banner8

banner13

banner6

01.02.2021, 21:25

Ne bekliyoruz?

İletişimin; her günü zirveyi aşmaya çalıştığı bir dünyada, 2021 yılının ilk ayını tamamladık. 2020 yılında o kadar beklenmedik olaylarla karşılaştık ki; bundan daha zoru olmaz diye düşündük bu yıl için.
Ama hiç de beklediğimiz gibi olmayacak görünüyor. Geçen yıl gündemimizin ilk sıralarındaPandemi, İşsizlik, terör vardı. Bu yıl da aynı gündemle başladık. Umarım depremler buna eklenmez.
Aslında depremin, günümüz imkanları ile önceden bilinmesi mümkün değil. Ama deprem riski yüksek bölgeler belli. Alınabilecek önlemler de belirlenmiş. Bize düşen bu önlemlere uygun hazırlıklar yapmak. Bu konuda gerek yerel otoriteler, gerekse merkezi yönetim elinden geleni yapmaya çalışıyor. Buna rağmen hala çok eksiğimiz var. Yasal zorunluluklar koyarak, uygulamaları titizlikle izleyerek, gereken eğitimi tüm topluma vererek; kaybımızı en aza indirebiliriz.
Kanunlar, yönetmelikler, konulan kurallar işin bir bölümü. Asıl olan bunların uygulanmasını izlemektir. Yapı denetim kuruluşları bunu önemli ölçüde yerine getirmek için çalışıyorlar. Ancak gördüğüm kadarıyla; bu işin parasal yönü öne çıkmakta, uygunsuz rekabetle iş etkinliğini kaybetmektedir. Denetim sisteminin de izlenmesi, ilgili yönetmeliklere tümüyle uyulması sağlanmalıdır.
Öyle görünüyor ki bu yılın ilk yarısında da pandemi etkinliğini sürdürecek. Özellikle ilk 6 ay boyunca sınırlamalar devam edecek. Aşılar gelmeye başladı ancak miktar olarak yeterli değil. Etkinlikleri net değil. Tek kaynaktan alıyoruz. Alternatif kaynak yok gibi. Toplumun %60’ı aşılanmadan rahatlamak mümkün değil. Bakanlığın bu konuda kesin bir programı şimdilik bilinmiyor. Sağlık çalışanlarımızı güvence altına alacak aşılamaların yapılması bir ölçüde rahatlatıcı oldu.
Diğer bir konu işsizlik. Zaten ciddi bir sıkıntı vardı. Pandemi bunun üzerine tüy dikti. Bazı sektörler, pandemi etkisi ile üretimini arttırdı. Hijyen malzemesi, ambalaj, kurye ve benzerlerinde istihdam artışı oldu. Otomotiv’de pek kayıp yaşamadık. Ama esnaf kesiminde büyük bir sıkıntı var. Lokanta, kafe işletmeleri özellikle dertliler.
Bir de 65 ve üstü ile 20 yaş ve altının günde 3 saatlik sokağa çıkma izinleri durumu var. Bu sınırlamaya giren biri olarak şunu söyleyebilirim; psikolojik etkileri açısından hiç de uygun bir karar değil. Bir de haftanın son 2 günü hiç dışarı çıkılamıyor. Bu kararın gözden geçirilmesi, yaşlara bağlı sınırlamanın diğer ülkelere de bakılarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Saydığımız ve ilave edebileceğimiz pek çok soruna rağmen; gerek devlet yetkililerinin, gerekse uluslararası kuruluşların, 2021 yılında ülkemizin durumu ile ilgili olumlu öngörüleri var. Bizlerin de temennisi budur. Ama bunun için devletin tüketimi değil, üretimi özendiren teşvikler vermesi gerekiyor. Bu konuda ciddi eleştiriler var. En mağdur durumda olan, en çok teşvik talep edenler de çiftçilerimiz. Vatandaş için de birinci öncelik gıda temini. Son günlerde gıdaya yapılan zamlar tüketiciyi feryat noktasına getirdi. İlgili Bakanlık da denetimi sıklaştırdı ve cezalar yağmaya başladı. Bu çözüm olacak mı? Önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Yazıdan anlaşılacağı gibi; 2021 yılı da zorluklarla geçecek. Ama benim; milletimize güvenim devam ediyor. Daha çok çalışarak, toplumsal dayanışmaya, yardımlaşmaya daha çok önem vererek; normalleşmeyi sağlayabiliriz.
Sağlıklı günler diliyorum.
Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?