İŞTEN ÇIKARMALAR & İŞ GÜVENCESİ

Geçtiğimiz yılın özellikle ikinci yarısında başta Tekstil Konfeksiyon olmak üzere metal, Otomotiv ve yan sanayi, makine ile pek çok sektörde maalesef yoğun iş çıkışları yaşandı. Küresel ekonomik gelişmeler, maliyet artışlarını ihracat rakamlarının döviz kurunda yakalayamaması, kredi maliyetlerinin dayanılmazlığı, yüksek faiz, yetersiz destekler gibi pek çok bilinen faktör nedeniyle sanayici, işverenler çok zorlu bir yılı geride bıraktı.

2026 için de beklentiler ve endişeler bir mucize getirmeyeceği yolunda. Tedbir ve dikkatlerin yoğun, yatırım heveslerinin pek çok sektörde düşük olacağı bir yıl önümüzde.

Dost sohbetlerinde konu ekonomiye gelince, “nasıl olacak işler?” sorusunda “havalar nasıl olursa olsun senin havan iyi olsun” klişesi vardı, bunu altında “sıkı tutunun” mesajı yatan “ekonomi nasıl olursa olsun senin ekonomin iyi olsun”a eviririm sıklıkla.

Geniş perspektifte iş dünyası için zor ya da aktif tüm dönemler için ana mesele Ticaret mevzuatı ve hukukta sıkça dillendirdiğimiz “Basiretli tacir” ilke duruş ve davranışlarında yatmakta. Özellikle zor dönemlerde büyüyenleri ve stratejilerini, öykülerini dikkatle izlerim. Bu savaşlarda da başarının altında elbette sağlam vizyon ve sıkı çalışma yatıyor. Ancak yatırımda, kredide, sözleşmelerde, , personel rejimine pozitif yaklaşımlarda, inovasyon , risk yönetimi, realist sağlam ve sorgulayıcı yaklaşımlar önemli mi önemli. Nakit akış yönetiminin mükemmeliyeti zaten işin olmazsa olmazı. Neticede üretim devam edecek, ticaret devam edecek, zayıflar dökülecek kuralına göre davrananlar ayakta kalacak.

Gelelim iş akitlerinin feshi operasyonlarında yaşanan bazı önemli hususlara.

Toplu sözleşmelerden kaynaklanan hakları bir yana bırakırsak genel işyerleri için İş yerinde ve eklentilerde, bağlı işyerlerinde, şubelerde çalışan sayısı maksimum 29 iken işveren için iş sözleşmesinin feshinde işveren açısından fazla sorun yok. Keza bu sayı Tarım işyerlerinde bu sayı 49. Ancak 29 sayısı 30 ‘u bulduğunda, Tarım işyerlerinde de 50‘yi işverenler için alarm zilleri çalmaya başlıyor. Kıdem süresi altı ayı geçen çalışan eğer işyerinde çalışan sayısı 30 veya daha üstü ise iş güvencesine sahip oluyor. Tüm fesih işlemleri sil baştan alternatif stratejiler gerektiriyor. Maliyetler kat be kat artıyor. Altı ay kıdemli personelin durumu “devlet memuru” statüsüne yaklaşıyor.

Aktin feshi için performans kriterlerine göre fesih yapmak isteyen işveren bu kriterleri nasıl oluşturduğunu mükemmel düzenlenmiş performans çizelgeleriyle vs. ortaya koymak zorunda ama bu işverenlerin %99‘unun bu düzeneğinin bulunmadığını bilmeyen de yok. Bu kez akdi feshedilen çalışan işe iade davası yoluyla kıdemi ihbarı yanında ortalama yedi sekiz aylık ekstralar (boşta geçen süre ve işe iade edilmeme tazminatı) talebiyle işverenin karşısına dikilebiliyor. Yargılama giderleri de 2026 için artık minimum ellibin liralar civarı.

Çok kez ele aldığım üzere iş ilişkilerinde İK‘sı sağlam! hukukçusuyla mali müşaviriyle, sağlam ekibiyle uyumlu ve söz dinleyen! Basiretli tacir işverenin elleri zor zamanlarda daha kuvvetli olmakta. Süreç içinde tehlikeler kolay sezilemiyor işler şans’ a bırakılıyorsa fotoğraf çok geç anlaşılıyorsa hele bir de nakit akışı tehlike sinyalleri vermeye başlıyorsa hukuk ‘ta piyasa da çare olamıyor. Konkordatoya giden firmaların öyküleri, özellikle ikinci perdedeki yıkımlı öyküleri ders alınası.

2026 ve sonrasında Bursa’mızın ve memleketimizin ekonomisine teknolojinin, yatırımın, işe alımların, bol bereketin konuşulacağı yazıp çizileceği daha pozitif gündemler gelmesi dileklerimle.