banner8

banner6

banner11

18.01.2021, 20:12

Maziden esintiler-6-

Bir büyük padişahın gönül zenginliğine örnek birkaç ibret dolu hikaye var. İşte bunlardan birisi. İnsani duyguları yaşatmanın faziletinden ödün vermeyen büyük bir hükümdar.
Padişah Yavuz Sultan Selim, Mercidabık ve Ridaniye zaferleri sonrasında Şam’a gelerek, kışı burada geçirdi. Misafir olduğu konakta, özel hizmetlerine genç ve güzel bir kız bakıyordu
Kişisel hayatı, sultanlığın şatafatından uzak, yaşamı sade ve düzenli, giyimi basit, yapay kuruntulardan ve gururdan uzak, mütevazi ama vakar ve şiddeti dünyayı titreten büyük cihangirin önünde, “konu aşk’ da olsa” ciddiyet dışı haddi aşan bir sevgi sunumu kimin haddine? Fakat gönül de ferman dinlemiyor!
Genç kız, bu erkek güzeli insana sevdalanmıştır. Dayanamaz. Uğruna “ölüm dahil” her getiriye razıdır. Yavuz Selim’in yatağının kurulduğu duvarın üstüne “Aşık olan neylesin?” diye yazıyor.
Fiziksel güzelliğinin yanında, edebi zevki de olan genç kızın bu sınır tanımaz tutku dolu seslenişi Şair Hükümdarı duygulandırmıştır. Gülümseyerek kızın cümlesinin altına “Derdi olan söylesin” yazıyor.
Kız, padişahın yatağını toplarken okuduğu bu yanıttan ümitlenir. Hayallere dalıyor. Fakat içinde olanaksızlığın çekincesi vardır. Konumunu açıklıyor.
-Ya korkarsa neylesin?
O, avucunun içine aldığı Dünya haritasını saltanatına yetersiz gören Efe Türk, çölleri bir solukta, ormanlık yamaçları tek hamlede aşan koca Hakan, bu taşkın gönül selinin karşısında ne yapacağını şaşırıyor. “Alt yanı bir hizmetçi” demiyor, önü alınmaz bu saf duygu karşısında gerçek kişiliğinin kapısı aralanıyor. Kimsesiz, gariban bu genç ve güzel kıza adeta bir gönül bağışlıyor.
-Hiç korkmasın söylesin!
Genç kız sanki uçar. Padişahtan hislerine karşılık alacak olmanın sevinci ile bayramlıklarını giyer ve hiç ummadığı bir mutluluğu yakalamış olmanın kıvancı ile huzura girer. Heyecandan her tarafı titremektedir. O sarsıntıda başını kaldırıp Yavuz’a bakar. Ve olan olur.
Baktığı gözlerdeki sevgi ve engin şefkat bile, karşısındaki ulaşılmaz heybetin yıldırım etkisini gizleyememiştir. Kalbinin çarpıntısı yavaşlamıyor, artıyor. Birkaç kez ayakta sallanıyor ve yere yığılıyor. Dünyanın en güçlü ve en güzel insanına tutkun, tertemiz küçük yüreği, ulaşılmaz gördüğü sevgiyi birdenbire yakınında görünce dayanamıyor ve ne yazık ki duruyor.
Büyük hüzün yaşıyor Yavuz Sultan Selim, İstanbul’a yolculuk programını değiştirip “Sevda tiryakisi” kimsesiz kızın mezarını som mermerden yaptırıyor ve mezar taşına da tuğrasını işletiyor.
Allah beterinden saklasın, pek çok felaketle dolu, şanssız bir yılı geride bıraktık. Hala canımızı yakan Ekonomik kriz ve Covid-19 salgını da geçtiğimiz yılın ürünleri.
Bunca stres yüklü bir yılı geride bırakıp, Yeni bir yıla girerken, verdiği mesajlarla hemen her insanın kalbini ısıtacak, yeni umutlara ışık olacak bu güzel hikayeyi, sizler için hazırlamış, yeni yılınızı kutlarken, hala içinde olduğumuz bir sürü problemin birkaç saat için dahi olsa unutulmasını arzu etmiştim.
Ancak yılbaşı haftasında gazete sayfalarındaki aşırı yoğunluk, geçen hafta ise yaşanan bir karışıklık nedeniyle bu yazım sizlere ulaşamadı. Umarım şu an okumaktasınız. Herkese hayallerinin gerçek olduğu sağlık dolu yeni yıllar dilerim.
Yorumlar (0)
18
açık
banner12