banner8

banner13

banner6

Nitelikli turizm istiyoruz

Nitelikli turizm istiyoruz

Gündem 20.01.2020, 22:00 20.01.2020, 22:00
Nitelikli turizm istiyoruz
Bursa'nın termal ve sağlık, Uludağ ve kış turizmi olmak üzere çok önemli ana değerleri olduğunun altını çizen GÜMTOB Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Yazıcı, hedeflerinin termal ve sağlık turizmini birleştirerek geliştirmek ve Uludağ'ı 12 ay konuşulur hale getirmek olduğunun altını çizdi.

"Uludağ'ın en önemli problemi, çok seslilik diyen GÜMTOB Yönetim Kurulu Başkanı ve Almira Hotel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ersin Yazıcı, Uludağ'ın yönetiminin ilgili Bakanlıkların ortak bir protokolle belirleyeceği tek bir merkezi idare tarafından yürütülmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.Ersin Yazıcı, Uludağ'ın planlama, fizibilite, uygulama ve denetim süreçlerinde yerel yönetimin ağırlıklı olarak yetki sahibi olacağı bir yapının etkin sonuçları olacağı kanaatinde.
Uludağ'da doğalgaz çalışmalarının sanatoryuma kadar geldiğini ifade eden Ersin Yazıcı, yaza kadar Uludağ'ın doğalgaza kavuşacağını ve Milli parkların programında olan atıksu probleminin henüz çözülmediğini söyledi.
Turizm açısından zor bir dönemi geride bıraktıklarını ifade eden Ersin Yazıcı, ortalama oda fiyatlarının döviz bazında yüzde 40'lara düştüğünü ve Bursa'nın Türkiye'nin aynası olduğunu söyledi. Bursa'nın termal kaynaklar bakımından zengin olmasına rağmen, bu potansiyeli yeterince değerlendiremediğini ifade eden Ersin Yazıcı, Bursa'da termal otel anlayışına hizmet eden otel sayısının az olduğunu, sürekli Afyon ile karşılaştırıldığını ve bu algının yanlış olduğunun altını çizdi."Bursa'ya yeni gelecek otellere termali nasıl değerlendireceklerini sormamız gerekiyor diyen Ersin Yazıcı, termalle sağlık turizmini birleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bursa'nın sağlık alt yapısı ile Afyon'un sağlık alt yapısı arasında fark olduğunu ifade eden Ersin Yazıcı, Bursa'nın sağlık alt yapısının daha kuvvetli olduğunu söyledi. "Bu zamana kadar günübirlik turizm ön plandaydı diyen Ersin Yazıcı, turizm sektöründe değişimle birlikte kaplıca ve kış turizmine daha da ağırlık verileceğini ifade etti. İşte, GÜMTOB Yönetim Kurulu Başkanı ve Almira Hotel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ersin Yazıcı ile Bursa ve Türkiye turizmini konuştuk.

GÜMTOB'u anlatır mısınız?
Kaç üyeden oluşuyor?
GÜMTOB, 1984 yılında Bursa Otelciler Derneği olarak kuruldu. 1989 yılında Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği oldu. GÜMTOB'a bağlı olan iller sırasıyla; Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Kütahya, Eskişehir, Bilecik, Yalova ve Afyonkarahisar. Yönetim Kurulu 15 kişiden oluşmaktadır. GÜMTOB, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) üyesidir. Yaklaşık 220 üyemiz, 18 bin odamız ve 37 bin yatağımız var.

Döneminizle birlikte projelerinizden bahseder misiniz?
Öncelikli görevimiz, hizmet veren kurumların misafirlerini doğru bir şekilde ağırladığına ve doğru bir şekilde hizmet verdiğine emin olmak. Bakanlıkla sürekli istişareli çalışıyoruz. Eğer otellerimizden birine yıldızlama için denetmen gelecekse, yönetim kurulumuzdan bir üyemiz eşlik ediyor ve otelin standartları ölçülüyor. Bu anlamda GÜMTOB önemli bir görev üstleniyor. İkinci olarak mali, hukuki ve bakanlıkla ilgili konularında oteller herhangi bir sıkıntılarında GÜMTOB'a başvurabiliyorlar. TÜROFED ile bağlantılı çözüm odaklı yaklaşımla otelci dostlarımızın ve turizmcilerin yanında bulunuyoruz.
"4 BAŞLIKTAN OLUŞAN KOMİSYON KURDUK
Yeni dönem projelerine değinen Ersin Yazıcı, şöyle devam etti:
" Öncelikle yakın bölgelerimiz ile istişarelerimizi artırmayı hedefliyoruz. Üye ve üye ilişkileri komisyonu, termal - sağlık komisyonu, Uludağ - kış turizmi komisyonu ve fuar - tanıtım komisyonu olmak üzere 4 başlıktan oluşan komisyon kurduk. Bursa Valiliği, BEBKA, Bursa Büyükşehir Belediyesi, SKAL, GÜMTOB ve TÜRSAB gibi tüm turizmle ilgili dinamiklerin içerisinde bulunduğu Bursa Turizm Platformu altında çok güzel çalışan bir topluluk içerisindeyiz. Bu oluşum içerisinde turizmi doğru yönetebilmek ve tanıtım adına yön vermeyi amaçlıyoruz. Harcanan rakamların şehir turizmine ve GÜMTOB'a bağlı illerimize katkılarını önemsiyoruz. Hedefimiz sadece Bursa'nın iyi olması değil, Güney Marmara'nın yükselen bir değer olması tüm bölgeye yarar diye düşünüyoruz.

"HEDEFİMİZ ULUDAĞ'I 12 AY KONUŞMAK
Bursa'nın termal ve sağlık, Uludağ ve kış turizmi olmak üzere çok önemli ana değerleri olduğunu ifade eden Ersin Yazıcı, "Niye Uludağ ve kış turizmi diyoruz? Çünkü, Uludağ akla kar yayınca geliyor. Ama Uludağ 12 ay burada. Niye, Uludağ'ımızı 12 ay yazmıyoruz? Şelaleler, göller, endemik bitki örtüsü, trekking, yürüme vs. aklına ne geliyorsa mevcut. Hedefimiz Uludağ'ı 12 ay konuşmak. 12 ay gelen ziyaretçilerin hem Uludağ'daki otellere ve işletmelere hem de Bursa'ya faydası olsun. Yanıbaşımızda 14 milyonluk bir nüfus yaşıyor. 14 milyonluk turist geldiğini düşünürsek, 30 milyonluk potansiyelimiz var. Türkiye turizminden Bursa'nın aldığı pay kişi sayısına göre 0, 90. Yazın Uludağ'da oteller açık değil, açmamız lazım. Hedefimiz, otellerin açılmasını sağlayacak adımların atılmasına ön ayak olmak. GÜMTOB olarak ana 3 değerimizi gündeme getirmek istiyoruz. Termal ve sağlık turizmini birleştirerek geliştirmek, Uludağ'ı 12 ay konuşulur hale getirmek ve Bursa tarihimizi tekrar ön plana çıkartıp bu üç ürünümüzü en iyi şekilde sunup sıfır noktalı rakamlardan bu payı 1'in üstüne çıkarmak öncelikli hedefimiz. Bu üç konuyu doğru sunarak Türkiye turizminden aldığımız payı artırmak dedi.

"DÜNYA TURİZME ÖNEM VERİYOR VE CİDDİ YATIRIMLAR YAPIYOR
Otellerin kent
ekonomisine katkısı nedir?
Turizm, dolar ve euro girişini sağladığı için dış ticaret açığını azaltmada direk etken. İstihdam ve sosyal politikalar içerisinde önemli bir yeri var. Bacasız sanayi dedikleri bu. Hem döviz getiriyor hemde istihdama müthiş bir katkısı var. Tam 50 değişik sektöre katkımız var. Dünya turizme önem veriyor ve ciddi yatırımlar yapıyor. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın yanısıra turizm, kültürel yakınlaşmayıda sağlıyor. Kültürel yakınlaşma Bursa veTürkiye'nin dünyadaki algısını pozitife çevirme yönünde büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Turizm pozitif algıyı arttırıyor. Otellerimizin şehir ekonomisine katkısı önemli.

"ULUDAĞ'IN EN ÖNEMLİ PROBLEMİ, ÇOK SESLİLİK
Kış turizmi ile ilgili Bursa'nın beklentileri nelerdir?
Uludağ'daki alt yapı çalışmaları hangi noktada?
Uludağ'ın en önemli problemi, çok seslilik. Uludağ'ın sahibi belli değil. Uludağ'ın yönetiminin ilgili Bakanlıkların ortak bir protokolle belirleyeceği tek bir merkezi idare tarafından yürütülmesi sağlanmalıdır. Yetki karmaşasından uzak, sorunlara anında çözüm bulan, mevcut yapı ve yönetmeliklere, yürürlükteki plan, projelere bağlı ve bunların yürütmesini ve denetimini sağlayacak tek otoritenin Uludağ'da söz sahibi olması gerekmektedir. Tüm yönetim sistemlerinde olduğu gibi sorunların yerinde çözülmesi ve idari işlemlerin yerel idare tarafından yürütülmesinin etkinliği tartışılamaz. Uludağ'ında, planlama, fizibilite, uygulama ve denetim süreçlerinde yerel yönetimin ağırlıklı olarak yetki sahibi olacağı bir yapının etkin sonuçları olacağı kanaatindeyiz. Uludağ ve bölge yatırımcıları; ülkemize tam 60 yıl kış turizmi yanında kış sporlarında hizmet vermiş, kış sporlarının gelişmesinde, sevilmesinde, yeni alanlara yerli yatırımcıların ilgisinin çekilmesinde öncü görev üstlenmiştir. Uludağ, Bursa'dan yönetilmeli. 60 yıllık bir turizm merkezi ve alt yapısı halen tamamlanmış değil. Uludağ, Türkiye'nin ilk kayak merkezi. Demek ki, güçlü bir irade, çözüm odaklı tek yetkili, doğru planlama ve doğru fizibilite Uludağ'ın geleceği için çok önemli. Uludağ doğru yönetilirse, Bursa'yı kimse tutamaz. Uludağ'da doğalgaz çalışmaları sanatoryuma kadar geldi. Yaza kadar Uludağ doğalgaza kavuşacak. Milli parkların programında olan atıksu problemi hala çözülmüş değil. Bu konu ile ilgili yetkililerin önlemlerini almalarını istiyoruz.

"BURSA TÜRKİYE'NİN AYNASI
Ülke ve Bursa turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye turizminin ürünlerinin çok özel olduğunu düşünüyorum. Ülke turizm ürünlerini değerli kılan bizim insanlarımız. Türk insanı, konuk severliği ve güler yüzlülüğü ile ürünleri daha değerli kılıyor. 10 yıl içerisinde ülkemizin turizmle ilgili büyük ataklar yapacağına inanıyorum. Bazı kaynaklara göre ise, turizmin 115 milyonu bulacağı ifade ediliyor. Şuanda 45 milyon. Avrupa Türkiye'yi özledi. Bizde aldığı hizmeti ne Yunanistan'da, Fransa'da, Almanya'da, İngiltere'de ne de İspanya'da alabiliyor. Bizim otel zenginliğimiz, ürünlerin kalitemiz diğer ülkelere göre daha güzel. Misafir memnuniyetine önem veren bir ülkeyiz. Türkiye'nin içerisinde bulunduğu jeopolitik olaylar olabilir, fakat en ağırını 5 yıl önce yaşadığımızı düşünüyorum. Gelecek zaman dilimlerinde Avrupa turistin gelmeye başlayacağını düşünüyorum. Tarihin ve coğrafi güzelliklerin yanısıra diğer ülkelere göre fiyatlarımız çok daha uygun. Hedefimiz turist ülkelerini çeşitlendirmek. Çeşitlendirmediğimiz takdirde oluşabilecek politik krizlerde bölge turizmi farklı etkilenebilir. Eğer Ortadoğu turisti Bursa'ya gelmezse Bursa'nın doluluk oranı yüzde 15'i geçmez demiştim. Ancak bir artımız var, Malezya, Endonezya, Çin, Japonya gibi ülkelerinde Bursa'ya gelişleri arttı. Bu anlamda misafir çeşitliliğimiz giderek artıyor.
Almanlar, İtalyalar, Hollandalılar, Fransızlar, Amerikalılar ufakta olsa gelmeye başladılar. İleriki dönemde daha da artacağını düşünüyorum. 5 yıldızlı otellerde konaklamasalarda; 3 yıldızlı, 4 yıldızlı otellerin çok düşmüş fiyatlarının daha da yukarılara çıkacağına inanıyorum. Geçtiğimiz dönem gerçekten zor bir dönemdi. 2019 yılında 2014'ün verilerini zor yakaladık. Ortalama oda fiyatlarımız döviz bazında yüzde 40'lara düştü. Şimdi yeni yeni kendimize geliyoruz. Bursa Türkiye'nin aynasıdır.

"BURSA TERMALKAYNAKLARINI
YETERİNCE DEĞERLENDİREMİYOR

Bursa termal kaynaklar bakımından zengin olmasına rağmen, bu potansiyeli yeterince değerlendirebiliyor mu?
Bursa termal kaynaklar bakımından zengin olmasına rağmen, bu potansiyeli yeterince değerlendiremiyoruz. Çünkü, Bursa'da termal otel anlayışına hizmet eden otel sayısı az. Sürekli Afyon ile karşılaştırılıyoruz. Yanlış! Afyon termal açısından değerli bir şehrimiz ve öyle olmaya devam edecek. Afyon daha da gelişecek, her dönem Afyon'a farklı oteller geliyor. Otellerin spaları 5 bin metre kareden 18 bin metrekareye çıkıyor. 18 bin metrekare dediğiniz zaman 4 yıldızlı bir otel yapar. Yani bir otel büyüklüğünde spaları var. Alanlar daha geniş, imkanlar daha farklı, kuruluş şekilleri çok daha detaylı ve daha termal nitelikli oteller kuruluyor. Afyon'nun sadece Marmara Bölgesinde değil, ileriki dönemde Avrupa'da da çok ses getireceğini düşünüyorum. Bu anlamda Afyon ilimizin Türkiye açısından termal bir değer olduğunu düşünüyorum. Hiç bir zaman Afyon ve Bursa'yı karşılaştırmamak gerekiyor, çünkü olanaklarımız çok farklı.

"BURSA'DA TERMALİ DAHA BUTİK YAŞATABİLİYORUZ
Bursa'da termalle ilgili neler yapılmalı?
Öncelikle Bursa'nın metrekareleri daha kısıtlı. Bursa'da termali daha butik yaşatabiliyoruz. Geçmişte Bursa'da hamamcılık kültürü vardı. Baktığınız zaman yine hamam tarzında ilerlenecektir, alışkanlıklarımız bu yöndedir. Önemli tarihi eser hamamlarımız var. Öncelikle bunların daha iyi tanıtılması, markaların tozlarını alması gerekiyor. İkincisi Bursa'ya yeni gelecek otellere termali nasıl değerlendireceklerini sormamız gerekiyor.

"TERMALLE SAĞLIK TURİZMİNİ
BİRLEŞTİRMEMİZ GEREKİYOR
Ersin Yazıcı, şöyle devam etti: "Bursa'da termalle sağlık turizmini birleştirmemiz gerekiyor. İşte Afyon ile fark burada doğuyor. Çünkü, Bursa'nın sağlık alt yapısı ile Afyon'un sağlık alt yapısı arasında fark var. Bursa'nın sağlık alt yapısı daha kuvvetli. Bizim termal kürlerimiz ile hastanelerimizin sağlık alt yapısını birleştirmemiz gerekiyor. Bu yönde hizmet verirsek rakip olmasına da gerek kalmaz.

"YENİ YATIRIMLARINBELİRLİ KONSEPTİ OLSUN

"SAĞLIK TURİZMİ GELİŞTİRİLEBİLİR,
HASTANELERİ İŞİNİÇERİSİNE DAHİL ETMEMİZ ŞART
Bursa'daki oteller termal turizmine mi? yoksa şehir konseptine göre mi projelendiriliyor ?
Bu zamana kadar şehir konseptine göre yapılan otellerimizi termal ve sağlık turizmi ile birleştirmeliyiz. Termal ve sağlık turizmini birleştirirsek ne olur? Öncelikle ortalama kalış süresi 1,8'den 2,5 ‘lara çıkar. Ortalama odadan gelirlerimiz artar, yani misafir daha fazla para bırakır. 30 milyonluk potansiyele sahip İstanbul'dan aldığımız pay çok daha fazla artar. Bu çok önemli, farklılaşmalıyız ve sağlığa doğru yönelmeliyiz. Hastane alt yapımızla termalimizi birleştirelim. Yeni kurulacak oteller termal ve sağlık bazlı olursa eğer şehre katkısı büyük olur. O yüzden de otellerin belli konseptlerde gelmesi lazım. İpekiş'e otel yapılmak isteniyordu. Ben Almira otellin sahibiyim, İpekiş'in oteli yanım. Normalde benim oraya otel istememem lazım, ama ben çok isterim. Keşke İpekiş'in yerine otel yapılacaksa 200 odalı spası, termali sağlık turizmine yönelik olan yatırım yapılsa. Tabakhaneler Bölgesi açıldı, oraya sağlık turizmi ile ilgili oteller, alışveriş merkezleri yapılmasını isterim. Yatırımlar sadece oda'ya yönelik değil, belirli bir konseptte yönelik olsun.Bu şekilde tek oda ile pazara giren oteller turizme zarar veriyor, geri dönüşleri zorluyor. İradelerimizi birleştirmemiz gerekiyor, doğru zamanlama ve doğru yatırım. Hala Bursa'ya oteller geliyor, otel yapmak isteyenler var. Lütfen fizibilitelerine dikkat etsinler. Bir tane bina yapıp içerisine oda koymayın. Ürünlerimizi çeşitlendirmemiz bölge turizmini hareketlendirecektir.Sağlık turizmi geliştirilebilir, hastaneleri işin içerisine dahil etmemiz şart.

"BURSA'NIN NİTELİKLİ OTEL YATIRIMINA İHTİYACI VAR
Bursa'nın otel ihtiyacı var mı? Bursa'da otellerde mevcut doluluk oranları nedir?
Bursa'nın otel ihtiyacı yok! Bursa'nın nitelikli otel yatırımına ihtiyacı var. Nitelikli otel ne demek? Bir konsepte hizmet eden otel yatırımına ihtiyacı var. Bu toplantı ve kongre turizmini destekleyen olabilir, sağlık ve termal turizmi destekleyen olabilir... Bu tarz bir konsepti destekleyen otellere ihtiyacımız var. Bursa'nın sadece odaya da ihtiyacı yok. Bursa'ya turisti çekmek için bir sebep olmalı, destekleyecek otellere ihtiyaç var. Ben otel yatırımlarına karşı değilim, konseptte otel yapılması taraftarıyım. Bursa'nın mevcut doluluk oranlarının hakettiği yerde olduğuna kesinlikle inanmıyorum. 10 sene önce 150 bin turist misafir ederken, bugün 358 bin yabancı turist ağırlıyoruz.10 sene önce Bursa'da 8 bin yatak varken, şuanda 12 bin yatak var. 2011 yılında doluluk oranı yüzde 43, bugün ise yatak doluluk oranı yüzde 41. Gerçekten doluluk oranları içler acısı. Otel doluluk oranı yüzde 45'tir. Belirli dönemler haricinde Bursa'daki oteller hem fiyatlarında hem doluluk oranlarında büyük sıkıntılar çekiyor. Bu belirli dönemleri dolduracak olan sağlık turizmi veya toplantı kongre turizmidir. Bu anlamda kongre turizm merkezinin canlandırılmasını çok önemli buluyorum.
Geçtiğimiz yıllarda
Bursa, Turizm
Master Planı ile ilgili
projelerden bahsediyordu. Konu ile ilgili ne kadar mesafe alındı?
Turizm Master Planı üzerine çalışmalar devam ediyor. Turizm Master Planı acele edilmemesi gereken bir plan. Bu konuda biraz vizyonel olmak lazım. Tanıtım ile alakalı güzel şeyler oluyor. Bursa Valiliğinin görevlendirmesiyle BEBKA'nın çalışmaları var. Tanıtım stratejilerinin Bursa'ya çok faydalı olabileceğini düşünüyorum. Yerel yönetimler turizmcilerle iki yıldır istişarelerini arttırdılar, bundan çok memnunuz.

"ALGILAR DEĞİŞTİ,TURİZMDE DÖNÜŞÜM VAR
Turizmde dönüşüm var mı? 2020 yılında
turizm sektöründe hedefler var mı? Bursa
turizmini nerelerde göreceğiz?
Algılar değişti, turizmde dönüşüm var. Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BTSO'nun çok büyük emekleri var. Doğru işler yapılabilmesi adına tüm turizm dinamikleriyle istişareler içerisindeyiz. Ancak unutulmamalı ki, turizme yapılan yatırımın hemen karşılığı alınmaz. Yatırımlar çok doğru şekilde ilerliyor. 2020 yılı turizm sektörü için 2019 yılından daha da güzel geçecek. Yurdışından aldığımız sinyaller çok güzel, 2020 yılının daha başarılı olacağına ve 2019 yılını geçeceğimize inanıyorum. Burada amacımız nitelikli turisti getirmek. 5 yılık bir aradan sonra ülke olarak özellikle Avrupa'nın tekrar Türkiye'ye gelmek istediğini duyuyoruz. Bununla ilgili sinyalleri alıyoruz. 2019 fuarlarında da bunu gördük. Tek sorun Ortadoğu'da bir sıkıntı olmaması ve Avrupalı turistin ürkmemesi. Ortadoğu'da bir sıkıntı olmazsa, bu yıl çok güzel olacak.

"GÜNÜBİRLİK TURİZM ÖNPLANDAYDI...
"Bu zamana kadar günübirlik turizm ön plandaydı diyen Ersin Yazıcı, turizm sektöründe değişimle birlikte kaplıca ve kış turizmine daha da ağırlık verileceğini ifade etti. Ersin Yazıcı, şöyle devam etti: "Uludağ'ın problemlerinden biri de günbirlikçiler. Önümüzdeki yıllarda Uludağ'ın isminin yükselmesi için yeni pist alanlarının açılması, tek elden yönetiliyor olması ve günübirlikçi problemininde çözmeleri lazım. Günübirlikçilerin daha kontrollü bir şekilde Uludağ'dan faydalanmasını sağlamalıyız. Onlara daha geniş alanlar tahsis ederek, Uludağ'dan fayda sağlamalarını organize etmemiz gerekiyor. Kayakçı potansiyelini kaybetmeden yeni ve daha uzun pistler açıp, sadece yurt içerisinden değil, yurtdışından da Uludağ potansiyelinin arttırılması gerekiyor.
Günü birlik turizm artmış durumda; sağlık, kaplıca ve kış turizmi daha da geri kalmış durıumda.

Sayı: 1234 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
16
kapalı
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?