banner8

banner6

Var mı müdür olmak isteyen?

İş Hayatına Doğru Bakış 31.05.2021, 23:03 31.05.2021, 17:05
Var mı müdür olmak isteyen?

Dünya dönüyor, ekonomik krizler, çetin rekabet koşulları, teknolojik gelişim derken bir de pandeminin varlığı işleri ve iş yapış şekillerimizi değiştirdi. Bugünün doğrusu yarının yanlışı olmaya çok yakın artık. Kullandığımız makinelerden, içinde bulunduğumuz iş yerlerine kadar birçok alanda değişim ve gelişim artık daha hızlı olmamız gereken bir olgu halini aldı. Bu değişim, çalışan unvanlarına da yansımış durumda. Genel müdürler CEO, müdürler direktör, şefler - kısım müdürü, uzmanlar - takım lideri, sorumlular - uzman, yeni mezun olup işe girenler de sorumlu olarak (hatta direktör olarak bile başlayanları tanıyorum.) iş hayatlarındaki yerlerini aldılar. Buraya kadar Avrupa’daki her türlü değişime ayak uyduran ülkemiz, unvan değişimine de kolay adapte oldu. Fakat gene bir terslik var. Yahu bir modeli aldığımızda ya onu tüm içeriği ile alalım, ya da bırakalım bu da böyle oluversin. İşlerimizin, sorumluluklarımızın, görevlerimizin, yetkilerimizin, maaşlarımızın bile içini tam dolduramazken bu unvanların havalarda uçuşma sebebi nedir? Bilgisizlik mi, parasızlık mı, görgüsüzlük mü? Siz buna ne derseniz diyin, onbinlerce iş görüşmesi yapmış birisi olarak ben buna çalışan adına görgüsüzlük, işveren adına da çaresizlik diyeceğim. 
Hayatımızda statüyü o kadar çok önemsemeye başladık ki, “İçini doldurabilir miyim, Başkalarına mahcup olur muyum?” diye düşünmeden müdürlük payesine hemen ulaşma hesabını yapar olduk. Öncesinde böyle miydi? Yönetici olmak ayrıcalıktı. Bilgisine, tecrübesine, hayat görüşüne, insanları peşinden sürüklemesine bakılır hatta birkaç kere daha düşünülür ondan sonra resmi yazışmalarla müdür yapılırdı. Şimdi biri müdür yapılıyor kimsenin haberi bile olmuyor.

Verilen hak geri alınmaz.
Bazen iyi niyetle yapılan bazen de çaresizlikten verilen bu unvanların kısa ve orta vadede hem çalışana hem de işverene büyük zararlar verdiği görülüyor. Çalışanın hak etmeden aldığı bu unvanlar sonrasında hem kişinin kendini gerçekten o unvanı hak etmiş gibi görüp kendini geliştirmemesine yol açıyor hem de başarısızlık durumunda üst yönetim tarafından unvanının geri alınması durumunda demorilize olup işinden ayrılabiliyor. Sıkıntılar bununla da bitmiyor. Çalışanın işinden ayrılması durumunda yeniden iş bulması ve çalışması gerekiyor. Hak etmeden özgeçmişlere yazılan bu unvanlar yeni işgöreni korkutabiliyor. Hem bu unvanın kişi tarafından doldurulamayacağı biliniyor hem de adayın yeni unvanını (alt seviyede) kabul etmeyeceği öngörülüp görüşmeye bile çağırılmıyor. Bu aşamadan sonra aday ya mevcut unvanından vazgeçecek daha alt bir unvandan işe başlayacak ya da uzun süre iş bulamayacak.
Baktığımızda bu unvanların bu kadar sorumsuzca verilmesinin de temel sebepleri vardır. 
Karın doyuramıyorsan, gönlünü hoş et.
Sözüm büyük firmalara değil, sözüm kurumsallaşmasını tamamlamış ya da tamamlamaya çalışan firmalara değil, sözüm Türkiye’nin ekonomisini büyük ölçüde oluşturan %90’ın üzerindeki KOBİ işletmelerinin yöneticilerine. İşletmelerinizdeki en büyük problem maaşların azlığı çokluğu değil. Maaşların adaletsizce dağıtılmasının insanlarda yarattığı ayrım düşüncesidir. Bu ayrım düşüncesine bir de unvanların adaletsizliği eklenince işyerinden memnuniyetsizlik de, işten ayrılmalar da, kalitesiz üretim veya kalitesiz hizmet de artıyor. Çok işletme geziyorum. İşletme müdürü unvanıyla asgari ücret alan çok çalışan biliyorum. Altındaki mühendisin belki de üç kat maaş aldığı işletmeler. Bunu sadece ben bilmiyorum. O mühendis de, o işletme müdürü de biliyor. Böyle bir durumda ne o işletme müdürü mühendisi yönetebilir, ne de o mühendis kendini yönettirir. Sonrasında da iç çekişme, iletişimsizlik, gruplaşma, birbirinin kuyusunu kazma. Sonuçta zarar gören işletme, ülke ekonomisi, milli değerler ve tabiî ki kişiler.

Yargıtay’dan emsal karar: Şirket bilgisayarı ile sosyal medyaya girmek fesih nedeni sayıldı.
Yargıtay, işçinin mesai saatleri içerisinde şirket bilgisayarını şahsi işleri için kullanması ve yaptığı işle ilgisi olmayan web ve sosyal paylaşım sitelerine girmesini haklı fesih sebebi saydı. Yüksek Mahkeme, iş yerindeki bilgisayarı şahsi işlerinde kullanmanın, işverenin güvenini kötüye kullanma anlamına geldiğine dikkat çekti. Kararda şöyle denildi: “Davacı konuyla ilgili savunmasında olayı kabul etmiş ancak sadece mola saatlerinde bilgisayarı şahsi işleri ile ilgili olarak kullandığını belirtmiştir. Davacının mesai saatleri içerisinde bilgisayarı şahsi işleri için kullanması ve görevi gereği yaptığı işle ilgisi olmayan web ve sosyal paylaşım sitelerine girmesi doğruluk ve bağlılığa aykırı olmakla, işverenin güvenini kötüye kullanmak mahiyetindedir.”


İngilizler ajan bulmak için twitter’da iş ilanı yayımladı
İngiltere’nin ünlü MI6 istihbarat teşkilatı için yüksek teknoloji ajanı aranıyor. Ajan arandığına dair iş ilanı Twitter’dan paylaşıldı. İngilizler ajan arıyor! İngiltere Dış İstihbarat Teşkilatı’nda (MI6) çalışacak olan yüksek teknoloji ajanı için Twitter’dan iş ilanı yayımlandı. İngilizlerin dünyaca ünlü MI6 istihbarat teşkilatında çalışmak üzere, tıpkı James Bond filminin karakteri ‘Ajan Q’ gibi bir ajan arandığı duyuruldu.MI6, ünlü İngiliz ajan film serisi James Bond’ta da yer alan, ‘Q’ koduyla bilinen yüksek teknoloji uzmanının gerçeğini bulmak amacıyla eleman arayışına çıktı. İngiltere Dış İstihbarat Teşkilatı’nın Başkanı Richard Moore, ajan aradıklarına dair iş ilanını Twitter hesabından paylaştı.

Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?