<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 13:06:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okula dönüş heyecanı Çilek’le çocuk odalarına taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/okula-donus-heyecani-cilekle-cocuk-odalarina-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/okula-donus-heyecani-cilekle-cocuk-odalarina-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim dönemi yaklaşırken çocuk odalarında da hazırlıklar hız kazanıyor. Çilek, “Ders zili çalmadan odanız hazır.” mesajıyla başlattığı okula dönüş kampanyasında seçili ürünlerde yüzde 30’a varan indirim ve Bamboo Yatak hediyesi sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okulların açılmasına sayılı günler kala ailelerin gündeminde yalnızca kırtasiye ve okul ihtiyaçları değil, çocukların evdeki çalışma ve dinlenme alanlarının yeni döneme hazırlanması da yer alıyor. Çilek, okula dönüş dönemine özel hazırladığı kampanyayla çocukların yeni eğitim yılına düzenli, konforlu ve ihtiyaçlarına uygun bir odada başlamasını destekliyor. “Ders zili çalmadan odanız hazır.” mesajıyla duyurulan kampanya kapsamında seçili Çilek ürünlerinde yüzde 30’a varan indirim uygulanırken kampanya koşullarını sağlayan alışverişlerde Bamboo Yatak hediye ediliyor. Çalışma masalarından karyolalara, depolama çözümlerinden tamamlayıcı modüllere kadar farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekler sunan Çilek, çocukların hem ders çalışabilecekleri hem de dinlenebilecekleri işlevsel yaşam alanları oluşturulmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. 30 yıllık uzmanlığını çocukların değişen ihtiyaçlarına yönelik tasarımlarla buluşturan Çilek; güvenlik, fonksiyonellik ve dayanıklılığı oda tasarımlarının temel unsurları arasında konumlandırıyor. Marka, yeni eğitim dönemi öncesinde sunduğu kampanya avantajlarıyla ailelerin çocuk odalarını yenileme sürecine destek olmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/okula-donus-heyecani-cilekle-cocuk-odalarina-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-s5-1.jpg" type="image/jpeg" length="97413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yedek parçada güveni test belirliyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/yedek-parcada-guveni-test-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/yedek-parcada-guveni-test-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotiv satış sonrası pazarında yükselen maliyetler, yedek parçada ilk satın alma fiyatının ötesindeki ölçütleri daha görünür hâle getirdi. Araç uyumluluğu, malzeme dayanımı, laboratuvar testleri ve tedarik sürekliliği, ürün güveninin temel unsurları olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin<strong> (OSS) </strong>2026 Yılı İkinci Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre katılımcıların yüzde 78,1’i <strong>“maliyetlerdeki aşırı artışı” </strong>sektörün başlıca sorunları arasında gösterdi. Bu tablo, bir parçanın yalnızca satın alma bedeliyle değil; kullanım ömrü, işçilik ve muhtemel tekrar değişim giderleriyle birlikte değerlendirilmesini daha önemli hâle getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1980’den bu yana Bursa’da kauçuk-metal yedek parçalar üreten ve 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Üçel Kauçuk, ürün güvenilirliğini mühendislik, doğru araç eşleşmesi ve test süreçleri üzerinden ele alıyor.</p>

<p><strong>Benzer görünmek yetmiyor</strong></p>

<p>Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, otomotiv satış sonrası <strong>(aftermarket)</strong> pazarında dışarıdan birbirine benzeyen iki parçanın kullanım sırasında farklı sonuçlar verebildiğine dikkat çekti. Oruç, <strong>“İki ürün arasındaki asıl fark şu noktalarda ortaya çıkıyor: kullanılan malzeme, kauçuk geometrisi, bağlantı güvenliği, titreşim sönümleme kabiliyeti ve ürünün yük altındaki dayanımı. Biz güvenilirliği bir söylem olarak değil, tasarımdan sevkiyata kadar doğrulanması gereken bir üretim standardı olarak görüyoruz”</strong> dedi.</p>

<p>Şirketin Ar-Ge ve test laboratuvarında kauçuk malzemelere ve nihai ürünlere çekme, yük-kuvvet, sertlik, yoğunluk ve termal yaşlandırma testleri uygulanıyor. Ürün dayanımı ise TÜBİTAK destekli özel test makinelerinde, yol simülasyonu verilerinden yararlanılarak yapılan yorulma testleriyle ölçülüyor. Tarama ve doğrulama süreçlerinde araç uyumluluğunu etkileyen ölçüler mikron düzeyinde inceleniyor.</p>

<p><strong>Doğru parça, doğru araç</strong></p>

<p>Üçel Kauçuk, 4 bini aşkın ürün referansını 20 binden fazla araç uygulamasıyla eşleştiriyor. Bu çeşitliliğin ancak bütün süreçlerin aynı standartla yönetilmesiyle güvene dönüşeceğini vurgulayan Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, <strong>“Geniş ürün gamı tek başına güven oluşturmuyor. Doğru parçanın doğru araçla eşleştirilmesi, üretim standardının korunması ve ihtiyaç duyulan ürünün zamanında tedarik edilebilmesi de gerekiyor. Üçel Kauçuk’ta tasarımdan testlere, referans eşleştirmesinden sevkiyata kadar bu sürecin her aşamasını aynı standartla </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/yedek-parcada-guveni-test-belirliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-s4.jpg" type="image/jpeg" length="93986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burpol Polimer’den büyüme hamlesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/burpol-polimerden-buyume-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/burpol-polimerden-buyume-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2014 yılında “İleri Görüş, Geri Kazanım” anlayışıyla kurulan Burpol Polimer, otomotiv başta olmak üzere farklı sektörlere yüksek performanslı geri dönüşüm plastik ham maddeleri sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>PCR, PIR ve ELV gibi kaynaklardan elde edilen plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden ham maddeye dönüştüren Burpol Polimer’in ürünleri, sürdürülebilirliğe önem veren dev otomobil markalarının ürettiği araçların görsel parçalarında kullanılıyor. Bugün iki farklı lokasyonda toplam 8 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Burpol Polimer, 5 üretim hattıyla yüksek kapasiteli üretim gerçekleştirirken; Ar-Ge, laboratuvar, yaşam döngüsü analizi ve karbon ayak izi çalışmalarıyla sürdürülebilir üretim altyapısını geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><strong>OEM onaylı üretimle otomotivde büyüyor</strong></p>

<p>Otomotiv sektörüne hizmet vermek amacıyla kurulduğu 2014 yılından bu yana üretim altyapısını ve müşteri ağını geliştiren Burpol Polimer, bugün Oyak Renault, Tofaş ve Ford'un onaylı tedarikçileri arasında yer alıyor. Burpol Polimer Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, OEM onaylarının şirketin büyümesinde önemli bir avantaj sağladığını belirterek, “Oyak Renault, Tofaş ve Ford’un onaylı tedarikçisiyiz. OEM’lerden hammaddelerimiz onaylı, firmamız da onaylı. Öyle olduğu için onların hedeflerine uygun hammadde de ürettiğimiz için talepler artarak geliyor” dedi.</p>

<p><strong>Yıldırım: Büyümeyi sürdürüyoruz</strong></p>

<p>Piyasalardaki durgunluğa rağmen büyümeyi sürdürdüklerini ifade eden Yıldırım, geçen yılı yüzde 51 büyümeyle tamamladıklarını, 2026'nın ilk yarısında ise önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 artış yakaladıklarını söyledi. Yıldırım, “Yine yüzde 50 artışla yılı kapatmayı öngörüyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Avrupa ve Afrika açılımı</strong></p>

<p>Burpol Polimer'in büyüme stratejisinde ihracatın da önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Yıldırım, şirketin Avrupa ve Afrika'daki yapılanmalarının yeni projelere erişim açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. İlkay Yıldırım, “Biz Europe Burpol Polimer’i açtık Avrupa’da. Fas tarafında da Burpol Polimer Africa’yı açtık. İhracatı artırmaya çalışıyoruz. Otomotive onaylı bir firma olduğumuz için Avrupa’daki veya Afrika’daki Fas bölgesindeki müşterilerimizin de onaylı listesinde yer aldığımız için oradaki projelere de dahil olabiliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İhracatın yılın ilk yarısında önemli ölçüde arttığını aktaran Yıldırım, önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Yıldırım, “İlk 10 senemizde Türkiye’de lider bir firma olma yolunda yatırımlarımızı ve gelişmelerimizi ona göre planlamıştık. Bundan sonraki 10 senemizde ise Türkiye’nin yanı sıra Avrupa tarafında da büyümeyi planlıyoruz. Yeni yatırımlarımız da yeni aksiyonlarımız da buna yönelik” dedi.</p>

<p><strong>Geri dönüşümle otomotivin ham madde ihtiyacına çözüm</strong></p>

<p>Burpol Polimer'in üretim modelinin yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da önemli katkılar sunduğunu belirten Yıldırım, geri dönüştürülmüş plastik ham madde kullanımının otomotiv sektörünün sürdürülebilirlik hedeflerine destek verdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Yıldırım, “Bizim ürettiğimiz ürünle doğaya ciddi şekilde bir avantaj da sağlanıyor. Müşterimiz araba üretiyor, üretirken plastik ham madde kullanmak zorundalar. Otomotiv markaları sürdürülebilirlik anlayışı kapsamında geri dönüştürülmüş ham maddeleri kullanmayı tercih ediyor” şeklinde konuştu. Burpol Polimer'in geri dönüşüm yaklaşımının temelinde plastik atıkları yüksek performanslı ham maddelere dönüştürerek yeniden sanayiye kazandırmak bulunuyor. Şirket, sürdürülebilirlik çalışmalarında karbon ayak izi ölçümleri, yaşam döngüsü analizi ve Ar-Ge faaliyetlerine de odaklanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yatırım ve Ar-Ge devam ediyor</strong></p>

<p>Piyasalardaki durgunluğa rağmen yatırımlara devam ettiklerini vurgulayan Yıldırım, kapasite ve kalite artışını birlikte hedeflediklerini belirtti. Burpol Polimer'in ürün portföyünde otomotiv iç, dış ve kaput altı uygulamalarının yanı sıra beyaz eşya, mobilya ve yapı sektörlerine yönelik farklı polimer gruplarında ürünler de bulunuyor. Yıldırım, şirketin önümüzdeki dönemdeki ana hedefinin Avrupa'daki varlığını güçlendirmek ve ihracat payını artırmak olduğunu belirterek, yatırımların bu doğrultuda sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Burpol Polimer’in başarısı ödüllerle taçlanıyor</strong></p>

<p>Faaliyet konusundaki başarılarıyla dikkat çeken Burpol Polimer bugüne kadar çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından ödüllendirildi. Firma geçen yıl İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisinde Ülker Bisküvi ve Tüpraş’ın ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer, böylece başarısını bir kez daha taçlandırdı.</p>

<p>Burpol Polimer, ayrıca 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin “Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması”nda “En Çevre Dostu Kadın Girişimci Ödülü”ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği “Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni”nde “Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar” kategorisinde ödüle layık görüldü.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/burpol-polimerden-buyume-hamlesi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-s1.jpg" type="image/jpeg" length="28622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uludağ Koleji’nde öğrenciler geleceğe hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uludag-kolejinde-ogrenciler-gelecege-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uludag-kolejinde-ogrenciler-gelecege-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ Koleji, öğrencilerinin akademik ve sosyal gelişimlerini desteklemek amacıyla uyguladığı Çift Dilli Eğitim Sistemi ile İngilizceyi yalnızca bir ders olarak değil, öğrenme sürecinin doğal bir parçası haline getiriyor. Program kapsamında İngilizce öğretmenleri, sınıf ve branş öğretmenleriyle eş zamanlı olarak derslere girerek öğrencilerin akademik kazanımları iki dil üzerinden edinmelerini sağlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uludağ Koleji’nin Çift Dilli Eğitim Programı, öğrencilerin yaş dönemlerine uygun bilişsel gelişimleri dikkate alınarak hazırlanıyor. Çocukların Türkçe ve İngilizceyi doğal, interaktif ve iletişimsel öğrenme ortamlarında kullanmaları hedeflenirken, akademik derslerde iki dil eş zamanlı olarak kullanılıyor. Bu sistem sayesinde öğrenciler, yalnızca İngilizce derslerinde değil, farklı öğrenme alanlarında da yabancı dili aktif biçimde deneyimleme fırsatı buluyor.</p>

<p><strong>İngilizce sosyal yaşamın da parçası oluyor</strong></p>

<p>Program, akademik derslerin yanı sıra öğrencilerin sanat ve spor becerilerini geliştirmeye yönelik branş derslerine de uzanıyor. İngilizce öğretmenlerinin eşlik ettiği bu derslerde öğrenciler, yabancı dili sosyal ve günlük iletişim ortamlarında kullanarak dil becerilerini pekiştiriyor. Uludağ Koleji’nin yaklaşımında amaç, öğrencilerin İngilizceyi ezberlenen bir ders olmaktan çıkararak yaşayarak ve kullanarak öğrenmelerini sağlamak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>6 yaşından itibaren çift dilli eğitim</strong></p>

<p>Çift Dilli Eğitim Sistemi ile eğitim alan öğrenciler, 6 yaş grubundan başlayarak ilkokul eğitim hayatları boyunca programa devam ediyor. Dil gelişiminde üretim süreci başladıkça çocukların hem Türkçe hem de İngilizceyi etkin şekilde kullanabilmeleri hedefleniyor. Uludağ Koleji, çift dilli eğitim modeliyle öğrencilerin yalnızca yabancı dil becerilerini değil; iletişim, sosyal gelişim, akademik düşünme ve farklı öğrenme alanlarındaki yetkinliklerini de destekleyen bütüncül bir eğitim modeli sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uludag-kolejinde-ogrenciler-gelecege-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m7.jpg" type="image/jpeg" length="72027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmakpar yeni teknoloji ile pazar ağını büyütmek istiyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/izmakpar-yeni-teknoloji-ile-pazar-agini-buyutmek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/izmakpar-yeni-teknoloji-ile-pazar-agini-buyutmek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da otomotiv başta olmak üzere farklı sanayi kollarına yönelik üretim gerçekleştiren İzmakpar, sahip olduğu geniş üretim altyapısı ve ihracat gücüyle faaliyetlerini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1997 yılında sac, kauçuk ve plastik kalıp üretimiyle kurulan İzmakpar, geçen yıllar içerisinde kaynaklı birleştirme, montaj, kaplama, elektrostatik toz boya ve metal işleme gibi alanlarda kapasitesini genişletti.</p>

<p>Bugün teknolojik makine parkuru ve deneyimli kadrosuyla müşterilerine farklı üretim çözümleri sunan İzmakpar, Avrupa'nın yanı sıra Kuzey ve Güney Amerika ile Asya pazarlarına da ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin üretim altyapısı; kalıp imalatı, sac şekillendirme, metal işleme, kaynaklı birleştirme ve montaj gibi farklı yetkinlikleri bir arada barındırıyor.</p>

<p><strong>Zarif Alp: “Yatırım için öncelikle getiri gerekiyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayicinin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını belirten <strong>İzmakpar Yönetim Kurulu Başkanı Zarif Alp</strong>, yüksek maliyetlerin şirketlerin yatırım kapasitesini doğrudan etkilediğini söyledi. Alp, “Yeni yatırımlar yapabilmek veya geniş çapta düşünebilmeniz için getirinin olması gerekir. Getiriyle birtakım yatırımlara yönelebilirsiniz. Şu anda yatırımlarda azalma var. O anlamda maliyetler sanayiciyi zorluyor” dedi.</p>

<p><strong>Maliyet baskısı rekabet gücünü etkiliyor</strong></p>

<p>İzmakpar’ın özellikle otomotiv yan sanayiindeki üretim kabiliyeti, şirketin farklı metal işleme ve üretim süreçlerini tek çatı altında yönetmesine olanak sağlıyor. Şirket, kalite odaklı üretim anlayışı ve teknolojik altyapısıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirirken, ihracat pazarlarındaki varlığını da sürdürüyor. Zarif Alp, sanayicinin rekabet gücünü koruyabilmesi açısından maliyetlerin kontrol altında tutulmasının kritik olduğuna dikkat çekti. Alp, “Kur politikasının değişmesi gerekiyor. Döviz kurunun gerçek seviyesine ulaşması çok önemli. Sanayicinin rekabet gücü ne ölçüde artarsa üretim, istihdam ve ihracat artacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İhracat ve üretim altyapısını koruyor</strong></p>

<p>İzmakpar, genişleyen ürün yelpazesi, metal işleme konusundaki uzmanlığı ve teknik yeterliliğiyle küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Şirketin mevcut altyapısında 3D tasarım, kalıp üretimi, sac şekillendirme, metal işleme, kaynak ve montaj ile yüzey kaplama gibi farklı üretim yetkinlikleri bulunuyor. Zarif Alp, mevcut zorlu koşullara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetlerini koruyarak uzun vadeli hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini ifade etti. Alp, Türkiye'deki sanayicinin yeniden güçlü bir yatırım dönemine girebilmesi için maliyet baskısının hafiflemesinin ve yatırımların daha fazla desteklenmesinin önemine işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/izmakpar-yeni-teknoloji-ile-pazar-agini-buyutmek-istiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m6.jpg" type="image/jpeg" length="51996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTÜ’den savunma sanayisine katkı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-savunma-sanayisine-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/btuden-savunma-sanayisine-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen su altı roket yarışmasına katılan üniversite öğrencileri, geliştirdikleri yerli ve özgün teknolojilerle savunma sanayisine katkı sunmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Farklı mühendislik disiplinlerinden üniversite öğrencileri, TEKNOFEST Mavi Vatan'da geliştirdikleri otonom su altı roketleriyle Türkiye'nin savunma sanayisinde yeni teknolojiler üretme hedefiyle yarıştı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Gaziantep Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi İsmail Yerlikaya ile Bursa Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği 4'üncü sınıf öğrencisi Yasin Efe Kul, takımlarıyla yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştıkları su altı roket projelerini TEKNOFEST Mavi Vatan'da sergiledi.</p>

<p>Yerlikaya, takım arkadaşlarıyla projeleri üzerinde bir yıldır çalıştıklarını belirterek, roketin elektronik sisteminde kendi tasarladıkları özgün devre kartını kullandıklarını söyledi. Kartın tasarımından baskısına kadar sürecin tamamını kendilerinin yürüttüğünü aktaran Yerlikaya, "Her şeyimizi kendimiz yaptık. Kendi çizdiğimiz kartı oluşturduk. Bütün baskılarını kartımıza aktardık ve herhangi bir kablolama olmadan devre kartımızı oluşturduk. Tamamen yerli imkanlarla kendimize özgü şekilde yaptık" dedi. Yerlikaya, su altı roket yarışmasını tercih etmelerinin nedeninin alanın yeni gelişiyor olması olduğunu dile getirerek, ROKETSAN'ın yarışmalarını takip ettiklerini ve su altı teknolojilerinin kendileri için ilgi çekici olduğunu ifade etti. Mühendislik öğrencilerinin teorik bilgilerin yanında kart tasarımı ve lehim gibi uygulamalı alanlarda da kendilerini geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Yerlikaya, TEKNOFEST'in gençlere bu açıdan önemli imkanlar sunduğunu kaydetti. Çocukluğundan beri mühendis olmayı istediğini anlatan İsmail Yerlikaya, bir şeyler üretmekten ve ortaya yeni ürünler çıkarmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p>

<p><strong>"Ülkemiz adına bir adım atmak istedik”</strong></p>

<p>Bursa Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği 4'üncü sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Yasin Efe Kul da 15 öğrenci ve bir danışmandan oluşan ekiplerinin makine, elektrik-elektronik ve yapay zeka mühendisliği gibi farklı disiplinlerden öğrencileri bir araya getirdiğini anlattı. ROKETSAN tarafından düzenlenen su altı roket yarışmasına katıldıklarını belirten Kul, "Torpido formunda, otonom hareket yapabilen, içerisinde barındırdığı model roketi ateşleme görevini gerçekleştirebilen bir araç yaptık" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yasin Efe Kul, kendilerinde su altı roketi yapma fikrinin ortaya çıkışına ilişkin, "Yeni yeni gelişen bir alan burası. Çok fazla gelişmeye açık bir alan. Üzerinde çalışan çok fazla firma sayısı da yok dünya genelinde. O yüzden biz de ülkemiz adına burada bir adım atmak istedik gençler olarak” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/btuden-savunma-sanayisine-katki</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m4.jpg" type="image/jpeg" length="31883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'da uzaya uzanan eğitim yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursada-uzaya-uzanan-egitim-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursada-uzaya-uzanan-egitim-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Milli Eğitim Bakanlığı ile TÜBİTAK işbirliğiyle Gökmen Uzay ve Havacılık Merkezi (GUHEM) bünyesinde kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesinde 48 öğrenciyle eğitim öğretime başlamak için hazırlıklar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BTSO Başkanı İbrahim Burkay, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uzay ve havacılık vizyonuna eğitim, deneyim ve uluslararası işbirlikleriyle katkı sunan GUHEM'in artık yeni bir döneme girdiğini söyledi.Merkezin müze ve deneyim alanının ötesine geçerek güçlü bir akademik yapıya kavuştuğunu belirten Burkay, büyük bir hayal olarak hayata geçirdikleri GUHEM'in bugün hem bir müze hem bir deneyim merkezi hem de akademik bir yuva konumuna geldiğini vurguladı.Burkay, GUHEM'i 2020 yılında hayata geçirdiklerini dile getirerek şöyle devam etti:"GUHEM, bugün kendi alanında Türkiye'deki tek uzay ve havacılık eğitim merkezi. Aynı zamanda dünyada da ilk 5 merkez arasında yer alıyor. Uluslararası uzay ve havacılık merkezleriyle anlaşmalar ve işbirlikleri yürüttüğümüz GUHEM, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ortaya koyduğu uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri. GUHEM, aynı zamanda Türkiye Uzay Ajansının en önemli işbirliği kuruluşları arasında."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkezin güçlü bir eğitim altyapısına sahip olduğunu söyleyen Burkay, "GUHEM'i her yıl bir milyonun üzerinde ziyaretçimiz geziyor. Kimya, biyoloji ve fizik laboratuvarlarımız dünya çapında çok kıymetli bir altyapı sunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı'mız ile yaptığımız protokolle şimdi bu güçlü yapıyı akademik eğitimle tamamlıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"En büyük hedefimiz yetenek madenciliği yapmak"</strong></p>

<p>Burkay, Türkiye'nin son 15 yılda sanayi, üretim ve özellikle savunma sanayisinde önemli bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çekerek, bu kazanımların nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını ifade etti.</p>

<p>GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesinin 48 öğrenciyle eğitim öğretim dönemine başlayacağını dile getiren Burkay, şunları kaydetti:</p>

<p>"Gerçek anlamda bağımsızlığa ulaşmak için sanayide, üretimde ve savunmada güçlü olmanız gerekiyor. Bunun için insan kaynağımızı da geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlamalıyız. Toplumda farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi özel programlarla buluşturmalı, onların yeteneklerini ülkemizi dönüştürecek ve sıçratacak alanlarda değerlendirmeliyiz. Buradaki en büyük hedefimiz yetenek madenciliği yapmak. Farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi erken yaşta keşfederek ülkemizin uzay ve havacılık alanındaki dönüşümüne hazırlayacağız."</p>

<p>Hazırlık sınıfının ardından 4 yıl eğitim verilecek okulda öğrencilerin, burs, barınma ve uluslararası gelişim programlarıyla destekleneceği öğrenildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursada-uzaya-uzanan-egitim-yolculugu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m3.jpg" type="image/jpeg" length="72562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda ihtisas OSB Bursa’da şekilleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gida-ihtisas-osb-bursada-sekilleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gida-ihtisas-osb-bursada-sekilleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan <strong>Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi</strong> ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen <strong>Karapınar Projesi</strong> oluşturuyor.</p>

<p>Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti.</p>

<p>Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi.</p>

<p>Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir <strong>gıda ekosistemi</strong> anlayışıyla geliştiriliyor.</p>

<p>Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Matlı, “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya</strong></p>

<p>Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi.</p>

<p><strong>Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor</strong></p>

<p>Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında <strong>projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı.</strong>Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gida-ihtisas-osb-bursada-sekilleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m2.jpg" type="image/jpeg" length="26833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GES yatırımları firmaların odağında]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/ges-yatirimlari-firmalarin-odaginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/ges-yatirimlari-firmalarin-odaginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotivden tekstile, makineden gıdaya kadar Türkiye'nin dev sanayi kentlerinden biri olan Bursa, yüksek elektrik tüketimi ve Avrupa ile olan güçlü ticari bağları nedeniyle GES yatırımlarına ağırlık veriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA-BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Kent genelindeki Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) yer alan dev fabrika çatılarının enerji üretim alanına dönüştürülmesi, Bursa'nın küresel pazarlardaki rekabet gücünü doğrudan artırıyor. Bursa’nın üretim gücünün yenilenebilir enerji potansiyeliyle birleşmesi, kentin sanayi altyapısını geleceğin düşük karbonlu ekonomisine eksiksiz bir şekilde hazırlıyor.</p>

<p>Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, yükselen enflasyonist baskılar ve elektrik fiyatlarındaki öngörülebilirliğin azalması, üretim yapan işletmeler için enerji maliyetlerini en kritik risk faktörlerinden biri haline getirdi. Gelinen noktada enerji, sanayici açısından yalnızca ay sonunda ödenen rutin bir fatura veya operasyonel bir gider kalemi olmaktan çıkarak, doğrudan finansal risk yönetiminin ve sürdürülebilir rekabetçiliğin temel taşına dönüştü. İşletmelerin bu maliyet baskısını kırmak adına yöneldiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımları, öz tüketim odaklı yaklaşımlarla sanayide yeni bir dönem başlatıyor.</p>

<p>​ <strong>Bursa GES yatırımlarıyla dönüşüyor</strong></p>

<p>​Artan enerji giderleri ve küresel pazarlardaki yeşil mutabakat kriterleri, Bursa sanayisinde Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarını hızlandırdı. Kent genelindeki GES kurulu gücü 550 MW sınırını aşarken, öz tüketim odaklı projeler sağladığı finansal avantajlarla sanayicinin en stratejik yatırım kalemi haline geldi. Santrallerin 25 ila 30 yılı aşan uzun ekonomik ömrü dikkate alındığında, kendisini birkaç yıl içinde amorti eden bir sistem, kalan onlarca yıl boyunca işletmeye neredeyse bedelsiz ve kesintisiz enerji sağlıyor. Yatırımcı açısından asıl cazibe, yalnızca ilk yıllardaki geri dönüş hızı değil, tesisin uzun yıllar boyunca işletmeyi gelecekteki elektrik zammı dalgalanmalarına karşı koruma altına almasıdır.</p>

<p><strong>Türkiye yenilenebilir enerjide sınırları aşıyor</strong></p>

<p>Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücü 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 27 GW seviyesine ulaşarak toplam elektrik kurulu gücü içindeki payını yüzde 21,6’ya çıkardı. Artan enerji maliyetleri ve mevzuat düzenlemeleriyle birlikte, ticari ve sanayi tipi projelerde amortisman süreleri 3 ila 5 yıl bandına gerilemiş durumda. Sanayiciler için öz tüketim odaklı santraller, 25 yılı aşan ekonomik ömürleriyle doğrudan bilançolarda kârlılığı artıran kalıcı bir finansal kalkan işlevi görüyor.</p>

<p>​</p>

<p><img height="237" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/erol-daglioglu-1-copy.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Erol Dağlıoğlu</strong></p>

<p><strong>Dağlıoğlu Enerji Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>GES’te sağlanan tasarruf giderleri azaltıyor</strong></p>

<p>Enerji, özellikle üretim yapan işletmeler açısından artık yalnızca bir gider kalemi değil, doğrudan rekabet gücünü belirleyen unsurlardan biri. Elektrik fiyatlarındaki artış ve öngörülebilirliğin azalması, işletmelerin maliyet yönetimini de zorlaştırıyor.</p>

<p>GES yatırımı burada iki önemli avantaj sağlıyor. Birincisi, işletme tükettiği elektriğin önemli bir bölümünü kendi üreterek şebekeden aldığı enerji miktarını azaltıyor. İkincisi ise enerji maliyetinin gelecekteki artışlarına karşı kendisini belirli ölçüde koruma altına alıyor.</p>

<p>Tasarruf oranını her işletme için tek bir rakamla ifade etmek doğru olmaz. Tüketim profili, tesisin kurulu gücü, çatı veya arazi koşulları, üretim saatleri ve öz tüketim oranı sonucu doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir GES'te sağlanan tasarruf, işletmenin faaliyet giderlerini azaltırken kârlılığına ve nakit akışına doğrudan katkı sağlıyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde bunun bilanço üzerindeki etkisi çok daha belirgin hale geliyor.</p>

<p>Son yıllarda güneş enerjisi teknolojilerinin yaygınlaşması ve üretim kapasitesinin artması yatırım maliyetlerini aşağı çekerken, elektrik fiyatlarındaki yükseliş GES yatırımlarının ekonomik cazibesini artırdı.</p>

<p>Ancak geri dönüş süresini tek bir rakama bağlamamak gerekiyor. Tesisin büyüklüğü, finansman modeli, kullanılan ekipmanın niteliği, üretim kapasitesi, tüketim profili ve elektrik fiyatları amortisman süresini belirleyen temel unsurlar.</p>

<p>Bugünkü koşullarda doğru fizibiliteyle hazırlanan ticari ve sanayi tipi projelerde yatırımın geri dönüş süresi oldukça cazip seviyelere gelebiliyor. Burada yatırımcı açısından asıl önemli nokta yalnızca yatırımın kaç yılda amorti edildiği değil, sistemin uzun ekonomik ömrü boyunca üretmeye devam etmesi. Yatırım kendisini geri ödedikten sonra da işletmeye uzun yıllar enerji maliyeti avantajı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Bu nedenle biz GES'i yalnızca bugünkü elektrik faturasını düşüren bir yatırım olarak değil, işletmenin gelecekteki enerji maliyetini yönetmesine imkân veren uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p>Burada doğru projelendirme çok önemli. GES'in işletmenin gerçek tüketim profiline göre boyutlandırılması gerekiyor. Üretimin düşük olduğu saatlerde veya dönemlerde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası elektrik, yürürlükteki mevzuat ve ilgili mahsuplaşma mekanizmaları çerçevesinde ekonomik değere dönüşebiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla sistem yalnızca işletmenin aktif üretim yaptığı dönemlerde tasarruf sağlayan bir yapı değil. Doğru kapasite planlaması yapıldığında, üretim-tüketim dengesinin iyi yönetilmesi işletmenin enerji ekonomisine ve dolayısıyla nakit akışına ilave katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>Bununla birlikte bizim yatırımcılara önerimiz, projeyi yalnızca fazla elektrik satışına dayalı bir gelir modeli üzerine kurmamaları. Öncelik her zaman işletmenin kendi tüketimini mümkün olan en verimli biçimde karşılamak olmalı.</p>

<p>Avrupa pazarına ihracat yapan işletmeler açısından konu artık sadece elektrik faturasından ibaret değil. Karbon ayak izi, kullanılan enerjinin kaynağı ve üretimin çevresel etkileri giderek ticaretin bir parçası haline geliyor.</p>

<p>Özellikle Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile birlikte karbon yoğun üretimin maliyeti daha görünür hale geliyor. Önümüzdeki dönemde yalnızca fiyat ve kalite değil, ürünün hangi enerjiyle ve ne kadar karbon salımıyla üretildiği de rekabet koşullarını belirleyecek.</p>

<p>Bu nedenle firmalarımızın GES yatırımına sadece “Elektrik faturam ne kadar düşer?” sorusuyla yaklaşmaması gerektiğini düşünüyoruz. Konunun ihracat, müşteri beklentileri, sürdürülebilirlik kriterleri ve gelecekte karşılaşılabilecek karbon maliyetleri açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle ihracatçı sanayicilerimizin enerji dönüşümünü ertelemek yerine bugünden planlamaları önemli. Çünkü önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji kullanımı bir tercih olmanın ötesine geçerek rekabetçiliğin şartlarından biri haline gelebilir.</p>

<p>Dağlıoğlu Enerji PowerED olarak GES yatırımlarına standart bir ürün satışı gibi yaklaşmıyoruz. Bizim çalışma anlayışımız biraz “terzi işi” diyebileceğimiz bir model üzerine kurulu. Nasıl ki iyi bir terzi herkese aynı ölçüyle elbise dikmezse, biz de her işletmeye aynı GES projesini uygulamıyoruz.</p>

<p>Öncelikle firmanın enerji tüketimini, üretim saatlerini, çatı veya arazi yapısını, mevcut elektrik altyapısını ve gelecekteki enerji ihtiyacını analiz ediyoruz. Ardından yatırımcıya özel fizibilite ve mühendislik çalışması yaparak en doğru sistemi oluşturuyoruz. Projelendirmeden ekipman seçimine, kurulumdan devreye almaya kadar bütün süreci anahtar teslim EPC modeliyle yönetiyoruz.</p>

<p>Bizim için yatırım santrali devreye almakla da bitmiyor. Kurduğumuz sistemleri uzaktan takip ediyor, teknik servis ve bakım hizmetleri veriyor, robotlu hassas panel temizliğiyle santralin verimliliğinin korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz.</p>

<p>Bugüne kadar sanayi kuruluşlarının çatı GES'lerinden arazi ve tarımsal GES projelerine kadar farklı ölçekte yatırımlar gerçekleştirdik. Bursa'da 6 MW büyüklüğündeki önemli çatı GES projelerinden birini tamamladık; yine Bursa Organize Sanayi Bölgesi'nde 5,7 MW'lık büyük ölçekli bir çatı GES projesini hayata geçiriyoruz.</p>

<p>Bizim önceliğimiz çok sayıda proje yapmak değil; doğru mühendislikle, kaliteli ekipmanla, yatırımcının ihtiyacına göre şekillendirilmiş ve uzun yıllar verimli çalışacak projeler ortaya koymak. Kısacası, her yatırımcıya aynı reçeteyi değil, ihtiyacına göre terzi işi bir enerji çözümü sunuyoruz.</p>

<p>Sektördeki en önemli konulardan biri mevzuat ve izin süreçlerinin yatırımcı açısından daha öngörülebilir hale getirilmesi. GES yatırımlarında teknik süreç kadar bağlantı, izin ve bürokratik işlemlerin süresi de yatırım kararlarını etkileyebiliyor.</p>

<p>Bir diğer önemli başlık nitelikli insan kaynağı. Güneş enerjisi sektörü çok hızlı büyüdü. Ancak aynı hızda yetişmiş teknik personel oluşturmak kolay değil. Elektrik, mekanik, proje, saha uygulaması ve iş güvenliği konularında uzman insan kaynağına ihtiyaç giderek artıyor.</p>

<p>Mesleki ve teknik eğitim kurumlarıyla sektör arasındaki iş birliğinin artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun yanında mevzuatın sadeleştirilmesi, izin süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve yatırımcı açısından süreçlerin daha öngörülebilir hale getirilmesi sektörün büyümesini hızlandıracaktır.</p>

<p>Ayrıca sektörün sağlıklı büyümesi için yalnızca fiyat üzerinden oluşan rekabet anlayışının da değişmesi gerekiyor. GES, uzun yıllar çalışması beklenen bir mühendislik yatırımıdır. Kaliteli ekipman, doğru mühendislik ve güvenli uygulama ikinci plana atıldığında kısa vadede ucuz görünen yatırım, uzun vadede yatırımcı için daha pahalı hale gelebilir.</p>

<p>Bursa, güçlü sanayi altyapısıyla Türkiye'nin enerji tüketiminin yoğun olduğu kentlerden biri. Aynı zamanda otomotivden tekstile, makineden gıdaya kadar Avrupa ile güçlü ticari ilişkileri bulunan sektörlere sahip. Bu nedenle yenilenebilir enerji dönüşümü Bursa açısından ayrıca önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle organize sanayi bölgelerinde ve büyük sanayi tesislerinde çatıların enerji üretim alanı olarak daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sanayicinin yatırım kararını kolaylaştıracak finansman modelleri, daha hızlı izin süreçleri ve teknik danışmanlık mekanizmaları yatırımların önünü açabilir.</p>

<p>OSB yönetimleri, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve enerji sektörünün birlikte hareket edeceği modeller geliştirilebilir. Bursa'nın sanayi gücünü yenilenebilir enerji kapasitesiyle desteklemesi, kentin uluslararası rekabet gücüne de önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Enerji dönüşümünü yalnızca bugünün elektrik fiyatları üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Dünya çok hızlı biçimde düşük karbonlu üretime doğru ilerliyor. Önümüzdeki yıllarda işletmelerin rekabet gücünü üretim kapasitesi kadar enerjiyi nereden ve hangi maliyetle temin ettiği de belirleyecek.</p>

<p>Güneş enerjisi Türkiye açısından önemli bir avantaj. Sanayicimizin bu potansiyeli doğru yatırımlarla değerlendirmesi hem işletmelerimizin maliyetlerini azaltacak hem de ihracattaki rekabet gücümüzü destekleyecektir.</p>

<p>GES'i bir gider olarak değil, gelecekteki enerji maliyetini bugünden yönetmeye imkân veren stratejik bir yatırım olarak görmek gerekiyor.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/omer-annac-8.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ömer Annaç</strong></p>

<p><strong>ANR Enerji Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>GES’ler nakit akışını pozitif etkiliyor</strong></p>

<p>Üretilen elektrik doğrudan işletmede tüketilir ve dışa bağımlılık azalır. Elektrik faturalarındaki tasarruf oranları bilançolara doğrudan faaliyet giderlerinin azalması ve kârlılığın artması olarak yansır. Düşen enerji maliyetleri, şirketlerin hem gelir tablosunu hem de nakit akışını olumlu yönde etkiler. Elektrik giderleri, işletme ve üretim tesislerinde "genel yönetim gideri" veya "üretim maliyeti" kalemindedir. Tasarruf, bu giderleri doğrudan düşürür. Faturaya daha az nakit ödenmesi, şirketin kasa veya banka hesaplarında daha fazla likit kalmasını sağlar. Enerji maliyetlerindeki düşüş faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr marjını doğrudan artırır.</p>

<p>Bu projelerin ekonomik etkileri ise oldukça geniş bir yelpazede değerlendirilmelidir. Güneş Enerjisi Santrali (GES) projeleri, işletmelerin şebekeden çektiği elektrik miktarını doğrudan azaltarak aylık enerji giderlerini çok ciddi oranlarda düşürür. İlk kurulum maliyeti yüksek olsa da, sistem genellikle 3 ila 4 yıl içinde kendini amorti eder ve sonraki yıllarda işletmeye neredeyse bedelsiz enerji sağlar. Elektrik fiyatlarına gelen zamlardan etkilenme oranı azalır.</p>

<p>Anlaşma tarifelerine göre, üretimin rölantide olabileceği dini ve milli tatillerde, revizyon zamanlarında, üretim tüketimden fazla olursa şebekeye satılarak ek gelir elde edilebilir.</p>

<p>12 Aralık 2015 tarihinde Paris'te düzenlenen COP21 İklim Değişikliği Konferansı'nda 195 ülke tarafından kabul edilen Paris anlaşmasına göre uyulması zorunlu olan maddelerden biride GES sistemleridir. Ve Bununla ilgili ciddi yaptırımlar uygulanacaktır.</p>

<p>Ülkelerin kendi sera gazı azaltım hedeflerini belirlemesi ve bunları her beş yılda bir daha iddialı planlarla güncellemesi gerekmektedir.</p>

<p>Gelişmekte olan ülkeler, GES projeleri sayesinde hem enerji güvenliğini artırabilir hem de uluslararası iklim değişikliği hedeflerine ulaşma konusunda katkıda bulunabilirler. Ancak bu potansiyelin tam olarak kullanılabilmesi için doğru politikaların ve stratejilerin belirlenmesi esastır.</p>

<p>Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum süreçlerine finansal destek sağlamaları neticesinde tarımsal alanda ve KOSGEB ve benzeri kurumlar üzerinden bu destekler GES yaptıran firmalara sağlanmaktadır.</p>

<p>Güneş enerjisi yatırımlarında karşılaşılan en büyük engellerin başında, lisanssız üretim başvurularında dağıtım şirketlerinden çağrı mektubu ve bağlantı görüşü almanın aşırı uzun zaman alması gelmektedir. Bununla birlikte, hem arazi hem de çatı tipi projelerin hayata geçirilmesi aşamasında belediyeler ve ilgili diğer kamu kurumlarından alınması gereken imar ve ruhsat onayları çok yavaş ilerlemektedir. Sektördeki belirsizliği artıran bir diğer önemli unsur ise, elektrik piyasası kanunlarında ve mahsuplaşma yönetmeliklerinde çok sık yapılan mevzuat değişikliklerinin yatırımcıların uzun vadeli planlama yapmasını zorlaştırmasıdır.</p>

<p>Sektörün önünün açılması için öncelikle tüm resmi izin ve onay süreçlerinin dijitalleştirilerek hızla sonuçlandırılması büyük önem arz etmektedir. Yatırımcıların motivasyonunu artırmak amacıyla, çağrı mektubu tahsisleri ile bağlantı anlaşması imzalama süreçlerinin bürokratik yüklerden arındırılarak kolaylaştırılması gerekmektedir. Son olarak, çatı ve arazi kurulumlarına ilişkin yasal kuralların ve standartların net bir şekilde belirlenmesi, uygulamadaki gri alanları ortadan kaldırarak yatırımlara ivme kazandıracaktır.</p>

<p>Güneş enerjisi santrallerinin kurulumunda kullanılan panel ve inverter gibi temel bileşenlerin tamamen döviz bazlı olması, projelerin maliyet yönetimini doğrudan küresel piyasalara bağımlı kılmaktadır. Döviz kurlarındaki hareketliliğin yanı sıra tedarik zincirindeki sektörel fiyat dalgalanmaları da eklendiğinde, yatırımcıların bütçe öngörülerinde bulunması ve yatırımın geri dönüş sürelerini hesaplaması ciddi şekilde zorlaşmaktadır.</p>

<p>Maliyet yükünü hafifletmek adına, GES yatırımlarında uygulanan KDV muafiyeti kapsamının genişletilmesi ve sürdürülebilir kılınması kritik bir teşvik aracı olacaktır. Özellikle kırsal bölgeler, sanayi tesisleri ve kamu binalarında yapılacak çevre dostu yatırımlar için düşük faizli, uzun vadeli ve onay süreçleri hızlı işleyen yeşil kredi mekanizmalarının devreye sokulması sektörel büyümeyi doğrudan destekleyecektir.</p>

<p>Yenilenebilir enerjiye olan yoğun talebe rağmen, mevcut trafo merkezlerinde yeni projeler için boş kapasite bulunamaması yatırımların önünde büyük bir teknik engel oluşturmaktadır. Ayrıca mevcut elektrik iletim ve dağıtım hatlarının yetersiz kalması, üretilen enerjinin sisteme sağlıklı bir şekilde aktarılmasını ve yeni tesislerin şebekeye entegre edilmesini engellemektedir.</p>

<p>Ülke genelindeki dağıtım şebekelerinin, hızla artan yenilenebilir enerji üretim kapasitesine uyum sağlayacak şekilde dinamik ve modern bir yapıya kavuşturulması acil bir ihtiyaçtır. Şebeke yükünü dengelemek ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla, batarya ile çalışan enerji depolama sistemlerinin yatırımlarına yönelik teşvik ve desteklerin artırılması gerekmektedir.</p>

<p>Gelişmekte olan ülkeler, ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma sürecinde enerjiye olan taleplerini her geçen gün artırmaktadır. Bu ülkelerin enerji ihtiyaçları, genellikle fosil yakıtlara dayalı geleneksel enerji üretim yöntemleriyle karşılanmaktadır. Ancak son yıllarda, küresel ısınma ve çevresel zorluklar nedeniyle, yenilenebilir enerjiye olan ilgi artış göstermektedir. Güneş enerjisi, bu yenilenebilir enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir. GES projeleri, gelişmekte olan ülkelerde ekonomik bir çözüm sunma potansiyeline sahip, sürdürülebilir enerji üretim yöntemlerindendir. GES projeleri, bu ülkelerin enerji üretimindeki bu dışa bağımlılığını azaltabilir ve enerji fiyatlarını stabilize edebilir. Ayrıca, güneş enerjisinin bir kaynak olarak sürekli ve ücretsiz olması, enerji üretim maliyetlerinin zamanla daha öngörülebilir ve istikrarlı hale gelmesini sağlar. Bu istikrar, hane halkları ve işletmeler için enerji maliyetlerinin daha öngörülebilir olmasına yol açar. Böylece, enerji fiyatlarının gelecekteki trendleri hakkında daha net tahminlerde bulunulabilir ve bu, ekonomik planlama ve bütçeleme açısından önemli bir avantaj sağlar</p>

<p>Güneş enerjisi projeleri, yerel topluluklara doğrudan katkıda bulunabilir. Yerel tedarik zincirleri, projelerin inşaat ve işletme aşamalarında kullanılan malzemelerin ve hizmetlerin sağlanmasında rol oynar. Ayrıca, bu tür projeler, yerel ekonomilere dolaylı yoldan katkıda bulunarak turizmi teşvik edebilir ve bölgelerin itibarını artırabilir. Bu tür projelerin hayata geçirilmesi, ekonomik kalkınmanın yanı sıra çevresel sürdürülebilirliği de desteklemektedir.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/orhan-ozcu-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Orhan Özcü </strong></p>

<p><strong>Sisina Enerji Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>GES, işletmelerin maliyet yapısını güçlendiriyor</strong></p>

<p>Küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve enflasyonist baskılar, firmaların en kritik girdi kalemlerinden biri olan enerji maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle işletmeler açısından enerji maliyetlerini kontrol altına almak ve öngörülebilir hale getirmek her geçen gün daha önemli bir konu haline geliyor. Doğru projelendirilmiş bir GES ile işletmelerin elektrik tüketiminin yüzde 100’üne kadar karşılanabilmesi mümkün olurken, sağlanan bu tasarruf doğrudan operasyonel maliyetlere ve dolayısıyla kârlılığa yansımaktadır. Bunun yanında kendi enerjisini üreten işletmeler, şebekeden satın aldıkları elektrik miktarını azaltarak gelecekteki elektrik fiyat artışlarından minimum seviyede etkilenmekte ve enerji maliyetlerini uzun vadede daha öngörülebilir hale getirmektedir. Bu açıdan GES'i yalnızca elektrik faturasında tasarruf sağlayan bir sistem olarak değil, işletmenin maliyet yapısını güçlendiren, finansal risklerini azaltan ve rekabet gücünü destekleyen uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendirmek gerekir.</p>

<p>Teknoloji arzının artmasıyla birlikte panel ve ekipman maliyetlerinin geçmiş yıllara kıyasla daha erişilebilir hale gelmesi, buna karşılık enerji maliyetlerinin yükselmesi GES yatırımlarının ekonomik cazibesini artırıyor. Türkiye'de özellikle doğru projelendirilmiş sanayi tipi GES projelerinde yatırımın geri dönüş süresi ortalama 4-4,5 yıl arasında değişebiliyor. Bu süre; yatırımın kurulum maliyetine, işletmenin elektrik tüketim profiline, GES'in üretim kapasitesine ve elektrik fiyatlarına bağlı olarak daha kısa sürelere inebilmektedir. Yatırımcı açısından 4-4,5 yıllık bir geri dönüş süresi, santralin 25-30 yılı aşabilen kullanım ömrüyle birlikte değerlendirildiğinde oldukça cazip bir tablo ortaya koyuyor. Özellikle yatırımın kendini amorti ettiği noktadan sonraki dönemde, GES'in ürettiği elektriğin işletmeye sağladığı ekonomik fayda çok daha belirgin hale geliyor. Bu da GES yatırımını, işletmeler açısından yalnızca enerji maliyetlerini azaltan değil, orta ve uzun vadede güçlü bir yatırım getirisi sunan alternatiflerden biri haline getiriyor.</p>

<p>Özellikle üretimin rölantide olduğu dönemlerde ortaya çıkan ihtiyaç fazlası enerji, işletmeler açısından önemli bir ekonomik değere dönüşebilmektedir. Mevcut uygulamalarda ihtiyaç fazlası üretimin ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek sisteme verilmesi ve ekonomik karşılığının alınması mümkün olurken, son çıkan yönetmelik kapsamında öz tüketimi karşılama önceliğiyle kurulan ve depolamalı sistemlerle desteklenebilen GES sistemleriyle birlikte işletmeler üretilen ancak o anda tüketilemeyen enerjiyi ilgili mevzuat sınırlarında ekonomik girdiye dönüştürmenin yanı sıra; bataryalarda depolayarak ihtiyaç duydukları saatlerde yeniden kullanabilmektedir. Böylece işletmeler, hem ürettikleri enerjinin ekonomik değerini elde etme hem de tüketim zamanları ile güneş üretimi arasındaki farkı depolama yoluyla dengeleme imkânına sahip olmaktadır. Bu durum şebekeden satın alınan elektrik miktarını ve buna bağlı nakit çıkışını azaltırken, enerji giderlerinin daha etkin yönetilmesine de katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Avrupa Yeşil Mutabakatı ve 2026 itibarıyla mali uygulama dönemine giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), ihracatçı firmalar açısından enerji ve karbon maliyetlerini önemli bir rekabet unsuru haline getirmektedir. Özellikle AB pazarına ihracat yapan firmalar için üretimde kullanılan enerjinin kaynağı ve buna bağlı karbon emisyonlarının azaltılması, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, doğrudan ticari rekabet açısından da önem taşımaktadır. Bu noktada GES yatırımları, yalnızca elektrik faturalarını düşüren bir yatırım olarak değil, aynı zamanda karbon ayak izini azaltmaya ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü korumaya yönelik stratejik bir yatırım olarak öne çıkmaktadır. GES yatırımları, ilerleyen dönemde artabilecek karbon maliyetleri ve müşterilerin düşük karbonlu üretim talepleri karşısında firmaların maliyet baskısını azaltmasına ve rekabet avantajlarını korumasına katkı sağlar. Bu nedenle özellikle ihracat yapan firmaların enerji tüketimlerini, karbon emisyonlarını ve GES potansiyellerini bugünden analiz ederek kademeli bir yeşil dönüşüm planı oluşturmaları önem arz etmektedir.</p>

<p>2000'li yılların başında kurucu üyeleri arasında yer aldığım Türkiye Enerji Verimliliği Derneği bünyesinde enerji verimliliği konusunda farkındalık çalışmalarına başladık. Bu alandaki çalışmalarımızı daha sonra Gürsu Belediye Başkanlığı dönemimde somut projelere dönüştürme fırsatı bulduk ve 2013 yılında belediyemiz için kurduğumuz GES tesisiyle Türkiye'de kurulan ilk resmi GES santralini hayata geçirerek sektörümüz adına önemli bir adım atmış olduk.</p>

<p>2019 yılında ise Sisina Enerji olarak kendi GES tesisimizi kurmamız ve aynı dönemde Sungen Solar Enerji'nin bölge yetkili acentesi olmamızla birlikte, sanayi tipi GES projelerinde anahtar teslim kurulum faaliyetlerimize başladık. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz santrallerle yatırımcılarımızın enerji ihtiyaçlarına çözüm üretirken, aynı zamanda ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine de katkı sağlamış olduk. Geldiğimiz noktada gerek Bursa'da gerekse Türkiye'nin farklı bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz projeler ve yürüttüğümüz çalışmalarla GES sektöründe önemli bir konuma ulaştığımızı düşünüyoruz.</p>

<p>Ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması ve sürdürülebilir enerji politikalarının daha ileri taşınabilmesi için tüm sektör paydaşlarının üzerine önemli sorumluluklar düşüyor. Biz de bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürürken hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki yatırım ve faaliyetlerimizi artırarak büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de edindiğimiz tecrübe ve birikimi yeni projelere aktararak, yenilenebilir enerji sektörünün gelişimine ve ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz.</p>

<p>GES sektörünün hızlı büyümesiyle birlikte karşılaşılan kapasite ve izin sürelerinin uzun olması gibi sorunların çözümüne yönelik son zamanlarda önemli mevzuat düzenlemeleri ve kapasite artırıcı çalışmalar hayata geçirildi, bu çalışmaların halen devam ettiğini de görüyoruz. Ancak özellikle yatırım ve uygulama süreçlerinin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesi konusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mevzuatın yatırımcıyı teşvik eden, uzun vadeli ve öngörülebilir bir yapıda olması, GES yatırımlarının yalnızca büyük ölçekli yatırımcılar için değil, farklı ölçekteki tüm işletmeler ve yatırımcılar için erişilebilir hale getirilmesi önem taşıyor. Bunun yanında günümüzde finansman maliyetlerinin yüksek olması, kredi ve leasing yoluyla GES yatırımı yapmak isteyen işletmeler açısından önemli bir maliyet unsuru oluşturuyor. Uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkânlarının artırılması, özellikle yatırımını öz kaynakla gerçekleştiremeyen işletmelerin GES yatırımlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Ayrıca mevcut santrallerin de en verimli şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle 10 yıllık işletme süresini dolduran lisanssız GES tesislerinde üretilen enerjinin sistem içerisinde nasıl daha etkin değerlendirilebileceğine yönelik uzun vadeli ve sürdürülebilir modeller geliştirilmesi hem mevcut yatırımların verimliliğini artıracak hem de ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla faydalanmasını sağlayacaktır. Öte yandan sektörün büyümesini destekleyecek en önemli unsurlardan biri de nitelikli insan kaynağıdır. Üniversiteler, meslek kuruluşları ve sektör temsilcilerinin iş birliğiyle uygulamaya dönük eğitimlerin artırılması, yetişmiş teknik personel ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacaktır. Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmesi için yeni yatırımların önünü açarken mevcut yatırımların da etkin biçimde değerlendirilmesini sağlayan, yatırımcıyı teşvik eden ve uzun vadeli öngörülebilirlik sunan bir sektör yapısının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz.</p>

<p>Bursa, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek elektrik tüketimi nedeniyle GES yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip. Özellikle organize sanayi bölgelerinde ve sanayi tesislerinin geniş çatı alanlarında öz tüketim amaçlı GES yatırımlarının artırılması hem işletmelerin enerji maliyetlerinin azaltılması hem de Bursa'nın yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bunun için öncelikle mevcut mevzuat ve kapasite artırmaya yönelik çalışmaların Bursa'da özelinde de yatırımcıların önünü açacak şekilde sürdürülmesi, izin ve bağlantı süreçlerinin mümkün olduğunca hızlandırılması gerekiyor. GES yatırımlarının yalnızca büyük sanayi kuruluşlarıyla sınırlı kalmayıp KOBİ'ler, ticarethaneler, tarımsal işletmeler ve kamu yapıları için de daha erişilebilir hale gelmesi, Bursa'nın sahip olduğu güneş enerjisi potansiyelinin çok daha etkin değerlendirilmesini sağlayacaktır.</p>

<p>Güneş enerjisi artık yalnızca bir enerji üretim modeli değil, işletmelerin maliyetlerini yönetmesi, rekabet gücünü koruması ve geleceğe hazırlanması açısından stratejik bir yatırım alanı haline geliyor. Doğru projelendirilmiş GES yatırımlarının cazip geri dönüş süreleriyle sağlamış olduğu ekonomik katkılar, depolama teknolojilerindeki gelişmeler ve yenilenebilir enerjinin karbon maliyetleri açısından sağladığı avantajlar, bu yatırımların önemini her geçen gün artırıyor. Bu dönüşümün daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşabilmesi için ilgili mevzuatların teşvik edici ve öngörülebilir olması, finansman imkânlarının güçlendirilmesi ve mevcut santrallerin de en verimli şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarının daha da yaygınlaşmasıyla birlikte, hem işletmelerin enerji maliyetlerini daha etkin yönetebileceğine hem de ülkemizin enerji arz güvenliğine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sağlanacağına inanıyoruz. Bu dönüşümün hızlanması için kamu, özel sektör ve sektör paydaşlarının ortak bir anlayışla çalışmalarını sürdürmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><img height="294" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/olgun-karabiber-niltimder-ykb-3.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Olgun KARABİBER<br />
Limadem Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Doğru projelendirilmiş GES’ler güçlü etki yaratıyor</strong></p>

<p>Bugün sanayicinin önündeki en önemli konulardan biri enerji maliyetinin yalnızca yüksek olması değil, aynı zamanda gelecekteki maliyetin öngörülmesinin zorlaşmasıdır.</p>

<p>GES yatırımının bence en önemli tarafı burada başlıyor. İşletme, tükettiği elektriğin belirli bir bölümünü kendi çatısında veya uygun yatırım alanında üreterek dışarıdan satın aldığı enerji miktarını azaltıyor. Dolayısıyla yalnızca bugünkü elektrik faturasını düşürmüyor; gelecekte karşılaşabileceği enerji fiyat artışlarına karşı da kendisine bir koruma alanı oluşturuyor.</p>

<p>Burada her işletmeye tek bir tasarruf oranı vermek doğru olmaz. Tüketim profili, çalışma saatleri, çatı alanı, kurulu güç ve üretim-tüketim eşleşmesi sonucu doğrudan değiştiriyor. Özellikle gündüz yoğun çalışan sanayi tesislerinde doğru projelendirilmiş bir GES'in ekonomik etkisi çok daha güçlü olabiliyor.</p>

<p>Bunun bilanço tarafındaki karşılığı da çok net: Enerji gideri düştükçe üretim maliyeti azalıyor, faaliyet kârlılığı güçleniyor ve şirketin enerji fiyatlarındaki artışlara karşı kırılganlığı düşüyor.</p>

<p>Biz GES'e sadece “elektrik faturası düşüren sistem” olarak bakmıyoruz. GES aynı zamanda işletmenin gelecekteki enerji maliyetinin bir bölümünü bugünden kontrol altına almasıdır.</p>

<p>GES yatırımlarında geri dönüş süresi artık yatırımcı açısından oldukça ciddi bir avantaj oluşturuyor. Ancak burada da “her GES şu kadar yılda döner” şeklinde kesin bir rakam vermeyi doğru bulmuyorum. Çünkü yatırımın büyüklüğü, tesisin tüketim profili, öz tüketim oranı, finansman şekli, elektrik tarifesi, kurulum alanı ve teknik koşullar geri dönüş süresini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Bugünkü piyasa koşullarında sanayi tesislerinde iyi projelendirilmiş ve öz tüketimi yüksek bir GES yatırımında kabaca 3 ila 5 yıllık geri dönüş sürelerinin konuşulabildiğini görüyoruz. Çok uygun tüketim profillerinde bu süre daha aşağıya inebilirken, finansman maliyetinin yüksek veya öz tüketimin düşük olduğu projelerde uzayabilir.</p>

<p>Burada asıl önemli nokta şu: Bir sanayi yatırımının ekonomik ömrü 20-25 yıl ve üzeri düşünülürken, yatırımın kendisini birkaç yıl içerisinde geri ödeyebilmesi ciddi bir avantajdır. Üstelik yatırım geri döndükten sonra tesis uzun yıllar boyunca enerji üretmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle artık GES'i yalnızca çevreci bir yatırım olarak değerlendirmek eksik kalıyor. Doğru fizibiliteyle yapılan GES, bugün sanayicinin önündeki en güçlü maliyet yönetimi araçlarından biridir. Burada öncelikle GES yatırımının temel mantığını doğru kurmamız gerekiyor. Biz yatırımcıya GES'i “fazla elektrik üretelim, satalım” mantığıyla önermiyoruz. Önceliğimiz mümkün olduğunca yüksek öz tüketim oranı yakalamaktır. Çünkü en değerli enerji, işletmenin şebekeden satın almak zorunda kalmadığı enerjidir.</p>

<p>Bununla birlikte hafta sonları, bayram dönemleri, vardiya düşüşleri veya üretimin yavaşladığı zamanlarda üretim ile tüketim arasında fark oluşabiliyor. Mevzuat ve bağlantı modeli çerçevesinde değerlendirilebilen ihtiyaç fazlası üretim, yatırımın toplam ekonomisine ek katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>Ancak bunu ana gelir modeli olarak değil, doğru boyutlandırılmış yatırımın ilave getirisi olarak görmek gerekir.</p>

<p>Gelecekte enerji depolama sistemlerinin daha yaygın ve ekonomik hale gelmesiyle birlikte bu konu çok daha farklı bir noktaya gelecek. O zaman işletmeler yalnızca elektrik üreten değil, ürettiği enerjiyi hangi saatte kullanacağına karar verebilen yapılara dönüşecek. Bence sanayide önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri GES + enerji depolama + enerji yönetimi olacak.</p>

<p>Burada firmalarımıza çok net bir çağrıda bulunmak gerekiyor: Yeşil dönüşümü bir çevre projesi olarak değil, ihracat ve rekabetçilik meselesi olarak görün. Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması artık teorik bir tartışma değil. 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük içeren kesin dönem başladı. Dolayısıyla özellikle Avrupa'ya ihracat yapan firmalar açısından üretimde kullanılan enerjinin kaynağı, karbon ayak izi ve emisyonların ölçülebilirliği giderek daha önemli hale geliyor. Bugün yatırım yapmamanın maliyeti görünmeyebilir. Fakat birkaç yıl sonra müşteriniz sizden yalnızca fiyat ve kalite istemeyecek; ürününüzün hangi karbon yoğunluğuyla üretildiğini de soracak.</p>

<p>Bu noktada mesele yalnızca doğrudan bir “ceza” meselesi değildir. Daha önemli risk; yüksek karbon maliyetinin ürün fiyatına yansıması, rekabet avantajının kaybedilmesi ve düşük karbonlu tedarikçi arayan uluslararası müşterilerin başka üreticilere yönelmesidir.</p>

<p>GES tek başına bütün karbon sorununu çözmez. Ancak işletmenin elektrik kaynaklı emisyonlarını azaltma ve enerji dönüşümünü başlatma konusunda çok güçlü araçlardan biridir.</p>

<p>Ben sanayicimize şunu söylüyorum: Bugün GES yatırımının maliyetini hesaplıyoruz. Çok yakın gelecekte GES yapmamanın maliyetini hesaplamak zorunda kalacağız.</p>

<p>Limadem Elektrik olarak biz GES'i ana elektrik altyapısından bağımsız bir sistem olarak görmüyoruz. Bir sanayi tesisinde çatıya panel koymak işin görünen kısmıdır. Asıl önemli olan; tesisin mevcut elektrik altyapısının analizi, trafo gücü, tüketim karakteristiği, panolar, koruma sistemleri, OG-AG altyapısı, kablo ve dağıtım sistemleri, bağlantı koşulları ve enerji kalitesinin birlikte değerlendirilmesidir.</p>

<p>Bizim sanayi tesislerindeki tecrübemizin GES projelerine en büyük katkısı da burada ortaya çıkıyor. Limadem Elektrik olarak projeye öncelikle yatırımcı gözüyle bakıyoruz: “Bu tesis ne kadar tüketiyor, ne zaman tüketiyor, ne kadar üretmeli, mevcut elektrik altyapısı bunu kaldırıyor mu ve yapılan yatırım gerçekten ekonomik mi?”</p>

<p>Bu soruların cevabını vermeden sadece çatıdaki metrekareye bakarak GES projelendirmeyi doğru bulmuyoruz. Amacımız panel kurmak değil; sanayi tesisinin enerji altyapısını doğru yönetmek. Sektörde birkaç temel problem görüyoruz.</p>

<p>Birincisi mevzuat ve izin süreçleri. Yatırımcı yatırım kararını aldıktan sonra mümkün olduğunca öngörülebilir bir takvim görmek istiyor. Dağıtım şirketleri, proje onayları, bağlantı süreçleri ve diğer prosedürlerin daha hızlı ve standart hale gelmesi yatırımların önünü açacaktır. İkinci konu nitelikli insan kaynağı.GES sektörü çok hızlı büyüdü ancak aynı hızda yetişmiş teknik personel oluşturmak kolay değil. GES sadece panel montajından ibaret değildir. DC sistemler, inverterler, OG-AG altyapısı, koruma, topraklama, yangın güvenliği, enerji kalitesi ve devreye alma gibi birçok mühendislik disiplinini beraberinde getiriyor. Üçüncü önemli konu ise kalite.Sektör büyüdükçe fiyat rekabeti de büyüyor. Fakat enerji tesislerinde sadece ilk yatırım fiyatına odaklanmak uzun vadede ciddi riskler oluşturabilir.</p>

<p>Bizim önerimiz çok açık: Projelerde yalnızca “kaç dolar/Watt?” sorusunun değil; hangi mühendislik, hangi ekipman, hangi güvenlik standardı, hangi üretim garantisi ve hangi satış sonrası hizmet? sorularının da sorulması gerekiyor.</p>

<p>GES yatırımı 20-25 yıl çalışması beklenen bir enerji tesisidir. Dolayısıyla ihale mantığından çok yaşam döngüsü maliyeti mantığıyla değerlendirilmelidir. Bursa bu konuda Türkiye'nin en önemli potansiyel şehirlerinden biri. Çünkü Bursa yalnızca büyük bir sanayi şehri değil; otomotivden makineye, tekstilden gıdaya kadar enerji tüketimi yüksek ve ihracat odaklı çok güçlü bir üretim altyapısına sahip. Dolayısıyla Bursa'da GES yatırımlarını artırmak aynı zamanda sanayinin rekabet gücünü artırmak anlamına geliyor. Bunun için öncelikle OSB'lerde çatı ve arazi potansiyellerinin sistematik olarak çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Hangi fabrikanın ne kadar tükettiği, ne kadar çatı alanına sahip olduğu ve ne kadar yenilenebilir enerji potansiyeli bulunduğu daha görünür hale getirilmeli. İkinci olarak bağlantı kapasitelerinin güçlendirilmesi ve yatırım süreçlerinin hızlandırılması gerekiyor. Üçüncü olarak finansmana erişim kolaylaştırılmalı. Özellikle KOBİ'ler için uzun vadeli yeşil finansman modelleri GES yatırımlarını ciddi biçimde hızlandırabilir.</p>

<p>Üniversiteler, meslek liseleri, sektör dernekleri ve sanayi kuruluşlarının birlikte hareket ederek nitelikli teknik insan kaynağı geliştirmeyi de çok önemli. Ben Bursa'nın önüne sadece “daha fazla GES yapalım” hedefi koymanın yeterli olmadığını düşünüyorum. Bursa'yı düşük karbonlu üretimin ve enerji verimli sanayinin Türkiye'deki öncü şehirlerinden biri haline getirmeliyiz. Enerji artık işletmeler için sadece teknik departmanın yönettiği bir gider kalemi değil. Enerji maliyeti; üretim maliyetini, ihracatı, karbon ayak izini, finansmana erişimi ve şirketin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enerji konusu artık yönetim kurullarının gündeminde olmak zorunda.</p>

<p>Türkiye'nin güneş enerjisinde geldiği nokta da dönüşümün hızını gösteriyor. 2026 Haziran sonu itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücümüz yaklaşık 27 GW seviyesine ulaştı ve toplam elektrik kurulu gücündeki payı yüzde 21,6'ya çıktı. Fakat özellikle sanayide hâlâ değerlendirebileceğimiz çok ciddi bir potansiyelimiz var. Önümüzdeki dönemde kazanan şirketlerin yalnızca daha fazla üreten şirketler olmayacağını düşünüyorum. Enerjisini doğru yöneten, karbonunu azaltan ve üretim maliyetini öngörülebilir hale getiren şirketler öne çıkacak.</p>

<p>Biz Limadem Elektrik olarak bu dönüşümde GES'i tek başına bir ürün olarak değil; sanayinin enerji altyapısının bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü bizim için mesele sadece enerji üretmek değil, enerjiyi yönetmek.</p>

<p><img height="295" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/numan-cakir.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Numan Çakır</strong></p>

<p><strong>Fix Enerji Sistemleri</strong></p>

<p><strong>Elektrik-Elektronik Mühendisi</strong></p>

<p><strong>GES işletmeye güçlü finansal yapı kazandırıyor</strong></p>

<p>Bir işletmenin elektrik tüketiminin önemli bölümünü kendi çatısında veya arazisinde kurduğu GES’ten karşılaması, şebekeden satın alınan elektrik miktarını doğrudan azaltıyor. Dolayısıyla elektrik birim fiyatlarındaki artışlardan işletmenin maruz kaldığı risk de düşüyor.</p>

<p>Tasarruf oranına baktığımızda ise tek bir rakam vermek doğru olmaz. Çünkü sonuç; işletmenin yıllık tüketimine, tüketimin gün içindeki dağılımına, GES’in kurulu gücüne, öz tüketim oranına, elektrik tarifesine ve sistemin finansman modeline göre değişiyor. Ancak doğru projelendirilmiş bir GES, işletmenin şebekeden aldığı elektrik miktarında çok ciddi bir azalma sağlayabiliyor.</p>

<p>Bunun bilançoya yansıması da oldukça önemli. GES yatırımı yapıldığında işletme ilk aşamada bir yatırım maliyeti üstleniyor; ancak sistem devreye girdikten sonra elektrik giderlerinde kalıcı bir düşüş oluşuyor. Bu da işletmenin faaliyet giderlerini azaltarak operasyonel kârlılığını ve nakit akışını olumlu etkileyebiliyor. Yani GES’i sadece ‘elektrik faturası tasarrufu’ olarak değerlendirmemek gerekiyor. Asıl değer, işletmeye uzun vadede daha öngörülebilir bir enerji maliyeti ve daha güçlü bir finansal yapı kazandırmasıdır.</p>

<p>GES yatırımlarında amortisman süresi tek bir rakam değildir; *genelde yaklaşık 4 ila 8 yıl* aralığında görülür. Bu süre; panel verimi, kurulum maliyeti, çatı mı arazi mi olduğu, finansman koşulları, şebeke bağlantısı ve özellikle *elektrik tarifesinin seviyesi* ile değişir.Yatırımcıyı çeken ana unsur, elektrik fiyatları yükseldikçe geri dönüşün hızlanmasıdır. Yani:</p>

<p>Yüksek tüketim olan işletmelerde geri dönüş daha kısa olur. Öz tüketim oranı yüksekse yatırım daha cazip hale gelir.Kur farkı, bakım gideri ve izin süreçleri de süreyi uzatabilir.Kısacası, bugünkü piyasa koşullarında GES çoğu yatırımcı için *orta vadede cazip* bir yatırım sayılır; çünkü amortisman süresi makul ve sonrasında üretilen enerji büyük ölçüde maliyeti düşürür. Üretimin rölantide olduğu dönemlerde GES’in ürettiği ihtiyaç fazlası enerji, şirketin nakit akışına birkaç yönden artı değer katar: Şirket, kendi tükettiği kadar şebekeden daha az enerji alır. Bu, aylık nakit çıkışını doğrudan azaltır. Doğru kurguda fazla enerji, mahsuplaşma veya satış mekanizmasıyla ekonomik değere dönüşür.</p>

<p>Özellikle üretim, talep ya da vardiya düzeni değişen işletmelerde enerji maliyeti daha öngörülebilir hale gelir.İşletme sermayesi rahatlar: Enerji faturasında oluşan tasarruf, kısa vadede stok, hammadde, personel veya borç servisi gibi kalemlere nefes aldırır.</p>

<p>Tarife artışları yükseldikçe, şirketin maliyet tabanı daha az oynar; bu da nakit akışı planlamasını kolaylaştırır. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi, artık ihracatçı firmalarımız açısından geleceğin değil, bugünün meselesidir. Özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımızın karbon ayak izlerini azaltmaları ve temiz enerji yatırımlarına yönelmeleri büyük önem taşıyor.</p>

<p>GES yatırımlarını yalnızca bir enerji yatırımı olarak değerlendirmemek gerekiyor. GES; işletmeler için hem enerji maliyetlerini düşüren hem de karbon emisyonlarını azaltarak uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyan stratejik bir yatırımdır. Bugün GES yatırımı yapmaktan kaçınan firmalar, ilerleyen dönemde artan enerji maliyetlerinin yanı sıra karbon maliyetleriyle de karşı karşıya kalabilirler.Kendi enerjisini temiz kaynaklardan üreten, karbon ayak izini azaltan ve sürdürülebilir üretim altyapısını bugünden oluşturan firmalarımız, Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlarda çok daha güçlü bir konuma gelecektir.</p>

<p>Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için sanayicimizin de bu dönüşümün içerisinde aktif rol alması gerekiyor. Bugün atılacak GES ve enerji verimliliği adımları, yarının karbon maliyetlerini azaltırken firmalarımızın uluslararası pazarlardaki varlığını da güvence altına alacaktır.</p>

<p>Firma olarak enerji dönüşümünü yalnızca GES kurulumu olarak değil, işletmelerin uzun vadeli enerji maliyetlerini ve karbon ayak izlerini azaltan bütüncül bir süreç olarak ele alıyoruz.Bu doğrultuda; işletmelerin enerji tüketimlerini analiz ediyor, ihtiyaçlarına uygun GES projeleri geliştiriyor ve yüksek verimlilik sağlayacak sistemlerin hayata geçirilmesine yönelik mühendislik ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Amacımız, firmaların doğru kapasitede, doğru teknolojiyle ve yatırımın geri dönüşünü gözeterek güneş enerjisinden maksimum fayda sağlamalarını mümkün kılmak.</p>

<p>Özellikle sanayi tesisleri ve ihracatçı firmalar açısından GES yatırımlarının önümüzdeki dönemde çok daha stratejik hale geleceğine inanıyoruz. Enerji maliyetlerinin azaltılması, karbon em…GES yatırımlarında karşılaştığımız önemli konulardan biri de doğru projelendirme ve doğru ürün seçimidir. Bir GES yatırımının başarısı yalnızca kurulan panel sayısıyla değil; işletmenin enerji tüketiminin doğru analiz edilmesi, sistemin doğru kapasitede projelendirilmesi ve kaliteli, güvenilir ürünlerin tercih edilmesiyle belirlenir.</p>

<p>Piyasada farklı kalite ve fiyat seviyelerinde çok sayıda ürün bulunuyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca ilk yatırım maliyetine odaklanmaması gerekiyor. Panel, inverter, konstrüksiyon ve diğer ekipmanların teknik özellikleri, verimlilikleri, garanti süreleri ve uzun vadeli performansları birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Biz firma olarak projelendirme aşamasında öncelikle müşterimizin enerji tüketim profilini analiz ediyor, ihtiyaca uygun kapasiteyi belirliyor ve uzun yıllar güvenilir şekilde çalışabilecek ürünleri tercih ediyoruz. Çünkü *GES yatırımında en ucuz çözüm değil, doğru tasarlanmış ve uzun vadede en verimli çözüm en doğru yatırımdır.*</p>

<p>Doğru projelendirme ve doğru ürün seçimi; yatırımın geri dönüş süresini, sistemin üretim performansını ve işletmenin uzun vadeli enerji maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle yatırımcılarımızı, GES yatırımlarını yalnızca bir panel alımı olarak değil, profesyonel mühendislik gerektiren uzun vadeli bir enerji yatırımı olarak değerlendirmeye davet ediyoruz.</p>

<p>Bursa, Türkiye’nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri. Dolayısıyla yüksek enerji tüketen sanayi tesislerimiz açısından GES yatırımları hem işletmelerin enerji maliyetlerini azaltmak hem de karbon ayak izlerini düşürmek açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bursa’da GES yatırımlarının daha da artması için öncelikle yatırımcının önünü gören, öngörülebilir ve hızlı işleyen bir sistem oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz.</p>

<p>Özellikle izin, bağlantı, proje onay ve kabul süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması büyük önem taşıyor. Mevzuatın zaman içerisinde değişebilmesi nedeniyle yatırımcıların güncel düzenlemelere uyum sağlaması da zorlaşabiliyor. EPDK'nın lisanssız üretim mevzuatında 2025 ve 2026 yıllarında değişiklik taslakları ve düzenlemeler üzerinde çalışmalar yürütmesi de bu alanın dinamik yapısını gösteriyor. Bunun yanında Bursa’daki sanayi tesisleri, OSB’ler ve KOBİ’ler için uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkanlarının artırılması gerekiyor. Özellikle ihracat yapan firmalara, enerji maliyetlerini ve karbon emisyonlarını azaltan yatırımlar açısından ilave teşvik mekanizmaları oluşturulabilir. Bir diğer önemli konu ise bilinçlendirme. Birçok işletme GES'i sadece elektrik faturasında tasarruf sağlayan bir yatırım olarak görüyor. Oysa bugün GES; enerji maliyetlerinin yanında karbon ayak izi, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve ihracat rekabetçiliği açısından da stratejik bir yatırım haline gelmiş durumda.</p>

<p>Her fabrikanın tüketim profili farklı; standart proje yerine işletmeye özel mühendislik yapılmalı. Kaliteli ürün seçimi: Sadece panel fiyatına değil, panel ve inverterin verimliliğine, garanti ve servis imkanlarına, uzun vadeli performansına bakılmalı. İzin, bağlantı, proje onay ve kabul süreçleri hızlandırılmalı; yatırımcı önünü daha net görebilmeli.GES yatırımlarının önümüzdeki dönemde batarya enerji depolama sistemleriyle birlikte değerlendirilmesi önemli.</p>

<p>Önce tüketimi analiz etmek, verimsizliği azaltmak, ardından doğru kapasitede GES kurmak gerekiyor.GES artık sadece elektrik faturası tasarrufu değil; ihracat yapan firmalar için karbon maliyetlerini ve rekabet risklerini yönetme aracıdır. KOBİ’lerin GES yatırımlarına erişebilmesi için uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman imkanları artırılmalı. Sektörün büyümesiyle birlikte mühendis, tekniker ve saha personeli ihtiyacı artıyor. Uygulamalı mesleki eğitim desteklenmeli. Bursa’daki OSB'ler, fabrikalar ve ticari işletmelerin çatı alanları önemli bir GES potansiyeli taşıyor. Yerel üretim ve teknoloji: GES ekipmanlarında yerli üretim ve teknolojik kapasitenin geliştirilmesi, sektörde dışa bağımlılığı azaltacaktır. Kalitesiz ve sadece düşük fiyat üzerinden rekabet eden uygulamaların önüne geçilmeli; mühendislik ve teknik kalite daha fazla önemsenmeli.</p>

<p></p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ali-eren-keles.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ali Eren Keleş </strong></p>

<p><strong>KLN Enerji Kurucu Ortak</strong></p>

<p><strong>GES yatırımları işletmeler için önemli avantaj</strong></p>

<p>Bugün sanayicinin en önemli gündemlerinden biri enerji maliyeti. Özellikle enerji yoğun üretim yapan işletmelerde elektrik faturası artık sadece aylık ödenen bir gider değildir. Ürün maliyetini, karlılığı ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir unsur.</p>

<p>GES yatırımı burada işletmeye önemli bir avantaj sağlıyor. Firma, tükettiği elektriğin belirli bir bölümünü kendi çatısında veya arazisinde üretmeye başladığında şebekeden satın aldığı enerji miktarı azalıyor. Bu da doğal olarak elektrik giderinin aşağı gelmesini sağlıyor. Ancak burada herkese “yüzde şu kadar tasarruf edersiniz” demeyi doğru bulmuyorum. Bir fabrikanın tek vardiya mı üç vardiya mı çalıştığı, hafta sonu tüketimi, çatı alanı, kurulu güç, yıllık tüketim ve güneş enerjisinin ne kadarını üretildiği anda kullanabildiği çok önemli. İyi projelendirilmiş ve gündüz tüketimi yüksek bir sanayi tesisinde elektrik giderinin ciddi bir kısmını GES üzerinden karşılamak mümkün. Bunun bilanço tarafında çok somut bir karşılığı var. Enerji gideriniz düştüğünde doğrudan operasyonel maliyetiniz azalıyor. Üretim miktarı aynı kalırken daha düşük enerji maliyetiyle çalışıyorsunuz. Dolayısıyla işletme karlılığına olumlu katkı sağlıyor.</p>

<p>Ben GES'e yalnızca “elektrik faturasını düşüren bir sistem” olarak bakmıyorum. Aslında firma gelecekteki enerji maliyetinin bir bölümünü bugünden kontrol altına alıyor. Enerji fiyatları arttığında bunun değeri çok daha net görülüyor.</p>

<p>Son yıllarda yatırımcı açısından oldukça olumlu bir tablo oluştu. Bir tarafta güneş enerjisi teknolojileri gelişiyor ve ekipman maliyetleri geçmiş yıllara göre daha erişilebilir hale geliyor, diğer tarafta elektriğin işletmeler üzerindeki maliyet baskısı artıyor. Bu iki unsur GES yatırımlarını doğal olarak daha cazip hale getiriyor. Sanayi tesislerinde doğru projelendirilmiş, öz tüketimi yüksek bir GES yatırımında bugün genel olarak <strong>4 ila 6 yıl civarında bir basit geri ödeme süresinden</strong> söz etmek mümkün. Tabii bunu her proje için geçerli kesin bir rakam olarak söylemiyorum. Finansman maliyeti, kurulu güç, tesisin tüketim profili, kullanılacak ekipman, çatının yapısı ve elektrik tarifesi süreyi değiştirebilir. Burada yatırımcıların bazen gözden kaçırdığı bir konu var. GES'e yalnızca “kaç yılda kendini öder?” diye bakmamak gerekiyor. Sonuçta 25 yıl ve üzerinde enerji üretebilecek bir yatırımdan bahsediyoruz. Diyelim ki yatırım kendisini 5 yılda geri ödedi. Sonrasında işletme çok uzun yıllar boyunca kendi elektriğini üretmeye ve enerji giderini azaltmaya devam ediyor. Bence yatırımcı açısından asıl cazibe burada. Bir tarafta yatırımınızın geri dönüşünü alıyorsunuz, diğer tarafta gelecekteki elektrik fiyat artışlarına karşı işletmenizi koruyorsunuz.</p>

<p>Biz projeleri tasarlarken önceliğimiz her zaman öz tüketim oluyor. Çünkü işletme açısından en değerli elektrik, ürettiği anda kendi fabrikasında tükettiği elektrik. Fakat sanayi tesislerinde her gün aynı tüketim yok. Hafta sonları, resmi tatiller, bakım dönemleri veya üretimin düştüğü zamanlarda GES üretmeye devam ederken fabrikanın tüketimi azalabiliyor. Böyle durumlarda ihtiyaç fazlası elektrik ortaya çıkıyor. Mevzuatın izin verdiği çerçevede bu enerjinin sisteme verilmesi gelecek dönem elektrik tüketiminde mahsuplaşma olarak fayda sağlayabiliyor. Bu da özellikle üretimin düşük olduğu dönemlerde yatırımın ekonomik katkısını devam ettirmesi açısından önemli.</p>

<p>Ama fizibiliteyi tamamen fazla elektrik mahsuplaşmasına göre yapmak doğru değil. Biz yatırımcıya da bunu söylüyoruz. GES'in ana ekonomik değeri, satın almadığınız elektriktir. Fazla üretimden elde edilen kazanç ise bunun üzerine gelen ek bir avantajdır. Önümüzdeki dönemde enerji depolama sistemleri daha fazla yaygınlaştıkça bu konu daha da önem kazanacak. Öğlen ürettiğiniz ama o anda kullanamadığınız enerjiyi depolayıp ihtiyaç olduğunda kullanabilmek, işletmelerin enerji yönetimini bambaşka bir noktaya taşıyacaktır.</p>

<p>Öncelikle burada bir noktayı doğru ifade etmek gerekiyor. Avrupa Birliği firmalara “GES yapmadığınız için ceza ödeyeceksiniz” demiyor. Asıl konu, ürettiğiniz ürünün karbon emisyonu. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile birlikte özellikle karbon emisyonu yoğun sektörlerde üretimin çevresel maliyeti artık ticaretin doğrudan bir parçası haline geliyor. Yani önümüzdeki dönemde sadece kaliteli ve uygun fiyatlı ürün üretmek yeterli olmayabilir. O ürünü ne kadar karbon salımıyla ürettiğiniz de müşteriniz açısından önemli olacak.</p>

<p>GES burada çok güçlü araçlardan biri. İşletmenin elektrik kaynaklı karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Fakat yeşil dönüşümü yalnızca GES olarak da görmemek gerekiyor. Enerji verimliliği, proseslerin iyileştirilmesi, elektrifikasyon, karbon ayak izinin doğru hesaplanması ve gerektiğinde depolama gibi birçok unsur birlikte değerlendirilmeli.</p>

<p>Ben ihracatçı firmalarımıza özellikle şunu söylemek isterim: <strong>Bu dönüşümü bir zorunluluk haline geldikten sonra yapmayı beklemeyin.</strong> Çünkü o zaman hem zaman baskısı hem de maliyet baskısı oluşacaktır. Bugünden harekete geçen şirket ise enerji giderini azaltırken aynı zamanda müşterisine daha düşük karbonlu üretim yaptığını gösterebilir. Artık özellikle Avrupa'ya ihracat yapan firmalarda enerji yatırımıyla ihracat stratejisini birbirinden ayrı düşünmek giderek zorlaşıyor. Yeşil dönüşüme erken başlayan firmaların birkaç yıl sonra önemli bir rekabet avantajına sahip olacağını düşünüyorum.</p>

<p>KLN Enerji olarak GES projelerine yalnızca “panel kuralım, inverter bağlayalım” şeklinde yaklaşmıyoruz. Bizim için işin en önemli kısmı yatırım yapılmadan önce başlıyor. Öncelikle işletmenin elektrik tüketimini anlamamız gerekiyor. Ne zaman tüketiyor ne kadar tüketiyor, gelecekte kapasite artışı olacak mı, çatısı ne kadar uygun, trafo altyapısı yeterli mi? Bunların tamamını birlikte değerlendiriyoruz. Ardından saha ve çatı analizleri, sistem kapasitesinin belirlenmesi, panel yerleşimleri, string planlamaları, inverter seçimi, elektrik projeleri, üretim analizleri ve uygulama süreçleri geliyor.</p>

<p>Sanayide bizim özellikle üzerinde durduğumuz konu şu: <strong>En büyük sistemi kurmak her zaman en doğru yatırım anlamına gelmez.</strong> Örneğin iki fabrikanın çatı alanı aynı olabilir ama elektrik tüketim profilleri tamamen farklı olabilir. Birisi üç vardiya üretim yapıyordur, diğeri hafta sonları tamamen kapanıyordur. Dolayısıyla aynı büyüklükte GES kurmak iki firma için de aynı sonucu vermez.</p>

<p>Biz KLN Enerji olarak yatırımcıya mümkün olduğunca sahaya ve gerçek tüketime göre şekillendirilmiş bir çözüm sunmaya çalışıyoruz. Yani amacımız sadece GES kurmak değil; işletmenin enerji giderini uzun vadede gerçekten aşağı çekecek bir sistem kurmak.</p>

<p>Sektörde teknoloji tarafında artık çok ciddi bir problem olduğunu düşünmüyorum. Panel, inverter, izleme sistemleri ve mühendislik çözümleri oldukça gelişti. Bugün daha çok süreç tarafında bazı zorluklarla karşılaşıyoruz. Bağlantı kapasiteleri bunların başında geliyor. Özellikle sanayinin yoğun olduğu bölgelerde her yatırımcı istediği kapasiteyi her zaman sisteme bağlayamayabiliyor. Bunun yanında izin, başvuru ve onay süreçlerinin yatırımcı açısından daha hızlı ve daha öngörülebilir hale gelmesine ihtiyaç var.</p>

<p>Bir diğer önemli konu insan kaynağı. GES sektörü dışarıdan bakıldığında panel montajından ibaretmiş gibi görülebiliyor ancak işin içinde elektrik mühendisliği, orta gerilim, statik, koruma sistemleri, SCADA, iş güvenliği, yangın güvenliği ve mevzuat var. Bunların tamamını bilen ve sahada uygulama tecrübesi olan nitelikli personel sayısının artması gerekiyor. Burada üniversite-sanayi iş birliğinin ve uygulamalı teknik eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Genç mühendislerin yalnızca teoriyi değil, gerçek bir GES projesinin başından devreye alınmasına kadar geçen süreci görmesi gerekiyor.</p>

<p>Finansman tarafı da önemli. Özellikle KOBİ'ler için uzun vadeli ve uygun maliyetli yeşil finansman modellerinin artırılması, GES yatırımlarının yaygınlaşmasına ciddi katkı sağlayacaktır. Özetle yatırımcı GES yapmak istediğinde önünde mümkün olduğunca açık bir yol görmeli. Teknik süreç, bağlantı süreci, izinler ve finansman ne kadar öngörülebilir hale gelirse sektör de o kadar hızlı büyür. Bursa bu konuda Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olabilir. Çok güçlü bir sanayi altyapımız var. Otomotivden tekstile, makineden metale kadar enerji tüketimi yüksek çok geniş bir üretim ekosistemi bulunuyor. Aynı zamanda önemli miktarda fabrika çatı alanına sahibiz.</p>

<p>Dolayısıyla Bursa'da aslında mesele GES potansiyeli olup olmadığı değil, bu potansiyeli ne kadar hızlı ve doğru değerlendirebildiğimiz. Öncelikle OSB'lerde elektrik ve bağlantı altyapısının gelecekteki talebe göre güçlendirilmesi gerekiyor. Çünkü sadece GES konuşmuyoruz. Elektrikli araçlar, elektrikli üretim prosesleri, depolama sistemleri ve yeni yatırımlarla birlikte sanayinin elektrik altyapısı önümüzdeki yıllarda çok daha kritik hale gelecek.</p>

<p>Diğer taraftan firmaların kendi GES potansiyellerini daha iyi tanımaları gerekiyor. Bazı işletmeler hala çatı alanının veya tüketim yapısının GES'e ne kadar uygun olduğunu bilmiyor. OSB'ler, sektör temsilcileri ve enerji firmaları bu noktada sanayiciyi daha fazla bilgilendirebilir.</p>

<p>Finansmana erişim kolaylaştırılmalı. Özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalarda yatırım isteği var ancak ilk yatırım maliyeti zaman zaman kararın ertelenmesine neden oluyor.Bir de çatı dışında düşünmek gerekiyor. Çatısı statik olarak uygun olmayan veya yeterli alanı bulunmayan sanayiciler için arazi GES, depolama ve farklı enerji modellerinin de önünün açık olması önemli. Bursa’nın üretim gücü çok yüksek. Bu gücü daha düşük enerji maliyeti ve daha düşük karbonlu üretimle birleştirebilirsek şehrin uluslararası rekabet gücüne de ciddi katkı sağlarız. Enerji sektöründe son birkaç yılda çok hızlı bir değişim yaşadık ancak bence asıl değişimi önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Eskiden işletmeler enerjiyi daha çok “fatura geldiğinde ödenen bir gider” olarak görüyordu. Bugün ise firmalar kendi enerjisini üretmeyi, depolamayı, tüketimini yönetmeyi ve karbon ayak izini azaltmayı konuşuyor. Bu çok önemli bir zihniyet değişimi. Ben özellikle sanayicilerimizin enerji yatırımlarını günlük fiyat hareketlerine bakarak değerlendirmemesi gerektiğini düşünüyorum. GES, 1-2 yıllık değil, 20-25 yıllık perspektifle değerlendirilmesi gereken bir yatırım. Bugün yapılacak doğru bir yatırım yalnızca bugünkü elektrik faturasını azaltmıyor. Önümüzdeki yıllarda işletmenin maliyet yapısını, ihracattaki konumunu ve karbon performansını da etkiliyor.</p>

<p>KLN Enerji olarak biz de çalışmalarımızı bu bakış açısıyla yürütüyoruz. Bir projeyi başarılı saymamız için yalnızca sistemin devreye alınması yeterli değil. Yıllar sonra da beklenen üretimi yapması, işletmeye tasarruf sağlaması ve yatırımcının “iyi ki yapmışız” diyebilmesi gerekiyor. Bence sektör olarak anlatmamız gereken konu da tam olarak bu: GES bir elektrik üretim sistemi olmanın ötesinde, sanayicinin gelecekteki enerji maliyetini yönetebilmesini sağlayan uzun vadeli bir yatırım.</p>

<p><img height="324" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ibrahim-sahintas.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>İbrahim Şahintaş</strong></p>

<p><strong>Tek Enerji Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>GES’te amortisman süreleri aşağı yönlü </strong></p>

<p>Bugün enerji, sanayici için bir gider kalemi olmanın ötesinde doğrudan bir finansal risk yönetimi konusudur. Tesisine GES kuran bir işletme, şebekeden çektiği elektriği minimuma indirerek faturalarında yüzde 70 ila yüzde 90 arasında somut bir tasarruf sağlar. Bu durum bilançolara iki temel kanaldan yansır: Birincisi, operasyonel giderler (OPEX) kalıcı olarak düşer ve FVAÖK (FAVÖK) marjlarında ciddi bir artış elde edilir. İkincisi ise şebeke elektriğinde yaşanabilecek zam dalgalanmalarına karşı uzun vadeli bir finansal kalkan oluşturularak ürün maliyetlendirmesinde öngörülebilirlik kazanılır.</p>

<p>​Teknolojik gelişmelerle düşen ekipman maliyetleri ve yükselen elektrik tarifeleri, amortisman sürelerini tarihi seviyede aşağı çekti. Günümüz şartlarında sanayi ölçekli bir GES yatırımı kendisini ortalama 3 ila 4.5 yıl gibi kısa bir sürede amorti ediyor.</p>

<p>​Sistemlerin 25 yılı aşan ekonomik ömrü düşünüldüğünde, 4. yıldan itibaren üretilen tüm elektrik doğrudan net kâr hanesine yazılıyor. Bu geri dönüş süresi, finansal açıdan sanayici için son derece cazip bir Yatırım Getirisi (ROI) oranı sunmaktadır.</p>

<p>​Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği kapsamındaki mahsuplaşma mekanizması sayesinde, üretimin durduğu hafta sonu veya tatil günlerinde üretilen enerji şebekeye verilir. Saatlik olarak tüketimle üretim mahsuplaşır; eğer üretim fazlası varsa bu enerji elektrik dağıtım şirketine satılarak doğrudan ek nakit girdisi sağlanır. Bu da fabrikanın çarkları dönmese dahi pasif bir gelir akışı yaratarak nakit akış yönetimine ciddi bir esneklik katar. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), ihracatçımız için artık bir vizyon tercihi değil, pazarda kalabilme şartıdır. GES yatırımı yapmayan firmalar, ihraç ettikleri ürün başına yüksek karbon vergileri ödeyerek maliyet avantajını kaybedecek. Daha da kritiği, Avrupalı ana alıcıların yeşil tedarik zinciri kriterlerine uyamadıkları için pazar kaybı riskiyle karşılaşacaklar.İhracatçılarımıza çağrımız net: GES projelerini bir “maliyet” değil, uluslararası pazardaki rekabetçiliğinizi koruyan stratejik bir “öz sermaye koruma aracı” olarak görün. Çatınıza kuracağınız her panel, sınırda ödeyeceğiniz cezai vergi yükünü ortadan kaldıracaktır.</p>

<p>​TEK Enerji olarak 2015 yılından bu yana Türkiye'den Avrupa ve Orta Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada anahtar teslim GES projeleri geliştiriyoruz. Türkiye'de ilk Yap-İşlet-Devret (BOT) modelini hayata geçiren firma olmanın yanında; endüstriyel çatılar, arazi projeleri, depolamalı hibrit sistemler ve verimliliği artıran otomatik panel yıkama teknolojilerimizle sanayicimizin enerji dönüşümüne uçtan uca rehberlik ediyoruz.</p>

<p>​Sektörün çok hızlı büyümesine bağlı olarak öncelikli sorunumuz trafo kapasite yetersizlikleri ve bağlantı çağrı mektubu süreçlerindeki bürokratik gecikmelerdir. Çözüm olarak şebeke altyapısının hızla modernize edilmesi ve öz tüketime dayalı projelere kapasite tahsislerinin esnetilmesi gerekiyor.</p>

<p>​Diğer bir konu ise nitelikli teknik personel eksikliği. Sahada yüksek gerilim ve otomasyon alanında yetişmiş ara eleman ihtiyacını karşılamak adına meslek liseleri ve üniversitelerle sektör odaklı sertifikasyon programları artırılmalıdır. Ayrıca, yüksek faiz ortamında sanayicinin yeşil dönüşüme erişimini kolaylaştıracak düşük faizli "Yeşil Finansman Kredileri" teşvik edilmelidir.</p>

<p>Bursa bir sanayi devi ancak eski fabrika binalarının çatı taşıyıcı statik limitleri bazen kuruluma engel oluşturuyor. Bu durumu aşmak için Bursa Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) bünyesinde ortak trafo altyapıları kurulmalı ve çatı alanı yetersiz olan sanayiciler için OSB dışı "arazi GES" (uzak saha öz tüketim) tahsis süreçleri hızlandırılmalıdır. Ayrıca kentteki Sanayi ve Ticaret Odaları öncülüğünde sanayiciye özel teknik ve finansal danışmanlık birimleri aktif hale getirilmelidir.</p>

<p>Yeşil dönüşüm bir tercih değil, sanayimizin geleceğini teminat altına alma hamlesidir. Kendi enerjisini üreten bir sanayi, hem maliyet baskılarından kurtulur hem de karbonsuzlaşan yeni dünya ticaretinde liderliğe oynar. Geleceğin enerjisini bugünden inşa etmek isteyen tüm yatırımcılarımızı bu dönüşümün parçası olmaya davet ediyoruz.</p>

<p><img height="274" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/murat-kilic-3.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Murat Kılıç </strong></p>

<p><strong>Sunvital Enerji Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>GES’ler yatırımcılarına ek gelir sağlayabiliyor</strong></p>

<p>Firmaların giderlerini sabit ve değişken giderler olarak ikiye ayırırsak, elektrik giderlerini “değişken giderler” tablosuna yazabiliriz. Elektrik giderleri kur, enflasyon, yerel/küresel konjonktürler vb gibi bütüncül etmenlerden etkilenmesinin yanı sıra anlık elektrik tüketim verilerine göre de değişiklik gösteren bir maliyet kalemidir. Bu nedenledir ki öz sermaye, kredi, leasing vb gibi enstrümanlarla finansman sağlayabilme yetisi olan firmaların GES (Güneş Enerji Santrali) yatırımı yapmaları hem finansal hem de ticari açıdan önemli bir avantaj sağlamaktadır. Endüstriyel çatılara ve arazilere uygulanan GES projelerinin kendini amorti etme sürelerinin ortalama 5 seneler olduğunu ve bazı panel firmalarının 25 yıl performans garantisi verdiğini de düşünürsek GES yatırımlarının rantabl yatırımlar olduğunu rahatlıkla dile getirebiliriz. Ana amacı firmaların öz tüketimlerini karşılamak olan lisanssız GES projeleri ayrıca mevzuatın izin verdiği oran ve sürede fazla üretilen elektriği dağıtım firmasına satma hakkına da sahiptir. Bu yönüyle GES projeleri, yatırımcı firmaları elektrik maliyetinden kurtarabilme yeteneği yanında, satış ile ek gelir kaynağı da yaratmaktadır.</p>

<p>Teknolojinin gelişmesi, hücre ve panel sektörüne yeni oyuncuların girmesi ve global üreticilerin üretim hacimlerini arttırması gibi etkenler panel fiyatlarında ciddi gerilemelere olanak sağladı. Bu da firmaların ilk yatırım maliyetlerinin azalması ve GES projelerinin kendilerini amorti etme sürelerinin düşmesi gibi yatırımcı lehine sonuçlar doğurdu.</p>

<p>GES sektöründe yatırımcı lehine yaşanan bu gelişmelerin yanında elektrik birim fiyatlarındaki artış ve gelecekteki artış beklentileri firmaların GES yatırım kararı almalarında önemli rol oynamaktadır. Az önce de bahsettiğim üzere GES geri dönüş sürelerinin 5 yıllar civarında olması ve elektrik üretim sürelerinin ise 25 – 30 yıllar civarında olması firmaların yatırım kararlarını doğrudan etkilemektedir. Yatırım kararı alan firmalar gelecekte önemli maliyet kalemlerinden biri olan elektrik giderlerini maliyet kalemlerinden çıkarmakta ve hatta fazla elektrik üretme kapasitesi olan yatırımlar sayesinde ek gelir de sağlamaktadırlar.</p>

<p>Lisanssız GES mevzuatı firmaların öz tüketimlerini karşılaması amacıyla hazırlanmış bir mevzuat. Belki de bunun yanında trafo ve hatlarda oluşabilecek aksaklıklara da bir çeşit dolaylı önlem olsun amacıyla geçtiğimiz süreçte bir değişikliğe gidildi. İhtiyaç fazlası enerjinin, mevzuatın izin verdiği oran ve sürede dağıtım firmasına satılması, saatlik mahsuplaşmayla ilişkilendirildi. Bu değişiklik GES yatırımcıları için beklenmedik bir değişiklik olsa da fazla elektriğin satışının halen karlı durumda olması yatırım taleplerini düşürmedi.</p>

<p>Dolayısıyla elektrik maliyeti yükünden kurtulma faydası, firmalar için halen çok yüksek bir finansal girdi olarak hesaplanıyor. Bunun yanında üretilen fazla elektriğin satışı da finansal katma değer olarak nakit atış tablolarında yerini almaya devam ediyor.</p>

<p>Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatlar için getirileceği ifade edilen ve sınırda karbon vergisi olarak adlandırılan yaptırımlar firmaların üretim maliyetlerine ek bir yeni maliyet kalemi olarak ortaya çıkacak. GES projeleri şimdiye kadar anlattığım tüm finansal faydaların yanında ek bir maliyet artışının da önüne geçmiş olacak. Özellikle düşük kar marjları ile global pazarda rekabet eden ulusal firmalarımız bu bahsedilen sınırda karbon vergisinden GES yatırımları sayesinde bu maliyet baskısını azaltacak ve rekabet gücünü arttıracaklar. Yani bahsi geçen ihracatlarda GES yatırımı olan firmalar GES yatırımı olmayan firmalara karşı daha yüksek karlarla rekabete girmiş olacak.</p>

<p>Biz Sunvital Enerji olarak, bu röportajın kendine özgü biraz mevzuatsal ve biraz da finansal konusu dışında, işin insanı yönünü de unutmadan “daha iyi bir gelecek” mottosuyla çalışıyoruz. Kurulduğumuz 2013 yılından bugüne, tek işimiz olan GES projelerini en iyi mühendislik ile kurguluyor ve sonuçlandırıyoruz. Kurulum aşaması ve sonrasında yatırımcılarımıza maksimum faydayı sağlayacak markalarla iş birliği yapıyoruz. İyi mühendislik, kaliteli ürün, doğru iş takibiyle en iyi hizmeti sunmaya çalışan bir ekibiz.</p>

<p>Enerji sektörü, özellikle yenilenebilir enerji sektörü, ülkelerin yarınlarına hem doğal kaynaklar açısından hem de kendi kendine yetebilirlik açısından önemli katkılar verecek çok mühim bir sektör. Bunun için hem sektöre katkı sağlayan bizim gibi firmaların hem de özellikle GES yatırımı yapma isteğinde olan yatırımcıların süreç, mevzuat ve ekonomik olarak önünün açılması ulusal fayda sağlayacaktır.</p>

<p>Daha en baştan trafo kapasitelerinin yeterli seviyede olmaması yatırımcının, bizim gibi sektör paydaşı firmalarının ve tabi ki ülkemizin enerji geleceğinin önüne en büyük seti koymaktadır. Daha yaşanabilir bir dünya için, ulusal gelişmişlik için, enerji konusunda dışa bağımlılığın mümkün olduğunca azaltılması için, firmaların daha rekabetçi koşullarda yarışabilmesi için, elektrik maliyetlerinden kurtulmak için ve en sonunda çocuklarımıza daha yaşanabilir yarınlar bırakabilmek için sektörümüzü en üst seviyelere taşımamız gerekiyor.</p>

<p>Kapasiteler dışında başvuru süreçlerinin uzun sürmesi de sektörde optimize edilmesi gereken bir konu. Başvuru süreçlerinin uzun sürmesi hem zaman kaybına hem yatırım kararı ile yatırım izni çıkması arasındaki zamanda oluşabilecek maliyet farkı riskine neden olmaktadır.Teşvikler, hibeler, fazla üretilen elektriğin satışı vb gibi konularda yatırımcı lehine atılacak adımlar yenilenebilir enerji sektörünün gelişmesine, yenilenebilir enerji sektörünün gelişmesi de ülkemizin yarınlarının garanti altına alınmasına katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Baştan sona konuştuğumuz tüm konular ulusal ve dolayısıyla bölgesel GES yatırımlarına katkı sağlayacak nitelikte konulardır. Biz güneş verimliliği GES yatırımlarına oldukça uygun bir coğrafyada yaşıyoruz. Yenilenebilir ve güçlü bir kaynak olan güneşi yurdumuz ve dünyamız için bitmeyen bir enerji kaynağına dönüştürmek için tüm iyi niyetimizle projeler üretmeli, teknolojik gelişmelere ayak uydurmalı, gerekli altyapıyı oluşturmalı ve kamusal destekler ile yatırımları teşvik etmeliyiz.</p>

<p>Açıklanan verilere göre ortalama 2.741 saat güneşlenme süresi ve metrekare başına ortalama 1.527- kWh güneş ışınımı ile yüksek potansiyele sahip bir “güneş” ülkesiyiz. Bu potansiyelimizi değerlendirmek, ulusal firmalarımızın maliyetlerini düşürmek, global piyasada daha fazla rekabet gücüne sahip olmalarını sağlamak, elektrikte dışa bağımlılığa son vermek ve en ama en önemlisi çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için gerekli yetilere sahibiz. Bu yetilerimizi doğru kullanıp dünyada yenilenebilir enerji sektöründe öncü ülkeler arasına girip yarınlarımıza güzel bir miras bırakabiliriz.</p>

<p></p>

<p><img height="268" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ayben-gunak-8.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Ayben Günak </strong></p>

<p><strong>Base3 Tech CEO</strong></p>

<p><strong>Teknolojideki kolaylık GES’leri cazip kılıyor</strong></p>

<p>Enerji artık işletmeler için yalnızca ödenmesi gereken aylık bir fatura değil. Özellikle üretim yapan firmalarda doğrudan maliyetleri, fiyatlama politikasını ve rekabet gücünü etkileyen çok önemli bir kalem haline geldi. Enerji fiyatlarındaki her hareket, aslında üreticinin maliyet tablosuna doğrudan yansıyor.</p>

<p>Tabii burada her işletme için “şu kadar tasarruf sağlar” şeklinde tek bir oran vermeyi doğru bulmuyorum. Firmanın tüketim profili, üretimin hangi saatlerde yoğunlaştığı, kurulu güç, santralin bulunduğu bölge, panel ve inverter seçimi, saha koşulları ve sistemin ne kadar verimli işletildiği sonucu değiştiriyor.</p>

<p>Bizim teknoloji tarafında özellikle üzerinde durduğumuz konu da tam olarak bu: Santrali kurmak kadar, kurduktan sonra onu doğru takip etmek gerekiyor. Çünkü üretilmesi gereken enerjiyle gerçekten üretilen enerji arasında bir fark oluşuyorsa, bunun nedenini hızlı şekilde görebilmelisiniz. Biz B3Tek olarak geliştirdiğimiz dijital çözümlerle santralin üretimini, performansını ve olası kayıpları görünür hale getirmeye çalışıyoruz. Çünkü ölçemediğiniz bir şeyi iyileştirmeniz de çok zor.</p>

<p>Enerji giderinin daha öngörülebilir hale gelmesi, şirketin maliyetlerini yönetebilmesi ve geleceğe dönük bütçe oluşturabilmesi açısından da ciddi bir avantaj sağlıyor. Ben yatırımın geri dönüşünü yalnızca amortisman süresi üzerinden değerlendirmemek gerektiğini düşünüyorum. Santral geri dönüş süresini tamamladıktan sonra da yıllarca elektrik üretmeye devam eden bir varlık. Yani siz aslında yalnızca bugünkü elektrik faturanızı azaltmıyorsunuz; önümüzdeki yıllardaki enerji maliyetinizin bir bölümünü de bugünden kontrol altına alıyorsunuz.</p>

<p>Bizim yazılım yoluyla çalışan dijital takip sistemlerinin amacı da yatırımcının santralinden mümkün olan en yüksek verimi almasına yardımcı olmak. Sanayide tüketim hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemiyor. Hafta sonları, resmî tatiller, vardiya değişiklikleri, bakım dönemleri veya üretimin yavaşladığı zamanlar olabiliyor. Güneş ise o sırada üretmeye devam ediyor. Bu nedenle doğru projelendirilmiş bir GES’te yalnızca yıllık toplam tüketimi değil, işletmenin saatlik ve dönemsel tüketim karakterini de iyi analiz etmek gerekiyor.</p>

<p>Mevzuatın ve bağlantı modelinin izin verdiği koşullarda ihtiyaç fazlası üretimin değerlendirilmesi işletmeye ek bir ekonomik değer sağlayabiliyor. Fakat bana göre asıl önemli nokta, enerjiyi üreten şirketin artık tüketimini ve üretimini çok daha bilinçli yönetmeye başlaması. Biz dijital tarafta bunu çok net görüyoruz. Veriyi önünüze koyduğunuzda hangi saatte ne kadar tükettiğinizi, santralin ne ürettiğini ve nerede kayıp yaşandığını görmeye başlıyorsunuz. Böylece enerji yönetimi muhasebenin ay sonunda baktığı bir faturadan çıkıyor, günlük yönetilebilen bir işletme parametresine dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde depolama teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu yönetimin çok daha önemli hale geleceğini düşünüyorum.</p>

<p>Bursa gibi ihracatın ve sanayi üretiminin güçlü olduğu bir şehirde bu konuyu yalnızca çevresel hassasiyet başlığı altında konuşamayız. Bu artık doğrudan regülasyon meselesi. Avrupa’ya ihracat yapan şirketlerden önümüzdeki dönemde yalnızca kaliteli ve uygun maliyetli ürün beklenmeyecek. O ürünün hangi enerjiyle üretildiği, üretim sırasında ne kadar karbon salındığı ve bu verinin ne kadar sağlıklı ölçülebildiği de giderek daha fazla önem taşıyacak. GES de bu dönüşümün önemli araçlarından biri. Ancak tek başına panel kurmakla iş bitmiyor. Ürettiğiniz temiz enerjiyi ölçebilmeniz, kayıt altına alabilmeniz ve gerektiğinde raporlayabilmeniz gerekiyor. Teknoloji şirketi olarak bizim konuya baktığımız noktalardan biri de bu.Karbonun giderek ekonomik bir karşılığının oluştuğu dünyada, temiz enerji yatırımını yalnızca gider olarak görmek yerine şirketin gelecekteki rekabet gücüne yapılan yatırım olarak değerlendirmek gerekiyor.</p>

<p>Karbon ayrıca emtia olma rolüyle tokenize edilen, sertifikasyon modeli ile Blokchain Teknolojisinde ve finansmanında varlık aracı olarak kullanılan somut bir birim haline geldi. Bu konu bizim için önemli. Bir yazılım şirketi olarak bizim ana çıkış noktamız Blockchain eksenine uyarlayabildiğimiz değerli bir çalışma oluyor. Base3 Tech olarak biz, GES’e sadece panel, inverter ve elektrik üretiminden oluşan fiziksel bir yatırım olarak bakmıyoruz. Bizim için santralin bir dijital tarafı var.</p>

<p>Bu alanda geliştirdiğimiz “Kaptan” ile GES’lerin üretim ve performans verilerini dijital ortamda takip etmeyi, oluşabilecek kayıpları daha erken fark etmeyi ve yatırımcıya santralinin gerçek durumunu daha anlaşılır biçimde gösterebilmeyi hedefledik. Kaptan Enerji takip ve tahminleme yazılımı ile yürüttüğümüz çalışmalar da bu anlamda bizim için çok değerli. Sahadaki enerji tecrübesiyle bizim yazılım ve teknoloji kabiliyetimizi bir araya getiriyoruz. Bir tarafta santralin kurulumu ve işletme gerçekliği var, diğer tarafta o santralden sürekli akan çok kıymetli bir veri var. Biz bu iki dünyayı birbirine yaklaştırmaya çalışıyoruz. Bizim hedefimiz yatırımcıya onlarca karmaşık ekran göstermek değil. Kesintisiz bir kolaylık ve somut destek sağlamak.Mevzuat ve izin süreçlerinin yatırımcı açısından daha sade, öngörülebilir ve mümkün olduğunca dijital hale gelmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Yatırımcı bir projeye başladığında önündeki süreci, süreleri ve sorumlulukları net biçimde görebilmeli.Çok karşılaştığım bir durum ise; manuel yöntemlerde eski usul veri toplamaya alışkın ve dijital dönüşüme direnç gösteren eksik vizyon.</p>

<p>Üçüz dönüşüm uygulamalarının entegrasyonunu kolaylıkla mümkün kılan bir dünyada, değişime direnen yetkililileri görmek son derece üzücü. Bursa bu konuda çok önemli bir potansiyele sahip. Çünkü bir tarafta güçlü bir sanayi altyapımız, diğer tarafta yüksek enerji tüketimimiz var. Otomotivden tekstile, makineden gıdaya kadar çok geniş bir üretim ekosisteminden söz ediyoruz. Bence Bursa’da öncelikle GES’e ilişkin doğru fizibilite ve finansman imkanlarının daha ulaşılabilir hale getirilmesi gerekiyor. Özellikle yatırım yapmak isteyen ancak ilk yatırım maliyeti nedeniyle bekleyen işletmeler için uygun finansman modelleri önemli. Organize sanayi bölgelerinin de bu dönüşümde çok güçlü bir rol üstlenebileceğini düşünüyorum. Ortak projeler, enerji verimliliği programları, depolama çözümleri ve dijital enerji yönetimi konusunda OSB ölçeğinde yapılabilecek çok şey var. Bunu uygulayan ilk Yeşil Osb örneği Nosab. Kendilerini kutluyor, örnek oluşturması yönüyle başarılarının devamını diliyorum.</p>

<p>Bursa’nın ayrıca önemli bir teknoloji ve insan kaynağı var. Biz neden yalnızca GES kuran bir şehir olalım? GES’in yazılımını, enerji yönetim sistemini, veri analitiğini ve teknolojisini geliştiren şehirlerden biri de olabiliriz. Ben Bursa açısından esas fırsatın burada olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Enerji dönüşümünü konuşurken bazen konuyu yalnızca panel sayısına veya kurulu güce indirgediğimizi düşünüyorum. Oysa bundan çok daha büyük bir dönüşümün içindeyiz. Geleceğin fabrikasında enerji üreten sistemler, depolama, makineler, sayaçlar ve yazılımlar birbiriyle konuşacak. Yönetici yalnızca ay sonunda elektrik faturasını görmeyecek; fabrikasının enerjisini anlık olarak yönetebilecek. Ben bir teknoloji şirketinin yöneticisi olarak bu alanın en heyecan verici tarafını burada görüyorum.</p>

<p>Güneşten elektrik üretmek çok kıymetli. Ama o enerjiyi akıllı yönetmek, kayıpları azaltmak, veriyi doğru okumak ve iyileştirmek, maliyet optimizasyonu sağlamak, işletmenin karar mekanizmasının bir parçası haline getirmek en az üretmek kadar kıymetli. Base3 Tech olarak bizim yaptığımız iş de tam olarak bu. Kaptan Enerji ile birlikte sahadaki enerji tecrübesini teknolojiyle buluşturup, yatırımcıya sadece çalışan bir santral değil, ne yaptığını bildiği ve performansını her an görebildiği akıllı bir enerji yatırımı sunmak istiyoruz. Çünkü artık mesele yalnızca enerji üretmek değil; enerjiyi ölçmek, anlamak ve doğru yönetmek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/ges-yatirimlari-firmalarin-odaginda</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1578-m1.jpg" type="image/jpeg" length="60009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyükşehir’den yeni yola alternatif dokunuş]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehirden-yeni-yola-alternatif-dokunus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehirden-yeni-yola-alternatif-dokunus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, ulaşım ağını güçlendirme yatırımları çerçevesinde baştan sona yenilediği yollarda alternatif ulaşım olanaklarını da geliştirmek için kente yeni bisiklet yolları kazandırma operasyonuna hız verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla il genelinde başlatılan ulaşım seferberliği kapsamında Nilüfer ilçesine bağlı 30 Ağustos Zafer Mahallesi’ndeki Atlıçayır bulvarı yenilendi. Bölgede altyapı ağını güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yol yenileme operasyonuna start verildi. Güzergâh boyunca asfaltlama, bordür ve parke işlemlerinin bitirilmesiyle birlikte yeni planlama dahilinde bulvara 800 metrelik bisiklet yolu kazandırma çalışmalarına geçildi. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yoğun mesaiyle bölgedeki çalışmalarını nihayete erdirdi. Altyapı ve ulaşım ağı güçlendirilerek konforlu ve güvenli kılınan Atlıçayır Bulvarı, alternatif ulaşım olanağıyla da vatandaşın hizmetine sunuldu.</p>

<p></p>

<p>ALTERNATİF ULAŞIM AĞI DA GENİŞLİYOR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, il genelinde alternatif ulaşım imkanlarının geliştirilmesine önem verdiklerini belirterek “Bursa’mızda bisiklet kullanımının yaygınlaşması için alternatif ulaşım ağımızı genişletmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda yenilediğimiz uygun güzergahlarda gerekli çalışmaları yapıyoruz. Emeği geçen ekiplerimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/buyuksehirden-yeni-yola-alternatif-dokunus</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/37636-m-t-zh-o-dk5-n-w.jpeg" type="image/jpeg" length="26620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vatandaş istedi, Büyükşehir yeniledi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/vatandas-istedi-buyuksehir-yeniledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/vatandas-istedi-buyuksehir-yeniledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, Şahin Biba başkanlığında başlatılan ulaşım seferberliği çerçevesinde 17 ilçede yatırımlarına devam ederken vatandaşlardan gelen talepleri de ivedilikle karşılıyor. Bu kapsamda Orhaneli’de 1,5 kilometrelik bağlantı yolu yenileniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla il genelinde ulaşım ağını güçlendirme yatırımlarına hız verdi. Şahin Biba başkanlığında başlatılan ulaşım seferberliği kapsamında temmuz ayında 25 kilometreden fazla sıcak asfalt işlemi gerçekleştiren Büyükşehir ekipleri, ağustos ayında da yoğun mesaisine devam etti. Geniş kapsamlı saha taramalarında bakım ve onarım ihtiyacı tespit edilen yolları bütüncül bir planlama doğrultusunda yenileyen ekipler, aynı zamanda vatandaşlardan gelen taleplere de hızla yanıt üreterek belirlenen noktalara müdahale etti. Bu bağlamda Orhaneli ilçesinde bulunan Karagöz Mesire Alanı bağlantı yolu yenilendi. 1.500 metre uzunluğunda ve 6,5 metre genişliğindeki güzergahta 5 bin ton kazı ve dolgu imalatını tamamlayan ekipler, yol yenileme çalışmasında 2 bin ton sıcak asfalt kullandı.</p>

<p></p>

<p>MUHTAR VE VATANDAŞIN PAYI BÜYÜK</p>

<p></p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, göreve geldiği 10 Nisan tarihinden bugüne kesintisiz süren ulaşım seferberliği hakkında “Bursa’mız genelinde ulaşım ağını güçlendirmek ve genişletmek öncelikli gündem maddelerimizden biridir. Bunun için de hızla 17 ilçede saha taramaları başlatarak ihtiyaçları tespit ettik, talepleri topladık. Sahadan elde ettiğimiz verileri bütüncül bir bakışla ele aldık ve hazırladığımız kapsayıcı planımızı uygulamaya başladık. Şehrin her köşesine eşit hizmet sunmak ve her bir vatandaşımıza layık olduğu hizmeti sağlayabilmek adına yoğun mesaiyle çalışıyoruz. Bu noktada ihtiyaçların tespitinde muhtarlarımız ve vatandaşlarımızın payı büyük. Bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İlçemize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ŞAHİN BİBA’YA TEŞEKKÜR</p>

<p></p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’ya yapılan hizmetlerden dolayı teşekkür eden Orhaneli Karabekirpaşa Mahalle Muhtarı Fersan Günay, “Vatandaşların talepleri doğrultusunda çalışmalar başladı. Buraya ulaşım artık daha kolay olacak” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/vatandas-istedi-buyuksehir-yeniledi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/37627-m-t-zh-o-dgw-n-d-1.jpeg" type="image/jpeg" length="73975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlkom Kozmetik’ten dermakozmetik adımı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/ilkom-kozmetikten-dermakozmetik-adimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/ilkom-kozmetikten-dermakozmetik-adimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1991 yılında ticari hayatına başlayan İlkom Kozmetik, geride bıraktığı 35 yılı aşkın sürede kişisel bakım, kolonya, parfüm, gülsuyu, oda kokuları, oto bakım ürünleri, ıslak mendil, medikal ürünler ve kozmetik alanlarında üretim gerçekleştirerek geniş bir ürün portföyü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1991 yılında faaliyetlerine başlayan İlkom Kozmetik, 35 yılı aşkın üretim tecrübesiyle kişisel bakım ve kozmetik başta olmak üzere kolonya, parfüm, gülsuyu, oda kokusu, oto bakım, ıslak mendil ve medikal ürün gruplarında geniş bir üretim yelpazesine sahip bulunuyor. Kozmetik sektöründe klasik ürünlerin yanı sıra ihtiyaç odaklı dermakozmetik ürünlerin de giderek daha fazla öne çıktığını belirten İlkom Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı İlker Duran, şirket olarak yaklaşık 1 yıldır dermakozmetik alanında üretim yaptıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Kozmetikte yeni trend dermakozmetik</strong></p>

<p>Dünya genelinde kozmetik sektörünün parfüm merkezli yapının ötesine geçtiğini ifade eden Duran, dermakozmetiğin tüketicilerin günlük bakım ihtiyaçlarına yönelik pratik çözümler sunduğunu belirtti. İlker Duran, “Kozmetikte bir klasik kozmetik ürünleri var, bir de dermakozmetik dediğimiz alan var. Bu alan aslında ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktı. Kozmetik ile ilaç arasında olan bir alan. Daha pratik çözümler öneren ürünler diyebiliriz. Kırışık önleyici serum, gençleştirici, gece kremi ve gözaltı kremi gibi ürünler bu alana örnek gösterilebilir. Türkiye’de de bu süreç başladı” dedi. İlkom Kozmetik olarak dermakozmetik alanında yaklaşık bir yıldır üretim gerçekleştirdiklerini belirten Duran, “Gülbahçe Kozmetik olarak dermakozmetik alanında üretime bir senedir devam ediyoruz. Bunun öncesinde Ar-Ge çalışmalarımız vardı. Bu alanda ciddi bir rekabet bulunuyor. Her alanda olduğu gibi inovatif bir ürün geliştirebilirseniz güçlü oluyorsunuz. O zaman bir farkındalık oluşturabiliyorsunuz. Ürünü doğru anlatabilir ve tüketici nezdinde karşılık bulabilirseniz kendinize bir pazar oluşturabiliyorsunuz” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ar-Ge yatırımı belirleyici olacak</strong></p>

<p>Dermakozmetik sektöründe rekabetin önümüzdeki dönemde daha da artacağını belirten Duran, bu alanda fark yaratmanın temelinde güçlü Ar-Ge çalışmalarının bulunduğunu vurgularken, “Bursa’nın ciddi bir farkındalık oluşturduğunu görüyorum. Önümüzdeki dönemde Bursa’nın özellikle dermakozmetik alanında iyi bir mesafe alacağını düşünüyorum. Bu yol da doğru bir yol. Burada Ar-Ge konusu çok önemli. Ar-Ge dediğimiz zaman üniversiteler devreye giriyor. Orada da sürecin önünü açma noktasında çalışmalarımız olacak. Özellikle üniversite hocalarıyla çok yakın ilişkilerimiz var. Dermakozmetik sektöründe güçlü bir Ar-Ge altyapınız varsa hemen farkındalık oluşturabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/ilkom-kozmetikten-dermakozmetik-adimi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-s3.jpg" type="image/jpeg" length="60870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lothbrog Makine’den 7/24 teknik servis güvencesi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/lothbrog-makineden-724-teknik-servis-guvencesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/lothbrog-makineden-724-teknik-servis-guvencesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üretim tesislerinde her geçen gün daha fazla tercih edilen fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın en gelişmiş çözümlerini Türkiye'deki sanayicilerle buluşturan, Gweike Lazer'in Türkiye'deki tek yetkili distribütörü Lothbrog Makine, güçlü satış sonrası hizmet organizasyonu ve teknik servis yatırımlarıyla sektördeki lider konumunu güçlendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’deki fiber lazer makine pazarının yaklaşık yüzde 20'sine sahip olan Lothbrog Makine, bugüne kadar ülke genelinde bin 500'ün üzerinde fiber lazer kesim makinesi teslim ederek sac metal işleme teknolojilerinde öncü firmalar arasında yer alıyor. Müşterileriyle anlık iletişim kurabilmek amacıyla her işletmeye özel oluşturulan iletişim kanalları üzerinden teknik destek sağlayan Lothbrog Makine, yüksek teknolojiye sahip temiz oda (Clean Room) altyapısı ve sahada kullanılan taşınabilir Flowbox üniteleri sayesinde lazer sistemlerinin en hassas optik bileşenlerine yerinde, güvenli ve steril koşullarda bakım yapabiliyor. Lothbrog Makine, aynı anda 20 makinenin sevkiyat ve kurulumunu gerçekleştirebilecek lojistik kapasitesiyle de üreticilere hızlı çözüm sunuyor.</p>

<p><strong>“Arızaların yüzde 85'i önlenebilir”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lothbrog Makine Teknik Birimler Direktörü Güner Güler, fiber lazer kesim makinelerinde teknik servis hizmetinin uzmanlık gerektiren kritik bir mühendislik süreci olduğunu belirterek, yetkisiz müdahalelerin işletmelere çok daha büyük maliyetler yükleyebileceğini söyledi. Sadece makine tedarik etmekle kalmayıp üretimin kesintisiz devam etmesini sağlayacak kapsamlı çözümler sunan Lothbrog Makine, 6 bin 400 metrekarelik tam kapsamlı lazer servis merkezi ve 4800 metrekarelik showroom merkeziyle 40’ı mühendis, 25’i de teknisyen olmak üzere 65 kişilik dev teknik servis ekibiyle Türkiye'nin dört bir yanında, 45 tam donanımlı servis aracıyla 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veriyor. Lothbrog Makine, 500 kilometreye kadar 24 saat, daha uzak noktalara ise 48 saat içerisinde yerinde müdahale taahhüdüyle sanayicilerin üretim süreçlerini güvence altına alıyor. Fiber lazer sistemlerinin mikron seviyesinde hassasiyetle çalışan ileri teknoloji ekipmanlar olduğuna dikkat çeken Güner Güler, "Bu sistemlerde optik bileşenler, lazer kaynağı ve servo motorlar son derece hassas toleranslarla çalışıyor. Yetkin olmayan kişiler tarafından yapılan yanlış müdahaleler yalnızca arızayı büyütmekle kalmıyor, makinenin kalibrasyonunu bozarak on binlerce dolarlık donanım hasarlarına neden olabiliyor. Bu nedenle teknik servis hizmeti mutlaka üretici standartlarını bilen, sürekli eğitim alan ve deneyimli ekipler tarafından verilmelidir" dedi. Periyodik bakımın önemine dikkat çeken Güler, arızaların büyük bölümünün önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını ifade ederek şunları söyledi: "Teknik servis için ayrılan bütçe çoğu zaman bir gider olarak görülüyor. Oysa plansız üretim duruşlarının işletmelere oluşturduğu maliyet, bakım harcamalarının çok üzerinde gerçekleşiyor. Sahadaki verilerimiz, karşılaştığımız arızaların yüzde 85'inden fazlasının düzenli bakım eksikliği veya yetkisiz müdahalelerden kaynaklandığını gösteriyor. Doğru zamanda yapılan bakım sayesinde hem büyük arızaların hem de üretim kayıplarının önüne geçmek mümkün oluyor. Bu nedenle yetkili teknik servis, makinenin ömrünü uzatan, ikinci el değerini koruyan ve üretim sürekliliğini sağlayan önemli bir yatırımdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/lothbrog-makineden-724-teknik-servis-guvencesi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-s2-1.jpg" type="image/jpeg" length="21424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uludağ Elektrik’ten elektrik şebekelerine akıllı sayaç]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uludag-elektrikten-elektrik-sebekelerine-akilli-sayac</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uludag-elektrikten-elektrik-sebekelerine-akilli-sayac" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ (UEDAŞ), Milli Akıllı Sayaç Sistemi (MASS) kapsamında, elektronik sayaçlardan haberleşme altyapısına sahip akıllı sayaçlara dönüşümü hayata geçiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan usul ve esaslar doğrultusunda yürütülen proje kapsamında, elektrik dağıtım altyapısının dijitalleşmesi ve modernizasyonu hedefleniyor. Bu çerçevede, muayene süresi dolan sayaçlar, mevzuat doğrultusunda aşamalı olarak uzaktan haberleşme özelliğine sahip akıllı sayaçlarla yenileniyor. Muayene süresi dolan sayaçların yenilenmesiyle başlayan dönüşümün kademeli olarak yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>

<p>Bu dönüşümle, sayaçların uzaktan ve otomatik okunması, tüketicilerin günlük ve saatlik tüketim verilerini takip edebilmesi, şebeke kalitesinin daha yakından izlenmesi ve olası sorunlara daha hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MASS kapsamında devreye alınan akıllı sayaçlar sayesinde elektrik tüketim verileri, saha personelinin adrese gitmesine gerek kalmadan, uzaktan ve otomatik olarak okunabilecek ve böylece fiziksel sayaç okuma süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının ve olası okuma hatalarının önüne geçilecek.</p>

<p><strong>Kaçak kullanım azaltılacak</strong></p>

<p>Akıllı sayaçlardan elde edilen verilerin merkezi yazılımlar üzerinden analiz edilmesiyle enerji akışındaki farklılıkların daha etkin şekilde izlenmesi ve teknik kayıplar ile kaçak kullanımın azaltılmasına da destek olunması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uludag-elektrikten-elektrik-sebekelerine-akilli-sayac</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-s4.jpg" type="image/jpeg" length="31012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özen Gross’tan yeni mağaza yatırımı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/ozen-grosstan-yeni-magaza-yatirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/ozen-grosstan-yeni-magaza-yatirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir dönem Bursa’nın önemli alışveriş noktalarından biri olan Gökçen Plaza, uzun yılların ardından yeniden hareketlenmeye hazırlanıyor. Yaklaşık 30 yıllık geçmişe sahip yapı, Bursa’dan doğan perakende markası Özen Gross’un yatırımıyla yeniden kent yaşamına kazandırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1990’lı yıllarda dönemin dikkat çeken hipermarket yatırımlarından biri olarak hizmete giren Gökçen Plaza, ilerleyen yıllarda farklı markalara ve ticari kullanımlara ev sahipliği yaptı. Son yıllarda eski hareketliliğinden uzak kalan yapı, şimdi yeni bir yatırımla yeniden gündeme geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gökçen Plaza’nın konumu ve ulaşım imkânları, yeni mağazanın yalnızca çevre mahallelere değil, Bursa’nın farklı bölgelerinden gelecek tüketicilere de hitap etmesine olanak sağlayacak. Dönüşümün yalnızca bir market açılışıyla sınırlı kalmaması hedefleniyor. Özen Gross’un ana çekim noktası olacağı projede, plaza içerisindeki diğer ticari alanların da yeniden değerlendirilerek farklı işletmelerle buluşturulması planlanıyor. Özen Gross mağazasının faaliyete geçmesiyle birlikte oluşacak ziyaretçi trafiğinin, plaza içerisindeki diğer ticari alanlara ve çevredeki işletmelere de hareketlilik kazandırması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/ozen-grosstan-yeni-magaza-yatirimi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-s1.jpg" type="image/jpeg" length="90992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sönmez Makine, Ar-Ge ve yeni yatırımlarla güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/sonmez-makine-ar-ge-ve-yeni-yatirimlarla-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/sonmez-makine-ar-ge-ve-yeni-yatirimlarla-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1971 yılında faaliyetlerine başlayan Sönmez Makine, 50 yılı aşkın üretim tecrübesiyle PVC ve alüminyum profil işleme makineleri alanında faaliyet gösteriyor. Geçmişte marangozluk makineleri, tekstil makineleri ve deniz taşıtları için redüktör üretimleri gerçekleştiren şirket, bugün PVC ve alüminyum işleme makinelerine odaklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün 5 bin metrekarelik yeni üretim tesisinde faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten <strong>Sönmez Makine Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Söğünmez</strong>, ürün portföylerinde 140’tan fazla farklı makinenin bulunduğunu söyledi. Söğünmez, ekonomik koşulların zorluğuna rağmen yatırım, Ar-Ge ve yenilikçi üretim anlayışından taviz vermediklerini vurgularken, “2026 yılının tüm ekonomik zorluklarına rağmen yatırımlarımızdan, Ar-Ge’den ve yenilikçi üretim anlayışımızdan taviz vermiyoruz. Bu yıl içerisinde iki TÜBİTAK projesi ve üç faydalı model projesi üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yeni makineler için Ar-Ge çalışmaları sürüyor</strong></p>

<p>Sönmez Makine’nin üretim süreçlerinde kalite kontrolü üretimin her aşamasında gerçekleştiriliyor ve makineler üretim sonunda gerçek çalışma ortamında test ediliyor. Şirket, ISO 9001 kalite yönetim sistemi ve CE belgesinin yanı sıra farklı pazarlara yönelik ihracat faaliyetleriyle global müşteri ağına hizmet veriyor. 2026 yılı projelerini tamamlarken bir yandan da gelecek yılın ihracat planlarına hazırlandıklarını ifade eden Söğünmez, farklı ülkelerdeki fuarların yeni ürün geliştirme çalışmalarında önemli rol oynadığını belirtti. Hakan Söğünmez, “Bir taraftan 2026 yılı projelerimizi tamamlarken, diğer taraftan 2027 yılında katılmayı planladığımız İspanya, Almanya, İtalya, Brezilya ve Meksika fuarları için yeni makinelerimizin geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz” diye konuştu. Şirketin özellikle Türkiye’de henüz üretimi bulunmayan iki farklı makinenin yerli olarak geliştirilmesine yönelik yoğun bir Ar-Ge süreci yürüttüğünü aktaran Söğünmez, bu çalışmaların Sönmez Makine’nin teknolojik yetkinliğini artıracağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yazılım ve tasarım ekipleri yeni teknolojilere odaklandı</strong></p>

<p>Sönmez Makine’nin yalnızca mekanik üretim kabiliyetleriyle değil, yazılım ve endüstriyel tasarım altyapısıyla da yeni nesil makineler geliştirmeye odaklandığını ifade eden Söğünmez, bu alanlarda uzman ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Hakan Söğünmez, “Yazılım ve endüstriyel tasarım ekiplerimiz, kendi uzmanlık alanlarında ayrı gruplar hâlinde yeni teknolojiler ve projeler üzerinde çalışmalarına devam ediyor” dedi. Şirketin ürün gamında yer alan makineler arasında otomatik alüminyum kesim ve delme makineleri, PVC dört köşe kaynak makineleri, CNC vidalama makineleri ve PVC profil temizleme makineleri gibi farklı üretim çözümleri bulunuyor.</p>

<p><strong>Hedef 2027’de daha güçlü ve daha ihracatçı bir yapı</strong></p>

<p>Avrupa başta olmak üzere çok sayıda ülkeye makine ihracatı gerçekleştiren Sönmez Makine, yeni ürünlerle birlikte uluslararası pazarlardaki konumunu daha fazla güçlendirmeyi hedefliyor. Hakan Söğünmez, 2026 yılını yeni projeleri hayata geçirerek tamamlamak istediklerini belirterek, 2027 hedeflerini ise daha güçlü bir üretim ve ihracat yapısı üzerine kurduklarını söyledi. Söğünmez, “2026 yılını yeni projelerimizi hayata geçirerek tamamlayacak ve daha güçlü, daha yenilikçi, daha fazla ihracat yapan bir Sönmez Makine hedefiyle 2027’ye merhaba diyeceğiz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen müşterilerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/sonmez-makine-ar-ge-ve-yeni-yatirimlarla-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-m6.jpg" type="image/jpeg" length="99409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Referans Holding’den güçlü catering operasyonu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/referans-holdingden-guclu-catering-operasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/referans-holdingden-guclu-catering-operasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren sanayi kuruluşları, hastaneler, AVM'ler ve kurumsal işletmeler için güvenilir çözüm ortağı olan Referans Holding, yüksek üretim kapasitesi, güçlü operasyon ağı ve kalite odaklı hizmet anlayışıyla endüstriyel yemek sektöründe fark yaratmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa merkezli olarak faaliyetlerini sürdüren Referans Holding, Marmara Bölgesi'nin tamamında, başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok noktasında kurumsal catering hizmetleri sunuyor. Otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşları başta olmak üzere hastaneler, alışveriş merkezleri, eğitim kurumları ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük ölçekli işletmelerin yemek operasyonlarını başarıyla yönetiyor. Referans Holding, yalnızca yemek üretimi gerçekleştiren bir firma olmanın ötesinde, müşterilerine <strong>anahtar teslim mutfak projeleri</strong> sunuyor. İhtiyaca uygun mutfak altyapısının planlanmasından ekipman kurulumuna, operasyonun oluşturulmasından insan kaynağının seçimine kadar tüm süreçler uzman ekipler tarafından yönetiliyor. Kurulan mutfaklarda görev alacak ekiplerin işe alım süreçleri, oryantasyonları, mesleki eğitimleri ve sürekli gelişimleri de Referans Holding tarafından titizlikle takip ediliyor. Böylece her projede aynı kalite standardı, aynı hizmet anlayışı ve aynı operasyonel başarı sürdürülebilir hale getiriliyor.</p>

<p><strong>Günde 150 bini aşan porsiyon gücü</strong></p>

<p>Referans Holding, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan <strong>15 bin metrekarelik modern üretim tesisinde</strong>, ileri teknolojiyle donatılmış üretim altyapısı sayesinde <strong>günde 150 bini aşan porsiyon üretim kapasitesine</strong> ulaşıyor. Üretim süreçlerinde kullanılan <strong>iVario pişirme sistemleri</strong> ve <strong>akıllı fırın teknolojileri</strong>, programlanabilir yapıları sayesinde ürünlerin minimum insan temasıyla, standart reçetelere uygun ve yüksek verimlilikle hazırlanmasına olanak sağlıyor. Bu teknoloji altyapısı; lezzet, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kaliteyi aynı anda sunarken, maksimum menü kalitesinin korunmasına da katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Kalite ve hijyen anlayışıyla güven veren hizmet</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Referans Holding'in üretim anlayışının temelinde kalite, hijyen ve sürdürülebilirlik yer alıyor. Satın almadan üretime, sevkiyattan sunuma kadar tüm süreçler uluslararası kalite standartları doğrultusunda yönetiliyor. Güçlü lojistik altyapısı sayesinde farklı şehirlerdeki müşterilerine zamanında ve kesintisiz hizmet sunan şirket, operasyonel mükemmelliği iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Her müşterisinin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiren Referans Holding, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; uzun vadeli iş ortaklıkları kurarak işletmelerin yemek operasyonlarında güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/referans-holdingden-guclu-catering-operasyonu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-m5.jpg" type="image/jpeg" length="59958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vergi rekortmenleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/vergi-rekortmenleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/vergi-rekortmenleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelir İdaresi Başkanlığı, 2025 vergilendirme dönemine ait yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin değerlendirilmesi sonucunda Türkiye genelinde en fazla vergi beyan eden ilk 100 mükellef listesini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Baykar'ın milli SİHA ihracatında yakaladığı küresel başarı, yöneticilerini üst üste 5'inci kez Türkiye'nin en çok gelir vergisi veren isimleri listesinde zirveye taşıdı. Açıklanan listeye göre Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, 2021-2025 yıllarında art arda 5 kez Türkiye'nin en çok gelir vergisi ödeyen mükellefleri oldu. 2025 vergilendirme döneminde Selçuk Bayraktar 2 milyar 991 milyon 536 bin lira, Haluk Bayraktar da 2 milyar 502 milyon 27 bin lira gelir vergisi beyan etti. İki yöneticinin ödediği toplam gelir vergisi 5 milyar 493,6 milyon lirayı buldu. Baykar yöneticilerinin 2021'den bu yana ödediği vergi tutarında yaşanan yaklaşık 18 katlık artışta şirketin ihracat odaklı büyüme modeli belirleyici oldu.</p>

<p><strong>Öz kaynakla büyüme modeli</strong></p>

<p>Kuruluşundan bu yana tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, devletten nakit teşvik, hibe veya sipariş garantisi almadan faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, aynı zamanda kuruluşundan bugüne banka kredisi dahi kullanmadan AR-GE ve üretim süreçlerini kazandığı gelirleri yatırıma dönüştürerek finanse ediyor. Gelecek vizyonunu uzay teknolojileri dahil yüksek teknolojinin yeni alanlarına yönelten firma, 2003 yılında başlayan AR-GE yolculuğundan bu yana elde ettiği toplam gelirin yaklaşık yüzde 90'ını ihracattan sağladı. S</p>

<p>avunma ve havacılık sektöründe son 5 yılın ihracat lideri olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36, Bayraktar AKINCI TİHA için 16 ülkeyle olmak üzere toplamda 39 ülkeyle tedarik sözleşmesi imzaladı. 2021'de 664 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılında 2,2 milyar dolara ulaştıran firma, küresel SİHA pazarındaki liderliğini pekiştirirken yurt içi ve dışı iştirakleriyle 8 bin 500'den fazla personele de istihdam sağlıyor.</p>

<p><strong>Gelir vergisinde ilk üç</strong></p>

<p>2025 vergilendirme dönemine ilişkin en fazla gelir vergisi beyan eden mükellefler listesinin üçüncü sırasında 830 milyon 795 bin lirayla Koç Holding Şeref Başkanı Mustafa Rahmi Koç bulunuyor. Listenin dördüncü sırasında 676 milyon 261 bin lirayla Mehmet Sinan Tara yer alırken; yedinci sırada 557 milyon 655 bin lirayla Erman Ilıcak, dokuzuncu sırada 448 milyon 694 bin lirayla Mehmet Cengiz ve onuncu sırada 430 milyon 317 bin lirayla Ceyda Lale Tara yer aldı.</p>

<p>Listenin 5, 6 ve 8'inci sırasındaki mükellefler ise isimlerinin açıklanmasını istemedi. Türkiye genelinde yıllık gelir vergisine ilişkin 5 milyon 586 bin 760 mükellef tarafından beyanname verilirken, bu beyannameler üzerinden 710 milyar 565 milyon lira gelir vergisi tahakkuku gerçekleştirildi. En fazla vergi tahakkuk ettirilen ilk 100 mükellefin illere göre dağılımında 78 isimle İstanbul ilk sırayı aldı. İstanbul'u 10 mükellefle Ankara ve 3 mükellefle İzmir izledi. Ayrıca Türkiye genelindeki ilk 100 gelir vergisi mükellefinden 78'i isminin açıklanmasını istemedi.</p>

<p><strong>Kurumlar vergisi şampiyonu</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 2025 yılı vergilendirme döneminde 1 milyon 215 bin 24 mükellef tarafından kurumlar vergisi beyannamesi verildi ve bu tutar üzerinden 1 trilyon 614 milyar 791 milyon lira kurumlar vergisi tahakkuk ettirildi. En fazla vergi tahakkuk ettirilen ilk 100 kurumun illere göre dağılımında ilk sırada 80 mükellefle yine İstanbul yer aldı. Kurumlar vergisi listesinin birinci sırasında 70 milyar 394 milyon 682 bin lira vergi tahakkuku ile Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası AŞ yer buldu. Üçüncü sırada 22 milyar 908 milyon lirayla Türkiye Vakıflar Bankası, dördüncü sırada ise 20 milyar 77 milyon lirayla Türkiye Garanti Bankası AŞ öne çıktı. İkinci ve beşinci sırada yer alan kurumlar ise isimlerinin açıklanmasını istemedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>QNB Bank, LC Waikiki, Emin Evim, Citibank ve Allianz Sigorta da ilk 10'da yer alan diğer kurumlar oldu. Listede bankacılığın yanı sıra giyim, sigorta, telekomünikasyon, savunma sanayi, elektrik ve perakende gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler öne çıkarken, ilk 100'e giren kurumlardan 36'sı isminin açıklanmasını istemedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/vergi-rekortmenleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-m3.jpg" type="image/jpeg" length="53582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa’nın yeni üretim üssü KOBİ OSB]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursanin-yeni-uretim-ussu-teknosab-kobi-osb</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursanin-yeni-uretim-ussu-teknosab-kobi-osb" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB’ın üretim, teknoloji, ticaret ve lojistik gücünü KOBİ’lerle buluşturacak TEKNOSAB KOBİ OSB Projesi iş dünyasına tanıtıldı. Proje Bursa’nın üretim ve ihracat kapasitesini yeni bir seviyeye taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA – BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Bursa’nın yarım asrı geçen köklü sanayi mirasının yenilikçi vizyonla bütünleştiği TEKNOSAB yapısının odağında; yüksek nitelikli imalat, dijitalleşme, çevresel sürdürülebilirlik, gelişmiş lojistik ağlar ve teknoloji eksenli gelişme bulunuyor. TEKNOSAB KOBİ OSB vasıtasıyla bu imkânların küçük ve orta boylu firmalar için de ulaşılabilir kılınması ve Bursa sanayisindeki planlı alansal değişimin ivme kazanması amaçlanıyor.</p>

<p>​Dünya ticaretinde dijital altyapının ve ileri teknolojiye dayalı imalatın öne çıktığı bir süreçte kurulan TEKNOSAB, Türkiye’ye “Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi” modelini kazandırdı. Bilgi ve yenilik odaklı imalatın gücünü yükseltmek hedefiyle tasarlanan TEKNOSAB; Ar-Ge üsleri, gelişmiş fiber optik ağı, temiz enerji imkânları ve bütünleşik lojistik yapısıyla Bursa’nın modern sanayi hamlesinin kilit odak noktalarından biri oldu. “Milli, Yenilikçi, Çevreci” ilkesiyle kurulan alanda otomotivden makineye, teknik tekstilden elektroniğe, yeşil enerjiden havacılık ve uzaya, demiryolu teknolojilerinden savunma sektörüne kadar yüksek nitelikli alanlar yer alıyor.</p>

<p>​Büyük ölçekli üretimi teşvik eden yapısıyla planlanan TEKNOSAB’da en küçük sanayi alanı 15 bin metrekare olarak belirlenirken, bölge genelindeki toplam yatırımın 25 milyar dolara varması bekleniyor. Bursa şehir merkezinin ortalama 30 kilometre batısında yer alan TEKNOSAB; İstanbul-İzmir Otoyolu, Bandırma-Bursa Hızlı Tren Hattı, Bandırma ve Gemlik limanlarıyla sağladığı entegrasyon sayesinde çok yönlü bir ulaşım ağı sunuyor. Yaklaşık üç sene zarfında yatırıma hazır konuma getirilen sahada tesisler 2021 senesinden itibaren imalata başladı.</p>

<p><strong>KOBİ’ler TEKNOSAB’ta güçlenecek</strong></p>

<p>TEKNOSAB yapısının yeni bir aşaması biçiminde kurgulanan TEKNOSAB KOBİ OSB, küçük ve orta boylu firmaların uluslararası pazardaki gücünü artıracak çağdaş bir sanayi değişim odağı olarak tasarlandı. İmalat, ticaret, teknoloji ve lojistik olanaklarını tek bir çatı altında birleştiren bu sistemle TEKNOSAB bünyesindeki dev yatırımcılar ile KOBİ'ler arasında sarsılmaz bir tedarik ve ortaklık ağı kurulması amaçlanıyor.</p>

<p>​<strong>Esnek imalat alanları yer alacak</strong></p>

<p>KOBİ OSB’nin TEKNOSAB içerisindeki ana sanayi tesisleriyle aynı alanda yer alması; taşıma müddetinden nakliye masraflarına, depo yönetiminden tedarik süreçlerine kadar şirketlere kayda değer kolaylıklar kazandıracak. Bu sayede KOBİ’lerin imalat hacimlerinin, dış satımlarının ve ticari kazançlarının yükseltilmesi; firmaların sabit ile değişken masraflarının ise çok daha verimli yönetilmesi hedefleniyor. Şirketlerin mevcut kapasiteleri ve gelecek büyüme planları göz önüne alınarak tasarlanan alanda 500, 1.000, 2.000 ve 3.000 metrekarelik esnek imalat alanları yer alacak.</p>

<p><strong>Teknoloji üretimin kalbinde yer alacak</strong></p>

<p>TEKNOSAB KOBİ OSB ekosisteminin teknoloji ayağını oluşturacak <strong>TEKNOSAB Teknopark</strong>, ileri teknoloji geliştiren şirketleri, Ar-Ge laboratuvarlarını, yazılım firmalarını, akademisyenleri ve teknoloji girişimlerini aynı merkezde buluşturacak. Üniversite-sanayi iş birliğini doğrudan üretime taşıması planlanan Teknopark, akademik bilgi ve araştırma sonuçlarının yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesine katkı sağlayacak. Akıllı üretim, nesnelerin interneti, yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik ve büyük veri gibi alanların öncelikli çalışma konuları arasında yer alacağı merkezde, girişimcilere mentorluk, uluslararası fonlara erişim, teşvik mekanizmaları ve fikri mülkiyet yönetimi konusunda destek verilmesi öngörülüyor. Kuluçka merkezleri ve ileri test laboratuvarlarıyla yeni teknolojilerin ticarileşme süresinin kısaltılması hedeflenirken, KOBİ’lerin dijital ve yalın dönüşüm süreçlerine de rehberlik edilecek.</p>

<p><strong>Bursa ticaretinin yeni merkezi</strong></p>

<p>Ekosistemin bir diğer önemli bileşeni olan <strong>TEKNOSAB KOBİ Organize Ticaret Bölgesi</strong>, Bursa’nın farklı noktalarına dağılmış stratejik ticaret sektörlerini modern ve planlı bir yerleşkede buluşturacak. Proje ile kentteki ticari faaliyetlerin daha verimli bir mekânsal yapıya kavuşturulması, lojistik süreçlerin iyileştirilmesi ve işletmeler arasındaki sektörel iş birliklerinin artırılması hedefleniyor. Modern showroom alanları, teknolojik altyapıya sahip ticari ofisler ve geniş depolama çözümlerinin aynı merkezde yer alacağı bölgenin, Bursa’nın yanı sıra Marmara Bölgesi için de güçlü bir ticaret ve pazarlama merkezi haline gelmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>KOBİ Diyalog’la etkin iletişim</strong></p>

<p>TEKNOSAB KOBİ Ekosistem Merkezi ise finansman, bilgi, kamu destekleri ve iş geliştirme imkanlarını tek noktada buluşturan yeni nesil bir KOBİ hizmet merkezi olarak kurgulanıyor. KOSGEB, KGF, Eximbank ve İGE gibi kurumlarla kurulacak entegrasyonla firmaların finansmana ve destek mekanizmalarına erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Ortak satın alma modelleriyle hammadde ve enerji gibi temel girdilerde maliyet avantajı oluşturulması; KOBİ Diyalog ve KOBİ Platformu aracılığıyla işletmelerin karar vericilerle daha etkin iletişim kurması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>TEKNOSAB KOBİ Gıda OSB </strong></p>

<p>Projenin ihtisaslaşma alanlarından TEKNOSAB KOBİ Gıda OSB, gıda üreticilerini modern üretim altyapısı, yüksek hijyen standartları ve uluslararası sertifikasyon sistemleriyle buluşturacak. Altyapı bakımından yetersiz bölgelerde üretim yapan gıda işletmelerinin planlı bir sanayi alanına taşınmasıyla sektörün rekabet gücünün artırılması planlanıyor. BRC, IFS, ISO 22000 ve Helal Gıda gibi sertifikasyon süreçlerine uyum sağlayabilecek altyapının kurulacağı bölgede kontaminasyon riskini azaltacak hijyen bariyerleri ve işletmeler arası izolasyon standartları uygulanacak. Soğuk hava depoları başta olmak üzere kesintisiz enerji gerektiren üretim ve depolama faaliyetleri de yüksek kapasiteli enerji altyapısıyla desteklenecek.</p>

<p><strong>İnşaat sektörüne güçlü lojistik altyapı</strong></p>

<p>TEKNOSAB İnşaat Sektörü Açık Lojistik Depolama Alanları ile yapı ve inşaat malzemeleri sektörünün uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu geniş depolama ve sevkiyat imkanları oluşturulacak. Ağır tonajlı ürünler, çelik yapı elemanları ve prefabrik sistemler için yüksek taşıma kapasitesine sahip zeminler hazırlanırken, işletmelerin dönemsel ihtiyaçlarına göre büyüyüp küçülebilecek modüler açık saha parselleri kurulacak.</p>

<p><strong>Savunma ve Havacılık Sanayiine yeni platform</strong></p>

<p>TEKNOSAB Defence Hub, Bursa’nın üretim ve mühendislik kapasitesini savunma ve havacılık sanayiinin ihtiyaçlarıyla buluşturacak stratejik bir gelişim platformu olarak tasarlandı. Firmaların mühendislik, üretim, kalite, sertifikasyon ve tedarik zinciri kabiliyetlerinin geliştirilerek ulusal ve uluslararası projelerde daha etkin rol almaları amaçlanıyor. Bursa sanayisinin kabiliyet haritası ile savunma sektörünün ihtiyaçlarını eşleştirecek yapı; kritik ürünlerde yerlileştirme, ortak proje geliştirme ve firmaların küresel savunma tedarik zincirlerine katılımını destekleyecek.</p>

<p><strong>İhracatın yeni kapısı TEKNOSAB Serbest Bölge</strong></p>

<p>TEKNOSAB ekosistemi içerisinde planlanan TEKNOSAB Serbest Bölge, yüksek üretim kapasitesini uluslararası pazarlarla daha güçlü biçimde buluşturmayı hedefliyor. İhracat odaklı yatırımların desteklenmesi, dış ticaret süreçlerinin hızlandırılması ve TEKNOSAB’ın küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konumunun güçlendirilmesi projenin temel amaçları arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Lojistiğin Yeni Üssü: TEKNOSAB Lojistik Park</strong></p>

<p>Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen <strong>TEKNOSAB Lojistik Park</strong>, depolama, dağıtım, taşımacılık ve tedarik zinciri yönetimini yapay zekâ, otomasyon ve ileri yazılım sistemleriyle buluşturuyor. Toplam 193 bin 420 metrekare alan üzerinde yükselen ve 262 bin 600 metrekare kiralanabilir alana sahip proje, otoyol, demiryolu yük istasyonu ve liman bağlantılarıyla TEKNOSAB’ın küresel pazarlara açılan kapısı olarak konumlanıyor. Gümrük sahası, TIR ve treyler parkları, konaklama alanları ve sosyal tesislerle desteklenen Lojistik Park’ta 300’ün üzerinde yükleme rampası planlanırken, çatı üstü güneş enerjisi sistemleriyle depolama faaliyetlerinin enerji ihtiyacına çevreci çözümler sunulacak. 610’dan fazla yatırımcıyı aynı yapı içerisinde buluşturan proje, oluşturduğu geniş yatırımcı tabanıyla Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modelinin dikkat çeken örneklerinden biri konumunda bulunuyor.</p>

<p><strong>Sanayinin verileri TEKNOSAB’da korunuyor</strong></p>

<p>Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle planlanan <strong>TEKNOSAB Data Center</strong>, akıllı fabrikalar, Ar-Ge merkezleri ve uluslararası yatırımcıların büyüyen veri ihtiyacına yanıt verecek yüksek güvenlikli bir dijital altyapı merkezi olarak tasarlanıyor. Enerji, iklimlendirme ve ağ altyapılarında yedekli sistemlerin kullanılacağı veri merkezinde yüksek erişilebilirlik hedeflenirken, biyometrik geçiş sistemlerinden fiziki gözetim altyapısına ve yapay zekâ destekli siber güvenlik çözümlerine kadar çok katmanlı koruma sistemlerinin devreye alınması planlanıyor.</p>

<p></p>

<p><img height="171" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ibrahim-burkay-6.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>İbrahim Burkay</strong></p>

<p><strong>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>TEKNOSAB en güçlü kaldıraçlardan biri</strong></p>

<p>Dünya ekonomisinin yapay zekâ, otonom sistemler ve dijital entegrasyon ekseninde kapsamlı bir dönüşümden geçiyor. Şehirlerin rekabet gücünün giderek daha fazla yüksek katma değerli üretim kapasitesiyle ölçülüyor. Bursa’nın 60 yılı aşan organize sanayi tecrübesini geleceğin üretim modelleriyle buluşturmak amacıyla TEKNOSAB’ı hayata geçiriyoruz. Proje Bursa’nın önümüzdeki yarım asrını şekillendirecek temel kalkınma hamlelerinden biri. TEKNOSAB’ı üretimin, lojistiğin, teknolojinin ve dijital altyapının birbirini beslediği akıllı bir ekosistem anlayışıyla tasarladık. Bursa’nın bugün 20 milyar dolar düzeyindeki ihracat hacmini 40 milyar dolara taşıma hedefimizde TEKNOSAB en güçlü kaldıraçlarımızdan biri olacak. Burada kurduğumuz yapı, firmalarımıza ölçek, teknoloji, verimlilik ve lojistik bakımından dünya ile rekabet edebilecek yeni imkanlar kazandırıyor. Bursa’nın üretim kabiliyetini daha yüksek katma değerle buluştururken kentimizin küresel değer zincirlerindeki konumunu da güçlendiriyoruz. Attığımız her adımda önümüzdeki birkaç yılı değil, gelecek nesillerin Bursa’sını düşünüyoruz.</p>

<p>TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa sanayisinin mekânsal dönüşümünde tarihi bir rol oynuyor. KOBİ’lerin kent içerisindeki sıkışmış ve gelişme imkânı sınırlı üretim alanlarından dünya standartlarında tesislere taşınmasını hedefliyoruz. Yeni modelin firmaların arsa ve bina yatırımlarına ayırdığı kaynakları üretim, teknoloji ve makine yatırımlarına yönlendirmesine de imkân sağlıyoruz. KOBİ’lerimizi geleneksel ve sıkışmış üretim alanlarından çıkararak modern, modüler ve sürdürülebilir fabrikalarla buluşturuyoruz. TEKNOSAB’daki güçlü ana sanayi kuruluşlarıyla KOBİ’lerimiz arasında doğrudan tedarik ve iş birliği köprüleri kuracağız. Firmalarımız mekân problemleriyle uğraşmak yerine üretimine, ihracatına, teknolojisine ve insan kaynağına odaklanabilecek. Yalın üretim, dijitalleşme ve verimlilik uygulamalarıyla işletmelerimizin kurumsal kapasitesini yükselteceğiz. Hedefimiz KOBİ’lerimizi kendi alanlarında küresel ölçekte rekabet eden güçlü üreticilere dönüştürmektir. Çünkü biliyoruz ki KOBİ büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür.</p>

<p><img height="283" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ali-ihsan-yesilova-1.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Ali İhsan Yeşilova</strong></p>

<p><strong>Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Bursa için örnek bir proje</strong></p>

<p>Şehrimizde pek çok KOBİ uygun olmayan koşullarda üretim yapıyor ve mevcut alanlarında gelişmeye çalışıyor. KOBİ’lerimizin çağın gerektirdiği çalışma ortamlarına ve modern üretim alanlarına çok ciddi ihtiyacı vardı. BTSO’nun ortaya koyduğu TEKNOSAB KOBİ OSB bu açıdan çok değerli bir proje. Bu vizyonu ortaya koyan ve hayata geçirmek üzere önemli adımlar atan BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a, yönetim kuruluna ve projeye destek veren tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="259" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/burak-cebel-1.jpeg" width="282" /></p>

<p><strong>Burak Cebel</strong></p>

<p><strong>Digitorium Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>“Büyük vizyon gerçeğe dönüştü”</strong></p>

<p>TEKNOSAB’ın ilk lansmanında da yer almıştık. İbrahim Başkan o büyük vizyonu gerçeğe dönüştürdü. KOBİ OSB’nin de aynı başarıyla hayata geçirileceğine inanıyorum. Bursa’da birçok KOBİ kira yüküyle, arsa maliyetiyle ve bina yatırımıyla mücadele ediyor. Bu model sayesinde işletmeler kaynaklarını arsa ve inşaata bağlamak yerine makine, teknoloji ve üretim yatırımlarına yönlendirebilecek. Firmalarımız güçlenirken üretim ve istihdam kapasitemiz de artacak<strong>.</strong><strong> Böylece dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandıran firmalarımız, küresel pazarda çok daha rekabetçi bir konuma ulaşacaktır. Sanayimizin tabanını oluşturan KOBİ'lerimizin bu güç birliği, Bursa'yı yüksek teknoloji üreten bir merkez haline getirecektir.</strong></p>

<p><img height="298" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/emre-yildiz-11.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Emre Yıldız</strong></p>

<p><strong>Avcıyıldız Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Planlı büyümeye katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Bursa’nın çok önemli konularından biri bu projeyle çözüme kavuşuyor. Başkanımızın uzun yıllardır üzerinde durduğu KOBİ OSB vizyonunun bu lansmanla güçlü bir aşamaya geldiğini görüyoruz. Biz de projeyi en başından itibaren destekliyoruz. KOBİ OSB, Bursa’nın 2030 vizyonunun en önemli parçalarından biri. Üretimde ve ihracatta güçlü bir Bursa’nın planlı biçimde büyümesi açısından büyük önem taşıyor. Projenin TEKNOSAB gibi güçlü bir ekosistemin içinde yer alması da ayrıca değerli. Bu süreci sahiplenen başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.</p>

<p></p>

<p><img height="312" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/utiyap-halil-coskun.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Halil Coşkun</strong></p>

<p><strong>UTİYAP Başkanı</strong></p>

<p><strong>Bursa rahat bir nefes alacak</strong></p>

<p>UTİYAP Başkanı Halil Coşkun, “Uzun zamandır heyecanla beklediğimiz bir projeydi. İbrahim Burkay Başkanımızın liderliğinde gelişen, karbon ayak izi ve yeni nesil üretim standartlarına uyumlu, nitelikli bir sanayi projesi ortaya çıktı. Üyelerimiz de projeyi yakından inceleme imkanı buldu. Bursa’da birçok KOBİ’nin mahalle aralarında, plansız bölgelerde ve lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim yaptığını biliyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB ile bu sıkıntıların önemli ölçüde geride kalacağına inanıyorum. Bursa sanayisi mekânsal açıdan rahatlayacak ve kentimiz rahat bir nefes alacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="307" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/murat-gurbuz.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Murat Gürbüz</strong></p>

<p><strong>Bay Kalıp Yönetim Kurulu Üyesi</strong></p>

<p><strong>KOBİ’lerimizin önü açılıyor</strong></p>

<p>İbrahim Başkanımıza bu güçlü vizyonu için teşekkür ediyorum. Ortaya koyduğu projeler biz genç sanayicilere ve KOBİ’lere de yeni bir yol açıyor. Bursa sanayisinin uzun yıllara dayanan bir üretim tecrübesi var. Şimdi bu tecrübeyi KOBİ’lerimizin gelişimini hızlandıracak yeni bir aşamaya taşıyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB’nin firmalarımızı daha güçlü ve rekabetçi hale getireceğine inanıyorum. Biz de bu yolculukta elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img height="327" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/ozer-acur.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Özer Acur</strong></p>

<p><strong>Otima Makine Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Proje firmaların gelişmesine imkân sağlıyor</strong></p>

<p>Bursa’nın en önemli ihtiyaçlarından biri KOBİ OSB idi. Hem sektörümüzde hem kentimizde üretim alanı konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu proje firmalarımızın gelişmesine imkân sağlarken Bursa’yı da üretimde bir adım daha ileriye taşıyacak. Projenin sonuçlarını kısa zamanda görmeye başlayacağımıza inanıyorum. İbrahim Burkay Başkanımızın bu projenin hayata geçmesi için uzun yıllardır verdiği mücadeleye yakından şahidiz. Kendisine ve yönetimine emekleri için teşekkür ediyorum.</p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/serdar-burulday.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Serdar Burulday</strong></p>

<p><strong>Volber Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Hayalini kurduğumuz üretim ortamına kavuşacağız</strong></p>

<p>Kendi firmamdan örnek verecek olursam, mekânsal sorunların üretim kalitesi ve ihracat kabiliyeti üzerinde ne kadar belirleyici olduğunu doğrudan yaşıyoruz. Uzun yıllar yüzde 98 seviyesinde ihracat yapan bir firma olarak, mevcut üretim alanımızdaki fiziki koşullar nedeniyle kalite yönetiminde hedeflediğimiz standartları yakalamakta güçlük çektik. Çatısında güneş enerjisi sistemi bulunan, yağmur suyunu değerlendirebildiğimiz, atık suyu geri kazanabildiğimiz, güçlü altyapıya sahip modern bir üretim alanı istiyoruz. Kent içerisindeki sıkışmışlıktan çıkarak istihdamımızı ve üretimimizi artırmayı hedefliyoruz. Uzun yıllardır kurduğumuz bu hayalin TEKNOSAB KOBİ OSB ile gerçeğe dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. En kısa zamanda yeni üretim alanımıza kavuşmayı umut ediyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="444" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/serdar-islamoglu.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Serdar İslamoğlu</strong></p>

<p><strong>İslamoğlu Unlu Mamülleri Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Bazı projeler geleceği inşa eder</strong></p>

<p>Bazı projeler vardır, etkisi bugünün çok daha ilerisine uzanır ve bir şehrin geleceğini inşa eder. KOBİ OSB’yi de bu nitelikte görüyorum. Sürecin ilk aşamalarından itibaren ne kadar büyük bir emek verildiğini, izinlerden planlama süreçlerine kadar pek çok konuda nasıl yoğun bir çalışma yürütüldüğünü yakından takip ettik. Başkanımız İbrahim Burkay bu projeyi kararlılıkla bugünkü aşamaya taşıdı. Fırıncılar ve sektörümüz adına kendisine teşekkür ediyorum. Süreci yakından izlemeye ve desteklemeye devam edeceğiz.</p>

<p><img height="269" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/mustafa-keles.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Mustafa Keleş</strong></p>

<p><strong>FLY Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Mobilya sektörüne katma değer sağlayacak</strong></p>

<p>Uzun yıllardır mobilya sektörünün içindeyim. Mobilya, ürün hacimlerinin yüksek olması nedeniyle geniş üretim ve depolama alanına en fazla ihtiyaç duyan sektörlerden biri. Artan kira ve arsa fiyatları KOBİ’ler açısından ciddi bir yük oluşturuyor. Kent içerisinde iki veya üç katlı yapılarda üretim yapmaya çalışan, büyüme imkânı bulamayan çok sayıda işletmemiz bulunuyor. TEKNOSAB KOBİ OSB bu firmaların daha hızlı büyümesine, iş gücü kayıplarının azaltılmasına ve üretimin ekonomiye daha fazla değer kazandırmasına önemli katkı sağlayacak. İbrahim Burkay Başkanımıza ortaya koyduğu vizyon için teşekkür ediyorum.</p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-17-at-140548.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Serdal Gülmez</strong></p>

<p><strong>Sese Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Tarihi açıdan dönüm noktası</strong></p>

<p>TEKNOSAB KOBİ OSB’yi Bursa ekonomi tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyorum. İbrahim Burkay Başkanımızın ekibinde yer almaktan ve bu projenin gelişim sürecine katkı sağlamaktan büyük gurur duyuyorum. Başkanımız ortaya koyduğu vizyonla Bursa’nın geleceğini şekillendiren önemli eserleri kentimize kazandırıyor. Biz de Bursa’nın üretim, ihracat ve yatırım gücünü daha ileriye taşıyacak bu çalışmaların yanında olmaya devam edeceğiz. Projenin şehrimize ve tüm KOBİ’lerimize hayırlı olmasını diliyorum.</p>

<p><img height="341" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/fatih-halisdemir.png" width="250" /></p>

<p><strong>Fatih Halisdemir</strong></p>

<p><strong>Halisdemir Hayvansal Gıda Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Trafiğin rahatlamasına katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Bursa merkezinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin planlı ve modern bir üretim alanında bir araya gelmesi kentimiz açısından büyük önem taşıyor. İbrahim Burkay Başkanımızın öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin bu anlamda önemli faydalar sağlayacağına inanıyorum. TEKNOSAB’ın çevre yoluna, limanlara ve ana ulaşım akslarına yakın konumu firmalarımıza ciddi bir lojistik avantaj sunacak. Büyük araçların kent merkezine girmeden faaliyetlerini sürdürebilmesi Bursa trafiğinin rahatlamasına da katkı sağlayacak. Projenin tamamlanmasıyla hem KOBİ’lerimiz hem de Bursa önemli bir kazanım elde edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursanin-yeni-uretim-ussu-teknosab-kobi-osb</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1577-m1.jpg" type="image/jpeg" length="49960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BURTOM’dan gıda takviyesi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/burtomdan-gida-takviyesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/burtomdan-gida-takviyesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Fonksiyonel Tıp Hekimi ve Fitoterapist Dr. Bekir Uğur Yavuzcan, günlük hayatta yoğun olarak kullanılan gıda takviyelerinin tamamen kişiye özel ve hekim kontrolünde planlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dr. Yavuzcan, “Multivitamin, C ve D vitamini, Omega-3, magnezyum gibi mikrobesinler bağışıklık ve beyin sağlığı için hayati önem taşır. Ancak ezbere ve uzun süreli takviye kullanımı ciddi sağlık riskleri barındırır. Özellikle bağışıklığı baskılanmış bireylerde bilinçsiz pre ve probiyotik kullanımı tehlikeli sonuçlar doğurabilir; egzaması olanlar B vitaminlerinden, kan sulandırıcı kullananlar ise kontrolsüz takviyelerden uzak durmalıdır” dedi. Maden suyu ile ilgili görüşlerini açıklayan Dr. Yavuzcan, maden suyunun hidrasyon, kemik, sindirim ve kalp sağlığı için zengin bir mineral kaynağı olduğunu belirterek, sodyum ve potasyum oranlarının kişinin sağlık durumuna (örneğin böbrek yetmezliği veya tansiyon) göre seçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'deki bazı maden sularının gizli gücünün Bor minerali olduğunu ifade eden Dr. Yavuzcan, “Maden suyu beslenmeye sağlıklı bir katkıdır ancak yüksek sodyum içeriklerine dikkat edilmeli. Hem maden suyu seçiminde hem de vitamin takviyelerinde kişinin genel sağlık haritası ve diyet ihtiyaçları mutlaka gözetilmelidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirketler</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/burtomdan-gida-takviyesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/08/1576-s5.jpg" type="image/jpeg" length="80769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>31. YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/31-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/06/giydirme-kapak-2026.jpg" type="image/jpeg" length="41308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEEXX 2025'i okumak için tıklayın]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEEXX FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/meexx-2025-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/12/web-860x504-2.jpg" type="image/jpeg" length="86766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30. YIL ÖZEL SAYISI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Giydirme Kapak 1" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Giydirme Kapak 3" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 2" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Giydirme Kapak 4" height="3543" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2520" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>30'UNCU YIL ÖZEL SAYISI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/30-yil-ozel-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2025/04/giydirme-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="92375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2024 ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/11/web-860x504-1.jpg" type="image/jpeg" length="56962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><img alt="Maktek Avrasya 2024 1" class="detail-photo img-fluid" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" / width="2520" height="3543"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKTEK AVRASYA 2024 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/maktek-avrasya-2024-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/10/maktek-avrasya-2024-1.jpg" type="image/jpeg" length="93800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BURSA SİAD'LARI ÖZEL EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bursa-siadlari-ozel-eki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/06/bursa-siadlari.jpg" type="image/jpeg" length="54789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CUMHURİYET EKİ 2023]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL CUMHURİYET EKİ</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/cumhuriyet-eki-2023</guid>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2024/05/sayfa-1.jpg" type="image/jpeg" length="27057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2023 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2023-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 14:18:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1_1.jpg" type="image/jpeg" length="83258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2022 FUARI ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2022-fuari-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:56:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/SAYFA-1.jpg" type="image/jpeg" length="80053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BUMATECH 2021 ÖZEL ÇALIŞMASI</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/foto-galeri/bumatech-2021-ozel-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 18:05:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/images/album/BUMATECH2022_gazete_reklam.jpg" type="image/jpeg" length="20782"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
