banner8

banner6

YEKDEM ile bir dönemi daha kapattık

YEKDEM, Türkiye’nin yerli ve milli enerji politikası kapsamında kurulmuştu. Hükümet, YEKDEM ile enerji yatırımcıları için yenilenebilir enerji kaynaklarının daha cazip hale gelmesini sağlanmayı amaçlanmaktaydı.

Enerji Güncesi 21.09.2020, 13:06 21.09.2020, 13:06
YEKDEM ile bir dönemi daha kapattık
YEKDEM, Türkiye’nin yerli ve milli enerji politikası kapsamında kurulmuştu. Hükümet, YEKDEM ile enerji yatırımcıları için yenilenebilir enerji kaynaklarının daha cazip hale gelmesini sağlanmayı amaçlanmaktaydı. Bu teşvik ile yatırımlar için cazip bir pazar sunulurken dışa bağımlılığı azaltan ve çevreyi daha az kirleten ve daha az maliyetli olan bir enerji üretimi gerçekleştirilmiş olmayı hedefliyorduk. 5346 sayılı kanunun hazırlanmasında emeğimiz olmuştu. 10 yıl sonra bu kanun vazifesini yaptı ve ülkemizin Yenilenebilir Enerjiye geçişinde önemli rol oynadı. Şimdi bu kanun ile getirilen teşviklerde değişiklik zamanı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, 31 Aralık 2020 tarihine kadar işletmeye girmesi mümkün olmayan şirketler için çalışma gerçekleştirdi. Buna göre, işletmesini buteşvik dönemine yetiştirememiş 01.01.2021 tarihi ile 30.06.2021 tarihi arasında işletmeye girecek olan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Destekleme Mekanizmasına tabi YEK Belgeli üretim lisansı sahiplerini YEKDEM’den ve bu kapsamdaki alım garantisine dayalı destekten yararlanacak.  Söz konusu düzenleme 18 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı kararı ile mevcut YEKDEM dekteklerinden yararlanmak için 31 Aralık 2020’ye kadar devereye girme şartı 30 Haziran 2021 tarihine ötelendi.  Yenilenebilir enerji yatırımcıları ve sivil toplum örgütleri bir süredir, Covid-19 salgını sebebiyle, inşası devam eden birçok projenin YEKDEM’den faydalanamama riski olduğuna dikkat çekiyorlardı.  Salgının YEKDEM üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edebilmek amacıyla söz konusu durumun mücbir sebep olarak kabul edilmesini isteyen sektör temsilcileri; YEKDEM’den yararlanabilmek için tesislerin işletmeye girmesi gereken nihai 31.12.2020 tarihinin makul bir süre ile uzatılması talebini dile getiriyorlardı, o da geliyor. Hayırlı olsun. Fakat daha önemlisi ülkemizin yakaladığı bu ivmeyi doğru yönlendirecek yeni bir YEKDEM çalışmasını ülkemize kazandırmamız gerekiyor. Bunun içinde yerli ve milli üretimin desteklenmesi, yeşil tarifenin yaygınlaştırılması ve bu tarifeden daha uygun maliyetlerde elektrik kullanılması yeni YEKDEM’in içerisinde yer almalıdır.

 

YEKDEM ne idi?

YEKDEM’de yer alan tesislere uygulanacak fiyatlar YEK Kanunu ile belirlenmiş olup hidroelektrik ve rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisleri için 7,3 UScent/kWh, jeotermal enerjisine dayalı üretim tesisleri için 10,5 UScent/kWh, biyo-kütle ve güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için ise 13,3 UScent/kWh şeklinde idi.10 yıl boyunca bu fiyat garantisi ile firmalar enerjilerini üreterek sisteme sattılar. Artık bu dönemin kapandığı 2020 yılı sonlarına geliyoruz. Bundan sonra ne olacağı konusunda Sivil Toplum Kuruluşları ile Enerji Bakanlığı ve Enerji Piyasası Denetim Kurumu çalışmalarını yaptı. 6 aylık bir uzatma beklentisi pandemi dolayısıyla kapıda bekliyor.

 

Yeni YEKDEM ne olacak?

Bundan sonra elektrikteki teşvik mekanizmasının YEKDEM’deki gibi olmayacağı herkes tarafından kabul ediliyor. Peki ne olacak bundan sonra? Büyük bir ihtimalle YEKDEM devam edecek. Fakat rüzgar, su ve güneşte bu rakamları artık göremeyeceğiz. Muhtemelen 1/3 oranlarında değişiklik olacak. Bununla birlikte sürdürülebilir kaynaklar olarak görülen jeotermal ve biyo-kütle enerji üretiminde teşvikler sürecek. Çünkü ülkemiz buralarda gelişimini daha tamamlamadı. 10 kW (Dahil) ve altı sistemlere yönelik lisanssız uygulama yönetmeliği muhtemelen daha da geliştirilecek. Bu şekilde müteşebbislerin kendi ürettikleri ihtiyaç fazlası elektriğin bedeli ise kendi tarifesindeki (abone grubundaki) perakende alış fiyatı üzerinden satışı yapılmaması piyasanın bir dengeye oturtulması hedeflenecektir. Burada dağıtım şirketlerinin haksız diyebileceğimiz bir mekanizmanın da iyileştirilmesi gerekmektedir. Ürettiği fazladan enerjiyi dağıtım şirketine satan kişiler yüksek dağıtım bedellerine maruz kaldıkları için bu yöntemi tercih etmemektedirler. Halbuki daha makul bir dağıtım bedelleri ile hem şebekelerin dinamik yönetimi hem de yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması desteklenebilir. Aynı zamanda küçük yatırımcının da böylelikle önü açılabilir. Bunun için fiyat mekanizmasının tekrar yapılanması gerekmektedir.

 

 

Yenilenebilir kapasitemiz;

Türkiye’de ocak-mart döneminde üretilen elektriğin yüzde 62’si (46 milyar 11 milyon kilovatsaat) yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.

Geçen yıl ilk çeyreğinde 86 bin 868 megavat olan Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücü, bu yılın aynı döneminde 89 bin 131 megavata yükseldi. Söz konusu dönemde toplam kapasitede yerli kaynakların kurulu gücü 50 bin 310 megavattan 53 bin 473 megavata çıktı. Yılın ilk çeyreğinde elektrik üretiminde hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 30,41 oldu. Üretimde yerli kömürün payı yüzde 16,22, rüzgarın payı yüzde 8,33, jeotermalin payı yüzde 3,04 ve güneş ile lisanssız üretimin payı ise yüzde 2,49 olarak hesaplandı. Üretimde biyokütle ve diğer kaynakların payı ise yüzde 1,6 oldu. İthal kaynaklardan gerçekleşen üretim ise yüzde 38’e geriledi.

Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu