banner8

banner6

banner11

Bursa OSB'nin taşınması hayal

Bursa OSB’nin taşınması hayal

Gündem 09.06.2020, 00:00 09.06.2020, 00:00
Bursa OSB'nin taşınması hayal

Röportaj Cüneyt Alkış



Türkiye makina imalat sanayinde Bursa’mızın gururu olan Durmazlar Makina’nın ve 1961 yılında kurularak Türkiye’nin ilk OSB’si ünvanını alan Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Hüseyin Durmaz; Bursa OSB’nin geleceğinden pandemiye, Durmazlar Makina’dan ekonomiye, en çok kızdığı şeylerden en üzüldüklerine kadar pek çok konuda içini, EKOHABER’e döktü.

Küresel rekabetin baskısı altında zorlanan iş insanının da, günümüz çağında iyi ve kötüyü ayırma konusunda sıkıntı çeken herhangi bir kişinin de ahlaklı olması, toplumsal ilerleyişimize olumlu yansıyacaktır. Globalleşen dünyada maksimum kazanç için kural tanımaz uygulamaların ve etiksizliğin bolca yaşandığı ticaret hayatında; görgü, ahlak, kültür ve bilgi gibi temel değerlerin maddi kazanç uğruna feda edilmemesini ve rekabetin de ahlaklı olması gerektiğini savunan Hüseyin Durmaz, ahlak ve dürüstlükten taviz vermeden de ticaret yapılabileceğini söylüyor.

Gazeteniz EKOHABER’e özel açıklamalarda bulunan Hüseyin Durmaz ile sadece ekonomiyi değil, Durmazlar Makina ile Bursa OSB’nin geleceğini, kurumsallığı, iyi insan olmanın şartlarını, ahlaklı rekabeti, kızdıklarını ve üzüldüklerini konuştuk.



Alanında birçok ilke atan Durmazlar Makina 64 yaşında. Kısa ömürlü firmaların çok olduğu ülkemiz adına önemli bir rakam. Durmazlar Makina’yı gelecekte nerede görmek istiyorsunuz. Gönlünüzden geçenler ne?

Rahmetli Babam Ali Durmaz tarafından 1956 yılının zor şartlarında kurulan Durmazlar Makina, bugün sayısız ilklere imza atan, bin 500 kişilik istihdam sağlayan, 120 ülkeye ihracat yapan bir firma olarak yoluna emin adımlarla devam ediyor. Gelecekte, Durmazlar Makina’nın kurumsal olarak yönetilmesi, ayakta kalması, ülkesine ve insanlığa şimdi olduğu gibi artarak hizmetini sürdürmesi en büyük arzumdur. Profesyonelce yönetilen şirketleri inceliyoruz, inceleyeceğiz. Onlar neler yapıyorsa onları yapıp firmalarımızın uzun yıllar kurumsallık içerisinde ayakta kalmasını sağlayacağız. İnsanlık adına kutsal bir görev yaptığımızı düşünüyorum. Bizden alınan bir makina o ailenin ekmeğini kazandırıyor. Tramvay da alıyor seni bir noktadan bir noktaya taşıyor ve ihtiyacını karşılıyor. Bunlar çok kutsal görevler bana göre.

Türkiye’nin ilk OSB’si olan Bursa OSB ve çalışmaları ile ilgili neler söylersiniz?

Bölgenin ilk adı Pilot Organize Sanayi Bölgesidir. Pilot demek, Türkiye’de ilk kez uygulanan bir sanayi bölgesi demek. 7 milyon metrekareye sahip karma bir sanayi bölgesiyiz. Tekstil, Elektronik, Otomotiv, Makina, Kimya ve Otomotiv Yan Sanayi firmalarının ağırlıkta olduğu bir bölge burası. 1961 yılında kurulan Türkiye’ye emsal olmuş Bölgemiz, bundan sonra da çevreye duyarlı, Ar-Ge ve inovasyona yatırım yaparak geleceğe hazırlanmaya devam edecek. 60 sene önce yapılmasına rağmen altyapımız, fiziki imkânlarımız, caddelerimiz oldukça güzel. Bursa OSB’deki caddelerin altında yer alan elektrik, su, doğalgaz hatlarının uzunluğu Bursa’dan Kayseri’ye kadar bir mesafe yapıyor.

Ülkeye örnek olan bir OSB’nin Başkanı olarak, diğer OSB’lere önerileriniz nedir?

Geçen yıl Bursa OSB’nin 2019 yılındaki ihracatı 6 milyar dolar civarındaydı. 3-4 milyar dolar da ithalat olduğunu varsayarsak demek ki Bursa OSB’de geçen yıl 10 milyar dolar para hareket gördü. Keşke bizim gibi yüzlerce OSB olsa böyle. Ama tabi bunu yaparken de bazı duyarlılıkları göz ardı etmemeliyiz. Bir OSB önce çevreci olmalı. Çocuklarının ve torunlarının geleceğini zehirlememeli. Çevre bilincini işverenlere ve çalışanlara aşılamamız lazım. Çevreci ve duyarlı, teknolojiye ve AR-Ge’ye yatırım yapan bir OSB olarak yolumuza devam ediyoruz. Ve her OSB’nin de Türkiye’nin ilk OSB’si olan Bursa OSB’yi örnek almasını söylüyoruz.

Bir OSB önce çevreci olmalı. Çocuklarının ve torunlarının geleceğini zehirlememeli. Çevre bilincini işverenlere ve çalışanlara aşılamamız lazım.

Bursa OSB 59 yaşında. Dönem dönem misyonunu tamamladı artık diyenler oluyor? Bu konuda sizin fikriniz nedir?

2021 yılında 60. Yılımızı kutlayacağız. Yani Türkiye’nin ilk OSB’si 60 yaşına girmeye hazırlanıyor. Bu gurur verici bir şey. Misyonunu tamamladı, şehrin içinde kaldı diyenler oluyor evet. Ancak ben farklı düşünüyorum. Bölgemizde yerli ve yabancı çok değerli firmalar var. OYAK Renault, Bosch, Beyçelik Gestamp, Korteks gibi güçlü firmalar bu bölgeden taşınmadıkça burası devam eder. Bu ve benzeri güçlü firmaları da kibrit kutusu misali taşıyamazsın.

Güçlü firmalar bu bölgeden taşınmadıkça Bursa OSB daha uzun yıllar devam eder.

“Toparlanma 2021’in sonunu bulur”

Pandemi sürecinde Bursa OSB’deki fabrikalar nasıl aksiyon aldı?

Pandemi sürecinde firmalarımızla olabildiğince iletişimi aksatmamaya özen gösterdik. Birçok firma çalışanlarını izne çıkardı. Otomotiv ana sanayisinin 15 gün kapanmasıyla beraber yan sanayiler de 15 gün durdu. Şu an genele baktığımızda yüzde 50 ila 70 arasında çalışılıyor. Bütün fabrikalar COVID ile ilgili tedbirlerini aldı. Bazıları pandemi kuralları sebebiyle yüzde 60-70 kapasiteyle çalışıyor. Vardiyası düştü ama servisler ve buna bağlı olarak maliyetler arttı. Pandeminin psikolojik etkisi de var. Çalışanların, işverenlerin motivasyonu düşük. Herkesin geçindirmesi gereken bir ailesi var ama bir yandan da virüse yakalanma korkusu var. Biz de herkes gibi en kısa zamanda eski düzenimize dönmeyi arzuluyoruz.

Toparlanmanın ne zaman olacağını öngörüyorsunuz?

Eylül ayında dünya sanayisi toparlanmaya başlar. Tam toparlanmanın 2021 yılının sonlarını bulacağını düşünüyorum. Toparlanma aşağı yukarı 1 yıl daha sürer. Pandeminin sürecini ve dolayısıyla dünya ticaretinin nasıl bir şekil alacağını tam olarak göremediğimiz için öngörülerde de zorlanıyoruz. Öyle bir dönemdeyiz ki 1 saat sonra ne olacağını bilmiyoruz. Bundan böyle gelirimiz kadarını harcamak zorundayız. İş insanı da vatandaş da herkes geliri kadar harcamalı.

Pandemi gibi bir durumla ilk kez karşılaştık hepimiz. Pek çok şey değişti, değişeceği de söyleniyor. Ne düşünüyorsunuz. Bu virüs bize neler öğretti?

Bu virüs bize birçok şeyi öğretti. İnsanoğlunun acziyetini ortaya çıkardı. Son yıllarda çok şımardık. Virüs herkese, daha ahlaklı, daha saygılı, daha terbiyeli olmamız gerektiğini öğretti. Yanındaki çocuğuna, annene babana sarılamıyorsun. Bunu kim engelleyebilirdi. Ama bir virüs yaptı işte. Bu bir ders olmalı. Alabilene güzel bir ders.

Bu virüs insanoğlunun acziyetini ortaya çıkardı. Hepimize, daha ahlaklı, daha saygılı, daha terbiyeli olmamız gerektiğini öğretti.

Sektörünüze dönecek olursak; makina imalat sanayi ne durumda?

Benim de yönetiminde olduğum Orta Anadolu İhracatçı Birliklerimizin rakamlarına göre, Türk makina sanayinin ihracatı geçen yıl 17 milyar dolardı. Bu yıl ilk 4 ayda yüzde 11 bir daralma söz konusu. Makina imalat sanayi olarak çok yol kat ettiğimizi düşünüyorum. Pandemi boyunca takım tezgâhlarında birçok İtalyan fabrikası kapatmak zorunda kaldı. Çinliler hariç Avrupa’da aktif olan Japonyalı, Belçikalı, Almanyalı ve İsviçreli bir firma var ve biz Türkler varız. Ürünün kalite algısı anlamında biraz daha yol kat etmemiz gerekiyor. Bütün sektörlerin teknoloji odaklı çalışmalar yapması lazım. Ülke imajımızı kaliteli ürünlerle, yıllar sürecek olan planlı bir mücadele ile pozitife döndürmemiz gerekiyor. Örneğin Alman malı herkesin kalitesine güvendiği bir maldır. Dünya genelinde böyle bir algısı var. Üreticilerimiz de her konuda kaliteli bir mal üretmeli ki yıllar içinde biz de bu konuma gelelim.

“Şahsi menfaatler, şirket menfaatlerinin önüne geçmemeli”

İş hayatı birçok duyguyu barındırıyor. Mutluluklar, gururlar ve üzüntüler. Siz de birçoğunu yaşamışsınızdır. Siz en çok neye üzülürsünüz?

Kalitesiz bir ürünü bilmeden müşterimize gönderdiysek çok üzülürüm, müşteriye karşı mahçup olurum, alnım kızarır. O ürünü gelir alır yenisini de veririm.

Bir de işinden kaytaran çalışanlarımın yaptıklarına üzülürüm. Bir çalışanla örneğin haftalık 45 saat karşılığı x liralık bir bedele anlaştım. Ben ay sonunda ona parasını tam veririm ama o kaytarır, 45 saat çalışmaz. O kaytardığı zaman bu harama düşer. Buna çok üzülürüm. Bizim hakkımıza giriyor, arkadaşının hakkına giriyor, sistemi yavaşlatıyor. İnsanımızın bunun fakında olması çok önemli. Tüm işverenler olarak bu farkındalığı yaratmamız lazım. İnsanımızın daha medeni, çocuklarımızın daha medeni bir ülkede yaşaması için ahlak çok önemli. Biz çalmamayı, dürüstlüğü, ahlaklı olmayı büyüklerimizden öğrendik, şimdi de evlatlarımıza öğretiyoruz. Evlatlarımız da yarın çocuk ve torun sahibi olacaklar. Eğer ülkemizin vatandaşı ahlaklı ve dürüst olmazsa yanlış öğrettiniz, yanlış yetiştirdiniz diye bizi suçlarlar. Görgü, ahlak, kültür ve bilgi gibi temel değerler, maddi kazanç uğruna feda edilmemeli.

Son olarak ahlaksız rekabete üzülürüm. Rekabet ezeli olmamalı. Rekabet dik tutar, diri tutar. Rekabet iyidir ama ahlaklı ve etik olmalı. Etik dışı yapılan rekabet beni üzüyor.

Görgü, ahlak, kültür ve bilgi gibi temel değerler, maddi kazanç uğruna feda edilmemeli.

Sizi genelde sakin biri olarak biliyoruz. Ancak yoğun iş hayatı stresi de barındırıyor. Peki, Hüseyin Durmaz en çok neye kızar?

Genelde sabırlıyımdır çok kızmam ama tabi her insanın bir eşik noktası vardır. Özellikle yalana çok kızarım. Bir de şahsi menfaatlerini şirket menfaatlerinin önüne geçirenlere de kızarım.

Şahsi menfaatlerini şirket menfaatlerinin önüne geçirenlere çok kızarım.


Sayı: 1254 - Sayı'nın Kapağı

Yorumlar (0)
14
açık
banner12