1 Haziran 2026 günü RUMELİSİAD’da Çin ile ilgili bir toplantı ve konuşma vardı. Maalesef bugüne kadar Çin'e gitmedim ama medya ve internetten devamlı olarak ve çok yakından takip ediyorum.
Bu arada Bursa’da Çin Anşan şehri fahri konsolosu, sevgili dostum Nejat Yahya ile sık sık görüşmekteyim. Belli bir yaştan sonra ticari ve turistik seyahat işte böyle oluyor. Sağ olsun dostlar da gerekli bilgileri bize veriyorlar.
Konuşmacı, senelerdir bildiğim, tanıdığım Selim Baykal’dı. Selim Bey ve babası Seger korna fabrikası sahipleridir. Rahmetli Hakkı Baykal’dan tevarüs eden ataklık devam etmekte olup 23 yıl önce Çin’de fabrika kurmuşlar ve hem dünyaya hem de Çin'e üretimlerini satmaktadırlar.
Selim Bey'in konuşmasını, verdiği bilgileri çok beğendim. Bazılarını bu yazımda kullanacağım. Bir de bizlerin 1990'lı yıllardaki Çin hakkındaki düşüncelerimizi ve bugünkü durumu karşılaştırmaya çalışacağız.
Önce Çin hakkında kısa bilgiler:
Yüzölçümü 9.598.962 km². Nüfusu azalmaya başlamış olup 1.413.000.000 (Bir milyar dört yüz on üç milyon kişi). Başkenti Pekin. Başlıca büyük şehirler: Hong Kong, Şanghay, Guangzhou, Çongçing, Harbin, Çengdu, Shenzhen, Tientsin, Nankin, Çangçun.
Ekonomisi: Çin şu anda dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ama yakında birinci ekonomi olacak diye düşünüyoruz. Dünyanın en büyük ihracatçısı.
Tarihine baktığımızda bir zamanlar, yani 1000'li yıllarda yine dünyanın en büyük ekonomisi idi ve 60.000 civarında ticari gemisi vardı diye okumuştum. 1900 yılı başlarında meşhur Afyon Savaşları ile Çin, büyük badireler atlattı ve son yüz yıldır sosyalist ekonomiye geçti; şimdi dünyanın lideri olmaya çalışıyor.
1990'lı yıllarda dünyaya açılmaya, ihracat için üretim yapmaya başladılar. 2000'li yıllarda fert başına milli gelirleri yıllık 1000 dolar civarında idi. Bugün 14.700-15.000 (on beş bin) dolar olarak hesaplanıyor.
Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi, en büyük üretim gücü ve askeri güç olarak da dünyanın ikincisi.
İşte böyle bir ülkede Baykal ailesi Çin’de bir fabrika kurdu 23 yıl önce. 23 yıldır burada Çin'in içinde rekabet ediyorlar, bütün dünyaya mal satıyorlar.
Selim Bey'in konuşmasından bazı pasajları paylaşıyorum:
*Çin’de yatırımlar için bir yatırım bölgesi seçiliyor ve buraya yatırım yapılmaya başlanıyor, bir kümelenme oluyor, her türlü yatırım ve tedarik zinciri oluşuyor.
*Çinliler çok çalışkan insanlar.
*Bütün dünyaya satış için bir takım lojistik çareler aranıyor. Mesela Bir Kuşak Bir Yol projesi gibi.
*Yenilenebilir enerji onlar için çok önemli.
*Yatırım ve üretimi düşünürken "Çin'e rağmen mi, yoksa Çin’le beraber mi?" sorusu akla geliyor.
*Çinlilerin Türkiye'de yatırım yapma fikri bana pek doğru gelmiyor.
*Ama yatırım kararı alırlarsa kesinlikle yaparlar.
Selim Baykal’ı küçüklüğünden beri tanırım. Bu toplantı, konuşma ve sunumda gördüğüm kadarı ile çok iyi yetişmiş, ülkeye faydalı, araştırmacı ve yatırımcı bir insan olmuş. Kendisini tebrik ediyorum.
Benim düşüncelerime gelince:
Ben, bu akşamki konuşmadan sadece bu kadar kısmını paylaşmayı düşündüm. Çin'in bütün dünyaya meydan okumaya başladığını görüyorum.
1960'lı yıllarda Jean-Jacques Servan-Schreiber’in kitapları vardı. "Amerika Meydan Okuyor" ve benzeri kitaplar.
Şimdi ise "ÇİN MEYDAN OKUYOR", "ÇİN UYANINCA" gibi isimlerle birçok kitap ve araştırma kitabı yazılması gerekir diyebilirim.
Cevdet Akçakoca
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi