banner8

banner13

banner6

Ticaret savaşlarına karşı bölgesel işbirliği

Elif Didem DANACIOĞLU Kur dalgalanmalarının ve dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret geriliminin ekonomide yarattığı durgunluğuna işaret eden iş dünyası, ekonomik verilerde sıkıntının yavaş yavaş dağıldığını ifade etseler de, bu ticaret savaşının çok kısa sürmeyeceğini bu dönemde bölgesel iş birliklerinin fayda sağlayacağının altını çizdi. Ticaret savaşı kaynaklı endişelerin yatırımcı risk algısında bozulmaya yol açarak temkinli davranmaya sevk ettiğini belirten iş dünyası, böyle bir ortamda küresel piyasalarda yükselen jeopolitik riskler ve ticaret savaşı endişeleri ile pay piyasalarında sert düşüş yaşanırken, para birimleri üzerindeki baskıyı arttırdığını ifade etti.

İNCELEME 02.09.2019, 21:00 02.09.2019, 21:00
Ticaret savaşlarına karşı bölgesel işbirliği
Elif Didem DANACIOĞLU

Kur dalgalanmalarının ve dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret geriliminin ekonomide yarattığı durgunluğuna işaret eden iş dünyası, ekonomik verilerde sıkıntının yavaş yavaş dağıldığını ifade etseler de, bu ticaret savaşının çok kısa sürmeyeceğini bu dönemde bölgesel iş birliklerinin fayda sağlayacağının altını çizdi.

Ticaret savaşı kaynaklı endişelerin yatırımcı risk algısında bozulmaya yol açarak temkinli davranmaya sevk ettiğini belirten iş dünyası, böyle bir ortamda küresel piyasalarda yükselen jeopolitik riskler ve ticaret savaşı endişeleri ile pay piyasalarında sert düşüş yaşanırken, para birimleri üzerindeki baskıyı arttırdığını ifade etti. Piyasalarda artan oynaklık para birimlerini baskılamaya devam ediyor.
Küresel piyasalarda ticaret savaşı ve jeopolitik risklerle yatırımcı risk algısında bozulma belirginleşirken, Çin yuanındaki değer kaybı sonrası güvenli liman alımları ile Japon yenine olan talebin artması, Asya işlemlerinde dolar/TL'deki hızlı yükselişi beraberinde getirdiği söyleniyor.ABD ve Çin yetkililerinden gelen açıklamalar ile ticaret savaşında yeni bir boyuta geçilirken, atılan adımların sertleşmesi yatırımcıların güvenli liman alımlarını artırmasına neden oldu. Küresel resesyona dair endişelerin arttığı bir ortamda, para politikalarına yön veren ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönem faiz patikasına ilişkin net bir sinyal vermemesi de yatırımcı risk iştahını azaltan bir gelişme olarak öne çıktı.
İş dünyası, küresel piyasalarda yatırımcı risk iştahının artan ticaret savaşı ve jeopolitik risklerle azaldığını belirtti. Türkiye'nin kurdaki oynaklığa, küresel ticaret savaşlarına ve döviz manipülasyonlarına rağmen ekonomideki istikrarını ve büyümesini sürdürmesine vesile olduğunu ifade eden iş dünyası, kurdaki ani ve sık dalgalanmaların olağan bir durum olmadığını belirttiler.
"Kur dalgalanmalarının ve dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret geriliminin ekonomimizde yarattığı durgunluk artık bitiyor. Ekonomik verilere baktığımızda bu sıkıntının yavaş yavaş dağıldığını görmekteyiz diyen iş dünyası, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın 4,25 puanlık faiz indirim kararı piyasada epey karşılık bulduğunu ve yılın son çeyreğinden itibaren ekonomiye olumlu yansıyacağını ifade etti. Ekonomik büyümemizin devam etmesi, yerli ve yabancı sermaye yatırımlarının, istihdamın artması ve piyasaların daha da hareketlenmesi için devletin aldığı tedbirleri özellikle faiz indirimi kararını çok olumlu bulduklarını ve desteklediklerini ifade eden iş dünyası ile küresel ticaret savaşlarının Türkiye ekonomisine
etkilerini değerlendirdik.

Büyük ülkeler durgunluğa kayıtsız kalamaz
GCM Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, küresel yatırımlarda görülen düşüş trendinin özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı ticaret savaşları kaynaklı belirsizlikler sebebiyle oluştuğunu söyleyerek birçok ülkenin bu belirsizlik ortamından etkileneceğini ifade etti. Merkez Bankalarının bu dönemde para dolaşımını artırmak için politikalarını gevşettiğini anlatan Erkan, başta ABD olmak üzere büyük ülkelerin bu durguluğa kayıtsız kalamayacağını belirtti. Brexit gibi başka konuların da belirsizlikleri körüklediğini öne süren Erkan "Gelişmiş ekonomilerdeki sorunlar, piyasa çeşitlendirme stratejisi kapsamında bazı ufak piyasaları öne çıkarabilirdedi. BM raporu küresel DYY akışlarının 2018'de yüzde 13 azalarak 1,3 trilyon dolara gerilediğini ve gelişmiş ekonomilerde yüzde 27'lik düşüşle 2004'ten bu yana en düşük seviyenin yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre 2018 yılında yabancı yatırımların gelişen ekonomilerde yüzde 2'lik artış yakaladığı, gelişen ekonomilerin aldığı doğrudan yabancı yatırımların küresel toplam içerisindeki payının yüzde 54'e yükseldiği görüldü. Rapor ayrıca bu yatırımların gelişmiş ekonomilerde duyurulan vergi reformları ve yeni yatırımlar ile yaklaşık yüzde 10'luk bir büyüme göstereceğini öngörürken ticaret gerilimlerinin küresel yatırımlar konusunda risk oluşturmaya devam ettiğine işaret etti. 2018 yılında gelişen Asya ekonomilerinin aldığı DYY akışlarının yüzde 4'lük büyüme ile 512 milyar dolara ulaştığına ve büyümenin çoğunlukla Çin, Hong Kong, Singapur, Endonezya, Hindistan ve Türkiye'de görüldüğüne vurgu yapılan raporda Türkiye'ye gelen DYY akışlarının, ekonomik büyümedeki yavaşlamaya ve Türk lirası üzerindeki belirsizliğe rağmen, yüzde 13 artarak 13 milyar dolara yükseldiği ve Türkiye'nin Batı Asya'da yatırımların yüzde 90'ını alan dört ülke arasında en büyük pay sahip olduğu hatırlatıldı.


"Ticaret savaşları Asya ekonomilerini resesyona itiyor
Merkezi Londra'da bulunan Oxford Economics'in Asya Ekonomileri Başkanı Louis Kujis, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının Asya ekonomilerini resesyona doğru ittiğini belirtti. Oxford Economics'ten yapılan açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Kujis, Asya'daki büyük ekonomilerin yavaşladığını, Çin'e entegre Hong Kong ve Singapur gibi küçük ekonomilerin ise resesyon (iki çeyrek art arda ekonomik daralmanın yaşanması) riski ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Kujis, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının diğer küçük Asya ekonomilerini olumsuz etkilediğini altının çizerek, "Bu küçük ekonomiler için Çin'le ticaretleri inanılmaz derecede önemli ifadesini kullandı. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin'in bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 6,2 büyüdüğünü hatırlatan Kujis, bunun Çin ekonomisinin 1990 yılında bu yana en zayıf büyümesi olduğunu kaydetti. Kujis, "İş ortamını asıl etkileyen ABD ve Çin arasında uygulanan gümrük tariflerindeki değişim değil, belirsizlik ortamı. Küresel olarak endişelerin asıl sebebi belirsizlik değerlendirmesinde bulundu.

"Korumacılık artışının ve ticaret savaşlarının arka planında teknoloji savaşları var
Küresel ekonominin görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Son dönemde artan korumacılığa, bununla bağlantılı olarak, ticaret savaşlarına şahit olduğumuz bir dönemden geçiyoruz. İçinden geçtiğimiz dönem, küresel büyümenin aşağı yönlü revize edildiği, çok taraflı dünya ticaret düzeninin terk edilmeye başlandığı bir dönemdir. Ticaret Bakanlığı olarak, bütün bu zorlu sürece rağmen, küresel koşulların yarattığı fırsatlara odaklanarak ihracatçılarımıza yeni bir rota çizmeyi hedefledik ifadelerini kullandı. Pekcan, bugün yaşanan küresel korumacılık artışının ve ticaret savaşlarının arka planında da teknoloji savaşlarının bulunduğunu ifade ederek, ihracat ana planında politika tercihini daha çok verimlilik, inovasyon ve dijitalleşme odaklı olarak yaptıklarını dile getirdi.


Nihat Alpay - MÜSİAD - Bursa Şubesi Başkanı
"Sıkıntının yavaş yavaş dağıldığını görmekteyiz
Genç, çalışkan ve dinamik nüfusumuz, girişimci vizyonumuz, altyapı hizmetlerindeki geldiğimiz nokta, sanayicinin yanında olan istikrarlı ve güçlü bir siyasi irade; Türkiye'nin, kurdaki oynaklığa, küresel ticaret savaşlarına ve döviz manipülasyonlarına rağmen ekonomideki istikrarını ve büyümesini sürdürmesine vesile olmaktadır. Kurdaki ani ve sık dalgalanmalar elbette ki olağan bir durum değildir. İhracat ve katma değer odaklı üretim yapmamamızın yarattığı sıkıntılar elbette var ancak ülkemizin jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı birçok kez ekonomik saldırılara maruz kaldığı da bir gerçektir. Son dönem kurda yaşanan bu dalgalanmalar da bunun bir göstergesi. Ancak biz güçlü bir ülkeyiz. Kur dalgalanmalarının ve dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret geriliminin ekonomimizde yarattığı durgunluk artık bitiyor. Ekonomik verilere baktığımızda bu sıkıntının yavaş yavaş dağıldığını görmekteyiz. Özellikle, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın 4,25 puanlık faiz indirim kararı piyasada epey karşılık buldu. Önümüzdeki süreçte kademeli bir şekilde daha alt seviyelere çekilmesini beklediğimiz faiz oranlarının yanı sıra, ekonomi yönetimince iç talebi canlandırmaya yönelik alınan diğer önlemlerin, bilhassa yılın son çeyreğinden itibaren ekonomiye olumlu yansıyacağını düşünüyorum.

Mustafa Kemal Şerbetçioğlu - TÜMSİAD Bursa Şubesi Başkanı
"Özellikle faiz indirimi kararını çok olumlu
buluyoruz
Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Hükümetimizin milletimizin menfaatlerini korumak için içerde ve dışarda gösterdiği cesur, şahsiyetli, bağımsız ve dirayetli duruştan rahatsız olan bazı iç ve dış güç odakları, 2018 yılında bir takım müdahalelerle döviz fiyatlarını manipüle ederek ciddi bir ekonomik saldırıda bulundular. Ekonomik büyümemizin devam etmesi, yerli ve yabancı sermaye yatırımlarının, istihdamın artması ve piyasaların daha da hareketlenmesi için devletimizin aldığı tedbirleri özellikle faiz indirimi kararını çok olumlu buluyor ve destekliyoruz.

Fahrettin Gülener - Ermetal Şirketler
Grubu YKB"Dünya ticaretini etkilemekte
Ticaret savaşı söylemleri ve belirsizlikler dünya ticaretini etkilemekte. Genel olarak dünya ekonomisinde bir yavaşlama söz konusu. Küresel ticaret savaşları sesli olarak ilk defa hissedilmeye başlandı. Oysa ki, her zaman küresel ticaret savaşları vardı. Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar ileriki dönemlerde daha da zorlayacak. Bu gelişmelerin tümü aşılacak engel sayısını gün geçtikçe arttırmaktadır. Türkiye'de kur yükselişleri, oynaklık ve girdi maliyetlerinde değişmeler ise olumsuzluk yaratmaktadır. Bazı pazarlarda yaşanan sorunlar da sektörlerde zorluklar yaratmaktadır.


Ramazan Kaya - MARSİFED YKB
"Filler tepişir çimenler ezilir!
Küresel ticaret savaşlarında ABD ve Çin bir anlaşmaya varamadığı sürece, gelişmekte olan ülkeler ve özellikle ülkemiz bundan olumsuz yönde etkilenir. Bu ticaret savaşı çok kısa sürmeyecek gibi ve genişleyerek ve bloklar oluşarak, devam edecek gibi görünüyor. Bu dönemde bölgesel iş birlikleri fayda sağlayacaktır. Çin'in "Bir Kuşak, Bir Yol 2049''projesi sayesinde Çin'den Hollanda'ya 44 günde giden bir kargo 16 günde gidecek.Türkiye'nin bu yolu ihracat amaçlı kullanabilmesi için alt yapısını hazırlaması gerekiyor. TL değer kaybettikçe ve Türk Lirasından kaçış başlıyor. Ve yerlilerin döviz artışı beklentisi bir türlü kırılamıyor. Eylül ayı sonunda TCMB'nin yapmayı düşündüğü faiz indirimi de olumsuz yönde etkiliyor. Hükümetin yapmayı düşündüğü kabine revizyonunu bir an önce yapmasında fayda vardır.


Berat Tunakan - BALKANTÜRKSİAD YKB
"Ekonomik problemlere sebebiyet veriyor
Dünyada özellikle son dönemde siyasi ve ekonomik olarak çok önemli değişimler ve dönüşümler yaşanıyor. Bununla birlikte dünyanın en büyük ekonomisine sahip iki ülkesi olan ABD ve Çin arasında tırmanan gerginlik ve küresel ticaret savaşları her ülkede ekonomik problemlere sebebiyet veriyor. Küresel arenada artan belirsizlik, tırmanan gerginlik, tüm bunları tetikleyen ticaret savaşları ülkelerin siyaset ve ekonomisinde ciddi riskler doğurabiliyor. Türkiye yoluna, siyasi ve ekonomik olarak istikrarlı ve güçlü bir şekilde devam etse de bu doğan risklerden dönem dönem etkilendiği oluyor. Kurda yaşanan dalgalanmalar da bir süredir ekonomimizde bir takım sıkıntılar doğurdu. Ancak son dönemlerde yapılan hamleler ve özellikle faizin yüzde 20 bandının altına çekilmesi iş dünyasının moral motivasyonu adına önemli bir adım oldu. Umarım kaynaklarımızı daha etkin kullanarak, tasarruflu davranarak, kamu ve özel sektör birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek ekonomik risklerden daha az etkileniriz.

Sayı: 1214 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?