<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 15:23:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Lothbrog Showroom'u açıldı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/lothbrog-showroomu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/lothbrog-showroomu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın en gelişmiş profesyonel çözümlerini Türkiye’de sanayicilerle buluşturan Gweike Lazer’in Türkiye’deki distribütörü Lothbrog Makine’nin showroomu düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üretim tesislerinde her geçen gün daha fazla tercih edilen fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın en gelişmiş çözümlerini sanayicilerle buluşturan Gweike Lazer'in dünya genelindeki 3. büyük showroom’u Türkiye'deki yetkili distribütörü Lothbrog Makine tarafından Bursa’da açıldı.Toplam 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçirilen showroom kendi alanında dünyanın üçüncü büyük showoomu olma özelliğine sahip bulunuyor.Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu, Firma Temsilcisi Yın. Chuanping, Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Lothbrog Makine çalışanları, yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin yöneticileri ile kalabalık davetli topluluğunun katılımıyla açılan showroom, örnek yapılanmasıyla sektöre hareket kazandırdı.</p>

<p>Törende açılış konuşmasını yapan Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Gweike markasının dünya genelindeki üçüncü büyük fiber lazer showroomunu Bursa’da Lothbrog Makine bünyesinde 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçiriyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Kurulduğu günden bu yana temel amaçlarının yalnızca makine tedarik eden bir firma olmanın yanı sıra, Türk sanayisinin üretim gücüne, teknolojisine ve geleceğine değer katan stratejik bir çözüm ortağı olmak olduğunu vurgulayan Akıncıoğlu, “Kaliteyi, inovasyonu ve özellikle satış sonrası güveni her zaman işimizin merkezinde tuttuk. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesis, bizim için yalnızca fiziksel bir büyüme değildir. Burası, en yeni teknolojileri sanayicilerimizle buluşturacağımız, teknik servis ve uygulama altyapımızı daha da güçlendireceğimiz ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve yerinde çözümler sunacağımız, sanayicilerimizin teknolojiyi yalnızca görmekle kalmayıp, bizzat deneyimleyerek doğru yatırımları planlayabilecekleri yaşayan bir teknoloji üssü olacaktır” diye konuştu.</p>

<p>Makinelerinin metalin bulunduğu her alanda, evlerde kullanılan bir çatalın üretiminden cephedeki tanka, otomotivden savunma sanayisine, makine imalatından ağır sanayiye ve inşaata kadar çok geniş bir kullanım alanı sunduğuna işaret eden Akıncıoğlu, yeni tesislerinde ayrıca Türkiye’de henüz sınırlı sayıda bulunan 40 kW gücündeki fiber lazer makinelerine de yer verdiklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Gweike Lazer’den Lothbrog Makine’ye övgü</strong></p>

<p>Gweike Lazer Firma Temsilcisi Yın. Chuanpingl de konuşmasında, Lothbrog Makine’nin derin tecrübesi, profesyonel hizmet anlayışı ile Türkiye pazarında sağlam yer edindiklerine işaret ederek, Lothbrog Makine ile bundan sonra da Türkiye pazarında başarıdan başarıya koşacaklarına inandıklarını dile getirdi. Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu ise Lothbrog Makine ile 2019 yılından itibaren birlikte ilerlediklerini söyledi. Lyu yeni showroomun yeni başlangıçları ve yeni gelecekleri de beraberinde getirmesini diledi.</p>

<p>Akıncıoğlu’nun açılış konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi.Açılışı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in adına tebrik eden Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç de “Böylesine anlamlı ve güzel bir showroomun Nilüfer’de olması sevindirici. Ekonominin zor günlerinde yatırım yapan Lütfi Bey’i tebrik ediyoruz. Bu işyerinin açılmasında emeği bulunanları tebrik ediyor, bol kazançlar diliyorum” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Üretim tesislerinde her geçen gün daha fazla tercih edilen fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın en gelişmiş çözümlerini sanayicilerle buluşturan Gweike Lazer'in dünya genelindeki 3. büyük showroom’u Türkiye'deki yetkili distribütörü Lothbrog Makine tarafından Bursa’da açıldı.</p>

<p></p>

<p>Toplam 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçirilen showroom kendi alanında dünyanın üçüncü büyük showoomu olma özelliğine sahip bulunuyor.Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu, Firma Temsilcisi Yın. Chuanping, Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Lothbrog Makine çalışanları, yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin yöneticileri ile kalabalık davetli topluluğunun katılımıyla açılan showroom, örnek yapılanmasıyla sektöre hareket kazandırdı.</p>

<p></p>

<p>Törende açılış konuşmasını yapan Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Gweike markasının dünya genelindeki üçüncü büyük fiber lazer showroomunu Bursa’da Lothbrog Makine bünyesinde 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçiriyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.</p>

<p>Kurulduğu günden bu yana temel amaçlarının yalnızca makine tedarik eden bir firma olmanın yanı sıra, Türk sanayisinin üretim gücüne, teknolojisine ve geleceğine değer katan stratejik bir çözüm ortağı olmak olduğunu vurgulayan Akıncıoğlu, “Kaliteyi, inovasyonu ve özellikle satış sonrası güveni her zaman işimizin merkezinde tuttuk. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesis, bizim için yalnızca fiziksel bir büyüme değildir. Burası, en yeni teknolojileri sanayicilerimizle buluşturacağımız, teknik servis ve uygulama altyapımızı daha da güçlendireceğimiz ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve yerinde çözümler sunacağımız, sanayicilerimizin teknolojiyi yalnızca görmekle kalmayıp, bizzat deneyimleyerek doğru yatırımları planlayabilecekleri yaşayan bir teknoloji üssü olacaktır” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Makinelerinin metalin bulunduğu her alanda, evlerde kullanılan bir çatalın üretiminden cephedeki tanka, otomotivden savunma sanayisine, makine imalatından ağır sanayiye ve inşaata kadar çok geniş bir kullanım alanı sunduğuna işaret eden Akıncıoğlu, yeni tesislerinde ayrıca Türkiye’de henüz sınırlı sayıda bulunan 40 kW gücündeki fiber lazer makinelerine de yer verdiklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Gweike Lazer’den Lothbrog Makine’ye övgü</strong></p>

<p></p>

<p>Gweike Lazer Firma Temsilcisi Yın. Chuanpingl de konuşmasında, Lothbrog Makine’nin derin tecrübesi, profesyonel hizmet anlayışı ile Türkiye pazarında sağlam yer edindiklerine işaret ederek, Lothbrog Makine ile bundan sonra da Türkiye pazarında başarıdan başarıya koşacaklarına inandıklarını dile getirdi. Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu ise Lothbrog Makine ile 2019 yılından itibaren birlikte ilerlediklerini söyledi. Lyu yeni showroomun yeni başlangıçları ve yeni gelecekleri de beraberinde getirmesini diledi.</p>

<p>Akıncıoğlu’nun açılış konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi.</p>

<p></p>

<p>Açılışı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in adına tebrik eden Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç de “Böylesine anlamlı ve güzel bir showroomun Nilüfer’de olması sevindirici. Ekonominin zor günlerinde yatırım yapan Lütfi Bey’i tebrik ediyoruz. Bu işyerinin açılmasında emeği bulunanları tebrik ediyor, bol kazançlar diliyorum” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/lothbrog-showroomu-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m7.jpg" type="image/jpeg" length="25812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilişimde dönüşümün anahtarı yapay zekâ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bilisimde-donusumun-anahtari-yapay-zeka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bilisimde-donusumun-anahtari-yapay-zeka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’daki bilişim ve teknoloji sektörü temsilcileri, kentin güçlü sanayi altyapısının yazılım, yapay zekâ, otomasyon ve veri teknolojileriyle birleşmesi halinde Bursa’nın yalnızca üretimde değil, teknoloji geliştirme ve ihracatında da önemli bir merkez haline gelebileceğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yapay zekâ ve dijital dönüşümle birlikte yeni bir ekonomik büyüme alanının kapısını aralıyor. Kentte faaliyet gösteren bilişim ve teknoloji sektörü temsilcileri, Bursa’nın otomotiv, makine, tekstil, metal, gıda ve diğer üretim alanlarında sahip olduğu deneyimin teknoloji şirketleri açısından önemli bir uygulama ve ürün geliştirme ortamı sunduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Sektör temsilcilerine göre Bursa’nın önündeki temel hedef, yalnızca teknolojiyi kullanan bir sanayi kenti olmaktan çıkarak teknolojiyi geliştiren, ürünleştiren ve ihraç eden bir yapıya dönüşmek. Sanayinin her gün karşı karşıya kaldığı üretim, kalite, enerji, bakım, planlama, lojistik ve verimlilik sorunlarının yerel yazılım ve teknoloji şirketleri için önemli fırsatlar barındırdığı belirtiliyor. Bursa sanayisinin bu sorunlara yönelik geliştirdiği çözümlerin daha sonra Türkiye ve dünya pazarlarına taşınabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Yapay zekâ ise bu dönüşümün en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının otomasyon, ERP, veri analitiği, robotik sistemler, görüntü işleme ve kestirimci bakım gibi alanlarda önemli yatırımlar yaptığı, KOBİ’lerde ise dijital dönüşüm seviyesinin daha farklı aşamalarda bulunduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre yapay zekâ yatırımlarının başarılı olabilmesi için şirketlerin öncelikle veri altyapılarını güçlendirmesi, süreçlerini ölçülebilir hale getirmesi ve dönüşümü şirket stratejisinin parçası olarak ele alması gerekiyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri ayrıca yazılım ve teknoloji ihracatının Bursa ekonomisi açısından yüksek katma değerli yeni bir büyüme alanı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Ancak bunun için firmaların yalnızca teknik yetkinliklerini değil; markalaşma, uluslararası satış, yabancı dil, hedef pazar bilgisi ve satış sonrası destek kapasitelerini de geliştirmeleri gerektiği belirtiliyor. Bursa’nın mevcut sanayi ihracat tecrübesinin teknoloji firmaları için önemli bir avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ rekabeti yeniden şekillendiriyor</strong></p>

<p>Yapay zekânın üretim süreçlerinde kalite kontrol, bakım, üretim planlama, enerji yönetimi, veri analizi ve karar destek sistemlerinde kullanımının giderek artması bekleniyor. Sektör temsilcilerine göre yapay zekâ, çalışanların tamamen yerini almaktan çok iş yapış biçimlerini değiştirecek; tekrar eden görevlerin otomasyonu artarken veri analizi, yapay zekâ yönetimi, siber güvenlik ve süreç optimizasyonu gibi alanlarda yeni uzmanlıklar öne çıkacak.</p>

<p><strong>Yerel teknolojiye daha fazla alan açılmalı</strong></p>

<p>Bursa’daki bilişim firmalarının sanayinin ihtiyaç duyduğu birçok çözümü geliştirebilecek kapasitede olduğu belirtilirken, yerel şirketlerin büyük dönüşüm projelerine daha fazla dahil edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Sanayi ile bilişim sektörü arasındaki bağın güçlenmesinin hem daha hızlı ve uygun maliyetli çözümler sağlayacağı hem de Bursa’da geliştirilen teknolojilerin ihracat potansiyelini artıracağı ifade ediliyor.</p>

<p><img height="171" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/idris-dogrul.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>İdris Doğrul</strong></p>

<p><strong>BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<h3><strong>Yapay zekâ doğru yerde konumlandırılmalı</strong></h3>

<p>Bursa’nın bilişim açısından en büyük avantajı, aslında klasik anlamda bir “teknoloji kenti” olmamasından geliyor. Çünkü burada teknolojiye ihtiyaç duyan çok büyük ve gerçek bir üretim ekonomisi var. Otomotivden makineye, tekstilden gıdaya, lojistikten savunma ve havacılık tedarik zincirine kadar binlerce işletme her gün verimlilik, kalite, enerji, planlama, bakım, tedarik ve ihracat problemi çözüyor. Yazılım ve yapay zekâ için bundan daha güçlü bir uygulama laboratuvarı düşünmek zor.</p>

<p>Bursa 2025 boyunca Türkiye’nin en yüksek ihracat yapan ilk beş ili arasında yer aldı; 2026 Haziran ayında da 1,862 milyar dolarlık aylık ihracatla dördüncü sıradaydı. Bu bize şunu söylüyor: Bursa’nın dünya pazarına çıkan güçlü bir üretim kası zaten var. Şimdi yapılması gereken, bu üretim kasının yanına yazılımı, veriyi, yapay zekâyı, siber güvenliği ve endüstriyel otomasyonu daha güçlü biçimde eklemek.</p>

<p>Ben Bursa’nın bilişim potansiyelini henüz tam değerlendirdiğini düşünmüyorum. Nitelikli firmalarımız, teknopark altyapımız, üniversitelerimiz, Model Fabrika gibi uygulama merkezlerimiz ve güçlü sanayi kuruluşlarımız var. Fakat bunları aynı değer zincirinin parçaları hâline getirmekte daha gidecek yolumuz bulunuyor. Sorunumuz potansiyel eksikliği değil; sanayideki ihtiyacı yerel teknoloji şirketleri için ölçeklenebilir ürüne, referansa ve ihracata yeterince hızlı çevirememek.</p>

<p>Bursa’yı İstanbul’un ya da Ankara’nın küçük bir kopyası yapmaya çalışmamalıyız. Bursa’nın teknoloji kimliği “endüstriyel teknoloji” üzerinden yükselmelidir: üretim yazılımları, yapay zekâ destekli kalite ve bakım sistemleri, dijital ikiz, otomasyon, görüntü işleme, enerji yönetimi, endüstriyel siber güvenlik ve tedarik zinciri teknolojileri. Bursa’nın doğal uzmanlaşması burada.</p>

<p>Bursa’nın yeni kimliği, ileri üretim ile dijital teknolojinin aynı şehirde birbirini beslediği bir yapı olmalı. Teknoloji, sanayinin alternatifi değil; sanayinin katma değer çarpanıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa’da iki farklı hız görüyorum. Büyük ve kurumsal sanayi şirketlerinde veri toplama, otomasyon, görüntü işleme, kestirimci bakım, ileri planlama ve enerji yönetimi gibi alanlarda ciddi bir birikim var. Bazı şirketler artık yapay zekâyı “deneme projesi” olmaktan çıkarıp üretim süreçlerine entegre etmeye başladı. Buna karşılık KOBİ tarafında tablo daha parçalı; dijitalleşme çoğu zaman ERP kurmak, birkaç makineden veri toplamak veya belirli bir süreci otomatikleştirmek düzeyinde kalabiliyor.</p>

<p>Yapay zekâyı doğru yerde konumlandırmak da çok önemli. Sanayide değer üreten yapay zekâ; sadece metin yazan bir sohbet robotu değildir. Kamera görüntüsünden hata yakalayan kalite sistemi, arıza oluşmadan bakım zamanı öneren model, enerji tüketimini optimize eden algoritma, üretim planını talebe göre yeniden düzenleyen karar destek sistemi veya teknik dokümantasyonu hızlandıran mühendislik asistanı da yapay zekâdır.</p>

<p>Bursa’da Bursa Model Fabrika gibi uygulamalı dönüşüm altyapılarının bulunması önemli bir avantaj. Fakat dönüşüm hızını artırmak için “teknoloji satın alma” yaklaşımından “ölçülebilir iş problemi çözme” yaklaşımına geçmeliyiz. Her firmaya önce hangi veriye sahip olduğunu, hangi süreçte kayıp yaşadığını ve yatırımın geri dönüşünü nasıl ölçeceğini sormalıyız. Yapay zekâ projesi ancak bundan sonra başlamalı.</p>

<p>Yapay zekâ, yazılım sektörünü dışarıdan etkileyen bir araç değil; sektörün üretim modelini içeriden yeniden kuran bir teknoloji. Kod yazma, test üretme, dokümantasyon, hata ayıklama, prototipleme ve kullanıcı desteği gibi birçok işte ciddi hız kazanımı sağlıyor. Bu da bir yazılım firmasının aynı ekiple daha fazla çıktı üretmesini mümkün kılıyor. Fakat aynı zamanda müşteri beklentisini yükseltiyor ve “sadece kod yazabilen” şirketler üzerindeki fiyat baskısını artırıyor.</p>

<p><img height="263" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/tuncer-hatunoglu-5.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Tuncer Hatunoğlu</strong></p>

<p><strong>İletişim Yazılım YKB</strong></p>

<p><strong>Bilişim alanında güçlü altyapıya sahibiz</strong></p>

<p>Bursa’nın bilişim alanındaki en büyük avantajı, çok güçlü bir sanayi altyapısına sahip olması. Otomotiv, makine, tekstil, metal gibi sektörlerde yıllar içerisinde oluşmuş önemli bir üretim, mühendislik ve yönetim deneyimimiz var. Bu birikim, bilişim sektörü için de son derece değerli bir uygulama ve geliştirme alanı oluşturuyor. Bursa’nın yalnızca teknolojiyi kullanan bir sanayi kenti olmasının ötesine geçebilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Üretim gücümüzü teknoloji geliştirme kabiliyetimizle birleştirmemiz gerekiyor. Bunun için sanayi kuruluşları, yazılım ve teknoloji şirketleri, üniversiteler ve kamu arasındaki iş birliğini daha da güçlendirmeliyiz. Sanayinin gerçek problemlerinden hareket ederek Bursa’da teknoloji geliştirebilir, burada başarıya ulaşan çözümleri daha sonra Türkiye’ye ve uluslararası pazarlara taşıyabiliriz. Dolayısıyla potansiyelimiz oldukça yüksek. Ancak Bursa'nın bilişimde hak ettiği noktada olduğunu henüz söyleyemeyiz. Bundan sonraki hedefimiz, güçlü sanayi altyapımızın çevresinde aynı ölçüde güçlü bir teknoloji ekosistemi oluşturmak olmalı.</p>

<p>Bursa’nın güçlü bir teknoloji kenti kimliği kazanabileceğine inanıyorum. Çünkü önümüzdeki dönemde sanayi ile teknolojiyi zaten birbirinden ayrı düşünmek mümkün olmayacak. Üretimin geleceğinde makine ve fiziksel altyapı kadar veri, yazılım, otomasyon ve yapay zekâ da belirleyici olacak. Fabrikaların rekabet gücü yalnızca ne kadar ürettikleriyle değil; üretimi ne kadar verimli yönettikleri, süreçlerini ne kadar iyi optimize ettikleri ve ürettikleri veriyi ne ölçüde değere dönüştürebildikleriyle belirlenecek. Bu nedenle bilişim sektörünün Bursa ekonomisindeki ağırlığının artmasını bekliyorum. Ancak hedefimiz yalnızca bilişim sektörünün ekonomik payını büyütmek olmamalı. Daha büyük hedef, Bursa’nın sanayi gücünü teknoloji geliştirme gücüyle birleştirmesi olmalı. Bunu başarabilirsek Bursa'yı yalnızca güçlü bir sanayi kenti olarak değil, üretim teknolojilerinin geliştirildiği ve dünyaya ihraç edildiği bir teknoloji merkezi olarak da konumlandırabiliriz.</p>

<p>Bursa sanayisi dijital dönüşüm konusunda önemli bir mesafe aldı. Üretim verilerinin toplanması, otomasyon, IoT, üretim yönetim sistemleri ve analitik çözümler konusunda başarılı uygulamalar görüyoruz. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Dijital dönüşüm, teknoloji yatırımı yapmakla tamamlanan bir süreç değildir. Uzun yıllardır bu alanda gördüğümüz temel sorunlardan biri, mevcut süreçleri iyileştirmeden doğrudan dijitalleştirmeye çalışmak. Verimsiz veya gereğinden fazla karmaşık bir süreci olduğu gibi dijital ortama taşıdığınızda, problemi ortadan kaldırmış olmuyorsunuz; sadece dijitalleştirmiş oluyorsunuz. Bu nedenle önce süreçleri anlamamız, yalınlaştırmamız ve standartlaştırmamız, ardından teknolojiyi devreye almamız gerekiyor. Aynı durum yapay zekâ için de geçerli. Yapay zekâdan gerçek anlamda değer elde edebilmek için güvenilir veriye, doğru tasarlanmış süreçlere ve sağlıklı bir yönetişim yapısına ihtiyaç var. Bursa’nın bu dönüşüm için ciddi bir sanayi ve mühendislik birikimi bulunuyor. Bundan sonraki aşamada teknoloji yatırımlarından, teknoloji ve yapay zekânın şirket stratejisinin bir parçası haline geldiği daha bütüncül bir dönüşüm anlayışına geçmemiz gerekiyor.</p>

<p>Yapay zekâ, yazılım sektöründe yalnızca yeni ürünlerin ortaya çıkmasına neden olmayacak; yazılımın geliştirilme biçimini, yazılım şirketlerinin organizasyonlarını ve müşteriye sundukları değeri de önemli ölçüde değiştirecek. Kod geliştirme, test, dokümantasyon ve destek gibi birçok süreçte yapay zekâ yazılım şirketlerinin verimliliğini artıracak. Ancak bence daha büyük değişim, yazılımların giderek daha fazla karar veren, öneride bulunan ve süreçleri yöneten sistemlere dönüşmesi olacak. Burada kritik bir konu var. Yapay zekâ uygulamalarına geçerken önce elimizdeki verinin kalitesine ve süreçlerimizin olgunluğuna bakmamız gerekiyor. Veri kalitesi, süreç standardizasyonu ve yönetişim mekanizmaları yeterince güçlü değilse yapay zekâ tek başına beklenen değeri yaratamaz. Bu nedenle geleceğin başarılı yazılım şirketleri yalnızca iyi kod yazan veya teknoloji geliştiren şirketler olmayacak. Müşterisinin işini ve süreçlerini anlayan, verisini anlamlandırabilen ve yapay zekâyı gerçek bir iş problemine çözüm üretecek şekilde konumlandırabilen şirketler öne çıkacak. Özellikle üretim, karar destek, kestirimci bakım, kalite, süreç otomasyonu ve veri analitiği alanlarında çok önemli fırsatlar görüyorum. Sonuçta temel prensibimiz değişmiyor: Teknoloji amaç değil, araçtır. Asıl hedef insanı ve süreci merkeze alarak daha fazla değer üretmek; işletmelerimizi daha verimli, daha çevik, daha yenilikçi ve daha sürdürülebilir hale getirmektir.</p>

<p><img height="300" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/osman-akin-marsifed-ykb-8.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Akın</strong></p>

<p><strong>Teracity Yazılım A.Ş. YKB</strong></p>

<p><strong>Yapay zekâ yazılım sektörünü yeniden tanımlayacak</strong></p>

<p>Bursa, otomotiv, makine, tekstil ve birçok sektörde Türkiye'nin en güçlü üretim merkezlerinden biri. Bu güçlü sanayi altyapısının yanında önemli bir yazılım, bilişim, otomasyon ve teknoloji ekosistemine de sahibiz. Ancak açık konuşmak gerekirse Bursa'nın bilişim ve teknoloji alanındaki potansiyelini henüz tam olarak değerlendirdiğimizi düşünmüyorum. Bunun önemli bir nedeni, sanayimizin çok güçlü olmasına rağmen sanayi ile teknoloji şirketlerimiz arasındaki iş birliklerinin olması gereken seviyeye henüz ulaşmamış olması. Bursa'nın önünde çok önemli bir fırsat var. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu çözümleri Bursa'daki teknoloji şirketlerimiz geliştirebilir. Böylece hem sanayimizin rekabet gücünü artırabilir hem de burada geliştirilen teknolojileri başka şehir ve ülkelere ihraç edebiliriz. Bursa'nın artık yalnızca üretim gücüyle değil, teknoloji üretme kapasitesiyle de anılması gerekiyor.</p>

<p>Bursa'nın teknoloji kenti kimliği kazanması kesinlikle mümkün. Hatta bunun Bursa için stratejik bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Dünyada üretim ile teknoloji arasındaki sınırlar giderek ortadan kalkıyor. Bugün rekabet sadece daha kaliteli veya daha ucuz üretim yapmakla değil; üretimi daha akıllı, daha hızlı ve daha verimli hale getirmekle belirleniyor. Bursa'nın en büyük avantajı, teknoloji geliştirebileceğimiz güçlü bir sanayi altyapısına sahip olmamız. Otomotiv, makine, tekstil ve diğer sektörlerde karşı karşıya olduğumuz gerçek problemler, aynı zamanda teknoloji şirketlerimiz için önemli birer fırsat. Bu nedenle Bursa'nın geleceğini “üreten sanayi ve üreten teknoloji” birlikteliğinde görüyorum. Önümüzdeki dönemde yazılım, yapay zekâ, otomasyon, veri analitiği, siber güvenlik ve benzeri alanların Bursa ekonomisindeki ağırlığının önemli ölçüde artacağına inanıyorum.</p>

<p>Yapay zekâ, yazılım sektörünü ortadan kaldırmayacak; yazılım sektörünü yeniden tanımlayacak. Geçmişte bir yazılım şirketinin gücünü büyük ölçüde kaç yazılımcıya sahip olduğu ve ne kadar hızlı kod geliştirebildiği belirliyordu. Artık bu tek başına yeterli olmayacak. Yapay zekâ sayesinde daha küçük ekipler çok daha büyük ve karmaşık projeler geliştirebilecek. Bu nedenle geleceğin teknoloji şirketleri daha fazla insan çalıştıran değil, insan kaynağını yapay zekâ ile daha verimli kullanan şirketler olacak. Yazılım şirketleri için “AI-first” yaklaşım giderek önem kazanacak. Yani yapay zekânın sonradan ürüne eklenen bir özellik değil, ürünün ve iş modelinin merkezinde olması gerekecek. Bunun yanında veri, yapay zekâ, siber güvenlik, otomasyon ve bulut teknolojileri birbirinden bağımsız alanlar olmaktan çıkacak ve bütünleşik bir teknoloji ekosistemine dönüşecek. Bursa açısından baktığımızda ise çok büyük bir fırsat görüyorum. Bizim güçlü bir sanayimiz var. Eğer bu sanayinin gerçek problemlerini yapay zekâ, yazılım ve otomasyon teknolojileriyle çözersek sadece Bursa'nın verimliliğini artırmış olmayacağız. Aynı zamanda burada geliştirdiğimiz teknolojileri Türkiye'ye ve dünyaya ihraç edebileceğiz. Ben Bursa'nın geleceğini “üretim, teknoloji ve yapay zekâ” üçgeninde görüyorum. Bu üç alanı aynı ekosistemde buluşturabilirsek Bursa'yı yalnızca Türkiye'nin önemli bir sanayi merkezi değil, aynı zamanda bölgenin önemli teknoloji ve yapay zekâ merkezlerinden biri haline getirebiliriz.</p>

<p><img height="314" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/mustafa-serkan-aksoy.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Mustafa Serkan Aksoy</strong></p>

<p><strong>Tıpplus Yazılım Teknolojileri A.Ş YKBY</strong></p>

<p><strong>Yapay zekâ rekabet avantajı sağlıyor</strong></p>

<p>Bursa’yı bilişim sektörü açısından değerlendirirken kentin sanayi kimliğinden bağımsız düşünmemek gerekiyor. Çünkü Bursa’nın teknoloji alanındaki en önemli avantajlarından biri, çok güçlü bir reel sektör altyapısına sahip olmasıdır. Otomotivden makineye, tekstilden hazır giyime, metalden gıdaya kadar çok geniş bir üretim ekosistemi bulunuyor. Bu yapı aslında yazılım ve teknoloji şirketleri açısından son derece değerli bir pazar ve aynı zamanda önemli bir Ar-Ge ortamı oluşturuyor. Bugün artık sanayi ile bilişim sektörünü birbirinden ayrı iki alan olarak değerlendirmek mümkün değil. Üretim yapan bir işletmenin ERP sisteminden üretim planlamasına, stok yönetiminden yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemlerine, siber güvenlikten veri analizine kadar hemen her süreç bilişim altyapısına dayanıyor. Benzer bir dönüşümü sağlık sektöründe de görüyoruz. TIPPLU Yazılım Teknolojileri A.Ş. olarak faaliyet gösterdiğimiz sağlık bilişimi ve Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri – HBYS alanında bunun çok somut örnekleri var. Modern bir hastanede artık yalnızca hasta kayıtlarının dijital ortamda tutulmasından söz etmiyoruz. Hasta kabulden poliklinik süreçlerine, laboratuvardan radyolojiye, eczane ve stok yönetiminden faturalandırmaya, karar destek mekanizmalarından yönetsel raporlamaya kadar çok büyük bir dijital ekosistem söz konusu. Dolayısıyla yazılım artık kurumların destek hizmeti değil, operasyonlarının merkezinde yer alan stratejik bir unsur haline geldi. Bursa bu anlamda ciddi bir potansiyele sahip. Üniversiteleri, teknoparkları, organize sanayi bölgeleri, yetişmiş insan kaynağı ve güçlü şirketleriyle teknoloji üretimi için önemli avantajları bulunuyor. Ancak mevcut potansiyelin tamamının değerlendirildiğini söylemek için henüz erken. Bursa’nın bundan sonraki hedefinin sadece teknolojiyi satın alan ve kullanan bir şehir olmak değil, teknolojiyi geliştiren, ürünleştiren ve dünyaya satan bir şehir olmak gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değerlendirmemek gerekiyor. Yapay zekâ doğrudan verimlilik, maliyet, kalite, hız ve rekabet avantajı anlamına geliyor. Bursa’daki büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının dijital dönüşüm konusunda önemli yatırımlar yaptığını görüyoruz. ERP, MES, IoT, otomasyon, robotik üretim ve veri analitiği gibi teknolojiler birçok işletmenin gündeminde. Ancak şirketler arasında önemli bir dijital olgunluk farkı bulunuyor. Bazı şirketler üretim verilerini gerçek zamanlı takip ederek yapay zekâ modelleriyle analiz etmeye başlamış durumda. Bazı işletmeler ise halen farklı departmanlarda birbirinden kopuk yazılımlar kullanıyor veya kritik süreçlerini manuel yöntemlerle yönetiyor. Burada yapay zekâ konusunda önemli bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor: Yapay zekânın temel hammaddesi veridir. Eğer kurumun verisi düzenli değilse, sistemler birbiriyle entegre değilse ve sağlıklı veri üretilemiyorsa yapay zekâdan beklenen faydayı elde etmek mümkün değildir. Biz bunu sağlık bilişiminde de çok net görüyoruz. HBYS altyapısının güçlü olması yalnızca hastanenin günlük operasyonlarını yönetmek açısından değil, gelecekte uygulanabilecek yapay zekâ ve karar destek sistemlerinin temelini oluşturması açısından da önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde kurumların önce dijital altyapılarını ve veri kalitelerini güçlendirmeleri, ardından yapay zekâyı gerçek iş problemlerinin çözümünde kullanmaları gerekiyor.</p>

<p>Yapay zekânın en büyük dönüşümü belki de doğrudan yazılım sektörünün kendisinde yaşanacak. Bugüne kadar yazılım şirketlerinin temel rekabet unsurlarından biri kod geliştirme kapasitesiydi. Yapay zekâ destekli yazılım geliştirme araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kod üretim hızları ciddi şekilde artıyor. Yazılımcılar kod oluşturma, test hazırlama, hata tespiti, dokümantasyon ve analiz gibi pek çok konuda yapay zekâdan destek almaya başladı. Ancak bu durum yazılım şirketlerine artık ihtiyaç kalmayacağı anlamına gelmiyor. Tam tersine sektörün değer zinciri değişiyor. Gelecekte asıl değer yalnızca “kod yazabilmek” olmayacak. Doğru problemi tanımlamak, sektörü anlamak, doğru veriyi yönetmek, güvenli sistem mimarileri oluşturmak ve yapay zekâyı gerçek iş süreçlerine entegre edebilmek çok daha önemli hale gelecek. Örneğin bir HBYS sistemi düşünüldüğünde yüzlerce farklı iş sürecinin birbiriyle entegre çalışması gerekiyor. Hasta kabul, poliklinik, laboratuvar, radyoloji, eczane, stok, faturalandırma, raporlama ve yönetsel süreçlerin tamamının birbirine bağlı olduğu kompleks bir yapıdan söz ediyoruz. Yapay zekâ gelecekte bu sistemlerin üzerine yeni bir akıllı katman ekleyebilir. Bir hastanenin yoğunluk tahmini yapılabilir, kaynak planlaması optimize edilebilir, yöneticilere karar destek raporları hazırlanabilir, anormal durumlar sistem tarafından tespit edilebilir ve bazı rutin operasyonlar otomatik hale getirilebilir. Benzer şekilde sanayi yazılımlarında üretim verileri analiz edilerek makine arızaları gerçekleşmeden önce tahmin edilebilir. Kalite problemleri erken aşamada tespit edilebilir veya üretim planları otomatik optimize edilebilir.</p>

<p>Bu nedenle önümüzdeki dönemde klasik anlamdaki yazılım firmalarının önemli bir bölümünün “yapay zekâ destekli teknoloji şirketlerine” dönüşeceğini düşünüyorum. Ancak burada kritik bir konu var: Yapay zekâyı sadece popüler olduğu için bir ürüne eklemek doğru yaklaşım değildir. Asıl soru şudur: “Bu teknoloji müşterinin hangi gerçek problemini çözüyor?” Eğer yapay zekâ bir işlemi hızlandırıyor, maliyeti azaltıyor, hata oranını düşürüyor, karar kalitesini artırıyor veya kullanıcı deneyimini iyileştiriyorsa gerçek bir değer yaratıyor demektir. TIPPLUS olarak bizim yaklaşımımız da teknolojiyi amaç değil, çözümün bir parçası olarak görmek yönündedir.</p>

<p><img height="307" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/muhammed-turksever-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Muhammed Türksever</strong></p>

<p><strong>BRM BİLGİSAYAR Genel Müdür</strong></p>

<p><strong>Bilişimde işleyiş değişecek</strong></p>

<p>Bursa, aslında bilişim ve teknoloji açısından sahip olduğu potansiyelin tamamını henüz kullanabilmiş bir şehir değil. Bunun temel nedeni, Bursa'nın uzun yıllar boyunca otomotiv, tekstil, makine, metal ve benzeri üretim sektörleriyle anılması. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu sektörlerin rekabet gücünü sürdürebilmesinin yolu teknoloji ve bilişimden geçiyor. Bursa'nın en büyük avantajı, teknolojinin uygulanabileceği çok güçlü bir gerçek sektör altyapısına sahip olmasıdır. Burada üretim yapan binlerce firma, çok ciddi miktarda veri üretiyor ve operasyonlarını daha verimli hale getirecek dijital çözümlere gereksinim duyuyor. Dolayısıyla Bursa'da teknoloji üretmek için yalnızca yazılım firmalarına değil, aynı zamanda güçlü bir müşteri ve uygulama ekosistemine de sahibiz. Ben Bursa'nın önümüzdeki dönemde sadece teknoloji kullanan değil, sanayisinin gereksinimlerinden hareketle teknoloji geliştiren bir şehir olması gerektiğini düşünüyorum. Potansiyelimiz yüksek; ancak üniversite-sanayi-yazılım sektörü iş birliklerini daha da güçlendirmemiz gerekiyor.</p>

<p>Yapay zekâ özellikle tekrarlayan, kuralları belli ve büyük miktarda veriyle yürütülen işlerde önemli bir dönüşüm yaratacak. Üretimde kalite kontrol, kestirimci bakım, üretim planlama, stok yönetimi, lojistik, satın alma ve müşteri hizmetleri gibi birçok süreç yapay zekâdan daha fazla yararlanacak. Ancak burada "insanların işlerini yapay zekâ alacak" şeklindeki yaklaşımı doğru bulmuyorum. Daha doğru ifade şu: Yapay zekâ kullanan çalışan, kullanmayan çalışanın yaptığı işi daha hızlı ve verimli yapacak. Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ uzmanlığı, veri analistliği, makine öğrenmesi mühendisliği, yapay zekâ ürün yöneticiliği, otomasyon uzmanlığı, siber güvenlik ve yapay zekâ güvenliği gibi alanların öneminin artacağını düşünüyorum. Aynı zamanda bugün var olan birçok meslek de tamamen ortadan kalkmak yerine teknolojiyle birlikte yeniden tanımlanacak. Bu nedenle en önemli konu insan kaynağını geleceğin işlerine hazırlamak.</p>

<p>Yapay zekâ, bizim sektörümüz için internetin ortaya çıkışı kadar büyük bir dönüşüm yaratıyor. Yazılım geliştirme biçiminden müşteri ilişkilerine, ürün tasarımından test süreçlerine kadar neredeyse bütün iş yapış şekillerimizi değiştiriyor. Eskiden bir yazılım projesinde en önemli kaynak çoğunlukla insanın kod yazma kapasitesiydi. Artık yapay zekâ sayesinde yazılım geliştirme süreçlerinin önemli bir bölümü hızlanıyor. Bu da yazılım şirketlerinin daha kısa sürede daha fazla ürün geliştirebilmesini sağlayacak. Ancak bu durum yazılım şirketlerinin değerini azaltmıyor; tam tersine doğru problemi anlayan, doğru ürünü tasarlayan ve yapay zekâyı doğru kullanan şirketlerin değeri artıyor. Önümüzdeki dönemde yazılım firmaları için rekabetin yalnızca "kim daha iyi kod yazıyor?" üzerinden gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Rekabet; kim daha iyi problem çözüyor, kim daha hızlı ürün geliştiriyor, kim daha iyi veri kullanıyor ve kim yapay zekâyı iş süreçlerine daha doğru entegre ediyor soruları üzerinden şekillenecek. Bu nedenle teknoloji şirketlerinin de kendilerini sürekli yenilemesi gerekiyor. Bence önümüzdeki dönemin en başarılı firmaları, yapay zekâyı çalışanlarının yerine koyan değil, çalışanlarının kapasitesini yapay zekâ ile katlayan şirketler olacak. Bursa açısından baktığımızda ise bu dönüşüm çok büyük bir fırsat. Çünkü elimizde güçlü bir sanayi, üretim kültürü ve gerçek sektör deneyimi var.</p>

<p><img height="188" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/ayben-gunak-9.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Ayben Günak </strong></p>

<p><strong>Base3 Tech Ceo</strong></p>

<p><strong>Önümüzdeki süreçte yazılımın payı artacak</strong></p>

<p>Bursa bilişim alanında ciddi bir potansiyel taşıyor. Gerek teknolojiyi geliştirip deneyimleyecek gerek gerçek problemlere çözüm üretebilecek canlı sahaya sahip. Otomotiv, makine, gıda, tekstil gibi başlıklarda güçlü bir altyapı mevcut. Dolayısıyla otomasyon, üretim optimizasyonu, verimlilik yönetimi, yapay zekâ ile kestirimci bakım, verileri iyileştirme gibi değerlendirmelerde yazılım yoluyla operasyonu yönetmek çok mümkün. Bursa teknoloji anlamında pilot kent kimliği kazanabilir. Bunu yaratmanın yolu direkt sanayiden geçiyor. Bursa’nın zaten çok güçlü olduğu bir üretim sahası var. Üretim tecrübemizi yazılımla, teknolojiyle ve yapay zekayla birleştirip çok farklı bir katmana erişebiliriz.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte endüstride yazılımın payı daha da artacak. Enerji yönetiminden üretim planlamaya, bakımdan kalite kontrole birçok süreç dijitalleşiyor. Özellikle üçüz dönüşümlerde söz konusu dijital dönüşüm bilinci birçok sektörde kendine kalıcı ve sürdürülebilir alan açacak. Yapay zekanın birçok yönden değerlendirilmesi gerektiğini söylemek mümkün. Bursa sanayisinin son gözdesi TEKNOSAB’ta kurulması planlanan “Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi” Bursa’yı teknoloji geliştirme ve uygulama anlamında zirveye taşıyacaktır. Ayrıca yapay zekaya çok hızlı adapte olduk. Bu noktada kişiselleştirilmiş uygulamalarda olduğu kadar fabrikalar ve kobilerde de şirket içi yönetimsel ve üretim süreçlerinde de mevcut odaklı çalışmaların geliştirildiğini görüyoruz. Endişe verici tarafları da ayırt etmek gerekir. Özellikle mevcut yapay zekâ çalışmalarının denetim ve kontrol süreçlerinin teknik ekiplerce IT birimleri tarafınca tamamlandıktan sonra piyasaya sürülmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>Yapay zekâ mesleklerde dünya genelinde değişimlere yol açacak. Bursa için de aynı durum geçerli. Rutin ve manuel işlerin azalacağını ümit ediyorum. Veri girişleri, rapor hazırlama ve kontrol süreçleri gibi süreklilik isteyen tekrarlanan işler yerini yapay zekaya bırakacak.</p>

<p>Mesela bakım çalışanın yanında yapay zekalı bir işletim bulunacak, makinedeki değişimi önceden fark edip uyarabilecek. Enerji yöneticisi binlerce verinin içinde kaybolmak yerine sistemi kolaylaştıracak gibi örnekler vermek mümkün. Bu insanın işsiz kalacağı anlamına gelmiyor. İşini dijitalleştirerek yükü hafifleteceği ve yeni bir potansiyel alan açabileceği anlamına geliyor.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/omer-kilinc.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ömer Kılınç</strong></p>

<p><strong>Puki Yazılım Teknoloji A.Ş Genel Müdür</strong></p>

<p><strong>Yapay zekâ bilişime ivme kazandırdı</strong></p>

<p>Bursa, güçlü sanayi altyapısıyla reel sektörde Türkiye'nin lokomotif şehirlerinden biri. Bilişim tarafında ise bu sanayi gücüyle orantılı, henüz tam olarak kullanılmamış çok ciddi bir potansiyel görüyorum. Bugün Bursa'nın Türkiye'nin bilişim ihracatındaki payı, şehrin ekonomik büyüklüğünün hak ettiği seviyenin altında. Ancak bunu bir eksiklikten çok bir fırsat alanı olarak okuyorum: sanayinin her gün ürettiği gerçek problemler, bilişim firmaları için dünyanın pek çok yerinde bulunmayan doğal bir laboratuvar niteliğinde. Bu iki dünya birbirine daha sıkı bağlandığında, Bursa'nın bilişimde de hızla öne çıkabileceğine inanıyorum.</p>

<p>Teknolojik gelişmelere hızla uyum sağlayan bir toplumuz; genç ve dinamik nüfusumuz bunda önemli bir etken. Dijital dönüşüm aslında yapay zekânın yaygınlaşmasından çok önce başlamış ve istikrarlı ilerleyen bir süreçti; yapay zekâ bu sürece ciddi bir ivme kazandırdı. Bursa'daki otomotiv ve makine sektörlerinin uluslararası standartlardaki yüksek olgunluk seviyesi ve yoğun rekabet ortamı hem dijital dönüşümü hem de yapay zekâ entegrasyonunu bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getiriyor. Bu açıdan büyük ölçekli firmalarımızın konuya son derece bilinçli yaklaştığını görüyorum. Mevcut ekonomik konjonktür yatırım kararlarını bir miktar yavaşlatsa da bunun kalıcı değil dönemsel bir etki olduğunu düşünüyorum; doğru kurgulanmış projelerde yatırımın geri dönüşü hızlı olduğu için bu dönüşümün ertelenmesi değil, hızlanması yönünde bir eğilim bekliyorum.</p>

<p>Bursa sanayisinin ihtiyaç duyduğu teknolojik çözümlerin büyük bölümü, hatta fazlası, Bursa bilişim ekosisteminde geliştirilebilir; bu konuda hiçbir tereddüdüm yok. Sektörü yakından tanıyan, sahaya yakın ve maliyet-kalite dengesinde son derece rekabetçi firmalarımız var; Puki Teknoloji olarak biz de tam bu noktada, Bursa sanayisinin ihtiyaçlarını Bursa'dan karşılamayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Mevcut durumda iş birliği henüz istenen seviyede değil; kurumlarımız hâlâ ağırlıklı olarak İstanbul'daki ya da yurt dışındaki tedarikçilere yöneliyor. Burada iki tarafa da görev düşüyor: sanayi kuruluşlarımızın projelerinde yerel bilişim firmalarına şans vermesi, bilişim firmalarımızın da referanslarını ve çözümlerini daha görünür kılması gerekiyor. Bu köprü kurulduğunda hem sanayi daha hızlı ve uygun maliyetli çözümlere ulaşacak hem de Bursa'da katma değeri yüksek bir bilişim ekosistemi büyüyecek.</p>

<p>İki temel konu öne çıkıyor: yabancı dil yetkinliği ve hedef pazar bilgisi. Bilişim firmalarımızda İngilizce ile rahat iş yürütebilen personel sayısı hâlâ sınırlı; bu da uluslararası müşteriyle doğrudan temas kurmayı zorlaştırıyor. İkincisi, Avrupa ve Orta Doğu pazarları Bursa bilişim firmaları için çok büyük fırsatlar barındırmasına rağmen firmalarımızın çok azı bu bölgelerdeki etkinlik ve fuarlara katılıyor, pazarı yakından takip ediyor. Puki Teknoloji olarak biz Avrupa pazarındaki networking faaliyetlerini yakından takip ediyor, iş geliştirme odaklı STK'lar ve derneklerle iletişimimizi güçlü tutuyoruz. Bu ağlar üzerinden edindiğimiz pazar bilgisini ve fırsatları Bursa'daki diğer firmalarla paylaşmayı da önemsiyoruz; çünkü ihracat, tek başına değil, ekosistem olarak kazanılan bir yetkinlik.</p>

<p>Burada madalyonun iki yüzünü birlikte görmek gerekiyor. Bir yönüyle yapay zekâ, yazılım üretiminde maliyetleri ve süreleri düşürürken kalitenin artmasına ciddi katkı sağlayacak; bu, küçük ekiplerin çok daha büyük işler yapabilmesi demek. Diğer yönüyle, bugüne kadar yüksek kâr marjlarıyla pazara sunulan standart ürünlerde marjlar daralacak ve rekabet sertleşecek. Ancak her dönüşüm beraberinde fırsatlarını da getirir. Yapay zekâyı bir tehdit olarak değil, üretim kapasitesini katlayan bir kaldıraç olarak konumlandıran; sektör bilgisini ve müşteriye yakınlığını farklılaşma unsuru haline getiren firmalar bu dönemden güçlenerek çıkacak. Risklerden çok fırsatlara odaklandığımızda, önümüzdeki dönemin Bursa bilişim sektörü için bir büyüme dönemi olabileceğine inanıyorum. Puki Teknoloji olarak biz de bu dönüşümü bir fırsat olarak görüyor, yapay zekâyı ürün ve süreçlerimizin merkezine yerleştirerek ilerliyoruz.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/zuhal-soyaslan.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Zuhal Soyaslan</strong></p>

<p><strong>Nota Yazılım CEO</strong></p>

<p><strong>Yapay zekayı kaldıraç konumunda değerlendirmeliyiz</strong></p>

<p>Bursa, bugün Türkiye'nin en güçlü üretim ve sanayi altyapısına sahip şehirlerinden biri. Ancak aynı şeyi bilişim ve teknoloji üretme kapasitemiz için henüz aynı rahatlıkla söyleyemiyoruz. Bursa'nın bilişim potansiyelini tam olarak değerlendirebildiğimiz bir noktada değiliz. Oysa Bursa'nın çok önemli bir avantajı var: Teknolojiye dönüştürülebilecek çok güçlü bir üretim ekosistemimiz bulunuyor. Otomotivden tekstile, makineden yan sanayiye kadar çok büyük bir bilgi ve beceri birikimine sahibiz. Bugün üreticilerin kendilerine sorması gereken temel sorulardan biri şu: "Bugüne kadar bizi buraya taşıyan bilgi ve becerilerimiz, geleceğin rekabet ortamında da bizi taşımaya devam edecek mi?" Burada kritik konu, mevcut yetkinliklerimizi dönüştürmek ve bunların üzerine yeni yetkinlikler eklemek. Yapay zekâ, veri, otomasyon, yazılım ve ileri üretim teknolojileri doğrudan üretim gücünün bir parçası haline geliyor. Bu nedenle bilişime yalnızca yazılım, donanım veya klasik bir IT hizmeti olarak bakmamalıyız. Bilişimi; üretimin verimliliğini, kalitesini, hızını ve rekabet gücünü artıran stratejik bir lokomotif olarak konumlandırmalıyız</p>

<p>Yapay zekâ konusunda Bursa sanayisinin önemli bir farkındalık seviyesine ulaştığını düşünüyorum. Özellikle büyük ölçekli sanayi kuruluşlarımızın önemli bir bölümü, yapay zekâ yatırımlarını artık yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, rekabet stratejisinin bir parçası olarak görüyor. Ama Bursa'nın tamamının aynı hızda ilerlediğini söylemek mümkün değil. Yapay zekâyı kullanmak zorunda olduğumuzun ve kullanmadığımız takdirde karşılaşacağımız risklerin farkındayız. Ancak kullandığımız durumda da veri altyapısından insan kaynağına, yeni iş yapış biçimlerinden organizasyonel değişime kadar bir dönüşüm maliyeti var. Dolayısıyla mesele sadece "Yapay zekâyı kullanalım mı, kullanmayalım mı?" değil, bu dönüşümü nasıl yöneteceğimiz. Bu dönüşümü doğru yönetebilmek için bir yapay zekâ yol haritasına ihtiyacımız var. Yapay zekâyı süreçlerdeki verimsizlikleri ve problemleri çözmek için bir kaldıraç olarak konumlandırmalı, teknoloji ile insanı doğru noktalarda buluşturmalı, verinin kendisinden çok verinin bağlamını ve ne anlama geldiğini yapay zekâya aktarabilmeye odaklanmalı ve dönüşümün merkezine teknolojiyi değil insanı koymalıyız. Sahayı bilen insanla yazılımcıyı, veri uzmanıyla yöneticiyi, mühendisle tasarımcıyı aynı problemi birlikte ele alabilecekleri bir zeminde buluşturmalıyız. Çünkü yapay zekâ dönüşümü sadece bir teknoloji projesi değil; aynı zamanda bir insan, organizasyon ve iş yapış biçimi dönüşümü.</p>

<p>Yapay zekâ, en büyük dönüşümlerden birini paradoksal bir şekilde yazılım sektörünün kendisinde yaratıyor. Bence geleneksel anlamda sadece kod yazmaya dayalı yazılım geliştirme dönemi kapanıyor. Bunun yerine kod mimarisi, problem çözme, sistem tasarımı ve yapay zekâyı doğru şekilde orkestre etme dönemi başlıyor. Yapay zekâ kod asistanları ve ajan sistemleri, özellikle tekrarlayan ve standart geliştirme işlerinin önemli bir bölümünü üstlenmeye başladı. Bunun doğal sonucu olarak daha küçük ve daha kıdemli ekiplerle, çok daha kısa geliştirme sürelerine ulaşmak mümkün hale geliyor. Dolayısıyla yapay zekâyı doğru kullanamayan yazılım firmaları, kullanan firmalar karşısında rekabet gücünü kaybediyor. Ama bence burada daha önemli bir soru var: "Yapay zekâ herkesin teknolojik kapasitesini birbirine yaklaştırdığında, geriye bizi birbirimizden ayıran ne kalacak?" İşte burada insan, organizasyon ve kurum kültürü daha da önemli hale geliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bilisimde-donusumun-anahtari-yapay-zeka</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m1.jpg" type="image/jpeg" length="19751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa’da Junioshow zamanı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursada-junioshow-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursada-junioshow-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründeki üretim ve tasarım gücünü uluslararası alıcılarla buluşturan Junioshow, 8-10 Eylül tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarla yeni ticari bağlantıların kurulması ve sektörün ihracat kapasitesinin artırılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık tarafından, Bebe Çocuk Konfeksiyonu Sektörü Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BEKSİAD) iş birliğiyle düzenlenen 22. Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı (Junioshow), kapılarını açıyor.Bursa Fuar Merkezi’nde 10 Eylül’e kadar devam edecek organizasyon, kentin bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründeki üretim ve tasarım gücünü yerli ve yabancı profesyonel alıcılarla buluşturacak. Katılımcı firmalar yeni sezon koleksiyonlarını özel dekorlu stantlarda sergileyerek uluslararası pazarlara tanıtma fırsatı bulacak. Fuar kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleriyle yeni ticari bağlantıların kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektörün ihracat kapasitesinin artırılması amaçlanıyor. Türkiye’nin bebe ve çocuk konfeksiyonu alanındaki önde gelen üretim merkezlerinden Bursa’nın sektördeki marka değerinin güçlendirilmesine katkı sunan Junioshow, firmaların küresel pazarlardaki rekabet gücünün geliştirilmesinde de önemli rol üstleniyor.</p>

<p><strong>UR-GE ile uluslararası pazarlara açılım</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu Sektörünün Bursa’dan Dünyaya Açılımı” UR-GE Projesi kapsamında Ticaret Bakanlığının desteğiyle BTSO tarafından yürütülen çalışmalar da Junioshow’un uluslararası niteliğini güçlendiriyor.KFA Fuarcılık’ın yurt dışı ofisleri aracılığıyla farklı coğrafyalardan Bursa’ya davet edilen iş insanları, fuar süresince sektör temsilcileriyle bir araya gelecek. Gerçekleştirilecek iş görüşmeleriyle Bursalı üreticilerin yeni ihracat bağlantıları kurması ve sektörün dış ticaret hacminin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursada-junioshow-zamani</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d6.jpg" type="image/jpeg" length="22605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UİB’den 2,95 milyar dolarlık ihracat]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uibden-295-milyar-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uibden-295-milyar-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin genel sekreterlik bazında en fazla ihracat yapan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) ağustos ayı ihracatı 2 milyar 953 milyon 633 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in yılın ilk 8 ayındaki toplam ihracatı ise 28 milyar 656 milyon 206 bin dolara ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin 2026 yılı ağustos ayı ihracat rakamları açıklandı. UİB, ağustos ayında yaklaşık 2,95 milyar dolarlık ihracata imza atarken, ocak-ağustos dönemindeki dış satımını 28,7 milyar dolara yaklaştırdı.</p>

<p>UİB Koordinatör Başkanı Kemal Yazıcı, ağustos ayı ihracat performansını değerlendirerek, “Uludağ İhracatçı Birlikleri olarak üyelerimizin katkılarıyla ağustos ayında 2,95 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Batı ülkelerinde ağustos ayının tatil dönemi olarak yaşanmasına rağmen ortaya koyduğumuz bu performans, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki etkinliğini ve gücünü ortaya koyuyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>OİB’den 2,4 milyar dolarlık ihracat</strong></p>

<p>Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) ağustos ayı ihracatı 2 milyar 426 milyon 446 bin dolar olarak gerçekleşti. OİB’in ocak-ağustos dönemindeki toplam ihracatı ise 24 milyar 310 milyon 664 bin dolara ulaştı.</p>

<p><strong>UTİB 8 ayda 802,5 milyon dolara ulaştı</strong></p>

<p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), ağustos ayında 81 milyon 438 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birliğin yılın ilk 8 ayındaki toplam ihracatı 802 milyon 530 bin dolar oldu.</p>

<p><strong>UHKİB’den 66,7 milyon dolarlık dış satım</strong></p>

<p>Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB) ağustos ayı ihracatı 66 milyon 668 bin dolar olarak kaydedildi. UHKİB’in ocak-ağustos dönemindeki toplam ihracatı ise 578 milyon 841 bin dolara ulaştı.</p>

<p><strong>Meyve sebze mamullerinden 21,4 milyon dolar</strong></p>

<p>Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), ağustos ayında 21 milyon 448 bin dolarlık ihracata imza attı. Birliğin yılın ilk 8 aylık dönemindeki toplam dış satımı 153 milyon 155 bin dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Yaş meyve sebzeden 39,3 milyon dolarlık ihracat</strong></p>

<p>Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), ağustos ayında 39 milyon 346 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birliğin ocak-ağustos dönemindeki toplam ihracatı ise 140 milyon 996 bin dolara ulaştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uibden-295-milyar-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d5.jpg" type="image/jpeg" length="83233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emlak ilanlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/emlak-ilanlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/emlak-ilanlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gayrimenkul sektöründe dijital pazarlama faaliyetlerinin geleceğini yakından ilgilendiren ve kısa süre önce yürürlüğe giren Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ile doğrulaması yapılmış taşınmaz ilanlarının sosyal medya platformlarında daha kapsamlı biçimde tanıtılmasının önü açılırken, yetki belgeli emlak işletmelerine de önemli bir hareket alanı sağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni düzenlemeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) Başkanı Sevcan İlici sosyal medyada paylaşılacak bilgilerin EİDS’de yer alan doğrulanmış ilanla birebir örtüşmesi gerektiğine, yanıltıcı veya doğrulanmış ilanla uyuşmayan içeriklere ise idari yaptırım uygulanabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Düzenlemeyi gayrimenkul sektörünün dijital dönüşümü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiren YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, “Son iki yıllık süreçte gayrimenkul sektöründe dijital pazarlama faaliyetleri önemli ölçüde kısıtlanmış durumdaydı. Sadece ilan linkinin paylaşılabiliyor olması, görsel ve fiyat bilgisinin verilemiyor olması, yetki belgeli emlak danışmanlarının sosyal medyada etkin bir şekilde varlık göstermesini zorlaştırıyordu. Ticaret Bakanlığı’nın bu yeni düzenlemesi, bir yandan kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürürken diğer yandan kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmelerin dijital dünyada rekabet gücünü artıracak çok değerli bir adım olmuştur” dedi.</p>

<p>Sosyal medyanın özellikle konut arayışındaki tüketiciler açısından önemli bir araştırma kanalı haline geldiğini belirten İlici, düzenlemenin sektörde daha şeffaf bir dijital pazarlama döneminin kapısını araladığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Gençler konutu önce sosyal medyada araştırıyor”</strong></p>

<p>Günümüzde özellikle genç kuşakların konut satın alma veya kiralama sürecinde sosyal medyayı aktif biçimde kullandığını vurgulayan Sevcan İlici, yeni düzenlemenin yetki belgeli emlak danışmanlarının portföylerini daha etkili biçimde tanıtmasına olanak sağlayacağını söyledi.İlici, “Günümüzde özellikle genç nesil alıcılar, bir konutu görmeden önce mutlaka sosyal medya üzerinden araştırma yapmaktadır. Bu düzenleme ile yetki belgeli meslektaşlarımız artık portföylerini çok daha etkili, görsel ve şeffaf bir biçimde tanıtma imkânına kavuşmuş oldu” şeklinde konuştu.Düzenlemenin yalnızca emlak işletmeleri açısından değil, tüketiciler bakımından da önemli bir güven mekanizması oluşturacağını kaydeden YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, sosyal medyada görülen ilanların EİDS doğrulamasından geçmiş olmasının alıcıların daha bilinçli hareket etmesine katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p><strong>Kayıt dışı ilanlara karşı önemli adım oldu</strong></p>

<p>EİDS doğrulamasının sosyal medya paylaşımlarında da temel şart haline gelmesinin kayıt dışı ve sahte ilanlarla mücadelede önemli bir araç olacağını da hatırlatan YAPİDER Başkanı Sevcan İlici “Bakanlık, EİDS doğrulaması olmayan veya ilandaki bilgilerle uyuşmayan paylaşımlar için 286 bin 206 TL’ye kadar idari para cezası uygulanacağını açıkça belirtmiştir. Bu nedenle tüm sektör paydaşlarımızı EİDS sistemine kayıt olmaya ve kurallara eksiksiz uymaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasında, düzenlemenin getirdiği yükümlülüklere de dikkat çeken YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, aykırı hareket eden gerçek ve tüzel kişiler için 286 bin 206 TL’ye kadar idari para cezası uygulanabileceğini söylerken sektör temsilcilerinin yeni sisteme uyum sağlamasının hem mesleki güvenilirlik hem de tüketici memnuniyeti açısından kritik olduğunu vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/emlak-ilanlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d4-1.jpg" type="image/jpeg" length="93323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Foodist İstanbul’dan ihracata yeni kapılar]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foodist-istanbuldan-ihracata-yeni-kapilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foodist-istanbuldan-ihracata-yeni-kapilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa gıda sektörü, 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda üretim gücünü uluslararası vitrine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından Foodist İstanbul, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Fuar iş birliğiyle gerçekleştirilen organizasyonda 561 yerli ve 76 yabancı katılımcı yer aldı. Bursa’dan fuara katılan firmalar, başta zeytin ve zeytin ürünleri olmak üzere kentin gıda sektöründeki ürün çeşitliliğini yerli ve yabancı profesyonellere tanıtırken, yeni ihracat pazarlarına yönelik ticari görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>120 bin metrekarelik alanda 10 holde gerçekleştirilen fuar, Türkiye gıda sektörünün üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara tanıtılması açısından önemli bir ticaret platformu oluşturdu. Organizasyon kapsamında 60 odak ülkeden 2 binin üzerinde iş insanından oluşan VIP alım heyetleri sektör temsilcileriyle buluştu.</p>

<p>Türkiye’nin önemli tarım, gıda ve sanayi merkezlerinden Bursa da Foodist İstanbul’da yerini aldı. Kentten katılan gıda firmaları ürünlerini yerli ve yabancı sektör profesyonellerine tanıtarak yeni ticari bağlantılar kurulmasına yönelik görüşmeler yaptı.</p>

<p><strong>Bursa zeytini uluslararası vitrine çıktı</strong></p>

<p>Fuarda Bursa adına öne çıkan ürün gruplarının başında zeytin ve zeytin ürünleri geldi. Türkiye’nin önemli sofralık zeytin üretim merkezleri arasında bulunan Orhangazi ve Gemlik’te faaliyet gösteren firmalar, bölgenin üretim gücünü İstanbul’a taşıdı.</p>

<p>Orhangazi ve Gemlik’ten fuara katılan üreticilerin stantlarında sergilenen zeytin ve zeytin ürünleri, yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle buluştu. Firmalar, Bursa’nın geleneksel ürünlerini tanıtmanın yanı sıra yeni pazarlara ulaşmak ve ihracat bağlantılarını geliştirmek amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Bursa’dan katılımın yalnızca ürün tanıtımı açısından değil, kentin gıda sektöründeki üretim kabiliyetinin uluslararası alıcılara doğrudan aktarılması bakımından da önem taşıdığı görüldü. Fuardaki alım heyetleri ve gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri, Bursalı üreticilere farklı ülkelerden potansiyel alıcılarla temas kurma fırsatı sağladı.</p>

<p><strong>Yeni pazarlar için temas kuruldu</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un en önemli ayaklarından birini uluslararası alım heyetleri oluşturdu. Fuar kapsamında 60 odak ülkeden 2 binin üzerinde iş insanının yer aldığı VIP alım heyetleri katılımcı firmalarla bir araya geldi. B2B görüşmeler aracılığıyla üreticiler ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari temas kurulmasına imkân sağlandı.</p>

<p>Geniş ürün yelpazesinin sergilendiği organizasyonda temel gıdadan et ve deniz ürünlerine, süt ürünlerinden çikolata ve şekerlemeye, kuruyemişten organik ve sağlıklı ürünlere kadar sektörün farklı alanlarından üreticiler yer aldı.</p>

<p>Bursa’dan katılan sektör temsilcileri de fuar boyunca ürünlerini potansiyel alıcılara tanıtarak yeni ihracat bağlantıları için görüşmeler yaptı. Özellikle Orhangazi ve Gemlik’in zeytin üretimindeki gücü, kentin uluslararası gıda pazarlarında daha fazla yer almasına yönelik önemli bir potansiyel ortaya koydu.</p>

<p><strong>Bursa’dan 39 firma listede</strong></p>

<p>Bursa gıda sektörü, 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda güçlü bir katılım gösterdi. Bursa merkezli veya kentte üretim tesisi bulunan toplam 39 firma, ürünlerini yerli ve yabancı sektör profesyonellerine tanıtırken, yeni pazar ve ihracat bağlantıları için önemli temaslarda bulundu.</p>

<p>Türkiye’nin önemli sofralık zeytin üretim merkezleri arasında bulunan Orhangazi ve Gemlik’in yanı sıra Bursa’nın farklı ilçelerinden katılan firmalar da kentin gıda sektöründeki ürün çeşitliliğini uluslararası vitrine taşıdı. Fuar, Bursalı üreticiler açısından ürün tanıtımının yanı sıra potansiyel alıcılarla doğrudan temas kurulması ve yeni ticari bağlantıların geliştirilmesi açısından önemli bir platform oluşturdu.</p>

<p>Foodist İstanbul’da gerçekleştirilen görüşmelerle Bursa gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılması hedeflenirken, kurulan bağlantıların önümüzdeki dönemde yeni ihracat anlaşmalarına dönüşmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1209" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d3-liste.jpg" width="358" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foodist-istanbuldan-ihracata-yeni-kapilar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d3.jpg" type="image/jpeg" length="14168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Dönüşümü yönlendiren şehir olmalıyız”]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/donusumu-yonlendiren-sehir-olmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/donusumu-yonlendiren-sehir-olmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa iş dünyasının temsilcileri; üretim, sanayi, teknoloji, dijitalleşme ve yeni yatırım alanlarında kentin rekabet gücünü artıracak ortak hedefler etrafında buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının farklı kesimleriyle bir araya gelerek kentin ekonomik gündemi ve gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde KOBİ’lerin gelişiminden sanayinin dönüşümüne, dijitalleşmeden teknoloji ve girişimciliğe, yeni nesil yatırım alanlarından lojistiğe kadar Bursa’nın geleceğini yakından ilgilendiren başlıklar ele alındı. Bursa’nın güçlü üretim altyapısını geleceğin ekonomisiyle buluşturmasının önemine dikkat çeken Burkay, bunun ancak ortak akıl, güçlü iş birlikleri ve uzun vadeli bir vizyonla mümkün olabileceğini söyledi. “Bursa’nın vizyonsuz olma lüksü yok. Biz seyreden değil, dönüşümü yönlendiren bir şehir olmak zorundayız” diyen Burkay, kentin tüm ekonomik aktörlerinin ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesinin Bursa’nın rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Bursa ekonomisinin gücünün esnaf, KOBİ ve sanayicilerin oluşturduğu bütüncül yapıdan geldiğini belirten Burkay, BTSO’nun tüm ekonomik kesimleri kapsayan bir anlayışla çalıştığını kaydetti. Esnaf teşkilatının Bursa’nın ekonomik ve sosyal dokusunun önemli yapı taşlarından biri olduğunu ifade eden Burkay, KOBİ’lerin de üretim ekosisteminin temel unsurları arasında bulunduğunu söyledi. İbrahim Burkay, “Güçlü bir Bursa ekonomisi için esnafımızın, KOBİ’lerimizin ve sanayicilerimizin aynı ekosistem içerisinde birbirini tamamlaması gerekiyor. Doğru imkân, finansman ve üretim altyapısı sağlandığında işletmelerimizin çok daha hızlı büyüyebileceğine inanıyoruz. BTSO olarak tüm kesimlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Bursa’nın Türkiye’de planlı sanayileşmenin öncü şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan İbrahim Burkay, kentin geçmişte ortaya koyduğu öncü yaklaşımı yeni dönemin ihtiyaçlarına da taşıması gerektiğini söyledi. 1961 yılında Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesini hayata geçiren Bursa’nın üretim, girişimcilik ve öncülük kültürüne sahip olduğuna dikkat çeken Burkay, dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün doğru okunması gerektiğini vurguladı. Başkan Burkay, “Bursa’nın üretim gücü yalnızca kentimizi değil, Türkiye ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle dünyadaki değişimi doğru okumalı, mevcut sanayi altyapımızı güçlendirirken yeni nesil üretim alanları, teknoloji, girişimcilik ve lojistik gibi başlıklarda kararlı adımlar atmalıyız. Geçmişin şartlarıyla geleceği planlayamayız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yeni rekabet alanlarına odaklanılacak</strong></p>

<p>Bursa’nın güçlü üretim kimliğini korurken geleceğin ekonomi alanlarında da söz sahibi olması gerektiğini belirten Burkay; teknoloji, yapay zekâ, girişimcilik ve lojistiğin önümüzdeki dönemin temel rekabet başlıkları arasında yer aldığını söyledi. TEKNOSAB’ın yeni nesil organize sanayi bölgesi anlayışının önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, KOBİ’lerin de modern, planlı ve nitelikli üretim alanlarına kavuşmasını sağlayacak projelerin Bursa’nın üretim gücünü daha ileri taşıyacağını kaydetti. “Bursa üretmek zorunda. Ancak artık yalnızca bugün ne ürettiğimize değil, yarının dünyasında hangi alanlarda söz sahibi olacağımıza da bakmalıyız” diyen Burkay, üretim gücünün teknoloji ve yenilikçi sektörlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Ortak akıl ve katılımcı yönetim vurgusu</strong></p>

<p>BTSO’nun çalışmalarını uzun vadeli ve kurumsal bir anlayışla yürüttüğünü belirten Burkay, iş dünyasından gelen taleplerin meslek komiteleri ve sektör konseyleri aracılığıyla doğrudan karar mekanizmalarına taşındığını söyledi. 60 bini aşkın üyeyi temsil eden BTSO’nun Bursa ekonomisinin geniş bir kesimini kapsadığını ifade eden Burkay, dijital dönüşüm çalışmalarıyla üyelerin karar alma süreçlerine katılımının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Başkan Burkay, “Bizim meselemiz bir dönemi yönetmek değil, Bursa’nın geleceğini hazırlamak. Esnafımızın tecrübesi, KOBİ’lerimizin dinamizmi, sanayicimizin üretim gücü ve girişimcilerimizin yenilikçi bakışı aynı hedefte buluştuğunda Bursa’nın önünde çok büyük fırsatlar var. Bursa’nın geleceğini ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışıyla şekillendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><strong>“İbrahim Burkay’a tam destek vereceğiz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa iş dünyasının temsilcileri de BTSO ile yürütülen iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, kentin geleceğine yönelik ortak projelerin sürdürülmesi mesajı verdi. Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO ile esnaf teşkilatı arasındaki iş birliğinin Bursa ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. BTSO’nun kent ekonomisine değer katan önemli projelere imza attığını belirten Bilgit, önümüzdeki dönemde iki kurum arasındaki iş birliğini daha ileriye taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Bilgit, “BTSO, Türkiye’nin en güçlü vizyonlarından birine sahip, kentimize değer katan çok kıymetli bir kurum. Önümüzdeki dönemde özellikle dijitalleşme başta olmak üzere birçok alanda BTSO ile ortak projeler üretmek ve birlikte çalışmak arzusundayız. Teşkilat olarak BTSO’nun bilgi, birikim ve tecrübesinden faydalanmayı, bu büyük gücü esnafımızın potansiyeliyle buluşturmayı hedefliyoruz. Yaklaşan seçim süreçlerinde de oda başkanlarımızla istişare ederek BTSO yönetimine ve Sayın İbrahim Burkay’a tam destek vereceğiz” dedi.</p>

<p><strong>“Bursa’nın geleceğini hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Kestel Organize Sanayi Bölgesi (KOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hısımcıl da Bursa’nın sanayi ve ticaret hayatının gelişimine yönelik ortaya koyduğu vizyon ve projeler için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür etti. Bursa’nın üretim gücünü artıracak, sanayinin dönüşümünü hızlandıracak ve işletmeleri geleceğin rekabet koşullarına hazırlayacak çalışmaları önemsediklerini belirten Hısımcıl, KOSAB olarak Bursa’nın geleceğine yönelik ortak hedefleri desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“Güzel projeler hayata geçireceğiz”</strong></p>

<p>Kayapa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy ise BTSO’nun Kayapa OSB’nin gelişim sürecine sunduğu katkıların son derece değerli olduğunu söyledi. Islah OSB sürecinden organize sanayi bölgesi statüsüne uzanan dönüşümde ortaya konulan iş birliğinin Bursa sanayisi açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Toy, “Bölgemizin gelişim sürecinde BTSO’nun desteğini her zaman yanımızda hissettik. Islah OSB statüsünden organize sanayi bölgesine dönüşüm sürecinde ortaya konulan ortak akıl ve iş birliği Bursa sanayisi açısından çok önemli bir kazanım oldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın Bursa sanayisinin geleceğine yönelik ortaya koyduğu vizyonu önemsiyoruz. Ortak akıl ve iş birliğiyle Bursa sanayisinin çok daha ileri noktalara taşınacağına inanıyoruz. Bundan sonraki dönemde de birlikte güzel projeler hayata geçireceğimize inanıyorum” dedi.</p>

<p><strong>“Bursa’nın yatırım gücünü artırmayı hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’ni (NOSAB) ziyaret ederek NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ve Yönetim Kurulu Üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede NOSAB’daki gelişmeler, sanayinin güncel gündemi ve çözüm odaklı atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p>

<p>Bursa sanayisinin geleceğine yönelik yatırım ve dönüşüm başlıklarının ele alındığı ziyarette, BTSO’nun 2030 Vizyonu doğrultusunda kentin üretim ve ticaret altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar üzerinde duruldu. Görüşmede ayrıca TEKNOSAB KOBİ ekosisteminin yatırımcılara sunduğu imkanlar, lojistik avantajları ve ihracat potansiyeli değerlendirildi.</p>

<p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve yatırım kapasitesini daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirterek, “2030 Vizyonumuz doğrultusunda altyapısı güçlü, planlı, yatırımcı dostu ve stratejik konuma sahip üretim ve ticaret merkezleriyle Bursa’mızın yatırım gücünü daha da artırmayı hedefliyoruz” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/donusumu-yonlendiren-sehir-olmaliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d1.jpg" type="image/jpeg" length="33516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa ihracatta yükselişini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-ihracatta-yukselisini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-ihracatta-yukselisini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin önemli üretim ve ihracat merkezlerinden Bursa, yılın ilk 8 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artırarak 11 milyar 949 milyon dolara taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre Bursa, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde 11 milyar 949 milyon dolarlık ihracata imza attı. Geçen yılın aynı döneminde 11 milyar 382 milyon dolar olan kentin ihracatı, böylece yüzde 5 artış gösterdi. Ağustos ayında ise Bursa’nın ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2 gerileyerek 1 milyar 238,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın ağustos ayında kentten 1 milyar 263,8 milyon dolarlık ihracat yapılmıştı. Temmuz ayında 1 milyar 568,3 milyon dolar seviyesinde bulunan ihracatta ağustos ayında aylık bazda da gerileme kaydedildi.</p>

<p>Türkiye genelindeki iller sıralamasında Bursa, yılın ilk 8 ayında 63 milyar 781 milyon dolarlık ihracata ulaşan İstanbul, 16 milyar 377 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Kocaeli ve 12 milyar 156 milyon dolarlık dış satıma imza atan Ankara’nın ardından dördüncü sırada yer aldı. Bursa’yı 9 milyar 761,8 milyon dolarla İzmir takip etti.</p>

<p><strong>Otomotiv 6,3 milyar dolara yaklaştı</strong></p>

<p>Bursa ihracatının lokomotifi otomotiv sektörü, yılın ilk 8 ayında da liderliğini sürdürdü. Sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 artarak 5 milyar 668,7 milyon dolardan 6 milyar 265,4 milyon dolara yükseldi. Böylece otomotiv, Bursa’nın toplam ihracatının yarısından fazlasını tek başına gerçekleştirdi. Ağustos ayında ise otomotiv ihracatında gerileme görüldü. Geçen yılın aynı ayında 547,1 milyon dolar olan sektör ihracatı yüzde 9 düşüşle 497,8 milyon dolara indi.</p>

<p>Otomotivin ardından Bursa’nın en fazla ihracat gerçekleştirdiği sektörler arasında makine ve aksamları, tekstil ve hammaddeleri, hazır giyim ve konfeksiyon ile kimyevi maddeler ve mamulleri yer aldı. Yılın ilk 8 ayında makine ve aksamları ihracatı yüzde 2,7 artışla 870,3 milyon dolara, tekstil ve hammaddeleri ihracatı yüzde 1,6 yükselişle 823,9 milyon dolara ulaştı. Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 763,2 milyon dolar, kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı ise 589,9 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>Elektrik-elektronikte güçlü yükseliş</strong></p>

<p>Ocak-ağustos döneminde Bursa’nın bazı sektörlerinde çift haneli ihracat artışları dikkat çekti. Elektrik ve elektronik sektörünün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,6 artarak 203,1 milyon dolara yükseldi. Çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinde de yüzde 34,4’lük artışla 68,4 milyon dolarlık ihracata ulaşıldı.</p>

<p>Gemi, yat ve hizmetleri sektöründe ihracat yüzde 24 artarak 74,7 milyon dolara çıkarken, iklimlendirme sanayii yüzde 11,2 artışla 423,5 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Yaş meyve ve sebze ihracatında ise yüzde 53,6’lık artış dikkat çekti. Sektörün 8 aylık ihracatı 26,6 milyon dolardan 40,8 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Ağustos ayı özelinde de bazı sektörlerde güçlü artışlar kaydedildi. Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 90,6, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri yüzde 85,4, çelik yüzde 44,9, elektrik ve elektronik yüzde 43,8, halı yüzde 35,1, yaş meyve ve sebze yüzde 30,9 arttı.</p>

<p><strong>Hazır giyimde düşüş sürdü</strong></p>

<p>Bursa’nın genel ihracatındaki yükselişe karşın bazı sektörlerde yılın ilk 8 ayında daralma yaşandı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 azalarak 941,8 milyon dolardan 763,2 milyon dolara geriledi. Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatında yüzde 7,9’luk düşüş yaşanırken, demir ve demir dışı metallerde yüzde 2,5 gerileme kaydedildi. Meyve sebze mamulleri ihracatı ise yüzde 19,3 azalarak 94,1 milyon dolar seviyesine indi.</p>

<p>Ağustos ayında da hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yüzde 13,9, mobilya, kâğıt ve orman ürünleri yüzde 14,7, su ürünleri ve hayvansal mamuller yüzde 11,4, meyve sebze mamulleri yüzde 10,4 geriledi. Sektörler arasındaki farklılaşmaya rağmen Bursa, otomotiv başta olmak üzere yüksek ihracat hacmine sahip sektörlerin katkısıyla yılın ilk 8 ayında ihracatını artırmayı sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img height="487" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-d2-tablo.jpg" width="700" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-ihracatta-yukselisini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekohaber.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="46511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil, Trakya’nın sağlık yöneticilerini ağırladı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/medicabil-trakyanin-saglik-yoneticilerini-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/medicabil-trakyanin-saglik-yoneticilerini-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trakya Bölgesi’ndeki sağlık yöneticileri, Trakya Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle gerçekleştirilen Bursa programı kapsamında Özel Medicabil Hastanesi’ni ziyaret etti. Ziyarette Medicabil’in sağlık hizmetlerinde kalite, verimlilik ve dijital dönüşüme yönelik çalışmaları ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicabil Hastanesi’nin yalın sağlık uygulamaları, Turquality hazırlıkları, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme projeleri ile sağlık turizmi alanındaki çalışmaları Trakya’dan gelen sağlık yöneticilerine aktarıldı. Konuk yöneticiler, hastanede yürütülen uygulamaları yerinde inceleyerek farklı alanlardaki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Özel Medicabil Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, sağlık hizmetlerinde kalite ve verimliliğin farklı alanlardaki çalışmaların eş zamanlı yürütülmesiyle güçlendirilebileceğini belirterek, “Yalın sağlık uygulamaları, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik, sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendiren önemli başlıklar. Farklı bölgelerden sağlık yöneticilerinin bir araya gelerek uygulamaları yerinde görmesi ve deneyimlerini paylaşması, başarılı çalışmaların yaygınlaştırılması açısından değerli” dedi. Medicabil’in sağlık hizmetlerinin yanı sıra kurumsal gelişim ve uluslararasılaşma alanlarında da çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Yılmazlar, kurumlar arasındaki temasların sektörde yeni iş birliklerinin önünü açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Yılmazlar, “Sağlık alanında elde edilen bilgi ve deneyimin paylaşılması, yalnızca kurumlara değil, sektörün genel gelişimine de katkı sağlıyor. Bu nedenle farklı kurum ve bölgelerle gerçekleştirdiğimiz buluşmaları önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Medicabil’in uygulamaları yerinde incelendi</strong></p>

<p>Ziyaret programında, yalın sağlık, Turquality, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve sağlık turizmi başlıklarında Medicabil’in yürüttüğü çalışmalar hakkında sunumlar gerçekleştirildi. Sağlık hizmetlerinde teknolojinin etkin kullanımı, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir uygulamalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Bursa ile Trakya Bölgesi arasındaki sağlık alanındaki temasların güçlendirilmesine katkı sunan ziyaretin sonunda Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, programın gerçekleşmesine destek veren Trakya Kalkınma Ajansı’na ve Trakya Bölgesi’nden gelen sağlık yöneticilerine teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/medicabil-trakyanin-saglik-yoneticilerini-agirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-s5.jpg" type="image/jpeg" length="21490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıda israfının faturası ağırlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gida-israfinin-faturasi-agirlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gida-israfinin-faturasi-agirlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BUYSAD Başkanı Abidin Şakir Özen, çöpe giden her gıda ürünüyle birlikte üretimde kullanılan suyun, enerjinin, iş gücünün ve ekonomik kaynakların da kaybedildiğini söyledi. İsrafın üretim maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Özen, kaynakların verimli kullanılmasının artık ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl milyonlarca ton gıda, tüketilemeden çöpe gidiyor. Ancak gıda israfının faturası yalnızca kaybedilen ürünle sınırlı kalmıyor. Üretimden sofraya kadar geçen süreçte kullanılan su, enerji, iş gücü ve sermaye de aynı anda boşa harcanıyor. Bursa Yemek Sanayicileri Derneği <strong>(BUYSAD) </strong>Başkanı Abidin Şakir Özen, bu nedenle gıda israfının yalnızca çevresel ya da sosyal değil, doğrudan ekonomik sonuçlar doğuran stratejik bir sorun olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Üretim sürecinde kullanılan her kaynağın ülke ekonomisi açısından bir karşılığı bulunduğunu belirten Özen, gıda kayıplarının azaltılmasının gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve maliyetlerin kontrolü bakımından giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Gıda israfı fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor”</strong></p>

<p>Bir gıda ürününün sofraya ulaşıncaya kadar birçok maliyet aşamasından geçtiğine dikkat çeken Özen, israf edilen ürünle birlikte bu süreçte kullanılan bütün kaynakların da kaybedildiğini belirtti. Özen, “Tarlada kullanılan su, gübre, enerji ve işçilikle başlayan süreç; taşıma, depolama, üretim ve servis aşamalarına kadar devam ediyor. İsraf edilen her ürün, aslında bu kaynakların tamamının da boşa gitmesi anlamına geliyor. Bu nedenle gıda israfı yalnızca sosyal bir sorun değil, aynı zamanda ekonomik bir verimsizlik problemidir. Kaynakların etkin kullanılmaması, uzun vadede maliyetleri artırarak gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor” dedi.</p>

<p><strong>Endüstriyel yemek sektöründe planlı üretim</strong></p>

<p>Gıda israfının azaltılmasında planlı üretimin belirleyici olduğuna işaret eden Özen, endüstriyel yemek sektörünün bu alanda önemli bir model sunduğunu dile getirdi.Talep planlaması, porsiyon kontrolü, doğru stok yönetimi ve gıda güvenliği uygulamalarının kayıpları önemli ölçüde azaltabildiğini söyleyen Özen, sektörün yalnızca yemek üretmediğini; aynı zamanda tüketim miktarını analiz ederek kaynakları buna göre yönettiğini kaydetti. Özen, “Üyelerimiz her gün binlerce kişiye hizmet verirken doğru planlama sayesinde hem kaliteli üretim gerçekleştiriyor hem de gıda kayıplarını en aza indirmeye çalışıyor. Endüstriyel yemek sektörü yalnızca yemek üreten değil; analiz eden, planlayan ve kaynakları etkin yöneten bir yapıya sahiptir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mücadele yalnızca üreticinin sorumluluğu değil</strong></p>

<p>Sektörde alınan önlemlerin tek başına yeterli olmayacağını belirten Başkan Özen, gıda israfıyla mücadelenin üreticiden tüketiciye kadar toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiğini söyledi.Kamu kurumları ve özel sektörün yanı sıra vatandaşların da alışveriş, saklama ve tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğine dikkat çeken Özen, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“İsraf edilen sadece yemek değildir. O ürünün yetişmesi için harcanan su, enerji, zaman ve emek de kaybedilmektedir. Daha sürdürülebilir bir gelecek için üretimden tüketime kadar her aşamada kaynaklarımızı korumak zorundayız. Gıda israfını azaltmak hem ülke ekonomisine hem de gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gida-israfinin-faturasi-agirlasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-s4.jpg" type="image/jpeg" length="68807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mobilya sektörü dönüşüm yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/mobilya-sektoru-donusum-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/mobilya-sektoru-donusum-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mobilya sektöründe değişen tüketici alışkanlıkları, küçülen konut metrekareleri, düşen kâr marjları ve satış sonrası iade süreçleri sektör temsilcilerinin gündeminde yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtimat Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı, BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya Konsey Başkan Yardımcısı Muzaffer Loyan, mobilya sektörünün mevcut durumunu değerlendirerek, sektörde yaşanan sorunların çözümü için yeni üretim ve satış modellerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Mobilya sektörünün yoğun işçilik gerektiren bir alan olduğunu belirten Loyan, tüketici alışkanlıklarının ve konut yapısının değişmesiyle birlikte mobilyada da önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Klasikten moderne geçişin yanı sıra konutların metrekarelerinin küçülmesinin ürün tercihlerini de değiştirdiğini belirten Loyan, minimalist mobilyaların ön plana çıktığını söyledi. Loyan, “Mobilya sektörüne baktığınız zaman iş yükü, yani normalde el emeği ve işçilik ağır bir meslek. Günümüzde modanın klasikten moderne geçtiği bir dönem oldu. Ekonomik şartlar da değişti. Eskisi gibi evler daha büyük ve konforlu değil, daha minimal hale geldi. Konutların metrekareleri küçüldüğü için odalar da küçüldü. Minimalist mobilyalar daha ön plana geldi” dedi.</p>

<p><strong>“Daha minimal ve ulaşılabilir ürünler üretmeliyiz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörün mevcut darboğazdan çıkabilmesi için dünya trendlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Loyan, özellikle daha minimal, demonte ve ulaşılabilir fiyatlı ürünlerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Bursa mobilya sektörünün İnegöl’e yakınlığının da kentteki mağazacılık faaliyetlerini etkilediğini belirten Loyan, “Bursa’nın İnegöl’e yakınlığı ve bizim Bursa’daki mağazaların bundan pozitif olarak değil, negatif olarak etkilendiğini söyleyebiliriz. Bursa’daki mağazacılarımız ürünlerini perakende satarken fiyat geçişkenliği ve kâr oranları çok düştü” diye konuştu. Sektörün bundan sonraki dönemde daha verimli ve rantabl üretim modellerine yönelmesi gerektiğini kaydeden Loyan, “Daha verimli, rantabl mobilyalar, demonte mobilyalar ve fiyatları biraz daha geriye çekecek, Bursamıza hizmet etmek için farklı farklı ürünler yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mobilyacının yeni sorunu: Kullanılan ürünün iadesi</strong></p>

<p>Sektörde satış sonrası yaşanan tüketici şikâyetlerinin de önemli bir sorun haline geldiğini dile getiren Loyan, özellikle ürünlerin aylarca kullanıldıktan sonra tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular üzerinden iade edilmesinin mağazacıları zor durumda bıraktığını söyledi. Loyan, “Satışlardan sonra normalde müşterilerimiz 6-7 ay ürünlerimizi kullanıyor, tüketici hakem heyetine şikâyet ediyorlar ve iadesini istiyorlar. Bununla ilgili sektörümüz çok büyük problem yaşıyor” dedi. Hakem heyetlerinde mobilya konusunda uzman kişilerin değerlendirme yapmasının önemine dikkat çeken Loyan, “Şikâyete giden yetkili normalde mobilyadan, halıdan anlamayan insanlardan oluşuyor. Mobilyadan anlamayan biri rapor tutuyor. O rapor tutulduğu zaman bunun karşılığında da üyelerimiz, sektörümüzdeki mağazacılarımız zarar görüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Taksit sayılarının artırılması talebi</strong></p>

<p>Mobilya gibi yüksek tutarlı ürünlerde kredi kartı taksitlerinin yetersiz kalmasının satışları olumsuz etkilediğini belirten Loyan, sektörün taleplerinden birinin de taksit sayılarının artırılması olduğunu söyledi. Loyan, “Bir başka sorunumuz ise kredi kartlarına taksit yetersizliği. Taksitlerin sayısı mutlaka artırılmalı” dedi.</p>

<p><strong>E-ticarette koşulsuz iade yükü</strong></p>

<p>Mobilya sektörünün e-ticaret tarafında da önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Loyan, özellikle 15 günlük koşulsuz iade hakkının mobilya gibi ölçüye ve müşteri talebine göre üretilen ürünlerde ciddi mağduriyet oluşturduğunu söyledi. Ürünlerin 15 gün kullanıldıktan sonra iade edilebildiğini ve bu süreçte kargo maliyetinin de işletmeler tarafından karşılandığını belirten Loyan, “E-ticarette ürün satılıyor, normalde 15 gün iade süreci var, koşulsuz şartsız. Ürünleri gönderiyoruz, 15 gün kullanıyor, sonrasında koşulsuz olarak iade ediyor. Kargo bedelini de sektörümüz ödüyor. Ölçüye göre de yapılıyor, bu konuda da mağdur oluyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Çözüm için çalışma yapılmalı”</strong></p>

<p>Sorunun çözümü için BTSO 38’inci Komite olarak girişimde bulunduklarını belirten Loyan, ilgili kurumlara başvurular yaptıklarını ancak henüz somut bir sonuç alınamadığını ifade etti. Loyan, “Biz BTSO 38’inci Komite olarak bir karar aldık. Bunu da bildirdik. Adalet Bakanlığı’na da yazı gönderildi ancak henüz bir netice alınamadı. Bununla ilgili de çok büyük bir çalışma yapılması gerekiyor diye düşünüyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/mobilya-sektoru-donusum-yasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-s3.jpg" type="image/jpeg" length="49245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlik aşısı ile cilde doğal canlılık ve nem desteği]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/genclik-asisi-ile-cilde-dogal-canlilik-ve-nem-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/genclik-asisi-ile-cilde-dogal-canlilik-ve-nem-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş alma süreci, güneş ışınları, çevresel faktörler ve günlük yaşamın getirdiği stres, zamanla cildin nemini, elastikiyetini ve parlaklığını azaltabiliyor. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, son yıllarda cilt kalitesini artırmaya yönelik en çok tercih edilen uygulamalardan biri olan gençlik aşısının uzman hekim uygulamasıyla doğal görünümlü sonuçlar sağlayabildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlik aşısının estetik amaçlı bir dolgu uygulamasıyla karıştırılmaması gerektiğini belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uygulamanın temel hedefinin cildi içeriden destekleyerek daha sağlıklı, canlı ve nemli bir görünüm kazandırmak olduğunu ifade etti. Medikal Estetik Hekimi Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "Gençlik aşısında hedef yüz hatlarını değiştirmek değil, cildin kaybettiği nemi ve canlılığı yeniden desteklemektir. Cilt kalitesi arttığında kişi daha dinlenmiş, daha sağlıklı ve daha aydınlık görünür. Doğru planlanan uygulamalarda doğal görünüm korunur ve kişinin ifadesi değişmez" dedi.</p>

<p><strong>"Cilt yaşlanması sadece kırışıklık değildir"</strong></p>

<p>Cilt yaşlanmasının yalnızca kırışıklıklardan ibaret olmadığını vurgulayan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, yaş ilerledikçe cildin su tutma kapasitesinin azaldığını, elastikiyet kaybının başladığını ve bunun da mat, yorgun bir görünüme neden olabildiğini söyledi. Op. Dr. Kuzukıran, "Yaşlanma sürecinde ciltte nem azalması, ince çizgiler, elastikiyet kaybı ve ton farklılıkları görülebiliyor. Gençlik aşısı, cildin ihtiyaç duyduğu desteği sağlayarak daha kaliteli bir cilt yapısının oluşmasına katkı sunmayı amaçlayan uygulamalardan biridir. Burada önemli olan, kişinin ihtiyacına uygun tedavi planının oluşturulmasıdır" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kişiye özel planlama büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>Her bireyin cilt yapısının ve yaşlanma sürecinin farklı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uygulamanın standart bir işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti ve "Her hastanın cilt yapısı, yaşı, yaşam tarzı ve beklentisi birbirinden farklıdır. Bu nedenle gençlik aşısı uygulaması öncesinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekir. Doğru hasta, doğru ürün ve doğru teknik başarılı sonucun en önemli anahtarıdır" diye konuştu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/genclik-asisi-ile-cilde-dogal-canlilik-ve-nem-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-s2.jpg" type="image/jpeg" length="81398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikli araçların artışı enerji sistemlerini yeniden şekillendiriyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/elektrikli-araclarin-artisi-enerji-sistemlerini-yeniden-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/elektrikli-araclarin-artisi-enerji-sistemlerini-yeniden-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli araç kullanımının hızla yaygınlaşması, ulaşım sektöründe önemli bir dönüşümü beraberinde getirirken, bu değişimin enerji altyapıları üzerindeki etkileri de her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endüstriyel elektrik ve taahhüt alanında faaliyet gösteren Limadem Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Elektrik Mühendisi Olgun Karabiber, elektrikli araç dönüşümünün yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, geleceğin en kritik yatırım alanlarından birinin enerji altyapıları olacağına dikkat çekti. Yollarda her geçen gün daha fazla elektrikli araç görüldüğünü ve şarj istasyonlarının sayısının hızla arttığını ifade eden Karabiber, bu dönüşümün arka planında güçlü ve sürdürülebilir enerji sistemlerinin bulunduğunu söyledi. Elektrikli araçların yaygınlaşmasının enerji dağıtım sistemlerinden trafo merkezlerine, panolardan güç kalitesi yönetimine kadar birçok alanda yeni ihtiyaçlar doğurduğunu vurgulayan Karabiber, “Bugün birçok kişi için şarj istasyonları yalnızca bir cihazdan ibaret gibi görünüyor. Oysa işin görünmeyen tarafında ciddi bir enerji altyapısı yatırımı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte sanayi tesislerinden organize sanayi bölgelerine, ticaret merkezlerinden konut projelerine kadar birçok yapının enerji kapasitesi yeniden değerlendirilecek” dedi. Özellikle sanayi kuruluşlarının önümüzdeki dönemde yeni enerji yönetimi süreçleriyle karşı karşıya kalacağını belirten Karabiber, üretim sürekliliğini korurken elektrikli araç şarj altyapısının da etkin şekilde yönetilmesinin önemli bir uzmanlık alanı haline geleceğini ifade etti. Mevcut enerji altyapılarının kısa vadede yetersiz kalabileceğine dikkat çeken Karabiber, “Bugün yeterli görünen birçok tesis altyapısı, birkaç yıl içerisinde aynı anda çalışan onlarca şarj ünitesinin oluşturacağı yük nedeniyle kapasite artırımı ihtiyacıyla karşılaşabilir. Bu nedenle işletmelerin enerji planlamalarını bugünden yapmaları büyük önem taşıyor” diye konuştu. Elektrikli araç dönüşümünün yalnızca ulaşım ekseninde değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olacağını vurgulayan Karabiber, enerji altyapılarının geleceğin rekabet unsurlarından biri haline geleceğini söyledi.</p>

<p>Enerjinin artık sadece tüketilen bir kaynak olmadığını belirten Karabiber, “Enerji, stratejik olarak yönetilmesi gereken bir değer haline geldi. Önümüzdeki dönemde başarılı işletmeler yalnızca üretim kapasitesini artıranlar değil, enerji altyapısını doğru planlayan ve yönetenler olacak. Aynı şekilde şehirlerin rekabet gücü de yalnızca sahip oldukları elektrikli araç sayısıyla değil, bu araçların ihtiyaç duyduğu enerji altyapısını ne kadar etkin yönettikleriyle ölçülecek” ifadelerini kullandı. Elektrikli araçların günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam edeceğini kaydeden Limadem Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Elektrik Mühendisi Olgun Karabiber, sözlerini şöyle tamamladı: “Gelecekte asıl yarış otomobil markaları arasında değil, bu dönüşümü taşıyabilecek enerji altyapıları arasında yaşanacak. Bu nedenle enerji sistemlerine yapılacak yatırımlar, sürdürülebilir kalkınmanın ve ekonomik rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/elektrikli-araclarin-artisi-enerji-sistemlerini-yeniden-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-s1.jpg" type="image/jpeg" length="99214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdilek Geçit Departman mağaza yeni konseptiyle açıldı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/ozdilek-gecit-departman-magaza-yeni-konseptiyle-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/ozdilek-gecit-departman-magaza-yeni-konseptiyle-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özdilek Holding, Bursa’daki perakende yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. ÖzdilekPark Bursa Geçit’te yer alan Özdilek Departman Mağaza, düzenlenen törenle yeni konseptiyle hizmete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önde gelen gruplarından Özdilek Holding, 1971 yılında Bursa’da kurulan Özdilek Tekstil ile başlayan faaliyetlerini bugün tekstil, perakende, turizm ve enerji başta olmak üzere farklı alanlarda sürdürüyor. Özdilek markasıyla Türkiye’nin farklı noktalarında mağazacılık faaliyetleri yürüten grup, yatırımlarıyla perakende ağını ve müşteri deneyimini geliştirmeye devam ediyor. ÖzdilekPark Bursa Geçit bünyesinde yer alan Özdilek Departman Mağaza da bu yatırımların yeni halkası oldu. Türkiye genelinde faaliyet gösteren 21 Özdilek Departman Mağaza’dan biri olan Bursa Geçit mağazası, yenilenen konseptiyle alışveriş deneyimini daha modern ve dinamik bir yapıya taşıyor. Açılış töreninde konuşan Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Emir Murat Özdilek, 55 yıllık deneyimlerinin müşterilerin beklentilerini doğru anlamalarını sağladığını belirterek, “55 yıldır müşterilerimizin beklentilerini iyi bildiğimiz ve kendimizi devamlı geliştirdiğimiz için müşterilerimize en iyisini sunacağımızdan eminiz. Bu konuda her zaman olduğu gibi iddialıyız ve bundan sonra da en iyisini sağlamak için buradayız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>15 bin farklı ürün tek mağazada</strong></p>

<p>Yenilenen Özdilek Departman Mağaza, farklı ihtiyaçlara yönelik geniş ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor. Mağazada Özdilek’in kendi markalarının yanı sıra dünyaca tanınan markaların güncel koleksiyonları da yer alıyor. Yaklaşık 85 markanın 15 bin farklı ürün çeşidini müşterilerle buluşturan mağaza, geniş ürün seçeneğini uygun fiyat politikasıyla bir araya getiriyor. Özdilek Departman Mağaza’da yaklaşık 15 bin, Özdilek Gusto Market’te ise yaklaşık 30 bin çeşit ürün bulunduğunu belirten Emir Murat Özdilek, “En uygun fiyatlarla ürünlerin satın alımını gerçekleştirip en uygun fiyatlarla müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Çağdaş, dinamik ve deneyim odaklı bir anlayışla tasarlanan mağazanın ikinci etabının da yaklaşık bir ay içerisinde hizmete alınması planlanıyor. Böylece ÖzdilekPark Bursa Geçit’te müşterilere sunulan ürün ve hizmet çeşitliliğinin daha fazla genişletilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Ataevler’de alışveriş, kafe ve mağaza deneyimi birleşti</strong></p>

<p>Özdilek’in Bursa’daki perakende yatırımları Geçit mağazasıyla sınırlı kalmadı. Ataevler Dimora City’de Özdilek, Cottons &amp; Clouds Mağazaları ve Partly Cloudy Kafe olmak üzere üç yeni hizmet noktası düzenlenen törenle açıldı. Toplam 418 metrekarelik alana sahip yeni konsept, mağaza ve kafe deneyimini aynı çatı altında buluşturuyor. Özdilek ve Cottons &amp; Clouds mağazalarından Partly Cloudy Kafe’ye doğrudan geçiş sağlayan mimari yapı, alışverişin yanı sıra kahve içme, sağlıklı atıştırmalıkların tadını çıkarma, çalışma ve sosyalleşme imkanlarını da bir araya getiriyor. Açılışta konuşan Emir Murat Özdilek, yeni hizmet noktalarının yalnızca alışveriş yapılan alanlar olarak tasarlanmadığını belirterek, “Burayı bir deneyim alanı olarak görüyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/ozdilek-gecit-departman-magaza-yeni-konseptiyle-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m6-1.jpg" type="image/jpeg" length="98517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa tekstili Texhibition 2026’ya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-tekstili-texhibition-2026ya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-tekstili-texhibition-2026ya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye tekstil sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından Texhibition İstanbul Kumaş, İplik ve Tekstil Aksesuarları Fuarı, 9-11 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Fuara Bursa’dan 125 firma katılarak kentin tekstildeki üretim gücünü, yenilikçi ürünlerini ve yeni sezon koleksiyonlarını uluslararası alıcıların karşısına çıkaracak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kumaş, iplik ve tekstil aksesuarları sektörünün önemli ticaret platformlarından biri olan Texhibition İstanbul, Türk tekstil sektörünün küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak amacıyla kapılarını açmaya hazırlanıyor. Organizasyonda dokuma ve örme kumaşlardan ipliğe, denimden tekstil aksesuarlarına kadar sektörün farklı ürün grupları sergilenecek. Tekstil sektöründe köklü bir üretim geçmişine sahip olan Bursa, fuarda farklı üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarıyla dikkat çekecek. Dokuma ve örme kumaştan jakarlı dokumaya, baskı teknolojilerinden teknik tekstillere kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip Bursa firmaları, kentin tekstil sektöründeki çeşitliliğini uluslararası ziyaretçilere gösterecek.</p>

<p><strong>Yeni pazarların kapısı aralanacak</strong></p>

<p>Küresel tekstil sektöründe değişen tüketici beklentileri, sürdürülebilir üretim, yenilikçi malzemeler ve katma değerli ürünler giderek daha fazla önem kazanıyor. Texhibition İstanbul da üreticiler ile uluslararası alıcıları aynı çatı altında buluşturarak sektörün yeni ticari bağlantılar geliştirmesine zemin hazırlayacak.</p>

<p>Bursa tekstil sektörünün fuardaki yoğun katılımının, firmaların mevcut ihracat pazarlarındaki konumlarını güçlendirmesinin yanı sıra yeni ülke ve müşterilere ulaşmalarına katkı sağlaması bekleniyor. Üretim tecrübesi, ihracat altyapısı ve geniş ürün çeşitliliğiyle öne çıkan Bursalı üreticiler, organizasyon boyunca dünyanın farklı noktalarından gelecek sektör profesyonelleriyle bir araya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İhracata katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Texhibition İstanbul, üreticiler ile uluslararası alıcıları buluşturarak tekstil sektörünün ihracat potansiyelinin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyor. Fuar kapsamında gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni siparişlere, ticari ortaklıklara ve uzun vadeli iş birliklerine dönüşmesi bekleniyor.</p>

<p>Bursa’dan 125 firmanın katılım sağlayacağı organizasyon, kentin tekstil sektöründeki üretim ve ihracat gücünün uluslararası arenada tanıtılması açısından da önem taşıyor. Bursalı üreticiler için fuar, yeni koleksiyonların dünya pazarına sunulmasının yanı sıra ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve yeni ticari bağlantıların kurulması açısından önemli bir fırsat oluşturacak.</p>

<p><img height="1667" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m4-liste.jpg" width="695" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-tekstili-texhibition-2026ya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m4.jpg" type="image/jpeg" length="19710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Automechanica Frankfurt’a Bursa damgası]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/automechanica-frankfurta-bursa-damgasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/automechanica-frankfurta-bursa-damgasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotiv satış sonrası endüstrisinin dünyanın en önemli buluşma noktalarından Automechanika Frankfurt 2026, 8-12 Eylül tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt kentinde sektör profesyonellerini bir araya getirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotiv satış sonrası endüstrisinin küresel ölçekte en önemli organizasyonlarından biri olan Automechanika Frankfurt, 8-12 Eylül 2026 tarihlerinde kapılarını açacak. Otomotiv üreticilerinden tedarik sanayisine, servis ve bakım teknolojilerinden yedek parçaya kadar sektörün tüm değer zincirini bir araya getiren organizasyon, yeni teknolojilerin ve ticari iş birliklerinin merkezi olacak. Messe Frankfurt tarafından düzenlenen fuara 80’in üzerinde ülkeden 4 bin 400’ü aşkın katılımcının gelmesi bekleniyor. Yaklaşık 300 bin metrekarelik fuar alanında gerçekleştirilecek organizasyonda otomotiv endüstrisinin geleceğine yön veren ürün, teknoloji ve hizmetler uluslararası ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.</p>

<p>Bursa otomotiv firmaları açısından fuarın en önemli gündemlerinden birini yeni ihracat bağlantıları oluşturacak. Dünyanın farklı bölgelerinden üretici, distribütör, satın almacı ve sektör profesyonellerini aynı platformda buluşturacak organizasyon, Bursa otomotiv tedarik sanayisinin yeni pazarlara ulaşması açısından önemli fırsatlar sunacak.</p>

<p>Firmaların fuar süresince gerçekleştirecekleri ikili iş görüşmeleriyle mevcut ihracat pazarlarındaki konumlarını güçlendirmelerinin yanı sıra yeni müşteriler ve alternatif pazarlarla bağlantı kurmaları hedefleniyor. Bursa’nın otomotiv alanındaki üretim altyapısının Frankfurt’ta uluslararası ziyaretçilere tanıtılması, kentin küresel tedarik zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine de katkı sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Geleceğin otomotiv teknolojileri sergilenecek</strong></p>

<p>Automechanika Frankfurt 2026’nın gündeminde otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşüm de önemli yer tutacak. Yapay zekâ, elektromobilite, dijitalleşme ve otonom sürüş teknolojilerinin otomotiv satış sonrası pazarında oluşturduğu değişim, fuarın öne çıkan konuları arasında bulunuyor.</p>

<p>Organizasyonda ayrıca inovasyon, dönüşüm ve sürdürülebilirliğin yanı sıra yazılım tanımlı araçlara yönelik teknolojiler de ele alınacak. Yeni ürün ve teknolojilerin sergileneceği fuar, sektör temsilcilerine küresel otomotiv endüstrisindeki dönüşümü yakından takip etme imkânı sağlayacak.</p>

<p><strong>Bursa’dan 59 firma katılacak</strong></p>

<p>Türkiye otomotiv endüstrisinin en önemli üretim merkezlerinden Bursa, Automechanika Frankfurt 2026’da geniş bir katılımla yerini alacak. Fuar için hazırlanan katılımcı listesine göre Bursa’dan 59 farklı firma organizasyona katılarak üretim kabiliyetlerini ve ürünlerini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturacak.</p>

<p>Bursa’dan fuara katılım sağlayacak işletmelerin faaliyet alanları, kentin otomotiv tedarik sanayisindeki geniş üretim kabiliyetini de ortaya koyuyor. Otomotiv yedek parça ve ekipmanlarından kauçuk ve plastik ürünlere, metal ve döküm teknolojilerinden süspansiyon sistemlerine, filtre ve hortum sistemlerinden araç aydınlatma, döşeme ve elektrikli ekipmanlara kadar farklı üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalar Frankfurt’ta yer alacak.</p>

<p><img height="984" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m3-liste.jpg" width="569" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/automechanica-frankfurta-bursa-damgasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1580-m3.jpg" type="image/jpeg" length="36726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökçelik Ar-Ge ile verimliliğini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-ar-ge-ile-verimliligini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-ar-ge-ile-verimliligini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gökçelik’in depo sistemleri markası GDS, otomasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarıyla depolama alanlarını daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir hale getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lojistik ve depolama dünyasında yaşanan dijital dönüşüm, depo sistemlerini yalnızca ürünlerin istiflendiği fiziksel alanlar olmaktan çıkarıyor. Artan e-ticaret hacmi, daha kısa teslimat süreleri, yüksek stok çeşitliliği ve operasyonel verimlilik ihtiyacı; otomasyon, veri analitiği ve akıllı sistemleri intralojistiğin geleceğinin merkezine taşıyor. Raf ve depolama sistemleri alanının lider kuruluşlarından Gökçelik şirketinin bir iştiraki olarak faaliyet gösteren GDS Gökçelik Depo Sistemleri, bu dönüşüme geliştirdiği teknoloji odaklı ürünler, güçlü mühendislik altyapısı ve Ar-Ge yaklaşımıyla yanıt veriyor. GDS, klasik raf sistemlerinden yüksek yoğunluklu depolama çözümlerine, Mekik Raf Sistemlerinden otomatik depolama ve geri çağırma sistemlerine kadar uzanan ürün ve çözüm portföyüyle işletmelerin depolama süreçlerini geleceğe hazırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Her rafta bir akıl var” yaklaşımı</strong></p>

<p>Günümüzde depolama operasyonlarında verimlilik yalnızca daha fazla ürünü daha küçük bir alana sığdırmakla ölçülmüyor. Ürün hareketlerinin doğru yönetilmesi, stok devir hızının artırılması, insan kaynaklı hataların azaltılması, operasyonların anlık olarak izlenebilmesi ve sistemlerin değişen ihtiyaçlara hızla uyum sağlayabilmesi büyük önem taşıyor. GDS, bu anlayış doğrultusunda mekanik depo sistemlerini dijital teknolojilerle bir araya getiriyor. “Her rafta bir akıl var” yaklaşımıyla geliştirilen çözümler; depo operasyonlarında daha yüksek kontrol, hız, izlenebilirlik ve verimlilik sağlamayı hedefliyor. Özellikle otomatik yükleme ve boşaltma sistemleri, Mekik Raf Sistemleri, dinamik raf uygulamaları ve yüksek yoğunluklu depolama çözümleri; işletmelerin sahip oldukları alanı daha etkin kullanmalarına olanak tanıyor. Sistemlerin ihtiyaca göre FIFO ve LIFO prensipleriyle çalışabilmesi de farklı sektörlerin ve ürün gruplarının operasyonel gereksinimlerine özel çözümler sunulmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>Mekik Raf Sistemleri teknolojisiyle daha hızlı ve akıllı depolama</strong></p>

<p>GDS’nin teknoloji içeren ürünleri arasında öne çıkan Mekik Raf Sistemi, yüksek yoğunluklu depolama ihtiyacı bulunan işletmeler için geliştirilmiş akıllı çözümler arasında yer alıyor. Radyo frekans kontrollü çalışma, uzaktan izleme ve arıza tespiti, performans takibi, FIFO ve LIFO operasyonlarına uyum ve çarpışmayı önlemeye yönelik sensör teknolojileri gibi özelliklerle desteklenen sistem, depolama süreçlerinde otomasyonu bir üst seviyeye taşıyor. Mekik sistemleri, özellikle aynı veya benzer ölçülerdeki paletlerin yoğun olarak depolandığı operasyonlarda alan kullanımını optimize ederken, ürün hareketlerinin daha kontrollü ve hızlı gerçekleştirilmesine katkı sağlıyor. Teknolojinin depolama altyapısıyla bütünleşmesi sayesinde işletmeler, operasyonlarını yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha öngörülebilir ve izlenebilir şekilde yönetebiliyor.</p>

<p><strong>Otomasyon yatırımları üretim altyapısını güçlendiriyor</strong></p>

<p>GDS’nin teknoloji yaklaşımı yalnızca ürünlerinde değil, üretim süreçlerinde de kendisini gösteriyor. Gökçelik’in ileri teknolojiye sahip üretim altyapısından güç alan marka, standart ürünlerde yüksek teknolojili seri üretim hatlarından yararlanırken, özel projeler için de esnek üretim kabiliyetini kullanıyor. Farklı ürün gruplarına yönelik rollforming hatları ve otomasyon teknolojileri sayesinde üretim süreçlerini sürekli geliştiren GDS, müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilecek bir üretim esnekliği oluşturuyor. Üretim hatlarının yeni bir ürüne kısa sürelerde uyarlanabilmesi, özellikle farklı sektörlerin özel ihtiyaçlarına yönelik projelerin hayata geçirilmesinde önemli bir avantaj sağlıyor. Bu altyapı; hız, kalite, standardizasyon ve esnekliği aynı üretim anlayışında buluştururken, GDS’nin büyük ölçekli projelerden özel mühendislik çözümlerine kadar geniş bir alanda hizmet vermesine imkân tanıyor.</p>

<p><strong>Ar-Ge ve mühendislik, çözümün merkezinde</strong></p>

<p>GDS’nin geliştirdiği her çözümün temelinde mühendislik ve ihtiyaca özel projelendirme anlayışı bulunuyor. Her deponun ürün yapısı, kapasitesi, operasyon hızı ve fiziksel koşullarının farklı olması, standart bir ürün yaklaşımının ötesinde detaylı analiz ve özel çözüm geliştirme gerektiriyor. Bu nedenle GDS, proje aşamasından üretime, montajdan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreci bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Ar-Ge ve mühendislik çalışmaları; daha fazla depolama kapasitesi sağlayan, alan kullanımını iyileştiren, operasyon hızını artıran ve teknolojiyle entegre edilebilen sistemlerin geliştirilmesine odaklanıyor. GDS, mekanik sistemlerin dijital altyapılarla birlikte çalışabileceği yeni nesil depo çözümleri üzerinde çalışmalarını sürdürürken, değişen sektör ihtiyaçlarını da yakından takip ediyor. Veri temelli operasyon yönetimi, uzaktan izleme, otomasyon ve akıllı lojistik teknolojileri, markanın ürün geliştirme vizyonunda önemli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Geleceğin deposu daha az alan değil, daha akıllı alan kullanacak</strong></p>

<p>E-ticaretin büyümesi, üretim ve dağıtım ağlarının karmaşıklaşması ve müşterilerin daha hızlı teslimat beklentileri, depo yönetimini işletmelerin rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alana dönüştürüyor. GDS, geleceğin depolarının yalnızca daha büyük değil, daha akıllı olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Amaç; her metrekarenin daha verimli kullanıldığı, ürün hareketlerinin daha kontrollü yönetildiği, operasyonların dijital olarak izlenebildiği ve insan kaynağının daha katma değerli süreçlere yönlendirilebildiği depolama ekosistemleri oluşturmak. Gökçelik’in yarım asrı aşan üretim ve mühendislik birikiminden güç alan GDS, teknoloji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’deki işletmelere olduğu kadar küresel pazarlara da yeni nesil depo çözümleri sunmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>H. Burak Aras: “Depoları yalnızca raflarla değil, teknolojiyle donatıyoruz”</strong></p>

<p>GDS Gökçelik Depo Sistemleri Yönetim Kurulu Üyesi H. Burak Aras, depo sistemlerinde yaşanan dönüşümün merkezinde teknoloji ve verimlilik bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Lojistik dünyasında bugün artık yalnızca fiziksel depolama kapasitesinden söz etmek yeterli değil. Depolanan ürünün ne olduğu, ne zaman hareket ettiği, hangi hızda işlem gördüğü ve tüm operasyonun ne kadar verimli yönetildiği büyük önem taşıyor. GDS olarak depo sistemlerine bu bütüncül bakış açısıyla yaklaşıyoruz. ‘Her rafta bir akıl var’ anlayışımızla mekanik altyapıyı dijital teknolojiler, otomasyon ve veri odaklı çözümlerle bir araya getiriyoruz.” Teknoloji yatırımlarının GDS’nin büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aras, şöyle devam etti: “Üretim altyapımızdaki otomasyon yatırımlarından Mekik Raf Sistemleri ve otomatik depolama çözümlerimize kadar her alanda daha akıllı, daha hızlı ve daha verimli sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz. Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarımızda müşterilerimizin bugünkü ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, gelecekte ortaya çıkacak operasyonel ihtiyaçları da öngörmeye çalışıyoruz. Çünkü bizim için depo sistemleri sadece çelik konstrüksiyonlardan oluşan yapılar değil; işletmenin lojistik performansını, maliyetlerini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik altyapılardır.”</p>

<p><strong>Aras, sözlerini şöyle tamamladı:</strong></p>

<p>“Gökçelik’in güçlü üretim deneyiminden aldığımız güçle GDS olarak Türkiye’nin ve dünyanın değişen intralojistik ihtiyaçlarına çözüm üretmeye devam edeceğiz. Hedefimiz, teknoloji yatırımlarımızı ve Ar-Ge çalışmalarımızı sürekli geliştirerek depoları daha akıllı, daha esnek, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmek.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gokcelik-ar-ge-ile-verimliligini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1579-m6-1.jpg" type="image/jpeg" length="97550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YEPSAN, yüksek katma değerli üretimle büyüyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yepsan-yuksek-katma-degerli-uretimle-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yepsan-yuksek-katma-degerli-uretimle-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1987 yılında Bursa’da kurulan YEPSAN, bugün 23 bin metrekarelik üretim alanında faaliyet göstererek otomotiv, savunma ve havacılık sanayilerine yönelik seri üretim gerçekleştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paslanmaz çelik, alüminyum ve sac metal işleme alanındaki uzmanlığıyla otomotiv sektörüne gövde, şasi, motor, emniyet ve airbag parçalarının yanı sıra ısı kalkanları, akü taşıyıcıları, batarya komponentleri ve egzoz grubu parçaları üreten YEPSAN, yıllık 30 bin ton sac işleme kapasitesiyle sektörün önemli üreticileri arasında yer alıyor. Şirketin üretim altyapısında 80 tondan 1.600 tona kadar eksantrik presler, 200 tondan 600 tona kadar hidrolik presler, robotik kaynak ve alüminyum birleştirme hatları bulunuyor. Kalıp, fikstür ve aparat üretiminde ise farklı ölçülerde CNC ve üniversal tezgâhlardan yararlanılıyor.</p>

<p><strong>Otomotivde güçlü tedarikçi konumu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YEPSAN’ın otomotiv sektöründeki müşteri portföyünde Fiat-Stellantis, Volkswagen, TOGG, Bentley, Audi, Porsche ve MAN Truck &amp; Bus gibi markalar Tier-1 seviyesinde yer alıyor. Şirket ayrıca Siro, Vestel, Joyson Safety Systems, ContiTech, Autoliv, Forvia ve Magna gibi küresel firmalara Tier-2 seviyesinde tedarik sağlıyor. Savunma ve havacılık sanayisinde de faaliyetlerini sürdüren YEPSAN, Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarına farklı ürün gruplarında parça tedariği gerçekleştiriyor. Şirketin kalite ve sürdürülebilirlik süreçleri ise IATF 16949 Otomotiv Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve TISAX standartları doğrultusunda yürütülüyor. YEPSAN Yönetim Kurulu Üyesi Esma Baş, otomotiv sektöründe yaşanan zorlu koşullara rağmen şirketin mevcut projelerini güçlü şekilde sürdürdüğünü belirterek, “2026 yılını hedeflerimiz doğrultusunda ve planladığımız şekilde sürdürüyoruz. Otomotiv sektörü son yıllarda zorlu bir dönemden geçse de mevcut müşterilerimizle yürüttüğümüz projelerin yanı sıra yeni projelerin devreye alınmasıyla birlikte faaliyetlerimizi güçlü şekilde sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>İhracatta hedef büyütüyor</strong></p>

<p>Avrupa ve Uzak Doğu’da 10 ülkeye ihracat gerçekleştiren YEPSAN, cirosunun yaklaşık yüzde 40’ını ihracattan elde ediyor. Avrupa’daki müşterilerine daha hızlı ve etkin hizmet sunmak amacıyla Almanya’da kalite ve lojistik operasyonlarını destekleyen bir ofis ve depo yapılanmasına da sahip durumda bulunuyor. Baş, ihracat pazarlarındaki büyüme hedeflerine dikkat çekerek, “İhracat pazarlarımızdaki müşterilerimizi yerinde ziyaret ederek iş birliklerimizi geliştirmeye ve yeni fırsatlar oluşturmaya odaklanıyoruz” ifadelerini kullandı. Şirket, 2026 yılı sonunda ihracat payını artırmayı, savunma sanayii projelerindeki varlığını güçlendirmeyi ve yeni nesil araç teknolojilerine yönelik üretim hacmini büyütmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>Yeni yatırımlarla üretim gücü arttı</strong></p>

<p>YEPSAN, 2024 ve 2025 yıllarında önemli bir yatırım sürecini tamamladı. Bu kapsamda yönetim binası, robotik üretim hatları, talaşlı imalat ve kalıp üretim tesisleri yeni fabrikaya taşındı. Gerçekleştirilen yatırımlarla üretim kapasitesini artıran şirket, robotik sistemlerle verimlilik ve kalite seviyesini de yükseltti. Kalıphane bünyesindeki yeni makine yatırımlarıyla kalıp üretim süreçlerinde hız, hassasiyet ve esneklik sağlandı. Esma Baş, önümüzdeki dönemde teknolojik altyapıya yönelik yatırımların devam edeceğini belirterek, “Önümüzdeki dönemde de teknolojik altyapımızı güçlendirecek ve yüksek katma değerli üretimi destekleyecek yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>TOGG ve elektrikli araçlara odaklanıyor</strong></p>

<p>YEPSAN, Türkiye’nin yerli ve milli otomobil projesi TOGG’un tedarikçileri arasında bulunurken, TOGG ekosisteminde faaliyet gösteren Siro ve Vestel için de üretim gerçekleştiriyor. Elektrikli araç teknolojilerindeki dönüşümün üretim kabiliyetlerini geliştirmeleri açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Baş, özellikle alüminyum şekillendirme ve alüminyum kaynak uygulamalarında önemli bir bilgi birikimi kazandıklarını söyledi. Baş, “Elektrikli araç teknolojilerinin gelişimiyle birlikte özellikle alüminyum şekillendirme ve alüminyum kaynak uygulamalarında önemli bir bilgi birikimi ve üretim tecrübesi kazandık. Bu alandaki yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek elektrikli araçlara yönelik yeni nesil ürün ve projelerde daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Savunma ve havacılık stratejik öncelik</strong></p>

<p>Kuruluşundan bu yana savunma sanayisine hizmet veren YEPSAN, bu alanı gelecek dönem büyüme stratejisinin önemli başlıklarından biri olarak görüyor. Şirket; mühendislik kabiliyeti, üretim altyapısı ve farklı sektörlerde edindiği tecrübeyi savunma ve havacılık projelerine aktararak bu alandaki faaliyetlerini artırmayı hedefliyor. Esma Baş, savunma sanayisinin şirket açısından stratejik önemini şu sözlerle ifade etti: “Kuruluşumuzdan bu yana savunma sanayisine hizmet veren bir şirket olarak, bu alandaki faaliyetlerimizi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Sahip olduğumuz mühendislik kabiliyeti, üretim altyapısı ve iş birliğine dayalı çalışma anlayışımızla savunma ve havacılık sanayisindeki projelerimizi artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.” YEPSAN, otomotiv sektöründeki dönüşüm doğrultusunda üretim teknolojilerini ve insan kaynağını geliştirmeye devam ederken; 2026 sonunda ihracat payını yükseltmeyi, savunma ve havacılık sanayisindeki varlığını güçlendirmeyi ve yeni nesil araç teknolojilerine yönelik üretim hacmini artırmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yepsan-yuksek-katma-degerli-uretimle-buyuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/1579-m7-1.jpg" type="image/jpeg" length="53155"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enflasyon rakamları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/enflasyon-rakamlari-aciklandi-18</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/enflasyon-rakamlari-aciklandi-18" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustosta aylık bazda yüzde 1,84, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,57 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 31,51, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,95 olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustosta aylık bazda yüzde 1,84, yıllık bazda ise yüzde 31,51 arttı. Aynı dönemde sanayi sektörlerinde de yıllık fiyat artışları dikkati çekti.Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 38,88, imalatta yüzde 29,68, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,57, su temininde ise yüzde 29,59 artış gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ana sanayi gruplarında yıllık bazda ara mallarında yüzde 27,41, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 28,54, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,28, enerjide yüzde 27,33 ve sermaye mallarında yüzde 22,06 yükseliş kaydedildi.Aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,14 düşüş görülürken, imalatta yüzde 2,35, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 6,03, su temininde yüzde 1,4 artış yaşandı. Ana sanayi gruplarında ise en yüksek aylık artış yüzde 6,99 ile enerjide gerçekleşti.</p>

<h3><strong>En yüksek aylık artış eğitimde</strong></h3>

<p>Ana harcama grupları itibarıyla ağustosta bir önceki aya göre en fazla düşüş yüzde 3,54 ile giyim ve ayakkabıda gerçekleşirken, en yüksek artış yüzde 8,62 ile eğitimde kaydedildi.En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubundan gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar aylık yüzde 0,22, ulaştırmada yüzde 4,82, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,26 arttı. Bu grupların aylık enflasyona katkısı sırasıyla 0,06, 0,82 ve 0,27 yüzde puan oldu.</p>

<p>Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 53,44 ile eğitimde gerçekleşti. Eğitimi yüzde 43,46 ile sağlık ve yüzde 39,77 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar izledi. Yıllık artışın en düşük olduğu ana harcama grubu ise yüzde 13,16 ile giyim ve ayakkabı oldu.Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08 olarak hesaplandı. Bu grupların yıllık enflasyona katkıları gıdada 8,12, ulaştırmada 5,94 ve konutta 5,01 yüzde puan olarak gerçekleşti.Endekste kapsanan 174 alt sınıfın 35'inde düşüş yaşanırken, 5 alt sınıfta değişim olmadı. 134 alt sınıfta ise fiyatlar arttı.</p>

<h3><strong>Özel kapsamlı TÜFE yüzde 30,68 arttı</strong></h3>

<p>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE, ağustosta aylık yüzde 1,84, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 20,97, yıllık yüzde 30,68 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 31,12 arttı.Özel kapsamlı TÜFE göstergelerinde aylık bazda en düşük artış yüzde 1,71 ile "Alkollü içecekler ve tütün hariç TÜFE" göstergesinde gerçekleşirken, yıllık bazda en yüksek artış yüzde 32,98 ile "Mevsimlik ürünler hariç TÜFE" göstergesinde kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/enflasyon-rakamlari-aciklandi-18</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/09/thumbs-b-c-014391f78349cb4fd39e314fc342904a.jpg" type="image/jpeg" length="14418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklimlendirme devi Zamil, üretiminin dijitalleşmesinde Trex'i seçti]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/iklimlendirme-devi-zamil-uretiminin-dijitallesmesinde-trexi-secti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/iklimlendirme-devi-zamil-uretiminin-dijitallesmesinde-trexi-secti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan merkezli iklimlendirme üreticisi Zamil Air Conditioners, üretimde dijital dönüşümünün merkezine trex Dijital’in MES (Üretim Yürütme Sistemi) çözümünü aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trex Digital, Suudi Arabistan'ın iklimlendirme üreticisi Zamil Air Conditioners'ın üretim sahasında yürüttüğü MES (Üretim Yürütme Sistemi) projesinde POC aşamasını tamamlayarak kapsamı genişletme kararının alındığı yeni aşamaya geçti. Yıllık 1,1 milyon adedin üzerinde üretim kapasitesine sahip fabrikalarda gerçek üretim koşullarında kullanılan çözüm, Türk yazılımının Körfez sanayisindeki varlığını büyüten bir referansa dönüştü. Projeyi değerlendiren trex Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, Zamil Air Conditioners ile yürütülen çalışmanın trex'in Körfez sanayisindeki büyüyen varlığının somut bir göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Zamil Air Conditioners, Dammam'daki dört üretim tesisinde yıllık 1,1 milyon adedin üzerinde kapasiteyle üretim yapan, bölgenin en büyük iklimlendirme üreticilerinden biri. Bu ölçekte bir üreticide amacımız, üretim sahasından toplanan veriyi görünür kılmak ve operasyon ekiplerinin karar süreçlerinde kullanabileceği üretim içgörülerine dönüştürmekti. MES çözümümüzü gerçek üretim hattında, canlı üretim koşullarında devreye aldık; Proof of Concept aşamasını başarıyla tamamladıktan sonra Zamil ile birlikte çözümü tüm üretim hatlarına yaygınlaştıracak genişleme aşamasına geçtik." Özdemir, projenin bir yazılım kurulumu değil, üretim operasyonlarının doğrudan içinde yer aldığı bir dönüşüm çalışması olarak yürütüldüğünü vurguladı. İlhan Özdemir, “Bizim için MES, sahaya bırakılan bir yazılımdan çok daha fazlası. Zamil Air Conditioners, bağlı olduğu Zamil Industrial'ın uzun soluklu dijital dönüşüm stratejisi kapsamında ERP, üretim, mühendislik ve ürün yaşam döngüsü süreçlerini tek bir dijital yapı altında topluyor. Bu geniş mimaride üretim sahasının yürütülmesi ve gerçek zamanlı veri katmanı trex MES'e emanet edildi. ERP entegrasyonundan PLM'in üretime yayılmasına, makinelerin IoT üzerinden bağlanmasına kadar uzanan yol haritasının her adımında üretim verisinin toplandığı ve anlamlandırıldığı katman biziz. trex, Zamil'in ERP–MES–PLM hattını bütünleştirme hedefinin merkezinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/iklimlendirme-devi-zamil-uretiminin-dijitallesmesinde-trexi-secti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1579-s4.jpg" type="image/jpeg" length="26905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[31. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>31. YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/giydirme-kapak-2026.jpg" type="image/jpeg" length="36231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEEXX 2025'i okumak için tıklayın]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEEXX FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/12/web-860x504-2.jpg" type="image/jpeg" length="70478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Giydirme Kapak 1" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 3" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 2" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 4" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>30'UNCU YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="80542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BUMATECH 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BUMATECH 2024 ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/11/web-860x504-1.jpg" type="image/jpeg" length="71694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Maktek Avrasya 2024 1" class="detail-photo img-fluid" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" / width="2520" height="3543"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" type="image/jpeg" length="94874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/06/bursa-siadlari.jpg" type="image/jpeg" length="65666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CUMHURİYET EKİ 2023]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL CUMHURİYET EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</guid>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/05/sayfa-1.jpg" type="image/jpeg" length="14314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 14:18:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1_1.jpg" type="image/jpeg" length="29274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1.jpg" type="image/jpeg" length="88146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:05:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/BUMATECH2022_gazete_reklam.jpg" type="image/jpeg" length="69887"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
