banner8

banner13

banner6

Ekonomideki değişim pazar iklimini değiştirdi

Ekonomideki değişim pazar iklimini değiştirdi

İNCELEME 29.07.2019, 21:00 29.07.2019, 21:00
Ekonomideki değişim pazar iklimini değiştirdi
Elif Didem DANACIOĞLU

Türkiye'nin temel ihracat pazarlarının bazılarında haziranda yine göreli olarak zayıf büyüme görüldü. Mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak açıklanan verilere göre, mayısta 51,9 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, geçen ay 51,5 oldu. Türk imalatçılarının ihracat koşullarında ılımlı düzeyde iyileşmeye işaret etmeyi sürdürmekle birlikte endeks, son 6 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti.

İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı Türkiye İhracat İklimi Endeksi'nin mayıs ayına ait sonuçlarının bir önceki aya göre düşüş göstermesi, genel anlamda dünya ekonomisinde yaşanan durgunlukla paralel olarak ifade eden iş dünyası, 2019 ilk çeyreğinin sonunda yaşanan gelişmeler de Türk imalatçılarının ihracat pazarlarının coğrafi açıdan çeşitlilik yaşamasının önemini net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Rusya pazarlarındaki etkinlik Türk ihracatçılar açısından her geçen gün artıyor. ABD pazarı ise iç dinamiklerinde büyüme destekli talep artışını sürdürüyor, Meksika ve Çin ile dış ticaret daralması Kuzey Amerika organizasyonu olan şirketlere fırsatlar sunuyor. Bu durum, Avrupa tarafındaki talep zayıflığının yarattığı boşluğun doldurulması noktasında önemli bir etken olabilir. Keza Çin tarafındaki istikrarlı büyüme de bu yönde seyrederse, önümüzdeki tablonun daha olumlu olabileceği düşünülüyor. Üretim süreçlerinde yeniliği ve katma değeri odağına alan firmaların, gelecekte çok daha fazla öne çıkacağını ifade eden iş dünyası, küresel ekonomide yaşanan duraklamalara rağmen ihracatçı firmaların dünya ölçeğindeki yeni pazar arayışlarına devam etmesi ve negatif tablodan etkilenmeden, üretmeye devam etmesi gerektiğinin altını çizdi. Almanya'nın ekonomik aktivitesi mayıs ayındaki ile aynı hızda büyüdü. Benzer bir durum İspanya için de geçerli olurken, İtalyan şirketlerinde de aktivite üst üste ikinci ay yatay seyretti. Türk imalat sanayi ihracatından yaklaşık yüzde 5 pay alan Fransa'da ise görünüm daha pozitif seyrederek, üretim son 7 ayın en güçlü artışını gösterdi. ABD'de ekonomik aktivite mayısta son 3 yılın en yavaş artışını gösterdikten sonra haziranda hafif ivme kazandı ancak büyüme yine de ılımlı düzeyde kaldı. Kanada'da ise imalat sanayi üretimi son 3,5 yılın en yüksek oranında geriledi. Orta Doğu, yılın geride kalan kısmında olduğu gibi haziranda da talep açısından hızlı bir iyileşme sergiledi. İş dünyası, Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen öncü göstergelerden biri olan İSO Türkiye İhracat İklimi Endeksi'nin, nisan ayında 52,2 seviyesindeyken mayısta 51,9 seviyesinde gerçekleşmesi, ihracat pazarlarındaki Türk markalarının etkinliği açısından negatif bir tablo olarak karşılarına çıktığını ifade etti. Bu noktada, global ekonomik koşulların zayıf kalması ve küresel piyasaları yakından etkileyen gelişmelerin, Türkiye'nin kilit ihracat pazarlarındaki büyüme ivmesini sınırlandıran faktörler arasında yer aldığı ifade edildi. Çünkü baktığımızda, bu yılın başından itibaren birçok Avrupa ekonomisinde de büyümenin yavaşlaması söz konusu. "Ancak ülkemiz açısından, mayıs ayında ortaya çıkan tablonun uzun vadede bu şekilde devam edeceğini düşünmüyorum diyen iş dünyası, Türkiye'nin bir üretim ülkesi olduğunun altını çizdi. Küresel ekonomik koşulların göreli olarak zayıf kaldığı mayısta, Türk imalatçılarının da temel ihracat pazarlarının çoğunda büyüme yavaşladı veya yatay seyretti. Bunun sonucunda ihracat koşullarındaki iyileşme ivme kaybetti. Mayıs ayındaki yavaşlama görünümünün arkasındaki temel faktörlerden biri, Türkiye'nin imalat sektörü ihracatının yüzde 5'ini yaptığı ABD'de büyümenin hız kesmesi oldu. ABD'deki ekonomik aktivite, mayıs ayında oldukça hafif artış kaydetti ve bu artış son 3 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Hem imalat hem de hizmet sektörlerinde daha düşük oranlı büyüme kaydedildi. Bu yılın başından itibaren birçok Avrupa ekonomisinde de büyüme yavaşlama sergilemişti. Mayıs ayında da büyüme ılımlı düzeyde gerçekleşti.
İSO TÜRKİYE İHRACAT 
İKLİMİ ENDEKSİ 
HAZİRANDA 51,5 OLDU
İSO tarafından Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen öncü gösterge olan Türkiye İhracat İklimi Endeksi'nin haziran ayı sonuçları açıklandı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak açıklanan verilere göre, mayısta 51,9 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, geçen ay 51,5 oldu. Türk imalatçılarının ihracat koşullarında ılımlı düzeyde iyileşmeye işaret etmeyi sürdürmekle birlikte endeks, son 6 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti.
AVRUPA'DA BÜYÜME
ZAYIF, ABD'DE ILIMLI
Türkiye'nin temel ihracat pazarlarının bazılarında haziranda yine göreli olarak zayıf büyüme kaydedildi. Almanyanın ekonomik aktivitesi mayıs ayındaki ile aynı hızda büyüdü. Benzer bir durum İspanya için de geçerli olurken, İtalyan şirketlerinde de aktivite üst üste ikinci ay yatay seyretti. Türk imalat sanayi ihracatından yaklaşık yüzde 5 pay alan Fransa'da ise görünüm daha pozitif seyrederek, üretim son 7 ayın en güçlü artışını kaydetti. Hem Hollanda hem de Yunanistan'da büyüme hızı mayıs ayına göre yavaşladı. Birleşik Krallık ekonomisi ise haziranda daralma bölgesine girerek, aktivite Temmuz 2016'dan beri ilk kez gerileme kaydetti. İkinci çeyreğin sonunda Kuzey Amerika'da da zorlu talep koşulları gözlendi. ABD'de ekonomik aktivite mayısta son 3 yılın en yavaş artışını gösterdikten sonra haziranda hafif ivme kazandı ancak büyüme yine de ılımlı düzeyde kaldı. Kanada'da ise imalat sanayi üretimi son 3,5 yılın en yüksek oranında geriledi. Orta Doğu, yılın geride kalan kısmında olduğu gibi haziranda da talep açısından hızlı bir iyileşme sergiledi.
ÇİN'DEKİ ARTIŞ SON 8 AYIN EN DÜŞÜK ORANINDA
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'da ekonomik aktivite güçlü artış kaydetti. Buna karşılık Mısır ve Katar daralma bölgesinde kaldı. Nijerya ve Uganda gibi bazı Afrika ekonomilerinde aktivite belirgin bir şekilde arttı ancak Türk imalat sektörü ihracatının çok düşük bir kısmını oluşturdukları için bu ülkelerin endeks üzerindeki etkileri sınırlı kaldı. Asya ekonomileri haziranda ılımlı düzeyde büyüme kaydetti. Dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olan Çin'de üretim artışı son 8 ayın en düşük oranında gerçekleşirken, burada ABD ile yaşanan ticaret geriliminin etkileri belirleyici oldu. Japonya ve Hindistan'ın talep koşullarında ise sınırlı düzeyde iyileşmeler gerçekleşti.Açıklamada görüşlerine yer verilen IHS Markit Direktör Yardımcısı Andrew Harker, şunları kaydetti: "Türk imalat sektörü ihracatının haziranda PMI verilerine göre yeniden büyüme bölgesine geçmesi, genel olarak zayıf seyreden küresel talep koşullarına rağmen gerçekleşti. Zira ana ihracat pazarlarındaki büyüme oranları, 2018 yılı düzeylerinin altındaki seyrini sürdürüyor. Dolayısıyla Türk imalatçılarının satış düzeylerini korumaya yönelik çabaları rekabetçi fiyatlamadan
destek bulmuş gözüküyor.

Pınar Taşdelen Engin - UTİB Başkanı
"Ülkemizin ihracat ve dış ticaret fazlası hedeflerine her yıl olduğu gibi bu yıl da önemli bir katkıda bulunuyor olmaktan dolayı mutluyuz. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliğimizin 2018 yılında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Romanya ve Fas oldu. Bu ülkelere dolar bazında sırasıyla %7, %23, %4, %8 ve %10 ihracat artışı kaydettik. Ocak-Mayıs 2019 döneminde ise ihracatımızda ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, Romanya, Birleşik Krallık, ABD ve İspanya oldu. Bu ülkelere dolar bazında sırasıyla %7, %23, %4, %8 ve %10 ihracat artışı kaydettik. Almanya ve ABD'ye %11 ve %7 azalış meydana gelirken Romanya Birleşik Krallık ve İspanya'ya %3, %3 ve %2 artış gerçekleşti. Mayıs ayında ise artış trendi tekrar ortaya çıktı.Siyasi alanda zaman zaman gerginlikler gözlemlense de ticaret hız kesmiyor. Avrupa tekstil konusunda Türkiye'nin lojistik pozisyonuna, hızlı ve hatasız servis anlayışına ihtiyaç duyuyor. Toplam tekstil ihracatımızın %50 si ve toplam hazır giyim ihracatımızın %71 i Avrupa Birliğine yapılıyor. Avrupa Birliği ülkeleri hem hazır giyimde hem de tekstil sektöründe ülkemizin ilk sıradaki partneri olmaya devam edecek.Türkiye'nin ABD ile karşılıklı olarak tekstil ve hazır giyim dış ticaret toplamı ve buna ilaveten ABD'li şirketlerin üretim yaptıkları çok sayıda ülke ile ticaretimiz her geçen yıl artış göstermekte. Bunun bizim için anlamı; ABD ve Türkiye bu sektörde birbiri için önemli ülkeler olduğunu gitgide daha iyi anlıyor. Bizler de bu bağlamda karşılıklı ticaret ve işbirliği imkânlarını geliştirmeye devam edeceğiz.Bir başka olmazsa olmaz pazarımız Rusya. Türkiye'nin Rusya'ya tekstil ihracatı 2011, 2012, 2013 yıllarında 1 milyar doların üzerinde idi. 2016 yılında bu rakam 57 milyon dolar ve 2017 yılında 97 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2018 yılında ülkemizden Rusya'ya toplam tekstil ihracatımız %111 artış ile 206 milyon dolar bandına yükseldi. Rusya'daki başarılı pozisyonumuzu tekrar kazanma potansiyelimiz çok yüksek. Rusya'nın sektörümüz için öneminin farkındayız ve bu pazarda milli katılım vb. etkinliklerimize devam ediyoruz.Çin başta olmak üzere Asya kıtasındaki gelişmeleri dikkatle takip etmemiz ve değerlendirmemiz gerektiği bir dönemdeyiz. ABD'li ve Avrupalı büyük hazır giyim şirketlerinin Asya'daki üretim merkezlerine gerçekleştirdiğimiz satışlarda olumlu gelişmeler gözlemliyoruz. Son dönemde Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Vietnam ve benzeri birçok bölgeye Türkiye'den yapılan tekstil ihracatımızın 5-10 kat arttığını görüyoruz. Afrika kıtasını da ayrıca değerlendirmek gerekiyor. UTİB olarak 2018 yılında Afrika Kıtası en fazla ihracat yaptığımız ikinci kıta oldu. %25 artışla 167 milyon dolar ihracat yaptık. Ülkemizden Afrika'ya yapılan toplam tekstil ihracatı da %12 artış ile 937 milyon dolar düzeyine yükseldi. Bu kıtada bizim için en önemli pazarlar Mısır Fas ve Tunus. Bu Kuzey Afrika ülkelerinde hem tekstil - hazır giyim üretim faaliyetleri geniş çaplı hem de limanlar dolayısıyla ticarette önemli noktalar.Uluslararası ticaret, karşılıklı işbirliği prensibine dayandığı için, ülkeler arasındaki siyasi gerilimlerin ortadan kaldırılmasında özellikle 2. Dünya savaşından bu yana önemli bir rol üstleniyor. Bizler de hem yurt içi hem de yurt dışında gerçekleştirdiğimiz ve uluslararası nitelik taşıyan pek çok etkinlikle bu sürece katkıda bulunuyoruz.


Ahmet Özkayan - Ermaksan YKB Vekili ve Genel Müdürü
"Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen öncü göstergelerden biri olan İSO Türkiye İhracat İklimi Endeksi'nin, nisan ayında 52,2 seviyesindeyken geçen ay 51,9 seviyesinde gerçekleşmesi, ihracat pazarlarındaki Türk markalarının etkinliği açısından negatif bir tablo olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada, global ekonomik koşulların zayıf kalması ve küresel piyasaları yakından etkileyen gelişmelerin, Türkiye'nin kilit ihracat pazarlarındaki büyüme ivmesini sınırlandıran faktörler arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Çünkü baktığımızda, bu yılın başından itibaren birçok Avrupa ekonomisinde de büyümenin yavaşlaması söz konusu. Ancak ülkemiz açısından, mayıs ayında ortaya çıkan tablonun uzun vadede bu şekilde devam edeceğini düşünmüyorum. Nitekim Türkiye bir üretim ülkesi. Üretim süreçlerinde yeniliği ve katma değeri odağına alan firmaların, gelecekte çok daha fazla öne çıkacağı ortadadır. Bunun için de yerli ve milli öncelikli üretim anlayışıyla hareket edip, topyekûn şekilde teknoloji geliştirmeye odaklanmamız faydalı olacaktır. Dolayısıyla küresel ekonomide yaşanan duraklamalara rağmen ihracatçı firmalarımızın dünya ölçeğindeki yeni pazar arayışlarına devam etmesi ve negatif tablodan etkilenmeden, üretmeye devam etmesi gerekiyor.

Uğur Pehlivanküçük - UPK Otomotiv YKB
"Evet bu yılda 2018 yılında başlayan düşüş seyri 2019 içinde sürüyor. Rekabetçi fiyat sunma şansımız bir yere kadar. İşçilik, kira, enerji fiyatları, hammaddelerin artışının Euro ve USD'ye bağlanması rekabetçiliğimizi de sınırlıyor. Bu yıl geçen yıl seviyelerini yakalarsak iyi diyebileceğimiz bir yıl olacak.Bu konuda çok iyimser değiliz.

Ali Hakan Süalp - İnsu Teknik Genel Müdürü
"Mayıs ayında Türk imalatçılarının temel ihracat pazarlarının çoğunda büyümenin yavaşlamasına bağlı olarak ihracat koşullarında iyileşme ivme kaybetti. Bu durumda Türkiye'nin imalat sektörü ihracatı yaptığı ülkelerdeki büyümenin hız kesmesi oldukça etkili oldu. Şöyle ki, 2019 yılı itibari ile birçok Avrupa ekonomisinde büyümede yavaşlık yaşandı. Doğal olarak büyümedeki yavaşlık Türkiye'ye de bir şekilde etki ediyor. Diğer ülkelerde yaşanan birtakım sıkıntıların ülkemize yansıması söz konusu. Ancak Türk iş dünyası atacağı kararlı adımlar, yaptıkları çalışmalarla küresel ekonomideki yavaşlamanın olumsuz etkilerini değiştirecek ve başarılı çalışmalara imza atacaktır. Hükümetimizin sağladığı destek ve teşviklerle birlikte çok daha başarılı çalışmaların hayata geçeceğine inanıyorum. Buna bağlı olarak verilerde de olumlu gelişmeler yaşanacaktır.

Vehbi Varlık - İnoksan YKB
"Dünya ekonomisinde büyümenin hız kaybetmesi ve gelecek yıl görünümünün de bozulmasıyla birlikte, ihracatçı için de koşullar zorlaşmaya başladı. Büyüme yavaşlamasına ek olarak dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında yaşanan ticaret savaşları da ayrı bir sorun. Ortaya çıkan, yeni korumacılık anlayışı da, ülkeler bazında gümrük vergilerinin ve gümrük tarifelerinin artması sonucunu doğurmaktadır. Bu gelişmelerin tümü ihracatçıların engelli koşusundaki aşılacak engel sayısını gün geçtikçe arttırmaktadır. Türkiye'de kur yükselişleri belirli bir seviyeye kadar ihracatı desteklerken, oynaklık ve girdi maliyetlerinde değişmeler ise olumsuzluk yaratmaktadır. Bazı pazarlarda yaşanan özel sorunlar da (brexit süreci ve otomotiv endüstrisindeki gelişmeler) otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde zorluklar yaratmaktadır.

İskender Ulusay - Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı
"İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı Türkiye İhracat İklimi Endeksi'nin mayıs ayına ait sonuçlarının bir önceki aya göre düşüş göstermesi, genel anlamda dünya ekonomisinde yaşanan durgunlukla paralel diye düşünüyorum. Tabii 2019 ilk çeyreğinin sonunda yaşanan gelişmeler de Türk imalatçılarının ihracat pazarlarının coğrafi açıdan çeşitlilik yaşamasının önemini, net bir şekilde ortaya koydu diyebiliriz.Çünkü baktığımızda Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Rusya pazarlarındaki etkinlik Türk ihracatçılar açısından her geçen gün artıyor. ABD pazarı ise iç dinamiklerinde büyüme destekli talep artışını sürdürüyor, Meksika ve Çin ile dış ticaret daralması bizim gibi Kuzey Amerika organizasyonu olan şirketlere fırsatlar sunuyor. Bu durum, Avrupa tarafındaki talep zayıflığının yarattığı boşluğun doldurulması noktasında önemli bir etken olabilir. Keza Çin tarafındaki istikrarlı büyüme de bu yönde seyrederse, önümüzdeki tablonun daha olumlu olabileceğini düşünüyorum.

Müfit Yavuz - Has Tavuk Yumurta Civciv Faaliyetleri Genel Müdürü

"Türkiye'deki yumurta üreticilerinin ihtiyacı olan ve ana civciv üreten, yaklaşık %70 pazar payına sahip ihracatçı bir firmayız. Irak, Mayıs ayına kadar haftalık yaklaşık 300 tır ihracat gerçekleştirdiğimiz bir pazardı. Üretilen yumurtaların % 90'ını tek bir ülkeye ihrac etmek ciddi bir riskti. Şuanda üretici sıkıntıda, çünkü ciddi bir pazar kapısı bir anda kapandı. Yumurta arz miktarı çok yüksek. İhrac edilecek olan mal, iç piyasaya dönmek zorunda kaldı. Tüm bu sebeplerden dolayı yumurta fiyatları, maaliyetlerinin altında müşteriyle buluşuyor. Bu,üreticinin kaldırabileceği bir durum değil. Üretici alternatif pazarlarla ilgili; özellikle Körfez Ülkeleri ve Katar, Dubai gibi Arap ülkelerine ihracat yapmaktadır. Sektör, arz ile talebin dengeye geldiği noktada belli bir düzende tekrar kendini gösterecektir. Güçlü dinamikleri olan bir sektördeyiz. Firmamız sadece Irak pazarına ihracat yapmamaktadır. Afrika, Çin ve Uzak Doğu ülkelerine kadar uzanan pazarlarla ilgilide girişimleri bulunmaktadır.

Sayı: 1210 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?