<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 13:30:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa firmalarından sürdürülebilirlik atağı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-firmalarindan-surdurulebilirlik-atagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-firmalarindan-surdurulebilirlik-atagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin üretim üssü Bursa; yenilenebilir enerji, dijital dönüşüm ve sıfır atık hedefleriyle sanayi altyapısını yeşil ekonomiye dönüştürüyor. Bu stratejik hamleler sayesinde kent, küresel pazarda rekabet gücünü arttırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA-BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Bursa’da imalat sektörünün önde gelen temsilcileri ve organize sanayi bölgeleri, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir zorunluluk olarak değil, kentin küresel rekabetteki uzun vadeli büyüme stratejisinin tam merkezinde ele alıyor. Küresel pazarda dengeleri değiştiren karbon nötr hedefleri doğrultusunda vites artıran Bursa sanayisi, üretim altyapılarını baştan sona dönüştürecek stratejik hamleleri hayata geçiriyor. Elektrik ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasından dijital entegrasyona, geri dönüşüm rekorlarından uluslararası sertifikasyon süreçlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen yeşil dönüşüm çalışmaları, Bursa’nın güçlü sanayi geleneklerini yarının teknolojisiyle birleştiriyor.</p>

<p>​Üretim süreçlerinde yüksek verimlilik, kaynak tasarrufu ve minimum atık prensibini benimseyen Bursalı üreticiler, bu dönüşümü sadece kendi fabrikalarının sınırlarıyla da kısıtlamıyor. Kentten dünyaya ihraç edilen yüksek teknolojili ürünlerde enerji verimliliği ve düşük işletme maliyeti ön planda tutularak, müşteri sahasında da çevreci çözümler yaygınlaştırılıyor. Bursa’daki organize sanayi bölgelerinin üst üste kazandığı "Yeşil OSB" tescilleri, uluslararası standartlara uygun su ve enerji yönetim sistemleri ile fabrika çatılarında yükselen GES projeleri, Bursa’nın sanayide yeşil dönüşümün başkenti olma yolundaki kararlılığını ve öncü rolünü net bir şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Kirli enerji kullanımı yüzde 99 azalıyor</strong></p>

<p>​"Sıfır Atık" uygulamaları ve döngüsel ekonomi prensipleri kapsamında Bursa’daki sanayi tesislerinde binlerce ton atık yeniden üretime kazandırılıyor. Kentteki üretim tesislerinin çatılarına kurulan Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ve bölgesel Rüzgâr Enerjisi Santralleri (RES) sayesinde elektrik ihtiyacının tamamına yakınını öz kaynaklarıyla karşılayan Bursa firmaları, fosil yakıt kaynaklı kirli enerji kullanımını yüzde 99’a varan oranlarda azaltarak karbon nötr hedeflerine emin adımlarla ilerliyor. Bölgedeki su yönetiminde ise yağmur suyu harmanlama ve ileri arıtma sistemleriyle kentin değerli su kaynakları korunuyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Bursa’yı markalaştırıyor</strong></p>

<p>​Bursa’nın güçlü Ar-Ge ve mühendislik birikimiyle geliştirilen yeni nesil hibrit ve elektrikli makine sistemleri, geleneksel yapılara kıyasla yüzde 73'e varan oranlarda enerji tasarrufu sağlayarak küresel pazarda Bursa imzasını güçlendiriyor. Sanayicilerin enerji verimliliği ve dijitalleşme süreçlerine ayırdığı milyonlarca dolarlık yatırımlar sayesinde hem verimlilik artırılıyor hem de her yıl kent genelinde binlerce ton karbon salımının doğrudan önüne geçiliyor. Bireysel firma başarılarının yanı sıra Bursa’nın köklü organize sanayi bölgeleri de zorlu kriterleri tamamlayarak "Yeşil OSB" tescillerini birer birer tescilliyor; kentin bütününe yayılan sürdürülebilir, ölçülebilir ve şeffaf bir sanayi ekosistemi kalıcı hale getiriliyor.</p>

<p></p>

<p><img height="89" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/durmazlar-logo-5.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Durmazlar Makine </strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlikte uzun vadeli strateji</strong></p>

<p>Durmazlar Makina, teknolojik liderliğinin yanı sıra çevreye duyarlı üretim politikalarıyla da sektöründe örnek bir yaklaşım sergilemektedir. “Sıfır Atık” uygulamaları kapsamında 3.397 ton atığı geri dönüşüme kazandıran firma, bu sayede yıllık 901 ailenin elektrik tüketimine eşdeğer enerji tasarrufu sağlamıştır. ISO 45001:2018 İş Sağlığı ve Güvenliği Sertifikası ile güvenli çalışma ortamını uluslararası standartlara uygun biçimde destekleyen Durmazlar, sürdürülebilirlik, çalışan sağlığı ve çevre bilincini kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve çevre dostu üretim uygulamaları, şirketin uzun vadeli stratejik öncelikleri arasında yer almaktadır.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ozdilek-holding-logo-3.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Özdilek Holding</strong></p>

<p><strong>Geleceğin yatırımı temiz enerji</strong></p>

<p>Özdilek Holding, geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Mevcut güneş enerjisi santrali (GES) projeleriyle üretimde enerji verimliliğini artırırken yapımı devam eden rüzgâr enerjisi santrali (RES) yatırımlarıyla da sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Bugüne kadar tamamladığı GES projeleriyle yılda 9.776.825 kWh elektrik üreterek temiz enerji üretimini destekliyor.</p>

<p></p>

<p><img height="292" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/yusuf-bakioglu-13.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Yusuf Bakioğlu </strong></p>

<p><strong>Referans Holding YKB</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçiriyoruz</strong></p>

<p>Referans Holding’de sürdürülebilirlik yaklaşımımızı; çevresel, sosyal ve ekonomik sorumluluklarımızı dengeli biçimde yönetmek üzerine kuruyoruz. Doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji ve su tasarrufu, atık azaltımı ve etkin atık yönetimi bizim temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda fabrikamızın çatısına kurduğumuz 420 adet güneş enerjisi paneliyle, yıllık yaklaşık 340 bin kWh elektrik üretimi sağlayarak karbon ayak izimizin azaltılmasına katkı sunuyoruz. Lojistik operasyonlarımızda emisyon kontrolü, çevreci araç tercihleri ve binek araç filomuzun bir bölümünün elektrikli araçlara dönüştürülmesi de sürdürülebilirlik vizyonumuzun önemli adımları arasında bulunuyor. Ayrıca kullandığımız dijital sistemler sayesinde kâğıt israfını azaltıyor, çevreci üretim anlayışımızı destekleyen uygulamaları hayata geçiriyoruz.</p>

<p><img height="235" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ahmet-ozkayan-16.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Ahmet Özkayan</strong></p>

<p><strong>Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik öncelikli stratejimiz</strong></p>

<p>“Makine sektöründe sürdürülebilirliği yalnızca kendi üretim süreçlerimiz üzerinden değerlendirmiyoruz. En önemli etki alanlarından birinin, geliştirdiğimiz teknolojilerin müşterilerimizin üretim sahalarında enerji ve kaynak kullanımını azaltması olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ürün geliştirme yaklaşımımızda enerji verimliliğini, hidrolik yağ kullanımının azaltılmasını ve daha sessiz çalışma koşullarını önceliklendiriyor; hibrit ve tamamen elektrikli teknolojileri stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz.</p>

<p>Bu yaklaşımın somut örnekleri arasında, geleneksel hidrolik sistemlere kıyasla %73’e kadar daha düşük enerji tüketimi sunan EVO-III Hibrit Abkant ve yakın zamanda pazara sunduğumuz EVO-IV Servo Hibrit yer alıyor. Hidrolik sisteme ihtiyaç duymayan BSCRW Vidalı Milli Elektrikli Abkant Pres ile %69’a kadar enerji tasarrufu sağlayan GREEN PRESS FX Servo Elektrikli Abkant Pres de bu dönüşümün ürün portföyümüzdeki karşılığını oluşturuyor.</p>

<p>Aynı anlayışı kendi üretim süreçlerimize ve tedarik zincirimize de yansıtıyoruz. Üretimde çevresel etkisi daha düşük ürün ve malzemelerin kullanımını teşvik ediyor, satın alma tercihlerimizde bu yönde çözüm sunan firmalarla çalışmaya önem veriyoruz. Kaynakların etkin kullanılması, gereksiz tüketimin azaltılması, enerji tasarrufu ve süreç verimliliğinin artırılması, üretim anlayışımızın temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Hedefimiz; ürün geliştirmeden üretime, satın almadan tedarik zincirine kadar tüm süreçlerde verimlilik ve tasarrufu merkeze alan bir anlayışı yaygınlaştırmak. Sürdürülebilirliğin sanayide kalıcı hale gelmesinin, çevresel fayda ile ekonomik verimliliğin birlikte sağlanabildiği çözümler geliştirmekten geçtiğine inanıyoruz.”</p>

<p><img height="308" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/levent-akyapak-7.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Levent Akyapak</strong></p>

<p><strong>Akyapak Makine Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>En büyük miras, yeşil enerji</strong></p>

<p>Akyapak Makine olarak sürdürülebilirliği sadece bir söylem değil, işimizin merkezine koyduğumuz bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu vizyonla 2021 yılında başlattığımız yenilenebilir enerji yatırımımızı 2022 yılında tamamladık ve üretim tesisimizin çatısına kurduğumuz güneş enerjisi santralini (GES) başarıyla devreye aldık.</p>

<p>Bu stratejik adımın meyvelerini bugün gururla topluyoruz; 2024 yılı itibarıyla kirli enerji tüketimimizi yüzde 99 oranında azaltmış durumdayız. Biz stratejimizi; gelecek nesillere yeşil bir dünya bırakma ve geleceğin kaynaklarını riske atmama prensibi üzerine inşa ediyoruz. Onlara bırakacağımız en büyük mirasın, yeşil enerjiye olan sarsılmaz bağlılığımız olduğuna inanıyorum.</p>

<p><img height="245" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/nuri-korustan-8.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Nuri Körüstan </strong></p>

<p><strong>Nuri Körüstan Makine Metal Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Çevreye duyarlı üretim zorunluluk</strong></p>

<p>Yeni tesis yatırımımızla birlikte, çevreye duyarlı üretim anlayışımızı çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Bu yeni dönemde enerji verimliliği yüksek makineler, etkin atık yönetimi uygulamaları ve kapsamlı geri dönüşüm çalışmalarıyla karbon ayak izimizi minimuma indirmeyi hedefliyoruz. Şunun altını çizmek isterim ki, çevreci üretim bizim için yalnızca bir tercih değil, sanayinin geleceği ve sürdürülebilirliği açısından kaçınılmaz bir zorunluluktur. Şirketimizi bu vizyon doğrultusunda dönüştürürken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla hareket ediyoruz.</p>

<p><img height="257" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ahmet-ozkul2-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ahmet Özkul</strong></p>

<p><strong>Hayat Hastanesi YKB</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sürdürülebilirlik alanında öneli adımlar attık</strong></p>

<p>Sürdürülebilirlik alanında da önemli adımlar atarak lisanssız Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımımızı hayata geçirdik. Bu stratejik yatırımımız sayesinde yılda <strong>4,4 milyon kWh</strong> temiz enerji üretiyor ve Hayat Hastanesi olarak enerji ihtiyacımızın tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz.</p>

<p>Elde ettiğimiz bu üretim kapasitesi, tam <strong>1.617 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına</strong> denk düşen çok ciddi bir gücü temsil ediyor. Yerli ve yeşil enerji yatırımlarımızın yanı sıra, su ve doğalgaz tüketimimizi azaltmaya yönelik tasarruf projelerimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve enerji verimliliği, önümüzdeki dönemde de en öncelikli yatırım alanlarımız arasında yer almaya devam edecek.</p>

<p><img height="252" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/osman-guler-15.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Güler</strong></p>

<p><strong>Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm öncelikli hedef</strong></p>

<p>Elektroteks olarak, küresel yatak üretim teknolojileri pazarındaki liderliğimizi sadece kapasite artışıyla değil, geleceğe değer katan sürdürülebilir bir üretim felsefesiyle taçlandırıyoruz. Bugün, Görükle Sanayi Bölgesi’nde devreye aldığımız 40 bin metrekarelik yeni tesisimiz ve Kayapa OSB’deki fabrikamızla birlikte toplam 55 bin metrekarelik modern bir üretim ekosistemine ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Büyüme stratejimizin merkezine "Yeşil Dönüşüm" hedeflerimizi yerleştirdik. Tesislerimizin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını kendi çatılarımızda kurulu güneş enerjisi sistemlerinden (GES) karşılayarak, karbon ayak izimizi her geçen gün azaltıyoruz. Bu çevreci enerji yaklaşımıyla sadece gezegenimizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda operasyonel maliyetlerimizde verimlilik sağlayarak küresel rekabet gücümüzü artırıyoruz.</p>

<p><img height="298" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/lutfi-akincioglu-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Lütfi Akıncıoğlu</strong></p>

<p><strong>Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ekonominin temel taşı</strong></p>

<p>Şirketimizde sürdürülebilirliği yalnızca çevresel boyutlarıyla değil; ekonomik ve sosyal etkileriyle bir bütün olarak ele alıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda geliştirdiğimiz dijital altyapılarımız sayesinde; servis takibinden müşteri ilişkilerine kadar tüm operasyonel süreçlerimizi artık tamamen veriye dayalı bir sistemle yönetiyoruz. Benim için kaynakların verimli kullanımı ve süreçlerin kesintisiz iyileştirilmesi, sadece operasyonel bir başarı değil; uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliğimizin de temel taşıdır. Bu süreçte insan kaynağımızı en stratejik değerimiz olarak görüyor; çalışanlarımızın gelişimini destekleyen sürdürülebilir eğitim programlarına ve uzun vadeli kariyer planlamalarına kararlılıkla yatırım yapıyoruz.</p>

<p><img height="285" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/yesari-sualp-10.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Yesari Süalp </strong></p>

<p><strong>Ermetal CEO’su</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ilkeleri stratejimizin merkezinde</strong></p>

<p>Firmamızda sürdürülebilirlik ilkelerini kurumsal stratejimizin merkezine yerleştirmiş durumdayız. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde, iklim değişikliği ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasını temel stratejimiz olarak belirledik.2014 yılından bu yana gönüllülük esasına dayalı olarak sera gazı emisyon envanterimizi oluşturuyor ve CO₂ emisyonlarımızı KPI hedeflerimiz arasında titizlikle takip ediyoruz. ISO 14064 standardına uygun olarak belgelendirdiğimiz bu çalışmalarımızla, sürdürülebilirlik alanında sektörümüzün öncü firmaları arasında yer alıyoruz.</p>

<p><img height="308" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/osman-yildiz-5.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Yıldız </strong></p>

<p><strong>Oytaş Yıldız İnşaat YKB</strong></p>

<p><strong>Vizyoner projeler geliştiriyoruz</strong></p>

<p>Oytaş Yıldız İnşaat olarak, Bursa’nın sanayideki yeni merkezlerinden biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB)’nde üstlendiğimiz projelerle öne çıkıyoruz. Global firmalara yönelik fabrika inşaatlarının yanı sıra, altyapı ve mevcut tesis güçlendirme çalışmalarını da titizlikle yürüterek TEKNOSAB’daki yatırımlarımızla Bursa sanayisinin geleceğine çok ciddi katkılar sunuyoruz. Üstlendiğimiz bu projelerin hem bölgemiz hem de ülke ekonomimiz açısından son derece stratejik bir önem taşıdığına inanıyoruz.</p>

<p>Sürdürülebilirlik ve inovasyonu iş modelimizin merkezine alarak, yeşil bina konsepti doğrultusunda çevresel etkileri en aza indiren vizyoner projeler geliştiriyoruz. Enerji verimliliği sağlayan ileri teknoloji sistemler, geri dönüştürülebilir malzemeler ve çevre dostu uygulamalarımızla yatırımcılarımıza uzun vadeli ekonomik avantajlar sağlıyoruz. Gelecek odaklı bu yapı anlayışımızla sektörde fark yaratmaya ve sanayinin dönüşümüne öncülük etmeye kararlılıkla devam ediyoruz.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ayhan-korgavus-9.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Ayhan Korgavuş</strong></p>

<p><strong>Ünver Group YKB</strong></p>

<p><strong>Yatırımlarımızı yakından takip ediyoruz</strong></p>

<p>Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, operasyonel ve kurumsal bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda, enerji tasarrufu uygulamalarımızı, atık ayrıştırma süreçlerimizi ve proses iyileştirme çalışmalarımızı son derece sistematik bir şekilde yürütüyoruz. Ana sanayi müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda Kurumsal Sosyal Sorumluluk (CSR) raporlama çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor ve 2026 yılı içerisinde ilk CSR raporumuzu yayımlamayı hedefliyoruz. Ayrıca yenilenebilir enerji yatırımlarını da yakından takip ediyor ve gündemimizde tutuyoruz.</p>

<p>Bursa ekonomisine sağladığımız katkıları da çok önemsiyoruz. Bugün 300 kişilik istihdam gücümüzün tamamı Bursa’da ikamet ediyor. 2025 yılı itibarıyla yüzde 66 seviyesinde olan yerli tedarik oranımızı, 2026 yılında yüzde 68’e çıkarmayı hedefliyoruz. Yerli tedarik oranının artırılmasını hem maliyet optimizasyonumuz hem de güçlü bir üretim ekosistemi oluşturmak açısından stratejik bir öneme sahip görüyoruz.</p>

<p><img height="280" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/barbaros-onulay-5.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Barbaros Onulay</strong></p>

<p><strong>Bursa Beton-Bursa Çimento Genel Müdür</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik üretimin merkezinde</strong></p>

<p>Bursa Beton ve Bursa Çimento olarak, çevre dostu üretim anlayışımızı tüm faaliyetlerimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Sürdürülebilirlik ve bütün operasyonlarımızda çevresel etkileri azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlamak bizim en temel prensibimizdir.</p>

<p>Bu doğrultuda, üretim süreçlerimizde <strong>uçucu kül</strong> kullanımı gerçekleştirerek karbon ayak izimizi ciddi oranda azaltıyoruz. Tesislerimizde yer alan geri kazanım ünitelerinde topladığımız agregayı yeniden üretim sürecine dahil ediyor, bu sayede doğal kaynaklarımızın korunmasına çok büyük bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, su yönetimimize de azami özen göstererek geri kazanım sularını ve yağmur sularını etkin bir şekilde değerlendiriyoruz. Attığımız bu çevreci adımların, sektörümüzün en prestijli ödüllerinden biri olan <strong>Yeşil Nokta Çevre Ödülü</strong> gibi başarılarla tescillenmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır.</p>

<p>Sürdürülebilirlik alanındaki etkilerimizi sadece çevresel boyutta bırakmayıp, bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz yatırımlar ve dönüşüm projeleri sayesinde; çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerimizi çok daha kapsamlı biçimde analiz eden, izleyen ve raporlayan güçlü bir kurumsal yapıya sahibiz. Hava kalitesi, enerji tüketimi, atık yönetimi ve çalışan sağlığı gibi kritik öneme sahip birçok alanda tamamen şeffaf bir yönetim yaklaşımı benimsiyoruz.</p>

<p><img height="216" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/gorkem-varlik-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Görkem Varlık </strong></p>

<p><strong>İnoksan Ceo</strong></p>

<p><strong>Sertifikasyon süreçlerine hız kazandırdık</strong></p>

<p>İNOKSAN olarak, gelecek vizyonumuzda sürdürülebilirlik başlığına çok büyük ve önemli bir yer ayırıyoruz. Enerji verimliliği yüksek ürün tasarımlarımız, çevre dostu üretim tekniklerimiz ve kaynak kullanımında optimizasyon sağlayan yatırımlarımızla hem operasyonel maliyetlerimizi azaltmayı hem de karbon ayak izimizi en alt seviyeye düşürmeyi hedefliyoruz. Küresel pazarlarda rekabet edebilmenin artık yalnızca fiyat ve kaliteden ibaret olmadığını; aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk bilinciyle mümkün olduğunun son derece farkındayız. Bu çerçevede, uluslararası kalite ve sürdürülebilirlik sertifikasyon süreçlerimize yönelik çalışmalarımıza büyük bir hız kazandırdık.</p>

<p>İhracat tarafında ise çok daha seçici ve stratejik bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz. Mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi artırmak, global düzeyde marka bilinirliğimizi güçlendirmek ve distribütör ağımızı çok daha etkin yapılandırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bölgesel bazda yürüttüğümüz detaylı pazar analizlerine dayalı büyüme planları hazırlarken, rekabet avantajı yüksek ürün gruplarımızda agresif bir konumlanma stratejisi izlemeyi planlıyoruz. Bu kararlı yaklaşımımızla, küresel ölçekte çok daha görünür, güvenilir ve referans gösterilen bir dünya markası olma hedefimizi adım adım destekliyoruz.</p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ilker-oral-4.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>İlker Oral </strong></p>

<p><strong>SİNTA YKB Vekili</strong></p>

<p><strong>Sosyal sorumluluk kurum kültürü konumunda</strong></p>

<p>SİNTA’da sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda kurumsal ve sosyal boyutları da kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alınıyor. Şirket olarak, kaynakların verimli kullanımı, çevresel etkilerin azaltılması ve çalışan odaklı uygulamaların yanı sıra kurumsal yapısını güçlendiren sürdürülebilir adımlarla geleceğe yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/murat-tarakcioglu-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Murat Tarakçıoğlu</strong></p>

<p><strong>Cargill Gıda Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su</strong></p>

<p><strong>Değer katmaya devam edeceğiz</strong></p>

<p>2025 yılında yakaladığımız bu güçlü ivmeyi, 2026’da da kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde en büyük önceliğimiz, Türkiye’nin geleceğine olan sarsılmaz inancımızın bir göstergesi olarak, bu ülke için değer yaratmaya devam etmek olacak. Bu doğrultuda, sürdürülebilirlik ve inovasyonu tüm faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz.Tarımda verimliliği ve çiftçi refahını artıran "1000 Çiftçi 1000 Bereket" gibi başarılı programlarımızı yaygınlaştırmak, 2026 ajandamızın en temel başlıklarından biri olacak. Bununla birlikte, su kaynaklarının korunması gibi kritik çevresel konularda sorumluluk üstlenmeyi ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde toplumsal fayda yaratmayı sürdüreceğiz.</p>

<p>Cargill olarak, Türkiye’nin ekonomik büyümesine paralel bir şekilde sosyal ve çevresel refahına da katkı sağlama hedefimizi daha da ileriye taşıyoruz. Ülkenin sürdürülebilir geleceğinin inşasında aktif bir rol oynamaya her zaman olduğu gibi devam edeceğiz.</p>

<p><img height="164" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/muzaffer-cilek-7.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Muzaffer Çilek</strong></p>

<p><strong>Çilek Mobilya YKB</strong></p>

<p><strong>Karbon salımının önüne geçiyoruz</strong></p>

<p>2026’da üretimde verimliliği ve kaliteyi ileri taşımayı, dijital dönüşüm projelerini yaygınlaştırmayı, Ar-Ge ile ürün ve süreç geliştirme kapasitemizi güçlendirmeyi ve ihracatta daha derin bir pazar yönetimi kurmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve dijitalleşmeye 2,2 milyon dolar, yenilenebilir enerji tarafında ise 7,8 milyon dolarlık yatırımlarımız sürüyor. Elektrik ihtiyacımızın tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor, yılda 6 bin 600 ton karbon salımının önüne geçiyoruz.</p>

<p><img height="308" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/rasim-cagan-6.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Rasim Çağan</strong></p>

<p><strong>Rudolf Duranner Genel Müdür</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ölçülen bir hizmet</strong></p>

<p>Rudolf Duraner’de sürdürülebilirliği bir söylem olarak değil, ölçülebilir ve raporlanabilir bir hizmet alanı olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda, son 10 yıldır sistematik bir dönüşüm yürütüyoruz. Son 10 yıldır müşterilerimizi su tüketimi, karbon ayak izi ve çevresel etki konularında dönüştürüyoruz. Ürünlerimizin karbon ayak izini ölçüyor ve müşterilerimize ürün bazında bu verileri açıkça beyan ediyoruz. Ürün güvenliği ve çevresel etki konularında ise ayrı bir uzman ekibimiz görev yapıyor. Gelişmiş laboratuvar altyapımızla kalite ve hata analizlerini gerçekleştiriyor, bu hizmetlerin tamamını müşterilerimize ücretsiz sunuyoruz. Mevcut laboratuvar altyapımızı farklı bir bakış açısıyla tanımlayarak, kendimizi tekstil sektörünün adli tıbbı olarak görüyoruz. Üretimde yaşanan sorunların kök neden analizini yapıyoruz. Sorunun neden kaynaklandığını ortaya koyuyor, telafi yöntemlerini belirliyor ve tekrar yaşanmaması için alınması gereken önlemleri müşterilerimizle paylaşıyoruz.</p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/oktay-akyildiz2-9.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Oktay Akyıldız</strong></p>

<p><strong>Nukon Lazer Makine Yönetim Kurulu Başkan Vekili</strong></p>

<p><strong>Çevresel sürdürülebilirliğe odaklıyız</strong></p>

<p>NUKON olarak, Endüstri 4.0’ın sunduğu imkânları ve fiber lazer teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip ederek geleceğin sanayisine yön vermeyi hedefliyoruz. Yeni nesil üretim vizyonumuzda otomasyon ve robotik entegrasyonun, lazer kesim teknolojilerinin geleceğini belirleyen temel unsurlar olacağını öngörüyoruz. Üretim süreçlerimizde sadece teknolojiye değil, aynı zamanda enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularına da odaklanıyoruz. Geliştirdiğimiz OPC-UA tabanlı sistemlerle, makinelerimizin performansını anlık olarak izleyebiliyor, sorun giderme süreçlerini optimize ederek müşterilerimizin üretim verimliliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz.</p>

<p><img height="336" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/safak-cetiner-11.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Şafak Çetiner</strong></p>

<p><strong>Bekamak Makine Satış Direktörü</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik vizyonuyla güçlenen büyüme</strong></p>

<p>BEKAMAK olarak büyüme stratejimizi sadece kapasite artışı üzerine değil, sürdürülebilirlik odaklı ve çevreye duyarlı yatırımlar üzerine inşa ediyoruz. Bu vizyonumuzun en somut adımlarından biri olarak, 1030 kWp kapasiteli Çatı Güneş Enerji Santrali (GES) yatırımımızı başarıyla hayata geçirdik. Bu yatırımla birlikte üretim süreçlerimizde ihtiyaç duyduğumuz enerjinin yüzde 100’ünü güneşten karşılamaya başladık.<strong> </strong><i>Artık enerjimizin tamamı güneşten geliyor. Bu yatırım bizim için sadece ekonomik bir kazanım değil; karbon ayak izimizi azaltarak gelecek nesillere karşı çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmenin en güçlü yoludur.</i></p>

<p><img height="318" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/zarif-alp-13.JPG" width="250" /></p>

<p><i><strong>Zarif Alp</strong></i></p>

<p><i><strong>İzmakpar Genel Müdürü</strong></i></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik bir tercih değil, zorunluluk</strong></p>

<p>Dijitalleşen süreçlerimiz, enerji verimliliği uygulamalarımız, yeşil enerji yatırımlarımız ve sıfır atık politikalarımızla sürdürülebilir üretimi iş modelimizin merkezine alıyoruz. Tüm üretim süreçlerimizi; çevreye, doğaya ve insana saygı ilkelerimiz doğrultusunda şekillendiriyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün attığımız her adım, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefimizin bir parçası. Verimliliğimizi artırırken doğal kaynaklarımızı korumaya ve sanayide yeşil dönüşümün öncüsü olmaya kararlıyız.</p>

<p><img height="270" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/melih-iyigullu.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Melih İyigüllü</strong></p>

<p><strong>İyigüllü Şirketler Grubu YKB Yardımcısı</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilir projeleri ön planda tutuyoruz</strong></p>

<p>İyigüllü Şirketler Grubu olarak, 2026 yılında da dengeli büyüme ve güçlü risk yönetimi yaklaşımımızı kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyoruz. Sanayi tarafında yüksek katma değerli ve teknik derinliği olan ürünlere odaklanırken, gayrimenkul yatırımlarımızda ise seçici, uzun vadeli ve sürdürülebilir projeleri ön planda tutuyoruz.</p>

<p>Gelecek vizyonumuz doğrultusunda, sanayi ve gayrimenkulün birbirini dengelediği güçlü bir yapı kuruyoruz. Yolumuza; güçlü bilanço, kurumsal yapı ve uzun vadeli marka değeri üzerine inşa ettiğimiz bu büyüme modeliyle sağlam adımlarla devam edeceğiz.</p>

<p></p>

<p><img height="93" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/i-m-g-1378.PNG" width="250" /></p>

<p><strong>İbrahim Tatar</strong></p>

<p><strong>İbraş Kauçuk YKB</strong></p>

<p><strong>Üretimden gelen tecrübeyle geleceğe ilerliyoruz</strong></p>

<p>İbraş’ın bugün ulaştığı noktanın temelinde yılların üretim tecrübesi, çalışanlarımızın emeği ve müşterilerimize verdiğimiz sözleri yerine getirme gayreti bulunuyor. Bizim için gelişmek; yalnızca yeni yatırımlar yapmak değil, işimizi her gün daha kaliteli, daha verimli ve daha güvenli hale getirebilmektir.</p>

<p><img height="333" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/ibrahim-tatar-4.jpeg" width="250" /></p>

<p>Enerjiyi ve kaynaklarımızı dikkatli kullanmaya, çevreye karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Güneş enerjisi yatırımımız ve çevre yönetimi alanındaki çalışmalarımız da bu anlayışın bir parçasıdır. Bunları yalnızca günün gereği olarak değil, sanayiciliğin ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde de ürün kalitemizi ve üretim kabiliyetimizi geliştirerek dünya pazarlarında daha güçlü ve kalıcı bir İbraş için çalışmaya devam edeceğiz. Büyürken bizi bugünlere taşıyan emeği, iş ahlakını ve güveni korumak ise her zaman temel önceliğimiz olacaktır.</p>

<p><img height="255" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ozgur-orakci-5.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Özgür Orakçı </strong></p>

<p><strong>Orakçı Şirketler Grubu YKB</strong></p>

<p><strong>Değer odaklı yaklaşımı benimsiyoruz</strong></p>

<p>Gücümüzü köklü değerlerimizden ve kurumsal kültürümüzden alıyor, tüm faaliyetlerimizi saygı, şeffaflık ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütüyoruz. Değer odaklı bu yaklaşımımız, karar alma süreçlerimizden iş yapış biçimimize kadar her alanda en büyük belirleyicimizdir. Etik ilkelere sıkı sıkıya bağlı, yasalara son derece saygılı ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden bir kurumsal yapıya sahibiz.</p>

<p>Orakçı Grubu olarak bu sağlam anlayışla çalışmayı, üretmeyi ve uzun vadeli değer yaratan yatırımlarımızla ülkemiz ekonomisine katkı sunmayı büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz.</p>

<p><img height="266" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ilkay-yildirim-10.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>İlkay Yıldırım </strong></p>

<p><strong>Burpol Polimer Plastik YKB</strong></p>

<p><strong>Lokomotif sektörlerin sürdürülebilirlik paydaşıyız</strong></p>

<p>Kaynakların hızla tükendiği günümüzde geri dönüşüm, hem Bursamız hem ülkemiz hem de dünya ekonomisi için bir zorunluluktur. Dolayısıyla küresel ticarette sürdürülebilirlik artık kurumlar için vizyoner bir temenni veya tercihten öte doğrudan rekabet koşullarının temel bir unsuru haline dönüşmüş durumdadır. Özellikle Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kararları, 2030 yılı için koyduğu karbon emisyonunu yarıya düşürme ve 2050 net sıfır emisyon hedefleri, ihracat odaklı Türk sanayisi için döngüsel ekonomiyi tek çıkış yolu kılmaktadır. İşin aslına bakılırsa, geri dönüştürülebilir malzemeler çöp değil, "milli servet" ve sanayi için ham madde niteliğindedir. Türkiye’nin Avrupa’da plastik ham madde tüketiminde ikinci sırada yer alması, cari açığı kapatma ve ham madde bağımsızlığı sağlama noktasında geri dönüşümün önemini açıkça ortaya koymaktadır.</p>

<p>Günümüzde şirketlerin küresel değer zincirinde kalıcı yer edinebilmeleri ve rekabet güçlerini koruyabilmeleri için döngüsel ekonomi modelini benimsedikleri kapsamlı tedbirler almaları gerekmektedir. Bu doğrultuda firmaların odaklanması gereken temel adımlar şunlardır:</p>

<p></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Ham madde Dönüşümü: Başta otomotiv, beyaz eşya ve tekstil olmak üzere tüm ana sanayilerde petrokimya türevi plastik yerine geri dönüştürülmüş ve bio-katkılı girdilere geçilmelidir.</li>
 <li>Karbon Ayak İzini Azaltma: Üretim süreçlerinde yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık verilerek net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda adımlar atılmalıdır.</li>
 <li>Teknoloji ve Ar-Ge Entegrasyonu: Atık yönetimi ile sınırlı kalmayıp, ürünlerin tasarım aşamasından itibaren geri dönüştürülebilir yapıda geliştirilmesi ve dijital dönüşümün sürece dahil edilmesi sağlanmalıdır.</li>
</ul>

<p>PCR, PIR ve ELV gibi kaynaklardan elde edilen plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden yüksek standartlı granül ham maddeye dönüştüren Burpol Polimer’in ürünleri, sürdürülebilirliğe önem veren dev otomobil markalarının ürettiği araçların görsel parçalarında kullanılıyor. Bugün iki farklı lokasyonda toplam 8 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Burpol Polimer, 5 üretim hattıyla yüksek kapasiteli üretim gerçekleştirirken; Ar-Ge, laboratuvar, yaşam döngüsü analizi ve karbon ayak izi çalışmalarıyla sürdürülebilir üretim altyapısını geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p>Ulusal ölçekte “Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü’ne layık görülen şirketimiz, döngüsel ekonomiye ve çevresel performans standartlarına uyum sağlama konusunda sektöre rol model olmaktadır. Uluslararası Geri Dönüşüm Bürosu verilerine göre dünya ham madde ihtiyacının yüzde 40'ı geri dönüştürülebilir atıklardan karşılanıyor. Biz de Burpol olarak bio-katkılı ve düşük karbon ayak izine sahip ürünlerimizle sanayimizin yeşil dönüşümüne katkı sağlıyoruz. Yeşil dönüşüm anlayışıyla daha temiz, döngüsel ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img height="274" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/arzu-isik-2.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Arzu Işık</strong></p>

<p><strong>Işıksoy Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi</strong></p>

<p><strong>Çevre dostu üretim anlayışı</strong></p>

<p>Işıksoy Tekstil olarak, sürdürülebilirliği iş modelimizin tam merkezine alıyor ve son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız vererek çevre dostu üretim anlayışımızı çok daha ileri bir noktaya taşıyoruz.</p>

<p>Şanlıurfa ve Bursa’daki tesislerimizde devreye aldığımız çatı üstü GES (Güneş Enerjisi Santrali) projelerimizle yeşil enerji üretimine başladık. Bununla da kalmayıp Balıkesir’deki rüzgâr enerjisi santrali (RES) yatırımlarımızla birlikte toplam enerji ihtiyacımızın yüzde 80’ini temiz kaynaklardan karşılar hale geldik. Bu stratejik yatırımlarımız sayesinde karbon ayak izimizi hızla azaltırken, aynı zamanda enerji maliyetlerimizde de çok önemli tasarruflar sağlıyoruz.</p>

<p>Yenilenebilir enerjiye yaptığımız bu yatırımlar, bizlere yalnızca çevresel fayda sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda stratejik bir rekabet avantajı da sunuyor. Doğayı koruyarak sürdürülebilir üretime her geçen gün bir adım daha yaklaşıyoruz. Karbon salımını minimize ederek çevre dostu üretime öncülük etmeyi amaçlıyor, bu adımlarla uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü de önemli ölçüde artırıyoruz.</p>

<p><img height="265" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/osman-aslav-9.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Aşlav</strong></p>

<p><strong>Demircioğlu Group YKB</strong></p>

<p><strong>Çevreye saygılı üretim gerçekleştiriyoruz</strong></p>

<p>Demircioğlu Grup olarak misyonumuz; müşteri memnuniyetini her zaman en önde tutan, teknolojiyi sürekli takip eden hem müşterilerimize hem de ülke ekonomimize yüksek katma değer sağlayan bir firma olmaktır. Çevreye saygılı üretim anlayışını tamamen benimseyen bir şirket olarak, sürdürülebilir büyümeyi en temel stratejik hedeflerimiz arasında görüyoruz.</p>

<p>Vizyonumuzu ise yurt içi ve yurt dışında otomotiv endüstrisi için süspansiyon elemanları üretimi grubunda lider firmalardan biri olmak şeklinde tanımlıyoruz. Küresel pazarda çok daha güçlü bir marka olma hedefiyle yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üretimde, yönetimde ve kalitede öncü olma ilkemizle hareket edeceğiz. Temel hedefimiz, Demircioğlu Şase’yi uluslararası pazarda çok daha güçlü bir oyuncu haline getirmektir. Yarım asrı aşan köklü tecrübemiz, üretim gücümüz ve kalite odaklı yaklaşımımızla, Bursa’dan Türkiye’ye ve tüm dünyaya uzanan bu başarı hikâyemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</p>

<p><img height="243" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ceyhun-yalcin-3.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Ceyhun Yalçın</strong></p>

<p><strong>Yalçın Elektrik YKB</strong></p>

<p><strong>Sektörün dönüşümüne yön veriyoruz</strong></p>

<p>Yalçın Elektrik Grubu olarak; enerji maliyetleri, hammadde dalgalanmaları ve tedarik zinciri sorunları gibi sektörümüzün önündeki temel riskleri, uzun vadeli ve stratejik planlamalarla başarılı bir şekilde yönetiyoruz. Bu küresel risklere karşı; tedarikçi çeşitliliğimiz, enerji verimliliği yatırımlarımız ve kendi imzamızı taşıyan GES projelerimizle sürdürülebilirliği iş modelimizin tam merkezine almış durumdayız.</p>

<p><strong>32 yıllık</strong> köklü yolculuğumuza dönüp baktığımızda, elde ettiğimiz en büyük kazanımın bize duyulan güven olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin potansiyeline sonuna kadar inanıyoruz. Biz, geleneğin getirdiği disiplini hassasiyetle koruyan, geleceğin teknolojisini ise cesaretle kullanan dinamik bir yapı olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bizce hedefe ulaşmanın ilk şartı, o hedefe yakışır şekilde yürümektir; biz de tam 32 yıldır bu sarsılmaz anlayışla yürüyoruz. Önümüzdeki yıllarda da yüksek mühendislik gücümüz, güçlü üretim kabiliyetimiz ve vizyoner yaklaşımımızla sektörün dönüşümüne yön veren öncü markalardan biri olmayı hedefliyoruz.</p>

<p><img height="275" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/nurcan-ozdemir-11.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Nurcan Özdemir </strong></p>

<p><strong>Epsa Yalıtım YKB</strong></p>

<p><strong>Güvenilir çözüm ortağı olacağız</strong></p>

<p>EPSA olarak, mevcut güçlü iç pazar konumumuzu kararlılıkla korurken, ihracatta da çok daha kalıcı ve dengeli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında attığımız güçlü adımların üzerine koymayı hedefliyor; hızlı bir büyüme yakalamaktan ziyade, sürdürülebilir ve uzun vadeli iş birlikleri kurmaya odaklanıyoruz.</p>

<p>Geride bıraktığımız 2025 yılını yalnızca bir kapasite artışı dönemi değil, aynı zamanda kurumsal dönüşüm yılımız olarak değerlendirdik. Yapı kimyasalları, EPS ve EPP üretimimizi entegre bir mühendislik vizyonuyla birleştirerek, çok sektörlü güçlü bir sanayi grubuna dönüşme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Modern ve yüksek verimliliğe sahip üretim altyapımızla hem mevcut gücümüzü artırdık hem de kendimize yepyeni çalışma alanları açtık. Gelecek dönemde de müşterilerimizle yalnızca bir ürün tedarikçisi olarak değil, onların en güvenilir çözüm ortağı olarak çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img height="238" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/yagmur-ertoksoz-11.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Yağmur Ertoksöz</strong></p>

<p><strong>Oktay Holding Dış Ticaret Sorumlusu</strong></p>

<p><strong>Çevre dostu üretim anlayışını benimsiyoruz</strong></p>

<p><strong>Hertz Motor</strong> ve <strong>Heinz Linear</strong> bünyesinde yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarıyla CNC, otomotiv ve çelik sanayine yönelik yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Çevre dostu üretim anlayışımızla karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyor; yeniden kullanılabilir ambalajları ve sürdürülebilir üretim süreçlerini ön planda tutuyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarıyla iş süreçlerimizi geliştirirken, teknolojiyi insan odaklı yaklaşımımızı destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz.</p>

<p><img height="293" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/erol-kilic-6.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Uzm. Dr. Erol Kılıç</strong></p>

<p><strong>BURTOM Sağlık Grubu YKB</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik kurumsal sorumluluğumuz</strong></p>

<p>BURTOM olarak sağlık hizmetini yalnızca insan sağlığıyla sınırlı görmüyor, çevresel sürdürülebilirliği de kurumsal sorumluluğumuzun bir parçası olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda İnegöl’de hayata geçirdiğimiz Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımımızla, grubumuzun elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyoruz. Toplam 27 bin metrekare alana kurulu santralimiz sayesinde yılda iki bin 236 MWh elektrik üretirken, 983 ton CO₂ salımının önüne geçiyoruz. Bu yatırımımızla hem doğaya hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunuyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-31-at-150825-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Mesut Barut – İbrahim Altıparmak</strong></p>

<p><strong>Nümerik Mühendislik ve Oemak Makine Kurucu Ortakları</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilir üretim ön planda</strong></p>

<p>OEMAK Makine &amp; Nümerik Mühendislik olarak, enerji verimliliği yüksek sistemlerimiz, minimum atık prensibimiz ve uzun ömürlü makine tasarımlarımızla sürdürülebilirliği üretim anlayışımızın doğal bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımızla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de müşterilerimize toplam sahip olma maliyetini düşüren çok önemli bir avantaj sağlıyoruz. Mühendislik, teknoloji ve üretimi aynı potada eriterek, bugün CNC ahşap işleme makineleri alanında yerli üretimin güçlü temsilcilerinden biri haline geldik. Bursa’dan dünyaya uzanan küresel bir marka olma hedefimizle yolumuza kararlı adımlarla devam ediyoruz. Sanayide sürdürülebilir büyümenin örnek modellerinden biri olarak yerli üretim gücümüzü, teknolojik uzmanlığımızla birleştiriyor ve sektöre değer katmayı sürdürüyoruz.</p>

<p><img height="293" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/mustafa-yildirim-mac-bending-7.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Mustafa Yıldırım</strong></p>

<p><strong>Mac Machines Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Güvenilir üretim, sürdürülebilir büyüme</strong></p>

<p>Bursa merkezli üretim altyapımız ve deneyimli mühendislik kadromuzla, bugün Mac Machines olarak hem iç pazarda güçlü bir oyuncu hem de küresel pazarda yükselen bir marka olmanın gururunu yaşıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana temel motivasyonumuz, yerli üretim gücümüzü ileri mühendislik kabiliyetimizle harmanlayarak sanayimize değer katmak oldu. Ayrıca bizim için büyüme sadece üretim hacmini artırmak anlamına gelmiyor. Mac Machines olarak, nitelikli istihdamı önceliklendiriyor ve sahip olduğumuz teknik bilgi birikimini sürdürülebilir bir kurumsal hafıza haline getirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz her projede, mühendislik ekibimizin uzmanlığını sistemli bir yapıya dönüştürerek geleceğin teknolojilerine hazırlanıyoruz.</p>

<p><img height="354" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/semra-baykan-hedef-patent-compressed-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Semra Baykan</strong></p>

<p><strong>Hedef Patent Genel Müdür</strong></p>

<p><strong>Kurumsal alandada sürdürülebilirliliği temel alıyoruz</strong></p>

<p>Sürdürülebilirliği, bir kurumun yalnızca bugünü değil geleceği de düşünerek hareket etmesi olarak değerlendiriyoruz. Hedef Patent olarak bizim için sürdürülebilirlik; işletmelerin emek vererek oluşturdukları marka, patent ve tasarım değerlerini doğru stratejilerle korumaları ve bu değerleri gelecek yıllara taşıyabilmeleridir.Bu nedenle müşterilerimize yalnızca tescil sürecinde değil, fikri mülkiyet haklarının doğru yönetilmesi ve uzun vadede değer yaratması konusunda da yol göstermeyi önemsiyoruz. Bunun yanında girişimcilerin, KOBİ’lerin ve gençlerin sınai mülkiyet konusunda bilinçlenmesini; yenilikçi fikirlerin korunarak üretime ve ekonomiye kazandırılmasını sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olarak görüyoruz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-firmalarindan-surdurulebilirlik-atagi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m1.jpg" type="image/jpeg" length="20242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[500’de Bursa farkı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/capital-500de-bursa-farki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/capital-500de-bursa-farki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Capital Dergisi tarafından Türkiye’nin en büyük özel şirketlerinin performansını ortaya koymak amacıyla hazırlanan Capital 500 araştırmasının sonuçları açıklandı. Bursa’dan 23 şirket listeye girerek otomotivden demir-çeliğe, tekstilden gıdaya kadar uzanan geniş sektör ağında gücünü gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Türkiye’nin en büyük özel şirketlerini buluşturan Capital 500 araştırmasında Bursa’dan 23 şirket yer aldı. Kentin listeye giren şirketlerinin toplam cirosu 524,5 milyar TL’yi aşarken, ihracat rakamını açıklayan firmaların dış satımı 3,7 milyar doların üzerine çıktı. Otomotiv ve metal sanayi Bursa’nın listedeki ağırlığını belirlerken, Karsan Otomotiv 49 basamaklık yükselişiyle, Bursa Çimento ise 73 sıralık gerilemesiyle dikkat çekti. Bursa şirketlerinin toplam cirosu 524 milyar 557 milyon TL’ye ulaşırken, ihracat verisini açıklayan firmaların toplam dış satımı 3 milyar 715 milyon doların üzerine çıktı.</p>

<p>Bursa’nın Capital 500 tablosunda özellikle yüksek üretim kapasitesine sahip sanayi kuruluşları belirleyici oldu. Otomotiv ve metal şirketleri üst sıralarda yoğunlaşırken, tekstil firmaları ihracat rakamlarıyla öne çıktı. Gıda, gübre, kablo, çimento ve içecek sektörlerinden şirketlerin de Türkiye’nin en büyükleri arasında bulunması, Bursa ekonomisinin tek bir üretim koluna bağlı olmadığını ortaya koydu. Yeni şirketlerin sıralamaya dahil olmasıyla Bursa’nın listedeki şirket sayısı da geçen yılki 22’den 23’e yükseldi.</p>

<p><strong>Otomotiv sektörü üst sıralarda</strong></p>

<p>Capital 500’ün Bursa ayağında otomotiv sektörü yine en güçlü gruplardan biri oldu. Togg, 63 milyar 40 milyon TL’lik cirosuyla Türkiye genelinde 91’inci sırada yer aldı. Geçen yıl 92’nci basamakta bulunan şirket, bir sıra yükselirken aynı zamanda adı açıklanan Bursa şirketleri içerisinde en yüksek dereceye sahip firma oldu.</p>

<p>Otomotivde dikkat çeken şirketlerden Karsan Otomotiv ise 16 milyar 599 milyon TL ciroya ulaşırken, 250,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Şirketin listedeki konumu da önemli ölçüde değişti. Geçen yıl Türkiye genelinde 364’üncü sırada bulunan Karsan, yeni listede 315’inci basamağa kadar çıktı. Beyçelik Gestamp Otomotiv de 22 milyar 461 milyon TL ciro ve 122,1 milyon dolar ihracatla Bursa otomotiv sanayisinin Capital 500’deki güçlü temsilcilerinden biri oldu.</p>

<p>Sektörün listedeki ağırlığı yeni katılımlarla da arttı. Oyak Horse Makine, 26 milyar 583 milyon TL ciroyla Capital 500’e 201’inci sıradan giriş yaptı. Şirketin 410 milyon dolarlık ihracatı da Bursa’dan listeye giren firmalar içerisinde dikkat çeken dış satım rakamlarından biri oldu. Astemo Bursa Otomotiv ise 10 milyar 319 milyon TL ciroyla 467’nci sıradan listeye dahil oldu. Böylece Bursa otomotiv sanayisi hem mevcut büyük oyuncuları hem de yeni katılan şirketleriyle sıralamada geniş bir temsil alanı buldu.</p>

<p><strong>Metal ve tekstil ihracatta öne çıktı</strong></p>

<p>Bursa’nın köklü üretim alanlarından metal sanayi de Capital 500’de önemli bir ağırlık oluşturdu. Borçelik Çelik Sanayi 48 milyar 879 milyon TL ciroyla Türkiye genelinde 108’inci sırada yer alırken, şirketin ihracatı 210,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dokta Dökümcülük 222,1 milyon dolar, Asil Çelik Sanayi ise 150 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. Metal sektöründeki şirketlerin hem yüksek ciroları hem de dış pazarlardaki varlığı Bursa’nın sanayi tablosundaki belirleyici konumlarını sürdürdüklerini gösterdi.</p>

<p>Tekstil şirketleri ise özellikle ihracat performanslarıyla listede kendilerini gösterdi. Yeşim Satış Mağazaları 272,3 milyon dolarlık dış satıma ulaşırken, Aunde Teknik Tekstil’in ihracatı 242,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Almaxtex Tekstil de yaklaşık 50 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Metal ve tekstildeki bu tablo, Bursa’nın uzun yıllardır güçlü olduğu geleneksel üretim alanlarının kentin dış pazarlardaki konumuna katkı vermeye devam ettiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Yeni isimler Bursa’nın temsilini artırdı</strong></p>

<p>Capital 500’ün yeni listesinde Bursa’dan ilk kez sıralamaya dahil olan şirketler de dikkat çekti. Otomotiv sektöründeki Oyak Horse Makine ve Astemo Bursa Otomotiv’in yanı sıra farklı üretim alanlarından şirketlerin listeye katılması, Bursa’nın sektörel çeşitliliğini artırdı.</p>

<p>Siro Silk Road Temiz Enerji, 25 milyar 184 milyon TL ciroyla Türkiye genelinde 210’uncu sıradan Capital 500’e girdi. Gıda sektörünün önemli şirketlerinden Eker Süt Ürünleri ise 17 milyar 411 milyon TL ciroyla 298’inci basamakta kendisine yer buldu. Uludağ İçecek de 9 milyar 196 milyon TL ciroyla listenin 500’üncü sırasında yer aldı. Yeni katılımlar, Bursa’nın büyük şirketler ligindeki temsilini farklı faaliyet alanlarına taşırken, kentin 23 şirketle listede yer almasına katkı sağladı.</p>

<p>Kablo ve gübre sektörleri de ihracat rakamlarıyla Bursa tablosunda öne çıktı. Prysmian Kablo 258,5 milyon dolarlık ihracata ulaşırken, Gemlik Gübre’nin dış satımı 158,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece otomotiv dışında faaliyet gösteren şirketler de Bursa’nın 3,7 milyar doları aşan açıklanmış toplam ihracat performansına önemli katkı sundu.</p>

<p><strong>Karsan’dan yüksek performans</strong></p>

<p>Şirketlerin bir önceki Capital 500 sıralamasına göre konumları karşılaştırıldığında Bursa cephesindeki en dikkat çekici yükseliş Karsan Otomotiv’den geldi. Geçen yıl 364’üncü sırada bulunan şirket, 49 basamaklık çıkışla 315’inci sıraya kadar yükseldi. Karsan böylece Bursa şirketleri içerisinde sıralamasını en fazla yukarı taşıyan şirket oldu.</p>

<p>Gemlik Gübre de güçlü bir yükselişe imza attı. Şirket 357’nci sıradan 332’nci sıraya çıkarak 25 basamak ilerledi. Pro Yem ise geçen yılki 292’nci sırasını 21 basamak geliştirerek 271’inciliğe taşıdı. Beyçelik Gestamp Otomotiv 240’ıncı sıradan 237’nci sıraya yükselirken, Togg da bir basamak ilerleyerek 91’inciliğe çıktı. Sıralamadaki bu hareketlilik, bazı Bursa şirketlerinin Türkiye’nin en büyük özel şirketleri arasındaki konumlarını önemli ölçüde güçlendirdiğini gösterdi.</p>

<p><strong>Gerilemede Bursa Çimento ilk sırada</strong></p>

<p>Capital 500’de yukarı yönlü hareketlerin yanı sıra önemli sıra kayıpları da yaşandı. Bursa şirketleri içerisinde en sert gerileme Bursa Çimento’da görüldü. Geçen yıl 337’nci sırada bulunan şirket, 73 basamak kaybederek 410’uncu sıraya indi.</p>

<p>Prysmian Kablo da 40 sıralık gerilemeyle dikkat çekerken, Döktaş Dökümcülük 37 basamak aşağıya indi. Borçelik Çelik Sanayi’nin sıralamadaki kaybı 24 basamak olurken, Hastavuk Gıda Tarım 21, Coşkunöz Metal 20, Yeşim Satış Mağazaları 15 ve Asil Çelik Sanayi 11 sıra geriledi. Almaxtex Tekstil ve Aunde Teknik Tekstil de önceki listeye kıyasla daha alt basamaklarda yer alan Bursa şirketleri arasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="478" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m3-tablo.jpg" width="650" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/capital-500de-bursa-farki</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m3.jpg" type="image/jpeg" length="11140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aroma, kola üretimine başladı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/aroma-kola-uretimine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/aroma-kola-uretimine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[58 yıllık yerli içecek markası Aroma, yeni ürünü Aroma Kola ile kola kategorisine giriş yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aroma; yerli marka kimliği, yaklaşık 60 yıllık içecek deneyimi, dengeli lezzeti ve Türkiye genelindeki 100’ün üzerinde bayiden oluşan ağıyla rekabete katıldı. 1968 yılında Bursa’da doğan Aroma, yaklaşık 60 yıllık içecek deneyimini şimdi kola kategorisine taşıyor. Meyve suyu, nektar, meyveli içecekler ve doğal kaynak suyu kategorilerindeki deneyimini gazlı içeceklere taşıyan Aroma, yeni ürünü Aroma Kola ile Türkiye’nin en rekabetçi içecek kategorilerinden birinde kendi markasıyla yerini aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>100’ün üzerinde bayiyle eşzamanlı dağıtıma çıktı</strong></p>

<p>Aroma Kola, lansmanıyla birlikte markanın Türkiye genelindeki 100’ün üzerinde bayiden oluşan dağıtım ağı üzerinden eşzamanlı olarak tüketiciyle buluştu. Aroma böylece yeni ürününü sınırlı bir bölgesel deneme süreciyle değil, mevcut dağıtım gücünü kullanarak Türkiye genelinde geniş ölçekte tüketiciye sunuyor. Önümüzdeki dönemde ürünün satış noktalarındaki yaygınlığının artırılması ve tüketicilerden gelen geri bildirimlerin ürün ailesinin gelişiminde kullanılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/aroma-kola-uretimine-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-s5.jpg" type="image/jpeg" length="64617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İklimlendirme devi Zamil, üretiminin dijitalleşmesinde Trex'i seçti]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/iklimlendirme-devi-zamil-uretiminin-dijitallesmesinde-trexi-secti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/iklimlendirme-devi-zamil-uretiminin-dijitallesmesinde-trexi-secti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan merkezli iklimlendirme üreticisi Zamil Air Conditioners, üretimde dijital dönüşümünün merkezine trex Dijital’in MES (Üretim Yürütme Sistemi) çözümünü aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trex Digital, Suudi Arabistan'ın iklimlendirme üreticisi Zamil Air Conditioners'ın üretim sahasında yürüttüğü MES (Üretim Yürütme Sistemi) projesinde POC aşamasını tamamlayarak kapsamı genişletme kararının alındığı yeni aşamaya geçti. Yıllık 1,1 milyon adedin üzerinde üretim kapasitesine sahip fabrikalarda gerçek üretim koşullarında kullanılan çözüm, Türk yazılımının Körfez sanayisindeki varlığını büyüten bir referansa dönüştü. Projeyi değerlendiren trex Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, Zamil Air Conditioners ile yürütülen çalışmanın trex'in Körfez sanayisindeki büyüyen varlığının somut bir göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Zamil Air Conditioners, Dammam'daki dört üretim tesisinde yıllık 1,1 milyon adedin üzerinde kapasiteyle üretim yapan, bölgenin en büyük iklimlendirme üreticilerinden biri. Bu ölçekte bir üreticide amacımız, üretim sahasından toplanan veriyi görünür kılmak ve operasyon ekiplerinin karar süreçlerinde kullanabileceği üretim içgörülerine dönüştürmekti. MES çözümümüzü gerçek üretim hattında, canlı üretim koşullarında devreye aldık; Proof of Concept aşamasını başarıyla tamamladıktan sonra Zamil ile birlikte çözümü tüm üretim hatlarına yaygınlaştıracak genişleme aşamasına geçtik." Özdemir, projenin bir yazılım kurulumu değil, üretim operasyonlarının doğrudan içinde yer aldığı bir dönüşüm çalışması olarak yürütüldüğünü vurguladı. İlhan Özdemir, “Bizim için MES, sahaya bırakılan bir yazılımdan çok daha fazlası. Zamil Air Conditioners, bağlı olduğu Zamil Industrial'ın uzun soluklu dijital dönüşüm stratejisi kapsamında ERP, üretim, mühendislik ve ürün yaşam döngüsü süreçlerini tek bir dijital yapı altında topluyor. Bu geniş mimaride üretim sahasının yürütülmesi ve gerçek zamanlı veri katmanı trex MES'e emanet edildi. ERP entegrasyonundan PLM'in üretime yayılmasına, makinelerin IoT üzerinden bağlanmasına kadar uzanan yol haritasının her adımında üretim verisinin toplandığı ve anlamlandırıldığı katman biziz. trex, Zamil'in ERP–MES–PLM hattını bütünleştirme hedefinin merkezinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/iklimlendirme-devi-zamil-uretiminin-dijitallesmesinde-trexi-secti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-s4.jpg" type="image/jpeg" length="42963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESA Lojistik, butik hizmet modeliyle fark yaratıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/esa-lojistik-butik-hizmet-modeliyle-fark-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/esa-lojistik-butik-hizmet-modeliyle-fark-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da 12 yıl önce kurulan ESA Lojistik, uluslararası ve yurtiçi taşımacılığın yanı sıra depolama, gümrük müşavirliği ve sigorta hizmetleriyle lojistik sektöründeki faaliyetlerini sürdürüyor. ESA Lojistik çatısı altında Bursa ESA Sigorta ve ESA Gümrük Müşavirliği ile birlikte üç ayrı şirket üzerinden hizmet veren grup, bugün yaklaşık 80 kişilik istihdam yapısına ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası taşımacılıkta Çekya, Slovakya, Romanya, Bulgaristan ve Sırbistan hatlarında servis sağlayan ESA Lojistik, yurtiçinde ise İstanbul-Bursa, Bursa-Gebze ve Gebze-Bursa güzergâhlarında faaliyet gösteriyor. Şirket, 2026 yılı itibarıyla depolama kapasitesini yaklaşık 7 bin metrekareye çıkarırken, Bursa genelindeki lojistik ihtiyaçlara da hizmet sunuyor. ESA Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Erdi Altıntaş, 12 yıllık süreçte hizmet çeşitliliklerini artırarak büyüdüklerini belirterek, “12 yılda bünyemizde uluslararası nakliye, yurtiçi nakliye, depolama, gümrük müşavirliği ve sigorta hizmetlerini oluşturduk. Bu hizmetleri üç firmamız aracılığıyla veriyoruz. Ana firmamız ESA Lojistik olmak üzere Bursa ESA Sigorta ve ESA Gümrük Müşavirliği ile müşterilerimize bütünleşik hizmet sunuyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Butik yapı avantaj sağladı</strong></p>

<p>Lojistik sektöründe son dönemde yaşanan daralma, özellikle yüksek araç filosuna sahip firmalar üzerinde baskı oluştururken, ESA Lojistik butik hizmet modelinin avantajlarını kullanıyor. Yaklaşık 40 özmal araca sahip olan şirket, kapasitesi doğrultusunda operasyonlarını sürdürüyor. Altıntaş, şirketin butik yapısının mevcut piyasa koşullarında önemli bir avantaj sağladığını vurgulayarak, “ESA Lojistik butik bir firma. Müşterilerine butik olarak hizmet veren bir firmayız. Butik olarak hizmet vermek, bu dönemde bize artı olarak yansıdı. Yaklaşık 40 civarında özmal aracımız var. Daha büyük araç filosuna sahip firmalarda piyasanın daralması daha büyük sıkıntıya sebep oldu” ifadelerini kullandı. Sektörde Türkiye genelinde bir daralma yaşandığını belirten Altıntaş, “Şu an kapasitemiz ölçüsünde çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’de genel olarak bir düşüş söz konusu olduğu için büyük araç filosuna sahip firmalar maalesef daha fazla zorlanıyorlar” diye konuştu.</p>

<p><strong>Akaryakıt dalgalanması fiyat politikasını etkiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lojistik sektörünün en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yakıt fiyatlarındaki hareketlilik, şirketlerin fiyatlama politikalarını da doğrudan etkiliyor. Altıntaş, İran-ABD arasındaki savaşın lojistik sektörüne özellikle hammadde ve yakıt maliyetleri üzerinden yansıdığını ifade etti. Altıntaş, “İran-ABD savaşı bizi hammadde kısmından etkiledi. Yakıttan dolayı etkilenmemek mümkün değil. Sürekli dalgalanma fiyat politikamızı bozdu. Müşterilere yansıttığımız fiyatlarda istikrarsızlığa sebep oldu” dedi.</p>

<p><strong>7 bin metrekarelik depolama kapasitesi</strong></p>

<p>ESA Lojistik, taşımacılığın yanı sıra depolama hizmetlerindeki kapasitesini de büyütüyor. 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 7 bin metrekarelik depolama alanına ulaşan şirket, müşterilerine lojistik operasyonlarının farklı aşamalarında çözüm sunmayı hedefliyor. Uluslararası taşımacılık, yurtiçi nakliye, depolama, gümrük ve sigorta hizmetlerini aynı yapı içerisinde müşterilerine sunan ESA Lojistik, önümüzdeki dönemde de butik hizmet anlayışını koruyarak kontrollü büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/esa-lojistik-butik-hizmet-modeliyle-fark-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-s3.jpg" type="image/jpeg" length="81840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşilova Holding’den eşitlik projesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yesilova-holdingden-esitlik-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yesilova-holdingden-esitlik-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilova Holding ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve çalışanların bakım sorumluluklarının desteklenmesi amacıyla “Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli”nin uygulanmasına yönelik iş birliği protokolü imzaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsveç’in finansal desteğiyle Ocak 2026–Haziran 2027 döneminde yürütülen <strong>Care@Work Türkiye Projesi</strong> kapsamındaki imza töreni, 25 Ağustos 2026 tarihinde Yeşilova Holding’in ev sahipliğinde gerçekleşti. Yeşilova Holding adına Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova ile ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan’ın imzaladığı protokolle birlikte modelin Yeşilova’daki uygulama süreci resmen başladı. Yeşilova Holding, proje kapsamında Türkiye’de seçilen üç şirketten biri oldu. Törene Yeşilova Holding ve ILO Türkiye Ofisi temsilcilerinin yanı sıra, projeye finansal destek sağlayan İsveç’i temsilen İsveç Ankara Büyükelçiliği Kalkınma İşbirliği Müşteşarı Paola Castro Neiderstam da katıldı.</p>

<p><strong>5 temel alanda gelişim hedefleniyor</strong></p>

<p>Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli; Eşit söz ve katılım hakkı, kapsayıcı istihdam, eşit değerde işe eşit ücret, bakım destekleri, şiddetten arınmış, sağlıklı ve elverişli çalışma ortamı olmak üzere 5 temel alana odaklanıyor. İş birliği kapsamında ILO Türkiye Ofisi ve Yeşilova Holding, şirketin mevcut politika ve uygulamalarını birlikte değerlendirecek. Çalışanların ihtiyaç ve deneyimleri analiz edilerek öncelikli gelişim alanları belirlenecek ve bu doğrultuda bir <strong>Eşitliği Geliştirme Planı</strong> hazırlanacak. Belirlenen uygulamalar hayata geçirilirken süreç boyunca kaydedilen ilerleme de düzenli olarak izlenecek. Çalışan katılımı ve sosyal diyalog temelinde yürütülecek uygulama sürecinde, şirket bünyesinde örgütlü bulunan Türk Metal Sendikası ile de yakın iş birliği içerisinde çalışılacak. Böylece çalışanların görüş ve deneyimlerinin mevcut durum analizine ve geliştirilecek uygulamalara yansıtılması sağlanacak.</p>

<p><strong>“Bu imza, çalışma kültürümüzü geleceğe taşıma taahhüdümüzdür”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende konuşan Yasemin Yeşilova, kadın-erkek eşitliğini yalnızca bir insan kaynakları konusu olarak değil, kurum kültürünün ve Yeşilova’nın sürdürülebilir başarı anlayışının önemli bir parçası olarak gördüklerini belirtti. Yeşilova, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Care@Work Projesi’ni bir sonuç ya da alınacak bir unvan olarak değil, kurumumuz için önemli bir öğrenme ve gelişim süreci olarak değerlendiriyoruz. ILO uzmanlarıyla birlikte mevcut uygulamalarımızı sistematik ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alacak; güçlü olduğumuz alanların yanı sıra gelişime açık noktalarımızı da doğru şekilde belirleyeceğiz. Hedefimiz, çalışanlarımızın farklı yaşam dönemlerini ve sorumluluklarını gözeten, eşitliği günlük çalışma hayatının doğal bir parçası haline getiren daha güçlü bir kurum kültürü oluşturmak. Bugün attığımız imzayı da Yeşilova’nın çalışma kültürünü geleceğe taşıma yolunda verdiği önemli bir taahhüt olarak görüyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yesilova-holdingden-esitlik-projesi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-s2.jpg" type="image/jpeg" length="68995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cargill, trafo yağı üretim kapasitesini iki katına çıkardı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/cargill-trafo-yagi-uretim-kapasitesini-iki-katina-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/cargill-trafo-yagi-uretim-kapasitesini-iki-katina-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cargill’in Dilovası tesisindeki yatırım, veri merkezleri, yenilenebilir enerji projeleri ve diğer kritik uygulamalar için daha güvenli ve dayanıklı enerji altyapısına yönelik artan talebi destekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cargill, Türkiye’deki Dilovası Biyoendüstriyel Tesisi’nde FR3® bitkisel trafo yağı üretim kapasitesini iki katına çıkardı. Bu yatırım, Cargill’in yangın güvenliğini, şebeke dayanıklılığını ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen yüksek performanslı trafo sıvılarına yönelik artan müşteri talebine yanıt vermesine yardımcı olacak. Yapay zekâ, veri merkezleri, yenilenebilir enerji ve elektrifikasyonun dünya genelinde yaygınlaşmasıyla güvenilir enerji altyapısına olan talep artıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin 2030’a kadar iki katından fazla artarak yaklaşık 945 teravat-saate ulaşacağını öngörüyor. Bu trendler, yüksek yük koşullarında güvenilir şekilde çalışabilen trafo teknolojilerine yönelik talebi artırıyor. Bu durum, veri merkezleri ve hastaneler, havalimanları, metro sistemleri, batarya enerji depolama sistemleri (BESS), güneş enerjisi tesisleri ve rüzgâr santralleri gibi kritik altyapılar açısından büyük önem taşıyor. FR3® trafo yağı, ASTM D6866 standardına göre yüzde 99’dan fazla biyo bazlı içerik barındıran, K sınıfı, yüksek yanma noktasına sahip doğal ester bazlı bir dielektrik sıvıdır. Tipik 350–360 °C yanma noktası, geleneksel mineral yağlara kıyasla yangın riskinin azaltılmasına yardımcı olur. FR3® trafo yağı, yüksek sıcaklıkta çalışmak üzere tasarlanmış trafolarda da daha yüksek yük esnekliği ve daha uzun izolasyon ömrü sağlayabilir.</p>

<p><strong>Dilovası’na yatırım</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cargill, Türkiye’deki ve uluslararası pazarlardaki müşterilerden gelen artan talebi karşılamak üzere Dilovası Biyoendüstriyel Tesisi’ne yeni bir üretim hattı ekledi. Proje, Cargill’in mühendislik, operasyon ve bakım ekipleri arasındaki yakın iş birliğiyle, kayıp zamanlı iş kazası yaşanmadan tamamlandı. FR3® trafo yağı üretim kapasitesini iki katına çıkaran yatırım, operasyonel verimliliği artırıyor ve Dilovası’nın Cargill’in küresel Biyoendüstriyel üretim ağı içindeki rolünü güçlendiriyor. Cargill Trafo Sıvıları Global Ürün Grubu Kıdemli Direktörü Renee van Schijndel, “Veri merkezleri ve diğer kritik altyapılar güvenli, güvenilir ve dayanıklı enerjiye ihtiyaç duyuyor. Dilovası’ndaki üretimimizi artırarak, hızla artan talebi karşılamak üzere tasarlanan enerji sistemlerine yatırım yapan müşterilerimize daha etkili şekilde hizmet sunabileceğiz. FR3® trafo yağı, trafo performansını, yük esnekliğini ve varlık ömrünü desteklerken yangın riskinin azaltılmasına yardımcı olacak” dedi. FR3® trafo yağının termal özellikleri, trafoların içinde kullanılan selülozik izolasyon malzemelerinin yaşlanmasını yavaşlatıyor. Trafo tasarımına ve işletme koşullarına bağlı olarak bu özellik, işletmecilere daha yüksek yükleri yönetme veya ekipman ömrünü uzatma konusunda daha fazla esneklik sağlayabiliyor. Cargill Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ramadan Küçük, “Dilovası’ndaki doğal ester dielektrik trafo yağı üretim kapasitesini iki katına çıkarmamız, müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha hızlı ve verimli şekilde yanıt vermemizi sağlıyor. Türkiye’deki ekiplerimizin gücünü ve Dilovası’nın Cargill’in küresel operasyonlarındaki önemli rolünü ortaya koyan bu yatırım, aynı zamanda Cargill’in Türkiye’de inovasyon, operasyonel mükemmeliyet ve endüstriyel büyümenin devamına yönelik uzun vadeli taahhüdünü gösteriyor” dedi.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik hedeflerine destek</strong></p>

<p>FR3® trafo yağı, yenilenebilir bitkisel yağlardan elde ediliyor ve ASTM D6866 standardına göre yüzde 99’dan fazla biyo bazlı içerik barındırıyor. OPPTS 835.3100 standardına göre 10 gün gibi kısa bir sürede yüzde 100 biyolojik olarak parçalanabiliyor. FR3® trafo yağının performans özellikleri, müşterilerin trafo verimliliğini artırmasına, ekipman ömrünü uzatmasına ve fosil bazlı malzemelere bağımlılığı azaltmasına da yardımcı oluyor. Bu özellikleri, veri merkezleri, yenilenebilir enerji projeleri ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda çalışan şebeke operatörleri için giderek daha fazla önem taşıyor. Dilovası’ndaki yeni üretim hattı, tesiste proses ve enerji verimliliğini artıracak şekilde tasarlandı.</p>

<p><strong>Türkiye’nin ihracat değer zincirine destek</strong></p>

<p>Yatırım, Cargill’in Türkiye’deki trafo üreticilerine tedarik sağlama ve yüksek performanslı dielektrik sıvılara yönelik artan uluslararası talebe yanıt verme kabiliyetini güçlendiriyor. Türkiye dünyanın önde gelen trafo üreticisi ülkelerinden biri konumunda. Cargill, FR3® üretim kapasitesini artırarak yerel üretim ekosistemini destekliyor ve Türkiye’nin ileri enerji teknolojilerinin değer zincirindeki konumunun güçlenmesine katkıda bulunuyor. Küçük, “Elektrik altyapısına yönelik talep artmaya devam ederken, değer zincirinin tüm paydaşları arasındaki iş birliği kritik önem taşıyacak. Cargill olarak, hem iç hem de uluslararası pazarlara hizmet sunan Türkiye’deki trafo üreticileri ve enerji sektörü müşterileriyle birlikte çalışmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Dilovası’ndaki kapasite artışıyla Cargill, dünya genelinde daha güvenli, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir enerji altyapısına yatırım yapan müşterilerini destekleyecek konuma geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/cargill-trafo-yagi-uretim-kapasitesini-iki-katina-cikardi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-s1.jpg" type="image/jpeg" length="81240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınların gücünü Bursa’nın kalkınmasına dönüştüreceğiz]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/kadinlarin-gucunu-bursanin-kalkinmasina-donusturecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/kadinlarin-gucunu-bursanin-kalkinmasina-donusturecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, kadın girişimciliğinden liderliğe, fırsat eşitliğinden yeşil ve dijital dönüşüme kadar yeni dönemin önceliklerini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, yeni dönemde kadınların yalnızca iş hayatına katılımını değil; iş hayatında kalmasını, yükselmesini, şirket kurup büyütmesini, ihracat yapmasını ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Kadın girişimcilerin desteklenmesinin yalnızca kredi imkânlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Saka, eğitim, mentorluk, dijitalleşme, markalaşma, pazar erişimi ve iş ağlarının birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Yeni dönemde uluslararasılaşmaya da ağırlık vereceklerini belirten Saka, kadın girişimcilerin ihracat kapasitesini artırmayı ve yeni pazarlara ulaşmasını sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>1- Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?</strong></p>

<p>Ben Zuhal Aslı Saka. Yüksek mimarım, aynı zamanda uzun yıllardır iş dünyasının ve sivil toplumun içerisindeyim.</p>

<p>2005 yılında Yeditepe Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü'nde burslu olarak başladığım lisans eğitimimi 2010 yılında tamamladım. Ardından Uludağ Üniversitesi'nde Yapı Fiziği alanında yüksek lisans yaptım. Mesleki eğitimimin yanında kendimi farklı alanlarda geliştirmeyi de her zaman önemsedim. Anadolu Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünü tamamladım, şu anda da Dış Ticaret eğitimi alıyorum. Bina akustiği ve iş güvenliği alanlarında da uzmanlıklarım bulunuyor.</p>

<p>Ben eğitimin yalnızca diploma almakla sınırlı olmadığına inanıyorum. Hayat boyu öğrenci kalabilmek benim için çok kıymetli. Çünkü iş dünyası da dünya da sürekli değişiyor; bizlerin de değişimi okuyabilmesi ve kendimizi yenileyebilmemiz gerekiyor.</p>

<p>2010 yılından bu yana aile şirketimiz Engin Özbek İnşaat ve Mimarlık bünyesinde çalışıyorum. Mimarlık ve inşaat sektöründe proje üretmenin, ekip yönetmenin, işveren olmanın ve ekonomik dalgalanmalar içerisinde bir işletmeyi ayakta tutmanın ne anlama geldiğini sahada yaşayarak öğrendim. Dolayısıyla kadınların iş hayatında karşılaştıkları sorunlara yalnızca bir STK yöneticisi olarak değil, aynı zamanda bir iş kadını olarak da bakıyorum.</p>

<p>Sivil toplum hayatım da uzun yıllara dayanıyor. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi üyesiyim. TMMOB Mimarlar Odası 44. Dönem delegeliği yaptım ve 2016 yılında Mimarlar Odası Bursa Şubesi 16. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi olup, Genel Sekretelik görevini yürüttüm. Bursa Serbest Mimarlar Derneği gibi farklı yapılarda yönetim kurulu görevleri üstlendim. Çağdaş Eğitim Kooperatifi ortağıyım ve Yönetim Kurulu yedek üyesi olup, Mimar bilirkişi olarak Emanet Komisyonunda görev almaktayım.</p>

<p>MARSİFED ve GİFED federasyonlarında Yönetim Kurulu üyesiyim.</p>

<p>BUİKAD' da 2019 yılından itibaren Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım sırasıyla Genel Sekreterlik , Saymanlık ve Başkan Yardımcılığından sonra 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen BUİKAD 10. Olağan Genel Kurulu'nda ise 2026-2029 dönemi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildim.</p>

<p>Ben mesleki hayat ile sivil toplum hayatının birbirini çok beslediğini düşünüyorum. Bir tarafta <strong>teknik sermayemiz</strong>, yani eğitimimiz, uzmanlığımız ve mesleki birikimimiz; diğer tarafta ise <strong>sosyal sermayemiz</strong>, yani kurduğumuz ilişkiler, oluşturduğumuz güven ve birlikte üretebilme kapasitemiz var. Biz BUİKAD'da bu iki gücü bir araya getirerek Bursa'ya ve ülkemize değer üretmek istiyoruz.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>2- Kısaca BUİKAD’ın tarihçesinden, organizasyonel yapısından ve bugüne kadar gerçekleştirdiği belli başlı projelerden bahseder misiniz?</strong></p>

<p>BUİKAD, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği, 2007 yılında Kurucu Başkanımız Selma Çetinkaya Türker ve 11 kurucu üyemiz tarafından, <strong>“İş kadını ile güçlü bir Türkiye'ye ulaşmak”</strong> anlayışıyla kuruldu.</p>

<p>Bugün 160'ın üzerinde üyemizle Bursa'nın en güçlü kadın iş dünyası örgütlerinden biriyiz. Üyelerimiz arasında girişimciler, şirket yöneticileri, profesyoneller ve farklı sektörlerden iş kadınlarının yanı sıra Bursa ve Türkiye ekonomisinde önemli yeri bulunan şirketler de yer alıyor.</p>

<p>BUİKAD'ın en önemli özelliklerinden biri, yalnızca üyelerini bir araya getiren bir networking yapısı olmaması. Kuruluşumuzdan bugüne kadar kadınların iş hayatında, girişimcilikte ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer alması amacıyla projeler üretiyoruz.</p>

<p>Bu projelerimizin başında <strong>Noktalama Projesi</strong> geliyor. Üniversite öğrencisi genç kadınların iş hayatına hazırlanmasına, kariyer planlamalarına ve profesyonel hayata daha bilinçli adım atmalarına katkı sağlıyoruz. Genç kadınlarla iş dünyasının deneyimli isimlerini buluşturuyoruz ve kariyer koçluğu yapıyoruz.</p>

<p>Bir diğer çok değer verdiğimiz çalışma <strong>“Bu İş Eşitlik İşi” projemiz.</strong> NOSAB ve Borçelik iş birliğiyle yürütülen bu proje kapsamında kadınların sanayide daha fazla yer alabilmesi amacıyla mesleki eğitimler gerçekleştirildi. Kadınların kaynak operatörlüğü ve forklift operatörlüğü gibi geleneksel olarak erkek işi olarak görülen alanlarda mesleki yeterlilik kazanmalarını destekledik. Bu proje bizim için çok önemli; çünkü kadın istihdamını konuşmanın ötesine geçip doğrudan istihdama dönüşebilecek bir model ortaya koyuyor.</p>

<p>Genç girişimcilik, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve uluslararasılaşma alanlarında da önemli çalışmalarımız bulunuyor. <strong>Womencode</strong> ile yapay zekâdan siber güvenliğe, veri analizinden dijital pazarlamaya kadar geleceğin yetkinliklerine; <strong>SheGlobeTrade</strong> ile kadın girişimcilerin dış ticarete, ihracata ve uluslararası pazarlara erişimine odaklanıyoruz.</p>

<p>BUİKAD aynı zamanda ulusal ve uluslararası güçlü ağların içerisinde yer alıyor. MARSİFED üyesiyiz; MARSİFED üzerinden TÜRKONFED ağı içerisinde bulunuyoruz. GİFED'in kurucu üyelerindeniz. AFAEMME üyesiyiz. Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu içerisinde aktif rol alıyoruz ve UN Global Compact ile UN Global Compact Türkiye Ağı'nın parçasıyız.</p>

<p>Yeni dönemde de bu güçlü geçmişi koruyarak, projelerimizi daha ölçülebilir, sürdürülebilir ve daha fazla kadına ulaşabilecek modeller haline getirmeyi hedefliyoruz.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>3- BUİKAD’da yeni dönemde hangi öncelikler öne çıkacak? Özellikle kadın girişimciliği, kadın liderliği, sürdürülebilirlik ve iş dünyasında fırsat eşitliği konularında nasıl bir yol haritanız olacak?</strong></p>

<p>Yeni dönemde temel yaklaşımımız şu: <strong>BUİKAD'ın bugüne kadar oluşturduğu güçlü mirası koruyacağız ancak bunu yeni dönemin ihtiyaçlarına göre geliştireceğiz.</strong></p>

<p>Biz artık yalnızca “kadınların iş hayatına katılması” konusunu konuşmanın yeterli olmadığını düşünüyoruz. Kadınların işe girmesi kadar, iş hayatında kalabilmesi, yükselmesi, şirket kurabilmesi, şirketini büyütebilmesi, ihracat yapabilmesi ve karar alma mekanizmalarında yer alabilmesi de önemli.</p>

<p>Bu nedenle yeni dönem yol haritamızı birkaç temel başlık üzerine kurduk.</p>

<p>Birincisi <strong>kadın girişimciliği.</strong> Kadının şirket kurmasını teşvik etmek önemli ancak tek başına yeterli değil. Kurulan şirketlerin sürdürülebilir olması gerekiyor. Finansmana erişim, satış, ihracat, dijitalleşme, markalaşma, mentorluk ve doğru iş ağlarına ulaşma gibi konuların tamamını birlikte ele almamız gerekiyor.</p>

<p>İkinci başlığımız <strong>kadın liderliği.</strong> Kadınların yalnızca çalışan olarak değil, yönetim kurullarında, üst yönetimde, kamu kurumlarında, meslek örgütlerinde ve karar alma mekanizmalarında daha görünür olmasını istiyoruz.</p>

<p>Üçüncü önemli alanımız <strong>fırsat eşitliği.</strong> Kadın ve erkeğin aynı başlangıç noktasına sahip olmadığı durumlarda yalnızca “eşit davranmak” yeterli olmuyor. Çocuk bakımından yaşlı bakımına, esnek çalışma modellerinden kariyer kesintilerine kadar kadınların iş hayatında karşılaştığı yapısal sorunları görmek gerekiyor.</p>

<p>Dördüncü başlığımız <strong>yeşil ve dijital dönüşüm.</strong> Önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabetçiliğini belirleyen iki temel dönüşüm alanı bunlar olacak. Kadınların bu dönüşümün gerisinde kalmasını değil, dönüşümü yöneten tarafta olmasını istiyoruz.</p>

<p>Beşinci alanımız ise <strong>uluslararasılaşma.</strong> Kadın girişimcilerimizin dünyanın farklı ülkelerindeki kadın iş örgütleri ve iş dünyasıyla bağlantı kurmalarını, yeni pazarlara ulaşmalarını ve ihracat kapasitelerini artırmalarını önemsiyoruz. Yeni dönemin ilk uluslararası adımlarından biri olarak Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile bir iş konseyi yapılanmasına imza attık. Farklı ülkelerle de görüşmelerimiz devam ediyor.</p>

<p>Bir diğer hedefimiz de kamu, yerel yönetimler, üniversiteler ve özel sektörle iş birliklerimizi artırmak. Çünkü toplumsal dönüşümün yalnızca STK'ların çabasıyla gerçekleşmesi mümkün değil.</p>

<p>Özetle yeni dönemde sadece <strong>etkinlik yapan değil, sistem kuran; yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm modeli ortaya koyan bir BUİKAD</strong> hedefliyoruz.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>4- Bursa'da kadınların iş dünyasındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kadın girişimciliği, istihdamı ve yönetim kademelerinde temsil konusunda güçlü yönler ile çözüm bekleyen temel sorunlar nelerdir?</strong></p>

<p>Bursa çok özel bir şehir. Türkiye'nin en önemli sanayi, üretim ve ihracat merkezlerinden biriyiz. Otomotivden tekstile, makineden gıdaya kadar çok güçlü bir üretim altyapımız var. Aynı zamanda son derece nitelikli, eğitimli ve girişimci kadınlarımız bulunuyor.</p>

<p>Dolayısıyla Bursa'nın kadınların ekonomik hayata katılımı konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Ancak potansiyelimizle mevcut durumumuz arasında hâlâ ciddi bir fark var.</p>

<p>Türkiye genelindeki rakamlar da bunu açıkça gösteriyor. TÜİK'in Haziran 2026 verilerine göre erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 70,7 iken kadınlarda yüzde 35,4. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 66,1 iken kadınlarda yüzde 32 seviyesinde. Yani arada hâlâ çok önemli bir fark bulunuyor.</p>

<p>Karar alma mekanizmalarında da benzer bir tablo var. TÜİK'in 2025 verilerinde yönetici pozisyonlarındaki kadınların oranı yaklaşık yüzde 20 seviyesinde. Bu bize şunu söylüyor: <strong>Kadınlarımız eğitimde ve mesleki yeterlilikte çok güçlü olmalarına rağmen bu güç aynı oranda yönetim kademelerine yansımıyor.</strong></p>

<p>Bursa özelinde ise önemli bir avantajımız var: Çok güçlü bir sanayi kültürümüz ve gelişmiş iş dünyası örgütlenmelerimiz bulunuyor. Ayrıca başarılı kadın girişimcilerimiz ve profesyonel yöneticilerimiz var. BUİKAD'ın üyelerine baktığımızda bunun çok güzel örneklerini görüyoruz.</p>

<p>Ancak çözmemiz gereken üç temel konu olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Birincisi <strong>kadınların iş hayatına girişini kolaylaştırmak.</strong></p>

<p>İkincisi, belki daha da önemlisi, <strong>kadınların iş hayatında kalmasını sağlamak.</strong> Özellikle çocuk sahibi olduktan sonra kadınların kariyerden kopması çok önemli bir sorun. Çocuk ve yaşlı bakımının yalnızca kadının sorumluluğu gibi görülmesi kadınların kariyerini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Üçüncüsü ise <strong>cam tavanlar.</strong> Kadınların orta kademeye kadar gelebildiğini ancak üst yönetim ve yönetim kurulu seviyelerinde aynı hızla ilerleyemediğini görüyoruz.</p>

<p>Ben bu nedenle meseleye yalnızca “kaç kadın çalışıyor?” diye bakmanın yeterli olmadığını düşünüyorum.</p>

<p>Asıl sorularımız şunlar olmalı:</p>

<p><strong>Kaç kadın karar veriyor?<br />
Kaç kadın şirket sahibi?<br />
Kaç kadın ihracat yapıyor?<br />
Kaç kadın yönetim kurulunda?<br />
Kaç kadın iş hayatına girdikten on yıl sonra hâlâ sistemin içerisinde?</strong></p>

<p>Bursa'nın ekonomik gücü düşünüldüğünde kadınların bu ekonomideki payını artırmak yalnızca kadınlar açısından değil, Bursa'nın rekabet gücü açısından da stratejik bir konu.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>5- Kadınların iş hayatına katılımı ve yönetici pozisyonlarında daha fazla yer alması için neler yapılmalı? İş dünyası, kamu ve eğitim kurumları arasında nasıl bir iş birliği modeli oluşturulmalı?</strong></p>

<p>Burada artık tek başına kadınlardan daha fazla çaba göstermelerini bekleyen yaklaşımı değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>Kadın zaten eğitim alıyor, çalışıyor, üretiyor ve mücadele ediyor. Bizim yapmamız gereken, kadının önündeki yapısal engelleri azaltacak sistemi kurmak.</p>

<p>Bunun için <strong>kamu-özel sektör-üniversite-STK iş birliğini</strong> çok önemsiyorum.</p>

<p>Üniversiteler genç kadınları yalnızca diploma sahibi yapmamalı; onları iş dünyasına hazırlamalı. Öğrencilerin daha üniversitedeyken şirketlerle tanışması, staj ve mentorluk programlarına katılması, rol modellerle buluşması gerekiyor.</p>

<p>Özel sektör tarafında ise işe alımdan terfi sistemlerine kadar fırsat eşitliğinin şirket politikası haline gelmesi gerekiyor. Yönetim kurullarında ve üst yönetimde kadın temsilinin artırılması, kadın çalışanların kariyer gelişiminin takip edilmesi ve özellikle doğum sonrası işe dönüş süreçlerinin desteklenmesi önemli.</p>

<p>Kamunun ise kreş ve bakım altyapısından kadın girişimcilerin finansmana erişimine kadar sistemi kolaylaştırıcı politikalar geliştirmesi gerekiyor.</p>

<p>Yerel yönetimler de bu sistemin çok önemli bir parçası olabilir. Kadın girişimcilere yönelik ortak çalışma alanları, eğitim merkezleri, satış ve pazarlama imkânları, çocuk bakım desteği ve girişimcilik merkezleri geliştirilebilir.</p>

<p>Biz BUİKAD olarak burada <strong>köprü görevi üstlenmek istiyoruz.</strong></p>

<p>Üniversitedeki genç kadını iş dünyasıyla; girişimci kadını finansman ve pazarla; şirketleri nitelikli kadın iş gücüyle; kamu kurumlarını ise sahadaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturabiliriz.</p>

<p>Ben bunun adına <strong>ortak akıl modeli</strong> diyorum.</p>

<p>Çünkü kadın istihdamı yalnızca kadın derneklerinin konusu değildir. Bu, Türkiye'nin kalkınma, üretim, ihracat ve rekabetçilik meselesidir.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>6- Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme iş dünyasını yeniden şekillendiriyor. BUİKAD üyeleri bu dönüşüme ne kadar hazır? Dernek olarak üyelerinize bu süreçte ne tür destekler sunuyorsunuz?</strong></p>

<p>Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm artık şirketler için bir tercih olmaktan çıktı. Önümüzdeki dönemde rekabet edebilmenin temel koşullarından biri haline geliyor.</p>

<p>Özellikle Bursa gibi sanayi ve ihracat ağırlıklı bir kentte bu dönüşüm çok daha kritik.</p>

<p>Avrupa ile çalışan, ihracat yapan veya ihracat yapan şirketlerin tedarik zincirinde bulunan işletmeler açısından sürdürülebilirlik, karbon ayak izi, enerji verimliliği ve kaynakların doğru kullanılması giderek daha önemli hale geliyor.</p>

<p>Dijital dönüşüm tarafında da yapay zekâdan veri analizine, siber güvenlikten dijital pazarlamaya kadar çok hızlı bir değişimin içerisindeyiz.</p>

<p>Üyelerimizin arasında bu dönüşümü son derece başarılı yöneten şirketlerimiz var. Ancak her işletmenin ölçeği, sektörü ve dönüşüm kapasitesi aynı değil. Bu nedenle BUİKAD'ın görevi yalnızca gelişmeleri anlatmak değil, <strong>üyelerimizin bu dönüşümü kendi şirketlerine nasıl uygulayabileceklerini göstermek.</strong></p>

<p>Bu amaçla Dijital Dönüşüm çalışma alanımızı güçlendiriyoruz. Womencode çatısı altında yapay zekâ, veri analizi, siber güvenlik, blockchain, dijital pazarlama ve sosyal medya gibi alanları ele almayı planlıyoruz.</p>

<p>Yeşil Gelecek ve Sürdürülebilirlik çalışmalarımızda ise işletmelerin sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda ekonomik rekabet gücünün bir parçası olarak değerlendirmesini önemsiyoruz.</p>

<p>Çünkü geleceğin şirketi yalnızca kâr eden şirket olmayacak.</p>

<p><strong>Kaynaklarını doğru kullanan, dijitalleşen, çevresel etkisini ölçen, insan kaynağına yatırım yapan ve değişime hızlı uyum sağlayabilen şirketler</strong> geleceğin güçlü şirketleri olacak.</p>

<p>Kadınların da bu dönüşümün takipçisi değil, lideri olması gerektiğine inanıyoruz.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>7- BUİKAD olarak önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığınız yeni sosyal sorumluluk veya toplumsal fayda projeleri var mı?</strong></p>

<p>Kesinlikle var. Yeni dönemde sosyal sorumluluğu yalnızca yardım faaliyeti olarak değil, <strong>kalıcı ve ölçülebilir toplumsal fayda üretmek</strong> olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p>Özellikle eğitim bizim için çok önemli.</p>

<p>Bu yıl Eker I Run Koşusu'nda Bursa Çağdaş Eğitim Kooperatifi için <strong>“Eğitimde Fırsat Eşitliği”</strong> anlayışıyla koşacağız. Çocukların ve gençlerin nitelikli eğitime erişimini desteklemeyi çok değerli buluyoruz.</p>

<p>Genç kadınlara yönelik çalışmalarımızı da büyütmek istiyoruz. Noktalama Projemizi yeni dönemin ihtiyaçlarına göre geliştirerek üniversiteli genç kadınlarla iş dünyası arasındaki bağı daha da güçlendirmek istiyoruz.</p>

<p>Bursa'nın değerlerine yönelik çalışmalar da yeni dönemde gündemimizde olacak. Biz bir Bursa derneğiyiz. Dolayısıyla Bursa'nın tarihine, kültürüne, ekonomik belleğine ve geleceğine dokunan projelerde yer almak istiyoruz.</p>

<p>Ayrıca BUİKAD'ın 20 yıllık birikimini geleceğe taşıyacağımız özel çalışmalar hazırlıyoruz. Geçmiş dönem başkanlarımızı, üyelerimizi, gençleri, iş dünyasını ve uluslararası paydaşlarımızı bir araya getirecek projeler planlıyoruz.</p>

<p>Bizim sosyal sorumluluk anlayışımızın temelinde şu var:</p>

<p><strong>Bir günlük görünürlük değil, uzun vadeli etki.</strong></p>

<p>Bir projeye başladığımızda “Kaç kişiye dokunduk?” kadar “Bu kişinin hayatında ne değişti?” sorusunun cevabını da aramak istiyoruz.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>8- Türkiye ekonomisindeki son gelişmeler kadın girişimcileri ve kadın yöneticileri nasıl etkiliyor? Özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi için hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>Ekonomik koşullar bugün bütün işletmeler açısından zorlayıcı. Finansman maliyetlerinin yüksekliği, işletme sermayesi ihtiyacı, maliyet artışları ve öngörülebilirlik konusu şirketlerin kararlarını doğrudan etkiliyor.</p>

<p>13 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan TCMB'nin son Enflasyon Raporu da içinde bulunduğumuz dönemde fiyat istikrarı ve dezenflasyon sürecinin ekonomi politikalarının merkezindeki yerini koruduğunu gösteriyor.</p>

<p>Bu koşullar kadın girişimciler açısından daha hassas sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<p>Çünkü kadın girişimcilerin önemli bir bölümü küçük ve orta ölçekli işletmelerde faaliyet gösteriyor. İşletmenin özkaynağı sınırlı olduğunda finansmana erişim ve finansmanın maliyeti çok daha belirleyici hale geliyor.</p>

<p>Burada benim özellikle altını çizmek istediğim bir konu var: <strong>Kadın girişimciliğini desteklemek yalnızca kadınlara özel kredi paketi açıklamakla sınırlı kalmamalı.</strong></p>

<p>Finansman çok önemli ancak finansmanın yanında bilgiye, pazara, teknolojiye ve iş ağına erişimi de birlikte konuşmalıyız.</p>

<p>Kadın girişimciye kredi verdikten sonra onu yalnız bırakırsanız sorun çözülmüş olmuyor.</p>

<p>O girişimcinin finansal okuryazarlığını geliştirmesi, nakit akışını yönetebilmesi, dijitalleşmesi, markalaşması, yeni müşterilere ulaşması, ihracat yapabilmesi ve gerektiğinde deneyimli iş insanlarından mentorluk alabilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle ben <strong>finansman + eğitim + mentorluk + pazar erişimi + iş ağı</strong> modelinin birlikte uygulanmasını çok önemsiyorum.</p>

<p>Kamu bankaları, özel bankalar, kalkınma ajansları, odalar, üniversiteler ve STK'lar burada ortak modeller geliştirebilir.</p>

<p>Bir diğer konu da kadın girişimcilerin kamu ve özel sektör satın alma zincirlerinde daha görünür hale gelmesi. Kadınların kurduğu şirketlerin yalnızca destek programlarından yararlanan işletmeler değil, büyük şirketlerin ve kamu kurumlarının tedarikçisi haline gelmesini sağlamalıyız.</p>

<p>Asıl sıçrama burada gerçekleşir.</p>

<p>Çünkü bizim hedefimiz yalnızca <strong>daha fazla kadın girişimci</strong> yaratmak olmamalı.</p>

<p><strong>Daha fazla büyüyen kadın şirketi, daha fazla ihracatçı kadın girişimci, daha fazla istihdam yaratan kadın işletmesi ve daha fazla kadın lider</strong> yaratmalıyız.</p>

<p>Bunun Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağına inanıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nitekim Haziran 2026 itibarıyla kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 35,4 seviyesinde olması, ekonomimizin hâlâ değerlendiremediği çok büyük bir insan kaynağı bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p>Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını ben yalnızca bir eşitlik meselesi olarak görmüyorum.</p>

<p>Bu aynı zamanda <strong>ekonomik büyüme, üretim, ihracat ve kalkınma meselesidir.</strong></p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>9- Eklemek istedikleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>Yeni dönemde BUİKAD'ın önünde çok güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıllık çok güçlü bir kurumsal hafızamız var. Bu yapının oluşmasında emeği bulunan kurucu başkanımızdan geçmiş dönem başkanlarımıza, yönetim kurullarımıza ve bütün üyelerimize kadar çok büyük bir emek söz konusu.</p>

<p>Bizim görevimiz bu emaneti yalnızca korumak değil, <strong>daha ileriye taşımak.</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemde kadın girişimciliğini, liderliği, dijital ve yeşil dönüşümü, gençleri ve uluslararasılaşmayı birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alacağız.</p>

<p>Bursa'da kamu kurumlarımızla, Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle, BTSO başta olmak üzere iş dünyası kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle, sanayicilerimizle ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızla daha fazla ortak proje geliştirmek istiyoruz.</p>

<p>Çünkü biz BUİKAD olarak yalnızca kadınların sorunlarını anlatan bir yapı olmak istemiyoruz.</p>

<p><strong>Kadınların bilgi, tecrübe ve üretim gücünü Bursa'nın ve Türkiye'nin kalkınmasına dönüştüren bir yapı olmak istiyoruz.</strong></p>

<p>Genç bir kadının kariyer yolculuğuna dokunabiliyorsak, bir kadın girişimcinin şirketini büyütmesine katkıda bulunabiliyorsak, bir kadının yönetim masasında yer almasını sağlayabiliyorsak ve şirketlerimizi geleceğin dönüşümüne hazırlayabiliyorsak doğru bir iş yapıyoruz demektir.</p>

<p>Ben Cumhuriyetimizin bize açtığı yolun ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınların toplum hayatında eşit ve güçlü biçimde yer almasına verdiği önemin bugün bizlere çok büyük bir sorumluluk yüklediğine inanıyorum.</p>

<p>Bu nedenle yeni dönemde de aynı kararlılıkla çalışacağız.</p>

<p><strong>Kadınların iş hayatında, girişimcilikte ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer aldığı; gençlerin geleceğe umutla baktığı; üreten, rekabet eden ve sürdürülebilir bir Bursa için birlikte değer üretmeye devam edeceğiz.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Röportajlar</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/kadinlarin-gucunu-bursanin-kalkinmasina-donusturecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-d1.jpg" type="image/jpeg" length="30346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO seçimleri 1 Ekim’de yapılacak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/btso-secimleri-1-ekimde-yapilacak-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/btso-secimleri-1-ekimde-yapilacak-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (BTSO) organ seçimlerinin yapılacağı tarih belli oldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, seçimlerin 1 Ekim Perşembe günü Bursa Fuar Merkezi'nde gerçekleştirileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı.</p>

<p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, “Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır” diye konuştu.</p>

<p>İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, “Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz.” dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>KOBİ OSB’ye 2 bin 500’ün üzerinde başvuru</strong></p>

<p>Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, “Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz” dedi</p>

<p><strong>“Bursa’nın enerji talebi 5 kat arttı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, “Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi.” dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, “Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir.” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/btso-secimleri-1-ekimde-yapilacak-1</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m2-1.jpg" type="image/jpeg" length="29497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YEPSAN, yüksek katma değerli üretimle büyüyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yepsan-yuksek-katma-degerli-uretimle-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yepsan-yuksek-katma-degerli-uretimle-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1987 yılında Bursa’da kurulan YEPSAN, bugün 23 bin metrekarelik üretim alanında faaliyet göstererek otomotiv, savunma ve havacılık sanayilerine yönelik seri üretim gerçekleştiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Paslanmaz çelik, alüminyum ve sac metal işleme alanındaki uzmanlığıyla otomotiv sektörüne gövde, şasi, motor, emniyet ve airbag parçalarının yanı sıra ısı kalkanları, akü taşıyıcıları, batarya komponentleri ve egzoz grubu parçaları üreten YEPSAN, yıllık 30 bin ton sac işleme kapasitesiyle sektörün önemli üreticileri arasında yer alıyor. Şirketin üretim altyapısında 80 tondan 1.600 tona kadar eksantrik presler, 200 tondan 600 tona kadar hidrolik presler, robotik kaynak ve alüminyum birleştirme hatları bulunuyor. Kalıp, fikstür ve aparat üretiminde ise farklı ölçülerde CNC ve üniversal tezgâhlardan yararlanılıyor.</p>

<p><strong>Otomotivde güçlü tedarikçi konumu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YEPSAN’ın otomotiv sektöründeki müşteri portföyünde Fiat-Stellantis, Volkswagen, TOGG, Bentley, Audi, Porsche ve MAN Truck &amp; Bus gibi markalar Tier-1 seviyesinde yer alıyor. Şirket ayrıca Siro, Vestel, Joyson Safety Systems, ContiTech, Autoliv, Forvia ve Magna gibi küresel firmalara Tier-2 seviyesinde tedarik sağlıyor. Savunma ve havacılık sanayisinde de faaliyetlerini sürdüren YEPSAN, Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarına farklı ürün gruplarında parça tedariği gerçekleştiriyor. Şirketin kalite ve sürdürülebilirlik süreçleri ise IATF 16949 Otomotiv Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve TISAX standartları doğrultusunda yürütülüyor. YEPSAN Yönetim Kurulu Üyesi Esma Baş, otomotiv sektöründe yaşanan zorlu koşullara rağmen şirketin mevcut projelerini güçlü şekilde sürdürdüğünü belirterek, “2026 yılını hedeflerimiz doğrultusunda ve planladığımız şekilde sürdürüyoruz. Otomotiv sektörü son yıllarda zorlu bir dönemden geçse de mevcut müşterilerimizle yürüttüğümüz projelerin yanı sıra yeni projelerin devreye alınmasıyla birlikte faaliyetlerimizi güçlü şekilde sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>İhracatta hedef büyütüyor</strong></p>

<p>Avrupa ve Uzak Doğu’da 10 ülkeye ihracat gerçekleştiren YEPSAN, cirosunun yaklaşık yüzde 40’ını ihracattan elde ediyor. Avrupa’daki müşterilerine daha hızlı ve etkin hizmet sunmak amacıyla Almanya’da kalite ve lojistik operasyonlarını destekleyen bir ofis ve depo yapılanmasına da sahip durumda bulunuyor. Baş, ihracat pazarlarındaki büyüme hedeflerine dikkat çekerek, “İhracat pazarlarımızdaki müşterilerimizi yerinde ziyaret ederek iş birliklerimizi geliştirmeye ve yeni fırsatlar oluşturmaya odaklanıyoruz” ifadelerini kullandı. Şirket, 2026 yılı sonunda ihracat payını artırmayı, savunma sanayii projelerindeki varlığını güçlendirmeyi ve yeni nesil araç teknolojilerine yönelik üretim hacmini büyütmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>Yeni yatırımlarla üretim gücü arttı</strong></p>

<p>YEPSAN, 2024 ve 2025 yıllarında önemli bir yatırım sürecini tamamladı. Bu kapsamda yönetim binası, robotik üretim hatları, talaşlı imalat ve kalıp üretim tesisleri yeni fabrikaya taşındı. Gerçekleştirilen yatırımlarla üretim kapasitesini artıran şirket, robotik sistemlerle verimlilik ve kalite seviyesini de yükseltti. Kalıphane bünyesindeki yeni makine yatırımlarıyla kalıp üretim süreçlerinde hız, hassasiyet ve esneklik sağlandı. Esma Baş, önümüzdeki dönemde teknolojik altyapıya yönelik yatırımların devam edeceğini belirterek, “Önümüzdeki dönemde de teknolojik altyapımızı güçlendirecek ve yüksek katma değerli üretimi destekleyecek yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>TOGG ve elektrikli araçlara odaklanıyor</strong></p>

<p>YEPSAN, Türkiye’nin yerli ve milli otomobil projesi TOGG’un tedarikçileri arasında bulunurken, TOGG ekosisteminde faaliyet gösteren Siro ve Vestel için de üretim gerçekleştiriyor. Elektrikli araç teknolojilerindeki dönüşümün üretim kabiliyetlerini geliştirmeleri açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Baş, özellikle alüminyum şekillendirme ve alüminyum kaynak uygulamalarında önemli bir bilgi birikimi kazandıklarını söyledi. Baş, “Elektrikli araç teknolojilerinin gelişimiyle birlikte özellikle alüminyum şekillendirme ve alüminyum kaynak uygulamalarında önemli bir bilgi birikimi ve üretim tecrübesi kazandık. Bu alandaki yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek elektrikli araçlara yönelik yeni nesil ürün ve projelerde daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Savunma ve havacılık stratejik öncelik</strong></p>

<p>Kuruluşundan bu yana savunma sanayisine hizmet veren YEPSAN, bu alanı gelecek dönem büyüme stratejisinin önemli başlıklarından biri olarak görüyor. Şirket; mühendislik kabiliyeti, üretim altyapısı ve farklı sektörlerde edindiği tecrübeyi savunma ve havacılık projelerine aktararak bu alandaki faaliyetlerini artırmayı hedefliyor. Esma Baş, savunma sanayisinin şirket açısından stratejik önemini şu sözlerle ifade etti: “Kuruluşumuzdan bu yana savunma sanayisine hizmet veren bir şirket olarak, bu alandaki faaliyetlerimizi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Sahip olduğumuz mühendislik kabiliyeti, üretim altyapısı ve iş birliğine dayalı çalışma anlayışımızla savunma ve havacılık sanayisindeki projelerimizi artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.” YEPSAN, otomotiv sektöründeki dönüşüm doğrultusunda üretim teknolojilerini ve insan kaynağını geliştirmeye devam ederken; 2026 sonunda ihracat payını yükseltmeyi, savunma ve havacılık sanayisindeki varlığını güçlendirmeyi ve yeni nesil araç teknolojilerine yönelik üretim hacmini artırmayı hedefliy</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yepsan-yuksek-katma-degerli-uretimle-buyuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m7.jpg" type="image/jpeg" length="45743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökçelik Ar-Ge ile verimliliğini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-ar-ge-ile-verimliligini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-ar-ge-ile-verimliligini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gökçelik’in depo sistemleri markası GDS, otomasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarıyla depolama alanlarını daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir hale getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lojistik ve depolama dünyasında yaşanan dijital dönüşüm, depo sistemlerini yalnızca ürünlerin istiflendiği fiziksel alanlar olmaktan çıkarıyor. Artan e-ticaret hacmi, daha kısa teslimat süreleri, yüksek stok çeşitliliği ve operasyonel verimlilik ihtiyacı; otomasyon, veri analitiği ve akıllı sistemleri intralojistiğin geleceğinin merkezine taşıyor. Raf ve depolama sistemleri alanının lider kuruluşlarından Gökçelik şirketinin bir iştiraki olarak faaliyet gösteren GDS Gökçelik Depo Sistemleri, bu dönüşüme geliştirdiği teknoloji odaklı ürünler, güçlü mühendislik altyapısı ve Ar-Ge yaklaşımıyla yanıt veriyor. GDS, klasik raf sistemlerinden yüksek yoğunluklu depolama çözümlerine, Mekik Raf Sistemlerinden otomatik depolama ve geri çağırma sistemlerine kadar uzanan ürün ve çözüm portföyüyle işletmelerin depolama süreçlerini geleceğe hazırlıyor.</p>

<p><strong>“Her rafta bir akıl var” yaklaşımı</strong></p>

<p>Günümüzde depolama operasyonlarında verimlilik yalnızca daha fazla ürünü daha küçük bir alana sığdırmakla ölçülmüyor. Ürün hareketlerinin doğru yönetilmesi, stok devir hızının artırılması, insan kaynaklı hataların azaltılması, operasyonların anlık olarak izlenebilmesi ve sistemlerin değişen ihtiyaçlara hızla uyum sağlayabilmesi büyük önem taşıyor. GDS, bu anlayış doğrultusunda mekanik depo sistemlerini dijital teknolojilerle bir araya getiriyor. “Her rafta bir akıl var” yaklaşımıyla geliştirilen çözümler; depo operasyonlarında daha yüksek kontrol, hız, izlenebilirlik ve verimlilik sağlamayı hedefliyor. Özellikle otomatik yükleme ve boşaltma sistemleri, Mekik Raf Sistemleri, dinamik raf uygulamaları ve yüksek yoğunluklu depolama çözümleri; işletmelerin sahip oldukları alanı daha etkin kullanmalarına olanak tanıyor. Sistemlerin ihtiyaca göre FIFO ve LIFO prensipleriyle çalışabilmesi de farklı sektörlerin ve ürün gruplarının operasyonel gereksinimlerine özel çözümler sunulmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>Mekik Raf Sistemleri teknolojisiyle daha hızlı ve akıllı depolama</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GDS’nin teknoloji içeren ürünleri arasında öne çıkan Mekik Raf Sistemi, yüksek yoğunluklu depolama ihtiyacı bulunan işletmeler için geliştirilmiş akıllı çözümler arasında yer alıyor. Radyo frekans kontrollü çalışma, uzaktan izleme ve arıza tespiti, performans takibi, FIFO ve LIFO operasyonlarına uyum ve çarpışmayı önlemeye yönelik sensör teknolojileri gibi özelliklerle desteklenen sistem, depolama süreçlerinde otomasyonu bir üst seviyeye taşıyor. Mekik sistemleri, özellikle aynı veya benzer ölçülerdeki paletlerin yoğun olarak depolandığı operasyonlarda alan kullanımını optimize ederken, ürün hareketlerinin daha kontrollü ve hızlı gerçekleştirilmesine katkı sağlıyor. Teknolojinin depolama altyapısıyla bütünleşmesi sayesinde işletmeler, operasyonlarını yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha öngörülebilir ve izlenebilir şekilde yönetebiliyor.</p>

<p><strong>Otomasyon yatırımları üretim altyapısını güçlendiriyor</strong></p>

<p>GDS’nin teknoloji yaklaşımı yalnızca ürünlerinde değil, üretim süreçlerinde de kendisini gösteriyor. Gökçelik’in ileri teknolojiye sahip üretim altyapısından güç alan marka, standart ürünlerde yüksek teknolojili seri üretim hatlarından yararlanırken, özel projeler için de esnek üretim kabiliyetini kullanıyor. Farklı ürün gruplarına yönelik rollforming hatları ve otomasyon teknolojileri sayesinde üretim süreçlerini sürekli geliştiren GDS, müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilecek bir üretim esnekliği oluşturuyor. Üretim hatlarının yeni bir ürüne kısa sürelerde uyarlanabilmesi, özellikle farklı sektörlerin özel ihtiyaçlarına yönelik projelerin hayata geçirilmesinde önemli bir avantaj sağlıyor. Bu altyapı; hız, kalite, standardizasyon ve esnekliği aynı üretim anlayışında buluştururken, GDS’nin büyük ölçekli projelerden özel mühendislik çözümlerine kadar geniş bir alanda hizmet vermesine imkân tanıyor.</p>

<p><strong>Ar-Ge ve mühendislik, çözümün merkezinde</strong></p>

<p>GDS’nin geliştirdiği her çözümün temelinde mühendislik ve ihtiyaca özel projelendirme anlayışı bulunuyor. Her deponun ürün yapısı, kapasitesi, operasyon hızı ve fiziksel koşullarının farklı olması, standart bir ürün yaklaşımının ötesinde detaylı analiz ve özel çözüm geliştirme gerektiriyor. Bu nedenle GDS, proje aşamasından üretime, montajdan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreci bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Ar-Ge ve mühendislik çalışmaları; daha fazla depolama kapasitesi sağlayan, alan kullanımını iyileştiren, operasyon hızını artıran ve teknolojiyle entegre edilebilen sistemlerin geliştirilmesine odaklanıyor. GDS, mekanik sistemlerin dijital altyapılarla birlikte çalışabileceği yeni nesil depo çözümleri üzerinde çalışmalarını sürdürürken, değişen sektör ihtiyaçlarını da yakından takip ediyor. Veri temelli operasyon yönetimi, uzaktan izleme, otomasyon ve akıllı lojistik teknolojileri, markanın ürün geliştirme vizyonunda önemli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Geleceğin deposu daha az alan değil, daha akıllı alan kullanacak</strong></p>

<p>E-ticaretin büyümesi, üretim ve dağıtım ağlarının karmaşıklaşması ve müşterilerin daha hızlı teslimat beklentileri, depo yönetimini işletmelerin rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alana dönüştürüyor. GDS, geleceğin depolarının yalnızca daha büyük değil, daha akıllı olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Amaç; her metrekarenin daha verimli kullanıldığı, ürün hareketlerinin daha kontrollü yönetildiği, operasyonların dijital olarak izlenebildiği ve insan kaynağının daha katma değerli süreçlere yönlendirilebildiği depolama ekosistemleri oluşturmak. Gökçelik’in yarım asrı aşan üretim ve mühendislik birikiminden güç alan GDS, teknoloji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’deki işletmelere olduğu kadar küresel pazarlara da yeni nesil depo çözümleri sunmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>H. Burak Aras: “Depoları yalnızca raflarla değil, teknolojiyle donatıyoruz”</strong></p>

<p>GDS Gökçelik Depo Sistemleri Yönetim Kurulu Üyesi H. Burak Aras, depo sistemlerinde yaşanan dönüşümün merkezinde teknoloji ve verimlilik bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Lojistik dünyasında bugün artık yalnızca fiziksel depolama kapasitesinden söz etmek yeterli değil. Depolanan ürünün ne olduğu, ne zaman hareket ettiği, hangi hızda işlem gördüğü ve tüm operasyonun ne kadar verimli yönetildiği büyük önem taşıyor. GDS olarak depo sistemlerine bu bütüncül bakış açısıyla yaklaşıyoruz. ‘Her rafta bir akıl var’ anlayışımızla mekanik altyapıyı dijital teknolojiler, otomasyon ve veri odaklı çözümlerle bir araya getiriyoruz.” Teknoloji yatırımlarının GDS’nin büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aras, şöyle devam etti: “Üretim altyapımızdaki otomasyon yatırımlarından Mekik Raf Sistemleri ve otomatik depolama çözümlerimize kadar her alanda daha akıllı, daha hızlı ve daha verimli sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz. Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarımızda müşterilerimizin bugünkü ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, gelecekte ortaya çıkacak operasyonel ihtiyaçları da öngörmeye çalışıyoruz. Çünkü bizim için depo sistemleri sadece çelik konstrüksiyonlardan oluşan yapılar değil; işletmenin lojistik performansını, maliyetlerini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik altyapılardır.”</p>

<p><strong>Aras, sözlerini şöyle tamamladı:</strong></p>

<p>“Gökçelik’in güçlü üretim deneyiminden aldığımız güçle GDS olarak Türkiye’nin ve dünyanın değişen intralojistik ihtiyaçlarına çözüm üretmeye devam edeceğiz. Hedefimiz, teknoloji yatırımlarımızı ve Ar-Ge çalışmalarımızı sürekli geliştirerek depoları daha akıllı, daha esnek, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmek.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-ar-ge-ile-verimliligini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m6.jpg" type="image/jpeg" length="89677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CMES Vietnam 2026’da Bursa imzası]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/cmes-vietnam-2026da-bursa-imzasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/cmes-vietnam-2026da-bursa-imzasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vietnam imalat sanayisinin önemli organizasyonlarından CMES Vietnam 2026, küresel üreticileri ve sektör profesyonellerini Hanoi’de buluşturdu. Takım tezgâhlarından CNC sistemlerine, endüstriyel otomasyondan robotik teknolojilere kadar geniş bir ürün grubunun sergilendiği fuara, Bursa firmalarıda katılarak Güneydoğu Asya pazarındaki yeni iş birliği ve ticaret fırsatlarını değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vietnam sanayisinin üretim kapasitesini ve teknolojik dönüşümünü destekleyen önemli organizasyonlardan CMES Vietnam International Machine Tool Exhibition 2026, Hanoi’de gerçekleştirildi. Vietnam Exhibition Center’da (VEC) 26-28 Ağustos tarihlerinde düzenlenen fuar, dünyanın farklı ülkelerinden makine üreticilerini, teknoloji sağlayıcılarını, distribütörleri ve sektör profesyonellerini buluşturdu.</p>

<p>Bu yıl ikinci kez düzenlenen CMES Vietnam, önceki organizasyona göre büyüyerek 30 bin metrekarelik sergileme alanına ulaştı. Fuar kapsamında metal kesme ve şekillendirme takım tezgâhları, CNC makineleri, ölçüm ve taşlama teknolojileri, endüstriyel otomasyon sistemleri, robotik çözümler ve makine aksesuarları sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.</p>

<p><strong>Üretim teknolojileri öne çıktı</strong></p>

<p>Vietnam’ın imalat sanayisindeki büyümeye paralel olarak üretimde verimlilik, dijitalleşme ve otomasyon ihtiyacı fuarın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı. Özellikle elektronik, otomotiv ve motosiklet parçaları, kalıp üretimi ve genel metal işleme alanlarında kullanılan yüksek hassasiyetli ve seri üretime yönelik teknolojiler ziyaretçilerle buluştu.</p>

<p>CMES Vietnam 2026, yalnızca yeni ürün ve teknolojilerin sergilendiği bir organizasyon olmadı. Fuar, uluslararası üreticiler ile yerel distribütörler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri arasında yeni ticari bağlantıların kurulmasına da zemin hazırladı. Gerçekleştirilen görüşmelerde Vietnam ve Güneydoğu Asya pazarındaki yeni yatırım, ihracat ve iş birliği olanakları değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bursa’dan 23 firma katıldı</strong></p>

<p>Bursa’dan makine, metal işleme, metalurji, elektrik, otomasyon, tekstil ve ölçüm ekipmanları başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren 23 firma, organizasyon kapsamında Vietnam’da temaslarda bulundu.</p>

<p>Bursalı firmalar, fuarda sergilenen yeni üretim teknolojilerini yakından inceleme fırsatı bulurken, uluslararası sektör profesyonelleri, potansiyel müşteriler ve iş ortaklarıyla da görüşmeler gerçekleştirdi. Temaslarda Vietnam ve çevre ülkelerdeki yeni ticaret olanakları ile iş birliği fırsatları değerlendirildi.</p>

<p>Bursa iş dünyasının Vietnam’daki organizasyona gösterdiği ilgi, kent sanayisinin geleneksel ihracat pazarlarının yanı sıra Güneydoğu Asya gibi uzak pazarlarda da etkinliğini artırma arayışını ortaya koydu. Bölgedeki büyüyen üretim kapasitesi ve teknoloji yatırımları, Bursalı firmalar açısından yeni ihracat ve iş birliği fırsatları oluşturdu.</p>

<p>CMES Vietnam 2026, üç günlük programın ardından tamamlanırken organizasyon, küresel makine üreticileri ile bölge sanayisini buluşturan önemli bir ticaret ve teknoloji platformu olarak öne çıktı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/cmes-vietnam-2026da-bursa-imzasi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-m4.jpg" type="image/jpeg" length="69399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO seçimleri 1 Ekim'de yapılacak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/btso-secimleri-1-ekimde-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/btso-secimleri-1-ekimde-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (BTSO) organ seçimlerinin yapılacağı tarih belli oldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, seçimlerin 1 Ekim Perşembe günü Bursa Fuar Merkezi'nde gerçekleştirileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BTSO Meclis Toplantısı'nda konuşan İbrahim Burkay, oda organ seçimlerinin 1 Ekim'de yapılacağını duyurdu. Burkay, "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası organ seçimlerimizi inşallah hayırlısıyla 1 Ekim Perşembe günü Bursa Fuar Merkezimizde gerçekleştireceğiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/btso-secimleri-1-ekimde-yapilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/images-3.jpeg" type="image/jpeg" length="85661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda ihtisas OSB Bursa’da şekilleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gida-ihtisas-osb-bursada-sekilleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gida-ihtisas-osb-bursada-sekilleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan <strong>Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi</strong> ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen <strong>Karapınar Projesi</strong> oluşturuyor.</p>

<p>Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti.</p>

<p>Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi.</p>

<p>Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir <strong>gıda ekosistemi</strong> anlayışıyla geliştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Matlı, “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya</strong></p>

<p>Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor.</p>

<p>Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi.</p>

<p><strong>Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor</strong></p>

<p>Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında <strong>projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı.</strong>Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gida-ihtisas-osb-bursada-sekilleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m2.jpg" type="image/jpeg" length="52707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okula dönüş heyecanı Çilek’le çocuk odalarına taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/okula-donus-heyecani-cilekle-cocuk-odalarina-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/okula-donus-heyecani-cilekle-cocuk-odalarina-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim dönemi yaklaşırken çocuk odalarında da hazırlıklar hız kazanıyor. Çilek, “Ders zili çalmadan odanız hazır.” mesajıyla başlattığı okula dönüş kampanyasında seçili ürünlerde yüzde 30’a varan indirim ve Bamboo Yatak hediyesi sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okulların açılmasına sayılı günler kala ailelerin gündeminde yalnızca kırtasiye ve okul ihtiyaçları değil, çocukların evdeki çalışma ve dinlenme alanlarının yeni döneme hazırlanması da yer alıyor. Çilek, okula dönüş dönemine özel hazırladığı kampanyayla çocukların yeni eğitim yılına düzenli, konforlu ve ihtiyaçlarına uygun bir odada başlamasını destekliyor. “Ders zili çalmadan odanız hazır.” mesajıyla duyurulan kampanya kapsamında seçili Çilek ürünlerinde yüzde 30’a varan indirim uygulanırken kampanya koşullarını sağlayan alışverişlerde Bamboo Yatak hediye ediliyor. Çalışma masalarından karyolalara, depolama çözümlerinden tamamlayıcı modüllere kadar farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekler sunan Çilek, çocukların hem ders çalışabilecekleri hem de dinlenebilecekleri işlevsel yaşam alanları oluşturulmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. 30 yıllık uzmanlığını çocukların değişen ihtiyaçlarına yönelik tasarımlarla buluşturan Çilek; güvenlik, fonksiyonellik ve dayanıklılığı oda tasarımlarının temel unsurları arasında konumlandırıyor. Marka, yeni eğitim dönemi öncesinde sunduğu kampanya avantajlarıyla ailelerin çocuk odalarını yenileme sürecine destek olmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/okula-donus-heyecani-cilekle-cocuk-odalarina-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-s5-1.jpg" type="image/jpeg" length="23778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yedek parçada güveni test belirliyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yedek-parcada-guveni-test-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yedek-parcada-guveni-test-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotiv satış sonrası pazarında yükselen maliyetler, yedek parçada ilk satın alma fiyatının ötesindeki ölçütleri daha görünür hâle getirdi. Araç uyumluluğu, malzeme dayanımı, laboratuvar testleri ve tedarik sürekliliği, ürün güveninin temel unsurları olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin<strong> (OSS) </strong>2026 Yılı İkinci Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre katılımcıların yüzde 78,1’i <strong>“maliyetlerdeki aşırı artışı” </strong>sektörün başlıca sorunları arasında gösterdi. Bu tablo, bir parçanın yalnızca satın alma bedeliyle değil; kullanım ömrü, işçilik ve muhtemel tekrar değişim giderleriyle birlikte değerlendirilmesini daha önemli hâle getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1980’den bu yana Bursa’da kauçuk-metal yedek parçalar üreten ve 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Üçel Kauçuk, ürün güvenilirliğini mühendislik, doğru araç eşleşmesi ve test süreçleri üzerinden ele alıyor.</p>

<p><strong>Benzer görünmek yetmiyor</strong></p>

<p>Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, otomotiv satış sonrası <strong>(aftermarket)</strong> pazarında dışarıdan birbirine benzeyen iki parçanın kullanım sırasında farklı sonuçlar verebildiğine dikkat çekti. Oruç, <strong>“İki ürün arasındaki asıl fark şu noktalarda ortaya çıkıyor: kullanılan malzeme, kauçuk geometrisi, bağlantı güvenliği, titreşim sönümleme kabiliyeti ve ürünün yük altındaki dayanımı. Biz güvenilirliği bir söylem olarak değil, tasarımdan sevkiyata kadar doğrulanması gereken bir üretim standardı olarak görüyoruz”</strong> dedi.</p>

<p>Şirketin Ar-Ge ve test laboratuvarında kauçuk malzemelere ve nihai ürünlere çekme, yük-kuvvet, sertlik, yoğunluk ve termal yaşlandırma testleri uygulanıyor. Ürün dayanımı ise TÜBİTAK destekli özel test makinelerinde, yol simülasyonu verilerinden yararlanılarak yapılan yorulma testleriyle ölçülüyor. Tarama ve doğrulama süreçlerinde araç uyumluluğunu etkileyen ölçüler mikron düzeyinde inceleniyor.</p>

<p><strong>Doğru parça, doğru araç</strong></p>

<p>Üçel Kauçuk, 4 bini aşkın ürün referansını 20 binden fazla araç uygulamasıyla eşleştiriyor. Bu çeşitliliğin ancak bütün süreçlerin aynı standartla yönetilmesiyle güvene dönüşeceğini vurgulayan Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, <strong>“Geniş ürün gamı tek başına güven oluşturmuyor. Doğru parçanın doğru araçla eşleştirilmesi, üretim standardının korunması ve ihtiyaç duyulan ürünün zamanında tedarik edilebilmesi de gerekiyor. Üçel Kauçuk’ta tasarımdan testlere, referans eşleştirmesinden sevkiyata kadar bu sürecin her aşamasını aynı standartla </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yedek-parcada-guveni-test-belirliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-s4.jpg" type="image/jpeg" length="76227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burpol Polimer’den büyüme hamlesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/burpol-polimerden-buyume-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/burpol-polimerden-buyume-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2014 yılında “İleri Görüş, Geri Kazanım” anlayışıyla kurulan Burpol Polimer, otomotiv başta olmak üzere farklı sektörlere yüksek performanslı geri dönüşüm plastik ham maddeleri sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>PCR, PIR ve ELV gibi kaynaklardan elde edilen plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden ham maddeye dönüştüren Burpol Polimer’in ürünleri, sürdürülebilirliğe önem veren dev otomobil markalarının ürettiği araçların görsel parçalarında kullanılıyor. Bugün iki farklı lokasyonda toplam 8 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Burpol Polimer, 5 üretim hattıyla yüksek kapasiteli üretim gerçekleştirirken; Ar-Ge, laboratuvar, yaşam döngüsü analizi ve karbon ayak izi çalışmalarıyla sürdürülebilir üretim altyapısını geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><strong>OEM onaylı üretimle otomotivde büyüyor</strong></p>

<p>Otomotiv sektörüne hizmet vermek amacıyla kurulduğu 2014 yılından bu yana üretim altyapısını ve müşteri ağını geliştiren Burpol Polimer, bugün Oyak Renault, Tofaş ve Ford'un onaylı tedarikçileri arasında yer alıyor. Burpol Polimer Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, OEM onaylarının şirketin büyümesinde önemli bir avantaj sağladığını belirterek, “Oyak Renault, Tofaş ve Ford’un onaylı tedarikçisiyiz. OEM’lerden hammaddelerimiz onaylı, firmamız da onaylı. Öyle olduğu için onların hedeflerine uygun hammadde de ürettiğimiz için talepler artarak geliyor” dedi.</p>

<p><strong>Yıldırım: Büyümeyi sürdürüyoruz</strong></p>

<p>Piyasalardaki durgunluğa rağmen büyümeyi sürdürdüklerini ifade eden Yıldırım, geçen yılı yüzde 51 büyümeyle tamamladıklarını, 2026'nın ilk yarısında ise önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 artış yakaladıklarını söyledi. Yıldırım, “Yine yüzde 50 artışla yılı kapatmayı öngörüyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Avrupa ve Afrika açılımı</strong></p>

<p>Burpol Polimer'in büyüme stratejisinde ihracatın da önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Yıldırım, şirketin Avrupa ve Afrika'daki yapılanmalarının yeni projelere erişim açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. İlkay Yıldırım, “Biz Europe Burpol Polimer’i açtık Avrupa’da. Fas tarafında da Burpol Polimer Africa’yı açtık. İhracatı artırmaya çalışıyoruz. Otomotive onaylı bir firma olduğumuz için Avrupa’daki veya Afrika’daki Fas bölgesindeki müşterilerimizin de onaylı listesinde yer aldığımız için oradaki projelere de dahil olabiliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İhracatın yılın ilk yarısında önemli ölçüde arttığını aktaran Yıldırım, önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Yıldırım, “İlk 10 senemizde Türkiye’de lider bir firma olma yolunda yatırımlarımızı ve gelişmelerimizi ona göre planlamıştık. Bundan sonraki 10 senemizde ise Türkiye’nin yanı sıra Avrupa tarafında da büyümeyi planlıyoruz. Yeni yatırımlarımız da yeni aksiyonlarımız da buna yönelik” dedi.</p>

<p><strong>Geri dönüşümle otomotivin ham madde ihtiyacına çözüm</strong></p>

<p>Burpol Polimer'in üretim modelinin yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da önemli katkılar sunduğunu belirten Yıldırım, geri dönüştürülmüş plastik ham madde kullanımının otomotiv sektörünün sürdürülebilirlik hedeflerine destek verdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Yıldırım, “Bizim ürettiğimiz ürünle doğaya ciddi şekilde bir avantaj da sağlanıyor. Müşterimiz araba üretiyor, üretirken plastik ham madde kullanmak zorundalar. Otomotiv markaları sürdürülebilirlik anlayışı kapsamında geri dönüştürülmüş ham maddeleri kullanmayı tercih ediyor” şeklinde konuştu. Burpol Polimer'in geri dönüşüm yaklaşımının temelinde plastik atıkları yüksek performanslı ham maddelere dönüştürerek yeniden sanayiye kazandırmak bulunuyor. Şirket, sürdürülebilirlik çalışmalarında karbon ayak izi ölçümleri, yaşam döngüsü analizi ve Ar-Ge faaliyetlerine de odaklanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yatırım ve Ar-Ge devam ediyor</strong></p>

<p>Piyasalardaki durgunluğa rağmen yatırımlara devam ettiklerini vurgulayan Yıldırım, kapasite ve kalite artışını birlikte hedeflediklerini belirtti. Burpol Polimer'in ürün portföyünde otomotiv iç, dış ve kaput altı uygulamalarının yanı sıra beyaz eşya, mobilya ve yapı sektörlerine yönelik farklı polimer gruplarında ürünler de bulunuyor. Yıldırım, şirketin önümüzdeki dönemdeki ana hedefinin Avrupa'daki varlığını güçlendirmek ve ihracat payını artırmak olduğunu belirterek, yatırımların bu doğrultuda sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Burpol Polimer’in başarısı ödüllerle taçlanıyor</strong></p>

<p>Faaliyet konusundaki başarılarıyla dikkat çeken Burpol Polimer bugüne kadar çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından ödüllendirildi. Firma geçen yıl İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisinde Ülker Bisküvi ve Tüpraş’ın ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer, böylece başarısını bir kez daha taçlandırdı.</p>

<p>Burpol Polimer, ayrıca 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin “Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması”nda “En Çevre Dostu Kadın Girişimci Ödülü”ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği “Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni”nde “Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar” kategorisinde ödüle layık görüldü.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/burpol-polimerden-buyume-hamlesi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-s1.jpg" type="image/jpeg" length="47208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uludağ Koleji’nde öğrenciler geleceğe hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uludag-kolejinde-ogrenciler-gelecege-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uludag-kolejinde-ogrenciler-gelecege-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ Koleji, öğrencilerinin akademik ve sosyal gelişimlerini desteklemek amacıyla uyguladığı Çift Dilli Eğitim Sistemi ile İngilizceyi yalnızca bir ders olarak değil, öğrenme sürecinin doğal bir parçası haline getiriyor. Program kapsamında İngilizce öğretmenleri, sınıf ve branş öğretmenleriyle eş zamanlı olarak derslere girerek öğrencilerin akademik kazanımları iki dil üzerinden edinmelerini sağlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uludağ Koleji’nin Çift Dilli Eğitim Programı, öğrencilerin yaş dönemlerine uygun bilişsel gelişimleri dikkate alınarak hazırlanıyor. Çocukların Türkçe ve İngilizceyi doğal, interaktif ve iletişimsel öğrenme ortamlarında kullanmaları hedeflenirken, akademik derslerde iki dil eş zamanlı olarak kullanılıyor. Bu sistem sayesinde öğrenciler, yalnızca İngilizce derslerinde değil, farklı öğrenme alanlarında da yabancı dili aktif biçimde deneyimleme fırsatı buluyor.</p>

<p><strong>İngilizce sosyal yaşamın da parçası oluyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, akademik derslerin yanı sıra öğrencilerin sanat ve spor becerilerini geliştirmeye yönelik branş derslerine de uzanıyor. İngilizce öğretmenlerinin eşlik ettiği bu derslerde öğrenciler, yabancı dili sosyal ve günlük iletişim ortamlarında kullanarak dil becerilerini pekiştiriyor. Uludağ Koleji’nin yaklaşımında amaç, öğrencilerin İngilizceyi ezberlenen bir ders olmaktan çıkararak yaşayarak ve kullanarak öğrenmelerini sağlamak.</p>

<p><strong>6 yaşından itibaren çift dilli eğitim</strong></p>

<p>Çift Dilli Eğitim Sistemi ile eğitim alan öğrenciler, 6 yaş grubundan başlayarak ilkokul eğitim hayatları boyunca programa devam ediyor. Dil gelişiminde üretim süreci başladıkça çocukların hem Türkçe hem de İngilizceyi etkin şekilde kullanabilmeleri hedefleniyor. Uludağ Koleji, çift dilli eğitim modeliyle öğrencilerin yalnızca yabancı dil becerilerini değil; iletişim, sosyal gelişim, akademik düşünme ve farklı öğrenme alanlarındaki yetkinliklerini de destekleyen bütüncül bir eğitim modeli sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uludag-kolejinde-ogrenciler-gelecege-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m7.jpg" type="image/jpeg" length="44952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmakpar yeni teknoloji ile pazar ağını büyütmek istiyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/izmakpar-yeni-teknoloji-ile-pazar-agini-buyutmek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/izmakpar-yeni-teknoloji-ile-pazar-agini-buyutmek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da otomotiv başta olmak üzere farklı sanayi kollarına yönelik üretim gerçekleştiren İzmakpar, sahip olduğu geniş üretim altyapısı ve ihracat gücüyle faaliyetlerini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1997 yılında sac, kauçuk ve plastik kalıp üretimiyle kurulan İzmakpar, geçen yıllar içerisinde kaynaklı birleştirme, montaj, kaplama, elektrostatik toz boya ve metal işleme gibi alanlarda kapasitesini genişletti.</p>

<p>Bugün teknolojik makine parkuru ve deneyimli kadrosuyla müşterilerine farklı üretim çözümleri sunan İzmakpar, Avrupa'nın yanı sıra Kuzey ve Güney Amerika ile Asya pazarlarına da ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin üretim altyapısı; kalıp imalatı, sac şekillendirme, metal işleme, kaynaklı birleştirme ve montaj gibi farklı yetkinlikleri bir arada barındırıyor.</p>

<p><strong>Zarif Alp: “Yatırım için öncelikle getiri gerekiyor”</strong></p>

<p>Sanayicinin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını belirten <strong>İzmakpar Yönetim Kurulu Başkanı Zarif Alp</strong>, yüksek maliyetlerin şirketlerin yatırım kapasitesini doğrudan etkilediğini söyledi. Alp, “Yeni yatırımlar yapabilmek veya geniş çapta düşünebilmeniz için getirinin olması gerekir. Getiriyle birtakım yatırımlara yönelebilirsiniz. Şu anda yatırımlarda azalma var. O anlamda maliyetler sanayiciyi zorluyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Maliyet baskısı rekabet gücünü etkiliyor</strong></p>

<p>İzmakpar’ın özellikle otomotiv yan sanayiindeki üretim kabiliyeti, şirketin farklı metal işleme ve üretim süreçlerini tek çatı altında yönetmesine olanak sağlıyor. Şirket, kalite odaklı üretim anlayışı ve teknolojik altyapısıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirirken, ihracat pazarlarındaki varlığını da sürdürüyor. Zarif Alp, sanayicinin rekabet gücünü koruyabilmesi açısından maliyetlerin kontrol altında tutulmasının kritik olduğuna dikkat çekti. Alp, “Kur politikasının değişmesi gerekiyor. Döviz kurunun gerçek seviyesine ulaşması çok önemli. Sanayicinin rekabet gücü ne ölçüde artarsa üretim, istihdam ve ihracat artacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İhracat ve üretim altyapısını koruyor</strong></p>

<p>İzmakpar, genişleyen ürün yelpazesi, metal işleme konusundaki uzmanlığı ve teknik yeterliliğiyle küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Şirketin mevcut altyapısında 3D tasarım, kalıp üretimi, sac şekillendirme, metal işleme, kaynak ve montaj ile yüzey kaplama gibi farklı üretim yetkinlikleri bulunuyor. Zarif Alp, mevcut zorlu koşullara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetlerini koruyarak uzun vadeli hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini ifade etti. Alp, Türkiye'deki sanayicinin yeniden güçlü bir yatırım dönemine girebilmesi için maliyet baskısının hafiflemesinin ve yatırımların daha fazla desteklenmesinin önemine işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/izmakpar-yeni-teknoloji-ile-pazar-agini-buyutmek-istiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m6.jpg" type="image/jpeg" length="34919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTÜ’den savunma sanayisine katkı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-savunma-sanayisine-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/btuden-savunma-sanayisine-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen su altı roket yarışmasına katılan üniversite öğrencileri, geliştirdikleri yerli ve özgün teknolojilerle savunma sanayisine katkı sunmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Farklı mühendislik disiplinlerinden üniversite öğrencileri, TEKNOFEST Mavi Vatan'da geliştirdikleri otonom su altı roketleriyle Türkiye'nin savunma sanayisinde yeni teknolojiler üretme hedefiyle yarıştı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Gaziantep Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi İsmail Yerlikaya ile Bursa Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği 4'üncü sınıf öğrencisi Yasin Efe Kul, takımlarıyla yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştıkları su altı roket projelerini TEKNOFEST Mavi Vatan'da sergiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerlikaya, takım arkadaşlarıyla projeleri üzerinde bir yıldır çalıştıklarını belirterek, roketin elektronik sisteminde kendi tasarladıkları özgün devre kartını kullandıklarını söyledi. Kartın tasarımından baskısına kadar sürecin tamamını kendilerinin yürüttüğünü aktaran Yerlikaya, "Her şeyimizi kendimiz yaptık. Kendi çizdiğimiz kartı oluşturduk. Bütün baskılarını kartımıza aktardık ve herhangi bir kablolama olmadan devre kartımızı oluşturduk. Tamamen yerli imkanlarla kendimize özgü şekilde yaptık" dedi. Yerlikaya, su altı roket yarışmasını tercih etmelerinin nedeninin alanın yeni gelişiyor olması olduğunu dile getirerek, ROKETSAN'ın yarışmalarını takip ettiklerini ve su altı teknolojilerinin kendileri için ilgi çekici olduğunu ifade etti. Mühendislik öğrencilerinin teorik bilgilerin yanında kart tasarımı ve lehim gibi uygulamalı alanlarda da kendilerini geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Yerlikaya, TEKNOFEST'in gençlere bu açıdan önemli imkanlar sunduğunu kaydetti. Çocukluğundan beri mühendis olmayı istediğini anlatan İsmail Yerlikaya, bir şeyler üretmekten ve ortaya yeni ürünler çıkarmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p>

<p><strong>"Ülkemiz adına bir adım atmak istedik”</strong></p>

<p>Bursa Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği 4'üncü sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Yasin Efe Kul da 15 öğrenci ve bir danışmandan oluşan ekiplerinin makine, elektrik-elektronik ve yapay zeka mühendisliği gibi farklı disiplinlerden öğrencileri bir araya getirdiğini anlattı. ROKETSAN tarafından düzenlenen su altı roket yarışmasına katıldıklarını belirten Kul, "Torpido formunda, otonom hareket yapabilen, içerisinde barındırdığı model roketi ateşleme görevini gerçekleştirebilen bir araç yaptık" dedi.</p>

<p>Yasin Efe Kul, kendilerinde su altı roketi yapma fikrinin ortaya çıkışına ilişkin, "Yeni yeni gelişen bir alan burası. Çok fazla gelişmeye açık bir alan. Üzerinde çalışan çok fazla firma sayısı da yok dünya genelinde. O yüzden biz de ülkemiz adına burada bir adım atmak istedik gençler olarak” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-savunma-sanayisine-katki</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m4.jpg" type="image/jpeg" length="41750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>31. YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/giydirme-kapak-2026.jpg" type="image/jpeg" length="64694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEEXX 2025'i okumak için tıklayın]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEEXX FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/12/web-860x504-2.jpg" type="image/jpeg" length="21282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Giydirme Kapak 1" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Giydirme Kapak 3" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 2" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 4" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>30'UNCU YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="84491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2024 ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/11/web-860x504-1.jpg" type="image/jpeg" length="51999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Maktek Avrasya 2024 1" class="detail-photo img-fluid" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" / width="2520" height="3543"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" type="image/jpeg" length="79091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/06/bursa-siadlari.jpg" type="image/jpeg" length="17956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CUMHURİYET EKİ 2023]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL CUMHURİYET EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</guid>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/05/sayfa-1.jpg" type="image/jpeg" length="60718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 14:18:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1_1.jpg" type="image/jpeg" length="22501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1.jpg" type="image/jpeg" length="54644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:05:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/BUMATECH2022_gazete_reklam.jpg" type="image/jpeg" length="94326"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
