banner8

banner6

banner11

Yönetmemiz gereken bir olgu: Çatışma

Hiçbir şeyden çekmedik şu İLETİŞİM’sizlikten çektiğimiz kadar. Her konuda, her süreçte karşımıza çıkıyor.

İş Hayatına Doğru Bakış 15.03.2021, 20:31 15.03.2021, 20:31
Yönetmemiz gereken bir olgu: Çatışma
Hiçbir şeyden çekmedik şu İLETİŞİM’sizlikten çektiğimiz kadar. Her konuda, her süreçte karşımıza çıkıyor. Şimdi de insanları birbirine düşüren, firmaları olumsuz etkileyen, kişilerin kariyerlerini sonlandıran ve daha birçok olumsuzlukları hayatımıza sokan ÇATIŞMA konusunda karşımıza çıktı.
İnsan, yaşamı boyunca birçok farklı kişilik yapısı olan insanlarla iletişim kurmak zorunda olan sosyal bir varlıktır. Bu yoğun iletişim sonucunda kişiler arasında farklı sebeplerden dolayı çatışma çıkabilme olasılığı oldukça yüksektir. Bu da çatışmayı insan hayatında kaçamayacağı bir sosyal olgu haline getirmektedir. Hele ki yaklaşık 15 aydır hayatımızın odak noktası olan pandemi döneminde daha da ilerleyen, gizli bir virüs gibi hayatımızı etkilemeye başlayan, sosyalleşmeden uzak kaldığımız bu zaman diliminde daha da iletişimsizliği arttıran bir durumdayken. O zaman kaçamayacağımız bir olguyu yaşamımıza ve gelişmemize katkıda bulunacak şekle sokmayı öğrenmemiz gerekmektedir. Çatışma iki veya daha fazla kişi veya grup arasındaki çeşitli kaynaklardan doğan anlaşmazlık olarak tanımlanabilir. Nasıl tanımlanmış olursa olsun, anlaşmazlık, zıtlaşma, uyumsuzluk, birbirine ters düşme, çatışmanın temel unsurlarıdır. Bu unsurların esas olduğu bir ortamda taraflar kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmak veya kendi görüşlerini karşı tarafa kabul ettirmenin peşindedir. Öncelikle insanların çatışmalarını engelleyebilmenin yollarını bulmamız gerekmektedir ki, başlıca şartı iletişim ve empati becerilerinin geliştirilmesidir.
Hastalık Belirtileri
Kendini soyutlamak ve çekimser kalmak: Şu veya bu şekilde bir çatışmaya taraf olan ve baskı altında kalan bir kişi, ya ortamdan fizik olarak çekilebilir (istifa, devamsızlık, katılmama) veya organizasyonla ilgili (veya işi, üstleri, astları, meslektaşları ile ilgili) konulara tümüyle kayıtsız kalabilir ve ilgi göstermeyebilir.
Öfke patlamaları ve saldırganlık: Çatışma ve baskı, kişileri davranışlarında daha saldırgan olmaya yöneltebilir. Fiziksel saldırganlık, bu davranışın en aşırı uç örneğidir. Hayatında AMA’ların artması: Baskı altında bulunan kişi bazen kendi durumunu rasyonelleştirmeye çalışarak savunmacı bir davranış gösterebilir. Örneğin düşük performans, yeterli alet olmayışına veya başarısızlık yöneticinin yönetim tarzına bağlanmak istenebilir. Bunun daha ileri bir şekli suçu başkalarına yüklemek davranışıdır. Kendi olamamak: Baskı altındaki kişi bazen de çocukça, olgun bir kişiye yaraşmayan davranışlar gösterebilirler. Örneğin, kendini acındırma, surat asma gibi davranışlar. Tüm bu ve buna benzer davranışları sergileyen kişi ve/veya kurumlar bu hastalığın pençesine yavaş yavaş ilerliyorlar demektir.
İyi tarafları da yok değil
Çatışmanın olumsuz yönleri olduğu kadar olumlu yönlerinden de bahsetmemiz gerekir.

Çatışmanın kişi ve kurum
için pozitif yönleri;
•Çatışma kuruma yeni amaçlar kazandırabilir.
•Çatışma bireyleri güdeleyerek, kurumdaki tembelliği ortadan kaldırabilir.
•Kurumda bireyler arasındaki iletişimin kanallarının açılmasına, bilgi akışının hızlanmasına yardım edebilir.
•Çatışma problemlerin farkına varılmasına, tanınmasına ve daha iyi çözümler oluşturulmasına yardımcı olabilir.
•Çatışma sonucunda modern yapıların yaşaması için gerekli olan uzmanlık alanlarının artıp yayılmasına olanak sağlanır.
•Çatışma kurumun sorunlarının su yüzüne çıkmasına, böylece ilgililerin sorunlara çevirmesini sağlayabilir.
•Çatışmaya yol açan kararsızlık ve uyuşmazlıklar ortadan kaldırıldığında örgütü bütünleştirebilir.
•Kurum içindeki yetki dağılımının dengelenmesi sağlanabilir.
•Çatışma kurumun etkinliğini ve verimliliğini geliştirebilir.
•Çatışma, yenileşmenin önemli bir kaynağı ve öğesi olabilir.
Eğer çatışmayı bir problem olarak görüp, hayatımızda veya kurumumuzda olumlu anlamda kullanmak istiyor isek bu problemi doğru tespit etmek ve çözüm yollarını belirleyip uygulamak gerekiyor.

Nakdi ücret desteği ve işten çıkarma yasağı 2 ay uzatıldı
İstihdamı koruma tedbirleri çerçevesinde nakdi ücret desteği ve işten çıkarma yasağı 17 Mart’tan itibaren 2 ay daha uzatıldı.
İş Kanunu’na 16 Nisan 2020 tarihinde eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmıştı. Ayrıca geçici maddede işverene, çalışanlarını 3 aylığına ücretsiz izne ayırmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilmişti. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile işverenin çalışanını işten çıkarma yasağı, 17 Mart’tan itibaren 2 ay daha uzatıldı.

Kadın özel güvenlik sayısında rekor artış
Özel Güvenlik sektöründe kadın personel sayısı artıyor. Onlar, bir banka binasında ya da bir alışveriş merkezi veya bir üniversite girişinde karışımıza çıkıyorlar. Kadınlar hayatın her alanında olduğu gibi özel güvenlikte de iddialı. Sayıları her geçen gün artan özel güvenlik personeli kadınlar, güvenliğin sadece erkek egemen bir meslek olmadığını ispatlamak istiyorlar. Son beş yılda kadın güvenlik personeli sayısında 10 binin üzerinde bir artış yaşandığı görüldü. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2015 yılında 32 bin 539 olan özel güvenlik personeli sayısı bugün 43 bine yükseldi.

Yorumlar (0)
18
açık
banner12