banner8

banner6

Öğrenenler ordusu kurun

Küreselleşme sürecinde yaşanan çok yönlü ve sürekli değişim toplumun her kesimini ve dolayısıyla, toplumun önemli bir alt kesimini oluşturan örgütleri de etkilemektedir. İşletmeler de varlıklarını sürdürebilmek için değişen şartlara uyum sağlamak zorundadırlar.

İş Hayatına Doğru Bakış 29.03.2021, 20:38 03.04.2021, 18:15
Öğrenenler ordusu kurun

Küreselleşme sürecinde yaşanan çok yönlü ve sürekli değişim toplumun her kesimini ve dolayısıyla, toplumun önemli bir alt kesimini oluşturan örgütleri de etkilemektedir. İşletmeler de varlıklarını sürdürebilmek için değişen şartlara uyum sağlamak zorundadırlar. Bu nedenle işletmeler, küreselleşmenin hızlandırdığı değişim ortamına uyum sağlayabilecek yeni yapılanmalara yönelmektedirler. İnsanoğlu her zaman yeni şeyler öğrenmektedir. Öğrenme, bugün ve yarın için her koşulda ve şartta daha iyi rekabet edebilmemiz için bize bahşedilmiş bir silahtır. Bu aşamada önemli olan olgu, bu öğrenme duygusunu işletme için faydalı hale getirebilmektir.
Öğrenen organizasyonları, “Kişilerin gerçekten arzu ettikleri sonuçları elde etmek için kapasitelerini sürekli olarak geliştirdikleri, yeni sınırları zorlayan düşünce şekillerinin ortaya atıldığı, insanların sürekli biçimde beraber öğrenmeyi öğrendikleri organizasyonlardır” diye tanımlıyor Peter Drucker. Öğrenen organizasyonların ortaya çıkmasında çevresel koşullarda yaşanan değişimler önemli rol oynamıştır. Globalleşme, rekabet ve teknoloji alanında yaşanan değişimler, yatay, daha az kademeye sahip yalın örgütlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Öğrenen organizasyonda öğrenmeye öncelik verilir. Öğrenme hem süreç hem de değerdir. Birey, öğrenme yoluyla kendisini her gün bir önceki günden daha iyi olmaya adar. Kurum da nasıl öğrenileceğini öğrenmek yoluyla, kendisini, ürünlerini ve hizmetlerini tüm yönleriyle sürekli olarak iyileştirmeye çalışır.
Kurum kültüründe öğrenen organizasyonlar yaratmak önemlidir.
Kurum ve birey geliştikçe, çalışanlar kurumlarına ve işlerine karşı yenilenmiş bir bağlılık hissedeceklerdir. İşletmelerdeki kişilerin, öğrenmenin stratejik bir duygu olduğuna, bu öğrenme kararını almadan önce sadece kendi için değil, kurum yararına da olması gerektiğine karar vermeleri gerekir. Eğer bu düşünce gerçekleşir ise, öğrenme olgusu doğal süreçten çıkıp, işletme için ciddi bir yapılanma şeklini alacaktır. Hepimizin işletmelerinde, ofislerinde, hatta genelde tüm yaşantımızda bir aciliyet söz konusudur. Herkes verilen işi bir an önce bitirebilmek sevdasıyla koşuştururlar. Bu aciliyet aslında öğrenmenin karşısındaki en büyük engeli oluşturur. Ne kendimize, ne ailemize, ne de öğrenmemize zaman ayıramayız. Patronlara bakarsanız da bize daha fazla koşturalım diye maaş öderler, ödüllendirirler. Fakat öğrenenler ordusu, organizasyonları kurmak istiyorsak, tüm bu koşuşturmacaların sonucunda cevaplarını verebileceğimiz bazı soruları da kendimize sormamız gerekir.
“Biz bu sonuçları neden elde ettik? Bu sonuçları bilgimizi artırmak için nasıl kullanabiliriz?”
Kurumun başarılı olabilmesi ve hedeflerini yakalayabilmesi için gerekli olan yeteneklerin üzerine odaklanarak, öğrenmeyi bu doğrultuda bir araç olarak kullanması gerekmektedir. Yetenek, bir şirketteki neredeyse her fonksiyonu etkileyen bir meseledir. Ancak iş-planlama toplantıları söz konusu olduğunda strateji, vizyon ve pazarlama gibi fonksiyonlara büyük bir zaman ve enerji harcandığı, yetenek konusunda ise neredeyse hiç zaman ayrılmadığı görülmektedir. Oysa, eninde sonunda günü kurtaran yeteneklerdir.
Öğrenen bir kültür oluşturmanın anahtarı, “Neden?” sorusunu yanıtlamaktan geçer.
Şirketler hedef belirlemek ve vizyonlarını tanımlamak için çok zaman harcarlar. Ancak isteklerini neden elde edemediklerini anlamak için de bu kadar zaman harcasalardı, hedeflerine ulaşma ve vizyonlarını yakalama şanslarını artırmalarına olanak sağlayacak ölçüde bir öğrenme gerçekleşmiş olabilirdi. Birçok şirketin “Neden?” sorusunu sormaktan hoşlanmamalarının sebebini anlamak zor değil. Zaman kısıtlaması ile karşı karşıya olan firmalar, bu sorunun cevabını zaten bildiklerini varsaymaktadırlar. Sorulan sorunun çok hoş olmayan sonuçlarla ilgili olması durumunda ise neden sorusunu sormak suçlu bir taraf aranıyormuş gibi algılanabilir. Birçok şirket yanlışlarını saklamayı ya da inkar etmeyi tercih eder. Ancak önemli dönüm noktalarında, “Başarıyı yakaladık mı? Hayır ise, neden?” soruları sorulmazsa öğrenme gerçekleşmez.
Çözüm öğrenmekte…
Bugün, öğrenme rekabette geri de kalmamak için tek olmasa da en önemli üstünlüklerden biridir. Daha da fazlası hızla değişmekte olan dünyanın en sağlıklı çözümüdür. Bu çözümü çalışanlar, çalıştıranlar, yönetenler, yönetilenler hep birlikte ön saflara taşımalı ve sonuna kadar sıkı sıkıya bağlı kalmalıdır. Çünkü gelecekte en başarılı olacak kişi ve kurumlar, öğrenenler olacaktır.

Şirketlerde yeni trend mindfulness
Mindfulness (bilinçli farkındalık) uygulamaları son yıllarda hem bireyler hem de kurumlar açısından oldukça popüler. Şimdiki anın farkına varmak, stresi azaltmak, mutluluğu arttırmak ve odaklanmak isteyenler mindfulness’a başvuruyorlar. ABD’de şirketlerin yüzde 22’si mindfulness uyguluyor. Türkiye’de ise şirketler son iki yıldır mindfulness’ın önemini keşfetti. Bu şirketlerden biri olan Aksigorta’da üst yönetim 5 hafta boyunca mindfulness eğitimi aldı. Üst yönetim toplantılarda verimsizlik fark ederse 5 dakikalık mindfulness araları veriyor.

İşten çıkarılma korkusu Türkler’de daha az
Türkiye dahil 15 Avrupa ülkesinde üç aylık periyotlarla yapılan araştırmaya 6 bini aşkın kişi katılıyor. Son çalışmaya Türkiye’den büyük çoğunluğu iş arayan üniversite mezunu adaylar olmak üzere 600’den fazla kişi katıldı. Araştırmada öne çıkan sonuçlardan biri iş piyasasına olumlu bakış ile ilgili. Buna göre, Türkiye’de iş piyasasına olumlu bakanların oranı 2016 başında yüzde 40 iken 2017’de yüzde 33’e düşmüş. Öte yandan, çalıştıkları iş yerinde kendini güvende hissetme oranı Türkiye’de yüzde 48 iken diğer Avrupa ülkelerinde yüzde 45’lerde. Yani, Türk çalışanlar işlerini kaybetme endişesini diğer Avrupa ülkelerindeki çalışanlara göre daha az yaşıyor.

Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu