banner8

banner11

Rüzgarda küçük hesaplar

Geçtiğimiz haftayı da rekorla kapatan yenilenebilir enerji günlüğünde rüzgar başı çekiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, “6 Kasım’daki rüzgardan elektrik üretim rekorumuzu 25 Kasım’da 153.

Gündem 07.12.2020, 20:37 07.12.2020, 20:37
Rüzgarda küçük hesaplar
Geçtiğimiz haftayı da rekorla kapatan yenilenebilir enerji günlüğünde rüzgar başı çekiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, “6 Kasım’daki rüzgardan elektrik üretim rekorumuzu 25 Kasım’da 153.035 MWh ile yeniden kırdık” dedi. Bu durum devam edecek. Daha da önemlisi 90.000 MWh ile 3. sıradaki hidroelektrik kaynaklarının da önünde bir üretim sağlandı. Artık ülkemizin enerji üretminde yenilenebilir kaynaklar önde yer alıyor.
Bütün bunlar kurulan yüksek güçlü rüzgar santralleri ile yapılıyor. Fakat ihmal ettiğimiz bir nokta küçük üreticilerimiz. 2014 yılından beri küçük üreticilerin üretimine imkan tanıyan düzenlemeler oluğu halde bunlar kullanılmamaktadır. Buna karşılık orta büyüklükteki kurulumların ise lisans verilmeyerek önü kesilmektedir. Küçük yatırımcı kendi tüketimine yönelik kurulumu her zaman gerçekleştirebilir. Bunun için maliyetler de uygun hale gelmiştir. Şu anda GES yatırımları özellikle çatılarda önemli bir yer alırken artık RES için de küçük yatırımların yapılması gerekir. Diğer kaynaklarda salgına karşı mücadele verirken, yenilenebilir enerji güçlü bir büyüme gösteriyor. IEA’nın Ulslararası Enerji Görünüm Raporu’na göre 2025’te, yenilenebilir enerji dünyadaki en büyük elektrik üretim kaynağı haline gelecek ve kömürün son 50 yıllık konumunu elinden alacak. Bu dönemde, yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyanın elektriğinin üçte birini karşılayacağı tahmin ediliyor. Bu alanda iştah halen yüksek. Bu yılki artışla, dünyadaki toplam yenilenebilir enerji kapasitesi 2 bin 888 gigavata ulaşacak. Bu yıl itibarıyla dünyadaki toplam hidroelektrik kapasitesi 1324 gigavata, güneş enerjisi kapasitesi 710 ve rüzgar enerjisi kapasitesi de 655 gigavata yükselecek. Kalan 199 gigavatlık kapasite ise deniz üstü rüzgar, biyokütle, jeotermal ve diğer kaynaklardan oluşacak.

Rüzgar santrali nasıl kurulur?
Üstelik tek birimden bir güneş enerjisi santralinin 20.000 hektarda elde ettiği enerjiyi elde edebilir. Diğer enerji santrallerinin aksine, doğal kaynakların tahribatına sebep olmaz. Küçük bir alanda kurulabildiği için konutların, fabrikaların, üniversitelerin kendi arazilerinde rüzgar santralleri bulunmaktadır ve otonom enerji üretmek için en etkili yol olduğu da bilinmektedir.

Rüzgar Santrali Kurulmadan Önce Ne Yapılmalı?
•Öncelikle bölgenin rüzgar kapasitesinin ölçülmesi gerekiyor. Pervane uzunluğu, kanat sistemi
ve türbin modeli tamamen rüzgar basıncına göre ayarlanmalı. Rüzgar optimize edilmediği takdirde pervanelerin bozulması ve verimin azalması olağan bir sonuçtur.
•Rüzgar türbininin ekosistemi etkilemeyecek biçimde konumlandırılması da önemlidir. Bu bakımdan yerine karar verirken dikkatli olunmalıdır. Örneğin kuşların göç yollarını etkileyecek bir lokasyonda kurulması, ekosisteme ciddi zararlar verebilir.
•Sonuç olarak, öncelikle kurulması istenen bölge etüt edilmeli, daha sonra tasarım ve malzeme ihtiyacı bölgenin gerekliliklerine göre karşılanmalıdır.

Rüzgar santrali lisansı alırken nelere dikkat edilmelidir?
Rüzgar santralleri kurulurken ilk aşamada bölgenin etüt edilmesi gerekir. REPA (Türkiye Rüzgar Enerjisi Potansiyeli Atlası) tarafından yayınlanan haritalardan yararlanılarak rüzgar enerjisi santralinin yerine karar verilebilir. Rüzgar hızı ölçülüp 7 kilometreden fazla olduğu ve sürekliliğe sahip olduğu tespit edildiğinde bölgenin rüzgar santrali kurmaya uygun olduğu tespit edilebilir. Bu aşamadan sonra yetkili kuruluşlara başvurarak lisans almak gerekecektir.
Gerekli izinler alındıktan sonra, bölgeye rüzgar türbinleri yerleştirilerek kurulum yapılabilir. Dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi Türkiye’de de rüzgar santralleri otonom olarak kurulabilmektedir. Fabrikalar, üniversiteler, belediyeler uygun görüldüğü takdirde kendi rüzgar santrallerine sahip olabiliyorlar.

RES lisansı alınması;
Rüzgar enerjisine dayalı elektrik santralı yatırımı yapılması ve lisansının alınması sürecinde aşağıdaki adımlar izlenilmektedir:
a) Yönetmeliklerin incelenmesi
b) Saha seçimi
c) Seçilen sahanın detaylı analizi
d) EPDK’na lisans başvurusu yapılması
Ön Etüt Çalışmaları
Bir rüzgar enerjisi yatırımı için, kullanılacak olan finansmanın geri dönüşünde ve yatırımın fizibilitesinin belirlenmesinde, işin temelini oluşturan iki ana öğe; sağlıklı yapılmış ön etütler ve rüzgar kaynak değerlendirme çalışmalarıdır. Buna göre, RES kurulumu için ilk önce saha seçimi işlemi yapılır ve saha seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli husus yeterli rüzgar potansiyeli olup olmadığıdır.
Saha seçimi REPA (Türkiye Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası) kullanılarak yapılabilir. Seçilen saha civarındaki DMİ (Devlet Meteoroloji İşleri) ne ait rüzgar verileri ve diğer rüzgar enerjisi amaçlı rüzgar ölçümleri dikkate alınmalıdır. Başlangıç için REPA-WEB haritaları kullanılabilir.
Yatırımcı ilk olarak uygun olan bölgeleri belirler. Bir bölgenin uygun olup olmadığını belirleme aşamasında çeşitli faktörler söz konusudur. Bunlar rüzgar hızı, güç yoğunluğu, kullanılamaz alanlar vb. gibi faktörlerdir. Bu faktörlerin tümünün uygun olması şarttır.

Rüzgar Hızı
Saha seçiminde öncelikle yeterli rüzgar hızının olduğu bölgeleri tespit etmek gerekmektedir. Ekonomik RES yatırımı için türbin göbek (hub) yüksekliğinde (rüzgar türbini kanat merkez noktasının yerden yüksekliği) rüzgar hızının 6,5–7,0 m/s’den fazla olduğu yerler tercih edilmektedir. Bu durum türbin seçimini de etkileyeceğinden çeşitli yüksekliklerde ölçülen hızların ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Yatırımcılar belirledikleri bölgeye 12 ay ölçüm yapmak kaydıyla rüzgar ölçüm direği kurmak zorundadırlar. Ölçüm istasyonu; rüzgâr hızı sensörü, rüzgâr yönü sensörü, sıcaklık sensörü, basınç sensörü, bağıl nem sensörü ile ölçüm kayıt cihazından oluşur. Rüzgâr ölçüm direğinin yüksekliği minimum 60 metre olmalı ve rüzgar ölçümleri, birisi 30 m, diğeri direğin en üst seviyesinde olmak üzere en az iki seviyede yapılmaktadır. Basınç, sıcaklık ve nem ölçümleri ise en az 3 metre yükseklikte yapılmaktadır.
Ülkemizde 30 metre göbek yüksekliğindeki rüzgar hızları incelendiğinde genel olarak bu yükseklikteki hızların ekonomik RES yatırımı için uygun olmadığı görülmektedir.
Marmara Bölgesi’nin batı kısmı ve İç Anadolu Bölgesi’nin doğu kısmı diğer bölgelere nazaran daha iyi rüzgar hızlarına sahiptir. 50 metre göbek yüksekliğindeki rüzgar hızları (Şekil 1) incelendiğinde rüzgar hızlarının biraz daha iyi seviyeye gelmiş olduğu görülmektedir. Çanakkale ve Balıkesir illeri rüzgar hızı bakımından en güçlü yerler durumundadır. Genel olarak baktığımızda ise pek çok bölgede hızın 7 m/s’nin üzerinde olduğu saptanmaktadır.

Yorumlar (0)
10
açık
banner12