Kara toprak

Gözleri görmeyen Aşık Veysel bile,
“Benim sadık yârim kara topraktır” demiş.
“Ona işkence yapınca bana gülerdi, bir tohum ektim dört bostan verdi”
Dediği dünya ve kara toprağı aslında bizim yaşam kaynağımız.
Bize hayat veren fakat bizim umursamadığımız üç unsur hava, su ve toprak.
Son yıllarda maalesef güzel şeyler yaşamıyoruz. Evlere tıkıldık, bir sabah kalktık ki her şey değişmiş.
Seyahatler, arkadaşlar ile doya doya sohbet, bir yerde buluşmak, sevdiklerine sarılamamak dert oldu her birimize.
Acıyı, hüznü bile kalbimize gömmek durumu ile karşılaştık.
Dünyayı çok hor kullandık, dünya sadece insanlara ait zannettik.
Gölleri, denizleri, nehirleri kirlettik, yetmedi havayı kirlettik.
Şu sıkıntılı günlerde ilaç olacak olan, hasret kaldığımız doğayı bozduk ve halen daha da bozmaya devam ediyoruz.
Tarım alanlarının tam ortasına fabrikalar kurduk karasinekler bastı, ilaçla hepsini telef ettik.
Tarla fareleri evsiz kaldı çıktığı deliklere zehir doldurduk, yılanlar çıktı hepsini katlettik.
Otoyollar yaptık kurda kuşa geçit vermedik, dereleri kanalizasyon ve fabrika atıkları ile zehirledik.
Su kuyuları vardı başlarında da kavak ağaçları hepsini kestik, dallarına kuşlar geliyordu şimdi yoklar.
Sahillerin her karışına ev yaptık martılara konacak yer, yuva bırakmadık artık fabrika çatılarına konuyorlar.
O milyarlarca yılda var olmuş toprağın, doğanın dokusunu bozduk.
Üredikçe yer daraldı insanoğluna, yer daraldıkça doğaya saldırdı.
Koca şehirlerde içilecek sular taşıma sistemi ile besleniyor.
Hani atalarımız demiş ya taşıma su ile değirmen dönmez.
Hala anlamadık, anlamadık, anlamadık.
Elimize geçirdiğimizi denize attık yuttu sandık...
Oysa birçok balığı naylonla boğduk öldürdük,
Mikronize olan çöpleri balık bize yedirdi ve geri kalanı da müsülaj diye bir köpükle ölüyorum artık dedi deniz.
Bu olanlara kahroluyorum ama yine de her şeye rağmen ben doğaya aşığım.
Aklımızı başımıza almamız gerekli. Bu işin zengini, fakiri, siyaseti yok.
El birliği ile bozduk, el birliği ile de yeter dememiz lazım.
Gelecek nesillere bize bırakıldığı gibi bırakmamız lazım.
Olmasa dağı olmasa denizi, nehiri, gölü, tarlası, kurdu kuşu
Böceği, çiçeği, meyvesi neylesin yeni nesil dünyayı…
Saygılarımla…