banner8

banner6

'Tarım ve hayvancılıkta rol model olmalıyız'

Ülkemizde tarım ve hayvancılık sektörünün ihtiyaç duyduğu profesyonel bakış açısı ve nitelikli iş gücünü bu alana kazandıracak yatırımlara imza atan iş insanları, Türkiye’de tarım ve hayvancılığın arzu edilen noktaya gelmesinde önemli rol oynayacaklar. SEMİH AYDIN Yaklaşık üç yıl önce 300 küçükbaş hayvanla sektöre adım atan BTSO eski Meclis Başkanı ve işadamı Remzi Topuk, iş dünyasında başarıyı yakalamış iş insanlarının tarım ve hayvancılık sektörüne girerek, yönetim modelleriyle rol model olması gerektiğini vurguladı.

Gündem 18.01.2021, 20:28 18.01.2021, 20:28
'Tarım ve hayvancılıkta rol model olmalıyız'
Ülkemizde tarım ve hayvancılık sektörünün ihtiyaç duyduğu profesyonel bakış açısı ve nitelikli iş gücünü bu alana kazandıracak yatırımlara imza atan iş insanları, Türkiye’de tarım ve hayvancılığın arzu edilen noktaya gelmesinde önemli rol oynayacaklar.

SEMİH AYDIN

Yaklaşık üç yıl önce 300 küçükbaş hayvanla sektöre adım atan BTSO eski Meclis Başkanı ve işadamı Remzi Topuk, iş dünyasında başarıyı yakalamış iş insanlarının tarım ve hayvancılık sektörüne girerek, yönetim modelleriyle rol model olması gerektiğini vurguladı.Bursa iş dünyasının önemli isimleri, iş hayatlarındaki tecrübelerini tarım ve hayvancılık alanlarında değerlendirmek adına yatırımlar gerçekleştiriyor. Bursa’nın ekonomi gazetesi EKOHABER’in yeni röportaj dizisi ‘Çiftçi Patronlar’ Bursa iş dünyasının tarım ve hayvancılık alanlarında yaptığı yatırımları mercek altına alıyor. Sanayisinin yanı sıra değerli tarım arazileriyle dikkat çeken Bursa’da da iş dünyasında başarılara imza atmış isimler, tarım ve hayvancılık alanında yaptıkları yatırımlara hız verdiler. Bursa iş dünyasının tanınmış isimlerinden, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası eski Meclis Başkanı ve Tokgözler A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Topuk da, Nilüfer ilçesinin Akçalar mahallesinde kurduğu çiftlikle hayvancılık alanında yatırımlarına başladı. Röportaj dizimizin ilk konuğu olan Remzi Topuk ve en önemli yardımcısı oğlu Sinan ile çiftlik yatırımını, gelecek dönem hedeflerini, Türkiye’de hayvancılık sektörünün durumunu konuştuk.

Hobiden ticarete uzanan süreç
Çiftlik kurmayı öncelikle ailevi sebeplerden, hobi olarak kurmayı düşündüğünü söyleyen Remzi Topuk, gelişen süreç içerisinde işadamı refleksleriyle burayı endüstriyel bir yatırıma dönüştürmüş. Sefa Çiftliği’nde kuzu besiciliği yapan Topuk, yetiştirdiği hayvanları kasaplara ve et restoranlarına satıyor.İlk etapta 300 koyunla hayvancılık yatırımına başladığını dile getiren Topuk, “Yaklaşık üç yıl önce başladığımız bu girişim, şu anda belli bir ölçeğe geldi. Bu süreçte hayvan sayımızı 600’e çıkardık. Biz burada kuzu besiciliği yapıyoruz. Yani, küçük kuzuları alıyor, 1,5 – 2 ay civarında, kasaplık kuzu haline gelene kadar besliyor ve satıyoruz” dedi.
“Yatırımlarımız sürecek”
Çiftliğinde küçükbaş hayvanların yanı sıra, küçük çaplı kümes hayvanları da yetiştiren Topuk, gelecekte bu alandaki yatırımları artırmayı düşündüklerini kaydetti. Topuk, “İlk adımı attık. Bu alanda tecrübe edindik. Eksikliklerimizi yaşayarak gördük ve bunları her geçen gün gidermeye gayret gösterdik.
Koyun – kuzu yetiştiriciliğine başladığınız zaman, ister istemez bu alanda büyümeyi düşünüyorsunuz. Öncelikli hedefimiz küçükbaş hayvan sayımızı 4-5 kat daha artırmak olacak. Belki ondan sonra büyükbaş hayvan yatırımını düşünebiliriz. Ancak pandemi şartları ve ekonomik durumu göz önüne aldığımızda, biraz daha yavaş hareket etmemiz gerektiğinin farkındayız” diye konuştu.
Başarılı olmuş iş insanlarının tarım ve hayvancılık alanında yatırım yapmaları gerektiğini vurgulayan Topuk, “Bu alanda iş yapıp, zaman geçirince bazı şeyleri daha iyi gözlemle imkanım oldu. Tarım ve hayvancılığın endüstriyel bir şekilde ele alınıp, ölçeklerin büyütülmesi lazım. Ülkemizde tarım ve hayvancılık, 10 dönüm alanda tarım yaparak ya da 10 koyun yetiştirerek istenilen seviyelere ulaşmaz. Bu anlamda da iş insanları verimliliği ve karlılığı baz alan yönetim anlayışlarıyla bu alanlarda yatırım yapmalı ve rol model olmalılar” ifadelerini kullandı.

“Nüfus artıyor, çiftçi azalıyor”
Türkiye’nin geçmiş yıllarda tarım ve hayvancılık alanında kendi kendine yeten bir ülkeyken, bu ürünleri ithal eden bir konuma geldiğine dikkat çeken Topuk, hayvancılıkta yerli üretimin artmamasının önemli sebeplerini ise şöyle açıkladı;
“Kendi alanımdan örnek verecek olursam, kuzu besi yemlerinin yüzde 60’a yakını ithal. Böyle olunca ürünler dolar maliyetiyle satılıyor. Bu durum da çiftçinin maliyetleri karşılayamamasına sebep oluyor. Bir taraftan da nüfusumuz, tüketimimiz artıyor ancak çiftçimizin, hayvancımızın sayısı nüfusumuzla paralel olarak artmıyor.”

“Geleceğimiz tarım ve hayvancılıkta”
Remzi Topuk, tarım ve hayvancılık alanında devletin ciddi adımlar atması gerektiğini vurgulayarak, “Verimli ve büyük topraklarımız var. Bu topraklarda her türlü ürünü yetiştirebiliriz. Pandemi döneminde de gıdanın ne kadar önemli olduğunu tekrardan gördük. Artık bir şeyler yapma zamanı. Çünkü bana göre, bizim geleceğimiz tarım ve hayvancılıkta” dedi.
Bursa’nın hem tarım arazilerine hem de organize sanayi bölgesi yatırımlarına ihtiyacı olduğunu belirten Topuk, “Bursa’da nüfusun yüzde 15’i kırsalda çalışıyor. Kırsalda çalışanların kişi başı katma değerlerine baktığımızda ise Bursa en önde gelen illerden. Bunun sebebi de Bursa’da gıda endüstrisinin olması. Bu anlamda ikisinin birbirini tamamladığını söyleyebilirim. Fakat, ihtiyaçlar doğru bir şekilde belirleyip, planlamayı ona göre yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Büyük ölçekte yatırımlara ihtiyacımız var”
İş insanlarının tarım ve hayvancılık alanında yaptığı yatırımlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Tokgözler AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Topuk, “Bu alana yatırım yapanların bir kısmı hobi olarak başlayıp bu işi profesyonelce devam ettiriyor. Bir kısmı ise ciddi yatırımlarla bu işe başlıyor ve başarıyla sürdürüyor. İş insanlarının finans, proje yönetimindeki becerilerini tarım ve hayvancılık alanında da kullanarak, bu alana büyük ölçekli yatırım yapmaları ülkemizi tarım ve hayvancılıkta istenilen seviyeye getirecektir” yorumunda bulundu. Konvansiyonel anlamda yapılan çiftçiliğin ve tarımın girdi maliyetlerini karşılamada yetersiz kaldığını vurgulayan Topuk, “Köylülerimiz küçük bir alanda bu işi yapmaya çalışıyor.
Veraset yüzünden tarım alanları paylaşılıyor ve bu yüzden küçülüyor. Böyle olunca çiftçinin kâr marjı da düşünüyor. Biraz önce de değindiğim gibi tarım ve hayvancılığın gelişmesi için bu işlerin büyük ölçeklerde yapılması gerekiyor” dedi.

Topuk’tan yatırımcılara tavsiyeler
Gelecek dönemde çiftlik yatırımı yapmak isteyen iş insanlarına da tavsiyelerde bulunan Remzi Topuk, verimliliğe yönelik, doğru proje oluşturmanın önemine dikkat çekti. Topuk, “Eğer büyük ölçekli, ticari bir yatırım gerçekleştireceksiniz fizibilite çalışması yapıp, doğru danışmanlarla, o alana en uygun projeyi ortaya çıkarmalısınız. 500 – 1000 hayvan yetiştirdiğiniz bir yatırımı da fabrikanız gibi düşünmeniz gerekiyor. Fabrikanızda Ar – Ge kadrosu kurarken gösterdiğiniz özeni, çiftliğinizde de göstermeniz lazım. İş yönetiminizde beyaz yakalılarınızın olduğu gibi, burada da veterinerleriniz olması gerekiyor” diye konuştu. Remzi Topuk, sanayi de olduğu gibi tarım ve hayvancılıkta da en önemli sıkıntının nitelikli eleman olduğunu söyledi. Gençlerin bu alanlarda çalışmadığını ve köy nüfuslarının yaş ortalamasının 50’nin üzerinde olduğuna dikkat çeken Topuk, “Türkiye’de Afgan göçmenler olmasa hayvanlarımıza bakacak çalışan bulamayacak duruma geldik” diyerek sözlerini noktaladı.

Yorumlar (0)
11
parçalı az bulutlu