banner8

banner6

Sanayide yeni rota savunma ve havacılık

SEMİH AYDIN Teknolojik altyapısı ve üretim kabiliyetiyle Türkiye’nin sanayi merkezi olan Bursa, savunma ve havacılık sanayinde önemli bir atılım içerisinde. Sektör, 2020 yılında ihracatını 2019’a göre yüzde 285 artırarak 23 milyon 832 bin dolarlık dış satım gerçekleştirdi.

İNCELEME 18.01.2021, 21:29 18.01.2021, 21:29
Sanayide yeni rota savunma ve havacılık
SEMİH AYDIN

Teknolojik altyapısı ve üretim kabiliyetiyle Türkiye’nin sanayi merkezi olan Bursa, savunma ve havacılık sanayinde önemli bir atılım içerisinde. Sektör, 2020 yılında ihracatını 2019’a göre yüzde 285 artırarak 23 milyon 832 bin dolarlık dış satım gerçekleştirdi.

Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci şehri olan Bursa, BTSO BASDEC Kümelenmesi, firmaların Ar – Ge yatırımları ve üniversite işbirlikleriyle, önümüzdeki yıllarda savunma ve havacılık alanında da söz sahibi olmak istiyor.

Türkiye’nin savunma ve havacılıkta dışa bağımlılığını azaltmak adına başlatılan yerlileşme çalışmaları meyvelerini vermeye başladı. Bu alanlardaki teknolojiyi transfer eden Türkiye, Ar – Ge çalışmaları, devlet ve özel sektörün özverili çalışmalarıyla dünyaya teknoloji satan bir ülke konumuna geldi. Otomotiv ve tekstil sektörlerinde ciddi ihracat başarıları yakalayan, teknolojik altyapısı, üretim kabiliyeti ve tecrübesiyle ülkemizin üretim merkezi olan Bursa da, bu alandaki payını artırmak adına bir atılım içerisinde. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) çalışmalarının yanı sıra, önemli firmaların gerçekleştirdiği Ar – Ge faaliyetleri Bursa’nın her geçen gün bu sektörlerde daha da güçlenmesine imkan tanıyor. Bursa’nın havacılık ve savunma sanayi alanındaki ihracat başarısı ve bu sektörlerdeki yerlileşmenin önemi hakkında değerlendirmelerde sektör temsilcileri ve rektörler, stratejik öneme sahip bu sektörlerdeki yerlileşme çalışmalarının dışa bağımlılığı azaltmak adına çok önemli olduğuna değinerek, Bursa’nın sanayi potansiyeliyle kısa zamanda bu alanda daha da güçleneceği yorumunda bulundular.

Prof. Dr. A. Saim KILAVUZ
Bursa Uludağ Üni. Rektörü
Bursa’nın çok uzun yıllara dayanan tekstil ve otomotiv sektöründeki yetişmiş insan gücü ve makine parkı bağlamında güçlü bir alt yapısının olmasından dolayı tekstil ve otomotiv sektöründe edinilen kazanımların savunma ve havacılık sanayi alanına dönüşümünün kolaylıkla sağlanması ve bu alandaki yenilikçi alanlara kolaylıkla adapte edilerek beklentileri karşılayacak düzeyde kaliteli ve uygun fiyatlarla rekabet etme yeteneği fazla olan ürünler geliştirme ve üretebilme kabiliyetine sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bursa savunma ve havacılık sektörlerinde önümüzdeki yıllarda da aynı başarıyı artırarak devam ettirebilecektir. TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programları aracılığıyla ve diğer lisans ve lisans üstü programlarla Bursa sanayisinin yetişmiş ve Ar-Ge yeteneği yüksek insan kaynağı oluşturmasına önemli ir destek sağlayan ve üniversite-sanayi işbirliği bağlamında köklü bir geçmişe sahip olan Bursa Uludağ Üniversitesi’nin desteği ile havacılık ve savunma sektöründe Bursa dünya standartlarında tasarım ve üretim yapmaya devam edecektir. Bursa’da savunma ve havacılık sektörlerinin daha da gelişmesi için üniversite- sanayi işbirlikleri ile Ar-Ge projelerinin sayısı ve bütçeleri daha fazla artırılmalı ve üniversitelerin yetkin Ar-Ge personeli yetiştirmeye yönelik çabalarına destek olunmalıdır. Üniversitemiz bu bağlamda savunma ve havacılık sektörüne nitelikli yaklaşımlarla katkı sağlamak için havacılık ve savunma sektöründe çok önemli bir konu olan Eklemeli İmalat Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulumunu sağlayarak bu alanda Bursa’nın alanında yetkin sanayi kuruluşları ile birlikte Ar-Ge çalışmaları yapmak için gerekli faaliyetleri yürütmektedir.
Ülkemizin son yıllarda özellikle savunma sanayi alanında attığı yerlileşme çalışmaları ülkemizde savunma sanayinin gelişmesi ve bu alanda dışa bağımlılığın azaltılması ülkemiz için çok önemli adımlardır. Bu çalışmaların sonucu geliştirilen özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere diğer elektronik ekipmanların Barış Pınarı Harekâtı, Azerbaycan Dağlık Karabağ sorunu gibi alanlarda getirdiği üstün başarılar dikkate alındığında yerli ve milli savunma sanayi adımlarının ne kadar doğru kararlar olduğu görülmektedir.
Üniversitemizde faaliyet gösteren Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ-TAİ) Ar-Ge Merkezi bulunmaktadır. Bu birimde üniversitemiz mezunları Ar-Ge mühendisi olarak görev almakta ve üniversitemiz öğretim üyelerinin desteklediği Ar-Ge projeleri yapılmaktadır. Bu merkeze üniversitemiz nitelikli Ar-Ge çalışan tedariki ve Ar-Ge projeleri bağlamında çok önemli akademik Ar-Ge desteği sağlamaktadır. Bunun yanında üniversitemizde havacılık ve savunma sanayinin çok önemli çalışma alanı olan yapay zekâ ve eklemeli imalat alanlarında, konusunda yetkin öğretim üyelerince yüksek ve doktora öğrencileri yetiştirilerek mezunlarımızın bu sektörde çok önemli projelerde görev alması sağlanmaktadır.
Sektörün daha da gelişmesi için bu sektörde faaliyet gösteren firmaların beklentilerinin öğrenilmesi ve bu doğrultuda lisans ve lisansüstü programların geliştirilmesi, öğretim üyelerinin beklentilerin olduğu alanlarda araştırmalar yapılmasının teşvik edilmesi üniversitelerin önemli destek sağlama yöntemleri olacaktır.

Prof. Dr. Arif KARADEMİR
Bursa Teknik Üni. Rektörü
Ülkemizin uluslararası politikaları ve konjonktüre bağlı çok sayıda nedenlerden, devletimiz savunma sanayi başta olmak üzere çeşitli ve kritik alanlarda yerli ve milli teknoloji hamlesi başlatmıştır. Devletimizin savunma ve havacılık sektöründe dışa bağımlılık oranını düşürme hedefi, ikame nitelikli yerli/milli ürünlere yönelmesi en önemli ve kritik başlangıç noktasıdır diyebiliriz. Buna bağlı olarak öncelikle askeri ve savunma amaçlı projeler yapılmakta, yerli firmalar, bölgeler desteklenmekte, farklı teşvik mekanizmaları yürütülmektedir. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın başlatmış olduğu çok sayıda kümelenme çalışmaları, yurtiçi ve yurtdışı fuarlar, sektör paydaşlarının buluşması ve ilgili bakanlıklarla yakın iletişimler sonucu sanayimizde ciddi bir dönüşüm başlamıştır. Yerli sanayicimizin nitelikli, teknolojik, kilogram fiyatı yüksek ürünleri üretmesi için öncelikle devletimizin talep oluşturması, alım garantisi vermesi, teşvik etmesi ve ilgili tüm bileşenlerin gelişimi konusunda detaylı desteğini sürdürmesi son derece önemlidir. İstanbul’dan sonra en fazla Ar-Ge ve Tasarım Merkezinin bulunduğu Bursa’da, sektör tabanlı kuvvetli kümelenme çalışmaları ve simbiyotik ekosistemin giderek zenginleşmesi bu alanda çok daha büyük işler yapılacağını göstermektedir. İlgili kümede (BASDEC) 75 firma, 20 bin civarı çalışan rapor edilmiştir ancak konu hakkında daha çok firmanın aktif olduğu bilinmektedir. 2019 yılında yaklaşık 7 milyon dolar olan ihracatın 2020 yılında 24 milyon seviyelerine çıkması yapılan çalışmaların başarılı olduğunu ve sanayide kuvvetli bir teknolojik dönüşümün başladığını göstermektedir.

Savunma ve havacılık sektörü yüksek teknoloji, bilinç ve profesyonellik gerektirmektedir. Bu açıdan tasarım, malzeme, imalat, test/analiz, sertifikasyon, yazılım, bakım onarım, servis ve nihayetinde ürünün en sonunda bertaraf edilmesi gibi tüm aşamalarda tepeden tabana sektörde ciddi yenilenme, değişim ve modernizasyon gerekmektedir. Bu noktada yetişmiş insan kaynağı zincirin en kritik halkalarından birisidir. Dolayısıyla teknik okullar ve üniversiteler, sektörle çok iyi koordinasyon sağlanmak zorundadır. Bizler, sanayicilerimizle sık sık toplanan, ziyaret eden, dertleşen ve projeler yürüten akademisyenler olarak şunu büyük bir güven ve gururla söyleyebiliriz ki; Türk insanı ve ülkemiz sanayicisi dünyanın en güzel projelerini yapar, en imkânsız üretimlerini başarı ile gerçekleştirir. Bursa bu açıdan en önde, en yenilikçi ve girişimci kentimizdir. Savaştan çıkmış yorgun bir millet otomotiv ve tekstil başta çok çeşitli alanlarda bu gün bu aşamaya gelebildi ise, ülkemiz ve devletimiz 2020’de 100 yıl öncesine göre çok çok daha kuvvetli ve kudretlidir. Kendimize inanır ve kurtuluş savaşı ruhu ile tek yumruk millet olarak çalışmaya devam edersek kara, deniz, hava ve uzayda mükemmel işler yaparız diye inanıyorum. Ancak savunma ve havacılık sektöründe Türkiye’de ihracat yapan illerimiz içinde Bursa ne yazık ki şu an ilk 5 içinde değildir, bunu hatırlatmak isterim. Dışa bağımlılıkta en tehlikeli konu, vizyon, politika ve teknolojide dışa bağımlılıktır. Teknolojisini üreten, geliştiren ve satan sektörlerimizin artması için kesinlikle üniversite-sanayi-kamu işbirliğinin daha iyi çalışır hale getirilmesi şarttır.

Adalet çok yüce bir değerdir, ancak ne yazık ki reel politikte zayıfsanız, adalet öksüz demektir. “Kötü komşu, insanı mal sahibi yaparmış” sözünü çok defa tecrübe eden bir ülkeyiz. “Böyle dost varken, düşmana gerek yok” diyeceğimiz sayısız olay yaşadık ve yaşıyoruz. O açıdan bu zorlu coğrafyada ülke olarak çok kuvvetli olmak zorundayız. Dolayısıyla “yerli ve milli teknoloji hamlesi”ni gururla izliyor, heyecanlanıyor ve destekliyoruz. Tekstil, otomotiv, makine ve benzer alanlarda tecrübe kazanmış, insan yetiştirmiş sanayimiz, aslında ciddi bir dönüşüm ve yükselme sürecini devletimizin teşvik ve projeleri ile başlatmıştır. Sanayi ürünlerinde düşük ve orta teknolojik seviyeden, yüksek ve ileri teknolojik ürünler seviyesine çıkılmaktadır. Böylece kg fiyatı 5, 10, 20 dolarlardan 50, 100, 1000 dolar seviyesinde üretim yapan bir platforma yükselmektedir Türkiye sanayisi. Bilindiği gibi ülkemizde savunma ve havacılık sektöründe ortalama kg fiyatı 47 dolar civarındadır ve ihracat değerleri bir önceki yıla göre %60 oranında artmıştır. Ülkemizde terörü durdurmak, kendi topraklarımızdaki yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmek, denizlerimizdeki karbon kaynaklarını ekonomiye kazandırmak, kısaca kuvvetli ve tam bağımsız olmak için savunma ve havacılık sektöründe hız kesmeden güçlenmemiz hayati öneme sahiptir. Yerli İHA, SİHA ve TİHA’larımız gurur kaynağımız olmuştur, uluslararası politikalarda, diplomatik toplantılarda devletimize güç katmıştır, dünyadan övgüler almış, adeta savaş sistemlerinde yıkıcı değişimleri tetiklemiştir. Sınırlarına hapsolmuş bir ülke değil, özellikle ve öncelikle tüm dost ve mazlum coğrafyalarda dostane kazan-kazan prensibi ile çalışan projeler yürütmek mecburiyetindeyiz. Bunun için başta savunma ve havacılık olmak üzere birçok alanda teknolojik üstünlüğe ulaşmış bir ülke olmak zorundayız. O nedenle ülke, bölge ve komşularımızın selameti için “yerli ve milli teknoloji” hamlesinde hız kesmeden çalışmaya devam edilecektir.

Genç bir üniversite olarak eğitim sistemimiz, akademik kadromuz, laboratuvarlarımız, projelerimiz ve elbette yetiştirilen göz bebeğimiz öğrencilerimizle paydaş sektörlerimizin en yakın ve güvenilir destekçisi, yol arkadaşı, çözüm ortağı olmak için çalışıyoruz.
Makine Mühendisliğinden Doç. Dr. Hüseyin Lekesiz hocamızdan burada bahsetmem lazım. Henüz kurulalı sadece 2 yıl olmuş iken, 10-12 Mayıs 2013 tarihlerinde İstanbul Hazerfan Havalaanı'nda Hava Harp Okulu Komutanlığı'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Geleceğin Uçak Tasarımı Yarışması”na, Bursa Teknik Üniversitesi ve Tophane Endüstri ve Meslek Lisesi öğrencilerimizle ortak tasarladıkları “Lagarı” isimli insansız hava aracı ile katılıyorlar ve Türkiye ikinciliği alıyorlar. Bu gerçekten takdir edilecek bir başarıdır. Hüseyin hocamız hala gençlerimizle büyük bir özveri ve şevkle çalışmalarına devam ederken, yeni çok sayıda akademisyenimiz de bu son derece önemli öğrenci temelli proje çalışmalarına dahil olmuşlardır.
Bildiğiniz gibi son 3 yıldır müthiş bir başarı ile TEKNOFEST programları yapılmakta, ülkemiz gençleri tarafından yüksek bir katılım gerçekleşmekte ve yurtdışından da ciddi takımlar gelmektedir. Beş takımla katıldığımız 2018 TEKNOFEST’te BENDİS takımı “İnsansız Hava Aracı Döner Kanat Kategorisi”nde Türkiye birincisi oldu. 2019’da ise 10 takımla yarışmalara katıldık; iki takımımız dördüncülük aldı. Bursa Teknik Üniversitesi “Akademik Paydaş” olarak, 2020 TEKNOFEST’e toplamda 69 takım ve yaklaşık 300 civarında öğrencisi ile katıldı. 20 takımımız finalist olurken birincilik, ikincilik ve üçüncülük dereceleri yanında ilk 10 arasında çok sayıda derece elde edildi. “Uçan Araba Tasarım Yarışması İleri Kategori” alanında TURNA TEKNİK takımı birinci, “TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması Sabit Kanat Kategorisi”nde LAGARİ takımı ikinci, “Tarım Teknolojileri Yarışmasında” ise BTUSECT takımı üçüncü oldular. HEKTAVISION takımımız ise “TÜBİTAK İnsansız Hava Araçları Yarışması Döner Kanat Kategorisinde” 54 saniye ile parkur hız rekorunun sahibi oldu. Dikkat edilecek olursa gençlerimiz daha çok hava araçları konusunda aktif görülüyor. 2021 yılı TEKNOFEST programında “Sabit ve Döner Kanat Hava Araçları Yarışları”nın Bursa’mızda yapılması konusunda güzel haberleri bekliyoruz. Kısacası hava araçları konusunda öğrenci takımlarımız çok aktif ve mücadeleciler. Bu konuda özellikle akademisyen danışman hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Konuyu seven ve çalışan takımlarımızdaki gençlerimiz hızla havacılık ve savunma sektöründe aranan yetişmiş insan kaynağını oluşturuyorlar.

Bunun yan ısıra ulusal ve uluslararası projeler konusunda da paydaşlarımızla güzel çalışmalar yapılmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank Bey’in üniversitemizi ziyaretlerinde TEKNOFEST takımlarına ve sponsorlarımıza ödül takdimleri yaptılar ve TÜBİTAK 2244-Sanayi Doktora Programında Türkiye Birincisi olduğumuzu tekrar ifade ettiler. Bu projelerde önemli savunma sanayi konuları çalışılacaktır.
Ayrıca üniversitemiz “Drone ve İHA Pilotluk” eğitim ve sertifikası verme yetkisini Sivil Havacılık Kurumundan almıştır. Orman Bölge Müdürlüğü ve Bursa Büyükşehir Belediyesi personeline ilgili eğitimler verilmiş ve daha detaylı çalışmalarımız devam etmektedir.
Kısacası, öğrencilerimiz, projelerimiz ve İHA eğitimlerimiz ile sanayicimiz ve paydaşlarımıza hizmet etmeye çalışıyoruz.

Dr. Mustafa HATİPOĞLU
BASDEC Derneği YKB
2014 yılında BTSO bünyesinde hayata geçen Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) BTSO’nun ilk kümelenmesidir. Ülke savunma ve havacılık sektörümüz yeni yeni yükselmeye başlamıştı. Biz de Türkiye’nin en önde sanayi altyapısına sahip olan Bursa’mızın bu sektöre destek vermesini hedefliyorduk. Ancak, otomotiv sektöründeki seri üretim tarzına alışmış olan sanayicilerimizi, az sayıda parti üretimi tarzına alıştırmak kolay olmadı. Bilindiği gibi kümelenme, firmalar arasında sinerji, işbirliği ve tatlı rekabettir. Savunma ve havacılık sanayi sektörümüzde yerlileşmenin hız kazanması ve dış ambargolar BASDEC üyelerimizin de ilgisini arttırdı. Kümelenmenin getirdiği kafa yapısındaki değişme, üye firmalar arasındaki sinerji ve işbirliği ile birleşince Bursa sanayisi olarak sektöre daha çok ürün ve hizmet sunmaya başladık. Böylece, Savunma Sanayi Başkanlığı, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, FNSS gibi ana savunma sanayi kuruluşları Bursa’ya daha fazla ilgi duymaya başladı.
BASDEC (Bursa Aerospace and Defence Cluster) Kümelenmemiz şu anda dernek statüsünde olup üye firma sayımız 124’e ulaşmıştır. Halen üye olmayan firmalar da kümelenmemizin üyesi olmak için istek duymaktadırlar.
Bursa, Türkiye’de otomotiv ve tekstilin en önemli kenti diyebiliriz. Hedefimiz, savunma ve havacılık sektörlerinde de önemli bir konuma gelmektir. Tabii, şunu da kabul etmek gerekir ki, devletin tercihi; havacılık ve savunma sektörlerinin merkezi başkent Ankara’dır. Eskişehir, İzmir gibi iller bu konuda daha önceden yatırım aldıkları için önemli konumlara gelmişlerdir. BTSO, 2014 yılında BASDEC’i kurarak bu konunun önemini kavramış ve Bursa’nın da sektöre girmesinin zeminini hazırlamıştır.
Bursa’nın, ilerleyen zamanda güçlü altyapısı ile savunma ve havacılık sektörlerindeki payını geometrik artış şeklinde yükselteceğini düşünüyorum. İvmelenme başlamıştır.
Tabii, bu gelişmenin hızlandırılması için kümelenmemiz BASDEC ve Odamız BTSO, firmalarımız ve ana savunma sanayi sektörü ile olan köprü işlevini arttırmalıdır ki öyle de yapılmaktadır. Bunun sonucu olarak ana savunma sanayi firmaları, sağladığımız koordinasyon sayesinde hemen hemen her hafta Bursa’ya gelerek firmalarımız ile görüşmeler yapmaktadırlar.
Diğer yandan, kümelenme firmalarımızın savunma ve havacılık sektörlerine ürün verebilecek duruma gelebilmeleri için gerekli olan SSB/EYDEP (Savunma Sanayii Başkanlığı Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı) ve uzun bir süreç gerektiren AS9100 Havacılık Kalite Sertifikasyonlarına sahip olmaları önemli ve gereklidir. Bu konuda BASDEC Kümelenmesi olarak gerekli çaba gösterilmekte, BTSO ve UR-GE eğitim ve danışmanlık destekleri de kaynak olarak kullanılmaktadır. 2020 yılı itibariyle AS9100 Sertifikasyonu’na sahip olan BASDEC firma sayısı 20’ye ulaşmıştır.
Ayrıca, kümelenme firmalarımızın Savunma Sanayi Yetenek Envanterine ( SSB/YETEN ) kayıt olmaları da sağlanmıştır.
Ülkemizin savunma sanayisindeki yerlileşme oranı yüzde yetmiş dolaylarına kadar gelmiştir. Yerlileştirme azmimiz, yetenekli teknik kadrolara sahip olmamız ve en önemlisi ülkemize karşı yürütülen ambargo faaliyetleri yerlileştirme ve millileşme konumuzdaki azmimizi arttırmış ve çok şükür başarılı bir şekilde artarak devam etmektedir.
İhracat hedefleri yakalanmıştır. Her gün yaşanan başarılar, birçok ülkeyi Türk savunma sanayi ürünlerini tercih eder duruma getirmektedir. Bu eğilim, geometrik artış şeklinde devam edecektir.
Ancak, makro düzeydeki başarıları mikro düzeyde de geliştirmek gerekmektedir. Savunma ve havacılık sanayilerinde kullanılan mikro elektro-mekanik ve bazı elektro-optik ürünlerin de ithalat kaleminden çıkartılması zorunludur.
Ayrıca stratejik yönden çok önemli bir konu da maliyette önemli bir yer tutan ve temini yine ambargolara takılabilen ham madde ve yarı mamullerin de mümkün mertebe yerli üretilmeleri de önem arz etmektedir.

Ahmet ÖZKAYAN
Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü
Türkiye’nin, stratejik öneme sahip ve tam bağımsız savunma sanayii hedefi doğrultusunda çalışmaları hızla sürerken, bu konuda Bursa’nın da sahip olduğu üretim potansiyeli ve yetkinliği ile ülkemize çok önemli katkılar sağladığı ortadadır.
Üretimin hemen her alanında Türkiye’nin öncü kentlerinden biri olan Bursa’da iş dünyası temsilcileri olarak bizler, yerli ve milli üretim önceliğiyle ülkemizde savunma ve havacılık sanayilerinin daha da kalkınıp gelişmesi için üretmeye devam ediyoruz.
Baktığımızda, günümüzde Bursa’da çok sayıda firmanın savunma sanayisi ve havacılık sektörlerine yönelik üretimleri bulunmakta. Özellikle son yıllarda, devletimizin de destekleri ve teşvikleri ile AR-GE ve inovasyona yönelik hamlelerin hızlanmasıyla, üreticilerimiz teknoloji geliştirme anlamındaki yetkinliklerini çok daha iyi kullanmaya başladı.
Türk savunma sanayisi, kilogram başına 48 dolar ihracat değeriyle katma değer açısından sanayideki en değerli ihracatçı konumunda yer alırken, Bursa’nın bu pastadan en yüksek payı alması adına bizler de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.
Ermaksan olarak, teknoloji ve AR-GE alanında dünyanın sayılı üreticileri arasında yer alma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Teknolojiye yatırım yapılmayıp, katma değeri yüksek ürünler üretilmediği müddetçe, ülke olarak dışa bağımlılıktan kurtulamayız. Bunun için de yerli üretime, AR-GE’ye, teknolojiye, bilime yatırım yapmamız gerekiyor. Biz de bu bilinçle, Türkiye’de ilk olan pek çok teknolojiyi hayata geçirip, bunları dünya pazarlarına ‘Türk markası’ gururuyla ihraç etmekteyiz.
Ermaksan olarak, bu anlamda önemli sorumluluklar alıyoruz. Yerli ve milli üretim önceliğiyle, ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil edecek teknolojiler geliştirmeye odaklanmış durumdayız.
Bu kapsamda şirket olarak, bugüne kadar Türkiye’nin yüzde yüz yerli ilk lazer çipi, ilk lazer ışın kaynağı (rezonatör), ilk 3D eklemeli imalat makinesi gibi pek çok yeni teknolojiyi hayata geçirdik.
Örneğin dünyada sayılı ülkede üretilebilen ileri teknolojili 3D eklemeli imalat makinemiz; savunma, havacılık, uydu, medikal, dental, kalıpçılık, otomotiv, kuyumculuk, kişiselleştirilmiş üretim vb. birçok sektörde uygulama imkânı sunarken, bu teknoloji ile Türkiye, dünya teknoloji liginde söz sahibi ülkelerden biri haline gelmiş durumda.
Yine yüksek teknolojiye yatırım çalışmaları kapsamında yakın zamanda devreye aldığımız FBG sensörlerini de (Fiber Bragg Grating) sanayicilerin kullanımına sunduk.
Dünyada sayılı firmanın ürettiği ve enerji, yapı, ulaştırma, denizcilik, havacılık, uzay, güvenlik, medikal, sismoloji gibi pek çok alanda sıcaklık, basınç, titreşim, kuvvet, gerinim gibi çeşitli ölçümlerin yapılmasına olanak sağlayan bu teknoloji ile çeşitli fiziksel ve/veya kimyasal parametreleri ölçmek mümkün oluyor.
Dolayısıyla şirket olarak, tamamen ileri teknoloji geliştirmeye odaklanmış durumdayız. Bugün itibariyle Amerika Birleşik Devletleri’nden Yeni Zelanda’ya kadar 110’dan fazla ülkeye ürünlerimiz ulaşıyor. Ürettiğimiz katma değerli ürünlerin yüzde 85’i yurtdışına, yüzde 15’i ise yurtiçi piyasalarına sunuyoruz.
Şirketimizin en yüksek katma değerli ürünü ise kg değeri 2 milyon doları bulunan lazer çipler.

Şinasi GÜNEŞ
Bemis Teknik Elektrik YKB
Bursa’da savunma ve havacılık sektörlerinin son yıllarda kazandığı başarının öncelikli sebepleri bana göre; konjonktür, sanayi teknolojik alt yapımız, azimli, teknik ve tecrübeli iş gücümüz, kent yöneticilerinin uyumu, BTSO ve BASDEC Kümelenmesinin çalışmaları ve Ar – Ge faaliyetleridir. Bu etkenler sayesinde önemli bir ivmelenme yakalandı. Bence bu bir başlangıçtı ve en zor olanı da buydu. Bundan sonra bu sektörlerdeki gelişimin artarak devam edeceğine inanıyorum.
Biz de 2020 yılında üretimimizin %30’unu 53 ülkeye ihracat ettik. Bu rakamı 2021’de Avrupa’da açtığımız şubeyle birlikte %40’a çıkarmayı hedefliyoruz. Firmamız, SİA anlaşması yaparak savunma sanayine yönelik 13 çeşit ürünü yerlileştirme sertifikasını Savunma Bakanımızdan almıştır. Gelecek dönemde savunma sanayi alanında üretimlerimiz daha da hız kazanacktır.
Savunma ve havacılık sektöründe yakalanan başarının sürmesi için tek ihtiyacımız hükümetimizin yerlileştirme talebinin kesintiye uğramaması yani sürmesidir, siyasi iradenin önemi çok büyüktür.
Son 10 yılda birçok kamu iktisadi teşebbüslerin faaliyeti sonlandırıldı, hatta bu durum üretmeyen ülkeler ithal etmek zorunda kalır şeklinde yorumlandı ancak zamana uygun teknolojik ve rekabetçi olmayan üretimleri inatla sürdürmek, çalışarak batmak demektir. Dolayısıyla ülkemizde doğru yönde hamleler başlatılmıştır. Bu sayede teknolojik gelişim, yükselen ihracat, zenginleşme ve bağımsız bir ülke olmamız başarılabilecektir.



İskender ULUSAY
Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı
Ülkemizin en önemli üretim merkezlerinin başında gelen Bursa, geçmişten bu yana sanayi ve ticaret anlamında büyüyerek gelişmeye devam ederken, bu alanda ülkemiz için stratejik konumda yer almaktadır.
Özellikle otomotiv endüstrisi, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon, makine ve aksamları gibi alanlarda öne çıkan Bursa, son yıllarda savunma ve uzay-havacılık sektörlerinde de ciddi bir atılım içerisinde.
Tabii ülkemiz, kritik pek çok teknolojide olduğu gibi savunma sanayisi ve havacılıkta da önemli bir gelişim ve dönüşüm içerisinde. Baktığımızda pandeminin küresel ekonomide oluşturduğu tüm olumsuz etkilere rağmen Türk savunma ve havacılık sanayisinin, 2020 yılında 2 milyar 279 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz.
Ülkemizin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla gerçekleştirdiği atılım sürecinde, yerlileştirme ve millileştirme çalışmaları da son derece hızlanmış durumda.
Kuşkusuz ülkemizin daha da kalkınıp gelişmesinin en önemli anahtarlarından biri, kendi teknolojilerini üreten, geliştiren ve geliştirdiği teknolojileri dünyaya satan konuma ulaşmasıdır. Bu noktada, yerli sanayinin teknoloji üretme yetkinliğini geliştirmesi de çok büyük önem taşıyor.
Aktaş Holding olarak da 80 yılı aşkın üretim ve teknoloji geliştirme tecrübemizle, ülkemizin yerli ve milli savunma sanayi vizyonuna katkı sağlayacak çalışmalara imza atmaktayız.
“Büyük ve güçlü Türkiye” yolunda teknolojik gelişimin öneminin bilincindeyiz. Bu noktada şirket olarak, ileri teknolojiye sahip, yüksek katma değerli ürünler üretmeye odaklanmış durumdayız.
Tamamen kendi öz kaynaklarımızla geliştirdiğimiz ürünleri, Amerika Birleşik Devletleri’nden Almanya’ya, Bulgaristan’dan Çin’e kadar dünyanın hemen her noktasına ulaştırıyoruz.
Tüm dünya genelindeki müşterilerimize olduğu gibi milli savunma sanayimize de değer katan çalışmalar yürütüyoruz. İlk günden beri, yerli ve milli üretime öncelik veren anlayışın sonuna kadar destekçiyiz ve bu alandaki yayınlaştırma çalışmalarını çok önemsiyoruz.
Şirket olarak, dünyada kendi sektörümüzde yüzde 20'ye ulaşan pazar payımız söz konusu. Toplam üretim kapasitemizin yüzde 80’ini de ihraç ediyoruz.
Ülkemizin savunma sanayisinin çok daha gelişip kalkınması için üzerimize düşen tüm sorumlulukları üstlenmeye devam edeceğiz.

Ayhan KORGAVUŞ
Ünver Grup YK Başkanı
Bursa otomotiv endüstrisinde elde ettiği tecrübe ve deneyimi savunma ve havacılık sanayisine aktararak bu alanda katma değerli projelere imza attı. Bu durumun ihracat başarımıza da katkı sağladığı kanaatindeyim. Firma olarak biz de 2020’de üretimimizin %50’sini ihraç ettik. Gelecek yıl hedefimiz ise %70 ihracat gerçekleştirmek.
Şehrimiz köklü sanayi geçmişi, yetişmiş insan kaynağı, güçlü tedarik zinciri ve teknolojik alt yapısıyla gelecek dönemde savunma ve havacılık sektörlerinde geliştireceği projeler ile adından söz ettirecektir. Bu kapsamda firmalarımızın Ar-Ge Merkezlerine, üniversite iş birlikleri ile katma değerli projelere yatırım yapmaları faydalı olacaktır.
Ülkemiz askeri yetenekler ve savunma teknolojileri alanında mevcut projeleri ve yeni yatırımları sayesinde bu alanda yükselişine devam ederek, bölgesinde söz sahibi bir ülke konumuna ulaşmıştır.
Ülkemiz bu alandaki girişimlerine devam ettikçe, dışa bağımlılığımız azalacak ve teknolojiyi transfer eden değil üreten ülke konuma gelecektir. Böylelikle ihracatımız çeşitlenerek, yeni endüstriyel üretim sahaları oluşacaktır.



Serdar SAĞLAM
Yavuzlar Dişli YK Yrd.
2020 pandemiden dolayı tüm sektörler için oldukça zorlu geçti. Ancak TL değer kaybı ihracatın önünü açtı ve hızlandırdı. Fakat savunma sanayisi, dünya genelindeki gerginliklerden dolayı tüm ülkeleri savunma alanında yatırımlar yapmaya zorladı. Hem kur hem de ihtiyaç aynı anda zirveyi zorlayınca savunma sanayisinde ihracatın önü açılmış oldu. Bursa’mız da bu süreçte geçmişten gelen üretim kabiliyetleri ile ön plana çıkmış oldu.
Bursa’da savunma ve havacılık sanayinin otomotiv ve tekstilde elde edilen başarıya yakalayacağına inanıyoruz. Ülkemizde savunma sanayisi deyince Ankara ve Eskişehir daha fazla ön plana çıkmakta. Bence bunun nedeni, çok daha köklü savunma sanayisi firmalarının bu şehirlerde bulunması ve tedarikçilerinin de bu şehirlerde toplanmasından kaynaklı. Ancak şehrimiz de lojiktik anlamda çok stratejik bir konumda. Zaman içinde savunma sanayisine tedarikçi olmaktan ziyade, ana oyuncu firmaları yarattığımızda bu aradaki fark kapanacaktır.
Savunma sanayi yerlileşme bana göre ülkemiz için ölüm kalım meselesidir. Yerli olmadan millileşemeyiz. Son yıllarda takip ettiğimiz kadarıyla özellikle SİHA ve İHA konusunda, yerli turbo jet motoru konusundaki başarıları göğsümüz kabararak izliyoruz. Savunma sanayisinde ne kadar başarılı ve yerli olursak, o derecede ülkemiz bağımsız ve kendi kararlarını tek başına alan bir ülke konumuna gelecektir.
Yavuzlar Dişli A.Ş. Olarak 2020 yılında %45 ihracat oranını yakaladık. Ancak savunma sanayisi olarak sadece yerli firmalarımız ile çalışmalarımız oldu. İhracat anlamında daha çok yol kat etmemiz gerekmekte.
Firmamız ülkemizdeki savunma sanayiindeki birkaç firma ile dirsek temasında. Biz özellikle bu konuda yerli firmalarımız için kalite, teslimat ve fiyatlandırma anlamında sınırlarımızı zorlamaktayız. Kesinlikle kapasitemiz çerçevesinde kar amacı gütmeden üretim gerçekleştiriyoruz. Bu milli beka meselesidir. Bizimde bu meselede bir tuzumuz olsun istemekteyiz.

Erdem ACAY
Coşkunöz Holding CEO’su
Bursa, savunma ve havacılık sanayiinde bilim ve teknoloji üretimi noktasında şimdiye kadar önemli kazanımlar sağlamış bir şehir. Bu başarının altında Bursa’da başta otomotiv, tekstil ve makine imalat alanlarındaki altyapı olmak üzere teknolojik imkânların ve üretim kabiliyetlerinin uzay-havacılık ve savunma sanayii alanlarında kullanılması yatıyor. Bursa, savunma sanayiine çok büyük oranda hizmet verebilecek kapasiteye sahip. Alt sistem ve platformlara yönelik çok sayıda üretim yapan firmanın, tedarikçi ağının olması Bursa’yı savunma sanayii alanında üst düzey işler yapabilen bir kent konumuna taşıdı. Türk savunma sanayinin ihtiyacı olan teknolojik ürünlerin Bursa’da üretilmesi adına yapılan özel çalışmalar da var. Bu sayede çok önemli işbirliklerinin, tedarik süreçlerinin hayata geçirilmesi sağlanarak Bursa savunma ve havacılıkta da söz sahibi illerimizden birisi haline geldi ve bu alandaki ihracatını önemli oranda artırdı.
Biz de Coşkunöz Savunma Havacılık olarak 2020 yılı toplam ihracatımız, 7,5 Milyon Lira olarak gerçekleşti. Bu yıl ise hedefimizi neredeyse iki katına çıkardık. 2021 yılı için ihracat hedefimizi 13,2 Milyon Lira olarak belirledik.

Otomotiv ve tekstil sektörlerinde Bursa’da yakalanan başarı, savunma sanayiine yönelik yapılan işlere de yansıyor. Bursa, potansiyeli ve mevcut kapasitesiyle savunma sanayiinde karar alıcı mercilerin de dikkatini çekiyor. Kentimiz savunma sanayimize katkı sağlayacak tüm milli projelerin en önemli aktörü olmalı. Bursa, yetişmiş insan kaynağı ve know-how kapasitesi ile savunma sanayiinde daha fazla pay almayı hak ediyor. Doğru stratejiler ve hedeflerle Bursa’nın lider bir savunma sanayi kenti olmasının, Ar-Ge ve inovasyonda öncü şehir olmasının önünde hiçbir engel görmüyoruz. Özellikle sanayi üretimindeki altyapı, insan kaynağı ve tecrübenin mutlaka savunma ve havacılık sektörüne entegre edilmesi gerekiyor.
Son yıllarda yerli ve milli savunma sanayii oluşturmak için atılan adımları büyük bir gururla takip ediyoruz. Üstelik şirket olarak bu yerlileşme vizyonuna katkı sunan ürünlerimiz ve çözümlerimizle milli savunma sanayimizin bir parçası olmak bizim için büyük onur kaynağıdır.
Türkiye’de yüksek kabiliyetli, en gelişmiş teknolojilerle donatılmış savunma sanayii altyapısını oluşturarak, tasarım ve geliştirme faaliyetlerine hız vererek yerli ve milli üretimde öncü firmalar arasına girmeyi hedefliyoruz.
Bu kritik alandaki yerlileşme aslında, hiçbir alanda olmadığı kadar hayati bir önem taşıyor. Kendi savunma sanayisini oluşturamayan, bu alanda dışa bağımlı kalmış ülkeler tam bağımsızlık yolunda geride kalıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu jeopolitik konjonktür ve riskler karşısında daha da güçlenen bir yerli savunma sanayiine her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç var. Bu varoluşsal mücadelede milli ve tam bağımsız bir savunma sanayii olmazsa olmazdır. Savunmada yerlilik oranı arttıkça bağımsızlığımız, müzakere gücümüz de artmaktadır. Dolayısıyla savunma sanayimizin yerli olarak gelişmesi ve büyümesi hem dış politika hem de ülkemizde yaratacağı katma değer ve ihracat açısından önemli avantajlar sağlayacaktır.
Coşkunöz Savunma Havacılık olarak 2020 yılı toplam ihracatımız, 7,5 Milyon Lira olarak gerçekleşti. Bu yıl ise hedefimizi neredeyse iki katına çıkardık. 2021 yılı için ihracat hedefimizi 13,2 Milyon Lira olarak belirledik.

Tuncer HATUNOĞLU
İletişim Yazılım Genel Müdürü
Bursa, yüzyıllara dayanan üretim geleneğine sahip bir şehir. Bence bu çok önemli bir kazanım. Tekstilden otomotive, gıdadan makine sanayisine birçok ekosistem oluşmuş durumda. Bu gelenek önemli ölçüde yılların deneyimiyle seri imalat şeklinde gelişmiştir. Üretim işletmelerinde kapasite planlamaları da buna göre yapılmaktadır. Yani işletmeler ölçek olarak çok sayıda ürünü üretmek üzere tasarlanmış işletmelerdir.  Diğer taraftan savunma ve havacılık sanayi daha çok Ar-Ge ağırlıklı ve az sayıda üretimin yapıldığı bir sektördür. Bu nedenle birim ürünler pahalı, ancak üretim adetleri azdır.
Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği olarak Yönetim Kurulu Üyesi görevini yaptığım 2012 yılında bu tespiti yaptık. Yukarıda belirttiğim değerlendirme çerçevesinde Bursa sanayisinin Ar-Ge kabiliyetlerini artırmaya ihtiyacı olduğunu, savunma sanayinin de gelişmiş üretim kabiliyetlerine ihtiyacı olduğunu tespit ettik. Ankara’da konumlanmış olan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfının kurduğu ASELSAN, TAİ gibi savunma sanayi firmalarını, o dönemki adıyla savunma sanayi müsteşarlığını ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneğini ziyaret ettik. Düşüncelerimizi paylaştık ve BURSA da savunma sanayinin geliştirilmesi için adımlar atma kararını aldık.
2013 yılında tam günlük bir etkinlik düzenleyerek ilk adımızı attık. O dönemin Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar olmak üzere savunma sanayine yön veren tüm kamu kurumlarının yöneticileri ve başta Aselsan, Roketsan, TAi, FNSS olmak üzere 30 yakın savunma sanayi ana firmasının üst yönetimlerinin katıldığı bu etkinlikte Bursa sanayisini tanıttık. Ardından sanayimizin 80’e yakın firması ile 500 civarı ikili iş görüşmeleri yapılarak çalışmalar başladı.
Daha sonra BTSO yönetimi Savunma sanayi konusunu kendi gündemlerine aldı. Biz de bu çalışmalarımızı devrettik ve odamızın desteği ile Savunma ve Havacılık Kümesi kuruldu.
Sonuç olarak bence bu başarının sırrı, bir amaç için oluşturulmuş stratejidir. Bursa sanayisi Ar - Ge yetkinliklerini artırırken, ülkemizin savunma sanayi de üretim gücüne kavuşmuştur. Bu karşılıklı fayda kazan kazan ilkesiyle her yıl daha da gelişecektir. Böylece tüm dünyada olduğu gibi savunma sanayi için geliştirilen Ar-Ge ile otomotiv, tekstil gibi sektörler bu yönüyle beslenecek, Bursa sanayisi gelişecek ve ülkemizin ihracatı daha katma değerli ürünlere doğru gelişecektir.
Diğer taraftan her ülkenin savunma sanayisinin yüksek oranda yerli olması kaçınılmazdır. Burada bağımsızlığımız söz konusu olduğu için ticari kaygılar düşünülmeden bu sektörümüzü kuvvetlendirmemiz olmazsa olmaz olarak görülmelidir. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD ambargosu bu bilincimizin gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur. O günden beri savunma sanayimizin geliştirilmesi devlet politikası olarak görülmüştür. Her şeyde olduğu gibi işin başlaması zordur. Ama artık savunma sanayimizin geldiği nokta, elde edilen Ar - Ge kazanımlarımızı diğer sektörlere aktarma noktasındadır. Yani savunma sanayini bir platform sektör olarak görüp, buradaki kazanımlarımızı diğer sektörlere aktararak bütünleşik bir kalkınma zamanımız gelmiştir.
Diğer taraftan dünyada 4. sanayi devrimini konuşmaktayız. Birinci, İkinci ve Üçüncü sanayi devrimi ile kas gücünün yerine yeni kuvvetler ekleyerek artırılmış olan beşeri gelişim, artık yapay zeka, IoT, bulut teknolojiler, eklemeli imalat gibi teknolojilerle bilgisayarı da sanayinin içine sokmaktadır. Bu bilinçle yeni teknolojileri çok iyi anlamalı, maliyetleri karşılayabilmesi itibariyle Ar-Ge yetkinliklerimizi savunma sanayide geliştirmeli, sonra da bu kabiliyetlerimizi diğer sektörlerde daha katma değerli ürünler geliştirmek üzere kullanmalıyız.

Alparslan Safa YILDIZ
TÜRMERSAN YK Başkanı
Bursa uzun yıllardır imalat sektöründe Ar – Ge konusunda dünya standartlarının üstünde çalışmalar yapmakta. Son yıllarda ise otomotiv ve diğer sektörlerde gelişen bilgi birikimini savunma sanayine aktarmış bulunuyor. Bursa, sadece üreten bir sanayiye değil aynı zamanda geliştiren ve inovasyon yaratan bir sanayiye sahip. Bence bunlarda başarıyı getiriyor.
Biz de 2020 yılında, pandemiye rağmen ilk ihracat gerçekleştirdiğimiz yılda 500 bin dolarlık bir başarı yakaladık. Ülkemize katma değer sağladığımız için mutluyuz. 2021 yılında ise bu rakamı beş katına çıkarmak istiyoruz.
Ayrıca bildiğiniz gibi Türkiye’nin savunma sanayindeki global başarısı, bu alanda faaliyet göstere şirketlerimizin pazarda yer bulmasını kolaylaştırdı. Bu sayede güven ve satış imkanları arttı.
Bursa savunma ve havacılık sanayinde, çok şanslı çünkü güçlü bir sanayi altyapısı ve lojistik konumu var. Özellikle otomotivde üretim yapan birçok firma savunma ve havacılık konusunda yüksek kalitede üretim yapabilecek kapasitede. Fakat bence bu üretimi desteklemek için yönlendirme ve destek gerekiyor. Birçok firma savunma ya da havacılık sektörüne ürün üretebilecek potansiyelde olduklarını bilmiyorlar. Savunma ve havacılık onlar için çok yeni bir ve bu pazarda yer almak için desteğe ihtiyaç var.
Yerli ve milli adımı çok önemli ülkemizde sanayi, mühendislik gücü ve imkanlar birçok ürünü yerlileştirecek güçte. Bu bir piramit gibi başarı için tüm taşlara ihtiyacınız bulunuyor. Bugüne kadar bir çok projeyi çok ufak temel taşlara ulaşamadığımız için gerçekleştiremiyorduk. Her geçen gün yerlileştirmeler artıkça bu parçalara ihtiyaç duyan yeni araç ve ekipmanalar geliştirilebiliyor ve deneyim ise katlanarak artıyor. Önümüzdeki yıllarda savunma sanayinin ihracat payının çok daha fazla artacağından hiç kuşkum bulunmamaktadır.

Merve Önsever ÇAĞLAYAN
PMS Alüminyum YKÜ
Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2002’de yalnızca 248 milyon dolar seviyesindeyken 2020’de bu alanda 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Bursa da savunma ve havacılık sanayinde son yıllarda önemli başarılara imza atmaya başladı. Bu durum rakamlarda da açıkça kendini gösteriyor. İlimizde savunma ve havacılık sanayi alanına birçok yeni ürün kazandırıldı. Firmalar ileri teknoloji ürünleri ile ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor.
Bursa’da savunma ve havacılık sanayisinde son dönemde ihtiyaçların yerli üretim ve tasarım ile karşılanması ve pazar alanını geliştirme süreci çerçevesinde yol alınmasına bağlı olarak ihracat rakamları da artıyor.
Yenilikçi ve AR-GE odaklı ilerleyen firmaların sayısının hızla artması, gelişen teknolojinin yakından takip edilmesi ve buna bağlı olarak kaliteli ürünlerin ortaya çıkması gibi faktörler Bursa’nın başarısında oldukça etkili.
Bursalı firmaların nitelikli iş gücü ve üstün teknoloji altyapılarıyla bu sektörlerde göz doldurmaya devam edeceğine inanıyorum.
Bursa’nın savunma ve havacılık sektörlerinde başarısı gün geçtikçe artıyor. Önümüzdeki yıllarda bu alanda çok daha başarılı çalışmaların hayata geçeceğine inanıyorum. Yapılan başarılı çalışmalar sayesinde ilimizin otomotiv ve tekstildeki gibi savunma ve havacılık sektörlerinde de adından fazlasıyla söz ettireceği görüşündeyim.
Bu sektörlerin daha da gelişmesi adına ileri teknolojiye daha fazla odaklanılması gerekiyor. Çünkü teknoloji alanında güçlü olan kentler savunma sanayinde üstün olabilme fırsatı yakalayacaktır.
Ayrıca özgün tasarım geliştirmenin de avantajları olacaktır. Diğer yandan devletin daha fazla destek ve teşvik sağlaması da sektörlerin gelişmesine katkı sağlayacaktır.
Firma olarak ilimizde bu sektörlerin gelişmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu doğrultuda, havacılık ve savunma sanayisi şirketleri açısından son derece kritik öneme sahip olan kalite denetimlerinden başarıyla geçerek AS 9100 Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayi Kalite Yönetim Sistemleri Sertifikasını aldık.
Kısa bir süre içerisinde TEKNOSAB'da 100 dönümlük dördüncü fabrikamızı açacağız. Bu fabrikamızda yüksek magnezyumlu alaşımlar üreteceğiz ve savunma sanayisine yönelik çalışmalarımızı hızlandıracağız.
Türkiye’de özellikle son yıllarda ‘yerli ve milli’ savunma sanayinde oldukça başarılı adımlar atılıyor. Tarihimize bakıldığında da savunma sanayine büyük önem verildiğini görebiliriz.
Yerli ürünlerimiz dünya pazarında ciddi bir ilgi görüyor ve ihracat potansiyelimiz her geçen gün gelişiyor.
İleri teknoloji alanındaki gelişmeler, kapsamlı çalışmalar ve stratejik hedeflerimiz sayesinde önümüzdeki yıllarda da ülkemizin savunma sanayinde başarılarını sürdüreceğini düşünüyorum.
Bu sektördeki yerlileşme ve başarı ülkemize özellikle ihracat konusunda avantajlar sağlayacaktır. Dolayısıyla; ekonomik anlamda da güçlenmemize olumlu etkisi olacaktır. Bu da Türk malı algısına büyük katkı sağlayacaktır.
PMS Alüminyum olarak; yerli ve milli üretim öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Yerli üretimi geliştirmek adına izlenecek stratejiler konusunda sürekli çalışmalar yapıyoruz. Katma değerli ürünlerimizle ülke ekonomimize katkı sağlamayı sürdüreceğiz.
25'ten fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Mevcut üretimimizin yüzde 60’ı ihracata gidiyor. 2020 yılında 30 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2021 yılında bu rakamın üzerinde bir ihracat hedefimiz var.

Sinan TOPUK
BOLT Bağlantı Elemanları Gn. Md.
Son yıllarda, ülke olarak savunma sanayisi alanında önemli atılımlar gerçekleştirdik ve başarılı sonuçları hep birlikte görüyoruz. Bursa özelinde baktığımızda ise bu alana yatırımların her geçen gün arttığını ve bu sektörlerde ciddi ivme yakalandığını düşünüyorum.
Otomotiv, metal, makine ve tekstil sanayindeki deneyimlerimiz, sanayi altyapımız ve teknolojimiz savunma sanayisinde de hızlı bir gelişim göstermemize imkan sağladı. Sektörün bağlantı elemanları tedarikinde BOLT olarak biz de savunma ve havacılık sanayiye yönelik yatırımlarımıza ağırlık vererek, bu sürece yoğunlaştık. Büyüyen sektörün tedarik zinciri içerisinde yer almaya başladık. Önümüzdeki dönem bu konuda yeni girişimler üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Parça sayımız arttıkça yeni yatırımlarımızı sürdürüp, hem Bursa hem de ülke ekonomimize katma değer sağlamak istiyoruz.

 

Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu