<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eko Haber</title>
    <link>https://www.ekohaber.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 05 May 2026 15:40:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İhracatçılara vergi indirimi, esnafa yeni kredi paketi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/ihracatcilara-vergi-indirimi-esnafa-yeni-kredi-paketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/ihracatcilara-vergi-indirimi-esnafa-yeni-kredi-paketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ı Bursa iş dünyasıyla buluşturdu. Prof. Dr. Bolat, toplantıda ihracatçılara vergi indirimi, esnafa yeni kredi paketi ve finansman desteklerinin artırılması gibi yeni ve güncel düzenlemeleri açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BTSO’nun Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Bolat, özellikle ihracatçıların rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni vergi düzenlemeleri ve finansman imkânlarının kısa sürede hayata geçirileceğini belirtti. Prof. Dr. Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 9’a, ticaret yapan ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşürüleceğini açıklandığını hatırlatarak, “Söz konusu düzenlemeler kısa süre içinde yasalaşarak yürürlüğe girecek. Bu düzenlemelerin ihracat performansımıza doğrudan destek sağlayacağını düşünüyoruz.” dedi. Transit ticaretin vergiden muaf tutulmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Bolat, İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası sermaye için daha cazip hale getirilmesinin hedeflendiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Finansman destekleri genişletiliyor</strong></p>

<p>İhracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla sağlanan desteklerin artırıldığını vurgulayan Bolat, Merkez Bankası reeskont kredilerinde limitlerin yükseltilmesi için çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Geçtiğimiz yıl ihracatçılara 870 milyar lira tutarında reeskont kredisi kullandırıldığını hatırlatan Bolat, bu krediler kapsamında 275 milyar liralık faiz desteği sağlandığını belirtti. Günlük kredi limitinin 4,5 milyar liraya ulaştığını ifade eden Bolat, önümüzdeki dönemde bu limitlerin daha da artırılacağını kaydetti. Döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasına yönelik çalışmaların da Ekonomi Koordinasyon Kurulu gündeminde olduğunu aktaran Bolat, destek mekanizmalarının sektörel ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Bursa esnafına yeni kredi paketi</strong></p>

<p>Bursa’daki esnaf ve sanatkârlara yönelik yeni bir finansman desteğini de duyuran Bakan Bolat, TESKOMB kefaletiyle Halkbank kaynaklarından 200 milyon liralık kredi paketinin kente tahsis edileceğini açıkladı. Geçen yıl Bursa’da esnafa 7 milyar liralık finansman sağlandığını belirten Bolat, bu yıl kredi maliyetlerinin yüzde 20 seviyesine düşürüldüğünü ifade etti. Kentte yaklaşık 88 bin esnafın faaliyet gösterdiğini kaydeden Bolat, desteklerin devam edeceğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Bursa’ya 23 Yılda 785 milyar liralık yatırım”</strong></p>

<p>Son 23 yılda Bursa’ya toplam 785 milyar liralık kamu yatırımı yapıldığını belirten Bolat, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye kadar birçok alanda önemli projelerin hayata geçirildiğini söyledi. Bolat, Bursa’nın hem sanayi hem de tarım üretiminde stratejik bir merkez olduğunu vurgulayarak, kentin Türkiye ekonomisindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Bursa, Türkiye’nin Üretim ve İhracat Gücünün Merkezinde”</strong></p>

<p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın ekonomik performansına dikkat çekerek kentin Türkiye’nin büyüme ve ihracat hedeflerinde kilit rol üstlendiğini söyledi. Başkan Burkay, “20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biriyiz. 200’ün üzerinde ülke ve gümrük bölgesine ihracat yapan firmalarımızla küresel ticarette güçlü bir konuma sahibiz.” dedi. Küresel zorluklara rağmen elde edilen bu başarının güçlü bir üretim altyapısı ve girişimcilik ekosisteminin sonucu olduğunu vurgulayan Burkay, tüm zorluklara rağmen bu başarıların altında imzası bulunan iş dünyası temsilcilerine ve destekleri için Ticaret Bakanlığı’na teşekkür etti.</p>

<p><strong>Başkan Burkay iş dünyasının sorunlarını aktardı</strong></p>

<p>Konuşmasında iş dünyasının öncelikli beklentilerini de paylaşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, finansmana erişimin en kritik başlık olmaya devam ettiğini belirtti. İbrahim Burkay, “Eximbank kredilerinde vade yapısının güçlendirilmesi, kredi limitlerinin artırılması ve ihracatçılarımızın KDV alacaklarının teminat olarak kabul edilmesi firmalarımız için büyük önem taşıyor.” dedi. Döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasının da beklentiler arasında yer aldığını ifade eden Burkay, bu desteğin artırılmasının ihracatçılar için önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. Organize ticaret bölgeleri, yeni fuar merkezi ve modern lojistik altyapı yatırımlarının Bursa’nın rekabet gücünü artıracağını belirten İbrahim Burkay, bu konuda da yerel yönetimlerin ve bakanlık desteklerinin önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/ihracatcilara-vergi-indirimi-esnafa-yeni-kredi-paketi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/1562-m3.jpg" type="image/jpeg" length="67608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAHA EXPO’ya Bursa çıkarması]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/saha-expoya-bursa-cikarmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/saha-expoya-bursa-cikarmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisindeki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA EXPO 2026, sektörün yerli ve yabancı temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Savunma ve havacılık alanında küresel iş birliklerini artırmayı hedefleyen fuar, sahip olduğu UFI sertifikasıyla uluslararası ölçekteki prestijini de ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek SAHA EXPO 2026’da; yapay zekâ destekli sistemler, insansız hava ve kara araçları, savunma teknolojileri, ileri üretim çözümleri ve yeni nesil mühendislik uygulamaları ön plana çıkacak. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilecek B2B görüşmeler ve uluslararası iş birliklerinin, Türk savunma sanayisinin ihracat gücüne önemli katkılar sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>Bursa’dan 20 firma katılacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savunma sanayisinde son yıllarda önemli bir üretim merkezi haline gelen Bursa da fuarda güçlü şekilde temsil edilecek. SAHA EXPO 2026 katılımcı listesinde Bursa’dan toplam 21 firma yer alırken, kentin özellikle makine, mühendislik, mekatronik ve ileri üretim teknolojilerindeki birikimini fuar aracılığıyla dünya vitrinine taşıması hedefleniyor. Bursalı firmaların fuarda gerçekleştireceği temasların; yeni ihracat bağlantıları, stratejik iş birlikleri ve savunma sanayisine yönelik yeni yatırımlar açısından önemli fırsatlar sunacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/saha-expoya-bursa-cikarmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/1562-m2-1.jpg" type="image/jpeg" length="83558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Makine sektörü sürdürülebilirliğe odaklandı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/makine-sektoru-surdurulebilirlige-odaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/makine-sektoru-surdurulebilirlige-odaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin sanayi üretimindeki öncü kentlerinden Bursa, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında attığı adımlarla dikkat çekiyor. Özellikle makine sanayisinde faaliyet gösteren firmalar, karbon ayak izini azaltan, kaynak verimliliğini artıran ve çevresel sürdürülebilirliği esas alan uygulamaları üretim süreçlerinin merkezine yerleştirerek Bursa’yı yeşil dönüşümün lider şehirlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA-BURAK TAŞ</strong></p>

<p>Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve küresel karbon düzenlemeleri doğrultusunda dönüşüm sürecini hızlandıran Bursalı sanayiciler, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına yöneliyor. Bu kapsamda organize sanayi bölgelerinde bulunan üretim tesislerinin çatılarına kurulan Güneş Enerjisi Santralleri (GES), sanayinin enerji ihtiyacının önemli bölümünü karşılamaya başladı. Makine sektöründe faaliyet gösteren firmalar enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak hem maliyet avantajı elde ediyor hem de karbon salınımını azaltıyor.</p>

<p><strong>Sıfır atık uygulamaları yaygınlaşıyor</strong></p>

<p>Sürdürülebilirliğin en önemli ayaklarından biri olarak görülen döngüsel ekonomi modeli de Bursa’daki üretim tesislerinde giderek yaygınlaşıyor. Sanayi kuruluşlarında uygulanan sıfır atık yönetim sistemleri sayesinde tonlarca endüstriyel atık geri dönüşüme kazandırılarak yeniden ham madde olarak üretim süreçlerine dahil ediliyor. Enerji tasarrufu ve su verimliliğine yönelik projelerle doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken, çevresel etkinin azaltılması da hedefleniyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik artık tercih değil zorunluluk</strong></p>

<p>Bursa iş dünyasında sürdürülebilirlik anlayışı artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, küresel pazarda rekabet edebilmenin temel koşulu olarak değerlendiriliyor. ISO standartlarına uygun karbon emisyon envanterleri hazırlayan ve çevre dostu üretim belgeleri alan firmalar, uluslararası ticaretin değişen kurallarına hızla uyum sağlıyor. Yeşil üretim sertifikalarıyla güçlenen Bursa firmaları, dünya çapındaki tedarik zincirlerinde daha fazla tercih edilen, güvenilir ve çevreci üreticiler arasında yer almayı hedefliyor.</p>

<p></p>

<p><img height="250" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/durmazlar-logo-3.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Durmazlar Makine </strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlikte örnek yaklaşım</strong></p>

<p>Durmazlar Makina, teknolojik liderliğinin yanı sıra çevreye duyarlı üretim politikalarıyla da sektöründe örnek bir yaklaşım sergilemektedir. “Sıfır Atık” uygulamaları kapsamında 3.397 ton atığı geri dönüşüme kazandıran firma, bu sayede yıllık 901 ailenin elektrik tüketimine eşdeğer enerji tasarrufu sağlamıştır. ISO 45001:2018 İş Sağlığı ve Güvenliği Sertifikası ile güvenli çalışma ortamını uluslararası standartlara uygun biçimde destekleyen Durmazlar, sürdürülebilirlik, çalışan sağlığı ve çevre bilincini kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve çevre dostu üretim uygulamaları, şirketin uzun vadeli stratejik öncelikleri arasında yer almaktadır.</p>

<p><img height="235" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/ahmet-ozkayan-13.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Ahmet Özkayan</strong></p>

<p><strong>Ermaksan Makine Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirliği stratejik başlık olarak konumlandırıyoruz</strong></p>

<p>Makine sektöründe sürdürülebilirlik, yalnızca üretim tesislerinde atılan adımlarla sınırlı değildir; asıl etki, müşterinin sahasında enerji tüketimini ve kaynak kullanımını azaltan teknolojileri yaygınlaştırmakla oluşur. Ermaksan olarak ürün geliştirme yaklaşımımızı; daha düşük enerji ihtiyacı, daha düşük hidrolik yağ bağımlılığı ve daha sessiz çalışma hedefleri üzerine kuruyor; hibrit ve elektrikli çözümlerimizi portföyümüzde stratejik bir başlık olarak konumlandırıyoruz.</p>

<p>Bugün bu vizyonun somut örnekleri arasında; geleneksel hidrolik sistemlere kıyasla %73’e kadar daha düşük enerji tüketimi ile öne çıkan EVO-III Hibrit Abkant, benchmark koşullarında %65’e kadar enerji tasarrufu sağlayan ve yakın zamanda pazara sunduğumuz EVO-IV Servo Hibrit, düşük enerji tüketimi ve sürdürülebilirlik odağıyla tasarlanan BSCRW Vidalı Milli Elektrikli Abkant Pres ve %69’a kadar enerji tasarrufu sağlayan GREEN PRESS FX Servo Motorlu Elektrikli Abkant Pres yer alıyor. Bu ürünlerle metal imalat sanayinin verimlilik hedeflerini desteklerken, aynı zamanda daha çevreci üretim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.</p>

<p><img height="102" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/sahinler-makina-logo-3.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Şahinler Metal Makine</strong></p>

<p><strong>Sosyal sorumluluk ile sürdürülebilir üretim</strong><br />
Şahinler Metal Makine, çevre dostu üretim vizyonuyla sektördeki öncü konumunu güçlendiriyor. Atık yönetimi, enerji verimliliği ve su tasarrufu konularındaki titiz çalışmalarına, karbon ayak izini düşürmeyi hedefleyen stratejik projelerle devam ediyor. Bu sürdürülebilirlik yolculuğunun en somut adımlarından biri olan Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımı sayesinde, firma üretim tesislerindeki enerji ihtiyacının büyük bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Fosil yakıt bağımlılığını azaltarak çevresel etkilerini minimize eden Şahinler Metal Makine, bu yaklaşımı sadece teknik bir gereklilik değil, gelecek nesillere karşı bir sosyal sorumluluk bilinciyle yönetiyor.</p>

<p><img height="308" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/levent-akyapak-5.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Levent Akyapak</strong></p>

<p><strong>Akyapak Makine Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Gelecek nesillere en büyük mirasımız yeşil enerji</strong></p>

<p>Akyapak Makine olarak sürdürülebilirliği sadece bir söylem değil, işimizin merkezine koyduğumuz bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu vizyonla 2021 yılında başlattığımız yenilenebilir enerji yatırımımızı 2022 yılında tamamladık ve üretim tesisimizin çatısına kurduğumuz güneş enerjisi santralini (GES) başarıyla devreye aldık.</p>

<p>Bu stratejik adımın meyvelerini bugün gururla topluyoruz; 2024 yılı itibarıyla kirli enerji tüketimimizi yüzde 99 oranında azaltmış durumdayız. Biz stratejimizi; gelecek nesillere yeşil bir dünya bırakma ve geleceğin kaynaklarını riske atmama prensibi üzerine inşa ediyoruz. Onlara bırakacağımız en büyük mirasın, yeşil enerjiye olan sarsılmaz bağlılığımız olduğuna inanıyorum.</p>

<p></p>

<p><img height="245" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/nuri-korustan-6.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Nuri Körüstan </strong></p>

<p><strong>Nuri Körüstan Makine Metal Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Çevreye duyarlı üretim kaçınılmaz zorunluluk</strong></p>

<p>Yeni tesis yatırımımızla birlikte, çevreye duyarlı üretim anlayışımızı çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Bu yeni dönemde enerji verimliliği yüksek makineler, etkin atık yönetimi uygulamaları ve kapsamlı geri dönüşüm çalışmalarıyla karbon ayak izimizi minimuma indirmeyi hedefliyoruz. Şunun altını çizmek isterim ki, çevreci üretim bizim için yalnızca bir tercih değil, sanayinin geleceği ve sürdürülebilirliği açısından kaçınılmaz bir zorunluluktur. Şirketimizi bu vizyon doğrultusunda dönüştürürken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla hareket ediyoruz.</p>

<p><img height="283" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/osman-guler-12.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Osman Güler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Hedefimiz yeşil dönüşüm</strong></p>

<p>Elektroteks olarak, küresel yatak üretim teknolojileri pazarındaki liderliğimizi sadece kapasite artışıyla değil, geleceğe değer katan sürdürülebilir bir üretim felsefesiyle taçlandırıyoruz. Bugün, Görükle Sanayi Bölgesi’nde devreye aldığımız 40 bin metrekarelik yeni tesisimiz ve Kayapa OSB’deki fabrikamızla birlikte toplam 55 bin metrekarelik modern bir üretim ekosistemine ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Büyüme stratejimizin merkezine "Yeşil Dönüşüm" hedeflerimizi yerleştirdik. Tesislerimizin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını kendi çatılarımızda kurulu güneş enerjisi sistemlerinden (GES) karşılayarak, karbon ayak izimizi her geçen gün azaltıyoruz. Bu çevreci enerji yaklaşımıyla sadece gezegenimizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda operasyonel maliyetlerimizde verimlilik sağlayarak küresel rekabet gücümüzü artırıyoruz.</p>

<p><img height="184" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/1-lothbrog-makine-yon-kur-bsk-lutfi-akincioglu-1.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Lütfi Akıncıoğlu</strong></p>

<p><strong>Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Dijital altyapılar ile kesintisiz hizmet</strong></p>

<p>Şirketimizde sürdürülebilirliği yalnızca çevresel boyutlarıyla değil; ekonomik ve sosyal etkileriyle bir bütün olarak ele alıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda geliştirdiğimiz dijital altyapılarımız sayesinde; servis takibinden müşteri ilişkilerine kadar tüm operasyonel süreçlerimizi artık tamamen veriye dayalı bir sistemle yönetiyoruz. Benim için kaynakların verimli kullanımı ve süreçlerin kesintisiz iyileştirilmesi, sadece operasyonel bir başarı değil; uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliğimizin de temel taşıdır. Bu süreçte insan kaynağımızı en stratejik değerimiz olarak görüyor; çalışanlarımızın gelişimini destekleyen sürdürülebilir eğitim programlarına ve uzun vadeli kariyer planlamalarına kararlılıkla yatırım yapıyoruz.</p>

<p><img height="285" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/yesari-sualp-8.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Yesari Süalp </strong></p>

<p><strong>Ermetal CEO’su</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlikte öncü konumda</strong></p>

<p>Firmamızda sürdürülebilirlik ilkelerini kurumsal stratejimizin merkezine yerleştirmiş durumdayız. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde, iklim değişikliği ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasını temel stratejimiz olarak belirledik.2014 yılından bu yana gönüllülük esasına dayalı olarak sera gazı emisyon envanterimizi oluşturuyor ve CO₂ emisyonlarımızı KPI hedeflerimiz arasında titizlikle takip ediyoruz. ISO 14064 standardına uygun olarak belgelendirdiğimiz bu çalışmalarımızla, sürdürülebilirlik alanında sektörümüzün öncü firmaları arasında yer alıyoruz.</p>

<p><img height="311" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/oktay-akyildiz2-7.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Oktay Akyıldız</strong></p>

<p><strong>Nukon Lazer Makine Yönetim Kurulu Başkan Vekili</strong></p>

<p><strong>Teknoloji ve inovasyonla şekillenen gelecek</strong></p>

<p>NUKON olarak, Endüstri 4.0’ın sunduğu imkânları ve fiber lazer teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip ederek geleceğin sanayisine yön vermeyi hedefliyoruz. Yeni nesil üretim vizyonumuzda otomasyon ve robotik entegrasyonun, lazer kesim teknolojilerinin geleceğini belirleyen temel unsurlar olacağını öngörüyoruz. Üretim süreçlerimizde sadece teknolojiye değil, aynı zamanda enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularına da odaklanıyoruz. Geliştirdiğimiz OPC-UA tabanlı sistemlerle, makinelerimizin performansını anlık olarak izleyebiliyor, sorun giderme süreçlerini optimize ederek müşterilerimizin üretim verimliliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz.</p>

<p><img height="336" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/safak-cetiner-8.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Şafak Çetiner</strong></p>

<p><strong>Bekamak Makine Satış Direktörü</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik vizyonuyla güçlenen büyüme</strong></p>

<p>BEKAMAK olarak büyüme stratejimizi sadece kapasite artışı üzerine değil, sürdürülebilirlik odaklı ve çevreye duyarlı yatırımlar üzerine inşa ediyoruz. Bu vizyonumuzun en somut adımlarından biri olarak, 1030 kWp kapasiteli Çatı Güneş Enerji Santrali (GES) yatırımımızı başarıyla hayata geçirdik. Bu yatırımla birlikte üretim süreçlerimizde ihtiyaç duyduğumuz enerjinin yüzde 100’ünü güneşten karşılamaya başladık.<strong> </strong><em>Artık enerjimizin tamamı güneşten geliyor. Bu yatırım bizim için sadece ekonomik bir kazanım değil; karbon ayak izimizi azaltarak gelecek nesillere karşı çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmenin en güçlü yoludur.</em></p>

<p><img height="318" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/zarif-alp-10.JPG" width="250" /></p>

<p><em><strong>Zarif Alp</strong></em></p>

<p><em><strong>İzmakpar Genel Müdürü</strong></em></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik bir tercih değil, zorunluluk</strong></p>

<p>Dijitalleşen süreçlerimiz, enerji verimliliği uygulamalarımız, yeşil enerji yatırımlarımız ve sıfır atık politikalarımızla sürdürülebilir üretimi iş modelimizin merkezine alıyoruz. Tüm üretim süreçlerimizi; çevreye, doğaya ve insana saygı ilkelerimiz doğrultusunda şekillendiriyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün attığımız her adım, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefimizin bir parçası. Verimliliğimizi artırırken doğal kaynaklarımızı korumaya ve sanayide yeşil dönüşümün öncüsü olmaya kararlıyız.</p>

<p><img height="115" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/58a57ae7-7d47-4f0b-9841-a5adadff9375.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Mesut Barut – İbrahim Altıparmak</strong></p>

<p><strong>Nümerik Mühendislik ve Oemak Makine Kurucu Ortakları</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilir üretim ön planda</strong></p>

<p>OEMAK Makine &amp; Nümerik Mühendislik olarak, enerji verimliliği yüksek sistemlerimiz, minimum atık prensibimiz ve uzun ömürlü makine tasarımlarımızla sürdürülebilirliği üretim anlayışımızın doğal bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımızla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de müşterilerimize toplam sahip olma maliyetini düşüren çok önemli bir avantaj sağlıyoruz. Mühendislik, teknoloji ve üretimi aynı potada eriterek, bugün CNC ahşap işleme makineleri alanında yerli üretimin güçlü temsilcilerinden biri haline geldik. Bursa’dan dünyaya uzanan küresel bir marka olma hedefimizle yolumuza kararlı adımlarla devam ediyoruz. Sanayide sürdürülebilir büyümenin örnek modellerinden biri olarak yerli üretim gücümüzü, teknolojik uzmanlığımızla birleştiriyor ve sektöre değer katmayı sürdürüyoruz.</p>

<p><img height="293" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/mustafa-yildirim-mac-bending-3.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Mustafa Yıldırım</strong></p>

<p><strong>Mac Machines Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p><strong>Güvenilir üretim, sürdürülebilir büyüme</strong></p>

<p>Bursa merkezli üretim altyapımız ve deneyimli mühendislik kadromuzla, bugün Mac Machines olarak hem iç pazarda güçlü bir oyuncu hem de küresel pazarda yükselen bir marka olmanın gururunu yaşıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana temel motivasyonumuz, yerli üretim gücümüzü ileri mühendislik kabiliyetimizle harmanlayarak sanayimize değer katmak oldu. Ayrıca bizim için büyüme sadece üretim hacmini artırmak anlamına gelmiyor. Mac Machines olarak, nitelikli istihdamı önceliklendiriyor ve sahip olduğumuz teknik bilgi birikimini sürdürülebilir bir kurumsal hafıza haline getirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz her projede, mühendislik ekibimizin uzmanlığını sistemli bir yapıya dönüştürerek geleceğin teknolojilerine hazırlanıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/makine-sektoru-surdurulebilirlige-odaklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/05/1562-m1.jpg" type="image/jpeg" length="12192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Kalite Ödülü bugün sahibini bulacak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-bugun-sahibini-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-bugun-sahibini-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da kalite bilincinin yaygınlaştırılması ve iş mükemmelliğinin teşvik edilmesi amacıyla 1998 yılından bu yana düzenlenen Bursa Kalite Ödülü bugün saat 20.00’de Almira Otel’de düzenlenecek törenin ardından sahibini bulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÖZEL HABER</strong></p>

<p>KalDer Bursa ve BUSİAD iş birliğinde gerçekleştirilen Bursa Kalite Ödülü bugün sahibini bulacak. EFQM Mükemmellik Modeli esas alınarak yürütülen ve Ulusal Kalite Hareketi kapsamında düzenlenen ödül sürecine, bu yıl BURFAŞ, Arena Eğitim Kurumları ve Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi aday oldu. Süreçte, kuruluşların yönetim kalitesi, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve performansları detaylı şekilde değerlendiriliyor. Bursa Kalite Ödülü, kent genelinde toplam kalite yönetimi anlayışını yaygınlaştırmayı, iyi uygulamaların paylaşımını teşvik etmeyi ve kurumların ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda Bursa’nın tanıtımına katkı sağlayan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Ödülün kazananı, bugün Almira Otel’de düzenlenecek törenle açıklanıyor. İş dünyası, kamu ve eğitim camiasının yakından takip ettiği organizasyonda, finale kalan kurumların performansları ve sonuçlar büyük merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-bugun-sahibini-bulacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1561-m4.jpg" type="image/jpeg" length="46113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Techtextil 2026 Fuarı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/techtextil-2026-fuari-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/techtextil-2026-fuari-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Frankfurt kentinde 21-24 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Techtextil 2026 Fuarı gerçekleştirildi. Teknik tekstiller ve nonwoven sektörünün en önemli küresel buluşmalarından biri olan organizasyona Bursa’dan 13 firma katılım sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Messe Frankfurt tarafından düzenlenen Techtextil Fuarı, teknik tekstillerin tüm değer zincirini bir araya getirerek sektörün küresel ölçekte en önemli ticaret ve iş birliği platformlarından biri olmayı sürdürdü. Organizasyonda otomotiv, sağlık, inşaat, savunma ve endüstriyel üretim gibi farklı alanlara yönelik yenilikçi ürün ve çözümler sergilendi.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ön planda</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Techtextil, yalnızca bir fuar olmanın ötesinde; inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümün konuşulduğu bir merkez olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir malzemeler, geri dönüşüm teknolojileri ve ileri üretim sistemleri fuarın ana gündem başlıkları arasında yer aldı. Tekstil sektörü açısından büyük önem taşıyan organizasyon, firmalara yeni pazarlara açılma, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve küresel trendleri yakından takip etme imkânı sundu. Bursa’dan katılan 13 firma da fuar boyunca gerçekleştirdikleri temaslarla hem Türkiye’yi temsil etti hem de yeni ticari bağlantılar kurma fırsatı elde etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/techtextil-2026-fuari-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1561-m2.jpg" type="image/jpeg" length="64452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa yeni nesil lojistiğin merkezi olacak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-yeni-nesil-lojistigin-merkezi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-yeni-nesil-lojistigin-merkezi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilen Lojistik Teknopark Projesi, Bursa’yı yeni nesil lojistik altyapısının önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Stratejik ulaşım bağlantıları, yüksek teknolojiye dayalı depolama sistemleri ve girişim sermayesi modeliyle kurgulanan proje; klasik lojistik anlayışının ötesine geçerek e-ticaret, veri yönetimi ve akıllı depolama çözümlerini bir araya getiren entegre bir kompleks olarak planlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Projenin yatırım süreci, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde kurulan TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu üzerinden yürütülüyor. Türkiye’de örnek bir iş birliği modeli olarak dikkat çeken yapı, kısa sürede önemli bir büyüklüğe ulaşırken geniş yatırımcı profiliyle öne çıkıyor. Lojistik Teknopark, bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara yakınlığıyla güçlü bir ulaşım altyapısına sahip olacak. Bu yönüyle proje, yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin de önemli lojistik merkezlerinden biri olma potansiyeli taşıyor. Kurulacak kompleks; antrepolar, soğuk hava depoları, e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemleri ve veri merkezleri gibi birçok farklı fonksiyonu aynı çatı altında toplayacak. Güçlü teknik ve fiziki altyapısı sayesinde yüksek verimlilik sunması planlanan merkezin enerji ihtiyacının da yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor.</p>

<p><strong>İnşaat süreci başlıyor</strong></p>

<p>Projede altyapı çalışmalarında sona yaklaşılırken, ihale sürecinin tamamlanmasının ardından inşaat aşamasına geçilmesi planlanıyor. İnşaatın 18 ila 24 ay içerisinde tamamlanarak merkezin faaliyete geçmesi öngörülüyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="397" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/ibrahim-burkay-1-5.jpg" width="350" /></p>

<p><strong>İbrahim Burkay<br />
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz</strong></p>

<p>TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirmeye hazırlandığımız Lojistik Teknopark Projesi ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini gerçekleştiriyoruz. Bu proje, yalnızca Bursa’nın değil, ülkemizin de en büyük ihtiyaçlarından birine cevap verecek nitelikte. Stratejik ulaşım bağlantıları, otoyol, demiryolu ve liman erişimi sayesinde burayı Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Lojistik Teknopark’ı klasik bir depo alanı olarak değil; antrepolardan soğuk hava depolarına, e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerinden veri merkezlerine kadar geniş bir yapıyı kapsayan yüksek teknolojili bir kompleks olarak kurguladık. Teknik ve fiziki altyapısı güçlü, fonksiyonel bir yapı inşa ediyoruz. Ayrıca merkezin enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı planlıyoruz. Projenin yatırım modelini, Türkiye’de örnek bir iş birliği yapısıyla oluşturduğumuz girişim sermayesi yatırım fonu üzerinden yürütüyoruz. KOBİ’lerden büyük sanayi kuruluşlarına kadar geniş bir yatırımcı kitlesini aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’de benzeri olmayan kapsayıcı bir model sunuyor.</p>

<p>Altyapı çalışmalarında sona yaklaştık. İhale sürecinin ardından inşaat aşamasına geçeceğiz ve projenin 18 ila 24 ay içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. E-ticaretteki yeni regülasyonlar doğrultusunda uluslararası markalarla da temas halindeyiz ve bu markaların bölgede yer almasını öngörüyoruz. Yeni ekonomi düzeninde ölçek ekonomisi büyük önem taşıyor. İş dünyasının birlikte hareket ederek vizyon projelere yönelmesi gerekiyor. Lojistik Teknopark da bu anlayışın somut bir örneği. Girişim sermayesi fonları aracılığıyla geliştirdiğimiz bu model, Türkiye’nin 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile de örtüşüyor. Bursa, tarih boyunca ticaretin merkezlerinden biri oldu. İpek Yolu üzerindeki güçlü konumunu, yeni dönemde de sürdürecek potansiyele sahip. Lojistik Teknopark ile birlikte şehrimizi yeni ekonomi döneminde daha güçlü bir merkez haline getirmeyi amaçlıyoruz.</p>

<p></p>

<p><img height="336" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/seref-demir-14.JPG" width="350" /></p>

<p><strong><em>Şeref Demir</em></strong></p>

<p><strong><em>İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı: </em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Tek bir kesime değil herkese hitap eden bir girişim</em></strong></p>

<p><em>Bu proje, İbrahim Burkay’ın vizyonuyla hayata geçirilen ve Bursa ile Türkiye açısından son derece önemli bir girişim. Aynı zamanda Bursa’nın ve Türkiye’nin en büyük ölçekli fon yatırımlarından biri olma özelliği taşıyor. Bu yönüyle hem şehre değer katacak hem de yeni fonların oluşmasına öncülük edecek. Lojistik merkezin konumu da projeyi öne çıkaran en önemli unsurlardan biri. Bu alandaki ihtiyacın doğru okunmasıyla, öngörülü bir yaklaşımla oluşturulmuş güçlü bir yapı var. Kısa sürede dolar bazında yüzde 86 değer artışı sağlaması da yatırımın ne kadar isabetli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Projenin en önemli özelliklerinden biri de yalnızca belirli bir kesime değil, geniş bir yatırımcı kitlesine hitap etmesi. Bu kapsayıcı yapı, projeyi daha da değerli kılıyor. Son derece doğru kurgulanmış bir model ve ben bu projenin devamının da geleceğine inanıyorum.</em></p>

<p></p>

<p><img height="471" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/senol-sankaya-3.JPG" width="350" /></p>

<p><strong><em>Şenol Şankaya</em></strong></p>

<p><strong><em>Yeşim Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su </em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Projede yer almaktan büyük bir heyecan duyuyoruz</em></strong></p>

<p><em>Dünya genelinde artık ekonomilerin en fazla önem verdiği alanların başında lojistik geliyor. TEKNOSAB’da böyle bir projenin hayata geçirilmesi bizim için gerçekten heyecan verici oldu. Biz tekstil sektöründe üretime yoğunlaşan bir grubuz ama bir yandan da farklı alanlara yatırım yapmayı düşünüyorduk. Bu proje gündeme geldiğinde büyük bir heyecan duyduk ve yatırım yapma kararı aldık. Bugün baktığımızda çok doğru bir adım attığımıza inanıyorum.</em></p>

<p><em>Lojistik, geleceğin en önemli sektörlerinden biri ve ciddi fırsatlar barındırıyor. 600’den fazla girişimcinin ortak olduğu bu projede ortaya konan vizyon gerçekten çok değerli. Bu yapının çok başarılı olacağına inanıyorum.</em></p>

<p><em>Ayrıca küçük yatırımcıların da projeye dahil edilmesi çok kıymetli. Bu yaklaşım Bursa’nın büyümesine katkı sağlayacak. Bursa büyüdükçe Türkiye de büyür. Projenin e-ticaret tarafında da önemli bir değer oluşturacağını düşünüyorum. Artık ülkeler ithalata sınırlamalar getirirken iç ekonomiyi güçlendirmeye odaklanıyor. Bu noktada Lojistik Teknopark çok önemli bir rol üstlenecek.</em></p>

<p><em>Önümüzdeki süreçte çok sayıda uluslararası firmanın Bursa’ya gelerek burada konumlanacağını düşünüyorum. Bu vizyoner projeyi hayata geçirenlere teşekkür ediyorum.</em></p>

<p><img height="347" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/osman-sonmez.jpg" width="350" /></p>

<p><strong><em>Osman Sönmez<br />
Sönmez Holding Yönetim Kurulu Üyesi</em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Doğru zamanda doğru proje</em></strong></p>

<p><em>Bu projeye dahil olmamızdaki en büyük etken, Bursa genelinde sağlanan güçlü birliktelik oldu. Birçok firmanın bir araya gelerek oluşturduğu sinerji bizi gerçekten heyecanlandırdı. Bu yapının sağlıklı ve uzun soluklu olacağına inanıyoruz. Bölgemizde ve ülkemizde lojistik ihtiyacının hızla arttığını net bir şekilde görüyoruz. Bu ihtiyaca doğru zamanda, doğru kişilerle geliştirilen bir projeyle karşılık verildiğini düşünüyoruz. Ortaya konan potansiyel oldukça güçlü. Sanayici de küçük esnaf da bu şehrin ekonomisinin önemli parçaları. Aslında hepimiz aynı zincirin halkalarıyız. Bu anlayışla herkesi kapsayan bir modelin ortaya konması son derece değerli. Özellikle e-ticarette yaşanan hızlı büyüme, güçlü lojistik altyapıları zorunlu kılıyor. Bu proje de tam bu noktada önemli bir rol üstlenecek. Lojistik Teknopark’ın, nüfus ve tüketim yoğunluğunun yüksek olduğu bölgemizde ciddi faydalar sağlayacağına inanıyorum. Lojistik ve ticaret açısından önemli bir köprü noktası olacak. Bu projenin devamının da geleceğini düşünüyoruz. Katılımcı bir anlayışla, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında hayata geçirilmesi projeyi daha da değerli kılıyor. Başarıyla tamamlanarak büyüyeceğine inanıyoruz.</em></p>

<p></p>

<p><img height="549" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/nilufer-cevikel-copy.jpg" width="350" /></p>

<p></p>

<p><strong><em>Nilüfer Çevikel</em></strong></p>

<p><strong><em>Nil-San Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı </em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Türkiye’ye örnek bir proje</em></strong></p>

<p><em>Projenin Türkiye’de ilk örneği olan büyük bir çalışma olduğunu düşünüyoruz. Başlangıç olarak oldukça güçlü ve doğru bir proje olduğuna inanıyoruz. Çünkü dünyanın geleceğinde lojistik depolama alanlarının çok önemli bir yer edineceği açık. Jeopolitik konumumuz da bu önemi bizim açımızdan daha da artırıyor.</em></p>

<p><em>İlerleyen dönemde bu girişim fonlarının ne kadar değerli ve doğru projeler olduğu daha net şekilde ortaya çıkacaktır. Bu nedenle doğru bir yatırım olduğuna inanıyoruz. Bursa’da Türkiye’ye örnek olabilecek bir projenin hayata geçirilmesi de son derece önemli. Bu projede yer almaktan dolayı biz de gurur ve mutluluk duyuyoruz.</em></p>

<p></p>

<p><img height="392" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/erol-hatirli.jpg" width="350" /></p>

<p><strong><em>Erol Hatırlı</em></strong></p>

<p><strong><em>Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı</em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Bursa’nın projeye sahip çıkması çok anlamlı</em></strong></p>

<p><em>TEKNOSAB Lojistik Teknopark fonunun oluşturulmasını son derece önemli buluyoruz. Güney Marmara, üretim ve ihracat kapasitesi ile limanlara yakınlığı sayesinde çok stratejik bir konumda yer alıyor. Bu potansiyelin çok daha ileri taşınması gerekiyor. Bu nedenle söz konusu proje bizim için büyük önem taşıyor ve biz de bu projeyi destekliyoruz. Ayrıca bu modelin, küçük ve büyük yatırımcıları aynı çatı altında buluşturması çok değerli bir yaklaşım. Bu açıdan bakıldığında, önemli bir iş birliği ve yatırım modeli ortaya konuluyor. Bursalıların da projeye sahip çıkması, ayrı bir anlam taşıyor. Bu vesileyle Sayın İbrahim Burkay’ı da tebrik ediyorum.</em></p>

<p><img height="407" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/fahrettin-arabaci-4.jpeg" width="350" /></p>

<p><strong><em>Fahrettin Arabacı</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em>ARC Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı </em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Stratejik açıdan doğru bir proje</em></strong></p>

<p><em>Bu proje ile BTSO çok büyük bir yatırıma öncülük yapıyor. Çünkü genellikle depoculuk Türkiye’de atıl ve kötü tesislerde yönetiliyor. TEKNOSAB Lojistik Teknopark bu açıdan örnek bir proje olacaktır. İnşallah bu yatırımla birlikte lojistik alanında Bursa önemli bir merkez olacak. Biz de bu süreç içindeyiz. Projeyi memnuniyetle takip ediyoruz. Stratejik açıdan da çok doğru bir yerde olan proje, İbrahim Burkay başkanı tebrik ediyorum. Bursa’ya ve Türkiye’ye örnek bir yatırım sağlandı. Projeyi oldukça olumlu buluyorum. Zaman içerisinde projenin ülkeye sağladığı katma değeri göreceğiz.</em></p>

<p><img height="525" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/15b-hasim-kar-1.jpg" width="350" /></p>

<p><strong><em>Haşim Kar</em></strong></p>

<p><strong><em>Birel Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı </em></strong></p>

<p><strong><em>Başkan Burkay Bursa’ya vizyon kazandırdı</em></strong></p>

<p></p>

<p><em>İbrahim Burkay’ın Bursa’ya önemli bir vizyon kazandırdığını düşünüyoruz. Bizler de bu vizyonun takipçisi olmaya devam ediyoruz. Projeyle birlikte herkesin kendi potansiyeline göre ortak olabildiği bir model oluşturulmuş durumda. Bu yapının, çok sayıda yatırımcının önünü açacağına ve kente önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.</em></p>

<p><img height="350" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/huseyin-onsever.jpg" width="350" /></p>

<p><strong><em>Hüseyin Önsever</em></strong></p>

<p><strong><em>PMS Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Vekili</em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Gerçekçi hedeflerle çok hızlı ilerleyen bir proje</em></strong></p>

<p><em>Firma olarak TEKNOSAB’da hayata geçen ilk fabrikalardan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. TEKNOSAB ile birlikte Marmara Havzası’nın sanayi açısından sahip olduğu güçlü lojistik avantaj zaten ortaya konmuştu. Bu avantajın raylı sistemler, otomotiv ve savunma sanayine yönelik tedarik yapısıyla birleştirilmesini son derece stratejik ve doğru bir adım olarak görüyorum. Projede ortaya konan vizyonun tüm katılımcılara fayda sağlayacağına inanıyorum. Hedeflerin gerçekçi olması ve sürecin hızlı ilerlemesi de bu güveni pekiştiriyor. Bölgenin uluslararası yatırımcıyı çekme konusunda ciddi bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Bu proje yalnızca e-ticaret açısından değil, aynı zamanda bölge sanayisi ve üretici firmalar için de önemli katkılar sunacak. Bu vizyonun ortaya konulmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum.</em></p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="419" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/adem-karabas.jpeg" width="350" /></p>

<p><strong><em>Adem Karabaş</em></strong></p>

<p><strong><em>Umurbey Süthanesi sahibi </em></strong></p>

<p></p>

<p><strong><em>Başkan İbrahim Burkay projeyle Türkiye Yüzyılı Projesine destek oluyor</em></strong></p>

<p><em>TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesi iyi bir proje. Bursa bu proje ile büyük bir değer kazandı. Projenin değeri önümüzdeki dönemde çok daha iyi anlaşılacak. Başkanımız İbrahim Bey’in vizyonunu çok kıymetli buluyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı projesinin temel taşlarından birisi olarak görüyorum. ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışı ile bu projenin de çok değerli olduğunu düşünüyorum.</em></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-yeni-nesil-lojistigin-merkezi-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1561-m1.jpg" type="image/jpeg" length="80769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BUSİAD’dan tarımın geleceğine yeni vizyon]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/busiaddan-tarimin-gelecegine-yeni-vizyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/busiaddan-tarimin-gelecegine-yeni-vizyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Sanayicileri ve İş insanları Derneği (BUSİAD) Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu tarafından hazırlanan, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile Bursa Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Bursa Tarım Kongresi’nde tarımın geleceği masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bursa’da Tarımın Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlığıyla düzenlenen Kongre’nin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, “Bugün artık açıkça görüyoruz ki; pandemi, küresel krizler ve savaşlar, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koymuştur. Gıda güvenliği ve gıda güvencesi, ülkelerin bağımsızlığı kadar kritik bir konu haline gelmiştir. dedi. BUSİAD’ın tarım ve gıdayla ilgisinin yeni olmadığını da kaydeden Hatunoğlu: “BUSİAD olarak biz de bu gerçeklikten hareketle, 2022 yılında “Tarım Yoksa Hayat Yok!” diyerek kapsamlı bir tarım raporu yayımladık. Ardından “Sanayi, Tarım ve Turizm il Gelişen Bursa” vizyonumuzu ortaya koyduk ve bugün bu kongreyle bu süreci daha ileri bir noktaya taşıyoruz. Biliyoruz ki bu vizyonun sürdürülebilirliği, güçlü ve dinamik bir insan kaynağıyla mümkündür ve bu kaynağın en kritik bileşeni gençlerdir. Bu nedenle genç girişimciler için; özel finansman modelleri, uygulamalı eğitimler ve erişilebilir tarım alanları gibi somut adımların hayata geçirilmesini çok önemsiyoruz. aynı şekilde; kooperatifçilikten, Ar-Ge’ye teşvik sisteminden, ihracat stratejilerine kadar tarımın tüm değer zincirinde bütüncül ve yapısal dönüşümlere ihtiyaç olduğunu biliyoruz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/busiaddan-tarimin-gelecegine-yeni-vizyon</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1561-m3.jpg" type="image/jpeg" length="60594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faiz oranı sabit kaldı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/faiz-orani-sabit-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/faiz-orani-sabit-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/faiz-orani-sabit-kaldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/tcmb-rezerv-aralik-2025.jpg" type="image/jpeg" length="13963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Çınarları 2026 Dergisi’ni okumak için tıklayınız]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-cinarlari-2026-yayinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-cinarlari-2026-yayinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’ya yön veren kurum ve kuruluşlar bu yıl da Ekohaber’in marka yayınında buluştu. Bu yıl 31. yaşını kutlayacak “Bursa’nın ekonomi gazetesi” Ekohaber’in marka yayını “Bursa Çınarları” dergisi yayınlandı.</p>

<p>Dünyada yaşanan ekonomik zorluklara ve iç piyasadaki sorunlara rağmen üretim, istihdam ve ihracat konusundaki kararlı duruşundan vazgeçmeyen Bursa iş dünyasının 2026 yılı ve sonrasına dair çalışmalarının detaylarıyla ele alındığı “Bursa Çınarları 2026” dergisinde iş dünyasından OSB’lere, STK’lardan belediyelere kadar geniş yelpazedeki kurum ve kuruluşların faaliyetleri mercek altına alındı. “Bursa Çınarları 2026” dergisinde başta otomotiv ve yan sanayi, tekstil ve konfeksiyon, makine ve metal, tarım ve gıda, plastik, mobilya, inşaat, finans, enerji, perakende, turizm ve hizmetler olmak üzere Bursa’nın güçlü olduğu tüm sektörlerdeki şirketlerin üretim, ihracat ve istihdam performansları ile yaşadıkları dönüşüm süreci değerlendirildi. Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan firmaların yer aldığı organize sanayi bölgelerinin “Yeşil OSB” yolculuklarının da incelendiği “Bursa Çınarları 2026” dergisinde ayrıca iş dünyasını ekonomik, sosyal ve kültürel alanda bir araya getiren sivil toplum kuruluşlarının hayata geçirdiği projeler ile Bursa’daki belediyelerin yatırımları ve iş yaşamına olan katkıları ele alındı.</p>

<p>Bursa Çınarları Dergisi'nin geçmiş yayınlarını aşağıdaki linklerden inceleyebilirsiniz.</p>

<p>2025 Yılı Dergisi</p>

<p>https://heyzine.com/flip-book/8400d5598e.html</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024 Yılı Dergisi</p>

<p>https://heyzine.com/flip-book/e79fd5a1a2.html</p>

<p>2023 Yılı Dergisi</p>

<p></p>

<p>https://fliphtml5.com/qgvsl/kjhr/#google_vignette</p>

<p></p>

<p><strong>Bursa Çınarları 2026 Dergisi’ni okumak için aşağıdaki linki tıklayınız</strong></p>

<p><a href="https://heyzine.com/flip-book/a61c4d9962.html" rel="nofollow">https://heyzine.com/flip-book/a61c4d9962.html</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-cinarlari-2026-yayinda</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/03/b-c2026-yayinda-web-419x246.jpg" type="image/jpeg" length="57961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rising City Fuarı kapılarını açıyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/rising-city-fuari-kapilarini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/rising-city-fuari-kapilarini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın inşaat ve gayrimenkul alanındaki gücünü uluslararası vitrine taşıyan Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, 23-26 Nisan 2026 tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuar, sektörün önde gelen firmalarını ve yatırımcılarını aynı çatı altında buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, kentin gelişmiş sanayisi, stratejik konumu ve yatırım potansiyelini gözler önüne sererken, inşaat ve gayrimenkul sektöründe yeni iş birliklerinin kapısını aralayacak. 10 bin metrekarenin üzerindeki alanda düzenlenecek fuarda, hem yerli üreticiler hem de yabancı yatırımcılar bir araya gelerek yeni pazar fırsatlarını değerlendirme imkânı bulacak. Rising City &amp; Yapı ve Yaşam Fuarı kapsamında düzenlenecek söyleşiler, zirveler ve seminerler ile sektörün geleceğine ışık tutulurken teknoloji ve yenilikçi çözümler de katılımcıların beğenisine sunulacak. Fuar, satışa hazır konut projelerinden ticari gayrimenkule, mimarlık hizmetlerinden finans ve danışmanlığa kadar geniş bir yelpazede hizmetleri bir araya getirerek yatırımcılara kapsamlı bir platform sunacak.</p>

<p><strong>‘Yükselen şehir’ vizyonu hayata geçiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnşaat, yapı malzemeleri ve teknolojileri alanında faaliyet gösteren firmalar ise fuarda; yapı sistemleri, yalıtım, cephe çözümleri, iklimlendirme, iç mimari ve dekorasyon gibi pek çok başlıkta ürün ve hizmetlerini sergileyecek. Bursa’nın “yükselen şehir” vizyonunu destekleyen fuar, firmaları nitelikli alıcılarla buluştururken, kentin inşaat ve gayrimenkul sektöründeki rekabet gücünü de uluslararası alanda pekiştirmeyi hedefliyor. 23-25 Nisan tarihlerinde 10.00-18.00, 26 Nisan’da ise 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek olan Rising City &amp; Yapı ve Yaşam Fuarı’nın, sektörün tüm paydaşlarını Bursa’da buluşturması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/rising-city-fuari-kapilarini-aciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1560-m4.jpg" type="image/jpeg" length="72691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UİB’de seçim süreci tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-sureci-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-sureci-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) bünyesinde faaliyet gösteren iki önemli birlikte gerçekleştirilen genel kurulların ardından seçim süreci tamamlandı. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde (UYMSİB) Hamdi Taner göreve gelirken, Uludağ Meyve ve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde (UMSMİB) ise Ömer Faruk Kuşçulu başkanlık görevini devraldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UYMSİB Genel Kurulu, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. İki listenin yarıştığı seçimde Hamdi Taner, üyelerin oylarıyla birliğin yeni başkanı seçildi. Genel kurulun açılışında konuşan önceki dönem başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, sektörün iklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, üretim planlaması, katma değerli ürünler ve dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Seçim sonrası birlik mesajı veren Hamdi Taner ise maliyet artışları, pazarlama kanalları, kota ve analiz süreçlerine odaklanacaklarını belirterek, “Seçim geride kaldı, şimdi çalışma zamanı. Tüm üyelerimizin sesi bizim için değerli” dedi. Taner ayrıca, Bursa’nın yaş meyve sebze potansiyelini küresel ölçekte markalaştırmayı hedeflediklerini ifade etti. UMSMİB’in 2025 yılı genel kurulunda ise tek adayla gidilen seçim sonucunda Ömer Faruk Kuşçulu başkanlığa seçildi. Genel kurulda konuşan önceki başkan Özkan Kamiloğlu, küresel ekonomik zorluklara ve bölgesel gerilimlere rağmen ihracatın sürdürüldüğünü belirterek, yeni yönetime başarılar diledi. Görevi devralan Ömer Faruk Kuşçulu ise, tecrübe ve yeni dönemin enerjisiyle hareket edeceklerini vurgulayarak, “Devraldığımız hizmet bayrağını daha yukarılara taşımak için kararlılıkla çalışacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İhracat odaklı yeni vizyon</strong></p>

<p>Her iki birlikte de oluşan yeni yönetimlerin, küresel rekabetin arttığı bir dönemde ihracatı güçlendirmeye, yeni pazarlara açılmaya ve sektörün yapısal sorunlarına çözüm üretmeye odaklanması bekleniyor. Yeni dönemde özellikle katma değerli üretim, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıklarının ön planda olması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-sureci-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1560-m2.jpg" type="image/jpeg" length="49667"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NOSAB'da Müteşebbis Heyet’le devam]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/nosabda-mutesebbis-heyetle-devam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/nosabda-mutesebbis-heyetle-devam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nin (NOSAB) I. Olağan Genel Kurul toplantısı bölge katılımcılarıyla gerçekleştirildi. Oylama sonucunda Müteşebbis Heyet’le devam kararı alınırken yeni Müteşebbis Heyet’te yer alacak üyeler de belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Fikri Ünal’ın Divan Başkanlığında gerçekleştirilen Genel Kurulun açılışında konuşan NOSAB Müteşebbis Heyeti ve NİLSİAD Başkanı Yalçın Aras “Bugün bölgemizin yönetim yapısı açısından önemli bir gündem maddesini değerlendirmek üzere bir aradayız. OSB Uygulama Yönetmeliği kapsamında genel kurul oluşumu için gerekli yasal eşik sağlanmış durumdadır. Ancak bugün burada esas olarak, bölgemizin mevcut yönetim yapısının devamına ilişkin değerlendirmeyi birlikte yapacağız” diyerek katılımcılara Genel Kurul’un amacını açıkladı. Aras sözlerini, “Müteşebbis heyet modeli, bugüne kadar bölgemizde planlı büyümenin, yatırımların koordinasyonunun ve ortak hizmetlerin etkin biçimde yürütülmesinde önemli rol üstlenmiştir. Bugün ortaya konulacak irade; bölgemizin mevcut ihtiyaçları, devam eden projeleri ve geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda yönetim modelimizin nasıl sürdürüleceğine ilişkin ortak kararı ifade edecektir. Amacımız; üretimin, yatırımın, sürdürülebilirliğin ve kurumsal istikrarın en güçlü şekilde devamını sağlamaktır. Alınacak kararın bölgemiz adına hayırlı olmasını diliyorum” diyerek tamamladı. Genel Kurul’da görüşlerini paylaşan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ise sözlerine “Ne mutlu ki 25. Yılımızda bölgemizin bugününü ve geleceğini konuşmak üzere bir araya geldik. NOSAB, bugün yalnızca üretim yapan bir sanayi bölgesi değil; çevreye duyarlı altyapısı, güçlü sanayi kapasitesi, sosyal yatırımları ve ortak aklı esas alan yönetim anlayışıyla örnek gösterilen bir bölgedir” şeklinde başladı.</p>

<p><strong>Sanayi bölgeleri kamusal sorumluluklarla yönetilir</strong></p>

<p>Gülmez sözlerinin devamında, “Sanayi bölgeleri sadece rutin idari kararlarla değil; uzun vadeli yatırım planları, teknik süreçler ve kamusal sorumluluklarla yönetilir. NOSAB bugün enerji yatırımlarından meslek lisesi hedeflerine, yeşil dönüşümden sosyal projelere kadar yeni bir büyüme dönemindedir. Bu dönemde çoğulcu, katılımcı ve güçlü bir yönetim yapısının bölgemize katkı sağlayacağına inanıyor, yeni döneme ilişkin Genel Kurulumuzun vereceği kararın hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından yapılan oylamada Müteşebbis Heyet’e devam kararı alınırken, yeni Müteşebbis Heyet’te yer alacak üyeler de belirlendi. Buna göre, NOSAB’ın yeni yönetimi şöyle:</p>

<p>Müteşebbis Heyet:</p>

<p>Yalçın Aras (Başkan), Mehmet Fikri Ünal (Başkan Vekili), Levent N. Bezmez, Özgür Yıldız, Hakan Gündoğdu, Şükrü Sekmen, Yahya Beyce, Metin Şenyurt, Levent Bilek, Erol Gülmez, H. Burak Aras, Mustafa Dayanıklı, Ahmet Özkılıç, Abidin İzmirli, Hüseyin Zümbülova</p>

<p>Yönetim Kurulu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erol Gülmez (Başkan), Levent N. Bezmez (Başkan Vekili), Hakan Gündoğdu, H. Burak Aras, Özgür Yıldız</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/nosabda-mutesebbis-heyetle-devam</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1560-m3.jpg" type="image/jpeg" length="42082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OSB’ler üretim odaklı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/osbler-uretim-odakli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/osbler-uretim-odakli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin organize sanayi bölgeleri (OSB) tüketim verileri, üretim tarafında temkinli bir görünümün öne çıktığını ortaya koydu. Elektrik ve doğalgaz tüketimlerinde genel olarak düşüş ya da yatay seyir dikkat çekerken, su kullanımında ise bölgeler arasında farklılaşan eğilimler gözlemlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrik tüketimi, OSB’lerin büyük bölümünde sınırlı gerileme eğilimi gösterdi. Bazı bölgelerde yüzde 2-3 bandında düşüş yaşanırken, bazı OSB’lerde yılın ilk iki ayındaki gerilemenin mart ayında telafi edilmesiyle dengeli bir tablo oluştu. Genel görünüm, sanayi üretiminde keskin bir daralmadan ziyade kontrollü bir yavaşlamaya işaret etti. Doğalgaz tüketim verileri de benzer bir eğilim ortaya koydu. İlk çeyrek toplamlarında düşüşler dikkat çekerken, özellikle şubat ayında daha belirgin gerilemeler yaşandı. Buna karşın mart ayında birçok OSB’de sınırlı toparlanma görülmesi, üretimde dönemsel bir hareketlenmeye işaret etti. Bu durum, yılın ilk aylarında zayıf seyreden üretimin, çeyrek sonuna doğru kısmen canlandığını gösterdi.</p>

<p><strong>Su kullanımında belirgin düşüşler var</strong></p>

<p>Su tüketiminde ise daha ayrışan bir tablo ortaya çıktı. Bazı OSB’lerde içme suyu kullanımında çift haneli artışlar kaydedilirken, bazı bölgelerde ise hem birinci kalite su hem de genel su tüketiminde belirgin düşüşler görüldü. Bu farklılaşmanın, üretim süreçlerindeki değişim, sektör dağılımı ve su verimliliği uygulamalarından kaynaklandığı değerlendiriliyor. Atıksu tarafında da benzer bir ayrışma dikkat çekti. Bazı OSB’lerde atıksu miktarı düşüş gösterirken, bazı bölgelerde özellikle ikinci kalite su kullanımındaki artışa bağlı olarak yükseliş kaydedildi. Bu durum, üretim kompozisyonundaki değişimlerin çevresel çıktılara da yansıdığını ortaya koydu.</p>

<p><strong>Tasarruf politikalarına yöneldiler</strong></p>

<p>Genel tabloya bakıldığında, OSB’lerde enerji tüketimindeki düşüş eğilimi enerji verimliliği uygulamaları ve maliyet odaklı tasarruf politikalarıyla ilişkilendirilirken, küresel talepteki dalgalanmalar ve ihracat pazarlarındaki gelişmelerin de üretim üzerinde etkili olmaya devam ettiği görülüyor. Önümüzdeki dönemde enerji ve su tüketim verilerinin seyri, sanayi üretiminin yönü açısından önemli bir gösterge olmayı sürdürecek.</p>

<p></p>

<p><img height="405" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/dosab-tablo.jpg" width="450" /></p>

<p><strong>DOSAB’da elektrik tüketimi ilk çeyrekte geriledi</strong></p>

<p>Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB) 2026 yılının ilk üç ayına ait elektrik tüketim verileri, sanayi üretiminde sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. 2025 yılına kıyasla değerlendirilen verilerde, toplam tüketimde yüzde 2,26’lık düşüş dikkat çekti.</p>

<p>Ocak ayında elektrik tüketimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,67 azalarak 85,9 milyon kWh’den 81,9 milyon kWh seviyesine geriledi. Şubat ayında düşüş daha sınırlı kalırken yüzde 0,78’lik azalış yaşandı. Mart ayında ise tüketim yüzde 1,25 gerileyerek düşüş eğilimini sürdürdü. İlk çeyrek toplamında ise 2025 yılında 252,6 milyon kWh olan elektrik tüketimi, 2026’da 246,9 milyon kWh’ye düştü. Bu tablo, üretimdeki kısmi yavaşlama sinyali verirken, enerji verimliliği uygulamalarının da etkili olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, küresel talepteki dalgalanmalar, maliyet baskıları ve ihracat pazarlarındaki gelişmelerin sanayi üretimi üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini vurgularken, önümüzdeki aylarda elektrik tüketimindeki seyrin üretim performansı açısından önemli bir gösterge olmayı sürdüreceğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Doğalgaz tüketiminde yavaşlama söz konusu</strong></p>

<p>Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB) 2026 yılının ilk üç ayına ait doğalgaz tüketim verileri, sanayide enerji kullanımında genel bir düşüş eğilimine işaret etti. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla toplam tüketimde yüzde 2,23’lük gerileme kaydedildi.</p>

<p>Ocak ayında doğalgaz tüketimi yüzde 2,36 düşüşle 11,6 milyon standart metreküpten 11,3 milyon seviyesine inerken, Şubat ayında düşüş daha belirgin oldu. Şubat tüketimi yüzde 7,15 azalarak 11,2 milyon standart metreküpe geriledi. Mart ayında ise dikkat çekici bir toparlanma yaşandı. Doğalgaz tüketimi yüzde 3,57 artışla 10,5 milyon standart metreküpten 10,8 milyon seviyesine yükseldi. Bu artış, üretimde kısmi bir hareketlenmeye işaret etti. Toplamda ise 2025 yılının ilk çeyreğinde 34,2 milyon standart metreküp olan tüketim, 2026’da 33,4 milyon seviyesine geriledi. Veriler, yılın ilk iki ayında yaşanan yavaşlamaya rağmen Mart ayında sınırlı bir toparlanma yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p><img height="180" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/nosab-tablo.jpg" width="450" /></p>

<p><strong>NOSAB’da elektrik ve doğalgazda düşüş, su kullanımında artış dikkat çekti</strong></p>

<p>Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB), 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin elektrik, doğalgaz, içme suyu ve atıksu tüketim verilerini açıkladı. Veriler, sanayide enerji kullanımında düşüş yaşanırken, su tüketiminde ise artış eğiliminin öne çıktığını ortaya koydu.</p>

<p>Elektrik tüketimi 2026 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,66 azalarak 80,8 milyon kWh’den 78,7 milyon kWh seviyesine geriledi. Aylık bazda ise ocakta yüzde 2,75, şubatta yüzde 3,99 ve martta yüzde 1,18 oranında düşüş kaydedildi. Doğalgaz tüketiminde de benzer bir tablo gözlendi. Toplam tüketim yüzde 6,68 azalarak 5,33 milyon standart metreküpten 4,98 milyon seviyesine düştü. En sert gerileme yüzde 16,86 ile şubat ayında yaşanırken, mart ayında yüzde 1,03’lük sınırlı bir artış dikkat çekti. Buna karşın içme suyu tüketiminde artış yaşandı. İlk üç ayda toplam tüketim yüzde 11,71 yükselerek 199 bin metreküpten 222 bin metreküpe çıktı. Özellikle mart ayında yüzde 25,58’lik artış öne çıkarken, şubat ayında da yüzde 11,74’lük yükseliş kaydedildi. Atıksu miktarında ise düşüş eğilimi sürdü. Toplam atıksu miktarı yüzde 16,46 azalarak 46,5 bin metreküpten 38,8 bin metreküpe geriledi. Aylık bazda en yüksek düşüş yüzde 21,35 ile şubat ayında gerçekleşti.</p>

<p><strong>Enerji verimliliği ön planda</strong></p>

<p>Açıklanan veriler, NOSAB’daki sanayi üretiminde enerji verimliliği ve tasarruf eğiliminin güçlendiğine işaret ederken, su kullanımındaki artış ise üretim süreçlerindeki değişim ya da kapasite kullanımındaki farklılaşmalarla ilişkilendiriliyor.</p>

<p></p>

<p><img height="191" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/hosab-tablo.jpg" width="450" /></p>

<p><strong>HOSAB’da elektrik tüketimi ilk çeyrekte dengeli seyretti</strong></p>

<p>Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde (HOSAB) 2026 yılının ilk üç ayına ait elektrik tüketim verileri, yıl genelinde dengeli bir tabloya işaret etti. 2025 yılı ile karşılaştırıldığında toplam tüketimde değişim yaşanmazken, aylık bazda farklı yönlü hareketler dikkat çekti.</p>

<p>Ocak ayında elektrik tüketimi yüzde 1,96 azalarak 17,5 milyon kWh’den 17,2 milyon kWh seviyesine geriledi. Şubat ayında da benzer bir eğilim sürerken tüketim yüzde 1,07 düşüşle 16,7 milyon kWh’den 16,5 milyon kWh’ye indi. Mart ayında ise tablo tersine döndü. Elektrik tüketimi yüzde 3,41 artışla 15,2 milyon kWh’den 15,8 milyon kWh seviyesine yükseldi.</p>

<p>İlk çeyrek toplamına bakıldığında, 2025 yılında 49,6 milyon kWh olan tüketim, 2026’da da aynı seviyede kalarak değişim göstermedi. Veriler, yılın ilk iki ayında yaşanan düşüşün mart ayında telafi edildiğini ve genel tabloda dengeli bir seyir oluştuğunu ortaya koydu.</p>

<p><strong>Doğalgaz tüketimi geriledi</strong></p>

<p>HOSAB’ın 2025 ve 2026 yılı ilk çeyrek doğalgaz tüketim verileri, sanayi faaliyetlerinde belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor. Açıklanan rakamlara göre toplam tüketim, 2026’nın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla %6,38 oranında düşüş gösterdi.</p>

<p>Ocak ayında tüketim 1,18 milyon metreküpten 1,14 milyon metreküpe gerileyerek %3,06’lık sınırlı bir düşüş kaydetti. Ancak asıl dikkat çekici gerileme Şubat ayında yaşandı. 2025’te 1,35 milyon metreküp olan tüketim, 2026’da 1,07 milyon metreküpe düşerek %21,21’lik sert bir daralma gösterdi. Mart ayında ise tablo tersine döndü; tüketim %9,05 artarak 1,05 milyon metreküpten 1,15 milyon metreküpe yükseldi.</p>

<p>Enerji tüketimi, organize sanayi bölgelerinde ekonomik aktivitenin önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu çerçevede HOSAB verileri, 2026’nın başında sanayi üretiminde dalgalı ancak genel olarak zayıf bir seyir yaşandığını gösteriyor. Önümüzdeki aylarda özellikle üretim siparişleri ve ihracat performansına bağlı olarak doğalgaz tüketiminde daha net bir yön oluşması bekleniyor.</p>

<p><strong>Su tasarrufu ön planda</strong></p>

<p>HOSAB’ın 2025 ve 2026 yılı ilk çeyrek 1. kalite su tüketim verileri, sanayi kullanımında belirgin bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Açıklanan rakamlara göre toplam tüketim, 2026’nın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla %23,76 oranında azaldı.</p>

<p>Ocak ayında tüketim 41,8 bin metreküpten 31,3 bin metreküpe gerileyerek %25,10’luk düşüş kaydetti. Şubat ayında da benzer bir tablo görüldü; tüketim 39,7 bin metreküpten 29,7 bin metreküpe inerek yine %25,10 oranında azaldı. Mart ayında ise düşüş bir miktar sınırlı kalsa da devam etti. 40,7 bin metreküpten 32,1 bin metreküpe gerileyen tüketim, %21,10’luk azalış gösterdi. Üç ay boyunca kesintisiz şekilde aşağı yönlü seyreden tüketim verileri, 1. kalite su kullanımında genel bir daralmaya işaret ederken, aylar arasında anlamlı bir toparlanma görülmemesi dikkat çekti. İlk çeyrek toplamındaki güçlü gerileme, su tüketiminde yılın başından itibaren süregelen zayıf eğilimi ortaya koydu.</p>

<p><strong>Atıksu kullanımında artış var</strong></p>

<p>HOSAB’ın 2025 ve 2026 yılı ilk çeyrek 2. kalite su tüketim verileri, kullanımda dikkat çekici bir artış yaşandığını ortaya koydu. Toplam tüketim, 2026’nın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre %45,55 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ocak ayında tüketim 9,9 bin metreküpten 12,2 bin metreküpe çıkarak %23,14 artış gösterdi. Şubat ayında artış daha da hızlandı; 7,2 bin metreküpten 11,9 bin metreküpe yükselen tüketim %65,27 oranında büyüdü. Mart ayında da yukarı yönlü seyir sürdü ve tüketim 8,2 bin metreküpten 12,7 bin metreküpe çıkarak %55,37 arttı. 3 ay boyunca kesintisiz devam eden artış eğilimi, 2. kalite su kullanımında güçlü bir yükselişe işaret etti. Özellikle Şubat ve Mart aylarında kaydedilen yüksek oranlı artışlar, ilk çeyrek toplamındaki belirgin büyümenin ana belirleyicisi oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/osbler-uretim-odakli</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1560-m1.jpg" type="image/jpeg" length="76113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UİB’DE SEÇİM ZAMANI]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) bünyesinde faaliyet gösteren birliklerde gerçekleştirilen genel kurullarla birlikte OİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Kemal Yazıcı, UTİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na İhsan İpeker ve UHKİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na ise Haluk Özkarakaşlı seçilerek göreve başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) bünyesinde faaliyet gösteren birliklerde gerçekleştirilen genel kurullarla birlikte başkanlık görevlerinde değişim yaşandı. Tekstil, hazır giyim ve otomotiv sektörlerini temsil eden üç önemli birlikte yapılan seçimlerin ardından yeni başkanlar belirlenirken, sektörlerde yeni bir dönem başladı. Gerçekleşen değişim, Bursa’nın ihracat odaklı üretim gücünde dönüşüm, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet başlıklarının daha da ön plana çıkacağı bir sürece işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>UTİB’de bayrak İpeker’e geçti</strong></p>

<p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Seçimli Olağan Genel Kurulu, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla UİB Genel Sekreterlik binasında gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimlerde, 8 yıldır başkanlık görevini yürüten Pınar Taşdelen Engin, görevini İhsan İpeker’e devretti. Genel kurulda konuşan Engin, görev süresi boyunca pandemi, küresel krizler ve ekonomik dalgalanmalara rağmen sektör adına önemli projelere imza attıklarını belirterek, tekstil sektörünün ihracattaki güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Sektörün 2025 yılını güçlü bir performansla kapattığını ifade eden Engin, UTİB’in ihracatının 1,22 milyar dolara ulaştığını ve kilogram başına ihracat değerinde artış sağlandığını dile getirdi. Engin, yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, tasarım yarışmaları, UR-GE projeleri, eğitim programları ve uluslararası organizasyonlarla sektörün gelişimine katkı sunduklarını belirtti. Yeni Başkan İhsan İpeker ise konuşmasında birlik, devamlılık ve dönüşüm vurgusu yaparak, geçmiş dönemde hayata geçirilen projelerin üzerine yenilerini ekleyeceklerini söyledi. Küresel rekabetin değişen dinamiklerine dikkat çeken İpeker, tekstil sektörünün artık sadece üretimle değil; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli üretimle öne çıkması gerektiğini ifade etti. Teknik tekstillerden döngüsel ekonomiye kadar geniş bir dönüşüm sürecine işaret eden İpeker, bu süreçte aktif rol üstleneceklerini belirtti.</p>

<p><strong>UHKİB’de Özkarakaşlı dönemi</strong></p>

<p>Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde (UHKİB) gerçekleştirilen genel kurulda ise Haluk Özkarakaşlı, üyelerin tamamının oylarını alarak başkanlığa seçildi. Toplantının açılışında konuşan önceki dönem başkanı Nüvit Gündemir, hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel daralma ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. 2022 yılında 1 milyar doların üzerinde olan ihracatın 847 milyon dolar seviyelerine gerilediğini hatırlatan Gündemir, özellikle kur politikaları ve maliyet artışlarının sektör üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi. Sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni Başkan Haluk Özkarakaşlı ise görevi bir bayrak yarışı olarak gördüklerini belirterek, sektörü daha ileriye taşıma hedefiyle yola çıktıklarını söyledi. Hazır giyim sektörünün yalnızca üretim değil, aynı zamanda tasarım, marka ve sürdürülebilirlik alanlarında da güçlenmesi gerektiğine dikkat çeken Özkarakaşlı, Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere çevreci üretim standartlarına uyumun öncelikli gündemleri arasında yer alacağını ifade etti. Dijitalleşmenin üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlere entegre edilmesi gerektiğini belirten Özkarakaşlı, katma değerli üretimi artıracak tasarım odaklı projelere ağırlık vereceklerini dile getirdi.</p>

<p><strong>OİB’de yeni başkan Kemal Yazıcı</strong></p>

<p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu da UİB Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, üyelerin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. Görev süresi sona eren Baran Çelik, açılış konuşmasında otomotiv sektörünün son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan ihracatın 2025 yılında 41,5 milyar dolara ulaştığını söyledi. Çelik, sektörün yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, yürütülen projeler ve uluslararası faaliyetlerle de güç kazandığını ifade etti. Yeni Başkan Kemal Yazıcı ise otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden biri olduğuna dikkat çekerek, ihracatı artırmaya yönelik üç temel başlıkta çalışmalar yürüteceklerini açıkladı. Yazıcı, “Geleceğe hazırlanmak ve ihracat artışı”, “rekabetçi otomotiv sanayi” ve “güçlü birlik ve üye ilişkileri” başlıklarına odaklanacaklarını belirtti. Avrupa Birliği’nin sıfır emisyonlu araçlara geçiş hedefinin sektör için kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Yazıcı, bu dönüşüme hızlı uyum sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Yeni dönemde ortak hedef: Dönüşüm ve rekabet gücü</strong></p>

<p>UİB bünyesindeki üç önemli birlikte yaşanan yönetim değişimleri, Bursa ihracat ekosisteminde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Tekstil, hazır giyim ve otomotiv gibi Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinde görev alan yeni yönetimlerin; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, inovasyon ve katma değerli üretim başlıklarında daha güçlü adımlar atması bekleniyor. Gerçekleştirilen genel kurullar, yalnızca bir görev değişimini değil, aynı zamanda küresel rekabetin hız kazandığı yeni döneme uyum sağlayacak stratejik bir dönüşüm sürecinin de başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>UMSMİB ve UYMSMİB’de seçim 16 Nisan’da yapılacak</strong></p>

<p>Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) Genel Kurulu, <strong>16 Nisan Perşembe</strong> günü gerçekleştirilecek. Aynı gün içerisinde Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) üyeleri de sandık başına gidecek. UYMSİB Genel Kurulu’nun ise <strong>16 Nisan 2026 Perşembe günü saat 14.00-17.00 arasında</strong> yapılacağı bildirildi. Gerçekleştirilecek genel kurullarla birlikte, Bursa’nın ihracatında önemli paya sahip olan yaş meyve-sebze ve mamulleri sektörlerinde de yeni yönetimlerin belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/uibde-secim-zamani</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m2.jpg" type="image/jpeg" length="53951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Kalite Ödülü sahibini buluyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-sahibini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-sahibini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da kalite bilincinin yaygınlaştırılması ve iş mükemmelliğinin teşvik edilmesi amacıyla 1998 yılından bu yana düzenlenen Bursa Kalite Ödülü’nde heyecan doruğa ulaştı. KalDer ve BUSİAD iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyonda bu yıl üç kurum ödül için yarışacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA</strong></p>

<p>EFQM Mükemmellik Modeli esas alınarak yürütülen ve Ulusal Kalite Hareketi kapsamında düzenlenen ödül sürecine, bu yıl BURFAŞ, Arena Eğitim Kurumları ve Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi aday oldu. Süreçte, kuruluşların yönetim kalitesi, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve performansları detaylı şekilde değerlendiriliyor. Bursa Kalite Ödülü, kent genelinde toplam kalite yönetimi anlayışını yaygınlaştırmayı, iyi uygulamaların paylaşımını teşvik etmeyi ve kurumların ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda Bursa’nın tanıtımına katkı sağlayan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Ödülün kazananı, 28 Nisan Salı akşamı Almira Otel’de düzenlenecek törenle açıklanacak. İş dünyası, kamu ve eğitim camiasının yakından takip ettiği organizasyonda, finale kalan kurumların performansları ve sonuçlar büyük merak konusu oldu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-151456.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Muhammet Erhan PINAR</strong></p>

<p><strong>BURFAŞ Genel Müdürü</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Kalite, BURFAŞ için bir sonuç değil, bir yönetim biçimidir</strong></p>

<p>BURFAŞ, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olarak, kent yaşamına değer katmak ve vatandaşlara kaliteli, erişilebilir hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur. Kuruluşundan itibaren yalnızca bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda sosyal fayda üreten bir yapı olarak konumlanmıştır. Zaman içerisinde BURFAŞ; sosyal tesisler, restoranlar, B Kafeler ve çeşitli hizmet noktalarıyla Bursa’nın günlük yaşamının önemli bir parçası haline gelmiştir. Ancak bu büyüme beraberinde daha sistematik bir yönetim ihtiyacını da getirmiştir. Bu noktada EFQM çalışmalarıyla birlikte kurum kimliği daha net tanımlanmış; “kamu yararı ve toplumsal fayda” ile “sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk” kurumun temel değerleri arasında yer almıştır. Bugün BURFAŞ; hizmet üreten değil, hizmetini yöneten ve geliştiren bir kurum olma yolunda ilerlemektedir.</p>

<p>Kalite, BURFAŞ için bir sonuç değil, bir yönetim biçimidir. Geçmişte kalite daha çok hizmetin iyi olması ile ilişkilendirilirken, bugün kaliteyi süreçlerin tanımlı olması, standartların belirlenmesi, ölçüm ve geri bildirim mekanizmalarının kurulması, sürekli iyileştirme yapılması olarak ele alıyoruz. EFQM süreciyle birlikte kalite kültürü daha sistematik hale gelmiştir. Örneğin çalışanların teknik ve davranışsal yetkinlikleri tanımlanmış, bu yetkinlikler eğitim, işe alım ve gelişim süreçlerine entegre edilmiştir. Ayrıca ilk kez paydaş algı anketleri, kurumsal geri bildirim sistemleri kurulmuştur. Bugün kalite bizim için “aynı işi herkesin aynı standartta yapabilmesi” anlamına gelmektedir.</p>

<p>EFQM Modeli’ne başlama sürecimiz, kurumun büyümesiyle birlikte ortaya çıkan “yönetimsel olgunluk” ihtiyacından doğdu. Amaçlarımız; kurumsal yapıyı sistematik hale getirmek, süreçleri görünür kılmak, paydaşları daha etkin yönetmek, veriye dayalı karar alma kültürünü geliştirmek olarak sıralanabilir. EFQM ile birlikte önemli değişimler yaşandı, paydaş yönetimi gelişti, BURFAŞ için toplum tanımı açık şekilde tanımlandı. Ölçüm sistemleri kuruldu ve ilk kez kurumsal algı ve memnuniyet ölçümleri yapılmaya başlandı. Denetim mekanizmaları güçlendi, aylık saha denetimleri ve 3 aylık mali kontroller sistematik hale getirildi. Yönetim kültürü değişti, kararlar artık sezgiyle değil, veri ile alınmaya başlandı. En önemli kazanım olarak; BURFAŞ, operasyon odaklı yapıdan yönetim odaklı yapıya geçiş yaptı.</p>

<p>BURFAŞ Bursa Kalite Ödülü sürecine 2016 yılında katılım sağladı. BURFAŞ için bu süreç bir ilk olmamakla birlikte, aslında uzun süredir yürütülen kurumsal gelişim çalışmalarının doğal bir sonucudur. Bu başvuru; bir hedefin başlangıcı değil, bir dönüşümün çıktısıdır.</p>

<p>Bu süreçteki en büyük motivasyonumuz Bursa halkına daha iyi hizmet sunmaktı. İlham kaynağımız ise sahadaki gerçek deneyimler, misafir geri bildirimleri ve çalışanlarımızın çok değerli katkıları oldu. EFQM ile birlikte bu unsurlar ölçülebilir hale getirildi. Örneğin, paydaş algı anketleri ve iş birliği değerlendirmeleri kurumda ilk kez uygulanmaya başlandı. Bu da motivasyonumuzu daha somut ve yönetilebilir hale getirdi.</p>

<p>Hazırlık süreci BURFAŞ için bir raporlama değil, kurumsal gelişim süreci olarak ilerlemektedir. Ortak liderlik kültürü oluşturulmuş olup yöneticilere yönelik gelişim çalışmaları yapılmaktadır. Çalışan yetkinlikleri tanımlanmış, eğitim ve gelişim süreçleri yapılandırılmıştır. Paydaş modeli oluşturulmuş, algı ve memnuniyet ölçümleri başlatılmıştır. BURFAŞ için toplum tanımı ilk kez açık şekilde tanımlanmış ve yönetilen bir paydaş haline gelmiştir. Aylık saha denetimleri, 3 aylık mali kontroller, sürekli iyileştirme mekanizmaları aktif hale getirilmiştir.</p>

<p></p>

<p>Kalitenin gelişmesi adına bizim için en önemli konu kaliteyi proje değil, sistem olarak görmek. Vereceğimiz tavsiyeler olarak, süreçler tanımlanmalı, ölçüm yapılmalı, liderlik sahiplenmeli ve alışan katılımı sağlanmalı diyebiliriz. Bursa ise sanayi ve kurumsal altyapısı sayesinde kalite kültürüne oldukça açık ve güçlü bir potansiyele sahip bir kenttir.</p>

<p>Bu süreç kurum içinde ciddi bir farkındalık oluşturdu. Çalışanların süreçlere olan katılımları arttı. Çalışan aidiyet güçlendi. Gelişim odaklı bir bakış açısı oluştu. Paydaşlar kapsamında ise kuruma güven arttı. Geri bildirim mekanizmaları güçlendi ve iş birlikleri daha sistematik hale geldi. Bu süreçte en önemli kazanımımız “ölçmeden yönetemeyiz” gerçeği oldu. Ayrıca, paydaş yönetimi yaklaşımı, veri odaklı karar alma ve süreç bazlı düşünme kurum içinde yeni bir bakış açısı oluşturdu.</p>

<p>Bizim için ödül bir amaç değil, bir sonuçtur. Bu süreçteki asıl hedefimiz daha iyi bir kurum olmak, daha kaliteli hizmet sunmak ve sürdürülebilir bir yapı kurmaktır. KalDer bu süreçte BURFAŞ için önemli bir rehber oldu. EFQM modelini doğru anlamamızı sağladı, kuruma öz değerlendirme bakış açısı kazandırdı ve süreci daha sistematik hale getirmemize katkı sağladı. Başlamak için mükemmel olmak gerekmez, ama başlamak, gelişmenin ilk adımıdır. EFQM bir proje değil, bir yolculuktur.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="167" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-151640.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Yeşim ÖMEROĞLU ÜNLÜ</strong></p>

<p><strong>Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi</strong></p>

<p><strong>Okul Müdürü</strong></p>

<p></p>

<p><strong>En büyük motivasyonumuz, öğrencilerimiz oldu</strong></p>

<p>Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi, hayırsever iş insanı merhum Şükrü Şankaya tarafından eğitim dünyasına kazandırılmıştır. Okulumuz, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak eğitim-öğretim hizmeti veren bir kamu kurumu olup, Bursa’da sınavla öğrenci alan 3. Anadolu Lisesi olarak eğitim hayatına başlamıştır. Bugün ise Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi; sahip olduğu köklü geçmişi, güçlü kurumsal yapısı ve nitelikli eğitim anlayışıyla, Bursa’nın seçkin proje okulları arasında en çok tercih edilen okullarından biri olarak eğitim-öğretim yolculuğunu başarıyla sürdürmektedir. Okulumuz, “Sürekli gelişen, yenilikçi ve öncü…” bir dünya okulu vizyonuyla; öğrencilerini yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda değişen ve dönüşen dünyanın gerektirdiği becerilerle donatılmış bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu vizyon doğrultusunda okulumuz, Uluslararası Bakalorya Diploma Programı (IB DP) uygulayan bir IB Dünya Okulu olarak, öğrencilerine hem ulusal hem de uluslararası ölçekte güçlü bir akademik perspektif sunmaktadır. Böylece ŞŞAL, öğrencilerini yalnızca Türkiye’deki yükseköğretim hedeflerine değil; aynı zamanda küresel ölçekte düşünen, sorgulayan, araştıran, sorumluluk sahibi ve çok yönlü bireyler olarak geleceğe hazırlamaktadır. ŞŞAL’da öğrencilerimiz; asırlık çam ve köknar ağaçlarının bulunduğu ve bu ağaçlarda sincapların yaşadığı kampüs alanında, şehrin gürültüsünden uzakta, huzurlu ve ayrıcalıklı bir dört yıl geçirmektedir. Okulumuz; 12.000 m²’lik bahçe alanı içerisinde yer alan tam donanımlı 27 dersliği, bilgisayar, fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarları; müzik, görsel sanatlar, inovasyon, teknoloji ve drama atölyeleri; müzik stüdyosu, zengin içerikli kütüphanesi, spor salonu ve çok amaçlı salonuyla paydaşlarına çağdaş ve konforlu bir eğitim ortamı sunmaktadır. Ayrıca günlük yemeklerin kendi mutfağında hazırlandığı yemekhanesiyle sağlıklı beslenme imkânı sağlamakta; geniş ve nitelikli kantin alanıyla öğrencilerinin günlük yaşam kalitesini artırmaktadır.</p>

<p>Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak öğrencilerimizi akademik açıdan güçlü bireyler olarak yetiştirmenin yanında, bunun tek başına yeterli olmadığının bilinciyle hareket etmekteyiz. Bu nedenle öğrencilerimizin sosyal, sportif, kültürel, bilimsel ve toplumsal alanlarda da donanımlı bireyler olarak gelişmelerini önemsiyor; onları 21. yüzyıl becerileriyle donatmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Stratejilerimizi bu anlayışla oluşturuyor; öğrencilerimizi yarının dünyasında söz sahibi olacak bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. ŞŞAL, LGS’ de %1– %3’lük dilim aralığından aldığı öğrencilerinin önemli bir bölümünü YKS’de %1’lik dilime yerleştirme başarısı gösteren, güçlü ve istekli öğretim kadrosuyla dikkat çeken bir eğitim kurumudur. Bu yönüyle okulumuz; öğrencilerinin potansiyelini en üst düzeyde geliştiren, akademik başarıyı yaşam becerileriyle bütünleştiren ve her geçen gün yükselen başarı grafiğiyle fark yaratan bir eğitim yuvası olmaya devam etmektedir</p>

<p>Kalite, kurumumuz için yalnızca bir sonuç değil; sürdürülebilir gelişimi, kurumsal öğrenmeyi ve tüm paydaşlar için değer üretmeyi esas alan bir yönetim anlayışıdır. Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak kaliteyi; sürekli iyileştirmeyi, veriye dayalı karar almayı ve stratejik hedeflerle bütünleşik çalışmayı temel alan bir kurum kültürü olarak görüyoruz. Okulumuzda kalite kültürü, 2018 yılında EFQM Mükemmellik Modeli’nin benimsenmesiyle sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Bu tarihten itibaren EFQM yaklaşımı; liderlik anlayışımızdan stratejik planlamaya, süreç yönetiminden performans izleme ve değerlendirme çalışmalarına kadar tüm kurumsal işleyişimize entegre edilmiştir. Bugün kalite anlayışı, okulumuzun yalnızca yönetim süreçlerinde değil; okul ekosistemimizin tamamında içselleştirilmiş, tüm paydaşlarımız tarafından benimsenmiş ve sürekli gelişimi destekleyen güçlü bir kurum kültürüne dönüşmüştür</p>

<p>Okulumuzda EFQM yolculuğu, 2018 yılında okul müdürü olarak göreve başlamamla birlikte, kurumsal gelişimi daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma anlayışıyla başlamıştır. 2005 yılından bu yana görev yaptığım tüm kurumlarda EFQM’i yalnızca bir uygulama aracı olarak değil, kurumsal gelişimi yönlendiren bir yönetim anlayışı olarak benimsedim ve uyguladım. Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak, değişen dünyaya uyum sağlamanın, mevcut başarıyı korumanın ve geleceği güçlü şekilde inşa etmenin ancak sürekli gelişimle mümkün olduğuna inandık. EFQM Modeli’ni; öğrenci ve veli beklentilerini daha iyi anlamak, süreçlerimizi daha sistematik ve ölçülebilir hale getirmek, çalışanlarımız arasında iş birliği ve aidiyet kültürünü güçlendirmek, yenilikçi düşünceleri desteklemek, güçlü iş birlikleri kurmak ve tüm paydaşlarımız için daha fazla değer üretmek amacıyla benimsedik. 2018 yılından bu yana EFQM yaklaşımı; liderlik anlayışımızdan stratejik planlamamıza, süreç yönetimimizden performans izleme ve değerlendirme çalışmalarımıza kadar tüm kurumsal işleyişimize entegre edilmiştir. Bu süreç; iyileştirmeye açık alanlarımızı daha net görmemizi, güçlü yönlerimizi daha bilinçli yönetmemizi, veriye dayalı karar alma kültürümüzü geliştirmemizi ve okul ekosistemimizde kalite anlayışını daha güçlü biçimde içselleştirmemizi sağlamıştır. Bugün geldiğimiz noktada EFQM, okulumuzda yalnızca bir model değil; sürekli gelişimi, ekip ruhunu, kuruma bağlılığı ve sürdürülebilir başarıyı destekleyen güçlü bir kurum kültürüne dönüşmüştür. Çünkü biz biliyoruz ki başarı; şansın değil, sistematik ve kararlı çalışmanın sonucudur</p>

<p>Okulumuz daha önce de Bursa Kalite Ödülü sürecinde yer almıştır. 2020 yılında KalDer Bursa Kalite Ödülü sürecine katılarak, Başarı Ödülü almaya hak kazanmış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşamıştır.</p>

<p>Bu sürece başvururken en büyük motivasyonumuz ve ilham kaynağımız, her zaman öğrencilerimiz; yani yarınlarımız olmuştur. Çünkü biz eğitimciler olarak yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa ettiğimize inanıyoruz. Bizim hata yapma lüksümüz yok. Her bir öğrencimizin potansiyelini en üst düzeyde geliştirebilmesi, kendini gerçekleştirebilmesi ve hayata güçlü, donanımlı, değer üreten bireyler olarak hazırlanabilmesi bizim en temel ilham kaynağımızdır. Bununla birlikte, yalnızca okulumuza değil; ülkemize değer katan, sorumluluk sahibi, düşünen, üreten ve çözüm geliştiren gençler yetiştirmek en güçlü motivasyonlarımızdan biridir. Çünkü inanıyoruz ki eğitimde ortaya koyduğumuz her nitelikli adım, yalnızca bir kuruma değil, toplumun ve ülkenin geleceğine de katkı sunmaktadır. Daha büyük ölçekte ise hedefimiz; öğrencilerimizi dünyayı anlayan, değişime uyum sağlayan, evrensel değerlere açık ve dünyaya da değer katabilecek bireyler olarak yetiştirmektir. Bu nedenle kalite yolculuğumuzu yalnızca kurumsal gelişim için değil; öğrencilerimizden başlayarak ülkemize ve dünyaya uzanan daha büyük bir etki alanı oluşturmak için sürdürüyoruz.</p>

<p>Hazırlık sürecimiz, yalnızca bir başvuru dönemi olarak değil; kurumumuzda zaten var olan kalite kültürünü daha görünür, daha sistematik ve daha bütüncül hale getirdiğimiz bir gelişim süreci olarak ilerlemektedir. Bu süreçte temel yaklaşımımız; tüm paydaşlarımızın görüşlerini dikkate alan, veriye dayalı değerlendirmelerle gelişim alanlarını belirleyen ve sürekli iyileştirmeyi esas alan bir anlayış olmuştur. Öğrenci ve veli memnuniyeti kapsamında; geri bildirim mekanizmalarımızı daha etkin kullanarak beklenti ve ihtiyaçları daha yakından izlemeye, iletişim süreçlerimizi güçlendirmeye ve memnuniyet düzeyini artırmaya yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. Liderlik boyutunda ise; katılımcı, yön gösteren, güven veren ve gelişimi destekleyen bir yönetim anlayışını güçlendirmeye odaklanıyoruz. Kurumsal hedeflerimizin tüm paydaşlar tarafından daha net anlaşılması, ortak amaç etrafında birlik oluşması ve stratejik bakış açısının yaygınlaşması bu süreçte önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Çalışan memnuniyeti açısından; öğretmenlerimiz ve tüm çalışanlarımızın görüşlerine değer veren, iş birliğini ve aidiyet duygusunu güçlendiren, güvenli ve destekleyici bir çalışma ortamını koruyan uygulamalarımıza devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü kurum kültürü, mutlu ve bağlı çalışanlarla mümkündür. Kurumsal sosyal sorumluluk alanında ise öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın toplumsal duyarlılıklarını geliştiren, sosyal fayda üretmeyi önceleyen projelerimizi sürdürmekte; okulumuzun yalnızca akademik başarı üreten değil, aynı zamanda topluma değer katan bir kurum olmasına önem vermekteyiz. Ayrıca kalite kültürünü yalnızca okul içinde değil; iş birliği içinde olduğumuz paydaşlara, tedarikçilerimize ve topluma da yansıtan bir anlayışla hareket ediyor, açık iletişim, iş birliği ve ortak gelişim yaklaşımını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Kısacası bu hazırlık süreci, bizim için bir değerlendirmeye hazırlanmanın ötesinde; güçlü yönlerimizi daha görünür kılma, gelişime açık alanlarımızı daha net görme ve kurumsal olgunluğumuzu bir üst seviyeye taşıma fırsatı sunmaktadır</p>

<p>Kalite anlayışının hem eğitim sektöründe hem de ülkemizde daha güçlü biçimde gelişebilmesi için, öncelikle kalitenin bir belge, bir ödül ya da dönemsel bir çalışma değil; bir kurum kültürü ve yönetim anlayışı olarak görülmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü kalite, ancak günlük işleyişin, karar alma süreçlerinin ve insan ilişkilerinin doğal bir parçası haline geldiğinde gerçek anlamda değer üretir. Kurumların önce “Neyi neden yaptığını?” netleştirmesi, ardından tüm süreçlerini bu amaç doğrultusunda ölçülebilir, izlenebilir ve geliştirilebilir hale getirmesi gerekmektedir.. Eğitim kurumlarında kalite; yalnızca sınav başarısıyla değil, öğrencinin akademik, sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimiyle birlikte ele alınmalıdır. Çünkü eğitimde gerçek kalite, yalnızca başarılı öğrenciler değil; iyi insan, iyi vatandaş ve geleceğe yön verebilecek bireyler yetiştirebilmektir. Kalitenin gelişebilmesi için kurumlarda güven, iş birliği, katılım ve aidiyet kültürünün mutlaka güçlendirilmesi gerekir. Öğretmenlerin, çalışanların, öğrencilerin ve velilerin sürece katılmadığı bir yerde kalite kalıcı hale gelemez. İnsan kaynağına değer veren, çalışanını dinleyen, gelişime açık alanlarını cesaretle görebilen ve geri bildirimi tehdit değil fırsat olarak değerlendiren kurumlar, kalite yolculuğunda çok daha güçlü ilerler. Bir diğer önemli husus ise, kurumların kıyaslamaktan, öğrenmekten ve paylaşmaktan çekinmemesidir. İyi uygulamaların görünür olması, kurumlar arasında deneyim paylaşımının artması ve ortak gelişim kültürünün yaygınlaşması, ülkemizde kalite anlayışının gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Çünkü kalite, rekabet kadar birlikte gelişme bilinciyle de güçlenir. Ben özellikle eğitim alanında şuna yürekten inanıyorum: Bir ülkede kalite kültürü, okullarda başlar. Çünkü okullar yalnızca bilgi aktaran kurumlar değil; aynı zamanda toplumun gelecekteki insan kaynağını, çalışma kültürünü, değer anlayışını ve üretim gücünü şekillendiren yapılardır. Eğer biz okullarımızda kaliteyi, sürekli gelişimi, sorumluluğu, iş birliğini ve en iyiyi arama çabasını çocuklarımıza yaşatabilirsek; bu anlayış zamanla topluma, kurumlara ve ülkenin tamamına yayılır. Bu nedenle tavsiyem şudur: Kaliteyi sonuçlarda değil, önce zihniyette başlatmalıyız. Çünkü doğru bir kalite kültürü oluştuğunda; başarı, güven, sürdürülebilirlik ve toplumsal değer zaten onun doğal sonucu olacaktır.</p>

<p>Bursa’yı kalite çalışmaları açısından oldukça başarılı bir noktada görüyorum. Sanayi, eğitim ve kurumsallaşma kültürü güçlü olan şehrimizin, kalite anlayışını her geçen gün daha da yaygınlaştırdığını düşünüyorum. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen kalite çalışmalarının diğer illerle kıyaslandığında kapsamı, yöntemi, etkileme düzeyi bakımından Türkiye’de öncü konumda yer aldığını düşünüyorum. Ayrıca, bu gelişimde Bursa KalDer’in çok önemli bir etkisi ve katkısı olduğunu biliyorum, kurumlarda kalite kültürünün oluşmasına, gelişmesine ve yaygınlaşmasına etkin rehberlik etmektedir.</p>

<p>Ödül sürecinde yer almamız, tüm paydaşlarımız tarafından büyük bir heyecan ve sahiplenme duygusuyla karşılandı. Çalışanlarımız, öğrencilerimiz, velilerimiz ve mezunlarımız aynı hedef etrafında birleşti ve kurumumuzda güçlü bir motivasyon ve ortak amaç duygusu oluştu. Saha ziyareti hazırlıklarını da bu ortak ruh ve yüksek motivasyonla yürüttük ve oldukça verimli, keyifli bir saha ziyareti gerçekleştirdik. Bu süreç, kurumumuzda güçlü bir sinerji oluşturarak ekip ruhunu, iş birliğini ve kuruma bağlılığı daha da pekiştirmiştir. Aynı zamanda farklı bakış açılarıyla tanışmamıza, iyi uygulamaları daha yakından görmemize ve kurumsal gelişimimize yeni katkılar sağlamamıza önemli fırsatlar sunmuştur</p>

<p>Bizim için ödül hiçbir zaman tek başına bir amaç değildir; asıl amaç, sürekli gelişen, öğrenen ve değer üreten bir kurum olabilmektir. Ödül ise bu yolculukta kurumları motive eden, emeklerini görünür kılan ve doğru yolda ilerlediklerini hissettiren kıymetli bir araçtır. Önemli olan, ödüle giden süreçte kurumun kendini ne kadar tanıdığı ne kadar geliştiği ve ne kadar dönüşebildiğidir. Bu nedenle biz, ödülü bir sonuçtan çok; kurumsal gelişimi hızlandıran, kalite kültürünü güçlendiren ve daha iyisini yapma isteğini besleyen bir araç olarak görüyoruz. Bizim için asıl değerli olan; bu süreç sonunda kurumumuza yön verecek öğrenmeleri, farkındalıkları ve gelişim alanlarını kazanmış olmaktır. Çünkü kalıcı başarı, ödülden değil; o ödüle giderken oluşan kültürden, emekten ve sistematik gelişim anlayışından doğar.</p>

<p>KalDer’in çalışmaları, kurumumuzun kalite kültürünü güçlendirmesi, sürekli gelişim anlayışını derinleştirmesi ve kurumsal bakış açımızı zenginleştirmesi açısından çok kıymetli katkılar sağlamaktadır. Özellikle hem Bursa KalDer’in yerelde sunduğu rehberlik ve yakın desteği, hem de Türkiye KalDer’in kalite alanındaki birikimi ve vizyoner yaklaşımı; kurumların gelişim yolculuğuna önemli ölçüde yön vermektedir. Bu vesileyle, kalite kültürünün ülkemizde yaygınlaşmasına sundukları değerli katkılar için Tüm KalDer Ailesine teşekkür ediyor, çalışmalarını çok kıymetli buluyoruz. Ve bu ailenin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz</p>

<p>EFQM sürecine henüz başlamamış kurumlara en içten tavsiyem, bu yolculuğu ertelememeleridir. Çünkü EFQM, kurumların kendilerini daha iyi tanımalarını, güçlü yönlerini fark etmelerini ve gelişime açık alanlarını sistematik biçimde görmelerini sağlayan çok değerli bir rehberdir.</p>

<p>Başlangıçta yoğun görünse de süreç ilerledikçe kuruma büyük bir farkındalık, düzen, motivasyon ve gelişim kültürü kazandırmaktadır. Kısacası EFQM, kurumlara yalnızca daha iyi sonuçlar değil; daha güçlü bir gelecek de kazandırır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="375" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-151749.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Celal ARSLAN</strong></p>

<p><strong>Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Görev ve sorumlulukları şeffaf hale getirdik</strong></p>

<p>Eğitimde belirli bir seviyeye ulaşmanın tek başına yeterli olmadığına inanıyoruz; asıl önemli olan, o seviyeyi sürdürülebilir kılabilmek ve her yıl üzerine koyarak ilerleyebilmek. Biz de bu noktada kendimize çok net bir soru sorduk: “Yaptığımız işleri ne kadar sistemli, ne kadar ölçülebilir ve ne kadar geliştirilebilir bir yapıya oturtabiliyoruz?” Bu sorgulama bizi EFQM modeliyle tanıştırdı. EFQM sürecine girme kararımız bir zorunluluktan değil, daha iyisini yapma irademizden doğdu. Kendi kendimizi objektif bir çerçevede değerlendirmek, güçlü yönlerimizi netleştirmek ve gelişime açık alanlarımızı cesaretle görmek istedik.</p>

<p>Bu süreç bize şunu çok net gösterdi: Kurum olarak iyi işler yapmak önemli ama bu işleri sürdürülebilir sistemlere dönüştürmek çok daha değerli. EFQM ile birlikte süreçlerimizi daha açık tanımladık, görev ve sorumlulukları daha şeffaf hale getirdik ve ölçme-değerlendirme kültürümüzü güçlendirdik. Artık sadece sonuçlara değil, o sonuçlara nasıl ulaştığımıza da odaklanan bir yapıya sahibiz. En önemli kazanımlarımızdan biri de ekip içindeki ortak dilin güçlenmesi oldu. Öğretmenlerimizden idari kadromuza kadar herkesin aynı hedefler doğrultusunda, aynı anlayışla hareket etmesi kurum içi verimliliği ve güveni ciddi anlamda artırdı.</p>

<p>EFQM sürecini hiçbir zaman bir denetim olarak görmedik. Bizim için bu süreç bir gelişim yolculuğu oldu. Eksiklerimizi gizlemek yerine üzerine gittik, güçlü yönlerimizi ise daha sistemli hale getirdik. Bu noktada en çok önem verdiğimiz şey samimiyetti. Çünkü biliyoruz ki gerçek gelişim ancak gerçek verilerle ve dürüst değerlendirmelerle mümkündür. Süreç içerisinde bizi en çok zorlayan konu alışkanlıkları değiştirmek oldu; ancak aynı zamanda en büyük kazanımımız da bu dönüşüm oldu. Artık anlık çözümler yerine sürdürülebilir sistemler kurmaya odaklanan bir anlayışla hareket ediyoruz.</p>

<p>Bugün geldiğimiz noktada EFQM’i bir belge ya da unvan olarak değil, kurum kültürümüzün bir parçası olarak görüyoruz. Kaliteyi kontrol eden değil, kaliteyi sistemin içine yerleştiren bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. Bu sürecin bize kazandırdığı en önemli şeylerden biri de sürekli gelişim bilinci oldu. Artık her adımımızı daha planlı, daha veriye dayalı ve daha bilinçli atıyoruz. Çünkü bize sadece ne yaptığımızı değil, nasıl yaptığımızı da sorgulatan bir bakış açısı kazandırdı. Bu da bir eğitim kurumu için en kıymetli şeylerden biri.</p>

<p>Açıkça ifade etmek gerekirse, EFQM sürecine girme kararımız kurumumuz adına aldığımız en doğru ve en stratejik kararlardan biridir. Çünkü bu süreç sadece bugünü değil, geleceği de inşa etmemizi sağladı. Eğitimde fark oluşturmak istiyorsanız, bunu sadece söylemle değil, sistemle desteklemek zorundasınız. EFQM de tam olarak bunu sağlıyor: Güçlü bir sistem, sürdürülebilir bir kalite ve sürekli gelişen bir kurum yapısı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-kalite-odulu-sahibini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m4.jpg" type="image/jpeg" length="24061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanayinin kalbi Hannover’de atacak]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/sanayinin-kalbi-hannoverde-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/sanayinin-kalbi-hannoverde-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük ve en prestijli sanayi fuarlarından biri olan Hannover Messe, küresel endüstriyel dönüşümün en önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Her yıl binlerce firma ve yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuar, üretim teknolojilerinden dijitalleşmeye kadar sanayinin geleceğine yön veren gelişmelerin sergilendiği stratejik bir platform niteliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenecek fuarın bu yılki teması “Think Tech Forward” olarak belirlenirken, yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm odağında “geleceğin fabrikası” vizyonu ele alınacak. Hannover Messe 2026’da Türkiye de güçlü bir katılım sergilemeye hazırlanırken, Bursa iş dünyası da fuarda yerini alacak. Bursa’dan 6 firma fuara katılım sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel sanayinin vitrini</strong></p>

<p>Her yıl 4 binden fazla firmanın katıldığı Hannover Messe, üretim teknolojileri, enerji sistemleri, endüstriyel otomasyon ve dijital ekosistemler gibi birçok alanda yeniliklerin sergilendiği dev bir organizasyon olarak dikkat çekiyor. Fuar; şirketlere yeni pazarlara açılma, uluslararası iş birlikleri kurma ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etme fırsatı sunarken, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konum elde etmek isteyen firmalar için önemli bir vitrin işlevi görüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/sanayinin-kalbi-hannoverde-atacak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m5.jpg" type="image/jpeg" length="59345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümrük Birliği’nde güncelleme çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/gumruk-birliginde-guncelleme-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/gumruk-birliginde-guncelleme-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği, aradan geçen yaklaşık 30 yıllık süreçte ticaret hacmini önemli ölçüde artırırken, değişen küresel ekonomik koşullar karşısında yapısal sorunları da beraberinde getirdi. İş dünyası temsilcileri ve sektör paydaşları, mevcut yapının artık günümüz ticaret dinamiklerine yanıt veremediğini belirterek kapsamlı bir güncellemenin kaçınılmaz hale geldiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HIDIRCAN KAYA</strong></p>

<p>Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi, Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girdiği dönemde yaklaşık 30 milyar dolar seviyesindeyken bugün 200 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Ancak bu artışa rağmen anlaşmanın kapsamının sınırlı kalması, özellikle hizmetler, tarım ve kamu alımları gibi alanların dışında bırakılması, ekonomik ilişkilerin potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilememesine yol açıyor.</p>

<p><strong>Asimetrik yapı rekabeti zorluyor</strong></p>

<p>Mevcut sistemin en çok eleştirilen yönlerinden biri, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye üzerinde doğrudan etkili olması, ancak Türkiye’nin bu süreçlere dahil edilmemesi. Bu durum, Türkiye açısından “asimetrik bir ticaret yapısı” oluştururken, yerli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatıyor. Özellikle son dönemde AB’nin Hindistan gibi yüksek üretim kapasitesine sahip ülkelerle yaptığı anlaşmalar, Türkiye açısından riskleri daha görünür hale getirdi. Bu tür anlaşmalar sayesinde söz konusu ülkelerin ürünleri AB üzerinden dolaylı olarak Türkiye pazarına daha avantajlı koşullarla girebilirken, Türk ihracatçılar aynı pazarlarda benzer avantajlara sahip olamıyor. Bu dengesizlik, hem iç pazarda rekabet baskısını artırıyor hem de ihracat tarafında Türkiye’nin elini zayıflatıyor.</p>

<p><strong>Sanayi ve ihracat üzerinde baskı artıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracatında en büyük payın AB ülkelerine ait olması, Gümrük Birliği’ndeki her yapısal değişikliğin doğrudan ekonomik sonuçlar doğurmasına neden oluyor. Özellikle sanayi üretiminin yoğun olduğu bölgelerde bu etki daha belirgin hissediliyor. Otomotiv, tekstil, makine ve kimya gibi sektörler, AB ile derin bir tedarik zinciri entegrasyonu içinde faaliyet gösterirken, mevcut sistemde yaşanan aksaklıklar bu sektörlerin rekabetçiliğini doğrudan etkiliyor. Ayrıca taşımacılık kotaları ve vize engelleri gibi kronikleşmiş sorunlar da malların serbest dolaşımına rağmen ticaretin önünde fiili engeller oluşturuyor.</p>

<p><strong>Yeni nesil ticaret kuralları kapıda</strong></p>

<p>Küresel ticarette son yıllarda öne çıkan dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik politikaları da Gümrük Birliği’nin güncellenmesini zorunlu kılan başlıklar arasında yer alıyor. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi uygulamalar, Türkiye’nin mevcut yapıyla rekabet etmesini daha da zorlaştırabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için bu düzenlemeler, ilave maliyetler anlamına gelirken, uyum sürecinin doğru yönetilememesi halinde ihracatta ciddi kayıplar yaşanabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte, dijital ticaret, e-ticaret ve veri akışı gibi alanların mevcut anlaşma kapsamında yer almaması da yeni nesil ekonomik ilişkilerin dışında kalınmasına neden oluyor.</p>

<p><strong>Stratejik bir dönüm noktası</strong></p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusu artık yalnızca teknik bir ticaret politikası meselesi olarak değil, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki konumu açısından stratejik bir başlık olarak ele alınıyor. Küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri ve AB’nin tedarik güvenliği arayışları, Türkiye için yeni fırsat pencereleri de oluşturuyor. Bu çerçevede, güncelleme sürecinin hızlandırılması ve kapsamlı bir reformun hayata geçirilmesi, Türkiye’nin hem mevcut pazarlarını koruması hem de yeni ticari fırsatları değerlendirmesi açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>Güncelleme ile neler değişebilir?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Gümrük Birliği’nin güncellenmesi halinde hem Türkiye hem de AB açısından daha dengeli ve verimli bir ticaret yapısı kurulabilir. Güncellemenin;</p>

<p>· Hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi,</p>

<p>· Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ticaret anlaşmalarına dahil edilmesi,</p>

<p>· Lojistik, vize ve kota gibi uygulamaların kolaylaştırılması,</p>

<p>· Dijital ticaret ve yeşil dönüşüm başlıklarının entegre edilmesi</p>

<p>gibi alanları içermesi bekleniyor.</p>

<p>Bu adımların hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin ihracat gücünün artması, yatırım ortamının daha öngörülebilir hale gelmesi ve yabancı sermaye girişlerinin hızlanması öngörülüyor. Aynı zamanda üretim, istihdam ve teknoloji yatırımlarında da önemli bir ivme yakalanabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="280" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/bursa-tb-yon-krl-bsk-ozer-matli-1.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Özer Matlı</strong></p>

<p><strong>Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>İhracat odaklı büyüme hedefleri açısından stratejik riskler barındırmaktadır</strong></p>

<p>Gümrük Birliği’nin mevcut yapısı, küresel ticaretin hızla değişen dinamikleri karşısında artık Türkiye’nin ihtiyaçlarına yeterince cevap verememektedir. 1996 yılında yürürlüğe giren bu sistem, o dönemin koşullarına göre önemli kazanımlar sağlamış olsa da günümüzde çok taraflı ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması ve rekabetin farklı bir boyuta taşınmasıyla birlikte güncelliğini büyük ölçüde yitirmiştir.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’yi doğrudan etkilemesine rağmen, ülkemizin bu süreçlerin dışında kalması önemli bir yapısal soruna işaret etmektedir. Karar alma mekanizmalarında yer alamayan Türkiye, ortaya çıkan sonuçlara katlanmak durumunda kalırken, bu durum ticarette asimetrik bir yapı oluşturmaktadır.</p>

<p>Özellikle Hindistan gibi yüksek üretim kapasitesine ve düşük maliyet avantajına sahip ülkelerin AB üzerinden dolaylı olarak Türkiye pazarına daha kolay erişim sağlaması, yerli üreticimiz açısından ciddi bir rekabet baskısı oluşturmaktadır. Buna karşılık Türk ihracatçısının aynı pazarlara girişte benzer avantajlara sahip olmaması, rekabet gücümüzü zayıflatmakta ve dış ticaret dengesi üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.</p>

<p>Bu tablo, yalnızca kısa vadeli ticari kayıplar açısından değil, aynı zamanda sanayimizin üretim yapısı, istihdam kapasitesi ve ihracat odaklı büyüme hedefleri açısından da stratejik riskler barındırmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği pazarına yüksek düzeyde bağımlı olan sektörlerimiz ve bölgelerimiz için bu gelişmeler çok daha kritik sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.</p>

<p>Bu nedenle Gümrük Birliği’nin kapsamlı ve hızlı bir şekilde güncellenmesi artık bir tercih değil, ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorunluluktur. Tarım, hizmetler ve kamu alımları gibi alanların yanı sıra dijital ticaret, lojistik süreçler ve Yeşil Mutabakat gibi yeni nesil başlıkları kapsayan bir modernizasyon süreci hayata geçirilmelidir. Aynı zamanda Türkiye’nin, AB’nin üçüncü ülkelerle yürüttüğü ticaret müzakerelerine daha etkin şekilde dahil edilmesini sağlayacak mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki güçlü konumunu koruyabilmesi, ancak daha dengeli, kapsayıcı ve çağın gerekliliklerine uygun bir Gümrük Birliği yapısıyla mümkün olacaktır. Bu doğrultuda atılacak adımlar, hem üreticimizin rekabet gücünü artıracak hem de ülkemizin dış ticarette sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasına önemli katkılar sağlayacaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="263" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/tuncer-hatunoglu-1.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>Tuncer Hatunoğlu</strong></p>

<p><strong>BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Bursa, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en kritik sanayi kapılarından birisidir</strong></p>

<p>Kesinlikle güncellenmeli. 1996'da yürürlüğe giren mevcut anlaşma yalnızca sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor; hizmetler, kamu alımları ve ham tarım ürünleri bugün hâlâ bu çerçevenin dışında. Gümrük Birliği öncesinde yaklaşık 30 milyar dolar olan ikili ticaret hacmi bugün 210 milyar doları geçmiş durumda. Bu verinin tek başına ortaya koyduğu şey, anlaşmanın ekonomik gerçekliğin çok gerisinde kaldığıdır. 1996'dan bu yana kronikleşen sorunlar- taşıma kotaları, vize engelleri, anlaşmazlık çözüm mekanizmalarının yetersizliği-ve değişen küresel ticaret kuralları güncellemeyi kaçınılmaz kılıyor. Buna ek olarak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve "Made in EU" gibi yeni AB düzenlemeleri de mevcut çerçeveyi işlevsiz hale getiriyor.</p>

<p>Güncellemenin birkaç temel başlığı bir arada ele alması gerekiyor.</p>

<p><em>Kapsam genişletmesi:</em> Hizmetler, kamu alımları ve tarım sektörlerinin Gümrük Birliği'ne dahil edilmesi hem Türkiye'nin hem AB'nin bu ilişkiden aldığı verimi önemli ölçüde artıracak.</p>

<p><em>AB'nin STA müzakerelerine katılım:</em> Türkiye şu anda AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının müzakere masasında yok, ancak bu anlaşmaların sonuçlarını Gümrük Birliği nedeniyle kendiliğinden uygulamak zorunda kalıyor. Bu asimetri giderilmeli.</p>

<p><em>SKDM ve ETS uyumu:</em> Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın 2026 sonrasında daha geniş ürün gruplarına yayılması bekleniyor. Güncelleme, Türkiye'nin Emisyon Ticaret Sistemi'ni (ETS) hayata geçirme takvimiyle uyumlu olmalı; aksi takdirde çelik, alüminyum ve kimya gibi sektörlerde ihracat maliyetleri ciddi biçimde yükselecek.</p>

<p><em>Ulaşım ve serbest dolaşım:</em> Malların serbest dolaşımı sağlanmış olsa da bu malları taşıyan araçlar ve sürücüler kota ve vize engelleriyle karşılaşmaya devam ediyor. Bu çelişkinin de güncelleme kapsamında ele alınması şart.</p>

<p>Bursa, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en kritik sanayi kapılarından biri. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 sonu itibarıyla 36,8 milyar dolarlık ihracatıyla ülkenin en büyük ihracatçı birliği konumunda. Otomotiv ve yan sanayi, tekstil, makine başta olmak üzere Bursa'nın öncü sektörlerinin tamamı AB pazarıyla derin bir entegrasyon içinde. Türkiye'nin "Made in EU" kapsamına alınması, Bursa'daki firmaların AB ihalelerinde ve kamu alımlarında "Birlik menşeli" muamelesi görmesini sağladı; bu da özellikle Çin'in otomotivdeki agresif fiyat politikasına karşı önemli bir rekabet kalkanı işlevi görüyor. Gümrük Birliği'nin hizmetler ve kamu alımlarına genişletilmesi durumunda bu etki daha da derinleşecek; firmalarımızın Avrupa tedarik zincirindeki görünürlüğü ve pazarlık gücü artacak. Öte yandan SKDM bir fırsat değil, yakın vadede maliyet baskısı anlamına geliyor. Kapsamdaki ürün gruplarını AB'ye ihraç eden şirketler için bu maliyet artık yansıtılıyor; hem üretim maliyetleri hem de üretimin dönüşümü için daha odaklı ve sistematik ilerlenmesi gerekiyor. Bursa'daki çelik ve enerji yoğun üreticiler bu dönüşüm için destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor.</p>

<p>Yatırım planlarımız olumlu yönde değişir. Hizmetler ve kamu alımlarının kapsama alınması, bugüne kadar mevzuat belirsizliği nedeniyle rafa kaldırılmış yatırım kararlarını harekete geçirecektir. Özellikle Avrupa firmaları ile ortak üretim, ar-ge ortaklığı ve yüksek katma değerli proje iş birlikleri için somut bir zemin oluşacak. Üyelerimizin büyük çoğunluğu hâlihazırda Avrupa tedarik zincirleriyle entegre çalışıyor; güncelleme bu entegrasyonu derinleştirmenin önündeki kurumsal engeli kaldıracak ve yeni yabancı doğrudan yatırımları için de Bursa'yı daha cazip kılacaktır.</p>

<p></p>

<p>Öncelikle AB Konseyi nezdinde müzakere yetkisinin bir an önce alınmasını bekliyoruz. Resmi müzakerelere başlanmadan önce etki analizi, iç istişare ve onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor; bu süreçte Ticaret Bakanlığı ile sivil toplum ve özel sektör temsilcileri arasındaki koordinasyon kritik önem taşıyor. BUSİAD olarak bu istişare mekanizmalarına etkin biçimde katılmak istiyoruz. Bunun yanı sıra SKDM ve ETS'e uyum için bir ulusal dönüşüm fonu oluşturulmasını, düşük maliyetli yeşil finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyoruz. ETS ile SKDM gibi uygulamaların bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor; bu dönüşümün daha ucuz finansmanla desteklenmesi için odaklı ve sistematik ilerlenmeli.</p>

<p>Gümrük Birliği'nin güncellenmesi meselesi artık teknik bir ticaret politikası tartışması olmaktan çıkmış, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konumlanmasının temel bir bileşeni haline gelmiştir. Trump döneminin yeniden tetiklediği korumacılık dalgası, AB'nin tedarik güvenliği refleksiyle birleşince Türkiye için tarihsel bir fırsat penceresi açılmış durumda. Bursa sanayisi bu fırsatı değerlendirmeye hazır. Güncelleme sürecinin AB üyeliğine alternatif değil, o hedefe giden yolda somut bir adım olarak ele alındığı sürece Bursa ekonomisi bu süreçten güçlenerek çıkacaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="287" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/yalcin-aras-6.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Yalçın Aras</strong></p>

<p><strong>NİLSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Daha dengeli bir rekabet ortamı oluşur, ihracat gücü artar</strong></p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi artık bir tercih değil, ihtiyaçtır. Mevcut yapı günümüz ticaret koşullarına cevap vermekte zorlanıyor ve AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA’lar Türkiye açısından ciddi rekabet kaybı yaratıyor.</p>

<p>Güncelleme; sanayi ürünlerinin yanında tarım, hizmetler, e-ticaret, dijital ürünler, kamu alımları, Yeşil Mutabakat, karbon düzenlemeleri ve AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA’ların Türkiye’ye etkilerini de kapsamalıdır.</p>

<p>Daha dengeli bir rekabet ortamı oluşur, ihracat gücü artar. Bu da sektörümüzde büyümeyi, Bursa ekonomisinde ise üretim, istihdam ve yan sanayide hareketliliği destekler.</p>

<p>Daha öngörülebilir ve adil bir ticaret ortamı, yatırım kararlarını olumlu etkiler. Kapasite artışı, teknoloji, otomasyon ve sürdürülebilirlik yatırımları daha güçlü şekilde gündeme gelir.</p>

<p>Bu konunun stratejik bir başlık olarak ele alınması, Türkiye’nin yaşadığı kayıpların daha güçlü şekilde savunulması ve ihracatçının yeşil dönüşüm ile dijitalleşme süreçlerinde daha fazla desteklenmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye, üretim gücü ve stratejik konumuyla Avrupa için önemli bir ortaktır. Daha adil ve güncel bir ticaret yapısı, hem Türkiye hem de AB açısından ortak fayda yaratacaktır.</p>

<p></p>

<p><img height="265" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/iskender-iskenderoglu-6.JPG" width="250" /></p>

<p><strong>İskender İskenderoğlu</strong></p>

<p><strong>BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Güncelleme, üretim ve ihracatı artırabilir</strong></p>

<p>Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, 1996’dan beri yürürlükte olup günümüz ekonomisinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Mevcut anlaşma hizmetler, tarım ve dijital ticaret gibi alanları kapsamadığı için Türkiye açısından rekabet dezavantajı yaratmaktadır.<br />
Güncelleme, Türkiye’nin AB ile ticari entegrasyonunu güçlendirebilir ve yeni küresel ekonomik kurallara uyumunu kolaylaştırabilir.</p>

<p>Gümrük Birliği güncellemesi öncelikle mevcut kapsamın genişletilerek hizmetler, tarım ve e-ticaret gibi alanların dahil edilmesini içermelidir. Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında daha aktif rol almasını sağlayacak mekanizmalar kurulmalıdır. Dijital ekonomi, veri akışı ve rekabet politikaları gibi yeni nesil ticaret konuları anlaşmaya eklenmelidir.<br />
Yeşil dönüşüm kapsamında karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir üretim standartlarına uyum da önemli bir başlık olmalıdır. Ayrıca anlaşmazlıkların çözümü, karar alma süreçlerine katılım ve kurumsal işleyişin daha dengeli hale getirilmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Bursa’nın ihracata dayalı özellikle otomotiv ve tekstil sanayisinin Avrupa Birliği pazarına erişimini kolaylaştırarak üretim ve ihracatı artırabilir. Hizmetler, dijital ticaret ve yeşil dönüşüm gibi alanların dahil edilmesi, Bursa’daki firmaların rekabet gücünü yükseltirken yeni yatırım fırsatları yaratabilir. Ancak daha sıkı çevre ve kalite standartları, kısa vadede firmalar için uyum maliyetlerini artırabilir.</p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, firmaların Avrupa Birliği pazarına daha öngörülebilir ve geniş kapsamlı erişim elde etmesiyle yatırım planlarını artırma ve uzun vadeye yayma eğilimini güçlendirebilir. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yüksek katma değerli üretim alanlarında yeni yatırımların hızlanması beklenir. Ancak yeni standartlara uyum gereklilikleri nedeniyle bazı firmalar yatırımlarını yeniden yapılandırmak veya ertelemek zorunda kalabilir.</p>

<p>Devletten, Gümrük Birliği güncelleme sürecinde iş dünyasının ihtiyaçlarını gözeten etkin bir müzakere politikası yürütmesi beklenir. Firmaların yeşil dönüşüm ve dijitalleşme süreçlerine uyumu için teşvik ve finansman destekleri sağlanmalıdır. İhracatı kolaylaştırmak adına lojistik ve gümrük işlemlerinin daha hızlı ve sade hale getirilmesi önemlidir. Ayrıca hukuki öngörülebilirlik ve ekonomik istikrar, firmaların yatırım kararlarını destekleyen temel unsurlar bekliyoruz.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="278" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/murat-evke-7.jpeg" width="250" /></p>

<p><strong>Murat Evke</strong></p>

<p><strong>RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Yeni yatırımlar teşvik edilebilir</strong></p>

<p>Kesinlikle Gümrük Birliği anlaşması güncellenmelidir. Mevcut Gümrük Birliği yapısı, bugünün küresel ticaret gerçeklerini ve üretim-ekonomi dinamiklerini karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Türkiye, Avrupa ile güçlü üretim, tedarik ve ihracat bağlarına sahip bir ülkedir. Ancak mevcut sistem, sanayi ve ticaretin dönüşen ihtiyaçlarına aynı ölçüde cevap verememektedir. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin daha kapsayıcı, daha adil ve daha güncel bir çerçeveyle yeniden ele alınması gerektiğine inanıyoruz.<br />
Güncelleme yalnızca klasik sanayi ürünleri ticaretiyle sınırlı kalmamalıdır. Başta <strong>tarım, kamu alımları, dijital ticaret, e-ticaret, lojistik, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim, teknik mevzuat uyumu ve vize kolaylığı</strong> gibi alanlar mutlaka kapsam içine alınmalıdır.<br />
Özellikle iş dünyası açısından en önemli başlıklardan biri, ticaretin serbestleşmesine rağmen iş insanlarının dolaşımında yaşanan sorunların giderilmesidir. Malın serbest dolaştığı ama iş insanının zorlandığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Ayrıca Türkiye’nin karar süreçlerinde daha fazla dikkate alındığı, daha dengeli bir mekanizmanın kurulması da büyük önem taşımaktadır.<br />
Bursa; sanayi, ihracat, otomotiv yan sanayi, tekstil, makine, mobilya ve üretim altyapısıyla Türkiye’nin en stratejik şehirlerinden biridir. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Bursa açısından hem dış ticaret kapasitesini hem de rekabet gücünü artıracak çok önemli bir adım olur.<br />
Daha güçlü entegrasyon; ihracatın artmasına, yatırım iştahının yükselmesine, yeni pazarlara erişimin kolaylaşmasına ve şehirdeki üretim zincirlerinin daha sağlam hale gelmesine katkı sağlar. Özellikle KOBİ’ler açısından yeni fırsatlar doğar. Bursa, böyle bir güncellemeden Türkiye’de en hızlı ve en güçlü pozitif etki alacak şehirlerin başında gelir.<br />
Öngörülebilirlik arttığında, yatırım kararları daha cesur ve daha uzun vadeli şekilde alınabilir. Avrupa ile ticari ilişkilerin kurumsal olarak güçlenmesi; üretim kapasitesi artışı, teknoloji yatırımları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve ihracat odaklı büyüme planlarını daha güçlü hale getirir.<br />
Yani böylesi bir güncelleme, sadece mevcut yatırımları koruyan değil, aynı zamanda yeni yatırımları da teşvik eden bir iklim oluşturur.</p>

<p>En büyük beklentimiz, bu sürecin <strong>kararlı, stratejik ve sonuç odaklı</strong> şekilde yürütülmesidir. Türkiye’nin müzakere masasında güçlü bir duruş sergilemesi, üreticinin, ihracatçının ve sanayicinin beklentilerini merkeze alması gerekir.<br />
Ayrıca içerde de firmalarımızı bu yeni döneme hazırlayacak adımlar atılmalıdır. Yeşil dönüşüm, dijital altyapı, finansman erişimi, ihracat destekleri, teknik uyum süreçleri ve nitelikli insan kaynağı konusunda iş dünyasının önünü açacak destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Devletin burada sadece müzakere eden değil, özel sektörü dönüşüme hazırlayan bir yol açıcı rol üstlenmesini bekliyoruz.<br />
Türkiye, Avrupa için yalnızca bir pazar değil; aynı zamanda güçlü bir üretim ortağı, stratejik bir tedarik merkezi ve kritik bir ekonomik aktördür. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da lehine olacak bir adımdır.<br />
Bursa iş dünyası olarak biz, rekabetten kaçan değil; kuralları net, zemini adil ve geleceği öngörülebilir bir ekonomik çerçeve isteyen bir anlayışa sahibiz. Doğru kurgulanmış bir güncelleme, hem Türkiye’nin üretim gücünü büyütür hem de Bursa gibi sanayi şehirlerinin küresel konumunu daha da güçlendirir.</p>

<p></p>

<p><img height="247" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/tolga-papatya-9.jpg" width="250" /></p>

<p><strong>Tolga Papatya</strong></p>

<p><strong>GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Kent ekonomisine olumlu katkı sağlar</strong></p>

<p>Bugünkü siyasi ve ekonomik koşullar dikkate alındığında, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi, ticari ilişkilerin derinleşmesi ve rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerde de karşılıklı güven ve iş birliğinin güçlendirilmesine bağlıdır.</p>

<p>Güncelleme, hizmetler sektörü, tarım ürünleri ve dijital ticaret gibi mevcut anlaşmada kapsanmayan alanları içermelidir. Ayrıca modern ticaret kuralları, e-ticaret, fikri mülkiyet ve sürdürülebilirlik konularını da kapsayarak Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunu güçlendirmelidir.</p>

<p>Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Bursa’nın otomotiv, tekstil ve sanayi ihracatını artırarak kent ekonomisine olumlu katkı sağlar. Aynı zamanda hizmetler ve dijital ticaret alanındaki açılımlar, yerel işletmelerin rekabet gücünü yükselterek istihdam ve yatırımı destekler.</p>

<p>Güncelleme, firmaların AB pazarına erişimini kolaylaştıracağı için yatırım planlarını genişletmelerine ve yeni projelere yönelmelerine yol açabilir. Ayrıca, dijital ticaret ve hizmetler alanındaki fırsatlar, şirketleri teknoloji ve altyapı yatırımlarına teşvik edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devletten, Gümrük Birliği güncelleme sürecinde firmalara rehberlik ederek mevzuat uyumunu ve rekabet avantajını sağlaması beklenir. Ayrıca, yatırım ve ihracatı destekleyecek teşvik ve altyapı politikalarını hayata geçirerek ekonomik büyümeyi güçlendirmesi önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/gumruk-birliginde-guncelleme-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m1.jpg" type="image/jpeg" length="74432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otomotiv yan sanayi ihracatla büyüyor]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/otomotiv-yan-sanayi-ihracatla-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/otomotiv-yan-sanayi-ihracatla-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den ocak-mart döneminde 3 milyar 964 milyon 670 bin dolarlık otomotiv yan sanayi ürünü ihraç edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerinden yaptığı derlemeye göre, 2025'i 15 milyar 770 milyon 383 bin dolara ulaşarak rekorla kapatan otomotiv tedarik (yan) sanayi ihracatı, bu yılın ilk çeyreğinde de yükselişini sürdürdü. Geçen yılın ocak-mart aylarında 3 milyar 798 milyon 429 bin dolar olan yan sanayi ihracatı, 2026'nın aynı döneminde yüzde 4,4'lük artışla 3 milyar 964 milyon 670 bin dolara yükseldi. Yılın ilk 3 ayında 9 milyar 895 milyon 175 bin dolar olan otomotiv endüstrisinin toplam ihracatının yüzde 40'ını tedarik sanayi ürünleri oluşturdu. İlk çeyrekte 180'den fazla ülke, serbest bölge ve özerk bölgeye dış satım gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İlk 3'teki Almanya, Fransa ve İtalya'ya parça ihracatı arttı</strong></p>

<p>Tedarik sanayisinde en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırada otomotiv sektörünün ana pazarı Almanya yer aldı. Almanya'ya 3 aylık tedarik sanayi ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,6 arttı. 2025'in ocak-mart döneminde bu ülkeye 827 milyon 218 bin dolar olan yan sanayi dış satımı bu sene aynı dönemde 923 milyon 486 bin dolara çıktı. Listenin ikinci sırasındaki Fransa'ya artış yüzde 10,15 olarak kayıtlara geçti. 2025'in ilk çeyreğinde 271 milyon 844 bin dolarlık yan sanayi ürünü ihraç edilen Fransa'ya bu sene aynı dönemde 299 milyon 446 bin dolarlık ürün gönderildi. Üçüncü sıradaki İtalya'ya tedarik sanayi ihracatı yüzde 24 artarak 224 milyon 697 bin dolardan 278 milyon 833 bin dolara çıktı.</p>

<p><strong>ABD'ye 258 milyon dolarlık yan sanayi ihracatı</strong></p>

<p>Ocak-mart döneminde, 4'üncü sırada bulunan ABD'ye yan sanayi dış satımında yüzde 4,6 düşüş yaşandı. ABD'ye bu dönemdeki yan sanayi ihracatı 270 milyon 703 bin dolardan 258 milyon 272 bin dolara geriledi. Bu dönemde 5'inci sırada yer alan Romanya'ya yan sanayi dış satımı yüzde 7,2 azalışla 249 milyon 310 bin dolardan, 231 milyon 274 bin dolara geldi. Ocak-Mart 2026'da, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yan sanayi ihracatında İspanya 194 milyon 829 bin dolarla 6'ncı, Birleşik Krallık 194 milyon 90 bin dolarla 7'nci, Polonya 175 milyon 62 bin dolarla 8'inci, Çekya 111 milyon 281 bin dolarla 9'uncu, Belçika ise 96 milyon 211 bin dolarla en çok yan sanayi ihracatı yapılan 10'uncu ülke oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/otomotiv-yan-sanayi-ihracatla-buyuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1559-m3.jpg" type="image/jpeg" length="41842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa ihracatı Mart ayında geriledi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-ihracati-mart-ayinda-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/bursa-ihracati-mart-ayinda-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın ihracat performansı 2026 yılı Mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir düşüş gösterirken, yılın ilk çeyreğinde ise artış eğilimini korudu. Açıklanan verilere göre, Bursa’nın toplam ihracatı Mart ayında yüzde 0,4 azalarak 1 milyar 546 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. 2025 yılı Mart ayında bu rakam 1 milyar 552 milyon dolar olmuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img height="413" src="https://ekohabercomtr.teimg.com/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-m2-tablo.jpg" width="550" /></p>

<p>Mart ayı verileri incelendiğinde sektörler arasında ciddi farklılaşmalar dikkat çekti. Bursa ihracatının lokomotifi olan otomotiv sektörü, Mart ayında yüzde 6,3 artışla 868,7 milyon dolar ihracata ulaşarak pozitif ayrıştı. Elektrik-elektronik, çimento ve gemi-yat sektörleri de artış kaydeden alanlar arasında yer aldı. Buna karşın hazır giyim ve konfeksiyon yüzde 31,6, meyve-sebze mamulleri yüzde 33,5 ve mobilya sektörü yüzde 25,8 gerileyerek Mart ayındaki düşüşte belirleyici oldu.</p>

<p><strong>İlk çeyrekte Bursa ihracatı artıda</strong></p>

<p>Ocak-Mart dönemine bakıldığında ise Bursa ihracatının genel olarak artış eğiliminde olduğu görülüyor. 2025 yılının ilk üç ayında 4 milyar 134 milyon dolar olan ihracat, 2026’nın aynı döneminde yüzde 2,8 artarak 4 milyar 250 milyon dolara yükseldi.</p>

<p><strong>Otomotiv sektörü yine lider konumda</strong></p>

<p>Bu dönemde otomotiv sektörü yine liderliğini koruyarak yüzde 12,7 artışla 2,28 milyar dolara ulaştı. Elektrik-elektronik sektörü yüzde 34,0, gemi ve yat sektörü yüzde 16,0 artışla dikkat çeken diğer alanlar oldu. Ancak tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde çift haneli düşüşler yaşandı. Özellikle deri ve deri mamulleri ihracatındaki yüzde 24,9’luk gerileme dikkat çekti.</p>

<p><strong>Bursa, Türkiye ihracatında üst sıralarda</strong></p>

<p>Bursa, Türkiye genelinde ihracat sıralamasında üst sıralardaki yerini korumaya devam ediyor. Nitekim 2026 yılı Mart ayı verilerine göre Bursa, 1,7 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü ili konumunda bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel dalgalanma etkisi hissediliyor</strong></p>

<p>Türkiye genelinde de ihracatın Mart ayında yüzde 6,4 gerilediği görülürken, Bursa’daki sınırlı düşüşün küresel talep daralmasına rağmen daha kontrollü gerçekleştiği değerlendiriliyor. Genel tablo, Bursa ihracatının güçlü sektörler sayesinde direnç gösterdiğini, ancak özellikle emek yoğun sektörlerdeki kayıpların dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/bursa-ihracati-mart-ayinda-geriledi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-m2.jpg" type="image/jpeg" length="21580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OSB’ler temiz enerjiye yöneldi]]></title>
      <link>https://www.ekohaber.com.tr/osbler-temiz-enerjiye-yoneldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekohaber.com.tr/osbler-temiz-enerjiye-yoneldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de planlı sanayileşmenin önemli merkezlerinden organize sanayi bölgelerinde (OSB) yenilenebilir enerji santrallerinin kurulu gücü fosil yakıt bazlı tesisleri aşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, OSB'lerde yenilenebilir enerji yatırımlarının son yıllarda hız kazandığını söyledi. OSBÜK olarak, OSB'lerdeki yenilenebilir enerji kapasitesinin daha da artması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Kütükcü, şöyle konuştu: "OSB'lerimizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının kurulu gücü son bir yılda 463 megavat artarak 5 bin 168 megavata ulaştı. Toplam 5 bin 168 megavatlık yenilenebilir enerji kapasitemizin 4 bin 698 megavatı güneş enerjisi, 363 megavatı biyokütle, 80 megavatı jeotermal enerji, 27 megavatı rüzgar enerjisi santrallerinden oluşuyor. Toplam 8 bin 661 megavat kurulu güce sahip OSB'lerimizdeki elektrik üretim santrallerinin yüzde 59,7'si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Bu gelişme, Türk sanayisinin sürdürülebilir üretim hedefleri açısından son derece kritik."</p>

<p><strong>"Yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam etmesini bekliyoruz"</strong></p>

<p>OSB'lerde halen faaliyet gösteren fosil yakıt bazlı elektrik üretim tesislerine dikkati çeken Kütükcü, doğal gaz çevrim santralleri, kojenerasyon ve trijenerasyon tesisleri, atık baca gazı ve termik santrallerden oluşan toplam 111 tesis bulunduğunu bildirdi. Bu tesislerin toplam kurulu gücünün 3 bin 493 megavat olduğu bilgisini veren Kütükcü, "OSB'lerimiz yalnızca üretimde değil, aynı zamanda enerji dönüşümünde de öncü rol üstleniyor. Yenilenebilir enerji kapasitemizin fosil yakıt bazlı üretim kapasitesini geride bırakması bunun en somut göstergesi. Önümüzdeki dönemde OSB'lerimizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam etmesini bekliyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Düzenleme talebi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>OSB'lerdeki yenilenebilir enerji kapasitesinin daha da artması için bazı düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurgulayan Kütükcü, buralarda üretim yapan katılımcı sanayicilerin kendi öz tüketimleri için kurulan GES yatırımlarının kapasiteden muaf tutulması yönünde talepleri olduğunu, bunu da Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna (EPDK) ilettiklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ekohaber.com.tr/osbler-temiz-enerjiye-yoneldi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekohabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ekohaber-com-tr/uploads/2026/04/1558-m3.jpg" type="image/jpeg" length="69483"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
