banner8

banner6

3 günde kalite belgesi verilir

ISO, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (International Organization Standardization) ülkemizde kullanılan kısaltılmış halidir. 1947 yılında İsviçre’nin Cenevre şehrinde kurulan, amacı ise; dünya çapında geçerliliği olan standartları belirlemek, yayınlamak ve böylece hizmet ve ürünlerin aynı kalite ve standartlarda dünyada dolaşımını sağlamak olarak belirlemiştir.

Gündem 30.11.2020, 20:27 30.11.2020, 20:27
3 günde kalite belgesi verilir
ISO, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (International Organization Standardization) ülkemizde kullanılan kısaltılmış halidir. 1947 yılında İsviçre’nin Cenevre şehrinde kurulan, amacı ise; dünya çapında geçerliliği olan standartları belirlemek, yayınlamak ve böylece hizmet ve ürünlerin aynı kalite ve standartlarda dünyada dolaşımını sağlamak olarak belirlemiştir. Standartlar ilk olarak 1987 yılında Kalite Güvence Sistem Standardı olarak yayınlanmıştır. Ülkemizde özellikle yabancı sermayeli kuruluşlar, bu standartları Türkiye ekonomisindeki işletmelerine de uygulamak için kolları sıvadılar. Bu konudaki ilk çalışmayı ülkemizde Brisa firması uygulamaya çalışmıştır. Brisa, 1990’da çıktığı İş Mükemmelliği yolculuğunda yönetim sistemleri ve toplam kalite uygulamalarını birlikte yürütmeye çalışmıştır. 1992’de, tasarımdan satışa kadar faaliyetlerinin tüm aşamaları için en geniş kapsamdaki ISO-9001 Kalite Sistem Belgesini alan Türkiye’nin ilk kuruluşu oldu. Brisa, ISO standartlarındaki gelişmelere paralel olarak kuruluş içinde uyum çalışmaları sürekli olarak yürüterek 2001’de TS-ISO 9001:2000 kalite yönetim sistem belgesini Türkiye’de ilk alan kuruluşlardan oldu. Brisa sadece 9001 belgesi ile sınırlı tutmadı yolculuğunu. Çevre sorunlarına da duyarlılığını göstermek isteyen şirket, 1995 yılında BS-7750 ve 1996 yılının başında da ISO-14001 çevre yönetim sistemleri belgesini alan dünyadaki ilk kuruluşlardan olarak Çevre Yönetimi uygulamalarında öncülüğünü devam ettirdi. Diğer firmalar da bu çalışmalara en az Brisa kadar ağırlık verdi. 1997 yılında benim de çalışmalarda bilfiil bulunduğum bir tekstil firmasında inanılmaz çalışmalar yapıldı. 8.000’ne yakın çalışanı olan bu firma aylarca uyku uyumadan sistemi kurmaya, çalışanlarına bu sistemi entegre etmeye uğraştı. Sistem kurulumu aşamasında yüzlerce çalışan belki de kendi özel hayatlarından özveride bulunarak bu belgeyi almaya hak etti. Bu çalışmalar o dönem için inanılmazdı. Binlerce kişi bu özverili çalışmayı aileleriyle, dostlarıyla, yakınlarıyla günlerce kutladı. Hak edilmiş bir çalışmaydı çünkü. Emek vardı, alın teri vardı, uykusuzluk vardı. Ama artık herkes bu düzenin, sistemin bir parçasıydı. Ortada bir başarı vardı ve bu başarı da herkesin bir katkısı bulunuyordu. Bu birliktelik sisteme, düzene, çalışma şekline sahip çıkmayı, mevcut durumu daha da başarılı hale getirmeyi zorunlu kılıyordu. Herkes bu çalışmanın arkasında durup sahip çıkıyordu. Galiba en önemli başarı da buydu. Şirketler çeşitli ihale şartlarında bu belgelerin isimlerini görmeye başladılar. . Firmalar emek harcamadan naylon belgeler almak için danışmanlık firmalarına ve belgelendirme firmalarına taleplerde bulundular. Talepler yeni bir sektör yarattı. Emek hırsızlığı. Şimdiler de ise bu belgeler telefonla konuşulup 3 gün içinde alınır hale geldi. Kendini bilmez danışmanlık ve belgelendirme firmaları 300-500 TL’ye düzmece belge düzenleyip vermeye başladı. Kendi gelir ve giderlerini bile hesaplayamayan firmalarda çeşit çeşit belgeler boy göstermeye başladı. Her zaman olduğu gibi gene kendimizi kandırmaya başladık. Başkalarının emeklerini çalmaya, rekabeti öldürmeye, hakkımız olmayanı almaya devam eder olduk. Yapmayın etmeyin. Bu belgeler duvarlarınızı hak ederek süslesin. Gurur vesilesi olsun. Sizi yukarılara kurumsallaşmaya taşısın. Firmanızı ilerleten belgeler değil, sistemler, yenileşimler, değişimler olsun. Bu iş bu kadar basit değil. Biraz emek harcayın ki, uzun vadede devamlılığı olan bir markanız olsun. Belgelerinizin içini doldurun, yoksa ileride o belgeleri kullanabilecek bir işiniz olmayabilir.

Çalışanların Dörtte Üçü Salgın Öncesi
Geleneksel Çalışma Modellerine Dönmek İstemiyor
Kaspersky tarafından çeşitli sektörlerden 8.000 Kobi çalışanıyla yaptırılan küresel araştırmaya göre çalışanlar evden çalışma sisteminden memnun. Çalışanlar artık eskiden olduğu gibi işe geri dönmek yerine sevdikleriyle daha fazla zaman geçirmek (%53), tasarruf etmek (%39) veya uzaktan çalışma (%38) gibi fırsatlarla iş dünyasının geleceğini kendi şartlarına göre şekillendirmek istiyor.

Yeni Nesil Kariyer:
Online Staj Programları
İş dünyasında artık yeni bir normal var. Hiç yan yana gelmemiş, farklı şehirlerde hatta farklı ülkelerde yaşayan takım arkadaşları ile çalışmak artık oldukça sıradan bir durum. Uzaktan çalışma eskisi gibi bir lüks değil zorunluluk. Haliyle şirketler yeni yetenekler kazanmak içinde uzaktan online stajlar düzenlemeye başladı.

Online staj programı nedir?
Öğrencilerin evden iş deneyimi kazanmasını sağlayan programlara online staj denir. Tüm iletişim Whatsapp, Slack, Skype, Microsoft Teams, mail ve Zoom gibi çeşitli programlar ile gerçekleştirilir. Stajyerler ofise hiç gitmeden evden çalışır. Yaptıkları işler hakkında genel bilgileri ve ilerlemelerini yöneticilerine online olarak iletir.

Yorumlar (0)
14
parçalı az bulutlu