banner8

banner13

banner6

Kontrol edilemeyen maliyet artışları üretimi ve istihdamı daralttı

Kontrol edilemeyen maliyet artışları üretimi ve istihdamı daralttı

İNCELEME 21.10.2019, 21:00 21.10.2019, 21:00
Kontrol edilemeyen maliyet artışları üretimi ve istihdamı daralttı
Elif Didem DANACIOĞLU


Sanayi üretimi ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6, temmuz ayına kıyasla yüzde 2,8 düştü. Sanayiciler, üretimin daralmasına sebep olan etkenlerden en önemlisinin hızlı maliyet artışı olduğunun altını çizdi. Sanayiciler, elektrik ve doğalgazda meydana gelen fiyat artışının üretim maliyetlerinin göz ardı edilemez oranda artmasına sebep olduğunu vurguladı.

Temmuzda bir önceki aya göre ise 0,9 puan yükselen işsizlik oranı ile ilgili sanayiciler, Temmuz 2019 döneminde işsizliğin yeniden tırmanışa geçmesinin iş dünyası açısından son derece rahatsız edici olarak ifade etti. "İşsizliğin azalması için üretimi arttırmalıyız diyen sanayiciler, üretimin artmasının yeni istihdam olanaklarını yaratacağını söyledi.


"Üretimin daralmasının bir sonucu da fabrikaların personel çıkarmasıdır diyen sanayiciler, elektriğe ve doğal gaza yapılan zamlar, döviz kurlarındaki yükselmeler daralmayı körüklediğini ifade etti. "Sanayicinin elektrik maliyeti, doğalgaz maliyeti, hammadde maliyeti, yakıt maliyeti yüksek diyen sanayiciler, bu tablonun sanayici için umut verici olmadığını belirttiler. Üretim olmazsa işsizlik artar ve ekonominin de daha kötüye gideceğini ifade eden sanayiciler, bu nedenle de bu konuda acil reçeteye ihtiyaç olduğunu söylediler. Üreticilere verilen destek ve teşviklerin artarak devam etmesinin önem taşıdığını ifade eden sanayiciler, yerli üretimin altını çizdiler. "Dünyada yaşanan ticaret savaşları kızıştıkça paranın seyri alternatif alanlara yönelmeye başladı. Özellikle teknolojide yaşanan değişimler buna örnek gösterilebilir diyen sanayiciler, ülke olarak sanayide yaşanan gerilemenin önüne geçmek için yerli teknoloji desteklenmeli, tasarımı ve üretimi milli imkanlar dahilinde katma değerli teknolojik ürünler üretilmesinin altını çizdiler. Küresel ekonomide yaşanan yavaşlama özellikle önemli ticaret partnerimiz olan ülkelerin ekonomilerinde yaşanan daralmaların önemli payı olduğunu ifade eden sanayiciler, yüksek faiz ve artan maliyetler özellikle enerji maliyetlerinde yaşanan yüksek artışlar sanayi üretiminde düşen kar marjları sonrası işletmelerin küçülmeye gitmeleri ve yatırımlarını ötelemeleri sanayi üretim rakamlarını olumsuz etkilediği görüşü verdiler. Son gelen ağustos verileri önümüzdeki aylarda da toparlanmanın yavaş kalacağının bir göstergesi olduğunu ifade eden sanayiciler ile sanayi üretim endeksini ve iş gücü istatistiklerini değerlendirdik. İşte, görüşler....   

SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı.Buna göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 azaldı. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 düşüş gösterdi. Bu dönemde 99,3 olarak hesaplanan endeks, geçen yıl ağustosta 101,1 seviyesinde bulunuyordu. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ağustosta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,4, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,3 düşüş gösterdi.Ağustosta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 9,2, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,7 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,9 arttı.


İŞ GÜCÜ İSTATİSTİKLERİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2019'a ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Türkiye'de işsizlik oranı temmuzda geçen yılın aynı ayına göre 3,1 puan artarak yüzde 13,9'a yükseldi. Bu dönemde işsiz sayısı 1 milyon 65 bin kişilik artışla 4 milyon 596 bin kişi olarak hesaplandı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre 1 milyon 65 bin kişi artarak 4 milyon 596 bin kişiye çıktı. İşsizlik oranı 3,1 puan yükselerek yüzde 13,9 oldu. İşsizlik oranı, temmuzda bir önceki aya göre ise 0,9 puan arttı.
Tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artışla yüzde 16,5 olarak tahmin edildi. Söz konusu ayda 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 7,2 puan yükselerek yüzde 27,1 oldu. İşsizlik oranı 15-64 yaş grubunda ise 3,2 puan artışla yüzde 14,2 olarak gerçekleşti.Buna göre, istihdam edilenlerin sayısı temmuzda geçen yılın aynı dönemine göre 748 bin kişi azalarak 28 milyon 517 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 1,8 puanlık azalışla yüzde 46,4'e düştü. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 130 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 618 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,8'i tarım, yüzde 19,6'sı sanayi, yüzde 5,5'i inşaat, yüzde 55,1'i ise hizmet sektöründe yer aldı.
Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında tarım ve sanayi sektörlerinin istihdam edilenler içindeki payı 0,1 puan, hizmet sektörünün payı 1,2 puan artarken, inşaat sektörünün payı 1,4 puan azaldı. İş gücü, temmuzda geçen yılın aynı dönemine göre 317 bin kişi artarak 33 milyon 113 bin kişi olurken, iş gücüne katılma oranı ise 0,2 puan azalarak yüzde 53,8'e geriledi. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre, erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,6 puanlık azalışla yüzde 73,2'ye gerilerken, kadınlarda ise 0,2 puanlık artışla yüzde 34,9'a ulaştı.Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı temmuzda geçen yılın aynı dönemine göre 1,7 puan artarak yüzde 36'ya yükseldi. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise geçen yılın aynı dönemine göre 1 puan artarak yüzde 23,2 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 2 bin kişi artarak 27 milyon 933 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalarak yüzde 45,5 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 129 bin kişi artarak 4 milyon 677 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 14,3'e yükseldi. Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puan artarak yüzde 53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 67 bin artarken, sanayi sektöründe 16 bin, inşaat sektöründe 34 bin kişi ve hizmet sektöründe 15 bin kişi azaldı.


Yunus Aydın – Uludağ OSB Başkanı
"Acil reçeteye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz
Türkiye ekonomisinin hayati göstergelerinden biri olan sanayi üretimi 12 aydır üst üste daralıyor. Elektriğe ve doğal gaza yapılan zamlar, döviz kurlarındaki yükselmeler bu süreci iyiden iyiye körüklüyor. Sanayicinin elektrik maliyeti, doğalgaz maliyeti, hammadde maliyeti, yakıt maliyeti yüksek. Bu tablo sanayici için umut verici değil kısaca. Ancak üretim olmazsa ülke kalkınamaz ve gelişemez, işsizlik artar, ekonomi daha kötüye gider. Bu nedenle de bu konuda acil reçeteye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. 

Ayhan Korgavuş – Ünver Group YKB
"Enerji maliyetlerinin azaltılması gibi çözümlere ihtiyaç var
Sanayi üretimi verisi büyüme rakamlarının en büyük göstergelerinden bir tanesidir. Üçüncü çeyrek büyümesi için pozitif beklenti, sanayi üretimi verisi ile azalmıştır. Ancak, bu yıl içerisinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın gerçekleştirdiği toplam 7.5 puanlık güçlü faiz indiriminin etkisi yılın geri kalanında, verilerde daha net olarak gözlenebilir diye düşünüyorum. Yıllık büyümede üst üste 3 çeyrek dönemde gözlenen daralmanın ardından 2019'un 4. çeyrek dönemi itibarıyla yeniden pozitif seviyelere geçilmesi için teşvik sisteminin artırılması, iç ve dış talebin canlandırılması, enerji maliyetlerinin azaltılması gibi çözümlere ihtiyaç olduğunu düşünmekteyim. Dünyada yaşanan ticaret savaşları kızıştıkça paranın seyri alternatif alanlara yönelmeye başladı. Özellikle teknolojide yaşanan değişimler buna örnek gösterilebilir. Ülke olarak sanayide yaşanan gerilemenin önüne geçmek istiyorsak mutlaka yerli teknoloji desteklenmeli, tasarımı ve üretimi milli imkanlar dahilinde katma değerli teknolojik ürünler üretmemiz gerekmektedir.

Engin Çetiner - GÖRSİAD Başkanı 
"2019 yılı maalesef birçok üreticiyi zora sokmuştur
Türk makine imalat sektörü, son 20 yılda dünya pazarında önemli bir yer edinmiştir. Özellikle Sac İşleme ve Kontstrüksiyon ile ilgili makinelerde büyük başarılar elde edilmiştir. Son yıllarda artan rekabet gücü ve bölgemizdeki ekonomik ve politik olumsuzluklardan dolayı 2019 yılı maalesef birçok üreticiyi zora sokmuştur. Kurdaki ani artış üretim maliyetlerini arttırmış tüm hammadde ve üretim girdileri fiyatlanmış, ama kurdaki ani düşme üreticinin rekabet gücünü azaltmıştır. İhracatçının kurdaki bu olumsuz dalgalanmadan korunması verilecek en büyük teşviktir. Eğer bir ülke üretemiyorsa dışarı bağımlı olmaktan kurtulamaz. Bir ülkenin gelişmesi ancak üretim yaparak gerçekleşir. Bunun içinde üretime önem verilmeli ve desteklerle bu sektörün gelişmesi sağlanmalıdır. Başta bina yatırım teşviği, makine teçhizat teşviği, yurtiçi ve yurtdışı fuar ve tanıtım desteği imalat sektörün kalkınmasında büyük önem sağlayacaktır. Son yıllada fuar desteklerin sınırlandırılması firmaların yurtdışı fuar katılımlarını azaltmıştır. 2019 yılının ilk yarısında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen yatırım teşvik belgeleri imalat sektörü ilk sırada yer almaktadır. Bu geçte olsa imalat sektörünün gelişmesi için önemlidir. Yatırımda amortisman sürelerinin azaltılması ve gelir vergisinden düşürülmesi oldukça önemlidir. Bunun yanında işçi istihdamında sgk prim desteği firmalara büyük katkı sağlamıştır. Elbette üretimi arttırmak tek başına birşey ifade etmez Ürettiğimizi satmak zorundayız. Buda ancak ihracat ile olur. İhracat içinde kaliteli üretim şart. Firmalar kendi Ar-Ge Merkezlerini kurmadığı zaman üretimde ilerleme kaydedemez. Yurdışı firmaları ile rekabet edemez. Ülkemizde Ar-Ge Merkezleri için teşvikler cazip hale getirilmeli ve ihracat yapan tüm firmalara kolaylıklar sağlanmalıdır. İhracatta ilk hedef ülkemizin komşularıdır. Kültürel benzerlik, pazarlama maliyet düşüklüğü, kolay ve düşük maliyet lojistik, rekabet gücümüzü arttırmaktadır. Maalesef son zamanlarda yaşanan olumsuz gelişmeler, komşularımız ile yapılan ihracatı azaltmış ve firmaları daha uzak ülkelere gitmesine zorlamıştır. Bunun etkisi ise zayıf rekabet gücü ve sonuç olarak düşük kar oranıdır.

Erol Gülmez – NOSAB Başkanı
"Hızlı maliyet artışı olduğunu düşünüyorum
Ülkemiz hem üretime katılabilecek dinamik nüfusun yoğunluğu bakımından hem de hammadde bakımından oldukça zenginken, üretim faaliyetlerinin gerilemesinin sebebini ekonomik koşullar olarak açıklayabiliriz. Üretimin daralmasına sebep olan etkenlerden en önemlisinin, hızlı maliyet artışı olduğunu düşünüyorum. Türkiye gibi ihracat potansiyelinin yüksek olduğu bir ülkede, yönetilemeyen/kontrol edilemeyen maliyet artışları, dış pazarda rekabet gücünün zayıflaması anlamına geliyor. Bunun mali açıdan sanayiciye bedeli olduğu kadar, istihdam edilen çalışana da var. Çünkü üretimin daralmasının bir sonucu da fabrikaların personel çıkarmasıdır. İşsiz kalan her personel, iş sahibiyken bir ailenin ekonomisine katkı sunuyor. Bu açıdan bakıldığında, bu daralma –devam ettiği takdirde- toplumsal bir sorun halini alacaktır. Umarım bu daralma ülkemiz için ciddi boyutta bir sorun halini almadan öz kaynaklarımızla çözülebilir.

Ergun Hadi Türkay - BUSİAD Başkanı
"Büyüme ile ilgili sorunlarımız da kaçınılmaz hale gelecek
Temmuz 2019 döneminde işsizliğin yeniden tırmanışa geçmesi iş dünyası açısından son derece rahatsız edici. Yeni Ekonomik Paket'te işsizlik oranı yıl sonunda yüzde 12'lerin altında hesaplandı.Umarım bu rakama ulaşırız. Aksi halde sosyal sorunlar ve büyüme ile ilgili sorunlarımız da kaçınılmaz hale gelecek. Haziran döneminde yüzde 13 olan oranın, Temmuz döneminde yüzde 13.9'a çıkarak, işsiz sayısının da 4 milyon 596 bine ulaştı. Bu rakamlar ekonomik ve sosyal uyum açısından sürdürülebilir değil. 15-24 yaş arası genç işsizler noktasında da ciddi sıkıntı ortaya çıkıyor. Burada geçen yıl işsiz sayısı yüzde 19.9 iken bu yıl yüzde 27.1'e çıkmış durumda. Gençlerimize acil iş imkanı yaratmak zorundayız. Onların umutsuzluğunu ortadan kaldırmak durumundayız.

Ahmet Özkayan - Ermaksan YKB Vekili ve Genel Müdürü
"Bilgiye ve teknolojiye daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor
Gerek dünya ekonomisindeki dalgalanmalar gerekse de yakın coğrafyamızda yaşanan siyasi gerilimlerin etkisiyle, ülke ekonomimiz zorlu bir süreçten geçiyor. Özellikle son yıllarda gerçekleştirdiği istikrarlı büyüme ivmesiyle dikkat çeken ülkemizin, tüm sektörlerin üretim gücü ve potansiyeli sayesinde, bu süreçten daha da güçlenerek çıkacağına inanıyoruz. Neticede Türkiye, her türlü koşulda üretim temelli büyümek zorundadır. Bu süreçte de üreticilere verilen destek ve teşviklerin artarak devam etmesi çok büyük önem taşıyor. Sektörümüzün daha da büyümesi, yüksek teknolojili ara bileşenlerin üretimi ve yine bu bileşenlerin yerli üretim makinalarda kullanılarak katma değer yaratılması ile mümkün olacaktır.Bu sürekliliği korumak ve sektörün gelişimini daha da artırmak için de makine üreticileri olarak bilgiye ve teknolojiye daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor.Ermaksan olarak da ülke ekonomimize en yüksek düzeyde katma değer sağlayabilmek adına yüksek teknolojiye yönelik yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.


Nilüfer Çevikel – DOSABSİAD Başkanı
"İşsizliğin azalması için üretimi arttırmalıyız
Veriler mutlaka üretimi arttırmamız gerektiğini göstermektedir. Bunun için yerli mali ürünlerin tüketimine yönelmemiz gerekmektedir. İthal ürün tüketimi ve kullanımı mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Döviz kurundaki mevcut durumun ihracatçı lehine olduğu göz önünde bulundurulursa, ihracatta yeni pazarlara yönelmemiz gerekmektedir ki bu da üretimi arttıracak bir başka husustur. İşsizliğin azalması için üretimi arttırmalıyız. Üretimin artması yeni istihdam olanakları yaratacaktır. Ayrıca hep söylediğimiz gibi ülkemizdeki işsizliğin büyük ölçüde sebebi mesleksizlik ve iş beğenmemek sorunundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle mesleki eğitim meselesi mutlaka yeniden ele alınmalıdır.

Ali Hakan Süalp - İnsu Teknik Genel Müdürü 
"Üretim devam ettiği taktirde çok daha olumlu göstergelere ulaşırız
Sanayi üretim endeksi, yaşanan ekonomik gelişmelerin en önemli göstergeleri arasında yer alır ve gelecekle ilgili ekonomiye dair ipuçları verir. Açıklanan sanayi üretim endeksine göre, son aylarda sanayi üretiminde bir düşüş yaşanıyor. Yaşanan finansal dalgalanmalar ve döviz kurundaki ani değişiklikler sonucunda piyasada bir daralma yaşandı. Bütün bunların sonucu da sanayi üretim endeksine düşüş olarak yansıdı. Önümüzdeki aylarda daha iyi verilerin ortaya çıkacağını düşünüyorum. İş dünyası olarak, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması adına var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu aşamada daha fazla üretime yönelmemiz gerekiyor. Üretim devam ettiği taktirde çok daha olumlu göstergelere ulaşırız. Üretim için devletimizin sağladığı teşvik ve desteklerin de büyük önemi var. Bu nedenle devletimizin yeni destek paketlerini devreye sokması ve yeni yatırımların önünü açacak hamlelerde bulunması iş dünyasına hareket getirecek ve çok daha güzel günlerin yaşanmasına neden olacaktır. Türkiye ekonomisinin güçlü bir altyapısı var. Bu bir avantaj. Daha çok üreterek, daha çok ihracat yaparak ve katma değer yaratarak ekonomik olarak çok daha iyi seviyelere ulaşacağımıza inanıyorum.


İskender Ulusay - Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı
"Uzun vadeli sürmeyeceğini düşünüyorum
Başta yakın coğrafyamız olmak üzere tüm dünya genelinde yaşanan çeşitli siyasi ve ekonomik sıkıntılardan, ülke ekonomimiz de yakından etkileniyor. Özellikle kur kaynaklı girdi ithalatının küçülmesi bazı emtiaların temininde çeşitli zorluklara neden olurken, bu durum şirketlerin faaliyetlerinde aksamalara neden oluyor. Her şeye rağmen sanayi üretim endeksinde ağustos ayına ilişkin çıkan tablonun, uzun vadeli sürmeyeceğini düşünüyorum. Bu noktada, sanayicilerin yatırım isteğine karşılık devletimizin sağladığı teşvikler, uygulama etkinliği ve gerekli güncellemelerin yapılması son derece önemli. Bununla birlikte, Aktaş Holding olarak da global stratejik planlarımız kapsamında adım adım ilerliyoruz. Mevcut pazarlardaki payımızı artırarak, yeni pazarlara giriş yapma hedefindeyiz. Yeni ürün grupları için farklı projeler geliştirmeye de devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde toplam iş hacmimizde, yurtdışı pazarlardaki talep doğrultusunda %70'lik büyüme planlıyoruz. Başta ana iş kolumuz havalı süspansiyon sistemlerimiz olmak üzere, kapasite yatırımlarını geçtiğimiz yıllarda tamamladığımız izolasyon membran ve endüstriyel hortumların dağıtım kanallarını çeşitlendirmeye genişletmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki 5 yılda da ciromuzu 250 milyon dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Tüm amacımız; faaliyet gösterdiğimiz her alanda sürdürülebilir değerler ortaya koyabilmektir.


Hasan Moral – Moral Tekstil YKÜ 
"2017 yılından bu yana sanayi üretiminde yavaşlama var
Sanayi üretimi verileri ekonomi ile ilgili önemli göstergelerden bir tanesi. Maalesef 2017 yılından bu yana sanayi üretiminde yavaşlama var. Bunda küresel ekonomide yaşanan yavaşlama özellikle önemli ticaret partnerimiz olan ülkelerin ekonomilerinde yaşanan daralmaların önemli payı var. Bununla birlikte geçen ağustos ayında yaşadığımız ekonomik saldırı, maalesef Türkiye ekonomisinde önemli izler bıraktı. Yüksek faiz ve artan maliyetler özellikle enerji maliyetlerinde yaşanan yüksek artışlar sanayi üretiminde düşen kar marjları sonrası işletmelerin küçülmeye gitmeleri ve yatırımlarını ötelemeleri sanayi üretim rakamlarını olumsuz etkilemiştir. Son gelen ağustos verileri önümüzdeki aylarda da toparlanmanın yavaş kalacağının bir göstergesi. Sanayi üretimi ülke ekonomisi ve refahı için çok önemli; son aylarda faizlerin düşmeye başlaması önemli ancak tek başına ekonominin canlanması için yeterli olmadığı aşikar İç talebin canlanması ve tekrar yatırım ortamının sağlanması için öncelikle zamana, güvene ve istikrara ihtiyacımız var. Bir süre daha ülke ekonomisinde temkinli ve düşük kapasiteli seyir devam edecek gibi gözükmekte. 


Anıl Yücetürk - Maysan Mando Genel Müdürü
"Otomotiv sanayindeki büyüme diğer sanayileri de pozitif etkiliyor
Dolar/Euro bazlı piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünya ölçeğinde yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizlikler, kuşkusuz ülke ekonomimizi de yakından etkiliyor. Öncelikle, büyümenin öncü göstergelerinden biri olan sanayi üretim endeksinde yaşanan bu azalmanın uzun vadeli olarak devam etmeyeceğini düşünüyorum. Nitekim içerisinde bulunduğumuz otomotiv endüstrisi, her yıl ciddi bir büyüme gerçekleştiriyor. Otomotiv sanayindeki büyüme diğer sanayileri de pozitif etkiliyor. Dolayısıyla sektörümüzün, küresel düzeydeki ekonomik dalgalanmalara rağmen ülkemizdeki lokomotif sektör olma rolünü sürdürmeye devam ettiğini görüyoruz. Ülke olarak, AR-GE'ye önem verip yüksek teknolojiye sahip ürünler geliştirerek çok daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum. Neticede ülkemizin daha da gelişip kalkınması ve ekonomimizin daha iyi noktalara ulaşması için üretim ve teknoloji temelli ilerlemek durumundayız. Bu noktada, Maysan Mando olarak da AR-GE öncelikli üretim çalışmalarımızla dünyanın dört bir yanına yenilikçi ürünlerimizi ulaştırırken, ülke ekonomimize en yüksek düzeyde katma değer sağlama hedefindeyiz. 30 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz DOSAB'taki yeni fabrikamızın da katkısıyla, ülkemizdeki amortisör gücünü daha da güçlendirmeyi ve büyüme ivmemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.

Sayı: 1221 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
36
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?