banner8

banner6

Metal sektörü benim için bir şans

Gündem 01.02.2021, 20:09 01.02.2021, 20:09
Metal sektörü benim için bir şans


Bölgenin en eski sanayicilerinden olan KSİAD Başkanı Ali Güler, Türk sanayicisinin dinamik yapısıyla koşullara uyum sağlama becerisinin yüksek olduğunu söyledi. Güler, OSB’lerin pandemi döneminde de üretimlerine devam ettiklerini anımsatarak, bölgelerinde kapanan firma olmadığının altını çizdi.

1986 yılında Teknik Metal Sanayi’yle kendi firmasını kuran Ali Güler, 1990 yılından beri Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nde üretimini sürdürüyor. Ürüne özel stant üretimiyle Türkiye ve dünyada önemli firmaların tercihi olan TMS Stand’ın kurucusu Güler, iş hayatındaki bilgi birikimi ve tecrübelerini insanlara katkı koymak için kullanmaktan mutluluk duyduğunu söylüyor. Bölgenin en eski ve deneyimli sanayicilerinden olan Güler, Kayapa Sanayici ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı göreviyle, bölgenin ve sanayicinin gelişimi için çalışmalarını sürdürüyor. KSİAD Başkanı Ali Güler’le iş hayatını, pandemi döneminin etkilerini ve mesleki eğitimin konuştuk.

Öncelikle bize kısaca firmanızdan ve kuruluş sürecinizden bahseder misiniz?
1986 yılında Teknik Metal Sanayi ismiyle şahıs firması olarak kurulduk. 1992 yılından itibaren de limited şirketi olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Birçok sanayicimizin yaşadığı döngünün bir benzerini biz de yaşadık. İlk atölyemi Karaman mahallesinde açtım, sonrasında Küçükbalıklı mahallesine taşındım. Ardından Küçük Sanayi’de devam ettim, 2000 yılına geldiğimizde Kayapa OSB’deki fabrikamızı kurdum. Süreç içerisinde buradaki fiziki alanımız yetmez oldu. Bu yüzden Yaylacık’ta 3 bin metrekare civarında bir fabrika kiraladım. Üretimimiz o tesisimizde de devam ediyor. Bu iki fabrikayı bir çatı altında birleştirmenin imkanını arıyoruz. Bu, önümüzdeki yıllar için en iyi yatırımımız olacak.
Faaliyet alanınız nedir, daha çok hangi ürünleri imal ediyorsunuz?
Metal sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Özel stant üreterek başladık, sonrasında ürün çeşitlendirmeye gittik. Böylelikle tel ağırlıklı olmak üzere çözüm odaklı taşıma kasaları ve otomotivde kullanılan şoför ve bagaj koruma telleri imalatına da başladık. Bu anlamda 3 ana başlıkta üretim yaptığımızı söyleyebilirim. Sonuç itibariyle metal sektöründeyiz ve bu alanda üretilebilecek her şeyi yapma kabiliyetine sahibiz. Bu sektörde olduğumdan dolayı kendimi şanslı hissediyorum. Daha uzun kullanıldığı durumlar olsa da bu stantların da ortalama ömrü 6 ay kadar. O yüzden çok hızlı bir sirkülasyon söz konusu. Bir de yeni ürünler, kampanyalarla birlikte stantların sürekli değişmesi gerekiyor.

İhracat çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretiminizin ne kadarını ihraç ediyorsunuz? Ağırlıklı ihracat pazarlarınız nereleri?
Hem doğrudan hem de dolaylı olarak ihracat gerçekleştiriyoruz. Üretimimizin yüzde 50’sini yurtdışına satıyoruz. Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra İsrail ve Dubai en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler diyebilirim. Firma olarak SanDisk’in tüm dünyada kullanılan stantlarının tasarımını yaparak, imal ediyoruz. Bu tarz uluslararası bir şirketle çalışınca, stantların nereye gideceğini siz belirleyemiyorsunuz. Firma sizden Dubai’ye ya da Rusya’ya bir konteynır ürün göndermenizi talep ediyor, siz de bunu gerçekleştiriyorsunuz.
Ben yurtdışı pazarlarına çok fazla takıntılı değilim. Yurtiçinde de bir o kadar iş var. Ayrıca yurtdışına sattığım ürünün hatalı olduğu söylendiğinde, bunun kontrolünü sağlayamıyorsunuz. Yurtiçine sattığınızda ise istediğiniz zaman denetleme fırsatınız oluyor. Üretim yaptığımız firmalar da istedikleri zaman, hatta bizden habersiz fabrikamızı ziyaret edip, üretim süreçlerimizi kontrol edebiliyorlar. Hatasız üretim yaparsak hem biz hem de üretim yaptığımız firma kazanacak nihayetinde.

Firma olarak uzun yıllara dayanan başarınızın ana sebepleri nelerdir?
Ben bunu müşterilerimize verdiğimiz değere bağlıyorum. Bizim en büyük özelliğimiz istenilen kalitede ve tarihte ürünü teslim etmek. Termin sadakati olmazsa olmazımız. Gerekirse hiç para kazanmayalım. Çünkü sektörümüzde, ne kadar kaliteli mal üretirseniz üretin, istenilen tarihte yetiştiremezseniz bir anlamı kalmıyor. Bu işten ekmek yiyorsanız, bunları yapmak durumundasınız.

Pandemi dönemi şirketinizi nasıl etkiledi?
Firma olarak pandemiden çok fazla etkilenmedik. İş hayatımda, yıllar içerisinde çok fazla kriz atlattım. Fakat mesleğim gereği bu krizlerden hep güçlenerek çıktım. 2001 ekonomik krizinin yaşandığı dönemde ben fabrika inşaatımı yaptım. Krizler, fırsatları da içinde barındırıyor. Umarım bundan sonra ne kriz olur ne de biz bundan yararlanırız.

Firmanızın krizlerden güçlenerek çıkmasını neye bağlıyorsunuz?
Biz ürünlere özel stantlar üretiyoruz. Bizim üretim yaptığımız firmaların satışlarını artırmak için yapması gereken belli başlı adımlar var. Bu firmalar reklam ağırlıklı çalışıp, promosyon yapıyor. Bu yüzden ürünlerinin satıldığı market gibi yerlere stant vermek durumundalar. Ticarette genelde parayı veren ürünü kullanır ama bizim sektörümüzde tam tersi bir durum var; parayı veren standı kullanamıyor, market kullanıyor.

Pandemiyle birlikte birçok sektörde değişimler yaşandı. Sizin bu dönemde yeni ürettiğiniz ürün ya da uygulamaya koyduğunuz bir hizmet oldu mu?
Sektörüm dolayısıyla pandemi döneminde ilk aklıma gelen dezenfektan standı üretmek oldu. Kendimize ait güzel bir dizayn yaptık. Öğretim kurumlarında, iş yerlerinde kullanılabilecek, ayak pedallı stantlar ürettik. Sonrasında bunları çocukların kullanımına da uygun olacak şekilde, üç ayrı tarzda ürettik. Kız, erkek ve unisexolarak. Bu ürünün sensörlüsünü ve el basmalısını da ürün yelpazemize ekledik. Bu ürün oldukça ilgi gördü. İnsanlara internet üzerinden de satın alma imkanı sunduk. Yurtdışına da iyi miktarlarda ihracat gerçekleştirdik. Hala siparişler devam ediyor. Dezenfektan standının yanı sıra bu dönemde normal üretimimizi sürdürdük. Üretim rakamlarımıza baktığımızda 2020’nin, 2019’la eşdeğer çıktığını söyleyebilirim. Aslında biz yüzde 30 civarında bir artış bekliyorduk. Fakat bu artışın olmamasını pandemiye değil, çalıştığımız firmaların taleplerinin düşmesine bağlıyorum.

Salgın bölge sanayicilerini nasıl etkiledi?
Sanayicinin salgından çok fazla etkilendiğini düşünmüyorum. Bölge sanayicilerimizin işleri için de aynı kanaatteyim. Geçmişte yaşanan ekonomik krizlerde büyük firmaların kapandığına şahit oldum ama pandemi döneminde Kayapa OSB’de faaliyet gösteren hiçbir firma kapanmadı. Sokağa çıkma kısıtlamaları, yasaklar sanayi bölgelerini etkilemedi. Firmalar gerekli izinleri alarak, üretimlerini sürdürüyorlar. Ben daha çok hizmet sektöründe çalışanları için endişeleniyor ve üzülüyorum. Onlar için bu yılın çok zorlu geçeceğini düşünüyorum.

Sanayicilerin pandeminin etkilerini daha az hasarla atlatmasının sebepleri size göre nelerdi?
Birçok Avrupa ülkesine gidip, orada işlerin nasıl yürüdüğünü gözlemleme fırsatına sahip oldum. Avrupa’daki firmalar bir sonraki yılın planlarını kalem kalem hesaplıyor ve ona uygun hareket ediyor. Biz ise işin akışına göre yatırıma karar veren bir yapıya sahibiz. Ben hiçbir zaman Avrupai tarzda planlama yaparak yatırım gerçekleştirmedim. Önce işi alırız, sonrasında makine, ardından da eleman yatırımını tamamlarız. Belki de özel stant sektöründe bulunduğum için bu durum böyle. Özel stant üretiyorsanız talebe çok hızlı cevap verebilmeli ve hatasız üretim yapmalısınız. Otomotivde durum daha farklı olabilir. Daha önce de söylemiş olduğum gibi otomotive de üretim yapıyorum. Karlılığı çok yüksek olmasa da otomotive üretim yapmanın, işimizi disipline ettiğini ve kalite olarak bizi yükselttiğini düşünüyorum. Bu yüzden oradan kopmak istemiyorum.

Bursa’da sektörünüzde önemli firmalar faaliyet gösteriyor. Siz Bursa’da sektörün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bursa’da sadece raf ya da stant üreten önemli firmalar olsa da bizim tarzımızda sadece özel stant yapan firma yok. Türkiye’nin her yerinden ve yurtdışından firmalar, büyük işlerini yaptırmak için bize teklif getirirler. Hatta bazen 2 – 3 ayrı firmanın birbirlerinden habersiz teklifler getirdiği durumlar oldu. Bizim üretim hızımız ve bandımız bu tarz imalata çok uygun. Bu alanda bizim kadar yetkin başka bir firma olduğunu düşünmüyorum.

TMS Stand olarak sektöre getirdiğiniz yenilikler var mı?
Bizim her ürünümüz yeni ve yaptığımız her üründe kendimizi yeniliyoruz. Her zaman kendimizi ve ürünümüzü geliştirmenin peşindeyiz. Çünkü bizim sektörümüzde, müşteri bizden aldığı üründen doğrudan değil, dolaylı yoldan para kazanıyor. Bu durum bizi hatasız ve yenilikçi üretim yapmaya sevk ediyor.
Size göre sektörde yaşanan başlıca sıkıntılar nelerdir?
Geçtiğimiz yıllarda, uzunca bir süre malzeme fiyatlarında bir artış olmadı. Böyle olunca biz de işçilik, vergi gibi kalemlerde artışlar yaşanmasına rağmen fiyatlarımıza zam yapmadık. Ancak kullandığımızın malzemelerin hem dolar bazındaki fiyat artışından hem de dolar kurunun TL karşısındaki artışından dolayı biz de fiyatlarımızı yukarı çekmek durumunda kaldık. Geçen sene 600 dolar civarında aldığımız sacın tonunu bu yıl 1200 dolara alıyorsak, bu artışı fiyatlara yansıtmadan satış yapmamızın imkanı yok. Ancak fiyat artışlarının bizim iş hacmimizi düşüreceğini düşünmüyorum. Hem ülkemizde hem de yurtışında ihtiyaçlar sürekli artıyor. Fiyat artışları sanayiciden çok son tüketiciyi mağdur edecektir.

KSİAD olarak pandemi dönemini nasıl geçirdiniz?
Pandemiden dolayı dernek faaliyetlerimizi büyük ölçüde gerçekleştiremedik. Eskiden KSİAD olarak etkinlikler, seminerler, spor turnuvaları düzenliyorduk ama pandemi koşullarında bu tarz faaliyetleri yapmak çok mümkün değil. Hatta derneğimize yeni katılan sanayicilerimizi bile seyrek bir şekilde ziyaret edebiliyoruz. Umarım kısa zamanda bu dönemi atlatırız. Ama benim öngörüm salgının etkilerinin 2 yıl daha devam edeceği yönünde.

STK’larda aktif olarak görev almanın iş hayatınıza sağladığı avantajlar ve dezavantajlar neler oldu?
Belirli bir bilgi birikiminden sonra sadece üye olarak ya da çeşitli görevler aldığım farklı sivil toplum kuruluşları var. Bundan keyif alıyorum. Çok sosyal bir yapıya sahip olmasam da bildiklerimi paylaşmaktan, insanların hayatına dokunup, onlara katkı koymaktan keyif alıyorum. Bunu genellikle belli etmeden, göstermeden yapmayı tercih ediyorum.
Meslek lisesi mezunu olmanın iş hayatınıza ne gibi katkıları?
Meslek lisesinde aldığım eğitimin iş hayatımda büyük faydalarını gördüm. Mezun olduğum Tophane Meslek Lisesi’ni veya diğer meslek liselerini ziyaret ettiğimde, öğrencilere niye metal bölümünü tercih ettiklerini soruyorum. Bazıları baba mesleği olduğundan, bazıları ise puanının o bölüme yettiği için tercih etitği cevabını veriyor. Ben de onlara çok iyi bir bölüm tercih ettiklerini söylüyorum. Çünkü metalden yapılmayacak hiçbir şey yok. Herşeyi üretebilirsiniz, sınır yok. Ayrıca metal alanında yaptığınız bir ürün tutmadığında, büyük masraflara girmeden, aynı makine ve malzemeyle başka bir ürünler de yapabilirsiniz. Metal bu anlamda da avantajlı bir bölüm.

Başarılı bir iş insanı olarak genç girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?
Bir iş yapıyorsanız önce kendiniz keyif almalısınız. İşi geçtim; evde kendinize salata yapıyor olsanız bile orada doğradınız domatesi, salatalığı öyle bir doğrayacaksınız ki, bunu benden başka kimse bu kadar güzel doğrayamaz diyeceksiniz. Üniversitede aldığı eğitim dışında, apayrı sektörlerde iş yapan ve başarılı birçok insan tanıdım. Burada bir işi yapmayı istemek çok önemli. Ancak her mesleğin de kendine göre zorlukları var. Sanayici olmanın da öyle. İnsan yönetimini, üretimi, malzemeyi iyi bilmelisiniz. Bir de iş yerinizde kemik kadroya sahip olmak çok önemli. Bu kadro yıllar içerisinde, süzüle süzüle o hale geliyor. Çalışanına değer vermeli, ona kıymetli olduğunu hissettirmelisiniz. Benim için çalışanlarım ailemden biri gibidir.

Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?