banner8

banner6

'Türkiye'nin 5 Bursa'ya ihtiyacı var'

Gündem 15.03.2021, 20:22 15.03.2021, 20:22
'Türkiye'nin 5 Bursa'ya ihtiyacı var'


SEMİH AYDIN

Deneyimli oğlu olarak gençliğinde sektöre adım atan Murat Kaya, kauçuk ve kompozit sektörüne yönelik imalat yapan Yağız Lastik’i 2008’de kurdu. Kendisini hem alaylı hem de okullu olarak tanımlayan Kaya, firması Yağız Lastik’te katma değerli üretim ve ihracata odaklandı.

GESİAD’ın 30. yılında başkanlık görevinde bulunan Murat Kaya, pandemiyle geçen 2020 yılında sürekli üyelerinin yanında yer alarak, aktif bir başkanlık dönemi geçirdi. Kaya, sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görev almanın bir sevda işi olduğunu vurguladı.

13 yılı aşkın tecrübesiyle kauçuk ve kompozit üretimi yapan Yağız Lastik, dünyadaki firmaların tercihi oluyor. Üretiminin yüzde 90’ınını ihraç eden firma dünyada yaşanan dijital dönüşüme de ayak uydurmak için aralıksız çalışıyor. Firmanın kurucusu Murat Kaya, Bursa’nın önemli sivil toplum kuruluşlarından Bursa Genç Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği’nin (GESİAD) kuruluşunun 30’uncu yılında başkanlık görevini yürütüyor. “Başkanlar ve İşleri” röportaj dizimizi GESİAD Başkanı Murat Kaya ile sürdürdük. Firmanın kuruluşundan bugüne kadar geçen süreci, pandemi dönemini ve GESİAD’ın 30’uncu yıl etkinliklerini konuştuğumuz Kaya, Türkiye’nin katma değerli üretime odaklanması gerektiğini vurguladı. Kaya, ülkenin salgının olumsuz etkilerini kısa sürede atlatacağına inandığını vurgulayarak, “Türkiye’nin 5 Bursa’ya ihtiyacı var” dedi.

Firmanızdan bahseder misiniz? Firmanızın kuruluşundan bugüne gelen sürecini özetler misiniz?
Firmamız, Yağız Lastik Ltd. Şti. olarak 2008 yılında kuruldu. Kauçuk, metal kauçuk birleşimi alanlarında başlayan üretimimizi, kompoziti de eklemiş olarak sürdürüyoruz.
Kauçuk alanında otomotiv, inşaat, makine ve mobilya gibi farklı sektörlere yönelik imalat yapıyoruz. Bu alandaki üretimimiz yıllık 80 – 85 ton civarında.
Kompozitte ise ülkemizde son yıllarda hız kazanan yerlileşme atılımı kapsamında, hızlı tren ve metrolarda kullanılan kompozit ürünlerin imalatını gerçekleştiriyoruz. Kompozitin spesifik bir ürün olmasından kaynaklı, bu alandaki üretimimiz değişiklik gösteriyor.
Şu an 22 kişilik uzman kadromuzla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu rakam zaman zaman değişebiliyor. Ancak, teknolojik ve makine yatırımlarıyla birlikte insan iş gücüne olan ihtiyaç azalıyor.

Firmanızın ihracat çalışmalarından bahseder misiniz?
Firmamızı daha çok ihracata yönelik hedefler doğrultusunda kurduk. Bu kapsamda, yaklaşık 17 ülkeye, üretimimizin yüzde 90’ınını satıyoruz. Fakat yeni pazar arayışlarımız da hız kesmeden devam ediyor. Çünkü, bir pazara bağlı kalmak üreten kesim için iyi değil. Bu doğrultuda pazarlarımızı çeşitlendirmek istiyoruz.

Sizi bu alanda girişim yapmaya yönelten sebepler neydi?
Kauçuk ürünü, bize babamızdan yadigâr. Babam Ertuğrul Kaya, Oto Taşkent AŞ’nin sahibi. Babam sektöre 1971 yılında adım yatmış. Biz de onun yanında hem alaylı hem de sonrasında mektepli olarak yetiştik. Yalnızca kompozit görece yeni bir üretim kolu ama bu alanda da zamanla tecrübelendiğimizi söyleyebilirim.

Başarılı bir sanayicinin oğlu olmak iş hayatınızı nasıl etkiliyor?
Bunun her zaman faydasını gördüm. Babam bir okul gibidir. Sektörümüze yönelik eğitim kolları yeni yeni artmaya başlasa da, biz eğitimimizi babamızın yanında aldık. Babamın, Bursa sanayi camiasında yetiştirdiği çok fazla insan vardır. Onunla gurur duyuyoruz. Onun oğlu olmak ayrı bir kıvanç kaynağı.

Firmanızı gelecek kuşaklara taşıma hedefiniz var mı?
Bunu arzu ediyorum. Firmalar belirli bir süreden sonra sizden çıkıp daha kurumsal yapılar haline geliyor. Ben de bir baba olarak, evlatlarımı iş hayatına hazırlıyorum

Şirket olarak pandeminin etkili olduğu 2020 yılını nasıl geçirdiniz?
2020’de pandemiye rağmen durmadık desem yalan olmaz. Üretimimizin yüzde 90’ınını Avrupa Birliği ülkelerine yapmamızdan dolayı taleplerimiz de bir azalma olmadı ve biz de çalışmaya devam ettik. Bu süreçte Kısa Çalışma Ödeneği’ne de başvurmadık. Bu bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Dolayısıyla 2021’e daha umutla bakıyoruz. Lakin sıkıntılarımız da yok değil. Emtia, navlun fiyatlarında yaşanan artışın yanında diğer girdi fiyatlarının sürekli zamlanması firmamızı ve bütün sanayicileri etkileyen faktörler oluyor.

Döviz kurlarındaki ani dalgalanmalar firmanızı ne ölçüde etkiliyor?
Bizim gibi girdilerinin çoğu ithal olan firmalar bu dalgalanmalardan olumsuz etkileniyor. Bu durum hemen hemen bütün sektörlerde yaşanıyor. Bu sıkıntıların bir an önce son bulmasını arzu ediyoruz.

Pandemi iş yapış şekillerinizde değişim yaşanmasına sebep oldu mu?
Pandemiyle birlikte, iş hayatlarımız da özel hayatımız gibi değişim yaşadı. Biz, müşterilerimizle yerinde görüşmeyi önemseyen bir firma olmamıza rağmen, koşullardan dolayı bu görüşmeleri dijital ortama taşıdık. Bu hem bizim hem de müşterilerimiz için zor bir süreç oldu.

2021 için yeni yatırım hedefleriniz var mı?
Firma olarak her sene yatırım yapmayı kendimize görev biliyoruz. Genelde makine ve teçhizata yönelik yatırımlar yapıyoruz. 2021 yılında da kompozit alanındaki yatırımlara yoğunlaşmayı planlıyoruz. Buradaki belirli başlı teknolojik altyapıyı tamamlayarak, 2021’den sonra Ar-Ge Merkezi olma yolundaki çalışmalarımıza yoğunlaşacağız.

Firma olarak dünyada yaşanan dijital dönüşümü yakalamak üzere hangi çalışmaları yapıyorsunuz? KOBİ ölçeğindeki firmalar bu dönüşümü nasıl sağlayabilir?
Türkiye olarak katma değeri yüksek ürün imal etmemiz gerekiyor. Bunun için de daha butik çalışmayı öğrenmeliyiz. Firmamızda bunu uygulamaya başladık.
Ülkemizin ileri teknoloji ürün ihracatı yüzde 3,5 civarında. Bu rakamı yüzde 15 – 20’lere taşımamız gerekiyor. Dünyada yaşanan dijital dönüşümden başta ana sanayiler olmak üzere tüm endüstri kolları yoğun şekilde etkilenecektir. Biz de ana sanayilerin dönüşümü esnasında bir ivme yakalayıp, dönüşüme hızlı bir şekilde adapte olmalıyız. Çünkü, ana sanayiler bu dönüşümü başlattıktan sonra tedarikçilerinden de bunu ister ve bu konuda yardımcı da olurlar. Bu doğrultuda stratejiler ortaya koymalı ve uygulamalıyız. Bir yandan da çevreye duyarlı üretimin önemi her geçen gün daha da artıyor. Firma olarak, ilkelerimiz doğrultusunda, çevreci üretime geçişimizi sağladık ama ülkemizdeki firmaların da bunu başarması gerekiyor. Firmalarımızın bu bahsettiğim dönüşümlere uyum sağlaması için odaların öncülük etmesinin ve devlet desteklerinin artmasının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Önemli geleneğe sahip ve yıllardır çok değerli isimlerin başkanlık yaptığı GESİAD’ın 30’uncu yılında başkanlık yapmak nasıl bir his?
GESİAD’ın 13’üncü dönem Yönetim Kurulu’nun başkanıyım. Bu bir bayrak yarışı ve tarifi olmayan bir mutluluk. Şu anda kurucu başkanımız da hayatta. Kendisi, 30 yıllık süreçte GESİAD’ımızın geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti ve daha ileri gitmemiz noktasındaki düşüncelerini her zaman bizimle paylaşıyor. GESİAD’da başkanlık yapmak, derneğin mensubu olduğum ilk günden bu yana hayalimdi. Bu hayali gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Biz vizyoner bir derneğiz. Her dönem GESİAD’ın en önde olmasını düşündük ve buna yönelik çalıştık. Benden sonraki arkadaşlara, göreve geldiğimizden daha üst noktada, başarılı bir dernek bırakmak istiyorum.

GESİAD’ın 30. yıl etkinliklerine eski başkanların katıldığı söyleşilerle başladınız. İlerleyen dönemde ne tarz etkinlikler yapacaksınız?
30’uncu yılımızda bir dizi etkinlikler planladık. Bunları hayata geçirmeye başladık ve bu etkinlikleri bir yıl boyunca sürdüreceğiz. Pandemiden dolayı yüz yüze gelemediğimiz üyelerimizle GESİAD 30. Yıl Söyleşileri kapsamında dijital ortamda buluşuyoruz. Bunun haricinde Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalamış olduğumuz bir protokol var. İlkokul, ortaokul ve liseler düzeyinde resim ve tasarım yarışması. Buna hazırlanıyoruz. 1 – 4. sınıflar arası Cumhuriyetimizin 100. Yılı temalı resim yarışması, 5 – 8. sınıflarda gelecekteki teknolojik ürünlerle ilgili tasarım yarışması ve 9 – 12. Sınıflar için de otomotiv, mobilya, tekstil gibi farklı sektörlerde gelecekte kullanılacak makine – ekipman tasarımı konusunda karakalem resim yarışması düzenleyeceğiz. Yarışma neticesinde, lise düzeyindeki öğrencilerimizden dereceye giren öğrencilere, hangi sektörlerde görev almak istiyorlarsa, kendi firmalarımızda bir günlük staj imkânı tanıyacağız.
Pandemi döneminde en aktif derneklerden biri oldunuz, maske, mesafe ve temizlik kuralları çerçevesinde sahada üye ziyaretleri gerçekleştirdiniz. Gözlemlerinize göre, hangi sektörlerde faaliyet gösteren üyeleriniz pandemiden daha çok etkilendi?
Bütün sivil toplum kuruluşları, odalar ve borsalar herkesin acılarına ortak olup, paylaşmaya çalışıyor. Bu benim gibi, bütün başkanların da ortak duygusudur. Bu süreçte iki anket çalışması yaptık. Bizi mutlu eden; birkaç farklı sektördeki arkadaşlarımı tenzih ederek, imalat sektöründeki üyelerimizin işlerinin durmamasıydı. Lakin hizmet sektörü için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hizmet sektörü sıkıntılı bir süreç geçirdi, bunu tez zamanda atlatmalarını diliyoruz. En son Cumhurbaşkanımızın açıkladığı normalleşme ve açılma kararıyla birlikte onların da en kısa zamanda eski performanslarına kavuşacaklarını düşünüyoruz. Ben Türkiye ekonomisine çok güveniyorum. Birçok platformda dile getirdiğim üzere, “Türkiye’ye 5 tane Bursa lazım.” Bursa, ihracatta kilogram başına kazancı ve teknolojik ürün imalatıyla fark yaratıyor. Biz kısa sürede bu olumsuzlukları üzerimizden atabiliriz. Yeter ki pandemiyi tamamen hayatımızdan çıkaralım ve eskisi gibi işimize adapte olalım.

STK’larda aktif olarak görev almak iş hayatınızı nasıl etkiliyor?
Başkanlığım süresince en çok muzdarip olan evlatlarım oldu. Bir kızım ve bir oğlum var. Onlar beni pek göremiyorlar. Çünkü vaktimin çoğunu GESİAD’ımıza ayırıyorum. Onları bu süreçte biraz da olsun ihmal ediyorum gibi görünse de onlara da vakit ayırmaya çalışıyorum. STK’larda yöneticilik yapmak, bana göre aklımızın zekâtını vermek. Burada zaman geçirerek, networkler yapıp, sinerjiler oluşturarak üyelerimizin gelişimine katkı koymaya çalışıyoruz. Bana göre bu biraz sevgi ve sevda işi ve biz de görevimizi severek yapıyoruz. GESİAD bir okul gibidir, başkanından üyesine kadar herkese bir katma değer sağlar. Bu katkılardan bizler de faydalanıyoruz.

Genç girişimcilere tavsiyeleriniz var mı?
Girişimcilik bizim ülkemizde yaklaşık 10 senedir dikkate alınıyor. Bu konuda çeşitli seminerler, toplantılar ve eğitimler veriliyor. Bu zaman zaman ödül boyutunda da oluyor. Ama aslında baktığınız zaman girişimcilik bir ülkenin kaderi gibidir. Bir sektörün ilerlemesine ve ülke ekonomisine girişimcilik şarttır. Ben üniversitede gençlerle yaptığım söyleşilerde bundan bahsediyorum. Girişimcilik olacak evet ama önce işin mutfağına girmek gerekiyor. O sektörün, kişiyi bünyesine kabul etmesi gerekiyor. Bunun için de ehliyet ve işin mutfağı gerekiyor. Önce alaylı, daha sonra mektepli olmak her zaman dile getirdiğim bir konu. Tabii bunu başarabilen ileriki süreçte iş hayatında da başarıyı sağlıyor. Eğitim mutlaka olacak, son dönemde de üniversite – sanayi işbirlikleriyle bu sağlanıyor ama üniversiteye kadar geçen süreçte de meslek lisesi veya çıraklık olarak kendinizi geliştirmelisiniz. Daha sonra onla ilgili okul okuduğunuzda da başarılı olursunuz.

Meslek liselerine olan ilgiyi canlandırmak için neler yapılmalı?
Mesleki eğitim bizim olmazsa olmazımız ama son dönemde biraz kanayan yaramız gibi oldu. Meslek liselerinin tekrar ele alınması gerekiyor. Çünkü meslek lisesi adı üstünde olduğu gibi insana meslek kazandırır. Bunun biraz daha sanayiyle iç içe olması, biraz daha fazla mesai harcanması ama özellikle meslek lisesinde okuyacak gençlerimizin, evlatlarımızın biraz daha istekli olması lazım. Bu tamamen birbirine paralel ele alınması gereken bir konu. GESİAD olarak bu konuda projelerimiz de var. Gençleri, evlatlarımızı işin içine çekip, özendirebilmek adına çeşitli projelerimiziz mevcut. Çünkü yarınlarımız bizi geleceğe taşıyacak. O yüzden gençlerimizi önemsiyoruz.
Bu konuda da BUÜ, BTÜ ve MEB vasıtasıyla meslek liseleriyle görüşmelerimiz devam ediyor.
Biz çalışma sevdalısıyız. Bursa sevdalısıyız. Bursa’mız ve ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz.
Gerek iş hayatımızda gerekse de STK’larda…

Yorumlar (0)
16
kapalı
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?