banner8

banner6

banner17

UHKİB sektörü geleceğe hazırlıyor

SEMİH AYDIN Koronavirüs sürecinde Türkiye tekstil sektörü dinamizmini ve hızlı aksiyon alma becerisini bir kez daha ortaya koydu. Salgın döneminde maske, kişisel koruyucu ekipman gibi üretimlere yönelen sektör ihracatta da başarı sağladı.

Gündem 22.03.2021, 20:26 22.03.2021, 20:26
UHKİB sektörü geleceğe hazırlıyor
SEMİH AYDIN

Koronavirüs sürecinde Türkiye tekstil sektörü dinamizmini ve hızlı aksiyon alma becerisini bir kez daha ortaya koydu. Salgın döneminde maske, kişisel koruyucu ekipman gibi üretimlere yönelen sektör ihracatta da başarı sağladı. Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) de geçen yıl ihracatta yüzde 8 artış yakalayarak, sektörün bu başarısına katkı koydu.

Sektörü geleceğe daha güçlü ve güvenle taşımayı hedefleyen UHKİB, Türkiye’nin moda tasarım ve markalaşma konusunda da dünyada söz sahibi olması için çalışmalarına 2020’de de ara vermedi. UHKİB Başkanı Nüvit Gündemir, ‘İhracat Gündemi’ röportaj dizisinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ihracat başarısı ve gelecek dönem projeleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Zorlu bir yılın ardından 2021 yılının ilk çeyreğini geride bırakıyoruz. 2020 yılı için hazır giyim sektörünü nasıl değerlendirirsiniz? 2021 yılından sektörel anlamda ne gibi beklentileriniz var?
Haziran ayından itibaren maske vb. kişisel koruyucu ekipman alanında kademeli olarak artan talepler ve ayrıca Avrupa ve Kuzey Amerika hazır giyim şirketlerinden gelen yeni siparişlerle birlikte ihracatta bir toparlanma süreci sağlandı.
UHKİB olarak 2020 Ocak – Aralık dönemini yaklaşık %8 artış kaydederek 738 milyon dolar ihracat ile tamamladık. Pandemi nedeniyle ikinci çeyrekte zorlanmış olsak da üçüncü ve dördüncü çeyrekte güçlü bir toparlanma hamlesiyle bu ihracat artışını elde ettik ve inşallah bu trend böyle devam edecek.
Özellikle ana pazarlarımız arasında Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatımızda sırasıyla %28, %20, %44, %183 dolaylarında moralimizi yükselten artışlar elde ettik.

Küresel ticaret savaşlarının görüldüğü, uluslararası ticaretin kısıtlandığı, korumacılık önlemlerinin çoğaldığı ve bir taraftan da koronavirüs gibi dünyayı etkileyen bir salgının yaşandığı bu dönemi nasıl geçiriyorsunuz?
Dünyada ülkelerarası ticarette korumacılık yaklaşımı özellikle 2008 yılından itibaren yeniden güçlendi. Diğer yandan 2017 yılından itibaren ABD’nin uluslararası ticaret anlaşmalarından geri çekilmesi, Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşları da tüm dünyada korumacılık eğilimlerinin yaygınlaşmasını sağladı. Bu eğilim Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde de geniş uygulama alanı buldu. Tüm bu gelişmeler ve pandeminin de etkisiyle yakın dönemde zorlu bir süreç geçirmiş olsak da üretim kabiliyetimiz, pazar çeşitliliğimiz, güçlü dağıtım ve lojistik kanallarımız, tasarım, moda ve teknik yeteneklerimiz sayesinde hazır giyim ihracatımızı artırmayı başardık.

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 2020 yılını ciddi bir ihracat başarısıyla tamamladı. Öyle ki sektör, ekim ayında 1,8 milyar dolarlık dış satımla tüm zamanların en yüksek ihracat rekoruna imza attı. Sektörünüzün 2020 yılındaki başarılı performansını neye bağlıyorsunuz? Bu başarıda pandemiyle birlikte önemi artan sağlık – teknik tekstil ürünlerinin payı nedir?
UHKİB’in 2020 yılı ihracatı bir önceki senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 8 artışla 738,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Pandemi nedeniyle ilk çeyrekte durağan bir görünüm sergileyen UHKİB ihracatı, ikinci çeyrekten itibaren maske vb. kişisel koruyucu ekipmanlar başta olmak üzere çeşitli ürünlere yönelik kademeli artan talepler ve Avrupalı hazır giyim şirketlerinden gelen yeni siparişlerle ihracatta toparlanma sağladı. Ana pazarları arasında Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve ABD olan UHKİB, bu pazarlara ihracatı yüzde 199’a varan oranlarda artışlar kaydederek moral ve motivasyonunu yükseltti. Pandemi döneminde kişisel koruyucu ekipmanlar toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 12 sini oluşturdu.

Sektörler pandemide çıkış yolu aramak için alternatif ürün ve pazarlara yöneldi. Maske, önlük, tulum gibi ürünler öne çıktı. Siz bu süreçte neler yaptınız?
Türkiye pandemi döneminde maske üretiminde kendine yettiği gibi, 2020 yılı boyunca da 100’ün üzerinde ülkeden tıbbi malzeme yardım talebi aldı ve bunların birçoğuna yardım eli uzatan çok az sayıda ülkeden biri oldu. Bu anlamda pandemi sürecinde maske ve ekipman sıkıntısı çekmeyen nadir ülkelerin başında geldiğimizi söyleyebilirim. Bunda Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün dinamik yapısının, entegre üretim sisteminin ve girişimci ruhunun payı büyük. Pandemi döneminde kişisel koruyucu ekipmanlara olan talep haliyle onlarca kat yükseldi. Koruyucu maskeler çok değişken fiyatlar arz edebiliyor. Kullan at tarzında cerrahi maskeleri yoğun şekilde ürettik. Diğer yandan kullan at maskelere güçlü bir alternatif olarak antibakteriyel özellikleri olan, yıkanabilen, tasarımı hatta modası olan fonksiyonel maskelere odaklandık ve katma değer daha da yüksek. Bu tür maskelerin ihraç pazarlarında marka gücüyle birlikte çok yüksek değerlerde satılabildiğini görüyoruz.

Pandemi süreciyle birlikte tüketici eğilimlerinde ortaya çıkan değişiklikleri nasıl yorumlarsınız? Sektör buna karşın nasıl bir aksiyon almayı planlıyor?
COVID-19 salgının ortaya çıkmasıyla birlikte dünya üzerinde tıbbı maske ve koruyucu kıyafet açısından büyük bir talep meydana geldi. Birçok ülke bu talebe hazırlıksız yakalandı Ancak, firmalarımızın hızlı hareket ederek üretimlerini bu yöne kaydırması, Türkiye açısından önemli bir avantaj oluşturdu. Öyle ki salgının başlamasıyla birlikte tekstil ve hazır giyimin öncelikler sıralamasında gerilere düşmesi, ülkeler arası uçuşların ve ulaşımın kapanması nedeniyle pazar kaybeden sektöre adeta bir can simidi oldu. Diğer yandan, Çin’den başlayan pandemi, bazı ülkelerin bazı ürünlerdeki taleplerini Türkiye’ye yöneltmesine neden oldu. Bu durum Türkiye’deki üreticilerin yeniden keşfedilmesini sağladı. Tüketiciler neredeyse bir yıl boyunca evde daha çok zaman geçirmeye başladı. Bu durum da ev içi konfeksiyon ürünlerine olan talebi artırdı.

Geçen yılki ihracat rakamlarının ardından, TİM Başkanı İsmail Gülle hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ihracatının 20 milyar doları geçmesini beklediğini dile getirdi. Sektörünüz geçen yıl yakaladığı ivmeyi sürdürebilecek mi? Bursa’nın bu anlamdaki avantajları nelerdir? İhracattaki artışı e-ticaret, sanal fuarlar gibi dijital kanallarla destekleme düşünceniz var mı?
Dünyadaki yenilikleri yakından takip eden Türkiye’nin moda, tasarım ve marka konusunda dünyada bir çekim merkezi olması amacıyla başta Endüstri 4.0 olmak üzere pek çok konuda yaptığımız çalışmalarla sektöre ivme kazandırıyoruz. Biz Birlik olarak son dönemde özellikle sektörün Endüstri 4.0’a ve Endüstri 5.0’a entegre olması konusuna çok önem veriyoruz. Bu dijital dönüşüm, firmalarımızın uluslararası alandaki rekabetçiliğine katkı sağlayacak, pazardan aldığı payı artıracak ve dünyayla uyumunu daha kolay sağlayacak. Bununla birlikte Techxtile Start Up Challenge etkinliği ile hali hazırda güçlü olan sektörü geleceğe güvenle taşımayı hedefliyoruz. Pandemiden dolayı fiziken yapamadığımız etkinliklerimizi iptal etmemek adına online programlar tertipleyip, iletişimlerin aksamaması adına çözümler üretmeye çalıştık. Dijital heyetler, sanal fuarlar ve e-ticaret gibi konularda faaliyetlerimizi artırarak sürdürüyoruz. Pandeminin seyrine göre alacağımız aksiyonlar değişse de ihracat odaklı yaklaşımımız hiçbir zaman değişmeyecek.
Bursa bir tekstil başkenti olarak geçmişten gelen birikimi geleceğe yansıtabilme konusunda önemli bir potansiyele sahip. Bursa, sanayideki gücü, üreticilerinin ihracat ve üretim odaklı anlayışları, sektörel birlikteliği ve bilgi birikimiyle diğer pek çok kente göre önemli avantajlara sahip. Bölgesel düzeyde son derece başarılı olmuş markalarımız var. Avrupa Birliği’nin, Kuzey Amerika’nın teknik ve sağlık standartlarına tam uyumlu yüksek kaliteli ürünler üretebiliyoruz. Ancak henüz global markaları oluşturma konusunda eksiğimiz var. Değer zincirinin her halkasında küresel oyuncular yaratmamız gerekiyor. Tasarımcılarla sanayicilerin daha sıkı işbirlikleri kurmaları gerekiyor. Tasarımcılarımızın yarattığı katma değeri sektörün kaliteli üretimi ile daha fazla buluşturup bunu kendi markalarımızı büyütmekte kullanmalıyız. Ayrıca ihracatımızın teknoloji yoğunluğunu ve değerini artırmamız gerekiyor. Rekabet gücümüzü artırmak için, Ar-Ge’ye yatırım yapmaya devam etmemiz gerekiyor. Katma değeri yüksek, orijinal tasarımlı ürünlerin ihracatı ile uluslararası pazarlarda başarı sağlayabilir ve küresel piyasalarda firmalarımızın yerlerini güçlendirebiliriz.

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Endüstri 4.0’a adapte edilmesi noktasında çalışmalarınız olduğunu biliyoruz. Bu konuda hangi aşamadasınız, bu dönüşüm başarılabilirse sektörü nereye taşıyacak?
Bildiğiniz gibi yoğun dijitalleşme trendi; sağlıktan finansa, enerjiden tarıma, otomotivden tekstil ve hazır giyime kadar tüm sektörlerdeki iş yapış biçimlerini dönüştürüyor. Bu süreçte ekonomilerin itici gücü olan sanayi sektörleri de gerek üretim modelleri gerekse tedarik zinciri itibarıyla bu dönüşüm sürecinden derinden etkileniyor. Var olan endüstrilerin yeniden tanımlanması ve yeniden yapılandırılması söz konusu.
Bu dönüşüme uyum sağlayamayan şirketler ve ülkeler küresel yarışta rekabet edemez hale gelecekler ve küresel ekonominin dışında kalacaklar. Türkiye bu noktada bir yol ayrımında bulunuyor. Dijital teknolojilerin yerlileştirilmesinden işgücü yetkinliklerinin artırılmasına, eğitimden kurumsal kültüre, Sanayi 4.0’ın dokunduğu her alanda hazır giyim sektöründe yapılması gereken çalışmaların önemi ortada.
Bu kapsamda UHKİB olarak hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Mühendisi Programı aracılığıyla, siber güvenlik, yapay zekâ, nesnelerin interneti, bulut bilişimi, büyük veri, artırılabilir ve sanal gerçeklik, sistem analizi gibi önemli alanlarda mühendislerimize yetkinlikler kazandırıyoruz.
Sektöründe dünya liderlerinden olan Türk hazır giyim sektörünün küresel ticaretteki payını artırması ve yüksek katma değerli ihracatta öncü olması hedefiyle başlattığımız ‘Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Endüstri 4.0 Entegrasyonu’ projemiz de devam ediyor. Bugüne kadar firmalarımızın İhtiyaç Analizi, Endüstri 4.0 Eğitimi, Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Endüstri 4.0 Uygulamaları, Yalın Üretim Eğitimi, Fuar Ziyareti, Kümede yer alan firmaların Endüstri 4.0 Yol Haritası Danışmanlığı süreçleri tamamlandı.

Eklemek istedikleriniz?
Bildiğiniz üzere son birkaç yıldır dünya siyasetinde ve dolayısıyla da ticaretinde geçmiş dönemlere göre daha çekişmeli ve son derece çalkantılı yeni bir döneme girildi. Bu bağlamda Avrupa Birliği pazarını, Brexit sürecinin ardından STA kapsamındaki gelişmeleri, Kuzey Amerika’daki gelişmeleri, özellikle ABD’nin ülkemizle ve diğer ülke ve birliklerle olan ilişkilerindeki revizyon sürecini yakından takip etmemiz ve iyi okumamız gerekiyor.
2021 yılında sektördeki ihracatçı firma sayısı daha da artabilir. Dünyadaki gelişmeleri iyi değerlendirdiğimiz zaman ülke olarak hem ihracat miktarımızı ve hem de ihracat değerimizi artırabileceğimizi düşünüyorum.

Yorumlar (0)
banner14
18
kapalı
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?