banner8

banner6

İnegöllü sanayiciler Türkiye'ye örnek oluyor

Gündem 07.12.2020, 20:22 07.12.2020, 20:22
İnegöllü sanayiciler Türkiye'ye örnek oluyor


Üretim, ticaret ve ihracat potansiyeliyle Türkiye’de birçok ili geride bırakan, Bursa’nın parlayan yıldızı İnegöl, her geçen gün büyümeye devam ediyor. Türkiye’de mobilyanın başkenti olan şehir, tekstil, gıda, otomotiv yan sanayi alanındaki firmalarıyla da adından söz ettiriyor.

130 yıllık geçmişiyle ilk kurulan ticaret ve sanayi odalarından olan İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO), gerçekleştirdiği önemli projelerle bölge sanayicisine fayda sağlarken İnegöl’ün ekonomik ve sosyal hayatına katkı koymayı sürdürüyor.

İnegöl’ün her geçen gün büyüyen ticaret hacmi, mobilya sektörü, MODEF Expo Mobilya Fuarı ve gelecek dönem projeleri hakkında EKOHABER’e açıklamalarda bulunan İTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, 1,5 milyar dolar ekonomik büyüklüğe sahip olan İnegöl’ün, son yıllarda yapmış olduğu yatırımlarla ülke ve Bursa ekonomisine en üst düzeyde katkı sağlayan bir ilçe olduğunu söyledi. Uğurdağ, “Başta mobilya sektörü olmak üzere tekstil ve tarım sektörlerini de katarak Türkiye’de parmakla gösterilen bir şehir olarak ön plana çıktık” dedi.

Sayın Başkan, öncelikle İnegöl ekonomisi üzerine bir değerlendirme alabilir miyiz? İnegöl, mobilyası ile önde olan bir ilçemiz, ama diğer sektörlerde de belli bir ağırlığı var. İnegöl’ün ekonomik potansiyelini nasıl tanıtırsınız bizlere? İnegöl, Türkiye ekonomisi için ne ifade ediyor?
İnegöl ülkemizin ve Bursa’mızın önemli sanayi merkezlerinden birisi. Özellikle 80’li yıllardan sonra sanayi alanında yapmış olduğumuz teknolojik yatırımlarla birlikte İnegöl önemli bir sanayi şehri hüviyetine büründü. Başta mobilya sektörü olmak üzere tekstil, tarım ve makine -metal sektörleri çok ciddi bir gelişim gösterdi. İnegöl, mobilyasıyla marka olmuş, kimilerinin mobilyanın başkenti olarak nitelendirdiği bir şehir. Mobilya bizim gözbebeğimiz ama tarım, tekstil gibi sektörler de ilçemize önemli ekonomik ve sosyal katkı sağlıyor. Bu bağlamda son yıllarda yapmış olduğumuz yatırımlar ve atağıyla birlikte İnegöl 1,5 milyar dolar ekonomik büyüklüğe, 1 milyar 100 milyon dolar ihracat yapan ve 900 milyon dolar dış ticaret fazlası veren bir şehir konumuna ulaştı. İstihdam, ihracat, üretim anlamında Türkiye ve Bursa ekonomisine en üst düzeyde katkı sağlayan örnek bir ilçe konumuna geldik. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak şehrimizle gurur duyuyorum. Bu rakamları söyleyebilme imkanını bana sağlayan tüm üyelerimize ve sanayicilerimize teşekkür ediyorum.

Biraz da İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’nın çalışmalarından bahsedebilir misiniz? İTSO, İnegöl ekonomisi ve üyelerine yönelik ne gibi çalışmalar yapıyor?
İTSO 1890 yılında ülkemizde kurulan ilk ticaret ve sanayi odalarından. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte aynı kuruluş yılına sahibiz. İnegöl açısından değerlendirdiğimizde İnegöl’ün sosyal ve ekonomik hayatına yön veren, katkı sağlayan en önemli kurumlardan biriyiz. Burada, şehrin yapılanmasından büyük rol oynamış, organize sanayi bölgelerinin kurulmasında, diğer yatırımların oluşmasında öncülük etmiş bir kurumdan bahsediyoruz. Köklü geleneğe sahip ve çok kuvvetli bir Oda’yız. Bu kurumun başında olmak bizler için bir gurur kaynağı. Bu anlamda geçmiş dönemde İTSO ve İnegöl’e katkı sağlayan tüm yönetimlere şükranlarımı sunuyorum. Biz de kendi dönemimizde yeni proje ve programlarımızla birlikte, şehrimizin ekonomik ve sosyal anlamda gelişmesine katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu sürece kadar hayata geçirdiğimiz, sürdürülebilirliğini sağladığımız birçok proje oldu. Önümüzdeki dönemde de yeni projelerle İnegöl’e hizmet etmeye devam edeceğiz.

İnegöl, mobilyasıyla dünyada tanınan bir şehir. İTSO olarak İnegöl Mobilyası’nın tanıtımı ve ihracattan daha fazla pay alması adına ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz? Önümüzdeki dönemde bu konuya yönelik farklı projeleriniz var mı?

Mobilya sektörü şehrimizin markası konumunda olan, lokomotif sektörümüz. Aslında İnegöl’de bir asra yakın mobilya üretiliyor. Bu çok ciddi bir tecrübe. Özellikte son yıllarda sanayi alanında gerçekleştirdiğimiz teknolojik yatırımlar ve makineleşmeyle birlikte iç piyasa hakimiyetimizi güçlendirmenin yanı sıra, ciddi bir ihracat atağı da gerçekleştirdik. İnegöl olarak Türkiye mobilya ihracatının yüzde 20’sini karşılıyoruz. Sadece mobilya sektöründe 600 milyon dolarlık ihracata imza atıyoruz. Bu ihracat başarısının yanı sıra İnegöl , Türkiye mobilya sektörüne de yön veriyor. Mobilyada modanın, tasarımın, rengin belirlenmesinde İnegöl öncülük ediyor. İhracat payımızı artırmak adına da önemli çalışmalara imza atıyoruz. Fuar organizasyonları, ihracat odaklı yurtdışı görüşmeleri, ikili iş görüşmeler, B2B’lerle firmalarla alıcıların bir araya getirilmesi gibi programlar İTSO ve derneklerimiz vasıtasıyla yürütüyoruz. İnegöl, Türkiye’de mobilyanın başkenti olarak nitelendiriliyorsa, bu bizim için bir sorumluluktur. Biz de bu bilinç ve sorumlulukla hareket ediyoruz. Yapmış olduğumuz yatırımlar, planlar İnegöl mobilya sektörüne katkı sağlasa da genelde Türkiye mobilya sektörüne koyuyor. Çünkü İnegöl, mobilya olarak bakıldığında Türkiye’de sektöre yön veren marka bir şehir, üretim ve ihracat merkezidir.

İnegöl MODEF EXPO Mobilya Fuarı pandemi şartlarına rağmen gerçekleştirildi. Fuar, genel olarak beklentilerinizi karşıladı mı? Sektöre katkıları neler oldu?
MODEF EXPO Fuarımızı 5 – 10 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdik. İnegöl Mobilya Fuarı, Türkiye’nin en köklü ve eski mobilya fuarlarından birisi. 44’üncü kez mobilya fuarını organize ettik. Bu çok ciddi bir rakam. Türkiye’de bizden başka bu kadar çok mobilya fuarı organize eden bir kuruluş da yok. Özellikle geçtiğimiz yıllarda fuarımızın şirketleşmesi ve yurtdışından gelen ziyaretçilerin artmasıyla birlikte fuarımız hem Türkiye’de hem de dünya genelinde beklenen ve ziyaret edilen bir fuar statüsüne kavuştu. 5 Ekim’de başlayan MODEF EXPO Mobilya Fuarı, genel olarak değerlendirdiğimizde beklentimizin üzerinde bir başarıyla gerçekleşti. Alnımızın akıyla bu süreci de atlattık. Fuarın ticari aktivitesinden, getirisinden memnunuz. Bunun yanı sıra fuar süresince hiçbir sağlık sorunu yaşamadık. Bizim için önemli olan konulardan biri de buydu. Fuar süresince 67 ülkeden yabancı ziyaretçiyi İnegöl’de ağırlamış olduk. Pandemi sürecinde bir fuar organizasyonu için 67 değişik ülkeden katılımcı ağırlıyorsanız bu övünülecek bir başarıdır. Bu organizasyonları gerçekleştirmede de katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Özellikle de firmalarımıza teşekkür ediyorum. Pandemi sürecinde fuara katılım sağlayarak, bu sürece dahil oldular. Genel değerlendirdiğimiz MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarı, İnegöl mobilyası gibi bir marka olmuştur. Bundan sonraki süreçte, yeni fuarlarla İnegöl mobilya sektörüne, İnegöl ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacağımız kanaatindeyim.

Geçtiğimiz günlerde AK Parti Bursa Milletvekili Vildan Yılmaz Gürel ve Belediye Başkanı Alper Taban ile birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’la bir görüşme gerçekleştirdiniz. Bize görüşmenin detaylarından kısaca bahseder misiniz? Bakanlıkla birlikte yürüttüğünüz projeler nelerdir?
Uzun zamandır takibini yürüttüğümüz, ortaya koyduğumuz, İnegöl’ü ve şehrimizde faaliyet gösteren her sektörü yakından ilgilendiren projeler var. Ar-Ge, tasarım, test merkezi ve malzeme kütüphanesi bunlardan bazıları. Bunların yanı sıra yıllardan beri üzerinde hassasiyetle durduğumuz, çok önemsediğimiz yeni fuar alanının hayata geçirilmesi projesi var. Mevcut fuar alanımız metrekare, donanım ve modernizasyon anlamında bize yeterli gelmiyor. Biz yeni fuar alanı için projelerimizi hazırladık. Buranın ivedilikle İnegöl’e kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ı ziyaretimizde de bu konuları tekrar gündeme getirdik. Bizim açımızdan çok verimli bir ziyaret oldu. Bundan sonraki süreci takip ederek, projelerimizin hızla hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

İnegöl, yatırım olarak Ankara’dan hak ettiği desteği alabiliyor mu? Ankara eliyle İnegöl’ü daha da ileri taşıyacak hangi projeler gerçekleştirilmeli?
Biz, sanayicilerimizin ihtiyaçlarını gerek siyaset gerekse de TOBB nezdinde Ankara’ya iletiyoruz. İnegöl, uzun yıllardan beri yatırımını kendi sanayicisiyle, vatandaşıyla sağlayan, devletten çok fazla destek talep etmeyen bir şehir. Şehrimiz birçok alanda devletimizden destekler aldı ve almaya devam ediyor. Ancak İnegöl son yıllarda hem ekonomik hem de nüfus olarak çok ciddi büyüme sağlayan bir şehir. Türkiye’nin en büyük 20’nci ekonomisiyiz. Türkiye’nin dış ticaret fazlası veren 7’nci büyük ekonomisiyiz. Bunlar çok önemli rakamlar. Bu anlamda merkezi yönetimden daha fazla destek almasını arzu ediyoruz. Bu taleplerimizin başında da fuar alanı geliyor. Sanayi alanında da daha ciddi alanlara ve yatırımlara ihtiyacımız var.

İnegöl’de işsizliğin sıfır olduğu söylenir hep, bu gerçekten böyle mi? Çalışacak eleman bulmakta zorlanıyor mu üyeleriniz?
İstihdam olarak baktığımızda İnegöl’de bir işsizlik sorunu yok. Hatta negatif işsizlik olduğunu söyleyebiliriz. Ancak kalifiye eleman bulma konusunda bazı sıkıntılar yaşanıyor. İnegöl’de işsizlik sorunu yok ama kalifiye eleman sorunu var. Özellikle son yıllarda mesleki eğitim alanında zaaf yaşıyoruz. Bunu bir an önce ortadan kaldırmak için hem İTSO olarak hem de diğer kurumlar nezdinde üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışıyoruz. Başta mobilya sektörü olmak üzere, tarım, tekstil, makine sektörlerine yönelik eğitim kurumlarına çok ciddi destekler veriyoruz. Türkiye’de kurulan ilk mobilya lisesine sahibiz. Bu lisemizin teknolojik yatırımını, makine desteğini biz sağlıyoruz. Bu desteğimizi en üst seviyede sürdüreceğiz. Mesleki eğitim bizim için çok önemli.
Bunun yanında şehrimizde üniversite kurulması uzun yıllar gündemimizde. İnegöl’ bir üniversite kurulmasını arzu ediyoruz ve bunun için her türlü desteği vermeye hazırız. Fakat bu üniversitenin İnegöl’e ve İnegöl sanayisine katkı sağlaması, müfredatının ve bölümlerinin İnegöl gerçeğine uygun olmasını istiyoruz. Mobilya, tekstil ve tarım sektörüne hizmet edebilecek, bu yönde eğitim verebilecek bir üniversiteye ivedilikle ihtiyacımız var. Bu talep ve isteklerimizi Milli Eğitim Bakanımıza da ilettik.

Gelecek dönemde İnegöl sanayisi nasıl bir dönüşüm geçirmeli? Bu anlamda geleceğe dönük hedefleriniz, projeleriniz var mı?
İnegöl sanayisi ve sanayicisi her daim, değişim göstermektedir. Kendi firmalarımız başta olmak üzere şehrimizde de bu dönüşümü sürekli gerçekleştiriyoruz. İnegöl sanayicisinin cesareti, metaneti ve kabiliyeti üst düzeyde. Genç bir sanayici profiline sahibiz. 35 – 45 yaş bandında ve 35 yaş altında çok sayıda İnegöllü sanayicimiz var. Bu çok güzel bir özellik. Cesaretliyiz, korkmuyoruz, yatırımlarımız öz sermayemizle yapmaya gayret gösteriyoruz. Dinamik bir sanayici yapısına sahip, ekonomik gelişime açık bir şehir olmamız en önemli özelliklerimiz arasında. Bu anlamda özellikle genç yatırımcılarımıza ve sanayicilerimize teşekkür ediyorum. Cesaretli olmak, yatırım yapmak, yaşadığı ülke ve şehre faydalı olmak bambaşka bir histir.

Tüm dünya bir süredir koronavirüsün etkisinde. Ülkemizde virüsün ilk görüldüğü mart ayından itibaren çeşitli tedbirler alınarak virüsün etkisinin minimuma indirilmesi adına çalışmalar yapıldı. İnegöllü sanayiciler pandemi sürecini nasıl geçirdi?
Daha önce de değindiğimiz gibi İnegöl dinamik bir sanayi şehri. 2020 yılının ocak ve şubat ayı verileri şehrimiz açısından oldukça iyiydi. Mart ayında pandemiyle birlikte dünyada yaşanan sıkıntıları da biz de yaşadık. Özellikle mart, nisan ve mayıs aylarımız çok yorucu geçti. Üretimlerimiz durma noktasına kadar geldi. Ancak mayıs ayının sonundan itibaren başlayan normalleşme süreciyle birlikte İnegöl dinamik bir şehir olma özelliğini de iyi kullanarak haziran, temmuz ve ağustos aylarında çok ciddi üretim ve ihracat rakamlarına ulaştı. Sanayicimiz bu sürece hızlı adaptasyon sağlayarak üretimlerini ve ihracatlarını artırarak çalışmalarına devam ediyor. Bugün bakıldığında iç piyasada bir daralma söz konusu olsa da ihracatımız artarak devam ediyor.

Virüs vakalarında dünyada ve ülkemizde bir artış söz konusu. Sizin ikinci dalgaya karşı hazırlıklarınız nelerdir?
Son bir yıldır dünyada pandemi süreci ile birlikten ekonomik anlamda birçok değişim oldu. Göstergelerde negatif ve pozitif pozisyonlar içerisinde inişli çıkışlı bir 7-8 ay geçirdik. Tabi her ülkenin kendi geçeği, ekonomik gücü var. Bu bağlamda biz, kendi ülkemizi değerlendirdiğimizde sabit gelirli küçük esnafımızın bu durumdan çok ciddi etkilendiğini söyleyebiliriz. Sanayicimiz bu sıkıntıları biraz daha çabuk atlattı gibi gözüküyor. Ancak restoran, turizm otelcilik ve kafeterya işletmecilerimizin işlerinde bir durgunluk söz konusu.

Genel olarak Türk ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi alabilir miyiz? Malum ekonomi yönetiminde bazı değişiklikler oldu, çeşitli alanlarda reformlar yapılacağı söyleniyor. İş dünyasının belli başlı sorunları neler, bunların çözümü için neler yapılmalı?
Genel değerlendirme yaptığımda aslında hükümetimiz en üst seviyede sanayicimize, esnafımıza en üst seyide destek vermeye özen gösterdiğini görüyoruz. Kısa çalışma ödeneği, sigortaların ödenmesi ve borç yapılandırmaları gibi birçok ana başlıkta hükümetimiz sanayicimize desteler verdi.
Bunun için hükümetimize teşekkür ediyoruz. Bu olumlu ve önemli adımlar, ekonominin hızlı harekete geçmesinde imkan verdi. Bahsettiğimiz gibi işimiz ve ihracatımız iyi. Üretim kapasitemiz artıyor. Ancak bununla birlikte hammadde ihtiyacımız da çok ciddi bir şekilde artıyor.
Özellikle sünger, MDF, sunta, cam, ayna gibi hammaddelerde çok yüksek fiyat artışlarıyla karşı karşıyayız. Bu sanayicimizin son iki aydaki en önemli sorunudur. Bunu da yetkililere bildiriyoruz.
Hazine ve Maliye Bakanımız Lütfü Elvan, devlet tecrübesi olan, daha önce bakanlık yapmış, devletin plan bütçesini yöneten tecrübeli devlet adamlarından. İnşallah bu süreçte de doğru kararlar ve başarılı adımlar atarak ekonomimizi daha verimli yönetecektir. Bu doğrultuda biz sanayici dünyası olarak iş adamları olarak her zaman hükümetimizin, bakanlarımızın yanındayız. Onların aldığı doğru kararlara her zaman destek verdik ve bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz.

 

Yorumlar (0)
18
hafif yağmur