banner8

banner6

banner11

Pandeminin kahramanları

Pandeminin kahramanları

Gündem 09.06.2020, 00:00 09.06.2020, 00:00
Pandeminin kahramanları

Pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında sağlık sektörü geliyor. Bu süreçte özel hastaneler pandemi hastanesi ilan edildi ve bunun yanı sıra diğer sağlık kuruluşları da Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı’nın aldığı kararlar çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdü.



Bursa’nın önemli özel sağlık kurumları da Covid-19 pandemisi ve sonrası ile ilgili faaliyetlerini ve gelecek dönemde izleyecekleri yol haritasını Bursa’nın ekonomi gazetesi EKOHABER’le paylaştılar.



Özel Hayat Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih ÖZKUL

Tüm dünyada ve Türkiye’de adeta hayatı durma noktasına getiren yeni tip koronavirüs salgını, istihdam ağırlıklı olarak çalışan insan kaynak maliyetinin yüksek olduğu sağlık sektörünü çok ciddi anlamda etkiledi. Poliklinik sayıları yüzde 40 oranında azalma gösterirken bazı ameliyatlar da ertelenmek zorunda kalındı. Bu dönemde her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan sektör haline gelen sağlık sektörü, personel azaltımına gitmediği gibi yeni personel eğitimleri ve hazırlıklarıyla bu mücadelenin en ön saflarında yer almıştır. Biz de Hayat Hastanesi olarak mali açıdan etkilenmiş ama savaştan muzaffer olarak çıkacağımıza olan inancımızla, kutsal görevimize ve mücadelemize devam ettik. Gider maliyetlerinde de ciddi artışların yaşandığı dönemde her daim hizmet vermeyi tüm gücümüzle sürdürdük. Artımız bu krizin çıktığında finansal açıdan hazırlıklı olmamız ve ekibimizle beraber özverili şekilde hizmete devam etmemiz oldu. Aile birlikteliği içerisinde her arkadaşımızın yüksek gayretleri ve sorumluluklarıyla bu zamana kadar güzel bir şekilde geldik.

Tedbirler dâhilinde ivedi ve acil olabilecek işlemler için salgına karşı hem hastalarımızı hem de çalışanlarımızı koruyarak ertelenemeyecek olan ve insanların almak zorunda olduğu sağlık hizmetlerini doğum, kanser ameliyatları, acil cerrahi ve ortopedi ameliyatları, böbrek taşı ameliyatları vb. vermeye devam ettik. Öncelikle hastanemizde görev yapan tüm sağlık ve yardımcı sağlık personelimize eğitimler verildi. Hastanemizde, enfeksiyon tedbirleri ve hijyen uygulamaları kapsamında poliklinikler, bekleme alanları, koridorlar, asansörler, tuvalet ve ibadethane gibi tüm alanların üst düzey dezenfeksiyon işlemleri yapıldı ve sıklıkla yapılmaya devam etmektedir. El hijyenine yönelik ortak alanlardaki el dezenfektanları arttırıldı. Hasta ziyaretleri yasaklandı, hastalarımıza sabit ve tek bir refakatçı eşlik edebilecek şekilde refakat hizmetleri düzenlendi. Hastanemize her giren hasta ve yakını, giriş kapısında görevli sağlık personelimiz tarafından ateşleri ölçülerek, elleri dezenfekte edilerek, şikayetleri dinlenerek ve maske takılarak içeri alındı. Randevu saat aralıkları genişletildi ve böylece hastaneye belli sayıda hasta girişi olması sağlandı. Çocuk polikliniklerimizde ateşli çocuk ve sağlıklı çocuk muayenelerini ayrı alanlarda değerlendirdik. Her hastadan sonra tüm cihaz ve ekipmanların diğer hasta kullanımından önce dezenfekte işlemleri de aksatmadan yapıldı.

Tüm dünyada pandemi ile mücadele edilirken bir taraftan da normalleşme adımları atılıyor. Ülkemizde de 1 Haziran 2020 itibariyle normalleşme kademeli olarak başlatıldı. Normalleşme süreciyle birlikte rehavete kapılmadan ve tedbiri elden bırakmadan süreci yönetmek gerekiyor. Hayat Hastanesi olarak biz de bu süreçte enfeksiyon tedbirleri ve hijyen uygulamaları kapsamında polikliniklerin, bekleme alanlarının, koridorların, asansörlerin, tuvalet ve ibadethane gibi tüm alanların üst düzey dezenfeksiyon işlemleri sıklıkla yapılmaya devam edilmektedir. Hastaneye giriş yapan tüm hastalarımızın ateş ölçümleri yapılmakta ve maske verilmektedir. Asansör içinde sosyal mesafenin korunması amacıyla sınırlı sayıda hasta alınmaktadır. Hastalarımız için ihtiyaç duyulan durumlarda bir refakatçi ile gelmelerini tavsiye ediyor ve muayene işlemi için gerekmedikçe hasta yakınını poliklinik odasına almıyoruz. Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere tüm yetkililerimiz süreci çok güzel yönetti ve birçok ülkeye kıyasla şu an iyi bir durumdayız. Bunun da bilinci ve motivasyonuyla tedbirleri elden bırakmadan yeni düzene herkes gibi bizler de ayak uyduracağız ve misafirlerimizi bu yönde uyarmaya devam edeceğiz.



Doruk Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ömer Yavuz NAMLIUzak doğudan başlayan ve hızla tüm dünyaya yayılan Sars Cov-2 virüsü, dünya sağlık örgütü tarafından salgının pandemi ilan edilmesi ile birlikte hepimizin ana gündem maddesi haline geldi. Sağlık bakanlığı tarafından hızla alınana kararlar yüksek disiplin içerisinde hem kamu hem de özel sağlık sektöründe hayata geçirildi. Alınan üst düzey tedbirler ile hem 20 yaş altı hem de 65 yaş üstü vatandaşlarımızın izolasyona alınması sağlandı diğer yaş gruplarının ise mümkün olduğunca bu izolasyona dahil olması sağlandı. Bu izolasyon uygulamalarının doğal sonucu olarak diğer tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektörü de etkilendi ve hastaneye müracaat sayılarında radikal azalmalar gerçekleşti. Hasta sayısında yaşanan azalmaya karşın hastaya yaklaşımda alınması gereken tedbirler kat be kat artmış, bu dönemde hem hastalarımızı hem de çalışanlarımızı koruma görevimizi yerine getirebilmek amacıyla özellikle kişisel koruyucu donanım temini için katlanılan çabalarımız artarken tahmin edilenin üzerinde maliyetlerle karşı karşıya kalınmıştır.

Bu süreçte Doruk Sağlık Grubu olarak, oluşturduğumuz kurullar aracılığı ile alınması gereken tedbirleri sektörde en erken ve en yüksek disiplinle alan kurum olduğumuzu açık yüreklilikle ifade edebilirim. Çok kısa süre içerisinde hem hasta güvenliği hem de çalışan güvenliğini sağlayabilmek adına yüzden fazla tedbir kararı alınmış ve hızla uygulamaya geçilmiştir. Elbette ki alınan tedbirlerin büyük bölümü sosyal mesafeyi korumak, hijyeni sağlamak ve şüpheli vakalar ile diğer hastaların birbirleri ile olan ilişiklerini azaltmak üzerine oldu. Hastaneye müracaat eden tüm hastalarımızın ateş ölçümlerinin yapılarak refakatçiler dahil cerrahi maske dağıtılması, Kadın doğum hastaları için tamamen ayrı bir blok tahsis edilerek ultrason ve kan alma işlemleri dahil tüm işlemlerinin ayrı bir alanda yapılması, rutin takipleri yapılan sağlam çocuklar ile hasta çocuklar için ayrı ayrı alanlar oluşturularak bu alanlara girişlerin de bağımsız ve diğer hasta gruplarından ayrı olarak yapılması, Covid hastaların en sık müracaat edebilecekleri polikliniklerin bir alana toplanarak diğer hastalardan izole edilmesi ve tüm numune alma işlemlerinin bağımsız izole alanlarda gerçekleştirilmesi bunlardan sadece bir kaçı. Hastaneye gelemeyecek olan hastalarımız için teletıp uygulamamızın devreye alınması da dijital sağlık uygulamalarımıza önemli bir örnek olarak sayılabilir.

Hastaneler için birçok alanda normalleşme süreci biraz daha gecikmeli olarak gerçekleşecek. Normalleşme sürecinde Sağlık Bakanlığının direktifleri yanında bilim kurullarımızda alınan kararlar da etkili olacak ancak görünen o ki uzun bir süre daha sosyal mesafeyi korumak ve özellikle maske kullanımını ihmal etmemek vatandaşlarımızın ve çalışanlarımızın sağlığını korumak adına çok önemli olacak.



VM Medical Park Bursa Hastanesi Genel Müdürü Metin ARSLAN

Covid-19 salgınında birçok dünya devi büyük sıkıntılar yaşarken pandemiye karşı aldığı tedbirlerle, güçlü sağlık ordusuyla birlikte önemli başarılar kazanarak gıptayla bakılan bir ülkede sağlık hizmeti veriyor olmak, bizler için ayrıcalıklı bir durum. Dünya genelinde salgına karşı verilen mücadeledeki başarısızlıklar dikkate alındığında ülkemizle, sağlık sistemimizle ne kadar övünsek azdır. Özel bir sağlık kuruluşu olarak biz de sorumluluklarımızın bilincinde olarak hizmet anlayışımızda bazı zaruri değişikliklere gittik. Rutin sağlık hizmetlerindeki yoğunluğumuz, ilk etapta dünya genelinde olduğu gibi azalsa da ülkemizin salgınla mücadeledeki başarısıyla normal seviyelere kısa sürede ulaştı ve hastanemizde Covid-19 hastası da bulunmamaktadır. Bu da önemli bir ayrıntıdır. Bugün deneyimli tüm sağlık ekibimizle, misafirlerimizin sağlığı için gerekli tüm tedbirleri alarak hizmet vermeye devam ediyoruz.

Salgının en yoğun olduğu dönemde sorumluluktan, fedakârlıktan kaçınmadık. Kimseyi kapıdan geri çevirmedik. Bu dönemde altını çizeceğim bir diğer husus da doktorlarımız ya da personelimiz, Covid-19 hastalığına yakalanmadı. Ayrıca hastaların sağlık hizmetini, gerekli tedbirler eşliğinde almaları için tüm iletişim kanalları vasıtasıyla hastanemize erişmelerini kolaylaştırdık. Kısa sürede hayata geçirdiğimiz Görüntülü Hekim Görüşmesi hizmetiyle hastaneye gelemeyen misafirlerimize danışmanlık vererek onları daha doğru yönlendirmeyi sağladık. Pek çok branştan doktorlarımızın sunduğu görüntülü hizmete ek olarak, psikolog ve diyetisyenlerimize misafirlerimizin akıllı telefonları aracılığıyla online ortamda ulaşmalarını sağladık. Bunların yanı sıra sosyal medya hesaplarımız, ulusal ve yerel kanallardaki canlı bağlantılar ve basın çalışmalarımızla da toplum sağlığı konusunda bilgilendirme görevimizi yerine getirdik ve getirmeye devam ediyoruz.

Salgının etkilerinin en yoğun hissedildiği bir süreçte tüm grup hastanelerimizde olduğu gibi VM Medical Park Bursa’da da misafirlerimizin sağlığı için poliklinik, ameliyathane, doğumhane ve onkoloji bölümlerinde verilen tüm hizmetlerimiz için gerekli önlemleri uyguladık. Halihazırda Covid-19 hastamızın olmamasıyla birlikte gerekli önlemleri azami özenle uyguluyoruz. Rutin Enfeksiyon Kontrol Komitesi toplantılarımızın sıklığı da artırıldı. Çevresel yüzeylerin temizlik ve dezenfeksiyon sıklığı da maksimum düzeyde uygulanmaya devam ediyor. Hastane girişinde kurulan alanda ise misafirlerimizin ateş ölçümleri yapılıp el hijyenleri sağlanırken olası hastalık öykülerine yönelik kendilerine çeşitli sorular da yöneltilmektedir. Misafirlerimizin kullandığı tüm alanlarda sosyal mesafeyi sağlamaya yönelik uyarıcı işaretlere ek olarak tüm personel tarafından gerektiğinde uyarılar da yapılmaktadır. Hijyen ve sosyal mesafe konularında planlarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.

Salgın süresince hekimlerimiz Koronavirüsle nasıl mücadele edilmesi gerektiği konusunda yeterli tecrübeye kısa sürede ulaştı. Bu da süratli bir şekilde taburculuk tablosuna yansıdı ve Koronavirüs hastasının olmadığı bir sürecin içindeyiz. Özellikle bugünlerde Sağlık Bakanlığı’mızın açıkladığı tablolar, gelecek için umut veriyor. Ancak unutmamamız gereken önemli bir nokta var. Bu süreçte kaygı ve stresin bağışıklık sistemimizi çökertmemesine dikkat etmek gerekiyor. Sağlık sistemimize ve başta hekimlerimiz olmak üzere sağlık ordumuzun neferlerine güvenmemiz gerekiyor. Tavsiyelere uymamız halinde hep birlikte başarmış olacağız.



Kopal Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ergin KOPAL

Yeni tip korona virüsten dolayı tüm dünya olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu dönem, herkes için en önemli şeyin sağlık olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Pandemiyle mücadelede ülkemizin bugüne kadar ortaya koyduğu başarı gösterdi ki Türkiye'nin sağlık sistemi altyapısı, diğer ülkelere kıyasla çok iyi durumda. Şu ana kadar süreç çok iyi şekilde yönetildi. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık hizmetleri rutininin pandemi nedeniyle bozulması sonucu, kuşkusuz özel hastaneler de bu süreçten olumsuz etkilendi.

Pandeminin etkileri ülkemizde hissedilmeye başladığı günden bu yana, hastaneler grubumuzda gerekli önlemleri ivedi şekilde hayata geçirdik.

Özellikle aşı bulunup kullanıma sunulana dek, Covid-19 virüsünün kısa vadede hayatımızdan tamamen çıkmayacağını göz önünde bulundurduğumuzda, sosyal izolasyon koşullarına uygun şekilde çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Özel Esentepe Hastanesi ve Özel Anadolu Hastanesi’ni bünyesinde bulunduran Kopal Sağlık Grubu’muzda, yeni normal için hem koruyucu önlemleri devam ettirip hem de sağlık hizmetlerini kesintisiz sunmak adına çalışmalarımızı tamamladık.

Yeni normalde, sağlık çalışanlarımızın güvenliği korumak, virüs şüphesi olan veya tanısı konan vatandaşlarımız için gerekli güvenliği sağlamak, önceliklerimiz olacak. Polikliniklerde eskisi kadar yoğun olmayacak şekilde hasta bakmaya devam edeceğiz.

Bu süreçte, salgın döneminde hizmet alamayan hasta sayısının artış göstereceğini öngördüğümüz için hastanelerimizdeki tüm fiziksel ortamlar, ortak kullanım alanları ve iş planlamalarını yeni döneme göre planladık.

Hastanemize gelen hasta ve hasta yakınlarına maske temini yapılarak içeri girişlerini sağlamaya, ortak kullanım alanlarının sık sık dezenfekte edilerek hijyenine, tüm alanlarda sosyal mesafe kurallarına uyulmasına özen göstermeye dikkat edeceğiz.

Özetle, hastanelerimizde bundan sonraki süreçte kademeli şekilde önlemlerimizi almayı sürdüreceğiz.



Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol KILIÇ

Sağlık sektörü olarak biz de bu süreçten olumsuz olarak etkilendik. Salgın nedeniyle sağlık hizmetlerini iptal eden birçok hastamız tedavilerini salgın sonrasına ertelemek zorunda kaldı. Vatandaşlarımız bulaş korkusu ile hastanelerden uzak durmaya özen gösterdi. Bu olumsuz durum sağlık sektöründe ciddi gelir kayıplarına sebep oldu.

Burtom Sağlık Grubu olarak bu süreçte mevcut yatırımlarımızda ve istihdam politikamızda bir duraksama yaşamadığımız gibi hiçbir çalışanımızı da işten çıkarmayarak ve yeni eleman alımları yaparak halkımızın sağlığı ve geleceği için titizlikle çalışmaya devam ediyoruz. Yaşadığımız bu krizi hep birlikte alacağımız önlemlerle aşacağımıza inanıyoruz.





Salgın nedeniyle Burtom Sağlık Grubu’na ait merkezlerimize gelemeyen hastalarımız, her branştan alanında uzman hekimlerimize online ulaşabiliyor ve görüntülü görüşmesini, kontrolünü ya da gerekli hallerde tanı ve tetkik işlemlerini yaptırabiliyor. Görüşme sonrasında doktorun tetkik istemesi durumunda örnek alım işlemi için hastalarımızın evlerine de gidebiliyoruz. Ayrıca evde uzman doktor muayenesi, kan alma, ultrason ve laboratuar hizmetlerimiz ile hastalarımıza ‘’Biz Size Geliriz. Siz Sağlığınız İçin Evde Kalınız!’’ mesajını veriyoruz.



Burtom Sağlık Grubu olarak hastalarımızın, çalışanlarımızın, toplumumuzun güvenliğini ve sağlığını korumak öncelikli koşulumuzdur. Tüm merkezlerimizde hijyen politikamızı ve önlemlerimizi üst seviyeye çıkarmış bulunmaktayız. Tüm merkezlerimiz, kliniklerimiz, operasyon odalarımız, ortak alanlarımız ve kullanılan malzemelerimiz periyodik olarak titizlikle dezenfekte edilmektedir. Bünyemizde çalışan herkes hijyen ve önlem konusunda bilgilendirilmektedir. Ekibimiz, koruyucu maske kullanımına özen göstermekte, çalışma ve mola ortamlarında sosyal mesafeye dikkat etmektedir.

Merkezlerimize gelen tüm misafirlerimiz kontrollü bir şekilde içeriye alınmaktadır. Ekibimiz, gelen misafirlerimize öncelikle ateş ve öksürük kontrolü yapmakta ve dezenfektan ile el hijyenlerini sağlamaktadır.



Pandemi krizi, tüm dünyaya toplumsal ve kişisel sağlığın, sağlık hizmetlerinin, teşhis ve tedavi teknolojilerinin önemini net bir şekilde göstermiştir.

Salgın ülkemizde görülmeye başladığı ilk günden itibaren Sağlık Bakanlığı’nın salgınla mücadele için yayınladığı kurallara uymaya, gerekli önlem ve tedbirleri almaya özen gösterdik. Konuya her gün aynı hassasiyetle yaklaşıyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak bünyemizde çalışan herkesin ve halkımızın sağlığı, geleceği için titizlikle çalışmaya devam edeceğiz. Yaşadığımız bu krizi hep birlikte alacağımız önlemlerle aşacağız.



Özel Medicabil Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk BİLGEN

Bugüne kadar hastane ve yöneticileri pandemiyi hiç deneyimlememişlerdi. İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde yurt dışından bakıldığında Türkiye’de hastanelerin iyi yönetildiğine dair kanı oluştu.

Bunda etkenler nelerdi ?

Hastaneler neyi iyi yaptılar ?

Veya hastaneler neler yapmalıydı?

Bu sorulara cevap bulmak yeterli olacaktır.

Hastanelerin yalın dönüşümünde insan faktörü ve kültür çok önemlidir. Bunu sağlamak için ise hastane alan liderleri ve çalışanların yalın dönüşümü şarttır. Bu dönüşüm alanlara ve hastalara yansıdığında ve olumlu sonuçları alındığında, bu çalışmalara sürdürülebilirlik kazandırıldığında o hastaneye yalın hastane demek mümkündür. Bir hastanenin yalın hastane olup olmadığını ölçen henüz kriterler yoktur, ancak hastane içinde yapılan yalın iyileşmelerin verimlilik ile sonuçlanması ve bu iyileşmelerin sürdürülebilir olması önemli kriterlerden sayılabilir. Hatta pandemi gibi bir süreçte hastanelerin verdiği sınav o hastanenin yeterli olup olmadığını gösteren bir kriter dahi olabilir.

Neden mi?

Hastanenin kalite yönetim sisteminde ki kalite indikatörleri, enfeksiyon verileri, Sağlık-net ‘e gönderilen sağlık verileri, tanı ilişkili girişlerde ki veriler, hasta şikayetleri, çalışan şikayetleri, düzeltici önleyici faaliyetler, sentinel olay, güvenlik olay bildirimleri, günlük, aylık, yıllık hastane vizitlerinde saptananlar, denetim (İl sağlık müdürlüğü ve Bakanlık bazında ) verileri ve en önemlisi çalışanların önerilerinin hepsi yalın iyileşme projeleri için bir fırsat ve zemindir. Dolayısıyla bunların takibinin yapılıyor olması şarttır. Bunun yanı sıra çalışanların kendi işe bakışlarının yalın kültür ile değişimi sonucu” Ben işimi daha iyi nasıl yaparım?” sorusunu sürekli sorması ile yalın kültüre bürünmemek mümkün değildir.

Lider başta olmak üzere tüm çalışanların yalın eğitimleri almış olmaları ve bu iyileşmelerde kullanılacak olan yalın araçları tanıyor ve hangi iyileşmede hangi yalın aracının kullanılması gerektiğini biliyor olması gereklidir.

Bu noktada yalın sağlık eğitimi şarttır.



Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) ve yurt dışı akreditasyon kuruluşlarından Joint Commission International (JCI) son versiyonlarına göre tesis güvenliği kapsamında bulaşıcı hastalıklara ve salgın durumunda hastane yönetimlerinin alacağı aksiyonlar belirtilmiştir. Gerekliliği yerine getiren hastaneler pandemi sürecinde yönetsel olarak hazırdılar. Hastane yönetimlerinin pandemiye karşı aksiyonlarını 3 safhada değerlendirmek gerekir:

1-Pandemi öncesi (olağan dönemde) hastane yönetimi:

Yalın yaklaşımda önceden riskleri görüp değerlendirmek ve bunlara karşı iyileştirme ve düzenlemeler yapmak esastır. SKS ve JCI ise neler yapılması gerektiğini ve gereklilikleri işaret etmektedir. Hastane afet ve acil durum planı bu konu ile ilgili en önemli dokumandır ve her hastanenin sahip olması gereken ve her yıl revize edilen bir dokumandır. Bunların ışığında çalışanları ile, tesis düzenlemeleri ve planlamaları yerine getirmek pandemi algısını hastane ve çalışanlara yerleştirmek lazımdır. Hastane Başhekimi, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve hemşiresi, İş Güvenliği Uzmanı, Kalite ve yalın sağlık çalışanları bir ekip olarak bu aksiyonları üstlenmelidirler. Eğitimler, kişisel ekipman hazırlığı, asansör düzenlemeleri, hasta yönlendirmeleri ve pandemi tatbikatı bunların en önemlilerindendir.



2-Pandemi olasılığının olduğu dönemde hastane yönetimi:

Hastane Başhekimi,Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve hemşiresi, İş Güvenliği Uzmanı, Kalite ve yalın sağlık çalışanları bir ekip olarak bu aksiyonları üstlenmelidirler. Eğitimler, kişisel ekipman, asansör, hasta yönlendirmeler gibi düzenlemeler ve tatbikatların tekrarı yapılmalıdır. Hastane içi enfekte olan ve olmayan hastaların izolasyon yöntemlerinin yerleştirilmesi, var olan kişisel koruyucu ekipmanların takviyesi ve hastane girişlerinin ateş ölçme ve dezenfaktan kullanımı tedbirleri, hastane girişine yakın veya hastane dışında ateş polikliniklerinin oluşturulması bunların en önemlileridir.

Bu dönemde hastane yönetimini yapılacakları :

•Zorunlu maske kullanımı

•Tüm alanlarda her gün dezenfeksiyon

•Ofisler, masalar, klavye, telefonlar, yemekhane, kapı kolları, şalterler, dokunma ihtimali olan her yerin düzenli dezenfeksiyonu

•Her alanda (Hasta kayıt alanı, kafe, yemekhane, asansör vs) her insan arası en az 2 metre bırakılarak sosyal mesafe korunması

•Hastane girişinde ateş kontrolü ve dezenfektan kullanımı

•Ateşi yüksek çıkanların hastane girişi yakınında tanımlanmış olan polikliniğe alınması, doktor kontrolünün yapılması

•Toplantılar mümkün olduğunca online ya da büyük bir toplantı odasında gerekli mesafeler korunarak camlar açık şekilde yapılması

•Ayakta yapılan toplantılarında sosyal mesafe korunması

•Filtrasyon ile bol temiz hava, havalandırması doğru şekilde yapılmış ve nemsiz ortam sağlanması

•Çalışanların sürekli sağlık kontrolü

•Ateşi çıkan bir çalışan olursa anında kontrol edilmesi, sonuç kesinleşene kadar olası bulaş sebebiyle karantinaya alınması

•Çalışanların koruyucu kişisel ekipmanların temini, kullanım eğitimleri, kullanımlarının doğruluğunun takibi

•Çalışanların motivasyonlarının yüksek tutulması, yiyecek, banyo, dinlenme vb. ihtiyaçlarının karşılanması

•Çalışanlara poster, bariyer gibi önlemlerle sürekli farkındalık yaratılması

•Tüm alanlara Sağlık Bakanlığı 14 kuralı görsellerine yer verilmesi

•Yönetim olarak hastanenin her alanında takip

•Hastanedeki tüm ilgili birimler ( Yönetim Kurulu, Başhekimlik, İş güvenliği, İnsan kaynakları, Başhemşirelik, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanı, Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi, Kalite, Yalın Enstitü, Satın alma) den oluşan krizi yönetecek olan Pandemi kurulu toplantıları

•Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Kararlarının, algoritmaların takibi ve uygulanması

•Öncelikle COVID harici hastalarımızın durumunun takibi (Gebe, Çocuk takipleri, kontrolü gereken kronik hastalıklar ve ayrıca acil/acele müdahale gereken hastalarımızın takibi)

•Online hekim görüşmeleri ve Evde bakım hizmetlerinin sağlanması

•Tedarikçilerin durumu, kapasite ve kullanım oranı, alternatif tedarikçi araştırmaları

•Çalışanların ve hastane kapasitesinin değerlendirilmesi.

•İlaç, tıbbi sarf malzeme ve tüketim malzemeleri vb. tedariğinin güvence altına alınması





3-Pandemi dönemi hastane yönetimi:

Hastane içi sosyal mesafe, maske kullanımı ve el yıkma ile ilgili görsellerin artırılması, bu konuda çalışanların hasta ve yakınlarını bilgilendirmesi, çalışanların birbirini uyarması bu dönemde en önemli önlem yöntemleridir.

Hastaneler ister kamu, ister vakıf, ister üniversite, isterse özel hastaneler olsun diğer sektörler gibi kendisini bilişim tekonolojilerden ayrı tutamaz. Hatta daha da geliştirmeye mecburdurlar. Hem sağlık çalışanları hem de bilişim dünyası mensupları süreçlerin daha nasıl yalınlaştırılacağı, çalışanlara, hasta ve hasta yakınlarına nasıl daha iyi hizmet sunulabileceği konusunda çalışmalarda büyük adımlar atmıştır . Bu konularda hastane yönetimlerinin algısı yüksek olmuştur. Örneğin 65 yaş üstü ve takipteki kronik hastalıklara sahip hastalarımızı online sistemlerle hastaneye gelmeden tedavilerin düzenlemesi ile hastanede insan sayısı azalmış ve sokağa çıkma riskinden o hastalar kurtarılmıştır.

Ayrıca eğitim programlarımızı ve hastane içi diğer toplantıları djital ortama taşımak, hastalarımızı muayene için hastaneye getirtmek yerine evde bakım hizmetleri vermek pandeminin sağlıkçılara ve hastalara sağladığı fırsatlar olmuştur.

Hastane yönetimi kamu ile basın veya sosyal medya ile iletişim halinde olup hastanede sağlık hizmetinin güvenli ve huzurlu bir şekilde yapıldığını anons etmesi, sağlıkta kalite yönetim sistemini yalın yaklaşımla uygulaması ile kolaylaşmıştır. Çünkü sağlıklı hizmetin verildiğini gerek çalışanlarına gerekse hasta ve hasta yakınlarına bu konuyu ikna etmekle yükümlüdür.



Hastaneler diğer kurumlara göre çok şapkası olan kurumlardır. Hastaneler aynı zamanda otel, restaurant, kafeterya, okul, zorunlu yürütülmesi gereken hizmet, çalışanlar, hasta ve hasta yakınları ile cihazlarla donatılmış mekanlardır. Dolayısıyla pek çok kurumun alacağı önlemelerin ne kadar çok olduğu ve ne kadar zahmetli bir gerçektir. Hastaneler enfekte hasta yanında enfekte olmayan hastalara şifa verirken hata yapma hakları yoktur. O nedenle hastane yönetimi olağan dönemde özellik gösterirken pandemi döneminde süper özellik gösteren kurumlar haline geldi.

Enfeksiyon yayılımını engellemek amacıyla acil ve acele hastalar dışında ki müdahalelerin ertelenmesiyle doğal olarak hastane hizmet kapasitesi düştü ve bununla birlikte çalışanların çalışma programlarının revize edilmesi yönetimin bilgisi dahilinde gerçekleşti ve devletin öngördüğü kısa çalışma ödeneği ile alanların kapasite ve ihtiyacına göre çalışanlar planlandı. Bu planlamada yalın yaklaşım ön plana geçti. Çünkü yalın yaklaşımda az ile çoğu başarmak esastır. Yalın sağlık eğitimi almış çalışanların bu değişikliğe adaptasyonu kolay ve başarılı olmuştur.

Yalın bakışın temeli, tehlikeyi yaşamadan önlem alarak tehlikeli ve istenmeyen olaylara proaktif yaklaşmaktır.

İnsan hayatında en tehlikeli ve istenmeyen olaylar terör, savaş, afetler ve enfeksiyonlardır.

Enfeksiyonlar ise insanı bakteri, virüs, parazit veya mantarların enfekte etmesiyle oluşur.

Konu ile ilgili Tıp’ta Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Bilimi ile Halk Sağlığı Bilimi doğmuş ve bu alanda dünyada ve bizde son derece başarılı bilim insanları yetişmiştir. Bu değerli bilim insanları gerek hastalarına gerekse sağlıklı topluma nasıl enfekte olmamayı öğretmiş veya enfekte insanların tedavilerini üstlenmiş, bu alanda araştırma ve geliştirmeler yapmışlardır. O halde konunun bilimi ve bilim insanları varsa insanoğlu şanslı. Şanslı ama bu şansını kullanabilmek için bizlere önemli bir görev düşüyor: Bu bilim insanlarının bizlere öğrettiği enfeksiyondan korunma ve önleme kurallarını doğru öğrenme ve doğru bir şekilde yerine getirmek.

Dahası gerek Sağlık Bakanlığının gerekse hastane denetleyen yurt dışı JCI (Joint Commision International) gibi kurumların hastanelerde denetlediği ve üzerinde önemle durduğu standartlardan biri Enfeksiyon Önleme ve Korunma standardıdır. Yani sağlığı yönetenlerin ve çalışanların bu konuda yerine getirmesi gereken yükümlülükleri var.

Gezegenimizde bizi enfekte edebilecek yukarıda da yazdığım gibi bir çok bakteri, virüs, parazit veya mantarlar var. Bunlar tedavilere dirençli hale gelerek hatta tedavi edilemez boyuta dönüşerek insan sağlığını tehdit eder duruma gelebiliyorlar, COVID-19 gibi.

Gezegenimize düşen bu COVID-19’u, zaten yaşam biçimi haline çoktan getirmemiz gereken enfeksiyon korunma ve önleme yöntemleri ile bir güzel uğurlayacağız. Yani olaya proaktif yaklaşarak, yani başımıza felaket gelmeden bu riske karşı kuralları uygulayacağız. Bu vesile ile Türk toplumu olarak bugünlerde öğrendiğimiz bu kuralları yaşam biçimi yapacağız.

Sağlık Bakanlığı’mızın yayınladığı 14 kuralı tüm toplum olarak aklımıza rehber olarak kazımalıyız.

Sağlığı yönetenler ve sağlık çalışanlarının sorumluluğu büyük, çünkü hem kendilerini ve yakınlarının sağlıklarını korumak hem de hastaneye müracaat eden hastalara şifa olmak.

Başka yapacak bir şey yok.

Riski yaşamamak için proaktif yaşamak yani “önlem almak” yalın bakışın temeli…..

Diğer taraftan sağlıklı bir Dünya’da huzurla yaşayabilmek, daha kaliteli ve yalın sağlık hizmeti sunmak, teknolojik ve dijital uygulamaların sağlıkta daha çok kullanma kararını vermenin tam zamanı.



Romatem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Köksal HOLOĞLU

Pandemi döneminde özel hastaneler olarak zor bir dönem yaşadık. Mart’ın ilk yarısında pandeminin olumsuz etkisini çok hissetmedik ama ayın ikinci yarısıyla birlikte hizmetler durma noktasına geldi. Hem personel olarak hem de kliniklerimize gelen hastaların kurallara riayet etmesiyle ilgili endişeler yaşadık. Geçtiğimiz üç ayı göz önünde bulundurursak, Türkiye’deki özel hastanelerin neredeyse tamamı yüzde 60’a yakın hasta kaybı yaşadı diyebiliriz.

Bu süreçte sağlık hizmetine ihtiyaç duyan hastalar, genellikle danışmanlık hizmetine başvurdular. Biz de Romatem Grup olarak tüm hastalarımıza online destek verdik. Bu hizmeti ücretsiz olarak sağlayan Türkiye’deki nadir sağlık kuruluşlarından biri olduğumuzu söyleyebiliriz. Öte yandan tedavi olmak isteyen hastalarımız servis hizmetlerimizden faydalandı. Ancak genel olarak yüzde 50’ye yakın bir grup evde kalmayı tercih etti.

Normalleşmeyle birlikte bütün sağlık kuruluşlarında olduğu gibi sosyal mesafenin korunması, maske kullanımı ile el ve yüz hijyeni konularına çok önem gösteriyoruz. Kliniklerimize gelen hastaların ateş ölçümlerini kapıda yapıyor ve sosyal mesafe, hijyen konularında onları bilgilendiriyoruz.

Kamu tarafından yayınlanan düzenlemeyle birlikte özel hastanelerin hepsi pandemi hastanesi oldu. Böyle olunca vatandaşlar, bu hastaneleri tercih etmedi ve özel sağlık kuruluşları bu süreçte çok ciddi kan kaybetti. Bu zor sürecin ardından hem SGK hem de kredi ayağında devletimizden destekler bekliyoruz.



Dünyagöz Bursa Hastane Müdürü Ayhan OKUTUR

Bildiğiniz üzere tüm dünya beraberinde biz de Covid-19’ dan dolayı rutinimizin dışında önlemler alarak hizmet veriyoruz. Hekimlerimiz bu dönemde daha önce tanısı konulmuş ve tedavisi düzenlenmiş bir göz hastalığınız varsa tedavinize ihmal etmeden devam etmenizi, doktorunuz ve hastanenizle irtibat içinde olmanızı öneriyorlar. Acil tedavi gerektiren rahatsızlıkların tedavisinin geciktirilmemesi tedavinin başarısı için oldukça önemlidir. Göz hastaneleri Pandemi hastanesi değildir. Öte yandan, Corona Virüs salgını için aldığımız üst düzey önlemler sayesinde hastalarımız güvende ve bizler de sağlıklarını korumak için her gün görevimizin başındayız...

Hastane olarak misafirlerimizi, enfeksiyon Komitemizin, T.C. Sağlık Bakanlığımızın ve Dünya Sağlık örgütünün COVID-19 düzenlemeleri çerçevesinde karşılamaktayız. Hastanemizin kapısından girildiği andan itibaren tüm misafirlerimizin ateşini ölçülmekte, yeni maske ve eldiven verilmektedir. Misafirlerimizi bekleme alanlarımızda sosyal mesafe kurallarına uygun şekilde ağırlamakta ve doktor muayene odasına alırken yanlarında yalnızca bir refakatçi kabul etmekteyiz.

Bizim işimiz sağlığı korumak ve geri kazandırmak, bu uğurda gereken tüm tıbbi süreçleri tavizsiz şekilde yerine getiriyoruz. Hastanelerimizde “Foglama” adı verilen uygulama ile bütün hastanelerimizi dezenfekte ediyoruz. Ameliyathanelerimizin sterilizasyonu için uyguladığımız bu işlem ilaçlı bir solüsyonla yüksek ısıda buhar uygulaması prensibine dayanıyor. Kısaca; hastanelerimize girildiği andan itibaren, karşılama ve bekleme alanlarımızda, muayene odalarımızda, hasta odalarımızda, laboratuvar ve tetkik odalarımızda, ameliyathanelerimizde, asansörlerimizde özetle hastanelerimizin tüm temas noktalarında gerekli tüm sterilizayon işlemlerini yaparak salgına karsı önlemlerimizi en sıkı şekilde alıyoruz...



Retinagöz Hastanesi Op. Dr. Ayşegül Mavi YILDIZ

COVID-19 pandemisinin başlaması ile birlikte birçok özel hastanenin pandemi hastanesi ilan edilmesine rağmen hastanemiz, göz dal hastanesi olması nedeniyle pandemi hastanesi ilan edilmedi. Bu nedenle biz hastanemizde hiç COVID-19 hastası yatırıp tedavi etmedik. Buna rağmen öncelikle hastanemiz çalışanlarını ve hastalarımızı korumak adına gerekli tüm tedbirleri hızlı bir şekilde uygulamaya geçirdik. Pandemi sürecinde hastanemize başvuran hasta sayısında elbette düşüşler yaşandı. Ancak kurum olarak hastalarımızı mağdur etmemek adına her daim hastanemizi açık ve kullanıma hazır vaziyette tuttuk. Keza bu dönemde, ev kazaları, göz enfeksiyonları, ani görme kaybı gibi acil durumlar sebebiyle çok sayıda hasta kurumumuza başvurarak tedavi almış bulunmakta.

Göz travmaları, ani görme kaybı gibi acil durumlar için 7/24 hizmet vermeye devam ettik. Bunun dışında, kronik hastalıklar ya da ileri yaş sebebiyle hastaneye gelmekten çekinen hastalarımız için yurtdışında ‘Telemedicine’ olarak adlandırılan uzaktan tedavi protokolü oluşturarak, hastalarımıza telefon, görüntülü arama ya da Whatsapp gibi uygulamalar üzerinden destek olmaya devam ettik.

Normalleşme dönemi ile birlikte, sarı nokta hastalığı, diabetik retinopati gibi devamlı takip gerektiren ve bu dönemde tedavilerinde aksama yaşanan hastalarımızın muayene ve tedavilerini planlıyoruz. Diğer taraftan muayene esnasında hem hekimlerimizin hem de hastalarımızın sağlığı için maske, siperlik kullanımı, tüm muayene odaları ve ortak kullanım alanlarının düzenli dezenfeksiyonu, açık havadan filtrelenerek alınan temiz havanın hastane içinde sirküle edilmesi gibi konularda azami gayret göstermekteyiz.


















Sayı: 1254 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
31
açık
banner12