PATRON MU, İŞVEREN Mİ?

PATRON MU, İŞVEREN Mİ?

Ülkemizde bu iki kavram çoğu zaman birbirine karıştırılır: patron ve işveren.

“Patron”; sermaye koyar, süreci çoğunlukla uzaktan izler ve yıl sonunda kâra odaklanır. Koyduğu sermaye, bulunduğu ortamın kârlılığıyla örtüşüyorsa devam eder; aksi durumda ise en kısa sürede farklı çözümler arar.

“İşveren” ise sermayeyi çoğu zaman sıfırdan var eder. Hayatı boyunca işin içinde olur; mücadele eder, sorumluluk alır ve bu süreci onurla, yoğun duygularla birlikte yaşar.

Şahsen ben kendimi hiçbir zaman patron olarak görmedim. Çünkü bizim hikâyemiz masa başında başlamadı. Ülkemizdeki işverenlerin büyük çoğunluğu da benzer bir geçmişe sahiptir.

Bizler, her ne kadar gençler ve yeni nesil zaman zaman inanmakta zorlanıyor olsa da sıfır noktasından başladık. Emek verdik, ürettik, pazarladık ve ürünlerimizi bizzat müşterilerimize ulaştırdık. Sürekli üretimin içinde olduk. Cumartesi, pazar demeden; gece gündüz çalıştık.

Fuar stantlarımızı kendimiz tasarladık, gittiğimiz ülkelerde kendimiz kurduk, pazarladık, sattık ve döndük. İhracat hikâyemiz de böyle başladı.

Bu nedenle bizim için işveren olmak yalnızca maaş ödemekle sınırlı değildir.

“İşveren” olmak; sorumluluk almak, risk üstlenmek, herkesten önce gelip en son çıkmak demektir.

Dolayısıyla Türkiye’de gerçek anlamda “patron” sayısı sınırlıdır. İşverenlerin büyük bir kısmı ise aslında emekliliği olmayan birer emekçidir. Çalışanlarıyla aynı kaderi, aynı mücadeleyi paylaşır.

Aramızdaki fark, yalnızca yükün biçimidir.

“İşveren”, futbol tabiriyle “çift vuruşa tabidir”; hem emeğini hem de geleceğini ortaya koyar.

Çoğu zaman tüm düdükler işverene çalınır.

Kapıya gelen her zarf, içindeki her satır, işveren için ayrı bir sorumluluk anlamı taşır.

Elbette bu bir serzeniş değildir. Çünkü herkes kendi yolunu, kendi kaderini seçer. Kimseyi işveren olmaya zorlayan yoktur.

Ben de bu yolu seçmiş bir işverenim. Hiçbir zaman patron olmadım, olamam da. Çalışma arkadaşlarıma hiçbir zaman uzaktan bakmadım; hep onlarla birlikte yürüdüm.

Tıpkı ülkemizdeki pek çok işveren gibi…

Bu vesileyle, hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarım.

Saygılarımla.