banner8

banner6

banner11

İŞ ve HUKUK

Gazeteniz EKOHABER, bu sayısından itibaren siz değerli okurları ve iş dünyasının vazgeçilmez aktörleri olan çalışan ve işverenlerin, günlük iş yaşamına etki edecek olan özellikle iş hukuku prensiplerini, güncel hukuksal gelişmeleri, yanı sıra iş dünyasının gereksinimi olan diğer temel hukuk bilgi ve prensiplerini bu yeni köşede paylaşacak. İŞ’TE HUKUK sayfamızda yayımlanacak güncel iş dünyası hukuku bilgilerinin okurlarımız ve çalışma dünyası için gerekli ve yararlı hatta vazgeçilmez olacağı inancıyla iyi okumalar diliyoruz.

Gündem 07.12.2020, 20:30 07.12.2020, 20:30
İŞ ve HUKUK
Gazeteniz EKOHABER, bu sayısından itibaren siz değerli okurları ve iş dünyasının vazgeçilmez aktörleri olan çalışan ve işverenlerin, günlük iş yaşamına etki edecek olan özellikle iş hukuku prensiplerini, güncel hukuksal gelişmeleri, yanı sıra iş dünyasının gereksinimi olan diğer temel hukuk bilgi ve prensiplerini bu yeni köşede paylaşacak.
İŞ’TE HUKUK sayfamızda yayımlanacak güncel iş dünyası hukuku bilgilerinin okurlarımız ve çalışma dünyası için gerekli ve yararlı hatta vazgeçilmez olacağı inancıyla iyi okumalar diliyoruz.

Kısaca iş yargılamasında
hakim olan ilkeler
nelerdir;

İç hukukumuzda temel anlamda hukuk yargılamasına hakim olan ilkeler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 24-33’uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bu meşhur ilkeler aşağıda beş başlık altında toplanmaktadır:

1- Kolaylık
2- Çabukluk
3- Ucuzluk
4- Emredicilik (Kendiliğinden Araştırma)
5- Zayıfın (Yani zayıf olarak nitelenen “işçinin” misalen kadınlar- yaşlılar- gibi pozitif ayrımcılıkla) korunması.

Bu ilkelerden, kolaylık, çabukluk ve ucuzluk ilkeleri zaten 6100 sayılı HMK’da kural olarak düzenlenmiş bulunan adına “usul ekonomisi” dediğimiz ilkeden gelir. Bu üçü her hukuk davası uyuşmazlığı için malum geçerli. Dördüncüsü yani emredicilik ilkesi ile son ‘işçi yararına yorum’ ilkesi ise iş hukuku yargılamasını diğer hukuk yargılaması ilkelerinden ayıran ve özellik katan çok önemli prensipleri bütünüdür. Emredicilik yani kendiliğinden araştırma ilkesini izah ederken, iş uyuşmazlıklarında İş Mahkemelerinin görevli olması, keza iş uyuşmazlıklarında yetkinin kamu düzenine ait bulunması, ispat etmekle yükümlü olanın bilindik genel kurallar dışında düzenlenmesi gibi haller yargılamasına ait özelliklerdir diyebiliyoruz. Geçelim şu meşhur İşçi yararına yorum olayına;

•İşçi yararına
yorum ilkesi nedir?
İş hukukunun kendine has ilkelerinin en başında gelir. İşverenlerin çokça dile getirdikleri husus, her hangi bir uyuşmazlık - davada işçilerin maça 1-0, hatta 3-0 başladıkları efsanesinin de temelinde bu ilke yatar. ‘Efsane!’ diyoruz, çünkü mevzuatta işçi mahkemece şu şekilde kollanır diye geçen bir cümle yok.
Sadece mevzuat yeterli biçimde açık değilse, karar verici hakim tarafından yorum yoluna başvurulur. İş hukukunda sadece -açık olmayan hususların- yorumlanması halinde ise kabul edilen uluslararası prensipler ve Anayasadan kaynaklanan ilkeler gereği “işçi yararına” yorum yapılır. Bu uygulama ile işçinin olduğu kadar toplumun da faydası gözetilir.
Uygulamada işverenler çeşitli yasalar tarafından getirilen çok sıkı, detaylı ve prosedürel iş ve işlemleri hayatın doğası gereği iyi niyetle veya başka amaçlarla -atladığı- her ilişkide olduğu gibi iş ilişkisinde de kurulması zorunlu bir güven mekanizmasına dayandığı için, mahkemelerce de dinlenilen tanıkların beyanına göre karar verildiği için uyuşmazlıklarda –atlanılan- bu eksiklikler, söz gelimi fazla mesai, kullanılan izinler gibi hususlardaki kayıtsızlıklar işverene pahalıya patlamakta, şehir efsanesinin yürümesine neden olunmaktadır. Ancak artık iş dünyası da büyük oranda tabir caizse işi öğrenmiş, belge, işin görülmesinde kalite anlamında yükselen standartlarla işveren şikayetlerinin asgariye inmekte olduğu görülmektedir.

•İş Hukuku kavramı ne zaman, nereden doğmuştur?
Günümüzün en popüler en yoğun alanını kapsayan bu İş hukuku esasen yeni sayılabilecek bir hukuk dalı, 18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin etkisiyle seri üretim yapan fabrikalar ortaya çıkınca işçi sınıfı ortaya çıkmış, devletin iktisadi liberalizmin korumasız bıraktığı işçiler için mesela ücret kalemleri taraflar arasında serbest piyasa şartlarına göre belirlenirmiş, işverenin çalışma koşullarını tek taraflı olarak belirlemesine yol açan bu sistem error vermeye başlamış işverenler rekabet halindeyken maliyetleri düşürme yolu olarak işçi ücretlerine yüklenmişler ve güçsüz olanlardan kadın ve çocuklardan başlamışlar. Yine bu dönemde iş sağlığı ve güvenliği de hak getire.
İşyerleri, fabrikalar işçilere nakit ücret ödemektense üretimini yaptıkları tezgâhtaki ürünlerden vererek ayni ödeme yolunu seçip kolaya kaçmışlar. Tabi sistem de error verip üretimsizlik, anarşi ve sair tüm sonuç arızalar ortaya çıkınca devletler, işçiler , örgütlenmeler ve devamken uluslararası anlaşmalar (İLO gibi) sonrasında kabul edilen ilke ve kararlar bu günkü iş hukukunun temelini oluşturmuştur.
Konuya başlangıç olarak temel ilkelerle girdik ki sonraki her kural, hüküm, karar ve uygulamalar daha iyi anlaşılabilsin.

Ne diyelim.
Devamı haftaya inşallah.

Saygılarımızla.

Yorumlar (0)
14
açık
banner12