banner8

banner11

OSB'ler enerjide alternatif arıyor

SEMİH AYDIN Yenilenebilir enerjinin her geçen gün popülerliği, kullanım alanı artıyor. Kamu kuruluşları, özel şirketler bu alanda yatırım yaparak kendi enerjilerini kendileri üretir konuma geliyorlar.

Gündem 07.12.2020, 21:00 07.12.2020, 21:00
OSB'ler enerjide alternatif arıyor
SEMİH AYDIN
Yenilenebilir enerjinin her geçen gün popülerliği, kullanım alanı artıyor. Kamu kuruluşları, özel şirketler bu alanda yatırım yaparak kendi enerjilerini kendileri üretir konuma geliyorlar. Çevreci, doğayı kirletmeyen enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar, ülkenin daha temiz yarınlara ulaşması için de oldukça önem taşıyor. Bursa’daki OSB’ler de yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına hız vererek Türkiye’ye örnek olma misyonlarını yerine getiriyorlar.

 



Erol GÜLMEZ NOSAB YK Başkanı
NOSAB’da aylık enerji tüketimi normalleşmeyle birlikte arttı. Üretimin arttığını da buradan anlayabiliyoruz. Nisan - Mayıs aylarında ortalama 14 milyon kWh’a kadar gerileyen elektrik tüketimi, Ekim-Kasım aylarında yeniden 30 milyon kWh değerine ulaştı. 2020 yılında, üretim süreçlerinin pandemi nedeniyle aksaklığa uğraması, tabii ki, elektrik tüketimlerine de yansıdı. Bu durum özellikle sanayi sektörünün durma noktasına geldiği, pandeminin ilk dalgasının yaşandığı Nisan ve Mayıs aylarında üreticileri biraz zorladı. Bizim hem NOSAB hem de OSBÜK olarak sıklıkla dile getirdiğimiz YEKDEM yükü, tüketimin azaldığı o iki ayda da üreticinin enerji maliyetlerini yukarı çekti. Biz bu konuda enerji tasarrufu ve verimlilik yönetiminin firmalarımız için en doğru enerji planlaması olduğunu düşünüyoruz. Pandemi öncesinde başlattığımız, sivil toplum ve üniversite işbirliğiyle yürüyen bir enerji verimliliği projemiz var. Kobi’lerde enerji yönetim uzmanlığı üzerinde, üniversite öğrencilerine eğitim verip firmalarda uygulama yaptırarak, proje yürüttüğümüz firmalarda 1 yılın sonunda enerji tasarrufu sağlamayı amaçlıyorduk. Eğitim aşaması tamamlandı, ancak pandemi dolayısıyla uygulama aşamasına geçemedik. Ben bu konuda, yeni dönemde firmalarımızdan daha yüksek katılım bekliyorum. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, Türkiye gibi enerji üretim potansiyeli yüksek olan bir ülkede doğru planlama ve yatırımla mümkün olabilir. Yenilenebilir enerji, ülkemizin enerji alanında yatırım yapması gereken öncelikli sektörlerden biridir. Karbon salınımını azaltmak, sürdürülebilir çevre için gerekli adımları atmak ve dünyadaki gelişmeleri yakalayabilmek için gündeme alınan ve alınması gereken bir konudur. Ülkemizde yenilenebilir enerjiye ağırlık verildiğini biliyoruz, ancak bunu yaparken bu yükün son kullanıcıya, yani bizlere yansıtılması insanların algılarında yanlışlığa sebep oluyor. Devlet bu yatırımlara daha fazla bütçe ayırmalıdır.

 



Ersan ÖZSOY DOSAB YK Başkanı
2020 yılı için aylık ortalama elektrik tüketimi 80 milyon kWh civarında gerçekleşti. 2019 yılı 10 ayı için bu rakam 94 milyon kWh saat olmuştu. 2020 yılının 10 aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre elektrik tüketiminde yüzde 14,76 oranında gerileme söz konusu olmuştur. 2018 yılında katılımcı firmalarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için depo ve antrepo yatırımı gerçekleştirdik. Bunu yaparken, binaların çatılarının üzerine 3 adet 1 MWe gücünde Çatı Tipi Güneş Enerji Üretim Tesisi projelendirdik. 2019 yılı Haziran ayında GES ihalesine çıkıp, 3 adet 1’er MWe toplam 3 MWe gücündeki kapasiteyle yılda yaklaşık 4.100.000 kWh elektrik üretimi gerçekleştirilecek yatırımımızı 2020 yılı başında tamamladık. Buradan ürettiğimiz enerji DOSAB Bölge Müdürlüğümüzün yıllık iç tüketimlerinin yarısını karşılıyor. Biz DOSAB olarak elimizdeki bir imkanı değerlendirmek, başka yatırımcılara ve bölgelere örnek olmak adına anlam taşıyan bu yatırımı gerçekleştirdik. Ölçek olarak çok büyük olmasa da bu tesis ilk, öncü ve örnek olma misyonunu yerine getirmektedir.
Elektriği temiz ve yenilenebilir kaynaklardan elde etmek dünyamızın geleceği açısından da büyük önem taşıyor. Yenilenebilir enerji, ülkelerin enerji ihtiyaçlarını öncelikle yerli kaynaklardan karşılayabilmeleri ve dışa bağımlılıklarını azaltmaları noktasında çok önemli. Çevre dostu enerji kullanımının hava başta olmak üzere iklim ve doğal ortamı daha yaşanabilir kılacağını da düşünürsek, bu alanda yapılan her çalışma ayrıca büyük anlam ifade etmektedir. Türkiye’de devlet politikası olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına büyük yatırımlar yapılıyor, teşvikler veriliyor. YEKDEM konusunda üretim merkezleri OSB’lere özel yeni bir tarife oluşturulması veya YEKDEM bedelinin yayılarak azaltılması konusunda taleplerimizi Ankara’ya BTSO, OSBÜK gibi çatı kurumlarımız üzerinden de ilettik. Sanayicilerimiz, tükettiği ay başlamadan elektrik fiyatını öngörebileceği bir mekanizmanın kurulmasını bekliyor.

 



Ömer Faruk KORUN HOSAB YK Başkanı
2020 yılının 10 ayında aylık elektrik tüketimi ortalamamız 11.7 milyon kWh oldu. Bu değer 2019 yılı aynı dönemi için 9,4 milyon kWh seviyesindeydi. Rakamlar elektrik tüketiminde yüzde 23,6 oranında bir artışı gösteriyorsa da, Akçalar OSB’nin geçen yıl bünyemize katılmasından dolayı, 2020 verileri içinde o bölgemizdeki firmaların tüketimleri de var. Dolayısıyla bu artışı yeni firmalarımızın bünyemize katılması ile açıklıyoruz. Ancak, yaz aylarındaki pandemi kısıtlamalarının azaltılması kaynaklı oluşan talep nedeniyle elektrik tüketiminde nisan-mayıs dönemine göre ciddi oranda bir artış ivmesinin oluştuğu ortada.
HOSAB olarak gündemimizde yenilenebilir enerji yatırımı henüz yok. Zira, şu anda geçen yıl bünyemize kattığımız Akçalar Gelişim Bölgemizdeki temel alt yapı yatırımlarına odaklandık, onları tamamlıyoruz. Bu temel ihtiyaçları karşıladıktan sonra enerji başta yatırımlar gündemimize gelebilir. Ancak Bursa’daki organize sanayi bölgelerinin ortaklığında kurulan ve bizim de başından bu yana içinde olduğumuz BOSBİR Enerji AŞ ile yapılacak her türlü enerji yatırımı için; HOSAB teşvik edici ve pro-aktif politika izleyen bölge olmuştur. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için; sürekli artan ve artacak enerji talebinin karşılanması ve daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir enerji geleceğini temin etmek üzere yatırımlar cazibesini devam ettirmeli. Üretimde yenilenebilir enerji ve nükleerin payı artırılmalı. Daha fazla yenilenebilir enerji kullanımını destekleyecek şekilde tüm sektörlerde enerji ve yakıt verimliliği artırılmalı. Binalarda ve sanayide enerji verimliliği potansiyeli mutlaka değerlendirilmeli. Arama ve üretim çabaları ile yatırımlarının sürdürülmesi ve böylece daha fazla petrol ve doğal gaz keşfi ve üretimi sağlanmalı. Enerji arz ve talep zincirinde dijitalleşme ve verimli alt yapıların kullanılmalı. YEKDEM mekanizmasının, sanayi üzerinde taşınması her geçen gün zorlaşan bir yüke dönüşmemesi gerekir. Maalesef YEKDEM süreci gitgide bu yönde ilerledi. YEKDEM bedelinin azaltılması gerekiyor. En önemlisi her ay birim fiyat değişiyor. Sanayici bir sonraki ayın enerji birim fiyatını, dolayısıyla maliyetini tam olarak bilip hesaplayamıyor. Öngörülebilirlik yok. Yine halen yüzde 2 olarak ödenen TRT payı da elektrik maliyetleri içinden çıkartılmalıdır. Enerji politikalarına dönük bu önermelerin yanında ekonomimizde ve piyasalarımızda öncelikle güven ve istikrar ortamına olan ihtiyacın her geçen gün arttığını daima vurguluyoruz. Güven ve istikrar yoksa, enerjide de maliyet yükü artıyor ve öngörülebilirlik ortadan kalkıyor. En temel sorun bu. Ekonomide acı reçetelere başvurulurken reel sektörün içerisinden geçmiş olduğu şartları da göz önünden ayırmamak gerekiyor. Ekonomimiz üçüncü çeyrekte alınan teşvik önlemleri ve desteklerle pozitif büyüme kaydetti. Koronavirüs salgınının yol açtığı dış talep açığı bu şekilde kapatıldı ve ekonominin çarkları dönmeye devam etti. Salgın şartlarının sürdüğü dönemde, başta KOBİ’ler olmak üzere reel sektöre desteğinin sürmesi gerekir. Aksi halde üretimde yaşanacak kayıplar işsizliğe yol açacak, başta alt gelir grubu olmak üzere ciddi sosyal sorunlar çıkacaktır. Finansal ve mali istikrar politikaları yanında krizden çıkmak için kamu bürokrasisi ve hukuk alanında da dile getirilen reform ve eylem planlarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye ekonomisini, finansal ve reel piyasaları tehdit eden riskleri minimize edecek adımlar acilen atılmalıdır. Hem küresel ekonomide artan kriz ortamıyla mücadele etmek hem de iç piyasada yaşanan problemlere karşı koyabilmek için temel unsur güven ve istikrardır. Bu sağlandığı sürece enerjide de dışa bağımlılığı azaltmamız kolaylaşır.

 



Yunus AYDIN Uludağ OSB YK Başkanı
Uludağ Organize Sanayi Bölgesi olarak 12.09.2017 yılında Kestel 2. Sanayi Bölgesi’ni de sınırları içine dahil etmesiyle birleşme sonucu toplamda 240 firmanın üretim yaptığı Bursa’nın ve Türkiye’nin önde gelen OSB’lerinden biri haline gelmiştir. Birleşme sonrasında her alanda devam eden yatırımlarımız sanayicimize ucuz ve kaliteli hizmet vermek adına elektrik alanında da çalışmalarımız tüm hızıyla devam etmektedir. Bölge geneli katılımcıların yaklaşık % 90’ınına elektrik hizmeti verilmiştir. Birleşme öncesi Gürsu Bölgesindeki sanayicimizin yaklaşık aylık 9 milyon kwh enerji tüketimi olmuşken birleşme sonrası 2. Sanayi Bölgesine yapılan çalışmalarımız devam ederken elektrik tüketimi aylık yaklaşık 18 milyona ulaşmıştır. Pandeminin ülkemizde görülmesi ve kısıtlamaların başladığı dönemlerden Temmuz ayına kadar her alanda ve sektörde olduğu gibi elektrik tüketiminde de düşüşler olmuştur. Ancak kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte piyasadaki hareketlilik ve tekrardan üretimin başlayıp çarkların dönmesiyle tüketimdeki artışlar yükselerek aylık elektrik tüketimleri normal seviyelere ulaşmıştır.
Sanayicilerin Organize Sanayi Bölge yönetimlerinden beklediği hizmetlerin başında elektrik ve doğalgaz gelmektedir. Elektrik sorununu uzun vadeli çözüme kavuşturmak adına “Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerji tesislerine sahip olmak gerekiyor. Uludağ Organize Sanayi Bölgesi olarak 5 yıldır bu konu üzerinde çalışmalarımızı devam ettirerek hidroelektrik santral çalışmalarımız devam etmektedir. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak adına yerli üretim kaynaklarını devreye almak gerekiyor. Ayrıca yenilenebilir enerji projelerinin yaygınlığı da bu anlamda önemli bir etken oluşturmaktadır. Öte yandan Türkiye nin stratejik konumu nedeniyle enerjide ticaret merkezi olma yönündeki çalışmalarıyla dışa bağımlılık konusunda önemli azalmalar yaşanabilir. PTF ile YEKDEM fiyatlarının mümkün olduğunca hareketliliğinin optimal seviyede tutulması ve sanayiciye yönelik birim fiyatlarının revize edilmesi beklemekteyiz.

Yorumlar (0)
10
açık
banner12