banner8

banner6

banner11

Engel koymayalım yeter!

Maalesef ülkemizde bazı durumları düzenlemek için kanunlarla mecbur hale getirmemiz gerekiyor. Bu konulardan biri de engelli istihdamı ile ilgili konulardır.

İş Hayatına Doğru Bakış 01.03.2021, 21:16 01.03.2021, 21:16
Engel koymayalım yeter!
Maalesef ülkemizde bazı durumları düzenlemek için kanunlarla mecbur hale getirmemiz gerekiyor. Bu konulardan biri de engelli istihdamı ile ilgili konulardır. Yıllardır engellilerin istihdamı problemi, Türk İş Hukuku açısından zorunlu kota rejimi (engelli çalıştırma yükümü) belirlenmek suretiyle çözümlenmeye çalışılmıştır. Hangi hükümet gelirse gelsin bu konuyu iş dünyası için bir problem olmaktan kurtarmak için projeler üretmek yerine sürekli kanunla mecburiyetler koyarak gidermeye çalışmışlardır.
1475 sayılı Eski İş Kanunu’nun öngördüğü bu sistem, 22.05.2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu tarafından da bir takım değişikliklerle birlikte korunmuştur. İş Kanunu’nda engelli İstihdamının ifadesi yönetmelikte tanımlanmıştır. Buna göre, “Engelli: Bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerindeki engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az %40’ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporuyla belgelenenleri” ifade eder. Böylelikle engel durumunun belgelendirilmesi ancak sağlık kurulu raporu ile olabilmektedir. Yeni kanun, sistem olarak engelli, eski hükümlü ve terör mağduru istihdamı açısından bütünlük getirmiştir. Zira, 1475 sayılı Kanun döneminde elli işçi istihdam eden işverenler %3 oranında engelliyi, %3 oranında eski hükümlüyü ve Terörle Mücadele Kanunu gereğince de %2 oranında terör eylemleri nedeniyle mağdur olanları istihdam etmek zorundaydı. Ancak 4857 sayılı Kanun bahsi geçen gruptakiler için toplam istihdam oranını %6 olarak belirlemiş ve bunun da en az yarısının (%3’ünün) özürlülere ayrılmak kaydı ile her yıl ocak ayından geçerli olmak üzere Bakanlar Kurulu’nca belirleneceğini öngörmüştür.
1.1.2004 tarihinden geçerli olmak üzere, elli ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin toplam çalıştırmak zorunda oldukları engelli, eski hükümlü ve terör mağduru oranı %6 olmakla birlikte, kamu işyerlerinde ve özel işyerleri arasında bir ayrım yapılmıştır. Gerçekten kararname m.2’ye göre, 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamına giren işyerlerinde oranlar; kamu işyerlerinde engelliler için %4, eski hükümlüler için %2 olarak; özel sektör işyerlerinde engelliler için %3, eski hükümlüler için %1, terör mağdurları için de %1 olarak belirlenmiştir. Özel sektör işyerlerinde kalan %1’lik oran, işverenlerin tercihine göre, engelli veya eski hükümlü çalıştırma yönünde kullanılacaktır. Evet kanun bunu söylüyor. İşletmeler de buna dayanarak engelli istihdamını kanunun onlardan istediği ölçüde yerine getirmeye çalışıyor. Tabii gene bütün işletmeler bunu yapmıyor. Yani bu arkadaşlarımızı istihdam eden firmalar da var, etmeyen firmalar da. Aslına bakarsanız burada bir özel sektör temsilcisi olarak bir itirafta bulunmam gerekiyor. Özel sektör engelli istihdamından aldıkları kişileri genelde geri hizmetlerde kullanırken (Temizlik görevlisi, ofis elemanı, dağıtım personeli, vs..) kamu sektörü üst düzey yönetici kademelerine bile korkusuzca getirebiliyor ki doğru olanı yapıyor. İşin özü, bu işi kamu, özel sektörden kat be kat güzel yapıyor. Buradaki seslenişim özel sektöre. Belki de yıllardır hükümetlerin, engellilerin istihdamı için yapamadığı projeleri, özel sektör temsilcilerinin yapması ve bu projelere gerçekten sahip çıkabilmesi, arkasında durabilmesi, kanuni bir zorunluluk olmadan bu işi kökten bitirmesi ve engelli - engelsiz ayrımını kaldırabilmesi, engelli çalışanları geri hizmetlerde değil gerçekten güçlü yanlarını ortaya çıkartarak projeler üreterek onlardan da maksimum verim alabileceği görevlerde değerlendirmesi gerekir. Eğer bunu özel sektör kol kola girer çözebilirse hem böyle komik yaptırımlar kanun olmaktan çıkacak hem de işyerleri verimli, nitelikli, özgüveni yükselmiş çalışanlar kazanacaktır.

Dünyada çalışanlar uzaktan çalışma politikalarına ilişkin devlet düzenlemesi talep ediyor
Uzaktan çalışma kalıcı hale getirilmezse işletmeler en yetenekli çalışanlarını ellerinden kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak Citrix tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, uzaktan çalışmanın kalıcı olduğunu teyit eden sonuçları ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların %82’si, uzaktan çalışmanın pandemi sonrasında daha yaygın olacağını kabul ediyor. Araştırma, uzaktan ve esnek çalışma seçeneklerinin yetenekli çalışanları cezbetmek ve elde tutmak için anahtar rolü oynadığını gösteriyor. Katılımcıların %55’i, işletmelerin esnek çalışma seçenekleri sunmamaları durumunda yetenekli çalışanları ellerinden kaçıracaklarını ve %45’i, iş değiştirecek olsaydı, yalnızca esnek ve uzaktan çalışma seçenekleri sunan bir pozisyonu kabul edeceğini söylüyor. Tüm katılımcıların yarısından fazlası (%53), bir adım daha ileri giderek uzaktan çalışma politikalarının devlet tarafından düzenlenmesini istiyor.

Uzaktan çalışma şehirlerin ve konutların yapısını değiştirmeye başladı
İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İşadamları Derneği (İMSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Andıç, pandemi ile başlayan ve bazı şirketlerin kalıcı olarak geçtiği uzaktan çalışma sisteminin yaşam koşullarını ve konaklama anlayışını değiştirdiğini söyledi. Artık ev satın almak isteyenlerin çalışma odası olan, geniş ve çok balkonlu, doğayla iç içe yapıları tercih ettiğini açıkladı. Andıç, önümüzdeki süreçte şehrin dışında yaşam başlayacağını ve yayvan bir yapılaşma olacağını öngördüklerini söyledi. İnsanların doğayla, yeşille, toprakla iç içe yaşam şekline yöneldiklerini bununda toplu taşımadaki yoğunluğu azaltacak.
Büyük İş yerlerine Yakın Konaklama
Belki yakın gelecekte ‘3 gün tatil, 4 gün’ çalışma hayatı olabilir. Yaşam daha uzak noktalarda, doğayla daha iç içe olduğundan çalışanlar için ofis günlerinde iş yerlerine yakın konaklama alanları ihtiyacı doğacak. İnsanlar bir yurt veya otel gibi çalışma günlerinde konaklayıp tatil günlerinde kendi evlerine dönebilir.

Yorumlar (0)
18
açık
banner12