banner8

banner6

Meyve bahçesiyle köylüye rol model oluyor

SEMİH AYDIN Köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı ve Osbük Yönetim Kurulu Üyesi Erol Gülmez, çocukluk ve gençlik yıllarında da çiftçilik ve hayvancılıkla yakından ilgilendi. Doğduğu köyde ciddi bir meyve bahçesi yatırımı yapan Gülmez, emeklilik yıllarını tarım yaparak değerlendirmek istediğini söyledi.

Gündem 25.01.2021, 20:21 25.01.2021, 20:21
Meyve bahçesiyle köylüye rol model oluyor
SEMİH AYDIN

Köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı ve Osbük Yönetim Kurulu Üyesi Erol Gülmez, çocukluk ve gençlik yıllarında da çiftçilik ve hayvancılıkla yakından ilgilendi. Doğduğu köyde ciddi bir meyve bahçesi yatırımı yapan Gülmez, emeklilik yıllarını tarım yaparak değerlendirmek istediğini söyledi.

NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı ve OSBÜK YKÜ Erol Gülmez, sanayideki başarılarını tarım alanına da taşıdı. 5 yıl önce doğduğu köyde meyve yetiştiriciliğine adım atan Gülmez, geçtiğimiz yıl ürünlerinden 50 ton rekolte aldığını, ilerleyen yıllarda bu rakamın 160 ton civarlarına ulaşacağını kaydetti.
Nilüfer ilçesinin Fadıllı mahallesinde dünyaya gelen Erol Gülmez, aile seceresine bakıldığında hem anne hem de baba tarafının 1700’lü yıllardan beri bu civarda yaşadığını söylüyor. Çocukluk ve gençlik yıllarında yaz tatillerini tarım ve hayvancılık yaparak değerlendirdiğini ifade eden Gülmez’in bu tutkusu evlendiği yıla kadar devam ediyor. Üniversite eğitiminin ardından, bir süre öğretmenlik de yapan Gülmez, Bursa’nın önemli firmalarında yönetici pozisyonlarında görev almasının ardından 2003 yılında Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde (NOSAB) kendi firması EG Pres’i kurdu. İş hayatının yanı sıra NOSAB Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdüren Gülmez, 5 yıl önce gerçekleştirdiği yatırımla başarılarını tarım alanına da taşıdı. Şehrimizin başarılı iş insanlarının tarım ve hayvancılık alanında gerçekleştirdiği yatırımları mercek altına aldığımız Çiftçi Patronlar röportaj dizimizin konuğu olan Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Türkiye’de tarımın gelişmemesinin en önemli sebebinin arsaların miras yoluyla bölünmesi olduğunu söyledi.
Köyünde dedesinden miras kalan değirmeni restore eden ve haftasonlarınını burada geçirerek, bahçesiyle ilgilenen Gülmez, evin yanında yer alan değirmenin, elektrikli değirmenler yaygınlaşmaya başlayana kadar köylünün un ve hayvanların kepek ihtiyacını karşıladığını dile getirdi. Değirmende, 12 yaşına kadar dedesine çıraklık yaptığını kaydeden Gülmez, dedesinin hayatında önemli bir yeri olduğunun altını çizdi.

“Hayatımda hep tarım oldu”
Hayatında her daim tarımın olduğunu ifade eden Gülmez, “Çocukluğum hep arazide geçti. Yaz tatillerinde aile bütçesine katkı vermek için çobanlık yapıyordum. Evlendiğim yıla kadar yaz tatillerimin hepsini köyde çobanlık yaparak geçirdim” dedi
Gülmez, meyve bahçesi yatırımına 5 yıl önce başladığını belirterek, bahçesi hakkında şu bilgileri verdi; “30 dönümlük bir bahçem var. Burada 2 bin fidan Santa Maria cinsi armut yetiştiriyorum, köyün bir diğer tarafınaa ise 300 fidan Chandler ceviz ektim. Geçen yıl armuttan 50, cevizden 3 ton ürün elde ettim. Bunlar daha genç ağaçlar. Ağaçlar en verimli zamanlarına geldiklerinde 150 ton armut, 13 ton ceviz rekoltesi bekliyorum. Bunlar benim emeklilik yatırımım.”
Ürünlerini ticari açıdan değerlendirmek için bir şirket kurduğunu ve markalaşma konusunda ön çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Gülmez, “Kendi hasadımı ve çiftçilerden satın aldığım 50 tonluk armudu soğuk hava deposuna kaldırdım. Markalaşma çalışmalarımı tamamladığımda bu alanda ticaretime de hız vereceğim” ifadelerini kullandı.

Örnek bahçe
Kullandığı teknolojiler ve uyguladığı yöntemlerle bölgede örnek bir bahçe kurduğunun altını çizen Erol Gülmez, bu alandaki tecrübe ve bilgilerini köylülerle de paylaştığını belirtti. Gülmez, “Bahçemdeki ağaçlar yarı bodur cins. Bölgeyi komple tel örgülerle kapattım. Sulama sistemim damlama metoduyla çalışıyor. Elektrostatik ilaçlama makinası kullanıyorum. Benden sonra köyde tarım alanında dönüşüm yaşandı. Çok fazla bahçe kuruldu. Köylülerin yüzde 50’si damlama metoduna geçti. Hedefim ileride köyün ortak kullanacağı bir soğuk hava deposu kurmak” dedi. Türkiye’de tarımda yaşanan sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Gülmez, “Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parsellere bölünüyor. Küçük parsellerde de teknolojiyi kullanamıyor ve ölçek ekonomisine geçemiyorsunuz. Bir diğer sıkıntı ise köylünün birlik olamaması. Onlar daha bireysel düşündüğü için günlük fiyatlarla, tüccarın teklif ettiği fiyata mahkum kalıyor” yorumunda bulundu. Gülmez, Marmara Birlik’in üretim birliklerine güzel bir örnek olduğunu dikkat çekerek, büyük tarım arazilerine sahip olmak için ise Avrupa’da uygulanan modelleri örnek gösterdi. Gülmez, “Ben bahçelerimi şirketin demirbaşı haline getirdim. Böyle olunca çocuklarım arasında arazi bölünemeyecek. Avrupa’da benzeri uygulanan bu sistemi, bu bölgede yapan muhtemelen ilk ben olacağım” şeklinde konuştu.

“En önemli sorun ölçek ekonomisi”
Tarımda giderilmesi en elzem sorunun ölçek ekonomisi olduğuna dikkat çeken Gülmez, “Bugün baktığınızda köylü ortalama 4 -5 dönüm tarla üzerinde tarım yapıyor. Böyle olunca tarımda teknolojiyi kullanamıyor, ölçek ekonomisi noktasında birşey yapamıyorsun. Sadece emek gücünle iş yapman gerekiyor. Bu sorunun mutlaka çözülmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Köylerde kooperatif kurmanın zorluğuna da değinen Gülmez, köylünün toplumsal kurtuluştan çok, bireysel, anlık kurtuluşları tercih ettiğini söyledi. Gülmez, “Bir kooperatif kurup, köylüleri üye yaptığınızda; tavır almanız, satış politikası geliştirmeniz ve bunu da tüccara dayatmanız gerekiyor. Bu bir yıl ürününüzün değerinin yüzde 50 düşme riskini de beraberinde getiriyor. Köylüler de bu riske girmek istemiyor” şeklinde yorumlarda bulundu. Gülmez bu anlamda Z kuşağından umutlu olduğunu ve tarımın geleceğini bu kuşakta gördüğünü sözlerine ekledi.

“Sanayi karadelik gibi”
Sanayiyle, tarım arasındaki farklar hakkında da açıklamalarda bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, “Sanayi karadelik gibi; oraya ne atarsan gidiyor ve geriye dönme olasılığı yok. Ben çocuklarıma iyi bir miras bırakmak için şirket kurdum, ancak anladım ki onlara borç bırakacağım. Ancak tarımda iflas ya da zarar etme durumun yok. En fazla para kazanamıyorsun. Ben hiçbir gelirim olmasa da tarım yaparak yaşayabilirim. Bu yüzden ilerleyen yıllarımı tarımla geçirmek istiyorum” dedi.

“Burada doğdum, burada öleceğim”
Gülmez tarıma yönelmesinin sebeplerini ise şöyle açıkladı; “Hobi olarak bu işe başladım ama bir işi doğru yaptığınızda para da kazanıyorsunuz. Ben emeklilik dönemimde ekonomik bağımsızlığımı yitirmeden, kendime bir gelir yaratmak maksadıyla bu işe yatırım yaptım. Yaşam biçimi olarak da tüketici değil, üretici insanlarız. Ayrıca ben bu bölgeyi seviyorum. Burada doğdum, büyüdüm, burada yaşlanıp, öleceğim.”

Tarım asla bitmeyecek
Erol Gülmez sözlerini şöyle tamamladı; “Dünyada insan nüfusu arttığı sürece, kaynaklar yetmemeye başlayacak. Burada arz ve talep yönünden ters orantı var. Talep sürekli büyüyor ama arz sabit. Bu yüzden sürekli tarımda Ar- Ge çalışmaları yapılıyor ama bir gün bu da yetmeyecek. Bu nedenlerden dolayı ben tarımın asla ölmeyeceğini ve her geçen gün daha da değerleneceğini düşünüyorum.”

Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?