banner8

banner6

Bebe giyiminde trendler değişti

Covid-19 pandemisinden derinden etkilenen bebe giyim ve konfeksiyon sektöründe  normalleşmeyle birlikte üretim ve ihracat yeniden hız kazandı. BEKSİAD Başkanı Ömer Yıldız ve sektör temsilcileri, sektörün gelecek dönem yol haritasını, pandemiyle birlikte değişen trendleri ve Junioshow hazırlıklarını EKOHABER’e değerlendirdi.

Gündem 14.09.2020, 13:37 14.09.2020, 13:37
Bebe giyiminde trendler değişti
Covid-19 pandemisinden derinden etkilenen bebe giyim ve konfeksiyon sektöründe  normalleşmeyle birlikte üretim ve ihracat yeniden hız kazandı. BEKSİAD Başkanı Ömer Yıldız ve sektör temsilcileri, sektörün gelecek dönem yol haritasını, pandemiyle birlikte değişen trendleri ve Junioshow hazırlıklarını EKOHABER’e değerlendirdi.

 

2020 yılına hızlı bir giriş yapan bebe - çocuk giyim ve konfeksiyon sektörü, salgının Türkiye’de görülmesiyle birlikte üretime bir süre ara vermek durumunda kaldı. Pandemiye 2020 ilkbahar – yaz sezonunun ortasında yakalanan firmalar, sınırların kapatılmasıyla birlikte ürün tedariki ve ihracatta da ciddi sıkıntılar yaşadılar. Normalleşmeyle birlikte üretim ve satışların tekrardan artmaya başlaması sektör temsilcilerini gelecek dönem için umutlandırdı.

 

BEKSİAD YK Başkanı

Ömer YILDIZ

Sektörümüzün ve birçok sektörün bu dönemden ders çıkardığını düşünüyorum. Dijital pazarlamanın önemi bir kez daha kavrandı. Biz de BEKSİAD olarak üyelerimizi  bu pazarlama yöntemlere teşvik ettik. Firmalarımız kendi çaplarında adımlar atmaya başladı. Artık yeni dünyada pazarlama alanında dijital pazarlama önemli bir yer edinecek. Bizim üretimle ilgili bir sıkıntımız yok, yeni pazarlar ilave etmek mevcut müşterilere ulaşmak için dijital pazarlamayı öne çıkarmaya gayret gösteriyoruz. Temmuz ayı ihracat rakamları gösteriyor ki tekstil ihracatı otomotiv ihracatının da önüne geçti. Tekstil sektörü, gıda gibi olmazsa olmaz bir sektör olmasa da yine de ciddi ihtiyaç duyulan bir sektör. Tekstil içerisinde özellikle çocuk grubu çok önemli. Belki bu alan olmazsa olmaz olabilir. Çünkü çocuklar doğmakta büyütmekte ve kıyafetlerini çabuk eskitmekte. 0-3 yaş grubu daha hassas bir grup aileler için. Bu grupta daha güvenilir ülkelerin ürünleri tercih ediliyor. Bu anlamda ürünlerimizdeki ‘Made in Türkiye’ vurgusu çok önemli. Pandemiyle birlikte 0-3 yaşın veya 0-10 yaş grubunun üretimini daha da arttı ve böyle devam edecek diye düşünüyorum bir süre daha.

Sadece 0-3 yaş grubu değil sektörümüzde her grup için ürün üretilmekte. Yeni doğandan özel gün kıyafetlerine kadar kıyafetler üretiliyor. Bu dönemin diğer dönemlerden şöyle bir farkı var. Özel gün kıyafetleri daha az talep edildi çünkü özel günler yapılamadı. Ancak günlük kıyafet dediğimiz rahat kıyafetler, penye, tişört, pijama tarzı ürünler çok daha fazla talep görmeye başladı. Ama bunlar geçici değişimlerdir.

Bizim sektörün son yıllardaki atılımları herkesin malumu. Artık Avrupa standartlarında ürünler üretiyoruz fiyat olarak da Uzakdoğu’ya yakınız. Kalitemiz de sürekli artıyor. Pandemi bir fırsat elbette. Müşterilerle sağlıklı iletişimler kurup büyük pazarlara girebilirsek kalıcı olup sektör olarak daha da büyürüz diye düşünüyorum.

Haziran’da Junioshow Fuarımızı yapamadık. Normal şartlarda bunu yapamasak hepimize ciddi olumsuz etkileri olacaktı ama böyle bir dönemde bu fuarı yapamamak normal. Eksikliğini tabi ki hissediyoruz ama böyle bir süreçte yapılmaması doğruydu, zaten devletimiz de izin vermemişti. Yapacak bir şey yok. Ancak şimdi Ocak’taki Junioshow’a odaklandık. Ocak’taki fuarı yapacakmışız gibi şu an çalışmalarımıza başladık.

 

Sani Tekstil YK Başkanı

Nihat ALPAY

1995 yılından itibaren kız ve erkek çocukları için, genellikle pamuklu ürünlerden, dış giyim için ürünler imal ediyoruz.

10 yıl öncesine kadar ihracat pazarımız Rusya, Ukrayna, Türki Cumhuriyetlerdi fakat son yıllarda ihracat hinterlandı çok fazla gelişti. Saydığım coğrafyalara ek olarak Kuzey Afrika, Ortadoğu, İran ve geniş şekilde Balkanlarda daha aktif olduk. Üretimimizin yüzde 70’ini ihraç ediyoruz.

Salgından dolayı 21 Mart’ta işyerimizi kapattık. 2 aylık bir sürede işleri tamamen durdurduk. Salgın bizi tam da yaz sezonun ortasında yakaladığı için, bu dönemle ilgili sıkıntılarımız oldu. Ürünlerimizin bir kısmı elimizde kaldı. Sonbahar - kış sezonuyla birlikte, kontrollü bir üretime geçtik. Geçen seneki adetlerimiz yok, daha az üretiyoruz. Satışlarımızda ise şu anda bir sıkıntı yaşamıyoruz. Sektörümüz, dinamik bir sektör. Yeter ki insanlar sokağa çıkıp, rahatlıkla alışveriş yapabilsin.

Çocuk grubunda geçmiş dönemde de tercih edilen rahat kıyafetler, genç grubunda da öne çıkmaya başladı. Zaten böyle ilerleyen bir trend vardı. Salgınla birlikte ülkemizde ve bütün dünyada, çok fazla sokağa çıkılmadığı için rahat kıyafetler, koleksiyonun tamamına hakim olur vaziyete geldi.

Hazirandaki fuarın açılmayacağı şeklindeki kanaat, nisan ve mayıs ayındaki kısıtlamalarla ortaya çıkmıştı. Bunun, ticaret açısından olumsuz etkileri oldu ama bu olumsuzlukları internet üzerinden yapılan ticaretle kapatmaya çalışıyoruz. İlkbahar – yaz kreasyonlarının sergilendiği Junioshow fuarı ocak ayının ikinci haftasında yapılıyor ve sezonun da miladı oluyor. Fuar düzenlenirse, muhakkak sektöre ve firmalara katkı sağlar. Biz de firma olarak, fuar olacakmış gibi hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.  Daha çok rahat kıyafetler üzerine koleksiyon hazırlamaya gayret ediyoruz.

E-ticaretle ilgili çalışmalarımıza salgından önce başladık. Pandemiyle birlikte de bu çalışmalara biraz daha hız verdik. Burası hemen yatırımlarımızın meyvelerini toplayacağımız bir platform değil. Biz bunun için ayrı bir ekip oluşturduk. Gelecek dönemde e-ticaret konusunda daha fazla gelişmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz.

 

A.H Atalay Tekstil YK

Başkanı Halil ATALAY

30 yıldan beri çocuk giyiminde özellikle kız grubunda üretim yapıyoruz. Ekseriyetle 2-9 yaş çalışıyorduk ancak son zamanlarda 0-2 yaş çalışmalarına ağırlık verdik. Sektör olarak son yıllarda ürettiğimiz ürünlerin yüzde 95’ini yurt dışına satıyoruz. 15 yıl kadar önce yurt içi ve yurt dışı satış dağılımı yüzde 50’ye 50’ydi. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarla yurt dışı satış oranımız yüzde 95’lere kadar geldi.

Pandemi, kimsenin hesaplamadığı bir durumdu. Bir anda tüm sektörler durdu, hayat durdu. Bizler de 3 aya yakın kapatmak zorunda kaldık üretimimizi. Ancak yeni normale geçişimizle birlikte son 1-2 aydır satışlarımız artmaya başladı. Tabi biz de yazlık ürünler ve kışlık ürünler olmak üzere 2 dönem ürünleri var. Yazlık ürünler satarken pandemi başladı. Son birkaç aydır kışlık sezon çalışması yapıyoruz. Kazançlarda ve satışlarda düşme tabi ki var ama hayat da devam ediyor, kendiliğimizi yenileyerek yeni fırsatlar yakalayacağımıza inanıyorum. Pandemi, birçok şeyle birlikte ürünlerdeki trendleri de değiştirdi. Her firmanın kendine has bir tarzı var. Aniden değiştirmek söz konusu değil tabi ki ama ders alarak kendimizi yenilemeye çalıştık. Bu süreçte özellikle ithal malları kullanmamaya çalışıyoruz dolar kurundaki dengesizlikten dolayı. Daha çok yerli kumaşları tercih etmeye çalıştık. E-ticaret yapmaya da küçük küçük başladık. Altyapı eksiklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Zamanla bu konuda daha çok yol alacağımızı düşünüyorum.

Fuar yapılamaması sektörümüzü etkiledi. Ama bu sadece ülkemizin değil dünyanın sorunu. Yapılsa da kimse gelemezdi zaten. Şu an 2021’nin Ocak ayındaki fuarın hazırlıklarına başladık, umarım yapılır ve biz de katılmak istiyoruz.

 

 

Gül Bebe Genel Müdürü

Fatih GÜRSES

0-6 yaş arasında kız ağırlıklı ürünler üretiyoruz. Günlük kıyafetlerden özel günlerde giyilen kıyafetlere kadar çok çeşitli ürün gamımız var. Pandemiyle birlikte ürün değişimi yaşandı. Daha günlük daha rahat ürünler yapmaya başladık, bu yönde bir tercih söz konusu oluyor.

Yunanistan, İngiltere, Sırbistan gibi ülkelere ihracatımız var. İhracatın toplam ciromuzdaki payı yüzde 15 seviyelerindeydi, son 3 yıldaki çalışmalarımızla bu payı yüzde 40’lara çıkardık.

Pandemide 2 ay kapalı kaldık. Bu süreçte devlet yardımlarından faydalandık. Şimdi her şey yavaş yavaş rayına girmeye başladı. Şu an kapasite olarak yüzde 65’lerdeyiz. Tedirginlik herkesde devam ediyor. Bu sonuçta zincirleme bir durum. Bu da iş yapış şeklimizi etkiliyor. Örneğin yüksek maliyetli ürünler üretmiyoruz, dışarıya fason ürünler vermiyoruz, daha az stokla çalışılıyor.

Ocak 15’te fuarımız olacak onun kararını verdik. İlkbahar yaz kreasyonumuzla başlıyoruz. Yurt dışından gelen müşterilerimiz fuar olacak mı diye soruyor. Fuar bekleniyor. Şartlar çok değişmez ve iyiye giderse, dolaşım normale dönerse, bu fuar tekrar sektörde bir hareketlenme yaşanmasına sebep olacaktır. İyi hazırlanmış bir fuarın katalizör etkisinin olacağını düşünüyorum.

Pandemi giyim tarzlarını değiştirdi. Takım dediğimiz klasik mal tipimizde pantolon, ceket ve içerisinde sweatshirt olurdu. Bunu değiştirdik, altını tayt pantolon yaptık, esnek olsun diye. Üstündeki ürünleri de yine rahat ve likra ürünlerden yaptık.

Bütün dünyada ticaretin daraldığı bir durumdayız. Fakat ülkemizin dinamizmi çok yüksek. 3 ay önce tamamen duran bir sektörde, 15 gün içinde tekrar eski haline dönebilecek kadar güçlüyüz. Ben ümitsiz değilim.

 

Pandemi bebe - çocuk giyiminde trendleri değiştirdi

 

Tüm dünyada ihracatın durma noktasına geldiği pandemi döneminde firmalar yabancı alıcılarla bir araya gelemedi. Bu süreç, e-ticaretin önemini ortaya koyarken, firmalar bu alanlardaki yatırımlarını hızlandırdı.

Birçok şeyi değiştiren pandemi bebe - çocuk giyimindeki trendleri de değiştirdi. Ailelerin daha az dışarı çıkıp, evde kalmaya başladığı bu süreçte dokuma kumaş ve dış giyim ürünlerinden ziyade günlük, rahat ve örme elbiseler ön plana çıktı.

Birçok olumsuzluğa sebeb olan Covid-19, bebe - çocuk giyim ve konfeksiyon sektörünün kalbinin attığı Junioshow Fuarı’nın da iptal olmasına neden oldu. Sonbahar- kış kreasyonunun sergileneceği haziran fuarının iptal olması ve uluslararası ulaşımda yaşanan zorluklar, üreticilerin yabancı alıcılarla bir araya gelmesinde sıkıntılara sebebiyet verdi. E-ticaretin önemini ortaya bu süreç, birçok firmanın e-ticaret altyapısını yeniden gözden geçirip, güçlendirmesine, e-ticarete başlamamış olan firmaların da bu platformlara yönelmesine yol açtı.

 

 

 

Bebüş Tekstil Sahibi

Zahide ARI

Pandemi sadece ülkemizi değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir durum. Bu süreçte dijital ortama hazır olan firmalar, az da olsa satış yapabildi. Dijital altyapısı olmayan firmalar ise bu dönemi daha kötü geçiriyor.

Bu süreçte, normal şartlardaki üretim miktarımızın ancak üçte birini yapabildik. Ürünlerimizi de tüketicilere ulaştırmayı başardık. Halihazırda ön sipariş aldığımız için, ihracatımızda da bir eksilme olmadı.

Biz salgın döneminde üretimimizi hiç durdurmadık. Devletimize, ülkemize katkıda bulunmayı, kendi çalışanlarımızı mağdur etmeme düşüncesini kendimize temel alarak çalışmalarımızı sürdürdük.

Orhaneli’deki yatırımımıza başladığında, ülkemizde ilk Covid-19 vakaları görüldü. Buna rağmen inşaatta herhangi bir duraklama yaşanmadı, sadece iki ay bir gecikmeyle bu yatırımımızı hayata geçirdik. Şu anda da hiçbir sorun yaşamadan, personelimize ilaveler yaparak burada faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Yurtdışındaki fuarlara giderek oradaki tasarımları inceliyor, yeni trendleri takip ediyorduk. Günümüzde herkes yeni tasarımlar yapıp, internette satışa sunuyor. Modelhane olarak bu dönemde biz de oturduk, tüm tasarımlara kendimiz karar verdik, ürünlerimize farklılıklar katmaya gayret gösterdik.

Pandemi sonrasında önümüzde önemli fırsatlar var. Örneğin, Libya pazarında güzel satışlar gerçekleştirebiliriz. Gelecekten umutluyum, fakat öncelikle koronavirüs sürecini atlatmalıyız. Bu süreci atlatmamız için de devletimiz önemli yardım ve destekler sundu. Artık bir şeyler yapma ve ekonomiye katkı sağlama görevi biz müteşebbislere düşüyor.

 

Lemon Tekstil YK Başkan Yardımcısı

Sedat ŞENGÜL

30 yıla yaklaşan tecrübemizle, erkek çocuk kıyafeti üretiyoruz. Genelde takım elbiseler, ceketli gruplar, yelekler gibi özel gün kıyafetleri imal ediyoruz.  Direkt ve dolaylı olarak ihracatımız var. Üretimimizin yüzde 90’ını ihraç ediyoruz. Yoğunlukla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler ise İngiltere, Yunanistan, İtalya, Romanya, Irak, Cezayir, Libya, Fas ve Azerbaycan.

Pandemi nedeniyle, dünyada özel günler kutlanmadığı ve çocuklar evden çıkmadığı için genellikle rahat giyim tercih ediliyor. Bu yüzden normalleşmenin etkileri, bizim gibi dış giyim üreten firmalara pek fazla yansımadı. Düğünler, özel günler ve etkinliklerin önümüzdeki süreçte de yapılmayacağını varsayarsak, önümüzdeki bir yıl boyunca düzelme beklemiyoruz. Biz de bu yüzden alternatif olarak, rahat giyim ürünlerine yöneldik. Ayrıca pandemiyle birlikte, medikal maske üretimine de başladık.

Salgın, bebe ve çocuk giyimindeki tercihleri de değiştirdi. Günlük, spor giyim, triko daha ön plana çıktı. Hem ekonominin getirmiş olduğu bir yavaşlama hem de ailelerin evde kalma durumu var. Bu durum harcamalarda daha temkinli olmaya ve günlük kıyafetlerin tercih edilmesine yol açacaktır.

Haziran ayındaki Junioshow Fuarı’nın yapılmaması sektörümüzü ciddi anlamda etkiledi. Fuarı ortalama binin üzerinde yabancı ziyaret ediyordu. Yabancı alıcılar sadece fuara değil, Vişne Caddesi’ne de geliyordu. Pandemiyle birlikte yabancı müşteri sayısı çok düştü. Şu anda yüzde 1 – 2 oranında yabancı alıcı var. Onlar da bireysel olarak, kendi bağlantılarıyla gelenler. Bunun dışında daha çok internet altyapısıyla ticaret gerçekleşiyor diyebilirim.

Ocak ayında yapılması planlanan fuar için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yeni kreasyonları biraz daha ön plana çıkarmayı istiyoruz. Özel gün kıyafetleri üretmeye devam ediyoruz ama bunun yanında günlük, rahat giyim ürünlerini de ürün yelpazemize katmaya çalışıyoruz. E-ticaretle ilgili çalışmalarımıza bu süreçte hız verdik. İnternet sitelerimizi güncelledik. Bunun yanında hem Android hem de AppStore’da aplikasyonlarımızı oluşturduk. Yurt dışındaki büyük alışveriş sitelerinde üyelikler açıp, bu kanallar aracılığıyla satışlarımızı artırmayı amaçladık. Daha yolun başındayız ama kısa sürede de ilerleyeceğimizi düşünüyorum.

 

TİMO Kids Yöneticisi

Mehmet Raif UZUNBOY

6 aylıktan 13 yaşa kadar, ağırlıklı olarak gömlek, pantolon, bluz gibi dış kıyafetler üretiyoruz. Üretimimizin yüzde 20’sini Libya, Cezayir, Suudi Arabistan, Ürdün, Sırbistan, Macaristan ve daha birçok ülkeye ihraç ediyoruz.

Firmamız pandemi sürecinden, sektörün ekseninde olduğu gibi olumsuz etkilendi. İnsanların evden çıkmadığı, bir takım törenlerin ve toplu faaliyetlerin yapılamadığı bu dönemde, bizim gibi dokuma kumaştan, dış giyim ve özel günlerde giyilen kıyafetler yapan firmalar bu olumsuzluğu daha yakından hissetti. Bu dönemde piyasayı doğru analiz etmek gerektiğini düşünüyorum. Kapasitelerimizi gözden geçirmeliyiz. Tüm dünyanın içinden geçtiği bu süreçte durumu iyi değerlendirmeli ve ona göre adımlarımızı atmalıyız.

Salgınla birlikte yeni trendlerde moda renklerin, rahat kıyafetlerin ve uygun fiyatların ön plana çıktığını gördük. Biz de buna ayak uydurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreçte örme grubu daha çok tercih edilecek. Pandemiyle birlikte fiyat odaklı ürünlerin önemi daha da arttı. Çünkü bizim ürünlerimiz, gıda gibi temel ihtiyaç değil. İnsanlar bu noktada bazı ihtiyaçlarını erteleyebilir. Biz de bu anlamda daha dikkatli çalışmaya gayret ediyoruz.

Fuar iptal edilmemiş olsaydı, müşterilerimizin ürünlerimizi görüp, daha sağlıklı bir şekilde analiz edip, değerlendirme imkanı olacaktı. Katılımcılar, hangi kumaştan, nasıl ürünler tasarladığımızı daha detaylı inceleyebilme fırsatına sahip olacaktı. Fuar pandemi nedeniyle iptal edilince, biz de bu görüşmeleri fotoğraflarla, online olarak gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Ocak’ta yapılması planlanan Junioshow’a katılmayı planlıyor ve bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlamda fuarın yapılmasını da arzuluyoruz. Yeni duruma uygun parametrelerle, reflekslerle kendimizi kontrol ederek hem ürünlerimizi, hem satış hem de fiyat politikamızı gözden geçiriyoruz.

E-ticaret için, 2018 yılında kurduğumuz web sayfamız ve yapmış olduğumuz telefon uygulamalarımız var. Bunlar şu an istediğimiz seviyelerde değil. Pandemiyle birlikte, e-ticaret altyapımızı güçlendirerek, buradan aldığımız payı artırmak adına çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

 

 

Varol Kids Satış Müdürü

Muhammed Ali VAROL

1994 yılında hazır giyim sektörüne giriş yaptık ve 2000’li yıllardan itibaren bebe giyim ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteriyoruz.

0 - 14 yaş arası kız çocuk dokuma üzerine elbise, etek, şort, pantolon gibi ürünleri kot grubunda üretmekteyiz. Ürünlerimizin yüzde 60’ını, ağırlıklı olarak Ortadoğu ve Rus coğrafyasına ihraç ediyoruz.

Pandemi sürecinden sektörümüz ciddi anlamda etkilendi. Salgın döneminde insanlar genellikle evde olduğu için, dokuma grubu, dış giyim yapan firmalar daha çok etkilendi. Ancak, totalde bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum hatta Türkiye bu süreçten kazanımlarla çıkmış olabilir. Çünkü Çin, Bangladeş, Vietnam gibi sektörümüzdeki rakip ülkelere kıyasla salgından daha az etkilendik. Bunun ülkemize pozitif bir katkısının olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki yıl için dokuma grubu tüketiminin de normalleşeceğini düşünüyorum.

Bu yıl fuarların düzenlenmeyişi, Fashion Week’in olmayışı, herkesin biraz daha ofiste ve evine kapanık çalışmasının trendleri çok değiştireceğini sanmıyorum. Mevcut renkler, kesimler üzerinden aşırı bir farklılık yaşanmayacaktır.

Junioshow’un yapılmamasını büyük bir kayıp olarak değerlendiriyorum. Firma olarak, 4 yıldır fuarlarla birlikte yükselen bir ivme yakalamıştık. Bizim sezonlarımız fuarlarla birlikte açılıyordu. Toplu bir şekilde siparişleri toplayıp, bütün müşterilerimizle aynı anda görüşme fırsatı yakalıyorduk. Fuar boyunca, 3 – 4 günde görüştüğümüz 100 kişiyle, görüşmelerimizi 2,5 – 3 aya yaymak zorunda kaldık. Ocak ayında yapılması planlanan Junioshow ile ilgili konuşmak için çok erken olduğu düşüncesindeyim. Bunun kasım sonu, aralık başı gibi netleşeceği kanaatindeyim. Eğer fuar yapılırsa katılımın geçen seneye göre daha fazla olacağını düşünüyorum. Firmamızın e-ticaret altyapısı halihazırda var. Dokuma ürünleri imal ettiğimiz için bizim işimiz o mecrada biraz zor ama biz e-ticaretten aldığımız payı artırmak adına da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Eslemix Genel Müdürü

Fatih KALKAN

Yaklaşık on yıldır erkek çocuklara yönelik, dış giyim imalatı gerçekleştiriyoruz. İmalatımızın yüzde 90’ını ihraç ediyor, yüzde 10’unu ise iç piyasaya satıyoruz. Arap ve Körfez ülkeleri ağırlıklı olmak üzere, 45 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.

Biz, dış giyim, özel gün kıyafetleri ürettiğimiz için pandemiden en çok etkilenen koleksiyon ve firmalardan biri olduk. Evde, rahat giyim için ürün yapan firmalar bu süreci daha rahat geçirdiler. Böyle olunca, normalleşmeyle birlikte üretimimizde de çok fazla bir iyileşme yaşanmadı.

Arap, Körfez, Balkan, Rusya ve Türki Cumhuriyetlerde sınırların kapalı olmasından dolayı satışlarımız ciddi anlamda etkilendi. Bu olumsuz etkiyi, bizim gibi dokuma ağırlıklı üretim yapan firmalar daha yakından hissetti. Genel itibariyle piyasada yüzde 25’in üzerinde bir düşüş yaşandığını söyleyebilirim. Bazı firmalar ise yüzde 60  - 80’leri bulan düşüşler yaşadılar. Bu yüzden önümüzdeki dönemi firmamızı korumak adına, bir geçiş dönemi olarak değerlendireceğiz. Piyasanın taleplerine göre de ürünler yaparak, bu sezonu en az hasarla atlatmayı hedefliyoruz.

Junishow sektöre, Bursa’ya ve Türkiye’ye önemli katma değer sağlayan bir fuar. Fuarın yapılmasında ve bugünlere gelmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyoruz. Junioshow, dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıları ağırladığımız, sektörümüz için kıymetli bir fuar. Biz de Junioshow’a yapılmaya başladığı ilk günden itibaren katılıyoruz. Hazirandaki fuarın pandemi nedeniyle iptal edilmesinin üretim ve satış anlamında ciddi etkileri oldu. Ancak Ocak ayında yapılması planlanan fuar için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Tarzımızda biraz daha değişiklikler yapıp, insanların günlük yaşamlarında da giyebileceği tarzda kreasyonlara yönelik bir üretim planlaması yaptık. Umarım fuar, sektörde tekrardan bir canlanmaya sebebiyet verir ve biz de bundan faydalanırız.

E-ticarete yeni girdiğimizi söyleyebiliriz. Bu konuya çok ciddi yaklaşıyor ve önemli yatırımlar yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde e-ticaretten aldığımız payı artırmayı hedefliyoruz.

 

Cevval Minimen Firma Ortağı

Ömer Faruk ÇEVİK

Bir grup firması olarak kız ve erkek giyim ürünleri imal ediyoruz. Erkeklerde 6 yaşa kadar, kızlarda ise 12 yaşa ürün çeşitlerimiz var. Genellikle dış kıyafetler olarak tabir edilen, törensel ya da özel günlerde giyilen şık ve kaliteli ürünler imal ediyoruz.

Giderek artan bir ihracatımız var. Üretimimizin yüzde 90’ı yurtdışına gidiyor. Dünyanın hemen hemen her ülkesine ihracat gerçekleştiriyoruz.

Pandemi dönemini üç aşamalı olarak değerlendirebiliriz. Salgın ülkemizde görülmeden önce, firmamızın işlerinde müthiş bir artış oldu. Salgının ülkemizde görüldüğü ilk zamanlarda ise hem üretim hem de satış olarak bir düşüş yaşandı. Normalleşmeyle birlikte son birkaç aydır toparlanma sürecine girdik.

Yeni sezona yönelik hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Satışlarımız yavaş yavaş hızlanmaya başladı. Ürünlerimizi genellikle ihraç ettiğimiz için, yurtdışındaki gelişmeler bizi doğrudan ilgilendiriyor. Pandemi sadece bizim değil, dünyanın hazır olmadığı bir süreçti. Biz de mart, nisan, mayıs döneminde işimizi hareketlendirecek yeni yollar aramaya başladık.

Salgının ardından genellikle daha rahat kıyafetler tercih edilmeye başlandı. Artık çok fazla özel gün kutlamaları, törenler, etkinlikler olmadığı için günlük giyilen kıyafetler daha çok talep görecektir. Önümüzdeki dönemde tekstilde, konfeksiyonda çok fazla lüks tüketimin olacağını düşünmüyorum. Fakat yine de bizim ürettiğimiz ürünlere yönelik talebin biteceğine inanmıyorum. İnsanlar şık giyinmek isteyeceklerdir. Biz de firma olarak planlamamızı bu talebe cevap verecek şekilde yaptık.

Biz salgın sürecinde mevcut müşterilerimizi koruduğumuz için haziranda fuarın yapılmamasından çok etkilenmedik. Ancak, Junioshow bizim de ilk günden beri katıldığımız, sektöre heyecan veren bir fuardı. Hem yeni müşterilerle tanışmamıza imkan tanıyor hem de sektördeki diğer firmalarla aramızdaki yeri görmemize olanak veriyordu. Bu anlamda biz fuardan memnunuz ve devam etmesini istiyoruz. Umarız ki tekrardan normale döneriz ve ocakta planlanan fuar açılır. Biz de fuar açılacakmış gibi hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Şu anda e-ticaret yapmıyoruz ama başlamamız gerektiğinin farkındayız. Buna yönelik çalışmalarımızı, zaman içerisinde uygulamaya koymayı planlıyoruz. Biz imalatçı bir firma olduğumuz için, bugüne kadar e-ticaret arayışına girmedik. Fakat pandemiyle birlikte bunun gereksinimi ortaya çıktı. Yaşanılan krizler, neleri yanlış, eksik yaptığımızın ortaya koyar. Bunu bir fırsat olarak değerlendirip, eksikliklerimizi analiz ederek, onları gidereceğiz.

 

 

KitiKate YK Başkanı

Taner Merden

Ağırlıklı olark 0 – 2 yaş ve yenidoğan bebek ürünlerini, organik sertifikalı bir şekilde imal ediyoruz. Üretimimizin yüzde 30’a yakınını Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, Uzak Doğu ve Arap coğrafyası da dahil olmak üzere 40 ülkeye ihraç ediyoruz. Yüzde 70’ini ise Türkiye’deki satış noktalarımızda tüketiciyle buluşturuyoruz.

Salgının ülkemizde görüldüğü ilk dönemde çalışanlarımızı riske atmamak için yaklaşık 2,5 ay üretimimizi durdurduk. Şu anda da hem malzeme tedarikinde yaşanan sıkıntılardan hem de üretim ekibinin hassas bir dönemde çalışmasından dolayı daha zor bir üretim süreci yaşıyoruz. Ancak, şu anda üretim kapasitemiz pandemi öncesi dönemi yakaladı.

Firma olarak, pandemiden önce de internet üzerinden satışlar gerçekleştiriyorduk. Bu süreçte de e-ticaret konusundaki çalışmalarımızı hızlandırdık. İnternet satışını, çok daha önemsememiz gerektiğinin bilinciyle hareket ediyoruz.

 

Moi Noi Marka Müdürü

Ezgi VATANSEVER

Ağırlıklı olarak 0-6 yaş arası üretim yapsak da, 9 yaşa kadar imalatımız var. Çünkü dünyada abla- kardeş, abi – kardeş trendi var. Biz de buna ayak uydurmak için 6-9 yaş için üretimler gerçekleştiriyoruz.

Ürettiğimiz ürünlerin yaklaşık yüzde 70’ini ihraç ediyoruz. İsrail, Polonya, ABD, Rusya bölgesinde oldukça güçlüyüz. Bunların dışında Afrika ülkelerine de ihracat gerçekleştiriyoruz.Pandemi bizim firmamızı çok fazla etkilemedi. Sadece pandeminin ülkemizde yoğun görüldüğü ilk ayı boş bir şekilde geçirdik. Bu süreçte gümrükler kapandı, bekleme süreleri uzadı. Bu durum haliyle satış ve tedarikimizde bazı sıkıntılar yaşanmasına sebebiyet verdi. Pandemiyi az hasarla atlatmamızın önemli bir sebebi pamuk ağırlıklı çalışmamız. Ürünlerimiz ev giyimine de uygun olduğu için, salgın döneminde de tercih edildi.

Normalleşmeyle birlikte, direkt 2020 – 2021 sonbahar – kış kreasyonumuza girdik. Bu dönemde batik yıkama inanılmaz trend oldu. Çoğu firma yıkamalı ürünler çalışmaya başladı. Renklerde ise, canlı renklerin yerine, soft renkler tercih ediliyor. Özellikle hardal renklerin önemli bir yükselişi var.

E-ticarete pandemi döneminde başladık. Şu anda, bu konuda agresif bir politikamız yok. Öncelikli altyapımızı kurmaya odaklandık. E-ticarette satacağımız ürünler için, toptan ürün depomuzdan ayrı bir depo kurduk. Önümüzdeki dönemde oranın personel sayısını artırmayı, e-ticarete yönelik özel ürünler çıkarmayı planlıyoruz. E-ticaret daha fiyat odaklı bir satış şekli. Bu yüzden biz de ürün farklılaştırmasına yönelerek, e-ticarete özel çeşitler üretmeyi hedefliyoruz.

 

 

Bebekevi Firma Sahibi

Serkan ÇETİNTAŞ

2000 yılında kurulduk 2006’dan beri de Bebekevi markasıyla faaliyetlerimize devam ediyoruz. Sektör dışında bir konsepte sahibiz. Daha çok aksesuar, banyo, medikal, doğum öncesi ve sonrası annelerin kullandığı ürünleri imal ediyoruz. Bursa’da bu konsepti tamamlayan tek firmayız. Ürünlerimizin yüzde 80’inini daha çok Kuzey Afrika, Balkanlar, Rusya coğrafyasına ihraç ediyoruz. İşlerimizde ocak ve mart arasında ciddi bir artış yaşandı. Pandemi ülkemizde görülünce imalatımızı 45 gün, satışlarımızı da 15 gün durdurduk. Pandeminin bebe sektörü için milat olduğunu düşünüyorum.  Salgından sonraki dönemi altın çağ gibi yaşayabiliriz. Çünkü 0 – 3 yaş ürünlerinde Avrupalıların ve Amerikalıların, Çin malı ürünlere karşı büyük önyargısı oluştu. Ama bunun için Avrupa ve ABD’ye mal satabilecek kriterleri yerine getirmeliyiz. Bu pazarları elimize geçirirsek, sektörümüz de firmalarımız da devasa bir büyüme yaşar.

Junioshow başladığından beri tüm fuarlara katıldık. Haziran ayında fuarın yapılmaması sektörü olumsuz bir şekilde etkiledi. Fuara katılacak olan firmalar ona göre hazırlıklarını, tedariklerini, tasarımlarını, ürünlerini hazırladılar ama salgınla birlikte bunların hepsi boşa düştü.

Biz iki senedir e-ticaret yapıyoruz. Son 6 aydır pandemiyle birlikte, altyapımızda müsait olmasından dolayı buna biraz daha ağırlık verdik. Türkiye’deki büyük internet alışveriş sitelerinde ürünlerimizi satıyoruz. Amazon, Alibaba gibi uluslararası platformlarla da görüşmelerimizi sürdürüyoruz, en kısa zamanda buralarda da yer alacağız.

 

 

Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu