banner8

banner6

Konuta olan ilgi ağustosta da devam etti

Türkiye’de konut satışları 2020 Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,2 artış gösterdi. Türkiye genelinde 170 bin 408 konutun satıldığı bu ayda, Bursa 6 bin 50 konut satışıyla İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’nın ardından en çok konutun satıldığı 5’inci il oldu.

İNCELEME 21.09.2020, 12:57 21.09.2020, 12:57
Konuta olan ilgi ağustosta da devam etti
Türkiye’de konut satışları 2020 Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,2 artış gösterdi. Türkiye genelinde 170 bin 408 konutun satıldığı bu ayda, Bursa 6 bin 50 konut satışıyla İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’nın ardından en çok konutun satıldığı 5’inci il oldu.

Geçtiğimiz yılın aynı ayına göre konut satışlarında yüzde 75,36 artışın yaşandığı Bursa’da, sektör temsilcileri bankaların kredi faizlerinde yaptığı indirimin konut satışlarına olumlu yansıdığını söyleyerek, önümüzdeki dönemde yeni konut projelerinin artacağına işaret ettiler.

Normalleşmeyle birlikte, özellikle devlet bankalarının konut kredi faizlerinde yaptığı indirimler, konut alma isteğini erteleyen vatandaşları harekete geçirdi. Son üç aydır konut satışlarında gelen rekor rakamlar sektör temsilcilerinin yüzünü güldürdü. Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri konumunda olan inşaat sektöründe hareketlilik arttı. Müteahhitler satışların artmasıyla birlikte yeni konut projeleri için düğmeye bastılar. Bursa inşaat sektörünün temsilcileri konut satışlarında yaşanan rekor artışları ve konuttaki trendleri EKOHABER’e değerlendirdiler.

 

 

İMSİAD YK Başkanı Mustafa ANDIÇ

Kamu bankalarının 0,64'lük konut kredisi faiz oranı hareketliliğinin konut satışlarına olumlu yansıdı ve sektörce iyi değerlendirildi. Bu süreç yeni yatırımları da tetikledi. Önceden ruhsat alan fakat çeşitli nedenlerle bekleyenlerin yanı sıra birçok yeni imalat girişimi de oldu. Özellikle kentimizin Batı yakasında Kayapa, Hasanağa, Balkan bölgelerinde çok sayıda yeni proje yatırımı yapıldı. Bu hareketlilik hem sektöre moral oldu hem de istihdamı olumlu etkiledi.

İnşaat sektörü olarak biz, konut kredi faiz oranlarından yoğun olarak etkileniyoruz. Son dönemde konut kredi faizlerin yükselmesi piyasada yavaşlama ile karşılandı. Bu nedenle konut kredilerinde ani düşüş ve çıkışlar olmasını değil, kalıcı ve sürdürülebilir seviyelerde tutulmasını istiyor ve bekliyoruz. Çünkü faiz oranlarındaki bu ani düşüş ve çıkışlar sektörü zora sokuyor.

Pandeminin getirdiği evde kalma çağrıları ve uluslararası seyahat yasaklarından kaynaklanan yabancıya satışlarda Bursa'da bir düşüş yaşandı. Ancak bu geçici, yabancının Bursa'ya ilgisi var, sadece kısa süreli bir bekleme dönemi yaşanıyor. Özellikle kur avantajı ve 250 bin dolara vatandaşlık yabancı yatırımcı için cazip unsurlar olduğu için, önümüzdeki dönemde Bursa'da bu alandaki satışların hareketleneceğini düşünüyorum.

 

 

 

Atış Yapı YK Başkanı Ahmet ATIŞ

Pandemi sürecindeki talebin birikmesi ve açıklanan ekonomik paketlerden kaynaklı faizlerin inmesiyle birlikte satışlarda ciddi bir artış yaşandı. Eldeki stoklar da bu satışlardan dolayı ciddi oranda eridi. Sonrasında dövizde yaşanan dalgalanmalar ve faizlerin yeniden yukarı yönlü hareket etmesiyle bu talepler de yine düşüşe geçti. Kısa dönemde de aksi bir destek ya da teşvik olmadığı sürece taleplerde bir artış olacağını sanmıyorum.

Şuan için bu seviyelerin çok tatmin edici düzeyde olduğunu maalesef söyleyemeyiz. Özellikle pandemi sürecinde vatandaşlar evlerinden çıkmayı bile defalarca düşünürken böylesine büyük bir yatırımı yapması takdir edersiniz ki oldukça zor.

Bursa piyasasının genel eğilimi 3+1 konutu uygun fiyata almak üzerineydi. Son yıllarda maliyetlerdeki ciddi artışları ve yeni neslin aile yapısını göz önünde bulundurursak bu eğilimin uygun fiyatlı 2+1 olarak değiştiğini görüyoruz. Dolayısıyla yaşamsal alanların konforu ikinci plana geçip işin ekonomisi birinci plana gelmiş durumda. Geneli değerlendirdiğimizde durum bu yöndeyken, bir kesim için de şehrin Batı tarafları daha cazip hale geliyor. Bu Batıya yerleşimin en büyük sebebi de planlı alanlarda yaşama arzusu. İnsanlar dar sokaklardan, keşmekeşten kaçarak park ve bahçeleri planlanan yeni imar bölgelerine daha çok talep gösteriyor. Üstelik bu bölgelerdeki konutların büyük bir kısmı da daha ekonomik oluyor. Yine de Bursa için şehir merkezindeki yeni yapılaşma bölgeleri ve şehrin batısını trend olarak söyleyebiliriz.

Bursa özelinde hala yeni konut talebi mevcut. Bu talebi karşılamak için de firmaların yeni proje arayışları illa ki vardır. Bizim de Bursa’ya değer katmak üzere proje geliştirmelerimiz ve görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah bu sıkıntılı günleri geride bırakacağız, Bursa’mıza yeni projelerde daha da değer katacağız.

Şehrin Batıya olan yönelimi belli bir mesafeden sonrasına artık sıcak bakmıyor. Bu durum da arayışın şehir merkezine yönelmesi anlamına geliyor. Şehir merkezinde yeni imalatların, kentsel dönüşümlerin yapılması da bu konuda taleplerin karşılığını sağlıyor. Önümüzdeki süreçte şehrin batısındaki yeni yerleşim bölgeleri ve merkeze yakın yeni imal edilecek alanlar bölgenin trendleri olacak gibi görünüyor.

 

 

 

Bakyapı YK Başkanı Veysel BAKGÖR

Konut satış parametleri dönemsel olarak değişkenlikler gösterebiliyor. Son açıklanan istatistikler konut sektörünün geleceği adına umut verici diyebilirim. Son 3 aydaki verilerdeki yükselişin ana sebeplerinin başında konut kredi faizlerindeki indirimler ve konut alıcılarının ertelediklerini satın alma taleplerinin satışa dönmesi geliyor. Konut satışlarındaki yukarı yönlü hareketin istikrarlı olarak sürmesini arzu ediyoruz. Ev sahibi olmak isteyenlerin beklentilerine uygun, nitelikli ve yaşama değer katan projeler üretildiği sürece konut satışlarında olumlu gelişmeler yaşanabilir. Türkiye’de ki konut satışlarındaki artışlar özellikle İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirlerde benzerlik taşıyor. Bursa kentimiz diğer büyükşehirlere oranla stratejik ve önemli bir lokasyona sahip bir kent. Marmara bölgesinde değerini arttıran kentlerin başında geliyor. Umuyoruz ki bu yükseliş ivmesi artarak devam eder.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık olarak açıklanan konut satış rakamlarına baktığımızda sıfır konut ve ikinci el konut satışlarındaki oranların birbirine yakın olduğunu görüyoruz. Bu noktadan baktığımızda sıfır konutlara ciddi bir talep olduğunu söylebiliriz. Sıfır konutların satışında en belirgin kriterlerin başında konutun satış rakamı geliyor. Doğru projelendirme ve doğru fiyatlandırma yapıldığı takdirde sıfır konutlardaki satış oranlarında bir artış yaşanabilir.

Konut alıcılarının yoğun olarak talep ettiği daire tiplerinin başında 3+1 ve 2+1 olarak ifade ettiğimiz daire tipleri geliyor. Bu daire tipleri metrekare birimi olarak hemen hemen her aile için uygun bir yaşam alanı sunuyor. Bu yüzden yaygın olarak talep görüyor ve satış anlamında hızlı bir döngü yaşanıyor. Bölgesel bazda bir değerlendirme yapacak olursak, öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; Bursa’nın her bölgesi artık değerli ve talep görüyor. İstisnai durumlar dışında konut alıcıları için güvenilir inşaat firmalarının üretmiş olduğu ve projelendirme anlamında doğru bir planlama sürecinden geçmiş projeler tercih edilmektedir.

İnşaat sektörü ülke ekonomimiz için lokomotif sektörlerin başında gelmektedir. Bu anlamda inşaat sektörü olarak bizlere düşen görev hem sektöre hem de ekonomimize değer katan projeler üreterek katma değer sağlamaktır. Konut üreticileri ve konut geliştiricileri olarak cesaretten ziyade istikrar ve irade göstererek toplumun ihtiyaç duyduğu projeler üretmemiz gerekiyor. Biz Bakyapı olarak yeni projelerimiz için her zaman dinamik ve üretken olmayı benimseyen bir firmayız.  Kurumsal olarak sağladığımız bu disiplin doğrultusunda önümüzdeki dönemlerde de bölgesine ve kente değer katan projelerimizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

 

 

 

ALPİŞ Group YK Başkanı Sertaç KARAALP

Ülkemizin genç ve sürekli artan nüfusuna doğru orantılı olarak konut talebi de 2000’li yılların başından itibaren dönem dönem siyasi ve ekonomik koşullara bağlı olarak etkilenmiş fakat tekrar artışını devam ettirmişti. 2018 ve 2019 yıllarındaki olumsuz ekonomik koşullar ve konut kredi faiz oranlarının yüksek seviyelerde bulunması potansiyel konut talebinin mevcut olmasına rağmen tüketicilerin alım kararlarını etkilemişti. 2020’nin ilk aylarında ise konut kredilerinin aşağı yönlü seyri konut satışlarında bir nebze hareketlilik sağlamıştı. Mart ayının ortalarında ise tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 salgınının etkileri konut satışlarını Haziran ayının başına kadar dip seviyelere düşürmüştü. Haziran ayının ilk haftasında üç büyük kamu bankası tarafından açıklanan ve uygulamaya alınan tarihi fırsat niteliğindeki düşük oranlı konut kredileri Temmuz ve Ağustos aylarında da etkisini sürdürmüş ve konut satışlarının rekor seviyelere yükselmesini sağlamıştı. Geçtiğimiz 3 ayda konut satışlarında yaşanan bu artışlar son yıllarda yaşan olumsuzlukların izlerini silmekle birlikte birçok firmanın stoklarının erimesini sağladı ve ayrıca bu durum ülkemizdeki ekonomik canlanmaya da büyük oranda etki etti. Bu 3 aylık dönemdeki rekor konut satışlarının sektördeki firmalara ve ülke ekonomisindeki hareketliliğe katkı sağlamasının dışında uzun süredir konut alımını mecburi koşullar nedeniyle erteleyen tüketiciler üzerindeki olumlu sosyolojik ve ekonomik etkilerini de göz ardı etmemek lazım.

Sektördeki tüm temsilcileri mutlu eden üç aylık dönemin ardından yükselme trendine giren konut kredi oranları sıfır konutlar için halen daha cazip seviyelerde bulunmasına rağmen ikinci el konutlar için aynı cazipliği sunmaması aynı satış rakamlarının sürmesini etkileyebilir. Konut stoklarındaki azalma ve yeni konut üretiminin düşük seviyelerde olması tüketicilerin beklentilerini karşılayacak alternatifleri azaltacak ve bu durumda alım kararlarını ertelemeleri sonucunu doğurabilecektir. Bu etkenlerle birlikte geçtiğimiz son günlerde döviz ve altın piyasalarında yaşanan hareketlilik yatırım amaçlı konut alımı yapan tüketicileri kısa dönemde bu piyasalara itebilir. Tüm bu etkenlerle birlikte Covid-19 salgınında pozitif vakalardaki artışların tekrar yaşanması, üç aylık dönemdeki satış rakamlarının aynı ivme ile sürmesini engelleyebilir.

Geçtiğimiz son 5 yıllık dönemde satış rakamları anlamında sektörün en mutlu olduğu dönem 2017 yılıydı. Bu dönemde ülke genelinde sıfır ve ikinci el olmak üzere toplam 1 milyon 409 bin 314 adet ile en yüksek konut satış rakamına ulaşılmış ve sonraki yıllarda büyük oranda dış etkenler nedeniyle olumsuzlaşan ekonomik koşullar ile azalan oranlarda seyrini sürdürmüştü. Toplam konut satış rakamlarında sıfır konutların satış oranları ikinci el konutlara göre hep daha az oranda gerçekleşmektedir. Örneğin ülke genelindeki olumlu koşulların etkisiyle sektördeki satış rekorlarının yaşandığı 2017 yılında bile 659 bin 698 adet ilk satış gerçekleşirken 749 bin 616 adet ikinci el satış gerçekleşmiştir. İçinde bulunduğumuz 2020 yılının ilk 8 aylık döneminde ise toplam 1 milyon 24 bin 534 adet olarak gerçekleşen konut satışları arasında ilk satış yapılan konut sayısı 317 bin 832 adet olurken ikinci el konut satışları ise 706 bin 702 adet olarak gerçekleşmiştir. Sıfır konut satışlarının ikinci el konut satışlarına göre daha az oranlı olmasının sebepleri arasında; tüketicilerin özellikle bu dönemde hazır konutlara yönelmesi, konut alımlarında öncelikle gelişmiş bölgeleri tercih etmeleri ve ikinci el satışı yapılan konutların yoğunlukla gelişmiş bölgelerde bulunması ile gelişmiş bölgelerde yeni yapılan sıfır konutların arsa değerleri nedeniyle oluşan yüksek maliyetini gösterebiliriz.

Sıfır konut satışlarını artırabilmek için tüketicilerin değişen istek ve beklentilerini karşılayacak konut projeleri ile birlikte maliyet avantajlarının sunulması gerekmektedir. Yeni ve düşük maliyetli arsa stoğunun üretilmesi, bu bölgelerde kamusal yatırımların hızlı bir şekilde yapılması, üretim girdilerindeki vergiler ile birlikte satış aşamasında oluşan tapu harcırah oranlarının cazip seviyelere çekilmesi ve sürekliliğinin korunması, sıfır konutlar için daha düşük oranlı ve daha uzun vadeli konut kredi imkanlarının sunulması potansiyel konut talebinin artan nüfus nedeniyle sürekli var olduğu ülkemizde sıfır konutlara olan ilgiyi daha da artıracaktır.

Orta gelir düzeyine sahip tüketici kitlesinin daha yoğun olarak yaşadığı Bursa’da tüketicilerin öncelikli tercihini büyük oranda, kaliteyle birlikte maliyet avantajı sunan konut projeleri oluşturmaktadır. Bu projelerin ulaşım alternatiflerine kamusal ve özel yatırımlara yakınlık sunan lokasyon üstünlükleri de tercihleri önemli ölçüde belirlemektedir. Büyük ve küçük ölçekli birçok sanayi bölgesinden oluşan kentimizde tüketicilerin; sürekli artış gösteren trafik yoğunlu sebebiyle iş yerlerine yakın bölgelerdeki konut projeleri de tercihlerini etkilemektedir. Hanelerdeki birey sayılarındaki değişkenliklere bağlı kalmakla birlikte aile konutlarının yani, 2+1 ve 3+1 daire tiplerinin konut projelerinde daha yüksek oranda talep gördüğünü söyleyebiliriz. Artan maliyetler, daha çok merkezi lokasyon tercihleri ve değişen tüketici istekleri müteahhitleri, tüketicilerin daha kolay ulaşabilecekleri konutları üretmeye sevk etmekte bu da aile konutları arasında öncelikle terih edilen 2+1 daire tiplerini yoğunluklu olarak ön plana çıkarmaktadır.

Kentimizin hemen her bölgesinde geçtiğimiz yıllara kıyasla daha az olmakla birlikte yeni başlayan, üretim süreci devam eden veya teslim noktasına gelen birçok konut projesi bulunmaktadır. Konut satışlarının hızlandığı bu son dönemde ise artan talep nedeniyle müteahhitler üretimlerini tamamlamak için işlerini daha sıkı tutmaktadırlar.

Son dönemde artan konut satışları birçok firmanın elinde bulunan konut stokunu büyük oranda eritmesini sağladı ve yeni konut projeleri için çalışmalara itti. Ancak son üç aylık dönem hariç geçtiğimiz yıllarda konut satışlarında yaşanan olumsuz gelişmeler firmaları daha temkinli davranmaları konusunda zorunlu kılıyor. Tüketici talebinde yaşanan ani değişiklikler, ekonomik piyasalardaki belirsizlikler ve Covid-19 salgınının henüz bitmemiş olmasından kaynaklı piyasalara olan etkileri firmaların yeni projelere başlamasını engelleyen ve kapsamlı planlamalara iten başlıca sebepler olarak karşımıza çıkıyor. Herşeye rağmen genç, dinamik, üreten ve gelişmekte olan bir ülke olmamız konut talebinin sürmesini sağlıyor. Ayrıca Covid-19 salgını sürecinde diğer ülkelere kıyasla ülkemizin gösterdiği başarı ve sağlık sistemimizin alt yapısı yabancı müşteri kitlesini etkilemiş bulunmakta. Yabancı yatırımcılar tarafından ülkemizde yaşamak için oturum izni, vatandaşlık talebi ve konut alımına olan ilginin normalleşme süreciyle daha da artacağını tahmin etmekteyiz.

Geçtiğimiz yıllarda konut projelerinin bulunduğu lokasyonlar tüketicilerin satın alma taleplerini etkilemekteydi ve bu talepler de müteahhitlerin üretim için bölge seçimlerini belirlemekteydi. Gelişmekte olan bir ülke olmamız tüketicilerin ekonomik düzeylerinde artış sağlamakta ve bu durumda beklenti ve isteklerinin sürekli değişkenlik göstermesini sağlamaktadır. Bu nedenle yeni süreçte trendi belirleyecek tüketicilerin değişen beklenti ve istekleri olacaktır. Ancak her dönemde ulaşım üstünlüğü sunan, kamusal yatırımlara yakın olan bölgeler tüketiciler tarafından talep görmektedir. Ayrıca tüketicilerin kendilerini ait hissettikleri sosyal grubun içerisinde yer alma istekleri, satın alım yapacakları konut projelerinin bulunduğu lokasyon konusunda belirleyici olabilmektedir.

Son olarak konut üreticileri yeni yatırım tercihlerinde ve proje planlamalarında üretim merkezlerine öncelikli olarak tüketicilerin gelecekteki istek ve beklentilerini koyarak ilerlemelidirler. Proje lokasyonu, proje karması, daire tiplemeleri ve projede yer alacak daire tiplerinin diğer daire tiplerine oranla yoğunluğunu tamamen değişen beklentileri hesaplayarak oluşturmalıdırlar. Bu sayede kurgulanan projelerin kent siluetine katkısı, tüketicilerin mutluluğuna olan etkisi ve ekonomiye katkısı artacak firmalar açısından da konut projelerinin satış hızlarının ve firmalara olan ekonomik getirisinin artmasını sağlayacaktır.

Kıratlı İnşaat YK Başkanı Hüseyin Ergün Kıratlı

Konut satışlarının Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %54,2 artış göstermesi güzel bir gelişmedir. Devlet bankalarının faiz oranlarını düşürmesi sonucu bekletilen talepler harekete geçti. Bu kararın pandemi döneminde inşaat sektörüne olumlu katkıları oldu. Ben önümüzdeki aylarda, bir miktar yavaşlasa da,  satışların devam edeceğini düşünüyorum.

Sıfır konut satışları tam olarak istenilen seviyelerde değil. Bu rakamları artırabilmek adına özel bankaların da devreye girerek faiz oranlarını düşürmesi gerekmektedir.

Bursa’da fiyatı 500 milyon - 800 milyon TL arasında olan dairelerin daha hızlı satıldığı ve tercih edildiği kanaatindeyim. Bu tercihlerde bölgesel ayrımlar olduğunu zannetmiyorum. Çünkü Bursa’nın her bölgesi gelişmiş ya da hızla gelişmekte.

Son 3 – 4 aylık hızlı satışlar neticesinde yeni projelerin çoğalacağını düşünüyorum. 2018 Ağustos ile 2020 Mart arasındaki dönemde satışlar çok yavaştı ve müteahhitler yeni projelere başlamaya cesaret edemiyorlardı. Ayrıca bankaların (özellikle özel bankaların) kredi musluklarını kapatması sonucunda cesaretimiz iyice kırılmıştır. Son aylarda yaşanan satışlar hem cesaretimizi artırdı, hem de stoktaki gayrimenkullerimiz nakde dönüştü. Dolayısıyla yeni projelerin önümüzdeki süreçte çoğalacağını düşünüyorum.

Önümüzdeki dönemde imara açık yerlerin tamamında, talep olacağı kanaatindeyim. Burada önemli olan bölgeye uygun konut üretmektir. Ayrıca yapımı devam eden TEKNOSAB ve Gemlik’te yapımı devam eden TOGG Fabrikası’nın bu bölgelere yakın yerlerdeki talebi artıracağı öngörüsündeyim

 

 

Referans Yapı YK Başkanı Murat DEMİR

Faiz oranlarının düşürülmesi konut satışlarında artışa sebep oldu. Konut satışlarındaki artışın devam etmesini bekliyoruz.

Her ne kadar konut satışlarında göreceli artış gözlemlensede henüz istenilen seviyede değil. Sıfır konuta olan talebin daha da artması için konut kredisi faiz oranlarının düşük tutulması ve talep sahiplerinin krediye daha rahat ulaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bursa’da Nilüfer bölgesi daha ziyade talep edilmekte. Konut tipi olarak ise artık şehir hayatından bir nebze de olsa izole olmak adına geniş metrekareli bahçe katı, teraslı, ya da büyük balkonlu daireler talep edilemkte. Bunun sebebi hiç kuşkusuz pandemi sürecinde vatandaşların evlerinde daha fazla vakit geçirmiş olması.

Bursa’da yeni konut porejeleri var. Konut satışlarının artışı müteahhitleri cesaretlendiryor.

Önümüzdeki dönemde Yıldırım, Osmangazi ve özellikle Nilüfer bölgesinde inşa edilen villa, bahçe katı, teraslı ve büyük metrekareli konutlar nerede olursa olsun vatandaşların tercihinde birinci sırada olmaya devam edecek.

 

 

Altın İnşaat YK Başkanı Mustafa ALTIN

Bursa gerek coğrafi konumu gerekse kendine ait güzellikleriyle konut sahibi olmak isteyen müşterilerin ilk tercihleri arasında yer almıştır. İçinde bulunduğumuz süreçte konut kredilerinin 0.64 seviyelerine inmesi konut almak isteyenlerin daha talepkar yaklaşmasına ve bu durumu değerlendirmek istemelerine yol açtı. Konut satışlarının artmasında faiz oranlarının da etkisi tabii ki yadsınamayacak kadar fazladır. Özellikle son 3 aydaki artış sadece konut ihtiyacı olan değil, yatırım anlamında fırsat değerlendirmesi yapan müşteriler tarafından da tercih edildi.  İlerleyen süreçte artan inşaat maliyetleri ve faiz oranlarına bağlı olarak ivme bir miktar düşecek olsa da oranların şuan ki seviyeleri koruması durumunda inşaat sektöründeki hareketlilik devam edecektir.

Sıfır konut satışları bulunduğumuz süreçte istenilen seviyelere geldi diyebiliriz. Satışa teşvik edici müdahaleler her zaman olumlu sonuçlar doğurmuştur. Son zamanlardaki avantajlı oranlar ve teşvikler ile hızlanan sıfır konut satış oranlarını korumak için faiz oranlarındaki sıfır konut ayrıcalığının ve sıfır konutlardaki fiyat makasının açılmaması için inşaat malzemelerinin birim fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak üzere planlamalar yapılmalıdır.

Bursa da konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızın yöneldiği bölgelerin başında şehrin trafiğinden uzak doğayla iç içe ve gelecek vadeden şehrin yeni yüzü diyebileceğimiz hasanağa bölgesi gelmektedir. Yatırım için düşünen müşterilerimizin çoğunda ileride bizde oturabiliriz düşüncesinde olduğunu görüyoruz. Şuan da Bursa’mızda deniz avantajı ile Mudanya ve bizim de projelerimizde yer verdiğimiz hem yeni yerleşim hem de yatırım avantajı ile ön plana çıkan Nilüferde yer alan Kızılcıklı Balkan mahalleleri tercih edilmelidir. Biz Altın inşaat olarak gerek yaptığımız gerekse ilerleyen dönemdeki projelerimiz de bu bölgeye yoğunlaşmaya devam edeceğiz.

Her zaman olduğu gibi birçok bölgede yeni projeler olacaktır. Bizde Altın inşaat olarak her zaman daha yenilikçi ve müşteri taleplerini karşılayan projelerle devam edeceğiz. Artışını ön göremediğimiz inşaat maliyetlerine rağmen gerek satışlarımız gerekse müşteri geri dönüşlerimiz bu cesareti bize vermeye devam ediyor.

Bursa nüfus yoğunluğu ve sanayileşme ile birlikte batıya doğru büyümeye hızla devam edecektir. Buna bağlı olarak gelişmekte olan Hasanağa ve Kayapa gibi önemli, gelecek vadeden bölgelerimiz ön plana çıkacaktır Altın inşaat olarak bu gelişimi ön görerek 5 yıldır bu bölgelerde projelerimizi müşterilerimize sunmaktayız. 2021 yılında da bu bölgede 2 yeni proje anlaşması ile vatandaşlarımıza hizmet devam edeceğiz.

 

 

Akyükselen Genel Müdürü Şeref DEMİR

TÜİK verilerine göre 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %42.6 konut satışlarında artış görülmektedir. Artış oranı çok yüksek görünse de dikkat edilmesi gereken bir durum vardır. Bu dönem içinde ilk defa satılan konutta artış oranı %11.2 iken ikinci el konut satış oranındaki artış oranı %63.60 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranlardan çıkan sonuç artış ilk defa satılan konutlardan ziyade ikinci el satışlarda fazla görünmektedir. Aldığımız duyum ve gözlemlerimiz konut kredi faiz oranlarının yüzde 0’64 gibi çok cazip olmasından dolayı reel olmayan ikinci el satışlar yapılarak finansman sağlanmıştır. Bu tür istismarların önüne geçmek, inşaat sektörünün daralmaması ve istihdamın olumsuz etkilenmemesi için konut kredi faiz oranlarının ilk el satış ile ikinci el satışı arasındaki farkı arttırmak gerekmektedir.

Konut kredi faiz oranlarının yüzde 0,64 düzeyinde olduğu dönemde tabir yerinde ise saman alevi gibi ani talep artışı olmuş akabinde oranların yüzde 1.30’ler düzeyine çıkması ile birlikte satışlar durma noktasına gelmiştir. İnşaat gibi 250 alt sektörü etkileyen kayda değer istihdam oluşturan önemli bir sektörün canlı kalması her yönüyle çok önemlidir. Zor günler geçirdiğimiz pandemi sürecinde insanların yaşam tarzında, isteklerinde değişiklikler olmuş bahçeli, yeşil alanları bol, bunun yanı sıra şehrin imkanlarından kolay faydalanmak için merkeze yakın yerler talep edilmektedir. Maalesef merkeze yakın arsaların kısıtlı olması ve maliyetlerinin fazla olması nedeniyle bu istekleri karşılamak kolay olmuyor. Bu istekler de göz önünde bulundurularak devam eden projelerimizin yanı sıra yeni başladığımız Yükselenpark Hürriyet projemiz, Adalet Mahallesi’nde Tarım İl Müdürlüğü’nün bitişiğinde, ormanın içinde gibi hissedilecek bir lokasyonda hafriyat çalışmalarına başlamış durumdayız. 260 daire ve iş yerlerinden oluşan proje geniş peyzaj alanı, sosyal tesisleri ile çevreye büyük değer katacak kanaatindeyiz.

Sonuç olarak bu ülke hepimizin ve aynı gemideyiz. Ülkemizin halkımızın faydası için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Kamu da konut kredi faiz oranları, KDV oranları, tapu harcı gibi kalemlerde indirime giderek destek vermesi halinde sektör ivme kazanacak ekonomiye ve istihdama büyük katkı sağlayacaktır. Kısa süreli düşük oranlardan ise kalıcı istikrarlı oranlar sektöre güven verecektir.

 

 

Emiroğlu İnşaat YK Üyesi İ. Hakkı DEMİR

Son üç aydaki bu satış ivmesinin pandemi ve onun öncesindeki kur-inşaat krizinden biriken talebin, kredi oranlarının düşmesinin de etkisiyle harekete geçmiş olduğunu düşünmekteyim. Gelecek aylarda bu ivmenin aynı şekilde veya buna yakın bir şekilde gerçekleşmesini öngörmüyorum. Devam eden pandemi ciddi bir belirsizlik kaynağı olmaya devam ediyor. Kredi tarafı ise yükselse de nispeten yine makul seviyelerde diye düşünüyorum.

Hali hazırda sıfır konut satışları arzu edilen noktadan uzak. Çünkü artan maliyetler ve düşük talep satışların hız kazanmasını durduruyor. Müşterilerin makul fiyat olarak gördükleri tutar genel itibariyle maliyet fiyatının altında kalmaya devam ediyor.

Bursa da daha çok orta gelir grubuna hitap eden ve yeni yapılaşmanın olduğu bölgelerdeki konutlar ilgi görüyor. Çalıştığı bölgeye ulaşım da ciddi etki eden bir faktör. Bunun sebebi ise insanlar artık karmaşadan ve eski yapılardaki olası depremlerde yıkılma korkusundan kendini sıyırmak istiyor.

Çok fazla sayıda yok. Satışların etkisi cesaret artırıcı olsa da gelecek belirsizliği yeni konut başlangıçlarına en büyük engel.

Şehrin batı bölgeleri ve yapılabilirse kentsel dönüşüm bölgeleri diye düşünüyorum.

 

 

 

BEMO YK Başkanı Erdal ÇELEBİ

Yukarıdaki rakamları özetle şöyle yorumlayabiliriz. 2020 yılının özellikle Haziran ve Temmuz aylarında konut satışları adeta patlamış. Bu satışlar içerisinde ağırlıklı payı ikinci el satışlar almış, yani yeni konut satışından daha çok mevcut ikinci el konut satışları yükselmiş. Öte yandan yeni veya ikinci el konut alan vatandaşlar mevcut tasarruflarını plase etmemiş, ağırlıklı olarak borçlanmış. Ekonomik krizin ve koronavirus salgınının devam ettiği koşullarla vatandaş teşvik edilmiş ve konut sahibi yapılmıştır. Önümüzdeki aylarda bu seyrin yükselme trendine geçen konut kredisi faizlerinden dolayı durağan seyretmesini tahmin ediyoruz.

2020 Haziran ayındaki kamu bankalarının konut faiz indirimi kararı sonrası gerek ilk el satışlar ve gerekse hane halkının elindeki konutlara ilişkin ikinci el satışlar patladı. Öyle ki özellikle büyük kentlerde ve belli standartlardaki ilk el konutlar yok satmaya başladı. Sıfır konut satışlarının hızlana bilmesi için bu tarz faiz indirimi dönemlerinde konut üreticileri tarafından fiyatların dengede tutulması fahiş bir şekilde yükseltilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Aksi takdirde piyasaların dengesinin bulması sonucu hem alıcı hem üretici taraf mağduriyeti yaşar.

Bu son konut faiz indirimindeki dönemde Bursa’daki konut alıcıları ihtiyacına uygun en önemlisi bütçesinin karşılayabileceği konut arayışı içerisinde bulundular. Bölgesel ayrımdan ziyade yeni konut yapılaşmasının olduğu her bölgede konut arayışı içersinde bulundular sosyal donatı alanları olan ve lokasyon olarak ihtiyaçlarına yönelik lokasyonlarda bulunan konutlar konut yatırımcılarının tercih sebepi olmuştur.

Bursa’da özellikle Nilüfer bölgesinde yeni konut projelerinin  yapıldığını görmekteyiz. Fakat son dönemde yaşanan Covid-19 salgını sebebi ile konut yatırımcılarının talebi müstakil bahçeli konutlara ya da hobi bahçesi dediğimiz doğal alan içerisinde bulunan projelere yönelim olmuştur. Bu tarzdaki konut projlerinin önümüzdeki dönemde talebini sürdüreceği kanaatindeyiz. Mevcut konut satışlarındaki artışın önümdeki dönem için faizler ile endeksli olduğunu göz önünde bulundurursak üreticilerin yapacağı projelerde ihtiyatlı davranacğı düşüncesindeyiz.

Önümüzdeki dönemde Bursa’da konut satışı konusunda trendini hep ön planda tutan Nilüfer bölgesinin yine bu trendini koruyacağı düşücesi içerisindeyiz. Diğer bölgelerdeki satış rakamları ise yapılacak projeler ile bölgelerin değerini arttıracağı ve yukarı ivme kazandıracğını düşünerek alıcıya uygun her projenin hangi bölgede olursa olsun talep göreceği kanaatindeyiz.

 

 

TÜGEM Bursa Şubesi Başkanı Göksel BİRSEN

Salgın sonrası normalleşme sürecinde, sosyal hayatın desteklenmesi için kamu bankalarının uygulamaya koyduğu konut kredisi kampanyasının etkisiyle 'ölü sezon' diye adlandırılan haziran, temmuz ve ağustos aylarında konut satışlarında tarihi rekor kırıldı.

Türkiye'de mart ayında görülmeye başlayan salgın konut satışlarına nisan ve mayıs aylarında yansıdı ve satışlarda dip göründü. Haziranda kamu bankalarının konut kredi faizini tarihin en düşük seviyesine çekmesi ile piyasa canlandı. Ertelenen talep alıma döndü.

Faiz oranının 0.99'un seviyesinde kaldığı sürece bir miktar ivme kaybedilse bile satışların devam edeceğini öngörüyoruz.

Bugün otomotiv sektöründe yaşanan astronomik fiyat artışlarının ve daralmanın, önümüzdeki yıllarda konut sektöründe yaşanmasını istemiyorsak, piyasalarda konut sektörü kaynaklı bir baskı oluşmasını engellemek için ivedilikle özel sektörün konut üretmeye teşvik edilmesini sağlanmalıdır.

Önümüzdeki bir yıllık bir sürede yeni proje geliştirip yeni yapı ruhsatı alınacak projelerde, proje onay ve yapı ruhsatı, yapı denetimi, tapu devir harçları %50 indirimli talep edilmeli, yapı malzemelerindeki KDV oranı %8’e düşürülmeli, yeni projelerde bütün bağımsız bölümler %1 KDV ile satılabilmeli, inşaat işi için teknik ve pazarlama-satış uzmanı istihdam edecek gayrimenkul geliştirme ve müteahhitlik şirketlerinin muhtasar ödemeleri 2021 yılı sonuna ertelenmeli, konut kredisi tahsisi için inşaat tamamlanma oranı şartı %25’e düşürülmeli, devlet elindeki konut imarlı arsaları ‘kat karşılığı’ modeliyle’ indirimli baz ve tavan oran uygulamasıyla gayrimenkul geliştiricilere tahsis etmelidir.

Bursa'da Ağustos 2020'de toplam 6 bin 469 konut satışı yapıldı. Ağustos 2020'de Bursa'da gerçekleşen 6 bin 469 adetlik konut satışında liderliği 1.995 adet konut satışı ile Nilüfer kazandı. Nilüfer'i  1.117 konut satışı ile Osmangazi izledi.

Nilüfer ilçesinde özellikle satışın yoğun olduğu bölgeler Görükle ve Kayapa bölgeleridir. Yeni projelerin olduğu bölgeler olduğundan tercih edilmektedir.

Özellikle Kayapa ve Görükle bölgelerinde sektörde üretim devam etmektedir. 3 aylık yoğun satışın ardından üreticiler ellerindeki stoğu paraya çevirdiklerinden yeni projeler üretmeye odaklanmışlardır.

Nilüfer bölgeinde Kayapa,Balkan ve Görükle mahallerinde satışların devam edeceğini söyleyebiliriz. Osmangazi bölgesindede Demirtaş’da ağırlıklı satışlar devam edeceğini söyleyebiliriz.

 

 

BURSED Başkanı Rıdvan HASIRCI

Haziran ayında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan pakette yer alan Konut kredisi faiz oranlarının düşmesi sektörü olumlu yönde etkiledi. Koronavirüs nedeniyle getirilen kısıtlamaların önemli bir kısmı 1 Haziran tarihinde kaldırılması ve normalleşme sürecine geçişle birlikte gerçekleştirilen bu indirimler, süreç içinde durma noktasına gelen sektör için can suyu oldu. Türkiye İstatitik Kurumu verilerine göre; Türkiye genelinde konut satışları 2020 Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %209,7 artarak 190 bin 12 oldu. Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 124,3 artarak 229 bin 357 oldu ve rekor seviyeye ulaştı. Konut satışları aylık bazda ise yüzde 20 oranında artış gösterdi. Ağustos ayında ise Türkiye genelinde konut satışları 2020 Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,2 artarak 170 bin 408 oldu. Kirada olanlar ya da yatırım yapmak isteyenler bu fırsatı değerlendirdi. Dolayısıyla da rekor kırıldı. Bu ivmenin kredi faiz oranları ile paralele olarak devam edeceğini düşünüyoruz.

Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı Haziran'da yıllık bazda yüzde 152.0 artarak 58 bin 632'ye yükseldi ve toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 30.9 oldu. Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %74,5 artarak 67 bin 937 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı %29,6 oldu. Ağustos ayında ise bir önceki yılın aynı ayına göre %28,3 artarak 52 bin 123 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı %30,6 oldu. Temmuz ayı sonunda kamu bankaları faiz oranlarında ve vadelerde değişiklik yaptı. Sıfır konut almak isteyenler için değişiklik olmazken ikinci el konutlarda faiz oranı yükseltildi. Bu da sıfır konut satışları için bir destek oldu.

Daha çok yeni yerleşim alanları tercih ediliyor. Nilüfer bölgesi ve Mudanya artışta. Buraların satış durumda da daha çok kazandıracağı düşüncesi, yeni konutlar, site olması avantaj oluyor.

Henüz net olarak dillendirilmiş bir proje mevcut değil. Söylenti bazında duyuyoruz.

Aslında hem konut satışlarındaki artış, hem de sıfır konut satışları için değişiklik yapılması yeni konut projelerinin de önü açtı. Satışların artması ile birlikte elde kalan konut sayısı azaldı. Yeni konut ihtiyacı doğdu. Fakat bu arada üç ay içinde çok fazla satış olması ve kredi faizlerindeki artış da düşündürüyor.

Yeni projelerin bulunduğu alanlar tercih edilecektir. Buradalarda yine Nilüfer ve Mudanya bölgesi olacak. Burada daha önce söylediğim sebepler geçerli.

Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu