liginde-bursadan-31-firma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/devler-liginde-bursadan-31-firma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında Bursa, bu yıl da sanayideki güçlü konumunu korudu. Geçen yıl 27 firmanın yer aldığı listede bu yıl 31 Bursalı şirket kendine yer bulurken kentin üretim, ihracat ve istihdam gücü bir kez daha ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HIDIRCAN KAYA</p>

<p>Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmalarından biri olan İSO 500'ün 2025 yılı sonuçları açıklandı. Üretimden satışlara göre hazırlanan listede Bursa merkezli firmalar, otomotiv başta olmak üzere enerji, gıda, metal, tekstil, kimya ve makine sektörlerindeki güçlü performanslarıyla dikkat çekti. Bursa'nın amiral gemisi konumundaki otomotiv sektörü, bu yıl da listenin üst sıralarındaki yerini korudu. Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş., 235,4 milyar TL'lik üretimden satış rakamıyla Türkiye genelinde 4'üncü sıraya yükselirken, Bursa'nın en büyük sanayi kuruluşu olmayı sürdürdü. TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. ise 82,9 milyar TL'lik üretimden satışla 21'inci sırada yer aldı. Türkiye'nin yerli otomobil girişimi TOGG da yükselişini sürdürdü. Geçen yıl 37'nci sırada yer alan şirket, 60,9 milyar TL'lik üretimden satış rakamıyla 28'inci sıraya yükselerek Bursa sanayisinin yeni nesil üretim gücünü temsil etti.</p>

<p><strong>Bursa'nın ihracat gücü dikkat çekti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İSO 500 listesinde yer alan Bursa firmalarının toplam ihracatı 7,5 milyar doları aştı. Kentin ihracat lideri 4,3 milyar dolarlık dış satımla Oyak-Renault olurken, Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. 1,2 milyar doların üzerindeki ihracatıyla ikinci sırada yer aldı. TOFAŞ ise yaklaşık 858 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bursa'nın ihracat performansında otomotiv sektörü belirleyici rol oynarken, yan sanayi, metal, kablo, kimya ve tarım sanayi kuruluşları da dış ticarete önemli katkı sundu.</p>

<p><strong>İstihdamda da güçlü tablo</strong></p>

<p>İSO 500 listesinde yer alan Bursa firmaları yaklaşık 40 bin 350 kişilik istihdam oluşturdu. En fazla çalışan sayısına sahip şirketler arasında Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. 7 bin 868 çalışanla ilk sırada yer alırken, Oyak-Renault 5 bin 628, SÜTAŞ ise 5 bin 291 çalışanıyla öne çıktı. Sanayide yaşanan zorlu ekonomik koşullara rağmen firmaların üretim ve istihdam gücünü koruması, Bursa ekonomisinin dayanıklılığını da gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>Listeye yeni giren ve yükselen firmalar</strong></p>

<p>Bu yılın dikkat çeken gelişmelerinden biri de bazı Bursa firmalarının listede önemli sıçramalar gerçekleştirmesi oldu. Geçen yıl 142'nci sırada bulunan Siro Silk Road Temiz Enerji Depolama Teknolojileri, 90'ıncı sıraya yükselerek Bursa'nın yükselen yıldızları arasına girdi. Bursa'nın köklü sanayi kuruluşlarından Asil Çelik, Coşkunöz Metal Form, Gemlik Gübre, Rollmech Otomotiv, Feka Otomotiv ve Yazaki Wiring Technologies gibi firmalar da listede yer alarak üretim güçlerini ortaya koydu. Ayrıca geçen yıl listede bulunmayan Eker Süt Ürünleri Gıda San. ve Tic. A.Ş., bu yıl İSO 500'e girerek Bursa'nın temsil gücünü artıran şirketlerden biri oldu.</p>

<p><strong>Bursa sanayisi çeşitleniyor</strong></p>

<p>2025 sonuçları, Bursa'nın yalnızca otomotiv kenti olmadığını bir kez daha gösterdi. Otomotivin yanı sıra enerji depolama teknolojileri, süt ve gıda sanayi, metal işleme, kablo teknolojileri, kimya, tekstil ve tarım sanayi alanlarında faaliyet gösteren firmalar da listede önemli yer tuttu. Özellikle TOGG ve Siro Silk Road gibi yeni nesil teknoloji yatırımlarının üst sıralara yükselmesi, Bursa'nın gelecekte yüksek katma değerli üretimde daha güçlü bir konuma ulaşacağının sinyallerini verdi.</p>

<p><strong>Bursa üretim üssü olmayı sürdürüyor</strong></p>

<p>İSO 500 listesinde 31 firma ile temsil edilen Bursa, Türkiye'nin en önemli üretim merkezlerinden biri olma özelliğini korudu. Küresel ekonomideki belirsizliklere, yüksek finansman maliyetlerine ve iç piyasadaki yavaşlamaya rağmen Bursa sanayisinin üretim kapasitesini artırması ve yeni sektörlerde büyümesini sürdürmesi dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri, ileri malzeme teknolojileri ve yüksek katma değerli üretim yatırımlarıyla Bursa'nın önümüzdeki yıllarda İSO 500 içerisindeki ağırlığını daha da artıracağını değerlendiriyor.</p>

<p><img height="464" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-m1-liste-1.jpg" width="300" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/devler-liginde-bursadan-31-firma</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1569-m1.jpg" type="image/jpeg" length="79860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'da üniversite adaylarına ücretsiz ulaşım desteği]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursada-universite-adaylarina-ucretsiz-ulasim-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursada-universite-adaylarina-ucretsiz-ulasim-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, 20-21 Haziran Cumartesi ve Pazar günleri YKS’ye girecek olan tüm üniversite adaylarına toplu ulaşımın ücretsiz sunulacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM Başkanlığınca düzenlenecek ve 2 milyon 425 bin 628 adayın başvuru yaptığı 2026 YKS, 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek. Cumartesi günü saat 10.15'te YKS'nin birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testine (TYT) katılacak olan adaylar, Pazar günü ise 10.15'teki Alan Yeterlilik Testlerine (AYT) ve aynı gün saat 15.45'te Yabancı Dil Testine (YDT) katılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi, 20-21 Haziran Cumartesi ve Pazar günleri sınava girecek adaylara toplu ulaşımın ücretsiz olacağına açıkladı. Üniversite adayları, cumartesi ve pazar günleri 07.00-19.00 saatleri arasında sınav giriş belgelerini ibraz ederek toplu ulaşımdan (BursaRay, tramvay, otobüs) ücretsiz yararlanabilecek.</p>

<p>Hafta sonu gerçekleşecek olan YKS’de ter dökecek olan tüm adaylara başarılar dileyen Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, “Tüm adayların hedefledikleri veya gönüllerinden geçen üniversitelere yerleşmelerini temenni ediyorum. Gençlerimizin ve tüm adayların sınav yerlerine daha rahat ulaşabilmesi adına cumartesi ve pazar günleri ücretsiz toplu ulaşım desteği veriyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak YKS hazırlık kurslarında olduğu gibi tercih döneminde de gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursada-universite-adaylarina-ucretsiz-ulasim-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/37297-m-t-zh-mz-rk-o-d.jpeg" type="image/jpeg" length="47229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa plajlarında kalite ve konfor artıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-plajlarinda-kalite-ve-konfor-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-plajlarinda-kalite-ve-konfor-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bursa Büyükşehir Belediyesi, deniz ve göl kıyı bandında yer alan 24 halk plajında kalite ve konforun artırılması için kum kayıplarına karşı hummalı bir çalışma yürütüyor.<br />
<br />
Bursa’nın sahil kenti kimliğini öne çıkararak yaz turizminden hak ettiği payı alabilmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, sahilleri daha temiz, düzenli ve konforlu hale getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.<br />
<br />
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Sahil Planlama ve Yapım Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, sahillerde temizlik işlemlerine devam ederken; duş, soyunma kabini, tuvalet ve diğer sosyal donatılar da vatandaşların hizmetine sunuldu. Kış aylarında oluşan kirlilikleri büyük bir titizlikle temizleyen ekipler, kum kayıpları için takviye, kum serme, tesviye işlemlerini son aşamaya getirdi. Mavi Bayraklı plajlarda ise ücretsiz şezlong ve engelli erişim rampa imkanlarıyla konfor artırıldı.<br />
<br />
Vatandaşların can güvenliği için ise İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı 100 cankurtaran, 24 bölge ve 52 farklı noktada görevlendirildi. Ayrıca 7 bot ve 2 jetski de kullanıma alındı. Ekipler, olası boğulma olaylarına karşı sezon boyunca sahillerde devriye atmaya başladı. Yüzmeye uygun olmayan gölet, dere, baraj gölü ve denizdeki riskli noktalara ise 210 adet güvenlik ve uyarı tabelaları dikildi.<br />
<br />
Yine uzman ekipler tarafından su kalitesinin takibi de büyük bir titizlikle yapılıyor. Vatandaşlardan gelen öneri ve şikayetler ise hızlıca değerlendirilerek gerekli işlemler yapılıyor.<br />
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, toplam 277 kilometrelik deniz ve göl kıyı şeridine sahip olan Bursa’nın sahillerini yaz sezonuna hazır hale getirdiklerini söyledi. Vatandaşların gönül rahatlığıyla plajlardan yararlanabilmesi için ekiplerin görevleri başında olduğunu belirten Başkan Vekili Biba, şehrin yaz turizmden hak ettiği payı alabilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-plajlarinda-kalite-ve-konfor-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/37295-m-t-zh-mz-nk-o-d.jpeg" type="image/jpeg" length="31963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyükşehir’den güçlü altyapı için güçlü hamle]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehirden-guclu-altyapi-icin-guclu-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehirden-guclu-altyapi-icin-guclu-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, olası su sıkıntılarının önüne geçmek amacıyla şehir genelinde önemli altyapı çalışmalarını hayata geçiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa’yı geleceğe güvenle taşımak için her alanda yatırımlarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehirde susuzluk problemi yaşanmaması amacıyla BUSKİ Genel Müdürlüğü aracılığıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>

<p>Nilüfer ilçesine bağlı Çamlıca, Konak ve Kültür Mahallesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında bölgedeki su depoları Çınarcık İçmesuyu Sistemi’nden doğrudan beslenebilir hale getiriliyor. BUSKİ ekipleri tarafından yürütülen bağlantı ve altyapı düzenlemeleriyle birlikte mahallelerdeki içme suyu kapasitesi artırıldı.</p>

<p>Bölgedeki günlük 80 bin metreküplük içme suyu kapasitesini 120 bin metreküpe çıkarmak için çalışmaları yürüten BUSKİ ekipleri, Cephanelik Parkı çevresinde yaklaşık 1200 metre uzunluğunda ve 1200 milimetre çapında çelik boru isale hattı işlemlerini yürütüyor. Çalışmaların sonunda mevcut altyapı yatırımlarının verimliliği artırılacak ve kuraklık riskine karşı sistem daha güçlü hale getirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür Mahallesi Muhtarı Keziban Pehlivan, bölgedeki içme suyu hattının güçlendirilmesinin vatandaşlar tarafından büyük memnuniyetle karşılandığını dile getirerek Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehirden-guclu-altyapi-icin-guclu-hamle</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/37291-m-t-zh-mz-i3-z-t.jpeg" type="image/jpeg" length="40290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ev tekstilinde yenilikçilik zamanı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/ev-tekstilinde-yenilikcilik-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/ev-tekstilinde-yenilikcilik-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da tekstil sektörünün öncüleri, yatırımlarıyla dijitalleşme ve yüksek teknoloji hamlesini başlatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA – BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Dünya genelinde tüketici alışkanlıkları ve ekonomik dalgalanmalar, ev tekstili sektörünü büyük bir dönüşüme zorluyor. Küresel pazarda ayakta kalmak isteyen Bursa tekstil firmaları sadece geleneksel üretime güvenmeyerek gelişime odaklanıyor. Tüketici beklentilerinin ve teknolojik altyapının baş döndürücü bir hızla değiştiği günümüzde, dijital dönüşümü fabrikanın her aşamasına entegre edebilen yapılar öne çıkıyor. Geleceğin pazar payını, küresel risklere karşı esneklik gösterebilen ve yeni nesil alışkanlıkları doğru analiz eden üreticiler büyütüyor. Bu yeni dönemde modern tüketici artık sadece ürüne değil, o ürünün arkasındaki teknolojiye ve hıza da büyük önem veriyor. Dolayısıyla fabrikalardaki her bir makinenin dijital sistemlerle uyumlu olması kritik bir rol oynuyor. Akıllı üretim altyapısını kuran işletmeler hem zamandan kazanıyor hem de maliyetlerini en az seviyeye indiriyor.</p>

<p><strong>Dönüşüm, kalıcılığın anahtarı</strong></p>

<p>Sektörün en önemli unsurlarının hızlı teslimat, yenilikçi tasarım anlayışı ve yüksek kalite standartları olduğu belirtilirken, üretimin son yıllarda kritik bir dönüşüm sürecinden geçtiğinin de altı çiziliyor. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve teknik tekstil gibi başlıkların artık birer tercih değil, küresel pazarda kalıcı olmanın anahtarı olduğunu ifade eden sektör paydaşları, Bursa’nın yatırımlarla tekstilde lider koltuğuna oturacağını düşünüyor.</p>

<p><strong>Geleneksel üretim bitiyor</strong></p>

<p>Küresel pazarda kalıcı olmak isteyen Bursa’nın artık eski usul üretim yöntemleriyle yetinmesi mümkün görünmüyor. Alıcı taleplerinin ve dijital imkanların baş döndüren bir hızla yenilendiği bu çağda, akıllı dönüşümü üretim bantlarının tamamına yayabilen fabrikalar fark yaratacak. Küresel risklere karşı hızlıca yön değiştirebilen ve modern tüketici trendlerini doğru okuyan Bursa geleceği okuyarak ayakta kalabilecek.</p>

<p></p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ozdilek-holding-logo-2.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Özdilek Holding</strong></p>

<p><strong>Dönüşümü üretime entegre ediyoruz</strong></p>

<p>Dünya, tüketici beklentilerinden teknolojik altyapıya kadar çok hızlı bir değişim içinde. Ev tekstili sektörü de bu değişimden payını alıyor. Gelecekte pazar payını büyütecek ve ayakta kalacak firmalar; sadece geleneksel üretime yaslanmayıp değişen tüketici alışkanlıklarını doğru analiz eden, dijital dönüşümü üretimin her aşamasına entegre edebilen ve küresel pazarda proaktif esneklik gösterebilen yapılar gibi konulara odaklananlar olacaktır. Biz de Özdilek olarak yatırımlarımızı tamamen bu geleceğe yönelik şekillendiriyoruz.</p>

<p>Bunun en somut örneği olarak Bursa Nilüfer’deki TOSAB (Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi) bünyesinde yapımı hızla devam eden yeni entegre üretim kompleksi yatırımımızdan bahsedebilirim. Yaklaşık 120 milyon dolarlık dev bir bütçeyle hayata geçirdiğimiz, 106 bin metrekare kapalı alana sahip bu yeni üretim üssümüz, modern sanayi altyapısı ve yüksek teknolojik donanımıyla hem üretim kapasitemizi ciddi oranda artıracak hem de bölge istihdamına çok güçlü bir katkı sağlayacak.</p>

<p>Gelişen teknolojiye ve modern dünyaya bu tarz devasa yatırımlarla ayak uydururken katma değerli üretimi odağımıza alarak hem marka algımızı güçlendirme hem iç piyasadaki hâkimiyetimizi pekiştirme hem de yeni pazarlarda kalıcı başarılar yakalama vizyonumuzla Türk ev tekstilinin dünyaya temsil eden marka konumunu kalıcı kılmak için çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p></p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/pinar-tasdelen-engin-4.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Pınar Taşdelen Engin</strong></p>

<p><strong>Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yoğun rekabete rağmen güçlüyüz</strong></p>

<p>Türkiye ev tekstili sektörü, dünya pazarlarında kalite, tasarım ve üretim kabiliyetiyle öne çıkan en güçlü sektörlerden biri olmaya devam ediyor. Dünya genelinde yaşanan ekonomik dalgalanmalara, artan maliyetlere ve yoğun rekabet koşullarına rağmen sektörümüz üretim gücünü koruyor. Özellikle hızlı teslimat, esnek üretim yapısı, yenilikçi tasarım anlayışı ve yüksek kalite standartları Türk ev tekstilini rakiplerinden ayrıştıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bununla birlikte sektör, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme, teknik tekstiller ve katma değerli üretim anlayışı artık sektörün geleceğini şekillendiren temel başlıklar haline gelmiş durumda. Firmalar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, tasarım gücü, marka değeri ve inovasyon yetkinlikleriyle de rekabet ediyor.</p>

<p>Küresel pazarlarda yaşanan zorluklara rağmen Türk ev tekstili sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi, tecrübesi ve güçlü üretim altyapısıyla bu süreci başarıyla yöneteceğine inanıyoruz. Bursa başta olmak üzere sektörün üretim merkezlerinde faaliyet gösteren firmalarımız, geliştirdikleri yenilikçi ürünlerle dünya pazarlarında önemli başarılara imza atmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde de sektörün sürdürülebilir büyümesini devam ettirerek uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğini düşünüyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="307" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/onur-kirayoglu-7.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Onur Kırayoğlu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kırayteks Yönetim Kurulu Üyesi</strong></p>

<p><strong>Yenilikçi üretim önem kazanacak</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörünün önümüzdeki dönemde daha fonksiyonel, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı bir yapıya evrileceğine inanıyoruz. Tüketici beklentileri artık yalnızca estetik ve tasarım odaklı değil; aynı zamanda konfor, kullanım kolaylığı, çevre duyarlılığı ve yüksek performans gibi unsurları da kapsıyor. Bu nedenle sektörün geleceğinde sürdürülebilir hammaddeler, yenilikçi üretim teknolojileri ve katma değerli ürünler çok daha fazla önem kazanacak.</p>

<p>Dijitalleşme, akıllı tekstiller ve çevre dostu üretim uygulamaları da sektörün dönüşümünü hızlandıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Firmaların değişen tüketici beklentilerine hızlı uyum sağlayabilmesi, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarını artırması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Aktüel küresel gelişmeler, jeopolitik riskler ve ekonomik dalgalanmalar sektör üzerinde zaman zaman baskı oluştursa da Türk ev tekstili sektörünün sahip olduğu üretim kabiliyeti, kalite anlayışı, tasarım gücü ve esnek üretim yapısıyla dünya pazarlarında önemli bir avantaja sahip olduğunu düşünüyoruz. Türkiye, ev tekstilinde yıllara dayanan tecrübesi ve güçlü üretim altyapısıyla uluslararası pazarlarda güvenilir bir tedarikçi konumunu koruyor. Bu güçlü temeller sayesinde sektörümüzün önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürerek küresel rekabetteki yerini daha da güçlendireceğine inanıyoruz.</p>

<p><img height="245" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/hasan-moral-8.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Hasan Moral</strong></p>

<p><strong>Moral Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Sektörümüzün geleceğine inanıyoruz</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörü, son yıllarda değişen tüketici beklentileriyle birlikte önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Özellikle keten ve pamuk gibi doğal elyaflardan üretilen kumaşlara yönelik ilgi her geçen gün artarken, sürdürülebilirlik artık sektörün vazgeçilmez gündemlerinden biri haline geldi. Bunun yanında teknik özellikler taşıyan, yanmaz, güç tutuşur ve dış mekân kullanımına uygun kumaşlara olan talep de yükseliyor. Tüketiciler artık yalnızca şık ve estetik ürünler değil, aynı zamanda fonksiyonel ve uzun ömürlü çözümler arıyor.</p>

<p>Elbette küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmeler sektör üzerinde zaman zaman baskı oluşturabiliyor. Ancak Türkiye, ev tekstili alanında güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve kaliteli ürünleriyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip. Türk ev tekstili ürünleri bugün birçok ülkede kalite ve güvenle özdeşleşmiş durumda. Bu nedenle sektörümüzün geleceğine inanıyor, özellikle katma değerli üretim, tasarım ve inovasyon odaklı çalışmalarla önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağımızı düşünüyoruz.</p>

<p><img height="461" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/irmak-irman-gazioglu-copy-2.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Irmak İrman Gazioğlu</strong></p>

<p><strong>Minteks YK üyesi</strong></p>

<p><strong>Tüketiciyle kurulan bağ önemli</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörü artık yalnızca üretim gücüyle değil; tasarım, marka değeri ve tüketiciyle kurduğu duygusal bağla da rekabet ediyor. Bu nedenle son yıllarda üretim altyapımızı, tasarım geliştirme süreçlerimizi ve koleksiyon vizyonumuzu bu dönüşüm doğrultusunda yeniden yapılandırıyoruz. Özellikle ev tekstili ve ev giyiminde sadece trendleri takip eden değil, trend oluşturan, sektöre yön veren ve ürünleriyle bir hikâye anlatabilen güçlü bir marka yapısı oluşturmayı hedefliyoruz.</p>

<p>Günümüzde tüketiciler yalnızca bir ürün satın almıyor; yaşam tarzına, kalite anlayışına ve markanın sunduğu deneyime de yatırım yapıyor. Bu nedenle tasarım odaklı, yenilikçi ve katma değerli üretim anlayışının sektörün geleceğini şekillendireceğine inanıyoruz. Türkiye'nin sahip olduğu üretim tecrübesi, tasarım kabiliyeti ve esnek üretim gücü sayesinde ev tekstili sektörünün küresel pazarda önemli fırsatlar yakalayacağını düşünüyoruz. Biz de bu süreçte markalaşma, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/arda-irman-copy-3.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Arda İrman</strong></p>

<p><strong>Minteks YK üyesi</strong></p>

<p><strong>Global marka değerimizi güçlendiriyoruz</strong></p>

<p>Türk ev tekstili sektörünün küresel pazardaki gücüne inanıyor ve bu doğrultuda uluslararası büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan farklı coğrafyalara uzanan iş birliklerimizle Minteks’in global marka değerini her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Bugün sektörümüzde rekabet yalnızca üretim kapasitesiyle değil; markalaşma, tasarım gücü ve uluslararası pazarlardaki görünürlükle şekilleniyor.</p>

<p>Ev tekstili sektörünün geleceğinin ihracat odaklı büyüme, güçlü marka algısı ve katma değerli üretimden geçtiğine inanıyoruz. Türkiye, kalite, tasarım ve esnek üretim kabiliyetiyle dünya pazarlarında önemli bir avantaja sahip. Biz de tasarım, üretim ve ihracat gücümüzü bir araya getirerek uluslararası pazarlarda daha güçlü, sürdürülebilir ve kalıcı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de yeni pazarlara açılarak, Türk ev tekstilinin dünya çapındaki başarısına katkı sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img height="299" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/sadi-etkeser-4.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Sadi Etkeser</strong></p>

<p><strong>Harput Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Sektörümüz değişime ayak uyduruyor</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörü, değişen tüketici beklentileri ve küresel dönüşüm dinamikleri doğrultusunda sürekli yenileniyor. Günümüzde sürdürülebilir üretim anlayışı, çevre dostu malzemeler ve fonksiyonel tasarımlar sektörün en önemli odak noktaları arasında yer alıyor. Tüketiciler artık yalnızca estetik ürünler değil, aynı zamanda çevresel sorumluluk taşıyan ve kullanım avantajı sunan çözümler talep ediyor.</p>

<p>Dünya ticareti dijitalleşmeyle birlikte önemli bir dönüşüm yaşarken, sektörümüz de bu değişime hızla uyum sağlıyor. Ancak tüm bu dijital dönüşüme rağmen üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve yenilikçi yaklaşımını ortaya koyabilen firmalar rekabette öne çıkıyor. Türkiye, tekstil ve ev tekstili alanında sahip olduğu üretim altyapısı, tasarım yetkinliği ve kalite anlayışıyla dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Bu avantajların sürdürülebilir büyüme ve katma değerli üretimle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Harput Tekstil olarak biz de sürdürülebilirlik, inovasyon ve müşteri odaklı ürün geliştirme anlayışıyla sektörümüzdeki dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyoruz. Gelecekte ev tekstili sektörünün çok daha yenilikçi, çevreci ve teknoloji odaklı bir yapıya kavuşacağını düşünüyor, bu değişimin aktif bir parçası olmaya devam ediyoruz.</p>

<p><img alt="Emre Şahin Yılmaz1-1" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/emre-sahin-yilmaz1-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Emre Yılmaz</strong></p>

<p><strong>Marsteks YKB</strong></p>

<p><strong>Ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyoruz</strong></p>

<p>Türkiye, ev tekstili sektöründe bugün dünyanın önde gelen üretici ve ihracatçı ülkelerinden biri konumunda bulunuyor. Bursa’dan Denizli’ye uzanan güçlü üretim ekosistemi, sektörün temel taşı olmayı sürdürüyor. Ev tekstili; üretim kapasitesi, tasarım gücü, istihdam yapısı ve ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan stratejik sektörlerden biri.</p>

<p>Ev tekstilinin çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olması, sektör paydaşlarının ortak hareket etmesini ve iş birliklerini daha da önemli hale getiriyor. Bu nedenle sektörün gelişimine katkı sağlayan her platform, firmaların yeni pazarlara ulaşması, trendleri takip etmesi ve sektörün ortak vizyonunu güçlendirmesi açısından büyük değer taşıyor.</p>

<p>Türk ev tekstili sektörünün sahip olduğu üretim tecrübesi, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımı sayesinde geleceğine büyük bir güven duyuyoruz. Sektörümüzün önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdüreceğine, uluslararası pazarlardaki gücünü artıracağına ve çok daha başarılı noktalara ulaşacağına inanıyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="277" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/burak-anil-3.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Burak Anıl</strong></p>

<p><strong>Anılsan Havlu Yönetim Kurulu Üyesi</strong></p>

<p><strong>Gelişim ivmesini korumayı sürdürüyoruz</strong></p>

<p>Küresel ölçekte artan maliyet baskıları ve yoğun rekabet koşullarına rağmen, ev tekstili sektörü dinamizmini ve gelişim ivmesini korumayı sürdürüyor. Sektörümüzün en önemli avantajları arasında hızlı üretim kabiliyeti, müşteri odaklı hizmet anlayışı, yenilikçi ürün geliştirme süreçleri ve yüksek kalite standartlarına sahip üretim altyapısı yer alıyor. Özellikle değişen tüketici beklentilerine hızlı yanıt verebilen firmalar, uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde ediyor.</p>

<p>Günümüzde sürdürülebilirlik, tasarım ve Ar-Ge çalışmaları sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldi. Çevre dostu üretim anlayışını benimseyen, katma değerli ürünler geliştiren ve teknolojik yatırımlara ağırlık veren markalar ön plana çıkıyor. Ev tekstili sektörünün geleceğinin de bu alanlardaki gelişimle şekilleneceğine inanıyoruz.</p>

<p>Biz de köklü tecrübemizi modern üretim teknolojileriyle birleştirerek hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda güçlü iş birlikleri kurmaya devam ediyoruz. Tasarım gücü, sürdürülebilir üretim anlayışı ve inovasyon odaklı yaklaşımımızla sektörümüzün büyümesine katkı sunmayı ve küresel pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="388" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/homestar-orhan-boz-copy.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Orhan Boz</strong></p>

<p><strong>Homestar Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Birikimimizi sektöre aktarıyoruz</strong></p>

<p>Türkiye’nin ev tekstili sektöründeki başarısının temelinde köklü üretim kültürü, uzmanlaşma ve kalite odaklı çalışma anlayışı bulunuyor. Biz de yaklaşık 60 yıllık geçmişe sahip bir firma olarak, yarım asrı aşan tecrübemizi havlu ve bornoz üretimindeki uzmanlığımızla birleştiriyoruz. Üretim stratejimizde her zaman odaklanmayı tercih ettik; farklı ürün gruplarına yönelmek yerine tüm bilgi birikimimizi ve yatırımlarımızı kendi uzmanlık alanımıza aktardık.</p>

<p>Günümüzde ev tekstili sektöründe rekabet yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kalite, sürdürülebilirlik, tasarım ve marka değeriyle şekilleniyor. Özellikle uluslararası pazarlarda kalıcı başarı elde etmek isteyen firmaların uzmanlık alanlarında derinleşmesi ve katma değerli üretime yönelmesi büyük önem taşıyor. Türk ev tekstili sektörü, sahip olduğu deneyim ve üretim gücü sayesinde dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip olmaya devam ediyor.</p>

<p>Biz de köklü geçmişimizden aldığımız güçle hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda büyümeyi sürdürürken, kalite standartlarımızı sürekli geliştiriyor ve sektörümüzün geleceğine güvenle bakıyoruz. Havlu ve bornoz üretimindeki uzmanlığımızın, önümüzdeki dönemde de bizi farklılaştıran en önemli değerlerden biri olmaya devam edeceğine inanıyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="373" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/ahmet-curebal-copy-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Ahmet Cürebal</strong></p>

<p><strong>Aymina Tekstil İhracat Sorumlusu</strong></p>

<p><strong>Zorlukların üstesinden gelebiliyoruz</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörü sürekli yenilenen, trendlerin ve tüketici beklentilerinin hızla değiştiği dinamik bir yapıya sahip. Bu nedenle sektörde kalıcı başarı elde etmenin yolu yenilikçilikten ve tasarım gücünden geçiyor. Biz de her sezon yeni koleksiyonlar geliştirerek müşterilerimize farklı, özgün ve katma değerli ürünler sunmaya odaklanıyoruz. Özellikle fon ve tül perdeler ile proje bazlı tekstil uygulamalarında kalite, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiren çözümler geliştiriyoruz.</p>

<p>Günümüzde teknik özelliklere sahip tekstil ürünleri de sektörün geleceğinde önemli bir yer tutuyor. Güç tutuşur özellikli kumaşlar, otel, proje ve kurumsal uygulamalarda giderek daha fazla tercih edilir hale geliyor. Bu durum, ev tekstili sektörünün sadece dekorasyon değil aynı zamanda teknik performans odaklı bir dönüşüm yaşadığını gösteriyor.</p>

<p>Ev tekstili sektörünün geleceğine ilişkin ise karamsar olmak için bir neden görmüyorum. Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, ekonomik dalgalanmalar ve belirsizlikler tüm dünyayı etkiliyor. Ancak Türkiye'deki üreticiler, özellikle de Bursa tekstil sektörü, geçmişten bugüne birçok zorluğun üstesinden gelmeyi başardı. Bu tecrübe bize değişen koşullara uyum sağlama ve mücadele etme gücü kazandırdı. Üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğimiz sürece sektörümüzün geleceğinin güçlü ve umut verici olduğuna inanıyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="424" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/niyazi-gucyigit-copy-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Niyazi Güçyiğit</strong></p>

<p><strong>Farbe Dekor CEO</strong></p>

<p><strong>Uzun vadede sektörden umutluyuz</strong></p>

<p>Ev tekstili ve dekorasyon sektörü, sahip olduğu güçlü üretim altyapısına rağmen son yıllarda küresel rekabet baskısını daha yoğun hissediyor. Özellikle Çin'in maliyet avantajı, dünya genelinde birçok üretim sektöründe olduğu gibi ev tekstilinde de rekabet koşullarını önemli ölçüde değiştirmiş durumda. Kalite, tasarım ve esnek üretim kabiliyeti açısından güçlü olsak da artan genel giderler ve işçilik maliyetleri nedeniyle fiyat rekabetinde zorlandığımız bir gerçek.</p>

<p>Bu durum yalnızca ev tekstili sektörüne özgü değil; mobilyadan farklı üretim alanlarına kadar birçok sektörde benzer sıkıntılar yaşanıyor. Küresel pazarlarda düşük maliyetli üretimin giderek daha fazla öne çıkması, üreticileri katma değerli ürünlere, tasarıma ve markalaşmaya yönlendiriyor. Türkiye'nin de rekabet gücünü koruyabilmesi için bu alanlarda daha fazla güçlenmesi gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Bunun yanında sektör açısından en önemli sorunlardan biri de belirsizlik ortamı. İş dünyasında yüksek maliyetler kadar, hatta zaman zaman daha fazla, öngörülebilirliğin eksikliği yatırım kararlarını etkiliyor. Firmalar önlerini net göremediklerinde daha temkinli hareket ediyor ve yatırım planlarını erteleyebiliyor. Buna rağmen Türk üreticisinin kriz yönetimi konusunda önemli bir tecrübeye sahip olduğunu düşünüyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de değişen koşullara uyum sağlayarak üretmeye ve ihracat yapmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Kısa vadede küresel ekonomik koşulların sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi beklenebilir. Ancak uzun vadede kalite, tasarım, hızlı hizmet ve yenilikçi üretim anlayışıyla Türk ev tekstili sektörünün dünya pazarlarındaki güçlü konumunu koruyacağına inanıyoruz. Zorluklar devam etse de sektörümüzün sahip olduğu bilgi birikimi ve üretim gücü, geleceğe dair umutlu olmamız için önemli bir neden oluşturuyor.</p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/basar-sezer-copy-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Başar Sezer</strong></p>

<p><strong>Tülart Tekstil Kurucusu</strong></p>

<p><strong>Güçlü bir üretim kültürüne sahibiz</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörü, değişen tüketici beklentileri ve tasarım trendleri doğrultusunda sürekli yenilenmeye devam ediyor. Son dönemde özellikle doğal görünüm sunan keten vari kumaşlar, hafif simli dokular ve yarı geçirgen özelliklere sahip ürünler tüketiciler tarafından daha fazla tercih ediliyor. Bu durum üreticileri de tasarım ve ürün geliştirme konusunda daha esnek ve yenilikçi olmaya yönlendiriyor.</p>

<p>Türkiye, ev tekstili alanında güçlü bir üretim kültürüne ve önemli bir tecrübeye sahip. Ancak son dönemde küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, bölgesel gerilimler ve artan rekabet baskısı sektör üzerinde etkisini hissettiriyor. Özellikle ihracat pazarlarında yaşanan daralma ve maliyet baskıları, üreticilerin yeni stratejiler geliştirmesini zorunlu hale getiriyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için yenilikçi üretim yöntemleri, katma değerli ürünler, tasarım odaklı çalışmalar ve yeni pazarlara yönelik açılımlar büyük önem taşıyor. Türk ev tekstili sektörünün sahip olduğu kalite, üretim esnekliği ve tecrübe sayesinde bu zorlukları aşabilecek güce sahip olduğuna inanıyoruz. Doğru stratejiler ve yeni yaklaşımlarla sektörümüzün yeniden büyüme ivmesi yakalayacağını düşünüyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="297" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/refik-ceylan-copy-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Refik Ceylan</strong></p>

<p><strong>Elart Tekstil Genel Müdürü</strong></p>

<p><strong>Özgün ürünlerin önemi artıyor</strong></p>

<p>Ev tekstili sektörü bugün önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Artık rekabet yalnızca üretim yapmakla değil; tasarım geliştirmek, marka değeri oluşturmak, dijitalleşmek ve müşteriye güçlü bir deneyim sunabilmekle şekilleniyor. Tüketici beklentileri de bu doğrultuda değişiyor. İnsanlar artık sadece bir ürün satın almıyor; o ürünün temsil ettiği yaşam tarzını, hikâyeyi ve markanın sunduğu değeri de satın alıyor. Bu nedenle tasarım dili güçlü, özgün ve katma değerli ürünlerin önemi her geçen gün artıyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde ev tekstili sektörünün kaderini belirleyecek en önemli unsurların tasarım gücü, markalaşma, dijitalleşme, hızlı tedarik yönetimi ve veri odaklı iş modelleri olacağına inanıyoruz. Özellikle e-ticaret kanallarının büyümesi ve yapay zekâ teknolojilerinin iş süreçlerine entegre edilmesi, sektörde köklü değişimlere yol açacak. Üreticilerin yalnızca ürün geliştiren değil, aynı zamanda veriyi doğru kullanan ve müşteri davranışlarını analiz edebilen yapılara dönüşmesi gerekecek.</p>

<p>Elart olarak yaklaşık 40 yıla yaklaşan tecrübemizi yeni nesil vizyonla birleştirerek yolumuza devam ediyoruz. Türkiye'nin üretim gücüne inanıyor, hızlı, esnek ve kaliteli üretimin gelecekte de en önemli rekabet avantajlarından biri olacağını düşünüyoruz. Ekonomik koşulların zorlu olduğu dönemlerde bile güçlü markaların, doğru ürün geliştiren ve müşteri beklentilerini iyi okuyan firmaların büyümeye devam edeceğine inanıyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceğini; teknoloji, tasarım ve marka odaklı dönüşümle birlikte umut verici görüyoruz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/ev-tekstilinde-yenilikcilik-zamani</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-m1.jpg" type="image/jpeg" length="65882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO Bursa Şubesi üyeleri bilinçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/imo-bursa-subesi-uyeleri-bilinclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/imo-bursa-subesi-uyeleri-bilinclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi’nde, Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik ve Yönetmelikte Yapılan Son Değişiklikler Semineri düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnşaat mühendisliğindeki yenilikleri takip etmek, üyelerinin mesleki gelişimini sağlamak için eğitimler ve seminerler düzenleyen İMO Bursa Şubesi, şantiye şeflerinin yönetmelik ve uygulama ile ilgili bilgilerini yenilemek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile birlikte seminer düzenledi. Şube Konferans Salonu’nda gerçekleşen seminere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Cemalleddin Başaran ve inşaat mühendisleri katıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Belgelendirme Hizmetleri Daire Başkanı Adem Sankur ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Şantiye İşleri Şube Müdürü Mehtap Akgül, Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik ve Yönetmelikte Yapılan Son Değişiklikler Semineri ile şantiyede karşılaşılan yanlış uygulamalar, inşaat mühendislerinin dikkat etmesi gereken hususlar ve sorumluluklar hakkında bilgilerini aktararak, üyelerin sorularını yanıtladılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, şantiye şefliğinin yapı güvenliğinin en önemli kısmı olduğunu belirterek, “Sahada görev alan meslektaşlarımızın bilgilerinin doğru olması meslektaşlarımızın uygulamada yaşadıkları sorunların önüne geçecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/imo-bursa-subesi-uyeleri-bilinclendiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-d7-2.jpg" type="image/jpeg" length="30423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KalTek Cup 2026 ödülü sahiplerini buldu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/kaltek-cup-2026-odulu-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/kaltek-cup-2026-odulu-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KalDer Bursa Uzmanlık Grupları arasında yer alan Teknoloji Uzmanlık Grubu (KalTek), alanında bir ilke ve Bursa için önemli bir çalışmaya imza attı. Grubun organizasyonunda KalDer Bursa ve BTSO iş birliğinde 10 Haziran 2026 Çarşamba günü BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü'nde KalTek CUP 2026 Teknolojik İyi Uygulamalar Etkinliği ve Ödül Töreni gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenlenen program ve ödül süreci ile işletmelerde hayata geçirilen teknolojik iyi uygulamaların görünür kılınması, kurumlar arasında deneyim paylaşımı ve başarılı uygulamaların yaygınlaştırılması amaçlandı.</p>

<p>KalTek Cup 2026’nın jürisinde; alanında uzman isimler yer aldı: Özyeğin Üniversitesi Akademisyen ve Özyeğin- Beysad Dijital Dönüşüm Merkezi Genel Müdürü Erinç Albey, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhun Kundakcıoğlu, Şahince Otomotiv Genel Müdürü Özgür Şahin ve BUTEKOM Genel Müdürü Murat Kurtlar jüride yer aldı.</p>

<p>Ödül sürecinin duyurulması ile Bursa’daki kuruluşlardan toplam 37 başvuru geldi. Jürinin değerlendirmeleri ile 10 kuruluş finale kaldı. Ödül sonuçları 10 Haziran Çarşamba günü sahneden açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre; Birincilik, İkincilik, Üçüncülük Ödülleri ve Jüri Özel Ödülleri verildi. Katılımcılar finale kalan projelerin sunumları, ödül töreni ve teknik gezi gibi farklı aktivitelerle dijital dönüşüm ve inovasyon alanlarında bilgi ve deneyimle buluştular.</p>

<p><strong>Birincilik Oyak Renault’un</strong></p>

<p>KalTek CUP 2026 Teknolojik İyi Uygulamalar Yarışması’nda Birincilik Ödülü’nü Roboscope projesiyle Oyak Renault, İkincilik Ödülü’nü BorVision projesiyle Borçelik, Üçüncülük Ödülü’nü ise Sherlock projesiyle Bosch kazandı. Etkinlikte Jüri Özel Ödülleri ise Inspectrix projesiyle Coşkunöz’e ve Kaynak Sırası Optimizasyonu projesiyle Oskim’e verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/kaltek-cup-2026-odulu-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-d6-1.jpg" type="image/jpeg" length="47801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUİKAD’da bayrak değişimi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/buikadda-bayrak-degisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/buikadda-bayrak-degisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) 10. Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildi. Şeyda Şençayır, BUİKAD Başkanlığı görevini, Zuhal Aslı Saka’ya devretti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2007 yılında 11 kurucu üyenin öncülüğünde kurulan ve günümüzde 160’ı aşkın üyesiyle Bursa iş dünyasının en etkin kadın sivil toplum kuruluşlarından biri olarak faaliyetlerini sürdüren BUİKAD yeni başkanını seçti. Yapılan seçimde, Zuhal Aslı Saka’nın başkanlığındaki yeni Yönetim Kurulu, üyelerin oybirliğiyle, BUİKAD’ın yönetimine getirildi. BUİKAD’ın yeni Yönetim Kurulunda ise Dr. Arzu Erdi, Oya Baykal, Türkan Sedef Taşçı, Gamze Diyaroğlu, Sevgi Saygın, Gülnur Algül, Yasemin Yeşilova Muştucu, Nihayet Kırbaş göreve başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Protokolde söz alan BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, BUİKAD faaliyet raporunda sadece faaliyetlerini değil, 36 ay 10 günün emeğini, heyecanını ve birlikte kurdukları hayalleri gördüklerini vurguladı.25 Mayıs 2023'te, Cumhuriyetin 100. yılında, BUİKAD’ın 9. Hizmet Dönemi 5.Başkanlığı’nı büyük bir onurla ve gururla devraldığını ifade eden Şençayır, “Bugün ise Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır şekilde; kadınların yalnızca masada yer aldığı değil, karar verdiği, dönüştürdüğü ve geleceği şekillendirdiği bir dünya için verdiğimiz mücadelenin gururuyla bu görevi Sevgili Zuhal Aslı Saka’ya devrediyorum” dedi.</p>

<p><strong>Kıymetli bir mirası devralıyoruz</strong></p>

<p>BUİKAD Başkanlığı’na seçilen Zuhal Aslı Saka, yalnızca bir görevi değil, bir emeği, bir vizyonu ve çok kıymetli bir mirası devraldıklarını söyledi. BUİKAD’ı bugünlere taşıyan, büyüten ve güçlendiren tüm önceki dönem başkanlarına ve ekiplerine teşekkürlerini sunan Saka, “Bizler, Cumhuriyet’in yetiştirdiği, üreten, dönüştüren, cesaretiyle yol açan kadınlarız. BUİKAD olarak bizler, bu kıymetli mirasın temsilcileri olduğumuzu biliyor ve bu sorumluluğu gururla taşıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/buikadda-bayrak-degisimi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-d5.jpg" type="image/jpeg" length="64428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜMKAD mühendis kadınlarin yükselen sesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/tumkad-muhendis-kadinlarin-yukselen-sesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/tumkad-muhendis-kadinlarin-yukselen-sesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk mühendis kadınlarının iş hayatının her alanında güçlenerek varlığını sürdüren Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), düzenlediği basın toplantısıyla, 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü dolayısıyla gerçekleştireceği konferans etkinliğinin tanıtımında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etkinlikte konuşan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, gerçekleştirdikleri etkinlik vesilesiyle yalnızca bir konferansın tanıtımını yapmadıklarını aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair önemli bir hikâyenin de paylaşımında bulunduklarını vurguladı.Cumhuriyetin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözünün ışığında kadın mühendislerin Türkiye’nin geleceğini şekillendirdiğini ifade eden Öztürk, “İnsanlık tarihinin enhızlı dönüşüm dönemlerinden birinin içindeyiz. Yapay zekâ hayatımıza yön veriyor. Robotlar üretim alanlarında görev alıyor. Veri, ekonominin en stratejik kaynaklarından biri haline geliyor. Meslekler dönüşüyor. İş yapış biçimleri yeniden şekilleniyor. Ancak bütün bu dönüşüm bize çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor.Teknolojiyi geliştiren şey teknoloji değildir. İnsandır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Kadın Mühendisler Günü Konferansı’nı 5. kez gerçekleştirdiklerini vurgulayan Öztürk, “Beş yıl önce çıktığımız bu yolda hedefimiz; kadın mühendislerin görünürlüğünü artırmak, genç kızlara ilham olmak, mühendislikte iş birliği kültürünü güçlendirmek ve geleceğin lider kadın mühendislerini desteklemekti. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin tek kadın mühendis derneği olan TÜMKAD artık yalnızca bir dernek değil, bir dayanışma ağı, bir gelişim platformu ve her geçen gün büyüyen bir mühendislik hareketidir” dedi.</p>

<p><strong>Kadın mühendisler dönüşümün öncüsü</strong></p>

<p>Kadın mühendisleri yalnızca bir meslek grubunun temsilcileri olarak görmediklerini vurgulayan Öztürk, “Biz onları, teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir kalkınmanın, yenilikçi düşüncenin, ve toplumsal gelişimin önemli aktörleri olarak görüyoruz. Bugün Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak kadınların iş gücüne katılım oranı hâlâ yüzde 36 seviyelerinde. Mühendislik ve teknoloji alanlarında önemli başarılara imza atan kadınlarımız olmasına rağmen, teknoloji geliştirme ve karar alma süreçlerinde daha fazla kadın temsiline ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü biliyoruz ki çeşitlilik yalnızca bir temsil meselesi değildir. Aynı zamanda daha güçlü fikirlerin, daha kapsayıcı çözümlerin ve daha sürdürülebilir bir geleceğin temelidir. Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık hedeflerinden söz ediyorsak; bu hedefe ulaşmanın yolu, sahip olduğumuz insan kaynağının tamamını değerlendirebilmekten geçiyor. Bu nedenle kadın mühendislerin bilgi birikimini, yaratıcılığını, liderliğini ve üretim gücünü Türkiye'nin geleceği açısından stratejik bir değer olarak görüyoruz. Çünkü geleceği şekillendirecek teknolojilerin altında daha fazla Türk mühendisinin, daha fazla kadın mühendisin imzasını görmek istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kadınların mühendislikte daha güçlü temsil edildiği bir Türkiye, yapay zekadan, bilime, teknolojiden, geleceğe uzanan dönüşümünde öncüsü olacaktır” ifadelerinde bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/tumkad-muhendis-kadinlarin-yukselen-sesi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-d4.jpg" type="image/jpeg" length="91308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşil Çevre’den dönüşüm bilinci]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yesil-cevreden-donusum-bilinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yesil-cevreden-donusum-bilinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Çevre Haftası kapsamında, Yeşil Çevre Kooperatifi ve Gürsu Borsa İstanbul Anadolu Lisesi doğa bilincini artırmak amacıyla kapsamlı bir çevre etkinliğine imza attı. Okul Müdürü Naciye Emen, Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, kooperatif yöneticileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen programda çevre farkındalığına dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etkinlik öncesinde, Yeşil Çevre bünyesinde görev yapan çevre mühendisleri tarafından yürütülen proje kapsamında öğrencilere özel bir eğitim de verilerek, atıkların nasıl toplanacağı, doğru ayrıştırma yöntemleri ve geri dönüşümün doğanın korunmasındaki hayati önemi öğrencilere detaylı bir şekilde aktarıldı. Etkinlikte öğrencilere hitap eden Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, kooperatifin faaliyetleri hakkında bilgi vererek öğrencilerin çevreye olan duyarlılıklarından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Yeşil Çevre’nin Türkiye’de örnek bir kooperatif yapılanması olduğunu belirten Aydın, “Günde 100 bin metreküp suyu arıtarak doğaya kazandırıyor. Sanayi kuruluşlarının üretimlerinden oluşan tehlikesiz ambalaj atıklarını topluyor, ayrıştırıyor ve yeniden ekonomiye kazandırıyoruz. Bundan sonra değerli öğretmenlerimizle, okul müdürümüzle ve sizlerle birlikte çevreye hizmet noktasında elimizden ne geliyorsa yapacağız. Yeşil Çevre hep yanınızda olacak.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Geri dönüşümden sanat eserine</strong></p>

<p>Öğrencilerin geri dönüşüm malzemelerinden ürettikleri eserlere de değinen Aydın, “Sevgili öğrencilerimizin ortaya çıkardıkları çalışmaları hayranlıkla inceledim. İnşallah bu eserleri ilk fırsatta Yeşil Çevre’de, sayın valimizin ve kaymakamlarımızın da yer alacağı bir toplantıda sergilemek istiyoruz. Sınıflarınızda ambalaj atıklarının toplanması için sizlere teslim ettiğimiz setleri en iyi şekilde kullanacağınıza inanıyorum. Böylece biriken malzemeleri sizlerden alacak, ayrıştıracak ve geri kazanıma göndereceğiz” dedi. Etkinlik, öğrencilerin çevre konusundaki duyarlılıklarının artırılmasına yönelik karşılıklı iyi dileklerin ve teşekkürlerin sunulmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yesil-cevreden-donusum-bilinci</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-d3.jpg" type="image/jpeg" length="52728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTÜ’den ilim ve sanat söyleşisi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-ilim-ve-sanat-soylesisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/btuden-ilim-ve-sanat-soylesisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanına layık görülen, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, BTÜ Konuşmaları Özel Bölümü’nde öğrencilerle buluştu.“İlim ve Sanat” başlıklı söyleşide konuşan Başar, bilim ve sanatın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, “Sanat önce doğru olmalıdır, sonra güzel olmalıdır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Teknik Üniversitesinde gerçekleştirilen BTÜ Konuşmaları Özel Bölümü’nün konuğu, UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanı ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile onurlandırılan dünyaca ünlü hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Programda “İlim ve Sanat” başlıklı konuşmasını yapan Fuat Başar, sanat yolculuğunu anlattı. Sanat ve bilim ilişkisine değinen Başar, yıllar boyunca sanatın bilimsel yönünü araştırmaya gayret ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Hazır bilgi yerine üretmelisiniz”</strong></p>

<p>Sanatın yalnızca yetenekle değil bilgiyle de gelişebileceğini vurgulayan Başar, “Fizik, kimya gibi bilimin birçok alanını bilmek zorundasınız ki sanatta başarılı olasınız. Belki de bugün söyleyeceğim en önemli cümle şu; ilimde ilerlemediyseniz sanatta da ilerleyemiyorsunuz. İlimle sanat ayrı şeyler değildir. İkisinin de sağlam bir temele dayanması gerekir” dedi.</p>

<p>Bilimsel üretimin önemine dikkat çeken Başar, hazır bilgiyi tüketmek yerine yeni bilgi üretmenin gerekliliğini anlattı. Gençlere laboratuvarlarda çalışmaları, araştırmaları ve akıllarına gelen fikirleri mutlaka not etmeleri tavsiyesinde bulunan Başar, “Bilim ezberle ilerlemez. Çalışarak, sorgulayarak ve üreterek gelişir. Size en basit gelen düşünceyi bile not edin. Çünkü bilim tarihinde birçok önemli gelişme, başlangıçta imkânsız görünen fikirlerden doğmuştur” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HABERLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-ilim-ve-sanat-soylesisi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/1568-d2.jpg" type="image/jpeg" length="83088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>31. YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/giydirme-kapak-2026.jpg" type="image/jpeg" length="79865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEEXX 2025'i okumak için tıklayın]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEEXX FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/12/web-860x504-2.jpg" type="image/jpeg" length="14649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Giydirme Kapak 1" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Giydirme Kapak 3" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 2" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 4" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>30'UNCU YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="58434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2024 ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/11/web-860x504-1.jpg" type="image/jpeg" length="62909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Maktek Avrasya 2024 1" class="detail-photo img-fluid" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" / width="2520" height="3543"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" type="image/jpeg" length="93259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/06/bursa-siadlari.jpg" type="image/jpeg" length="99422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CUMHURİYET EKİ 2023]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL CUMHURİYET EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</guid>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/05/sayfa-1.jpg" type="image/jpeg" length="72651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 14:18:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1_1.jpg" type="image/jpeg" length="48068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1.jpg" type="image/jpeg" length="77509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:05:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/BUMATECH2022_gazete_reklam.jpg" type="image/jpeg" length="20481"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
