banner8

banner6

banner11

2021 yeni umutlarla geliyor

Pandeminin gölgesinde geçen 2020 yılı ekonomik ve sosyal anlamda derin etkiler bıraktı. Virüse karşı aşının bulunmasıyla birlikte 2021 yeni umutlarla geliyor.

İNCELEME 04.01.2021, 20:30 04.01.2021, 20:30
2021 yeni umutlarla geliyor
Pandeminin gölgesinde geçen 2020 yılı ekonomik ve sosyal anlamda derin etkiler bıraktı. Virüse karşı aşının bulunmasıyla birlikte 2021 yeni umutlarla geliyor.
İş dünyası pandemi nedeniyle aldığı yaraları yeni yılda sarmak istiyor.

Yakup CANBOLAT
Bursa Valisi

Hüzünleri, sevinçleri ve yaşanan acı tatlı hatıraları ile gerek ülkemiz gerekse dünya için birçok önemli gelişmeye sahne olan bir yılı daha geride bırakıyor yeni bir yıla giriyoruz. 2021 yılının başta sağlık olmak üzere barış, huzur ve mutluluklar getirmesini temenni ediyorum.
Geride bıraktığımız 2020 koronavirüs salgını başta olmak üzere pek çok zorlukla sınandığımız bir yıl oldu. Tüm insanlık olarak sağlığımızın ne kadar değerli olduğunu, hayatta herşeyin başının sağlık olduğunu bir kez daha öğrenmiş olduk.
Zor koşullara rağmen elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalıştığımız bu dönemde umudumuzu canlı tutarak, karamsarlığa kapılmadan, vatandaşlarımızın geleceğe ümit ve güvenle bakmalarını sağlamak amacıyla toplumun tüm kesimleriyle işbirliği içerisinde daha fazla çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, yeni yılın ülkemize, milletimize, tüm insanlığa sağlık, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini temenni ediyor, Bursalı hemşehrilerimizin yeni yılını kutluyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Alinur AKTAŞ
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz ve Bursa’mız da 2020 yılını küresel bir salgının pençesinde geçirdi. Salgınla mücadelede tüm yerel yönetimlerde olduğu gibi Bursa Büyükşehir Belediyemiz de ekonomik anlamda etkilendi. Ulaşımdan altyapıya, tarihi kültürel mirastan çevreye kadar her alanda yatırımlarımızı sürdürürken, enerjimizin büyük bir bölümünü ise pandemi ile mücadele ve süreçten olumsuz etkilenen esnaf ve vatandaşlara sosyal desteklere ayırdık. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin etrafının açılması, yeni ulaşım yatırımları, halkımızın nefes alacağı yeşil alanlar başta olmak üzere Bursa’mızı geleceğe taşıyacak projelerimiz 2021 yılında da hız kesmeden devam edecek. Salgınla mücadele konusundaki kararlılığımız da tek bir vaka görülmeyince kadar devam edecek. Bu vesileyle 2021 yılının başta şehrimiz ve ülkemiz olmak üzere tüm insanlığa sağlık ve huzur getirmesini diliyorum.

Mustafa DÜNDAR
Osmangazi Belediye Başkanı
2020 yılı, ne yazık ki tüm dünya için yakın tarihte eşine az rastlanır bir yıl oldu. Depremler, ekonomik krizler yetmezmiş gibi sosyal ve ekonomik hayatımızda büyük zorluklar ve belirsizliklere neden olan korona salgını ile mücadele etmek zorunda kaldık.
Bu zor dönemin en büyük güvencesi ve gücü, yine birlik ve beraberliğimiz olacak. Biz tedbirleri alacağız, kurallara uyacağız. El ele verip bu zorluğun da üstesinden geleceğiz.
Osmangazi Belediyesi olarak 13 Mart tarihinden itibaren ilaçlama, temizlik ve dezenfeksiyon seferberliği başlattık. Halkımızın sağlığını korumak için maske, mesafe ve temizlik denetimlerimizi en üst seviyeye çıkardık.
İş yerlerini kapatmak zorunda kalan esnafımız, gündelik ücretle geçinen çalışanlarımız ile yalnız yaşayan 65 yaş üstü büyüklerimiz ve kronik hastalıları olanlar başta olmak üzere tüm ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sosyal yardımlarla destek olduk.
Bir yandan korona salgını ile mücadele ederken diğer yandan da aydınlık yarınlar için, Osmangazi’mize değer katacak projelerimizi tamamlamak için çalışmalarımızı ara vermeden sürdürdük. Çünkü, Osmangazi değişiyor, gelişiyor ve hayat daha da güzelleşiyor. Ülke ve millet olarak bugüne kadar her türlü sıkıntının ve zorluğun üstesinden birlik, beraberlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılarak geldik. Bu koronavirüs tehdidini de aynı şeklide yeneceğiz.
Evet, aydınlık yarınlar bizi bekliyor. Yeter ki, biraz daha sabırlı ve dikkatli olalım. Tedbir kuldan, takdir Allah'tandır. 2021 yılının hepimize sağlık, bereket ve huzur getirmesini diliyorum.

Oktay YILMAZ
Yıldırım Belediye Başkanı
2019’da ilan ettiğimiz tasarruf yılında sağladığımız kazanımlar 2020’de etkisini göstermeye başladı. Fen İşleri Yılı ilan ettiğimiz 2020’de yoğun çalışmalarla Yıldırım’ı şantiyeye çevirdik. 86 bin ton asfaltı, sokaklarımızla buluşturduk. Bütün dünyayı etkisi altına alan pandemi şartlarına rağmen belirlediğimiz hedefleri aştık. 2021’de bu çalışmalarımız artarak devam edecek. Pandemi süreci ile birlikte hemşerilerimizden katı atık bedeli almayacağımızı açıklayan ilk belediye olduk. Şimdi hemşerilerimize destek olmak adına önemli bir adım daha atıyoruz. Biz 2019, 2020 ve 2021 yılında yapılan ve yapılacak tüm asfalt çalışmalarımız için hemşehrilerimizden herhangi bir bedel tahsil etmeyeceğiz ve tahakkuk ettirmeyeceğiz.
Ama en önemli çalışmalarımız imar ve kentsel dönüşüm alanında oldu. Girişimlerimizle imar kanununda değişikliğe gidildi. ‘Sessiz bir devrim’ olarak nitelediğimiz bu değişiklikle ısrarla istediğimiz talepler de yerine geldi. Çok sayıda vatandaşımızın tapu ile mağduriyetleri giderildi. Kentsel dönüşüm ile ilgili çalışmalarımız Büyükşehir Belediyesi ve özel sektör işbirliği ile başladı. Sosyal yaşam alanları da bizim için önemli. Biz ‘Çok Yeşil Yıldırım’ diyerek 700 bin metrekare yeşil alan demiştik. 700 bin metrekarelik baremimizi artıracağız inşallah. Pandemi sürecinde gördük ki herkes açık havada olmak istiyor. Dolayısıyla doğru bir yaklaşımı ortaya koyduğumuzu bu salgın süreci de göstermiş oldu. Biz bu anlamda hem büyük kent parkları hem de mahallelerde küçük parklar yapacağız. Hemşehrilerimizle birlikte daha yaşanılabilir, daha müreffeh bir ilçe inşa ediyoruz. Yıldırım 2021’den umutlu. Projelerimizin şekil alacağı bir yıl olacak 2021’in ülkemize, kentimize, ilçemize ve tüm insanlığa sağlık başta olmak üzere huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.

Turgay ERDEM
Nilüfer Belediye Başkanı

Ülke olarak çok zor bir yıl geçirdik. Koronavirüs pandemisinin yarattığı endişe, korku ve sıkıntılar sonucu, doğal olarak önceliklerimiz değişti. 2020 yılında sağlık en büyük önceliğimiz oldu. Yeni yıldan en büyük beklentimiz elbette sağlık. Pandeminin bir an önce sona ermesini ve tüm dünyada salgın hastalığın yarattığı endişenin de tarihe gömülmesini diliyoruz. Hayatın her alanında normalleşmeyi, istihdamın artmasını ve ekonomik krizin hafiflemesini diliyoruz. Yeni yılda bizim en büyük amacımız Nilüfer’i daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir kent kılmak. Bunun için çalışacağız. 2021 yılının hepimiz için sağlıklı ve güzel başlangıçlar getirmesini umut ederek, tüm vatandaşlarımızın yeni yılını kutluyorum. Ülkemiz için, tüm dünya ve tüm insanlık için; sağlık, huzur, barış, adalet, özgürlük, hoşgörü, bolluk ve sevgi dolu bir yıl diliyorum.

Hayri TÜRKYILMAZ
Mudanya Belediye Başkanı

Koronavirüs salgını ile birlikte ülke genelinde sosyal belediyeciliğin önemi bir kez daha anlaşıldı. Umutlu, mutlu yarınlarda yine meydanları, sahilleri, sokakları, parkları hep birlikte dolduracağız. Mudanyamızda her şey yine çok güzel olacak. Daha mutlu, daha sağlıklı bir gelecek için bugünden sorumlu davranan, çağrılarımıza uyarak evinde kalan, kendini, sevdiklerini, çevresini düşünen Mudanyalı hemşerilerime yürekten teşekkür ediyorum. Daha nice yıllar Mudanyalı hemşerilerim için birlikte çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Bambaşka bir imtihandan geçtiğimiz, her şeyin değerini daha iyi kavradığımız bir yıl olan 2020’yi geride bırakıyoruz. Bu süre içerisinde bir yandan değerli hemşerilerimin sağlığı için kentimizin dört bir yanında gece gündüz çalışırken, bir yandan da söz verdiğimiz projelerimizi sizlerle buluşturduk. 2021 tarih, kültür, tarım ve turizm kenti Mudanyamızın yılı olacak. 2021’de daha çok umut, daha çok cesaret bizlerle olsun. İçiniz rahat olsun, biz görevimizin başındayız.



Mustafa IŞIK
Gürsu Belediye Başkanı
Yeni yılda, çok özlediğimiz eski normallerimizle yaşama koşullarımıza kavuşmamızı diliyorum. Aydınlık yarınlarda, sağlık, huzur ve mutluluk içinde, yeni umutlarla, hep birlikte yaşama temennisiyle, yeni yılımız kutlu olsun.

 

 

Önder TANIR
Kestel Belediye Başkanı
Anıları, acıları ve sevinçleriyle bir yılı daha geride bırakarak; yeni ümitlerin taptaze ve canlı olduğu yeni bir yıla merhaba diyoruz. Hem ülkemizde hem coğrafyamızda hem de tüm dünyada barış, dostluk ve kardeşliğin kalıcı temellerinin atıldığı, hastalıksız, acısız ve hüzünsuz, güzelliklerle dolu bir sene geçirmemizi ümit ediyorum. 2021 Yılının tüm insanlığın ortak sorunlarının çözülmesi için yeni bir başlangıç oluşturmasını diliyor, saygılarımı ve en iyi dileklerimi sunuyorum.
Yeni yıl, bize umutlu başlangıçlar ve geride bıraktığımız yılın muhasebesini yapma imkânını sunuyor. Ortak akılla hareket eden, çevik ve etkili belediyecilik anlayışıyla, Kestel’imize hizmet vermek için gerekli alt yapımızı ve çalışma stratejimizi hazırlayarak 2020 yılını tamamladık. Yeni yıla zinde ve yeni projelerin, atılımların heyecanı içinde giriyoruz. 2021 yılında yapacağımız, planladığımız ve tamamlayacağımız projelerin değerlendirmesini yaptık.
2021 yılı, Kestel’e ciddi katkı sunacak ve marka değeri katacak projelerin hayata geçeceği, temellerin atılacağı bir ‘Proje Yılı’ olacak. Hayata geçireceğimiz projelerimiz ile, hemşerilerimizin kalbine, gönüllerine dokunacağız ve daha yaşanabilir bir Kestel inşa edeceğiz. İlçemizin refahına, halkımızın mutluluğuna olumlu katkı sağlayacak yepyeni hizmetler üretmek öncelikli hedefimiz olmaya devam edecek. Bu uğurda atılan her türlü adımı, tasarlanan projeleri destekleyeceğiz. Göreve geldiğimiz günden bu yana, hemşehrilerimizin talep ve önceliklerini dikkate alan bir hizmet anlayışı içerisinde olduk. Şükürler olsun ki, 2020 yılını geride bırakırken alnımız açık, yüzümüz ak ve vicdanımız huzurlu. Yeni yılın, yuvalarımızda, ilçemizde ve ülkemizde esenlik, huzur ve sevince vesile olmasını Râbbim'den niyaz ediyorum. Hep birlikte, nice güzel ve sağlıklı yıllar yaşamak ümidiyle.



Ali ÖZKAN
Karacabey Belediye Başkanı
2020 yılı pandemi dolayısıyla tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de oldukça yıpratan bir dönem oldu. Baktığımızda haziran ayıyla birlikte başlayan normalleşme sürecinden itibaren ülkemiz, diğer ülkelere kıyasla bu süreçte çok daha hızlı şekilde toparlanmayı başardı.
Özellikle 2023 hedeflerine ulaşma noktasında ülkemizin ‘üreterek büyüme’ önceliği süratle devam ediyor. Bu süreçte Karacabey Belediyesi olarak bizler de salgının etkisi ülkemizde ilk görüldüğü andan itibaren tüm imkanlarımızı seferber ederek, vatandaşlarımızın ve toplumun sağlığını koruma konusunda büyük bir titizlikle çalışmalarımızı sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz.
Belediyemiz, her zaman olduğu gibi pandemi döneminde de vatandaşlarımızın yanında oldu. Bu konuda gerekli tüm önlemleri ve tedbirleri alıp, kararlı bir şekilde uygulamaktayız.
Bizler, her durumda ve şartta kentimiz için en iyi hizmetleri üretmek durundayız. Bunun için pandemiye rağmen projelerimize ve çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz.
Bugüne kadar olduğu gibi 2021’de de tüm imkanlarımızı seferber ederek vatandaşlarımızın hak ettiği hizmeti Karacabey’e sunmak ve güzellikler kentimizi hak ettiği noktalara taşımak için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz.
İnşallah 2021 yılı pandeminin etkilerinin tamamen ortadan kalktığı ve yeniden güçlü Türkiye yolunda emin adımlarla ilerlediğimiz bir yıl olacaktır.

Mehmet KANAR
Mustafakemalpaşa Belediyesi
13 Mart sabahından itibaren ilçe genelinde seferberlik ilan ettik; ortak kullanım alanlarını düzenli olarak dezenfekte ettik. Mobil Saha-Vefa Ekibimizle 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı bulunan hemşerilerimizin ihtiyaçlarını gidermek için seferber olduk. 160 Milyonluk dev yatırım hamlesiyle içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu çalışmalarına start verdik. Yapımı yarıda kalan Gençlik Merkezi inşaatımıza kaldığı yerden devam ediyoruz. Muradiyesarnıç Sosyal Etkinlik Merkezi’mizi hizmete açtık. Kirmasti Deresi Rekreasyon Projesini hayata geçirdik. Lalaşahin Paşa Köprüsü’nü hizmete açarak şehir içi trafiğinde önemli bir düğümü çözdük. 2021 yılında temelleri atılacak 614 TOKİ konutunu ilçemize kazandırdık. Uzun yıllardır atıl vaziyette bırakılan Amfi-Tiyatro’muzu hizmete açtık. Günlük sıcak yemek dağıttığımız Aşevi Projesiyle ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olduk. Hayvan Barınağımızı baştan aşağı yeniledik. Mustafakemalpaşa spor Belediye Kulübümüz şampiyon olarak BAL Ligine yükseldi. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü çalışmalarımızla tarım ve hayvancılığa katma değer sağladık. Mustafakemalpaşa’nın sosyal yaşamına değer katacak Millet Bahçesi Projesinin ihalesini TOKİ işbirliğiyle tamamlayarak fizibilite çalışmalarına başladık. Göreve geldiğimiz günden bir sene sonra bilimsel verilerle yapılan kamuoyu yoklamasının neticesinde; yüzde 61 memnuniyet ve destek oranına ulaştık. Bu başarıda büyük pay sahibi olan kıymetli hemşerilerimize ve mesai arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Tüm dünyayı etkisi altına alan covid-19 salgınının yıkıcı etkilerine rağmen verimli bir yıl geçirdik. Söz verdiğimiz tüm projeleri bir bir hayata geçirdik. 2021 yılında devletimizin sıkı tedbir politikalarıyla, küresel çapta yıkıma neden olan pandemi sürecini alnımızın akıyla atlatacağımıza inancım tam. Altyapıdan üst yapıya, sosyal belediyecilikten tarımsal kalkınma hedeflerimize, spordan sanata tüm alanlarda çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.

Öz kaynaklarıyla kalkınan, büyüyen, yaşanabilir bir Mustafakemalpaşa için çabamız sürecek. Yeni yılın hepimize sağlık, bolluk ve bereket getirmesini diliyorum.

Bekir AYDIN
Orhangazi Belediye Başkanı
2020 Yılındaki çalışmalarımıza pandemi süreci bile engel olamadı, Bizler yerel yönetim olarak vatandaşlarımıza en iyi hizmet verebilmek adına kendimize bir söz verdik. İlçemizde önceliğimiz her zaman vatandaş odaklı olmuştur. 2020 yılında Tüm Dünyayı Etkisine alan Covid-19 süreci elbette Ülkemizi Etkilediği gibi İlçemizde de etkisini göstermiş durumdadır. Pandemi sürecini her zaman en iyi bir şekilde dezavantaja çevirerek hafta sonu özellikle sokağa çıkma yasağında Tüm İlçe genelimizi tabiri caizse foşur foşur yıkadık ve dezenfekte ettik. Özellikle Vatandaşlarımızın Yoğun olarak kullandığı parklar, duraklar, caddeler ve bunun gibi alanları her gün düzenli olarak Veteriner İşleri müdürlüğümüz dezenfekte ederek halkımıza güvenli bir ortam sağladık. Bu süreçte Tüm müdürlüklerimiz mesai kavramı gözetmeksizin her alanda gecesini gündüzüne katarak büyük bir özveriyle çalışmalarımızı sürdürdük.

İlçemizdeki dış mahallelerimize önceliğine göre altyapısından üst yapısına kadar yapılan tüm çalışmalarımız aynı hızda devam ederken, ihtiyaç doğrultusunda olan mahallelerimizin su depolarını yeniledik. Doğalgaz çalışmalarımız ise toplamda 5 mahallemizde çalışmalar devam ediyor. Her mahallemize eşit hizmet anlayışı ile başladığımız çalışmalarımız her alanda devam ediyor. Pandemi süreci çalışmalarımıza zaman kaybı yaşatsa bile çoğu hizmetlerimizi tamamlayarak halkımızın hizmetine sunmanın gururu içerisinde olduk.
Pandemi süreci içerisinde Mahallelerimize halı sahadan tutun basketbol sahaları inşa ederek çoğunu hizmete açtık. 2021 yılında da İlçemizi Spor Yılı olarak ilan ederek yapımı devam eden mahallelerimizdeki halı sahalarımızı ve basketbol sahalarımızı tamamlayarak hizmete açmayı hedefliyoruz. Allah kısmet ederse Pandemi süreci yaz aylarına doğru normalleşme sürecine girdiğimizde ilçemizdeki tüm mahallelerimizdeki halı sahalarımızı yenilerek vatandaşlarımızın spor aşkını daha da pekiştirmek istiyoruz. Gençlerimizin Futbol dışındaki branşlara yönelikte basketbol sahaları inşa ettik. Kaykay parkımızı tepeden tırnağa yenilerek yine hizmete sunduk.2021 Yılında Tüm yatırımlarımıza devam ederken spor alanındaki yatırımlarımız daha ağırlıklı olarak devam edecektir. Amacımız 7’den 70’e tüm vatandaşlarımıza sporu aşılamaktır.

Ali AYKURT
Orhaneli Belediye Başkanı
2020 yılı herkesin bildiği gibi pandemiyle gerçekten çok kötü bir yıl oldu. Ekonomi açısından ise tüm esnafın, çalışan vatandaşlarımızın belki de en kötü zamanı oldu. Ülkemiz açısında dışardan gelen tehditleri azaltarak minimize etmeye yönelik sınırlarda yapılan hamleler ve ülke içinde yapılan operasyonlarla geçerken bunlar ek olarak deprem gibi afetlerin 2020 yılında bizi çok yıpratacak düzeyde olması diğer bir taraftan ulusal çapta bakacak olursak; ekonominin bir kısır döngü içerisine girmesi gibi olayların hepsi herkese yansıdığı gibi bizlere de yansıdı. Yerel yönetimlere de yansıyan bu etmenlerle birlikte kısır bir döngüye girdik. Çok iyi bir şekilde atlatacağımız bir yılı daha kötü şekilde atlatmış olduk ama benim düşüncem şu; eğer pandemi olmamış olsaydı 2020’nin altıncı ve yedinci ayını ben ekonominin açılmasında ve ülkemizin ferahlaması açısından önemli bir dönem olarak görüyordum. Şimdi ise 2021 yılının dördüncü ayını ekonomik anlamda çarkların döneceğine ve altıncı ile yedinci ayda ise hızlanarak geçmiş dönemde 2011 yılında yaşamış olduğumuz o ekonomik hızlılığı, çok iyi bir düzeyde yakalayacağımızı umut ediyorum.
Ülkemiz açısından en önemli hareketlilik de benim gördüğüm kadarıyla; savunma sanayii anlamında ama diğer bazda baktığımız zaman turizmin ve daha çok sağlık turizmin önümüzdeki süreçte çok gelişeceğine, iyi bir düzeyde ilerleyeceğine inanıyorum. Tabi bu sektörlere ek olarak da inşaat sektörünün de gelişeceğini düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte inşaat, savunma sanayi ve turizm olarak üç kalemin çok prim yapacağı inancındayım. Pandemi döneminde ülkemiz sağlık bakanlığımızın da çok iyi çalışmasıyla ve ülke insanımızın temizliği sevmesinden, medeniyetinde kaynaklanan, bütün dünyaya tuvaleti öğreten bu millet bu süreçte de o temizliğini, o hijyeniğini gösterdi. O nedenledir ki; yaşlı bakım alanında ülkemiz sağlık turizm merkezi haline gelebilir.

Yılmaz ATAŞ
Harmancık Belediye Başkanı
2020 yılı belediyemiz açısından, pandemi ve kısıtlamalara rağmen, “Söz verdiğimiz gibi, sözler müjdeye, vaatler yatırıma dönüşüyor” sloganımız ile çalışmalarımıza devam ettik. Doğalgaz yatırımı, çarşı mahfel yapımı, Harmancık’a millet bahçesi, TOKİ heyecanı sürüyor. Harmancık’a 3 yeni eğitim yuvası, yüzme havuzu, basket sahası, fitness salonu, atık su arıtma tesisi, Harmancık kent mobilyaları üretim merkezi , Eko-turizm yatırımı, 200 yataklı öğrenci yurdu , yeni hastane, elektrik hatlarının yer altına alınması gibi vizyon projelerimizi %80 oranında hayata geçirdik. 2021 yılında da yeni proje ve yatırımlarımızı hayata geçireceğiz. Desteğini ve katkısını esirgemeyen hükümetimiz, milletvekillerimiz başta olmak üzere, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Alinur Aktaş a ve hemşerilerimize teşekkürü bir borç biliyorum.



 

Zeki ZORLU
Türkiye ekonomisi 2020’de yaşanan pandemiye rağmen ayakta ve güçlü kalmayı başardı.

 

 

 



İbrahim BURKAY
BTSO YK Başkanı
Ülkemiz global anlamda ekonomik ve siyasi açıdan zorlu geçen 2019 yılında uyguladığı ekonomide denge politikaları ile finansal riskleri azaltmış, 2020 yılına ise büyüme hedeflerini artırarak başlamıştı. Ancak yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi ivmelenmiş olsa da Çin’de başlayan, ardından tüm dünyaya hızla nüfuz eden koronavirüs salgını küresel ekonomideki bütün dengeleri alt üst etti. Beklenmedik bu salgın karşısında dünya ekonomisi son yüzyılın en sert daralması ile karşı karşıya kaldı.

Türkiye’nin sanayi ve ihracat merkezi olan Bursa da salgının ülkemiz ve dünya ekonomisinde oluşturduğu etkileri doğrudan yaşadı. İlk çeyrekte yüksek bir üretim ve ihracat performansına ulaşmamıza rağmen, kısıtlamaların uygulanmaya başlandığı ikinci çeyrekten itibaren sert bir daralma ile karşı karşıya kaldık. Üçüncü çeyrekte ise gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında iktisadi faaliyetlere hızlı dönüş, sanayi üretimi ve ihracatta geçen yılın üzerine çıkan bir performans göstermemizi sağladı. Ancak genel olarak Bursa’da imalat sanayi ve ihracatta dalgalı bir yıl geçirirken, özellikle turizm başta olmak üzere yeme-içme ve hizmet sektörü özelinde işlerin durma noktasına geldiği olağanüstü bir dönem yaşadık.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak virüsün ülkemizde de tespit edildiği ilk günden itibaren üyelerimizle güçlü bir iletişim ağı geliştirdik. Hazırladığımız ‘Acil Eylem Planı’ ve Valiliğimiz öncülüğünde oluşturduğumuz ‘Kriz Yönetim Masası’ ile üyelerimizin tüm sorunlarında yanlarında olduk. Dijital platformlarda gerçekleştirdiğimiz sektörel toplantılarda firmalarımızın ilettiği her sıkıntıyı, görüş, öneri ve talebi TOBB ve bakanlıklarımızla paylaştık. Üyelerimizin beklentileri doğrultusunda ekonomi yönetimimize sunduğumuz raporların takipçisi olduk. Hükümetimizin uygulamaya aldığı birçok destek paketi de bu taleplerimiz sonucu karşılık buldu.

Ekonomi yönetimimizin iş dünyamızın sorunlarına proaktif politikalarla çözüm üretme gayreti uluslararası nitelikteki yeni yatırımların ülkemize kazandırılması ve ihracat odaklı büyüme hedeflerimize yeniden odaklanmamıza tesir edecektir. Hükümetimizin yine iş dünyamızla istişare içinde hazırlıklarına başladığı 2. nesil ekonomi ve hukuk reformları da istikrarlı büyüme hedeflerimiz için stratejik önem taşımaktadır. 2021 yılından itibaren istikrarlı kur- düşük faiz - tek haneli enflasyon denkleminde yeni bir atılım hamlesi başlatacağımıza inanıyoruz.
Diğer taraftan Bursa’nın krizin sunduğu fırsatlarla küresel ticaretteki büyümeden daha yüksek pay almasını hedefliyoruz. Covid-19 salgını sonrası küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma ve Çin ile Asya’ya alternatif diğer ülkelerden daha çok ithalat yaparak tedarik güvenliğinin sağlanması eğiliminin güçlenmesiyle, Bursa önemli bir avantaj elde edecektir. Bununla birlikte kent ekonomisindeki nitelikli dönüşüm hamlemiz de Bursamızı bölgemizde ülkemizi ise dünyada çok daha etkin ve güçlü bir konuma taşıyacaktır.
2020 yılında tüm zorluklara rağmen Bursamıza değer katan ve kentimizin cazibe merkezi kimliğini güçlendiren GUHEM’i alanında Avrupa’nın en kapsamlı uzay havacılık ve eğitim merkezi olarak Bursamıza kazandırmanın gururunu yaşadık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleriyle BUTEKOM çatısı altında hayata geçirdiğimiz İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezimiz - İKMAMM da sanayimizin katma değeri yüksek teknolojik ürünlere geçişinde ve sektörel dönüşümünde önemli bir görev üstlenecektir. Yerli otomobil, TEKNOSAB, KOBİ OSB, BUTEKOM, GUHEM ve Model Fabrika gibi projelerle Bursamız, sadece ülkemizin değil, bulunduğumuz coğrafyanın da ileri teknoloji üretim sahası haline gelecektir.
Önümüzde büyük hedefler var. Bu hedeflere ulaşmak için de üretim ve yatırım iklimini iyileştirmemiz, firmalarımızın dijital dönüşümlerini hızlandırmamız, yeni iş fikirlerini ve girişimleri ekonomimize kazandırmamız gerekiyor.
Hayatın normal akışına dönmesiyle dinamik ve rekabetçi özel sektörümüz, yetişmiş insan gücümüz, iç pazar kapasitemiz ve yeni ihracat hamlesiyle inşallah bu süreçten de güçlenerek çıkacağımıza inanıyor, yeni yılın iş dünyamıza, kentimize, ülkemize ve milletimize sağlık, huzur ve refah getirmesi temenni ediyor, herkesin yeni yılını kutluyorum.

Ali UĞUR
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı

Çin'de ortaya çıkan ve hızla tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını, sağlıkta olduğu gibi ekonomide de ağır tahribatlara yol açtı. 2020, küresel ölçekte olduğu gibi ülkemizde de etkisini çok güçlü bir şekilde hissettirdi ve maalesef birçok sektörümüz açısından kayıp bir yıl oldu. Olağanüstü şartların yaşandığı bir dönemde güçlü sağlık sistemimiz ve iş dünyamızla istişare içinde hazırlanan destek paketleri birçok işletmemiz için kritik önem taşıdı.
Milli dayanışmayla birlikte özverinin ve fedakarlığın ön plana çıktığı bu süreçte karlılığın yerini üretim, istihdam ve ticari kazanımlarımızı korumak gibi ekonomik alanda hayati nitelik taşıyan fonksiyonlar aldı. İşletmelerimizin ve çalışanlarımızın sağlıklı ve güvenli bir ortamda üretim ve ticaret hedeflerine odaklanmaları, çalışma hayatının tüm dinamiklerinin sorunlarına çözüm üretmektemel önceliğimiz oldu.
Bu noktada iş dünyamızın çatı kuruluşu olan BTSO'da Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve Yönetim Kurulumuz, pandemi sürecinde 46 bin üyemizin sesi oldu. Firmalarımızın tüm sıkıntılarının, talep ve önerilerinin takipçisi oldular. Üyelerimize sunulan destekler de bu çalışmaların sonucunda ortaya çıktı. Özellikle teknolojinin sunduğu fırsatlarla dijital ortamda sektör temsilcilerimizle gerçekleştirilen toplantılar, güçlü üye, güçlü oda vizyonunun önemini bir kez daha gösterdi. Bu vesileyle tarihin en derin ekonomik krizlerinden birine tanık olduğumuz bir dönemde tüm zorluklara rağmen büyük fedakarlıkla çalışan firmalarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve Yönetim Kurulumuzu da özverili çalışmaları için kutluyorum.
Her acı deneyim beraberinde güçlü altyapılar barındıran tecrübeler getirir. 2021 yılına da ülke olarak ekonomik, politik ve sosyal açıdan yeni umutlarla giriyoruz. Virüsle mücadelede geliştirilen aşı çalışmaları kısıtlamaların ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Daha da önemlisi Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi, hukuk ve demokraside başlattığı seferberlikle kayıplarımızı hızla telafi edeceğimiz bir dönemin başlayacağına inanıyorum.
Sağlıklı ve güvenli bir ticaret ortamına kavuşmak ümidiyle 2021 yılının Bursamıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Özer MATLI
BTB YKB ve TOBB YKÜ

Türkiye, gerek dış gelişmeler gerekse ekonomik yapılarla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadığı 2019 yılının ardından 2020 yılına oldukça hızlı bir giriş yapmıştı. İlk üç ayın ekonomik göstergeleri gayet iyi olmasına rağmen mart ayından itibaren hiç beklemediğimiz bir pandemi sürecinin içerisine girildi.

Sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak tüm hayatımızı etkileyen bu süreç; dünyada ülkelerin bir taraftan sağlık sınavı verirken diğer taraftan ekonomilerini ayakta tutacak tedbirleri hayata geçirmek için inanılmaz gayret sarf etmesine sebep oldu.

Bu zorlu dönemde Türkiye ekonomisinde para, maliye ve direkt kontrol politikalarıyla topyekûn bir süreç yönetildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak üyelerimizin sorunlarını çözüme kavuşturma noktasında hükümetimiz ile çok yoğun temaslarda bulunarak, bir nebze de olsa sıkıntıları aşmaya çalıştık. Bursa Ticaret Borsası olarak da yılsonu itibariyle bu zorlu şartlara rağmen bütçe hedeflerimizi tutturmanın buruk mutluluğu içerisindeyiz.

Ülke ekonomisinde bu süreç; üretim, istihdam, kişi ve işletme gelirleri, ihracat, cari açık, bütçe açığı ve merkezi yönetim toplam borç yükünü negatif etkileyerek durgunluğa neden olsa da beklentimiz hayata geçirilecek reform niteliğindeki yeni düzenlemelerle, iş dünyamız ve ülkemiz açısından 2021 yılının daha pozitif geçmesi yönündedir. Çünkü ekonomimiz bu zamana kadar yaşanan ve bundan sonra yaşanabilecek olumsuzlukları atlatma noktasında önemli bir dirence ve kuvvete sahiptir.



Mehmet AYDIN
BTB Meclis Başkanı

Bursa Ticaret Borsası olarak ülkemizin karşı karşıya kaldığı tüm ekonomik ve siyasi sorunlara rağmen 2019 yılını, 4 milyar 574 milyon 238 bin liralık işlem hacmiyle rekor kırarak kapatmıştık. Hedefimiz 2020 yılında da aynı başarıyı artırarak sürdürmekti ancak hiç ummadığımız bir anda kendimizi korona virüs salgınıyla mücadele ederken bulduk. Salgın nedeniyle ülkemizde alınan sıkı tedbirler sosyal ve ekonomik hayatı neredeyse durma noktasına getirdi. Bu dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde özellikle ekonomide alınan tedbirler bu süreci nispeten kolay atlamamızı sağladı ve Türkiye, küresel pazarların tarihi daralmalar yaşadığı bir süreçte, birçok ülkeden pozitif yönde ayrışmayı başardı. Gelinen noktadaysa üretilen aşılar hepimiz için umut oldu.

Temennimiz çok kısa bir süre içinde başlaması planlanan aşılama çalışmalarıyla, 2021 yılının korona virüsü değil, ülkemizin 2023 hedeflerini, kalkınma hamlelerini konuşacağımız bir yıl olmasıdır.



Hüseyin DURMAZ
Bursa OSB YK Başkanı

Sağlığın ne kadar önemli olduğunu elbette biliyorduk ama pandemi sürece bize bu konuyu bir kez daha hatırlattı.

Çin’de başlayıp bütün dünyayı saran yeni tip koronavirüs bütün dünyada günlük yaşamımızı etkiledi, üretimde duraklamalardan tedarik zincirinde aksamalara, evde çalışmadan toplantıları online yapmaya kadar pek çok yeni ile tanıştık.

Ülkemizde de doğru ve zamanında alınan kararlarla bu süreci olabildiğince en az hasarla atlatıyoruz diyebilirim. Ama can kayıpları elbette hepimizi üzüyor…

Onun için önümüzdeki dönemde de maske kullanımı gerekliliğini, mesafeye dikkat edilmesi hususunu ve hijyen kurallarına uyulması konusunu bir kez daha hatırlatıyorum.

Ve artık aşı ile birlikte Covid-19 salgınının bir an evvel sona ermesini bekliyoruz.

Bu dönemde bizler de Bursa OSB Yönetimi olarak çalışmalarımıza aralıksız devam ettik, pandemide bile durmadık.

Bilhassa bölgemizdeki fabrikalarımızın üretimlerine aralıksız devam edebilmesi için sürekli olarak yaptığımız bilgilendirmelerin yanı sıra, değerli sanayicilerimizden gelen talepleri ilgili makamlara iletmek suretiyle yaşanabilecek sıkıntılara karşı önceden hareket ederek proaktif olmaya çalıştık.

Nitekim bunun sonucu bölgemizdeki üretimin devam etiğine ilişkin önemli bir gösterge durumunda olan elektrik, su ve doğalgaz tüketimleri kısıtlamaların sona erdiği haziran ayından itibaren pandemi öncesi seviyelerine geri geldi.
Zor bir sene olan 2020 yılını tamamladığımız bu günlerde sıkıntıların da geride kalmış olması ümidiyle, 2021 yılının işlerinizde başarılar, hanelerinize bereket getirmesini diliyorum.

Erol GÜLMEZ
NOSAB YK Başkanı
Ardımızda bıraktığımız yıl işimiz, ailemiz, yaşamımız için çok zor bir yıl oldu. Tüm alışkanlıklarımızı bir anda değiştirebileceğimizi gördüğümüz, yeni süreçlere adapte olmanın güçlüğünü yaşadığımız bu süreçte sağlığımızın önemini bir kez daha kavramış olduk. Zor günler önümüzdeki yıl da devam edecek gibi gözüküyor, umarım kısa zamanda pandeminin yarattığı olumsuzlukları atlatırız. 2021'in tüm sevdiklerimize sağlık ve başarı getirmesini; başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyaya hayırlı olmasını diliyorum.

H. Ersan ÖZSOY
DOSAB YK Başkanı
Covid-19 pandemisi, küresel ekonomide dünya savaşları gibi ağır izler bırakıyor. 2020’ye umutlu ve iyi başlayan ekonomimiz 11 Mart’ta görülen ilk Covid-19 vakası ile birlikte bir bozulma sürecine girdi. Sonraki iki ayda sokağa çıkma yasakları ile birlikte, işletmeler, fabrikalar faaliyetlerimize ara vermek zorunda kaldık. Dünya ticaretindeki sert fren nedeni ile büyük kayıplar yaşadık. Haziran başı normalleşme dönemi, kredi imkanlarının da artırılması ile ekonomide toparlanma yarattı. Sonbaharda pandemide ikinci dalga, umutlarımızı yine zayıflattı. Dolayısıyla 2021 yılının, ekonomide 2020’den kalan sorunlara çare aramakla geçeceğini düşünüyorum.
Gelecek yıl açısından ekonomide ertelenen tüketici ve yatırım taleplerinin devreye girmesi ve düşük baz etkisi nedeniyle Türkiye ekonomisinin bir sıçrama yapmasını bekliyorum. 2021 ekonomik büyümesi olağanüstü bir gelişme yaşanmazsa yüzde 5 seviyesinde olabilir. Elbette ekonomide en büyük risk, salgının seyri olacak. Ancak aşılamaların başlaması 2021'e daha olumlu bakmamızı sağlıyor. Bu kapsamda, ekonomik aktivitenin 2021'in ikinci çeyreğinden itibaren güçlü bir toparlanma hareketine başlamasını bekliyorum. Bu yıl dış talep büyümemize çok katkı koyamadı ama 2021'de bu durum tersine dönecektir.
Bu düşüncelerle, 2021’in salgının geride kaldığı, sağlıklı ve huzurlu günlerle dolu, ekonomik toparlanma ile de yaralarımızı sardığımız bir yıl olmasını diliyorum.

Yalçın TOY
Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı
2020 yılında pandemiye rağmen sanayi hız kesmedi, benim görüşüm bu. Sanayi hız kesmedi ama esnaf zor durumda tabi. Sanayi olarak hız kesmedik, beklentilerimiz daha fazla. 2019’a göre 2020 yılında biraz ciro kaybı olsa da pandeminin büyüklüğüyle aynı orantıda değil. Ekonomi biraz daha hareketli sanayi kesimi için konuşuyorum tabi. Küçük esnaf zor durumda. 2021 küresel ekonomide biraz beklentiden pandeminin etkisiyle düşük olsa da 2021 yılı için aşının bulunması biraz daha umut verici. Covid-19 belasından kurtulacağız, eski günlere döneceğiz diye düşünüyorum.



Zeki ŞAHİN
İnegöl OSB Yönetim Kurulu Başkanı
2020 yılı için şöyle söyleyebilirim; İnegöl Organize Sanayi Bölgesi olarak 2020 pandemiye rağmen bizim burada kriterlerimizi enerji tüketimlerimiz, elektrik ve gaz sarfiyatlarımıza bakıyoruz. Şu anda mart nisan aylarında yüzde 50 çalışmış olmamıza rağmen ondan sonra mayıs ayından itibaren sıkı bir çalışma temposuyla devam eden yılı yüzde 5 artış ile kapatıyoruz. Bu hem gazda geçerli hem elektrikte geçerli yani 2 ay 3 ay yüzde 50 çalışmamıza rağmen diğer aylarda yüksek performansla 2020’yi yüzde 5 artı ile kapatıyoruz. Yani İnegöl’de sanayini çarkları durmadı diyebiliriz.
2021 yılında da ümidimiz böyle devam etmesi yönünde. Tabi ihracat yapan firmalarımız var iç piyasada da tedarikçi olan firmalarımız var biz bunun 2021’de de bu tempoda devam edeceğine inanıyoruz.
İnşallah bu pandemi kritik dönemlerinde şu anda yaşıyoruz, Avrupa’da tüketimler düşmesine rağmen Türkiye’de tüketimlerin perakende sektörünün ciddi manada daralmasın rağmen bizim üretimlerimiz devam ediyor. Bu pandeminin bitişinden sonra bir ralli olacağına inanıyoruz.

Yunus AYDIN
Uludağ OSB YK Başkanı
2020 yılının sonuna geldiğimiz şu günlerde yıl geneline baktığımızda bizler için bir mücadele yılı olmuştur. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid - 19 salgını başta bölgemizde ülkemizde ve dünyada zor bir yıl olarak akıllarda kalacaktır. Başta sağlığımızı tehdit eden virüsle savaşırken öte yandan ekonomi ve siyasi olarak da çok zorlu bir yıl oluşmuştur. Küresel ekonomideki düşüşler ülkemizi ve haliyle sanayicimizi de bu süreçte oldukça zorlamıştır. Bizler birlik ve beraberlikle bu süreçte oldukça mücadeleci davrandık. Bize düşen görevlerden biri de sanayi üretimini ve üreticiyi destekleyerek en iyi şekilde bu süreçten geçmek oldu. Hedefimiz şartlar ne olursa olsun daha fazla üreten daha fazla ihracat yapan ve daha fazla istihdam yaratan bölge olmak. Bunun için azimle yılmadan çalışıyoruz ve çalışma ya devam edeceğiz. Zorlu bir yılı geride bırakırken yeni yıl yeni umut demek yenilik demek. 2021 yılında bizler için daha çok çalışıp üreteceğimiz beraber başarılar yakalayacağımız umut dolu bir yıl olmasını bekliyoruz. Tüm dünyanın ve ülkemizin sağlıklı, mutlu, huzurlu ve güvenli bir yıl olmasını diliyorum.

Ömer Faruk Korun
HOSAB YK Başkanı
2020 yılı, koronavirüs pandemisi ile gerçekten de eşi görülmemiş bir yıl oldu. Pandemi ile ekonomiler alt üst oldu, hükümet ve merkez bankaları uygulamaları ile ekonomik faaliyetler toparlandı ancak bazı hizmet sektörlerinde kısıtlamaların etkisi halen devam ediyor. Ülkemiz ve küresel ekonominin 2020 yılındaki keskin duraklama ve gerilemesinin ardından 2021 yılında ve bir sonraki yılda büyüme yönlü kuvvetli bir ivme yakalayacağını düşünüyorum.
Ekonomimiz 2018’de yüzde 2,6, 2019’da yüzde 0,9 büyüdü. Sıkıntılı bir durumda pandemiye yakalandık ve yaralarımız derinleşti. 2021 yılında yaraların mutlaka sarılması gerekiyor. Halen etkisini sürdüren salgında ‘aşı’ ile dünya genelinde yakalanacak başarı, 2021’i bir umut ve toparlanma yılı yapacaktır. Bu umutla, 2021’in salgının bittiği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yıl olmasını diliyorum.

Alper TABAN
İnegöl Belediye Başkanı
Daha önce tecrübe edilmemiş zorluklar ile mücadele edilerek geçen 2020 yılını geride bırakıyoruz. Yeni yılda şehrimiz ve ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyada pandeminin sona erdiği, yeniden kucaklaşabildiğimiz, mesafelerin aradan kalktığı günlerde buluşmak temennisi ile yeni yılınızı tebrik ediyorum.

Baran ÇELİK - OİB YK Başkanı

Bu yıl hem ülkemiz hem de dünya için zor bir yıl oldu. Türkiye otomotiv endüstrisi olarak 2020 yılına 32 milyar dolarlık ihracat hedefi ile başlamıştık. Ancak Covid-19 pandemisi nedeniyle özellikle Mart-Nisan-Mayıs döneminde çok ciddi ihracat düşüşleri yaşadık. Haziran ayında yeni normalin başlamasıyla ihracatta toparlanma başlasa da Türkiye otomotiv sektörünün ihracattaki tek koordinatör birliği Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçılar Birliği (OİB) olarak ihracat hedefimizi 25 milyar dolar olarak revize ettik. OİB verilerine göre bu yılın ilk 11 ayında otomotiv endüstrimizin ihracatı 22,75 milyar dolar oldu. Yine ekim ayında 2,9 milyar dolar ile bu yılın aylık bazdaki en yüksek, tarihimizin ise 3. en yüksek ihracat rakamına ulaştık. Kasım ayında da 2,7 milyar dolar ile iyi bir rakam yakaladık. Yılı hedeflediğimiz 25 milyar doların biraz üzerinde bir rakam ile kapatacağımızı düşünüyoruz.

2021 yılında, bu seneden daha iyi ihracat rakamları beklediğimizi söyleyebiliriz. Aşı tedavisinin başlamasıyla pandeminin etkisini yavaş yavaş kaybetmeye başlayacağını öngörüyoruz. Bu da dünya ticaretinde normalleşmeyi başlatacaktır. 2021 yılının bir bölümünde daha etkinliklerimizin dijital olarak devam edeceğini düşünüyoruz. Ancak pandeminin seyrine göre yüz yüze etkinliklerimize da başlamayı hedefliyoruz.

Pınar Taşdelen ENGİN - UTİB YK Başkanı

Dünyada ülkelerarası ticarette korumacılık yaklaşımı, özellikle 2008 yılından itibaren yeniden güçlendi. Diğer yandan 2017 yılından itibaren ABD’nin uluslararası ticaret anlaşmalarından geri çekilmesi, Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşları da tüm dünyada korumacılık eğilimlerinin yaygınlaşmasını sağladı. Buna ek olarak Birleşik Krallık tarafından alınan Avrupa Birliği’nden çıkış kararı -Brexit- sonuçları da tüm taraflar için yeni koşullara adaptasyon gerektiriyor. Bütün bunlara 2020 yılının başından itibaren dünyada etkili olan pandemi problemi de eklendi. Yine de tüm zorluklara rağmen, bu süreçte ülkemiz, devletimiz ve sektörlerimiz başarılı bir sınav verdi ve yoluna güçlü şekilde devam ediyor.

Dünyada 2020 yılında son derece hareketli ve değişken şartları yaşıyoruz. Bütün bu parametreleri iyi değerlendirip küresel şartları etkin bir şekilde yönetebilirsek, sektör olarak bu zorlu dönemden güçlü çıkabileceğimizi düşünüyorum. Yüksek teknolojili koruyucu ürünlere olan talep sürekli olarak artacak gibi görünüyor. Türkiye şu anda Avrupa kıtasının en büyük tekstil üreticisi. Orta uzun vadede özellikle ABD, AB, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu ve diğer ülkelerden gelecek taleplerle pandemiyi mümkün olduğunca az hasarla atlatarak bölgemizin ticarette en güçlü aktörü olmaya devam edeceğiz.

Nüvit GÜNDEMİR - UHKİB YK Başkanı
2020 yılı tüm dünyada ve hemen hemen tüm sektörlerde hesapların planların ve hedeflerin ters yüz olduğu bir yıl olarak tarihe geçti. Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 pandemisi görünen o ki daha uzun bir süre bizlerin karşısında bir sorun olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. Böyle bir ortamda firmalarımızın ayakta kalarak varlığını sürdürebilmesi ve ihraç pazarlarımızın korunması önceliğimiz haline geldi. Bu yıl pandeminin başlamasıyla durağan bir görünüm sergileyen ihracatımız, yılın ikinci çeyreğinden itibaren en başta maske olmak üzere kişisel koruyucu ekipmanlara yönelik kademeli artan talepler ve Avrupa hazır giyim şirketlerinden gelen yeni siparişlerle birlikte ihracatta bir toparlanma sağlandı.
Yılın ilk 11 aylık dönemi itibarıyla özellikle ana pazarlarımız arasında Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatımızda sırasıyla %28, %15, %36, %199 oranlarında moralimizi yükselten artışlar elde ettik. UHKİB olarak yılsonunu 710 milyon dolar düzeyinde ihracat gerçekleştirerek başarılı bir performansla tamamlamayı planlıyoruz.

Özkan Kamiloğlu - UMSMİB YK Başkanı
Covid -19 pandemisi ile birlikte gıdaya olan talep, sektörümüz ihracatına da yansıdı. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde mart ayının başından beri tüm şiddetiyle hissedilen küresel salgın, Türkiye’den olan talebi de artırdı. İhracata yaşanan bu artışlar ile geçen yıl bu dönemki rakamları aşmış bulunmaktayız. Bu yıl Ocak-Kasım öneminde Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) olarak ihracatımız, 2019 yılı aynı döneme göre %18 artışla 170,5 milyon USD oldu. Aynı dönemde Türkiye geneli Meyve ve Sebze Mamulleri ihracatı da %8 artışla 1 milyar 532 milyon USD olarak gerçekleşti.

2021 yılında ise UMSMİB olarak ihracatımızda yüzde 60 paya sahip Avrupa Birliği en önemli pazarlarımız arasında yer alacak ve her zaman hedef pazar olarak görülecek. Ortadoğu ülkelerinin de ihracatımızda öne çıkacağı öngörülüyor. Aşı tedavisine geçilmesiyle birlikte yeni dönemde gıda sektörüne olan talebin artacağını düşünüyoruz. 2021 yılında 2020 yılına göre işlenmiş gıda ihracatımızın yaklaşık yüzde 20 oranında artış göstereceğini tahmin ediyoruz. Bunun gerçekleşebilmesi için, sanayide kullanılan hammaddelerin uygun şartlarda ve yeterli miktarda üretilmesi önem arz edecektir.



Cafer AŞKAR - UYMSİB YK Başkanı
Covid - 19 pandemi süreci bizlere sağlıklı ve güvenilir gıdanın önemini bir kez daha gösterdi. İnsanlar marketlere koşarken gıda ürünlerini stoklamayı düşündü. Burada insanoğlunun çıkarması gereken anlam, beslenmenin gerekleri doğrultusunda çevreyi koruyan başta temel gıda ürünlerinin ve bunlara bağlı dayanıklı ikincil gıda ürünlerinin planlı olarak üretilmesinin önemi oldu.

Özellikle marketlerde satılacak ürünlerin kısa dönemde tüketilebilir, paketlenmiş ve tüketiciye ulaşmasına kadar olan aşamada en az insan temasıyla hazırlanması, gelecekte daha da önem kazanacak. Bu nedenle üretimin tüketimlerin dönemsel büyüklüklerine göre planlanması, elde edilen ürünlerin tüketicide hijyen yönünden kaygı uyandırmayacak biçimde hazırlanması, bu hizmeti sağlayan tedarikçilerin işletme yapılarını bu düzene göre uyarlaması yakın gelecekte yapılması gereken değişimler olarak öngörülebilir.

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) olarak ilk 11 ayda ihracatımızda 2019 yılı aynı döneme göre yüzde 12 artışla 136,5 milyon dolara ulaştık. Aynı dönemde 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Bu ülkelerin başında geçen seneye göre UYMSİB ihracatının neredeyse yarısının gerçekleştiği Almanya bulunuyor. UYMSİB olarak 2021 yılında da Covid-19 salgını nedeniyle gıdaya olan talep artışları olduğu göz önüne alındığında ihracatımızın artacağını beklemekteyiz.

Prof. Dr. Saim KILAVUZ
BUÜ Rektörü
Bursa Uludağ Üniversitesi olarak sıradan bir yılı geride bıraktığımızı söyleyemeyiz. Sadece ülkemizi değil, dünyayı etkileyen bir 2020 yılı yaşadık. Fakat biz, hedefleri olan ciddi bir eğitim kurumuyuz. Üniversite yönetimi olarak; mevcut her durumda en iyi şekilde planlamalarımızı yaptık. Eğitim-öğretim çalışmaları başta olmak üzere, iş dünyası ve toplum ile ilişkilerimizi üst seviyede yürütmeye gayret ettik. Bilimsel ve akademik çalışmalar konusunda bir önceki yıla nazaran yükselişimizi sürdürdük. Bunun yanı sıra Üniversitemizdeki alt yapı ve yatırım çalışmalarına da aralıksız bir şekilde devam ettik. 2021 yılının hastalıktan uzak, ülkemiz ve milletimiz açısından en güzel şekilde geçmesini temenni ediyoruz.

Prof. Dr. Arif KARADEMİR
BTÜ Rektörü
2020 yılı, 10. kuruluş yılını kutlayan Bursa Teknik Üniversitesi için pandemi şartlarına rağmen, önemli işlerin yapıldığı bir yıl olmuştur. BTÜ-Teknokent onayı, patentleme/ticarileşmesi yapılan N95 standart maske geliştirilmesi, TÜBİTAK-2244 Sanayi Doktora Programında Türkiye birinciliği, Ar-Ge harcamalarında Türkiye İkinciliği, TEKNOFEST2020’ye 69 takım ile katılmamız ve “Uçan Araba Tasarım Kategorisi”nde birincilik, diğer kategorilerde 2, 3 ve ilk 10’da çok sayıda ödül alınması, açılan ve hızla devam eden inşaatlarımız başta olmak üzere çok sayıda alanda güzel işler yapılmıştır. 2021 yılında da daha hızla çalışmalarımız devam edecektir. Ülkemiz içinde her şeye rağmen tüm dünya ile kıyasladığınızda başarılı işler yapılmıştır. Özellikle solunum cihazı başta olmak üzere yerli ve milli savunma sanayimizde atılan adımlar, uluslararası politikalarda kazanımlar, Doğu Akdeniz’de gaz rezervleri keşfedilmesi, demir ipek yolu projesi, sağlık alanındaki atılımlar ve pandemi ile mücadele gibi konular örnek verilebilir. 2021 yılının da üniversitemiz, Bursamız ve ülkemiz için çok daha başarılı geçeceğine inanıyorum. Yeter ki birbirimizle dayanışma ve kurtuluş savaşı ruhu ile çalışmaya devam edelim.



Yavuz UĞURDAĞ
İTSO YK Başkanı
2020 yılı tüm dünyada ve ülkemizde pandeminin gölgesinde geçti. Mobilya sektörünün ülkemizdeki merkezi konumunda olan İnegöl’de de sanayicilerimiz salgının ülkemizde görüldüğü ilk aylarda sıkıntılar yaşadı. Ancak haziranla birlikte üretim ve ihracatta yeniden ivme kazanarak, yılı 650 milyon dolarlık dış satımla kapatmayı hedefliyoruz.
2021 yılında ise pandemiyle ilgili olumsuz şartlarla karşılaşmazsak, tüm sektörlerde ivmenin yukarı doğru seyredeceğini düşünüyorum. İnegöl olarak biz de önümüzdeki yılda, ihracat payımızı yüzde 10 daha artırarak şehrimize ve ülkemize katma değer sağlamak istiyoruz. Umarız ki 2021 sağlıklı ve huzurlu bir yıl olur.

Naci GÜNCÜ
Karacabey TSO YK Başkanı
2020 yılı başlarken açıklanan yıllık yüzde 5 büyüme hedefimiz, yeni yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. Ardından başlayan Covid-19 salgınıyla ortaya çıkan krizin etkisiyle çok zorlu geçen ikinci çeyrekte yüzde 10 küçüldük.
Yılın üçüncü çeyreğinde birçok ülkede negatif büyüme eğilimi devam ederken, hastalığın yayılımının azalmasıyla hafifletilen tedbirler kapsamında yeniden açılan işyerleri ve düşük faizli kredi kampanyaları neticesinde ülke ekonomisinin beklentilerin çok üzerinde yüzde 6,7’lik büyümesi, bizi salgının etkisini en hızlı atlatan ekonomilerin içerisinde yer bulmamızı sağladı. Dördüncü çeyrekte bu büyüme oranını korumamız gerektiğini düşünürken yeniden artışa geçen salgınla arttırılan tedbirler neticesinde birçok işyerinin tekrar kapanmasının bizi tekrar negatif büyüme eğilimine sokacağı yadsınamaz bir gerçek.
Aşı çalışmalarının olumlu sonuçlar vermesi 2021 yılına ilişkin beklentilerimizi arttırıyor. Süresi uzatılan KDV ve stopaj indiriminin olumlu etki yaratacağı kesin. Ancak kapanan ya da ciddi ciro kaybı yaşayan işletmelerimizin esnaf – tacir ayrımı yapılmadan desteklenmesi kapsamında kira vb. gibi giderler için doğrudan verilecek desteğin acilen işletmelerimize ulaşması yanında vergi, prim ve kredi ödemelerinin ertelenmesini içeren yeni tedbirlerin de bir an evvel alınması gerekiyor. Aşılama çalışmalarının başlamasıyla salgın etkisini yitirir ise 2021 yılında ekonomimizin 2020 yılının negatif etkisini en kısa sürede sileceğine inanıyoruz.



 

Paşa AĞDEMİR
Gemlik TSO YK Başkanı
2021yılının ülkemize, Bursamıza ve bütün insanlığa sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum. İnşallah 2021’in birinci çeyreğinden sonra sağlığımız, ticaretimiz iyi olur ve eski günlerdeki hızlılığımıza en kısa zamanda kavuşuruz.

 



Arif TAK
BESOB Yönetim Kurulu Başkanı
2020 bizim için hiç iyi geçmedi aslında Türkiye için hiç iyi geçmedi, dünya için hiç iyi geçmedi. Bu sıkıntılı günlerde olumsuz katkısı olanlar kimlerdir sorduğunuzda veya sorma durumunda olduğunuzda ona da bir cevap vermek mümkün değil. Şimdi bu badireli zamanda esnaf, bilhassa üretim yapmayan alıp satan, gıda ile uğraşanlar daha fazla etkileniyor. 2020 mart ayında dükkanlar kapandı yaklaşık 3 ay gibi zaman kapalı durdu, daha sonra açıldı şimdi dükkanların kapanma kararı çıktı kapama olduğumuz zaman ekmek parası yok, çalışan para istiyor, KDV, sigorta primleri ve buna benzer giderler var. Bunları ödemeye sahip olamıyoruz. Dolayısıyla üst üste katlanarak devam ediyor yani bir çıkmaz sokaktayız. Allah kolaylığımızı versin diyelim. En büyük temennimiz odur. Kimseyi suçlamıyorum onu da açıkça söyleyeyim.
Her gelen yeni yıl öğüt getiriyor, herkes öğütle giriyor yeni yıla, heyecan geliyor yeniden çalışacağız, para kazanacağız, çoluk çocuğumuza bakacağız, hep temennimiz bunlar. Ama şu anda 2020’de çekilen bu büyük sıkıntı etkisiyle 2021’in çok ilginç geçeceğini düşünmüyorum. Yani yeter ki ekmek paramızı kazanalım, sıkıntı olması bütün mesela budur. Yoksa hani eskisi gibi kazanalım biriktirelim çoluk çocuğumuza mal bırakalım falan öyle bir durum söz konusu değil. 2021’de böyle bir şey beklentim yok benim.

Hüseyin ÖZDİLEK
Özdilek Holding YK Başkanı
2020 yılında pandemi döneminde %30 oranında küçüldük. Fakat, %30 ciro kaybına uğramamıza rağmen işletmelerimizin açık olduğu zamanlar sayesinde hedefimizi yakalıyoruz. 2021’de pandemi, mücbir sebep ortadan kalkacak ve tekrar 2019’da yakaladığımız ivmeyi yeniden yakalayacağız.

E. Hadi TÜRKAY
BUSİAD YK Başkanı
2020 hiçbirimizin bir daha yaşamak istemediği bir yıl oldu, 2021’in çok daha farklı geçeceğine inanıyorum. Ekonomiler için bir sıçrama yılı olacak. Dünyada serbest nakit oluştu. Aşının da devreye girmesiyle, ertelenen harcamalar gerçekleşecek. Türkiye’miz de bu bolluktan payını alacak. İhracat olarak, değişen tedarik zincirlerinin etkisi ile içeri kapanmanın sona ermesinin ardından, turizmin gelişmesi ile. Ama karar vericilere de büyük görevler düşüyor. Hukuk sistemimizin adileştirilmesi, nepotizmin bitirilmesi, liyakatin geçerli olması, eğitim sistemimizin yeni ekonominin gerektirdiği şatlara güncellenmesi gibi.

Yalçın ARAS
NİLSİAD YK Başkanı
2020 yılı tarihlere konu olabilecek ve unutulmayacak kadar çok zor bir yıldı. Hiç aklımıza gelmeyecek kavramları öğrendik ve bütün insanlığı tehdit eden bir pandemi yaşadık. Bu bize birlikte yaşamayı, paylaşmayı ve barışı getirsin ve bütün dünya birlik olarak nefes aldığımız, beslendiğimiz ve yaşadığımız doğaya da saygılı olmayı daha da çok özümseyelim dileklerimdir. 2021 yılının bütün insanlığa hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

Rasim ÇAĞAN
BOSİAD YK Başkanı
2020 yılında ülke ekonomisi, 2018’de Türkiye’ye yönelik kur atağı sonrası uygulanan ekonomi politikalarının olumlu sonuç üretmemesi ve pandemini yarattığı derin etkiler sonucu iyi bir performans sergileyemedi. Faiz düşürülürse büyümenin artacağı ve birçok sorunun böylece çözüleceği varsayımı ile hareket eden eski ekonomi yönetimi, hem döviz kurlarının aşırı yükselmesine hem de Merkez Bankası’nın 120 milyar dolar harcayarak rezervlerinin eksiye düşmesine neden oldu. Yine de kurların artışı engellenemedi. Yükselen kurlar ile emek yoğun sektörlerin dış piyasalarda rekabetçi olması sayesinde büyüme sanırım sıfır seviyesinde kalacaktır. Ancak gelir dağılımın bozulması ve fakirleşme önlenemedi. 2021 yılında ise Türkiye ekonomisi için hükümetin hedefleri şunlar olmalıdır: Kısa vadeli hedeflerde ekonomik sorunlara daha şeffaf, daha sakin bir iç politika ve diplomasi ile yaklaşılmalı, uluslararası alanda ise kırmızıçizgilerimizi tabii ki gözeterek daha iyi ilişkiler ile ihtiyacımız olan yabancı yatırımcıları ülkemize çekmeliyiz. Uzun vadede de gençlerimizin eğitim seviyesini yükselterek, daha nitelikli ve katma değerli işler üretmeye odaklanmalı ve ihracat gelirimizi artırmalıyız.

Nilüfer ÇEVİKEL
DOSABSİAD YK Başkanı
Umutlarla başlayan 2020 yılının pandemi ile birlikte zorlu bir yıla döndü. Aşının Türkiye’de uygulanmaya başlaması ile birlikte de 2021 yılının ikinci yarısından sonra bir hareketlilik, canlılık yaşanması çok doğal. Umutlarımız 2021 yılının ikinci yarısından sonrası için. ABD Çin arasında yaşanan ticaret savaşlarında anlaşmaya varılması ve Brexit konusunda sağlanan mutabakat nedeni ile dünya ekonomisi 2020 yılına iyimser girdi. Ancak dünya ekonomisi bu yılda beklenmedik bir salgınla karşı karşıya kaldı. Son yüzyılın en sert daralması ile karşı karşıya kalındı. Dünyaya hızla yayılan pandemi nedeni ile yılın ikinci çeyreğine başlarken dünyada kapanmalar yaşandı. Türkiye olarak bizler de 2020 yılına daha hızlı büyüme hedefi ile başladık. 2020 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 4,4 büyüdü. Nisan ve mayıs aylarındaki kapatmalar ile iktisadi ve sosyal faaliyetlerde ikinci çeyrekte ekonomi yüzde 9,9 daraldı. Yılın son aylarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı ilgili bakanların sivil toplum kuruluşları ile görüşmelere yaparak başlatılan hukuksal ve ekonomik reform haberleri hepimizi heyecanlandırdı. Reformların en kısa sürede hayata geçirilmesini bekliyoruz. Yabancı yatırımcı yatırım yapmak için güven ve istikrar bekliyor. Bu reformların hayata geçmesi ile birlikte Türkiye, tercih edilen ülkelerin başında gelecektir. Türkiye’de taahhüt edilen ekonomik reformların da hayata geçirilmesi halinde 2021 yılında yüzde 3-4 arasında bir ekonomik büyüme sağlanması ve finansal kırılganlıkların azaltılmasının mümkün olacağını düşünüyorum. Aşının Türkiye’de uygulanmaya başlaması ile birlikte de 2021 yılının ikinci yarısından sonra bir hareketlilik, canlılık yaşanması çok doğal. Umutlarımız 2021 yılının ikinci yarısından sonrası için.

Ali GÜLER
KSİAD YK Başkanı
2020 yılı, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de bilhassa hizmetler sektörü başta olmak üzere belli iş alanlarında olumsuzluklara sebep oldu. Ancak imalat sanayi sektöründe çarklar dönmeye devam etti. Bu dönemde gerek üretime devam etmek, gerek işçi çıkartmamak suretiyle, gerekse ihracatımızı aksatmamak gayretiyle ekonomik faaliyetlerimizi sürdürerek ekonomiye katkı sağlamaya çalıştık. Bu dönemde sanayici bahane üretmedi. Bunlar sanayici sorumluluğuyla hareket etmiş olmamızdır. 2021 yılı için daha umutlu ve ümitliyiz. Üretim gücüne sahibiz ve bunu kullanıyoruz. Biz işimizi kaliteli ve termin sadakatiyle yaptığımız sürece 2021’in 2020’den daha kötü olacağını düşünmüyorum. Ancak küçük esnaf için durum biraz daha farklı olabilir. Örneğin mahalle bakkalları, berberler gibi kesimlerin yaşatılması için bir şeyler yapılmalı.

Engin ÇETİNER
GÖRSİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Pandemiyle beraber mart ayında başlayan süreç nedeniyle mart nisan mayıs aylarındaki dünya çapındaki gelişmeler, bütün firmaların paniğe kapılması, siparişlerin durması elbet bütün firmaları etkilediği gibi bizi de etkiledi. Ama mayıs sonu itibariyle haziran başından itibaren işlerin tekrar eski hızına ivmelenmesi yıl sonu itibariyle 2019’daki 2020’de de bu geliştirilen aşının verimli sonuç vermesi beklentisi ile oluşan bu iyi durum 2020 yılını 2021’de daha da hızlanacağını, işlerin daha da artacağını düşünüyorum. Yoğun bir sene bizi bekliyor diye tahmin ediyoruz. Yine de biraz tedbirli hareket etmemiz, her şeye hazırlıklı olmamız lazım.

Nihat ALPAY
MÜSİAD Bura Şubesi Başkanı
Genel anlamda durgun seyretmesine karşın yüzde 0,9 oranında büyüdüğümüz 2019 yılının sonunda, reel sektörün 2020 yılına ilişkin beklentileri büyük oranda olumlu seyretmekteydi. Zira yılın son çeyreğinde yüzde 6,4 oranında büyüyen Türkiye ekonomisinde; iç talep, yatırımlar ve dış talep toparlanma eğilimi göstermekteydi. Nitekim birçok uluslararası kuruluşun Türkiye ekonomisi için 2020 yılı büyüme beklentisi de yüzde 5 seviyesinde yer alıyordu.
Bu minvalde yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 oranında büyüyen ekonomimiz, bütün ekonomiler gibi Covid-19 ile ciddi bir sarsıntı yaşadı. Sadece mal ve sermayenin değil, bütün fiziki hareketliliğin neredeyse durma noktasına geldiği bu süreç; bilhassa yılın ikinci çeyreğinde iş dünyasını oldukça olumsuz etkiledi. Bununla birlikte; Ekonomik İstikrar Paketinin piyasalara nefes aldıran hamleleri neticesinde, Haziran ayı itibariyle hızlı bir toparlanma sürecine girdik. Böylece pandeminin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 9,9 oranında daralan ekonomimiz, üçüncü çeyrekte ciddi bir sıçrama yaparak yüzde 6,7 oranında büyüdü. Bu dönemde yüzde 22,5 oranında artış kaydeden yatırımlar, iş dünyasının piyasalara olan güveni konusunda önemli işaretler verdi.
Pandemi süreciyle birlikte uluslararası kuruluşların yüzde 5 oranında küçüleceği tahmin edilen Türkiye ekonomisi, bizim tahminimize göre yüzde 0,5 oranında bir yılsonu büyümesiyle bu zorlu süreci geride bırakacak. Elbette pandeminin reel sektör üzerindeki etkisi tamamıyla ortadan kalkmadı. Bununla birlikte yılın ikinci yarısının, ilk yarısındaki kayıpların telafi edilmesine yönelik ciddi bir motivasyon olduğunu görüyoruz.
Bilindiği üzere 2020 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 6,7 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, bu dönemde G-20 ülkeleri arasında en başarılı performansı sergileyen ülke olmuştu. İngiltere’nin yüzde 9,6, Japonya’nın yüzde 5,8, Avro Bölgesi’nin yüzde 4,4, Almanya’nın yüzde 4,0 ve ABD’nin yüzde 2,9 oranında küçüldüğü bu dönemde Türkiye ekonomisinin tahminlerin çok üzerinde güçlü bir şekilde büyümesi, iş dünyasının 2021 yılına güvenle bakması konusunda oldukça önemli bir gelişme olmuştur.
Elbette söz konusu büyüme performansının sürdürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için, önümüzde uzun ve zorlu bir yol bulunmaktadır. Bu nedenle yeni dönem olarak ifade edebileceğimiz önümüzdeki bu süreçte; bugüne kadar üretim-ticaret-yatırım üçgeninde göstermiş olduğumuz çabanın üzerine çıkarak, ihracata yönelik imalat üretimine mutlaka ağırlık vermemiz gerektiğine inanıyoruz.
MÜSİAD olarak, 2021 yılı ve sonrasını kapsayan dönemde, birbiriyle uyumlu para ve maliye politikalarıyla ekonominin yeniden güçlü büyüme dönemine gireceğine inanıyoruz.
Özellikle coğrafi konum bağlamında ciddi bir avantajımız olduğunu ve bunun küresel ekonominin gelecek projeksiyonlarında ülkemize büyük bir fırsat alanı oluşturacağını düşünüyoruz. Bu fırsatın, birçok sektörümüz ve her kapasitedeki üretim gücünü kapsayacak şekilde, oldukça geniş bir çerçevede olanak tanıyacağına inanıyoruz. Bu yüzden de küresel anlamda rekabet gücümüzü artırabilmemiz için, reel sektörümüzün her türlü ölçekte üretime hazır olması gerektiğini ifade ediyoruz.

Ömer YILDIZ
BEKSİAD YK Başkanı
2020 yılı bizim beklemediğimiz gelişmelerin yaşanması sebebiyle istediğimiz yönde gelişen bir yıl olmadı. Devam eden pandemi süreci her sektörde olduğu gibi bizim de planlarımızın değişmesine neden oldu. 2020’ye gerçekten çok coşkulu başladık, yeni yönetimimizle Bursa’daki Bebe çocuk konfeksiyonunun çatı kuruluşu BEKSİAD için hedeflerine doğru emin adımlarla giden bir dönemdeydik. 2020 yılı birçok belirsizlikleri ve yenilikleri de beraberinde getiren bir yıl olma özelliği taşıyor. Ziyaretlerimizi, toplantılarımızı sanal ortama taşıdık. Teknolojiyle daha fazla iç içe geçtiğimiz bir süreçten söz edebiliriz. 2021 yılı için öncelikli beklentimiz elbette Covid-19’un bitmesi ve normal hayatımıza dönerek daha fazla üretmektir. Kendimize ve şehrimize inancımız tamdır. İnşallah gelecek yılımızda pandemi etkilerini sektör olarak daha fazla çalışarak en az kayıpla atlatacağımız bir yıl olması temennisi içerisindeyim.

Mustafa ANDIÇ
İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı
2020 yılı başında toparlanma sürecine girmesini beklediğimiz inşaat sektörü, mart ayı ile birlikte pandemi gölgesinde tekrar olumsuz bir döneme girdi. Sonrasında hükümetimizin almış olduğu tedbirler ile kısa süreli ivmelenme yakalayan sektörümüz, pandemi sürecinde tedarik zincirinin de bozulması, sokağa çıkma kısıtlamalarında taşeronların verimli çalışamaması ve de malzeme fiyatlarına gelen yüksek zamlar nedeniyle zor bir yılı geride bıraktı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Türkiye çapında 2020 yılını Kasım ayı dâhil 1.393.335 adet satış gerçekleşmiştir. Bunun 558.706’sı ipotekli, 834.629’u diğer satışlar; 432.842’si birinci, 960.493’ü ikinci el konut satışıdır. Bursa’ya baktığımızdaysa, yine 2020 yılını Kasım ayı dâhil, 51.688 adet satış gerçekleşmiştir. Bunun 22.864’ü ipotekli, 28.824’ü diğer satışlar; 17.369’u birinci el, 34.319’u ikinci el konut satışıdır. Görüldüğü üzere, 1.500.000 civarı konut satışı ile kapanmak üzere olan 2020 yılı konut sektörünü değerlendirirken, bu satışların ancak 1/3’ünün sıfır gayrimenkullerin satışı olduğunu görmeliyiz. Ülkemizde de Bursamızda da, ikinci el satışlar neredeyse birinci el satışların iki katı seviyesindedir. 2020 yılında ikinci el gayrimenkul satışlarında kullandırılan avantajlı krediler, ekonomiye can vermek bir yana, dövize kayma aracı olmuştur. O nedenle ikinci elde konut kredilerinin teşvik edici oranlarda kullanımı yabancı para birimlerine yaramış, inşaat sektöründe yeni yatırımların, istihdamın istenilen oranda gelişememesine neden olmuştur. Dolayısıyla 2021 yılında yeni yatırımların, istihdamın desteklenmesinde etkisi olmayan ikinci el satışların değil, sıfır gayrimenkul satışlarında destekleyici teşvik ve önlemlerin hayata geçirilmesini önemli görüyoruz.
Yüksek üretim maliyetleri, yüksek faiz ve pandemi koşulları gölgesinde girdiğimiz 2021 yılının seyrini öncelikle pandeminin ve bununla bağlantılı olarak da aşının seyri belirleyecek. Yine 2018 döviz dalgalanmasından bu yana, yeni yatırımlarda yaşanan azalmanın 2020 yılındaki maliyet artışlarıyla birleşmesi nedeniyle, 2021 yılında gayrimenkul fiyatlarında artış kaçınılmazdır.

Berat Tunakan
BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Hepimizin şu an uyum sağladığı ancak 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyanın karşılaştığı belki de en büyük kriz olan bir pandemi ile yoğun mücadele içerisindeyiz. Tüm dünya ekonomileri ve sağlık sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu gördük. Ülke olarak biz, virüsün ilk görüldüğü mart ayından bu yana alınan ve uygulanan önlemlerle diğer ülkelerden pozitif ayrıldığımızı söyleyebilirim. Bizler de BALKANTÜRKSİAD olarak bu süreçte üye ilişkilerimizi geliştirmeye devam etmek ve ticari faaliyetlerimizi aksatmamak adına online toplantılarımıza devam ettik.
2021 yılından elbette umutluyuz. Özellikle aşı haberlerini etkisiyle virüsün bulaş hızının kesilmesi ve normalleşmeye dönme hepimizin ortak umudu. İnşallah 2021 yılı bu umutlarımızın gerçekleştiği ve sağlıkla birlikte huzur ve mutluluğun yaşandığı bir yıl olur.



Ömer KUMOVA
RUMELİSİSAD YK Başkanı
Tüm dünya açısından zorlu geçen 2020 yılında, ülke olarak özellikle yılın üçüncü çeyreğinden itibaren bir toparlanma içerisindeyiz. Bu anlamda yeni normale geçtiğimiz haziran ayından itibaren, dünyada pandeminin ilk dalgasını geride bırakıp ekonomik anlamda en hızlı toparlanma yaşayan ülkelerden biri olduk. Gerçekleşen bu toparlanma sürecinin 2020 yıl sonu rakamlarında da etkisini gösterebilmesi için pandemiye bağlı problem yaşayan sektörlerin beklentilerinin karşılanması son derece önemli.
Pandemiye rağmen sorumluluk alan ve üretmeye devam eden ülke ihracatçılarımız, dünyanın dört bir yanına ürünlerini gururla ulaştırmaya devam etti.
Bu süreçte, özellikle sanayi sektöründe yaşanan büyüme geleceğe dair umutlarımızı yeşerten önemli faktörlerden biri oldu. Öyle ki baktığımızda üçüncü çeyrekte sermaye yatırımlarında yaşanan yüzde 22,5’lik artış çok dikkat çekici.
Pandemi döneminde uluslararası finans kuruluşları tarafından ciddi daralma yaşaması öngörülen ülkemizin bu anlamda ortaya koyduğu toparlanma ivmesini, 2021’de de artırarak devam ettireceğine inanıyorum.
Ülke olarak daha fazla ihracat yapmalı ve katma değer üretmeliyiz. Bunun için de ihracatçılarımızın önünü açacak uygulamalara ihtiyaç var.
Kökleri Balkanlar’a uzanan Bursalı sanayici ve iş dünyası temsilcileri olarak bizler, çatısı altında toplandığımız RUMELİSİAD aracılığıyla kurulduğumuz günden bu yana olduğu gibi ülkemize ve doğduğumuz topraklara fayda sağlayacak çalışmalar üretmeye devam edeceğiz.
Bu noktada 2021’de de üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirme gayretinde olacağız.
Tüm insanlık olarak yaşadığımız bu zor zamanları en kısa sürede atlatmayı umuyor, yeni yılın herkes için sağlıklı ve başarılı bir yıl olmasını diliyorum.

Nurcan ÖZDEMİR

EPSA Yalıtım-Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı

Yeni bir yıla dünya tarihinin unutamayacağı zorlu bir yılı geride bırakarak girmeye hazırlanıyoruz. Küresel ölçekte yaşanan salgın ve pandeminin  insanoğlunu nasıl çaresiz bıraktığına tanık olduk. Tüm kalbimle diliyorum ki; 2021 yılı her şeyden önce bizlere sağlıklı bir şekilde sevdiklerimizle birlikte bolca vakit geçirebileceğimiz günler getirir.

Biten bir yılın ardından umutlarla yeni bir yıla, yeni başlangıçlara hazırlanırken 2020 yılında hiç mi güzel bir şey olmadı denirse, bugüne dek azimle yaptığımız çalışmalarımızın karşılığını pandemi dönemi olmasına rağmen aldığımızı mutlulukla paylaşabilirim. Dünyanın bir çok farklı noktasına Türk malı güvencesiyle yalıtım ve yapı malzemelerimizi ihraç etmenin gururunu yaşadık. Bir kez daha gördük ki önümüzdeki önemli fırsatları kaçırmamalıyız. Teknolojiye, dijitalleşmeye ve eğitime yatırım yapmalıyız.  Ancak böylelikle dünyadaki bu hızlı dönüşümde bizde varız diyebiliriz. Yalnızca yarattığımız katma değerle güçlü ekonomiler arasında yer alabiliriz ve refah içinde yaşayan bir toplum olabiliriz. İnanıyorum ki, bunu başarabiliriz.

Bu düşüncelerle 2021 yılının ülkemize ve ulusumuza ve tüm insanlığa barış, kardeşlik, huzur, bereket, birlik, beraberlik, dayanışma ve mutluluk getirmesini diliyor, sizlerin ve Ekohaber okuyucularının yeni yıllarını en içten duygularımla kutluyorum.

Oya EROĞLU
BUİKAD YK Başkanı
Pandemi ortaya çıktığı ilk günden bugüne değin tüm dünyada gerek sağlık gerekse ekonomik olarak derinden etkisini göstermiştir. Pandemi döneminde dünya ekonomilerinin yüzde 95’inin küçüldüğü görülmüştür.
Tüm dünya haziran ayına kadar kendini kapamış, özellikle tarım, hayvancılık, denizcilik, otomotiv, inşaat gibi sektörler bu süreçten çok ciddi etkilenmiştir. KOBİ’lerin yüzde 70’inin işini durma noktasına gelirken, üretimin durması ile tedarik zincirleri kırılmış ve dünyaca ünlü birçok firma hizmet veremez hale gelmiştir. Dünya ekonomisi bu tehdit karşısında korkunç bir darbe almıştır. Ayrıca finansal hizmetler ve eğitim sektörü de olumsuz etkilenen sektörler arasında başı çekmektedir.
Dünya Bankası göstergelerine göre, Türkiye’de 2020’de gayri safi yurt içi hasılanın 660 milyar dolar, kişi başına gelirin de 7 bin 924 dolar olacağı, ekonominin ise yüzde 3,8 daralacağı tahmin ediliyor. Harcamalar açısından baktığımızda, devletin harcamalarında yüzde 6,2’lik artış olacağı ama hem özel tüketimde hem sabit sermaye yatırımlarında hem de ihracat ve ithalatta ciddi bir daralma yaşanacağına dikkat çekiliyor. 2019’da 1,1 milyar dolar cari işlemler dengesi hasılası verecek olan Türkiye, 3,2 cari işlemler dengesi açığı vereceğini ve 2021-2022 yıllarında da cari açık vermeye devam edeceğini ön görüyorum.
Salgınının yol açtığı etki 3,3 milyon kişiyi yoksulluğa sürükleyebilir.
Yatırımlar ve iş gücüne katılımdaki düşüşün Türkiye ile diğer yükselen ekonomilerin verimlilikte ve potansiyel milli gelirde yaşadığı düşüşü daha da ağırlaştırması bekleniyor.
Gerek bu yılın gerekse geçmiş yılların birikmiş negatif etkileri nedeniyle, 2021 zor bir yıl olabilir. Krize karşı; hükümet ve merkez bankası eylemleri ile küresel ekonomik faaliyetler birçok sektörde hızlı bir şekilde toparlanma sağladı ancak bazı hizmet sektörleri kısıtlamalardan etkilenmeye devam ediyor.
OECD tarafından açıklanan raporda; Türk ekonomisinin 2021 için yüzde 3,9 büyüme tahmini yüzde 2,9 indirilirken, 2022’de ise yüzde 3,2 büyüyeceğine yer veriliyor.
Kadınların yeniden toparlanma sürecinde yapacağı katkı ve ortaya çıkacak yeni dünyada oynayacakları rol vazgeçilmez öneme sahip olacaktır. Kadınların ekonomide varlığını ve gücünü arttırabildiğimiz ölçüde, gelecekteki benzer krizlere karşı ekonomi direnci de güçlenecektir. Sadece Türkiye’nin değil bütün ülkelerin Covid-19 krizini atlatmaları ve yeniden kalkınma yoluna girmeleri, bu sürece herkesi eşit şekilde dâhil etmeleri ile mümkün olacaktır.

Murat KAYA
GESİAD YK Başkanı
2020 yılı, güzel başlayıp böyle gitmesini ümit ettiğimiz fakat gerek pandemi gerekse de pandemiyle birlikte tüm dünyanın etkilendiği bir ekonomik kriz nedeniyle güzel gidemeyen ve tüm insanlığın mutsuzluk kostümüne bürünmesine sebep olan bir yıl oldu. Tabi ki yeni yılda hepimizde ümit ve beklenti var. 2021 yılının her şeyden önce sağlık ve mutlulukla birlikte birbirimize bağlanıp kenetlendiğimiz, ekonomik açıdan da müreffeh bir seviyeye ulaştığımız bir yıl olmasını diliyorum. Bunun için bizlerin üzerine ne görev düşüyorsa yapmaya hazırız. Yerelden genele herkesin bir araya gelip ülkemiz için ortak bir yol bulacağı bir yıl diliyorum. Çünkü hepimiz aynı geminin içerisindeyiz ve bunu ancak el birliği atlatabiliriz. Gelecek nesillere daha iyi günlerde bir dünya ve ülke bırakmak istiyorsak bunu yapmalıyız.

Ahmet ER
BATISİAD YK Başkanı
2020 yılı insanlığın tüm dünyada en temel faaliyetlerinin bile kısıtlandığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. Covid-19 salgınının sırayla tüm ülkelere sıçraması sebebiyle de dünya ticareti büyük bir sarsıntıya uğradı. Mart ayında Türkiye’de de yayılmaya başlayan ve Nisan ayında zirveye çıkan COVID-19 salgınında iş dünyası özellikle ikinci çeyrekten itibaren zorlu bir sürece girdi. Biz de BATISİAD olarak sık sık üyelerimizin nabzını yoklayarak koordinasyonu devam ettirdik. Daha sonra yaz aylarındaki normalleşme iş dünyasının bir nebze nefes almasını sağladı. Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan tedbir kararları sayesinde hem tüketiciler hem de üreticiler bu dönemi büyük zararlara uğramadan atlattılar. Ekonomik veriler de Türkiye ekonomisinin 2020’de ayakta kalabilen sayılı ülkelerden olduğunu gösteriyor. 2020’de ihracat %5,6 artarak 17 milyar 333 milyon dolar olarak gerçekleşmiş ve dış ticaret hacmi ise %7,2 artarak 37 milyar 62 milyon dolara yükselmiştir.
2020 sona ererken iş dünyası, pandeminin etkilerinin zayıfladığı ve ticaret faaliyetlerinin kolaylaştığı bir 2021 yılı bekliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın aldığı tedbirler ve son dönemde dünya çapında hızlanan aşı çalışmaları sayesinde tamamen normalleşme uzak görünmüyor. BATISİAD olarak bu gelişmelerle birlikte 2021 yılında hem Türkiye ekonomisinin büyüme göstereceğine hem de ihracat rakamlarımızın yükselmeye devam edeceğine inanmaktayız.



Arif DEMİRÖREN
BARSİAD YK Başkanı
Koronavirüs salgını ve beraberinde getirdiği zorluklar ve dünya çapında oluşan yeni süreçlere uyum çabaları ile geçen 2020 yılının ardından yeni yılda Türk sanayicisi, üreticisi, ihracatçısı ve her ölçekten iş insanının gayretli çalışmaları ve devletin, hükümetin destekleri ile pandeminin tüm dünya ile birlikte Türkiye’ye de getireceği zorlukları hep birlikte yenileceğiz. Yeni yılda da devletin yerinde ve zamanında açıklayacağı destek paketleri ve sanayicilerin, üreticilerin aynı azimle çalışmaya devam etmesi ile daha iyi bir yıl olacağına olan inanıyoruz.

Dağhan UZGUR
BİSİAD YK Başkanı
Covid-19 pandemisi 2020’nin dünya tarihinde iyi anılmayacak yıllardan biri olmasına sebep oldu. Maalesef en azından 2021’in ilk yarısı için de hızlı bir düzelme görünürde değil. Sosyal yaşamın dibine dinamit koyan pandemi, diğer yandan dünya tarihindeki diğer kaos örneklerinde olduğu gibi insanlığın gelişimine olumlu katkılar sağladı. Evlere kapanmak zorunda kalan insanların karantina sürecinden çıkış umudu olan aşı, bilim ve teknolojinin insanlığın tek çıkar yolu olduğunu hatırlattı. Aşı üretme teknolojisine ve bu aşıyı bulacak bilim insanlarını yetiştirecek eğitim sistemine sahip olan ülkelere “diğerleri” gıpta ile baktı. Bakmakla kalmayıp milli gelirlerini de mecburen bu şirketlere akıtmaya hazır hale geldi.
Geçirdiğimiz bu zorlu yıl içinde uzaktan eğitim, çevrimiçi toplantı, dijitale evrilen e-hizmetler, e-ticaret ve kargo gibi onlarca alanda yıllardır beklenen gelişim bir çırpıda sağlanmış oldu. Bir hırka, bir lokma yanında hızlı kesintisiz internet önceliklerimiz arasına girdi. Ülkelere uygulamalı gelecek dersi veren 2020’nin hep hatırlanması ve zor günlerde insanlığın yardımına koşanın bilim olduğunun unutulmayacağı yeni bir yıl dilerim.

Şaban BOZDEMİR
BUMİAD Yönetim Kurulu Başkanı
2020 yılı kötü geçti Covid-19 bütün dünyayı olduğu bizi de olumsuz etkiledi. Ama bu sürecin sonuna yaklaştığımızı düşünüyorum. 2021’in 6.’cı ayından sonra yani 2021’in de ilk 6 ayının kötü olacağını 2021’in 6.’cı ayından sonra bir düzelmenin net olarak görülmeye başlayacağını düşünüyorum. Ekonomik sıkıntının ancak 2021’in 6.’cı ayından sonra öngörüm doğrultusunda devam ederse düzelebileceği gibi bir düşüncem var.

Murat SARAÇOĞLU
TÜRSAB Güney Marmara BYK Başkanı
2020 maalesef kayıp bir yıl olarak tarihimize geçti. Yurt dışı tüm programlar iptal edilirken yurt içi seyahatler temmuz ayı ile biraz hareketlenip eylül 15 itibariyle son buldu. Yapılan araştırmalara göre toplam seyahatlerde incoming, outgoing ve MICE bazlı ortalamada yüzde 80 oranında bir kayıp söz konusu. Yurt içi kültür turları temmuz ayı itibariyle pandemiye rağmen talep görürken bunun karşılığında ekonomik açıdan Acentalara pek fazla gelir sağlayamadı, bu programların gerçek manada çok ucuz olmasından kaynakladı.
Uluslararası seyahat kısıtlamaları olduğu için uçak seyahatlerinde de daralma yaşandı.

Otellerin birçoğu kapalıyken açık olan tesisler temmuz ile eylül 15 arası beklenenden fazla bir dolulukla sezonlarını kapattılar. Diğer otellerin kapalı olması ve halkımızın kısıtlamalardan sonra tatil özgürlüğünü tatmak istemesi önemli bir etken oldu.

Eylül 15 itibariyle sessizliğe bürünen sektörümüz, halen sessizliğini devam ettirmekte ve maalesef son üç aydır daha fazla sıkıntı çekmektedir.

Aşı’nın hayatımıza girmesi umuduyla 2021 yılında tünelin ucundaki ışığı görüyor gibiyiz. Sektördeki sessizlik nisan ortaları itibariyle yerini iç pazarda harekete bırakacağını ümit ediyoruz. Nisan 15 itibariyle erken rezervasyonlarda aşının etkisi ile birlikte hareket göreceğini, otellerimizin haziran ayı itibariyle dolmaya başlanacağını ümit ediyoruz. Hatta mayıs ayında bayramın da etkisiyle hareketlenme mutlaka yaşanacaktır.

Incoming bazlı yurt dışından yakın ülkelerden turist alabileceğimizi düşünüyoruz. Eğer, herhangi bir kısıtlama olmazsa Rus, Alman, Ukraynalı turist, Akdeniz ve Ege bölgemizdeki Otelleri dolduracağını ümit ediyoruz. Tabi bunlar pandemiden ziyade o ülkelerle süre gelen politik ve beşeri münasebetlerimizle de çok alakalı.

Ortadoğu’da ise süre gelmekte olan anti Türkiye politikasının ortadoğulu misafirin çok fazla önünü kesemeyeceğine inanıyoruz. Ortadoğu pazarı için Türkiye bölgenin merkezi olmaya devam edecektir. İstanbul ve Bursa gibi destinasyonlarımızı doyuracağı kanaatindeyiz. Fakat tüm bu iyi düşüncelerimizin yanında sektör 2019 Rakamlarını yakalayamayacaktır. Gelişmeler olumlu olduğu sürece 2019 rakamlarımızın yüzde 65-70’ini yakalayabileceğimizi düşünüyoruz.

Kongre turizmi ise 2021 sonu 2022 başına kadar sakin gidecektir. Hem toplantı, hem fuar, hem de incentive turizmi kişisel seyahatlerin düzene girmesinden sonra hareketlilik kazanacaktır.

En başta söylediğim gibi 2021’in nasıl geçeceğini biz turizmciler değil, bilim adamları belirleyecektir tüm bu olumlu görüşler aşının kullanılması, aktifliğinin kanıtlanması sonrası olacak gelişmelerdir.

Hasan EKER
TÜRSAB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi
2020 yılı krize alışık olan turizm için, tarihinin en kötü yılı oldu diyebiliriz. Daha önce farklı krizler ile etkilenmiştik. Fakat bunların hepsi birkaç ay, ya da turizmi bir sezon etkileyen ve kısmi bir bölümü etkileyen krizlerdi. Salgının küresel olması, topyekûn tüm turizm branşlarını etkiledi. Şu anda 1,5 yıl turizmi etkileyeceği kesinleşti. Ürün hazırlık süreci ve satış sürecini de göz önüne alırsak bu kriz sektörün en az 2,5 yılını etkileyecek bir kriz olarak, Türkiye turizm tarihinin en büyük krizi oldu diyebiliriz.
Bu süreçte hükümetimiz ile yakın iş birliği halinde, turizmin sorunlarını, üyelerimizin beklentilerini tüm Bakanlıklara anlattık. TOBB, Medya ve diğer iletişim organlarıyla sorunları önerilerimizi gündemde tuttuk. Genel uygulamalardan üyelerimiz faydalandı. Fakat sektöre özel uygulamalardan memnun kalınmadı. En çok etkilenen seyahat acentesi sektörü olarak, üyelerimizin ayrıcalık talebi var. Desteklerden bazı üyelerimiz sicil sorunları nedeniyle yararlanamadı, çektikleri kredilerin vadesi salgın bitmeden tekrar geldi. Bazı üyelerimiz hiç fatura kesmese dahi, personelini çalıştırmak zorunda kaldı. Birçok sektör kısmi olarak iş yapmasına veya bazı kısıtlamalar kalkar kalkmaz iş yapmaya başlamasına rağmen bizim üyelerimiz hiç iş yapamadı. Bu nedenle, hibe desteği, kredi öteleme desteği, açık işyerlerine kira desteği, stopaj ödememe, vergi ertelemesi gibi destek talepleri önemle devam ediyor.
Avrupa’da turizm ziyaretçi sayısı yüzde 80 düşmesine rağmen, Türkiye’de yüzde 70 düşmüştür. Bu anlamda Türk turizmcileri rakiplerine göre daha başarılı bir sınav vermişlerdir. 2020 yılını Türkiye, 15 Milyon turist sayısı, 11 Milyar USD gelir ile bitireceğini ön görüyoruz. 2019 yılını, 51,7 Milyon ziyaretçi, 34,5 Milyar USD turizm geliri ile kapatmıştık.
TÜRSAB olarak Covid 19 Döneminde yaptıklarımızı şöyle özetleyebilirim;
? Üyelerimizin aidatlarını iptal ettik.
? Üye taleplerini hükümet yetkililerimize sürekli olarak yazılı ve sözlü olarak ilettik. Kamuoyunda bu talepleri canlı tuttuk. Personel desteği, uygun fiyatlı kredi desteği, stopaj desteği, kira yardımı gibi taleplerimiz yerine getirilmiş olsa da, üyelerimizi bir kısmı bu destekten yararlanamamıştır.
? Hac-ümre iadeleri sorunu çözülmüştür.
? Güvenli toplantı kriterleri hazırladık ve örnek bir toplantı düzenledik, kamuoyu ile paylaştık.
? Yol güzergahı belge sorununu bazı şehirlerimizde çözdük ve önemli yol kat ettik.
? Bölgelerde üyelerimizin sorunlarını dinledik, Kocaeli ve Diyarbakır’da toplantılar düzenledik. Vali, Belediye başkanları ve Ticaret Sanayi oda başkanlarını ziyaret ettik. Sorunlarımızı anlattık.
? TOBB ile aylık görüşmeler yaparak sorunlarımızı ilettik.
? Turizm Birlik ve dernekleri ile birlikte bakanımızla toplantılar yaptık.
? Ulaştırma bakanlığı havayolu iptal ve iade sorunları görüşmesi.
? Ticaret bakanlığı servis bedeli iade görüşmesi.
? Almanya, İngiltere, Rusya , Hollanda , Ukrayna , ABD seyahat acentaları birliklerinin başkanları ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. 2021 stratejilerimizi ve aldığımız tedbirleri paylaştık.
? Üyelerimize ve çalışanlarına Ücretsiz İngilizce kursları düzenledik.
? Türsab akademi bünyesinde 17 farklı başlıkta online eğitim videoları hazırladık ve Türsab TV’den yayınladık.
? Türsab TV yayınlarına hiç ara vermedik , stüdyomuzu kullanamadığımız zamanlarda Zoom ve Skype üzerinden Türkiye’den ve Dünyadan çok sayıda konuk ağırladık ve haftada 8 canlı program yayınladık.
Bu dönemde yine TÜRSAB olarak beklentilerimiz ise;
? Havayollarının internette düşük fiyat ilan etmemesi.
? Turizm paketlerinde tur iptal ve iadelerinde, hizmet bedeli düşülerek iade yapılabilmesi.
? Esnafa uygulanan hibe desteğinin, üyelerimize de sağlanması.
? Kira yardımının yapılması.
? Stopaj alınmaması.
? Sicil affı.
? Kredi geri ödemelerinin ertelenmesi.
? Vergi ödemelerinin ertelenmesi.
? Araçlarda TUV denetimlerinin ertelenmesi.
? Salgın nedeniyle ihale şartlarını yerine getiremeyen üyelerimize, tek taraflı kamu ihalesi iptal hakkı tanınması şeklindedir.
2021 yılına gelince; Dünya Turizm Örgütü, turizmde toparlanmanın 2021’in 3. çeyreğinde olabileceğini ön görmüştür. 2019 yılını yakalama imkânımız olmadığı kesin. 2019 yılına ancak 2-3 senede yakalayabiliriz. 2021 de 2019 ‘un yarısını yakalayabileceğimizi düşünüyoruz. Çıkan aşının başarısı, dünya vatandaşlarına ulaşma süresi, bu tahminimizi artı veya eksi yönde etkileyecektir. Bu anlamda en büyük avantajımız Avrupa gibi üst düzey bir tüketici kitlesiyle çalışmamız olacaktır. Diğer ülkelere nazaran aşıya daha kolay ulaşacak, bilinçli bir müşteri kitlemiz var. 2021 yılında sektörümüzün desteğe ihtiyacı var. Devletimiz turizmin en az 2021 sonuna kadar yanında durması gerekiyor. 2021 de kısmi iş yapsak bile, ayakta durmakta üyelerimiz zorlanacaktır. Çünkü seyahat acentesi ve tur operatörünün iş yapabilmesi için, finansmana ihtiyacı vardır. Ön finans gerektiren bir sektörde çalışıyoruz.
Salgın şüphesiz tüketicinin taleplerini değiştirecektir. Daha sakin oteller, açık havanın daha fazla olduğu tesisler, yoğunluk olmayan bölgeler talep edilecektir. Bireysel şahsi araçla seyahatler artacaktır. Doğa turizmine, yakın çevreye, yat turizmi, apart oteller, bungalov tesislere talepler artacaktır. Karavan turizmi gelişecektir. Otel rezervasyonlarında geniş odalar, süit odaların tercihinde artış vardır. Sağlık turizminde artış mutlaka olacaktır. Yeni yerleri keşfetmek bilinmeyen bölgelere gitmek tercih edilecektir.
Oteller ve turizm tesislerimiz bu süreçten başarılı çıkmışlardır. Otel yatırımları büyük yatırımlardır. Oteller restoranlarını, lobilerini, dinlenme alanlarını yeni düzene göre tekrar revize etmektedirler.
Sağlıklı turizm kavramı gelişecektir. Bilgi paylaşımının arttığı ve geliştiği bir dönem yaşıyoruz. İnsanlar bilinçlendikçe sağlıklı yaşama göre hayatlarını planlamaktadır. Sadece maske mesafe değil, sağlıklı gıda, egzersiz, spor, gibi istekler turizmde de ön plana daha fazla çıkacaktır. Turizmin gelecekti başarısı sağlıklı turizme göre planlamalar yapmak olacaktır.
Bursa turizmi de şüphesiz ülkemiz ve dünya gibi turizmden etkilendi. Sahil bölgelerine göre daha fazla etkilendi diyebiliriz. Fakat salgın sonrası Bursa’nın turizmde önemli avantajı var. Doğal güzelliklerinin çok olması. Uludağ’ı, dağ köyleri, Cumalıkızık, Trilye, Gölyazı, İznik gibi bölgeler gelecek turizm trendleri açısından artı değerleri olan bölgeler diyebiliriz. Bu potansiyelimizi iyi kullanmalıyız. Yeşil Bursa kimliğimizi salgın sonrası daha fazla ön plana çıkartmakta fayda var diye düşünüyorum. Bursa’nın 3 adet havalimanı var. Yenişehir dışında Sabiha Gökçen, İstanbul Havalimanına hızlı tren bağlantısının alt yapısınınım şimdiden oluşturulması, Bursa turizmini gelecekte çok rahatlatacaktır. Bursa Sanayii ve Ticaretinin gelişmiş olması a turizmi güçlü kılmaktadır. Bu anlamda katma değeri yüksek, kongre ve fuar turizmine ağırlık vermesi Bursa’nın ana vizyonlarından bir tanesi olmalıdır. Sağlık turizmi ve sağlıklı turizmde gelecek turizm trendlerinde ön plana çıkacaktır. Bu anlamda gerek şehir merkezindeki tesislerimize, gerekse Uludağ da yatırım yapmanın faydalı ve verimli olacağını düşünüyorum. Uludağ turizmini 4 mevsim yaşatmak için en önemli ilaç sağlık turizmi ve termal turizmin olacağını düşünüyorum.

Mehmet ALBAYRAK
İMO YK Başkanı
Yeni umutlarla girdiğimiz 2020 yılında, Covid-19 salgını nedeniyle dünyamız yu¨zyılın en bu¨yu¨k sarsıntısını yasadı. Dünya ölçeğinde ve ülkemizde bütün sektörler salgından olumsuz etkilendi ve etkilenmeye de devam ediyor. 2016 yılından itibaren yaşanan finansal şoklardan etkilenen ekonomiler salgının da etkisi ile zor günlerden geçiyor. Bu etkileşim inşaat sektörü açısından daha da vahim bir tablo oluşturdu. Ülkemizde inşaat sektörünün bileşenleri; kısıtlı sermaye ile iş yapma alışkanlıkları sebebiyle ve arz talep dengesinin de bozulmasıyla daha fazla etkilendi. Ulaşım aksadı. Sektörün çalışanları işe gidip gelmekte büyük zorluklar yaşadı. Büyük sağlık sorunları oluştu. Kısaca ekonomik olarak 2018 sonundan itibaren gerilemeye başlayan sektöre bir darbe de salgın vurmuş oldu. Son iki senelik süreçte gerçekleşen ülke ekonomisi stratejisindeki çalkantılar, faizlerdeki istikrarsızlık, yönetmelik değişiklikleri, diğer sektörlerdeki düşüşten dolayı vatandaşın alım gücünün zayıflaması ve birde üzerine Covid-19 salgını derken sektör durma noktasına geldi.
Oysa inşaat sektörü tamamen yerli ve millidir; ülkemiz ekonomisinin lokomotif sektörüdür. Ancak zor günlerden geçen sektörün şu dönemde normale dönmesi pekte mümkün görünmüyor. Birçok şantiyede işler yavaşlamış ve birçok firma ya dönüşümlü ya da uzaktan çalışma ile işlerini tamamlamaya çalışıyor. Sektördeki bu yavaşlamaya ve daralmaya bağlı olarak birçok meslektaşımız hala iş bulamıyor. Birçok meslektaşımız da çalıştıkları firmaların mali durumunun bozulmasından dolayı işsiz kalmış durumda.
2021 yılı için sektörümüzü değerlendirdiğimizde inşaat sektörünün ve diğer sektörlerin yeniden harekete geçebilmesi için Merkezi yönetimlerimiz tarafından Merkez Bankası ve diğer bankalar kanalıyla yatırımların teşvik etmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki 250’ ye yakın yan sektörle etkileşim halinde olan inşaat sektörü mutlak surette yeniden canlandırılmalıdır. İnşaat sekto¨ru¨nu¨n tekrar harekete geçmesi demek; yavaşlayan projelerin tekrar hızlanması, tüm sektörlerdeki mali yapıların güçlenmesi, istihdamın ve vergi gelirlerinin artması demektir. Zira inşaat sektörü ülkemiz açısından gizli istihdam giderici bir sektör olarak biliniyor. Bu canlanma umutlarımızın da yeniden yeşermesi demektir. Özellikle yeni mezun olup aramıza katılan genç inşaat mühendisi meslektaşlarımızın mesleklerini icra edebileceklerini düşünmek bile heyecan verici bizler için. Salgından sonra belki hiç bir şey eskisi gibi olamayacak. Belki farklı bir çalışma olan ve temelleri Almanya’da atılan Endüstri 4.0’ın uygulanacağı ortamlarda çalışmak zorunda kalacağız. Belki de dijital dönüşümler yaşayacağız. Ama hiçbir durumda umutlarımızı yitirmeyeceğiz. Yeniliklere adapte olarak ülkemizin kalkınmasına katkı koymaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.



Nur Gül ARSLAN
İçmimarlar Odası Bursa Şb. Bşk.
2020 yılının ilk ayları pandemi ile karşılaştığımız, tanıştığımız ve sonraki ayları ise onunla başa çıkma mücadelemiz ile geçti. Ne yazık ki virüse yenildiğimiz anlar yaşandı, acı kayıplarımız oldu. Ekonomik olarak oldukça zor süreçlerden geçtik, halen de geçmekteyiz. Yaşadığımız pandemi döneminde içmimari çalışmalar ise durmadı tersine; arttı. Kapalı olan mekânlar beklettikleri tadilat işlemlerini bu süreçte başlattı ve hızla gerçekleştirdi. Evler, restoranlar başta olmak üzere tüm iç mekân tasarımları gözden geçirildi, yenilemelere gidildi. 2021’in başta yapı sektörü olmak üzere tüm sektörler için çok verimli bir yıl olacağını düşünüyorum. 2021 yılının milletimize, ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, mutluluk, refah getirmesini diliyorum.

Necla YÖRÜKLÜ
Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şb. Bşk.
2020 yılı dünya tarihine iz bırakan gelecekte bu izlerin anlatılacağı, çıkarılan derslerin ve yaşananların anlatılacağı bir dönüşüm yılı, farkındalık yılı, ölümler yılı ve yaşayanların geleceğe önemli deneyimler taşıyacağı bir yıl oldu diye düşünüyorum. Tüm dünyada 2019 yılı sonlarında başlayan ve 2020 yılı başında tüm dünyada hızla yayılmaya başlayan COVID-19 salgını ve etkileri yılı oldu. Tarihe böyle bir isimle damgasını vurdu. 2020'de tüm dünyada büyük hasara yol açtığı gibi, yeni öğretileri de hayatımıza kattı. Gerek sağlık alanında, gerekse üretimin gücü ve gerekliliği anlamında, insan yaşamının çevresiyle bağlantılarını sorgulayan ve geliştiren bir yıl oldu.
Sağlığımız ve hayatta kalabilmemiz için mücadele yöntemlerini içselleştirdik, maske, mesafe ve temizlik olağan bir yaşam şartımız oldu. Bununla birlikte insanın insana dokunabilmesinin özlemini gördük, yakınlarımıza ulaşamadık, etrafımızda yakınlarımızın hayattan hızla kopuşlarını yaşadık ve üzüntülerini paylaşabilmek için yaklaşamamanın acılarını deneyimledik. Artık sosyal medyada şunu yedik, buradayız, böyle eğleniyoruz postları atmaya utanır olduk, yaşamak en büyük şansımız oldu. Sağlıklı ve yeterli gıdaya erişebilmek için evimizdeki balkondan başlayarak kentlerde tarım alanları, üretim alanları oluşturmaya başladık. Sağlıklı kalabilmek için izolasyon şartları oluşturuldu ve tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok iş yeri kapatıldı, yoksulluk, işsizlik arttı, hayat pahalılığı arttı ve yaşam koşulları zorlaştı.
Bununla birlikte yeni sanal deneyimlerle işlerimizi sanal dünyadan yönetebilme, yeni alışveriş olanakları, toplantı ve konferanslar ve hatta kültür ve sanat etkinliklerinde teknolojinin yeni gelişmeleriyle tanıştık ve bu şartları olağanlaştırmaya başladık. Eğitim alanında, sağlık alanında, kültür ve sanatta ve birçok alanda sanal yolla insan temasını, iletişimi, alışverişin olanakları, kolaylıkları ya da bunların bazı zorluklarıyla yaşıyoruz, bunları deneyimliyoruz.
2021 için tüm dünyada gelişmelerin her alanda olumlu olmaya başlamasını diliyorum. Bu anlamda öncelikle tüm dünyada kaosa neden olan COVİD-19 virüsünün kontrol altına alınabileceği ve pandemiyi aşılama yoluyla sona erdirme umutlarımız var. Ülkemizde ve tüm dünya ülkelerinde ekonomik, sosyal, kültürel alışverişleri, gidiş gelişler ve temasların tekrar normalleşmesini bekliyorum. 2020 yılında benimsediğimiz birçok öğretinin geleceğimize ışık tutması ve dersler çıkarılarak, insanın yaşadığı her mekânda insana dair değerleriyle, insanın insana, doğaya, hayvanlara saygı ve değer yargılarına, her canlının haklarına sahip çıkarak yaşanacağı bir farkındalık başlatacağı inancıyla iyi dileklerimi gönderiyorum, size de teşekkür ediyor, okuyucularımıza saygılarımı sunuyorum.

Av. Gürkan ALTUN
Bursa Barosu Başkanı
2020 yılında, hak arama, adalete erişim, adil yargılama, masumiyet karinesi gibi hukuk kavramları pandeminin yarattığı olumsuz koşullarla daha da örselendi. Tüm itirazlarımıza rağmen Avukatlık Kanunu değiştirilerek illerde paralel baro oluşuma olanak tanındı. Avukatlık mesleğini itibarsızlaştırmaya yönelik düzenleme ve uygulamalar birbirini izledi, yurttaşın savunma hakkı gasp edildi. Evrensel hukuk ilkeleri görmezlikten gelindi, AİHM başta olmak üzere iç yargı mekanizmasınca verilen kararlar dahi uygulanmadı. Evrensel hukukun gereklerinin yerine getirildiği, kürsülerinde sadece vicdanlarının sesine kulak veren bağımsız yargıçların bulunduğu, savcıların savunma ile eşit konumda olduğu ve kararlarına saygı duyulan mahkemeleri 2021 yılında görebileceğimiz umuduyla, güçlünün değil hukukun üstün tutulduğu, insan hak ve özgürlüklerinin tüm kurum ve kurallarıyla işletildiği, yurttaşın devletine, devletin yurttaşına güvendiği müreffeh bir yıl diliyoruz.

Serkan DURMUŞ
Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şb. Bşk.
Tüm insanlık ve ülke olarak pandeminin etkisinde kaldığımız zor bir yılı geride bırakıyoruz. 2020 yılında pandeminin toplum sağlığı, ekonomik göstergeler ve sosyal yaşantı üzerinde birçok tesiri olmasının yanı sıra yeni değişimleri de beraberinde getirdiğini hep birlikte derinden hissettik.
Tüm bu değişimin yanı sıra benzer bir süreci de ülkemiz için çok önemli olan ‘Gıda Egemenliği’ ve ‘Gıda Güvencesi’ kavramlarının doğru anlaşılması ve etkin bir şekilde hayata geçirilmesinin ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırladık.
Öyle ki;
Pandemi ile birlikte dünya ülkeleri sınırlarını erişime kapattığı bu dönemde yaşamsal öneme sahip tarım ve gıda sanayinde kendine yetebilen bir ülke olabilmenin önemini; ayrıca yeterlilik, güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmenin bu zor süreçte ne denli yaşamsal bir vazgeçilmez unsur olduğunu bir kez daha gördük.
Gıda Mühendisleri Odası olarak ülkemizde tarım, gıda sanayine yönelik politikaların halkımızın ihtiyaçları doğrultusunda sağlıklı ve güvenli gıdaya erişebilmesi adına geliştirilerek ülke insanımızın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye ulaşabilmesi adına bilimin ışığında yaptığımız çalışmalarımızı geçmişte olduğu gibi yarınlarımızda da bizim en önemli sorumluluklarımızdan biri olacağının inancındayız.
Bu vesile ile yeni yıla girdiğimiz bu günlerde tüm vatandaşlarımıza yeterli ve sağlıklı gıdaya erişebildiğimiz, ülke olarak kendine yetecek gıda ve tarım sanayine alt yapısına sahip, sağlığın, mutluluğun, sevgi ve dostluğun hayatımızdan eksik olmadığı güzel bir yıl diliyorum.

Füsun EKREN
Tekstil Mühendisleri Odası Bursa Şb. Bşk.
2020 yılının özellikle nisan ayında pandeminin etkilerinin önce Avrupa’da ardından ülkemizde de hissedilmesiyle tekstil ve konfeksiyon sektöründe çok büyük bir duraklama oldu. Ancak sektörümüz krizlerden fırsat yaratmayı başaran bir sektör olduğu için üst giysi konfeksiyon alanında yaşanan daralmayı maske, tulum, koruyucu giysiler gibi medikal tekstile yönelerek bir ölçüde de olsa aşmayı başardı.
2. çeyrek daralma yaşansa da özellikle medikal tekstiller, ev tekstilleri, teknik tekstiller konularında artışlar görüldü.3. çeyrek kısmi çalışma ödeneğinin de devreye girmesiyle üreticiyi daha rahatlattı ve sanırım pek çok sektörden daha iyi durumda olmamıza olanak sağladı. Pandeminin hepimize sağladığı en çarpıcı değişiklik dijitalleşme alanında oldu. Artık uzaktan çalışma, online toplantılar çalışma hayatının parçası haline geldi. Çalışma hayatına ve hatta özel hayata bakışı değiştirdi. Özellikle sanal numunelendirme, sanal defile, sanal fit, sanal fuar gibi dijital uygulamalar hayatımıza hızlıca girdi. Bir yandan da online bağlantının hızına ve rahatlığına çok çabuk alışıldı.
2021 için dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yine en gündemde mottolar olacak tekstilde. Gençlerin önünde dijitalleşme ile ilgili müthiş fırsatlar olacak. Tekstil hep devam edecek, tekstilin yeni yüzlerini görmeye hazır olun.

Emin DİREKÇİ
KalDer Bursa Şubesi Başkanı
Dilerim, 2021 yılı ve sonrası; tüm insanların tok, evlerinde, işlerinde ve mutlu yaşayabilecekleri ayrıca mavi gezegenimizi ve tüm ekolojik dengeyi de gözetecekleri bir dönemin başlangıcı olsun. Tüm dünya, ülke ve insanların sahip oldukları kaynak, bilgi ve deneyimle bu hedefleri gerçekleştirebiliriz. Yeter ki bir virüs karşısında gösterdiğimiz çaba ve birlikteliği bu hedefler konusunda da devam ettirelim. Mutlu yıllar.

 

Dr. Aytuğ ONUR
BALKANTÜRK Eğitim Vakfı YK Başkanı
Ülke olarak oldukça zorlu geçen bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Bu yıla damga vuran Koronavirüsün dünyayı eş zamanlı etkilediği ve potansiyelini arttırarak sonucunun nereye varacağının kestirilemediği bir süreçte BALKANTÜRK Eğitim Vakfı (BEV) olarak eğitime yönelik oluşan yeni sıkıntılara çözümler üretmek amacıyla hizmet ve destek çalışmalarımızı hayata geçirdik. Gençlerimizin eğitim süreçlerine kesintisiz devam edebilmesi için ihtiyaç duyduğu internet, bilgisayar, tablet vb. gereksinimlerini karşılamak amacı ile burs desteklerimiz devam etti. Bu zorlu süreçte gençlerimizin yaşadığı bilinmezlik duygusu ve gelecek kaygısı ile başa çıkabilmeleri için kişiye özel öğrenci koçluğu sistemimiz ile destek ihtiyacı hisseden gençlerimiz adına BEV Koçları oluşturduğu güç birliğini başarıyla hayata geçirdi. Her yeni takvim yılı, yeni umutlar ile birlikte gelir. Yeni yıla girerken BEV olarak eğitimi geleceğe taşımak, gençlerimizin eğitim yoluna ışık olabilmek adına 2021 yılında da BEV Mütevelli Heyeti Üyeleri ile aktif bir şekilde çalışacağız. Yaşadığımız tüm sıkıntıların 2021 yılında geride kalması temennisi ile yeni yılın ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya sağlık, barış ve huzur getirmesini dilerim.

Barış GÜL
PERYÖN Güney Marmara YK Başkanı
Neredeyse son 50 sene incelendiğinde en uğursuz gelen yıl 2020 yılı olsa gerek. Ne salgın hastalığı kaldı, ne depremi, ne seli, ne de tüm dünyası saran ekonomik krizi. Oysa ki 2019’u da benzer duygularla uğurlayıp, 2020 yılını hasretle çağırmıştık. Şimdi gerçekten gitsin. Hem de tüm bıraktığı izleri silip gitsin. 2021 yılı tüm kötü duygulardan arınacağımız, kendine özgü güzellikleri, sağlığı, bolluk ve refahı getirsin. Bize de alınacak dersler kalsın. Kalsın ki çok çalışmamız gerektiğini, hayat boyu eğitimin gerekliliğini, teknolojinin hayatımızdaki önemini, kadının ve gençliğin iş hayatımıza daha fazla girmesini ve bu güzel ülkenin sadece bir tane olduğunu unutmayalım. Sağlıklı ve umutlarıyla güzel bir gelecek dilerim.

Ali İhsan YEŞİLOVA
Yeşilova Holding YK Başkanı
2020 senesine başlarken hepimiz büyük heyecanlar ve umutlar içerisindeydik ancak isteklerimizin ve hayallerimizin bambaşka noktasında bulduk kendimizi. Tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs dalgasıyla yaşadığımız zorlu şartların belki de en belirsizi ile karşılaştık bu yıl. İsteklerimizin başına önce ‘sağlık’ faktörünü oturttuk. Bu zorlu süreçleri tüm şirketlerimizde benimsediğimiz ‘İş Birliği & Sinerji’ parolamızla birlikte birbirimizi daha iyi anlayarak ve birbirimizden güç alarak en az zararla üretimimizi sürdürmeye çalıştık.
Yeni bir yıla girerken herkese önce ‘sağlık’ diliyorum. Çünkü, biz güçlü bir ülkeyiz ve sağlığımız yerinde olduktan sonra başaramayacağımız hiçbir şey yok. 2021 yılının hayatımızdaki tüm olumsuzlukları silerek hayal ettiklerimizi gerçekleştirmesini umut ediyor, güzel günlere sağlıkla, mutlulukla ve başarılarla ulaşmayı diliyorum.

Faik ÇELİK
Faik Çelik Holding Yönetim Kurulu Başkanı
2020 bizim açımızdan pandemiden dolayı mart ayından itibaren bir süre biraz durgun geçti ama ondan sonra 6. aydan sonra o açığın yüzde 80’ini kapattık. Yani şöyle diyeyim, yılı yüzde 20 geride kapattık. 2020’de 6 aydan itibaren otomotivdeki bu hızlanma çok olumlu oldu. İhracatta aynı şartlarda pandemi olmasaydı daha iyi olurdu ama biz diğer sektörlere göre otomotiv sektörü pandemiyi daha az zararla kapattı diyebilirim. 2021 yılı 2020’den daha iyi olur yani düşüncesindeki herhangi bir aksilik olmazsa belki iç piyasada biraz yani bu yıldan daha iyi olur diyebiliriz.



Fahrettin GÜLENER
ERMETAL AŞ YK Başkanı
Gelmekte olan 2021 yılından itibaren “yeni dünya düzeni” denilen her neyse onunla yüzleşeceğiz. Ülkemiz için ne kadar hayırlı olup zararlı olacağını bilemem ama benim / bizlerin çok bilinçli bir varoluş mücadelesi için kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Örnek vereyim; evimizin havuzunda veya köyümüzün deresinde labadak / cubadak yüzmeye çalıştık. Dünyanın denizlerinde kulaç atmak konusunda ne kadar başarılı olacağımız bu gelen yılda belli olacaktır! “ Azm-ü Sebat; Sıtk-ı Sadakat”…

Önder MATLI
Matlı Holding Genel Müdürü
2020 insanlık tarihi adına çok sıra dışı bir zamandı ve 2020’nin ilk başlarında bu koronavirüsün ne olacağını bizim coğrafyada kestirilemedi. Doğal olarak ve bu koronavirüsün ilk başladı zamanlarda bizler için bir fırsat olabileceğini düşünürken ondan sonra hastalığın bizim coğrafyamızda da yaygınlaşmasıyla bu işin küresek bir sıkıntı olduğu ve küresel ekonomide de bunun etkilerini yaşanacağını gördük, idrak ettik. Bu tabi çok enteresan ve daha önce tecrübe edilmediği için bunun ne kadar süreceği hiç kimse bilemedi. İnsanlık adına hem ekonomik olarak hem de salgın hastalık ve toplum sağlığı açısından tarihi bir yıldan geçtik. Burada da eski salgınlara göre çok daha farklı bir salgın yaşıyoruz çünkü en son geçtiğimiz yüz yıl içerisinde yaşanan salgınlara baktığımızda bile geçtiğimiz zaman zarfındaki salgınların daha böyle lokal olduğunu ve etkilerinin çok daha lokal bir şekilde ortaya çıktığını görüyoruz. Şimdi bu hastalık küreselleşmeyle beraber çok daha yaygın ve küresel bir etkisi oldu. Bu anlamda da insanlık tarihinde gerçek anlamda ilk kez bu kadar şiddetli bir salgın hastalık yaşadık. Bu sefer diğer salgınlardan da farklı olarak böyle küresel anlamda çok büyük bir hastalıkla insanlık imtihan oldu. Bu imtihan süreci daha devam ediyor. Tabi burada aşılama süreci şu anda gündeme geldi. Bu aşılama süreci ne kadar olacak bütün ekonomik beklentiler aşının yayılımı endeksi odaklı hale geldi bu ekonomiyi çok ciddi manada etkiledi özelliklede görünen şu ki gelişmekte olan ekonomiler gelişmiş ekonomilere göre daha sıkıntılı ve daha etkili bir şekilde bu süreçten nasibini aldılar bu anlamda da 2020 doğal olarak işte bu salgın hastalıkla beraber herkesin çok etkilendi. Tabi kendi sektörümüz açısından bakarsak özellikle 2 sektörü vurgulamak lazım ön plana çıktı. Biz sağlık sektörü bunla beraberde bir de gıda sektörü çok daha anlamda ifade etti. Tedarik zincirindeki kırılmalarla beraber gıdanın ne kadar önemli olduğu, gıda tedarikinin ve gıdada yerlileşmenin ne kadar elzem olduğu çok net bir şekilde görüldü. Bütün ülkeler bu anlamda kendi yerli gıda tedarikleri noktasında çok daha etkin önlemler almaya başladı. Stok seviyeleri yükseltilmeye başlandı. İhracat yapan ülkeler daha ziyade kendi insanlarının gıda tedarikini ön planda tutar hale geldiler.
2021 ile ilgili olarak tabi ki 2020 senesinde yaşanan bu kadar sıkıntıdan sonra her yönüyle çok daha ihtiyacın ön plana çıktığı bir seneyi yaşayacağımı düşünüyorum. Her ne kadar aşının yayılımı ön planda da olsa buna rağmen bütün ekonomiler geçmiş yıl kayıplarını telafi etmeye çalışacaklar. 2021’de bu anlamda kayıpların telafi edilmeye çalışıldığı ama zorlukların devam edeceği bir yıl olarak gözüküyor.



Mehmet Celal GÖKÇEN
B-Plas YK Başkanı
''Dışarıda olan şeyleri her zaman kontrol edemezsiniz ama içinizde olanları kontrol edebilirsiniz.'' diyor Wayne Dyer. Bizler de öncelikle kendi iç dinamiklerimiz, ülkemizin pozisyonu ve yapabileceklerimiz üzerine yoğunlaşmış durumdayız.
Bugün dünyada jeopolitik kavramın yerini artık jeoteknoloji aldı. Yeni dünya düzeninde teknolojiyi içselleştirenler kazanacak. Gelinen noktada dünya yeni bir çıkış yolu arıyor. Gerçek ve suni krizler, savaşlar, salgınlar, yer değiştiren milyonlar, yaşlanan nüfuslar, enerji kaynakları, yenilenebilir enerji, yapay zekâ, robotlar, uzay yolculuğu, yüksek teknoloji, milyonlarca obez ve milyarlarca aç insan aynı dünyada yaşıyor. Küresel iklim krizi, kuraklık riski ve doğa ile uyumlu yaşam çalışmaları dünya ülkelerinin artık gündemlerinin en başında. Bu başlıklar öncelikle sanayi ve üretim için son derece önemli veriler demek.
2020 yılı her yönüyle dünya tarihi için unutulmaz bir yıl olacak. Sağlık, eğitim, sosyal ve ekonomik hayattaki değişimler, iş disiplinlerini etkiledi. Dünya ülkelerinin sanayileşme hamleleri, uzun vadeli tüm planların gözden geçirilmesine hatta öne çekilmesine sahne oldu. Bu yönüyle bile oldukça ilginç bir yılı geride bıraktık.
Bizler, uzun süredir aynı yolu büyük bir hevesle yürüdüğümüz çalışma arkadaşlarımızla beraber Bursa, Sakarya ve Gölcük’te yaklaşık yüz bin metrekare alanda sanayi çalışmalarımız için fabrika yatırımları yaptık.Çünkü Türkiye’ye olan inancımız, sevdamız bizi geleceğe taşıyacak en büyük gücümüzdür. Bugün her zamankinden daha fazla çalışmaya, birliğe ve beraberliğe ihtiyacımız var. Örneğin yerli otomobil gibi kendi teknolojimizin kullanılacağı markalarımızı üretme hamleleri bile başlı başına çok değerli. Özellikle otomobilin sanayi kültürünün önemli merkezi Bursa’da yapılacak olması bizi daha da mutlu ediyor.
Dünyadaki ilginç gelişmeler karşısında bugünü yakalayan, yarını planlayan ;eğitimli, nitelikli insan gücüyle çalışan yenilikçi ve üretken ülkeler ayakta kalacaklar. Türkiye yeni dünya düzeninin kurucu aktörlerinden olmak için bugünden çok daha fazla çalışmak durumunda. Daha fazla yenilik ve teknoloji üretebilecek kapasitemizle bu heyecanı perçinliyoruz. Uzun süredir yaşanan talep kısıtlaması üretim süreçlerinin hepsini etkiledi, bu kısıtlama 2021 yılında artacaktır. Endirek şekilde vergi ya da gümrük üzerinden uygulanan kısıtlamanın kalkıp talep artışının yaşanması yeni yıl için sanayi sektörüne büyük katkı sağlayacaktır.
Bugün dört tekerlekli yerli otomobili üreten Türk üreticisi yarın uçan otomobili de üretecektir.
Mutlu ve umutluyuz.

 



Coşkun DÖNMEZ
BUYSAD YK Başkanı
Salgının gölgesi altında geçirilen 2020 yılının hazır yemek sanayiini verimsizlik nedeniyle derinden etkiledi. Geride bıraktığımız 2020 yılını sektörel açıdan hatırlamak istemediğimiz bir yıl oldu. Küresel iklim değişikliğine ve bölgesel hava olaylarına bağlı olarak dünya genelinde yaşanan kuraklık hem dünya ölçeğinde hem Türkiye’de gıda fiyatlarının artmasına neden oldu. En önemli sıkıntımız Türkiye’de açıklanan enflasyon rakamları ile reel artışın uzak ara farklı olması. Ürün bazında yüzde 60’ı bulan, sektörel bazda ise yüzde 30’lara dayanan fiyat artışlarına rağmen biz müşterilerimize açıklanan düşük enflasyon rakamları üzerinden zam yapabildik. Mart ayında başlayan korona virüs salgını da sektörün sıkıntılarına tuz biber ekti. Tedbirler kapsamında alınan ekstra önlemlerin oluşturduğu maliyet artışı, sektörün değişen müşteri taleplerine göre bu zor zamanda ilave yatırımlar yapmak zorunda kaldık. Pandemi nedeniyle daralan talep nedeniyle de kar marjlarımız iyice düştü, hatta zarar noktasına geldik. 2021 yılına umutla bakmak istiyoruz. Salgının tamamen bitmesini beklemek iyimserlik olur. Ancak aşının salgın sürecini kıracağını ve normalleşme adımlarının daha hızlı olacağını düşünüyorum. Belki eski normale kısa sürede dönemeyiz ama en azından yeni yılda sektörün kendini toparlayacağı yıl olacağını ümit ediyoruz.

 

Muzaffer ÇİLEK
Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı

Çilek Mobilya; 2020 yılı için büyüme hedefini yurt içi ve yurt dışı satışlarda ortalama yüzde 30 olarak belirlemişti.
Genel olarak mobilya sektörü ve Çilek 2020’nin birinci çeyreğinde beklenenden daha iyi bir performans göstermişti.
Ancak 20 Mart itibari ile eve kapanma süreci başladı. Çilek çalışanlar arasında bulaşa sebep vermemesi için, üç vardiyalı üretim sistemini altı haftalık bir süre için durdurmayı tercih etti.
İkinci çeyrek boyunca yurt içi ve yurt dışı tüm satışlarda keskin düşüşler yaşandı.
Bu sürede belirsizliğin getirdiği tedirginlik ve moralsizlik olmadı değil, ancak bir haziran açılması ile birlikte tekrar satışların normale dönmesi, ardından ertelenen satışlarların gerçekleşmesi ile yüksek satışları yakaladık.
Mobilya sektörü, bu pandemi sürecinde, eve kapanma ve evden çalışma gibi yeni normallerin yaşandığı bu dönemde ev mobilyalarına olan ihtiyaçlar artı.
Mobilya sektörünün bu dönemde pozitif etkilendiğini söyleyebiliriz.
Sonuç olarak, Çilek 2020 yılında büyüme hedefini dokuz puan aşarak %39 büyüme ile kapatmış olduk.
Çilek; mobilya sektöründe 2021 yılını, geçtiğimiz yıla benzer şekilde belirsizlikler ve dalgalanmalar ile geçeceğini ancak yılın sonunda ciro olarak yine aynı büyümeleri yakalayacağı düşünüyor ve planlarını hedeflerini buna göre yapıyor.
Çilek mobilya ; halen 66 ülkede 500’den fazla mağazası ile Bebek, Çocuk ve Genç odaları alanında çalışmalarını sürdürüyor.

İlhan PARSEKER
SİMPET YK Başkanı
2020 yılının ilk üç ayı gayet olumlu geçti ancak sonrasında pandeminin ortaya çıkmasıyla ekonomide ciddi daralmalar yaşandı. Yaşanan pandemi sürecinde banka kredileri ve şahsi fedakarlıklarla bugüne kadar gelindi. Ertelenen vergiler ve ödemelerdeki zorluklardan dolayı piyasada sıkışıklıklar oluştu. Aşının bulunmasıyla piyasada olumlu beklentiler ortaya çıktı ve tünelin ucu gözüktü. 2021 yılının ilk çeyreği aşılamanın gölgesinde korku ve endişe içinde geçecek. Ancak aşı uygulamasından sonra 2021 yılının ikinci yarısından itibaren piyasalarda canlanma olacaktır.

Vehbi VARLIK
İNOKSAN AŞ Yönetim Kurulu Başkanı
2020 2019’un olumsuzluğundan sonra beklenti olan bir yıldı. İyi olacağı umulan bir yıldı. Ama sürpriz bir şekilde pandemi dönemi başladı. O beklentiler suya düştü, kötü bir dönem yaşandı. Bütün Türkiye için, dünya için, bizim sektör için. En çok yara alan sektör olduk, oteller, restoranlar, okullar kapandı. Yemek sanayinin düşük kapasiteli çalışmasından dolayı yemek sanayileri yara aldı. Dolayısıyla zorlandığımız bir yıl oldu. Biz iyi bir marka olmanın meyveleriyle buralara kadar getirdik, yaklaşık yüzde 20 sektör düşüklüğü iyimsem olarak yüzde 20 seviyelerinde tahmin ediyorum. Biz çok umutluyuz, 2021 çok iyi geçecek. Çünkü çok proje var çok bizim sektör için bunların teklifleri masada bekliyor bakalım ortalık bir belli olsun, pandemi ne kadar sürecek belirsiz diyorlardı, şimdi aşının bulunmuş olması yüreklere su serpti. En azından umut verdi. Şimdi bir de malum turizm sezonundan çok beklenti var. Ocaktan sonra siparişlerin başlaması lazım ki yetişsin yani en kötü mart itibariyle Türkiye genel olarak çok iyi geçecek bizim sektörde çok harika olacak çok yoğunluk olacak diye umuyorum. Bekleyen baraj kapıları açılacak sanki öyle umuyorum tabi inşallah.



Muhsin KOÇASLAN
Koçaslanlar Holding YKB YRD
Otomotiv sektörü çok geniş bir kavram olup herkesin içinde yaşadığı bir gerçek. 2020 Türkiye otomotiv sektörünün başında ön görülen yıllık satış tahminleri (Renault Fiat Ford WV markaları bu 4 marka pazarın %60 -70 arasını domino etmekte) 550.000-600.000 arasında idi. Ama bu yıl sonu gerçekleşmesi muhtemelen kuvvetli rakam 750.000 bandında. Sektörün gün geçtikçe de gelişen ve gelişmek isteyen ülkelerin ekonomileri içinde önemi artan bir sektör. Bu sektörde firmalar arası rekabet artmakta ve buna bağlı olarak verimlilik artışı kaynakların etkin kullanımları gibide idari ve teknik organizasyonlar büyük önem kazanmakta. Bu kapsamda Ar-Ge yatırımları kalite yönetimi ana ve yan sanayi arasında tedarik zinciri işbirliğine dayanan ilişkiler, nitelikli iş gücü istihdamı, değişik üretim yöntemlerinin uygulanması ve etkin pazarlama gibi özellikler rekabette öne çıkan bir yapı. Ülkemizde de Dünyada olduğu gibi otomotiv sektörü, üretim içindeki payı ve ekonomik katkı oranı değerlendirildiğinde, imalat sanayi içinde önde gelen sektörler arasında yer almaktadır. Sektörün yurtiçinde yaratmış olduğu değerler (yurtiçi girdi kullanımı ve katma değer toplamı) ekonomide çok önemli bir yere sahiptir. Sektörün imalat sanayi toplam üretimi içindeki payı imalat sanayi sektörler ortalamasının üzerinde.
Otomotiv sanayi sahip olduğu yapı nedeni ile birçok sektörle direk bağlantısı olan bir sektör. Sonuçta yurt içi satışlarda kredi faiz oranı bu tekerin dönmesi için 1. Etken (Çünkü faiz malın değerini arttıran bir unsur değil sermayesi zayıf olmanın cezası) Özellikle pandemiden sonra bireysel araç sahip olmanın da getirdiği yılın 2. Yarısında başlayan faizin tek haneli rakamlara inmesiyle de rüzgarı arkasına alan sektör 11.ayın sonlarına kadar devam etti. 12’nci ayda an firmalar bayilere vermiş olduğu hedefi ayın ortasında ve sonunda %10 gibi aşağıya revize etti. Meşhur bir atasözü mü deyim mi desem bilmiyorum
“Sular yükselince balıklar karıncaları, sular çekilince karıncalar balıkları yer”. Kimin kimi yiyeceğine suların yükselip çekilmesi karar verecek.

2021 yılında nihai kararı Pandemi verecektir. Etkiler azalır ise, sadece otomotiv pazarı değil, diğer tüm pazarlar ciddi bir yükseliş gösterir. Faiz ve diğer etkiler, normal zamanlarda ki etkilerinden uzak olur. Temel sebep, ülkemizde tüketmeye alışık toplumumuzun yaklaşık 10 aydır tüketememesi... Bu dünyada da böyle. Özellikle, Turizm başta olmak üzere ciddi artış yaşanır. Ayrıca Pandemi dolayısıyla ortaya çıkan, toplu taşıma riskleri, imkanı olan her bireye araç sahip olmayı yol olarak gösteriyor hali hazırda. Bundan sonrada bu konuda ki artış devam edecektir.

İlker ORAL
Sinta YKB Vekili
2020’yi sınavlarla ve belirsizliklerle dolu bir yıl olarak geride bıraktık. Eminim ki iş dünyasından siyasete, esnaf kesiminden eğitim sektörüne kadar herkes bu yılın sona ermesini bekledi. O kadar çok sıkıntı ve olumsuzluk yaşandı ki, tüm dünyanın 2021 yılına daha bir umutla baktığına eminim. Aslında 2020 yılına güzel başlamıştık. Ancak pandemi nedeniyle tüm hesaplar altüst oldu. Tüm şirketler gibi biz de kayıplarımızı sınırlı tutmak ve tedarik zincirlerini korumak için büyük bir mücadele verdik. Büyüme hedeflerini, mevcudu korumak üzere revize etmek zorunda kaldık. Sinta AŞ olarak biz inşaatın taahhüt, yani yatırım kısmında yer alıyoruz. Devam eden taahhütlerimizi 2020 yılında gerçekleştirmek üzere çalışmalarımıza devam ettik. Piyasalardaki durgunluğun etkisiyle 2020’de sektörümüzde ertelenen talebin ise 2021 yılına olumlu bir şekilde etki edeceğini ve yeni iş fırsatlarının doğacağını düşünüyorum. 2021 yılının başta sağlık olmak üzere ekonomi tarafında da oldukça hareketli ve güzel geçmesini diliyorum.

Hidamet ASA
Marmarabirlik YK Başkanı
Türk tarım sektörünün mihenk taşları arasında yer alan, ülkemiz ekonomisine katma değer sağlayan, kooperatif markası olarak 500 sanayi kuruluşu içeresinde yer alan Marmarabirlik, pandemi nedeniyle yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen büyümesini sürdürmüştür. Yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda tüketici memnuniyetinin arttırılması için ürün çeşitliliğini geliştiren, satış ağını genişleten ve pazardaki payını her geçen gün büyüten Marmarabirlik 2020 yılını rekorlarla kapattı. Satış rakamlarını istikrarlı bir şekilde artıran ve daha önceden planladığı hedefleri birer birer gerçekleştiren Birliğimiz, 2020 yılında 45 bin ton ürün satışı gerçekleştirerek yeni bir rekora daha imza attı. Dış pazarda da önemli bir oyuncu haline gelen Marmarabirlik, ihracat yaptığı ülke sayısını Güney Kore, İrlanda, Liberya ve Gabon’ı ekleyerek 58’e çıkartırken, 2020 yılı sonunda 9 bin ton ihracat gerçekleştirdi. 6 defa ihracat şampiyonu olan Marmarabirlik 2021 yılında da zeytin ve zeytinyağı ihracat şampiyonluğuna 7.kez aday. Yaşanan pandemi salgını nedeniyle geride bıraktığımız 2020 yılında tüm dünyada ekonomik anlamda bir daralma meydana gelmiş olmasına rağmen Marmarabirlik bin önceki yıla göre %28 büyümüştür. Normalleşme sürecine geçilmesi ile birlikte 2021 yılının 2.yarısından itibaren rekabete dayalı piyasa ekonomisine sahip olan ülkemizde çok hızlı bir toparlanmanın yaşanacağını öngörmekteyiz. Bu vesile ile yeni yılın ülkemiz ve dünyamıza sağlık, esenlik, barış ve huzur getirmesini diliyorum.

Steven YOUNG
Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı
Pandemi nedeniyle zorlu geçen bir yılı, tüm ekibimizle birlikte ‘yaşam için teknoloji’ üretmeye odaklanarak kapatıyoruz. Üretimimize çalışanlarımızın sağlık koşullarını önceliğimizde tutarak devam ettik. Salgının ilk aylarında Bursa’da 500 milyon TL tutarında ek yatırım açıkladık. Ardından benzinli motorlar için yüksek basınçlı pompa üretim hatlarımızı kurmaya başladık. Geçen yılın önemli gelişmelerinden biri olarak da çok hızlı bir şekilde geliştirdiğimiz Vivalytic adlı Kovid-19 testinin olduğunu söyleyebilirim. Bugün bu test ile 30 dakikadan kısa bir sürede yüzde 98 doğrulukta sonuç alabiliyoruz. Bunun yanında Almanya’da tam otomatik maske üretim hatlarını da tüm dünyadaki çalışanlarımızın maske ihtiyacı için tasarladık ve ürettik.
Türkiye’de kurduğumuz Start-up platformu projelerimiz Almanya’nın desteği ile 2021 yılında kuluçka çalışmalarını sürdürecek. Yılın son aylarında yüksek basınçlı pompa seri üretimine başlayacağız. Bunlara ek olarak yeni yılda odaklanacağımız konular; Endüstri 4.0, Ar-Ge, yapay zeka ve karbon nötr alanındaki çalışmalar olacak. Sonuç olarak yüz yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğimiz Türkiye’de, yaklaşık 16.700 çalışanımızla, artarak devam eden enerji motivasyonumuzla üretmeye ve inovasyona 2021 yılında da devam edeceğiz.

Gürsel DURMUŞ
Ekonomik Döviz Yönetim Kurulu Başkanı
2020 pandeminin dünyayı kasıp kavurduğu bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Yani merkez bankaları açısından baktığınızda dünyaya düşük faizler olsun bu pandeminin de sıkıntılarından ve kapanmalarından daha az zarar görmesi dolayısıyla bol paranın ve düşük faizin olduğu bir dünya gördük. Özellikle Amerika, Avrupa kanadından ülkelerin bu konuda parasal yaklaşımını gördük. Bu bir ölçüde tabi piyasaları rahatlatan etken oldu. Biz de bunun biraz tersi dünya olumlu bol paradan olumlu ayrışırken, biz bu olaydan biraz zorlama politikalarına kaynaklı olumlu ayrışamadık. Yani bizde de faizlerin düştüğü, hatta daha da zorlandığı faiz politikarının olmasıyla birlikte bir takım zorlama yaklaşım olarak algıladık. Piyasayla uyumsuz politakalardan dolayı döviz altın kurunda önemli patlamalarında yaşandığı bir yıl oldu bizim için. Ekonominin olumlu olumsuz en önemli şeyi güvendir. Biz yıllardır bunu görüyoruz. Genelde dünyada bol paranın olduğu yerde bizim gibi para akşının olduğu bir süreç olurdu, ama bizde bunun tersi oldu. Çünkü bu konuda işte enflasyonun altında faiz politikaları bir takım şeffaf olmayan yaklaşımlar bunlar yabancı yatırımcının çıkışını beraberinde getirdi.

İlhan ERSÖZLÜ
TÜYAP Bursa Genel Müdürü
Zor geçen ve bir daha yaşanmamasını temenni ettiğimiz bir yıl oldu herkes için. Bu dönemden en çok etkilenen sektörlerden olan fuarcılık, önümüzdeki dönemde yükselişe geçmeye hazırlanıyor. Şimdiye kadar olduğu gibi yine fuarcılık sektöründe üzerimize düşen görevi yerine getirmek için var gücümüz ile çalışıyoruz. Daha güçlü olarak gerçekleştireceğimiz marka fuarlar ile hem ülke hem de bölge ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Bursa’dan aldığımız güç ile devam ettirdiğimiz çalışmalarımızın şehrimizin ve bölgemizin tanıtımına, ekonomik dinamiklerine, sosyal ve kültürel hayatına daha fazla katma değer sağlamasını hedeflemekteyiz.
Önce sağlık diyerek karşılayacağımız 2021 yılının, Bursalı sanayicimizin, ihracatçımızın beklentilerinin karşılandığı, daha güçlü olduğumuz bir yıl olmasını diliyoruz.

İbrahim GÜLMEZ
HAKSAN OTOMOTİV YK BŞK
2020 yılının ilk üç ayı gayet iyi gidiyordu ancak pandeminin başlamasıyla üçüncü çeyrek başında tüm sektörlerde ciddi daralmalar yaşandı. Ağustos ayından itibaren ikinci çeyrekte yaşadığımız kayıpları telafi etmeye başladık ve 2020 yılını 2019’un yılının bir tık üstünde bitirdik. Otomotiv ve beyaz eşya sektörü için büyük ölçüde ihracat odaklı çalıştığımız için pandemi bizi biraz etkiledi ancak 2021 yılına umutla giriyoruz. Şirketimiz özelinde 2021 yılının ilk çeyreği 2020 yılının dördüncü çeyreği gibi geçecek. Şu an itibarıyla Mart’tan sonrasını net bir şekilde göremiyoruz ancak 2021 yılının ikinci yarısından sonra üretimde ve satışta artışların olacağına inanıyorum.

Barbaros ONULAY
Bursa Beton Genel Müdürü
Covid-19 salgını sebebi ile hem küresel ticarette hem de iç piyasalardaki şok dalgalanma yılın ilk yarısına kadar inşaat sektörünü de olumsuz etkiledi. Pandemiyle birlikte piyasalarda oluşan belirsizlikler ve yasaklar nedeniyle sektör nisan ve mayıs aylarında çok yavaşladı. Hükümetimiz tarafından alınan tedbirler sonrası Kamu bankaları tarafından başlatılan konut kredisi faiz indirimi, faizlerdeki düşüşün yılın ikinci yarısında konut sektöründeki ertelenmiş talebi canlandırdığını söyleyebiliriz. Temmuz ayında sektördeki büyüme, geçen yılki toplam büyümenin 2 katı şeklinde gerçekleşti. Durma noktasına gelen inşaat sektörü, gelen talepler doğrultusunda yeniden toparlanma evresine geçerken şirketlerin yarım kalan projelerinin sürmesi ve yeni projelere başlamaları istihdam açısından da sektöre önemli katkı sağladı.
Pandemi sürecinin ne kadar süreceği netleşmedikçe 2021 satışlarına dair doğru bir öngörü sunmak çok zor. Ancak Ülkemiz ekonomisi için olmazsa olmaz inşaat sektörünün 2021'de olumlu yönde hareketli olacağını düşünüyoruz. Sektörde bekleyen ve biriken talep, sunulan uygun faiz oranlarıyla mevcut konut stokları ile karşılandı. Şirketlerin elindeki konut stokları azaldığı için yeni konut inşa etme ihtiyacı oluştu. Bu sebeple hem kamu projeleri hem de özel sektör projelerinin ivme kazacağını düşünüyoruz.
Geçtiğimiz dönemde sektör, artan taleple beraber maliyetleri konut fiyatlarına bir miktar yansıtabildi. Yeni inşa edilecek olan konutların inşaat maliyetleri göz önüne alındığında konut fiyatlarında artışların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. Bu sebeple piyasadaki canlılığının devamlılığı için yeni destek paketlerine ihtiyaç duyulacağını söyleyebiliriz.

Mümin AKGÜN
İlka Şekerleme Genel Müdürü
Koronavirüs salgının nedeniyle sektörümüz zor bir yıl geçirdi, ancak önümüzdeki yıla daha iyimser bakıyoruz. Kestane şekeri daha iş görüşmeleri ve misafirlikler esnasında sunulan bir ürün. Pandemi iş ziyaretleri ve iş görüşmeleri azaldı. Misafirlikler bitti. Bu durum satışlarımıza olumsuz yönde yansıdı. Son dönemde kestane şekerinin hammaddesi olan kestane fiyatlarının inanılmaz yükseldi. Kestane üretiminde ülkemiz dünyada üçüncü sırada. Kestane ve kestane şekeri ihracatımız son yıllarda artış içinde. Pandemi nedeniyle bu süreç olumsuz etkilendi. Bu yıl kestanenin kilogram fiyatı geçen yıla göre çok yükseldi, nakliye ile birlikte bir kilo kestane bize 27-28 liraya mal oluyor. Asgari ücret artışı, ambalaj malzemeleri deki inanılmaz artış, maalesef kestane şekeri fiyatlarını yükseltecek. Pandemi hala devam etse de aşı konusundaki gelişmeler 2021 yılına daha iyimser bakmamız sağlıyor. Aşı, pandeminin hızını kıracak, bu da üretim ve ekonomiye olumlu yansıyacaktır. Türkiye hem kestane üretiminde hem kestane şekeri üretiminde dünyada üçüncü sırada. Üretim alanlarını ve üretim rekoltesini arttırırsak, sofralarımızın vazgeçilmez lezzeti kestane şekeri için daha güzel günler gelecektir diye düşünüyorum.

Kağan YEŞİL
Ayplastik YK Başkanı
Salgınla mücadele gündeminde şekillenen 2020 yılında iş dünyası ve ekonomi olarak oldukça zorlu süreçlerden geçtik. Küresel dünyanın en büyük pandemisiyle mücadele ederken, ekonomi açısından özellikle yılın ikinci çeyreğinden itibaren öngörülemeyen zorluklarla ve olumsuzluklarla karşı karşıya kaldık.
Bu süreç sadece Türk ekonomisinin değil, dünya ekonomisi açısından da üretimin devamı, tedarik zinciri ve dijital dönüşümün önemini bizlere net bir şekilde gösterdi. Bu noktada avantajlı ülkelerden birisiyiz. Covid - 19 sürecinde yatırımlarımıza ara vermedik. Yatırım sahamızı genişlettik. 2021 yılında yeni yatırımlarla istihdamımızı ikiye katlamayı hedefliyoruz. Bizim bugün ve yarın en büyük önceliğimiz Türkiye'nin ve Bursa'nın yazacağı başarı hikayelerinin içinde olmak, ülkemize hizmet etmek. 2021 yılında Bursa'nın dünya ekonomisinde yıldızının parlayacağına inanıyorum. Bu noktada hem devletimiz hem de BTSO önemli ve stratejik yatırımları gerçekleştiriyor. TEKNOSAB hedeflerimizin en önemli hedefini oluşturuyor. BTSO Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'ın ortaya koyduğu vizyonla yükselen TEKNOSAB tamamlandığında sadece Bursa'mızın değil, ülkemizin sanayi dönüşümünde öncülük edecek. AYPLASTİK A.Ş olarak, bu motivasyonla 2021'de de üretmeye devam edeceğiz. Global düşünüp yerel hareket etmek yeni dönemde önceliğimiz olacak.

Tayfun KURDAL
Kayra Yemek Genel Müdürü
Hepimiz için zor ve unutulmayacak bir yıl oldu. 2020’yi, maalesef tüm dünyayı etkisi altına alan salgının ekonomik, sosyal ve psikolojik etkileriyle mücadele ettiğimiz bir yıl olarak hatırlayacağız.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen Kayra Yemek olarak Ar-Ge ve inovasyonu merkezine alan bir üretim yılı geçirdik. Sektörümüzle ilgili gelişmeleri yakından takip ederek, üretim ve hareket kabiliyetlerimizi artırdık. Ülkemize ve milletimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirerek yatırımlarımızı sürdürdük.
İnsan sağlığının yanı sıra küresel ekonomiyi de tehdit eden pandeminin oluşturduğu hasarın 2021 yılında ortadan kalkması en büyük temennimiz. Bu doğrultuda umutlarımızı ve yatırım iştahımızı 2021 yılına taşıdığımızı söyleyebilirim.
Türkiye ekonomisi, önümüzdeki yıl ilk çeyrekten itibaren büyüme, gelişme ve üretim odaklı anlayışla hızlı bir toparlanma sürecine girecektir. Ben bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum.
Tüm dünyaya ve ülkemize sağlığın egemen olduğu bir yıl diliyorum.

Yusuf YARAR
Referans Grup Catering YKB YRD
Pandemi, ekonomik ve siyasi gelişmeler doğrultusunda sektörde ve hayatımızda büyük değişimlerin yaşandığı zor bir yılı geride bırakıyoruz. 2020’yi geride bırakırken, 2021'in daha sağlıklı kararlar verdiğimiz, etkili iletişim kurabildiğimiz bir yıl olması diliyoruz.

Olgun Şafak KARABİBER
Limadem Elektrik YKB
İnsanlığın, 2. Dünya Savaşı’ndan beri karşı karşıya kaldığı en büyük kriz olarak nitelendirilen pandemi, küresel sağlık sisteminin ve ekonominin en gelişmiş ekonomilerde dahi ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi.
Limadem Elektrik ise hem krizin, hem de bu köklü değişimin adeta merkezinde yer alıyor. İşlerimiz, pandeminin en yoğun etkilerinin yaşandığı dönemde yüzde 30’larda daralmışken, 3. çeyrekten itibaren hızla toparlanarak özellikle 4. çeyrekte doruk noktasına çıktı ki şu an ki iş potansiyelimizle 2021 yılının 3. çeyreğine kadar iş yoğunluğumuz bulunmaktadır.
Elbette, 2021’de aksi bir sürpriz olmayıp pandeminin etkisini yitirmesi halinde, işlerimizde güçlü toparlanmalar kaydedilecektir. Ancak, 2021’nin değişimlerin yılı olacağını dikkate aldığımızda, Limadem Elektrik olarak asıl beklentimiz, istikrarlı büyümeyi ve kalkınmayı destekleyecek çok yönlü yapısal reformların hayata geçirilmesi, eksiklerin tamamlanmasıdır. Aksi takdirde, çok daha zorlu günler görebiliriz.
Temkinli iyimserliğimizi koruyarak, kayıplarımızı telafi edeceğimiz, değişimlere hızla uyum sağlayabileceğimiz, sağlık ve huzur dolu bir 2021 yılı diliyorum.

Erol DAĞLIOĞLU
2020 yılı diğer sektörler paralelinde enerji sektörü açısından da sorunlu geçti. Talep düşüklüğü nedeniyle, yıl genelinde üretim fazlası oluştu. Ayrıca; yatımlar açısından enerji makineleri çoğunlukla döviz bazlı olduğu için durma nokrasına geldi. 2021 yılından beklentimiz ise çarkların tekrar dönmeye başlayacağı ve enerji fiyatlarının yüksekliği sebebiyle yerinde tüketime yönelik olarak çatılarda güneş yatırımlarının hız kazanacağı bir yıl olmasıdır.

Sevgi SAYGIN
TOBB Bursa KGK Başkanı
Büyük umut ve hedeflerle girdiğimiz 2020 yılında, Çin’den başlayan ve bütün dünyanın sağlık ve mali yapısında ağır tahribatlar oluşturan Covid-19 salgınıyla çetin bir mücadele verdiğimiz bir dönemi geride bıraktık. Ülkemiz yeni tip Koronavirüs salgınının hem sosyal hayatta hem de ekonomi dengelerindeki etkisinin minimum ölçüde hissedilmesi için yoğun bir çaba sarf etti. Bizler de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu olarak en önemli hedef kitlemiz olan kadın girişimcilerimizin yanında olmaya ve birlikte çalışmalarımıza devam ettik. ‘Başarırsın Çünkü Kadınsın’ mottosuyla ‘Zirvedeki Kadınlar Dijitalde’ ve ‘İlham Veren Başarı Hikayeleri’ programlarıyla kadın girişimcilerimizi başta Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Zehra Zümrüt Selçuk ve girişimcilik hikayeleriyle ilham olan iş kadınlarımızla buluşturduk. Ümit ediyorum ki, 2021 yılında korona virüs salgının kesin tedavi yöntemlerinin netleşmesiyle yeni yılda ekonomide yeni başarılı performans sergilemeyi sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle 2021 yılının başta kadın girişimcilerimiz olmak üzere ülkemize ve kentimize mutluluk, barış, huzur ve refah getirmesini diliyorum.

Sertaç KARAALP
Alpiş Holding YK Başkanı
2020 pandemiden dolayı ne yazık ki hem ülkemiz hem de dünya adına maddi ve manevi olarak iyi bir yıl olmadı. Aşının da bulunmasıyla birlikte, geleceğe umutlu bakıyoruz. Özellikle 2021’in ikinci yarısından itibaren inşaatta ve diğer sektörlerde bir hareketlilik yaşanmasını temenni ediyoruz. İnşallah 2021’de daha güzel günler bizi bekliyor.

Ahmet ATIŞ
Atış İnşaat YK Başkanı
2020 yılı birçok sektör gibi inşaat sektörü açısından da zorlu bir yıl oldu. Yılın ikinci çeyreğindeki 0,64 faiz kararı ile genel olarak piyasalarda biraz da olsa hareketlenme yaşansa da bu çok uzun sürmedi. Pandeminin ne zaman biteceğinin ön görülememesi ve inşaat maliyetlerinin giderek artmasıyla sektörde genel olarak yeni yatırım yapma konusunda çekincelerini de beraberinde getiriyor. Pandeminin bir an önce son bulması, faizlerin tekrardan düşürülmesiyle birlikte 2021 yılında sektörde canlanma yaşanacağı ümidini taşıyorum.

Erdem KAYA
Erdem Kaya Patent YKB
İnsanlık için zor geçen bir yılı geride bırakıyoruz. Pandemi ile mücadele esnasında kaybedilen tüm canlar hepimizin yüreğini yaktı. Öncelikle Allah hepsine rahmet eylesin, yakınlarına da sabırlar versin. Erdem Kaya Patent özelinde ise çok başarılı ve verimli bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Uzun yıllardır ideal yönetim modelleri ve dijitalleşme üzerine kafa yoran bir şirket olarak pandeminin bizlere empoze ettiği yeni normale çok hızlı şekilde adapte olduk. 2020’de yeni ofisimize taşındık, 100’den fazla eğitim verdik, ülkemizin birçok köklü üniversitesi ve sanayi şirketi müvekkil portföyümüze dahil oldu, değişen şartlara bağlı olarak birçok yeni hizmet kalemi geliştirdik. Bunları yaparken de çalışma arkadaşlarımızın pandemiden etkilenmemesi için tüm önlemlerimizi aldık ve çok şükür bu açıdan bir sorun yaşamadık. 2021 için de benzer beklentilere sahibiz ve tüm hazırlıklarımızı buna göre gerçekleştirmekteyiz. Bu vesileyle tüm EKOHABER okuyucularına sağlıklı, huzurlu ve başarılı yeni bir yıl diliyorum.

Kerem BAYRAK
ELS Lift Genel Müdürü
2019’un her sektörde olduğu gibi iş makineleri sektörü üzerinde de bırakmış olduğu pasif etkilerden, yeni yılda sıyrılmak ümidi ile 2020 yılına oldukça hızlı bir başlangıç yaptık. Fakat yılın üçüncü ayından itibaren tüm dünya da etkisini artırarak devam ettiren pandemi süreci nedeni ile, belirsizliklerle dolu bir zamana giriş yapılmıştır. Virüsün etkileri her ne kadar başta insan sağlığını tehdit etse de etkisi altına aldığı noktalardan biri de ekonomi ve ticari hayat olmuştur. Üretici bir firma olarak etkilendiğimiz durumların başında tedarik zincirlerinde meydana gelen kırılmalar ve alıcıya ulaşma konusundaki zorluklar yer almıştır. Covid-19 un yoğun bir şekilde seyrettiği dönemde iç pazarda %40 oranında bir daralma yaşanmıştır. Yaz aylarına doğru normalleşme sürecine geçilmesi ile birlikte yavaşta olsa bir toparlanma gözlenmiştir. Küresel pazar açısından konuyu ele aldığımızda ise, Avrupa ülkelerindeki ihracat daralması 2020 yılının son çeyreğine kadar devam etmiştir. ELS Lift olarak, aksamalar karşısında almış olduğumuz interaktif aksiyonlar sayesinde, 2020 yılını hedeflerimizin üzerine çıkmış bir geride bırakıyoruz. ELS Lift olarak her yıl ihracat alanında hedeflemekte olduğumuz %30’luk büyümeyi, 2021 yılında %35 olarak planlamaktayız.

Elif ÖZHAN
Özhan YKÜ ve KEP YKB
2020 yılındaki öngöremediğimiz salgın, hepimiz için yeni bir ekonomik gerçeklik yaratarak ticaretin biçimini değiştirdi. Perakendenin içinde olan birisi olarak yeni müşteri tarzını anlayan herkesin avantaj yakaladığını düşünmekteyim. Özhan olarak 2020 yılındaki zorlu süreçte çok çabuk aksiyon aldık. Özellikle online mağazamızdaki hizmetimizle müşteri memnuniyetini yakaladık.
KEP adına konuşmam gerekirse, pandemi tedbirleri dolayısıyla evde geçirdiğimiz süre arttı ve birçok kadın evden çalışmayı ilk kez deneyimledi. Bir bakıma hem evi hem de işi aynı ortamda, aynı zamanda yürütmek zorunda kalan kadınlar pandemi sürecinden fazlasıyla olumsuz etkilendi. Bunun üzerine bir de pandemi dolayısıyla hepimizin yaşadığı endişe ve psikolojik stres faktörleri de eklenince kadınların bu dönemden daha fazla olumsuz etkilendiğini söyleyebiliriz.
2021 yılı için tabiki umutluyuz. Dünya hızla değişiyor. Pandemi dünyaya yeni bir sosyal yaşam biçimi, yeni ekonomik düzenler ve yeni iş biçimleri getirecek. Özellikle internet teknolojilerinin hızlı ilerleyişi dünya gündemine uzun yıllar hakim olacağını gösterdi. Bizler bu konuda hızlıca pozisyon almalıyız. Özellikle kadınlarımızı eğitmeli, yeni girişimlere teşvik etmeli ve girişimlerini dünyaya açabilecekleri fırsatlar sunmalıyız.

Uzm. Dr. Erol KILIÇ
BURTOM YK Başkanı
Burtom Sağlık Grubu olarak 26 yıldır “Önce sağlık’ diyerek sağlığın hayatımıza kattığı değeri her fırsatta, her zaman dile getirdik ve getirmeye devam ediyoruz.

Bununla birlikte Koronavirüs salgını hayatımızdaki en önemli unsurun sağlık olduğunu bütün gerçekliği ile bizlere gösterdi ve tüm dünya bunu deneyimledi. Elbette sağlığın önemli olduğunu, hayatımızı her yönüyle etkilediğini hepimiz biliyorduk fakat yaşanan pandemi süreciyle birlikte sağlıklı olma kavramı, her zaman duymaya alıştığımız birkaç cümlenin çok daha ötesine geçti.
Sadece kriz zamanlarında değil, sağlıklı yaşamanın sürdürebilir olması gerektiğini hep birlikte tecrübe ettik. 2020 yılında başka bir pencereden baktık insanlığa. Aslında bu hayattaki en önemli ve tek yatırımımızın sağlığımız olduğunu sık sık hatırladık.
Burtom olarak 26 yıldır ‘önce sağlık’ diyoruz. Her adımımızı bu ilkeyle atıyor, sağlıklı bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz.
2021 yılının tüm dünya ve ülkemiz için sağlıkla geçen bir yıl olmasını diliyoruz.

Uzm. Dr. Fatih ÖZKUL
Özel Hayat Hastanesi Başhekimi
Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, pek çok sektörde dengeleri değiştirirken en önemli etkiyi sağlık sektöründe yaşattı. Biz virüsün ilk ortaya çıktığı andan itibaren hazırlıklarımıza başlamış ve ülkemize sirayet etmesiyle teyakkuza geçmiştik. Herkesin markete dahi gitmeye korktuğu günlerde en ön safta mücadele ettik. Yaklaşık 1 yıldır yoğun bir şekilde bu mücadeleye devam ediyoruz. Bu süreçte elimizden gelen tüm çabayla, büyük bir özveriyle çalışıp vatandaşlarımıza hizmet vermeye gayret gösterdik, göstermeye de devam ediyoruz.
2021 yılında; döviz bazlı arz talep dengesizliği nedeniyle ciddi oranda artan maliyetlerimizin normalleşmenin hızlanması ile düşmesini ve ertelenen sağlık taleplerinin pozitif anlamda sektöre yansımasını bekliyoruz. Ayrıca bu dönemde sektöre devlet tarafından destek paketlerinin devreye girmesini ve normalin çok altında kalan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının yukarı yönlü revizyonunu beklemekteyiz. 2021 yılı için negatif öngörüleri de dikkate alarak planlarımızı yaptık. Aşıların dünya genelinde bir an önce uygulanmaya başlanması, enfeksiyonun hızında önemli ölçüde yavaşlama ve vaka sayılarında azalma hepimizin ortak beklentisidir.

Hüseyin Ergün KIRATLI
Kıratlı İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı
2020 yılı insanlık için çok zor bir yıl oldu. Buna rağmen şükürler olsun ki ülkemiz bu zorlu yılı en az hasarla atlatacak gibi duruyor. En azından negatif büyüme olmayacak, yılı az da olsa pozitif büyüme ile kapatacağız gibi gözüküyor.
2021 yılının ilk çeyreğinden itibaren normalleşmenin bir nebze de olsa başlayacağını, ikinci yarıyıldan itibaren de her şeyin normalleşeceğini düşünüyorum. 2021 yılının ilk yarısını hasar onarımı, ikinci yarısını da gelişme-kalkınma dönemi olarak görüyorum. Tüm dünyadaki iyileşmenin de bizim ihracatımıza çok olumlu katkıları olacaktır. Çünkü Türkiye’nin alt ve üst yapısı, üretim imkânları ve nitelikli iş gücü ile tüm talepleri karşılayacak gücü vardır. Coğrafi konumumuz da bu gelişmeye destek olacaktır.

Yusuf ŞEHİTOĞLU
Şehitoğlu İnşaat YK Başkanı
2018 yılında döviz kurundaki düşüşten dolayı zor bir süreç yaşadık. 2020’de pandeminin de olmasıyla durağanlık kendini daha da hissettirdi. Yılın ikinci yarısında konut kredi faizlerindeki düşüşle birlikte sektör bir ivme kazandı. Bunun bitmesi ile durağan dönem tekrar başladı. Tabi inşaat sektörü 250 alt sektörü ilgilendirmesi sebebiyle dünyada ve ülkemizde önemli bir sektör. Ancak konumlandırma anlamında birtakım sıkıntıları var. Bizim sektörümüzle kalkınmayı sağlamamız çok mümkün değil. Diğer alanlardaki imalat sektörünün gelişmesi lazım ki böylece yaratılacak kaynak bizim sektöre yatırım olarak dönebilsin. Dolayısıyla bizim işimiz bir sonuç. Araç olarak kullanmaya başladığımız zaman dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelerden en çok etkilenen sektörlerin başında geliyoruz ve son dönemde yaşadığımız tıkanmalar da böyle oluyor.
2021’den hepimiz umutluyuz. Tabi aşının ve dolayısıyla pandeminin seyri her şeyi belirleyecek. Yeni projelerle ilgili çok ciddi yatırımlar var ama bir yandan da insanların kafasında artan girdi maliyetleri var. İç piyasanın hareketlendirildiği bir dönemdeyiz. Bir toparlanma sürecindeyiz. Dolayısıyla 2020 yılında yaşanan konut kredi faizlerindeki indirimlerin yılın başlarında değil de hazirandan sonra yapılabileceğini düşünüyorum. Benim düşüncem haziran ayına kadar kredi faizlerinde bir düşüş olmayacağı yönünde. Hazirandan sonrası için daha umutluyum.

Alp KAYA
Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı
2020 yılı deyince sanırım herkesin aklına ilk gelen şey, Covid-19, pandemi ve tabi pandeminin yaşamımızda oluşturduğu değişiklikler. Tabi biz günlük yaşantının yanı sıra, mesleğimizle ilgili olarak da zaman zaman kafa yormak durumunda kaldık. Aslında planlama alanında da değişiklikler yapılması gerekliliğini gösterdi bizlere. Mesela artık kapalı alanlardansa, açık alanlar tercih sebebi olabilecek. Tabi bu ilk aklımıza gelen şeylerden birisi. Aslında bu söylediğimi tüm kullanımlar için de geçerli sayabiliriz. Aklımıza gelen birçok kullanımın daha fazla açık alan gerektirdiği yorumu geliyor artık aklımıza. Bu durum zaman içerisinde daha fazla yansıyacak planlama anlayışımıza diye düşünüyorum.
2020 deyince aklımıza gelen bir diğer konu da deprem. Malum son İzmir depremi, deprem gerçeğini bize yeniden hatırlattı. Bizde deprem gerçeği üzerine yapmamız gerekenlerle ilgili tüm açıklamaları yaptık. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile irtibatlarımızda da bunu sürekli dile getirdik. Yine 2020’de bu konu ile bağlantılı olabilecek bir çalışma yürütülmekte Bursa Büyükşehir Belediye’ since. 1/100000 Ölçekli Bursa İli Çevre Düzeni Planı. Bununla da ilgili katılım sağlayabilmek için sık sık gerekli irtibatları sağladık 2020’de. Depremle ilgili olarak yapılması gerekenlerinde bu plan içerisinde yer alması gerektiğini, kentsel dönüşümün de bu kapsamda yeniden ele alınması gerekliliğini dile getirdik.
2020 yılı dediğimizde ilk aklıma gelen konular bunlar. Ama genel olarak herkeste olduğu gibi artık olaysız bir şekilde bu yılı kapatmak ve 2021 yılını sağlıkla, mutlulukla, başarıyla geçirmek temennisindeyiz. Herkese de 2021 yılında önce sağlık, sonra mutluluk ve başarı diliyorum.

Başar BULUT
HKMO Bursa Şube Başkanı
2020 yılı, içinde bulunduğumuz COVİD-19 salgını nedeni ile geçmiş yılların aksine birçok insanın bitsin de kurtulalım dediği bir yıl oldu gibi görünse de, durağan geçen 2019’a göre ülkemiz ekonomisi için lokomotif sektör olan inşaat sektörü için can suyu niteliğinde 0.64 faiz oranlı konut kredisi kampanyasının da etkisiyle daha iyi geçti diye düşünüyorum.
Bu yıl sonunda başlayan ve 2021’nin ilk aylarında başlaması planlanan bir çok konut projesinin olduğunu görmek 2021 yılı için daha ümitli olmamızı sağlıyor. Ayrıca yaşadığımız süreç bazı sektörlerin ekonomik olarak verimsiz bir sene geçirmesine sebep olurken süreci hızlı analiz edip gerekli tedbirleri ve değişimleri hayata geçiren birçok firma teknoloji ve e-ticaret platformlarını etkili kullanarak olumsuzlukları lehlerine çevirmeyi başarabilmiştir. 2021 yılında da salgının seyrine bağlı olarak bir süre daha bu şekilde yeni normallerimizi iyi analiz eden ve buna göre tedbirler alan sektör temsilcilerinin başarılı olacağını öngörüyorum.
2020 yılı için kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anarken, yeni yılda COVİD-19 salgınının bir önce sona ermesi dileğiyle, ülkemize ve tüm dünyaya sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum.

İbrahim Hakkı DEMİR
Emiroğulları İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi
2020 yılı için beklentilerimiz yılın sektörümüz açısından iyi olacağı yönündeydi, göstergeler bu şekildeydi. Hatta mart gibi bunları görmeye başlamıştık fakat Covid-19 salgınının ülkemize ulaşması sonucu talep gecikmesi oluştu. Bunu hazirandaki teşvik net bir şekilde ortaya koydu. Geçen yıllardaki üretim azalmasının da etkisiyle önümüzdeki 2021 yılında çok yoğun bir talep dalgasıyla karşılaşacağımızı düşünüyorum.

Hüseyin KUL
Decostar Yönetim Kurulu Başkanı
Ülkemizde özellikle 2013 yılında başlayan, ekonomiden güvenliğe kadar uzanan geniş bir alanda yaşadığımız krizlere, 2020’de pandemi eklendi ve krizler dönemi zirve yaptı. Oysa 17 ay önce başlayan inşaat sektöründeki yavaşlama, 2020 başlarında yerini toparlanma dönemine bırakmaya başlamıştı. Hiç hesapta olmayan pandemi süreci, bize nakit gücünün önemini ve en gelişmiş ekonomilerin dahi ne kadar kırılgan yapılar olduğunu gösterdi.
Ülkemizin bu kriz ortamında pozitif ayrışan ülkeler arasında olduğunu söyleyebiliriz. Bizdeki kısıtlamaların diğer ülkelerden az olması, hızlı alınan önlemler ve üretim süreçlerimizin devam etmesi firmalarımızın ayakta kalmasında etkili oldu. Küresel tedarik zincirinin kırılması, iç pazardaki daralma ve kurlarda yaşanan yukarı yönlü artış bizi uluslararası pazarlarda rekabetçi bir konuma getirdi. Biz de şirket olarak son 3 yıldır odaklandığımız ihracat pazarlarına biraz daha ağırlık vermeye başladık.
Bu dönemde değişmekte olan ticaret şeklini okumaya çalıştık ve dijitalleşen dünyada sanal platformlarda e-ticaret ve e-ihracat konularında adımlar attık. Bizim sektörümüzde pek örneği olmayan online satış alt yapımızı oluşturmaya başladık, umarım meyvelerini gelecek yıl toplamaya başlarız.
2021 yılında aşılama sureci ile pandeminin etkisini yitirmesi halinde, verilerimizde güçlü toparlanmalar olacağını düşünüyorum. Ancak, 2021’nin değişimlerin yılı olacağını dikkate aldığımızda, iş dünyası olarak asıl beklentimiz, istikrarlı büyümeyi ve kalkınmayı destekleyecek çok yönlü yapısal reformların hayata geçirilmesidir. Sektörümüze ve ülkemize temkinli iyimserliğimizi koruyarak, kayıplarımızı telafi edeceğimiz, sağlık ve huzur dolu bir 2021 yılı diliyorum.

Ahmet ÖZKAYAN
Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü
Tüm dünyada hem sosyal hayatı hem de iş yapış biçimlerini önemli ölçüde değiştiren Covid-19 salgınından dolayı 2020 yılı herkes için son derece zorlu geçti.
Bu süreçten Ermaksan olarak bizler de etkilensek de ileri teknoloji odaklı yaptığımız çalışmalar neticesinde 2020’yi hedeflediğimiz noktada tamamladık.
Kendimizi yeni normale en hızlı şekilde adapte ederek, gelecek yolculuğumuzu 2021’de de aynı hızla sürdürme hedefindeyiz.
“Büyük ve güçlü Türkiye” yolunda teknolojik gelişimin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz.
Ar-Ge Merkezi’mizin de katkılarıyla, küresel rekabet ortamında ülkemizi teknoloji liginde üst sıralara taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Bunun için de bizler, ülkemizin kalkınma yolculuğuna katkı sağlayacak, yüksek katma değerli işler yapmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle herkes için sağlıklı ve bol kazançlı bir yıl diliyorum.

Şinasi GÜNEŞ
Bemis YK Başkanı
2021 yılının tüm Dünya’ya hayırlı, sağlıklı bir yıl olmasını diliyorum. Bemis Teknik Elektrik A.Ş. için 2020 yılı ilk çeyreği olarak oldukça iyi başlamış, ikinci çeyrekte pandeminin etkisiyle yurtdışı ve yurtiçi olmakla birlikte oldukça azalan satışlarımızla sıkıntılı bir iki ay geçirdikten sonra normalleşme sürecine girdik. Toplamda 2020 yılını 2019 yılına oranla yaklaşık %20 artışla kapatmayı başardık. Bizim için normal geçen bir yıl diyebilirim. Birçok sektörde oldukça sıkıntılar yaşandı Allah yardımcıları olsun.
2021 yılının 2020 yılı gibi ilk çeyreği normal olumsuz devam ederken ikinci çeyreğinden itibaren ciddi bir ivmelenme olacağını olumlu manada Dünya’nın en hareketli, en hızlı büyüyen Ülkesi olacağımızı tahmin ediyorum. Dolayısıyla tüm sektörlerin kendilerini buna göre hazırlamaları gerektiğini düşünüyorum. 2021 yılı 2020 yılının tüm eksiklerini kapatacak, yaralarını saracak bir yıl olmasını ümit ediyorum herkese saygılar sunuyorum.

Ramazan KAYA
MARSİFED YK Başkanı
2020 yılı hem ülkemiz için hem de dünyamız için zor bir yıl oldu. Bir taraftan pandemi nedeniyle birçok insan hayatını kaybetti. Salgının getirdiği kısıtlamalar ile bir taraftan ekonomik krizi tetiklerken bir taraftan da işsizliğin artmasına neden oldu. Bu dönemde sosyal devletin önemi bir kez daha ortaya çıkmış çıktı.
Yeni yıl, yeni umutlarla giriliyor. Aşının kullanıma başlanmasıyla, beraber salgının etkisi yavaş yavaş azalmaya başlayacaktır. 2021 yılının ikinci yarısından itibaren normalleşmenin hızlanacağını düşünüyorum. Normalleşmenin hızına bağlı olarak da ekonomik anlamda daha rahatlayacağımızı tahmin ediyorum. Beklentilerin üzerinde bir büyüme yakalayabiliriz.
Bu vesileyle herkesin yeni yılını kutlar,2021 yılın da sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bol kazançlı günler geçirmenizi dilerim.

Erdem ACAY
Coşkunöz Holding CEO’su
Coşkunöz Holding olarak, ülkemizi dünyanın kritik ülkeleri arasına sokacak otomotiv, savunma, havacılık, enerji, çevre teknolojileri, bilişim ve lojistik alanlarında toplam 7 sektörde 12 şirketimizle faaliyet gösteriyoruz. Bursa’dan dünyaya uzanan ‘sanayinin köprüsü’ olma misyonumuzla, 70 yıldır ülkemiz ve insanlarımız için çalışıyor, ülkemiz için üretiyoruz.

Pandemi döneminde farklı sektörlerdeki şirketlerimizle, yavaşlamanın olduğu sektörlerdeki şirketlerimizi destekledik, çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı sürdürdük. Teknoloji, bilişim ve enerji gibi yoğun talep olan sektörlerin gücünü otomotiv gibi sektörleri lokomotif etmek için kullandık. Farklı sektörler ve lokasyonlarda var olmanın avantajı pandemideki en büyük öğretimiz oldu. Bu doğrultuda ulusal ve uluslararası birçok görüşme gerçekleştiriyor, iş birliğine imza atıyoruz.

Coşkunöz Holding olarak, 2020 yılında yaşanan ekonomik gelişmeler ve pandemiye rağmen büyüme istikrarımızı koruyarak holding genelinde yüzde 15’lik bir büyüme hedefliyoruz.
2020 yılında yurt içi ve yurt dışında 350 milyon TL’nin üzerinde yatırım planlıyorduk. İlk aylarda yatırımlarımızı gerçekleştirdik. Ancak mart itibarıyla sektörlerdeki gelişmelere ve nakit akışımıza göre yatırımlarımızı erteledik. Hayatın normale dönmesiyle birlikte planladığımız tüm yatırımları yeni yılda gerçekleştirmeyi, üretimimizi ve pazar payımızı artırarak globalleşmeyi hedefliyoruz.

2021’de özellikle Rusya, Türki Cumhuriyetlerdeki potansiyeli görüyor, uzun süreli anlaşmalar ve yeni mutabakatlara imza atmak için çalışıyoruz. Ayrıca Avrupa, Kuzey Afrika ve Amerika, Türki Cumhuriyetler ile Rusya otomotiv pazarında da seri üretim ve otomotiv kalıbı üretiminde proje ortaklıklarıyla iş birlikleri çalışmalarımıza hız verdik. Coşkunöz Savunma Havacılık şirketimizle Avrupa’da bir lokasyon ile havacılık sektöründeki müşterilere yakın olup çözüm ortağı stratejimiz bulunuyor.
Çin ile Türkiye’de ve Çin’de kalıp ve seri üretim için de stratejik ortaklıklar hedefliyoruz. Savunma ve havacılık sektöründe de yakın zamanda duyurmayı planladığımız yeni iş birlikleri ve projelere imza attık. Çevre teknolojilerinde Doğu Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve Rusya pazarlarında aktif rol oynamaya başlayacak, atık bertaraf sistemimizi global pazarlara açmayı planlıyoruz.
Coşkunöz MA şirketimiz ile Romanya’da 25 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçirdiğimiz fabrikamızı 2021 yılında tamamlayıp üretime başlamayı hedefliyoruz. Ayrıca Romanya’da Coşkunöz MA tarafında yaptığımız yatırımın yanı sıra Asya-Pasifik bölgesi için de çözüm ortağı olma yolunda ilerliyor, Rusya’daki pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. 2021’de seri üretime geçilmesi planlanan Rusya’nın yerli otomobili Aurus araçlarına ait parça üretiminde ana tedarikçi olmak için çalışıyoruz. Bu projelere ek olarak Rusya’da farklı bölgelerde üretim gerçekleştiren, Avrupa’nın önemli bir otomobil üreticisiyle yeni bir projeye imza attık. İlk etapta 12 milyon Euro’luk yatırımla 2022 yılında seri üretime geçmeyi ve bölgedeki pazar payımızı artırmayı planlıyoruz.
Holding tarafında yeni bir konu olan, start-up’lara yatırım yapma kapsamında girişim sermayesi (Venture Capital) yönetim stratejisi üzerinde çalışıyor, bazıları ile görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Şimdilik çalışma aşamasındaki bu konuya ilgimizin yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

İskender ULUSAY
Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı
2020 yılı, genel olarak dünyayı etkisi altına alan pandemiden dolayı herkes için zorlu geçti. Ancak biz, her şeye rağmen üretmeye ve ülkemize katma değer sağlamaya devam ettik. Bu süreçte, sahip olduğumuz global organizasyonumuz ve AR-GE yeteneklerimiz sayesinde, zorlu dönemi fırsata çevirecek hamleler yapmaya odaklandık.
Yeni inovatif ürün yatırımları ve operasyonel yalınlaşma hamlelerimiz ile, 2020’yi hedeflediğimiz noktada kapattığımızı söyleyebilirim.
2021’de de gelişen teknolojiye ve değişken müşteri taleplerine göre hareket etmeye devam ederek, küresel piyasalarda önemli işlere imza atmayı hedefliyoruz. Bu vesileyle herkesin yeni yılını kutluyor; herkes için sağlıklı ve başarılı bir yıl olmasını diliyorum.

Fatih Can BOZKURT
FCB Interiors YKB
İnsanoğlu olarak çok fazla şey öğrendiğimiz bir yıl geçirdik. 2020 yılı kimsenin daha önce deneyimlemediği bir yıldı. Bu yıl global olarak durağan ve dönemsel hareketlilik yaşayan bir piyasada iş yapmaya çalıştık. Global anlamda kargaşanın, afetlerin ve son olarak da salgın hastalıkların esir aldığı bir yıl oldu.
Aşının bulunması ile birlikte 2021 yılında daha istikrarlı yol alacağımıza inanıyorum. Tam manasıyla bilinmeyen bir denklem olan pandeminin, aşının yaygın şekilde kullanılmasıyla birlikte etkisini yitireceğini düşünüyorum. Korkunun, insanlar üzerindeki etkisinin kalkması ile birlikte daha umut dolu bir yıl geçireceğiz.
2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını nedeniyle maalesef sıkıntılı günler yaşandı.

Ali Hakan SÜALP
İnsu Teknik YKB
2021 yılında bu salgının bir an önce son bulması ile yeni yılın başta sağlık olmak üzere yeni fırsatlar ve yeni başarıları beraberinde getireceğine yürekten inanıyorum.
Hepimize sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yıl diliyorum.

 



Tülay Hacıoğlu ŞENGÜL
Maysan Mando Genel Müdürü
Türkiye'nin en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando olarak, herkes için zorlu geçen 2020 yılında ülkemize ve sektöre katma değer katma hedefiyle yenilikçi çalışmalarımızı tüm hızımızla sürdürdük.
Pandeminin küresel düzeyde yaşattığı olumsuz etkiden dolayı çeşitli zorluklar yaşasak da bu süreçte şirket olarak; proaktif yaklaşım, güçlü iletişim ve oluşturduğumuz sistematik altyapılar sayesinde, son derece başarılı işlere imza attık. Dolayısıyla 2020’yi hedeflediğimiz noktada tamamladığımızı söyleyebilirim.
Yeni normalin getirdiği dijitalleşme ve bağlantılı araçlar teknolojilerine uygun olarak yaptığımız yatırımları 2021 yılında da aynı kararlılıkla sürdürerek, güçlü hedeflerimize doğru yolculuğumuza devam edeceğiz.
Bu bağlamda, herkese sağlıklı, başarılı ve güvenli nice yıllar diliyorum.

Murat DEMİR
Referans Yapı YKB
Son yıllarda yaşanan krizlerin, 2020 yılında yaşanan Covid-19 salgını ile birlikte zirve yaptığını hep birlikte görüyoruz. Küresel olarak 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana karşılaşılan en büyük kriz olarak nitelendirilen salgın, ekonominin en gelişmiş ülkelerde dahi ne kadar etkili olduğunu gösterdi. Sınırların kapatılması ve uygulanan karantina tedbirleri kapsamında dünya ile birlikte ülkemizde de ekonomide daralmaya sebebiyet vermektedir. Her ne kadar aşı çalışmaları olumlu seyretse bile maalesef 2021 yılında da salgının etkileri bir müddet daha devam edecek gibi gözüküyor.
2021’de aksi bir sürpriz olmazsa salgının etkisini kaybetmesi halinde, ekonomideki daralmanın hızlı bir şekilde toparlanmasını bekliyoruz. İş dünyası olarak 2021 yılından beklentimiz yakalamış olduğumuz ekonomik istikrarın korunarak yatırımların artarak devam etmesidir.

Merve Önsever ÇAĞLAYAN
PMS Alüminyum YKÜ
2020 tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını ve yaşanan doğal afetler nedeniyle ne yazık ki oldukça zorlu bir yıl oldu.
Ancak yeni yıl ile birlikte özellikle küresel bir tehdit haline gelen pandemi sürecinin son bulması ve sağlıklı günlere kavuşulması umudu içerisindeyim.
Bu vesileyle 2021’in tüm dünyada başta sağlık olmak üzere; huzur, sevgi, mutluluk ve başarı dolu günlerin yaşanacağı bir yıl olmasını diliyorum.

Semra BAYKAN
Hedef Patent YK Başkanı
Pek çok firma 2019 yılı sonunda 2020 için ihracat hedefleri, ürün yelpazesi üzerine çalışmaları, maliyet hesaplamaları gibi konularında planlamasını yapmıştı. Bazıları her duruma karşı oluşabilecek B planlarını da geliştirmişti belki. Ama bu risk ihtimallerinin içinde eminim ki salgın faktörü yoktu. İlk yasaklarla herkesin uğradığı şok ve belirsizlikten oluşan kaygı bence hazirandan sonra biraz daha azaldı. Devam edeceği ön görülerek ona göre şirket planlamaları yapıldı. Her sektöre hitap eden bir iş yaptığımızdan benim en net gördüğüm şey, bazı firmaların kapanırken bazıları içinde inanılmaz kaynaklar oluşması ve farklı sektörlere girilmesiyle çok büyük karlar elde etmiş olmaları. Bu yüzden yaptığımız işte bir yandan sıkıntı yasayan firmalardan dolayı iş kaybına uğrarken bir yandan da gelişen yeni sektörlerle iş hacmimizin artması söz konusu oldu. 2021’in yeni dengeler getireceğine, iş yapış şekillerinin değişeceğine inanıyorum. Herkesin bu yeni dengelerle başarılı bir iş hayatı olmasını temenni ediyorum.

Ömer KOCAKUŞAK
Bilen Patent YK Başkanı
2020 yılı özellikle dünya geneline bakıldığında pandeminin etkisi ile ekonomik açıdan daralma yılı oldu. Ülkemiz genelinde dünyaya kıyasla daha olumlu bir tablo seyretti. Hazır giyim, ulaşım ve turizm sektörleri başta olmak üzere bazı sektörlerde daralma olurken, bazı sektörlerin stabil kaldığını, bazılarının ise büyüdüğünü gördük. Hizmetler sektörünün etkileri derinden hissettiği 2020 yılı tüm etkilere rağmen dünyaya kıyasla ülkemiz açısından ortalama geçti denilebilir.
2021 yılına bakıldığında iç piyasada oluşan satın alma beklentisinin ve gecikmiş talebin iyiden iyiye artacağını aşının etkisiyle ve pazarın talebi ile 2020'ye kıyasla az olsa büyüme ile geçeceğini öngörüyorum. Ar-Ge ve inovasyon konularına firmalarımızın daha fazla önem vererek krizi fırsata çevirmelerini bekliyorum.

Ömer USLUER
Baykal Makine Genel Müdürü
Pandemiden dolayı 2020 yılı makine sektörü içi zorlu geçti ve hemen hemen bütün firmalar 2019’un gerisinde kaldı. Son 4. çeyrekte bir toparlanma oldu ve ümidimiz 2021’de bu toparlanmanın devam etmesi ve 2019 rakamlarını geçebilecek seviyeye gelebilmemizdir.

 

Orhan TORUN
Yenişehir TSO YK Başkanı
Ülke olarak pandemiyi en az hasarla atlatan ülkelerden biriyiz. Bu süreçte imalatımızı en verimli şekilde sürdürmeyi başardık. Devletimizin vermiş olduğu desteklerden dolayı işletmeler çalışan personelinin ücretlerini karşılayabildiler. Pandemiyi fırsata çeviren firmalarımızda oldu. Özellikle Avrupa’daki fabrikaların çalışmamasından dolayı, birçok firma ihracat bazlı çalışmaya başladı. Kısaca salgın döneminde imalat sanayi ve ihracat yapan işletmeler bir adım öne çıktı.
Tüm dünyanın ve bizim 2021’den en büyük beklentisi elbette salgının bitmesi. Bununla birlikte, ben kendi iç bünyemizdeki kurallara uyarsak iç hacmimizin ve ihracatımızın daha da artacağına inanıyorum. 2021’in ilk çeyreğinde belki bir şey anlamayacağız ama 2’nci çeyrekten sonra beklentimiz çok yüksek.

Osman NEMLİ
Bursa Çimento Genel Müdürü
2020 yılı herkes gibi bizim için de zor geçti. Mart ayında ülkemizde görülen Covid-19 salgınının etkilerini herkes kadar biz de hissettik. Ancak haziranda hükümetin aldığı tedbirler ve özellikle konut kredi faizlerindeki indirimler önce konut stokunun tükenmesine, devamında da yeni inşaatların başlamasına destek verdi. Bu bizi satış hacmi olarak belli bir yere taşısa da karlılıkta yine standartlarımızın altında kaldık.
2021 yılından beklentimiz biraz da pandeminin seyrine bağlı. Dünya genelinde o kadar çok belirsizlik var ki bu durum, önümüzü görmemizi büyük oranda engelliyor. Ama yine de 2021 yılından hedefimiz ve beklentimiz en azından bu yıl gibi geçmesi. 2021’de artan kapasitemizi ihracatta değerlendirerek pozisyonumuzu korumayı hedefliyoruz.

Sinan TOPUK
BOLT Genel Müdürü
2020 yılı ilk 3 ayı olumlu veriler ile başladı. Yine iyi bir yıl beklentisi ile devam ederken dünyanın yaşadığı pandemi süreci, 2. çeyrek ile birlikte yaşam şeklini ve ekonomik hayatı başka bir yöne çevirdi. Volalitenin yüksek olduğu bu yılı az hasar ile geçirdik diyebiliriz. 2021 yılını gerek sağlık açısından gerek ekonomik açıdan daha mutlu bir yıl olacağına inanıyor ve çalışmalarımızı bu beklentiler ile sürdürüyoruz.

 

A. Şakir ÖZEN
Örnek Yemek YK Başkanı
Endistriyel yemek sektörü için de farklı bir yıl olan 2020’yi, Örnek Yemek olarak son çeyrek de başarılı ve güzel işlere imza atarak kapatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2021’nin dünyamıza sağlık, mutluluk ve bereket getirecek bir yıl olması ümidiyle mutlu yıllar diliyorum.

Şenol Şankaya
Yeşim Grup CEO’su

Ülkemizin endüstri dünyasında da çeşitli olumsuz sonuçlara yol açan pandemi sürecinin etkileri, firmamızda da hissedildi. Covid-19 salgını ülkemizde yayılım göstermeye başlamadan önce bu konuda önlemlerimizi almaya başlamıştık. Yılın ikinci yarısındaki yüksek performansımızla yıllık kayıpları büyük oranda telafi etme şansı bulduk. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün 2021 yılı projeksiyonunu çok iyi görüyorum.

Söz konusu aylar arasındaki yüksek performansın ardından, önümüzdeki ocak şubat aylarında Avrupa’dan aşı çalışmalarıyla ilgili de güzel haberler gelirse 2021 yılını daha iyi geçireceğimizi düşünüyorum. Ülkemizdeki hazır giyim ve konfeksiyon sektörü söz konusu büyüme öngörülerine hazır. Alt yapı, ham madde tedariki ve konfeksiyon açısından gerekli kapasitelerimiz mevcut. Doğacak olan talebe hızlı yanıt verebileceğimize inanıyorum.

Şeref DEMİR
Akyükselen İnşaat YKB Yrd.
Konut piyasası 2020 yılına endişeyle başlamış, kamunun can suyu gibi yetişen cazip oranlarda ki kredi imkanları stokta bulunan konutların hızlı satışına imkan sağlamıştır. Sektörün toparlanma süreci başlamışken kredi oranlarının tekrar artması daha da önemlisi inşaat maliyetlerinin artış göstermesi düşünülen, tasarlanan projelerinin ötelenmesine neden olmuştur. 2021 yılında öngörülen en önemli konu emlak piyasasında fiyatların kayda değer artışının olacağıdır. Bunun yanı sıra yeni başlanan projelerin sınırlı olmasından dolayı arzın talepten az olacağı kesindir. Fakat hükümetin kentsel dönüşüme ağırlık vermesi ve 250 alt sektörü etkileyen önemli istihdam sağlayan sektörün canlanması için çeşitli enstrümanlar kullanacağı beklentisi söz konusudur. 2021 yılının ilk iki çeyreğinde pandeminin de etkisi ile sektör için durağan geçecekse de son iki çeyreğinde piyasaların canlanacağını ihtimali yüksektir.



Şükrü ÖZKILIÇ
Pilotcar Genel Müdürü
2020 yılında yaşanan ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 pandemisine rağmen elektrikli mini kamyonet P-1000 projemizi hayata geçirdik ve satışlarına başladık. Pandemiyi fırsata çevirecek şekilde Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yatırım yaptık. Bu çalışmalarımızın neticesinde 2021 yılında ihracatımızı artırmayı hedeflemekteyiz. 2021 yılının ikinci çeyreğinden sonra piyasaların rahatlamasıyla yurtiçi ve yurtdışında daha aktif bir şekilde rol alacağız.

 

Mustafa Kemal ŞERBETÇİOĞLU
TÜMSİAD Bursa Şb. YKB
Tüm dünyada 2020 yılı doğal afetler, Covid-19 ve sebep olduğu sosyal ekonomik sıkıntılarla anılan bir yıl olarak tarihe geçti. Güçlü sağlık sistemimiz, devasa şehir hastanelerimiz, yoğun bakım yatak kapasitemiz, sağlık çalışanlarımızın samimi gayretleri ve hükümetimizin aldığı ivedi tedbirler, iş dünyasına ve toplumun değişik kesimlerine yönelik desteklemeler sayesinde bu süreçte en az etkilenen ülkelerden biri olduk.
2021 yılında aşılamanın da başlamasıyla hızla normal hayata geri döneceğimize, millet devlet dayanışması ile yeniden üretim, istihdam ihracat ve turizm geliri hedeflerimizi gerçekleştirerek yolumuza emin adımlarla devam edeceğimize inanıyorum. 2021 yılında aziz milletimize sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum.

Levent AKYAPAK
Akyapak Makina YKB
Geride bırakmak üzere olduğumuz 2020 yılı tüm dünya için Covid 19 salgınının gölgesinde geçen bir yıl oldu. Pandemi süreci ile birlikte sosyal ve ekonomik hayatımızda önemli değişiklikler yapmak durumunda kaldık. Dünyada halen etkisini sürdüren pandemi sürecinin getirdiği küresel ekonomik koşullar nedeniyle piyasalardaki belirsizliği yönettik ve yönetmeye devam edeceğiz. 2020 yılı acı ile hatırlanacak bir yıl olarak insanlık tarihinde yerini alsa da ülke olarak birlik, beraberlik ve dayanışma ruhumuzu kaybetmeden bu sıkıntıların da üstesinden geleceğimize inanıyorum.
İnsanoğlunun geleceğe umutla bakması için o kadar çok sebebi var ki… Her yeni yılı başlangıca dönüştürmek bizlerin elinde. Geleceğe yön veren bir Türkiye için, geleceği heyecan ve umutla bekleyen yeni neslimize sahip çıkmalıyız. Şimdiden yarınlarımızı tasarlamalıyız. Şartlar ne olursa olsun, karamsarlığa kapılmadan üretmeliyiz ve ülkemizin geleceğine güç katmalıyız.
Hedeflerimize ulaşmak için var gücümüzle çalışmaktan ve teknoloji geliştirmekten başka bir yolumuz yok. Ülkece enerjimizi ve potansiyelimizi en verimli şekilde değerlendirmeliyiz.
Diliyorum ki, 2021 yılı her şeyden önce tüm insanlık için daha sağlıklı ve daha müreffeh bir yıl olsun. Pandemi sürecinin sona erdiği, tüm dünyada ve ülkemizde belirsizliklerin meydana getirdiği risklerin ortadan kalktığı, her alanda iyileşmelerin artarak devam ettiği bir sene temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle iş dünyamızın ve hemşerilerimizin yeni yıllarını kutluyorum.

Dr. Cemal TURHAN

Doruk Yıldırım Hst. Başhekimi

2020 ile ilgili süreçler malum sağlık sektörünün yaşadıklarını çok yakından görmez hissetmez mart ayında başlamış olan,  pandemi  tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok ciddi sıkıntılara yol açtı. Bizim 2020 ile ilgili oluşan hedefler sadece Doruk özelinde değil,  bütün sektör hedeflerini tutmadı.  2020’de sağlık sektörü adına yaşanan sağlık uygulamasında  artış oldu cüzi miktarda yüzde 10 gibi iyileştirme sağlandı.  Tüm kalemlerde yaklaşık son 15 yılda yapılan olumlu iyileştirme hareketiydi.  Sosyal güvenlik grubunun son 15 yıldır herhangi fiyat artışı yapmazken,  bu realitenin farkına vardılar, yıllık bir artış planları var eğer bu gerçekleşirse sektör adına çok olumlu bir hareket olacak. En azından enflasyon oranında yapılan bu artışın sektörel anlamda kayıp yaşamaktan kurtulur hale gelir sağlık hizmetlerinde tamamlayıcı sosyal güvenlik kurumu harici özel sigorta var.  Sağlık sigorta pazarının biraz daha büyüdüğü özellikle pandemiyle beraber sürecin başlangıcında pandemi ödemelerini yapmak istemediler.  Sonrasında onlarda bu taşın altına ellerini koyması gerektiğini fark ettiler.  Pazar paylarını da büyüttüler,  açıkçası yerini sağlamlaştırdı.  2020 tamamlanırken aşıyla ilgili süreçler  bizim 2021 için  umut veriyor. 2021 için yapacağımız planların tutma ihtimali en azından gerçekleşebilir.  Türkiye’de genel olarak tabi bir sorun var,  bu sorunda şu 2002 yılında kişi başı hastaneye başvuru ortalaması  2.3’tü. Bugün bizim geldiğimiz noktada 10 ulaştık yani her kişi yılda 10 defa sağlık kuruluşuna başvuruyor. Sağlık hizmetine erişim kolaylaştı ama gereğinden fazla kolaylaştı. Benim tahminim 2021-2022 bu tarihlerde artık kamu sektör zincirini oturtmaya çalışacak, çünkü bunun finans yükü kamu adına çok ciddi rakamlar. Her ne kadar verdiği parayı değiştirmiyor olsa da başvuru 2 buçuktan 10’a gelmiş. Yaklaşık 5 kat artış gerçekleşmiş.  Hasta sayımız bir önceki seneye göre 2019’a göre dönemsel olarak yüzde 50-60’ları bulan kayıpları gördük. İstanbul’da yüzde 70 kayıplara kadar ulaştı ama temmuz ağustos aylarından itibaren bir toparlama gerçekleşti. Yıl bazında baktığımızda yüzde 15 aşağıda kapama gerçekleşecek 2019’a göre 2021’de önceliklerimiz 2019 verilerine ulaşmak olacak. Onun içinde sağlık hizmet kalitesini de artırılması gerekiyor tabi insanların pandemi korkusunu üstünden atması gerekiyor temel olarak beklenti 2019 verilerine dönebilmek.

 



Ülfet ÖZTÜRK
BUMKAD YK Başkanı
Zorlu ancak bir o kadar da öğretici, farkındalıklarımızın arttığı, sabırlı olmayı öğreten 2020 yılını bitiriyoruz. İnsanlık, 2020 ile beraber aslında hayatın her alanında büyük sıçramalar yaptı. Teknoloji ve bilimdeki gelişmeler, kültürel yapılardaki değişimler, dijitilizasyona hızlı adapte olabilmek yetkinliklerini kazandırdı. Krizleri fırsatlara çevirmek konusunda büyük bir sınav verdi. Agile yani çevik olabilmeyi belki de bu kadar hızlı öğrenemeyecektik. 2021 yılının dünyamıza ve toplumlara önce sağlık sonrasında huzur ve mutluluk getirmesini dilerim.

Ece GÜNDOĞDU

Gemlik TSO KGK Bşk.

2021 yılında; Türkiye Kadın Girişimciler Gemlik TSO KGK temsilcisi olarak kadınların ihtiyaç duyacakları bilgilere ulaşmaları, iş pazarlarına erişmeleri ve tecrübelerini birbirlerine aktarabilmeleri için başlattıkları proje kapsamında kadın istihdamını artırmayı hedeflemekteyiz.

 

Şenay ÖNER

AR Group YK Üyesi
Covid – 19 salgını dünya iş hayatını etkilediği gibi ülkemizdeki iş dünyasını da etkilemiştir. Bu konuda iş dünyasında etkilenmeyen bir kesimin olduğunu düşünmemekteyim. 2021 yılı için tüm dünyanın beklediği gibi sağlıklı bir yıl geçirmeyi temenni etmekteyim. Bununla birlikte grubumuza ait farklı sektörlerde yatırım yapmayı düşünüyoruz. Bu sektörlerde yıl içerisinde kendi markamızı oluşturmayı hedefliyoruz.



 Şeyma ÖZÇİMEN

 Özçimen Tekstil
2021 yılında ülkemizde kadın girişimcilerin iş dünyasında daha aktif olmasını ve tüm dünyayı etkisi altına alan salgın hastalığın son bulmasını temenni ediyorum.

 

 

 

Fatih ŞAKİR

Nazar İnşaat YKB Yrd.

2020 yılı maalesef hemen hemen her sektör ve tüm dünya için bir kayıp yılıydı fakat bazı değerlerimizi tekrar öğretti. O anlamda manen pozitifti, bunu ileride kıymetini bilerek kullanırsak daha güzel günler bizi bekliyor diyebilirim. Her inişin bir çıkışı vardır. 2020 yılına buhran yılı da diyebiliriz. Hükümetimiz her türlü sıkıntıya rağmen 2020 yazında konut fiyatlarını cazip hale getirmişti o dönem hem biz müteahhitlere, hem ev alacaklara çok iyi geldi. Bunun yanı sıra diğer sektörlerde tetiklenmiş oldu. 2022'de aşılar umudumuz. Ekonominin başı ve sonu “moral”; tünelin ucu gözüktü, bizleri inşallah güzel günler bekliyor...

 

Yorumlar (0)
18
açık
banner12