İRAN

Değerli Okurlar,

Geçtiğimiz hafta başlayan kalleş operasyon sonrasında İran ve müdahalelere yönelik gözlem ve yorumlarımı takdimimdir.

Neden şimdi?
- Epstein dosyalarında rezillikler diz boyuna gelmişti (intihar etti denilen kişinin israil sokaklarında görüldüğü söyleniyor!). Rezil fotoğrafların ve eylemlerin sahibi şimdi dünya lideriyim diyor!

-Çin yakında dünyanın en büyük ekonomisi olmak üzere ama ihtiyaç duyduğu petrolün %78’inin Venezuela ve İran’dan ithal ediyordu. Toplar damarı tıkanılmaya çalışılıyor.

- İran’ın tüm yönetimi büyük bir aymazlık ve cahil cesareti ile korumasız bir binada toplanma kararı aldı ve içerilerindeki casuslar bunu israil’e iletince, onlarda ve müzakere masasında olmalarına ve Ramazan ayında olmamıza rağmen kalleşçe saldırdılar (bu tutum ilk değildi). Vampir bir zihniyet için bu kan kokusu karşı konulmazdı! Ve İsrail bunu abd’ye TAK/ŞAK yaptırdı.

İran İslam Cumhuriyeti;

İran Şahı 1979’da dış güçler desteği ile yıkılarak; Fransa’da beslenen ve onların uçağıyla göreve gelen Humeyni (1964-65 yıllarında Türkiye’ye sürgüne geldiğinde Bursa Çekirge’ de kalmış ve İnegöl’ü ziyaretinde İslam devriminin temellerini planlamıştır) ve ekip arkadaşları tarafından kuruldu. İlk açıklaması ise “israil’in yeryüzünden silinmesi ilk hedefimizdir” sözleridir.

İran bayrağındaki sırasıyla yukarıdan aşağıya yeşil, beyaz, kırmızı renkler; İslam inancı, barış ve cesareti tanımlar. Ayrıca yeşil şeridin sonunda ve kırmızı şeridin başında 22 adet Kufi yazı karakterinden oluşan “Allah-u Ekber (Allah büyüktür)” yazar. Bu sayının 22 olmasının nedeni ise İslam Devrimi’nin Bahman takvimine göre devrimin olduğu gün olmasıdır. Ortadaki sembol ise İslam dininde Kelime-i tevhit olarak bilinen “La ilahe illallah (Allah’tan başka tanrı yoktur)” manasına gelmektedir.

Ne yazık ki ülkedeki tüm protesto ve girişimleri mollalar her seferinde kanlı bir şekilde bastırmıştır! İran’ın bombadan başka silahının olmaması 90 milyonluk bir ülke için büyük stratejik hatadır!

Veriler:

OPEC 2024 verilerine göre dünya petrol rezervleri: %19,4 Venezuela, %17,1 S. Arabistan, %13,3 İran, %10,9 Kanada, %9,3 Irak (burası %70 yapıyor); biliyorsunuz, abd Kanada’nın da kendisine katılmasını istiyordu.

İran’da Venezuela gibi casus doluymuş!

Yine iki ülkeden petrol zengini olmalarına rağmen, halklarını giderek yoksullaştırdılar, dünyada diğer ülkeler bu olaydan dersler çıkartmalılar!

Afganistan’ın kışkırtmalarıyla, Pakistan komşusuna savaş açtı (rıldı)! Hindistan’ı da Pakistan’a karşı kışkırtabilirler! Unutmayın: TÜRKİYE’NİN DÜNYADA TEK DOSTU PAKİSTANDIR!

Azerbaycan yönetiminin de İsrail’in can dostu olduğunu unutmayınız!

Nükleer silah hiçbir ülkede olmamalı, bunu da kendisini acilen lağvetmesi gereken BM takip etmelidir, diğer ülkeler değil!

Son zamanlarda ödülü çok hak ettiğini söyleyen birine ancak Savaş Nobel’i verebilirsiniz!

Dünyada asıl Nobel ise; sadece vatanını kurtarmak için savaşan, onun dışında “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” diyen ATATÜRK’e verilmelidir.

Bir okulda öğrencilerin katledilmesi yeni bir insanlık suçudur; Gazze’de on binleri öldüren ve izleyenlerin olduğu bir dünyan ne beklenir ki? Adeta Hitler’i haklı çıkartmaya çalışıyorlar,

Dünya tarihinde geri gittiğinizde; önce kıtaya dışardan gelip yerel halkı katleden karma topluluklardan oluşan, kültürü ve temeli olmayan abd’yi, daha geriye gittiğinizde ise kadim Pers/İran’ı bulursunuz.

İki kara harekâtı öngörüyorum:

-Hürmüz boğazı kıyısındaki petrol tesislerini abd kara harekatıyla ele geçirmeye çalışacaktır, İran bu durumda tamamını imha edebilir. Ya da bir ortaklık söz konusu olacaktır.

-Kuzey doğu Irak’daki eğitilmiş gruplar, dahada doğuya ilerleyip İran’da benzer güçlerle birleşip, daha sonra israil’e devretmek üzere bir alan oluşturabilirler. Bu savaşın bizim için en kritik noktası budur!

Diğer beklenti ve öngörülerim:

Raf ömrü dolan füzelerin tüketilmesi gerekiyordu, kullanmaya başladılar. Şimdi savaş sanayi ellerini ovuşturuyor, bu durum ekonomisi kötü olan abd kısmen rahatlama sağlasa da yetmeyecek!

Uzmanlar, savaşı lojistik desteğin belirleyeceğini söylüyor; yani kimin füzesi çoksa…

Benim dileğim, ülkelerin kaderlerini yine o ülke halklarının belirlemesidir (bu işler halkın en az üçte ikisinin onayıyla olmalı). %50+1’in kararlarını her zaman eksik buluyorum.

Önümüzdeki birkaç yıl abd ve İsrail vatandaşlarının kendi güvenlikleri için ülkelerini terk etmemelerini öneririm, zira hepsi canlı hedef olacaklar.

İsrail zihniyeti ise dünyadan dışlanmalı ve asıl rejim değişikliği abd’de olmalı.

Olan bitenin tüm sorumlusu adına demokrasi denen yöntemle seçen halklardır.

Tarihi başkalarının kanıyla yazanlar, elbet kendi kanlarında boğularak tarih olurlar…

Onurlu bir duruş gösteren İSPANYA yönetimi ve halkına; Muchas Gracias Amigos!

Her yerde, her zaman, acil barış dileklerimle…

Saygılarımla