Hakimlerin Yapay Zekâ Kullanımı

Yapay zekâ kullanımı, üç seneyi aşkın süredir ben de dahil olmak üzere pek çok insanın hayatını kolaylaştırıyor. Elbette, dikkatli olursak. Ticaret ve şirketler hukuku alanında çalışan biri olarak, son zamanlarda kaç kez gizlenmiş ve hatalı şekilde “yapay zekâ kullanımına” denk geldiğimi sayamam bile. Sözleşmeleri yapay zekaya incelettikten sonra kontrol etmeyip ileten ve belki 1 saatlik işi 10 saate çıkartan taraflar mı dersiniz, olmayan kuralları “çok inandırıcı şekilde, varmış gibi” olaya bağlayan yazılar mı dersiniz. Çünkü yapay zekanın bilinen bir özelliği var: Çok inandırıcı şekilde yazıp, ikna edici düzeyde argümanını savunabiliyor. Matematik gibi 2+2’nin 4 ettiği bir alanda bunu doğrulamak basit. Ancak hukukta öyle değil. Bağlam, yorum ve usul süreçleri “gri alanlarla” dolu. O an kulağa “mükemmel” gelen cevapların aslında eksik veya hatalı olduğunu anladığınızda artık “çok geç” olabiliyor. Kaldı ki dünyada da basit bir aramayla bulabileceğiniz yüzlerce “kendi başına dava dilekçesi yazan kişilerin yapay zekâ kullanımı nedeniyle yaptığı sorumsuz hatalar” vakıalarını bulabilirsiniz. Her geçen gün de sayısı artıyor.

Gelelim bugünkü konuya. İstanbul’da bir ticaret mahkemesi. Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de uygulanması talepli davayı görüyor. Böyle bir davanın kabul edilebilmesi için, yabancı mahkeme kararını veren ülkenin de Türk mahkemelerinin kararlarını tanıması gerekiyor, yani “mütekabiliyet” aranıyor. Normalde mahkemelerden alışığız, bilirkişi incelemesi ister, aylar sonra rapor gelir, rapor kimin aleyhineyse o aleyhine olan taraf rapora “itiraz” eder, ve hâkim yeniden raporu bilirkişiye yollar, rapor tekrar gelir, çocuklar büyür, okula başlarlar...

Ancak nitelikli ve “çözüm odaklı” olduğu anlaşılan bir İstanbul ticaret mahkemesi hakimimiz, konuyu çözmek için yapay zekâdan yararlanmaya karar vermiş. Böylelikle konuyu anlamış ve “yabancı mahkemenin Türk mahkeme kararlarını tanıdığını” tespit etmiş. Mahkeme, bu çeviri ve araştırmalar için yapay zekadan “teknik bir araç” olarak faydalanıldığını belirtmiş. Yani, gizlememiş. Yapay zekâ çıktısını doğrudan “kabul” etmemiş, bunu bir “araç” olarak kullanmış.

Bu kullanım yasal mı? Mahkeme bu kullanımı, gerekçesinde açıkladığı çerçevede hukuka uygun bulmuş. T.C. Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 10.09.2024 tarihli bir İlke Kararı mevcut. Kararın adı “Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımında Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Davranış İlkeleri”. Kararda özellikle bilinçli kullanım, yapay zekanın yanıltıcı çıktılar üretebileceği hakkında uyarılar, kullanımın gizlenmemesi, verilerin korunması, ve “insan denetimine tabi tutulması” gerekliliği yazıyor. Elbette o günden bugüne modeller çok gelişti, ancak bazı gerçekler değişmedi.

Geldiğimiz noktada, bilgiye erişim hızının artması, o bilginin nasıl yorumlanacağını bilme yetkinliğini beraberinde getirmiyor. Bu yüzden dikkatli olunmasında fayda var.