banner8

banner13

banner6

'İkinci çeyrek büyümesi'ne pandemi damga vurdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yılın 2. çeyreğe ilişkin büyüme rakamlarını değerlendiren iş dünyası temsilcileri, büyüme oranındaki gerilmeye rağmen karamsar olmadıklarını açıkladılar.

Gündem 08.09.2020, 13:05 08.09.2020, 13:05
'İkinci çeyrek büyümesi'ne pandemi damga vurdu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yılın 2. çeyreğe ilişkin büyüme rakamlarını değerlendiren iş dünyası temsilcileri, büyüme oranındaki gerilmeye rağmen karamsar olmadıklarını açıkladılar.

 

Tüm dünyayla birlikte ülkemizi de etkisi altına alan koronavirüs salgınının ekonomi üzerindeki etkisinin pandeminin en yoğun yaşandığı ve hayatın durduğu nisan, mayıs, haziran aylarına denk gelen 2’inci çeyrek verilerine yansıdığını ifade eden iş dünyası temsilcileri, rakamların bu yönde gelmesinin normal olduğu, bunun karamsar tabloya sebebiyet vermemesi gerektiği, yılın 3’üncü çeyreğiyle birlikte büyümenin yeniden yukarı yönlü olacağı görüşünde birleştiler.

 

 

BTB YKB ve TOBB YKÜ Özer MATLI

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ikinci çeyrek verilerine göre Türkiye’de gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) yılın ikinci çeyreğinde yüzde 11 oranındaki beklentinin aksine, yüzde 9,9 oranında küçülme kaydetti. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde bu yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım yüzde 4, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 11, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 27,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 1,7 arttı. Buna karşın sanayi yüzde 16,5, inşaat sektörü yüzde 2,7, hizmetler ise yüzde 25 oranında azaldı.

Yılın ilk çeyreğindeki 4,4’lük büyümenin aksine, ikinci çeyrekteki küçülme koronavirüs salgınına bağlı olarak alınan kısıtlama kararlarının bir sonucudur. Aynı dönemde Avrupa Birliği yüzde 11,9, Euro Bölgesi yüzde 12,1 ve ABD yüzde 32,9 gibi rekor oranlarda küçülme yaşarken, Türkiye’nin beklentilerin altında bir daralma yaşamasında ekonomi yönetiminin aldığı koruyucu tedbirler olumlu bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor. Haziran ayından itibaren atılan normalleşme adımları ve Merkez Bankası’nın faizlerde değişiklik yapmaması ekonomiye ciddi destek sağlarken, verilerin yeniden ‘V’ şeklinde pozitif yönlü bir artış izlemesi, Türkiye’nin yılsonunda daha iyimser bir tabloyla karşı karşıya kalacağını gösteriyor. İşletmelerin üretim, yatırım ve istihdamını aralıksız sürdürmeleri için bir süre daha desteklenmeye ihtiyacı var. Bu noktada, TOBB’un girişimleri sonucu hayata geçirilen kısa çalışma ödeneğinin 2 ay daha uzatılması olumlu bir gelişmedir. Pandemi nedeniyle birçok ülke yılsonuna kadar, hatta 2021 yılının ikinci çeyreğine kadar negatif bir beklenti içindeyken, Türkiye’de son açıklanan veriler ışığında daha iyimser bir tablo beklentisi, reel sektör açısından oldukça motive edici bir durum. Ekonomideki pozitif yönlü bu ivmenin devam etmesi için kısa çalışma ödeneğinin en azından yılsonuna kadar devam etmesi ve sistemin dışında kalan bazı sektörlerin de bu ödenekten faydalanması gerektiğini düşünüyorum. Tüm bunların yanı sıra sağlıklı ve kalıcı bir büyüme için üretim odaklı, katma değer yaratan, yüksek teknolojiyi baz alan üretim modelini de her alanda hayata geçirmemiz olmazsa olmaz.

 

NOSAB YK Başkanı Erol GÜLMEZ

Salgın tüm dünya ülkelerini olduğu gibi Türkiye’yi de gerek sosyal gerek ekonomik anlamda olumsuz etkiledi. Özellikle Nisan ve Mayıs aylarında üretimin durma noktasına gelmesiyle birlikte sanayi sektörünün daralması, hizmet sektörünün tamamen faaliyetten uzak kalması ve finans kaynaklarına erişimde yaşanan çeşitli sıkıntılar ekonomide hareketliliğin yavaşlamasına sebep oldu. Bu sebeple, büyüme rakamlarının bir daralmaya işaret edeceğini biliyorduk. Bu daralma, pandemi döneminde, kamu bankalarının düşük faizle kredi vermesi sayesinde biraz yavaşladı. Fakat kredilendirme sürdürülebilir bir rahatlama politikası değil, üçüncü çeyrekte bu rahatlamanın üretim ve ihracatla sağlanması gerekiyor. Artan döviz kurları, ithal hammadde bazlı üretim yapan sanayi kuruluşlarının maliyetlerini endişe verici oranda arttırdı. Öte yandan, ihracat yapan firmalar da üretim maliyetlerinin sürekli artmasından dolayı satış fiyatlarını revize etmek zorunda kalınca istikrarsız bir görüntü vermiş oldu. Üçüncü çeyrekte, büyüme oranlarının iyileşmesi ve pandeminin reel hayattaki etkilerinin en aza indirgenebilmesi için kur artışının kontrol altında tutulması gerekir. 2020’nin ilk altı ayında yaşanan pandeminin sert etkilerini atabilmek için üretim, ihracat ve istihdam konuların öncelikli olarak ele alınması, üçüncü çeyrekte sektörel verilerin daha rahatlatıcı olmasını sağlayacaktır.

 

BUSİAD YKB Ergun Hadi TÜRKAY

2020 ikinci çeyreği için açıklanan rakamların kimseyi korkutmamalıdır. Pandemi dönemini gösteren rakamlarda, daralma yüzde 9.9 çıkıyor. Sanayi yüzde 16.5, inşaat yüzde 2.7, hizmetler yüzde 25, destek hizmetleri yüzde 16.5diğer hizmetler yüzde 18 küçülmüş. Küçülmeyi, yüzde 9.9’da tutan ise başta finans ve sigortanın yüzde 27.8, bilgi-iletişimin yüzde 11 ve tarımın yüzde 4 büyümesi oldu. Tekrar çarklar durmak zorunda kalmazsa bizler bu işin altından kalkarız. Özellikle tek odaklı tedarik anlayışının, pandemiyle birlikte yerini bölgesel tedariğe bırakacağının anlaşılmasıyla, Türkiye’nin önünün açılacağı ortaya çıkmıştı. Çin’den yapılan alımların özellikle Avrupa için Türkiye’ye kayma ihtimali belirmişti. Ancak işin sağlık boyutunun çok da iyi gitmediğini görüyoruz. Umarım sonbahar ve kış aylarında daha sıkıntılı bir dönem yaşanmadan bu beladan kurtuluruz. Türkiye bu işi ilk günlerdeki gibi sıkı tutabilirse önünde güzel bir yol var bizler bunu görebiliyoruz. Ancak her akşam ortaya çıkan sağlık rakamları ve görüntüler bu umudumuza gölge düşürüyor. Ancak bizler yine de gelecekten umudumuzu koruyoruz.

 

Kayapa OSB YK Başkanı Yalçın TOY

Pandemiyi en sert yaşadığımız ikinci çeyrekte, büyüme rakamlarının bu oranlarda gelmesini hepimiz bekliyorduk. Salgın sebebiyle, sadece ülkemizde değil, 2020’nin ikinci çeyreğinde tüm dünyada hayat durma noktasına geldi. Ancak, büyüme rakamlarına baktığımızda, daralmanın şiddeti konusunda Avrupa ve ABD ekonomilerine kıyasla daha iyi bir noktada olduğumuzu görüyoruz. Bunda hükümetimizin hem ekonomik hem de sağlık alanında almış olduğu tedbirlerin rolü büyük. Türkiye, aktif ve dinamik bir ekonomiye sahip. Normalleşmeyle birlikte gelen veriler de pandemiden sonra ne kadar hızlı bir şekilde toparlanma sürecine girdiğimizin önemli bir göstergesi. Yılın ikinci yarısıyla birlikte, Covid-19’un olumsuz etkilerini üzerimizden atacağımıza inanıyorum. Sanayici olarak bizler de her zaman, üzerimize düşen görevi yapmaya ve ülkemizin kalkınması için çalışmaya devam edeceğiz.

 

BEKSİAD YK Başkanı Ömer YILDIZ

Kötümser tabloların aksine büyüme oranımız dünya ülkelerine kıyasla daha iyi bir sonuç verdi. 019’un aynı dönemine göre İngiltere yüzde 21,7, Fransa yüzde 19, İtalya yüzde 17,3, Almanya yüzde 11,6 küçülürken, Türkiye’de bu rakam yüzde 9,9’da kaldı. Yani TÜİK tarafından açıklanan 2. çeyrek büyüme rakamları bizim daha iyi durumda olduğumuzu gösteriyor. Normalleşmeyle birlikte,  Kapasite Kullanım Oranı, Reel Kesim Güven Endeksi ve PMI rakamları gibi öncü göstergelerin hepsi son dört aydır üst üste yükseliş kaydediyor. Bu anlamda ben üçüncü ve dördüncü çeyrekte, büyümenin yeniden yukarılara çıkacağını düşünüyorum. Geçici olarak yaşanan küçülme moralimizi asla bozmayacaktır. Aksine Türk iş insanları olarak bizler daha kararlı bir şekilde çalışarak, toparlanma ve yeniden büyüme hamlesi için elimizden geleni yapacağız.

 

BALKANTÜRKSİAD Başkanı Berat TUNAKAN

Koronavirüs pandemisi yılın ilk aylarından itibaren dünyayı, Mart ayından bu yana da ülkemizi etkisi altına almaya başladı. Her anlamda tabiri caizse hayat adeta durdu. Yılın ikinci çeyreği neredeyse bu ortamda geçti. Pandemi etkisiyle sadece ülkemiz değil dünyanın birçok büyük ekonomisi ciddi zorluklar yaşadı, hala da yaşamaya devam ediyor. İkinci çeyrek rakamları, 9,9 bir küçülmeyi gösterse de özellikle Avrupa ekonomilerine göre daha iyi durumda olduğumuzu görebiliyoruz. Bu daralmadan çıkacağımızı ve 3 ile 4. çeyrekte çok daha iyi rakamlara ulaşacağımızı düşünüyorum.

 

DOSABSİAD YK Başkanı Nilüfer ÇEVİKEL

Türkiye ekonomisinin yaşanan pandemi süreci ve beraberinde alınan kısıtlama tedbirlerinin etkisi ile yılın ikinci çeyreğinde yüzde 9,9 oranında küçüldü. Sanayiciler olarak nisan, mayıs, haziran aylarını kapsayan yılın ikinci çeyreğinde yaşanan küçülmenin yeni serbesti döneminde yükselişe doğru bir ivme yakalaması için çalışıyoruz. Sanayide yaşanan yüzde 16,5’lik daralmanın yaşanan küçülmede önemli bir etken oldu. Bu anlamda büyüme oranlarının yeniden yükselişe geçebilmesi için sanayicinin korunması ve desteklenmesi gerekiyor.

Ekonomistlerin yüzde 11’lik tahmininin altında kalan küçülme olumlu bir gelişme olarak sayılabilir. Pandemi sürecinde devlet destekleri ile üretime devam etmeye çalışan sanayicilerimiz, zor şartlarla mücadele ederek daha kötü senaryoların yaşanmasının önüne geçtiler. Pandemi sonrasında oluşan yeni dünya düzenine ayak uydurabilen, teknoloji ve dijital dünyaya adapte olabilen sanayi kuruluşları kendileri ile birlikte ülke ekonomisini de yükselişe geçirecektir. Burada devlet destekleri çok önemli. Yaşanan bu değişim ve dönüşüm sürecinde üreticiler için yeni teşvikler sunulmalı.

 

HOSAB YK Başkanı Ömer Faruk KORUN

2020 ikinci çeyrek büyüme sonuçları, yüzde 9,9 küçülmeyi gösterdi. Bu sert çöküşün ardından temmuz ve ağustos öncü göstergelerimiz ümit vaad ediyor. İmalat sanayinin üçüncü çeyrekte artıya geçeceğini düşünüyorum.

Covid-19 salgını, istihdamı azalttı, ithalat vergi kaynaklarını düşürdü, ihracat talebinin önünü kesti, paramız yılbaşından beri küresel eşleniklerine kıyasla yüksek gelir kaybına uğradı. Tüm bunlar birleştiğinde de ekonomide çarklar elbette yavaşlıyor. Üstüne yüksek risk primimiz, Türkiye’ye küresel güven yetersizliğini getiriyor ve işimiz daha da zorlaşıyor. Ancak yine de ikinci çeyrekte dibi yaşadık, gelecek çeyrek bunun bir toparlanması sağlansın ve büyüme ivmesi güçlü şekilde başlasın, bunu ümit ediyoruz. Bundan sonraki aylarda pek çok makro göstergede daha iyi rakamlarla karşılaşmayı bekliyoruz.

 

 

BOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Çağan

Türkiye’nin ekonomisinin, Çin hariç olmak üzere diğer ülkelerden ayrışarak 2020 yılında en fazla %1 civarında küçüleceğini, hatta belki %0,5 büyüme ile yılı kapatabileceğini düşünüyorum. Nisan-Haziran arasında düşük faizli kredilerle bankaların TL kredi hacimlerinin 300 milyar TL artması ile desteklenen ekonominin, üçüncü çeyrekte çift haneye yakın bir rakamla büyümesi büyük olasılıktır. Arka arkaya 3 aydır 50 puanın üzerinde çıkan PMI endekslerinin bu konuda öncü gösterge olduğunu düşünüyorum. Ertelenmiş talep ve kamu maliyesinin desteğinin etkisinin azalması ve nispeten daha fazla büyümenin gerçekleştiği 2019 son çeyreğinin baz etkisi sebebiyle, 2020 yılı son çeyrek büyüme rakamlarının düşük olacağını öngörülse de rekabetçi döviz kuru ve ülkemizin stratejik pazarlara yakınlığı sebebiyle, son çeyreğin sürpriz yapıp seneyi ufak bir artışla kapatacağımız ümidindeyim.

 

 

DOSAB YK Başkanı Ersan ÖZSOY

İkinci çeyrek büyüme verileri beklentiler paralelinde oluştu. Pandemi sebebiyle ekonomideki daralma bize mahsus bir şey değil, tüm dünyada benzer tablolar var. Bizim şanssızlığımız 2018 ve 2019 yıllarındaki daralmaların üzerine, 2020’ye yaklaşık sıfır büyümeyle başlamış olmamızdır. Sanki ekonomi nefesini tutmuş, Covid-19 salgınını bekler gibi bir ortamda; yani oldukça kötü bir zamanda pandemi bizi yakaladı. 2020’nin Nisan-Mayıs-Haziran dönemini kapsayan ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre sanayi yüzde 16,5 küçülmüş gözüküyor. Ancak Haziran sonrası bir toparlanma başlamıştır ve bu toparlanmanın sonuçları 3. çeyrekte görülecektir. Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları bölgemizdeki tüketim değerlerine bakıldığında fena durmuyor. Dolayısıyla 3. çeyrekte bir toparlanma olacaktır. Ama yılsonu itibariyle ekonomimizde daralma kaçınılmaz. Sonuçta durumun halen kritik olduğunu söyleyebiliriz. Bizler sanayi kesimi olarak elimizden gelen çabayı gösteriyoruz ancak son sözü yine salgındaki gelişmeler söyleyecektir.

 

 

GESİAD Başkanı Murat KAYA

Pandemi ve beraberinde gelen kısıtlamaların ekonomi üzerindeki negatif etkisinin, 2020’nin 2’inci çeyrek rakamlarına yansıdığını görüyoruz. Covid-19 şokunu atlatıp yeni normale dönmeye başladığımız Haziran ve Temmuz aylarında üretim ve ekonomi hareketlenmeye başladı. Üçüncü çeyrek rakamları daha iyi gelecektir diye düşünüyoruz. Ancak özellikle Ağustos ayıyla birlikte salgının tekrar yükselişe geçmesi, bununla birlikte kurlardaki oynaklık hepimizi endişelendiriyor. Tekrar kısıtlamaların gelmemesi ve hayatın durmaması için hepimizin sorumluluk içerisinde davranmalıyız. Ülkemizin ekonomik anlamda, salgının ikinci bir büyük dalgasını kaldıracak gücü yok. Hem sağlığımız hem de ülkemiz için kurallara harfiyen uymamız gerektiğini bir kez daha önemle ifade etmek istiyorum.

 

 

İMSİAD YK Başkanı Mustafa ANDIÇ

Salgının etkisinin en yoğun yaşandığı ayları kapsayan 2’inci çeyrek büyüme rakamları, ekonomik daralmanın izlerini net bir şekilde ortaya koyuyor. TÜİK’in verilerine göre, inşaat sektörü yüzde 2,7 azaldı. İnşaat sektörünün krizi diğer sektörler gibi pandemiyle değil, 2018 Ağustos ayında başlamıştır. Öyle ki, alınan yapı ruhsatlarında önceki yıla göre Türkiye genelinde %50’lerin, Bursa’da %70’lerin üzerinde bir daralma yaşandığı içindir ki, 2020 Haziran ayında başlatan 0.64 konut kredi oranları ile sektöre can suyu sağlanmıştır. Konut kredisi faiz oranlarındaki bu indirim inşaat sektörünü pozitif yönde etkilemiştir ve görülen o ki pandeminin en yoğun hissedildiği ve yılın 2. çeyreğine denk gelen Nisan Mayıs Haziran aylarında inşaat sektörü sadece 2.7 oranında daralmıştır. Eğer bu tedbirler alınmamış ve uygulanmamış olsaydı ekonominin lokomotifi durumunda olan inşaat sektörü bu dönemi çok daha ağır geçirecek ve ekonomiye tahribatı da ağır olacaktı. Haziran ayıyla birlikte hem üretimde hem de konut satışlarında yaşanan hareketlilik, ekonomimizde bir canlanma yaşanmasına sebebiyet verdi.

 

TÜGİAD Bursa Şb. Bşk. Ersoy TABAKLAR

İkinci çeyrek büyüme rakamları kamuoyunun beklediği gibi geldi diyebiliriz. Bu rakamın yüzde 10’a yakın bir küçülme seviyesinde olması, normal bir dönemde hepimizi telaşlandıracak bir durum olabilirdi. Ama neredeyse tüm dünyanın koronavirüsle boğuştuğu bu pandemi döneminde bu rakamların olması son derece normal. İstatistiklere baktığımızda daralma yaşamayan ülke neredeyse yok gibi. Önemli olan ikinci dalganın gelmemesi. Eğer ikinci dalga olmazsa ve bu ara biraz artan koronavirüs rakamları daha aşağılara çekilebilirse ben üçüncü çeyrekte daha iyi rakamların geleceğini düşünüyorum.

 

 

Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?