banner8

banner6

'Otomotivde yarış yeniden başlıyor'

Gündem 01.03.2021, 21:06 01.03.2021, 21:06
'Otomotivde yarış yeniden başlıyor'


SEMİH AYDIN

OİB Başkanı Baran Çelik, AB pazarındaki büyümenin ihracatı da olumlu yönde etkileyeceğini söyleyerek, 2021’de de alternatif pazar arayışlarına son hızla devam edeceklerini belirtti. Çelik, bir yandan da firmaları otomotivde yaşanan dönüşüme hazırlamak için çalışmalara hız verdiklerini vurguladı.

Türkiye ihracatının lokomotif sektörü otomotiv pandemiyle geçen yılın ardından 2021’e odaklandı. İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ve elektrikli otomobillerin Pazar payının artmasıyla yeni stratejilere odaklanan sektör, yeni yılda ihracat hedefini 30 milyar dolar olarak belirledi.

Pandemi otomotiv ihracatını derinden etkiledi. Geçen yılın Mart ayında salgınla birlikte başlayan kısıtlamalar, üretimin yavaşlamasına ve uluslararası ticaretin azalmasına yol açtı. Dünyayı etkisi altına alan pandemi 2020’de otomotiv sektörü ihracatında 2019’a göre yüzde 16,5 düşüşe neden oldu. Sektör buna rağmen 25,5 milyar dolarlık ihracatıyla 15’inci kez ihracat şampiyonluğuna ulaştı.Uludağ İhracatçı Birlikleri bünyesinde yer alan birlik başkanlarıyla gerçekleştirdiğimiz İhracat Gündemi dizimizde Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik sektörün 2020 performansını, bu yıl ki hedeflerini, alternatif pazar arayışlarını ve elektrikli otomobilde yaşanan dönüşümü değerlendirdi. Türkiye’de otomotiv sektöründe ihracat yapan tüm ana ve yan sanayilerin koordinatör birliği konumundaki OİB’in Başkanı Çelik, “Elektrikli otomobillerle birlikte sektörde yarış yeniden başlıyor” dedi.

2020’nin ihracat şampiyonu otomotiv sektörü, 2021’e de liderliğini koruyarak başladı. Sektör adına bu yıldan beklentileriniz nelerdir?
Türkiye otomotiv endüstrisi olarak geçen yıla 32 milyar dolar ihracat hedefi ile başladık. Ancak Covid – 19 pandemisi nedeniyle özellikle Mart – Nisan – Mayıs döneminde çok ciddi ihracat düşüşleri yaşadık. Haziran ayında yeni normalin başlamasıyla ihracatta toparlanma başlasa da OİB olarak sektör ihracat hedefimizi 25 milyar dolar olarak revize etmek zorunda kaldık. 2020’nin son dört ayında kaydettiğimiz ihracat artışlarının da etkisiyle revize hedefin üzerine çıkarak 2020 yılını 25,5 milyar dolar ihracatla tamamlamayı ve 15’inci şampiyonluğumuza ulaşmayı başardık. Firmalarımız pandemi nedeniyle hem Türkiye hem de dünya için zor bir yıl olan 2020’de ihracatta çok ciddi düşüşler yaşamasına rağmen, hedefimizden vazgeçmedik. Göstermiş oldukları üstün gayretle revize ettiğimiz hedefi de geçen tüm firmalarımıza teşekkür eder, örnek başarılarından dolayı kendilerini kutlarım.
2021 yılına hem salgına karşı aşı tedavilerinin başlaması, hem de Birleşik Krallık ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın moral ve motivasyonuyla girdik. Son dört yıldır merakla beklediğimiz Brexit’in istediğimiz neticede sonuçlanmasıyla İngiltere’ye gümrük vergisiz ihracat avantajımızı korumaya devam edeceğiz. Ancak pandeminin etkisinin sürmesi nedeniyle bu yılın ilk çeyreği de zorlu geçecek gözüküyor. Bununla birlikte gerek ana gerekse de tedarik sanayi açısından güçlü altyapımızla değişen ticaret dengelerinde avantajlı konumumuzu sürdüreceğimize ve büyümeyi kalıcı hale getireceğimize inanıyoruz. Özellikle 2021’in ilk çeyreğinden sonra daha rahat bir döneme gireceğimizi düşünüyoruz. AB pazarının 2021’de yüzde 15 – 20 aralığında büyümesi bekleniyor. Bu bizim açımızdan çok önemli. Alternatif pazarlarda da kayıplarımızı telafi etmeyi amaçlıyoruz. Euro/Dolar paritesi kaynaklı da daha avantajlı bir konumda olacağımızı öngörüyoruz. Tüm bu faktörleri dikkate aldığımızda 2021’de 30 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak istiyoruz.

İhracatçılar pandemi döneminde ne gibi sorunlarla karşılaştı? Bu sorunların hangileri çözüme kavuştu, hangileri devam ediyor?
Karşılaşılan sorun daha önce görülmemiş büyüklükte ve küresel çapta bir sorundu. Bu nedenle özellikle ilkbahar döneminde bu çapta bir soruna karşı çok hazırlıklı olduğumuz söylenemezdi. Bu dönemde otomotiv üretimi ve ihracatı durma noktasına geldi. Haziran ayı ile birlikte hem AB pazarlarının yeniden açılması, hem bizde üretimin başlaması ihracat rakamlarımızın da yeniden toparlanmasını sağladı. Özellikle Eylül ayından itibaren ihracat rakamlarımız çok yükseldi. Tabi firmalar üretime başlasalar da yeni düzenlemeler çerçevesinde üretim yapabiliyorlar. Yani sosyal mesafe, maske ve koruyucu ekipman kullanımı, pozitif vakalarda karantina önlemleri gibi düzenlemeler üretim maliyetlerini artırıyor. Kısaca rakamlar toparlansa da yeni normal dönem pandemi öncesi döneme göre daha zor bir dönem olarak devam ediyor. Bunun bir süre daha bu şekilde devam edeceğini söyleyebiliyoruz. Yine de ihracatçılarımızın ilkbahar dönemine göre daha hazırlıklı olduğunu ve bu süreci daha iyi yönetebildiklerini görebiliyoruz. Bu durum da ihracat rakamlarımıza yansıyor.

Birleşik Krallık ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması sektörünüzü nasıl etkileyecek?
İngiltere, Türkiye otomotiv ihracatının üçüncü büyük pazarı durumunda. İngiltere’ye otomotivde 2018 yılında 3 milyar dolar olan ihracatımız, 2020 yılında 2,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ülke otomotiv ihracatımızdan yaklaşık %10 pay alıyor. Özellikle ana sanayinde bizim için çok önemli bir ihracat pazarı. Tedarik endüstrisinde de İngiltere’ye yıllık 500-600 milyon dolar ihracatımız bulunuyor.  İngiltere bizim için olduğu kadar, biz de İngiltere için önemli bir konumdayız. Özellikle binek otomobiller ve tedarik sanayinde İngiltere için önemli bir ithalat merkeziyiz.
Brexit nedeniyle İngiltere’ye ihracatımız son yıllarda belirsizliğini koruyordu. Anlaşmasız bir ayrılıkta, İngiltere’ye yönelik tedarik sanayi ihracatında yüzde 5, binek ve ticari araçlarda yüzde 18’lere varan gümrük bariyerleri söz konusu olacaktı. Bu anlamda AB ile İngiltere’nin anlaşması sevindirici oldu. Dört yıldır beklediğimiz bir süreçti bu. Sektör için güzel bir sürpriz oldu. Biz de İngiltere ile yapılan STA ile de bu ülkeye gümrük vergisiz ihracat avantajımızı korumaya devam edeceğiz. Böylece İngiltere’nin otomotiv ihracatımızdaki önemi devam edecek. AB ile anlaşmasız ayrılık ve İngiltere’nin 3. Ülke konumuna düşmesi halinde gümrük vergileri gündeme gelecekti. Bu durum da İngiltere’ye yönelik ihracatımızı ciddi oranlarda aşağıya çekebilirdi. İmzalanan STA ile bu tehdit giderilmiş oldu.  Bizim açımızdan en önemli konu imzalanan STA ile Gümrük Birliği şartlarının korunmuş olması. Yani sanayi ürünlerinde karşılıklı ticaret gümrük vergisiz olarak devam ediyor. Böylece İngiltere pazarındaki rekabetçiliğimizi koruyabiliyor olacağız.

İhracatını daha da artırmak adına gerçekleştireceğiniz projelerden bahseder misiniz?
OİB, geçen yıl pandemi sürecinde yavaşlayan ihracatı canlandırmak amacıyla mevcut ve alternatif pazarlara yönelik yüz yüze etkinliklerini iptal ederek online programlar düzenledi. Geçen haziranda Meksika ile başlayan dijital sektörel ticaret heyeti toplantıları Ekim ayından sektörün en büyük pazarı olan Almanya ve yine önemli pazarlardan İngilteri ile devam etti. OİB, geçen yıl aralık ayında Türkiye’nin ilk 3D otomotiv fuarı olan Auto Expo Türkiye Dijital Fuarı’nı da gerçekleştirdi. Fuarda Türkiye’nin önde gelen 55 otomotiv firması ürünlerini 3D olarak sergiledi. OİB öncülüğünde sektör, Türkiye’nin en önemli ticari partnerlerinden Rusya’ya yıllık 528 milyon dolar olan ihracata ivme kazandırmak ve iş birliği fırsatları geliştirmek amacıyla düzenlenen Adam Smith Rusya Otomotiv Forumu’na da katıldı.
OİB, 2021 yılının ilk dijital sektörel ticaret heyetini ise toplamda 16 milyar doları aşan otomotiv ithalatı ile dikkat çeken Vietnam ve Tayland’a gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ve TİM desteği ile düzenlenen, 13 Türk firmasının yanı sıra Vietnam’dan 26, Tayland’dan 18 olmak üzere toplam 57 firmanın katıldığı programda, beş gün boyunca 162 online ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.
Online etkinliklerin veriminden memnunuz. Katılım ve ilgi oldukça yüksek. 2021 yılının bir bölümünde daha etkinliklerimizin dijital olarak devam edeceğini düşünüyoruz. Ancak pandeminin seyrine göre yüz yüze etkinliklerimize de yıl içerisinde başlamayı temenni ediyoruz. 2021 yılında Çin’den Meksika’ya, Rusya’dan Almanya’ya, Brezilya’dan ABD’ye kadar milli katılım organizasyonları planlıyoruz. Ayrıca Güney Afrika Cumhuriyeti, Rusya, Meksika da ticaret heyeti düzenlemeyi planladığımız ülkeler arasında.

Elektrikli ve hibrit otomobillerin pazar payı hızla artıyor. Türkiye ve Bursa’da sektör otomobilin geleceğine hazır mı? Bu dönüşümü başarılı bir şekilde sağlamak adına neler yapılmalı?
Otomotiv endüstrisi, dünyada büyük veri, nesnelerin interneti, e-mobilite gibi kavramlarla yaşanan değişimin en fazla etkilediği sektörlerin başında geliyor. Geleneksel, içten yanmalı motor ile çalışan, mekanik ağırlıklı araçlar yerini elektrikli, birbiri ile bağlantılı, otonom araçlara bırakmakta. Bu değişim yeni tehdit ve fırsatları da beraberinde getiriyor. Yarış, endüstride bugüne kadar gelinene noktaya doğrudan bağlı olmadan hemen hemen aynı seviyelerden yeniden başlıyor. Bunu bir fırsat olarak görüyor, ülkemiz otomotiv endüstrisinin yaşanan bu dönüşümün güçlü bir parçası olacağına inanıyoruz. Bu noktada OİB olarak hedefimiz; Türkiye’nin üretim merkezi konumuna, tasarım ve geliştirme yeteneklerini de eklemek. Bu doğrultuda 2012 yılından bu yana düzenlediğimiz Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda 2020 yılı temasını endüstrinin elektrikli ve otonom araçlar çağına girdiği, ülkemizin yerli elektrik araç yatırımına hız verdiği bir dönemde “Elektrikli Araçlar” olarak belirledik.
Bursa, Türkiye otomotiv ekosisteminin merkezi konumunda yer alıyor. Otomotiv üretimi için nitelikli ve yetişmiş insan gücü şehrimizde fazlasıyla var. Bursa’daki tedarik endüstrimiz çok güçlü, yeni bir yatırıma hızlı bir şekilde adapte olabilecek konumda ve kalitede. Buradaki en önemli noktalardan birisi de 60 yıldır ülkemiz otomotiv endüstrisinin gelişiminde lider rol üstlenen Bursa’nın, otomotiv endüstrisinde yaşanan büyük dönüşüm neticesinde elektrikli ve yazılım ağırlıklı yeni araç teknolojilerinde de ülkemizin üretim merkezi konumunda yer alacak olmasıdır. Yerli otomobilin Bursa’da üretilecek olması, Bursalı otomotiv üreticilerimizi endüstride küresel boyutta yaşanan dönüşüme daha hızlı adapte olmaları yönünde teşvik edecek. 175 bin adetlik üretim kapasitesi, ana sanayi ve tedarik endüstrisinde yaratacağı istihdam ve yüksek katma değer ile yerli otomobil Bursa’nın sektörel konumuna büyük güç katacak.
Diğer taraftan Bursalı tedarikçilerimizin de bir an önce bu sürece hazırlanmalar önem arz ediyor. Elektrikli ve otonom araçlar geleneksel araçlara göre çok daha az parça ile üretilcek. Ancak üretilen parçaların katma değeri de daha yüksek olacak. Dolayısıyla bu dönüşümü gerçekleştirebilen tedarikçilerimizin önünde de büyük fırsatlar ortaya çıkacak. Tedarikçilerimizin yeni ürün gruplarına yatırım yapmaları, Ar-Ge , tasarım ve yazılıma çok daha fazla kaynak aktarmaları, yeni üretim teknolojileri ve alternatif malzemeleri iş planlarına dahil etmeleri, ürünlerini tasarımdan tedariğe, üretimden dağıtıma esnek şekilde yönetebilecek süreçler geliştirmeleri büyük önem taşıyor.
Araç maliyetinin önemli kısmını teşkil edecek elektronik, yazılım, batarya, şarj ekipmanları, dijital gösterge panelleri, kamera ve sensörler gibi ürün gruplarında otomotiv tedarik sanayinin gelişimi sürdürülebilir rekabetçilik açısından kritik öneme sahip. Kısaca yıkıcı teknolojiler olarak bilinen bu gelişmelere otomotiv endüstrisinin ayak uydurması dolayısıyla tedarik sanayinin bu ürün gruplarını en hızlı, güvenilir ve rekabetçi şekilde devreye alınması gerekli.

OİB olarak mesleki eğitime de büyük önem verdiğinizi biliyoruz. LGS’de en çok tercih edilen okullardan biri de OİB MTAL oldu. Mesleki eğitimi gençler için daha cazip hale getirmek adına neler yapılabilir?
Otomotiv sektörünün nitelikli teknik personel ihtiyacını karşılamak amacıyla kurduğumuz OİB  Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (OİB MTAL), LGS yerleştirme sonuçlarına göre gençlerin en çok tercih ettiği mesleki okullar arasında yer aldı. OİB MTAL, Türkiye’nin yerli otomobil üretiminin de yapılacağı Bursa’da ihtiyaç duyulan teknik elemanları yetiştirmek üzere Motorlu Araçlar Teknolojileri alanında Türkiye’de bir ilk olarak açılan Elektrikli Araçlar Dalı ile mesleki eğitim tercihlerinde Bursa birincisi oldu. Aynı şekilde Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri ve Makine Teknolojisi Alanlarında en yüksek puanla öğrencilerin tercihi ile mesleki eğitimde büyük başarı elde eden OİB MTAL, ülke genelinde de en çok tercih edilen okullar arasına girdi. Türkiye ve Bursa’nın gururu olan OİB MTAL, ülkemizin dünya otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün güçlü bir parçası olma vizyonuna hizmet edecek çok önemli bir halka. Bilişim, elektrik-elektronik, endüstriyel otomasyon, makine, metal ve motor teknolojileri alanlarında sektörün ihtiyaçlarına cevap veren kaliteli bir eğitim sunuyor. Gençlerin mesleki eğitimde OİB MTAL’e olan yoğun ilgisi, ihracatçılarımızın motivasyonunu katlayan bir gelişme oldu. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin dünya otomotiv endüstrisinde yaşanan dönüşüme hızla adapte olmasını da teşvik edecektir.

 

Çelikten katma değerli üretim vurgusu

Söyleşimizde Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin 2020 yılı faaliyetlerini ve gelecek dönem projelerini de değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “Alternatif pazar arayışlarının yanı sıra katma değerli ürün imalatına da yönelmeliyiz” dedi.
Pandemi sebebiyle birçok kurumda olduğu gibi bizler de faaliyetlerimizi online olarak sürdürmeye devam ediyoruz. UİB üyelerinin uluslararası rekabet gücünü ve ihracatını artırmak amacıyla düzenlediği eğitimler online olarak yapılmaya devam ediyor. UİB’in 2020 yılı boyunca verdiği 51 farklı eğitim programına toplam 2 bin 204 kişi katıldı. UİB üyeleri, eğitimler sayesinde Meksika, Güney Kore, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Belarus, Fas ve İran gibi önemli potansiyel barındıran ülkelere ihracatını artırma şansı yakaladı. Toplamda 278 saat süren eğitimlerin 14’ü fiziki, 37’si de online olarak gerçekleşti. Uluslararası kabul görmüş metodolojiler ile ilgili bilgilerin de sunulduğu eğitimlerde, ticari programların yanı sıra Mindfullness, İletişim, Empati, Problem Çözme, Stres Yönetimi gibi kişisel gelişime büyük katkı sunan konularda da eğitmenler tarafından önemli bilgiler aktarıldı.
Türkiye genelinde AB ülkelerine ihracatın payı yüzde 45 – 50 civarında. UİB ihracatında ise AB ülkelerinin payı yüzde 75 dolaylarında, otomotivde bu yüzde 80’e kadar yükselebiliyor. Bunun uzun süre daha bu şekilde devam edeceğini söyleyebiliriz. Bizim ülkelerden çok katma değerli ürün ürünlere yönelmemiz gerekiyor. Bugün ileri teknoloji ürünlerin ihracatımızdaki payı yüzde 3,5. Bunu en azından yüzde 10 – 15’lere çıkarmamız gerekiyor. Dünya dijital bir dönüşüm yaşıyor. Başta otomotiv, elektrik – elektronik, makine gibi sektörlerimiz bu dönüşümden yoğun şekilde etkilenecek. Özellikle gelişmiş ülkelerin talepleri bu doğrultuda şekillenecek. Endüstrinin de buna cevap verebilecek şekilde dönüşmesi gerekiyor. Yani bir yandan Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya gibi önemli pazarlarda bir süre daha konvansiyonel ürünlere talep devam edecek. Ancak gelişmiş ülkelerde dijital dönüşüm çok daha hızlı gerçekleşecek. Ülke olarak bütün bunlara cevap verebilecek stratejileri üretebilmemiz gerekiyor. Dijital dönüşüm AB ülkelerinde daha hızlı yaşanıyor. Çevreye duyarlı ürünler AB ülkelerinde daha fazla talep görüyor. İlgili sektörlerimizin bu dönüşüme ayak uydurmaları lazım. AB, ürünlerin karbon ayak izinin tespit edilmesine yönelik çalışmalar içerisinde. Bu konudaki önlemler giderek daha da sıkılaştırılacak. Karbon vergileri gündeme gelecek. Bütün bu gelişmelere hazırlıklı olmamız, AB pazarındaki güçlü konumumuzu sürdürebilmemiz için hayati önem taşıyor.

Yorumlar (0)
17
parçalı az bulutlu