banner8

banner6

Almira, pandemiye dijitalleşmeyle cevap verdi

Gündem 29.03.2021, 20:29 03.04.2021, 18:17
Almira, pandemiye dijitalleşmeyle cevap verdi



SEMİH AYDIN

Bursa’nın ilk 5 yıldızlı oteli Almira, pandemiyle birlikte dijital dönüşüm içerisine girdi. Covid – 19 salgınına karşı alınan tedbirleri en üst düzeyde uygulayarak, müşterilerine güvenli turizm deneyimini sunan Almira Hotel, sektöründe ilklere imza atmayı sürdürüyor.

Salgının en çok etkilediği sektörlerin başında gelen turizm, açıklanan normalleşme adımlarıyla birlikte hareketlenme bekliyor. Sektörün başarılı isimlerinden Ersin Yazıcı, potansiyelin iyi değerlendirilmesi halinde, değişen turizm algısında Bursa’nın tercih edilen rotalardan olabileceğini düşünüyor.

Almira Otel, uzun yıllardır sunduğu kaliteli hizmet anlayışıyla Bursa’da turizm ve otelcilik denince ilk akla gelen kuruluşlardan. Bursa’nın ilk 5 yıldızlı oteli olma özelliğini taşıyan Almira Otel, Covid – 19 salgını döneminde de misafirlerine sağlıklı turizm deneyimi sunabilmek adına hijyen tedbirlerini en üst seviyede tutuyor.
Almira Otel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ersin Yazıcı, Covid – 19 nedeniyle zor günler yaşayan sektörde normalleşme adımlarıyla birlikte hareketlenme öngördüğünü dile getirerek, Bursa’nın, sahip olduğu özellikleri iyi değerlendirebilirse, değişen turizm anlayışında ön plana çıkabilecek rotalardan biri olduğunu söyledi.
‘Başkanlar ve İşleri’ röportaj dizimizde GÜMTOB Başkanı Ersin Yazıcı ile Almira Hotel’in pandemi döneminde yaşadığı dönüşümü ve sektörün gelecek dönem hedeflerini konuştuk.

Almira Hotel, Bursa’nın önemli bir markası konumunda. Size göre bu başarının altında yatan sebepler neler, Almira Hotel Bursa’nın simgesi olmayı nasıl başardı?
Bursa’nın markası Almira Hotel olarak misafirlerimizin ve çalışanlarımızın memnuniyetini önemsiyoruz. Çalışanlarımızla güçlü bir markayız. Personelimizin yüzde 50’si 10 yıldan fazla süredir bizimle birlikte. Ekibimize profesyonel gelişim fırsatları sunuyoruz, yeni ve farklı deneyimler kazanmalarını sağlıyoruz. Ekibimizde oluşan aidiyet ve sahiplenme sonrasında oluşan güven unsuru misafirlerimize de doğrudan yansıyor. Sürekli yenileniyoruz ve Bursa’ya sektörle ilgili ilkleri yaşatmayı seviyoruz. Tüm bu bileşenler sonucunda Almira Hotel olarak misafirlerimize yüksek standartlar sağlıyoruz ve misafirlerimizin Bursa seyahatlerinde ilk tercihi oluyoruz.

Ülkemizde ilk Covid – 19 vakası görülmesinin üzerinden bir yıl geçti. Pandemi firmanızı nasıl etkiledi, bu süreçte iş yapış şekillerinizde nasıl bir dönüşüm yaşandı?
Almira Hotel olarak çalışanlarımıza ve konuklarımıza sağlıklı ve güvenli bir ortam sunmak bulaş riskini ortadan kaldırmak amacıyla 27 Mart – 08 Haziran tarihleri arasında tüm hizmet faaliyetlerimizi durdurma kararı aldık. Bu süreçte otelimizi sağlık çalışanlarımızın hizmetine açtık. 8 Haziran tarihinden sonra daha minimal, küçük 175 kişilik kadrodan 45 kişilik bir kadroyla 203 odanın sadece 90 tanesini kullanıma açarak hizmete başladık bu şekilde de devam ediyoruz.
Bu süreçten sonra yaşanan dönüşüm; otelimizdeki güvenlik uygulamaları, hijyen süreçleri, tedarikçilerin takibi ve üretim süreçleri, havalandırma ve virüslere karşı eksta önlemler, spalarda ve mutfaklarda uygulanması gereken protokoller, oda temizliklerinde ozon, ultraviyole, nano teknoloji gibi farklı uygulamalar standart uygulamalarımız oldu. Gıda mühendisimize ve iş güvenliği uzmanlarımıza yeni görevler tanımladık.
Turizmde kuralların yeniden yazıldığı, turizm alışkanlıklarının yeniden şekillendiği, ihtiyaçların ve taleplerin değiştiği bir dönem yaşıyoruz. Hizmetlerin kişiselleştiği yeni bir dönem başladı. Bu süreçte misafirlerimizin otelimizde alacağı tüm hizmetleri online olarak talep edebilmelerini sağlayacak özel bir aplikasyon geliştirdik. Almira Flat mobil uygulama ile tüm online işlemleri temassız yapılmasını sağladık, teması minimize ettik.
Hijyenin, sağlıklı ve güvenli turizmin her anlamda öne çıkacağı bir dönemi yaşıyoruz. Pandemi sonrası koronavirüsle mücadeleye yönelik alınan tedbirlerden biri olan “Güvenli Turizm Belgesi” ile oteller misafirlerine güven ve katkı sağlayabiliyor. Güvenli Turizm Serfifika gerekliliklerine sürekli olarak yeni kriterler eklenerek güncellenmektedir. Bu kriterlere uymayan otellerin sertifika iptali verilerek faaliyetleri durdurulmaktadır. Pandemi sürecinde otellerin çok güvenli olduğunu net olarak söyleyebilirim. Almira Ailesi olarak biz de tüm ekibimizle birlikte misafirlerimize, sağlıklı ve steril bir ortamda güvenli hizmet sunmaya devam ediyoruz.

Almira Hotel olarak yeni normale uyum sağlamak adına ne gibi çalışmalar gerçekleştirdiniz?
Covid-19 sürecini takiben normalleşmeye geçtiğimiz bu süreçte sosyal mesafe kurallarına, sanitasyon ve hijyen kurallarına ek tedbirler alarak süreci çok doğru yönettik. Ayrıca sağlıklı ve güvenli hizmetin sürekliliğini sağlamak üzere tüm ekibimiz Diversey tarafından verilen eğitimlere katıldı. Hijyen konusunda misafirlerimize tereddüt bırakmayan anlaşmayı da globalde akredite olmuş RoyalCert ile tamamladık.
Ayrıca; pandemi sürecini yönetim ve ekip olarak çok iyi değerlendirdiğimizi düşünüyorum. Bu süreçte ana restoranımızda ve spa merkezimizde önemli yapısal değişiklikler gerçekleştirdik. Açık büfe alanlarımızın olduğu restoranımızdaki tüm büfelerimizi son teknoloji ile değiştirdik, havalandırma sistemimizi de A’dan Z’ye yeniledik. Yenilenen havalandırma sistemimiz sayesinde tüm yaşam alanlarımızda yüzde 100 temiz hava sunduğumuzu özellikle paylaşmak istiyorum. Spa merkezimizi pandemi kurallarına uygun olarak tüm alt yapısını, havalandırma sistemini, havuzlardaki hijyen ve temizlik işlemlerinde yararlı olacak alt yapıları doğru planladık. Pandemi sürecinde yatırımlarımızı tamamladık, avantaja dönüştürdüğümüz bir süreç oldu aslında.
Modern tasarımı ile tüm alanlarını yeniden tasarladığımız AlmiraSpa’mızın sağlıklı ve steril bir ortamında konuklarımızı ağırlıyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Misafirlerimizin konakladıkları süre boyunca ve sonrasında etkileşimde olmaya, hizmetlerimizi kişiselleştirmeye önem veriyoruz. Memnuniyetin üst seviyede olduğunu görmek de termal ve sağlık turizmi adına doğru bir yatırım yaptığımızı, Bursa için de bir değer olduğunu düşünüyorum. Pandemi sürecinde otelimizdeki en büyük değişim AlmiraSpa ve yeni açık büfesi ile Ana Restoran’ımız oldu diyebilirim.

Açıklanan kararlar turizmde hareketlenme yaşanmasına imkan tanır mı?
Birkaç hafta önce uygulanmaya başlayan hafta sonu yasaklarının kalkmasıyla birlikte bu hareketlenmeyi yaşadık. Uludağ’daki otellerimizin büyük bir bölümü iki hafta önce kaplarını kapattı ancak pistler ve kafeler kullanıma açık. Şehir dışından gelen misafirler Bursa’daki otellerde konaklayıp Uludağ’da kayaklarını yaptıktan sonra tekrar Bursa’ya geri dönüyorlar. Bu durum da Bursa şehir otellerine hareket kattı. Hafta sonu yasaklarının kalkması ve aşılanma sürecinin hızlanması ile seyahat etmek isteyen kişi sayısının artacağını düşünüyorum “Güvenli Turizm Belgesi” oteller için misafir tercihlerinde önemli kriter olacak. Bu aşamada otelimizi de iddialı bir konumda görüyorum, ekip olarak çalışmalarımızı hassasiyetle sürdürüyoruz.

Pandeminin etkisinin azalmasıyla birlikte gelecek dönem yatırım hedefleriniz var mı? Varsa kısaca bahseder misiniz?
Öncelikle sadece bir sektörde faaliyette olmanın dezavantajını yaşadık. Sektör olarak 2019 Aralık rakamlarına, 2024 sonu gibi ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bu anlamda pandemi yatırım planlarımızı çeşitlendirmemiz gerektiğini gösterdi diyebilirim. Bu sebeple farklı sektörlere de yatırım yapmayı planlıyoruz, bu sektörlerin biri tarım diğeri de elektronik olacak. Ayrıca pandemi sürecinden sonra turizm adına diğer bir yatırımımız da doğa ile iç içe kumsal-deniz ve dağ-yeşil-spor turizmi alanlarında olacak. Elektronik olarak Hacettepe Üniversitesi’ndeki iki öğrencimize adeta melek yatırımcı olduk diyebilirim. Onlarla birlikte bir yola çıktık, şirket kurduk. Şirketimizin adın Nexizon. Ortaya koyduğumuz yazılımla, kamera üzerinden çok farklı değerlendirmelere imza atabiliyoruz. Maske, mesafe gibi kuralların uygulanıp uygulanmadığını takip edebiliyoruz. Bu yazılımı farklı sektörlerin taleplerine göre şekillendirip başarılı çalışmalara imza atabiliriz. Tarım alanında da özellikle meyve yetiştiriciliği ve donmuş gıda ihracatı üzerinde projelerimiz var. Bu planımızı 1 – 1,5 yıl içerisinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

Bursa’da turizm sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Belediyeler, kamu kuruluşları ve ilgili STK’ların turizm alanında gerçekleştirdiği çalışmalar meyvelerini veriyor mu?
Bursa turizminde 2019 yılını ortalama bir rakamla bitirerek 2020 yılına da güzel bir başlangıç yapmıştık. Aralık 2019’da yükselen oranlar Ocak ve Şubat ayında da yükselerek devam ediyordu. İtalya, Fransa, İngiltere, Japonya, Almanya, Rusya ve Amerika gibi ülkelerden kültür grupları ve termal ile ilgili teklifleri almaya başlamıştık. 2019 yılının rakamlarının üzerine çıkacağımızı düşünürken 2020 yılının başında başlayan yüz yılda bir gerçekleşen bu afet sebebi ile 2020 Mart ayından itibaren uçuşların kapanması maalesef bizim 3 yılık 4 yıllık çabalarımızı askıya aldı. Açıkçası yapılan bu çalışmaların dönüşleri ile ilgili potansiyelin 2021 olmasa bile 2023 yılından itibaren devam edeceğine inanıyorum. Bu süreçte kültür turlarının geç başlayacağını, turizm hareketliliğinin tur harici münferit, 4-5 arkadaştan oluşan daha kompakt gruplar şeklinde olacağını düşünüyorum.
Bursa, İstanbul’a yakın olmasıyla da bir avantaj aslında yaşıyor; özellikle Bursa’nın turizm çeşitliliği olan termal ve sağlık, Uludağ, doğa ve spor ve Osmanlı ile ilgili olan tarihi gibi bu ana ürünleri güzel sunarsa gerçekten fark yaratacağına inanıyorum. Bursa’nın kebabı, köftesi, tatlısı gibi markalaşmış lezzetleri ile birlikte karmaşası az, ulaşımının kolay olması ile de yurt dışı riskini alamayan kişilerin yurt içi seyahat planı yapacaklarını,ayrıca yabancı turistler tarafından da tercih edileceğini düşünüyorum. Bursa Valiliği koordinasyonunda, BEBKA, Bursa Büyükşehir Belediyesi, TÜRSAB, GÜMTOB iş birliği ile turizmde sürdürülebilirliğin sağlanması ve Bursa’nın uluslararası bir cazibe merkezi olması amacıyla yürütülen “Bursa Turizm Tanıtım ve Marka Stratejisi” çalışmaların sonuçları ertelenmiş olsa da önümüzdeki yıllarda kesinlikle olumlu dönüşler sağlayacaktır. Bursa tanıtımına çalışmalarına pandemi sürecinde de önemli katkılar sağlayan Valiliğimiz Başkanlığındaki BEBKA çalışanlarına, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Kültür Turizm Tanıtma Birliği’mize ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Turizm Tanıtma ve Şube Müdürlüğü’ne özverili çalışmalarından ötürü tüm otelcilerimiz adına teşekkür ediyorum.

Bursa’ya gelen turistin konakladığı günün az olduğu kamuoyu tarafından konuşuluyor. Size göre bunun sebepleri nelerdir? Kalınan gün sayısını artırmak için ne gibi çalışmalar yapılabilir?
2017’den başlayıp, 2018, 2019 yıllarını da ele aldığımızda yerli turist sayısı 1 milyon 250 binle, 1 milyon 350 bin arasında değişti. 3 yılda sadece 100 binlik bir değişim oldu. Yabancı turist ise 250 bin ile 400 bin arası değişti. Bu rakamlar ülke turizminin yüzde 1’i bile değil. 10 yıllık verilere baktığımızda 10 yılda ülke turizminden 0,6 pay alırken, 10 yıl sonra 0,95 olmuş. Bursa’nın potansiyelini baktığımızda bunlar gerçekten düşük rakamlar.
Bursa’da kalış sürelerini arttırmanın yolu iki önemli değerimiz olan Uludağ ve termal potansiyelini doğru değerlendirmekten geçiyor. Termal bölgelerde yapılan yatırımlar kesinlikle desteklemeli.
Uludağ farklı bakanlık ve kurumların yetkisinde. Korumaya yönelik atılacak adımlarda bile yetki karmaşasının yaşandığı Uludağ için “Alan Başkanlığı” kurulması çok önemli. Başkanlığını Vali Bey’in yapacağı ilgili tüm kurumlar ile birlikte GÜMTOB, TÜRSAB ve rehberlerin de içinde bulunduğu bir yönetim biçimi ile koruyarak doğru gelişmesini sağlayarak sürdürülebilir turizmin yapılacağı bir konuma getirmek gerekir. Bir diğer önemli özelliğimiz ise termal. Türkiye’de termal denince ilk akla gelen şehir olan Bursa’yı termalde tekrardan güçlendirmeliyiz. Güçlü olan sağlık alt yapımızla termali birleştirmemiz şart. Bunu sağlarsak vermiş olduğum rakamları ikiye katlayacağımızı düşünüyorum.
Termal ve Uludağ, ancak bu iki iddialı ürün konaklama sürelerini ikiye katlayabilir.

Sektörünüzde yaşanan başlıca yaşanan sıkıntılar nelerdir? GÜMTOB olarak bu sıkıntıların giderilmesi için gerçekleştirdiğiniz çalışmalar nelerdir?
Öncelikle artık öyle bir döneme girdik ki sektörün tek sıkıntısı korona oldu. GÜMTOB olarak otellerimizin yanındayız, sürekli istişare halindeyiz, talepleri bakanlığımızla paylaşıyoruz. Kısa çalışma ödeneğinin uzaması, borçlu otellerin ve yeni yatırım yapmış olan otellerin finansmanda yaşadığı zorlukların çözümü, KDV desteği, SGK desteği, enerji desteği, 2020 Mart ayından itibaren görev almayan personelin geri dönüşündeki adaptasyon süreci ve performansı, çalışanlarımıza nasıl sahip çıkabiliriz gibi bir dizi konunun yanında devletimizden beklediğimiz ek destek taleplerimiz de var. Hükümetimiz tabii ki elinden geleni yapmaya çalışıyor ancak bu turizm sektörü için maalesef yeterli değil. Şu anda bu pandemiden dolayı hala %80 kayıp yaşamaya devam eden sektörümüz diğer sektörlerden ayrışmalı ve bazı özel destekler turizm sektörü için hizmet sektörü için verilmeli. GÜMTOB olarak bu destekleri alabilmek için mücadele ediyoruz.

Pandemi insanların turizm anlayışında değişime neden oldu. Bursa alternatif turizme cevap verebilecek kapasiteye sahip mi?
Pandemi insanların turizm anlayışında büyük bir değişime neden oldu ve bu değişim hem mental hem de fiziksel olarak uzun bir süreli kalıcı bir değişim olacaktır. Şehirden çıkarak doğanın içinde olma isteği, denizi koklamak, o kuma basma isteğinin değişimi. Bu değişimin özellikle belli yaş gruplarında kalıcı olacağına inanıyorum. Bursa bütün bu değişimlere hitap edebilecek potansiyelde. Doğa turizmi için eşsiz değerlere sahibiz.
Çünkü çok değerli bir körfezimiz var ve çok değerli bir dağımız var bu dağ sadece kayak merkezi değil, çok büyük bir alana sahip, Orhaneli’den Keles’e kadar göletleriyle, tırmanma yerleriyle, kamping olanaklarıyla, endemik bitki örtüsüyle özellikle bu alana alternatif turizme çok güzel hitap edebilecek bir konumda. Bursa Büyükşehir Belediyesi, pandemi sonrasına yönelik alternatif turizm yatırımlarına ağırlık vererek şehrimizde trekking, kamp ve karavan turizmini geliştirecek adımlar atıyor.
Bu yatırımlarla alternatif turizmle ilgili Bursa sadece Türkiye’nin değil bu coğrafyada özellikle Avrupa, kuzey ülkeleri ve Ortadoğu ülkeleri hatta Uzakdoğu ülkelerinden bile fazlasıyla turist çekecektir. Çok önemli ve zor bir dönemden geçiyoruz, çok farklı yatırımlarla tabiri caizse sıfırdan başlayacak olan turizmi sahip olduğumuz kaynakları doğru değerlendirerek çok farklı bir yere getirebiliriz.

Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu